Capital'e abone olun.
AL GORE'DAN

Al Gore'dan

“Biz aylardır, yıllardır söylüyoruz, ama mesaj alınmıyor. Belki yetkililer, ABD eski başkan yardımcısının sözlerine itibar eder.”

Son Güncelleme: 01.10.2012

2 Eylül Cumartesi günü Turkcell Liderler Konferansı’nda Al Gore’u dinledik. Sonra yemekte beraber olup kendisine sorular yöneltebildik. Al Gore’un konferansı muhteşemdi. Birkaç yıl önce kendisini, WWF Türkiye ile Garanti Bankası’nın davetlisi olarak Türkiye’ye getirmiştik. O zaman iklim değişikliği ve etkileri hakkında değerli bilgi ve görüşlerini bizimle paylaşmıştı. O da başarılı bir konferanstı. Konferans veren, konuşmalar ve sunumlar yapmış deneyimli bir kişi olarak Al Gore’un cumartesi günkü konferansında fevkalade başarılı bir sunum yaptığını söylemek isterim. Konuşmasını örneklerle, tarihten alıntılarla ve güzel fıkralarla süsleyerek anlatmak istediğini çok başarılı bir şekilde iletti. 15’inci yüzyılda Osmanlı’nın matbaayı reddedip yasaklamasıyla Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında “Avrupa’daki Rönesans ve aydınlanma” hareketinin ıska geçildiğini, gerekli yararın sağlanamadığını anlattı. Bu yasağın etkilerinin, bugün bile Arap Baharı olarak ortaya çıkan oluşuma zemin hazırladığını, bu coğrafyanın geri kalmasında büyük etken olduğunu anlattıktan sonra ülkemizin dijital devrimden büyük yarar sağlayabileceğine değindi. Bunun için yapılması gerekenleri aktardı. Türkiye’nin önünde, özellikle mobil teknolojilerin kullanılması ve yaygınlaşmasıyla bu oluşuma önderlik etme fırsatının olduğunu söyledi.

Politikacıların ve dünyanın önde gelen liderlerinin, vizyon ve politik cesaret eksikliği sonucu gerekli önlemleri alamadığı iklim değişikliği tehditlerine biraz olsun dokundu. Bugünkü uygulamalar devam ettiği müddetçe önümüzdeki 3040 yıllık sürede, Türkiye’nin büyük zarar göreceği gelişmelerin, iklim değişikliğiyle geleceğini ve hatta yüzyıl sonlarına doğru bilim insanlarının ülkemizde, Akdeniz ülkelerinde, Meksika’da çölleşmelere sahne olacağını öngördüklerini anlattı. Türkiye’nin, çocuklarımızın, torunlarımızın karşılaşacağı en büyük tehdidin, buradan kaynaklanacağını anlamak için büyük bilim adamı olmaya gerek yok.

Al Gore’a, önümüzdeki dönem için Türkiye açısından iş hayatında en büyük olanakları sağlayacağı iş alanları sorulduğunda, artık süratle ucuzlamakta olan güneş enerjisi “fotovaltaik” ( photo voltaic) uygulamaların önem kazanacağını söyledi. Bu teknolojinin gelişmesinde ve üretilmesinde önderlik edilmesini ve güneş enerjisi uygulamalarının yaygınlaşmasını örnek gösterdi. Risk unsuru olarak ülkemiz ekonomisinin başında Demokles Kılıcı gibi duran “cari açık” sorununa çözümlerden bir tanesinin halen hiçbir üretim yapılmayan güneş ışınlarının ülkemiz coğrafyasında çok yaygın ve devamlı olmasından yararlanarak bu alanda büyük potansiyel yarattığını belirtti. “Türkiye bu güneş ışınlarında uygun yarar sağlayabilir, cari açığını azaltabilir, bu konuda teknolojik gelişme ve üretim yaparak önderlik yapabilir” dedi. Alternatif enerji kaynaklarının yaygınlaşmasını, güçlü fosil yakıt lobilerinin engellediğini dile getirerek önderlerin, hükümet eden liderlerin, bu lobi çalışmalarından etkilenmeden güneş enerjisinden yararlanma yollarını açmalarını önerdi. Bunu yapan Danimarka, Almanya gibi ülkelerin üretim teknolojileri ve uygulamalarında öne geçtiğini, ama hala Türkiye’nin önderlik yapabileceğini, Akdeniz, Kuzey Afrika bölgesinde etkili olabileceğini dile getirdi. Artık ucuzlayan ve çok gelişen “photovoltaic” teknolojisinin uygulamaları nedeniyle üretim ve kullanım alanında ülkemizde büyük olanaklar olduğunu iş dünyası liderlerine anlattı. Benim gibi doğal yaşamın korunmasına gönül vermiş bir kişinin, Al Gore’un mesajlarına tamamen katılması şaşırtıcı değil. Hatta bu sayfayı, Al Gore’un söylediklerine ayırmamın nedeniyse. Biz aylardır, yıllardır söylüyoruz, ama mesajalınmıyor. Yetkililer, gerekli etkin girişimleri yapmıyor, yapamıyor... Belki ABD eski başkan yardımcısının sözlerine itibar ederler ve politikalarını ve uygulamalarını buna göre yaparlar diye umuyorum...
  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER