Capital'e abone olun.
SATIN ALMA FIRSATLARINA YAKIN TAKİP

Satın alma fırsatlarına yakın takip

10 aydır genel müdürlük koltuğunda oturan Çakıroğlu’nun,ajandasının en önemli gündem maddesi büyümek.

Son Güncelleme: 01.07.2009

Levent Çakıroğlu, 10 aydır Arçelik’in genel müdürlük koltuğunda oturuyor. 2009’un çok zor başladığını söyleyen Çakıroğlu, ilk 2 ayda yaşanan daralmanın ardından gelen ÖTV indiriminin tüketimi canlandırdığını ve iç pazarda satışları yüzde 40 artırdığına dikkat çekiyor. Krizde global şirket olmanın avantajlarını da yaşadıklarını belirten Çakıroğlu, “Arçelik, 2000’li yıllardan itibaren farklı pazarlarda faaliyet gösteriyor. Bu nedenle değişik pazarlarda krizle ilgili öncü sinyalleri almaya başlamıştık. Tüm pazar dinamiklerine hazırlıklı olmak üzere farklı senaryolar üzerinde çalışıyoruz. İlk sinyalleri aldığımız andan itibaren şirketimizi daha rekabetçi kılacak tedbirler aldık” diyor.
Çakıroğlu’nun bugün gündemindeki en önemli konu ise büyümek. Kriz kârlılıkları eritirken şirketlere büyüme fırsatları da sunuyor. Arçelik de global büyüme fırsatlarından faydalanmak istiyor. Çakıroğlu, “Mevcut pazarlarımızda büyümek ve girmediğimiz pazarlara giriş stratejileri üzerinde çalışıyoruz. Şirkete, bu yıl 500 milyon TL’lik nakit girişi sağladık. Satın alma fırsatlarını yakından izlemeye devam ediyoruz. Dünyadaki her pazarı inceliyoruz ama önceliği Ortadoğu ve Afrika kıtasına veriyoruz” diyor.
Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu, göreve geldiği günden beri ilk kez Capital’e konuştu. 2008 yılını değerlendirdi ve 2009 ajandasında neler olduğunu anlattı. Levent Çakıroğlu’nun sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:
Capital:  Talep daralması, hem Türkiye’de hem dünyada beyaz eşyayı olumsuz etkiledi. Bu kötü tabloya hazırlıklı mıydınız ve nasıl önlemler aldınız?
-  Arçelik, 2000’li yılların başlarından itibaren yurtdışına açılma stratejisiyle farklı pazarlarda faaliyet gösteriyor. Bu çerçevede, değişik pazarlarda krizle ilgili öncü sinyalleri almaya başlamıştık. Örneğin 2007’nin son çeyreğinden itibaren ABD’de başlayan krizin etkilerini, İngiltere ve İspanya pazarlarında hissetmeye başladık. Doğu Avrupa’da 2008’in son çeyreğine kadar krizin fazla bir belirtisi yoktu. Son çeyrekten itibaren orada da kriz oldukça hızlı ve derin olarak hissedilmeye başlandı.
Yurtiçi ve yurtdışında önemli pazar paylarını yönetiyoruz. Bu nedenle ilk sinyalleri aldığımız andan itibaren şirketimizi değişen pazar koşullarında daha rekabetçi kılacak tedbirler aldık. Süreçleri daha esnek, daha hızlı davranabilecek bir yapıya kavuşturmaya çalıştık. Bu çalışmalara halen devam ediyoruz. Bu tedbirlerin önemli faydalarını gördüğümüze inanıyorum.
Capital:  Geçmiş krizlerde otomotiv, beyaz eşya gibi sektörlerin kriz sonrasında hızla toparlandığına tanık olmuştuk. Bugün yaşadığımız kriz ertesinde nasıl bir tablo bekliyorsunuz?
Bu süreçten çıkışta en önemli faktörlerden birisi devletlerin aldığı tedbirler. Piyasaları canlandırmak ve mali sektörleri kuvvetlendirmek açısından çok ciddi tedbirler alındı. Bu tedbirlerin birbirleriyle hem ülkeler hem sektörler arasında uyumlu bir şekilde uygulanması, krizden çıkışta önemli göstergelerden olacak. Krizin yayılımına baktığımızda ABD’deki finans sektörünün kendi içindeki güven bunalımının önce reel sektöre sonra da tüketici güvenine etkisini görüyoruz. Krizden çıkışın da önce finans sektörünün kendi içindeki güvenin yeniden tesisi, ardından da tüketici güveninin güçlenmesi ile gerçekleşeceğine inanıyorum.
Capital:  Arçelik krizden ne ölçüde etkilendi?
Bugüne kadar gördüklerimizden çok daha yaygın, çok daha derin bir krizden bahsediyoruz. Sektörümüzün de bu krizden etkilenmesi kaçınılmazdı. Hem Türkiye, hem uluslararası piyasalarda faaliyet gösterdiğimiz için biz de krizden etkilendik. Zorluklara rağmen 2008’i büyümeyle kapattık. 2008’de 6,8 milyar TL tutarında konsolide ciro elde ettik. Bunun yaklaşık yüzde 50’si uluslararası operasyonlarımızdan kaynaklandı.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER