Capital'e abone olun.
NEREDEN GELİYOR

Nereden Geliyor

Yıllarını bu işe verenler, döviz alım satımıyla uğraşanlar, işadamları ve hatta Merkez Bankası’nın yöneticileri… Herkes piyasadaki bu dolar bolluğunu, düşüşün nereye kadar süreceğini tahmin ediyor....

Son Güncelleme: 01.10.2003

Yıllarını bu işe verenler, döviz alım satımıyla uğraşanlar, işadamları ve hatta Merkez Bankası’nın yöneticileri… Herkes piyasadaki bu dolar bolluğunu, düşüşün nereye kadar süreceğini tahmin ediyor. Yastık altı, yurtdışı, Irak, ihracat, turizm ve diğerleri… Aslında çok gerekçe gösteriliyor. Fakat, dolar kurunu 1.3 milyona yakın düzeye çeken bu tarihi dolar arzının nedeni bir türlü anlaşılamıyor. Bir bankacı, “Hayatımda ilk defa dövizin yıl sonunu düşüşle kapattığını göreceğim” diyerek tabloyu gözler önüne seriyor.  
 
Çok şubeli bir bankanın hazine yönetmeni, piyasaları şaşırtan gelişmeyi açıklamak için, “Yurt dışı, yastık altı, Irak, ihracat… Her taraftan döviz akıyor. Şubelere gelen efektif döviz girişinde geçen yıla göre yüzde 60-70 oranında artış gözlüyoruz” değerlendirmesini yapıyor.  
 
Yaşanan gelişmeleri yorumlamakta güçlük çeken bir başka bankacı ise Merkez Bankası’nın yöneticileriyle konuştuğunu anlatıyor ve şöyle devam ediyor:  
 
“Merkez Bankası’ndaki üst düzey yönetici arkadaşları aradım ve dolardaki trendi sordum. Dövizdeki hareketleri en tepeden izleyen Merkez Bankası’nın yöneticileri bile, dövizdeki hareketleri tam olarak görmekte zorlanıyorlar. Aldığım yanıtlardan bunu çıkardım.”  
 
Yıllarını döviz piyasalarını izlemeye veren, ancak son aylardaki gelişmeleri yorumlamakta zorlanan iki bankacı yalnız değiller. Sokaktaki vatandaştan ekonomistlere, bürokratlardan işadamlarına, neredeyse herkes 6 ayda yaşanan döviz arzını yorumlamakta zorlanıyor. Herkes aynı soruyu soruyor: “Nereden geliyor bu kadar döviz?” Önce “Dolar nereye gidiyor” sorusu vardı, şimdi gündem değişti…  
 
Akbank’ın fon yönetiminden sorumlu genel müdür yardımcısı Reşit Toygar, “Yıllardır bu işle uğraşıyorum. İlk defa dövizin artış değil, azalışla yılı kapattığı bir döneme şahit oluyorum” diyerek piyasanın ruh haline dikkat çekiyor. Toygar’a göre, dövizde, özellikle dolarda bir yıl önce bütçelerde öngörülen kur tahminlerinin hepsi çöpe atıldı, yenilenen hedeflerin ise tutacağı şüpheli. Bunda en büyük etkisi ise ekonomide yaşanan bahar havası ve mart ayından başlayarak eylül sonuna kadar süren, ancak miktarı tam olarak bilinemeyen milyarlarca dolarlık döviz arzı etkili oldu.    
 
Bono için 2.7 milyar dolar satıldı  
 
Aslında döviz kurlarındaki gerilemenin nedenlerini sorguladığımızda, uzmanlardan benzer yanıtlar geliyor. Onlara göre, ilk neden, tasarruf sahiplerinin dövizden TL’ye geçmeyi tercih etmesi. Dolar kurunun 1 milyon 780 bin TL, Euro’nun da 1 milyon 850 TL düzeyine ulaşmasıyla birlikte yatırımcılar bu kez adres değiştirdiler. Yeni adres ise yıllık bileşik getirisi yüzde 70’e dayanan Hazine bonoları oldu. Capital’in Mayıs  2003 sayısında bu konudaki gelişmeye dikkat çekmiş ve artan ilgi nedeniyle Hazine bonosuna yatırım yapan bireylerin sayısının 1.5 milyona ulaştığını yazmıştık.    
 
Denizbank’ın fon yönetiminden sorumlu genel müdür yardımcısı Bora Böcügöz, o dönemi değerlendirirken, “Savaşın bittiği günlerde faizlerin yüksekliğini fırsat bilenler, hızlı bir şekilde yastık altındaki dövizleriyle bono aldılar” diyor.  
 
Dışbank’ın başekonomisti Haluk Börümcekçi ise “Döviz arzının artmasında, kurların düşmesinde en önemli etken, yerli tasarrufçuların dövizden TL’ye geçmesi oldu” diye konuşuyor.  
 
Bir başka değerlendirme ise CNNTürk Ekonomi editörü Uğur Gürses’den… Ona göre, Hazine bonosuna dönen döviz miktarı son 6 ayda 2.7 milyar dolara ulaştı.    
 
Yastık altı faktörü çok önemli  
 
Piyasayı yakından izleyenlere göre ikinci ve en önemil etken, “yastık” altı faktörü… Buna göre, ekonomideki iyimser hava ve Irak’taki savaşın kısa sürmesi, bireysel yatırımcıları dolar bozdurmaya itti. Savaş öncesinde, özellikle ocak ve şubat aylarında sistemden çıkış olduğuna dikkat çeken bankacılar, “Irak’daki çatışmalar sona erince, dövizler yeniden sisteme yöneldi” diyor.  
 
Bankacılara göre, sisteme bu yolla giren döviz miktarı 2 ile 2.5 milyar dolar arasında değişiyor. Reşit Toygar, yastık altından sisteme dönen dövizlerle ilgili şöyle bir tahmin yapıyor:  
 
“Yastık altından ne kadar geldiğini tam olarak bilmek mümkün değil. Ancak, kabaca şöyle bir hesap yapılabilir. Daha önce, ortalama 4 milyar dolarlık TL emisyonu olurdu. Şu anda bu rakam, 10 katrilyon lira (7 milyar dolar) civarında. Bu da vatandaşın elinde, cüzdanında taşıdığı dövizleri sisteme soktuğu anlamına gelir. Bu artışta diğer faktörleri de hesaba da katarsak, kabaca 2.5 milyar doların yastık altından sisteme girdiğini tahmin ediyoruz.”  
 
Özel bankacılıktan dönüş mü?  
 
Ekonomide yaşanan kriz sırasında Türkiye’den ciddi miktarda dövizin yurtdışına, özellikle de “Private banking” (Özel bankacılık) hizmeti veren bankalara gittiği biliniyor. Bankacılara göre, bu kanaldan da döviz girişi yaşanıyor. Bu yolla gelen para için yapılan hesaplar, 2 ile 2.5 milyar dolar arasında bir büyüklüğe işaret ediyor.  
 
Uzmanlar, bu tahminlerini desteklemek için Döviz Tevdiat Hesapları’ndaki (DTH) yükselişe dikkat çekiyor. Bir ara 46 milyar dolardan 42 milyar dolara kadar düşen DTH hacmi, ardından yeniden yükselişe geçti ve 48 milyar dolar düzeyine ulaştı. Haluk Börümcekçi, “DTH rakamları gösteriyor ki, bir kısım mevduat ithal edildi” diyor.  
 
Ekonomist Murat Üçer ise yurt dışındaki kaynakların Türkiye’ye getirilmesini, 1980’lerde başlayan sürecin geri dönüşü olarak değerlendiriyor. Üçer, “Bu dönüş devam edecektir, ancak sermaye olarak değil, kredi ve borç olarak döneceği görüşündeyim” diye konuşuyor.  
 
Irak’dan gelen dövize dikkat  
 
Uzmanların dikkat çektiği bir başka neden de, Irak’a yapılan ticaretten kaynaklanan döviz arzı. Türk Amerikan İş Konseyi Başkanı Vural Akışık’a göre, Irak’a yapılan aylık mal ihracat tutarı 220 milyon doları buldu ve bu rakam sürekli artıyor. Bu hesaba göre,  Nisan-Eylül 2003 tarihleri arasında Irak’a yapılan mal satışından 1.5 milyar dolar gelir sağlandı. Üstelik, Irak’ta bankacılık sisteminin olmaması nedeniyle bu dövizler nakit olarak giriyor.  
 
Bankaların Güneydoğu’daki şubelerinin aldığı efektif döviz hacmindeki büyüme, bu gelişmeyi destekliyor. Bora Böcügöz, “Diyarbakır şubemizde efektif döviz alış tutarı haftada 5 milyon dolar civarında. Merkez Bankası ve bizim gibi 4-5 bankanın daha rakamlarını toplarsanız, aylık efektif döviz alışları 250-300 milyon doları bulur. Eskiden bu alışlarımızın tutarı 1-2 milyon dolar civarındaydı” diyor.  
 
Bunlara ek olarak, turizm sektöründen kaynaklanan döviz arzını da unutmamak gerekiyor. Özellikle temmuz, ağustos ve eylül aylarında en yüksek turizm gelirlerine ulaşıldığına dikkat çeken bankacılara göre, buradan gelen döviz de kurları baskı altında tutuyor.  
 
Sisteme giren döviz rakamı  
 
Sisteme giren döviz tutarı ve ayrıntılar konusunda farklı tahminler yapılıyor. Ödemeler dengesiyle ilgili veriler, net döviz girişini gösteriyor. Örneğin, ocak ve şubat aylarında toplam 2.2 milyar dolar yastık altına gitti. Ancak, mart ayından itibaren yeniden sisteme dönüş başladı. Ödemeler dengesi rakamlarından yola çıkıldığında sisteme mart ayında 299, nisan ayında 705 ve mayıs ayında 1.5 milyar dolar girdi. Haziran ayındaki giriş ise 993 milyon dolar olarak hesaplandı.  
 
Yastık altından sisteme giren 4 aylık döviz tutarı ise 3.5 milyar dolara ulaştı. Resmi açıklama yapılmadı ,ancak bankacılar döviz girişinin temmuz ve ağustos aylarında 2’er milyar doları bulduğunu söylüyorlar. Bir bankacı, “Döviz girişi, temmuz ve ağustos ayları kadar olmasa da halen sürüyor” diyor.  
 
Sisteme ne kadar döviz girişi olduğunun bir diğer göstergesi de, Merkez Bankası’nın 6 Mayıs’ta başlattığı döviz alım ihaleleri. Bu ihaleler yoluyla 25 Eylül’e kadar yapılan toplam alım tutarı 4.1 milyar dolar oldu. Doğrudan müdahalelerle bankalardan satın alınan döviz tutarı ise 2.7 milyar dolar idi. 25 Eylül’deki doğrudan müdahaleyle satın alınan tutar bilinmiyor ama rakamın 1 ile 1.5 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Bu da 4.5 aylık süre zarfında Merkez Bankası’nın 8 milyar dolarlık döviz alımı yaptığı gerçeğini ortaya koyuyor.  
 
Peki devamı gelecek mi?  
 
Eylül ayında da süren yeni döviz girişinin ne kadar süreceği bilinmiyor. Bazı bankacılar, arzın azalarak devam edeceği görüşünü savunuyor. Ancak,  bir bölüm bankacı, “Şimdiki eğilim devam eder. Şu andaki gibi hızlı bir döviz arzı genişlemesi olabilir” diyorlar.  
 
Uğur Gürses, “Merkez Bankası’nın son olarak yaptığı 50 milyon dolarlık alım ihalesine 249 milyon dolar teklif geldi. Demek ki, döviz var ve arz devam edecek” diyor.  
 
Akbank’ın genel müdür yardımcısı Reşit Toygar da, benzer görüşleri savunuyor. Toygar, “Yastık altındaki dövizlerin tamamının sisteme girdiği söylenemez. Fırsat oldukça, bu boyutta olmasa da sisteme girecektir” diye konuşuyor.  
 
Çok şubeli bir bankanın hazine yönetmeni, “Ekim ayında da döviz girişi devam edecek ama biraz azalacağını tahmin ediyoruz” diyor. Denizbank’ın genel müdür yardımcısı Bora Böcügöz de, döviz arzında bir azalma olacağı görüşünde.  
 
KUR SEVİYESİ NE OLACAK?  
 
Dolardaki düşüş nereye kadar süreceği konusunda kimse bir tahminde bulunamıyor. Yıl sonu için öngörülen tahminlere bile ulaşılmayacağı söyleniyor. Merkez Bankası’nın 1.5 milyar doları bulduğu söylenen doğrudan alımlar bile, dolar kurunu ancak 15 bin lira zıplatabildi. Oysa, şubat mart aylarında bir yabancı bankanın 15-20 milyon dolarlık döviz alımı bile, kurları hızlandırmaya yetiyordu.  
 
Bankacılar, yıl sonuna doğru kurlarda bir düzeltme hareketi bekliyor. Özellikle ihracattaki artış oranındaki azalmaya karşılık ithalattaki artış hızının yükselmesi, kurlar üzerinde çıkış baskısı yaratacağı görüşü var.  
 
Ancak, uzmanlar bu beklentinin realize olması durumunda yeni bir satış dalgasının geleceği görüşünde. Reşit Toygar, “Döviz fiyatlarında bir yükselişle birlikte DTH’lardan TL’ye dönüş bekliyoruz. Biz bu fırsatı bekleyen bir kesim olduğunu tahmin ediyoruz” diyor. Uğur Gürses de, döviz kurlarındaki yükselişin yeni bir satış fırsatı getirdiğini söylüyor.  
 
Yıl sonu kur tahminleri konusunda ise kimse tahmin yapmak istemiyor. Reşit Toygar, “Yıl başında 2003 yıl sonu dolar kuru için 1 milyon 800 bin olacağını tahmin ediyorduk, tahminleri sürekli olarak aşağı çekti. Şimdi de 1 milyon 550 bin diyoruz. Ama buraya gelip gelmeyeceğini ben de bilemiyorum. Ama her durumda yıla 1 milyon 650 binden başlayan dolar kuru, yılı eksiyle kapatacak. Bu da Türkiye tarihinde ilk kez oluyor” diyor.  
 
  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER