Capital'e abone olun.
GIDADAKİ 5 ANA TREND

Gıdadaki 5 Ana Trend

Dışarıda yemek, organik gıda, kişiye özel tüketim, hızlı tüketim ve diğerleri... Dünyanın en büyük sektörlerinden biri olan gıdada, dünya çapında etki yaratacak yeni eğilimler ortaya çıkıyor. Doğuş...

Son Güncelleme: 01.07.2002

Dışarıda yemek, organik gıda, kişiye özel tüketim, hızlı tüketim ve diğerleri... Dünyanın en büyük sektörlerinden biri olan gıdada, dünya çapında etki yaratacak yeni eğilimler ortaya çıkıyor. Doğuş yeri de ABD... Sağlıklı yaşam, güvenlik, kültürel etkilenmeler, gelir düzeyi ve eğitimle şekillenen bu trendlerden 5’i, daha fazla öne çıkacak...

 

Tüm dünya hız çağına uyum sağlamaya çalışıyor. Hız çağının etkileri yemek ve gıda kültüründe de kendisini gösteriyor. 2000 yılında Amerikan halkının gıda harcamasına ayırdığı miktar 821 milyar dolar civarında idi. Bu rakama, mutfak harcamaları, marketlerden alınan ürünler ve dışarıda yenen yemekler de dahil. Bu tutarın 2002 yılı sonu itibariyle 1.2 trilyon doları bulması bekleniyor.

 

Elbette gıda tüketimi üzerinde değişen nüfus yapısının, gelirin, yaşam tarzlarının ve davranış biçimlerinin büyük etkisi bulunuyor. Gelişen dünya ile birlikte insanlar daha güvenli, hesaplı ve sağlıklı gıdalar tüketmeyi tercih ediyorlar. Gıda maddeleri üreticileri de, farklı taleplere ve trendlere yönelik ürünler sunabilmek için çalışmaya devam ediyorlar.

 

ABD’de, demografi uzmanı Rebecca Gardyn, uzun süren çalışmaları sonucunda, gıdaya yön veren trendleri ortaya koyan bir araştırma hazırladı. Capital, bu araştırmadan öne çıkan sonuçları ve Türkiye’ye yansımalarını analiz etti. Uzmanlar ve sektöre yön verenlerin görüşleriyle, gıdada yarının eğilimleri ortaya çıktı.

 

Amerika’da 2002 yılının mart ayında yapılan bir araştırma da gıda tüketiminde yaşanan değişimi ve ortaya çıkan yeni trendleri son derece net bir şekilde ortaya koyuyor. Capital  bu yeni trendleri derledi ve Türkiye’ye yansımalarını araştırdı.

 

Gıdada 2002 trendleri

 

Örneğin tüketiciler öncelikli olarak kendilerine uygun ve tüketilmesi rahat ürünleri tercih ediyorlar. İkinci olarak aldıkları gıdaların sağlıklı olmasına her zamankinden daha çok önem veriyorlar. Bir diğer ilginç akım ise kişiye özel gıda ürünlerinin istenmesi.

 

Ayrıca tüketiciler, sağlık durumlarına uygun ürünleri de bulmak istiyorlar. Örneğin şeker hastalarına, diyet yapanlara ya da çocuklara yönelik ürünlerin sunumunda ve tüketiminde artış yaşanıyor.

 

Nüfus yapısının çeşitliliği, Amerikan tüketicisine, farklı ülke mutfakların denemesi fırsatını da sunuyor. Öncelikli olarak baharatlı ürünler tercih ediliyor. Bunun yanında egzotik meyveler, otantik yiyecekler de talep edilenler arasında.

 

Son olarak, özellikle deli dana hastalığı ve genetik olarak modifiye edilmiş gıdalarla yaratılmaya çalışılan biyolojik terör tüketicileri endişelendiriyor. Tüketiciler, gıda maddelerinin üretim aşamasındaki güvenliliğine ciddi oranda önem veriyorlar.

 

Fast food dizginlenemiyor

 

Amerika’da fast food pazarının büyüklüğü 111 milyar dolar civarında. Bunun en önemli nedenlerinden birisi, toplumun zaman sıkıntısı çekmesi. İnsanlar çabuk hazırlayıp tüketebilecekleri ve bir an önce başka işlere yönelebilecekleri gıdaları tercih ediyorlar. Bu da fast food pazarının önlenemez yükselişini körüklüyor.

 

Türkiye’de de özellikle son yıllarda benzer bir tablo öne çıkıyor. 15-30 yaş grubu başta olmak üzere, nüfusun büyük çoğunluğu kolay hazırlanabilir gıdalara yönelmeye başladı. 

 

Çocuklar da fast food ürünlerinin tüketicileri arasında büyük paya sahip. Restoranlardaki eğlenceli ortam ve sunulan oyuncak gibi ürünler, 12 yaşın altındaki çocukların fast food ürünleri tüketmesini özendiriyor. Çalışan anneler de rahat ve zahmetsiz olması nedeniyle kolay hazırlanan yiyecekleri tercih ediyorlar.

 

Yiyecek-sağlık bağlantısı

 

Özellikle büyük şehirlerde yaşayan A ve B gelir gruplarına mensup tüketiciler, gıda konusunda artan bir oranda bilinçleniyorlar. Kerevitaş Genel Müdürü Mustafa Köse, özellikle son yıllarda yaygınlaşan hormon ve zirai ilaçlara dikkat çekiyor. Mustafa Köse, Türkiye’de de tüketicilerin sebze ve meyvelere kuşku ile yaklaştıklarını, sağlıklarını önemsediklerini belirtiyor.

 

Amerika’da Ulusal Gıda Bilgilendirme Konseyi’nin saptamasına göre, tüketicilerin yüzde 75’i sağlık nedenleri ile uyguladıkları diyeti değiştirmişler. Yaşlı nüfus ise artık aldığı gıdalara daha fazla özen gösteriyor. Tüketiciler yedikleri ürünler konusunda bilinçlenmeyi tercih ediyorlar.

 

Restoran endüstrisi de tüketicilerin ihtiyaçlarına özel ilgi gösteriyor. Amerika’da 45-55 yaş arası nüfus her yıl dışarıda yediği yemeğe kişi başına 2 bin 600 dolar harcıyor. Dolayısıyla, restoranlar müşterilerinin sağlık durumlarına göre mönü oluşturma yoluna dahi gidebiliyorlar.

 

Dondurulmuş gıda gözde

 

Hazırlanmasının kolay olması ve taşıdığı besin değeri nedeniyle, dondurulmuş gıda zamansız tüketicilerin önde gelen tercihleri arasında yer alıyor. Türkiye’de 1990’lı yıllarda tüketilmeye başlanan bu ürünler yüzde 30-40 oranında büyüme gösterdi.

 

Dondurulmuş gıdaların tercih edilmelerinde bir başka etken de tüketicilerin mevsimlik ürünleri yılın geri kalanında da bulmak istemeleri. Bidaş Genel Müdür Yardımcısı Arca Atay, dondurulmuş gıdaya olan talebin, mevsimine göre ve taze olarak pazarda bulunup bulunmadığıyla yakından ilgisi olduğunu vurguluyor.

 

Bunun yanında paketli ürünler pazarı da giderek büyüyor. Amerika’da paketli gıda üreticileri, besin değeri yüksek ürünlerle tüketicilerin karşısına çıkıyorlar. Sağlıklı gıda tüketimi trendinin bir parçası olan bu akım ile birlikte Amerika’da özel sağlık durumları için üretilen paketli gıda ürünlerinin sayısında patlama yaşanıyor.

 

Kişiye özel gıdalar dönemi

 

Her ne kadar Türkiye’de bu trend yaygınlaşmamış olsa da, Amerika’da bu gelişen bir pazar. Örneğin 2000 yılının kasım ayından beri MyCereal.com adlı internet sitesine ulaşan tüketiciler, sitede kendi damak zevklerine göre ürünler yaratabiliyorlar. Bu sitede, son derece özel karışımlar talep eden tüketicilerin istekleri yerine getiriliyor.

 

Ancak, yetkililer, bu ürünlerin kitle üretimine geçmesinin henüz çok maliyetli olduğunu belirtiyorlar. Yine de hiçbir üretici böylesine verimli bir pazardan vazgeçmek niyetinde değil. Çünkü, Harris Interactive tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 18-24 yaş arası nüfusun yüzde 67’si kendi damak zevklerine ve ihtiyaçlarına özel ürünleri tercih edeceklerini belirtiyorlar.

 

Türkiye’de kişiye özel gıdalar sunulmasa da, özellikle çocuklara yönelik pek çok ürün bulunuyor. Nestle’nin Petit Yoco ve DanoneSA’nın Petit Danone tatlıları ve Dr. Oetker’in çocuklar için özel ürettiği pudingler bu akıma örnek gösterilebilir. Dr. Oetker Tanıtım Tutundurma Yöneticisi Emine Özden, çocuklar için 11 çeşit vitamin içeren ve üç çeşidi olan puding ürettiklerini söylüyor. 

 

Baharat patlamasına dikkat

 

Amerikalı gıda araştırmacıları, yakın gelecekte baharat oranı yüksek ürünlerin daha fazla tercih edileceğine dikkat çekiyorlar. Datamonitor’un yaptığı bir araştırmadan çıkan sonuç, özellikle orta yaşlı nüfusun sürekli tükettiği gıdaların tadından sıkıldığı yönünde. 2005 yılına kadar bu nüfus grubunun toplam gıda harcamasının 5.2 trilyon dolara ulaşmasının beklendiği göz önüne alındığında, üreticilerin ellerini çabuk tutmaları gerektiği görülüyor.

 

“Y Kuşağı” da (Generation Y),  baharata ve yiyeceklerin tadına en az orta yaşlı Amerikalılar kadar önem veriyor. Ancak, bu kuşak, daha çok egzotik ve otantik yiyecekleri tercih ediyor. Bu grupta yer alan gençlerin çoğunun anneleri çalışan kesimden ve dışarıda yemeği tercih ediyorlar. Wharf Research’ün yaptığı bir araştırma, 13 yaşındaki gençlerin yüzde 81’inin en az bir gece dışarıda yemek yediğini ve bunların büyük çoğunluğunun sushi, Meksika ve Çin yemeklerini tercih ettiklerini ortaya koyuyor.

 

ABD’li manava geri döndü

 

Özellikle 11 Eylül saldırılarının ardından Amerikan tüketicisi biyolojik terörden ürker hale geldi. Tüketiciler, ne yediklerini, yiyeceklerinin nereden geldiğini ve hangi koşullar altında kendilerine ulaştığını bilmek istiyorlar.

 

Sonuç olarak çiftçilerin doğrudan satış yaptığı manavlar, Amerikan tüketicileri arasında ciddi bir popülarite kazandı. Bundan 20 yıl kadar önce New York’ta manav bulunmadığını belirten uzmanlar, günümüzde tüketicilerin çiftçilere ait manavlardan alışveriş yapmayı tercih ettiklerini söylüyorlar.

 

Wharf Research’ün araştırma sonuçları da bu görüşü destekler nitelikte. Orta yaşlı Amerikan nüfusunun yüzde 71’i ellerinde olsa sürekli olarak çiftçilere ait manavlardan alışveriş yapacaklarını söylüyor. 

 

Gıdada güvenilirlik isteği akıllı paketleme sistemleri üreticilerini de harekete geçiriyor. Bazı marketlerde yer alan paketli ürünlerin üzerinde son kullanma tarihine alternatif olarak zaman ve ısı koşullarını gösteren özel damgaların yer alması talep ediliyor.

 

Organik gıdaya talep artıyor

 

Güvenilir gıda ve sağlık faktörü nedeniyle, tüketiciler, hormon ve özel ilaçlarla yetiştirilmiş meyve ve sebzeler yerine, organik gıdalara yönelmeye başladı. Süpermarketler de bu ilginin farkına vararak raflarında daha fazla organik gıdaya yer veriyorlar.

 

Food Marketing Institute’un araştırmasına göre, ABD’de tüketicilerin yüzde 70’i alışveriş için tercih ettikleri marketlerde doğal ve organik gıdalar bulabiliyorlar. Roper Starch Worldwide’ın bin yetişkin üzerinde yaptığı araştırmadan da benzer sonuçlar çıkıyor. Buna göre, organik gıda satın alanların büyük bölümünün tercih nedenleri arasında ilk iki sırayı güvenirlilik ve sağlıklı olma alıyor.

 

Tarım ülkesi olmasına rağmen Türkiye’de organik gıda konsepti henüz çok yaygınlaşmış değil. Bu konuda çalışan birkaç üretici bulunuyor ancak tüketime sunulan ürünlerin miktarı yetersiz. Bidaş Genel Müdür Yardımcısı Arca Atay, dondurulmuş organik gıdalara yurt içinden talep olmadığını belirtiyor. Ürettikleri bin tona yakın dondurulmuş gıdayı yurt dışına ihraç ettiklerini söyleyen Atay organik tarım ve organik gıda bilincinin yerleşmesi ile birlikte bu talebin artacağına inanıyor.

 

SEKTÖRE NELER DAMGASINI VURACAK?

 

DAHA HIZLI: Tüketiciler yiyeceklerini hazırlamak için zaman kaybetmek istemiyorlar. Çabuk hazırlanan yiyecekleri tercih ediyorlar. Dışarıda yemek söz konusu olduğunda, fast food ürünlere yönelirken evde daha çok dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler ilgi görüyor. Çalışanlar otomobillerinde ya da masalarında tüketebilecekleri gıda maddelerine rağbet ediyorlar.

 

SAĞLIKLI GIDA: Özellikle orta yaş ve üzeri nüfus çeşitli sağlık sorunları nedeniyle kendilerine uygun yiyecekleri tercih ediyorlar. Yemeklerin içindeki bileşenler önem kazanıyor. İnsanlar aldıkları kalori ve sodyum oranına dikkat ediyorlar. Restoranlar çeşitli sağlık durumlarına (kalp, şeker hastalığı, kanser, vb) özel mönüler yaratıyorlar.

 

KİŞİYE ÖZEL GIDALAR: İnsanlar damak zevklerine hitap eden ürünleri tüketmeyi tercih ediyorlar. Çeşitli üreticiler de bu talebe hizmet vermeye çalışıyor. Kurulan internet sitelerinde tüketiciler içeriğini belirterek kendilerine özel gıdalar yaratabiliyorlar.

 

FARKLI TAT ARAYIŞI: Yiyeceklerde baharat kullanımında ciddi oranda artış gözleniyor. Ayrıca, çeşitli ülkelerin mutfakları da tercih edilir hale geldi. Dışarıda yemek yaygınlaşıyor. Zamandan kazanma kaygısında olan tüketiciler farklı tatları denemekten kaçınmıyorlar.

 

GIDADA GÜVENLİK FAKTÖRÜ: Biyolojik terör korkusu deli dana korkusu ile birleşince gıda ürünlerinin hangi koşullarda üretilip paketlendiği de önem kazandı. Tüketiciler doğrudan çiftçilerden alışveriş etmeyi ya da organik gıdaları tüketmeyi tercih ediyorlar.

 

“GIDANIN SINIFSAL ANALİZİ”

 

Doç.Dr. Sibel Kalaycıoğlu/ODTÜ Sosyoloji Bölümü 

 

ALT GELİR GRUBU: Alt gelir gruplarında mahalle/ semt pazarları en önemli alışveriş yeridir. Bir kısmı da sebzeleri bahçesinde yetiştiriyor. Mahalle bakkalından ise ekmek, makarna, salça, tuz gibi ucuz maddeler sağlanıyor. Ayrıca, büyük para gerektiren yağ, un ve peynir gibi maddeler ayın başında toptan olarak evin erkekleri tarafından alınır. Gündelik beslenme içinde et, süt, yumurta gibi gıdalara pek rastlanmaz. Gıda tüketimi daha çok hamur ağırlıklıdır. Alt gelir grubu hanelerde sadece bu tür bir gıda harcaması bile toplam gelirin yüzde 80 ini tutuyor.

 

ALT ORTANIN DURUMU: Alt orta gelir grubunda kültürel kökenlere göre farklı marketlere bir yönelim görülebiliyor. Tabii bir de ucuz satan marketler tercih edilir.

 

Gıda tüketimi bu grup için biraz değişim gösteriyor. Örneğin, makarna da Pastavilla'yı tercih edebiliyor. Bu grup kentteki yeni olanakları değerlendirmeyi istiyor. Çocuğuna cicili şekerlerden alıyor. Sebze meyve tüketimi bu grupta biraz daha artıyor. Bu gruptaki en önemli gösterge paketlenmiş gıdaya karşı bir ilgi var. Yani açıktan kilo ile mal alma azalmaya başlıyor.


ORTA DİREK VE SAĞLIK: Orta gelir grubunda eğitim düzeyi biraz daha yüksek. Bu sınıf sağlıklı gıda fikrine biraz daha açık. Yine hamur işi hep önde olsa da, sebze meyve daha çok kullanılıyor. Et de daha çok köftelik /dolmalık kıyma olarak ayda birkaç kez eve giriyor. Ayrıca, bu grupta çocuklar ile birlikte, gelir yettiği ölçüde, dışarıdaki fast-foodlarda yemek cazip hale geliyor.

 

ÜST ORTA VE ÜST GRUP:  Üst orta ve üst gelir gruplarında gıda tüketim alışkanlıkları değişkenlik gösteriyor. Evde yemek yapma yerini haftada bir kaç kez dışarıda yemek yemeye veya dışarıdan getirtmeye dönüşmüş durumda. Ayrıca, dondurulmuş gıda tüketimi artıyor. Sağlıklı beslenme gelir durumu iyi olan kesimlerde hızla artıyor. Et tüketiminde gözle görülür bir şekilde tavuğa dönüş yaşanıyor.

 

“GIDA TÜKETİMİ KÜLTÜRLE BAĞLANTILI”

 

Dr. Erdoğan Güneş/Ankara Üniversitesi

 

TÜKETİM-GELİR İLİŞKİSİ: Türkiye’de gıda tüketiminin yönünü belirleyen iki önemli etken var. Bunlardan biri eğitim, ikincisi de gelir düzeyi. Yüksek gelir grubunda yer alan nüfusun baklagillere ayırdıkları pay giderek azalıyor. Bu grup daha çok protein içeren ürünlere yöneliyor. Ayrıca şehirleşme de gıda tüketimini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor.  

 

KENTLİ NÜFUS ARASINDAKİ FARK: Özellikle şehirlerde yaşayan insanların gelir düzeyleri arasında ciddi uçurumlar bulunur. Ancak, kırsal kesime gidildikçe bu uçurum daralır ve gıda tüketimi de benzeşmeye başlar. Bunun dışında gıda tüketimini etkileyen bir diğer faktör de kültür düzeyidir. Burada kastedilen aileden gelen, geleneksel yapıdan kaynaklanan sosyokültürdür.

 

ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ DE ETKİLİ: Sanayideki ürün çeşitlemesi de tüketicinin tüketim yapısını değiştirir. Örneğin gıda sanayii şu anda dondurulmuş gıdaya yöneliyor. Ama burada da bir etkileşim söz konusu. Talep olmadıkça sanayici de o ürünü üretmez.

 

DONDURULMUŞ GIDA BÜYÜYOR: Günümüzde özellikle dondurulmuş gıdada geniş bir ürün yelpazesi oluşmuş durumda. Bunun en önemli nedenlerinden biri de çalışan kadınların artması ve zamanın kısıtlı olması. Hazırlanması kolay yiyecekler tercih ediliyor. Bir de tüketicinin bazı ürünleri mevsiminin dışında tüketmek istemesi de dondurulmuş gıda üretiminin artmasına neden olmuştur.

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER