Capital'e abone olun.
Capital'e bağlan>>
10 Efsaneden Liderlik Dersleri

10 Efsaneden Liderlik Dersleri

Michael J. Gelb    Plato, Copernicus, Colombus, Brunelleschi, Kraliçe Elizabeth, Alberti, Shakespeare, Thomas Jefferson, Darwin ve Gandhi… Her biri değişik alanda “efsane” olmuş, dünyayı ...

Güncelleme: 01.04.2004

Michael J. Gelb  
 
Plato, Copernicus, Colombus, Brunelleschi, Kraliçe Elizabeth, Alberti, Shakespeare, Thomas Jefferson, Darwin ve Gandhi… Her biri değişik alanda “efsane” olmuş, dünyayı geri dönülmez biçimde değiştiren yeniliklere imza atmış isimler. “Yaratıcı düşünce” ve “Liderlik” alanında önde gelen gurulardan biri olan Michael J. Gelb, son kitabını bu efsane isimlere ayırdı. “Dehanı Keşfet” adlı kitapta 10 büyük dahiyi, liderlik stratejileri ve iş dünyasına verdikleri mesaj açısından analiz eden Gelb, ilginç önerilerde bulunuyor.  
 
“Bill Gates’i ya da Jack Welch’i boşverin. Plato, Gandhi ve Einstein gibi tarihte dehalarıyla ön plana çıkan isimler size liderlik adına bilmeniz gereken ne varsa öğretiyor” diyen Michael J. Gelb, 1999 yılında “Leonardo da Vinci gibi Düşünmek” adlı kitabıyla büyük yankı uyandırdı. “Dehanı keşfet: Dünya Tarihinin 10 Büyük Dehası Gibi Düşünmek” adlı kitabında da yine tarihi karakterlerden liderlik dersleri çıkarıyor. Gelb, bBu kitabı okumanın yöneticiler için aynı zamanda interaktif bir deneyim olacağına dikkat çekiyor. Üstelik, her dahiyi anlattığı bölümler için şarap ve müzik önerilerinde de bulunuyor.    
 
Michael Gelb’in liderlik dersleri çıkardığı 10 isim şöyle sıralanıyor: Plato, Copernicus, Colombus, Brunelleschi, Kraliçe Elizabeth, Alberti, Shakespeare, Thomas Jefferson, Darwin ve Gandhi… Bu isimleri, hepsinin ortak özelliklerini dikkate alarak seçtiğini söyleyen Gelb, “Onlar dünyayı değiştiren işlere imza attılar. Her biri dünya üzerine zamandan bağımsız evrensel etkiler yarattı” diye konuşuyor.  
 
Yaratıcı düşünce, hızlı öğrenme ve motivasyona dayalı liderlik konularında bir otorite kabul edilen Michael J. Gelb, 20 yıldır BP, Nike, Merck, IBM, Microsoft, DuPont ve KPMG gibi dev şirketlere eğitim ve danışmanlık veriyor. ABD’de George Mason, Wharton School gibi çeşitli üniversitelerde de ders veren Gelb ile “Dehanı Keşfet: Dünya tarihinin 10 büyük dehası gibi düşünmek” adlı kitabı üzerine konuştuk. Michael J. Gelb’in sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:  
 
Son kitabınızda bir “rüya takım”dan söz ediyorsunuz. Bu takımda dünya tarihinde dehalarıyla öne çıkmış 10 isim yer alıyor. Neden bu isimleri seçtiniz, ortak özellikleri neydi?  
 
Kitabımda anlattığım 10 isim arasında Plato, Copernicus, Colombus, Brunelleschi, Kraliçe Elizabeth, Alberti, Shakespeare, Thomas Jefferson, Darwin, Gandhi yer alıyor. Bu 10 kişiyi rastgele seçmedim. Hepsinde ortak özellikleri olan bazı kriterlerle hareket ettim. Yine seçim yapmadan önce çok değerli akademisyenlerle görüştüm. Onların uzmanlıklarından faydalandım. Her birinden kitabım için adaylarını belirlemelerini istedim. Ben de bu arada çok ciddi araştırma yaptım.  
 
Belirlediğim kriterlerin başında seçeceğim isimlerin “revolutionary genius” insanlar olmalarını istiyordum. Yani seçtiğim isimlerin dünyada herkesin bakış açısını değiştirmiş olması gerekiyordu. Yaptığı etki evrensel olmalıydı, geri dönülemeyecek şekilde dünyayı değiştirmiş olması önemliydi. Tabi pozitif değişimlere imza atmış olmaları da gerekiyordu. Çünkü, bu isimler üzerinden okuyucularıma faydalı önerilerde bulunmak istiyordum.  
 
Diğer yandan seçeceğim isimlerin dünyaca tanınmış olması gerekiyordu. Bilinen isimler üzerinden hareket etmeliydim. Kimsenin bilmediği çok parlak zekalı insanları eledim. Bir de söz konusu isimler arasında mistik yönleri ağır basan, dinle ilgili işlerle uğraşan dehalara yer vermedim. Bu nedenle dinlerin temellerini atan Hazreti Muhammed, İsa ve Buda gibi isimleri de eledim. Sonuçta kriterlerimi evrensel, eylemsel ve zaman bağımsız olarak belirledim. Bunlar seçtiğim 10 kişinin ortak özellikleriydi.  
 
Peki bu kişileri hangi özellikleriyle günümüz liderlerine örnek gösteriyorsunuz?  
 
Her biri evrensel, zaman dışı ve dünyayı değiştiren biçimde hareket etmiş olmak gibi ortak özelliklerinin yanında ayrı ayrı özelliklere de sahipler. Kendilerine özgü karakteristikleri günümüz liderlerine iş ve özel yaşamlarına uyarlayabilecekleri ayrı dersler veriyor.  
 
Plato, akıl ve bilgeliği temsil ediyor. Filippo Brunelleschi, persfektifinizi geniş tutun öğüdünü veriyor. Christopher Columbus ise vizyon belirleme, pozitif düşünme ve cesaret örneği. Nicholas Copernicus, dünyaya bakışlarını değiştirmede liderlerin örnek alabilecekleri bir deha. İngiltere’nin muhteşem kraliçesi Elizabeth, denge ve etkinlikte günümüz liderleri için mükemmel bir rol model oluşturuyor. William Shakespeare, olağanüstü bir duygusal zekanın örneği. Duygusal zekanın dünyayı etkilemede nasıl ne kadar büyüklükte bir güç yaratabileceğini ortaya koyuyor.  
 
Thomas Jefferson, özgürlüğün ve mutluluğun temsilcisi. Charles Darwin, gözlem gücünü geliştirmek ve aklı kullanma konusunda bir yol gösterici. Mahatma Gandhi, ruhani yaşamın akıl ve vücutla birleşiminin bir örneği. Albert Einstein ise hayal gücünüzün sınırlarını zorluyor.  
 
Peki şirket liderleri, bu karakterlerin gösterdikleri nitelikleri nasıl günlük yaşamlarına adapte edecekler?  
 
Bunu anlatmak için rüya takımın tek kadın üyesi olan Kraliçe Elizabeth’i örnek alalım. Elizabeth, günümüz liderleri için bence en net örnek. İngiltere’yi en zor zamanlarında başarıyla yönetti. Pek çok erkeğin üstesinden gelemeyeceği zorlukları yendi. Düşmanlarına akıllıca karşı koydu. 45 yıl gibi çok uzun bir süre hükümdarlık yaptı. Bir anlamda imparatorluğu o kurdu. Yeni dünyayı o kolonize etti.  
 
Peki bunları nasıl yaptı? Elizabeth, geleneksel kadın düşünce biçiminin ve geleneksel erkek düşünce biçiminin bir bileşkesini ortaya koydu. Bir kadın olarak çok iyi bir dinleyiciydi. Önerilerini aldığı kişiler, dönemin en parlak zekalı kişileriydi. Onları dinliyor ve hiçbir şeyi gözden kaçırmıyordu. Sorumluklarını sadece sorumluk olduğu için değil, sevdiği için üstleniyordu. Halktan biri hastalandığında, bizzat gidip ziyaret ederdi. Bu halk için mükemmel bir şeydi. Düşünsenize kraliçe sizi ziyarete geliyor. Kraliyet mensubu hiç kimse bunu daha önce yapmamıştı. Halkını çok seviyordu. “Onlar benim insanlarım” diye yazmıştı günlüğüne.  
 
Bu sevginin karşılığında halkın da sevgisini kazanıyordu. Hiç neden ona virgin (bakire) kraliçe denildiğini düşündünüz mü? Bu isim bakire Meryem’i çağrıştırıyordu ve kraliçe bu adı bilinçli olarak istemişti. Katolikler için bu çok önemliydi ve bu nedenle onun sözüne çok değer veriyorlardı. Elizabeth yeri geldiğinde agresif, sert, son derece mantıklı, analitik ve stratejik oluyordu. Bu onun erkek tarafıydı. Aynı zamanda çok duygusal, anaç ve hamaratlıydı da. Bu da onun kadın yönüydü.  
 
Tarihten seçtiğiniz isimlere günümüz liderlerini dikkate alsaydınız kimleri eklerdiniz?  
 
Hiç şüphesiz ilk aklıma gelen Dalai Lama olurdu. Dalai Lama, günümüzde en favori dehalarımdan biridir. Onun dünyada merhamet, barış ve iyi iletişime çok önemli katkıları olduğunu düşünüyorum. Ülkesi elinden alındı, sürgüne gönderildi ama bunun karısında hiçbir kızgınlık gösterisinde bulunmadı. Her zaman barışçıl olma yolunu seçti.  
 
Bu bence dünya için çok önemli bir mesaj. O gerçek bir politik ve dini lider diye düşünüyorum. Benim dinim şefkat diye bir sözü vardır. Bu bence son yüzyılda söylenen en önemli sözlerden biri. Banan göre bugünün en iyi liderlerinin başında geliyor. Tüm dünya ona saygı duyuyor. Henüz insan yaşamını değiştirmedi ancak tarih ne kadar etkili olduğunu gösterecek.  
 
Peki iş hayatı içinden örnek verebileceğiniz isimler kimler?  
 
İş hayatı içinden de Bill Gates’i örnek gösterebilirim. Benim kriterlerime uyuyor, çünkü, o da dünyayı değiştirdi. İnanılmaz bir vizyonu var. Bugün onu sevmeyen insanlar da var. Bazıları onun için bilgi çağının ve kitle iletişiminin adamı diyorlar. O bütün yaptıklarını vizyonu ile yaptı. Belki bugünün iş dünyası içerisinde çok yaratıcı başka insanlar da var ama onun her zaman vizyonu diğerlerinin önüne geçti.  
 
Tıpkı Henry Ford gibi. Otomotiv dünyasında her zaman çok yaratıcı insanlar oldu. Ford teknik becerilerini iş hayatına ilişkin vizyonu ile birleştirerek onların içinden sıyrıldı. Bill Gates de, Ford gibi hem teknik açıdan bir fenomen hem de iş hayatına ilişkin vizyona sahip. Bugün herkesin masasının üzerinden bir PC var. Bu günümüzün en büyük değişimlerinden biri. Bu Gates’in vizyonuydu ve gerçekleştirdi.  
 
Bunlara başka bir isim eklenebilir mi?  
 
Jack Welch de, günümüzün dahi liderlerinden. Gerçek bir yönetici ve lider. Onunla tanışma fırsatım oldu, gerçekten etkileyici bir adam. Stratejik düşünme becerisi ve mükemmel karakteristik özellikleri var. Onu farklılaştıran, dehasını ortaya koyan şey de bu ikisi arasında oluşturduğu denge.  
 
Diğer yandan son derece ileri görüşlü. Müthiş bir vizyonu var bana kalırsa. Bir lider olarak gerçekten iyi bir rol model olduğunu düşünüyorum. Tarihteki örneklerden bana Elizabeth’i çağrıştırıyor. Onun dengesi Welsch’de de var. Mutlaka başka isimler de vardır ama ilk aklıma gelenler bunlar.  
 
Bugün çok zorlu bir ortam var. Zorlu bir yarış söz konusu, her şey çok hızlı gelişiyor. Böyle bir ortamda sözünü ettiğiniz tarihi karakterleri rol model olarak dikkate almak fazla romantik bir yaklaşım olmaz mı? Ne de olsa onların yaşadığı dönemlerde ortam bugünkünden çok farklıydı...  
 
Bu soruyu sorarken kullandığınız metaforu düşünün. Ortam zorlaşıyor, her şey hızlı değişiyor, hızlı hareket etmemiz lazım diyorsunuz. Bu sorunun kaynağı Darwin. Değişmek, ortama uyum sağlamak zorundasınız. Darwin’in evrim teorisinde söylediği gibi… Bugün çok güçlü pek çok şirketin değişimin çok uzağında kaldığını gördük. Bunlar ya değişimi istemediler ya da değişimden korktular.  
 
Bugün teknoloji ekonominin paradigmasını değiştirdi. Artık iş yapma biçimleri eskisinden çok ama çok farklı. Bu süreçte biz zaten iyiyiz, değişmeye ihtiyacımız yok diyenler ya da biz değişimin üstesinden gelemeyiz diyerek korkup geri duranlar kaybettiler. Colombus’un aldığı riskleri almadılar. Dünyaya onun baktığı gibi bakabilme cesaretini gösteremediler.  
 
Oysa tarihte dehalarıyla ön plana çıkan kişilerin hepsi cesurdular ve korkularının üstesinden geldiler. Sonuçta söylemek istediğim değişim onların zamanında da değişimdi şimdi de değişim. Onların yatıklarını günümüz liderleri de pekala yapabilirler diye düşünüyorum.  
 
Günümüz liderini nasıl tanımlıyorsunuz? Sizce günümüzde bir liderin sahip olması gereken en önemli özellikler neler olmalı?  
 
Bence bir lider her şeyden önce örnek olmalı. Neyi savunuyorsa, neyi söylüyorsa onu önce kendisi yapıyor olmalı. Örneğin, ahlaktan söz ediyorsa ahlaklı olmalı. Yaratıcılıktan söz ediyorsa, yaratıcı olmalı. Diğer insanların düşüncelerine önem vermek gerektiğini düşünüyorsa, kendisi diğer insanların düşüncelerine saygı duymalı, onları dinlemeli. Lider örnek oluşturmalıdır diye düşünüyorum.  
 
Kraliçe Elizabeth askerleri savaşa giderken atına atlayıp onların önüne sürdü. Tarihe yazılan sözler söyledi. “Ben şimdi şu dakikada burada ölmeye hazırım. Sizler ve İngiltere için kanımın dökülmesine razıyım” derken gerçekten ciddiydi. Bu onun iyi bir lider olmasının yanı sıra, iyi de bir yönetici olduğunu gösteriyor. Bir liderin de bence yapması gereken budur. Eğer ata binmek istemezseniz, çalışanlarınızı işten çıkarıp avantajları sadece kendi lehinize kullanırsanız değer kaybedersiniz. Günümüz liderleri arasında bu şekilde davrananlar da var, davranmayanlar da. Darwin’in söylediği gibi bu bir doğal seleksiyon olacak ve iyi olan, örnek olan kazanacak.  
 
LİDERLERLİK BECERİLERİYLE ÖNE ÇIKAN DEHALAR  
 
Plato  
 
Bugün siz bana soru soruyorsunuz, ben de cevap veriyorum. Eğer mantıklı yanıtlar verdiysem, siz bunlara değer biçiyorsunuz. İşte bu iletişimin yapısı tamamen Plato tarafından hayata geçirilmiştir. Akademik düşüncenin babası Plato’dur. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite eğitimi Plato’nun fikridir. Anlamadığınız ya da bilmediğiniz bir şeyi sorup öğrenmek Plato’nun sistematize ettiği bir olgudur. Plato’yu aklın ve bilgeliğin rol modeli olarak düşünüyorum. Yani filozofluğun ta kendisi olarak. Bugün dünyadaki büyük mimari yapılar, manifestolar hep aklın ve bilgeliğin sonucu ortaya çıkmıştır.  
 
Brunelleschi  
 
Rönesans’ın doğuşunu temsil eden temel karakterlerden biri. Bana kalırsa değişimin anahtar figürü. Dünyaya bakışımızı değiştiren perspektifi yaratan kişidir. Brunelleschi, kitabımda perspektifi geliştirmede örnek olarak gösteriliyor.  
 
Colombus  
 
Hayatta başarılı olmak için gereken pozitif düşüncenin rol modeli. Colombus, bir bilinmeze doğru gitmiş ve yeni dünyayı keşfetmiştir. Bu iş ve özel hayat için çok önemli bir metafor. İş hayatında değiştirmek istediğiniz bir şey varsa, o işin 90 derece tersine aksine giderek yeni bir şey bulabilirsiniz. Yapmanız gereken, bilinmez olanın derin sularında gezinmektir. İşte Colombus bunun göstergesi.  
 
Copernicus  
 
Dünyanızda devrim yaratmanın örneği. Dünyayı tamamen farklı bir açıdan görmeyi temsil ediyor. Bu bugün herkesin yapması gereken bir şey. Dünya artık çok hızlı değişiyor. Örneğin, şirketiniz bir birleşme yaşayabilir, bir Türk şirketi bir İngiliz ya da Çinli bir şirketle birleşebilir. Tamamen farklı iki kültür söz konusu ve bu noktada dünyayı tamamen farklı bir biçimde görmeniz gerekir. Radikal değişiklikler yapmanız gerekir. Copernicus bunun en güzel örneği.  
 
Kraliçe Elizabeth  
 
Bu röportajı İngilizce yapıyor olmamız, Elizabeth’in bu kitapta yer almasının en temel nedenlerinden biri. Elizabeth, hükümdarlığı süresince İngiltere’de İspanyolca ve Fransızca’yı reddetti. Böylece İngilizce’nin evrensel yolculuğu başladı. Diğer yandan Elizabeth yeni dünyayı da kolonize etti. 45 yıl hükümdarlık yaptı ve bir kadının neler yapabileceğini dünyaya gösterdi.  
 
Shakespeare  
 
Bugün iş hayatında başarının anahtarı olan “duygusal zekanın” dehası. Kendini tanıma ve insan ilişkilerinde başarılı olmak konusunda örnek bir isim. Shekaspeare’in çalışmaları bugün tüm dünyada 50 ayrı dilde okunuyor. Evrensel bir etki yarattı. Şiirde Shakespeare’dan başka dehalarda vardır. Ancak hiç kimsenin etkisi onunki kadar evrense olmadı diye düşünüyorum.  
 
Thomas Jefferson  
 
İnsan haklarına ilişkin tarihinin en büyük değişim formüllerinden birini ortaya koydu. Bugün hala dünyanın büyük bir bölümü kendini ortaya koymaktan yoksun. Thomas Jefferson kendini, kendi haklarının neler olduğunu ortaya koydu. Yine bu konuda evrensel bir rnek oluşturdu.  
 
Darwin  
 
Copernicus’un evrene bakışımızda yarattığı etkiyi Darwin insana olan bakışımızda yaptı. Modern biyolojinin ve genetik bilimine doğuşuna öncülük etti. İnsana bakışımızda büyük bir değişimi ortaya koydu.  Darwin, açık bir zihnin ve inanılmaz detaycı gözlemin muhteşem bir örneği. Bu iki özellik liderlerin iş hayatında sahip olması gereken kritik unsurlar.  
 
Gandhi  
 
Thomas Jefferson’ın doğudaki ikizi. Herkes onun Ralph Emmerson’dan ilham aldığını bilir. Barışçı filozofi üzerine çalışmalar yapmış, bu kavramın yerleşmesini sağlamıştır. Martin Luther King Jr., Nelson Mandela ve gibi isimlerin de ilham kaynağıdır. Liderlerin iş hayatında rakipleriyle ve çalışanlarıyla iletişimlerinde Gandhi’yi örnek alması gerektiğini düşünüyorum.  
 
Albert Einstein  
 
Herkes onun bir dahi olduğunu biliyor. Evrendeki misyonumuzu değiştiren Einstein, son derece eğlenceli, yaratıcı ve şiirsel bir karakter. Evrensel olmasının yanısıra çok humanismd büyük bir liderdir. İş hayatı için bana kalırsa yaratıcılığı temsil ediyor. Hayal etmeden, özgür olmadan hiçbir şey yaratılamayacağını ortaya koymuştur.  
 
“BÜYÜK DÜŞÜNMEK LİDERLİĞİ ÖNE ÇIKARIYOR”  
 
Liderlik, son yıllarda popüler olan bir konu. Bu konunun son dönemdeki hızlı gelişimini neye bağlıyorsunuz? Sizce neden liderlik üzerine verilen söylevler, yazılan kitaplar bu kadar çok talep görmeye başladı?  
 
Benim gözlemlediğim kadarıyla dünya görüşü artık her yerde aynı şekilde değişiyor. Türkiye için düşünecek olursak bundan 20 sene önce burada kimse CNN’i izleyemiyordu. Dünyadan haber almak çok daha güçtü. Oysa bugün artık herkes evinden dünyada olan biteni izleyebiliyor. İstanbul bugün ABD’nin pek çok kentinden daha fazla ziyaret ediliyor. Kent inanılmaz bir şekilde gelişiyor. Buradaki kültür dünyadaki diğer kültürlerle birleşiyor. Her gün daha fazlasını yapmak, üzerine başka şeyler inşa etmek isteği doğuyor.  
 
Ülke geliştikçe Türk yöneticiler de biz Ortadoğu’nun hatta dünyanın liderlerinden olabiliriz diye düşünüyorlar. Dünyadaki fırsatları değerlendirmek istiyorlar. Büyük düşünüyorlar. Genel olarak bir liderlik konusunda bilgiye açlık var diye düşünüyorum. Bu dünyada da böyle. Kitaplarımı okuyanlardan ya da konferanslarımı izleyenlerden aldığım ilk tepki her zaman bunu biz de yapabilir miyiz oluyor. Herkes düşünceye sıcak bakıyor, istiyor ancak nasıl gerçekleştireceğini bilmiyor. Bu da dünyada liderlik konusunu, bu konuda yazılanları ve konuşulanları popüler hale getiriyor.  
  



Etiketler:

İsminiz:



Yorumunuz:


ÖNE ÇIKANLAR