Capital'e abone olun.
KİŞİSEL YATIRIM

Kişisel Yatırım

Piyasalar seçim tedirgini Tarkan ÇETİN/TSKB Hazine Kıdemli Yatırım Danışmanı Ağustos ayı, seçim kararının alınmasının ardından istifaların yaşandığı, ittifakların arandığı, birlikteliklerin kurul...

Son Güncelleme: 01.09.2002

Piyasalar seçim tedirgini

Tarkan ÇETİN/TSKB Hazine Kıdemli Yatırım Danışmanı

Ağustos ayı, seçim kararının alınmasının ardından istifaların yaşandığı, ittifakların arandığı, birlikteliklerin kurulup bozulduğu, kısacası seçim ortamının getirdiği hareketliliğin ve belirsizliklerin kıyasıya yaşandığı bir ay oldu. Koalisyondaki partilerin arasının açılması ve seçim kararının verilmesiyle birlikte ağustos ayına gergin başlayan piyasalar, AB’ye uyum yasalarının Meclis’ten beklenmedik bir hızla geçmesiyle rahat nefes aldı. Piyasaları ay boyunca meşgul eden konu ise Kemal Derviş oldu. İstifasının ardından, CHP’ye katılmasına kadar geçen süreçte, piyasaların gündeminde hep Derviş vardı.

Önümüzde ise bir seçim süreci var. Piyasalar temkinli bir iyimserlik içinde olsalar da, seçim ortamı her zaman belirsizlik ve tedirginlik getirir. Özellikle seçime yaklaşıldıkça sorular artacak, dengeler değişecek, bu nedenle de faizlerdeki hareketlilik hız kazanacaktır.

Eylül ayı içerisinde yaşayacağımız en önemli süreç 11 Eylül sürecidir. Her ne kadar ihtimali yüksek olmasa da, 3 Kasım’da yapılacak seçimlerin ertelenebileceği ihtimali piyasaları tedirgin etmektedir. Piyasaları tedirgin eden bir başka soru ise seçim ekonomisinin ne ölçüde devreye gireceği ve seçimlerden piyasa dostu ve aynı zamanda ekonomik programı devam ettirmeye kararlı bir hükümet çıkıp çıkmayacağıdır.

Büyük ölçüde siyasi gelişmelere endekslenen piyasaların  yurtdışına kayıtsız kalması söz konusu değildir. Muhtemel Irak savaşı, Türkiye’nin tavrı, petrol fiyatlarındaki hareketlilik, yurtdışı borsalardaki gerilemeler ve Amerika’nın beklenenden daha yavaş büyüyebileceği beklentileri, seçim stresi içerisinde olan piyasalarımızı tedirgin eden dış  parametrelerdir.

Eylül ayı içerisinde bir kotasyon indirimi daha gelmezse, bono bileşik faizlerinin yüzde 65’i kırması zor gözüküyor. Yukarı doğru kısa düzeltmeler yaşanma ihtimali olsa da, bahsettiğimiz alternatifsizlik ve yüksek reel getiriler nedeniyle yüzde 70 bileşiklerin de kırılması ( Irak savaşı gibi somut bir olumsuzluk başlamazsa) beklenmemeli. Bono piyasasının siyasi gelişmeleri takip ederek yüzde 66-68,5 bandı arasında bir süre daha hareket edeceğini söyleyebiliriz.

ABD’nin tavrı önemli

Temmuz ayında olduğu gibi, ağustosta da oldukça hareketli günler yaşadık. 3 Kasım’da yapılacak seçimlere ısınmaya çalışan piyasalar, AB uyum yasalarının Meclis’ten geçmesiyle derin bir nefes aldı. Beklentilerin üzerinde çıkan enflasyon rakamlarına rağmen, Merkez Bankası’nın O/N borç alma faizini yüzde 48’den yüzde 46’ya indirmesi, başta faiz olmak üzere, tüm piyasaları rahatlattı.

Ancak, piyasalarda esmeye başlayan iyimser rüzgarlar, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş ile Başbakan Bülent Ecevit arasında patlak veren tartışmalar nedeniyle yerini yeniden yüksek tansiyona bıraktı.

Kemal Derviş’in bakanlıktan istifasının ardından seçim ekonomisi uygulanacağına ilişkin yükselen endişeler piyasalardaki rahatsızlığı artırdı. Derviş’in beklenenin aksine YTP’ye katılmayacağını açıklaması da olumsuz beklentilere adeta tuz biber ekti. Ancak, Kemal Derviş’in siyasi yaşamına CHP’den devam edeceğini açıklaması az da olsa piyasaları rahatlattı.

Eylül ayındaki beklentiler ise yine siyasete endeksli. Seçim öncesinde siyasi arenadaki hareketlenmenin biraz daha artması bekleniyor. Bu nedenle gözler yine Ankara’daki gelişmelere çevrilmiş olacak.

Özellikle de ekonomi yönetiminin tavrı yakın izlemeye alınacak. Çünkü, seçim öncesi uygulanacak olası popülist politikalar, şu anda piyasaların en çok üzerinde durduğu konular arasında yer alıyor. Böyle bir durumda, uygulanan ekonomik programdan ciddi anlamda sapma yaşanması muhtemel.

Seçim sonuçlarına ilişkin yapılan anket ve tahminler de piyasa oyuncularının yakın izlemeye alacağı bir başka madde olacak. Çünkü, seçimlerden sonra iş başına gelecek hükümetin nasıl bir tavır izleyeceği, özellikle de ekonomi yönetiminin ne olacağına ilişkin beklentiler piyasalara önemli ölçüde yön verecek gelişmeler arasında yer alıyor.

Bu arada seçimlerin ertelenmesine ilişkin girişimler piyasaları rahatsız ediyor. Piyasa oyuncularına göre, bu yönde atılacak bir adım belirsizliğin artmasına neden olacak.

Eylül ayında ABD’deki gelişmeler de yakın takibe alınacak. 11 Eylül saldırılarının yıldönümünde ABD’nin nasıl bir tavır sergileyeceği merakla bekleniyor. Irak’a olası bir saldırının uzun süredir gündemde olduğu ABD’de, bu yönde alınacak karar, Türkiye’yi de direkt olarak etkileyecektir. Şu ana kadar yapılan açıklamalar, Türkiye’nin böyle bir savaşa girmeyeceği yönünde. Ancak, bölgede yaşanan sorunların Türkiye’ye yansıması son derece doğal. Sıcak savaşın başlama ihtimali bile piyasalar üzerinde baskı yaratacaktır.

Bu arada eylül ayında da ekonomik gelişmeleri göz ardı etmemek gerekiyor. Şu anda piyasalarda ağustos ayı enflasyon rakamları merakla bekleniyor. Rakamların yüksek çıkması halinde piyasaların olumsuz etkilenmesi muhtemel. Burada belirleyici olan ise yine Merkez Bankası’nın tavrı olacak.

Tüm bu beklentiler ışığında eylül ayı strateji önerilerimiz ise şöyle:

Riskli strateji: Seçim süreci piyasalardaki belirsizliği artırıyor. Ancak, teknik beklentiler olumluya dönmeye başladı. Bu nedenle portföyünüzün yüzde 75’lik bölümünü hisse senetlerine ayırmanızda yarar var. Kalan bölüm ise faizdeki düşüş beklentisine bağlı olarak Hazine bonoları ya da tahvil-bono fonlarına ayrılabilir.

Orta riskli: Portföyünüzün yüzde 50’sini hisse senetlerinde değerlendirebilirsiniz. Kalan bölümü ise B tipi tahvil-bono ve değişken ve likit fonlara ayırın. Likit fonlar diyoruz, çünkü, böylece borsadaki olası düşüşlerden faydalanabilirsiniz.

Risksiz: B tipi likit fonlar sizin için en ideal yatırım aracı olarak görülüyor.

BORSA

9.700 direnci takip edilmeli

Ağustos, olumlu ve olumsuz gelişmelerin adeta kesiştiği, birbirini izlediği bir ay oldu. Bu nedenle de borsa dar bir bantta hareket etti. Ağustos ayına 10 bin puan seviyelerinde başlayan borsa endeksi, yükseliş ve düşüşleri birbiri ardına yaşadı. Bu yazının hazırlandığı 23 Ağustos gününü ise 9 bin 350 puandan kapattı.

Eylül ayında da piyasadaki yatay trendin devam etmesi bekleniyor. Borsacıların eylül ayına ilişkin tahminleri ise şöyle:

- Eylül ayı boyunca borsa endeksinin yine dar bir bantta hareket etmesi bekleniyor. Özellikle Ankara’dan gelecek sinyaller borsanın yön belirlemesinde etkili olacak.

- Teknik analistlere göre, şu anda endeksin önündeki en güçlü direnç 9.700 seviyesinde. Burası aynı zamanda endeksin “düşüş trend çizgisi”. Bu seviyenin geçilmesi için de işlem hacminin artması şart.

- 9.700’ün geçilmesi halinde, endeksin karşılaşacağı ilk direnç 10.000’de. Bu nokta aşılırsa, endeksin daha tepeleri denemesi muhtemel. Sonraki dirençler ise 10.200 ve 10.500 seviyesinde.

- Ancak, 9.700 direncinin aşılamaması halinde, mevcut düşüş trend çizgisi altında, endeksin ilk etapta 9.100-9.000 bandına gerilemesi muhtemel. Buralarda para girişi olmaması halinde de, daha alt seviyelere gerileme riski var.

- Hisse senedine yatırım yapmak isteyen yatırımcılara, alım için 9.700 direncinin aşılmasını beklemelerini öneririz.

- Çukurova ve Kepez Elektrik hisselerinin sırasının açılması enerji sektöründe bir hareketlenmeye neden olabilir. Spekületif hareketlerden kaçınarak, bilançosu iyi olan şirket hisselerine yönelmenizi tavsiye ederiz.

- Bu arada, dış piyasalardaki gelişmeler de İMKB’nin yönü açısından bir hayli önemli. Başta New York olmak üzere, dünya borsalarını takip etmekte de yarar var.

FAİZ

Destek yüzde 65’te

Faiz cephesinde oldukça hareketli bir ay yaşandı. Ayın ilk günlerinde yüzde 77.14 seviyelerine yükselen bono faizleri, AB’ye uyum yasalarının Meclis’ten geçmesiyle yüzde 70’lere kadar düştü. MB’nin faiz indirimiyle yüzde 66’lara gerileyen faizler , daha sonra Ankara’daki gelişmeleri izlemeye başladı. Bono faizleri siyasi gelişmelerin etkisiyle bir ara yeniden yüzde 71’lere kadar çıktıysa da, ay sonuna doğru yüzde 67 seviyelerine geriledi. Bankacılara göre, faizlerdeki düşüşte, alternatif bir yatırım aracının olmaması ve reel getirilerin çok cazip olması etkili oldu.

Faiz cephesindeki eylül ayı beklentilerine gelince;

- Tüm piyasalarda olduğu gibi, faiz cephesinde de temkinli bir hareket bekleniyor. Bu nedenle faizlerin de dar bir bantta hareket etmesi muhtemel. Olası gelişmelere bağlı olarak yapılan tahminler ise yüzde 65-68,5 seviyeleri.

- Teknik olarak bakıldığında, bono faizlerinde destek noktası yüzde 65 olarak görülüyor. Çok somut olumlu gelişmeler olmadıkça, eylül ayında faizlerin bu seviyenin altına düşmesi beklenmiyor.

- Buna karşın, bono faizleri için şu anda bir direnç noktası vermek çok mümkün değil. Üst sınır her ne kadar yüzde 71-72 olarak görülse de, ağustos ayı başında yüzde 77’leri gördüğümüz unutulmamalı.

- Bonodan vazgeçmeyen yatırımcılara, siyasi gelişmelerin yanı sıra, enflasyon datasını da yakından takip etmelerini öneririz. Her ne kadar Merkez Bankası anketlerinde yıl sonuna ilişkin tahminler değişmemiş olsa da, ağustos ayı enflasyonu piyasaların yönü açısından önemli.

- Mevduat cephesinde çok fazla hareketlilik yok. Ancak, döviz tevdiat hesaplarına doğru bir kayma olduğu gözleniyor. DTH rakamlarındaki artış da bunu doğruluyor.

- Merkez Bankası’nın ağustos ayında yaptığı faiz indirimi, reponun cazibesini iyice azalttı. Bu nedenle riski sevmeyen yatırımcılara, repo yerine B tipi likit fonları öneriyoruz.

DÖVİZ

Dış piyasalar izlenecek

Ağustosta döviz cephesinde son ayların en sakin günleri yaşandı diyebiliriz. Ay boyunca 1 milyon 600 bin lira ile 1 milyon 700 bin lira arasında hareket eden dolar, siyasi ve ekonomik cephelerden gelen haberlerle yön bulmaya çalıştı. Dış piyasalarda Euro’nun küçük çaplı değer kaybı, iç piyasada da etkisini gösterdi. Uzun bir aradan sonra dolar, TL karşısında küçük de olsa değer kaybetti. Piyasa oyuncularının eylül ayına ilişkin döviz piyasası beklentileri ise şöyle:

- Hem Ankara’daki, hem ekonomideki gelişmeler, hem de yurtdışından gelecek haberler döviz cephesinde yaşanacak hareketlerde belirleyici olacak. Döviz masası yöneticilerinin ortak görüşü, eylül ayında döviz cephesinde de sakin bir trend izleneceği yönünde.

- Seçim sürecine girilmiş olması kurlar üzerinde baskı yaratıyor. Bu nedenle döviz kurlarında hızlı bir iniş yaşanması zor.

- Bankacılara göre, eylül ayında da dolar kuru 1 milyon 600 bin lira ile 1 milyon 700 bin lira arasında hareket edecek.

- Piyasadaki tansiyonun iyice düşmesi halinde, 1 milyon 600 bin liranın altına inilebilir. Ancak, bu sınırlı bir hareket olacaktır. Şu an için kurların dip noktası 1 milyon 550 bin lira olarak görülüyor.

- Dış piyasalarda ABD’nin beklenenden daha yavaş büyüyeceği endişeleri giderek artıyor. Ayrıca Irak’a saldırı olasılığı gündemde. Tüm bunlar dolar üzerinde baskı yaratabilir. Ekonomik dataları ve gelişmeleri yakından takip etmekte yarar var.

 

 

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER