Capital'e abone olun.
AYÇE TARCAN AKSAKAL
İş'te Anadolu
Ayçe Tarcan Aksakal
29.03.2017
Çok yönlü yetiştirdim

“ÇOK YÖNLÜ YETİŞTİRDİM”

 Dardanel’de ikinci kuşak şirkette çalışmaya başladı. Niyazi Önen, “Çocuklar işi devralma konusunda istekli olduğu için kendimi çok şanslı görüyorum” diyor.

Dardanel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, Türkiye’de ton balığı üretiminin ve Çanakkale’nin simgelerinden. Birçok kez krizlerden başarıyla çıkan Önen, en büyük mesaisini ikinci kuşağı yetiştirmeye harcıyor. Geçen yıl tutkunu olduğu Çanakkale Dardanel Spor’un başkanlığını 27 yaşındaki oğlu Mehmet’e devreden Önen, oğlunun Dardanel’in dış ticaretinden sorumlu olduğunu söylüyor. 24 yaşındaki kızı Ayşe de grup içinde Mr. NO ve Baricci markalarında görev yapıyor. “Çocukları çok yönlü yetiştirmeye çalıştım” diyen Önen, ikinci kuşağı işe nasıl hazırladığını şöyle anlatıyor:

“OĞLUM ABD’DE ÇALIŞTI”

“Oğlum Mehmet sırasıyla Enka’da, Amerika’da Hun School of Princeton’da ve Drew University’de okudu. Mezun olduktan sonra Seattle’da bir yıl dünyanın en büyük balık endüstrisi şirketlerinden Trimarine’de çalıştı. Oğlumun yurt dışında iyi eğitim almasına ve farklı vizyonlar edinmesine özen gösterdim. Spor yapmasını, lise ve üniversite liglerinde basket oynamasını destekledim. Özgür düşünmesini ve çok yönlü yetişmesini istediğim için olabildiğince inisiyatif gösterdim.

“KIZIM GİRİŞİMCİLİK OKUDU”

Mehmet çocukluğundan beri şirket işlerine çok meraklıydı. Tatil ve boş zamanlarında fabrikada çalışır ve ilgilendiği toplantılara katılırdı. 3 yıldan beri de Dardanel’de çalışıyor. Şu anda da dış ticaretten sorumlu yönetim kurulu üyesi. 24 yaşındaki kızım Ayşe de Enka’nın ardından Notre Dame de Sion’u bitirdi. Babson College’da girişimcilik okuyup Amerika’da stajlarını tamamladıktan sonra Mr. NO ve Baricci markalarımızda çalışmaya başladı.

 

“ŞANSLI BABAYIM”

İŞİ BIRAKMA PLANI İş adamı bir baba olarak kendimi çok şanslı kabul ediyorum. Yıllarca çalışıp sıfırdan şirketi kurup bir yerlere getiriyorsunuz, yeni kategoriler ve markalar yaratıyorsunuz. Bu işleri severek ve isteyerek devam ettirecek nesiller çok önemli. Şu anda görevime yönetim kurulu başkanı olarak devam ediyorum. Ancak operasyonları oğlum Mehmet ve kızım Ayşe’ye onların da devralmasıyla adım adım bırakıyorum.”

 

EN GÖZDE YATIRIM ALANI

LİSANSLI DEPOCULUK Son dönemde Anadolu’daki büyük gruplar arasında öne çıkan yatırım alanlarından biri lisanslı depoculuk oldu. 1 milyar TL cirolu Ulusoy Un’un sahibi Samsunlu Ulusoy Ailesi de bu alana yatırım yapanlardan. Ulusoy Un Yönetim Kurulu Başkanı Günhan Ulusoy, ilk lisanslı depo yatırımlarını Çorum Alaca’da 12 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirdiklerini söylüyor.

İKİNCİ YATIRIM YOZGAT’A Şirketin 2017’deki ikinci lisanslı depo yatırımı ise Yozgat’ta olacak. Yozgat’ta hayata geçecek lisanslı depo için 16 milyon TL yatırım yapacaklarını belirten Ulusoy, şöyle konuşuyor: “Lisanslı depoculuk Türkiye’de tarımına çağ atlatacak önemli bir uygulama. Biz de bu alanda faaliyet göstermek için Ulidaş’ı kurduk. İlk etapta Çorum Alaca’da 42 bin tonluk lisanslı depo inşaatını tamamladık ve lisans alma aşamasına geldik. Hedefimiz ilerleyen lisanslı depo kapasitemizi 322 bin 500 tona çıkarmak.”  

YENİ FABRİKA YATIRIMI Ulusoy Un’un 2017’de yapacağı önemli yatırımlardan biri de Samsun’da kuracağı yeni un fabrikası olacak. Ulusoy, 2018’in ilk çeyreğinde hayata geçecek yeni fabrikanın 30 milyon TL’ye mal olacağını söylüyor.

 

BAŞKANIN AJANDASINDA NE VAR?

“HATALARIMIZDAN DERS ÇIKARDIK”

Geçen yıl başta Rusya’yla olmak üzere yaşanan olumsuzluklardan en çok Antalya etkilendi. Rus turist bıçak gibi kesilirken Antalya’ya havayoluyla gelen turist sayısı 2016’da 2015’e göre yüzde 45 düştü. “2016’da Antalya ekonomisi yüzde 20 küçüldü” diyen Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, 2016’da turizmde 5 milyar dolara yakın kayıplarının olduğunu belirtiyor. Hatalarından ders çıkardıklarını belirten Çetin’in bu yıl ajandasında ilk sırada da tek bir pazara odaklanmamak, daha yenilikçi ve inovatif olmak var. Çelik, hatalarını ve 2017’de bunları nasıl telafi edeceklerini şöyle anlatıyor:

“BEDELİNİ ÖDEDİK”

“2016, zor bir yıl oldu ve birçok iş insanı günü kurtarma derdine düştü. Biz de bu süreçte geçmişte yaptığımız hataları, eksiklerimizi ve bunun bedellerini yaşayarak gördük. Hatalarımızdan ders çıkardık. Aslında Antalya ekonomisindeki sorunlar, 2010’dan itibaren başladı. Son 6 yılda, hem tarımda hem de turizmde önemli gelir kayıpları yaşadık. Bu nedenle 2016’daki büyük gelir kaybını yalnızca Rusya krizi veya terörle açıklamak çok doğru olmaz.

“2017 İNOVASYON YILI OLACAK”

Asıl sorunumuz aynı ürünlere ve aynı pazarlara aşırı bağımlılığımız oldu. En küçük pazar dalgalanmasına karşı aşırı hassasiyet oluştu. Ürün ve pazar esnekliğinin kalmaması, yenilik kültürünün ve alışkanlığının kaybolması bizi bugünlere getirdi. Yaşadığımız krizden ders alıp ürün ve pazar yenilemeye çalışmamız, yenilik kültürünü kazanmamız gerekiyor. ATSO olarak 2017’de odağımızda inovasyon, akıllı-dijital ekonomi, dış ticaret ve tanıtım, yeni girişimci ve start up desteği, yöresel ürünler ve gastronomi var. 2017’yi ‘inovasyon yılı’ ilan edeceğiz.”

 

 

YENİ FIRSATLAR NEREDE?

Dünyanın en büyük bakliyat üreticilerinden Arbel Grup’u bünyesinde bulunduran AGT Food And Ingredients, 2015’te 1,7 milyar dolar olan cirosunu 2 milyar dolara yükseltti. Arbel Grup’un cirosu ise 2 milyar TL oldu. Arbel Grup CEO’su ve Dünya Bakliyat Konfederasyonu (Global Pulse Confederation) Başkanı Hüseyin Arslan, “Geçen yıl yüzde 15 büyüdük. 2017’de ise yüzde 10 büyümeyi planlıyoruz” diyor. Yeni dönemde fırsatların Hindistan, Çin ve Rusya’dan geleceğini söyleyen Arslan, şöyle devam ediyor:

“ÜRETİM RUSYA’YA KAYACAK”

“Öncelikli hedef pazarlarımız Rusya ve Hindistan. Rusya krizinden önce bu ülkede üretim yapmak için girişimlerimiz vardı. Ancak faaliyete geçmeden kriz patlak verdi. Rusya’da tarım ürünleri için çok geniş ve kullanılmayan topraklar var. Dünya bakliyat üretiminin büyük bölümü ileriki yıllarda Rusya’ya kayacak. Bu nedenle Rusya’da üretim kararı aldık.

“YENİ YATIRIM PLANLIYORUZ”

Hindistan gıda sektörü için en önemli pazarlardan biri. Ülkeler itibariyle baktığımızda,         üretimdeki yaklaşık yüzde 25’lik payı ile Hindistan ilk sırayı alıyor. Ayrıca sürekli gelişen bir pazar, çok büyük gıda üreticileri var. Biz de grup olarak Hindistan’da yeni yatırım yapma olanaklarını araştırıyoruz.”