Capital'e abone olun.
Capital'e bağlan>>
Unutulmayan Veda Konuşması

Unutulmayan Veda Konuşması

Nedim Esgin’den Burhan Karaçam’a, Can Kıraç’tan Yaşar Büyükçetin ve Pembe Candaner’e ünlü yöneticiler veda konuşmalarını anlattı.

Güncelleme: 01.03.2009

Yeni bir kariyer, emeklilik, anlaşmazlıklar, hastalık ve daha birçok neden… Tüm bu nedenlerle ayrılıklar iş dünyasında da kaçınılmaz. Uzmanlar ise “Ayrılmak çok kolay. Ancak iyi ayrılabilmek zor” diyor.  Hele ayrılan şirketin CEO’su ise o zaman ayrılık sürecine daha çok özen gösterilmesi, emek verilmesi gerekiyor.


Çünkü eski şirketle iyi ayrılmak yöneticinin itibarını da artırıyor. İyi yönetilen bir ayrılık sürecinin en önemli parçalarından biri ise etkili bir veda konuşması…Duygulu, motive edici ve teşekkür dolu bir veda konuşması hazırlamak ise içten bir yaklaşım ve titiz bir çalışmayla mümkün.

Uzun süredir pankreas kanseri ile savaşan bilgisayar devi Apple'ın kurucusu ve genel müdürü Steve Jobs, sağlık durumunu gerekçe göstererek, görevinden geçici olarak ayrıldı. Jobs, tüm Apple çalışanlarına e-posta göndererek, mevcut durumu anlattı ve ayrıntıları paylaştı:

“Geçtiğimiz haftadan beri yapılan sağlık kontrollerinde durumum tahmin ettiğimden biraz daha karmaşık hale gelmiş. Bu nedenle biraz daha kendi sağlığıma odaklanmam gerektiğini düşünüyorum. Bu süre içerisinde Apple’da çalışan herkesin kendi görevine odaklanacağından şüphem yok. Sonuç olarak haziran sonuna kadar sağlık gerekçesiyle görevimden ayrı kalmaya karar verdim.” Apple’ın beyni Jobs burada net bir üslup belirledi ve yaşadıklarını, hastalığını çalışanlarıyla ve yatırımcılarla paylaştı. 

Bir döneme damgasını vuran Yapı Kredi Bankası eski genel müdürü Burhan Karaçam da ayrılırken net ve doğru olunması taraftarı. Karaçam, o dönem Yapı Kredi çalışanlarına yolladığı veda yazısında “Ayrılık kararı vermemin sebebi üyesi olduğum Çukurova Holding İcra Komitesi’nde grup yönetimiyle ilgili ortaya çıkan görüş farklılıklarıdır. Bu benim için bir tercih değil. İlke meselesi haline geldi” demişti.

Türkiye iş dünyasına damgasını vurmuş, ayrılıkları çok konuşulan bir dönemin ünlü genel müdürlerinin veda konuşmasıyla ilgili çarpıcı tespitleri var. Nedim Esgin’den Burhan Karaçam’a, Can Kıraç’tan Yaşar Büyükçetin ve Pembe Candaner’e ünlü yöneticiler veda konuşmalarını anlattı.

Neden Ayrıldığınızı Anlatın
Can Kıraç, 41 yıl Koç Holding’de çalıştı. Bunun dışında başka bir profesyonel hayatı olmadı. Ayrılık kararını, 4 Eylül 1991 günü Nakkaştepe’de Koç Topluluğu üst düzey yöneticiler toplantısında açıkladı. Yaptığı konuşma herkesi çok duygulandırdı. Vehbi Koç, gitmesini hiç istemedi. Ancak Kıraç, ayrılık kararında ısrarlıydı ve konuşmasında vurguladığı gibi artık dinlenmek ve kendine vakit ayırmak istiyordu. Kıraç, veda konuşmasında neden ayrıldığını çok detaylı ve samimi bir dille anlattı.

“Kıymetli arkadaşlarım, 5 gün önce 29 Ağustos’ta, Koç Topluluğu’na katılışımın 41’inci yılını tamamlamış bulunuyorum. Bugün, bu mutluluğu sizlerle paylaşmaktan büyük bir onur duyduğumu bilmenizi isterim.

Burada, aranızda bulunan 45 genç yönetici arkadaşımın, benim Koç Topluluğu’na katıldığım 1950 yılında henüz dünyaya gelmemiş olduklarını  dikkatinize sunuyorum! Koç Topluluğu’nda tamamlanan bu 41 yılın, benim için önemli ve anlamlı yanı çalışma hayatımın tamamını kapsamış olmasıdır. Başka bir yerde çalışmadan, hayatının 41 yılını tek bir kuruluşa vakfeden profesyonel bir yöneticinin, benim kuşağımda bulunduğunu sanmıyorum! Bunu bir gurur vesilesi yapmış olmamı, manevi bir ödül olarak, bana bağışlamanızı diliyorum!

1968 yılı başında, İzmir’den gelip İstanbul’da Koç Holding otomotiv gurubu koordinatörü olarak göreve başladığım günlerde, Sayın Vehbi Koç’a ve Bernar Nahum’a gönderdiğim bir raporda, o günkü üst yönetimin ‘yorgun savaşçılardan’ meydana geldiğini belirtmiş ve topluluk organizasyonunun yenileştirilmesi ve gençleştirilmesi gereğini vurgulamıştım! O günden bu yana tam 23 yıl geride kaldı.

Şimdi, son aylarda yaptığımız toplantılarda, arkadaşlarımın, beni zaman zaman ‘yorgun bir savaşçı’ gibi değerlendirdiklerini hissediyor ve 23 yıl önce düşüncelerimi dolduran yarınlara yönelik heyecanlı duygularımı, bu defa onların gözlerinden okuyorum... Böylece, artık, benim de köşeme çekilme zamanının geldiğini anladım!

Değerli arkadaşlarım, Bu duygularla, 31 Aralık 1991 günü Koç Topluluğu’ndaki bütün görevlerimi bırakarak, köşemde sade bir hayatı yaşamaya karar vermiş bulunuyorum! Bu kararımı, bugün burada sizlerle paylaşarak hem heyecanımı yatıştırmak hem de bu karara sizleri şahit yapmak istedim! Bana, her zaman gösterdiğiniz sevgi ve yakınlık için hepinize şükranlarımı sunuyorum... Her birinizi sevgilerimle kucaklıyorum, başarılarınızın devamını diliyorum.”

“Açık Olun, Dedikoduyu Önleyin”
Burhan Karaçam, Yapı Kredi Bankası’nın uzun yıllar genel müdürlüğünü yaptı. Bugün de hala bankacılık sektöründe yaptıkları örnek gösterilen Karaçam, ayrılığın hiçbir şekilde kuruma zarar vermemesi gerektiğini söylüyor. O dönem bankanın sahibi Çukurova Grubu’yla yaşadığı anlaşmazlıktan dolayı ayrılık kararı aldığını veda yazısında da belirten Karaçam, şöyle bir veda yazısı hazırlamıştı:

“Bugün sizlere şimdiye kadar alışageldiğiniz konulardan farklı içerikte bir mesajımı iletmek istiyorum. Aldığım karar üzerine yaklaşık 12 yıldır aktif olarak hizmet ettiğim bankamızdan ayrılıyorum. Bu kararı vermemin sebebi üyesi olduğum Çukurova Holding İcra Komitesi’nde, grup yönetimiyle ilgili ortaya çıkan görüş farklılıklarıdır… Bu benim için bir tercih sebebi değil, ilke meselesi haline geldi.

Değerli arkadaşlarım, 12 yıl önceki Yapı Kredi ile bugünkü Yapı Kredi arasındaki fark, mesleki yaşamımın en önemli eseri oldu. Bu dönemde biz Yapı Kredi ile büyüdük, Yapı Kredi de bizimle büyüdü… birlikte Yapı Kredi’yi Türkiye’de ve dünyada çağdaş bir kurum haline getirmekti. Bu sonuca büyük ölçüde ulaştığımıza inanıyorum. Sizlerden son isteğim, sonuna yaklaşmakta olduğumuz değişim sürecini hedeflendiği gibi başarıya ulaştırmanız, bankayı hak ettiği yere taşımanız, 2000’li yıllara en hazırlıklı ve rekabet gücü en yüksek kurum olarak girmemizi sağlamanızdır.

Bu hepimizin hakkı. Benden sonra bayrağı taşıyacak olan, çok sevdiğim yardımcılarımdan Naci Sığın’a bütün gücünüz ve içtenliğinizle destek olmanızı bekliyorum. Genel müdürünüz olarak bana göstermiş olduğunuz yakınlığı ve güveni hiçbir zaman unutmayacağım. Sizlere son sözüm, birlikte oluşturduğumuz ilkelere ve değerlerinize sahip çıkmaya devam etmenizdir. Her zaman olduğu ve olacağı gibi en içten sevgilerimi iletiyorum. Hoşçakalın…”

“Konuşmanızı Yüz Yüze Yapın!”
Sinan Kılıçoğlu, Deutsche Telekom grup şirketlerinden T-Systems Türkiye’nin genel müdürü. Öncesinde Vestel’de yöneticilik yaptı. Üç yıl önce T-Systems’ın genel müdürlüğüne atanan Kılıçoğlu, “Bir üst düzey yönetici ayrılırken bunun iletişimini de imkanlar el veriyorsa yüz yüze yapmalı. Bu şekilde çalışma arkadaşlarından gelecek sorulara da anında cevap vererek doğabilecek yanlış anlaşılmaların önüne geçebilir” diyor.

Kılıçoğlu, Vestel’den ayrılırken yaptığı veda konuşmasını şöyle özetledi: “Değerli çalışma arkadaşlarım, 5 yılı aşkın bir süredir sizlerle birlikte çalışmaktayız. Bu çalışma sürecince zaman zaman keyifli, zaman zaman da sıkıntılı anları birlikte paylaştık. Çeşitli zorluklara birlikte göğüs gerdik ve bu zorlukları birbirimize destek olarak başarılı bir şekilde aştık.

En başından beri hedefimiz burada bir aile ortamında çalışmalarımızı gerçekleştirmek ve çalışan arkadaşlarımızın yaptıkları işten zevk almalarını ve başarılardan birlikte gurur duymalarını sağlamak oldu. Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla sizlere baktığım zaman bunu yakalamış olduğumuzu görüyorum. Burası birçoğunuz için ilk iş deneyiminizi yaşadığınız bir yer oldu. Bundan dolayı bana düşen görev de ilk iş deneyiminizde buranın sizler için bir okul ortamı olmasını sağlamaktı.

Hedeflerimden biri de sizleri burada her yerde rahatlıkla kullanabileceğiniz bilgilerle donatmak ve gittiğiniz her yerde parmakla gösterileceğiniz çalışanlar olmanızı sağlamaktı. Bugün geriye dönüp baktığımızda bunu başarmış olduğumuzu görüyorum. Sizlere son bir şey söylemek istiyorum.

Kariyerinizin bundan sonraki bölümünde her şeyden önce kendinize güvenin ve bildiklerinizden emin olun. Şunu da unutmayın ki nerede olursanız olun bu süreç zarfında edinmiş olduğunuz bilgi birikimi ve tecrübe sizi her zaman bir adım öteye taşıyacaktır. Ben, bu ekibin bir parçası olmaktan her zaman gurur duydum ve bu böyle kalacak. Hepinize başarılar diliyorum.

“Zamanı Doğru Belirleyin”
Beş yıl boyunca TSKB Gayrimenkul Değerleme’nin genel müdürlüğünü yapan Cansel Turgut Yazıcı, yabancı sermayeli bir şirkette kariyerine devam etmek için istifa etmiş. “Ayrılmamın nedeni tamamen profesyoneldi, yabancı menşeli bir firmada kariyerime devam etmek istedim” diyen Yazıcı, ayrılık zamanının doğru belirlenmesi gerektiğinin altını çiziyor:

“Veda konuşmamda birkaç konu üzerinde durdum. Birincisi profesyonel yöneticilikte her zaman değişiklikler olabileceği ve bunun çok normal olduğuydu. İkincisi ise benim ayrılmamın onlar için aslında  kariyer yolunu açacağıydı. Üzerinde durduğum üçüncü nokta ise kişisel kariyer planlarında zamanlamanın çok önemli konusuydu. Zor da olsa doğru zamanda ayrılıkların yapılması gerektiğini söyledim. Onlara, iş hayatında duygusal davranışlar yerine mantıklarını kullanmaları gerektiğini anlatmaya çalıştım. Açıkçası ben ayrılırken kurduğum sistemin işlemesini istedim.

O nedenle  mesajımın yapıcı ve bir o kadar da dürüst olmasına çalıştım. Çalışanlarım ise beni hiç unutamayacağım şekilde uğurladılar. Bugün halen hatırladıkça duygulanıyorum ve ekibimle gurur duyuyorum. Ayrılırken bana bir hediye aldılar. Hediyenin içine yazdıklarını asla unutamayacağım. İçindeki metinde ‘Bir gemi varmış yolcuları kaptanlarıyla yol almayı çok severmiş.

Kaptan bir gün gemiden inmek istemiş yolcular çok üzülmüş. Ama bakmışlar değiştirebilecekleri bir şey yok Kaptanları kendilerini hatırlasın diye ona bir hediye vermek istemişler…’ Verdikleri hediyeyi o gün bugündür çıkarmadan takıyorum ve ne zaman baksam o günkü ekibimi gururla hatırlıyorum.”

“Herkesin Tek Tek Elini Sıktım”
Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı CEO’su Gökhan Buğday, Sabiha Gökçen’e transfer olmadan önce genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığı Havaş’ta birlikte çalıştığım personelime açıkçası veda etme şansı bulamamış. Çünkü ayrılma kararım çok ani olmuş. Ancak Havaş’ta Antalya İstasyon başmüdürlüğü görevinden, İstanbul’a Havaş genel müdür yardımcılığı görevine atandığı dönemde ayrılırken 300 çalışma arkadaşına bir konuşmayla veda etme şansı bulduğu için çok mutlu.

Buğday, “Bir üst düzey yönetici için ideal olan ayrılırken personeliyle benim yaptığım gibi yüz yüze vedalaşabilmesi. Hepsinin teker teker elini sıkabilmesi ve onlara teşekkür edebilmesi. Havaş’ta bunu yapma şansını yakaladım. Eğer bir yönetici yapabiliyorsa böyle veda etmeli. Ama olmuyorsa yazılı bir metinle herkese teşekkür ederek veda edebilir” diyor.

Kısa ama etkili bir konuşma yapan Buğday, özetle şunları söylemiş:  “Hizmet sektöründe başarı zordur. Ancak biz bunu mükemmel ekip ruhumuz sayesinde başardık. Bu da hepimizin özverili ve disiplinli çalışması sayesinde gerçekleşti. Ortada bir başarı varsa bu benim değil hepimizin sayesinde oldu. Benim birinci görevim gerçeği tanımlama, son görevim ise teşekkür etmektir.”

Nedim Esgin/ Darty Ceo’su

“İç Motivasyonu Bozmayın”
Nedim Esgin, profesyonel kariyerine noktayı koyduğunda mesleğinin zirvesindeydi. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu Arçelik’in genel müdürüyken istifa ettiğinde, ayrılığı çok konuşuldu. “İstifa ettiğinizde dedikodu ortamı yaratmayın. Neden ayrıldığınızı çalışanlarınıza en doğru biçimde anlatın” diyen” Esgin, veda yazısında bile ekibini motive etmeyi unutmadı:

Başarılarınızla Gurur Duydum
Arada sırada şirketimizden ayrılan arkadaşlardan kısa bir veda mesajı alırız. Bugün de benimkine sıra geldi. Üç yıldan biraz fazla süredir beraberiz. Bu süre zarfından yapılanları, başarılarınızı gözümün önünden geçiriyorum ve hakikaten gurur duyuyorum. Türkiye’de Arçelik gibi büyük ve lider bir şirketin, daha çok kazanma ve daha başarılı olma azmi ve kültürü beni en çok etkileyenlerin başında geliyordu. Sizde olan bu güç ve azim, şirketimizi dünyanın sayılı şirketlerinden birisi yapacaktır.

Hedeflerinizin Peşini Bırakmayın
Buna gerçekten inanın ve bu hedefin peşini sakın bırakmayın. Ben 21 yıl profesyonel yönetici olarak grubumuzun değişik şirketlerinde gururla ve onurla çalıştım. Hayatımda yeni bir sayfa açma ve daha başka projelerin içinde yer alma arzum beni bugüne getirdi. Arçelik’i bir dünya devi yapmanızı büyük bir zevkle izleyeceğim. Sizde olan bu güç ve azim şirketimizi dünyanın sayılı şirketlerinden biri yapacaktır. Buna gerçekten inanın ve bu hedefin peşini sakın bırakmayın.”

Yaşar Büyükçetin / Sofra Grup Ceo’su

“İşe Başlamaktan Daha Önemli”
Yaşar Büyükçetin, Sofra Grubu’nun CEO’su. Uzun yıllar P&G Türkiye’de görev yapan ve daha sonrasında kendi lojistik şirketi Cargotech’i kurmak için istifa eden Büyükçetin, bugüne kadar ayrılık kararlarını son ana kadar açıklamamış. “Ayrılık prosesi işe başlamaktan daha önemli” diyen Büyükçetin, 14 yıl önce P&G’de yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

Kimseye Söylemedim
Yaklaşık 16 yıl Procter&Gamble Türkiye’de görev yaptım. Makine mühendisi olarak girdiğim şirkette sırasıyla fabrika müdürü ve yönetim kurulu üyesi oldum. 1993 yılının sonunda ise çok da güzel bir kariyer yaparken kendi hedeflerim ve girişimciliğimi kullanmak adına çok sevdiğim şirketimden ayrıldım. Tabii bu benim için hiç de kolay olmadı. P&G’den ayrılacağıma kendi kafamda karar verdiğimde hiç kimse ile paylaşmadım ve hissettirmedim. Asistanım bile en son güne kadar ayrılacağımı bilmiyordu.

Koşarak Çıktım
Önce veda konuşması yapmadan sessiz bir şekilde gitmeyi düşündüm. Ancak son anda tüm çalışanları yemekhanede toplayarak hazırlıksız bir konuşma yaptım ve özetle şöyle dedim: “Bu şirkete sıradan bir mühendis olarak girdim. Sizin de desteğinizle çok güzel bir kariyer yaptım. Birlikte çok güzel işler başardık. Şimdi sizden istediğim sanki ben ayrılmamışım gibi çalışmalarınıza devam etmeniz ve beni mahcup etmemeniz.” Konuşmanın sonunda ağlayanları görünce dayanamadım. Konuşmamı keserek koşar adımlarla dışarıya çıktım. Daha sonra ben de ağlamaya başladım.

Vedasını Borges’in Şiiriyle Yaptı
Pembe Candaner, Özel İstihdam Büroları Derneği Kurucu Başkanı. Uzun yıllar genel müdürlüğünü yaptığı Adecco’dan ayrılırken çok sevdiği çalışanlarına Jorge Luis Borges’in bir şiiriyle başlayan duygusal bir veda konuşması yaptı. Bu çok bilinen şiir şu dizelerle başlıyor: “Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama, ikincisinde daha çok hata yapardım!
Kusursuz olmaya çalışmazdım, sırtüstü yatardım… Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar; çok az şeyi ciddiyetle yapardım!” ve hepimizin bildiği o duygu dolu satırlarla devam ediyor.

Ayrılığın Anlamı
Böyle buyurmuş usta şair. Ben de yaşamım boyunca hep pişman olmayacağım şeyleri yapmaya çalıştım ve de yaptım. Sadece yapmak da yetmiyor, ‘zamanlama’ da çok önemli. Bir şeyi geç olmadan yapmak, yapabilmek. Galiba bu, o işi yapmaktan, o kararı uygulayabilmekten daha da zor. İşte bizler de yeni başlangıçlara yer açabilmek, yeni yolculuklara çıkabilmek, yeni yerler yeni yolcular tanıyabilmek, sadece kendimize değil başkalarına da bu imkanı verebilmek için veda zamanını, hüzünle ve aynı zamanda da sevinçle de yaşayabilme cesaretini gösterebilmeliyiz. Bugün benim için bir veda zamanı…

Dostluğumuz Hep Sürecek
Yıllar boyu, uçsuz bucaksız yerlerde bir birine paralel şekilde, bir birine destek olarak uzayan giden rayları düşünün. Daima beraberdirler. Birbirine paralel şekilde, olmayacak yükleri taşırlar. Omuzlarında taşıdıkları yüklerden hiç gocunmazlar, hiç yorulmazlar. Üzerlerinden binlerce, yüz binlerce yolcu, yük, hayal, sevinç, ayrılık, kazanç ve kayıp geçer durur. Her hava şartına birlikte karşı koyarlar. Ama hiç yılmazlar. Sonra bir kavşağa gelirler. İşte bu kavşak onları ayıran kavşaktır. Ne yapsalar bunu engelleyemezler.

Teşekkür ve İyi Dilekler
Ben de sizlerle böyle bir yolculuk yaptım... Hiç unutmayacağım bir yolculuk bu... Sizlerle var oldum, imkansızları ve zoru hep sizlerle birlikte var ettik. Hep beraber  güçlü olduk. Bugünden sonra artık yolunuza bensiz devam edeceksiniz. Ama bilin ki başarılarınızı büyük bir gururla izliyor olacağım. Hepinize  bana verdiğiniz destek ve güven  için, ayrıca bana inandığınız ve hayallerimi gerçekleştirme fırsatı verdiğiniz için de ayrıca  çok teşekkür ederim.  Yarın, hepimiz için yeni bir gün… Hava şartları ne olursa olsun, yürümeye devam... Yolunuz, yolumuz hep açık olsun… Sevgiyle kalın…”

  



İsminiz:



Yorumunuz:


ÖNE ÇIKANLAR