Capital'e abone olun.
GÜNÜMÜZÜN EN BÜYÜK FIRSATI

Günümüzün en büyük fırsatı

Risk almanın tam zamanı.

Son Güncelleme: 01.09.2011

Müteşebbisler ve şirket liderleri, dünya ekonomisinin mevcut durumunu göz önüne alarak, kendi girişimlerinin ve köklü şirketlerin geleceğinin karanlık olduğunu düşünebilir. Borç kriziyle cebelleşen çok sayıda Avrupalı ülkenin ekonomisi, diğer ülkeler için bir sorun teşkil etmemesine rağmen Birleşik Devletler'deki hükümetin borçlanma tavanının yükseltilmesi konusunda Kongre'nin uzlaşmaya varmakta zorlanması ve ufukta yeni bir ekonomik durgunluk olasılığının belirdiği bir ortamda, bazı yöneticiler gelecekteki zor günlere hazırlık yapmak için tutucu kararlar alıyor. Oysa şu an tam da risk alma zamanı: Piyasalarla ilgili genelgeçer bakış açılarının, kendi girişimleriniz hakkındaki düşüncelerinizi etkilemesine asla izin vermeyin. Belirsiz zamanlar sıklıkla yeni girişimlerde bulunmak için en mükemmel günlerdir, çünkü yetenekli çalışanlar boşta gezmektedir ve tedarikçiler de yeni müşteriler bulmak ve satışlarını artırmak için fiyatlarını indirmeye dünden razıdırlar. Burada işin sırrı, insanların hayatlarını kolaylaştıracak bir ürünü veya hizmeti keşfetmekte yatar. Çok sayıda okuyucu bana girişimcilerin bu ekonomik iklimde hangi endüstrilere ve sektörlere yönelmeleri gerektiğini sorup duruyor. Virgin, eskiden sıklıkla piyasa liderlerinin iyi performans gösteremediği ve müşterilerine karşı iyi davranmadığı endüstrilerdeki boşlukları bulup ortaya çıkarırdı. Bizim havacılıkta, mobil telefon hizmetleri ve finansal hizmetlerde çok büyük başarılarımız oldu. Ancak bugün yeşil sektöre odaklanıyoruz. Yenilenebilir enerji sunmanın ve temiz su üretmenin yollarını arıyor ve her ikisini de nasıl koruyabileceğimizi çözmeye çalışıyoruz. Biz bugün en büyük fırsatların bu alanda yattığına inanıyoruz. Şayet bu sektöre girmeyi düşünüyorsanız, yapısal fırsatların kendi bölgenizde nerelerde yatıyor olabileceğini değerlendirmekle işe başlayın. Hemen hemen her piyasada boşluklar olmalıdır: Uluslararası Enerji Ajansı önümüzdeki 20 yıl içinde global enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40 artacağını tahmin ediyor; 2035 yılında oluşacak talebi karşılamak için toplumumuzun enerji arzı altyapılarına 33 trilyon dolar tutarında bir yatırım yapması gerekiyor. Büyük petrol üreticileri bu talebi karşılamaya yetecek kadar petrol olduğunu ileri sürüyor, ancak iklim değişikliği sorunları ile petrol üreticisi ülkelerdeki politik istikrarsızlık endişeleri yüzünden dünyanın dört bir yanındaki hükümet yetkilileri diğer seçeneklere doğru yöneliyor. Bu yılın başlarında Japonya'da yaşanan nükleer faciadan önce, pek çok kişi nükleer enerjinin güçlü bir alternatif olduğunu düşünüyordu. Ancak güvenlik endişeleri yüzünden artık yenilenebilir enerjiye verilen önem artmış durumda. Aslında analistler, güneş, rüzgar, biyoyakıt ve hidroelektrik gibi yenilenebilir kaynakların çok yakında toplam enerji ihtiyacımızın dörtte birini karşılayabileceğini öngörüyor. Araştırma firması Clean Edge tarafından yapılan son bir tahmine göre, 2010 yılında 188,1 milyar dolar olan güneş, rüzgar ve biyoyakıt enerjisi satışları, 2020 yılına gelindiğinde 349,2 milyar dolara ulaşacak. Eğer temiz su arzının zorlukla sürdürülebildiği bir bölgede yaşıyorsanız, o zaman orada kalmayı düşünebilirsiniz. Su kıtlığı kesinlikle düzelme yönünde olan bir sorun değil: Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre, 2030 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yüzde 60'ından fazlası yani toplamda 5 milyar civarında insan kentsel alanlarda yaşıyor olacak. Biz bir süredir Virgin'in Green Fund'u aracılığıyla, Karayipler gibi suya en fazla ihtiyaç duyulan yerlerde temiz su tedariği sağlamak için Seven Seas Water dediğimiz bir deniz suyundan içme suyu elde etme işine yatırım yapıyoruz. Fırsatlar kaynayan diğer bir alan ise elektrik ampullerinden, izolasyon malzemelerine ve mutfak çeşmelerine kadar her şeyi kapsayan bir yelpaze olan enerji ve su verimliliği. Bu aslında CO2 salınımlarını azaltmanın en maliyet etkin aracı olmasının yanısıra aynı zamanda kaynaklarımızı en fazla sürdürülebilir kılanıdır da... McKinsey'in yaptığı yeni bir araştırmaya göre, önümüzdeki dokuz yıl boyunca enerji verimliliğine her yıl 170 milyar dolar harcanması durumunda, enerji talebi yarı yarıya düşürülmüş olacak ki bu aslında CO2 salınımlarının azaltılmasında ve global ısınmanın tehlikeli seviyelere çıkmasının önlenmesinde devasa bir adım demektir. Eğer siz ve ekibiniz gelecek vaad eden anlamlı bir iş peşindeyseniz, o zaman kartlarınızı gezegenimizin geleceğinin güvenliği yönünde oynamanızı tavsiye ederim!  
  • 1
  • 2

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER