Capital'e abone olun.
LOGOLAR NEDEN KIRMIZI?

Logolar Neden Kırmızı?

Yüzyıllardır kırmızı; ateşi, hırsı, tansiyonu simgeler. Bu nedenle dikkat çekmek isteyenlerin vazgeçilmez rengidir. Bakışları kendi üstünde toplamak isteyen herkes kırmızının gücünü kullanmaktan çe...

Son Güncelleme: 01.07.2007

Yüzyıllardır kırmızı; ateşi, hırsı, tansiyonu simgeler. Bu nedenle dikkat çekmek isteyenlerin vazgeçilmez rengidir. Bakışları kendi üstünde toplamak isteyen herkes kırmızının gücünü kullanmaktan çekinmez. Şirketler de “kırmızı”nın bu etkisinin farkında. Uzmanlar, şirketlerin kırmızıyı, teknik açıdan daha kolay kullanıldığı, dikkat çektiği, en önemlisi fark edilme yüzdesi daha yüksek olduğu için tercih ettiğini düşünüyor. “Türkün aklının alda olması”, “en çığırtkan renk” olarak algılanması ise şirketlerin logosunda bu rengi kullanmasının tüketici kaynaklı nedenleri. Dikkat çeken en önemli nokta ise tüm iş süreçlerinde farklılaşmaya çalışan markalar, iş logoya gelince “kırmızı”nın albenisine karşı koyamıyor.

Logo deyip geçmeyin. Bir şirketin markasının en önemli bileşenlerinden biri aslında logosu... En önemlisi de rengi. Renklerin dili olduğunu hepimiz biliriz. Ancak, renklerin logo üzerinde anlattıkları biraz daha kapsamlı. Zaten şirketler de bu nedenle milyonlarca dolar harcayarak, albenili bir logo tasarlamak için uğraşıyorlar. Yani tüketicilerine anlatmak istediklerini logo yardımıyla da dile getirmeye çalışıyorlar.

Peki genel anlamda logolara baktığımızda belirli ortak özellikleri var mı? Yoksa herkesin kendine has bir logosu mu var? Aslında burada şirketlerin pek de farklılaştığını söylemek mümkün değil. Özellikle belirli renkler logolarda daha fazla kullanılıyor. Türkiye’de de önde gelen ilk 100 şirketin logosu incelendiğinde, hakim rengin kırmızı olduğu göze çarpıyor. Aşkın, şehvetin kimi zamanda hırsın simgesi olarak görülen kırmızının logolarda kullanılması ise tesadüf değil.

Global ölçekte baktığımızda da kırmızı, logolarda hakim renkler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Peki kırmızının tüm şirketler tarafından bu kadar fazla kullanılmasının nedeni ne? Rakiplerin aynı rengi kullanması sorun yaratmıyor mu? Tüm bu soruların yanıtlarını merak ettik ve en önemlisi logolarda kırmızının ve genel anlamda renklerin dilini araştırdık.

En Az Sorunlu Renk !
Şirketler tasarımlarını yaparken, genellikle duygusal ve teknik olarak logonun görünümüne bakıyor. Duygusal olarak logo incelendiğinde ise renk seçimi büyük önem taşıyor.
Medina Turgul DDB Art Direktörü Murat Yılmaz da aynı görüşte. Ona göre, renk seçiminde marka karakterinin rolü de oldukça fazla. Bunun yanında markanın stratejik hedefleri doğrultusunda da logonun şekli belirlenmeli. En son noktada da biçim ve renk uyumuna bakmak faydalı.

Teknik olarak logo incelendiğinde ise başka bileşenler devreye giriyor. Trikromi baskı tekniğindeki 4 ana renk (CMYK) karıştırılarak oluşturulan renkler, basıldığı matbaaya, kullanılan kağıda, laka, verniğe göre faklı görünüyor.

Basılı malzemesi çeşitli olan, dergi, gazete, billboard gibi mecralarda reklam veren kurumların, malzemeden malzemeye en az sorunla basılacak rengi seçmeleri ise normal. Kırmızının bu anlamda en sorunsuz renklerden biri olduğunu söyleyen Yılmaz, “Zaten 4-5 rengin dışındaki renklerin akılda kalıcılığı ve hatırlanabilirliği az. Yani benim kurumsal rengim açık kahve demek oldukça zor” diye konuşuyor.

Kırmızı En Çığırtkan Renk
Kırmızı, tüm dünyada dev şirketlerin kurumsal olarak en fazla tercih ettiği renklerden biri. Dünyada genellikle bu rengin tercih nedeni, rengin anlattıklarıyla doğru orantılı. Murat Yılmaz ise Türkiye’de bu rengin tercih nedeninin daha farklı olduğu görüşünde. Yılmaz, şirketlerin kırmızı rengi seçmesini ekonomik ve politik olarak sürekliliği olmayan bir ortamda, markaların geleceklerinden duyduğu endişenin görünüşlerine yansıması olduğunu düşünüyor.

“Reklam kuşaklarına baktığınızda bile bunun etkisini görebilirsiniz” diyen Yılmaz reklamların çoğunun, uzun vadeli sağlam bir kurumsal yatırım içermediğini belirtiyor ve ekliyor:

“Genellikle markalar reklamlarında ‘hardsell’, günü kurtaran, elindeki malı o an ve en az reklam maliyetiyle satmaya çalışan promosyona yönelik iletişim dilini kullanıyor. Bu da en ‘çığırtkan’ renk olan kırmızıyı kullanmalarının bilinçaltı nedeni. Bu koşullarda birçok şirket açısından zaten ayrışmak değil, benzeşmek daha yararlı görünebiliyor. Çünkü, ayrışmak genellikle alışılmamış ve denenmemiş bir durum.”

Renklerin Dili Önemli
Farklı görüşler dile getirilse de, dünyada ve Türkiye’de kurumsal pek çok şirket kırmızıyı albenisi nedeniyle seçiyor. Renkler her konuda olduğu gibi logoda da kişilik, karakter özelliği pekiştirmede önemli rol oynuyor.

BrandSens Marka Danışmanlık Genel Müdürü Sibel Akın, “Kırmızı giyen bir kadın ile yeşil giyen bir kadın nasıl farklı algılanıyorsa, nasıl farklı bir his yaratıyorsa, logo da kullanılan renkte kişilerin algısını o derece etkiler” diye konuşuyor.

Aslında logolarda kullanılan renkler, o markanın kişiliği hakkında da önemli ipuçları veriyor. Akın, siyah, lacivert, mavi, gri, metalik tonların markayı her zaman ağırbaşlı, daha teknolojik ve olgun gösterdiğini söylüyor. BMW, Apple, IBM, Turkcell, Samsung ve Nokia gibi örneklerin bu renkleri kullandığına dikkat çekiyor. Oysa sarı, turuncu, kırmızı gibi renklerin markayı daha genç, daha heyecanlı, daha sıcak, daha enerjik gösterdiğini belirtiyor. Gerçekten de Ülker, Coca Cola, Nesle, Frito Lay, Burger King, Dimes, Tamek gibi hızlı tüketim sektörünün önde gelen oyuncularının kırmızı rengi seçmesi dikkat çekici. Bu örneklerin yanında Vodafone, Advantage, Smile, Hürriyet, Arçelik, Petrol Ofisi gibi dinamik yapısını “kırmızıyı” kullanarak anlatmaya çalışan farklı sektörden şirketler de var.

Renk Herşey Değil
Aslında kırmızının bu kadar farklı şirket ve marka tarafından kullanılması ilginç. Genellikle her iş sürecinde farklılaşmaya çalışan şirketlerin aynı sektördeyken bile logolarında aynı rengi kullanmaktan çekinmemesi, iş süreçlerine aykırı bir durum.

Alametifarika Kreatif Direktörü Ergul Yazgan, “Kırmızının bu kadar beğenilen bir renk olması, doğal olarak herkesin bu rengi kullanmasına neden oluyor” diyerek şirketlerin kırmızıyı seçme nedenini açıklıyor. Hatta sonradan kırmızı çeken Avea ve Algida örneklerine dikkat çekiyor. Yine de Yazgan’a göre, bir markanın logosu sadece renkten ibaret değil. Markalar içerdikleri sembollerle, yansıttıkları değerlerle başarıyı yakalayabiliyor. En önemlisi ise logonun müşterileri ile kurduğu farklı ve anlamlı diyaloglar büyük önem taşıyor. Yazgan, “Burada dikkat edilmesi gereken pek çok kritik nokta var” diyor ve ekliyor:

“En önemlisi kurumsal kimlik ve renk seçimi aşamasına gelmeden önce marka stratejisinin doğru belirlenmesi gerek. Markanın pazardaki konumlandırılması yapılmadan, uzun vadeli vizyonu ve nasıl bir hedef kitleye ulaşmayı amaçladığı belirlenmeden bir renk seçimi yapılması ya da logo çalışmasına gidilmesi yanlış olur.”

Türk’ün Aklı Aldadır
Her rengin tüketici aklındaki izdüşümü ise tabii ki uzun yıllardır araştırılıyor. Mavi, teknolojinin, bilimin, finansın rengi olarak biliniyor. Güven ve huzur vermesiyle dikkat çekiyor. Yeşil, doğayı, çevreyi, canlılığı, yenilenmeyi simgeliyor. Hatta doların rengi olması nedeniyle bazen de parayı. Turuncu ise yaratıcılıkla eşdeğer tutulan bir renk. Kırmızı en net tanımla iştah açıcı olarak tanımlanıyor. Movida Plus MAP Ajans Ortağı Oğuzhan Akay, bu nedenle dünyadaki gıda firmalarının çoğunun logosunda kırmızıyı kullandığına dikkat çekiyor. Ona göre, kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Lezzeti ve sıcaklığı çağrıştırır. Ayrıca Türk’ün aklının alda olması da önemli bir etken. Türk bayrağının rengi olması nedeniyle da itibarlı bir renk. En önemlisi çeşitli baskı türleri için herhangi bir risk taşımıyor. Bazı şirketlerin ise daha sonradan kırmızıyı seçtiğine dikkat çeken Akay, “Örneğin bizim müşterilerimiz arasında yer alan Fortis, dünyada maviyi kullanırken kırmızıya geçen bir örnek. Yine de içeriğinizi yenilemez, kendinizi farklılaştırmazsanız logonuzu ne kadar değiştirirseniz değiştirin size bir fayda sağlamaz. Her şeyin bir bütün olarak ele alınması gerekir” diye konuşuyor.

Şirketlerin çoğunun kırmızıyı seçmesiyle ilgili de ilginç yorumları olan Akay şöyle konuşuyor: “Benzerliklerden rahatsız olmak bir yana, benzerliği bir avantaj olarak gören Çin, Kore, Vietnam, Kamboçya ve Tayland gibi firmalara bu anlamda bir bakmak lazım. Benzerlikleri doğru kullanarak önemli avantajlar yakaladılar.”
 
Alametifarika Ajans Başkanı / Uğurcan Ataoğlu
Renklerin Simgelediği Statüler Neler?

Kırmızı En Büyük Benim Der
 Lacivert rengi kullanan bir şirketin kurumsal yapısı kuvvetlidir. Maslak’ta modern bir plazada çalışır. Bu şirkette içinde pencereler açılmadığı için klima havası teneffüs edilir. Logosu turkuaz renkte olan bir şirket ise muhtemelen Levent’te bir villadadır. Az insan çalıştırır. Yeşil gıda ile ilgilidir, catering işi yapar. Morun sahibi kadındır. Turuncu kural tanımaz. Beyaz ve siyah tarafsızdır. Kırmızı ise en büyük benim der. Sarı ise çocuk gibidir.

Önemli Olan Algı Rengi
Bu alışılmış anlamlara rağmen bir logo tasarlanırken, kullanılan renge tamamen yeni ve farklı anlamlar yüklenmesi de mümkün. Ben şirketlerin kırmızıyı herkes bizi bilsin, herkes bizi sevsin istediğiyle seçtiğini düşünüyorum. Ama yine de bir kurumun ya da markanın gerçek rengi, kullandığı renk değildir. Önemli olan algılandığı renktir. Kırmızı rengi kullanan bir şirket, etkisizliği ve piyasadaki silikliği nedeniyle pekala renksiz algılanabilir.

Aynı Rengi Kullanmak Sorun Değil
 Bazı logoların aynı rengi kullanıyor olması, bu markaların birbirlerine benzemeleri anlamına gelmez. Yani bu durum aynı butikten, aynı elbiseyi almış iki mankenin karşılaşması gibi algılanmamalı. Daha çok siyah takım elbise giymiş iki erkek gibi bakmak lazım bu duruma. Yani iki farklı insan, bakış açısı farklı, konuşması farklı, kilo, duruş, gömlek, kravat ve kumaş farlı diye görmek gerek. Yani şirketler aynı rengi kullanmış olan logolar, yazı karakteri, farklı tipografisi, ikinci bir renk ve farklı kullanım şekilleri ile birbirinden ayrışmaya başlar.

Brandsens Marka Danışmanlık Genel Müdür/ Sibel Akın
“Markette Farklılaşmayı Sağlıyor”

Heryer Kırmızı
Kırmızı sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada pek çok markanın marka değeriyle özdeşleştirdiği bir renk. Sektör ayrımı olmaksızın, otomotivden, içeceğe, bankadan, gofrete raflar, sokaklar, ekranlar kırmızıyı sahiplenen markalarla dolu. Günümüzde pek çok marka tüketicisiyle sıcak, yakın, onu anlayan bir ilişki kurmak istiyor. Yukardan bakan değil, aynı dili konuşan bir profil çizmeye çalışıyor. Kırmızı, bu anlamda diğer hiçbir renkte olmayan bir enerji ve gücü barındırıyor.

Dikkat Çekiyor
Bunun yanında kırmızı markette farklılaşmayı sağlıyor. Bu bile tek başına markalaşma süreci için çok önemli bir nokta. Kırmızı her zaman için en kolay algılanan, karışık ortamda ayrışan, dikkat çeken bir renk. Sonuçta kırmızı ruj, kırmızı etek, kırmızı araba kullanan insanlar nasıl kalabalıklarda öne çıkıyorsa, markalar için de benzer bir durum söz konusu.

Kırmızı Kanımızı Kaynatıyor
Özellikle Türkiye ve Türk insanı kırmızıya gönülden bağlı. Kırmızı bizim milli rengimiz. Onu görünce kitleler coşuyor. Bir Akdeniz ülkesi olmamızdan dolayı belki, kırmızı kanımızı kaynatıyor. Bir Finli için kırmızı belki o kadar içselleştirdikleri bir renk olmazken, bizler için milli duyguları coşturan bir renk.

Elizi Danışmanlık/ Nukhet Vardar Neden Kırmızı Tercih Ediliyor?

Rahat Okunması Önemli
Bilindiği gibi renklerin de dili var. Kırmızı renk dinamizmi, canlılığı, enerjiyi, sıcaklığı çağrıştırır. Turuncu, gençliği, teknolojiyi, yeniliği hatırlatır. Yeşil genelde doğal ürünlerde, çevreci imajını vermek üzere kullanılır. Gri ve mavi tüketiciye daha mesafeli, daha ciddi, güvenilir marka mesajını verir. Tüm bunların ötesinde, logonun farklı boyutlarda, ürün üstünde, antetli kağıtta, stencil olarak, açık hava reklamlarında, bayi alınlıklarında, totemlerde, ışıklı ya da ışıksız fonlarda rahat okunup, çabuk algılanmasını sağlayabilecek nitelikte olmasına dikkat edilir.

Tüketicinin Dikkatini Çekmesi Gerek
Örneğin beyaz bir logoyu küçük büyük her boyutta çabuk okunur kılmak çok kolay değildir. Bu nedenle de kırmızı tercih edilen bir renktir. Çünkü kırmızı tüketicinin dikkatini hemen üzerine toplar, uzak mesafeden dahi hemen okunur, görünür, fark edilir.

Logo Renkten İbaret Değil
Logo sadece renkten ibaret değildir. Logodaki grafik tasarım, font, font büyüklüğü, logodaki hareket, rengin Pantonesi gibi etkenler her logoya önemli katkılarda bulunur. Renk benzeşmesi, logoların tüketiciler tarafından karıştırılmasına neden olmaz. Aynı renk bile olsa, ton farklılığı olacaktır. Örneğin Arçelik, Vestel ve Bosch beyaz eşya markaları olarak logolarında kırmızıyı kullansalar da her birinin pantoneleri birbirinden çok farklı.

Rengini Değiştirenler
Bunun dışında rengini değiştirmeyi tercih eden markalar da var. Örneğin, Yurtiçi Kargo kırmızı/lacivert logosunu, turuncu/maviye çevirmişti. O dönemde bu logo değişikliğinin nedeni, neredeyse tüm kargo şirketlerinin Yurtiçi Kargo'nun renklerini benimsemesi olarak belirtilmişti.

Şeyma Öncel Bayıksel
soncel@capital.com.tr

  

Etiketler:



tarafından 25.8.2015 00:11:40 tarihinde yazıldı.

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER