Capital'e abone olun.
EN KARLI YATIRIMA İLGİ HIZLA ARTIYOR!

En Karlı Yatırıma İlgi Hızla Artıyor!

“Çalışana yatırım” kavramının kapsamı aslında çok geniş… 0nların işi öğrenirken yaptığı hataların maliyeti, motivasyonu artırmak için verilen performans primlerini bu hesaba dahil etmek mümkün. Şir...

Son Güncelleme: 01.06.2006

“Çalışana yatırım” kavramının kapsamı aslında çok geniş… 0nların işi öğrenirken yaptığı hataların maliyeti, motivasyonu artırmak için verilen performans primlerini bu hesaba dahil etmek mümkün. Şirketten açılan krediler ve çocuklarına veriler burslar ve ailelerine yönelik aktiviteler gibi pek çok şey bu kavramın şemsiyesi altına giriyor. Ancak çoğu şirket “çalışana yatırım” bütçesi denildiğinde stratejik nedenlerden dolayı sadece eğitim bütçesini veya yıllık ortalama eğitim süresini açıklamayı uygun buluyor. Büyük şirketlerde sadece eğitim bütçesi bile milyonlarca dolara ulaşıyor.   

Amerika’nın en başarılı havayolu şirketi olan Southwest Airlines’ın yönetim kurulu başkanı Gary Kelly, “Çalışanlarımız bizim için değerli. Onları bir maliyet unsuru olarak değil, değerli varlıklar olarak görüyoruz. Tüm çalışanlarımızı eğitmek için on milyonlarca dolarlık yatırım yapıyoruz. Başarımızın da temelinde bu yatıyor” diyor. Böyle düşünen tek şirket ve iş insanı Gary Kerry değil. Dünyadaki saygın yönetim danışmanlığı şirketlerinden biri olan Boston Consulting Group’un önde gelen, deneyimli danışmanlarından Rainer Strack, günümüzde pek çok şirketin çalışana yatırım yapmanın önemini kavradığını şu sözleriyle anlatıyor:

“Artık insan kaynağına odaklananların daha kârlı çıktığı bir sır değil. Eskiden hizmet sektörü, bu konuyla daha fazla ilgileniyordu. Oysa bugün pek çok üretim şirketi insan kaynağının önemini kavramış durumda.”

Gelişmiş ülkelerde açıklanan bazı rakamlar da Strack’ın bu yorumunu doğruluyor. Örneğin, İngiltere’de işgücünün yüzde 40’ı çalışana yatırım yapan şirketlerde çalışıyor. Bu ülkede çalışana yatırım konusunda “Investors In People” adında bir standart oluşturulmuş durumda ve bu standart bugün pek çok ülkede kamu da da özel sektörde de kabul görüyor.

Bugün 26 ülkede 34 binden fazla organizasyon, çalışana yatırım yapmanın uluslararası standardı olan “Investors In People” (IIP) sürecinden etkin bir şekilde faydalanıyor. Çalışana yapılan yatırım sadece İngiltere’de değil gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ekonomide son yılların en sıcak konusu. Şirketler de bu konuyu hızla gündemlerine taşıyorlar.

Dünyanın önde gelen şirketlerinin yöneticileri de başarıya ulaşmak için çalışana odaklanmak gerektiğini vurguluyor. Çalışana yapılan yatırım dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek yükselen eğilim. Fortune Danışmanlık Yönetici Ortağı Ayşen Arıduru, “Şirketler gerçek sermayelerinin öncelikle insan olduğu düşüncesine gittikçe daha çok yaklaşıyor” değerlendirmesini yapıyor. Bu düşünceyle birlikte şirketlerin değerli işgücünü kaybetmemek için, çalışanlarına yatırım konusunda bilinçlendiklerini belirtiyor. Adecco Türkiye Genel Müdürü Pembe Candaner de, “Günümüz rekabet koşullarında ayakta kalabilmek çok zor. Böyle bir ortamda firmaların çalışanına yapacağı her yatırım aslında onların farkındalığını ortaya koyacak ve farklı olmasını sağlayacak. Ayrıca içinde bulunduğu sektörün her anlamda üst sıralarında yer almasını sağlayacaktır” diyor.

Geri dönüşü yüksek bir yatırım
Bu konunun öne çıkmasında etkili olan pek çok yeni dinamik var. Çalışana yatırımın son zamanlarda önem kazanmasının arkasında bir değil, birçok neden bulunuyor. Öncelikle bu şirketlerin itibar ve değerlerini etkileyen bir konu. Şirket itibarı ve değerine yaptığı olumlu etkinin dışında farklı pek çok getirisi de var.

Örneğin çalışana yatırım yapan şirketler,  sadece itibar ve değerlerini artırmakla kalmıyor, verimlilikte ve performansta da artış sağlıyorlar. Bu da hem işletmeler hem de çalışanlar açısından tam bir “kazan-kazan” durumu yaratıyor.

Süreç bir bakıma zincirleme işliyor. Çalışana yapılan yatırım ilk etapta çalışan memnuniyetini yükseltiyor. Çalışanların “mutlu” olduğu şirketlerde ise personel değişim hızı düşük oluyor. Ayşen Arıduru, “İşletmenin çalışanından verim alması ve çalışanın da o işletmede çalışmaktan memnun olması halinde bu yatırımdan her iki taraf da en iyi tatmini almış oluyor” diyor.

Pembe Candaner de planlı ve yönetim desteği ile yürütülen her yatırım projesinin mutlaka şirketlere değer olarak döndüğünü, önemli faydalar sağladığını belirtiyor.

Çalışana nasıl yatırım yapılır?
Çalışana yatırım yapmanın pek çok yolu var. Yabancı sermayeli birçok şirkette kurum kültürünü doğru algılatmak ve özümsetmek için yapılan yönetici değişim programları, çalışana yatırım konusunun kapsamı içinde yer alıyor. Çalışana sıfır faizle kredi vermek ya da çocuğuna eğitim bursu sağlamak da çalışana yapılan yatırım yöntemleri arasında sayılıyor.

Ancak çalışana yatırım anlamında en çarpıcı konu eğitim. Eğitim ise çeşitli alanlarda veriliyor. Bunlar arasında ilk sırayı kariyer planlamasına ve yöneticilik becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler alıyor. Mesleki bilgiyi artıracak eğitimler ve motivasyon eğitimlerinin yanında kişisel gelişime yönelik eğitimler de kurumlarca veriliyor.

Eğitimle ilgili son günlerde gündeme gelen bir diğer konu ise e-öğrenim aktiviteleri. Bugün pek çok şirket zamandan ve maliyetten tasarruf sağlamak için çalışanlarının istedikleri anda, isteği yerden eğitim alabilecekleri e-öğrenime yatırım yapıyor.

Çalışana yatırımın maliyeti ise büyük ölçekli ve bu işe gerçekten inanan şirketlerde yılda
ortalama 2-3 milyon dolar olarak ifade ediliyor.
Türkiye’de çalışana yapılan yatırımlar ise genelde eğitime yönelik. Bununla birlikte yerli ve uluslararası şirketlerde ve şirketten şirkette bir takım farklılıklar gösteriyor.

5.6 milyon YTL’lik yatırım!
Yeni bir elemanın işi öğrenme sürecindeki verim düşüklüğü nedeniyle oluşan maliyet, performans nedeniyle verilen primler de çalışana yatırım konusunun kapsamı içinde. Ancak personel yetiştirme maliyetini hesaplamak o kadar kolay değil. Performans primleri ise gizlilik prensibi nedeniyle doğrudan açıklanmak istemiyor. Bu nedenle çoğu şirket “çalışana yatırım” denildiğinde sadece eğitim bütçesi ile ilgili bilgi vermeyi uygun buluyor. Ancak büyük şirket ve bankalarda eğitim bütçeleri bile inanılmaz rakamlara ulaşabiliyor.

Akbank, personelini banka hedeflerine ve iş tanımına uygun olarak yurtiçinde ve yurtdışında eğitimlere gönderiyor. Performans gelişimine yönelik çeşitli seminer ve eğitim organizasyonlarına katılımı sağlıyor. 2004 yılında personel eğitimine toplam 5 trilyon 575 milyar TL’lik bir yatırım yapan Akbank, 2005 yılında ise eğitime yaptığı yatırımı yüzde 18 oranında artırdı. Bankanın geçtiğimiz yıl çalışanına yaptığı yatırım 6 trilyon 585 milyar YTL olarak gerçekleşti. Akbank 2005 yılı içinde yönetici seviyesindeki personeline ise 1 milyon 180 bin YTL’lik eğitim yatırımı yaptı.

Banka 2006 yılında bazı eğitimlerinde e-öğrenme sisteminden faydalanmayı planlıyor. Böylelikle de zaman ve iş gücü tasarrufunun sağlanmasını hedefliyor. Akbank çalışanına yaptığı yatırımın geri dönüşünü de eğitimlerinde çeşitli yöntemler kullanarak ölçümlüyor. Ölçümlemede test sonuçlarını esas alıyor. Test sonuçlarına göre eğitim sırasında hedeflenen bilgi ve beceri düzeyi artışının gerçekleşip gerçekleşmediğine bakıyor. Aynı zamanda yöneticilerden alınan geri bildirimler ve eğitim öncesi ile sonrası rakamsal hedeflerdeki değişim de Akbank’ın ölçümlemede başvurduğu göstergeler.

Eğitime yılda 2 milyon Euro
Merdeces Benz Türk, çalışanına yatırım kapsamında yüksek standartlarda eğitim ve gelişim olanakları sunuyor. Çalışanlarını süresi 3 ay ile bir yıl arasında değişen çeşitli projelerle yurtdışına yönlendiriyor. Bu projelerle çalışanların edindikleri mesleki bilgileri geliştirmenin yanı sıra global bakış açısı kazanmalarını ve farklı kültürlerde çalışma tecrübesi edinmelerini amaçlanıyor. İşçilerinin de çalışırken meslek yüksek okullarına devam etmelerini destekliyor.

Mercedes Benz Türk’te 2005 itibariyle 2 bin 800 kişi çalışıyor. Mercedes Benz'in çalışan eğitimine ayırdığı yıllık bütçe 2 milyon Euro civarında.

Şirket, çalışanlarına yatırımı yalnızca eğitim aracılığıyla yapmıyor. Şirket içi iletişim planlarıyla bilgi alışverişinin gerçekleşmesini sağlıyor. Bu amaç doğrultusunda spor salonlarında ve çeşitli sosyal kulüp çatıları altında çalışanlarını bir araya getiriyor. Çalışanların aile ve çocuk iletişimini destekleyen programlar yapıyor. Örneğin hafta sonları çalışanlar çocuklarıyla şirketteki bir spor okulu ya da bilgisayar kursuna katılabiliyorlar.

Bu uygulamalardaki ana hedef ise yönetici ve çalışanların yetkinliklerini geliştirerek şirket başarısında etkinliklerine ve kişisel memnuniyetlerine katkıda bulunmak.

Mercedes Benz Türk İK Müdürü Salih Ertör, “Çalışanlarımızdan mesleki yetkinliklerinin yanı
sıra global düşünmelerini, vizyon oluşturabilmelerini ve sürekli katma değer yaratmalarını bekliyoruz” diyor.

Üniversiteye gönderilen çalışanlar
TNT Ekspres Türkiye, çalışanlarına yaptığı yatırımı IPP sertifikasıyla belgeleyen bir şirket. Şirket yatırımlarını daha çok çalışanların yurtiçi ve yurtdışı eğitim ile konferanslara katılımı ve şirket içi ve şirket dışı programlara katılımı konularına yoğunlaştırıyor. Kişilerin gerek ekip, gerekse bireysel gelişimine katkıda bulunacak faaliyetleri destekliyor.

Şirketin yaptığı bu yatırımların içinde üst düzey yöneticilerin İngiltere-Warwick Üniversitesi’nde, orta kademe yöneticilerin İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde katıldıkları “yönetim geliştirme sertifika programları” da bulunuyor. Bu programlar ise 3 yıl süren bireysel kariyer gelişim eğitimleri sunuyor. Şirketin çalışanlarına yaptığı yatırımın toplam miktarı yıllık 250 bin Euro. Yöneticilere yapılan miktar ise yaklaşık olarak 80 ile 100 bin Euro arasında değişiyor.

TNT Ekspres Türkiye İnsan Kaynakları Müdürü Zümrüt Erkan, yaptıkları yatırımın geri dönüşünü tatmin edici bulduklarını şu sözleriyle ortaya koyuyor:

“Yapılan yatırımla şirket içi terfiler artıyor. Çalışanların şirkete bağlılıklarında ciddi anlamda yükselmeler yaşanıyor. Şirkete bağlılık arttığı ve personel memnuniyeti sağlandığı için de çalışan değişim hızı düşük oluyor. Bunun yanında çalışanlar sorumluluk almaya daha hevesli hale geliyorlar. Performansları artıyor.”

Kendini geliştirene prim
İş Bankası’nın çalışana yatırım kapsamında değerlendirilebilecek farklı uygulamaları var. Bankanın çalışanlarına sağladığı tüm sosyal hak ve yardımların yanı sıra teknik bilgi ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla düzenli eğitimler veriyor. Sınavları vererek yabancı dil yeterliliklerini ortaya koyanlara yabancı dil tazminatı verilerek bu konuda teşvik ediliyor. Mesleki yeterlilik ile ilgili bazı sınavları verenler maaşlarına ek olarak çeşitli yan ödemeler alabiliyor. Çalışanlara şirket ana sözleşmesi gereği temettü dağıtılıyor. Tayin olan ve taşınanlara göç tazminatı veriliyor.

Başka ilginç uygulamalarda var. Örneğin, işe yeni başlayan müfettiş yardımcılarına, sık seyahat ettikleri için, çok şık bir elbise çantası ve valiz hediye ediliyor.

İş Bankası’nda göreve başlayan tüm çalışanların, kariyer yollarında ilerlerken alacakları zorunlu
eğitimler belirlenmiş durumda. Çalışanlar ayrıca banka içinde yürütülen yeni projeler ya da
yeni yasal düzenlemeler hakkında çeşitli eğitim ve teknik bilgi eksiklerini tamamlamaya davet ediliyorlar. Web tabanlı eğitimlere de diledikleri takdirde evden erişebiliyorlar. Banka, teknik bankacılık konularında hazırlanmış kitaplara da kağıt ve elektronik ortamda erişim imkanı sunarak çalışanlarının kendini geliştirmesine katkıda bulunuyor.

Bankadaki eğitim yatırımları, hem eğitime katılan kişi sayıları hem de kişi başına eğitim saati olarak her yıl artış gösteriyor. Banka yetkilileri,  2005 yılsonu itibarıyla bir önceki yıla göre eğitime katılan kişi sayısında yaklaşık yüzde 50, toplam eğitim saati rakamında da yaklaşık yüzde 10’luk bir artış olduğunu ifade ediyorlar.

Kişiye özel eğitim planlaması
Çalışana yatırım anlayışı ve bu işin kapsamı şirketten şirkete göre değişiyor. Örneğin Evyap, çalışana yatırım anlamında ilk uygulamalarının sağlık sigortası olduğunu söylüyor. Evyap yetkilileri, “Sağlık konusunda en gelişmiş imkanlardan yararlanarak çalışanlarımızın kendilerini güvende hissetmesini sağlıyoruz” diyor.

Evyap, sağlık sigortası yanında çalışanlarına kişi başına yıllık ortalama 46 saat eğitim veriyor. Bu eğitimler de mesleki ve kişisel eğitimler olarak farklılaşıyor. Şirkette yönetici pozisyonunda bulunanlar, kariyer plan ve hedeflerine uygun olarak, kişisel gelişim ve yabancı dil programlarına alınıyor. Evyap’ta çalışana yapılan yatırımların şirkete geri dönüşü ise iki şekilde oluyor. Bunlardan birincisi kişisel gelişimin motivasyonu artırması ve bunun da verimliliğe yansıması olarak kendini gösteriyor. İkincisi ise sağlık sigortası ile çalışanların kendilerini daha güvende hissetmesi ve işgücü kayıplarının aza indirgenmesi olarak ifade ediliyor. Şirketin gelişen yapısı içinde çalışana yatırım miktarı da artış gösteriyor. Evyap yetkilileri bu konudaki hedeflerini şu sözlerle ortaya koyuyor: “İnsana yapılacak her türlü yatırımın konusu itibariyle sınır tanımayacak nitelikte olduğunu düşünüyoruz. Sektörel rekabette en önemli avantajlardan biri olan eğitimli çalışanlar için amacımız sürekli artan eğitim programları ile pazarda daha güçlü hale gelmek.”

İstediği dilde eğitim olanağı
Ülker, yatırımlarını performans değerlendirme ve kariyer planlama sonuçlarına dayanarak yapılan kişisel gelişim planları çerçevesinde gerçekleştiriyor. Bu planlar içerisinde ise terfiye hazırlık, rotasyon, iş zenginleştirme, yurtiçi, yurtdışı eğitimlere katılım gibi aksiyonlar yer alıyor. Şirket, bunlara ek olarak kişisel ve mesleki gelişim sağlamaya yönelik çalışmalar da yürütüyor.

Ülker’in tüm çalışanları ihtiyaç olduğunda tüm yabancı dillerde gerekli eğitimleri alabiliyor.  Grup içinde bu uygulamaların yanı sıra çalışanlarının motivasyonunu artırmaya yönelik sportif etkinliklere katılım ve hobi geliştirme faaliyetleri de organize ediyor.

Ülker yetkilileri, “Topluluğunun yeni yatırımları ve büyüyen ve gelişen ürün gamı düşünüldüğünde, çalışanların geliştirilmesi daha da kritik bir durum arz ediyor. Bu çerçevede kişi başına düşen yatırım miktarımız her yıl bir öncekine göre artıyor” diyerek çalışanları geliştirmenin giderek önem kazandığını vurguluyorlar.

Şirket, çalışanına yaptığı yatırımın geri dönüşünü ise şöyle özetliyor: “Performans değerlendirme sonuçları yatırımlarımızın geri dönüşünü görmenin en doğru yolu. Bunun yanında üst pozisyonlara atamalardaki artış, personel sayılarındaki devir oranlarındaki düşüş, personel memnuniyetinin sağlanıyor olması da doğru yolda ilerlediğimizin sinyallerini veriyor. Bu gelişmeler yatırımımızın geri dönüşünün en güzel şekilleri.”

Şirketin cazibesini artıran eğitimler
Birçok şirket eğitim faaliyetlerini bir gider kalemi olarak değil, çalışanlarına ve kuruma yapılan bir yatırım olarak değerlendiriyor. Yapı Kredi Bankası da bu anlayışı benimseyen şirketlerden.

Yapı Kredi’nin insan kaynakları politikası yaklaşımının temeli şu sözlerle özetleniyor: “İK politikamızın ana yaklaşımı, kurumun gelişimini ve ilerlemesini sürekli kılmak için bütün çalışanlarımızı nitelikleri ve becerileri açısından desteklemek. Onların müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerini karşılamayı hedefleyerek kendilerini geliştirip yenilemelerini sağlamak.”

Bu doğrultuda da eğitimi, çalışanların kariyer gelişimlerindeki önemli bir unsur olmanın yanı sıra, motivasyon, işe bağlılığın artırılması ve işten ayrılma oranının düşük olmasında önemli bir etken olarak görüyor. Banka yetkilileri, “Eğitime verdiğimiz bu önem yeni mezunların da bankamızı tercih etme nedenlerinin en önemlilerinden biri” değerlendirmesini yapıyor.

Yapı Kredi, çalışanlarının gelişimlerine destek olmak amacıyla, gerek sınıf içi gerekse uzaktan eğitim yöntemleriyle bilgilerini güncellemelerini sağlıyor. Kurum içinde düzenlenen eğitimlerin yanı sıra, ihtiyaç duyulması halinde çalışanlar uzmanlık gerektiren alanlarda da yurtiçi ve yurtdışı eğitimlere gönderiliyorlar.

Çalışanına yatırım yapan pek çok kurum gibi Yapı Kredi de kendi yöneticisini kendi içinde yetiştirmeyi benimsiyor. Bu nedenle yönetici adaylarına yeni görevlerine hazırlamak amacıyla teknik, yönetsel ve işbaşı eğitimlerini içeren yönetici geliştirme programlarında eğitiyor.

GARANTİ BANKASI’NDAN MUTLULUĞU ARTIRAN SİSTEMLER
Garanti Bankası da şirketlerin çalışanlarına yaptığı yatırımı belgeleyen uluslararası IIP sertifikasına sahip. Bu belgeyle çalışanına yatırım yapan şirket sıfatını kazanan banka için insan kaynağı, iş hedeflerine ulaşmada kritik bir başarı faktörü. Bu nedenle Garanti Bankası çalışanlarına özellikle eğitim anlamında yatırım yapıyor.

Garanti Bankası yetkilileri, “Bu yatırımın bankamızın hedeflerini gerçekleştirmede birincil etken olduğunun bilincindeyiz. Yeni üyelerimize de aramıza katıldıkları andan itibaren bu bilinci vermek ve onlara bu doğrultuda hizmet etmek için çalışıyoruz” diyor.

Banka her yıl yaklaşık 100 farklı başlıktan oluşan eğitimlerden oluşan yurtiçi ve yurtdışı eğitim kataloğu yayınlıyor. Böylece çalışanlar ihtiyaçlarına göre istedikleri eğitimi, tarihini ve yerini seçme şansına sahip oluyorlar. Garanti’de yöneticilerin yetiştirilmesi için kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirilen, yetkinlik bazlı “Garanti Yönetim Akademisi” uygulaması yürütülüyor.

2004’te toplam 44 bin 700 katılımcıya, 5 bin 300 gün eğitim veren Garanti Bankası’nda kişi başına verilen ortalama eğitim gün sayısı ise 8,8 oranında gerçekleşti. Garanti Bankası yetkilileri 2006 yılında ise çalışanı eğitmek için ayrılan bütçenin yüzde 20 oranında artırılacağını söylüyorlar. Banka, çalışanların mutluluğu için gereken her türlü yapıyı kurmak konusunda iddialı. Performans yönetimi ve kariyer planlama sistemlerini sürekli geliştiriyor. Bu alanlara yatırım yapmayı ihmal etmiyor.

DENİZ YILDIZ/INVESTORS IN PEOPLE TÜRKİYE DİREKTÖRÜ

“ÇALIŞANA YATIRIM ŞİRKETİN İTİBARINI VE DEĞERİNİ ARTIRIYOR”

ÇALIŞANA YATIRIMIN STANDARTI VAR Tüm dünyada ve Türkiye’de çalışana yapılan yatırım önemli bir konu. Bu konuya verilen önem de şirketlerin gündemlerine konuyu taşımalarıyla daha da artıyor. Hatta çalışana nasıl yatırım yapılması gerektiği konusunda “Investor in People” (İnsana Yatırım) standardı bile var.

YÖNETİMİN ETKİNLİĞİNİ ÖLÇÜYOR Yaklaşık 15 yıl önce İngiltere’de başlayıp, dünyaca kabul gören Investor in People (IIP), dünyanın ilk ve tek uluslararası insan kaynakları standardı.

Investor in People Türkiye Direktörü Deniz Yıldız, bu standardın ne işlevini ve faydalarını şöyle açıklıyor:

ŞİRKETE ÖZEL HAREKET PLANI “Investors in People, bir kuruluşun insanlarını ne ölçüde iyi yönettiğini ve geliştirdiğini kendine özel algılama tespiti ile değerlendiriyor. Şirketin bu alandaki güçlü ve eksik taraflarını ortaya koyan bir rapor hazırlıyor. Sonrasında yapılması gekenlerin etkin bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için bir hareket planı sunuyor. Investors in People standardıyla çalışan şirketler, iş ve insan kaynakları stratejilerinin paralelliğini sağlıyor, kurumsal psikolojiye odaklanabiliyor.

FARKI İNSANLA YARATIYOR Rekabetçilik ve verimlilikte ise ancak insanına yaptığı yatırımı iş performansına dönüştürerek fark yaratabileceğine inanan bir kurum kültürü yaratıyor.

Investors in People Stantardı’na sahip olmanın önemi şirket alım-satım ve birleşmeleri gibi stratejik yatırım kararlarında daha net biçimde ortaya çıkıyor. Çünkü bu standart entelektüel sermayeye yaptığı katkıyla kuruluşun değerini ve kurumsal itibarını artırıyor.

35 BİN KURULUŞ IPP İLE ÇALIŞIYOR Dünyada 13’ü AB üyesi olan toplam 26 ülkede 35 bin kuruluş, Türkiye’de ise Holiday Inn, Garanti Bankası, JTI, MCT, TNT Ekspres ve Turkcell Investors in People standardının öngördüğü disiplin çerçevesinde çalışıyor.

SELEN KOCABAŞ / TURKCELL İŞ DESTEKTEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

“DÜNYADA İNSANA YATIRIM YAPAN TEK GSM OPERATÖRÜ TURKCELL”

ÇALIŞANIN YARATICILIĞINI DESTEKLİYOR İnsan kaynağını farkı yaratan en temel unsurlardan biri olarak gören Turkcell, çeşitli iletişim ve eğitim uygulamalarıyla çalışanlarının kişisel gelişimini, iş süreçlerine aktif katılımını ve yaratıcılığını destekliyor. Hatta Turkcell, insan kaynakları stratejilerini Investors In People (İnsana Yatırım) standartlarıyla güçlendirerek, çalışana yatırım yaptığını IIP Sertifikası alarak belgeleyen dünyanın ilk GSM operatörü.

Turkcell İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, yer aldıkları sektör için insana yatırımın kritik bir önemde olduğunu söylüyor. Kocabaş, bu önemi de şöyle açıklıyor.

“İNSANA YATIRIM BİZİM İÇİN KRİTİK” “Mobil telekom sektörü diğer sektörlere göre genç ve yeni. Sektörde, değişimi ve yeniliği sürekli takip etme ve insan kaynağını da bu doğrultuda geliştirme önceliğimiz bulunuyor. Yeni ürün ve servislerle müşterilerimizin hayatında sürekli yer almak istiyorsak organizasyon kültürünü de bu beklentiye göre yaşatmamız gerekiyor.

GELİŞİM PROGRAMLARINI ARTIRIYOR Turkcell, çalışana yatırım kapsamında kendi kaynaklarıyla oluşturduğu iç eğitmen havuzu, e-öğrenim programları, atölye çalışmalarıyla desteklenen gelişim programlarını içerik ve sayısal olarak her dönem artırıyor. Turkcell'de yıllardır sistematik bir şekilde tasarlanmış, sürekliliği olan yönetim geliştirme programları da sürdürülüyor. 2003'ten beri uygulanan geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedefleyen iki yıllık “Lider Yönetici Geliştirme Programı” da bunlarda biri.

KİŞİ BAŞINA BİN 300 DOLAR HARCIYOR 2004 yılında Turkcell, şirketin iş sonuçlarına ve ortak kültürün geliştirilmesine önemli katkı sağlayan eğitim programlarıyla kişi başına bin 300 dolarlık bir yatırım yaptı. Bilgi çalışanı yaratma hedefiyle verilen gelişim desteğini çok yönlü olarak sürdürüyoruz. Kişi başı 45 saate ulaşan ortalama eğitim süresi ve bütçesi her geçen yıl artıyor.
 
Nilüfer Gözütok
ngozutok@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER