
YUNUS NACAR, 3 ay öncesine kadar Türkiye Finans'ın genel müdürüydü...
Görevinden ayrılıp Kiler Holding'in CEO'su oldu. Yeni koltuğuna
oturduğundan bu yana holdingi tanıma, değişim ve stratejik plan
hazırlama konularıyla ilgileniyor. İddialı hedefleri olsa bile önce
süreç iyileştirmesine, mağazalardaki değişime, personelin eğitimine ve
stratejik plan hazırlanmasına öncelik vereceğini söylüyor. "2012'de yeni
mağaza yok" diyerek bu değişimin ipucunu veriyor. Ancak, 5 yıl içinde
grubun cirosunu 2'ye katlayacağının da altını çiziyor. Nacar, "10 yıl
sonra ciro bazında Türkiye'nin en güçlü 10 kuruluşu içinde yer alacağız.
İnşaat ve enerjide çok güçleneceğiz. Perakendede global bir oyuncuyla
Avrupa'da bir grubu yönetebilir hale gelmeyi çok arzu ediyorum"
diyor.Yunus Nacar, uzun yıllar Türkiye Finans Katılım Bankası'nın genel
müdürü olarak çalıştı. Oradan ayrıldıktan sonra yaklaşık 3 ay önce Kiler
Holding'in CEO'luğuna getirildi. Perakende, inşaat, gayrimenkul ve
enerji gibi sektörlerde büyüyen Kiler Holding'in neden CEO olarak
kendine finans kökenli bir yönetici seçtiği de Nacar'ın Kiler'in
rotasını nereye çevireceği de çok merak edildi. İlk röportajını
Capital'e veren Kiler Holding CEO'su Yunus Nacar, tüm merak edilen
soruları Capital'e yanıtladı. "Banka yönetmekle, reel sektörü yönetmek
birbirinden çok farklı işler değil" diye konuşan Nacar, dağıtım
kanalları bakımından bankacılıkla perakendenin şube ve mağaza anlamında
birbirine benzediğini söylüyor. Nacar, Kiler Holding CEO'su olarak her
zaman fırsatları izlediklerini organik ya da inorganik büyümeye devam
edeceklerini belirtiyor. Özellikle Avrupa'daki fırsatları
izleyeceklerini söylüyor. Nacar, şöyle devam ediyor: "5 yıl sonra
Türkiye ile birlikte Kiler Grubu da cirosunu 2'ye katlayacak. 10 yıl
sonra ciro bazında Türkiye'nin en güçlü 10 kuruluşu içinde yer alacağız.
10 yıl sonra Kiler Grubu inşaatta finans merkezi olmuş, yatırım
yapılabilir bir ülke olan Türkiye ve İstanbul'da gerçekten önemli
noktaya gelmiş bir şirket olacak. Kiler Holding CEO'su Yunus Nacar'ın
Capital'in sorularına verdiği yanıtlar şöyle:
Capital: Finans kökenli bir yöneticisiniz. Grup neden finans kökenli bir CEO'yu, sizi tercih etti?
- Banka yönetmek, reel sektör yönetmek bunlar birbirinden çok farklı
işler değil. Holding, ağırlıklı olarak perakende işinde. Bankacılıkta
dağıtım kanalları olarak şubeler önemlidir. Daha önce çalıştığım
bankamızın 185 şubesi vardı, Kiler'in 195 mağazası var. Dağıtım
kanalları itibarıyla perakendecilik ve bankacılık birbirine çok
benziyor. İnşaat tarafına baktığımız zaman da burada önemli olan
maliyetlerin iyi yönetilmesi, sistemin kurulması, satış ile ilgili genel
politikalar, kaynakların iyi değerlendirilmesi. Her sektördeki
yönetici, elindeki imkanlarla bu süreçleri iyi yönetip sonuca ulaşmak
için çalışır. Zaten ben yönetici olarak da meslek hayatıma reel sektörde
başladım. Aslen Maliye Bakanlığı'nda hesap uzmanıydım. Yedi yıl
devlette çalıştım. Arkasından 3 yıl reel sektörde faaliyet gösteren bir
holdingde denetim kontrol müdürü olarak çalıştım. Daha sonra bankacılık
sektörüne girdim. Dolayısıyla burası bana çok yabancı gelmedi.
Capital: Önceliğiniz ne olacak? Bir aile şirketinden kurumsallaşmaya geçiş mi?
- Kesinlikle... Önemli olan da bu. Holdingde misyon olarak daha çok
üzerinde durmam gereken nokta holdingimizi kurumsallık açısından bir
adım daha ön plana çıkarmak olacak.
Capital: Kurumsallaşma için ilk olarak işe nereden başlayacaksınız?
- Yönetişime ağırlık vereceğim. Burada yönetim kurulu, komiteler,
komisyonlar bunların yönetimle ilgili yönleri, etkileri ve bilhassa
karar alma mekanizmasının sağlıklı çalışması, denetimin sağlıklı
yapılması için yapabileceğimiz işler olduğunu görüyorum. Reel sektörün
çok üzerinde durmadığı risk yönetim sistemine özel önem veriyorum. Reel
sektör için risk yönetimi daha elzem. İmalat riski, pazarlama riski,
satış riski, finansal riskler. Bunların çok iyi yönlendirilmesi ve takip
edilmesi gerekiyor. Bütün bunların yanında 195 tane mağazamızın olduğu
bir yerde denetim de çok önemli.