Capital'e abone olun.

İhracat Canlandı

Türkiye’nin ihracat performansı son birkaç yıldır oldukça iyi gidiyor... Tekstilden otomotive olumlu haberler geliyor. Bir olumlu haber de insan kaynakları cephesinden... Üstelik de kriz nedeniyle ...

Son Güncelleme: 01.06.2002

Türkiye’nin ihracat performansı son birkaç yıldır oldukça iyi gidiyor... Tekstilden otomotive olumlu haberler geliyor. Bir olumlu haber de insan kaynakları cephesinden... Üstelik de kriz nedeniyle sıkıntıda olan yöneticiler için umutlu bir haber... Türkiye, son yıllarda artan kalite nedeniyle, yönetici ihraç edebilir düzeye geldi. İnsan kaynakları danışmanları, gözle görülür artışın, perakende, finans, IT ve telekom sektörlerinde yoğunlaştığına dikkat çekiyorlar. Hedef ülkeler ise Orta Asya, Almanya, Doğu Bloku... Tahminler, bu tip ihracatın artarak devam edeceği yönünde...

 

Executive Search uzmanı K Partners’ın yönetici ortaklarından Şerif Kaynar, “top level”, yani üst düzey yönetici pozisyonlarında 10 yıl içerisinde yurt dışında çalışmaya giden Türk yöneticilerin sayısında 10 misli bir artış olduğunu söylüyor. “Bu çok pozitif bir durum. Bunun nedeni, bu insanların Türkiye’deki global şirketlerin içerisinde yetişip kendi alanlarında yurt dışında değişik pozisyonlarda çalışabilmeleridir”diyen Kaynar, Türkiye’nin artık iyi bir insan kaynağı ihracatçısı olduğunun altını çiziyor.

 

1960’lı yılardan bu yana işgücü ihracatı yapan Türkiye için bu kez farklı bir yapı öne çıkıyor. O dönemde, başta Almanya olmak üzere Batı ülkelerine işçi gönderiliyordu. Türk işçiler fabrikalarda, madenlerde çalıştırılmak üzere davet ediliyorlardı. Ancak, şimdi Türkiye “yönetici” ihracat edebilir düzeye ulaştı. Orta düzeyden üst düzeye, son dönemde artan yönetici yerleştirmeleri de bu trendin güçlü habercisi durumunda.

 

Şu anda uluslararası bir şirketin tüm dünyadaki insan kaynakları operasyonlarından sorumlu genel müdür olarak görev yapan Neriman Ülsever, yönetici ihracatındaki artışı, Türk yöneticilerin yükselen değerlerine bağlıyor. Ona göre, Türk yöneticileri, artık global pazarda iş yapabilecek düzeye ulaştılar. Ülsever, “Dünyada ‘multinational yönetici’ye olan talep arttıkça, bu kapsama giren kalifiye Türk yöneticisine olan talep de artıyor” diyor.

 

En çok ihracat CIS ülkelerine

 

Türkiye’den yönetici ihracatı en çok Azerbaycan, Kazakistan gibi Türk cumhuriyetlerine yapılıyor. Uluslararası şirketlerin yurtdışı operasyonunda görev yapan Türk yöneticiler, gelişmekte olan pazar tecrübelerini daha çok bu ülkelerde kullanıyorlar. Bu ülkelerde nispeten Türkiye’deki ile benzer kuralların işlediğini belirten PriceWaterhouse Coopers İnsan Kaynakları Bölümü Yöneticisi Murat Demiroğlu, “Kültürel benzerliğin yanı sıra, iş yapma biçimleri de benzer olunca, bu ülkelerdeki yabancı şirketler için tecrübeli bir Türk yönetici çoğunlukla bir Avrupalı’ya göre tercih sebebi olabiliyor” diyor.

 

Bu ülkelerin yanı sıra, son yıllarda Doğu Avrupa ve AB ülkelerinden de Türk yöneticiye olan talep hızla artıyor. Amrop International Türkiye Partneri Yeşim Toduk Akiş, “Eskiden daha çok Türk cumhuriyetlerinden talep gelirken, artık Doğu Avrupa ve Avrupa Birliği ülkelerinden de talep artıyor. Önümüzdeki dönemde orta düzey yöneticiler ve bankacılar için, bu bölgede imkanlar fazlaşacak” diyor.

 

Alanyalı&Alanyalı İnsan Kaynakları Danışmanlığı’ndan Mehtap Alanyalı, son 5 yıldır özellikle Doğu Avrupa’daki Türk sermayeli ya da çok uluslu şirketlere çok sayıda Türk yönetici yerleştirdiklerine dikkat çekiyor.    

 

Almanya’ya yönetici göçü!

 

Türk yöneticilerin son dönemde Avrupa’da en çok talep aldıkları ülke Almanya. 60’lı yıllarda Türkiye’den işçi alan Almanya, 2000’li yıllarda artık beyaz yakalı Türklere kucak açıyor.

 

Özellikle IT ve telekom alanında yetişmiş Türk yöneticisine olan talep son 2 yıl içerisinde önemli ölçüde artış gösteriyor. Profil İnsan Kaynakları Danışmanlığı Yöneticisi Ayşe Öztuna, “Almanya’daki şirketler Almanca bilme zorunluluğu da aramadıklarından, Türkiye’deki yetişmiş insan gücü için büyük bir potansiyel sunuyor”diyor.

 

Son iki yıl içerisinde yurt dışında yerleştirdikleri 40 yöneticiden 30’unun Almanya’da görev yaptığını söyleyen Öztuna, Almanya’nın yanı sıra, Ortadoğu, Mısır, Kuzey Afrika ülkeleri, İngiltere, Kuzey ve Güney Latin Amerika’ya da son dönemde yönetici ihraç ettiklerini kaydediyor.

 

Nicholson International Türkiye yönetici ortağı Tanyer Sönmezer ise talep bu yönde iken, Türk yöneticilerin tercihinin ise çoğunlukla AB ülkelerinden yana olduğuna dikkat çekiyor. Krizle birlikte ayrıca Orta Asya’ya da bir açılım dikkati çekiyor.E&E Group yöneticisi Kıvanç Ersöz, önümüzdeki dönem Orta Asya’da faaliyet gösteren yabancı şirketlerin özellikle üst düzey ve orta düzey yönetici ihtiyaçlarının artacağını kaydediyor.

 

Ne kadar yönetici?

 

Egon Zehnder International Türkiye’den Haluk Alacaklıoğlu, son 10 yılda, 21 Türk yöneticisini yurtdışında işe yerleştirdiklerini söylüyor. Alacaklıoğlu, “Diğer şirketlerle birlikte son 10 yılda Batı Avrupa’ya 139, ABD’ye ise 139 Türk yöneticisi ihraç edildi” diyor.

 

Alanyalı&Alanyalı’dan Mehtap Alanyalı, 2000 yılına kadar yılda ortalama 3 yöneticiyi yurt dışına gönderirken, son 2 yılda bu rakamın 5’e çıktığına dikkat çekiyor. Pek çok uzmana göre, bu artışta, Türk yöneticisine yönelik ilginin yanı sıra, ekonomik krizin de etkisi var.

 

Nicholson International Türkiye’den Tanyer Sönmezer, son 2 yılda içerisinde Belçika, Hollanda, Çekoslovakya, Macaristan, Polonya ve Slovanya gibi ülkelere toplam 15 yönetici yerleştirdiklerini söylüyor ve devam ediyor: “Kriz öncesinde talep bu kadar yoğun değildi. Türkiye’deki ücret ortalamaları Batı Avrupa’nın bile üzerindeydi. Bu nedenle kimse gitmek istemiyordu. Şimdi özellikle krizin başlarında işsiz kalıp da o tarz işi bir daha kolay kolay bulamayacak insanların daha fazla yurtdışı ile ilgilendiğini görüyoruz” diyor.

 

Üç ana dal öne çıkıyor

 

Yurt dışından Türk yöneticilere yönelik talepte 3 ana dal öne çıkıyor. Bunlardan biri “professional services”, yani danışmanlık hizmetleri. Haluk Alacaklıoğlu, yurt dışında çalışan yöneticilerin yüzde 20’sinin bu alanda çalıştığını kaydediyor. Alacaklıoğlu, “Yüzde 30’a yakını hızlı tüketim malları  sektöründe, yaklaşık yüzde 25-30’luk bölümü de bankacılık sektöründe çalışıyor. Bankacılıkta ise yatırım bankacılığı ve özel bankacılık öne çıkıyor” diyor.

 

Bunların dışında kalan grupta ise teknik alanlarda çalışan yöneticilerin ağırlığı var. Bu kişilerin yüzde 80’i mühendis kökenli yöneticiler. Profil İnsan Kaynakları’ndan Ayşe Öztuna, teknoloji ve telekom sektörlerine dikkat çekiyor. 

 

Genel olarak Avrupa’da IT alanında büyük bir açık olduğunu belirten Şerif Kaynar, açığı kapatmak için sadece Türkiye’den değil, Sırbistan, Romanya gibi ülkelerden de eleman alındığını söylüyor. ABD’den gelen talebin şimdiye kadar çoğunlukla tekstil alanında yoğunlaştığını söyleyen Kaynar, “Bugün artık ABD bile teknoloji alanında yönetici aramaya başladı” diyor.

 

E&E Group yöneticisi Kıvanç Ersöz ise Avrupa’dan özellikle finans alanındaki taleplerin Türk yönetici için cazip olduğunu söylüyor. Ersöz, “Özellikle İngiltere ve Amerika’daki yabancı bankalardan Türkiye’den uzman bankacılara talep oldu. Ancak, krizle birlikte Avrupa’nın finans merkezi İngiltere’de de daralma yaşandı. Bu nedenle Türk yöneticisinin kriz döneminde oralara gitme şansı olamadı” diyor.

 

Talep gelen pozisyonlar

 

Türk yöneticiler genellikle iki değişik yolla yabancı ülkelerdeki şirketlerde görev alıyorlar. Birincisi, uluslararası şirketlerin yönetici kadrolarında çalışan Türk yöneticiler, bu şirketlerin diğer ülkelerdeki operasyonlarında görevlendiriliyorlar. İkincisi ise Türk şirketlerinin yurt dışında faaliyet gösteren kollarında ana şirketi temsilen bulunuyorlar. Dolayısıyla yönetici ihracatı çoğunlukla üst düzey yönetici pozisyonlarında oluyor. Orta kademede ise Türk yöneticilerin yurt dışında en yaygın olarak çalıştıkları pozisyonların başında finansman-muhasebe, satış- pazarlama ve IT geliyor.

 

Ernst&Young Türkiye yönetici ortağı Ali Midillili, son dönemde Rusya, Türk cumhuriyetleri ve Yunanistan’dan aldıkları yönetici taleplerinin daha çok “Genel Müdür”, “Mali İşler Müdürü” ve “Satış Müdürü” pozisyonlarında olduğunu söylüyor. Midillili, “Biz Türk yöneticileri daha çok Kazakistan, Azerbaycan gibi ülkelere ‘Mali İşler’ ve ‘Finansman Müdürü’ pozisyonlarına yerleştirdik. Son iki yılda yerleştirdiğimiz beş yönetici perakende, telekomünikasyon, finans, hızlı tüketim, gıda sektörlerinde idi. Gözde pozisyonlar ise ‘Mali İşler Müdürü’, ‘Finansman Müdürü’, ‘Satış Müdürü’, ve ‘Mali Kontrolör’oldu” diyor.

 

Ücretler cazip

 

Yurt dışında çalışmanın en önemli avantajlarından biri, ücretlerin cazip olması. Yöneticiler genellikle Türkiye’dekinden hem daha fazla hem de dolar olarak maaş aldıkları için yurt dışında çalışmaya sıcak bakıyorlar. Heidrick&Struggles Türkiye yöneticisi Ayşegül Aydın, “Yurt dışına giden yönetici, Türkiye'de kazanabileceğinden daha fazla kazanır ve para biriktirebilir” diyor.

 

Ayrıca, yurt dışında çalışan yöneticilere Türkiye’ye yılda 3-4 defa gelip gidebilmeleri için uçak bileti olanağı da sağlanıyor. Şirkete göre değişmekle birlikte, ev kiraları ve çocuklarının okul ve tüm sağlık masrafları da ödeniyor.

 

Bazı şirketler, ayrıca ev kirası vermeyip, ödedikleri maaşı yüksek tutarak yöneticilerin bu tür giderleri kendilerinin karşılamalarını istiyorlar.

 

Egon Zehnder International Türkiye yönetici ortağı Haluk Alacaklıoğlu, “Türkiye’de yönetici ücretleri İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz gibi ülkelerden, hele hele ABD’den çok daha fazlaydı. Bu balon biraz indi tabii ama hala örneğin eşdeğer pozisyonlarda Türkiye’de ABD’dekinden çok daha fazla para kazanılıyor. ABD’de tüketici ürünleri alanında, çok büyük olmayan ama orta ölçekli bir firmada genel müdür seviyesinde çalışan biri 150-250 bin dolar arasında ücret alıyor. Türkiye’deki rakam ondan aşağı değil. Genel müdürlere verilen ücret 150 bin dolar ve üzeri. Bunların içinde 300-500 bin dolar alanlar var. Yalnız ABD’de ücretleri cazip kılan bir fark stock option adıyla verilen jestiyonlar. Türk şirketlerinin bu jestiyonları vermesi kanunlarca yasak” diyor.

 

“MULTINATIONAL YÖNETİCİ ARANIYOR”

 

Neriman Ülsever/Merloni İnsan Kaynakları Direktörü/İsviçre

 

Neriman Ülsever, beyaz eşya üreticisi İtalyan Merloni Electrodomestici’nin Batı Avrupa, Doğu Avrupa, Çin ve Orta Asya İnsan Kaynakları Direktörü. İsviçre’nin Lugana kentindeki ofisinden Merloni için dünyanın hemen hemen dört bir köşesini yöneten Ülsever, yurtdışı tecrübesini şöyle anlatıyor:

 

“7 yıldır Merloni’nin Türkiye’de İK Direktörlüğü ve Yönetim Kurulu Üyeliği’ni yapıyordum. İki yıl önce Doğu Avrupa ve Batı Avrupa’da 8-10 ülkenin dışında kalan bütün coğrafi Doğu Avrupa ülkeleri ve Asya Uzakdoğu, Afrika ve Güney Amerika’dan sorumlu insan kaynakları direktörlüğü görevini aldım. Bir ay önce de tüm Batı Avrupa’yı da üstlendim. Ofisim İsviçre’nin Lugana kentinde ama çoğunlukla havaalanlarında yaşıyorum diyebilirim. Çok seyahat ediyorum ve evimi çok özlüyorum. Yine de bunu bir dezavantaj olarak adlandırmam mümkün değil. Bence bu bir yaşam biçimi.

 

Bir şey yapıyorsanız, o işin bir gereği, bir yapılma biçimi var ve siz bunlara göre yaşıyorsunuz demektir. Şu anda en önemli avantajım, çocuklarımın büyümüş olması. Hayatımda artık küçük çocuk problemim yok dolayısıyla hayatımı daha kolay yönetiyorum.

 

Çok geniş bir ülkeler zincirini yönetiyorum. Dolayısıyla, çok farklı kültürlerle, çok farklı insanlarla çalışıyorum. Hem kariyer açısından, hem bir Türk hem de kadın yönetici olarak geldiğim nokta çok güzel. Çok uluslu pazarlarda yönetici kişilerin deneyimleri, farklı kültürlere uyum kabiliyetleri ile oluşuyor. Dolayısıyla, global pazarda milliyetçi, milli kavramlar yok.

 

Global pazarda iş yapmak istiyorsanız milli değerlerinizi bir kenara bırakmak zorundasınız, bunun üzerinde birtakım değerlere haiz olmak zorundasınız. En çok aranan özellik “multinational manager” olmak,yani bütün diğer yeteneklerinizin yanında farklı kültürel değişimlere de açık olmanız gerekiyor. Global ekonominin çok özellikle üzerinde durduğu ve ihtiyaç duyduğu şey bu”.

 

“YURTDIŞI TECRÜBESİ AVANTAJ SAĞLIYOR”

 

Şevki Kuyulu/European Telecomunications Genel Müdürü/Almanya

 

“Türkiye’deki kariyerim boyunca IT alanında Compaq, Vestel gibi şirketlerde önemli tecrübeler edindim. Son olarak Commerce One isimli bir şirketin Türkiye’de kuruluş ve genel müdürlüğü sorumluluğunu aldım. Fakat kriz sonrasında bu iş oluşmadı. Derken insan kaynakları danışmanlığı şirketi aracılığıyla European Telecomunications’dan bu teklifi aldım ve kabul ettim.

 

Tüm dünyada IT ve telekom sektörleri birbiri içine giriyor. Dolayısıyla, bu sektörler ile ilgili bilgi ve tecrübe kazanmak benim için avantaj oldu. Ayrıca, daha rekabetçi bir pazarda çok kültürlü bir şirketi yönetebilme avantajına sahip oldum. Burada olan özelleştirme yakında Türkiye’de de olacak ve birçok telekom şirketi ortaya çıkacak. Türkiye’ye dönersem burada edindiğim tecrübe oldukça işime yarayacak.

 

Yurt dışında çalışmanın benim için en önemli dezavantajı dil ve kültür oldu. İş yapma biçimleri ve ilişkiler konusunda da oldukça zorluk çektim. Örneğin, Türkiye’de tanıdıklarınız sayesinde kısa sürede halledebileceğiniz bir iş burada uzun zaman alıyor. Bir de tabii Almanya çok daha yerleşmiş ve yavaş hareket eden bir pazar. Türkiye’deki hıza alışan kişiler için bir şok oluşuyor. Türkiye’de 10 gün içinde bitirebileceğiniz bir anlaşmayı burada aylarca konuşabiliyorsunuz. Randevulaşıp biraraya gelmek bile bazen aylar sürüyor”.

 

DAHA ÇOK DANIŞMAN GÖNDERECEĞİZ
 
Behice Ertenu/IESC
 

Uluslararası Risk Pazar Araştırma ve Danışmanlık Şirketi International Executive Search Corps. (IESC) Türkiye ofisi yöneticisi Behice Ertenu, IESC bünyesinde yurt dışında uluslararası projelerde çalışmak üzere daha fazla Türk yöneticiye talep olduğunu söylüyor. Ertenu, bu talebi şöyle değerlendiriyor:

 

“Özellikle 2001 Şubat krizini takiben yurt dışına açılma ivme kazandı. Pek çok taleple karşılaştık. Ayrıca, yeni geliştirdiğimiz IESC-Koç Yönder işbirliği ile önümüzdeki aylarda epey sayıda Türk danışmanı dünya platformunda görebileceğimizi umuyoruz.

 

Profesyonel olarak talepler daha ziyade Türk firmalarının yurt dışında bulunan temsilcilikleri veya firmaları için yoğunlaşıyor. Talep edilen pozisyonlara bağlı olarak eleman nitelikleri genelde yüksek. Aranan şartların başında lisan bilmek, yurt dışını tanımış olmak, uluslararası tecrübeye sahip olmak, çalışacağı ülkenin şartlarına yakın olmak geliyor. Türk yöneticiler daha çok pazarlama faaliyetleri için aranıyor.

 

Bunun yanında uluslararası konsorsiyumlar Türkiye'ye herhangi bir proje kapsamında kredi verdiklerinde Türkçe bilen, Türk vatandaşı kalifiye elemanlar- proje koordinatörleri- arayışları oluyor. Örneğin AB Fonları ile geliştirilecek projelerde seçilecek proje liderlerinin Türk olması bekleniyor”.

 

 

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER