Capital'e abone olun.
TEMKİNLİ OLMA DÖNEMİNDEYİZ

Temkinli olma dönemindeyiz

Namık Aksel ile yatırım araçlarında beklentileri ve yatırım stratejilerini konuştuk...

Son Güncelleme: 20.02.2017

Küresel ve de yerel piyasalarda belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Yıla küresel piyasalarda yaşanan Çin ve ABD kaynaklı büyüme endişelerinin tetiklediği sert düşüşlerle başlamıştık. Haziran ayında İngiltere’nin AB’den ayrılma yönünde aldığı karar geldi. Kasım ayının başında ise ABD başkanlık seçimlerinde sürpriz bir sonuç ortaya çıktı, Trump kazandı. Türkiye özelinde ise artan jeopolitik riskler, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimi ve kredi kuruluşlarından gelen not indirimleri sonrası Türk varlıkları diğer gelişmekte olan piyasalara göre negatif ayrışıyor. TL varlıklarda yaşanan gelişmeleri küresel ve yerel olmak üzere iki ana faktöre ayrıştıran HSBC Portföy Genel Müdürü Namık Aksel, özellikle ABD başkanlık seçimleri sonrası TL varlıklarda yaşanan volatilitenin, küresel tarafta yaşanan hareketlerin bir yansıması olduğunu söylüyor. Yine Moody’s’den gelen not indirimi sonrasında TL varlıkların ve TL’nin benzer ülkelere göre negatif ayrıştığını aktaran Namık Aksel ile yatırım araçlarında beklentileri ve yatırım stratejilerini konuştuk:
* ABD başkanlık seçimleri sonrasında FED’den nasıl hamleler bekliyorsunuz?
 ABD Başkanı Trump, kampanya süreci boyunca altyapı harcamalarını önemli ölçüde artıracağını söyledi. Bunun gerçekleşmesi durumunda, ABD ekonomisinde uzun bir süredir düşük seyreden enflasyon, tekrar yükseliş trendine girecektir. Zaten son dönemde ABD’den gelen ekonomik verilerde bir toparlanma, enflasyon tarafında da ılımlı bir yükseliş vardı. Bu politikaların hayata geçmesi, enflasyonun artış hızına destek verecektir. Böyle bir ortamda, fiyat istikrarı ve istihdamı hedefleyen FED’in, faiz artırımlarına devam etmesinin önü açılacaktır. FED faiz artırımlarına devam etse de bunun hızı geçmiş dönemlere kıyasla oldukça yavaş olur. Küresel ekonomilerde düşük talep ve düşük büyüme, gelir dağılımındaki eşitsizlikler, demografik trendler ve risksiz varlıklara talebi yüksek olması kısa vadeli faizleri bir süre daha düşük tutar.
* Bundan sonra piyasayı hangi başlıklar bekliyor? 2017’nin ilk çeyreği nasıl olur?
 Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle dünya ve Türkiye piyasaları açısından oynaklığın yüksek seyredeceği bir döneme girildi. FED’den faiz artışı beklentileri artıyor ve bu beklentilerin seyri ABD uzun vadeli tahvil faizlerini yükseltiyor. TL gibi gelişmekte olan piyasa para birimlerini ise olumsuz etkiliyor. Trump’ın fiili olarak başkanlığa geçince atabileceği adımların eski söylemlerinden farklı olma ihtimali, piyasalarda 2017’nin ilk çeyreğinde oynaklık yaratmaya aday. Trump sonrası FED’in 13-14 Aralık’taki toplantısında faiz artışı yapılacağı yüzde 100 ihtimalle fiyatlanıyor. ABD uzun vadeli tahvil faizlerinde yükseliş sona ermeden gelişmekte olan piyasalarla ilgili olumlu düşünmek zor. AB ile gerilen ilişkiler, bölgesel riskler, nisan ayı civarında yapılması planlanan Anayasa değişikliği referandumu ve TL’nin seyriyle MB’nin atabileceği olası adımlar piyasa oyuncularının takip edeceği yurt içi konular olacak. Bahsettiğimiz küresel görünüm altında TL’de değer kaybının devam etmesi durumunda yılın kalanı ve 2017 ilk çeyrekte MB’nin olası aksiyonlarını daha fazla konuşuyor olacağız.
* TCMB’nin bundan sonra nasıl bir politika izlemesini bekliyorsunuz?
 Merkez Bankası bir yandan ekonomik aktiviteye destek olmak isterken bir yanda da TL’deki negatif ayrışmayı yavaşlatmak istiyor. Son PPK kararı uzun süredir bir ilk olması açısından MB’nin gerektiğinde TL’yi korumak için önümüzdeki dönemde yeni adımlar atarak faiz artışları yapabileceğine işaret ediyor ve MB’nin piyasa gözünde kredisini artırıyor. Bu anlamda son iki PPK ve ara dönemlerde MB’nin attığı adımları olumlu buluyorum. Ancak dönem, zor bir dönem. Bir noktada döviz kurundaki artış bu hızda devam ederse MB döviz satışlarını da denedikten sonra daha yüksek oranlı faiz artışı yapmak zorunda kalabilir. Banka dışı özel sektörün ağustos itibarıyla 211 milyar dolar seviyesindeki döviz açık pozisyonu nedeniyle oluşan risk MB’yi önümüzdeki aylarda daha sert tedbirler almak zorunda bırakabilir. l Hisse senedi piyasası, kurdaki yükselişlere rağmen neden ciddi bir düşüş sergilemedi? n Ekim ayı sonuna göre BIST-100 Endeksi dolar bazında yaklaşık yüzde 15 değer kaybetti. Kasımda da bu trend hızlanarak devam etti. Yani hisse senetlerinin dolar cinsinden ucuzlamalarından dolayı, zaten iskontolu işlem gören hisse senedi endeksinin, TL bazındaki kaybı sınırlı kalabildi.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler: namık aksel hsbc

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER