Capital'e abone olun.
BEYİN AVCILARI FAZLA MESAİDE!

Beyin Avcıları Fazla Mesaide!

Yabancı ortaklıklar, satın almalar, özelleştirmeler, artan yatırımlar… 2005 yılına damgasını vuran bu gelişmeler, insan kaynakları alanında da büyük bir hareketliliğe neden oldu. Birçok şirket üst ...

Son Güncelleme: 01.05.2006

Yabancı ortaklıklar, satın almalar, özelleştirmeler, artan yatırımlar… 2005 yılına damgasını vuran bu gelişmeler, insan kaynakları alanında da büyük bir hareketliliğe neden oldu. Birçok şirket üst düzey yönetiminde önemli değişikliklere gitti. Yönetici transferi sayısı yüzde 80’lere varan oranda artış gösterdi. Özellikle bankacılık, finans, bilişim ve telekom bu açıdan en hareketli sektörler oldu. İnsan kaynakları uzmanları, değişimin henüz tamamlanmadığı, önümüzdeki dönemde artarak süreceği görüşünde. Yoğunlaşan rekabetle baş edebilecek, daha cesur ve dinamik yöneticiler rağbet görecek.

hedEkonominin yüzde 6,1 büyüdüğü 2000 yılı, insan kaynakları alanında da büyük bir hareketliliğe sahne olmuştu. Krizin ilk sinyallerini verdiği aralık ayına kadar, şirketler arasında büyük transferler gerçekleşiyor, yeni yatırımlar için eleman alımları yapılıyordu. Şubat 2001 kriziyle birlikte bu hareketlilik adeta bıçakla kesilmiş gibi sona erdi. Başta bankacılık olmak üzere, birçok sektörde binlerce çalışan işsiz kaldı. Hemen her sektörde gözlenen küçülme sonucu, son derece parlak koşullarla transfer edilen yöneticiler bir anda işlerinden oldu.

2002 yılında ekonominin tekrar büyümeye başlamasıyla birlikte belli bir toparlanma başladı. Ancak, kayıpların telafi edilmesi birkaç yılı buldu. 2005 yılı ise, insan kaynakları açısından “eski parlak günlere dönüş” açısından bir dönüm noktası gibi gözüküyor.

Danışmanlık şirketlerinin kayıtları, 2005’te yapılan üst düzey yönetici yerleştirmelerindeki artışın yüzde 80’e kadar çıktığını gösteriyor. Özellikle, özelleştirme, satın alma ve birleşmelerin yoğunlaştığı finans, bilişim, telekom gibi sektörlerde bu oranın üzerine dahi çıkıldığı gözleniyor. Şirketler, boş pozisyonları, sektördeki en başarılı, nitelikli ve deneyimli yöneticilerle doldurmak istiyorlar. Bu durum da şirketler arasındaki transferlere büyük hareketlilik getiriyor. Müşterileri için en uygun adayları arayan “beyin avcıları”, adeta fazla mesai yapıyor.

Finans ve telekomda büyük hareketlilik
İnsan kaynakları uzmanları, 2005 yılında transfer hareketliliğinin en fazla olduğu sektörleri telekom, finans, hızlı tüketim (FMCG), gıda, inşaat ve perakende olarak sıralıyor. Ayrıca, turizm, alışveriş merkezleri ve lojistikte de yönetici transferi sayısındaki artışa dikkat çekiyorlar.

Bu listede bankacılığın özel bir yeri var. Bunun nedeni, son yıllardaki yabancı girişlerinin sektöre bambaşka bir çehre kazandırması. Fortis’in Dışbank’ı satın alması, TEB-BNP Paribas ortaklığı, Koç Finansal Hizmetler-Uni Credito ortaklık anlaşması gibi gelişmeler, bankacılıkta yepyeni bir yapı yarattı. Kuşkusuz, bu durum insan kaynaklarına da yansıdı.

Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, “Bankacılık alanında yönetici talebi çok arttı. Hem sektöre yeni gelen yabancı yatırımcılar, hem de buna yanıt vermeye çalışan mevcut kurumlar arayış içerisinde. Bu da yönetici transferlerinde ciddi bir hareketlilik yaratıyor” diye konuşuyor.

Finans, önümüzdeki dönemde transferlerin en yoğun olacağı sektörler listesinde de başı çekiyor. MY Executive Yönetici Ortağı Müge Yalçın, bunun nedenini, değişimin henüz tamamlanmaması olarak açıklıyor. Ona göre, birçok banka yeni şube açma stratejisi nedeniyle çok sayıda yönetici alımı yapacak. Ayrıca, mortgage’ın yürürlüğe girmesi, bankacılıkta yeni bir kanal açarak yeni eleman ve yönetici ihtiyacı doğuracak.

Bankacılığın yanı sıra geçtiğimiz yıl kabuk değiştiren sektörlerden biri de telekom. Telsim’in satışı ve Vodafone’un pazara girişi, bu alana büyük ivme kattı.

MKG&Partners Yönetici Ortağı Murat Kaan Güneri, telekom sektöründeki bu gelişmelerin, insan kaynakları alanına da yansıdığını söylüyor. “Telekom ve bilişim sektörüne yeni yabancılar katıldı. 2006 yılında da bu iki sektörün, danışmanlık firmalarının porföylerindeki payları artacak” diye anlatıyor.

Bilişimde yeni açılımlar
hedBilgi teknolojileri alanındaki gelişime dikkat çeken bir başka uzman da Fortune Yönetici Ortağı Ayşen Arıduru… Ona göre, bilişime yönelik büyük bir yabancı ilgisi var. “Böylelikle yeni açılımlar, yeni işler doğuyor. Bu da bilişimde istihdamı artıyor” diyerek sözlerine şöyle devam ediyor:

“2006’da birçok işin AB standartlarına uydurulması gerekecek. Ayrıca, yeni oluşumların ortaya çıkmasını da bekliyoruz. Yeni yatırımlar, yurtdışı açılımlar, yabancı ortaklıklar, birleşmeler, satın almalar gibi aktivasyonların sonucunda istihdamın artması ile birlikte üst düzey yöneticilere ihtiyaç olacak.”

Alanyalı&Alanyalı Yönetici Ortağı Merih Alanyalı, 2004 yılında finans ve otomotiv sektöründe yaşanan ağırlığın 2005’te BT, finans, sağlık ve genel üretime kaydığını söylüyor. “Türkiye'nin AB için müzakerelere başlama süreci yabancı yatırımcılar için Türkiye pazarını cazip kılmaya başladı. Bu doğrultuda büyük olmasa da küçük yatırımcılar Türkiye’de yatırımlara başladılar. Bunlar ağırlıklı olarak satış ofisleri şeklinde” diye konuşuyor. Alanyalı, 2006 yılında yönetici transferlerinin yoğun olacağı sektörleri ise finans, BT, telekom, üretim, FMCG, sağlık ve ilaç olarak sıralıyor.

Transfere yönetici dopingi
Yönetici transferlerinin yoğunlaştığı sektörlere bakıldığında, ortak paydanın büyük ölçüde yabancı sermaye olduğu gözleniyor. KRM Yönetici Ortağı Sunay Karamık, 2005’te yabancı ortaklık ve birleşmeler yaşayan firmaların daha çok alım yaptığını belirtiyor. Bu sektörleri ise lojistik, BT, dayanıklı tüketim malları ve bankacılık olarak açıklıyor. 2006 yılında ise başta bankacılık olmak üzere, yabancıların ilgilendiği sektör ve şirketlerde daha sık yönetici transferi beklediklerini söylüyor.

2005 yılında yaşanan transferlere dair olarak, yaşanan en büyük farklılığın, yabancı şirketlerin Türkiye operasyonları için yönetici arama yoğunluğu olduğunu söyleyen Alexander Mann Yönetici Ortağı Zeynep Akalın, “Üst düzey yöneticiler de, uluslararası şirketlere büyük ilgi gösteriyor. Bu firmalara duyulan güven ve buralarda çalışma arzusu daha fazla. Genellikle bir yöneticinin aynı pozisyonda kalma süresinin 4-6 yıl olduğunu görüyoruz” diye konuşuyor.

Zeynep Akalın, ayrıca, uluslararası operasyonlara dair, insan kaynaklarını ilgilendiren bir başka noktaya daha dikkat çekiyor: “Gelen yabancılar yoğun olarak Türkiye’de yönetici arıyor. Ancak, bir başka önemli nokta da, yurtdışına açılan Türk şirketlerinin sayısındaki artış. Bu şirketler, yurtdışı operasyonları için yeni yöneticilere ihtiyaç duyuyorlar. Bu işleri güvenilir ellere teslim etmeleri gerektiği için de ya şirket içinden kendini kanıtlamış kişileri kaydırıyor, ya da rakiplerden transfere yöneliyorlar.”
İhtiyaçlar ve beklentiler farklılaştı

İnsan kaynakları uzmanları, şirketlerin üst düzey yöneticilerde aradıkları özelliklerin 4-5 yıl öncesine göre önemli ölçüde farklılaştığına dikkat çekiyorlar. Birçok firmanın küçülme yoluna gittiği kriz döneminde, “gemiyi çalkantılı sularda batırmadan yüzdürmek” birinci öncelikti. Bu da büyüme planlarının ertelenmesini, muhafazakar politikalarla, elde olanın korunmasını gerektiriyordu.

Ekonominin tekrar düzelmeye başlamasıyla birlikte ise kârı artırma ve büyüme, yeniden şirketlerin gündeminde merkeze oturdu. Bu da kuşkusuz, üst yönetimde daha cesur ve atak bir bakış açısını gerektiriyor.

Alexander Mann Yönetici Ortağı Zeynep Akalın, bu değişimi şu sözlerle anlatıyor: “Pazar dinamikleri ve buna bağlı olarak işi etkileyen faktörler son 2 yılda hızla değişti. Bu değişime ayak uydurabilen, pazarı ve rakipleri yeni ve proaktif bir gözle değerlendirebilen, deneyimli ve dinamik yönetici ihtiyaçları ortaya çıktı. Bu da, zaman zaman eski dönemin ihtiyaçlarına saplanıp kalan, değişime ayak uyduramayan yöneticiler yerine yenilerinin aranmasına neden oluyor.” Akalın, özellikle teknoloji, finans ve sigortacılık sektörlerinde, bu değişimin dikkat çekici olduğunu dile getiriyor.

Zeynep Akalın, değişenin yalnızca şirketlerin beklentileri olmadığına, yöneticilerin bakış ve beklentilerinde de önemli farklılıklar olduğunu söylüyor ve devam ediyor: “Pazardaki başarılar, başarısızlıklar, küçük ve büyük krizler tüm yöneticilere bir öğrenme kaynağı oldu. Bu nedenle yöneticiler kariyer değişikliği yapmayı düşündüklerinde şirketin uzun vadeli strateji ve hedeflerini, çalışacakları yöneticilerin veya yönetim kurulunun vizyon ve değerlerini değerlendiriyor. Artık birçok yönetici kendi kariyer haritasını oluşturuyor. Bundan sonraki adımlarını bu haritaya uygun olarak, çok düşünerek ve irdeleyerek atıyor.”

Kurumsallaşma atağının etkisi
2005 yılında yapılan yönetici transferlerine bakıldığında, hemen her üst düzey kademede hareketlilik olduğu dikkat çekiyor. MY Executive Yönetici Ortağı Müge Yalçın, 2005 yılında en çok talep edilen pozisyonları şöyle sıralıyor:

“Genel müdür, mali işler direktörü, mali işler müdürü, satış ve pazarlama direktörü, GYO yöneticileri, insan kaynakları direktörü, insan kaynakları müdürü, kurumsal finansman yöneticileri, işletme bankacılığı yöneticileri ve kurumsal bankacılık müdür ve direktörü, hukuk bölümü direktörü, üretim müdürü, halkla ilişkiler direktörü.”

MKG & Partners Yönetici Ortağı Murat Kaan Güneri ise, son derece önemli bir trende dikkat çekiyor. 2005’te yapılan yerleştirmelerde, aile şirketlerinin genel müdür ve bağımsız yönetim kurulu üyeliği arama projelerinde fark edilir bir artış gözlemlendiğini söylüyor. Bu gelişmeyi ise şu sözlerle açıklıyor: “Globalleşme ve Avrupa Birliği ile entegrasyon, şirket yapılarında önemli bir değişim getirdi. Özellikle orta ölçekli aile firmalarının kurumsallığa ve iyi yönetişime doğru adım atmak isteklerini görüyoruz. Bu nedenle, aile şirketlerinin profesyonel yönetici alımlarında 2006’da artış yaşanacak.”

Yapılan transferler yenilerini tetikliyor
Yeni personel istihdamında, üst düzey yönetici transferlerinin özel bir anlamı var. Çünkü, üst düzey yöneticiler, başka bir şirkete geçtiğinde, genellikle tanıdıkları, daha önce birlikte çalıştığı ekiplerini de yeni şirkete taşımak istiyor. Böylelikle bir üst düzey yöneticinin transferi, çoğunlukla yeni transferleri tetikliyor. Bazen bir genel müdürle birlikte 10-15 kişilik bir ekibin transferi gündeme geliyor. Üstelik, transfer edilen yöneticilerin boşalttıkları koltuklar da yeni transferleri beraberinde getiriyor.

Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, bu tür değişimlerin özellikle satın almalar sonrasında yoğun bir şekilde gözlendiğini söylüyor. “Son yıllarda gerek lokal, gerekse de yurtdışından şirket satın almaları ve özelleştirmeler arttı. Bu tür gelişmeler, doğal olarak bir yaklaşım farklılığı getiriyor. Şirketlerin yeni sahipleri, ‘kendilerine yakın gördükleri’ yöneticilerle çalışmayı tercih ettikleri için tepe yöneticileri değiştirme ihtiyacı hissettiler. Görevden ayrılan bir yönetici ise sıklıkla sektörlerde domino taşı etkisi ile artçı sarsıntılar yarattı. Bu da transfer sayısını önemli ölçüde artırdı” diye konuşuyor.

KRM Yönetici Ortağı Sunay Karamık, transferlerdeki artışın bir başka nedenini ise yöneticilerin korkularını yenmesi olarak açıklıyor. “Kriz döneminde işsiz kalma korkusu nedeniyle birçok kişi mevcut işine sımsıkı sarılmıştı. Şimdi bu korku gerilerde kaldı. Bu nedenle, yöneticiler artık daha cesur davranabiliyor. Daha kariyer odaklı düşünüyorlar. Fırsatları değerlendirme konusunda daha fazla risk alabiliyorlar” diyor.

Önümüzdeki Dönemde Neler Yaşanacak?
Pembe Candaner / Adecco Türkiye Ceo’su

Finans Ve Bilişim Atakta Geçtiğimiz yıl finans, bilişim, bankacılık, ilaç, FMCG (hızlı tüketim malları), gıda, telekomünikasyon, BT, otomotiv yan sanayi, denizcilik, inşaat, turizm-alışveriş merkezi, lojistik ve perakendede yoğun yerleştirmeler yaşandı. 2006 yılında ise yine aynı sektörlerde bir yoğunluk bekleniyor. Bununla birlikte 2001 yılında yaşanan krizle birlikte uzun süredir durgunluk yaşayan bankacılık sektörüyle bilişim ve telekomünikasyon sektörlerinde artan bir hızlanma bekleniyor.

Bağımsız Üyeler Aranıyor 2005 yılından önceki yıllardan farklı olarak, şirketlerin kurumsal yönetime ağırlık vermesi nedeniyle bağımsız yönetim kurulu üyeleri transferlerinde yoğunlaşma yaşandı. Yabancı sermayenin Türkiye’ye yatırım yapması nedeniyle uluslararası şirketlerin Türkiye operasyonları için yönetici aramalarında da artış yaşandı. Bununla birlikte dünyaya açılan Türk firmaları da yurtdışı operasyonları için deneyimli yönetici arayışına girdiler. Ancak genel olarak danışmanlık şirketleri transfer yoğunluğu dolayısıyla mali işler direktöründen satış ve pazarlama müdürüne, insan kaynakları direktöründen kurumsal finansman yöneticilerine kadar birçok pozisyonda yerleştirme yaptılar.

“Bankacılıkta Transferler Daha Da Artacak”
Müge Yalçın / My Executıve Yönetici Ortağı

Birleşmeler Etkili Oldu 2005 yılında finans ve bankacılık sektöründe önemli değişimler oldu. Şirket evlilikleri, yabancı ortaklıklar gerçekleşti. Bunun sonucunda bazı yönetici değişikleri oldu. Bence bu birleşmelerin ardından önümüzdeki yıl bu sektörde yönetici değişiklikleri yoğun olarak yaşanacak. Çok doğal olarak, birleşen bankalar tanışma döneminin ardından yeni stratejilerine uygun yöneticilerle devam etmek isteyecekler.

Şubelere Yeni Alımlar Bir yerde değişiklik başladığında da genellikle birbirini tetikleyerek değişim sürüyor. 2006 yılında bankacılık sektöründe hareketliliğin artarak devam edeceğini düşünüyorum. Ayrıca, pek çok bankanın da şube sayısını artırarak büyüme yönünde planları var. Bu nedenle yeni eleman ve yöneticilere duyulan ihtiyaç artacak.
Hangi Alanlar Hareketli? 2005 yılında bankacılık sektöründen özellikle işletme bankacılığı, kredi ve risk değerlendirme ve bireysel bankacılık alanlarında talepler aldık. Önümüzdeki yıl da bu konulardaki taleplere hazine -özellikle yeni ürün geliştirme kısmında- ve “mortgage” konusunda oluşturulacak proje grupları için yönetici taleplerinin eklenmesini bekliyoruz. Finans sektöründe yönetici talebinin arttığı diğer bir alan da kurumsal finansman.

Özgür Gözler
ogozler@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER