Capital'e abone olun.
YABANCILAR YENİ FIRSAT ARAYIŞINDA

Yabancılar Yeni Fırsat Arayışında

Yabancı sermayenin Türkiye pazarına olan ilgisini mayıs ayındaki dalgalanma bile etkilemedi. Birçok yabancı şirket Türkiye’de ısınma turlarına devam ediyor. Bunlar arasında yerel şirketleri t...

Son Güncelleme: 01.09.2006

Yabancı sermayenin Türkiye pazarına olan ilgisini mayıs ayındaki dalgalanma bile etkilemedi. Birçok yabancı şirket Türkiye’de ısınma turlarına devam ediyor. Bunlar arasında yerel şirketleri teklif yağmuruna tutanlar olduğu gibi pazara yönelik araştırma ve fizibilite çalışmalarını sürdürenler de var. Türkiye’ye gelenler de bulundukları alanlarda farklı segmentlere girmek için fırsat kolluyor. Bu ilgiden pay kaymak isteyen Türk şirketleri ise yabancıların kapısını aşındırıyor. İşte böyle bir ortamda Capital, değişik sektörlerde pazarın potansiyelini araştıran yabancıların izini sürdü, taliplileri tespit etti.

“Mayıs'tan beri yaşanan dalgalanma sürecinde bile Sabancı Holding'e çok yoğun yabancı yatırımcı ziyareti oldu. Daha önce de vardı, ama sanki dalgalanmalarda bu daha da arttı. Değişik ülkelerden gelen bütün yatırımcıların söylediği şu oldu: ‘2005 yılının balonu gitti, şimdi fiyatlar daha bir yerli yerinde, Türkiye'de yatırım zamanı.’”

Sabancı Holding CEO’su Ahmet Dördüncü’nün Hürriyet’e verdiği söyleşide aktardığı bu bilgi, yabancı sermaye cephesinde ilginin yoğunlaştığının da bir ispatı aslında.

Gerçi yabancı şirketlerin başkanlarının Türkiye’nin potansiyeline ve geleceğine ilişkin övgülü sözlerine duyuyor ve Türkiye’ye girmek için fırsat kolladıklarını açıkladıklarına da sık sık tanık oluyoruz. Peki sözlerle ortaya konulan bu niyetlerin ne kadarı ciddi?

Capital olarak yabancı sermaye ile ilgili çeşitli haberler hazırladık. Ancak, bu haberde Türkiye pazarıyla gerçekten ilgili olan, bu ilgilerini pazar araştırmaları ve fizibilite çalışmalarıyla ortaya koyan şirketleri araştırdık. Çalışmamızı hazırlarken işadamlarının ve sektörlerin önde gelen üst düzey yöneticilerinin “kulaklarına çalınan” bilgilerden yararlandık, ve Türkiye’ye görücü gelen yabancı şirketleri ortaya çıkardık.

BANKACILIK HALA FAVORİ
Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da yabancıların gözde sektörleri arasında bankacılık üst sıralarda yer alıyor. Bugün bankacılık sektörüne bakan yabancılar arasında önceki banka alım fırsatlarında ilgili gözükenler olduğu gibi ilk defa gelmeyi düşünenler de yer alıyor.

Türkiye’ye olan bu ilgiyi iki grupta incelemekte fayda var. İlk grupta belirgin olarak Türkiye pazarıyla ilgilenenler yer alıyor. Sektörden bir yetkili, birinci gruba Fransız Calyon ve Societe Generale, Hollandalı ABN Amro, İtalyan Bank Intesa, Citibank ve İngiliz Standard Chartered Bank’ı koyuyor. Daha az ilgili olan ikinci grupta ise Hollandalı ING, Belçikalı KBC, İngiliz Barclays, Singapurlu Temasek Grubu, İspanyol BBVA ve Banco Santander, Yunan EFG ve Alfa, Macar OTP Bank ve Alman Deutsche Bank’ın isimleri geçiyor.

Aynı yetkili, Türkiye’de temsilcilik, şube veya banka şeklinde var olanlar arasında satın alma yoluyla inorganik büyümeyi değerlendirmek isteyebilecek HSBC, UniCredit, GE, BNP Paribas ve Fortis gibi bankaları göz ardı etmemek gerektiğini ekliyor.

Sektörden bir diğer yetkili eylül ayından itibaren bazı isimleri duymaya başlayacağımızı söylüyor. Ona göre, Halk Bankası bu ilgiyi canlandırabilir.

SİGORTANIN İKİ BRANŞI
Finansın sigortacılık kolu da popüler alanlar arasında. Doyma seviyesine ulaşan Avrupa pazarı gelişme potansiyeli yüksek olan Türkiye’ye ilgiyi artırıyor. Sektörden bir yönetici, “Hayat branşında gidilecek çok yer var. Bu işin kârlılığı elementer sigortaya göre daha fazla. Öte yandan özel emeklilik fon büyüklüğü Amerika’da GSMH’nin yüzde 65’i, İsviçre’de yüzde 110’u seviyesinde. Türkiye’de yüzde 4 olsa 10 yılda 15-20 milyar dolar fon birikeceği anlamına geliyor. Bundan pay almak istiyorlar” diye anlatıyor.

Sektöre olan ilgi de uzmanı doğruluyor. Hollandalı Aegon’un özellikle emeklilik alanında zaman zaman gelip şirketleri araştırdığı biliniyor. Hollandalı ING de pazar araştırması yapan bir diğer şirket. Türk Telekom’u alan Oger’in bir şirket arayışında olduğu konuşuluyor.

Alliance’ın mevcut durumunu netleştirip yalnız mı, ortakla mı devam edeceğine karar vereceği söyleniyor. Generali Sigorta’nın birkaç şirketle konuştuğu sektörden gelen bilgiler arasında. Bu arada bazı bankaların kendi şirketlerini kurmak için fırsat kolladıkları duyuluyor. TEB/BNP Paribas’nın kendi hayat şirketini oluşturmak için arayışta olduğu söyleniyor. Fortis’in ise elementer branşta çalışacak bir şirket arayışında olduğu ulaşan bilgiler arasında. Arayıştaki bankalar arasında Citibank ve Finansbank da sayılıyor.

YABANCININ GÖZÜ PERAKENDEDE
Perakendenin zincir marketler kategorisinde yeni bir hareket uzmanlar tarafından beklenmiyor. Ancak, 27 milyar Euro cirolu Alman Tengelmann’ın Türkiye pazarına yönelik araştırmalarını sürdürdüğü bilgisi bu alanda sürprizler yaşanabileceğinin de bir göstergesi. Tengelmann indirimli market segmentiyle ilgileniyor. Wal-Mart’ın Almanya ve Kore pazarından çekilmesi ile Türkiye yatırımının bir başka bahara kaldığı yorumları yapılıyor.

Burada Metro Group ile Koç Holding’in 1998’de masaya oturduklarını ve görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını hatırlatmakta da fayda var. Sektörden bir uzman, Koç Holding’in bu alandaki büyümesini sürdürmek için kendi şartlarına uyan bir ortak alabileceğini söylüyor.

Perakendeciliğin mobilya ayağında Alman orijinli Roller Markt’ın Türkiye’de perakendeye yönelik mağazalaşma düşüncesi olduğu da konuşuluyor.

Perakendeciliğin ilgi çeken alanlarından biri ise hazır giyim mağazacılığı. Geçtiğimiz aylarda açılan Kalyon alışveriş merkezinde birçok yabancı markanın ilk mağazalarını açmaları da bunun göstergesi. Bu alanda ise H&M’in Türkiye pazarını araştırdığı ve uygun bir fırsat kolladığı konuşulanlar arasında. Bunun dışında Alman Gerry Weber, Hollandalı C&A, Avusturyalı Palmers, İtalyan Motivi, Alman s. Oliver ve Alman New Yorker firmalarının isimleri de sektörde dolaşıyor.

ELEKTRONİKTE SÜRPRİZ ŞİRKETLER
Perakendecilikte önemli atağın ise tüketici elektroniği mağazacılığından gelmesi bekleniyor. Birçok yabancı şirket pazarda araştırmalarını sürdürüyor. Metro Grubu’nun tüketici elektroniği alanında faaliyet gösteren mağazalar zinciri Media Markt’ın İstanbul’da arsasını aldığı ve yapılanmaya başladığı biliniyor. Ayrıca, İngiliz Kesa Electricals Group Darty Mağazaları ile Türkiye’de yapılanmaya başladı. Hatta Kesa Electricals’ın Türkiye’deki operasyonu için Arçelik’in eski genel müdürü Nedim Esgin’i görevlendirdiği gelen bilgiler arasında.

Bunlar dışında pazarı araştırmaya devam eden yabancı şirketler de var. Amerika orijinli Best Buy’ın Türkiye elektronik perakende pazarına gireceği bilgisi sektörde dolaşıyor. İngiliz Dixons ve Fransız Fnac pazarı araştıran diğer elektronik perakendecileri. Görüldüğü gibi elektronik sektöründe yabancıların daha çok dikkatini işin ticari boyutu çekiyor. Türkiye pazarındaki tüketim potansiyeli yabancıları etkiliyor. Üretim boyutunda ise verilen devlet teşviklerinin de etkisiyle yatırımların çoğu Polonya gibi Doğu Avrupa ülkelerine yönelmiş durumda. Elektronik üretim yatırımına ilişkin zaman zaman niyet açıklamaları şirketler tarafından yapılıyor. Ancak, şimdilik bir gelişme yok.

TEKNOLOJİDE KİM GELECEK?
Perakendeciliğin teknoloji ayağında da çeşitli isimler konuşuluyor. Yunan telefon ve aksesuar şirketi Germanos’un adı da bu isimler arasında. Daha önce şirketin başkanı Türkiye’de 150 adetlik bir mağaza zinciri oluşturmak istediklerini açıklamıştı. Şirket araştırmalarını sürdürüyor. İngiliz telekomünikasyon şirketi Caudwell’in ise For You markası için Türkiye pazarıyla ilgilendiği söyleniyor. Bir diğer İngiliz telekomünikasyoncu Carphone Warehouse ise pazarda araştırmalarını sürdürüyor. Hatta birçok Türk şirketinin Carphone’un kapısını aşındırdığı da konuşuluyor. Yine Fransız Avenir ve Danimarkalı Dangaard’ın pazara yönelik ilgisi olduğu bilgisi sektörden geliyor.

Dünyanın en büyük 4’üncü yazılım şirketi olan Adobe ürünleri bilindiği gibi 2003’den itibaren Türkiye’de Koç Bilgi Topluluğu şirketlerinden Bilkom tarafından piyasaya sunuluyor. Adobe’nin dünya başkanı Kasım ayında Türkiye’yi ziyaret edecek ve bu ziyaret sonrasında Türkiye’de ofis açılıp açılmayacağı karara bağlanacak.

Sistem entegrasyonu alanında Fransız şirketi Atos’un adı geçiyor. Sektörden bir yetkili, “Bu şirketin Türkiye’ye yönelik arayışı bir süredir devam ediyor” şeklinde konuşuyor.

Ödeme sistemleri alanında ise Amerikalı Global Payments ile İngiliz CPP Group’un adı geçiyor. Bu iki şirketin Türkiye pazarına girmek için arayış içinde olduğu bilgisi de sektörden gelen haberler arasında yer alıyor.

WHIRPOOL PAZARI TEST EDİYOR
Arçelik, Vestel gibi yerlilerin yanında Bosch ve Merloni gibi uluslararası şirketlerin olduğu Türkiye beyaz eşya pazarında hareket alanı yaratmak aslında hiç de kolay değil. Ancak, pazardaki potansiyeli ve çevre ülkelerdeki bakir pazarlara ulaşım kolaylığını düşündüğümüzde ise bu alanın hareketsiz bir seyir izlemesini beklemek de doğru değil. Sektördeki uzmanlar da bu kanıyı paylaşıyor. Uzmanlara göre, bu alana da yabancı ilgisi var. Sektörde konuşulanlar, üç yabancı şirket üzerinde yoğunlaşıyor. Bunlardan ilki Electrolux. Türkiye’de de AEG markası ile yeniden yapılanmaya giren şirketin, yatırım yapma isteği yıllardır biliniyor. Geçmişte Vestel ile masaya oturan şirket masadan olumsuz sonuçla kalkmıştı. Uzmanlar, şirketin yatırım için fırsat kolladığına dikkat çekiyor. Son günlerde şirketin bu ilgisini yoğunlaştığı söyleniyor.

İsmi geçen diğer şirket ise Amerikalı beyaz eşya devi Whirlpool… Bilindiği gibi Whirlpool kısa bir süre önce Vestel ile iç pazara yönelik dağıtım ve satış anlaşması yaparak Türkiye pazarına adım attı. Ancak, sektör uzmanları Whirlpool’un bu anlaşmayı bir deneme olarak gördüğünü düşünüyor. Onlara göre, Whirlpool pazarı test ediyor. Whirlpool ve Electrolux’ün dünya genelinde bir rekabet içinde olduğunu da ekleyelim. Adı geçen diğer bir marka ise İtalyan Candy. Hoover gibi güçlü bir markaya sahip olan İtalyan şirketin, Türkiye pazarına yönelik ilgisini ve araştırmalarını sürdürdüğü konuşuluyor.

ENERJİDE TALİPLİ SAYISI ARTIYOR
Son yılların en ilgi çeken alanlarının başında enerji yer alıyor. Özellikle Sabancı gibi yerel güçler her fırsatta bu alanda oluşacak fırsatları değerlendireceklerini açıklıyor. Türkiye’deki yerleşik yabancı şirketler de yatırımlarını artırmak istiyor. Shell-Turcas ortak girişim şirketi bunun en güzel bir örneğini oluşturuyor.

Bu alandaki en önemli girişim dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri olan Rus Lukoil’den geldi. Şirket Zonguldak'ta yıllık 8-10 milyon ton kapasiteli rafineri kurmak için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na başvurdu. Ayrıca şirket 150 istasyonluk bir bayi şebekesi ile dağıtım sektörüne de girmek istiyor.

Avusturya’nın petrol ve gaz devi OMV ile PO’nun ortaklığı biliniyor. İki şirket rafineri kurmaya yönelik başvuru yaptı. Bu alanda bir diğer başvuru Çalık Holding ile Indian Oil Company’den geldi. İki şirket rafineri lisansı için EPDK’ya başvurdu.

Kazakistan petrol ve gaz şirket KuzMunaiGaz’ın, Karadeniz’de rafineri kurmak için fizibilite çalışmaları yaptığı sektörde konuşulan bir diğer gelişme.

Rafineri dışında Samsun-Ceyhan boru hattı ile ilgilenen yabancı şirketler olduğu sektörden gelen bir diğer bilgi. Bu alandaki yetki Çalık Holding’e verildi. Çalık Grubu, İtalyan petrol ve doğalgaz şirketi Eni ile işbirliği yapıyor.

DİĞER SEKTÖRLERDE SON DURUM
Gıda ve içecek sektörü ilginin yoğun olduğu bir diğer alan. Allied Domecq’i satın alan Fransız içki devi Pernod Ricard, Türkiye’yi öncelikli yatırım planları içine aldı. Avrupa’nın çerez lideri Hollanda kökenli The Nut Company ise Türkiye pazarına girmek için Euronut Gıda ile görüşmelerini sürüyor. The Nut Company Türkiye pazarına girerse Tadım’a ciddi bir rakip olacak. Türkiye’de halihazırda faaliyetlerini sürdüren Kraft’ın ise bisküvi pazarına yönelik araştırma yaptığı gelen bilgiler arasında. Suudi Arabistan orijinli milyar doları aşan cirosu ile tanınan Savola Company’nin iki yıldır Türkiye yağ sektörüne yönelik bir ilgi içinde olduğu sektör yetkilileri tarafından aktarıldı.

Yabancıların halihazırda bulunduğu çimentoda Meksikalı Cemex ile İsviçreli Holcim’in araştırma halinde olduğu biliniyor. Ancak sektörden bir uzman, son şirket satın alma fiyatları ile bu şirketlerin işlem yapma niyetlerinin kesinlikle olmadığı görüşünü savunuyor.

Lojistik sektöründeki durumu ise sektörden bir yetkili şöyle değerlendiriyor: “Satılmak istenen şirketler var. Bunlar iyi fiyat aradıkları için satış gerçekleşmiyor. Yurtiçinde Ulaştırma Bakanlığı’ndan L1-L2 belgesi alan holding şirketleri de şirket arayışı içinde. Ancak bir sonuç alamıyorlar. DHL’in kargo şirketi satın almak istediğini duydum.”

Finans’ın leasing ayağında ise HSBC’nin fizibilite yaptırdığı konuşuluyor.

TEOMAN KAZAN/KIMBERLY-CLARK TÜRKİYE PAZARLAMA MÜDÜRÜ

“BÜTÜN GLOBAL MARKALARIMIZI TÜRKİYE’DE LANSE EDECEĞİZ”
Hızlı tüketim ürünleri alanında dünyanın önemli şirketlerinden biri olan Kimberly-Clark’ın da Kleenex markasıyla temizlik pazarına girme isteği olduğu sektörden gelen bilgiler arasında. Şirketin bu alanla ilgili planlarını Kimberly-Clark Türkiye’nin pazarlama müdürü Teoman Kazan’a sorduk:

6 ÜLKEYE ÖNCELİK VERİLİYOR Kimberly Clark 16 milyar dolar cirosu ile Türkiye dahil 38 ülkede üretim yapıyor. Ürünlerimiz 150'yi aşkın ülkede satılıyor. Şirketimiz, gelişmekte olan ülkelere odaklanıyor. Özellikle de Brezilya, Rusya, Endonezya, Çin, Hindistan ve Türkiye'den oluşan 6 ülkeye öncelik veriliyor. Bu ülkeler dünya nüfusunun yarısını oluşturuyor ve devamlı büyüyor. Lider yada ikinci olma stratejisi vizyonumuzu oluşturuyor ve bütün yatırım stratejilerimiz bu vizyon çerçevesinde belirleniyor.

TÜRKİYE’YE 1999’DA ADIM ATTIK Şirketimiz, Türkiye pazarına ise ilk adımını 1999’da lokal bir marka olan Ovisan'ı satın alarak attı. 2000-2005 arasındaki kriz dönemini stratejik planlama, pazar araştırması ve üretim süreçlerini Kimberly-Clark standartlarına yükseltme çalışmalarıyla geçirdik. Aynı zamanda lokal çocuk bezi markası Pedo'nun ürün performansını geliştirdik. Huggies ve Kotex markalarının lansmanlarını başarılı bir şekilde bu yıl içinde gerçekleştirdik.

KLEENEX DE TÜRKİYE’YE GELECEK Dünyanın en çok bilinen ve en güçlü markalarından biri olan Kleenex markamız ise henüz Türkiye'de bulunmuyor. Türkiye Kimberly-Clark'ın dünyada en fazla önem verdiği 6 ülkeden birisi olarak belirlendi. Bu konum nedeniyle tüketiciler ve pazar devamlı mercek altında tutuluyor ve Kimberly-Clark'ın tüm global markalarının lansmanı planlanıyor. Ancak, yapılacak yeni lansmanların zamanlamaları hakkında bilgi veremiyoruz.

ŞABAN ERDİKLER/YABANCI SERMAYE DERNEĞİ BAŞKANI

“ULUSLARARASI SERMAYE HAREKETİNİN DIŞINDA KALMAMALIYIZ”

GLOBAL SERMAYEDEN 57,3 MİLYON KİŞİYE İŞ Uluslararası sermayenin boyutu sadece bu yıl 730 milyar dolara ulaştı. Kümülatif olarak 2004 yılı sonu itibariyle 9,7 trilyon dolardı. Varlıkları toplamı 32,1 trilyon dolara, uluslararası yatırımların satışları 16,9 trilyon dolara, ihracatları 3,7 trilyon dolara ulaştı. 57,3 milyon kişiye istihdam yaratıldı. Yarattıkları katma değer 40,6 trilyon dolardır. Kümülatif uluslararası sermayenin boyutu uluslararası ticaretin üstünde rakamlarla telaffuz edilir hale geldi.Türkiye dünyadaki bütün ülkeleri etkileyen bu hareketin dışında kalamaz ve kalmamalı.

ULUSLARARASI YATIRIMLAR HİZMET SEKTÖRÜNE Global ölçekle uluslararası yatırımların 3’te 2’si hizmet sektöründe, yine 4’te 3’ü de birleşme ve satın almalar yoluyla hayata geçirildi. Türkiye’ye gelen uluslararası yatırımlar da bu genel trendi izliyor. Bunda eleştirilecek bir yön göremiyorum. Uluslararası sermaye de yerli sermaye de kâr güdüsüyle hareket eder. Uluslararası sermayenin kâr güdüsüyle hareket etmesi aslında bizim açımızdan da rahatlatıcıdır. Şayet başka tercih ve beklentileri olsaydı sanıyorum hepimizin aslında bu başka tercih ve beklentilerden ürkmemiz gerekirdi.

YABANCILARIN KATKILARINI UNUTMAMALIYIZ Yatırımlar hizmette yoğunlaşsa da, kendi ürünlerini pazarlasalar da, uluslararası sermayenin Türkiye’ye gelişinden mutluluk duymamız gerekir. Türkiye’ye gelen her uluslararası firma milli gelirin ve refahın artmasına katkıda bulunuyor. Bugün Türkiye’nin en çok istihdam yaratan, en çok ihracat yapan kuruluşlarının uluslararası sermayenin kurduğu şirketler olduğu unutulmamalı. Türk işadamlarının çalışmalarının dünya ile entegrasyonunda bu firmalarla işbirliklerinin, çalışmaların oynadığı rol hatırlandığında yabancı sermayenin önemi daha iyi anlaşılır.

AVİ ALKAŞ/ALKAŞ DANIŞMANLIK YÖNETİM KURULU BAŞKANI

“ZARA, MANGO GELDİ HAZIR GİYİM MAĞAZACILIĞIMIZ GELİŞTİ”

İSTİHDAM İÇİN İHTİYACIMIZ VAR Yabancı sermayenin her şekilde yeni istihdam alanları yaratacağı önceliğinden yola çıkıyorum. Bizim her yıl 700 bin genç insana iş üretme sorumluluğumuz var. Bu da her yıl 35 milyar dolarlık bir kaynak demek. Dolayısıyla yabancı sermayeye mutlaka ihtiyacımız var. Yabancı sermaye Türkiye’ye ya kendi markasını getirecek ya ürünlerini ürettirmek için gelecek. Ancak, maalesef üretimdeki özelliklerimiz çok rekabetçi olmadığı için daha rekabetçi ülkelere kayıyorlar.

YURTDIŞINA AÇILMAYA BAŞLADILAR Yabancı markaların Türkiye’ye gelmesiyle oluşacak rekabet ortamının markalarımızın gelişmesine katkıda bulunacağını düşünüyorum. Markalarımızın yurtdışına çıkmasında yabancı sermayenin önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Çünkü, kendi pazarında yabancılarla rekabet edebilen markalarımız yakın coğrafyalardan başlayarak uluslararası pazarlara çıkıyor. Örneğin Zara, Mango geldikten sonra hazır giyim mağazacılığımızda büyük ilerlemeler görüldü. Carrefour geldikten sonra Migros Rusya pazarına çıktı.

GELMEYE DEVAM EDECEKLER Türkiye’de bugün 117 tane alışveriş merkezi var. İnşaatı sürenlerle birlikte bu rakam 4-5 yıl içinde 250-350 arasında bir rakama ulaşacak. Bu kadar yeni yerde mutlaka yeni markalara ihtiyacımız olacak. Yabancı markalar gelirse alışveriş merkezlerimizdeki perakende hareketi gelişir. Dolayısıyla yeni yabancı markaların gelmesine açık fikirle yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum. Yabancı sermaye açısından önümüzdeki dönemde ciddi bir hareket beklemek olası. Örneklerini de görüyoruz.

Ebru Fırat
efirat@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER