Capital'e abone olun.

Online

“Büyükşehir”in çöküşü, “teleşehir”i yarattı    Teknolojik gelişmelerle birlikte yeni bir şehir kavramı doğuyor. George Washington Üniversitesi’nde Uzay ve İleri İletişim Teknolojileri Ara...

Son Güncelleme: 01.03.2004

“Büyükşehir”in çöküşü, “teleşehir”i yarattı  
 
Teknolojik gelişmelerle birlikte yeni bir şehir kavramı doğuyor. George Washington Üniversitesi’nde Uzay ve İleri İletişim Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün direktörü olan Joseph Pelton’a göre, “teleşehir” olarak tanımlanan bu yeni şehir modeli, toplumların geleceği için en sağlıklı model. Pelton, birçok nedenden dolayı “teleşehir”lerin, megakentlerin yerini almaya aday olduğuna inanıyor. Örneğin, temiz havaya olan ihtiyaç, çevre kirliliğinin azaltılması, enerji tasarrufu, hizmet sektöründeki işlerin artışı, büyük kentlerdeki emlak değerlerinin aşırı yüksek oluşu gibi nedenler, bu tip şehirlerin gelişimini teşvik edecek. Bu etkenlere, bir de büyük şehirlere yönelik son yıllarda artan terörist tehditleri eklemek gerekiyor.  
 
Aşırı merkezileşmenin getirdiği güvenlik riskleri, yüksek giderler ve çevreye yönelik tehditler etrafımızı sarmış durumda. Dev gökdelenler, büyük devlet yapıları ile bu sorunlar giderek çoğalıyor. Limanlar, havaalanları, gıda ve su kaynakları, nükleer enerji tesisleri, büyük barajlar, ulaşım sistemleri, bilgi ve iletişim sistemleri de aynı şekilde risk altında bulunuyor. Risklere açıklık sadece terörist saldırı tehditlerinden gelmiyor, insan hatası da pekala sistemlerin çöküşüne neden olabiliyor. Deprem, sel, tayfun gibi doğal afetler de cabası. Liderler ve şehir planlamacılar daha yeni yeni, aşırı merkezi yapıların saldırılara ve yıkıcı olaylara karşı son derece savunmasız ve tahribe açık olduğunun farkına varıyorlar.  
“E-Sphere: The Rise Of The World Wide Mind” ve “Communications Satellites: Global Change Agents” kitaplarının yazarı olan ve bu eserlerinde internet, ağ ve uydu teknolojilerinin ekonomi ve toplum üzerindeki etkilerini irdeleyen Joseph Pelton’a göre, “teleşehirler” birçok sorunla boğuşan devletlerin önüne etkin bir çözüm alternatifi olarak çıkıyor.  
 
TELEŞEHİR NEDİR?  
 
Yaşam ve işleyiş tarzı ağırlıklı olarak telekomünikasyon ve ağ teknolojileri tarafından şekillenen şehirler teleşehir olarak tanımlanıyor. 21’inci yüzyılda şehirler giderek daha fazla bilgi işçileri ve hizmet sektörüne bağlı ve bağımlı bir ekonomi üzerine kurulu olacak. Telekomünikasyon ve enformasyon ağları şehrin mimari yapısını şekillendirecek ve temel karakterini oluşturacak.  
 
Teleşehirde yakınlık kavramı coğrafi yakınlığın yanı sıra ağın hızı ve bantgenişliği ile tanımlanacak. Örneğin teleşehir çağında New York ve Singapur, New York ve Arkansas’dan daha fazla birbirine yakın kabul edilecek. Teleşehirleri, megakentlerden ayıran en önemli özellik, büyük şehirlerin her şeyi aynı yerde toplayan yapısına karşın dağıtık sistemlerin gücünden yararlanması. Gelişmiş uydu teknolojileri ve kablosuz ağ yapıları gibi ileri teknolojiler sayesinde artık bilginin depolanmasından, yedeklenmesine, farklı lokasyonlarda çalışanların işgücünün bir arada toplanmasına kadar birçok işlevi coğrafyadan bağımsız olarak gerçekleştirmek mümkün. Coğrafi bir bölgeye olan bağımlılığın ortadan kalkması aşırı merkezi yapıların, örneğin şehirlerin yaşadığı sorunları ve taşıdığı riskleri de büyük oranda ortadan kaldırıyor. Yeni teknolojiler üzerine kurulu yeni şehir modeli sistemlerin çok daha etkin ve esnek çalışmasını mümkün kılarken, toplumların refah ve mutluluk seviyesini de yükseltiyor.      
 
Sektör tahminleri ne söylüyor?  
 
Ocak ayında, bu sayfalarda 2003’e damgasını vuran genel trendlere yer vermiş ve bunların arasında teknoloji bazlı trendlerin öne çıktığını yazmıştım. Geçtiğimiz birkaç ay içinde birçok araştırma ve danışmanlık şirketi benzeri raporlar yayınladı. Bunlar arasında iş dünyasının yakından izlediği Forrester Research’ün 2004’e yönelik tahminleri izlenmeye değer. Forrester’a göre içinde bulunduğumuz yıl içinde özellikle sağlık, seyahat, turizm ve perakende sektörü teknolojinin getirdiği değişimlerden etkilenecek. BT sektörünü ise hareketli günler bekliyor. İşte Forrester’ın tahminlerine göre sektörlerin bilişim tablosu:  
 
SAĞLIK SEKTÖRÜ ATAKTA  
 
Klinik testlerinden ilaç geliştirmeye; hastaya hizmet odaklı sağlık uygulamalarından doktorların çalışma yöntemlerine kadar bilişim teknolojileri sağlık sektörünün her alanında kendini hissettirecek. Örneğin, reçete ve sağlık sigortası bilgilerinin işlenmesinde daha etkin yazılımlar kullanılacak. Batı ülkeleri, sağlık planlarının işlenmesi, çağrı merkezleri gibi arka ofis işlerin önemli bölümünü Hindistan ve benzeri ülkelere aktarmaya devam edecekler. IP Telefonu ve Wi-Fi (Kablosuz bağlantı) uygulamalarını hayata geçirerek doktorların etkinliğini ve hastalara verilen hizmet kalitesini artıran hastanelerin sayısı çoğalacak. BT teknolojilerinden daha yoğun yararlanan şirketlerin “downsizing”e (işgücü azaltılması) yönelmesi ile ilaç sektöründe işten çıkarmalar yaşanacak.  
 
SEYAHATTE NELER OLUYOR?  
 
Teknoloji ve global trendlerden etkilenen seyahat sektöründe değişim rüzgar hızıyla devam ediyor. Tedarikçi, acente ilişkilerinden dağıtım politikalarına kadar birçok alanda şirketler problemlerine çözüm bulmak için teknolojiye başvuracak. Web seyahat şirketleri ile diğer şirketler arasında bir yandan çekişme bir yandan da işbirliği sürerken, geleneksel yöntemlerle iş yapmayı sürdüren tedarikçiler özellikle dağıtım maliyetlerini düşürmek için daha fazla teknolojiden yararlanacak ve doğrudan satışlarını artıracaklar. Global dağıtım sistemlerinde deregülasyona gidilmesi durumda ise havayolu şirketlerinin bilet fiyatlarında daha serbest ayarlama yapmaları mümkün olacak.    
 
PERAKENDE VE HIZLI TÜKETİMDE SON DURUM  
 
Amerika’nın ünlü perakende zinciri Wal-Mart’ın yeni bir barkod sistemi olarak kabul edilen  RFID (Radio Frequency ID) kullanımını 2004’te yaygınlaştırmayı hedeflemesi diğer perakendecilere de örnek oluşturuyor. RFID ile elle stok sayımı tarihe karışırken, “self-service” mağazacılık dönemi başlıyor; müşteri kendi başına tüm alışveriş işlemini gerçekleştirebiliyor. Çok sayıda perakendeci bu yeni uygulamayı hayata geçirmek için hazırlıklar içinde. Bu teknolojiye yapılan yatırımın geri dönüşünün alınmasıyla birlikte sadece bu sistemin değil diğer teknolojik altyapı yatırımlarının da ivme kazanması bekleniyor. Özellikle ürün yaşam döngüsü yönetimi ve reklam yönetiminde teknoloji daha çok devreye girecek. Örneğin bugün Amerika’daki birçok mağazada kullanılan Bluetooth teknolojisi sayesinde müşteri mağazaya girdiği anda PDA’lere promosyonlarla ilgili bilgi geçiliyor. “Web pad” takılmış alışveriş arabalarına artık tüketiciler alışmış durumda. Benzeri teknoloji uygulamaların global perakende zincirler sayesinde tüm dünya çapına yayılmasıyla birlikte, perakende sektörünün genelinde teknoloji kullanımı artacak.  
 
PC SATIŞI VE İNTERNET ERİŞİMİ  
 
PC fiyatlarında düşüş 2004’te de devam ederken, düşük karlarla yaşamaya alışık şirketler cihaz satışlarını artırmak için marjlarını daha da düşürecekler. Dial-up (çevirmeli bağlantı) ile erişim hizmeti veren ISP’lerin (İnternet Servis Sağlayıcı) dial-up müşterilerinde yaklaşık yüzde 10’luk bir daralma yaşanırken, genişbant internet erişimine talep artacak. Paralelinde kablo bağlantısıyla internete erişim ve kablo üzerinden sunulan video-on-demand, yerel HDTV kanalları gibi hizmetlere talep yükselecek.    
 
2004 BT TRENDLERİ  
 
Forrester Researh’e göre 2004’e damgasını vuracak bilişim trendleri ise şöyle:  
 
Linux payını artırıyor: Büyük şirketlerden giderek daha fazla uygulama desteği almasıyla birlikte Linux’un son versiyonları yeni bir olgunluk seviyesine erişmiş durumda. Forrester, 2004 sonuna kadar ilk global 2 bin şirketin yüzde 10’unun Windows temelli server’lardan Linux’e geçiş yaparak, ağ işletim sistemi altyapısında Linux’u seçeceğini öngörüyor.  
 
Outsourcing”in hızı kesilmedi: Batı’lı ülkelerin birçok BT temelli, özellikle lojistik hizmetleri farklı ülkelerde yaptırma eğilimi sürüyor. Hindistan’ın BT hizmet pazarından aldığı  
payın 2004’te yüzde 30 civarında artması bekleniyor. Bu trendin bir uzantısı olarak, özellikle çağrı merkezlerinde dünyanın farklı köşelerinde çalışan insanların İngilizce aksanlarının iyileştirilmesi, dil becerilerinin geliştirilmesi ve ürün bilgi ve müşteri hizmet düzeylerinin yükseltilmesi için verilen eğitimler de artacak.    
 
Global telekom hizmetlerinde rekabet artıyor: 2004 yılında dünya çapında telekom hizmetlerinde sektör genelinde rekabet hızlanırken, bu gelişme şirketleri zorlayacak ve müşteriye verilen hizmet kalitesinin iyileştirilmesi ile sonuçlanacak.  
 
BT ve iş süreçleri birbirine kenetleniyor: CIO’ların popüleritesi yükseliyor, çünkü şirket performansıyla teknoloji arasındaki bağlantı artık çok belirgin. Teknolojinin verimliliğe katkısının garanti altına alınması için farklı departmanların birbiriyle uyum içinde ve koordineli çalışması gerekiyor.  
 
CRM mevcut seyrini koruyacak: Her ne kadar müşteri çekmek, kazanmak ve kaybetmemek şirketlerin öncelikli hedefi ise de 2003 yılında CRM(Müşteri İlişkileri Yönetimi) cirosunda düşüş yaşandı. 2005’e kadar da büyümenin yüzde 5 ila 10 arasında sınırlı kalacağı tahmin ediliyor.  
 
Hizmet odaklı model öne çıkıyor: Uygulama mimarilerinde, iş ihtiyaçlarına hızla yanıt vermeyi mümkün kılan esnek ve hizmet temelli modeller öne çıkıyor.    
 
 
 
 
 
  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER