Capital'e abone olun.
ELEKTRİKLİ EKOSİSTEM

Elektrikli Ekosistem

Araçların, temiz bir ulaşım sağlamanın ötesinde yenilenebilir kaynaklardan gelen fazla enerjiyi depolayabildikleri yepyeni bir mobilite kavramı doğuyor.

Son Güncelleme: 01.07.2009

Milyonlarca elektrikli aracın yığınlar halinde otoparklarda ve garajlarda dizilmiş ana şebekeden enerji yüklediğini hayal edin. şimdi hayalinizi bir adım daha ileriye taşıyıp enerjiye talebin patladığı saatlerde, bu araçların her birinin depoladıkları enerjinin bir kısmını şebekeye aktardıklarını gözünüzün önüne getirin. işte otomotiv endüstrisini gelecek beş yıl içinde başlatan aşağı  değiştirecek itici güç bu olacak. Elektrikli ulaşım vizyonu, bir dizi faktörün bir araya gelmesi sonucunda ortaya çıktı. Özellikle Hindistan ve Çin gibi gelişmekte olan piyasalarda sürekli hareket halinde olmak isteyen insan sayısı her geçen gün artarken enerji tüketimi de dikkate değer derecede yükseliyor. Geçmişte bu talep, temel olarak fosil yakıtlarla karşılanırdı. Ancak zaman tükeniyor çünkü fosil kaynaklar artık kuruma aşamasında ve neden oldukları CO2 salınımları da iklim değişikliğinin ivmelenerek artmasına sebep oluyor. Bu nedenle rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir ve CO2 içermeyen enerji kaynaklarını Kullanmak isteyen enerji tedarikçilerinin sayısı her geçen gün artıyor. Ancak bu şirketlerin kazançlarının hava koşullarına bağlı olması ciddi bir sorun olarak kendini gösteriyor. Bu tip kaynaklardan Gelen elektriğin payı arttıkça enerjileri anında akıtılabilecek geçici depolama tesislerinin Geliştirilmesi ihtiyacı da artacak. Burada bir öneri olarak, elektriğe ve fiyatına bağlı olarak herhangi bir enerji istasyonunda elektrik satın alabilen veya genel şebekeye elektrik satabilen elektrikli araçlar için geliştirilmiş pillerden faydalanmak fikri ileri sürülebilir. Örneğin akşam geç vakitler veya sert iklim koşullarında olduğu gibi, şebekede bir elektrik fazlalığının olduğu saatlerde “dolum yapmayı”  cazipleştirmek için elektrik fiyatlar düşürülebilir. Tersine iklim koşullarının normal olduğu ya da gündüzleri enerjiye  aşırı talep olduğu saatlerde, pek çok araç sahibini kendi elektriklerini şebekeye geri satmaktan kâr ettirecek şekilde elektrik fiyatları artırılabilir. Aslında otomobillere kurulabilecek akıllı bir yönetim sistemiyle sürücünün o gün için ne kadar yol alacağı ve o mesafe için ne kadar elektrik gerekeceği otomatik olarak hesaplanarak bu kararın kendiliğinden alınması sağlanabilir. Zaten gün içinde otomobillerin çoğu günün büyük bir kısmı açık kaldıklarından işyerlerindeki park yerlerinden, halka açık otoparklardan veya evlerin garajlarından ana şebekeye sürekli bağlı olabilirler. Elektrik fiyatlarının arza ve talebe göre esnek bir sistemde belirlenmesi, depolarını bir kerede tamamen doldurmak isteyerek elektrik fiyatlarının roket hızında fırlamasına neden olan milyonlarca aracın sayısını da azaltacaktır.

Gelir yaratan arabalar.

Baş parmak kuralına göre maksimum çıktısı üç megawatt olan her bir rüzgar türbinine karşılık, potansiyel birer enerji depolama birimi olarak 300 civarında elektrikli otomobil olması gerekiyor. Otomobillerden mobil birer enerji depolama birimi olarak faydalanmak bir taşla iki kuş vurulması demek. Araç akülerinin hemen hemen sonsuza dek yüklenip boşaltılabileceğini varsayarak, enerji tedarikçisi şirketlere yenilenebilir kaynaklardan gelen ekstra enerjiye karşı kendilerini koruyabilecekleri bir tampon sağlanırken, araç sahiplerine de pillerini doldurmalarını finanse etmeleri için ekstra bir gelir kaynağı yaratılmış olacak. Bu nedenle pillerin geleceğin elektrikli araçlarında en pahalı bileşenlerden biri olacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Bugün orta sınıf bir arabanın 100 kilometrelik mesafe Almak için tahminen 15 kilowatt saatlik enerjisi olan bir pile ihtiyacı bulunuyor. Bu tip bir pilin şimdiki maliyeti ise 10 bin dolar. Ancak bu tip mobil enerji tesisleri açısından Elektrikten yarattıkları gelirle finanse etmenin yanı sıra diğer seçenekler de mevcut. Örneğin araç sahipleri bu pilleri satın almak zorunda kalmayabilirler. Onun yerine herhangi bir enerji tedarikçisinden leasing yoluyla kiralamaya gidebilirler. Bir başka ifadeyle enerji tedarikçisi şirketler kendi enerji depolama kapasitelerini halka açarak sattıkları pillerin finansmanını izleyen dönemdeki “ikincil kullanım” esasına dayandırabilirler.   

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER