Capital'e abone olun.
ELÇİN CİRİK
Finance Suite
Elçin Cirik
12.04.2017
20 milyar TL borç daha yapılandırılacak

GÜNDEM

20 MİLYAR TL BORÇ  DAHA YAPILANDIRILACAK

Geçtiğimiz eylül ayı sonunda kredi kartı ve tüketici kredilerini ödeyemeyenler için yeni bir kolaylık getirilmişti ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre eylül-aralık döneminde 1 milyonu aşkın borçlu bu fırsattan yararlandı. Toplamda 8,8 milyar TL bireysel kredide yeniden yapılandırmaya gidildi. TBB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, “562 bin kişinin 2,4 milyar TL kredi kartı borcunun ve 456 bin kişinin 6,4 milyar TL tutarında tüketici kredisinin yapılandırıldığını görüyoruz” diyor. Peki trend bu yıl da aynı hızla devam edecek mi? Bankalar açısından ne gibi artılar doğuracak? İşte bu soruların yanıtlarını bankacılığın önemli danışmanlarına yönelttik:

İHTİYAÇTA ORAN YÜZDE 7-8 “Kredi kartı tarafında yeniden yapılandırılan rakam, 2016 sonunda 81,5 milyar TL olan toplam bireysel kredi kartı portföyünün yüzde 3’üne yakın” diyen Tunç Akyurt, ihtiyaç kredilerinde ise yeniden yapılandırılan hacmin 2016 sonunda 165,8 milyar TL’ye ulaşan toplam ihtiyaç kredilerinde yüzde 3,9 pay anlamına geldiğini açıklıyor. Akyurt, bu yıl için de “Bu tarz yeniden yapılandırmalarda genelde yaşanan tecrübemiz talebin ciddi bir kısmının ilk 3-6 ay içinde gerçekleştiği yönünde. Tüm yıl boyunca yönetmelik tarafından tanınan yapılandırma esneklikleri devam ederse kredi kartları ve ihtiyaç kredileri toplamında yaklaşık 20 milyar TL civarında bir yeniden yapılandırma söz konusu olur. 2017 boyunca yüzdesel olarak kredi kartlarında yüzde 5-6, ihtiyaç kredilerinde ise yüzde 7-8 oranlarında ilave yeniden yapılandırma hacimleri görmek mümkün olacaktır” şeklinde konuşuyor. 

MALİ İSTİKRARDA KRİTİK Tabii bu yeniden yapılandırmanın tüketiciler kadar bankalara da artıları var. A.T Kearney Yöneticisi Michael Weiss, “Batık kredi yönetimi her bankanın temel görevlerinden biri ve içinde bulunduğumuz şu zamanda her denetim kurumu için daha da fazla önem kazanıyor. Mali istikrar için batık kredilerin net bir şekilde sistemde tanımlanması ve raporlanması gerekli” diyor. Danışmanlara göre bankalar açısından yeniden yapılandırılan krediler, kanuni takibe geçme şansı oldukça düşürülen ve bir anlamda açık olarak yaşatılan krediler anlamına geliyor. Bu durum bankaların hem kanuni takip rasyolarının daha da yükselmesini önlüyor hem de kredinin yaşama şansını artırıyor. Kâr-zarar tablolarını koruyor. Ayrıca krediler kanuni takibe geçmeden yaşatıldığı için olası icra-iflas-avukat gibi kanuni takip sürecindeki ek masraflardan tasarruf ediyorlar.

 

NİŞ ALAN

“HEDEF GLOBAL OYUNCULUK”

Her sektörde niş alanları yakalamak güçlü işleri doğuruyor. Türk P&I da bunun önemli örneklerinden biri. Türkiye’de her türlü “su” aracı için sorumluluk sigortası sağlayan Türk bir firma olmadığını fark eden 6 Türk sigorta şirketi birleşerek Türk P&I’yı kurdu. İlk yılında yüzde 93 büyüyen şirket, bugün Türk bayraklı küçük yolcu teknelerinde yüzde 90 pazar payına sahip. Global pazara girme planları da yapılıyor. Türk P&I Sigorta Genel Müdürü Ufuk Teker ile bu alanın potansiyelini ve büyüme stratejilerini konuştuk: 

PAZAR “Dünyada su araçları sorumluluk sigortaları (P&I) yıllık 2 milyar dolarlık bir pazar. Türk sahipli gemilerin yıllık prim hacmi ise 150 milyon dolar civarında. 2014 yılı başında kurulduk. Kuruluş amacımız Türkiye’de temin edilemeyen ve tamamı yabancı kaynaklı sigortacılar tarafından sağlanan su araçları sorumluluk sigortasının temin edilmesi. Bu şirketin eksikliği yıllardır sektörümüzün ileri gelenleri tarafından dile getiriliyordu. Günümüzde deniz ticaretinde gemi donatanının güçlü bir sigortacısı yoksa ticaret içinde yer alma şansı azalıyor. Yerel bir P&I kuruluşu olarak hem sigortalanma oranını artıracağımızı hem donatanlarımızın ticari imkanlarını yükselteceğimizi düşündük. Biz gemi tipi sınırlaması yapmaksızın, başta yolcu taşıyan küçük deniz araçları olmak üzere römorkörler, yüzer vinçler, petrol tankerleri, servis botları, deniz otobüsleri, balıkçı tekneleri, yatlar, gezinti tekneleri de dahil tüm deniz araçlarına 1 milyar dolara kadar sorumluluk teminatı sağlayabiliyoruz.

BÜYÜME Bölgemizde aktif 30 yabancı P&I sigortacısıyla rekabet ediyoruz. Bu süreçte armatör ve işletmecilerin poliçe şartlarıyla iletişim dilinin Türkçe olmasından memnun olduklarını fark ettik. Türk bayraklı ve Türk kabotaj hattında yolcu taşıyan deniz araçlarında pazar payımız yüzde 90’ın üzerinde. Römorkörler, liman inşaat araçları ve yüzer vinçler gibi deniz araçlarında pazar payımız yüzde 70. Rakiplerle hem sağladığımız daha uygun prim şartları hem dil avantajıyla rekabet ediyoruz. Yabancı bayrak taşıyan ama Türk sahipli veya Türk firmalar tarafından işletilen gemilerde daha fazla pazar payı almak istiyoruz. Nihai hedefimiz, hem yabancı bayraklı hem yabancı sahipli gemilere Türk sorumluluk ürünümüzü satmak böylece Türk P&I’in uluslararası bir marka haline getireceğiz. Kuruluştan bu yana yüksek oranlarda büyüme fırsatı elde ettik. 2015’te yüzde 93 ve 2016’da yüzde 76 büyüdük. Önümüzdeki yıllarda büyüme oranlarımızın bu kadar yüksek yüzdelerle olmasa da iyi bir trendle sürmesini bekliyoruz. 2016 yılında 26,6 milyon TL prim üretimi yakaladık. 2017’de 40-45 milyon TL prim üretimine ulaşmayı bekliyoruz.”

 

CEO AJANDA

GELECEKTE NELER OLACAK?

Geçtiğimiz gün TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, “Önümüzdeki 10 yılda dünya, dijitalleşebilenler ve diğerleri olarak ikiye ayrılacak! Dönüşümü hemen yakalayalım, ezberleri bozalım” diyordu. Gerçekten bu değişim hızını en iyi yaşayan sektörlerden biri finans. Biz de finansın farklı alanlarından yöneticilere kendi alanlarında geleceğin nasıl şekilleneceğini, hayatımıza nasıl yansıyacağını sorduk:  

TEDARİKÇİ PLATFORMLARI QNB Finansbank Kurumsal ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Ömür Tan, bankacılıkta geleceğe dijitalizasyonun damgasını vuracağı görüşünde. “Dijitalizasyon sadece bireylerde değil büyük kurumlardan KOBİ ve OBİ ölçeğindeki şirketler için de giderek daha çok önem kazanıyor” diyen Tan, kurumsal bankacılıkta yakın geleceğin resmini şöyle çiziyor: “Kredi/mevduat oranı giderek yükseliyor, bu nedenle ileride dışarıdan kaynak sağlamak giderek pahalanacak. Bu ortamda da teknoloji süreçlerin dijitalizasyonu her bankacılık alanı için daha önem kazanıyor. Kurumsal bankacılıkta yakın dönemde nakit yönetimi ve tedarik yönetiminde yenilikler, yeni ürünler göreceğiz. Tedarikçilerin ve şirketlerin birbirini görebildiği daha şeffaf ve açık dijital platformlar oluşacak. Biz de bu alanlarda çalışmalar yapıyoruz.”

NESNELERİN İNTERNETİ Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Soner Canko’ya göre teknolojide yaşanan hızlı dönüşüm bankacılık deneyimlerini kökünden değiştiriyor. Canko, “Bugün ülkemizdeki kartlı ödemelerin yüzde 12’sinin internet üzerinden yapıldığını görüyoruz. Ödemelerde kartların telefonların içine girdiği, temassız teknolojisiyle ödeme sürelerinin kısaldığı ve artık mobille ödemelerin görünmez hale geldiği döneme girdik. Geleceğin mobilde olacağına inanıyorum ve mobile uygun çözümler sunmayı artık bir opsiyon değil, zorunluluk olarak görüyorum. Dijital çözümler son kullanıcıya hızlı ulaşan ürünler olduğu için oyuna katılan yeni oyuncuların başarıya ulaşma olasılığı eskisine kıyasla çok daha fazla. Bu anlamda finans sektörünü baştan yapılandıracağını düşündüğümüz fintech girişimlerini, bankalar için önemli fırsat olarak değerlendiriyorum. Chatbot, nesnelerin interneti, biyometri, sanal asistanlar, robotlar finans sektörünün geleceğine damga vuracak. Bunlar içinde beni en çok heyecanlandıran teknoloji, gelecekte arabamızdan, buzdolabımızdan, çamaşır makinemizden, hatta evimizdeki aynadan ödeme yapma imkanı verecek ve bugünkü satın alma, ödeme deneyimlerimizi tamamen değiştirecek olan nesnelerin interneti olduğunu söyleyebilirim.”

FİNTECH İŞ BİRLİKLERİ Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, bankacılıkta teknolojinin etkisiyle ciddi bir dönüşüm yaşanmasını bekliyor. Dinç, “Kasiyeri olmayan marketlerin, sürücüsü olmayan araçların, çalışanı olmayan fabrikaların dünyasına doğru hızla ilerlerken bankaların hizmet modellerini değiştirmesi de kaçınılmaz olacak. 10 yılın finansal dünyasına, nesnelerin interneti, otomasyon ve yapay zeka gibi teknolojilerin öncülük edeceğini ve bankaların başta fintech’ler olmak üzere iş birliklerine ağırlık vereceğini düşünüyoruz. En belirgin değişimlerin ise bu teknolojiler doğrultusunda başta şubeler olmak üzere tüm kanallardan sunulan hizmet modellerinde yaşanmasını bekliyoruz” diyor.

ÜRÜN ODAKLILIK BİTECEK “Sigortacılıkta müşterinin yolcuğu, iletişim ve tüketim hızı dikkate alındığında dinamik bir yapıda olacak” diyen Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen’e göre müşterilerin beklentileri, giderek daha fazla şekilde kendilerine özel ve diledikleri zaman diledikleri kanaldan ulaşılabilir olunması yönünde değişiyor. Bu da sektörü köklü bir yeniden yapılanmaya götürecek gibi… Gülen, “Önümüzdeki dönemde sigorta sektörü, ürün odaklı tavrını bırakıp müşteriyi merkeze koyacak. Bugün bile hayatımızda olan akıllı sistemler, 10 yılda çok daha fazla alanda ve süreçte kullanılacak. Sigorta sektörü olarak birey algısında gelişen teknolojiyi, gerek uygulamalar gerekse analitik çözümlemelerle besleyerek (büyük veri) kendi sistemlerimiz ve donanımlarımız için uygulamalı, birçok model ve mekanizmaya çevirmeliyiz. Dijital platformlara dahil olup dokunduğumuz noktaları artırmalı ve sigortayı kolay erişilebilen ürün ve hizmete dönüştürmeliyiz” diyor.

 

CEO TWEET

PINAR ABAY

“‘Sadece mümkün olanı yapmak için hayatımı harcamaya değmez.’ Tek cümlede hayat felsefem.”

DOĞAN CANSIZLAR

“Toplam cari açık: 2003-2016 döneminde 491 milyar dolar, 1923-2002 döneminde 42,7 milyar dolar. Net Hata Noksan (kaynağı belirsiz para girişi), 2003-2016 döneminde (14 yılda) toplam 51,4 milyar dolar oldu.”

ATİLLA KÖKSAL

“Foreks işlemlerinde hedef yerel ve bölgesel nitelikli yatırımcılar olmalıydı. Tüm müşterileri aynı kategoriye koyan bu düzenleme yanlıştır. Acilen değişmelidir, aksi takdirde bugüne dek yapılan yatırımlar yok olacaktır.”

 

GÖSTERGE

Türkiye Merkez Bankası’nın 106 milyar dolar rezervi bulunuyor.  Dünyada ise Çin 3 trilyon dolar rezerv ile birinci sırada. Japonya’nın 1,2 trilyon dolar, Suudi Arabistan’ın 538 milyar dolar, Rusya’nın 377 milyar dolar ve Brezilya’nın da 365 milyar dolar rezervi mevcut.

diğer yazıları için tıklayın