Capital'e abone olun.
MÜŞTERİ ODAKLI YAPIYA GEÇİYORUZ

Müşteri odaklı yapıya geçiyoruz

Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın ile hem bankaya verdiği yeni yönü hem bankacılık sektörünün gelecek tablosunu konuştuk.

Son Güncelleme: 01.04.2014

Ziraat Bankası, güçlü bir dönüşüm süreci geçiriyor. 2012 yılında bankada yeniden yapılanma projesine imza atan genel müdür Hüseyin Aydın, “normalleştirme” olarak adlandırdığı sürecin meyvelerini almaya başladı.

Aydın, sonraki adımda hem büyük şirketler hem KOBİ’ler düzeyinde ağırlıkla reel sektörü finanse etmeye devam edeceklerini açıklıyor. Her ürün grubunda yüzde 10-15 pay hedefleyen Aydın, “Biz büyüklükten vazgeçmiş değiliz. Aslında ikincilikten memnun değiliz.

Elbette büyüyeceğiz, büyük olacağız ama büyüklük yarışı yapmayacağız” diyor. Bunu gerçekleştirmek için de iş modelini değiştirdiklerini söylüyor ve ekliyor: “İş modelimiz ana bankada hemen hemen tamamlandı. Bu yıl bu modelin, diğer iştirakler ve bağlı ortaklıklarımıza entegrasyonuna odaklanıyoruz.”


Son 3 yıldır Ziraat Bankası’nda değişim ve yeniden yapılanma rüzgarları esiyor. 2011 Haziran’ında Ziraat Bankası’nın başına gelen Hüseyin Aydın, 2012’de bankada yeniden yapılandırma sürecini başlattı. Ziraat Bankası’nı normalleştirme olarak adlandırdığı bu sürecin olumlu sonuçlarını da almaya başladı.

Banka, 2013’te kredilerini yüzde 55 büyüttü, 3,3 milyar TL net kâr elde etti, Aydın, bir sonraki adımını “İş modelimiz ana bankada hemen hemen tamamlandı. Bu yıl bu modelin, diğer iştirakler ve bağlı ortaklıklarımıza entegrasyonuna odaklanıyoruz, Her noktada müşteri odaklı olacağız” şeklinde açıklıyor.

Deneyimli bankacı Aydın, Ziraat Bankası için farklı bir büyüme stratejisi belirliyor: “Bankamız sadece bir alanda çalışmayacak, her alanda olacağız. Ama ağırlıklı olarak reel sektörü finanse edeceğiz. Bireysel kredilerin toplam kredilerden aldığı payı yüzde 35’ler civarında tutacağız.  

Etiketler: Bankacılık,büyüme,KOBİ,müşteri,Kredi,finans,reel sektör

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER