Capital'e abone olun.
SEKTÖRÜN HACMİ 35 MİLYAR DOLAR

Sektörün hacmi 35 milyar dolar

UFRAD Başkanı Aydın, franchising sektörünün hacminin 35 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Son Güncelleme: 01.02.2010

Ulusal Franchise Derneği (UFRAD) Başkanı Dr. Mustafa Aydın, aynı zamanda Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanlığını yürütüyor. Türkiye’de franchising sektörünün gelişmesi için ilgili bakanlıklarla temas halinde olduklarını ve destek aldıklarını söyleyen Mustafa Aydın, “Bürokrasinin uzun olması nedeniyle insanlar bu desteklerden imtina ediyor. Oysa normal prosedürü uyguladığınızda devlet desteğini alıyorsunuz. Örneğin, yurtdışı fuarlara katılım masraşarınızı devlet karşılıyor. Devletin sağladığı olanakları iyi takip etmek lazım. Ancak sadece ürün değil, fikir de desteklenmeli. Bu konularda da destek istiyoruz. Unutmamak lazım ki, Türkiye’de hala kriz var. Devletin girişimcilere daha fazla destek olması gerekiyor” diyor. UFRAD olarak dünyada bu alanda tanınan tek sivil toplum kuruluşu olduklarını belirten Mustafa Aydın, “Dünya Franchising Federasyonu içinde aktif rol oynuyoruz. Avrupa Franchising Federasyonu’nun yönetim kurulundayız. 10 ülkenin üye olduğu Karadeniz Franchising Federasyonu’nu kurduk, başkanlığını biz yürütüyoruz. Türkiye’ye gelen yatırımcılar önce bize başvuruyor. Biz de girişimci olmak isteyen insanları bu yabancı markalarla buluşturuyoruz” diye konuşuyor. UFRAD olarak üyelerini sürekli takip ettiklerini ve franchising sistemine uygun hareket edip etmediklerini denetlediklerini ifade eden Mustafa Aydın sorularımızı şöyle yanıtladı:
CAPITAL: UFRAD’ın kuruluşundan bu yana franchising sektöründe hangi gelişmeler oldu?
- 1991 yılında kurulan UFRAD’ın başkanlığını 2002 yılından bu yana yürütüyorum. Biz yönetime gelene kadar verilmiş çok emek var. Çünkü o zamanlar franchising dünyada yeni yeni gelişiyordu, henüz oturmamış bir sistemdi. 1991’de Türkiye’de bu derneği kuran arkadaşlarımızı takdir ediyoruz. Bugün franchising sektörünün Türkiye’deki ticaret hacmi 35 milyar dolar civarında. Aslında insanlar konuyu hala tam olarak anlayamıyor. Bayilik sistemi daha baskın geliyor. Ama yine de bir mesafe alındı. Sistem yeterince güçlü olmayınca markalaşamıyorsunuz. Çünkü sistemi markalar geliştiriyor. Aslında franchise demek markalaşma demek çünkü bir markanın franchise’ını alıyorsunuz. Marka olmayınca franchise olmaz. Türkiye’de 1991’lerde bilinen 150-200 tane Türk markası vardı. 2002’den itibaren seferberlik ilan ettik ve “Marka değilsen yarından sonra yoksun, o sektörün hamalı olursun” dedik. Örneğin, tekstil sektöründe bu yaşandı. Tekstilciler yabancı şirketler için üretim yaptı, marka olamadı. Bizim bu hareketimizden sonra Türk markalarının sayısı hızla arttı. 2010’da Türkiye’de toplam tescilli markaların sayısı 900-950’ye yükseldi. Bunların yaklaşık 700’ü Türk markasıdır. Yani Türk markalarının sayısı 200’den 700’e çıktı. Bu da Türk insanının marka bilincinin arttığını gösteriyor.
  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER