Capital'e abone olun.
İSTİKRAR İŞARETLERİ NETLİK KAZANIYOR

İstikrar işaretleri netlik kazanıyor

2009 ortalarına doğru küresel ölçekte alınan önlemlerin işe yaradığına dair veriler artmaya başladı.

Son Güncelleme: 01.08.2009

Temmuz ayının sonuna yaklaşırken piyasalarda iyimserlik artarak devam ediyor. 2008’de yaşanan son 50 yılın en ciddi ekonomik ve piyasa çöküşünün ardından küresel ölçekte alınan önlemlerin işe yaradığına dair veriler 2009 ortalarına doğru artmaya başladı. Bunun sonucunda piyasalardan çekilen para dönmeye başladı. Örneğin hedge fonlara bu yılın ikinci çeyreğinde net olarak 100 milyar dolar para girişi oldu. Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülke borsaları, bu girişten yararlanarak kayıplarının önemli bir kısmını geri aldı.
Likidite bolluğu uzun süre devam edecek
Küresel ekonomi krizden sonra istikrar kazanmaya başladı. Nitekim bu konuda ABD Merkez Bankası Başkanı’nın Kongre’ye yaptığı sunum önemli bir gösterge oldu. Bernanke’nin açıklamasından piyasalar için en önemli çıkarım şu oldu: FED, faizleri “uzunca” bir süre daha düşük tutacak ve piyasalara enjekte ettiği likiditeyi kısa vadede çekmeyecek. Bu likidite bolluğu ne zamana kadar sürecek derseniz FED’in bu konuda en önemli kriteri ABD’deki işsizlik oranı. Yüzde 9,5’a kadar yükselen işsizliğin, 2010’da yüzde 10 civarında tepe yapıp işten çıkarmaların azalması FED’in likidite çekmeye başlaması için bir işaret olabilir. Ancak bunun teyidi için bir yıl civarında beklemek gerekebilir ki bu da bugünkü likidite bolluğunun gelecek yaza kadar sürebileceği anlamına gelir.
Piyasalar için olumlu bir beklenti sunan FED’in bu görüşündeki en önemli risk ise ABD’deki istikrar durumunun geçici olduğunun anlaşılmasıyla birlikte hanehalkı harcamalarının tekrar azalmaya başlaması. Bu durumda kötümserlerin sıkça bahsettiği W şeklindeki çift dip senaryosu devreye girmiş olur ki piyasalar, bu senaryoyu önceden hissedip 2009’un son çeyreğine doğru yeniden düşüşe geçebilir. Ancak şimdilik kötü yönde bir işaret yok ve piyasalar yaz ayları boyunca dalgalı iyimser bir seyir izleyecek gibi gözüküyor.
VERGİ ÖNLEMLERİ IMF ANLAŞMASI SİNYALİ Mİ?
Yılın ilk yarısında 23 milyar TL’yi aşan bütçe açığı, yılın tümü için belirlenen 10 milyar TL’yi oldukça geçmiş durumda. Ciddi önlemler alınmaz ise yıl sonunda 50-75 milyar TL (milli gelirin yüzde 5-7,5’i kadar) arası bir bütçe açığı söz konusu olabilir. Durumun farkında olan Babacan ve Şimşek sevimsiz vergi önlemlerini almaya başladı. Hatta bu önlemler, eylülde açıklanacak bir IMF anlaşmasına hazırlık olarak yorumlandı.  Küresel koşullar daha da kötüleşirse Türkiye yeni bir stand-by yapabilir; ancak iyileşme devam ederse zor ekonomik önlemleri kendi başına alabilen bir Türkiye’nin 3 yıllık yeni bir stand-by anlaşmasına girmek yerine ya 18 aylık kısa vadeli bir stand-by veya Meksika ve Polonya gibi ülkelere uygulanan Esnek Kredi Hattından yararlanması bize daha olası gözüküyor.
FAİZLER DÜŞERKEN DÖVİZ NEDEN YÜKSELMİYOR?
Merkez Bankası gecelik politika faizini temmuz ayında yüzde 8,25’e indirdi ve yaptığı açıklamada faizleri düşürme eğilimini “uzun bir süre” devam ettireceği mesajını yineledi. Gerekçe ise dış talebin zayıf olması ve iç talepteki kısmi toparlanmanın gücünün ve kalıcılığının henüz yeterince ikna edici olmaması. Nitekim enflasyon beklentilerinin yüzde 6-6,5 aralığında TCMB’nin 2009 için resmi hedefi olan yüzde 7,5’in altında bulunması faiz indirimi politikasına destek veriyor.
İç gerekçeler kadar küresel ekonomik koşullar da TCMB’nin faiz indirimlerine destek veriyor. Dünyada enflasyon ve faizler her yerde düşükken Türkiye’nin faizi görece yüksek kalıyor. Nitekim faizler inerken Türkiye’de döviz kurunun yükselmesi gerekirken aksine düşüyor olması bir paradoks oluşturuyor. TCMB’nin gecelik faizi yüzde 8,25’e indirmesiyle kısa vadeli reel faiz yüzde 2’ye düşmüş oldu. Yani parasını repo ile TCMB’ye satan, yıllık bazda enflasyonun üstünde sadece yüzde 2 kazanabiliyor. Buna karşın 1-2 yıl vadeli Hazine bonosu alanlar ise yüzde 11,5 nominal veya reel olarak yüzde 5 civarında getiri sağlayabiliyor.
Sonuç olarak Türkiye’de reel faiz getirisi yüzde 2-5 civarına düşmüşken TCMB faizleri daha ne kadar düşürecek sorusu giderek daha ilginç hale geliyor. Açıkçası TCMB reel faiz konusuna bakmadan bu konuda kararlı gözüküyor. Bu trend nereye kadar gider derseniz; paranın faizden çıkıp dövize girmeye başladığı noktaya kadar devam edebilir.
  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER