Capital'e abone olun.
PATRONUM SIRDAŞIMDIR

Patronum sırdaşımdır

Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin genel müdürleri, patronlarını nasıl görüyor?

Son Güncelleme: 01.10.2010

“OSMAN BOYNER İLE  BABA-OĞUL GİBİYİZ”
“Her gün beraberiz. Salı ve perşembeleri 11’de bir araya gelir, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuruz. Onun duayenliğinden ne kadar sağabilirsem kendim için kâr olarak görüyorum, ben ondan besleniyorum.”
Altınyıldız Grubu Genel Müdürü Zeki Çaputlu, patronu Osman Boyner ile iş rutinini böyle paylaşıyor. Aralarında klasik patron yönetici ilişkisi yok. Baba-oğul gibiler.
İlişkilerinin temeli yıllar öncesine, Çaputlu’nun Altınyıldız’a girdiği döneme dayanıyor. Bir gün Osman Boyner’in çok sevdiği Sony marka televizyonu bozuluyor. Fabrikada ‘Kim tamir eder’ diye araştırırken ‘Zeki yapar’ cevabını alıyor. O dönem genç bir mühendis olan Çaputlu, iki gece sabahlayıp “yapılamaz” denilen televizyonu tamir ediyor. Sonra da Osman Boyner’in Nişantaşı’ndaki evine götürüyor. Boyner, ‘Atın yenisini alın’ denilen televizyonun yapıldığını görünce çok şaşırıyor. “Osman Bey’in o günkü yüzünü hiç unutmam. Patron sonuç odaklıdır” diyen Çaputlu, çok sevdiği patronuyla ilişkisini şöyle anlatıyor:
“Osman Bey ile ilişkimiz klasik patron genel müdür ilişkisinin çok ötesinde. Bizimkisi manevi evlat-baba ilişkisine benziyor. Kendisi Türkiye’nin en önemli tekstil ve hazır giyim duayenlerinden biri. Onunla her konuşmamdan sonra odasından hiçbir şey bilmiyor gibi çıkarım. Ne kadar alabilecekseniz o kadar verebilecek bir duayen.
İş konusunda birbirimize gerçek baba oğul kadar benzeriz. Yaşam şeklimiz birbirimizin fotokopisi gibidir. Uyku ve çalışma saatlerimiz aynıdır. Bu yüzden çok iyi uyuşuruz. İkimiz de günde 8 saat uyuruz. 12 saat çalışırız. Uyku ve iş dışındaki konulara 4 saat ayırırız.
Osman Boyner’in çok özel, seçilmiş biri olduğuna inanıyorum. Hayatımızda sadece iş yok. Ailemle ilgili konularda kendisine danışır, fikrini alırım.
Kendisinden sağdığım çok önemli değerler var. Bunlardan ilki insana değer vermek. Eğit ve öğren felsefesini ondan öğrendim. Her zaman ‘Ne hata yaparsan yap ama çalışanıma bir haksızlık yapma’ der. 75 yıllık pazar deneyimi var. Tekstil ve hazır giyim pazarının esas kurallarını kendisinden öğrendim. ‘Kafam karışmasın’ diye yanlışı hiç öğretmedi. Her zaman şunu öğütledi: ‘Bütün bayilere eşit mesafede dur. Büyüğe büyük, küçüğe küçük olarak davranma. Bir gün küçük büyüyecektir. Eşit muamele yaparsan küçük senin pazarını büyük kadar büyütür.’ İş hayatımda bu kuralının çok doğru örneklerini yaşadım.”

“JAN NAHUM’UN ENERJİSİNİ ÖRNEK ALDIM”

Murat Selek, Kıraça Holding’in amiral gemisi Karsan’ın CEO’su. 2 yıldır bu görevde. Ancak şirketin yönetim kurulu başkanı İnan Kıraç ve ortağı Jan Nahum’la tanışıklığı Tofaş’ta görev yaptığı yıllara dayanıyor. Selek, otomotiv sektörünün duayeni olarak gösterilen patronları İnan Kıraç ve Jan Nahum’u şöyle anlatıyor:
“Bizim şirkette yönetim kurulu yılda 5 kere toplanır. Yönetim kurulu başkanımız İnan Kıraç, yönetim kurulu toplantılarına düzenli olarak katılır, tecrübe ve görüşlerini paylaşır. Şirket yönetimine moral ve motivasyon kazandıran mesaj ve hedefler verir. Üretimden satışa, Karsan’ın faaliyetlerini yakından takip eder. Ama operasyona müdahale etmez.
Jan Nahum ise vizyonerdir. Bugüne kadar kendisiyle aramızda resmi ve hiyerarşik bir yapı hiç olmadı. Tersine her zaman aynı hedefe odaklanmış bir takım ruhu ve güven oldu. Bir yönetici olarak Jan Nahum’un örnek alınacak birçok yönü var. En önemlisi bitmek bilmeyen enerjisi ve azmi. Farklı kişiliklere ve görüşlere açıktır. Görüşlerini ilgi çekici ve net bir şekilde aktarır. Birçok değişik konuya aynı zamanda konsantre olabilir. Olağanüstü iş yoğunluğuna ve insanüstü çalışma temposuna rağmen özel hayatına ve ailesine zaman ayırmaya özen gösterir.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER