Capital'e abone olun.
IAN BREMMER
Strateji
Ian Bremmer
15.05.2017
Trump ekonomiyi nasıl yönetecek?
Dünya liderleri Trump’ın Çin ve Meksika ile ticaret savaşları başlatıp başlatmayacağını, NATO’nun altını oyup oymayacağını ve Müslüman dünyasının büyük bir kısmını saldırganca kışkırtıp kışkırtmayacağını merak edip duruyor. Öte yandan ABD ekonomisinin içinde bulunduğu zayıf durum kadar yeni başkanın tam anlamıyla tanımlanmamış dış politika planlarının da dışarıdakileri endişelenmek zorunda bırakacağı giderek daha netlik kazanıyor. ABD bugün hala dünyanın en büyük tüketici pazarı olma konumunda ve Donald Trump büyük bir ihtimalle büyümeyi canlandıracak. Ancak bu durum, ABD ekonomisinin altta yatan sorunlarını çözmeyecek ve bu da global ekonominin tamamı için önemli bir mesele olarak kalacak. Manşetler aldatıcı bir hikaye anlatıp duruyor. ABD hisse senedi piyasaları rekor seviyelere doymuyor. Trump’ın geçen hafta Kongre öncesi yaptığı konuşma hisse senedi fiyatlarındaki artışı; kurumsal vergileri adam akıllı azaltılacağı beklentilerinden ve altyapıyı güncellemek için 1 trilyon dolar harcanarak ABD’deki büyümenin hızlandırılması planının yarattığı ümitlerden bile daha yüksek seviyelere taşıdı. Milyarder yatırımcı Warren Buffett geçenlerde daha büyük bir büyümenin geleceği öngörüsünde bulundu ve bu fikrine neden olarak yeni yatırımları gösterdi. O, ABD hisselerinde bir maraton yaşanacağını söylemekte haklı. Ancak bu durumun zaten son yıllarda satın alma gücünü ve çoğu vakada kendi işini bile kaybetmiş Trump’ı başkanlığa taşıyan orta sınıf seçmenlere hiçbir faydası olmayacak.

İŞSİZLERİN BÜYÜK DEĞİŞİM BEKLENTİSİ
Son nesil boyunca imalat sanayindeki iş kayıpları ABD’de büyük bir felakete sebep oldu. Nicholas Eberstadt’ın Commentary dergisinde çıkan ilginç bir makalesinde işaret ettiği üzere 2000 ve 2016 yılları arasında “Amerika’da kişi başına ortalama büyüme yılda yüzde 1’in altında kaldı.” Oysa bu rakam, 1948- 2000 döneminde ABD’nin keyfini sürdüğü yıllık yüzde 2,3 oranı karşısında feci bir düşüştür. Buna ilaveten Trump, ABD’de resmi işsizlik oranının aslında aktif bir şekilde iş aramaktan vazgeçen çalışabilir yaştaki Amerikalıların artan sayısını dikkate almadığı için aldatıcı olduğunu söylemekte çok haklı. Bu soğutulmuş işsizler kalabalığı arasında sistemi altüst edecek bir değişiklik beklentisi var. Trump da bunu yapacağını vaadinde bulundu. Ancak borçtan korkan kanun yapıcılar, Trump’ın ABD’deki standart altı yolların, köprülerin, limanların ve havaalanlarının güncellenmesine yapacağı tarihi boyuttaki miktarlara varacak yatırımların onun umduğundan çok uzun sürmesini ve vadedilenden çok daha küçük bir paket ortaya çıkmasını sağlamak için ellerinden geleni yapacaktır. Üstelik yeni başkan, planlarının en ihtiraslısı olan kurumsal vergi oranlarını adamakıllı düşürme vaadini de tutamayacak. Aslında Trump ve Cumhuriyetçi Parti liderliği, mümkün olduğunu varsayarak, milyonlarca seçmeni kendi sağlık sigortalarından mahrum bırakmaksızın Obama’nın sağlık bakımı programını itibarlı bir şekilde sona erdirmenin bir yolunu buluncaya kadar kongre pek bir şey yapmayacak.

AJANDASINDA ŞİMDİLİK TİCARET YOK
Trump aslında Pentagon’a çok daha fazla para harcayacak, ancak bu yeni para onun ABD ordusunun sadece ABD’nin güvenliği ve ticari çıkarları çerçevesinde dar bir şekilde tanımlanmış yönde kullanılması gerektiği fikrini değiştirmeyecek. Ticaret çok yakın bir zamanda ajandaya tekrar girmeyecek. Asyalı ve Avrupalı ortaklarla mega anlaşmalar artık ölü sayılır. Britanya ve Japonya ile potansiyel anlaşmaların müzakereleri ise yıllarca sürecek. Diğer anlaşmalar da en azından şimdilik pek olası gözükmüyor. Ayrıca iş yerlerinde otomasyonun artması ve yapay zekanın yaygınlaşmasıyla diğer yerlerde olduğu gibi ABD’de de daha fazla iş kaybının yaşanması da kaçınılmaz olacak. Ball Eyalet Üniversitesi tarafından yapılan 2105 tarihli bir araştırmaya göre, bilgisayarlar konuşmaları tıpkı insanlar gibi anlayabilir duruma geldiğinde perakende sektöründeki işlerin yarısından fazlası kaybolabilir. Finans ile sigortacılık sektörlerindeki işlerin üçte ikisinin ortadan kalkma ihtimali ise çok yüksek. Bu belki de Donald Trump’ın orta sınıf ile işçi sınıfından seçmenleri işe geri döndürmeye yönelik planlarının önündeki en büyük engel olacak. Ekonomik hüsran ABD’yi şimdi olduğundan bile çok daha az öngörülebilir bir uluslararası aktör haline getirecek. Şayet reel ekonomi istihdamsız büyüme ve refah yaratmaya devam eder ve geride bırakıldığını hisseden Amerikalı işçi sınıfı sayısı artarsa Trump’ın günah keçisi arayışı, onun ticaret ve dış politikalarının şimdikinden bile çok daha büyük birer parçası haline gelecek. Donald J. Trump’ın öngörülemezliği sanki bugünkü haliyle bile yetmezmiş gibi...