Capital'e abone olun.
REKOR BÜYÜMEYE YATIRIM YAĞIYOR!

Rekor Büyümeye Yatırım Yağıyor!

Araştırmadan çıkan mesaj açık… Yeni dönemde her 10 tüketiciden 9’u gıdada “sağlık” kriterine dikkat ediyor. Buna bağlı olarak dünyada yıldızı parlayan “fonksiyonel gıda”, yani metabolizmaya yararlı...

Son Güncelleme: 01.02.2006

Araştırmadan çıkan mesaj açık… Yeni dönemde her 10 tüketiciden 9’u gıdada “sağlık” kriterine dikkat ediyor. Buna bağlı olarak dünyada yıldızı parlayan “fonksiyonel gıda”, yani metabolizmaya yararlı gıda pazarı 50 milyar dolarlık ciroya ulaşıyor. Dünya devleri yeni yatırımlarını bu alana yönlendiriyor, rekor büyümeden pay kapmaya çalışıyor. Türkiye’de ise sektör henüz emekleme aşamasında. Gıdadan aldığı pay binde 3 düzeyinde. Ancak, kategori çok hızlı büyüdüğü için başta Unilever, Danone, Pınar ve Ülker olmak üzere çok sayıda şirketten ilgi görüyor. Hedef, yüzde 30-60 arasında büyüyen ürünlerden daha fazla pay kapmak…

Uluslararası bir araştırma kuruluşu olan HealthFocus’un yaptığı araştırmaya göre, her 10 tüketiciden 9’unun satın alma kararını birinci derecede “sağlık” kriteri etkiliyor. Lezzet ve fiyat ise daha geri sıralarda yer alıyor. Aynı araştırmaya göre, ürün tercihlerinde sağlığı hiç önemsemeyen ya da nadiren dikkate alan tüketicilerin oranı ise sadece yüzde 6 düzeyinde. HealthFocus International’ın başkanı Linda Gilbert, “Tüketici davranışlarında son yıllarda köklü bir değişim göze çarpıyor. Bugün markette alışveriş yapan tüketici, sağlıklı ve fonksiyonel gıdaları bulup, ele geçirmeye çalışan bir safari avcısı gibi. Yalnızca yaşlılar değil, gençler de sağlığa odaklanmış durumda. İyi görünmek ve kendilerini iyi hissetmek istiyorlar” diye konuşuyor.

Gerçekten de 90’lı yıllara damgasını vuran “lezzet çılgınlığı” geride kalmış gözüküyor. Bir dönem, ortalığı kasıp kavuran fast-food rüzgarı, artan obezite ve kalp-damar sorunlarına paralel olarak gücünü büyük ölçüde yitirdi. Lezzetin tahtına artık sağlık yerleşiyor. Metabolizmaya yararlı, hastalıklardan korunmaya yardım eden fonksiyonel gıdaların yıldızı da her geçen gün daha fazla parlıyor.

Gıda sektörü de kuşkusuz, tüketim tercihlerindeki bu değişimin farkında. Bu nedenle, son dönemde şirketler büyük bir hızla yeni ürünler geliştiriyorlar. Fonksiyonel gıda ürünlerini birbiri ardına piyasaya sürüyorlar. Bu kategorinin market raflarında kapladığı alan da hızla genişliyor, ürünler çeşitleniyor. Son dönemde sindirimi kolaylaştıran yoğurttan, yaşlanmayı yavaşlatan çaya kadar çok sayıda yeni ürün dikkat çekiyor.

hed

Türkiye’de de şu anda fonksiyonel gıda pazarında probiyotik süt ürünleri, kalp sağlığı için margarinler, çocuk beslenmesine yönelik ürünler çok gözde. Bu ürünlerin yanı sıra “diş dostu” sakızlar, bitki çayları gibi ürünler de giderek daha çok rağbet görüyor.

Dünya pazarı 50 milyar dolar
Fonksiyonel gıda pazarı dünyada her yıl yüzde 10 oranında büyüyor. 2000 yılında 28 milyar dolar olan pazar büyüklüğü 2003’te 30 milyar dolara ulaştı. 2005 yılı itibariyle de rakamın 50 milyar doları yakaladığı tahmin ediliyor. Üstelik bu rakam, sadece etiket üzerinde sağlığa ilişkin iddialar bulunduran ürünleri kapsıyor. Herhangi bir beyan bildirmeden sağlık üzerinde belirli faydaları olduğu bilinen ürünler de eklendiğinde rakam daha da büyüyor.

Yaşar Holding Gıda Grubu Pazarlama Direktörü Kaan Tanık, “Dünyada artan sağlık bilincine ve tüketicilerin fonksiyonel besinlere olan talebine paralel olarak bu pazarın önümüzdeki yıllarda yüzde 11’lik bir hızla büyümesini bekliyoruz” diyor.

hedPazarın alt segmentlerine bakıldığında ise dünyada da, Türkiye’de de en hızlı gelişen alan probiyotik sütlü ürünler pazarı… ACNielsen’ın verilerine göre, 2005 sonu itibariyle dünyada probiyotik yoğurt pazarı, toplam yoğurt pazarı cirosunun yüzde 8,4’lük bölümünü oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerde bu oran çok daha yüksek. Fransa’da probiyotik yoğurt pazarı toplam yoğurt pazarının yüzde 14’ünü oluştururken, İspanya’da bu oran yüzde 17’ye ulaşıyor. Dünya çapında probiyotik yoğurt pazarı yılda yüzde 15 ile 20 arasında büyüyor.

Amerika, Avrupa ve Japonya global fonksiyonel gıda pazarından eşit pay alıyor. Yani dünyada fonksiyonel gıda pazarının yaklaşık 3’te 1’ini Amerika, 3’te 1’ini Avrupa ve 3’te 1’ini de Japonya elinde tutuyor.

Türkiye’de 55 milyon YTL’yi aştı
Dünya pazarı ile karşılaştırıldığında çok geride olsa da, Türkiye’de de fonksiyonel gıda pazarı hızla gelişiyor. Dünyadaki gibi en hızlı büyüyen alan fonksiyonel süt ve yoğurt ürünleri. Rakamlar fonksiyonel süt pazarının son 3 yılda ciro bazında yüzde 25’in üzerinde büyüdüğünü gösteriyor. Bu pazarın 2005 sonu itibariyle 20 milyon YTL’ye ulaştığı tahmin ediliyor. Türk tüketicileri fonksiyonel yoğurt ürünleri ile 2005’te tanıştı. Buna rağmen pazarın 2006 sonunda 35 milyon YTL’yi yakalaması bekleniyor.

Yeşil çay da, sakinleştirici ve rahatlatıcı etkisi nedeniyle fonksiyonel gıda kategorisinde yer alıyor. 2004’te yüzde 20’lik bir büyüme yakalayan yeşil çay pazarı 2005’te ise yüzde 60’lık bir büyüme performansı gösterdi. Tüm bu rakamlar pazarın gelişme potansiyelini ve cazibesini ortaya koyuyor.

HTP’nin verilerine göre, 2005’in son 9 ayında hanelerin fonksiyonel gıda harcaması 55 milyon YTL’ye ulaştı. Bu rakam bir önceki yılla kıyaslandığında, hane içi harcamalarda yüzde 96 oranında bir büyümeye işaret ediyor. HTP Araştırma ve Danışmanlık Modelleme ve Analiz Grup Lideri Utku Doğruak, “Büyümede son dönemde farklı markaların ardı ardına piyasaya çıkardığı probiyotik yoğurtların da önemli etkisi oldu” diye konuşuyor.

2005’in son 9 ayında fonksiyonel gıdanın toplam gıdadan aldığı ciro payı, binde 3 olarak gerçekleşti. Doğruak, “Pay hala çok küçük. Ancak, önceki yıllara göre önemli bir artış gözleniyor. 2005’in son 9 ayında fonksiyonel gıda penetrasyonu yüzde 35 oranında gerçekleşti. Bir önceki yıla göre 10 puanlık bir artış var” diyor.

Şirketlerin ilgisi yoğun
Türkiye’deki fonksiyonel gıda pazarı, gelişime açık ve dinamik yapısıyla yabancı şirketlerin ilgi odağı. Bu pazarın potansiyelinin farkında olan ve özellikle yurtdışında da fonksiyonel ürün gamı bulunan şirketler bu pazara ilgi duyuyor. Türkiye’nin bu tip yenilikleri çok hızlı benimseyen bir ülke olması, yabancı şirketlerin bu alandaki yatırımlarını ve etkinliklerini artırma kararı almasında etkili oluyor.

Türkiye, nüfus potansiyeli, genç nüfusun ağırlığı ve yenilikleri benimseme hızı ile yabancı şirketler için her zaman cazip bir pazar. Sütaş Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ergun Ermutlu, “Bu yüzden pek çok yabancı şirket Türkiye’de süt ve sütlü ürünler pazarında faaliyetlerine zaten çok önceden başladı. Yatırımlarını da artırarak devam ettiriyorlar. Probiyotik yoğurt ürünlerinde de pazar büyüdükçe, yabancı şirketlerin bu pazara olan ilgi ve yatırımlarının artarak devam etmesini bekliyoruz” diye anlatıyor.

Gerçekten de, büyük gıda şirketleri bu alandaki yatırımlarını artırma planları yapıyor. Birbiri ardına yeni ürünlerini pazara sunarak pastadan pay almaya çalışıyorlar. Unilever, Sütaş, Pınar, Danone, Ülker gibi devler bu alanda strateji geliştiriyor. Ayrıca, Otacı ve Altınkılıç gibi bu alandaki nişlere odaklanan orta ölçekli şirketler de var.

Kurtsan İlaçları Yönetim Kurulu Başkanı Meltem Kurtsan, “Toplam ciromuz içinde fonksiyonel ürünlerin payı yüzde 50’yi buluyor. Pazarın potansiyeli hala çok yüksek, biz de bu alana ilk giren şirket olarak pazarı büyütmeyi hedefliyoruz.”

Unilever’in 2006 için yeni planları
Pazarın cazibesi sektörün devlerini de bu alana yönlendiriyor. Yaptığımız araştırmalar, büyük gıda firmalarının önümüzdeki günlerde daha iddialı projelerle gündeme geleceğini ortaya koyuyor.

Bu şirketlerden biri de Unilever Türkiye. Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Karaca, “Beslenmenin yanı sıra, insan sağlığına da yardımcı olan fonksiyonel gıda ürünlerine kayma düşüncemiz var” diyor. AB'ye uyum çerçevesinde yasalar çıktığında Unilever Türkiye olarak bu kategorideki yatırımlarını artıracaklarını söylüyor ve şöyle devam ediyor:

“Türkiye'nin bu konudaki ihtiyaçlarını tespit edip, ona göre yatırım yapacağız. Burada yeni markalar, yeni ürünler söz konusu olabilir. Mevcut markaların genişletilmesini de düşünüyoruz. 2006 yılı içinde bizim projelerimiz netleşmiş olacak. Bu arada da hükümetin ‘fonksiyonel gıdalar’ için yaptığı mevzuat çalışmasının da tamamlanmasını umuyoruz.”

Unilever’in şu anda fonksiyonel gıda pazarında “Lipton” ve “Becel” markaları altında ürünleri var. Unilever, 2005’te poşet formatında 10 milyon dolarlık bir alt segment olan yeşil çaylar pazarını, yeni bir kategoriye dönüştürmeyi planlıyor. Bu segmenti 2010 yılında 50 milyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyor.

Kalp sağlığına yönelik olarak çıkarılan Becel margarinin 1997 yılında yüzde 11 olan pazar payı yüzde 35’lere çıkmış durumda. 2010 yılında ise 24 milyon Euro’ya ulaşması hedefleniyor.

Ülker’in stratejik hedefi
Fonksiyonel gıda pazarına ilgi duyan şirketlerden bir diğeri de Ülker. Gıdada iddialı yatırımlarıyla hızla büyüyen grup, bu yeni alana yönelik yatırımlarını da artırıyor. Ülker, İsviçreli Hero Şirketi ile yaptığı işbirliği sonucu dengeli beslenme ve fonksiyonel gıdalar kategorisine giriş yaptı. Bağışıklık sistemini güçlendiren yoğurt içeceği AktiPro ve sindirim sistemine yardımcı olan AktaVitale markaları altında 4 yeni ürünü piyasaya sundu. Ülker’in stratejik hedefi ise Hero Gıda’nın cirosunun en az yarısının, dengeli beslenme ve fonksiyonel gıda alanından gelmesi.
Hero Gıda Genel Müdürü Nasuh Önal, dünyada fonksiyonel gıda pazarının 50 milyar Euro, Avrupa’da ise 20 milyar Euro olduğunu belirterek “Türkiye'de henüz çok küçük olan pazar, hızlı bir büyüme gösterecek. Bu yılın sonunda pazarın 10 milyon dolar olacağını tahmin ediyoruz” diye konuşuyor.

hedDimes Life’ı pazara sunacak
İçecek sektöründe de fonksiyonel ürünlerin yıldızı parlıyor. Şirketler bu alanda yeni ürünler pazara sunmaya hazırlanıyor. Bunlardan biri de Dimes Meyve Suları… Dimes Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Ozan Diren, “Ürün portföyümüzde fonksiyonel içecek olarak şu anda karışık meyve nektarımız bulunuyor. Dimes Karışık Meyveli, Türkiye’de ‘enriched’ ürün kategorisindeki ilk meyve suyu. Tüketicilerimiz bir bardak karışık meyveli tüketerek, günlük vitamin ihtiyaçlarının yüzde 50’sinden fazlasını karşılayabilirler” diye konuşuyor.

Şu anda bu ürünün Dimes’in satış hacmi içinde yüzde 10’un üzerinde bir pay aldığına dikkat çeken Diren, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bununla beraber, 2006 yılında fonksiyonel içecekler, besin takviyeleri ve organik ürünlerden oluşacak Dimes Life markasını pazara sunmayı planlıyoruz. Bu markamız altında Türkiye’de henüz olmayan yeni ve sürpriz ürünlerimiz olacak. Tüketiciler bilinçlendikçe yüzde 100 meyve sularına ve zenginleştirilmiş içeceklere olan talep de artıyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde, pazardaki bu kategori grubundaki ürün çeşitlerinin sayısı arttıkça, tüketimin de aynı oranda artacağını düşünüyoruz.”

Doğadan 8 yıldır pazarda
Fonksiyonel gıdada, dikkat çeken bir diğer kategori de bitki çayları. Bu kapsamda, Türkiye’deki öncü ürün ise DoğadanForm. Doğadan Ürün Sorumlusu Dilhan Yurdaışık, şirketin fonksiyonel içecekler pazarındaki faaliyetlerini şu sözlerle anlatıyor:

“Fonksiyonel ürün pazarına 1998 yılında DoğadanForm ile girdik. Bu, tüketiciler tarafından kısa süre içinde büyük rağbet gördü. 2002 yılında DoğadanForm’a ek olarak 3 yeni fonksiyonel ürün daha çıkardık. Her birinin farklı bir fonksiyonel özelliği bulunuyor. Ayrıca, bebekler için DoğadanMini’yi geliştirdik. 2005 yılında ise tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda DoğadanForm’un limonlu alternatifi, fonksiyonel ürünler ailemize eklendi.”

Dilhan Yurdaışık, ürün geliştirme çalışmalarının yurt dışında ve yurt içinde konusunda uzman kişiler tarafından yapıldığını söylüyor. 5 kıta üzerinde 82 ülkede kontrollü tarım yöntemiyle üretilen bitkileri kullandıklarını belirterek, “Örneğin Rooibos Güney Afrika’dan, Mate ise Güney Amerika’dan satın alınıyor” diyor.

Müşterilerin istekleri doğrultusunda ve pazarın ihtiyaçlarına göre büyümeyi ve yeni ürünleri piyasaya sunmaya devam etmeyi hedeflediklerini sözlerine ekliyor.

GıdaSA’dan hızlı giriş
Şubat 2005’te Deren markasıyla çay pazarına giren GıdaSA, fonksiyonel gıda pazarına da bitki ve meyve çaylarıyla giriş yaptı. GıdaSa İçecek İş Birimi Pazarlama Müdürü Elif Göktaş, “Fonksiyonel gıdalar, gıda sanayinin en hızlı gelişen sektörlerinden birisi. Yakın gelecekte gıda piyasasına yön vereceği tahmin ediliyor. Son 10 yıllık süreçte dünyada yüzde 200 oranında büyüdü” diye konuşuyor. Göktaş, bu kapsamda, ‘Form’, ‘Bayanlara Özel’ ve ‘Active’ gibi 3 yeni ürün sunduklarını söylüyor ve devam ediyor:

“Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Yaşasın Hayat Klinikleri danışmanlığıyla, 3 özel seri yarattık. Deren’in yeni kadın serisinde, kadınların ihtiyaç ve isteklerine göre özel olarak harmanlanmış 8 farklı ürün bulunuyor. Kadınların özel günlerini rahat geçirmeleri için Türkiye’de bir ilk olan Deren Bayanlara Özel, çuha çiçeği, binbirdelik otu, lavanta ve diğer faydalı bitkilerin doğal harmanı. Önümüzdeki günlerde sunulacak yeni seriyle kadınlara doğanın desteğini getirmeyi amaçlıyoruz.”

Sakızda toplam satış 4 bin ton
Sakızda “diş dostu” logosunu taşıyan ürünler fonksiyonel ürünler olarak değerlendiriliyor. Diş Dostu Derneği Başkanı Selda Alemdar Dinçer, “Diş dostu logosu taşıyan ürünler, ağız ve diş sağlığına zarar vermiyorlar çünkü içerisinde şeker yoktur ve bilimsel testlerden geçmiştir. Şekersiz sakız ve bonbonlar ağız içerisinde ki tükürük akışını hızlandırarak plak pH’ını nötralize ediyor. Böylece dişlerin sağlıklı kalmasına yardımcı oluyorlar” diyor.

Türkiye’de Ülker, Dandy ve Kent Gıda’nın “diş dostu” markalı ürünleri olduğuna dikkat çekerek şunları söylüyor:

“Bunların toplam satışı Türkiye’de yaklaşık 4 bin tonu buluyor. Pazarın yüzde 75’ine Intergum yani Dandy ile Falım sakızı sahip. Şekersiz sakızlar Türkiye pazarının yine yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu birçok ülkeye göre daha yüksek bir oran.”

Tüm dünyada ise “diş dostu” pazarının büyüklüğünün 14 bin ton olduğunu söylüyor. Şekersiz sakızların satışının arttığını dile getirerek “Fransa’da yüzde 7’lik bir artışla satışların değeri 542 milyon Euro’ya, İspanya’da yüzde 6’lık bir artışla 211 milyon Euro’ya yükseldi. Fransa’da tüm sakız kategorilerinin içerisinde yüzde 92’si şekersiz. Bu rakam ise İskandinav ülkelerinde yüzde 98‘i buluyor.”

FATİH UYSAL / DANONE PAZARLAMA MÜDÜRÜ

“TAZE SÜTÜN YÜZDE 5’İNİ OLUŞTURUYOR”

ACTIVIA PAZAR LİDERİ Probiyotik sütlü ürünler pazarı, Türkiye taze sütlü ürünler pazarının ciro bazında yüzde 5’ini oluşturuyor.ACNielsen verilerine göre Eylül 2005 itibariyle Activia yüzde 80 ciro payı ile pazar lideri.

PAZAR PAYINI ARTIRACAĞIZ Önümüzdeki 5 yıl içerisinde Groupe Danone, dünya fonksiyonel sütlü ürünler pazarındaki lider rolünü Türkiye’de de devam ettirecek. Bu pazarın, taze sütlü ürünler pazarı içerisindeki payını yüzde 10’un üzerine çıkarmayı hedefliyoruz.

YENİ ÇEŞİTLER YOLDA Activia, her gün düzenli olarak tüketildiğinde bağırsak geçiş süresinin ideal seviyesine gelmesine yardımcı oluyor. Önümüzdeki dönemde de Activia’nın yeni çeşitlerini pazara sunmayı planlıyoruz. Şu anda dünyanın 30 ülkesinde milyonlarca insan tarafından, Türkiye’de ise 1 milyonu aşkın aile tarafından tüketiliyor.

İKİ ÜRÜN DAHA VAR Türkiye Danone’un portföyünde iki fonksiyonel ürün daha var. Meyveli bir taze peynir olan Danino, içerdiği kalsiyum, protein ve vitaminlerle çocukların sağlıklı büyümesine yardımcı oluyor. Danone Vital Süt ise farklı vitamin ve mineraller içeren 3 farklı süt çeşidi ile bayanlara anneliğin her döneminde yardımcı olmayı amaçlıyor.

ERGUN MUTLU / SÜTAŞ PAZARLAMADAN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“PAZAR ÇOK DAHA HIZLI BÜYÜYECEK”
Sütaş Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ergun Ermutlu, Türkiye’de fonksiyonel gıda pazarının potansiyelinin çok yüksek olduğun görüşünde. Ona göre tüketiciler fonksiyonel gıda ve sundukları sağlık avantajları konusunda bilinçlendikçe, pazar çok daha hızlı büyüyecek. Ermutlu’nun pazarın geleceğine ilişkin değerlendirmesi şöyle:

PROBİYOTİK ÜRÜNLER BÜYÜYECEK “Tüketicilerimizin sağlığına fonksiyonel süt ürünleri ile katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Fonksiyonel gıda pazarına probiyotik yoğurt kategorisinde Yovita ile Mayıs 2005’te girdik. Probiyotik yoğurt pazarı, Eylül 2005’te toplam yoğurt pazarının cirosal olarak yüzde 5’ini aştı. Bu oranın daha da artmasını bekliyoruz.

YENİ ÜRÜNLER SUNACAĞIZ Yovita’yı sindirim sistemi sorunlarının çözümüne doğal ve lezzetli bir yardımcı olarak probiyotik yoğurt pazarına sunduk. Ürünün satışları yükseliş trendinde. Türkiye’de bu pazar henüz çok küçük. Önümüzdeki yıllarda büyümeye devam etmesini bekliyoruz. Tüketicinin ihtiyaç ve beklentilerine uygun olarak Sütaş’ın uzmanlığını daha da göstereceği yeni fonksiyonel ürünler üzerinde çalışıyoruz.”

KAAN TANIK / YAŞAR HOLDİNG GIDA GRUBU PAZARLAMA DİREKTÖRÜ

“GIDA PAZARINA YÖN VERECEK”
Yaşar Holding Gıda Grubu Pazarlama Direktörü Kaan Tanık, fonksiyonel gıdaların, gıda sanayinin en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu ve bu pazarın yakın gelecekte gıda piyasasına yön vereceğini düşünüyor. Şirketin fonksiyonel gıda alanındaki stratejilerini şöyle açıklıyor:

FONKSİYONEL SÜTTE HIZLI BÜYÜME Fonksiyonel süt pazarı son 3 yılda ciro bazında yüzde 25’in üzerinde büyüdü. 2005 sonu itibariyle 20 milyon YTL’ye ulaştı. Fonksiyonel yoğurt pazarı ise Türkiye’nin bu yıl yeni tanıştığı bir pazar olmasına rağmen, 35 milyon YTL büyüklüğe erişti.

DENGE SAĞLAYAN SÜTLER Pınar 1999 yılında pazara “Denge” şemsiye markasıyla girdi. Bu doğrultuda yetişkin ve gençlerde kemik ve diş sağlığına destek olan “Denge Kalsiyum” adlı ürünü pazara sundu. Süt şekerini sindirme sorunu yaşayan ve bu nedenle şişkinlik problemi çeken kişiler için “Denge Laktozsuz” adlı sütü tüketiciye sundu. Ardından “Denge Omega 3”ü çıkardı. Bu ürün yetişkinlerde kalp sağlığını koruyor; hamilelik ve emzirme döneminde ise anne sütünü zenginleştirerek, bebeklerde zihin ve görme yetilerinin gelişimine destek oluyor.

PAZAR PAYIMIZI ARTIRACAĞIZ Son olarak, sütlü-meyveli bir içecek olan “Pınar Denge Prebiyotik” ve hem prebiyotik hem light bir yoğurt olan “Pınar Denge Yoğurt” ile pazardaki konumumuzu güçlendirdik. Fonksiyonel ürünler Pınar’ın yoğurt ve süt ürün gamı içinde yüzde 5’lik bir pazar payına sahip. Türkiye pazarında bu yıl sonuna kadar yüzde 10’luk pazar payı hedefliyoruz. Bu pazara olan ilgimiz önümüzdeki dönemde de devam edecek.”

PROF. DR. DİLEK BOYACIOĞLU / İTÜ GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜM BAŞKANI

“GELİŞMİŞ ÜLKELERDE PAZAR BÜYÜYOR”

FARKLI TANIMLAR VAR Literatürde çok sayıda fonksiyonel gıda tanımı var. Ancak basit olarak temel beslenmenin ötesinde sağlık yararı sağlayan gıdalar olarak tanımlanıyor. Fonksiyonel gıdaların ortak özellikleri, içerdikleri besin bileşenlerinin sağlık üzerinde olumlu etki göstermesi, doğal olmaları, diyetin bir parçası olarak kontrolsüz tüketimde güvenli olmaları. Bunların sağlığa olan faydaları mutlaka bilimsel olarak ispatlanmalı. Ayrıca, alerjik etki göstermemeleri ve güvenli olmaları gerekiyor.

BU ÜRÜNLERE İLGİ ARTIYOR Gelişmiş toplumlarda yaşam süresi giderek yükseldiği için hastalanmalara karşı daha duyarlı bir nüfus dilimi oluşuyor. Avrupa’da fonksiyonel gıda pazarında en çok yer bulan ürünler özellikle probiyotik içeren ürünler. Bunların arasında süt ürünleri 1,35 milyar dolarlık bir satış hacmine sahip. Avrupa’da fonksiyonel gıda pazarı 2 milyar doları aştı. Bu rakam toplam gıda pazarının yüzde 1’inden bile az. Ancak önümüzdeki 10 yıl içerisinde bu oranın yüzde 5’e ulaşacağı tahmin ediliyor.

Fadime Çoban
fcoban@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER