Capital'e abone olun.
AB İLE MÜZAKERELER İŞE YARAR MI?

AB ile müzakereler işe yarar mı?

Üyelik konusunda zaman içinde AB ve Türk kamuoyu büyük değişim gösterebiliyor.

Son Güncelleme: 01.11.2013

Üç yıl aradan sonra AB ile Türkiye arasında yeni bir başlık altında görüşmelerin açılmasına karar verildi. Merkel’in önderliğinde Almanya’nın bloke ettiği üyelik görüşmeleri, uzun bir aradan sonra tekrar başlıyor. Üç yıl önce durdurulan müzakereler aslında geçtiğimiz haziran ayında yeniden başlayacaktı. Ama Gezi olaylarındaki orantısız sert uygulamalar ve AB komisyonu ile ilgili Başbakan’ın demeçleri, yeni bir duraksamaya yol açmıştı.

Durup dururken nasıl oldu da yeni başlık açılmasına karar verildi? Bu gelişmeyi değerlendirirken birkaç açıdan bakmakta yarar var. Öncelikle Başbakan’ın açıkladığı demokratikleşme paketinin, AB’de Türkiye demokrasisinin gelişmesi yönünde olumlu bir

yankı yapması... Merkel’in Almanya’da kritik seçimlerden büyük bir zaferle çıkması ve Alman kamuoyunda Türkiye’nin üyeliğine olumsuz bakan büyük kitlenin artık seçimler sonuçlandığına göre Merkel’i olumsuz etkilememesi... Sarkozy sonrası Hollande’ın Türkiye ile ilişkileri geliştirmeye sıcak bakması sayılabilir.

AB’de yapılan bir araştırma, AB nüfusunun büyük bir kısmının, Türkiye’nin AB üyeliğine olumsuz baktığını gösterdi. Üyeliğe olumlu bakanlar, evvelden yüzde 30’ların üstündeyken destek şimdi yüzde 20’lere düştü. Yani AB üyesi Avrupalılar, bizi üye olarak istemiyor. Bu açık... Sadece AB kamuoyu değil, kanımca başta Almanya ve Fransa olmak üzere pek çok AB ülkesinin hükümetleri de ülkemizin nüfusu nedeniyle AB kurumlarında büyük oy ve ses sahibi olacak Türkiye’den ürküyor.

Kamuoyu yoklamaları açısından bizim tarafta da durum pek farklı değil... Yapılan son araştırmalara göre AB’ye üye olmak isteyen vatandaşlarımızın oranının, nüfusun yüzde 30’u civarında olduğunu gösteriyor. Bu sayı evvelden yüzde 60’lara kadar çıkmıştı. Yani onlar da istemiyor. Bizimkiler de istemiyor, işin Türkçesi bu! Bu gelişmeler, bir başka gerçeği daha ortaya koyuyor. Şöyle ki zaman içinde AB ve Türk kamuoyu büyük değişim gösterebiliyor. Bu da ileride, başka bir evrede bu değişimin üyelik yönünde daha da kuvvetli olması ihtimalini akla getiriyor.

Bu resim karşısında Türkiye üyelik müzakerelerine devam etmeli mi? Benim görüşüm kocaman bir evet! AB ile üyelik müzakereleri ve açılan başlıkların başarıyla tamamlanıp kapanmasının, Türkiye’nin çağdaş demokrasiye, hoşgörüye, uzlaşmaya sahip olma ve sorunları tartışabilip ülke için yararlı sonuçlar çıkarabilme yolculuğunda büyük katkısı olacak. Ben buna inanıyorum. Ağır aksak yürüyen demokrasi anlayışımızın gelişmesi ve olgunlaşması, ancak bu şekilde hız kazanabilir. Yoksa bizim siyaset anlayışımız ve güçler arasında dengeleri değerlendirmemiz hoşgörü, uzlaşma kültürü oluşturmaya engel.  
  • 1
  • 2

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER