Capital'e abone olun.
KİŞİSEL YATIRIM

Kişisel Yatırım

“Çift Dip Riski Artıyor”FED Başkanı Ben Bernanke, ekonomik aktivitenin ABD’de ve yurtdışında dengeye geldiğini göründüğünü belirterek kısa vadede büyümeye dönüş için olasılıkların iyi göründüğünü v...

Son Güncelleme: 01.09.2009

hed“Çift Dip Riski Artıyor”
FED Başkanı Ben Bernanke, ekonomik aktivitenin ABD’de ve yurtdışında dengeye geldiğini göründüğünü belirterek kısa vadede büyümeye dönüş için olasılıkların iyi göründüğünü vurguladı. Bernanke, “Toparlanma yavaş olacak ama dünyayı felaketten kurtardık” dedi. Krizi önceden bilerek ün kazanan ekonomist Nouriel Roubini ise Financial Times’a yazdığı yazıda, ekonomik krizin bir çift dip ve ‘W şeklinde’ resesyon oluşturması riskinin artmakta olduğunu söyledi. Roubini’nin dikkat çektiği noktalar şöyle:

Aşırı Likidite Çekilmeli
“Politika belirleyicileri, ince bir çizgide yürümeli ve ekonomik toparlanmanın altının oyulmasını engelleyecek bir yol bularak aşırı likiditeyi çekmeli. Yüksek bütçe açıklarının sürdürülmesi halinde, tahvil faizleri ve borçlanma faizleri yükselebilir ve stagflasyona yol açabilir.

hedEmtia Fiyatları Önemli
İkili dibe yol açabilecek bir diğer endişe nedeni ise petrol, enerji ve gıda fiyatlarının, ekonomik temellerin haklı gösterdiğinden daha hızlı artmakta olması. Fiyatların aşırı likidite ve spekülatif taleple daha yukarı gidebileceğini düşünüyorum. Spekülasyonun, petrolü 100 doların üzerine çıkarması durumunda dünya başka bir daralma şokunu kaldıramaz.

Trendin Altında Büyüme
Küresel ekonominin, yılın ikinci yarısında dibi göreceğini ve ABD ile Batı Avrupa ekonomilerinin birkaç yıl boyunca trendin altında büyüme yaşayacağını tahmin ediyorum. Çin, Fransa, Almanya, Avustralya ve Japonya’da iyileşme başlamasına karşın ABD, İngiltere ve bazı Avrupa ülkelerindeki resesyon, yıl sonundan önce resmen sona ermeyecek. Artan işsizlik, ciddi biçimde zarar görmüş küresel finansal sistemi ve zayıf şirket kârlılıkları, iyileşmenin neden V şeklinde olmayacağının nedenleri arasında.

VOB

hedRiskli Kazanç Dönemi
Beşinci yılını geçen ay İstanbul’da kutlayan VOB, yine 12 Ağustos’ta günlük işlem hacmi rakamını, 2 milyar 562 milyon TL’ye çıkararak yeni bir rekora daha imza attı. Özellikle ay sonlarındaki kontrat kapama dönemlerinde, VOB’daki hareketliliğin daha da arttığı gözleniyor. Yine VOB’daki işlem hacminin yüzde 90’ının, İMKB-30 Endeks kontratlı olduğunu da hatırlatalım. Spot piyasadaki beklentilere paralel hareket eden vadeli piyasada, özellikle son yükselişlerden sonra risklerin iyice arttığı ifade ediliyor. Olası düzeltmelere karşı dikkatli olunması tavsiye ediliyor.

Ancak TCMB’nin faiz indirimine devam edeceğinin sinyalini vermesi, yine yurtdışı piyasalardaki risk alma iştahında ciddi bir azalma meydana gelmemesi, IMF ile ilgili beklentiler piyasaları canlı tutmaya devam ediyor.

İMKB

hedMuhafazakar Yaklaşım Korunmalı
MB’nin geleceğe dair tüketim tarafında öngördüğü olumsuz tablo paralelinde faiz indirimlerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşebileceği görüşü, İMKB’nin yukarı yönlü seyrini tetikliyor. Piyasada 50.000 üstü hedefler telaffuz ediliyor. Analist Özgür Yurtdaşseven ise muhafazakar yaklaşımını koruyor. Faiz odaklı beklentilerde, bu yönde bir değişimin öncelikli etkileyeceği şirket hisselerinin, iyimserliğin yeniden güç kazandığı bugünlerde yeniden ön planda olmasını bekleyen Yurtdaşseven, bankalar, otomotiv ve gayrimenkule dikkat çekiyor. Hisse bazında ise Garanti Bankası, Halkbank, İş Bankası, Tofaş Otomotiv, İş GYO, Sinpaş GYO hisselerini öneriyor. İMKB’deki teknik görüntü itibarıyla 42.500 ve 40.000 desteklerine dikkat çeken Yurtdaşseven, yukarı hareketlerde ise 50.000’in test edilebileceği kanaatinde.

Faiz

hedFaiz İndirimleri Sürecek
Geçen ay TCMB, faiz puanlarını piyasa beklentileri paralelinde 50 baz puan indirdi. Bunun yanında indirimlerin devam edeceğinin de sinyalini verdi. Bu indirimle TCMB’nin borçlanma faizleri yüzde 8,25’ten yüzde 7,75’e düşerken borç verme faiz oranları yüzde 10,75’ten yüzde 10,25’e geriledi. Krizin başladığı dönemden bu yana TCMB, benzerlerine kıyasla sert indirimlerde bulunarak toplamda 900 baz puan (yüzde 9) indirim gerçekleştirdi. Banka, ekonomik aktivitedeki olası canlanmanın biraz zaman alacağını ve bu canlanmanın kademeli olarak gerçekleşeceğinin altını çizdi.

Yapılan değerlendirmelerde TCMB’nin eylül ayında 50 baz puan daha indirim yapabileceğine işaret ediliyor. Ancak ekonomik canlanmanın durumuna bağlı olarak daha ileri faiz indirimlerinin de gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Buna bağlı olarak ekim ayında da 25 baz puanlık bir indirim, piyasa tarafından sürpriz olarak nitelendirilmiyor.

Yine de bundan sonra reel faizlerin aşırı düşük seviyelerde olacağı ve bu durumun orta vadede sürdürülemeyeceği görüşünde olan analistlere göre TCMB’nin, enflasyon beklentilerine de dayanarak 2010’un ikinci yarısına kadar yaklaşık 200 baz puanlık faiz artırımında bulunacağı beklentisi söz konusu.

Netice itibarıyla yüzde 10 seviyesinin üzerinde seyreden 11 Mayıs 2011 itfalı gösterge kıymetin, ortalama bileşik faizin yüzde 10 desteğinin altına geldiğini gördük. Hatta yüzde 9,5 seviyesinin de altına gerileyerek tarihi dipleri test etti.

Yine ağustos ayında Hazine’nin piyasadan borç çevirme oranı yüzde 105 civarında oldu. Ocak-ağustos döneminde, yüzde 104,5 civarında olan piyasadan borç çevirme oranının, yıl sonuna kadar yüzde 100’ün altına inmesi beklenmiyor. Hazine’nin bundan sonraki ilk yüklü itfa dönemi, 2010 yılının ilk aylarında başlıyor. Ocak-Şubat 2010 dönemine kadar itfalar oldukça düşük seviyede kalacak. Hazine’nin yıl sonuna kadar 10 milyar liranın üzerinde aylık itfası bulunmuyor. 2010 yılında ise Hazine’nin ocak ayında 15 milyar liradan, şubatta ise 20 milyar liradan fazla itfası bulunuyor.

Eurobond

hedİyimserlikle Yükseliyor
Kısa vadeli tahvil getirilerinin alım-satım spredinin genişlemiş olması nedeniyle kısa vadeli kıymetlerde ‘tut’ önerisi veriliyor. Yurtdışı piyasalarda iyimserliğin hakim olması sonucunda gelişmekte olan piyasa eurotahvillerine ilginin arttığı gözleniyor. Ancak yurtdışı piyasalarda belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmamış olması nedeniyle orta vadelerde de ‘tut’ önerisi verilirken uzun vadelerde ‘sat’ önerisi korunuyor.

Kasım 2019 vadeli yeni Eurotahvil, benzer vadeye sahip kıymetlere göre daha yüksek getiri sunuyor. Bu kıymette pozisyon alınabileceği ifade ediliyor. 14.07.2017 vadeli dolar cinsi Eurotahvilin likiditesi ve getiri seviyesi göz önüne alındığında, benzer vadeye sahip kıymetlere göre cazip olduğu, bu kıymette pozisyon alınabileceği analistlerce belirtiliyor.

Altın

Enflasyon Kaygıları Yukarı Taşır
Altın, emtialara olan ilgiyle birlikte yüksek seviyelerini korumaya devam ediyor. Euro/dolar paritesinin yanında petrol fiyatları, ABD verileri, altın yatırımcısının dikkatle izlediği konular. Önümüzdeki süreçte altında çok ciddi bir dalgalanma beklenmiyor. Ancak hareketin aşağı yönlü olmasından çok, yukarı yönlü olabileceği yönündeki görüşler dikkat çekiyor.

Aşağı hareketlerde, 900 dolar seviyeleri güçlü destek olarak görülürken emtia piyasalarındaki hareketlere bağlı olarak yukarı hareketlerde 1.000 dolar seviyeleri hedef olarak gösteriliyor. Önümüzdeki dönemde özellikle enflasyona yönelik endişelere paralel olarak 1.000 dolar seviyeleri mümkün görünüyor. En son ons fiyatı haziran başında 1.000 dolar seviyelerine yaklaşmıştı.

Döviz

Yurtdışına Bağlı
Yurtdışı piyasalardaki gelişmeleri izleyen döviz piyasasında, ABD’de toparlanmanın gecikebileceğine yönelik tedirginliklerle dolar/TL’de yeniden 1,50’nin üzerine çıkıldığı görüldü. Euro/doların da 1,40’lı seviyelere doğru gerilemesi, dolar/TL’nin yukarı yönlü hareketine etki etti. Sonrasında ise ABD’nin yeni ekonomik paket açıklayacağına yönelik söylemlerle paritenin yeniden 1,43 seviyelerinin üzerine çıktığını gördük. Global likiditede bir yön değişikliği olmadığı sürece kurun 1,50 TL’nin altında hareket etmeye devam edeceğini söyleyen analistler aksi durumda ise 1,50’nin kırılarak 1,55 seviyelerine doğru bir hareket gözlenebileceğini ifade ediyor. Aşağı hareketlerde öncelikle 1,45 önemli destek olmaya devam ediyor.

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER