Capital'e abone olun.
HEDEFİMİZ GENÇ NÜFUS

Hedefimiz Genç Nüfus

Hans-Jürgen Riegel / Haribo Yönetim Kurulu Başkanı Hans-Jürgen Riegel, dünyaca ünlü Alman Haribo’nun yönetim kurulu başkanı... Şirketinin dünya jel şekerleme pazarının yüzde 50’sine sahip olduğun...

Son Güncelleme: 01.07.2001

Hans-Jürgen Riegel / Haribo Yönetim Kurulu Başkanı

Hans-Jürgen Riegel, dünyaca ünlü Alman Haribo’nun yönetim kurulu başkanı... Şirketinin dünya jel şekerleme pazarının yüzde 50’sine sahip olduğunu söylüyor. Yayılma stratejilerinin bir parçası olarak Pamir Gıda’nın yüzde 76’sını, Türkiye’nin yüksek potansiyeli nedeniyle satın aldıklarına dikkat çekiyor. Ona göre, “Türkiye, gelişmiş bir pazar değil, gelişmesi gerekli bir pazar”... O nedenle de gıda için cazip fırsatlar sunuyor. Hans-Jürgen Riegel, “Türkiye’nin genç nüfusu ve pazarın büyük potansiyeli kararımızda önemli rol oynadı” diyor. önemli bir rol oynuyor.

Türkiye pek çok dünya şirketi için son derece cazip bir pazar olma özelliğine sahip. Her sektörden dünya lideri şirketler Türkiye’de yatırım yapıyor, Türk şirketleri ile ortaklık kuruyorlar. Yabancı şirketlerin yakın zamanda Türkiye’de gerçekleştirdikleri ortaklıklardan biri de dünya jel şekerleme sektöründe lider olan Haribo ile Pamir Gıda birleşmesi oldu.

Dünya jel şekerleme piyasasının yaklaşık yüzde 50’sini elinde bulunduran Alman Haribo, Pamir Gıda’nın yüzde 76’sını satın aldı. Üretiminin yüzde 60’ını 25 ülkeye ihraç eden Pamir Gıda’nın ihracatı ise 14 milyon dolara ulaşıyor. Bu evlilikle birlikte şirketin cirosunun 25 milyon dolara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.

Haribo’nun yönetim kurulu başkanı Hans-Jürgen Riegel, jel şekerleme kültürünün çok da yaygın olmadığı Türkiye’de yatırım yapma nedenlerinin başında, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olacağına duydukları inancın geldiğini belirtiyor. Riegel ikinci önemli nedenlerinin ise Türkiye’nin genç nüfusu ve bu nüfusun yaratacağı potansiyel olduğunu vurguluyor.

Türkiye’de yatırım kararını gözden geçirirken Türk şekerleme piyasasında bir araştırma yaptırdıklarını söyleyen Hans-Jürgen Riegel Türk pazarının kent ve kırsal piyasa olarak ikiye ayrıldığını gördüklerini belirtiyor. Riegel, Türk şekerleme pazarının potansiyeli hakkındaki görüşlerini şöyle özetliyor: “Geleneksel kent piyasası 150 bin kadar küçük pazardan oluşuyor. Buna ek olarak benzin istasyonları, kiosklar ve eczanelerin bazılarını da ekleyebiliriz. Dolayısıyla Türk jel şekerleme pazarının oldukça büyük bir potansiyelinin olduğunu söylemek doğru olacaktır.”

Haribo’nun yönetim kurulu başkanı Hans-Jürgen Riegel Capital’in sorularını yanıtlarken bu anlaşmanın ardından kendilerini son derece zor bir sürecin beklediğini belirtmeden geçemiyor. Bu süreçteki amaçlarını ‘Türk çocuklarını geleneksel Haribo ürünlerinin tadına alıştırmak’ olarak özetleyen Riegel “Çünkü biz tüm Avrupa’da beğenilen ürünlerimizi Türkiye’nin gelecek nesillerine taşımayı istiyoruz” diyor.

Hans-Jürgen Riegel Capital’e Pamir Gıda-Haribo ortaklığını, Türk şekerleme pazarını ve geleceğe dair beklentilerini anlattı:

Haribo, Türk pazarına girerken Ülker ve Kent gibi rakipler de varken neden Pamir Gıda’yı seçti?

Biz Haribo olarak pazarı daha önceden analiz etmiştik. Bu analizimizden çıkan sonuçlara göre meyveli jel şekerler alanında ürün yelpazemizin Pamir Gıda ile tamamen uyumlu olduğunu gördük. Dolayısıyla pazarı analiz ettikten sonra Pamir Gıda üzerinde yoğunlaştık.

Peki ülke olarak neden Türkiye’de yatırım yapmayı tercih ettiniz?

Bu tercihimizin birkaç temel nedeni var. Birincisi, Haribo’nun tüm Avrupa ülkelerinde yatırımı bulunuyor. Avrupa’nın gelişimini göz önüne alarak Türkiye’nin öyle ya da böyle Avrupa Birliği’nin üyesi olacağından eminiz. Dolayısıyla Haribo gibi şirketlerin böyle erken bir zamanda Avrupa Birliği üyeliğine yakın bir ülkede var olmaları her zaman avantajlıdır.

İkinci nedenimiz, Türk nüfusunun genç bir nüfus olması. Haribo’nun özellikle Almanya’da son derece popüler bir sloganı bulunuyor; “Haribo çocukları mutlu ediyor (Haribo Macht Kinder Froh)”. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusunu göz önüne aldığımızda nüfusun bu yapısının bizim temel argümanımızı desteklediğini görüyoruz. Biz de Türk çocuklarını mutlu etmek istiyoruz.

Türk jel şekerleme pazarını nasıl görüyorsunuz? Bu pazarın potansiyeli nedir?

Biz sektörün tümünde büyük bir potansiyel görüyoruz. Çünkü, neredeyse tüm farklı tatları yelpazemizde bulunduruyoruz. Haribo için önemli olan şey sürekli olarak yeni ürünler üretmektir. Biz şu anda da tüketici piyasasında oluşan trendlere yönelik ürünler ve yeni tatlar üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Haribo’nun 1923’e kadar uzanan tarihinden bu yana felsefesi yeni tatlar ve yeni ürünler olmuştur zaten.

Biz Türk pazarının iki bölüme ayrıldığını varsayıyoruz. Birinci bölüm tipik, uluslararası özelliklere sahip kent piyasası. İkinci bölüm ise kırsal piyasa. Kırsal piyasada geleneksel “bakkal” kültürü hakim. “Bakkal” piyasası, bizim için çok verimli bir piyasa olarak öne çıkıyor. Ancak, kent piyasasının da en az “bakkal” piyasası kadar verimli olduğuna inanıyoruz tabii.

İçinde yer alan uluslararası şirketleri ile kent piyasası hakkında bazı göstergelere dikkat çekmek istiyorum. Geleneksel kent piyasası 150 bin kadar küçük pazardan oluşuyor. Buna benzin istasyonları, kiosklar ve eczanelerin bazılarını da ekleyebiliriz. Dolayısıyla Türk jel şekerleme pazarının oldukça büyük bir potansiyelinin olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Pamir Gıda’nın üretim birimlerinde hangi ürünleri üretiyor olacaksınız?

Bu konu bizim en baştan beri üzerinde durduğumuz konuların başında geliyordu. Pamir Gıda, jel şekerlemeler için son derece önemli olan jelatini İslami usullere göre üretebilen bir teknolojiye sahip. Ancak, biz Avrupa ülkelerinde bu jelatini domuzdan üretiyoruz. Bu açıdan bakıldığında Pamir Gıda ürünlerimizi İslam dünyasına sunabilmemiz için uygun üretim koşullarına ve tekniklerine sahip.

Pamir Gıda’nın var olan kapasitesini artırmayı düşünüyor musunuz?

Daha önce Pamir Gıda tarafından planlandığı gibi İstanbul’un Asya yakasında, Gebze Sanayi Bölgesi’nde kapasite artırımına yönelik yatırımlar gerçekleştirilecek.

Haribo’nun Türkiye’de gelecekte gerçekleştireceği yatırım planları neler?

Bilindiği gibi Haribo dünyada 80’den fazla ülkede piyasada yer alıyor. Biz Türkiye üzerinden Rusya, Türki Cumhuriyetler ve Arap ülkelerine girmeyi planlıyoruz. Pamir bu bahsettiğim piyasalarda zaten var ve bizim amacımız bu bağı daha da kuvvetlendirmek.

Haribo Türkiye’de jel şekerleme piyasasında bir araştırma gerçekleştirdi sanıyorum. Türk tüketicilerinin tüketim alışkanlıkları ile ilgili ne gibi sonuçlar çıktı bu araştırmadan?

Yaptığımız araştırmada şöyle bir gerçekle karşılaştık. Dünyaca ünlü Türk mutfağının tatlılarında jel türevi ürünler zaten kullanılıyor. Bu nedenle biz de ürünlerimizin Türk damak tadına uygun olduğu kanısına vardık.

Öte yandan bizim için son derece zor bir süreç başlıyor. Bu süreçteki amacımız, Türk çocuklarını geleneksel Haribo ürünlerinin tadına alıştırmak olacak. Çünkü, biz tüm Avrupa’da beğenilen ürünlerimizi Türkiye’nin gelecek nesillerine taşımayı istiyoruz. Şimdi çocukları ürünlerimize alıştırdığımızda bu çocuklar büyüyecek ve ürünlerimizin tüketimi daha da artacak. Haribo’nun tarihinde bu hep böyle gelişmiştir.

O zaman girdiğiniz her pazarda öncelikle çocukları hedeflediğinizi söylemek yanlış olmaz değil mi?

Evet, girdiğimiz her pazarda önce çocukları, sonra onların anne ve babalarını, daha sonra da arkadan gelen nesli hedefliyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, bu felsefemizin sonucunda “Haribo çocukları mutlu ediyor” sloganını kullanıyoruz.

Biz Türkiye’yi gelişmiş bir pazar olarak değil, gelişmesi gerekli bir pazar olarak görüyoruz. Bu görüşümüzde de Türkiye’nin genç nüfusu ve pazarın büyük potansiyeli önemli bir rol oynuyor. Türk insanı tatlıyı seviyor ve bu da bizim ürünlerimizi kolay benimseyecekleri fikrini veriyor bize.

Türkiye’de yaşlı nesiller jel şekerleme kültüründen uzak belki ama şimdiki genç nesil bu tür ürünleri severek tüketiyor.

Jel şekerlemeler ile diğer şekerler arasında sağlık üzerinde oynadıkları rol açısından bir farklılık var mı? Jel şekerlemeler daha mı sağlıklı?

Jel şekerlemelerin yeni üretilenleri vitamin içeriyor. Bu birinci faktör. Ayrıca, yeni ürünlerimiz ile ilgili yaptırdığımız bir araştırmada bizim ürettiğimiz jel şekerlemelerin kalp ve kemik sorunlarını azalttığını gördük.

Jel şekerlemelerde kullanılan jelatin maddesinin sağlık açısından son derece pozitif etkileri var. Jel şekerleme pazarında vitaminli, mineralli ve şekersiz ürünleri sunmak çok avantajlı.

Bu evlilikle birlikte Pamir Gıda’nın yönetim yapısında değişiklikler gerçekleşecek mi?

İki şirketin evliliğinin ardından ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirdik. Yönetim yapısı ya da yönetim kurulu üyeleri değişmedi. Değiştirilmesi de düşünülmüyor bu aşamada. Şirketin yönetiminde Alman ve Türk yöneticiler birlikte çalışacaklar.

Haribo’nun dünya politikasında, var olan yöneticilerin yerel bilgilerinden yararlanmak önemli bir yer tutar. Tabii ki buna ek olarak tüm dünyada geçerli olan Haribo felsefesi Pamir Gıda’ya da yansıyacaktır.

Türkiye’nin yaşanan bu krizi kısa zamanda atlatabileceğine inanıyor musunuz?

Biz Türkiye’nin belli bir dönem sonunda bu krizi atlatacağına kesinlikle inanıyoruz. Türk Lirası’nın desteklenmesine, gelen uluslararası yardıma ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’e olan inancımız bizi böyle düşünmeye sevk ediyor.

Dünya jel şekerleme piyasasının büyüklüğü nedir? Kişi başına ne kadar jel şekerleme tüketiliyor? Ayrıca, Haribo’nun dünya pazarındaki payı ne kadar?

Haribo’nun dünyadaki pazar payı üzerine güvenilir rakamlar bulunmuyor. Ama bizim tahminlerimize göre dünya pazarının yüzde 50’sini elimizde bulunduruyoruz.

Kişi başına tüketim ile ilgili sorunuza gelince bence bu kişisel bir tercihtir. Tamamen damak tadıyla ilişkilidir. Her gün büyük bir poşet jel tüketen tüketiciler olduğu gibi, çok az tüketen bir kesim de var. Bu nedenle burada da kesin rakam vermek olanaksız gibi görünüyor.

“YABANCI ŞİRKETLERLE BİRLEŞMEKTEN KORKMAYIN”

Pamir Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Özoflu, Pamir Gıda’nın Haribo ile evlilik nedenlerini Capital’e anlattı:

Pamir Gıda olarak yüzde 76 hissenizi Haribo’ya satma nedenleriniz nelerdi?

Bizim Haribo ile gerçekleştirdiğimiz bu evliliğin en önemli nedeni globalleşen dünyada dünya pazarında yer almak için mutlaka uluslararası bir firma ile birleşmeyi gerekli görmemizdir. Çünkü, Türkiye’de sermaye yapıları belli ve yatırımınızı bir yere kadar geliştirebiliyorsunuz.

Biz  son 4 yıldan beri elimizdeki olanaklarla dünya pazarında var olma savaşı veriyoruz. Bu savaşın sonucunda Haribo’nun dikkatini çektik. Biz bugün Haribo’nun ortak olduğu 20’nci ve Avrupa Birliği dışındaki ilk firmasıyız. Böyle bir firma ile birlikte olmak, onların teknolojisinden ve satış organizasyonundan faydalanmak her zaman elimize geçebilecek bir şans değil tabii ki. Biz de bu şansı değerlendirdik.

Haribo ile evliliğimiz henüz 22 Mayıs’ta gerçekleşti ve bu nedenle etkisini çok fazla hissetmedik. Ancak, önümüzdeki yıl iç ve dış yatırımlar ve reklam kampanyaları ile birlikte çok şeyin değişeceğine inanıyorum. Ben yabancı şirketlerle birleşmekten korkulmaması gerektiğini düşünüyorum.

Pamir Gıda’nın cirosu ne kadar ve hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyor?

Bu yıl 13-14 milyon dolar olan ciromuzun, 25 milyon dolara kadar çıkabileceğini düşünüyoruz. Üretimimizin yüzde 60’ını aralarında ABD, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinin de bulunduğu 25 farklı ülkeye ihraç ediyorduk. Biz hiçbir zaman tek bir pazara bağlı kalmadık ve bu nedenle de tek bir pazarda oluşan olumsuzluklar bizi etkilemedi. Üretimimizi tamamen İstanbul’daki fabrikamızda gerçekleştiriyoruz, ancak bir yıl içinde kapasitenin de artması ile birlikte Gebze’deki yeni fabrikaya taşınacağız.

“KRİZLERİN HER ZAMAN İKİ YÜZLERİ VARDIR”

Pamir ve Haribo evliliği Türkiye’nin ekonomik bir kriz yaşadığı dönemde gerçekleştirildi. Bu kriz Pamir Gıda ile olan anlaşmanızı herhangi bir şekilde etkiledi mi? Anlaşma koşullarında değişiklik yaşandı mı?

Her ne kadar kriz bizi biraz şaşırtmış olsa da, ben krizlerin her zaman için iki yüzleri olduğuna inanırım. Tabii değişken bir kur sistemi olduğu için bütçe, planlama ve maliyet analizi gibi konularda bazı zorluklarla karşılaşıyoruz. Ama burada önem verdiğimiz şey krizin etkilerinden kurtulmanın yolu olan ihracat artışı. Türk Lirası’nın devalüe edilmesi ile birlikte ihracat oranları da artış gösterdi. Dolayısıyla Türk ekonomisinin en büyük avantajı ihracat artışıdır diyebilirim.

Ancak, biz anlaşmamızın temellerini Türkiye’de yaşanan şubat krizinden önce gerçekleştirdiğimiz için anlaşma koşullarında herhangi bir değişiklik olmadı.

Yaşanan bu krizin Haribo için bir fırsat olduğunu söyleyebilir miyiz?

Türkiye’de yaşanan kriz, her anlamda üretimin artması ve bu üretimin ihraç edilebilmesi için son derece büyük bir fırsattır. İhracattaki artışla birlikte, ithal edilen malların negatif etkilerinin bir kısmı da bertaraf edilmiş olur.

Türkiye’deki kriz Haribo-Pamir Gıda evliliği için bir fırsat olmuştur diyemeyiz çünkü bu evliliğin kararı krizden önce verilmişti.

“YABANCI SERMAYE EVLİLİKLER DOĞRU YÖNLENDİRİLMELİ”

Pamir Gıda-Haribo ortaklığında danışmanlık görevini üstlenen Toprak Yatırım Bankası Genel Müdürü Can Karaşıklı bu ortaklıktan hareketle yabancı ortaklık düşünen şirketlere şu önerilerde bulunuyor:

“Yabancı ortaklık düşünen yerli şirketler ilk olarak yabancı bir ortaklığa açık olup olmadıklarını anlamaları gerekiyor. İkinci aşamada ise planlanan ortaklığın azınlık mı, eşitlik mi, yoksa çoğunluk mu olacağı konusunda ön karar almalılar. Bu aşamalardan sonra mutlaka uzman kuruluşlarla bağlantıya geçilmesi gerekiyor. Buradaki amaç da şirketin değerini objektif ve doğru bir biçimde yansıtacak bir çalışma yapılması ve karşılıklı görüşmelerde profesyonel bir yaklaşım sergilenmesidir.

Biz Haribo ile Pamir Gıda arasındaki ilişkiyi başlatarak yatırım bankaları açısından önemli bir işlevi yerine getirdik. Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krize rağmen Avrupa’nın önemli üreticilerinden birini Türkiye’de yatırıma ikna etmek Türkiye için son derece önemli bir gelişmedir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşulları göz önüne aldığımızda yabancı sermaye yatırımlarının doğru yönlendirilmesi gerektiği görülüyor. Burada amaç, “Fiyatlar ucuzladı gelin alın” demek değildir. Zaten hiçbir yabancı yatırımcı da bu mantıkla hareket etmez.”

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER