Krizde büyüdü, yeni fabrika yolda
Ankutsan Antalya Kutu Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Kesgi, 2009'da yüzde 25 büyüdüklerini söylüyor.
Çocukluk arkadaşı olan iki genç girişimci tarafından 2002
yılında kurulan Ankutsan Antalya Kutu Sanayi, çok geniş
bir yelpazedeki müşterileri için mukavva kutu üretimi yapıyor.
Şirketin kurucuları olan Rüstem Kesgi ve Mustafa
Çakal, çeşitli işlerde çalıştıktan sonra ortak bir girişimle
kurdukları fabrikayı zamanla entegre bir tesis haline getirmişler.
Ankutsan’ın kurucularından Rüstem Kesgi, şirketlerinin kuruluş hikayesini
ve gelecek hedeflerini şöyle anlatıyor:
“Ben eskiden Anteks dokuma fabrikasında işçi olarak çalışıyordum.
Askerden geldikten sonra bir süre daha orada çalıştım. Sonra bir yağlama
yıkama dükkanı açtım. Arkadaşım Mustafa Çakal da o sırada kuyumculuk
işiyle uğraşıyordu. Birlikte yeni bir iş kurmayı planlıyorduk.
Bir gün dükkanıma gelen bir müşterim sahibi olduğu kutu fabrikasını
kapattığını söyledi. Biz de bu fabrika ile ilgilendik ve satın aldık.
300 metrekarelik bir fabrikaydı. Mukavva değil sadece kutu üretiyordu.
İki adet makinesi vardı, ama biz çalıştırmayı bilmiyorduk. Hiç elemanı
yoktu. Biz zaten işi de hiç bilmiyorduk. Mukavva nereden alınır, kutu
kimlere kaç liraya satılır bilmiyorduk.Ama işlerimiz iyi gitti. Antalya’da
birçok üretici firma ile çalışmaya başladık. Fabrika alanını 750 metrekareye
çıkarttık. Sonra o da yetmedi. Organize sanayi bölgesine geldik. 8
bin metrekarelik açık alan üzerinde 4 bin metrekare kapalı alanda oluşan
bir fabrika yaptık.
Tabii bu süreçte çeşitli zorluklar da yaşadık. Rakiplerimiz bizim büyümemizi
istemedikleri için bize çeşitli şekillerde engel olmaya çalıştılar.
Örneğin, mukavva aldığımız, Türkiye’nin en büyük kutu üreticilerinden
biri bize bir günde yüzde 40 zam yaptı. Tek tedarikçimizdi. Bizi
engellemeye çalıştı çünkü bizim gibi onlar da kutu üretiyordu. Ama
avantajları mukavvayı da üretmeleriydi. Aslında bu tür zorlukları yaşamak
iyi oldu. Bu bizi farklı yatırımlar yapmaya yönlendirdi. Biz de mukavva
üretimine girmeye karar verdik. İstanbul’a gidip makine aradık.
İki günün sonunda bir hurdalıkta bulduk aradığımız makineyi. Bir vinç
yardımıyla çıkarıp yükledik, Antalya’ya getirdik.
Hurdalıktan aldığımız makineyi çalıştırabileceğimize inandık. Çünkü
ben teknik lise makine bölümü mezunuyum. Babam da makineci. Birlikte
numunesinden bakarak topladık, çalıştırdık. Makineyi kurup çalıştırmamız
bir ay sürdü. Bir ay sonra Dentaş’tan mal almayı kestik. Halbuki böyle
bir süreç en az 2-3 aydır. Bu yatırımdan sonra entegre bir tesis olduk.
Mukavvayı da kendimiz üretmeye başlayınca maliyetlerimiz düştü.
Zamanla bu fabrika ve kapasite talebe yetmeyince yeni bir makine
almak istedik. Alacağımız makinenin uzunluğu 96 metre, bizim arazimiz
ise 90 metre. Makineyi fabrikaya sığdıramadık.
O zaman organize sanayi bölgesinde yeni bir fabrika inşa etmek için
başvurduk. Ama yönetim bize yer vermedi. Bu arada Çin’den yeni aldığımız
makineler gemiyle yola çıkmış geliyordu. Bir an önce yer bulmamız
lazımdı. Biz de Vali Bey’e gittik, sorunumuzu anlattık ve onun yardımları
yla OSB’de bize yer verildi. Daha arazinin tapuları çıkmadan, 3-4 gün
sonra ilk kazmayı vurduk. Her türlü projemiz hazırdı. Fabrika inşaatını 2,5
ayda bitirdik. Makineleri de 21 günde üretime almayı başardık. Yavaş yavaş
güçlenmeye başladık ama elimizdeki para bitti. Yatırım yaparken borçlandık
çünkü eski fabrikayı elden çıkarmadan yenisini yapmıştık.
SEKTÖRDE BÜYÜK POTANSİYEL VAR
Yine de baktık sektör büyük, ciddi potansiyel var, düzgün
adımlar attık. Yeni atılımlar yaptık, nereden kar sağlanır baktık. Bu
alanda Türkiye’de büyük üreticiler var. Onlarla mücadele etmeye
çalışıyoruz. Pazar çok büyük. Hiç kimse tek başına yetişemez. Ambalaj
pazarı Türkiye’de çok hızlı büyüyor. Her şeyin üretimi daralı
rken ambalaj üretimi arttı. Çünkü herkes ambalaj kullanıyor. Çoğu
sektörün yüzde 1 büyümesi ambalaj sektörünün yüzde 10-15 büyümesine
tekabül eder. 50 tane sektör varsa hepsi kullanıyor bu ürünü.
Bizim müşterimiz çok farklı alanlardan. Herkesle çalışıyoruz. Şu
anda Çilek Mobilya, Levent Kimya, AGT, Yörükoğlu, Ekici Süt ve yaş
meyve sebze ihracatçıları en büyük müşterilerimiz.
Şu anda 110 kişiye istihdam sağlıyoruz. İç piyasaya yetişemediğimiz
için ihracata girmiyoruz. Çünkü bizim işte navlun maliyetleri malın
kendisinden fazla tutuyor. Bizim mal satacağımız alan azami 300-350
km çapında olmalı. O zaman verimliliği sağlayabiliyoruz. Bu nedenle
yeni yatırımımızı Antalya’dan uzakta, İstanbul’da yapmayı planladık.
Çin’den yeni makineler getireceğiz ve o bölgeye hizmet verebileceğiz.
Yatırım maliyeti yaklaşık 6 milyon dolar olacak. Projeyi 3-4 ay içinde
hayata geçirmeyi planlıyoruz.
2009’da büyüyeceğimizi öngörmüştük zaten. Yüzde 25 büyüdük bu
sene. Geçen yıla göre ciddi bir büyüme sağladık. Gelecek sene bir o kadar
daha büyüyeceğiz.
RALLİ YARIŞIYLA STRES ATIYORLAR
Ankutsan Antalya Kutu Sanayi kurucu ortakları Rüstem
Kesgi ve Mustafa Çakal, iş hayatlarının dışında Ralli yarı
şlarında da birlikteler. Ralli yarışlarındaki heyecanı ve
dayanışmayı iş hayatlarına taşıyorlar. Belki de başarılarının
sırrı bu. Ralli yarışlarına katılarak stres attıklarını belirten Mustafa
Çakal, “Bu hobi çok pahalı ve meşakkatli bir iş. Hiçbir
getirisi de yok size verdiği hazdan başka. Biz adrenalin ve hız
duygumuzu pistlerde yaşıyoruz. Ralli yarışları çok motivasyon
isteyen bir iş.
Ancak iş hayatına yansıması olumlu. Aramızda iş bölümü
var. Ben toprak pistte araba kullanıyorum, Rüstem asfalta
kullanıyor. İki kişi çalışarak, bazı şeyleri paylaşarak Ankutsan’ı
bu hale getirdik. Dostluk ve arkadaşlık iş hayatına da
yansıyor” dedi.