Capital'e abone olun.
DAHA ALACAK ÇOK YOL VAR!

Daha Alacak Çok Yol Var!

Araştırmayı The Economist Unit gerçekleştirdi. Amaç, Orta Avrupa’daki 10 ülke ve Türkiye’yi, “e-devlet” performansı açsından değerlendirmek. Araştırma, 11 ülkeyi, internete bağlılıktan yasal ortama...

Son Güncelleme: 01.04.2005

Araştırmayı The Economist Unit gerçekleştirdi. Amaç, Orta Avrupa’daki 10 ülke ve Türkiye’yi, “e-devlet” performansı açsından değerlendirmek. Araştırma, 11 ülkeyi, internete bağlılıktan yasal ortama, e-demokrasiden hükümetin vizyonuna, çok çeşitli kriterlere göre değerlendirdi ve ortaya bir sıralama çıkardı. Bu da bir anlamda bölgenin “e-devlet ligi”ni ortaya koyuyor. Türkiye, işte bu ligin orta sıralarında, “gelişmesi gerekenler” arasında yer alıyor.

Avrupa Birliği’nin yeni üyelerinden olan Estonya, e-devlet konusunda kat ettiği mesafe ile büyük beğeni topluyor. Kabine toplantıları 2000 yılından bu yana her bakanın önünde geniş bant internet erişimi olan bir bilgisayar bulunan özel bir salonda yapılıyor. Bakanlar seyahatte oldukları zaman kabine toplantılarına, internet aracılığıyla anlık mesaj göndererek katılabiliyorlar. Estonyalılar kabinenin aldığı kararları 30 saniye içinde öğrenebiliyorlar.

Oysa, Sovyetler Birliği döneminde her şey kapalıydı. 1992’de bağımsızlığını kazanan ülke vatandaşların talebi üzerine açıklık politikası izlemeye başladı. Şimdi ise internet ve teknolojinin katkısıyla bu açıklık politikasını güçlendiriyor. Uygulamalar bunlarla sınırlı değil. AB fonları ve Estonya Hükümeti desteğiyle oluşturulan “doc@home” adlı sistem doktorların hastalarının tansiyonlarını, stres düzeylerini internet üzerinden takip etmelerini sağlıyor. Nüfusu 1,5 milyon civarında olan bu küçük ülkede her vatandaş dijital bir kimlik sahibi… Bu ülkede bankacılık işlemlerinin yüzde 95’i elektronik ortamda gerçekleşiyor. Vatandaşlar hükümet hizmetlerinden de bu dijital kimlikleri sayesinde faydalanabiliyorlar.

Ancak, tüm bu gelişmelere rağmen Estonya’nın e-devlet konusunda alacağı çok yol var.

Yeni üyelerin e-devlet yaklaşımı

AB, tüm üye ülkeleri devlet operasyonlarını elektronik ortala taşıması için teşvik ediyor.

Elektronik ve online platformlarda etkin olmak, Avrupa Birliği’ne yeni üye ülkeler ve adaylar için önemli bir kriter. Ancak, Orta Avrupa’da bu konu daha da önemli. Çünkü, komünist sistemin çöküşünün ardından büyük bir politik ve ekonomik transformasyon süreci yaşıyor. Bu ülkeler için “e-devlet” sadece vatandaşlara hizmet sunulan bir kanal olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor. Onlar için “e-devlet” şeffaflık ve verimlilik hedeflerine ulaşmak için büyük bir adım demek. Bu bölgedeki liderlerin 1990’lı yıllardan bu yana vatandaşlarına “şeffaf ve verimli” bir sistem vaat ediyorlar. Bu durum göz önüne alındığında onlar için bu konunun ne denli önemli olduğu da ortaya çıkıyor.

The Economist Intelligence Unit (Economist Çalışma Birimi), Orta Avrupa’daki bu değişimi uygulamaya koyabilmek ve ilerlemeyi tespit edebilmek için, Oracle sponsorluğunda bir araştırma gerçekleştirdi. Bu çalışmada Orta Avrupa ülkelerinin ve Türkiye’nin e-devlet uygulamaları mercek altına alındı. 

Araştırmanın kapsamı

“Orta Avrupa’da e-Devlet” adlı araştırmada, bölgede yer alan 10 yeni AB üyesi ülke, henüz aday konumunda olan Romanya, Bulgaristan ve aday adayı olan Türkiye inceleniyor. Araştırma kapsamında bu 13 ülke için altı farklı kriterdeki gelişmişlik düzeyi 10 puan üzerinden değerlendirilmiş. Ancak sıralamalara Malta ve Kıbrıs dahil edilmemiş. Sıralamalar diğer 11 ülke için yapılmış. Çalışmadaki  değerlendirme kriterlerini ise, “internete bağlanabilirlik ve teknoloji altyapısı”, “ticari ve yasal ortam”, “toplumun eğitimi ve beceriler”, “hükümet politikası ve vizyonu”, “e-demokrasi” ve “vatandaşlara ve iş dünyasına yönelik e-hizmet uygulamaları” oluşturuyor. Bu 6 kriteri birden kapsayan genel değerlendirmede e-devlet konusunda en iyi durumda olan ülke 5,87 puanla Estonya. İkinci sırada ise Çek Cumhuriyeti var. Onu Slovenya izliyor.  Türkiye ise genel değerlendirmede 4,64 puanla 6’ıncı sırada bulunuyor.

E-devlet ligi

Economist Intelligence Unit, araştırma kapsamındaki 11 ülkeyi e-devlet konusundaki performanslarına göre üç grupta topluyor. “Premium lig” diyebileceğimiz birinci grupta Estonya, Çek Cumhuriyeti ve Slovenya gibi performansı yüksek ülkeler var. Bu 3 ülkedeki hükümetler hem vatandaşların hem şirketlerin devletle olan ilişkilerini yürütmeleri için dijital kanallar yaratmak konusunda büyük çaba gösterdiler. Ancak, bu ülkelerin bile performansları Batı Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında çok gerilerde kalıyor. Çünkü, bu ülkelerde sabit telefon hatlarının penetrasyonu, PC sayısı ve toplam nüfus içinde internet kullanıcılarının oranı gibi göstergeler halen olması gereken düzeyde değil. E-devlet uygulamalarına elektronik ortamda erişme imkanı sağlayacak bu gibi bileşenler olmadığında ise yeterince verim sağlanamıyor.

İkinci grupta ise notu “orta” olan ülkeler bulunuyor. Polonya, Macaristan ve Türkiye’nin yanı sıra diğer iki Baltık ülkesi olan Litvanya ve Letonya bu grupta.  Rapora göre bu ülkelerin ortak özelliği, açık ve eyleme dönüştürülebilir nitelikte politikaları daha geç üretiyor olmaları. Bu ülkelerde de alt yapı, telefon hatları ve internet erişimi zayıf durumda. 

E-devlet performansı en düşük olan üçüncü gruptaki ülkeler ise Slovakya, Bulgaristan ve Romanya. Rapora göre, Slovakya ve Bulgaristan, “e-devlet vizyonu” oluşturma ve bir yol haritası çizme konusunda en yavaş davranan ülkeler arasında.

E-demokrasi de iyiyiz

Türkiye, araştırma genelinde 10 üzerinden verilen 4,64 puan ile 11 ülke arasında 6’ıncı sırada yer alıyor. En yüksek puanını 10 üzerinden 4, 20 ile  “e-demokrasi” alanında alan Türkiye, bu kategorideki sıralamada 11 ülke arasında ikinci olarak hemen Estonya’nın arkasından geliyor. Eski demir perde ülkelerine göre Türkiye’nin e-demokrasi’de daha yüksek puan alması bir sürpriz değil aslında. Bu durumu, Oracle Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Gürhan Kalelioğlu, “Bizde 90’lı yıllardan itibaren pek çok kurumun internet sitesi bulunuyor. Bu siteler aracılığıyla da vatandaşlarla belli bir paylaşım içindeler. Dolayısıyla, o ülkelere göre üstün bir konumda olmamız şaşırtıcı değil” diyerek açıklıyor.

SBS Türkiye e-Devlet Çözümleri Sistem Entegrasyonu Direktörü Cemal Akyel’de aynı görüşü paylaşıyor. Akyel, “Genel sıralamayı oluşturan kategorilerdeki duruma bakıldığında, Türkiye henüz bulunması gereken noktada değil. Sıralamadaki diğer ülkelerle kıyaslandığında özellikle ticari ve yasal ortam ile eğitim alanlarındaki sonuçlarda geride kalıyor” diyor. Bu alanlarda yapılacak çalışma ve yatırımlar için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Akyel, “E-devlet dönüşümü teknolojik, sosyolojik ve hukuki olmak üzere çok boyutlu şekilde hem vatandaşın hem de devletin dönüşmesi anlamına geliyor. Bu nedenle, yapılacak çalışmalar, sadece bilgi ve iletişim teknolojileri açısından değil, farklı boyutları göz önünde bulundurarak bütünsel bir bakış açısıyla planlanıp yönetilmelidir” diyor.

KURUM BOYUTUYLA DURUMUMUZ SAĞLAM

PERFORMANSIMIZ NASIL?Türkiye’nin genel olarak orta grupta yer alması da o kadar müşkülpesent olmamamız gerektiğini, belli bir olgunluğa eriştiğimizi gösteriyor. Türkiye’nin kurum boyutuyla durumu sağlam. Ama sorun e-kurumların birbirleriyle entegrasyonu ve bunun bütünleşik olarak vatandaşa sunulması. Kurum bazında Türkiye’nin ciddi bir altyapısı da var.

EKSİKLERİMİZ NEREDE? Eksiklik vatandaşa yönelik sunumunda. Dolayısıyla, Türkiye’nin bulunduğu orta grup gerçekçi. Söz konusu kriterler de Avrupa Birliği’nin zorladığı şeyler değil, ama yüksek oranda tavsiye ettiği, uygulanmasını beklediği unsurlar.

NE ZAMAN HEDEFE ULAŞABİLİRİZ? Treni kaçırmış değiliz. Çalışılırsa 2008’de istenilen seviyeye gelinir. Bizim burada hedeflememiz gereken, kısa vadede atılıma geçmek. Türkiye’nin 2010 ya da 2015’deki vizyonunda Avrupa Birliği ülkeleri arasında ilk onda yer almak olmalı.

Nilüfer Gözütok
ngozutok@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER