Capital'e abone olun.
HEDEF E-DEVLET

Hedef E-Devlet

1974'te ilçelerde eskiyen veya kaybolan nüfus bilgilerinin kopyalarının çıkartılmasıyla başlayan, 1980 yılında bilgisayar ortamına taşınan Mernis Projesi tamamlanmak üzere: Yaşayan - ölü 120 milyon...

Son Güncelleme: 01.05.2001

1974'te ilçelerde eskiyen veya kaybolan nüfus bilgilerinin kopyalarının çıkartılmasıyla başlayan, 1980 yılında bilgisayar ortamına taşınan Mernis Projesi tamamlanmak üzere: Yaşayan - ölü 120 milyon Türk bilgisayar ortamında. Atatürk'ten başlamak üzere herkesin vatandaşlık numarası var. Capital olarak ileride Türkiye'nin bürokratik işlemsiz, etkin, verimli elektronik devlet (e-devlet) hayaline ulaşmasına temel oluşturacak bu sistemi inceledik...

Mernis (Merkezi Nüfus Sistemi) ve beraberindeki projelerin üç aşamada tamamlanması hedeflenmişti. Nüfus hareketlerine ilişkin bilgilerin bilgisayara kaydedilmesi ve saklanması. Herkese kimlik numarası verilmesi. Bu numaranın ilgili kurumlarca kullanılması.

İlk iki aşamada, yani bilgilerin kaydedilmesi ve herkese bir kimlik numarası verilmesi, İçişleri Bakanlığı'na bağlı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından koordine ediliyordu. Şu anda bu iki aşama kısmen tamamlanmış durumda.

Üçüncü aşama, yani bu bilgilerin ihtiyaç duyan tüm kamu birimleri tarafından vatandaşların da işini kolaylaştıracak şekilde kullanılması, zaten “e-devlet” yani elektronik devlet hayalinin ta kendisi.
E-devlet hayali, dönem dönem temenni edilmesi, hakkında toplantılar yapılmasına karşın, bütün kamu kuruluşlarını  aynı sistem altında toplayacak bir yapı henüz oluşturulmadı.

Eğer bu gerçekleştirilebilirse, ihtiyacı olan her kamu kuruluşu, sadece bir vatandaşlık numarasıyla, vatandaşlar ile ilgili pek çok bilgiye ulaşabilecek. Bu hem kamudaki işlemleri süratlendirip, etkinleştirip, olabildiğince hatasız hale getirecek, hem de vatandaş oy günü eve kapanmak, seçim için sandığa gitmek, pasaport almak gibi bir dizi bürokratik işlemi, belki evinden, belki işinden zahmetsizce yapma imkanı bulacak.

Ancak bu aşama biz Türkler için hala çok uzak bir hayal... Hatta belki bir serap. Yine de e-devlet kavramının temeli olması itibarıyla, 2000 yılının Kasım ayından itibaren verilmeye başlanan vatandaşlık numaraları ile bilgilerin bilgisayar ortamında tutulmasının, çok önemli bir mesafe olduğu anlaşılıyor. Hele projenin gelişimine bakınca...

Mernis'in tarihçesi

Türkiye'de vatandaşların nüfus ile ilgili bilgi ve belgeleri ilçelerde tutuluyor. Nüfus idarelerinde defterler çalınıyor, yanıyor, eskiyor düşüncesiyle1974'de yasa ile ikinci kopya defter çıkarılıp Ankara'da saklanması öngörülmüştü. O zaman yaşayan ve ölü sayısı 60-70 milyondu.

1978'de bu vatandaşlar ile ilgili nüfus bilgilerinin ODTÜ tarafından bilgisayara aktarılması düşünüldü. 1980'de ortaya çıkan Mernis Projesi ile kayıtların bilgisayar ortamına aktarılmasına başlandı.

Dr. Ali Arifoğlu, 1980'de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nde Mernis ofisini kuran ve bilgisayarlı ortamda başlatan kişiydi. O dönemleri çok iyi hatırlayan Arifoğlu, “Bu, işgücünün çok, karmaşıklığın az olduğu bir işlemdi. Aktarma işlemleri yıllarca sürdü. Arada 4-5 yıl sıfır ödenekle gitti”diyor.

Başlangıçta Mernis bir daire başkanlığı idi, sonra Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’na bağlandı. Proje nitelikli bilgisayar uzmanı tutamadı. Bu dönemde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlük koltuğu işe çok sahip çıkan yöneticiler gördüğü gibi, Vali'lik tayininden başka bir şey düşünmeyen müdürlerin de işgaline de maruz kaldı.

1990’dan sonra ivme kazandı

Koç Sistem aracılığıyla 1993 yılında 921 ilçeye (şu andaki ilçe sayısı 923) LAN, yani (Local Area Network-Yerel Alan Ağ) kuruldu. Koç Sistem'in yazılımıyla tüm veriler yeniden girildi. Daha sonra 1998 Haziran'ında Dünya Bankası’nın yazılım ihalesini Koç Sistem kazandı. Likom Yazılım ise Koç Sistem'in partneriydi ve yazılımı yapacaktı.

1983'te kurulan Likom Yazılım, 1996'ya kadar büyük ve orta ölçekli firma ve kamu kuruluşlarına ticari yazılımdan ERP ürünlerine kadar standart paket yazılımı satardı. Daha sonra müşteriye yönelik projelere girmeye başladı.

Aldığı bu projeler sayesinde cirosu dönem dönem sıçrayan ve 2000 yılında gelirleri 15 milyon doları geçen Likom işe 1998'in temmuz ayında ihtiyaçların gerçek manada belirlendiği sistem gerekleri çalışması ile başladı.

Genel müdürlük ve ilçelerde ön analiz yapıldı ve ihtiyaçlar belirlendi. Ondan sonra da bu ihtiyaç analizine göre bir tasarımda bulunuldu. 25 kadar mühendisin çalıştığı bu iş 1999'un şubat ayında tamamlandı.

Bundan sonra mühendisler programı üretmeye başladılar. Önce prototipler oluşturuldu. Bunlarla ilgili çalışmalar Nüfus İdaresi'ne gösterildi. Ardından, 1999'un sonuna doğru gibi bazı sorunlar giderildi. Yaklaşık 2 ay sonra, yani 28 Şubat 2000’de yazılım son haline geldi.

Mart ayında ilçeleri simüle eden bir test ortamı oluşturuldu. Nisan ayında yaklaşık üç hafta süren sekiz pilot ilçeye gidildi. Mayıs başında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri'nin Mamak'da istediği yoğun test gerekleştirildi. Oradaki hatalar da giderildikten sonra, 50 kişilik Muayene Heyeti toplandı. Muayene heyetinin imzasıyla beraber yazılım işi tamamlanmış oldu.

1 milyon dolarlık yazılım

Mernis Yazılımı, ilçe nüfus müdürlüklerinde yapılan evlilik, taşınma, yer değiştirme gibi ne kadar nüfusa ilişkin işlemler varsa, bunları içeren tüm işlemleri yapan bir sistem. Bu yüzyılın başından beri düzenlenen yasalarla nüfus bilgileri defterlere kaydediliyor. Burada yapılan işlemleri olduğu gibi yazılıma taşımak, bir veri tabanı oluşturmak, bu verileri ilçelerde ve merkezde tutmak Mernis'in işi. Diğer ilçeleri ilgilendiren tüm işlemler merkez üstünden diğer ilçelere gidebiliyor.

Mernis Projesi, Likom'un en önemli projesi değildi. Likom'un sahibi Nejat Sağtekin yaklaşık 1 milyon dolarlık bu projeden 500-600 bin dolar zarar ettiklerini söylüyor. Örneğin Likom'un Sağlık Bakanlığı'na yaptığı 6-7 milyon dolarlık Çekirdek Kaynak Yönetim Sistemi Projesi, Mernis'ten daha büyüktü.

Buna rağmen bu projeyi, yine olsa, yine ucuz fiyata alıp gerçekleştireceğini ifade eden Sağtekin bu durumu şöyle açıklıyor: ``Bu tür Türkiye için önemli projelerin prestiji yüksek. Likom olarak reklam yapsak ismimizi bu kadar duyuramazdık. Aradan bir yıl geçmiş hala basının ilgisini çekiyor. PR çalışması yaptırsam daha fazlasını elde edemezdim.''

Mernis'in ilçelere yayılması 

1999 Haziran'ında bu yazılımın ilçelere yaygınlaştırması ve ilçelerdeki elemanların eğitiminin sağlanması ile ilgili ayrı ihaleyi de Koç Sistem ve Meteksan ile ortak olarak kazandı.

Sektörde uzunca bir süre Koç Sistem ile Meteksan'ın bunu yapmak için Likom'dan eleman transfer ederek Kale Yazılım bünyesinde toplamaları ve iş bitiminde düşük ücretler önererek elemanları tasfiye yoluna gitmeleri konuşuldu.

Sonuçta öyle veya böyle bu yaygınlaştırma ve eğitim hizmetleri de tamamlandı. Hem merkez, hem de 8 ilçe için yazılan sistemler bütün ilçelere yaygınlaştırıldı. Eski bilgiler Oracle veri tabanı üstüne yeniden aktarıldı. Eski program yerine, yeni program yüklendi. Eğitimi yapıldı. Vatandaşlık numarasını verilmesini sağlayan kısımlar eklendi. Ayrıca merkeze yeni merkezi server sistemi alındı.

Projede nereye gelindi?

Şu anda gelinen noktada 20. yüzyılın başından bu yana Türkiye'de doğmuş ve yaşamış yaklaşık 120 milyon Türk vatandaşının bilgileri bilgisayar ortamında. Bilgisayar, Atatürk hariç bu kişilerin her birine, tamamen şansa bağlı olan (random) bir vatandaşlık numarası atamış durumda. Atatürk'ün numarası 100 milyon 1. Bunun ardından bir de kontrol etmek için kullanılan 46 rakamı geliyor. Tüm numaralar 100 milyondan başlıyor 900 milyonlu rakamlara kadar gidiyor.

Türk vatandaşı olarak doğduğu için Apo'nun bile numarası mevcut. İsteyen www.nvi.gov.tr adresinden vatandaşlık numarasını öğrenebiliyor. Sadece veri tabanındaki kayıtlarla nüfus cüzdanındaki kayıtların uyuşmaması halinde bu numarayı internetten öğrenmek mümkün olmuyor. Bu takdirde Nüfus İdaresi'ne giderek numarayı kayıtlardan öğrenmek gerekiyor.

Sıra akıllı kimlik kartlarında

Ancak, hala Mernis'in ilk iki safhasıyla ilgili iki büyük eksiği var: Networking ve yeni kimlik kartları... 1993'teki ihale ile Koç Sistem ilçe içindeki makinaları birbirine bağlamak suretiyle LAN (Local Area Network-Lokal Alan Ağı) ağlarını kurmuştu. Şimdi her ilçenin merkeze ve birbirine bağlanması için WAN (Wide Area Network-Geniş Alan Ağı) ağının ihalesine çıkılması gerekiyor. Şu anda her ilçe, İlçe Müdürlüklerindeki ilgili kayıtları merkeze kartuşla veya başka bir yolla aktarıyor.

Koç Sistem'de, kamu sektöründen sorumlu birim yöneticisi olarak çalışan Mehmet Güner, “Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bu WAN ağı için yeni bir ihale açmak istiyor. Ancak, bu ihalenin tasarruf tedbirlerine takılıp takılmayacağı belli değil”diyor.

İkincisi, eksik sistemin kart bacağıydı. Nüfus kağıdı yerine konacak yeni kimlik kartı projesi. Bu kartın akıllı kart olacağı medyada büyük şaşaalarla ve halkla ilişkiler faaliyetleri ile sık sık yer aldı. Ancak sektör içinde bu işle ilgili pek çok kişi böyle bir gerekliliğin olmadığını düşünüyor. Nüfus idaresinin bile böyle düşündüğü tahmin ediliyor.

Akıllı kartın sırrı

Bu akıllı kartlar, üstündeki çip sayesinde birçok bilgiyi ihtiva ediyor. Ancak böyle bir kartın e-devlet hayali tam olarak gerçekleşene kadar bir kullanım alanı yok. Vergi vermek için vergi idaresinin verdiği bir numarayı kullanıyorsunuz. Bağ-Kur üyesiyseniz, Bağ-kur kendi kartını ve numarasını içeren yeni bir ihaleye çıkma maksadında. Nüfus İdaresi'nin diğer kamu kuruluşlarıyla da bir bağlantısı olmadığı için böyle bir karta ihtiyaç yok.

Vatandaşlık numaranızı aldınız. Ancak, bu numara ile Nüfus İdaresi'nden nüfus bilgilerinize hızla ulaşmak dışında yapabileceğiniz bir şey yok. Vatandaşlık numarası esas olarak ancak diğer kurumların numaralarının yerini aldığı zaman ciddi bir fayda sağlamaya başlıyor. Akıllı kartların da ancak o zaman böyle mantıklı olacağı düşünülüyor.

E-devlet ne zaman? 

Bazı yeni projeler nüfus bilgilerinin de ciddi olarak kullanılmasını içeriyor. Yüksek Seçim Kurulu, Emniyet, gibi değişik kamu kuruluşlarında aynı kişilerin bilgileri mükerrer tutuluyor. Bütün bunların bir araya getirilip ortak bir veri tabanı üstünden tutulması ciddi bir proje. Çok büyük bir yapılanmayı gerektiriyor.

Böyle bir yapılanmayı kurmak bu bürokratik ortamda çok zor. Buna yönelik toplantılarda değişik kurumlar bu ihtimal söz konusu olduğunda “Ne iyi olur” şeklinde görüş bildiriyorlar ama bu yorumlar temennide kalıyor. Ortada ciddi bir girişim yok.

Gecikmenin faturası ağır

Mernis Projesi'nin tamamlanmasına yakın Likom'dan ayrılan Dr. Ali Arifoğlu 2000 yılında danışmanlık, yayın, eğitim, proje hizmetleri üzerine SAS Bilişim'i kurdu. Son 20 yıldır ODTÜ Bilgisayar Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalışırken pek çok kamu kuruluşuna bilgisayar sistemlerinin seçimi ve yapılan işlerin denetlenmesi bağlamında danışmanlık yapan Arifoğlu “Değişik kamu kuruluşlarının veri tabanı sistemlerinin vatandaşlık numarasıyla birleştirilmesi ancak tepeden, örneğin Başbakanlığa bağlı olarak oluşturulacak bir yapılanmayla halledilebilecek bir şey” diyor ve ekliyor: “Böyle bir sistemi oluşturmak 3.5 milyar dolara patlayabilir ama devletin biran önce harekete geçmesi gerek. Çünkü Türkiye Bilişim Vakfı'nda yaptığımız Ulusal Birey Kayıt Sistemi Projesi'ne göre bunu oluşturmamanın zarar ülkeye yılda 10 milyar dolardır.”

Peki ne kadar gecikildi? Çok da değil. Arifoğlu ``Yabancılar elektronikleşmenin olumsuz etkilerini tartışıyor. İşsizlik, moral bozukluğu ve diğer sosyal etkiler gibi. Biz bu zamana kadar geri kaldığımız için bu teknolojileri kullanırken o deneyimleri kullanabiliriz. Ama bu yine de bir avantaj olarak görülmemeli'' diyor.

Şu anda pekçok kişi kabul ediyor ki Mernis ve vatandaşlık numarası, bu şekilde oluşturulacak e-devlet sisteminin özellikle vatandaşlarla ilgili işlemleri açısından olmazsa olmaz altyapısı. Bu iyi bir başlangıç. Ama adı üstünde sadece bir başlangıç. Hedefe daha çok uzakta. Ne kadar uzakta olduğunu zaman gösterecek...

“MERNİS PROJESİ E-DEVLETİN TEMELİ”

Mernis Projesi'nin yazılımını gerçekleştiren Likom Yazılım'ın sahibi Nejat Sağtekin Capital'in sorularını yanıtladı:

Elektronik devlet ne demek, gerçekleşme imkanı nedir?

Büyük bir veri tabanına sahibiz. Bilgiye hızlı ulaşmak için gerekli araçlar var. Network altyapınızla internet üzerinden de kullanmanın getirdiği avantajlarınız var. Siz bilgiyi çok kolay paylaşabiliyorsunuz.

Bunun avantajı ne?

Elektronik devlete ulaşmanın getirdiği en büyük avantaj bürokratik engellerin veya evrak kayıplarının yok olması. Artı birçok işlerin çok hızlı gerçekleşmesi. Siz tümüyle her şeyinizi bilgi teknolojilerinden yararlanır şekilde yerleştirir ve birbirleriyle ilişkisini çok iyi kurabilirseniz, bu üst düzey karar vericilerin çok rahatlıkla sonuca gitmesi söz konusu olur.

Bu kavram bugün için ne kadar kullanılıyor?

Kemal Derviş'in program açıklamalarında bu da vardı. ``Şeffaflaşacağız, mali yönetimde teknik altyapının güçlendirmesi gerekir, bilginin çok çabuk akması gerekir''. Çünkü, bilgi kurumlar arasında kayboluyor. Türkiye'de bu tür şeylerden doğan kayıpların fırsat maliyeti çok büyük.

Vatandaş açısından niye önemli?

Geçenlerde Çankaya Nüfus Müdürlüğü'nden nüfus kayıt örneği almam sadece 2 dakikamı aldı. Eskiden bunu elde etmek kaç saat sürerdi. Bu tür şeylerle o kadar vakit kaybediyordunuz ki.

Mernis'in e-devlet kavramı içindeki önemi ne?

Mernis bu işin temeli. Vatandaşınıza iyi hizmet götürmek istiyorsanız önce vatandaşınızı iyi tanıyacaksınız. Amerika'da veya batılı ülkelerin çoğunda sosyal güvenlik numaraları veya hastane kayıt numaraları üzerinden yaparlar. Böyle bir numarayla kişiyi unique (eşsiz) hale getirmeniz lazım. Yoksa isim, doğum, ana baba adı benzerliği olabilir. Şu dönemde çok sayıda Kemal Derviş doğuyordur mesela.

Tek başına bir vatandaşlık numarası e-devlet için yeterli mi?

Hayır. Yarın bankacılık sistemi, askere alma işlemleri, mali işlemleri de sisteme sokacaksınız. Mesela vergi numaralarının mükerrerlik arz etme şansları var, Bunları da sisteme Mernis kimlik numaranızla bağlantı kurup sokunca tek bir numara ile bir kişinin tüm bilgilerine ulaşılabilecek bir yapı oluşturmuş olacaksanız.

Bütün bu işlemlerin birleştirme işine henüz başlanmadı...

Ama bu Nüfus ve Vatandaşlık İşleri'nin görevi değil. Onun görevi nüfus kayıtlarını tutmak, adres kayıtları bile değil. Adres kayıtlarını muhtarlıklar tutuyor, polise, karakollara bildiriyor. Nüfus ile adresin birleşmesi lazım. Bunun Yüksek Seçim Kurulu ile, Maliye ile, Bankacılık sistemi ile birleşmesi lazım. Bütün bunlar olduğu zaman da bir kişiye ulaşmanız veya bir kişinin kendi işiyle ilgili işlemleri yapması son derece kolaylaşacak. Bunu kurduğunuz zaman hem vatandaşa hizmet vereceksiniz, hem de karar destek sürecini hızlandıracaksınız.

Bazı kesimler bunu “Fişleniyoruz, kişisel haklarımıza tecavüz ediliyor” şeklinde algılıyorlar.

George Orwell'in “Büyük birader sizi izliyor'” senaryosu. Büyük birader her zaman bizi izliyor. Önceden de izliyordu. Ama daha yavaş izliyordu. Örneğin terörist Hizbullah'ın örgütlenmesi verasete dayalı örgütlenmeydi. Keşke bu sistem daha önce oluşmuş olsaydı da polisimiz sadece merkezde bir tuşa basıp bu adamların bağlarına baksaydı ve hızla daha önce önlem alabilseydi.
Mernis'te artık hiç mi problem olmaz?

Türkiye'de kişisel olarak yaşadığınız birçok sorunların başında kendinizi tanıtmak geliyor. Mernis bunun önüne geçiyor. Hatalı kayıtlar bir miktar olabilecektir. Ama vatandaş bu işi bir kez yaptıktan sonra onu düzeltmesi kolay olacaktır.

MERNİS İLE İLGİLİ İKİ HURAFE :

SAYIM VE SEÇİM HAYAL

Basında Mernis'in uygulamaya geçiyle beraber sık sık sayımlarda evde kapalı kalma döneminin geride kalacağı, seçimlerde vatandaşın internet ile oy kullanabileceği konuşuluyor. Bunların daha uzun bir süre gerçekleşmesi hayal gibi görünen hurafeler.

Sayım hurafesini Dr. Ali Arifoğlu şöyle anlatıyor: ``Mernis ile o anda Türkiye'nin toplam nüfusunu görmek mümkün ama ilçe bazındaki gerçek nüfusu görmek mümkün değil. Çünkü Türkiye'de pekçok insan doğduğu yerde kayıtlı. Ancak orada yaşamıyor. Bunun için adres sisteminin oluşturulması gerekli. Apartman yönetimlerinin, karakolların, muhtarların ve mahalli idarelerin bilgisayarlı ortamda birbirlerine bağlı olarak bir altyapının oluşması önkoşul''.

Seçimlerde oyların da aynı adres sorunundan ötürü verilemeyeceğinden bahseden Arifoğlu ``Seçmen kütüğü de burada kullanılamaz çünkü insanlar nüfusa kayıtlı olduğu yerde değil yaşadığı yerde oy kullanıyor. Nüfus kayıtlarında aslında adres alanı var. Ama sorun adresin bu sisteme nasıl girileceği ve üzerindeki değişikliklerin oraya nasıl işleneceği'' diyor.


 

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER