Capital'e abone olun.
REKABETÇİ OLMAMIZ İÇİN...

Rekabetçi olmamız için...

“Büyük katma değer sağlayacak buluşlar için eğitim sistemimiz uygun değil”

Son Güncelleme: 01.05.2013

Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasından çıkıp gelişmiş olabilmesi için büyük rekabet içinde olan dünyanın önde gelen kalkınmış ülkelerinin arasına girebilmesi gerekli.

Burada sadece gayrısafi milli hasıla gibi göstergelere bakmak yeterli olmuyor. Kalkınmışlık endekslerinde pek çok başka unsur da rol oynuyor. Sağlık, eğitim alanlarındaki göstergeler de ağırlık kazanıyor.

Bence Türkiye’nin daha rekabetçi olabilmesi için önünde kendisini geliştirmesi gereken iki ana unsur var. Birincisi, nüfusumuzun yarısını meydana getiren kadınların daha büyük katma değeri olan alanlarda ekonomimize katılması.

Ülkemiz, erkek egemen bir toplum olarak kadınlara eşit şans verilmesi konusuna uzak. Geçen ayki yazımda belirttiğim gibi kadınların önünün açılması ve onlara eşit şans verilmesi halinde içlerinde yetenekli olanların öne çıkacağı, ekonomimizde en önemli kurumlarda üst görevlerde bulunabilecekleri, başarılı olacakları çok açık. Bunu kendi kurumunda uygulamış bir yönetici olarak sonuçlara büyük katkılarının olduğuna tanık oldum. Çalışan kadınların, yöneticilerin aynı zamanda anne olarak çocuklarını iyi yetiştirebilmeleri için destek sistemleri de kurmalıyız.

Geçenlerde Harvard Business Review dergisinde Avivah Wittenberg Cox imzalı ilginç bir makale yayınlandı. Bayan Cox, kadınlara eşit olanaklar tanınıp fırsatlar verildiğinde çok başarılı üst yöneticiler olduklarını söylüyor. Ayrıca Grant Thornton araştırma şirketinin yayınladığı bir haritayı da makalesine ekliyor. Bu araştırma, kadınların üst yönetimde görevli olma yüzdelerini ülkeler itibarıyla karşılaştırmış. Çin’de bu oran yüzde 51, Rusya’da yüzde 31, Güney Afrika’da yüzde 28 olurken Çin Hindi olarak adlandırılan ASEAN ülkelerinde yüzde 32... Gelişmiş ülkeler arasında Yeni Zelanda da yüzde 28, Nordik ülkelerde yüzde 24, Avrupa’da yüzde 25, Kuzey Amerika’da yüzde 22, Latin Amerika’da yüzde 23 olmuş... Demek ki erkek egemen olan sadece biz değiliz. Burada şaşırtıcı bir sayı da Türkiye ile ilgili: Yüzde 30... Yani biz kadınlarımıza yeteri kadar fırsat ve imkan vermiyoruz.

Ben bu araştırmanın bir kısım hatalar veya eksiklikler içerdiğini düşünüyorum. Ülkemizde sağıma soluma bakıyorum... Yüzde 30 kadın üst yönetici göremiyorum. Keşke olsa. Nitekim OECD araştırmalarına göre bu sayılar Türkiye için çok daha düşük.

Özet olarak birinci unsur, kız çocuklarımızı öğrenim ve eğitim kurumlarında çok iyi yetiştirmek ve sonra onlara eşit olanaklar vermektir. Bu, ülkemizin rekabetçiliğine büyük katkı yapacak birinci unsur.  
  • 1
  • 2

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER