Capital'e abone olun.
DÖNÜŞÜMÜ TAMAMLADIK

Dönüşümü tamamladık

Ford Otosan Ürün Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ernur Mutlu ile bu dönüşümü, otomotivde inovasyonu ve Ford Otosan’ın yenilikçilik kültürünü konuştuk.

Son Güncelleme: 01.11.2013

Ford Otosan, Ford'un dünyadaki üç büyük AR-GE merkezinden biri. Şirket, Türkiye'nin ise özel sektördeki en büyük AR-GE organizasyonuna sahip. 1.240 kişilik AR-GE ordusuna sahip şirket, Ford'un ağır ticari ve hafif ticari araçlarda küresel AR-GE merkezi durumunda.

Ford Otosan Ürün Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ernur Mutlu, bu başarının şirketin kuruluşundan itibaren yenilikçi olmasına bağlıyor. Mutlu, "Sanayi faaliyetlerimiz montaja dayalı üretimle başladı.

Bugün AR-GE'ye dayalı üretim yapıyoruz. Ayrıca yerli motor geliştiren, üreten ve uluslararası anlaşmalarla lisans veren bir mühendislik şirketine dönüştük" diyor.

Türkiye’nin en köklü otomotiv şirketi olan Ford Otosan, kurulduğu yıllarda sadece Ford’un bayisiydi. Önce 1961 yılında montaja dayalı üretim yapan bir endüstri kuruluşu haline geldi. Daha sonra AR-GE’ye dayalı üretime geçti.

Bugünse mühendislik faaliyetlerini lisans anlaşmalarıyla dünyaya ihraç ediyor. Ford Otosan Ürün Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ernur Mutlu, “Şirketin sürekliliğini ve gün geçtikçe büyümesini inovasyonlarımıza bağlayabiliriz.

AR-GE faaliyetlerimizle bugün dünyanın önde gelen otomotiv şirketleri arasındayız. 4 farklı lokasyonda 10 bine yakın istihdama sahip Ford Otosan, Ford’un dünyadaki üç büyük AR-GE merkezinden biri.


Türkiye’nin ise özel sektördeki en büyük AR-GE organizasyonuna sahibiz. ARGE ekibimiz 1.240 kişiden oluşuyor. Dizel motorlarda Ford’un en etkin AR-GE merkezi burası. Ağır ticari ve hafif ticari vasıtalarda Ford’un küresel AR-GE merkeziyiz” diyor.

Ford Otosan olarak gelecek teknolojileri üzerine önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Mutlu, üzerinde çalıştıkları temel alanların dizel motor teknolojileri ve tasarımı, ağır ticari ve hafif ticari araçlar olduğunu belirtiyor.

Mutlu, “Şirketin kuruluşundan itibaren yenilikçiyiz. AR-GE’ye dayalı üretimin yanı sıra yerli motor geliştiren, üreten ve uluslararası anlaşmalarla lisans veren bir mühendislik şirketine dönüşümünü tamamladık” diye devam ediyor.

Ford Otosan Ürün Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ernur Mutlu ile bu dönüşümü, otomotivde inovasyonu ve Ford Otosan’ın yenilikçilik kültürünü konuştuk:

Ford Otosan için inovasyonun önemi nedir? Kurum kültüründe inovasyon nasıl bir yer buluyor?
Ford Otosan’da her yerde, her aşamada, her süreçte inovasyon var. inovasyon olmazsa hiçbir şey değişmez, bu da fiziken mümkün değil. Yenilik olmadan da AR-GE olmaz. Şirketin kuruluşundan itibaren yenilikçiyiz. 50 yıldan fazla süredir AR-GE departmanımız varlığını sürdürüyor.

Bu serüvenin içindeki kilometre taşları çok önemli. Ford Otosan’ın üretim çalışmaları her zaman ARGE ile iç içe oldu. Türkiye’nin ilk yerli otomobili Anadol, ilk yerli spor otomobili Anadol STC ve yine Türkiye’nin ilk yerli dizel motoru ERK’i Otosan üretti. Üretime başladığımız 1961 yılından bugüne faaliyetlerimiz AR-GE’ye dayalı olarak yürüdü.

1997 yılında ortaklık sonrası küresel AR-GE fırsatları ortaya çıktı. 2002 yılında Connect ihracatı öncü örneklerimizden. Connect, Ford Otosan tarafından tasarlanan ilk global ürün olma özelliği taşıyor. 2007 yılında Gebze AR-GE Merkezi hizmete açıldı.

Bu noktada motor aktarma sistemlerinin geliştirilmesi de AR-GE faaliyetleri kapsamına alındı ve o zamana kadar gerçekleştirilen AR-GE’nin ölçeğini değiştirerek önemli bir gelişim ve genişlemeyi sağladı.

1961’den bu yana gelişen boyutlarıyla hizmet veren AR-GE faaliyetlerinin bugün geldiği noktada Ford Otosan, AR-GE’ye dayalı üretimin yanı sıra yerli motor geliştiren, üreten ve uluslararası anlaşmalarla lisans veren bir mühendislik şirketine dönüşümünü tamamladı.

1961’den bu yana inovasyon, bizim için bir şirket kültürü. Bugün her bir Ford Otosan çalışanı, daha iyi, daha yeni, daha farklı bakış açısıyla olaya yaklaşıyor. Böyle olunca bizim verimliliğimizi de çıktılardaki başarılarımız da sürekli artıyor.

Ford Otosan'ın bugünlere gelmesinde inovasyonun rolü ne oldu?
Montaja dayalı üretimle başlayan sanayi faaliyetlerimiz, ilerleyen yıllarda AR-GE’ye dayalı üretime dönüştü. Bugün geldiğimiz noktada mühendislik ihracatı gerçekleştiren, lisans anlaşmalarıyla ülkemize katma değer kazandıran bir şirketiz.

Somut örnek vermek gerekirse global AR-GE faaliyetlerimizin ilk ürünü olan Connect ile hem iç pazarda hem ihracatta önemli başarılar elde ettik. Connect ayrıca bize otomotivin anavatanı Kuzey Amerika’ya ihracatın kapılarını açtı. AR-GE faaliyetlerimizin ilk ürünü olan Connect, Kuzey Amerika’ya ihraç edilen ilk Türk aracı oldu.

Bugün Ford Otosan ihracatta lider, Türkiye’nin Kuzey Amerika ihracatının yüzde 10’unu tek başına gerçekleştiren bir sanayi kuruluşu konumunda. Ağırlıklı ticari vasıtalarda pek çok yenilikçi ürün çıkardık. Connect’in tasarımıyla birlikte tümüretimini bizim üstlenmemiz çok önemliydi.

Hem Avrupa’da hem Amerika’da ödül kazanan ilk ve tek üründü. Avrupa’ya ürün üretirken ve onunla ilgili çeşitli tasarımlar yaparken Connect’i Amerika için de geliştirebiliriz fikrinden yola çıktık. Amerika şartnameleri ve tüketici beklentileri tamamen farklıydı. Orada tüm testleri geçtik o pazarda çok başarılı olduk.

O dönem üretimimizin yarısını ABD için yapar hale geldik. Bugün ABD’de 17 eyalete Connect satıyoruz. Ford Otosan olarak AR-GE harcama oranı, en yüksek otomotiv şirketiyiz. Ford’un dünyadaki 3 büyük AR-GE merkezinden biri. Türkiye’nin ise özel sektördeki en büyük AR-GE organizasyonuna sahibiz. Dizel motorlarda Ford’un en etkin AR-GE merkezi burası. Ağır ticari ve hafif ticari vasıtalarda Ford’un küresel AR-GE merkeziyiz.

Şirkette inovason yönetimi nasıl ve hangi seviyede yapılıyor? Tepe yönetim ve şirketin diğer katmanları inovasyon kültüründe nasıl bir etkileşim içindeler?
Ford Otosan’da AR-GE ve mühendislik çalışmaları, genel müdür yardımcılığı seviyesinde yönetiliyor. Bununla birlikte şirket bünyesinde inovasyon, yalnızca ürün geliştirme faaliyetleriyle kısıtlı değil. İmalat teknolojilerinde de güzel çalışmalarımız var.

Örnek olarak, kaynak atölyesinde lazer kullanımını gösterebiliriz. Şirketin her faaliyetinde rekabetçiliği güçlendirmek ve yenilikçiliği artırmak, tüm üst yönetim kadrosu tarafından benimsenmiş bir felsefe.

Son dönemde inovasyon ajandanızda neler var? Özellikle nelere odaklanıyorsunuz?
Ford’un dünyadaki 3’üncü büyük AR-GE merkeziyiz. Bu çerçevede eş zamanlı birçok faaliyeti birlikte yürütüyoruz. Yılda 50’den fazla projeye imza atıyoruz. 1.240 mühendisimizle 3 farklı tipte projeler yürütüyoruz. Ford Otosan için yürüttüğümüz projelerle birlikte ortaklaşa yürüttüğümüz projeler de var.

Bu projelerde motor, aktarma sistemleri, gövde ve iç mekan geliştirme gibi birçok farklı proje bulunuyor. Özellikle yakıt ekonomisi ve emisyon optimizasyonu, sürücü destek sistemleri, test süreçlerinde analitik yöntemler geliştirme konularında yenilikçi fikirlere odaklanıyoruz.

Ford Otosan'ın inşası süren yeni AR-GE Merkezi'ni Türkiye'nin en büyük AR-GE merkezi olarak lanse ettiniz. Bu yeni merkezin özellikleri neler?

Kapalı alanı yaklaşık 20 bin metrekare, açık alanı 10 bin metrekareden oluşuyor. Dizayn stüdyo, kafeterya, ofisler, otoparklar, konferans salonu ve teknik hacimler yapının ana bölümlerini oluşturuyor.

Bu bina, Ford’un en büyük 3’üncü AR-GE merkezi olarak hizmet verecek. Burada 1.300’ün üzerinde mühendisimiz AR-GE odaklı olarak çalışmalarını sürdürecek. Yeni tesisimiz toplam 1.500 kişi kapasiteli bir bina olacak.

Gelecek teknolojileri üzerine çalışıyor musunuz? Hangi konular üzerinde çalışıyorsunuz?
Ford’un 4 ana odak noktası var: Kalite, akıllı teknolojiler, güvenlik ve çevrecilik. Biz de bunların paralelinde projeler geliştirip müşterilerimize sunuyoruz.

Machine to machine otomotiv sektöründe nasıl hayat bulacak? Ford Otosan mühendisleri bu konu üzerinde de çalışıyor mu neler yapılıyor?
Bu yeni mühendislik merkezimizde kullandığımız bir teknoloji. Üretim tesislerimizle inşaatına devam ettiğimiz mühendislik merkezimiz arasında bağlantı var. Mühendislerimiz test merkezimizdeki cihazlara uzaktan bağlanarak birçok testi bulundukları farklı bir lokasyondan gerçekleştirebiliyor.

Ulaşılabilirlik bizim araçlarımızda uzun zamandır sunduğumuz bir teknoloji. Güvenlik ve konforu bir arada sunan SYNC teknolojimizin acil durum sistemiyle araçlarımız olası bir aksilik anında birçok farklı dilde bulunduğu ülkenin acil yardım servisini arayarak durumu bildiriyor.

Şimdi bu sistemi daha da geliştirerek araçlarımızın birbirleriyle iletişime geçmesini sağlıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Frankfurt Otomobil Fuarı’nda sergilediğimiz S-MAX konseptimizle bu teknolojiyi sunmaya başlayacağız.

Gömülü sistemler ilgi alanınızda mı? Bu konuda neler yapıyorsunuz?
Özellikle otomotivde gerek motor gerek araç yazılımla yönetilir hale geldi. Yapmak istediğiniz her şeyi teknoloji ve ergonominin izin verdiği sürece yazılımla yapabiliyorsunuz. Yazılımla kontrolü, tüketiciye sunuyoruz. içinde insan olmayan araçlar, bu işin üst limiti olacak gibi görünüyor.

Özellikle motor kontrol yazılımı geliştiriyoruz. Bu çok basit bir anlatım tarzıyla motorun en verimli ve istendiği şekilde çeşitli şartlarda çalışmasını sağlamak için neleri okuması gerekiyorsa onu okumasıdır. Araç içinde de kontrol yazılımları var.

Aracın çeşitli cihazlarla çalışabilmesi, bütün elektronik iletişimin sağlanması için araç için yazılımlar yapılıyor. Artık bir araç maliyetinin yüzde 40’ını elektronik oluşturur hale geldi. Daha da yükselecek gibi görünüyor. Bu gömülü lafı çok önemli.

Gerçekten gömülü. O yazılımı oradan çıkarma şansı yok. O yazılımı geliştiren ekibin beyninde gömülü ve kopya edilemez. Bu sayede o teknolojiyi elde tutabilmek çok önemli. Binek araçlarda standart olarak kullanılan ve birçok özelliğin kontrol algoritmasını yürüten merkezi kontrol ünitesi, Cargo gibi çok daha fazla çeşitliliğe sahip olan bir ağır ticari araç projesi için ilk kez geliştiriliyor.

Komponent seçiminden seri üretime kadar tüm adımlar Ford Otosan mühendisleri tarafından yürütülüyor, araç elektriksel topolojisinin oluşturulması, fonksiyonların belirlenmesi, fonksiyon algoritmalarının geliştirilmesi ve bu algoritmaların yazılımının fiilen gerçekleştirilerek testlerinin tamamlanması tamamen Ford Otosan ürün geliştirme mühendisleri tarafından yapılıyor.

Merkezi kontrol ünitesi yazılımı geliştirme global Ford dünyasında da ilk kez yalnız iç kaynaklar kullanılarak gerçekleştirilecek. Bu atılan adımla global Ford bünyesindeki yeni projelerde benzer görevleri almayı hedefliyoruz.

FORD OTOSAN'DA AR-GE'NİN 3 ODAĞI
"DİZEL MOTOR

Ağırlıklı olarak dizel motor teknolojileri, tasarımı ve üretimi üzerinde çalışan çok geniş bir ekibimiz var. Ford'un portföyünde yer alan güncel tüm dizel motorlarının bir tanesi hariç tamamının geliştirme ve mühendislik sorumluluğu bizde. Buradaki mühendislerimiz o motorların üretildiği dünyadaki tüm fabrikalara mühendislik desteği veriyor.

Testlerin yapıldığı merkezlere gidiyorlar. Dünyada adım atmadığımız ülke neredeyse kalmadı. Ford'un çok çeşitli üretim merkezleri var. Onların da mühendisliklerini ve değişikliklerini tek merkezden biz yürütüyoruz.

AĞIR TİCARİ
Ağır ticari vasıtalarda, yani Ford Cargo isimli ürünümüzle yer aldığımız kamyon sektöründe, sadece Türkiye'de değil tüm dünyadaki tasarımın küresel merkeziyiz. Üretimin bir ayağı Güney Amerika'da, diğer ayağı Türkiye'de. Burada Avrupa, Yakın Asya ve Afrika pazarlarına satış gerçekleştiriyoruz.

HAFİF TİCARİ
Hafif ticari vasıtalarda ise Connect'le varız. Yakın zamanda Courrier ürünümüzü devreye alacağız. Connect bizim ürettiğimiz Connect'ten yeni jenerasyon Connect'e geçiyor. Üretim yeri İspanya olacak. Şu sıralarda üretimi başladı, satışları yılın sonunda başlayacak. Ford'un küçük hafif ticari vasıtalarda da küresel tasarım merkeziyiz. Bu segmentte de Ford'un tüm araçlarının tasarımını biz yaptık.

"TÜM VASITALARDA YENİLİK ODAKLIYIZ"
YENİLİK AJANDASI

Tüm dizel motorlar, tüm hafif ticari vasıtalar ve tüm ağır vasıtalarda yenilik odaklıyız. Gerek müşterinin cebini ilgilendiren yakıt ekonomisi gerek sağlığını ilgilendiren en az ve hiç atık konusunda çok çalışma var. Motorda çok çeşitli teknolojiler geliştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Kullanılan yakıtlarla ilgili çok fazla ürün geliştirme çalışmamız sürüyor.

TEKNOLOJİ TRANSFERİ
Teknoloji ve know how transferinde önemli noktalara ulaştık. Çin pazarına, o pazarda yer alan gerek küresel gerek yerli birçok motor şirketi arasından sıyrılıp kendi motorumuzu lisanslama başarısını gösterdik. Çünkü en yeni ve en güncel teknolojileri kullanıyoruz. Yaptığımız yenilikler sayesinde yakıt ekonomisi, gürültü gibi konularda sınıfımızın liderliğine ulaştık.

“PATENTTE HIZLI BÜYÜYORUZ"
1.240 AR-GE MÜHENDİSİ

Bugün Ford Otosan bünyesindeki 2.440 beyaz yakalı çalışanın 1.780'i mühendis. Bunların da 1.240'ı AR-GE mühendisi olarak görev yapıyor. Bu kadromuz eş zamanlı olarak onlarca projeyi birlikte yürütüyor. Bu projeler için yurtdışına çeşitli ziyaretlerde bulunuyorlar veya Ford'un başka AR-GE merkezleri ile ortak projeler yürütüyorlar.

İŞBİRLİĞİ KÜLTÜRÜ
Üniversitelerle işbirliği içinde bugüne kadar 50'den fazla lokal projede yer aldık. Yılda 100'den fazla global ve lokal projede yer alıyoruz. AR-GE yetkinliğinin gelişmesiyle ileri seviye mühendislik ekipleriyle 356 adet patent model gerçekleştirildi. Her yıl bir önceki yılın üzerine çıkmayı hedefleyen bir stratejimiz var.

İLK 6 AYDA 45 PATENT
2010 yılından bu yana her yıl patent başvuru adedimizi bir önceki yılın üzerine çıkarttık. 2013 yılının ilk 6 ayında 45 patent başvurusunda bulunduk ve yıl sonu için hedefimizi 80 olarak belirledik. Böylece toplamda 436 patent başvurusunda bulunmayı hedefliyoruz.

OTOMOTİVDE İNOVASYONAYÖNVERENLER
TÜKETİCİLER

Bizim tasarımlarımızı üç unsur yönlendirir: Birincisi, kesinlikle tüketici istekleri. Tüketici isteklerini dikkate almayan bir şirket hangi sektörde olursa olsun başaramaz. Biz de tüketicinin ne istediğini oldukça önemsiyoruz.

REGÜLASYONLAR
İkincisi regülasyonlar. Otomotivdeki regülasyonlar gerek güvenlik gerek emisyon gerek sağlık açısından bugün ulaştığı noktada oldukça katı. Böyle de olmak zorunda. Aslında regülasyonları da müşteri beklentileri doğuruyor.

Tüketici artık daha sessiz, çevreyi hiç kirletmeyen, daha az yakıt tüketen araç istiyor. Bu regülasyonlar, bu istekler sonucunda çeşitli kurullar tarafından oluşturuluyor ve devlet tarafından dikte ediliyor. Ama biz onu ayırıyoruz. Müşteriden çıkmış olsa da bunlar regülatif. Bunlarda tercih şansınız yok.

STRATEJİ
Üçüncüsü, şirket stratejisi. Bu şirketin kendi imajıyla ilgili olarak verdiği karar ve stratejidir. Ford Otosan olarak şirket stratejimiz de bizim tasarımlarımızı ve yeniliklerimizi yönlendiriyor. Ford'un DNA'sında bunlar tanımlı. Sürüş keyfi, dayanıklılık, çevrecilik, ekonomik olmak bizim DNAmızı oluşturuyor ve tasarımlarımıza yön veriyor.  

Etiketler: Ford,Dönüşüm,Ürün,geliştirme,Otomotiv,İnovasyon,yenilikçi

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER