Capital'e abone olun.
ANA İŞE ODAKLANMAYLA OUTSOURCİNG BÜYÜYECEK

Ana İşe Odaklanmayla Outsourcing Büyüyecek

Bernd Regendats / Siemens Business Services Başkan Yardımcısı   Bernd Regendants, Siemens Business Services’in başkan yardımcısı… 5.8 milyar euro’luk bir devi yönlendirenlerden. Yeni döne...

Son Güncelleme: 01.10.2003

Bernd Regendats / Siemens Business Services Başkan Yardımcısı  
 
Bernd Regendants, Siemens Business Services’in başkan yardımcısı… 5.8 milyar euro’luk bir devi yönlendirenlerden. Yeni dönemde bilişim teknolojileri sektörünü, yeniden yapılanma ve buna bağlı olarak “odaklanma” stratejilerinin etkileyeceğini söylüyor. Ona göre, rekabette öne geçmek isteyen şirketler, altyapılarını, ortak ve dış kaynak kullanımına açacaklar ve verimliliği yakalayacaklar. Regendants, “Şirketlerin ana işlerine yoğunlaşmaları daha da ön plana çıkacak. Outsourcing yoluna hangi tutarlılıkla devam edeceklerine ve altyapılarını harici bir hizmet sağlayıcısı tarafından işletip işletmeyeceklerine karar vermek zorunda kalacaklar” diye konuşuyor.  
 
BT sektörünün 5,8 milyar euro tutarındaki cirosuyla en büyük şirketlerinden biri olan Siemens Business Services’in (SBS) başkan yardımcısı Bernd Regendants, şirketin tüm süreçlerinde etkili bir isim. Şirketin bütün ticari faaliyetleri ondan soruluyor. Regendats, aynı zamanda şirket içindeki global satın alma, verimlilik artırma ve risk yönetimi gibi farklı süreçlerle de ilgileniyor.  
 
Regendants’a göre, uluslararası düzeyde gelecek vaat eden üç sektör var. Bu sektörleri BT hizmetleri pazarının yüzde 55’ini oluşturması nedeniyle önemli bulduğunu söyleyen Regendants, “Bankacılık ve sigortacılık sektöründe ağırlık büyük. Bunun dışında kamusal müşteriler ve imalat sanayi de bu odak içine giriyor” diyor.    
 
Türkiye’de de bu alanlar için benzer gelişmeler gördüğünü söyleyen Regendants, “Yeniden yapılanan finans sektörü ve özellikle bireysel emeklilik ile canlanan sigortacılık alanında yatırımlar olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuşuyor.  
 
Bunun dışında 2004 yılında yaşanacak regülasyon nedeniyle, Türkiye için telekom sektörünün de öneminin artacağını söylüyor.  Regendants’la BT sektöründeki gelişmeleri, SBS’in Türkiye’ye bakışını ve sektördeki yeni gelişmeleri konuştuk:  
 
SBS’in 2003 yılının ilk bilanço periyodu, önceki yılla karşılaştırıldığında ne tür değişiklikler görülüyor?  
 
SBS, 2002 yılında 5,8 milyar euro'luk bir ciroya paralel olarak 101 milyon euro'luk bir kar yakaladı. Zor bir pazar ortamında bulunmamıza rağmen, 2002 iş yılının başlangıcından bu yana, yedi çeyrek yıllık dönemde pozitif bir sonuç elde etmeyi başardık. Bu yıldan itibaren de, konsolidasyon çalışmalarının sonucunu almayı bekliyoruz.  
 
Bu yılın  3. çeyreğine geldiğimiz dönemde SBS hangi BT projelerini tamamladı?  
 
SBS dünya çapında 10 bin müşteriye sahip global bir şirket. Uçtan uca servis sağlayan bir firma olarak BT çözümlerinde, dış kaynak temini (Outsourcing) ve ürün odaklı servisler alanında çok sayıda proje tamamladık. Örneğin, Norveç ordusunun yaklaşık 200 merkezinde gerçekleştirdiğimiz BT projesi, bu İskandinav ülkesinin tarihinde gerçekleştirilmiş en büyük projedir. Güney Afrika'da e-devlet kapsamında yapığımız projeyle de BT altyapısını önümüzdeki 10 yıl içinde işleteceğiz. İngiltere'de pasaport dairesi işletmesini tamamen devraldık. Fortune 500 listesinin 100'ü dünya çapındaki müşterilerimiz arasında yer alıyor. Bunların arasında DaimlerChrysler, Deutsche Bank ve Coca Cola gibi kuruluşlar bulunuyor.  
 
SBS’in dünya çapında uyguladığı e-devlet projeleriyle dikkat çekiyor. Bu uygulamalar içinde başarı öyküsü olarak gördükleriniz hangileri?  
 
Örneğin Letonya ve Litvanya'da yeni sınır kontrol sistemleri kurduk. Avusturya ve Macaristan'da noter belgeleri için dijital arşivleme sistemleri gerçekleştirdik. Bu projeleri diğer ülkelere de anlatıp, onlar için yaratacağı katma değeri, kendi hedefleri ile uyumunu gösteremeye çalışıyoruz.    
 
Türkiye’deki projelerle diğer ülkelerin karşılaştırmasını yaptığınızda nasıl bir sonuç çıkıyor?  
 
Türkiye’de kurulduğumuz günden bu yana uluslararası referans niteliğini taşıyan, yurtdışında ödüller kazanmış yenilikçi projeler gerçekleştirdik. Bunun bir örneği, trafik polisi için geliştirdiğimiz mobil çözüm olan “Trafik Bilgi Sistemi”dir. Avrupa’da çeşitli kamu kuruluşlarından bu projeye büyük ilgi olduğunu söyleyebilirim.  
 
Yeni iş yılında özellikle BT alanına hangi sektörlerin yatırım yapmasını bekliyorsunuz?  
 
Uluslararası düzeyde BT hizmetleri pazarının şu an yüzde 55'ini teşkil eden ve en yüksek büyüme oranlarını vaat eden üç çekirdek sektör üzerinde yoğunlaşıyoruz. Bankacılık ve sigortacılık sektöründe ağırlık büyük. Bunun dışında kamusal müşteriler ve imalat sanayide de bu odak içine giriyor.  
 
Her ne kadar ülkelerin kendilerine özel koşulları olsa da, biz Türkiye’de de benzer bir gelişme bekliyoruz. Yeniden yapılanan finans sektörü ve özellikle bireysel emeklilik ile canlanan sigortacılık alanında yatırımlar olacağını düşünüyoruz.  
 
Bunun dışında, uzun zamandır bekleyen e-devlet projeleri ile kamu ve özelde son iki yıldır pozitif büyüme rakamları yakalayan imalat  sanayi bize global trendlerin benzer bir yol izleyeceğini gösteriyor. 2004 yılı başında gerçekleşecek regülasyon nedeniyle, Türkiye için telekom sektörünü de bu listeye ekleyebiliriz.  
 
Yeni iş dünyasına hazırlıklı olmak için şirketlerin ne tür çalışmalar yapmaları gerekiyor peki?  
 
Şirketlerin sadece yeni teknolojileri uygulamaya koymanın peşinde olduklarını sanmıyorum. Şirketler gelecekte daha ağırlıklı olarak şu soru ile karşı karşıya gelecekler: “Neyi kendim yapabilirim, neyi başkalarına yaptırabilirim?” Çünkü, şirketlerin ana işlerine yoğunlaşmaları daha da ön plana çıkacak. Şirketler, Business-Process-Outsourcing yoluna hangi tutarlılıkla devam edeceklerine ve altyapılarını harici bir hizmet sağlayıcısı tarafından işletip işletmeyeceklerine karar vermek zorunda kalacaklar. Bunun içine tüm iş süreçleri bile girebilir.  
 
Türkiye açısından ise, özel şirketler içinde özellikle bankaların en son teknolojiyi kullandığı görülüyor. Bence bundan sonraki gelişme çeşitli sektörlerdeki yeniden yapılanmalar sonrası ana faaliyet konularında rekabete odaklanmaları olacaktır. Bunun için şirketlerin altyapılarını ortak ve dış kaynak kullanımına açması gerekiyor.  
 
SBS mobil iş alanında hangi konulara odaklanıyor? Mobil iş alanındaki beklentileriniz nedir?  
 
Mobil çözümler endüstride ve e-devlet projelerinde büyük potansiyele sahip. Kamusal alanda daha önce söz ettiğim Türk trafik polisi için kurduğumuz Trafik Bilgi Sistemi başka ülkelerin de dikkatini çekti. Almanya’daki bazı eyaletler ve İngiltere bu sistem ile ilgilendiğini belirtirken, İtalya ve Hollanda'nın güvenlik kuvvetlerinde de benzer şekilde mobil uygulamalar kullanılıyor.  
 
Mobil uygulamalar sadece emniyet ile ilgili konularda değil, sağlık, savunma ve maliyet başta olmak üzere e-devlet’in diğer bileşenlerinde de önemli işlevleri üstlenecek. Endüstri tarafında, şirketlerin servis teknisyenleri ve satış ekipleri müşteride ve sahada yaptıkları işler için giderek artan oranda mobil uygulamalardan zaten faydalanıyorlar.  
 
SBS'in gelecekteki hedef ve projeleri nedir?  
 
Az önce belirttiğim gibi, konsolidasyon ile büyüme arasında olan bir geçiş dönemi içinde bulunmaktayız. Dünya çapında sektörün ilk 10’u arasında, Avrupa’da 2 numarayız.  
 
Amacımız, Dünya’da ve Avrupa’da en önlerde yer almak. Türkiye’de uzun vadeli bir vizyon belirledik, Türkiye’nin geleceğine katkıda bulunmak, bilgi toplumuna dönüşmesinde paydaş olmak bizim hedefimiz. Bu amaçla, hem kamu tarafında hem de özel sektörde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Ayrıca yazılım ve servis ihracatı ile Türkiye’ye sağladığımız katma değeri artıracağız.  
 
GELECEĞE DAMGASINI VURACAK TEKNOLOJİLER  
 
Yakın gelecekte hangi teknolojik gelişmelerin ve yeni servislerin günlük yaşamı kolaylaştıracağını düşünüyorsunuz?  
 
E-DEVLET PROJELERİ
Yeni trendler konusunda sürekli bir devinim söz konusu. Ancak, ben bu trendlerin içinden iki tanesine dikkat çekmek istiyorum. Birincisi, e-devlet projeleri.  
 
Devlet hizmetlerinin elektronik işlemler ve süreçler sayesinde vatandaşın günlük yaşamını belli bir ölçüde kolaylaştıracak şekle girmesi, önümüzdeki döneme damgasını vuracak bir gelişme. Türkiye’de Vedop (Vergi Daireleri Otomasyon Projesi) , Meop (Milli Emlak Otomasyon Projesi) , TBS (Trafik Bilgi Sistemi) projelerinde olduğu gibi bu alanda büyük hazırlıklar olduğunu görüyoruz. Bunların yaygınlaştırılması ve vatandaşa tek bir ara yüzden yani “Devlet Kapısı”ndan sunulması büyük bir devrim olacaktır.  
 
Ancak, biz e-devlet’i anlatırken, e-dönüşüm diyoruz ve bunun iki boyutlu olduğunu vurguluyoruz. Hem devlet tarafında e-dönüşüm hem de vatandaşın e-dönüşümü. Sonuçta vatandaşın da eğitilmesi, yönlendirilmesi, sistemin parçası haline getirilmesi gerekiyor.  
 
DİJİTAL KİMLİKLER Bir ikinci önemli trend ise “biyometik” bileşenlere sahip dijital kimlikler. Biz bu alanda yaşanan gelişmelerin, insanlara daha fazla güvenlik getireceğine inanıyoruz. Kişi ile teknoloji arasındaki en sıkı bağı kuracak bu teknoloji, bugün kullanmak zorunda kaldığımız bir çok güvenlik sürecindeki açıkları kapayacak ve basitlik sağlayacak.  
Biz gelişme planlarımızda ve önümüzdeki dönem yatırım projelerimizde bu iki trendi göz önünde tutuyoruz.  
 
TÜRK EKONOMİSİNE GÜVENİYORUZ  
 
Türk ekonomisindeki olumsuz gelişmeler, SBS'in Türkiye'ye karşı olan genel yaklaşımını nasıl etkiledi?
 
 
Şöyle söyleyebilirim, Siemens, 140 yılı aşkın bir süredir Türkiye'de yeri olan bir kuruluş. Bu süre içinde geniş yapımız ve çok iyi müşteri bağlantılarımız nedeniyle zor dönemleri başarıyla atlattık. Bu başarı bizim sağlam bir büyüme sağlamamızı ve Türkiye’ye olan güvenimizi artırmamıza neden oldu.  
 
SBS ve Siemens için SBS Türkiye'nin önemi nedir peki?  
 
Türkiye, Siemens Business Services şirketimizin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Burada, arasında çağrı merkezi ve e-öğrenme alanlarının da bulunduğu çeşitli sektörlerde bir dizi yüksek kaliteli müşteri kazandığımızı söyleyebilirim. Bunun yanında bu pazardan uluslararası düzeyde faydalanabileceğimiz know-how elde ettik. Bu birikim bizim global servislerimiz içerisinde önemli bir alanı oluşturuyor.  
 
Türkiye'ye belli aralıklarla yaptığım ziyaretlerimde son derece yetenekli ve yüksek motivasyonlu elemanlara sahip olduğumuzu görüyorum. Onlara olan güvenimizin yerinde olduğunu da yapılan çalışmalar bize ispatlıyor zaten. Türkiye’de talebin azalmasından kaynaklanan bir durgunluk söz konusu.  
 
Ancak, yeni e-devlet projeleri sayesinde sektöre yeni boyutların açılacağına inanıyorum. Bunun da pazar açısından olumlu olacağını düşünüyorum. Şu an gelinen nokta önümüzdeki dönemde pazarın büyüyeceği yönünde bize bulgular sunuyor. Yine de Türkiye’de sektörün bu konuda devletle birlikte, ortak vizyonla hareket etmesi gerekiyor.  
 
BT PAZARINDA TALEP ZAYIF  
 
Küresel krize karşı SBS’in aldığı tedbirler neler?
 
 
BT pazarında dünya çapındaki talep yaklaşık 2 yıldır çok zayıf. Talep azalmasının boyutu, dünya çapında tüm hizmet sunucularını aynı şekilde etkiledi ve bu konuda bizim istisna olmadığımızı itiraf etmeliyim.  
 
Ancak, bu aşamada sahip olduğumuz avantaj, müşterilerimizin  güvenilirliğe büyük önem vermesi. Bizimle çalışırken edindikleri deneyim bizim en önemli referansımız. Sonuçta biz hiçbir zaman yerine getiremeyeceğimiz sözler vermiyoruz.  
 
Global krizin yanı sıra 2001 yılında Türkiye’de de büyük bir kriz yaşandı? SBS’in o denemdeki stratejisi neydi?  
 
Sonuçta bu kriz sırasında mevcut olan yeni şartlara çok çabuk uyum sağladık. Portföyümüzü, bölgesel yapımızı ve organizasyonumuzu optimize ettik. Zaten 2001 yılında Türkiye'de kurmuş olduğumuz ve bugün geniş ölçüde yararlanabildiğimiz ihracata dönük yapı bu gelişmelere dahildir.  
 
 
  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER