Capital'e abone olun.
ARTI YAŞAM KARİYER - JEFFREY PFEFFER

Artı Yaşam Kariyer - Jeffrey Pfeffer

Başarıda Politik Becerilerin Önemi Büyük 1. Üniversiteden mezun olduktan hemen sonra profesyonel olarak çalışmaya başladım. Bağlı bulunduğum finans müdürümüz ile hiçbir şekilde anlaşamıyorum. İşimi...

Son Güncelleme: 01.06.2009

Başarıda Politik Becerilerin Önemi Büyük
1. Üniversiteden mezun olduktan hemen sonra profesyonel olarak çalışmaya başladım. Bağlı bulunduğum finans müdürümüz ile hiçbir şekilde anlaşamıyorum. İşimi de yapmama rağmen konu ne olursa olsun kendine yakın diğer çalışanları hep haklı bulunuyor, savunuyor. Şirket CEO’muz aile dostumuz olduğundan, şu an için finans müdürümüzü işten çıkarmayı göze alamıyor. CEO’muz iş hayatına alışabilmem için mücadele etmem gerektiğini söylüyor. Nasıl mücadele edeceğim? (Sedef Akıcı/Antalya)

CEO’nuza katılıyorum. Hem kariyerinizde hem iş arkadaşlarınızla ve üstlerinizle olan ilişkilerinizde başarılı olmanızın tek koşulunun, önemli konularda doğru ya da haklı görüşler dile getirmeniz olduğuna inanıyorsunuz. Belki de böyle olmalıdır, ama gerçek hayat böyle değildir. Sayısız araştırma, iş yaşamındaki başarı ve ilerlemenin, iş performansından çok politik becerilere bağlı olduğunu gösteriyor. “Haklı” olmanız, amirinizin başarılarınızdan hoşlanmasından daha önemli değil.

Bu nedenle ilk tavsiyem, şirketinizin içindeki politik dengelere daha fazla dikkat etmeniz yönünde olacak. Amirler, genellikle bağlılığa ve belirli ölçülerde de itaat edilmesine değer verir. Bağlılığınız, size güvenebileceklerini ve herhangi bir iç politik mücadele sırasında onların karşısına çıkmayacağınızı gösterir. İtaatiniz, amirinizin önemini anladığınız anlamına gelir; amirlerin imaj ve egoları açısından bunun önemi büyüktür.

İkincisi, uzun vadede başarılı olabilmek için kendi egonuzu ve “haklı çıkma” isteğinizi bastırmayı öğrenmelisiniz. Güçlü insanlarla ilişki geliştirmek önemlidir. Daha yakın kişisel ilişkiler geliştirmek için farklı yollara başvurabilirsiniz. Örneğin iş dışı zamanlarınızda insanlarla bir araya gelin, öğle ya da akşam yemeklerinde buluşun. Araştırmaların da gösterdiği üzere insanlarla yalnızca temas kurulması bile sizi akıllarında tutmalarını sağlar; gözlerinin önünde olmanız etkilidir. Amirinizden ya da iş arkadaşlarınızdan tavsiye isteyin. Tavsiye istemek, ilgili kişilerin gururunu okşar ve size tavsiyede bulunmak için çaba harcayan biri, başarınızı daha fazla istemeye başlar. Son olarak, amirinize ya da iş arkadaşlarınıza yardımcı olmaya çalışın. İnsanlar, başkalarından yardım aldıklarında kendilerini borçlu hisseder. Tüm bunlarda önemli olan, amirinizin kendisinden hoşnut olmasını sağlamanızdır.

Okuldan yeni mezun olanlar, çoğu zaman bir işte çalışmayı, doğru yanıtları bulmanın ve daha iyi analizler yapmanın başarı açısından her şeyden önemli olduğu daha “teknik” bir faaliyet olarak algılar. Ama gerçekte durum farklı. Önemli olan, kişisel ilişki kurma becerinizdir. Organizasyonel yaşamın politik doğasını ne kadar çabuk anlarsanız, kariyeriniz açısından o kadar iyi olur.

Yeni Genel Müdürden Uzak Durmayın
2. Yaklaşık 4 ay önce şirketimizde yeniden yapılanma doğrultusunda genel müdürümüz değişti. Kendisi eski şirketinden yeni bir ekip getirdi ve onlara daha ayrıcalıklı davranmaya başladı. Bizi ikinci plana ittiğini hissediyorum. Bu durum 15 yıl çalıştığım şirketimden uzaklaşmamı sağladı. Ne yapabilirim? (Erdal Seçkin-Kayseri)

Tipik bir durumu tarif ediyorsunuz. Pek çok araştırma, organizasyon dışından gelen yeni yöneticilerin, şirketin eski çalışanlarını hızla değiştirerek yerlerine geçmişte birlikte çalışmış oldukları kişileri işe aldıklarını gösteriyor. Her şeyden önce herkes gibi yöneticiler de aşinalıktan ve bu arada aşina oldukları kişilerle çalışmaktan hoşlanır. Üst düzey yöneticilik açısından, kişisel ilişkilerde rahat olmak önemlidir. İkincisi, yöneticilerin pek çoğu, geçmişte birlikte çalıştıkları insanların yeteneklerine güvenir ve bunları takdir eder. Çünkü onlarla çalışma deneyimine sahiptirler. Birlikte çalıştıkları insanlar hakkında olumlu izlenimler taşırlar. Üçüncüsü, yöneticiler dışarıdan insanları şirkete getirdiğinde, işe yeni alınan kişiler, işlerini onları getirmiş olan yöneticiye borçlu olur. Bu da onları söz konusu yöneticilere daha fazla bağlı kılar. Bu nedenlerle üst düzey yöneticilerin dışarıdan getirilmesi, şirkette çalışanların kariyerleri açısından nadiren olumlu sonuçlar doğurur.

Bu koşullar altında başarılı olmak için yapabileceğiniz tek şey, yeni ekibe, bağlı olduğunuzu ve yeni şirketteki geçiş sürecinde onlara yardımcı olabileceğinizi mümkün olan en hızlı şekilde göstermektir. Onlarla mümkün olduğu ölçüde fazla zaman geçirin ve bu sırada iyi niyetli olun ve dostluk gösterin. İşlerine ve şirketi anlamalarına yardımcı olacak bilgiler aktarın. Onlardan hem şirketiniz hem kişisel sorunlarınız hakkında tavsiye isteyerek, başarınızın paydaşları haline gelmelerini sağlayın.

En önemlisi, dışarıdan getirilenlere içerleyerek bakma yönündeki doğal tepkinizle mücadele edin. Yeni genel müdürden ve yeni ekipten uzak durma eğiliminden de kaçının. Bu, hiçbir işinize yaramayacaktır. Eskilerin söylediği gibi, dostları yakında tutmak önemlidir, ama (potansiyel) düşmanları daha da yakında tutmak gerekir; onları ancak bu sayede yakından izleyebilir ve nelerin olup bittiğini anlayabilirsiniz. Organizasyon dışından bir genel müdürün getirilmesiyle birlikte, şirketinizin durumu köklü bir şekilde değişti. Şu anda başta bulunanlarla ittifak kurabilmek için, ne yapacaksanız, mümkün olan en hızlı şekilde yapmalısınız.

Güç Sahibi Olanlar Astlarından İtaat Bekler
3. Yönetim kurulu başkanına bağlı çalışan genç bir finansçıyım. Hukuk ve işletme derecelerim var. Ayrıca 4 dil biliyorum. Giyim kuşamım Türkiye ve dünyada kabul gören bir formda. Ancak çalıştığım finans kuruluşunda muhafazakar denilebilecek türde yöneticiler var. Şirketimizde kadın çalışanlar az sayıda ve çoğunluğu başörtülü. İK yöneticisi, benimle giyim tarzım hakkımda konuşmak istedi. Tavrını hoş karşılamadığımı belirttim ve giyim kuşamımın iş hayatına uygun olduğunu söyledim. Bana daha “mutedil” giyinmemi tavsiye etti. Elbette başımı örtmemi istemiyorlar, ama şık giyinmem onları rahatsız ediyor. Bu konuda taviz vermek istemiyorum. Ne yapmalıyım? (Ayça Kürkçü-İstanbul)

Sorunuzdan anlaşıldığı kadarıyla belirli standartlara göre makul giyinmenizin, patronunuz ve İK müdürünüz açısından da yeterli olması gerektiğini düşünüyorsunuz. Ama yaşam adil değil ve bu söylediğim iş yaşamı için de geçerli. İnsanların zevkleri, tercihleri ve hatta önyargıları vardır; iktidarda olduklarında, ya bunların kabul edilmesi ya da ortamın değiştirilmesi gerekir.

Rosabeth Moss Kanter, 30 yıldan uzun bir süre önce “Şirketlerdeki Erkekler ve Kadınlar-Men and Women of the Corporation adlı kitabı yazmıştı. Bu kitaptan ve sonradan yapılan araştırmalardan çıkarılabilecek olan ders şu ki genel olarak, kadın oranının daha yüksek olduğu mesleklerde ve organizasyonlarda çalışan kadınlar, kariyerlerinde daha kolay ilerleyebiliyor. Azınlıkta oldukları için dikkat çeken insanlar, çok daha büyük bir dikkatle incelenir. Amirlerinizin giyim kuşamınız hakkında yorum yapmasının nedenlerinden biri bu olabilir.

Güç sahibi insanlar, astlarından itaat bekler. Evet, bu beklenti, en iyi kararların alınmasını ya da şirketlerin en iyi kadrolarla çalışmasını güvence altına almaz. Ama yine de durum tarif ettiğimiz gibidir. Önemli olan arkadaşlarınızın, ailenizin ve eşinizin düşündükleri değil. Her şeyden önce onlar, dış görünümleri ve değer yargıları açısından size daha fazla benzer. İkincisi, bugünkü şirketinizdeki başarınız açısından onların ne düşündüğünün pek fazla önemi bulunmuyor.

Organizasyonunuzun kurallarını bilen insanların tavsiyelerini benimsemelisiniz. En azından bir dereceye kadar uzlaşmacı davranın. Bu, onların değer yargılarına saygı duyduğunuzu ve onlara itaat etmek istediğinizi gösterecek, kendilerini güçlü hissetmelerini sağlayacaktır. Bunun alternatifi, size daha uygun düşecek, becerilerinizin ve eğitiminizin bir tehdit olarak görülmek yerine benimseneceği bir yer bulmanızdır.

İş Yerinin Ayrılmaz Bir Parçası Olmayın
4. Son 10 yıldır aynı şirkette çalışıyorum. Bu sürede doğru dürüst bir terfi almadım; maaşım, normal zamlar dışında iyileştirilmedi. Şimdi benim için en doğru yöntem nedir, ne yapmamı önerirsiniz? (Doğan Akan-Ankara)

İlk yapmanız gereken, şirketinizde neden daha hızlı ilerleyememiş olduğunuzu anlamaktır. Bunun da en iyi yolu, ilerleme kaydetmiş insanlarla kendinizi karşılaştırmanızdır. Daha mı eğitimliler? Farklı nitelikleri mi var? Daha önemlisi, performansları sizinkinden farklı mı? Davranış biçimleri, iş arkadaşlarıyla ve amirleriyle ilişki kurma becerileri sizinkilerden farklı mı? Yapmanız gerekeni bilmek için kuşkusuz, öncelikle kariyerinizdeki zorluk kaynağını saptamalısınız.

Ancak bilindiği üzere bir ilk izlenim yaratmak konusunda yalnızca tek bir şansınız olur. Bir şirkette 10 yıl geçirdikten sonra başkalarının sizin hakkınızdaki görüşleri kemikleşmiştir ve bunların değiştirilmesi zordur. İnsanların sizin hakkınızdaki izlenimleri netleşmiştir. Bir yönetici eğitimi almamanız ya da bazı ek nitelikler kazanmamanız durumunda, insanların sizin hakkınızdaki görüşleri sabit kalacak, yeteneklerinizi ve şirket açısından taşıdığınız değeri aynı şekilde görmeyi sürdüreceklerdir.

Dahası insanlar, belirli bir süreden beri yakınlarında olan insanların hep oralarda kalacaklarını düşünme eğilimine sahiptir. Bağlılık göstererek uzun süredir şirkette çalışanlar, manzaranın ayrılmaz bir parçası olarak görüldüğünden dışarıdan gelenler daha ilgi çekici bulunur.

Bu nedenle durumunuzu değiştirmek istiyorsanız, muhtemelen ya şirketinizi ya da en azından çalıştığınız birimi değiştirmeniz gerekecektir. Aradan geçen on yılın ardından, kariyer fırsatlarınızda köklü bir değişim sağlamanızın tek yolu bu olacaktır.

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER