Capital'e abone olun.
BÜYÜK DEĞİŞİM!

BÜYÜK DEĞİŞİM!

Capital’in “Yönetim Kurulları Profili 2015” araştırması çarpıcı rakamlar ortaya koyuyor. Kurulların toplanma sıklığından üyelerin aldığı ücretlere, bağımsız üye sayısından kadın üyelerin oranına kadar çok sayıda veride 2008’e göre önemli değişimler var. Örneğin, bağımsız üyelere olan talebin her geçen gün arttığı gözleniyor. Tabii bu durum piyasayı hareketlendirirken, ücretlerin de yükselmesine neden oluyor. Kurulların kompozisyonundaki gençleşme ve çeşitlilik ise bir diğer dikkat çekici gelişme.

Son Güncelleme: 01.04.2015

Capital’in en son 2008’de yaptığı “Yönetim Kurulu Profili” araştırması, 7 yıl sonra tekrar yenilendi. 157 yönetim kurulu üyesi ve CEO’nun katılımıyla gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları çarpıcı… Anket sonuçlarına göre bağımsız üye sayısından üyelerin aldığı ücretlere kadar birçok başlıkta önemli değişimler var. Daha etkin ve efektif kurullar, yeni dönemin öne çıkan trendlerinden ilki. Zaten küresel araştırmalar da bu eğilimi ortaya koyuyor. Örneğin Avrupa’da bir yönetim kurulu üyesinin ortalama çalışma süresi 2003’te yıllık 155 saatken, 2013’te 215 saate ulaşmış durumda. Uzmanlar, bu sürenin daha da artacağı yönünde hemfikir. Aynı trendin yansımalarını Türkiye’de de görmek mümkün. Bir başka önemli değişim ise gençleşme. 7-8 yıl önce sadece hissedarlardan oluşan ve yaş ortalaması 70’leri bulan yönetim kurulları, yaklaşık 10 yaş gençleşmiş durumda. Üstelik 40 yaş altı üye sayısı da her geçen yıl artıyor. Tabii yeterince değişmeyen veya aynı kalan noktalar da var. Kadın üye sayısının azlığı gibi. 
DAHA ETKİN DÖNEM Yönetim kurullarında son yıllarda göze çarpan en önemli değişim, daha efektif bir profilin ortaya çıkması. Kurul üyelerinin dahil edildiği komitelerin etkin biçimde çalışması da bunu gösteriyor. Ankete katılan şirketlerin tümünde denetim, ücretlendirme, risk yönetimi gibi stratejik konulara odaklanan komiteler var. En etkini ise yüzde 26,7 ile denetim komitesi. Aynı eğilimi Avrupalı şirketlerde de görmek mümkün. Heidrick & Struggles’ın “Towards Dynamic Governance 2014” raporuna göre Avrupa’da şirketlerdeki komite sayısı 2009’da 3 iken 2013’te 3,4’e yükselmiş durumda. Almanya 4,6 komiteyle en aktif ülke. Onu 4,4 komiteyle İngiltere, 3,6 komiteyle de İsviçre izliyor. Nicholson International Türkiye Kurucusu ve Yönetici Ortağı Atiye Gökmen, “Artık eskisi gibi aşağıdan gelen raporları okuyarak kurul üyeliği yapmak mümkün değil” diyor ve ekliyor: “Yapılan iş konusunda keskin sezisi, bilgisi ve tecrübesi olan, en alt kademeden yetişerek işte pişmiş üyelere rağbet var. Sadece yazılı raporlarla işin gidişini takip etmenin yeterli olmadığı anlaşılıyor.” Odgers Berndtson Türkiye Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna Bozoklar da aynı fikirde. Yeni nesil yönetim kurullarının daha sorumluluk sahibi olduğunu belirten Bozoklar, şunları söylüyor: “Sürdürülebilir bir performans için yönetim kurullarına farklı fonksiyon ve disiplinlerden bakış açıları kazandırılıyor. Kurumsal yönetim ilkelerini esas alan yeni nesil yönetim kurulları oluşturmanın faydalı olabileceğini görüyoruz.” 
  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6

  • Etiketler: Yönetim kurulu,yönetim,yönetim kurulu üyesi

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER