Capital'e abone olun.

Online

2003 TRENDLERİNDE TEKNOLOJİ ÖNE ÇIKTI    Trendsetter’in yaptırdığı bir araştırmaya göre geride bıraktığımız 2003 yılında ortaya çıkan ana trendler arasında teknoloji yine öncü roldeydi. M...

Son Güncelleme: 01.01.2004

2003 TRENDLERİNDE TEKNOLOJİ ÖNE ÇIKTI  
 
Trendsetter’in yaptırdığı bir araştırmaya göre geride bıraktığımız 2003 yılında ortaya çıkan ana trendler arasında teknoloji yine öncü roldeydi. MP3, Home Theater, Broadband, Wifi ve mobill telefonlar “Top 10” Trend arasına girerek geçtiğimiz yıla damgasını vurdu. Bu trendlerin yarısı doğrudan teknolojiyle bağlantılıydı. İşte 2003 yılında Batı dünyasını ve gelişmiş toplumları etkisi altına alan eğilimler:  
 
“2003 Top 10 Trend”  
 
1. Aşırı Şişmanlık  
 
”WHO(World Health Organization)”- Dünya Sağlık Örgütüne göre, dünya genelinde 1 milyardan fazla insan şişmanlık sorunu yaşıyor. Bu kişilerin 300 milyonu ise obez olarak nitelendirilen aşırı şişman sınıfına giriyor. The New York Times gazetesine göre, problemin temelindeki ana etkenlerden biri günlük kalori alımının giderek yükseliyor olması. 1977 yılına göre kişi başı günlük kalori alımı yüzde 10 artmış durumda.  
 
Diğer yandan Amerikan fast-food ve süper menü kültürü Avrupalı toplumları da etkisi altına almış durumda. Örneğin, İrlanda halkının yüzde 13’ü şişman sınıfına girerken, Fransa’da 5 milyon kişi şişman olarak kabul ediliyor. Tabii her trendle birlikte bu da beraberinde yeni iş fırsatları getiriyor. Meksika’daki Freedom Paradise tatil kulübü genişliği 100 santimetreyi aşan oda kapıları ve  banyo sandalyeleri gibi şişmanlara özel kolaylıklarla ziyaretçi toplarken  şişman-dostu konseptiyle para kazanıyor.  
 
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de de şişmanlık trendinin yansımalarına tanık olduk. Diyetisyenler hayli rağbet görürken, sağlıklı beslenme ve zayıflamayı konu alan kitaplar en çok satanlar listesinde ilk sıralara yerleşti. Gazetelerde bu konuyu inceleyen sayfalarca yazı dizisi, haber yayınlandı.  
 
2. Çin’in müthiş gücü  
 
Birden bire patlayan SARS hastalığı Çin’in dünya ekonomisini ne kadar entegre olduğunu da farklı bir şekilde göstermiş oldu. Hastalık Çin’in yaklaşık 1.3 milyarlık nüfusunu tehdit altına alırken, 30 milyar dolarlık ekstra yük dünya genelinde hissedildi. Standard & Poors’a göre, Çin 2003 yılının ilk çeyreğinde yüzde 8.2 olarak gerçekleşen GSYİH (Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla) büyüme hızını, ikinci çeyrekte yüzde 10’a çıkartarak kısmen de olsa SARS’ın açtığı yaraları iyileştirmeyi başardı.  
 
2003 yılında Çin’in dünya ekonomisindeki rekabet gücünü ortaya koyan en çarpıcı gelişme ise mobil telefon satışlarında yaşandı. Daha önce Batı’lı mobil telefon devlerine cihaz üretmekle yetinen Ningbo Bird gibi taşeron üreticiler, doğrudan kendi iç pazarlarına kendi markalarıyla mobil telefon satışı gerçekleştirerek son iki yılda iç pazarın yüzde 40’ını ele geçirdiler. Mobil telefon pazarında üretici konumundan pazarlama liderliğine yükselme yönünde ciddi ilerleme kaydettiler.  
 
3. MP3  
 
MP3 trendi müzik endüstrisini olumsuz etkileyen eğilimlerden biri olmaya devam etti. CD satışları 2003’te de MP3 nedeniyle kan kaybetti. Hip-hop ise 2003 yılında en fazla down-load edilen müzik türü olarak diğerlerine fark attı.    
 
4. Home Theater  
 
2003 yılı sinemalar için çok parlak geçmedi. En azından ABD’de sinemaya gitmek yerine DVD satın alarak evdeki “Home Theater” (Ev Sineması) ortamını tercih edenlerin sayısı çok yükseldi. 1997 yılında ABD’de de DVD satışları 300 bin düzeyinde iken geçtiğimiz yıl bu rakam 20 milyon adeti aştı.   Bugün ABD’de 55 milyon hanede DVD cihazı bulunuyor ve bunların bir bölümü son teknoloji harikası “home theater” sistemleriyle donatılmış durumda. Sadece ABD’de değil tüm Batı ülkelerinde de evde film izleme akımının dalga dalga yayılacağı öngörülüyor.  
 
5. Broadband  
 
2000’in başında analistler 2003 yılında ABD’de evlerde broadband(genişbant) penetrasyonunun 19 milyon eve ulaşacağı tahmininde bulunmuştu. 2003’ü geride bırakırken bu rakam 3 milyon artıyla 22 milyonu geçti. IDC’ye göre, bugün ABD’de her 5 evden 1’i broadband erişim imkanına sahip. Diğer yandan broadband diğer ülkelerde hızla yayılıyor. Dünyanın en geniş ağ altyapısına sahip şehri olarak bilinen Hong Kong’da “Netizen”ler yani internet kullanıcılarının yüzde 82’si broadband üzerinden internete bağlanıyorlar.  
 
Penatrasyonun en yüksek olduğu ülke olan Güney Kore’de ise bu oran yüzde 70.  Bu iddialı örneklere karşın hayli geride olan Batı ülkeleri de var. Örneğin Britsih Telelecom’un raporuna göre İskoçya’nın Glasgow kentinde broadband erişimi tercih edenlerin oranı yüzde 5 gibi çok düşük bir oranda kalıyor.  
 
6. Yaşam tarzı ilaçları  
 
1998’den beri insanların ceplerinden, çantalarından ya da evlerinden eksik olmuyorlar. Ancak 2003 yılı onlar için tam bir yükseliş dönemi oldu. Söz konusu ürün lifestyle(yaşam tarzı) ilaçlar olarak adlandırılan ürünler. Viagra ve Prozac gibi ürünler bu sınıfa giriyor. Belli bir hastalığı tedavi etmekten ziyade insanların yaşam kalitesini artırmaya ve yaşam biçimini değiştirmeye yönelik bu ilaçlara olan talep beraberinde ilaç sektöründe rekabeti de getirdi. Viagra kendi alanına GlaxoSmithKline’ın Levitra ilacı ve Eli Lilly’nin Cialis ilacı ile Pazar savaşı vermeye başladı.  
 
Cialis kendini “the Weekender”(Haftasonu mutluluk hapı) olarak konumlandırarak bu rekabette önemli bir mevzi elde etti. Yaşam tarzı ilaçlarının sadece ekonomiye değil topluma da önemli etkileri oldu. Örneğin, Viagra’nın piyasaya sürüldüğü bazı ülkelerde şiddet vakalarında düşüş görüldüğü istatistiklere yansıyor. Şiddet ve Viagra arasında nasıl bir bağlantı kurduklarını bilmiyoruz ama bu tip farklı ilaçların dünya huzuruna katkısı olduğuna kesin gözüyle bakılıyor.  
 
Diğer yandan 2003 yılında 20 milyar dolarlık pazar hacmine erişen “Statin” grubu yani kolesterolü kontrol altına alan ve düşüren ilaçlar gibi aşırı yemek yemenin yol açtığı sorunlara karşı yeni ilaçlar geliştirmek için çalışıyor. Sırada ise hafızayı güçlendiren ilaçlar var. Fizksel güçlerini giderek kaybeden “Boomers” kuşağı beyin güçlerini korumak için piyasada sunulan ilgili tüm ürünleri deniyorlar.  
 
7. Wi-Fi  
 
Kablosuz erişim alanları kısaca, Wi-Fi internetin 2003’te yeniden ivme kazanmasına yol açtı. İnternetin daha önce ulaşamadığı yerlere yayılmasını sağlayan bu teknoloji dünya çapında 45 bini bulan hotspot sayısıyla insanların yaşamını iyice kolaylaştırdı. Starbucks café zincirlerinden Omni otellerine, havaalanlarından tren istasyonlarına kadar çok farklı noktalara kurulan hotspotlar mobil insanların özellikle sürekli seyahat eden işinsanlarının hayatını müthiş kolaylaştırdı. Hiçbir kablo bağlantısı gerektirmeden internete bağlanma olanağı sunan Wi-Fi hotspotlar Türkiye’de de havaalanları ve otellerden sonra Beyoğlu-İstiklal Caddesi’ndeki uygulama ile ilk kez sokağa inmiş oldu. İnternet kullanıcılarına müthiş bir hareket serbestliği sağlayan bu teknoloji mobil çalışma imkanı sunarken, verimliliği de artırıyor. Dolayısıyla, 2003’e damgasını vuran bu trendin önümüzdeki yıllarda da etkisini sürdüreceğine kesin gözüyle bakılıyor.  
 
8. “Boomers” kuşağı “Y” kuşağına karşı  
 
Kuşak savaşları başlamak üzere. Dünya çapında sayısı 450 milyonu bulan ancak giderek yaşlanan “boomers” kuşağı yoga, motosiklet, spa turizmi ve anti-kolesterol ilaçları gibi farklı alanlardaki tüketim talepleriyle birçok sektörün hedef kitlesinde yer alıyordu. Ve bu tür sektörleri kalkındıran en önemli tüketici kitlesi konumundaydı. Ancak bugün ABD’deki sayıları 72 milyonu bulan “Y” kuşağı çok daha iddialı bir biçimde pazarlamaya dünyasına damgalarını vuruyorlar. Elektronik ve hip-hop gibi müzik tercihleriyle bir yandan anne babaları “boomers” kuşağını dehşete düşürürken bir yandan da müzik endüstrisinin yapısını etkiliyorlar. Keza farklı medya kullanım alışkanlıklarıyla reklam dünyası için de yeni iş fırsatları yaratıyorlar. Hem “boomers” kuşağı hem de kuşak “Y” para harcama güçleriyle farklı sektörlerin odağı haline gelirken diğer öncü trendlerde kendilerini gösteriyorlar. Örneğin şişmanlık ve ilaç trendinde onların etkileri belirgin şekilde görülüyor. Meşhur Atkins diyeti ve yaşam tarzı ilaçlarına olan talep “Boomers” kuşağı taradından dile getirilirken, “Y” kuşağı ise teknoloji ürünleri ile refah düzeylerini artıracak ürün ve hizmetlerin peşinden koşuyorlar. ,  
 
9. Cep Telefonları  
 
Ekim 2003’te piyasaya sunulan çizgili ve papatya desenli Sony Ericsson Z600, Bluetooth teknolojisiyle mini-RC otomobil kontrol yeteneğine sahip bir cep telefonu olarak piyasaya sunuldu. Daha once Nokia, N-Gage oyun platformunu sunarak cep telefonunun sadece bir ileşim aracı değil aynı zamanda bir moda aksesuarı ve oyun platformu olmaya aday olduğunun işaretlerini vermişti.  
 
Cep telefonunun kazandığı bu ekstra özellikler satışlara da doğrudan yansıdı. 2003 yılında satışlar hızla yükseldi. Cep telefonuna takılan kamera satışları da bu gelişmeye eşlik etti. Sektörde bu gelişmeler yaşanırken ironik yansımalar da görüldü. Örneğin, fotoğraf çeken cep telefonu üreticileri arasında yer alan Samsung, sanayi casusluğu endişesiyle kendi merkez binasında bu telefonların kullanılmasını yasakladı.  
 
10. Cinsiyette yeni kimlikler  
 
Eylül 2002’de The New York Times gazetesi pazar günü yayınlanan evlilik ve kutlama ilanları arasına “gay” ilanları için yeni bir bölüm açarak bu trendin ilk sinyallerini vermişti. Bu adım Batı dünyasında “gay”lerin artık demografik bir kitle olarak tanınmaya ve kabul görmeye başladığının da bir işaretiydi. Temmuz ayında, Forrester Research tarafından yapılan bir araştırmaya göre ise “gay” ve “lezbiyen” kitle internet ve teknoloji alanında trend belirleyiciler arasında önemli bir yer tutuyor. İyi eğitimli ve refah düzeyi yüksek olan gay’ler seyahat ve eğlence alanında yaptıkları harcamalarıyla da dikkat çekiyor. Bu trendin diğer bir yansımasını da kendini David Beckham ve ülkemizde İlhan Mansız ile temsil eden yeni bir erkek tipinde görüyoruz. Şehirli, iyi eğitimli heteroseksüel bu kesim tercihlerini korurken kadınsı yönlerini de sergilemekten çekinmiyor.    
 
 
  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER