Capital'e abone olun.
KİŞİSEL YATIRIM

Kişisel Yatırım

Eurobondlarda riske dikkat! Türkiye’nin AB’den müzakere tarihi alması, özellikle Eurobond cephesinde çok hızlı fiyat yükselişine neden oldu. Ancak, uzmanlar bu hareketin Eurobondların riskini bir ...

Son Güncelleme: 01.01.2005

Eurobondlarda riske dikkat!

Türkiye’nin AB’den müzakere tarihi alması, özellikle Eurobond cephesinde çok hızlı fiyat yükselişine neden oldu. Ancak, uzmanlar bu hareketin Eurobondların riskini bir hayli artırdığını ve her an kâr realizasyonu ile karşılaşılabileceğini söylüyor. Para ve sermaye piyasaları uzmanı Serkan Çevik, Eurobond cephesindeki gelişmeleri ve piyasaya ilişkin beklentilerini şöyle anlattı:

Eurobond'un teorik tanımına baktığımız zaman; kurum/şirket veya devlet tarafından yabancı para cinsinden yurtdışına ihraç edilen, uzun vadeli, kupon ödemeli tahviller olduğu söylenir. Genelde de yabancı para cinsinden ve uzun vadeli yatırım yapmak isteyen müşterilere önerilir.

İşin rahatsız edici yanı; devletlerin kendi ülkeleri dışında kaynak sağlamak amacıyla, uluslararası piyasalarda yabancı para birimleri üzerinden satışa sundukları bu enstrümanın, şu andaki sahiplerinin yine yerli yatırımcı olması.

Yani, birikimlerini yabancı para cinsinden yatırım araçlarında değerlendirmeyi tercih eden ve uzun vadeli yatırım yapmayı düşünen kişi ve kuruluşlara yönelik bu enstrüman, vazgeçilmez bir park yeri haline geldi.

Unutulmamalıdır ki; Eurobond fiyatları, hem ihraç eden ülke veya kuruluşun mali ve ekonomik performanslarından hem uluslararası finansal piyasalardaki gelişmelerden etkileniyor. Bu nedenle faizinden memnun olup da elinde tutanlar, beklemeye devam edebilir.

Uzun vadeli tahvil olmalarından dolayı, kuponlu olarak satılırlar. Genellikle kuponlar sabit faizlidir. Kupon ödeme dönemlerinde kupon faizi elde edilir, dolayısıyla yatırımcıya düzenli bir nakit akımı sağlar.

Fakat, bunu al-sat amaçlı alan kesim, vade sonunu beklemeden piyasa koşulları çerçevesinde nakde çevirebilir. Bu tür yatırımcılar da genellikle büyükler olur. Yani, satış gelirse ya yabancılardan ya da büyük spekülatörlerden gelebilir. Temkinli olmak açısından yatırımcıların bu tür hareketlere hazırlıklı olmaları gerektiğini düşünüyorum.

Eurobond'ların, Hazine Müsteşarlığı güvencesi olmasına rağmen politik riskleri her an algılayabileceği, yüksek getirili olmasının yanında riskinin düşük olmadığı, yüksek likiditesinin piyasada her zaman oluşmayabileceği de unutulmamalıdır.

Abartılacak kadar olumlu sonuçlar alamadığımız AB görüşmelerinin ardından, 23 Aralık itibariyle Eurobond piyasasında 2030 vadeli Türkiye Eurobond’u tarihi en yüksek seviyesi olan 145.6 seviyesinden işlem gördü. 3-4 yıl önce 77 dolar seviyelerinde olan bu kağıdın Amerikan tahvilleri ile arasındaki risk priminin de dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda ABD Hazine kağıtlarının faizleri yüzde 4.2 seviyesinde. Yılbaşı tatili öncesinde işlem hacminin çok zayıf olduğu piyasada, miktar ve fiyatların yanıltıcı olabileceğini ve fırsat geldikçe kâr realizasyonu yapılabileceğini söylemek isterim.

BORSA

Kısa vadeli satış baskısı var

17 Aralık’a kadar oldukça dalgalı bir seyir izleyen borsa cephesinde, AB’den gelen olumlu haberle birlikte yükseliş trendi de başladı. Seans içlerinde gelen kâr realizasyonlarına rağmen, endeks 24.841’le tarihi zirvesini de test etti. 24 Aralık 2004 tarihinde ise endeks 24.537 puandan kapandı.

Kısa vadeli teknik göstergeler realizasyonların devam edebileceğini işaret ediyor. Seans içi zirvelere rağmen, kapanışların düşük seviyelerde kalması da kısa vadeli satış baskısının devam ettiğini gösteriyor.

Kısa vadede endeksin ilk desteği 24.200-24.000 seviyesinde. Buranın altında ise 23.800-23.500 aralığı var. 56 günlük destek seviyesi ise 23.000’de.

Kısa vadeli teknik göstergelere rağmen MACD, orta vadede pozisyonların korunması gerektiğini gösteriyor. Endeksin önündeki ilk güçlü direnç 24.700-24.800 bandında.

Bu seviyenin para girişiyle aşılması halinde 25.200’deki direnç hızla geçilebilir. Buranın üzerinde ise, 26.500 direnci karşımıza çıkıyor.

Endeks 24.500’ün üzerinde kalmayı başaramazsa, artacak olan satış baskısı ile endeks 24.200-24.000 desteğine geri çekilebilir. Ancak, 23.800-23.500’deki ortalamaların altına inilmediği sürece pozisyonları taşımakta yarar var.

Ayın önerisi: Hak Menkul Kıymetler Araştırma Yönetmeni Oğuz Yılmaz, endeksin ocak ayı içinde 2 sent seviyelerini görebileceğini söylüyor. Bu noktalarda gelecek kâr realizasyonlarına karşı yatırımcıları uyaran Yılmaz, yatırımcıların endeks getirisinin altındaki hisseleri tercih etmelerini öneriyor.     

FAİZ

Yabancı ilgisi arttı

AB’den gelen olumlu haberlerin yanı sıra, piyasadaki TL likiditesinin rahatlaması ve fonlama maliyetinin gevşemesi bonolara olan ilgiyi artırdı. Yabancıların piyasaya girmesi ve halktan da talep gelmesinin etkisiyle, gösterge niteliğindeki 5 Temmuz 2006 vadeli tahvilin faizi 24 Aralık’ta yüzde 20,80 seviyelerine kadar geriledi.

Ocak ayında faizlerin mevcut seviyelerinin altına inmesi beklenmiyor. Çünkü, Merkez Bankası’nın son yaptığı faiz indiriminin ardından gecelik fonlama maliyeti bileşik bazda yüzde 19,72 seviyesinde gerçekleşti.

Faizlerin yüzde 20’ye kadar düşmesi için Merkez Bankası’nın yeni bir faiz indirimi yapması gerekiyor. Ancak ocak ayı için bu zayıf bir ihtimal. Yine de söz konusu faiz indirimi gerçekleşirse, bono faizleri yüzde 19,5-20,5 arasına kadar gerileyebilir.

Aksi takdirde ise, gecelik fonlama maliyeti seviyesine yaklaşan bono faizlerinin, olası kâr realizasyonları ile yeniden yüzde 21-21,5 seviyelerine yükselmesini beklemek yanlış olmaz.

Ayın önerisi: Halk Bankası Fon Yönetimi Uzmanı Kaan Dizen, MB’nin ocak ayında yeni faiz indirimine gitmesini beklemiyor. Buna bağlı olarak faizlerdeki düşüş olasılığının zayıf olduğunu ifade ediyor. Önerisi ise portföylerin bir bölümünün hisse senedi, diğer bölümünün ise uzun vadeli tahvillere ayrılması yönünde.    

DÖVİZ

Dip noktası 1 milyon 350 bin lira

Döviz cephesinde aşağı yönlü bir hareket yaşandı. Düşüşte, doların dış piyasalardaki güç kaybının yanı sıra, AB’nin Türkiye’ye yeşil ışık yakması etkili oldu. 24 Aralık itibariyle dolar serbest piyasada 1 milyon 368 bin 500 liradan, Euro ise 1 milyon 852 bin 500 liradan işlem görüyordu.

Ocak ayında da döviz cephesinde çok hızlı hareketler beklenmiyor. Merkez Bankası’nın alım ihalelerine rağmen, doların 1 milyon 400 bin liranın üzerine çıkması için bir neden görünmüyor.

Teknik olarak 1 milyon 360 desteği önemli. Buranın kırılması halinde ise 1 milyon 350 bin lira dip nokta olarak görünüyor.

Bu arada bayram öncesinde serbest piyasada satışların artma ihtimali kuvvetli. Çünkü, ellerindeki küçük birikimleri dövizde değerlendirenler her bayram öncesi ihtiyaçlarını karşılamak için dövizlerini bozdurma yoluna gidiyor.

Herhangi bir olumsuz gelişme olması halinde bile döviz piyasasında çok güçlü alımlar yaşanması beklenmiyor. Doların olası alımlarla 1 milyon 400 bin liranın üzerine çıkması halinde, tepe noktası da 1 milyon 410 bin lira olarak karşımıza çıkıyor.

Aralık ayında dış piyasalarda da dolar güç kaybetmeye devam etti. Euro/dolar paritesi tarihinin en yüksek seviyelerini görerek 1,35’in üzerine çıktı.

Ocak ayında da bu trendin devam etmesi bekleniyor. Paritenin öncelikle 1,36, ardından da 1,38 seviyelerini deneme ihtimali kuvvetli. Ancak, bu hareketi ABD Merkez Bankası FED’in tavrı netleştirecek. Çünkü, düşüşün hızlanması halinde piyasaya doğrudan müdahale gelebileceği düşünülüyor.

Ayın önerisi: Finansbank Satış Pazarlama ve Araştırma Uzman Yardımcısı Ahu Karan, yatırımcılara daha yüksek getiri şansı nedeniyle TL’de kalmalarını öneriyor. Dövizde ısrar eden yatırımcıların ise, Euro’nun gücünü koruyacağını unutmamaları gerektiğini söylüyor.

Eurobond’da kâr satışları gelebilir

Brüksel’den beklendiği gibi Türkiye lehine gelen haberler Eurobond cephesinde de olumlu karşılandı. Özellikle yerli yatırımcılardan gelen taleplerle gösterge niteliğindeki 2030 vadeli Eurobond’un fiyatı 23 Aralık’ta 145,600 seviyesine kadar çıktı. Bu, aynı zamanda söz konusu Eurobond için tarihi tepe noktasıydı.

Yıl sonunun yaklaşması nedeniyle uluslararası piyasalarda adeta yaprak kıpırdamadığı bir dönemde, Türk Eurobondlarındaki hızlı fiyat yükselişi spekülatif olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle, mevcut seviyelerde temkinli olmakta yarar var. Eurobond’a uzun vadeli yatırım yapan ve vade sonuna kadar beklemeyi düşünen yatırımcılar için herhangi bir sorun yok. Ancak kısa vadeli fırsatları değerlendirmek isteyenler, buralarda kâr satışlarıyla karşılaşma ihtimali oldukça kuvvetli. Özellikle maliyeti daha düşük olan kısa vadeli yatırımcıların 144,000-146,000 bandında satış yapmalarında yarar olduğunu düşünüyoruz.

Aksa tam kapasite çalışıyor

Tek çatı altındaki Avrupa'nın en büyük akrilik üretim kapasitesine sahip olan Aksa'nın, faaliyet kâr marjı da arttı. Güçlü global talep nedeniyle temel hammaddesi olan ACN’nin petroldeki artıştan kaynaklanan fiyat artışlarının ürün fiyatlarına fazlasıyla yansıtılması şirketi de olumlu etkiliyor. Aksa ayrıca önemli rakipleri Montefibre ve Fisipe'nin birer tesisini kapatmasından da çok olumlu etkilendi ve tam kapasite çalışma hedefini de bu sayede gerçekleştirmeyi başardı.

Şirket 8,5 milyon dolar tutarında 16 bin tonluk kapasite artışı yatırımı kararı aldı. Bu yatırım da özsermayeden karşılanacak. Ayrıca, Çin'de fabrika kurma ile ilgili çalışmaları da devam ediyor. Somut bir gelişme olmamakla birlikte bu konudaki araştırmalar sürüyor. Şu anda şirketin önündeki en önemli risk, yüksek Çin talebinden olumlu etkilenen ve global olarak belirlenen akrilik fiyatlarının Çin'de olası bir yavaşlama olması durumunda gerileme olasılığının bulunması. Aksa için Garanti Yatırım’ın belirlediği hedef piyasa değeri 390 milyon dolar. Bu da yüzde 30 civarında bir artış potansiyeline işaret ediyor.

Anadolu Efes’in hedef fiyatı 30.700

Anadolu Efes, 2004’ün dokuz aylık döneminde konsolide grup net kârı 122 milyon dolar olarak açıkladı. Grup konsolide Vergi Amortisman Faiz Öncesi Kârı’nda ise 261milyon dolar ve yüzde 34 marj ile tarihi en yüksek marjını yakalamış oldu.  Toplam konsolide 759 milyon dolar cironun yüzde 51'i Türkiye bira operasyonlarından, yüzde 40'ı da yurtdışı bira operasyonlarından ve geri kalanı da yurtdışı Coca-Cola (Efes Sınai) operasyonlarından geldi.  Faaliyet kâr marjlarının bu yüksek seviyelerde devam edeceğini tahmin etmiyoruz. Fakat, bu marjlardan 1 veya 2 puan kayıp bile hala çok iyi bir sonuç olacaktır. Global Menkul Değerler Araştırma Bölümü, üçüncü çeyrek sonuçları nedeniyle yıl sonu ve 2005 yılı için yaptıkları tahminleri revize ettiklerini söylüyor.  Bu doğrultuda da hedef fiyat seviyesini 30.700’e yükseltmişler. Şirketin endekse paralel hareket etmesi bekleniyor. 

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER