Capital'e abone olun.
KURUL MASASI KÜÇÜLÜYOR

Kurul masası küçülüyor

Yönetim kurullarının küçülme süreci hızlandı.

Son Güncelleme: 01.11.2013

Aslında küçülme eğilimi daha önce başlamıştı. Ancak 2008 finansal krizi, işin tuzu biberi oldu. Yönetim kurulları, kriz sonrasında en çok sorgulanan yapılardan biriydi. Çöken finans kuruluşlarının yönetim kurullarının işlevini yerine getirip getirmediği konusu, tartışmaların odağını oluşturdu. "Bu kurullar, işlevini neden yerine getiremedi” sorusuna verilen ilk cevap ise “Çünkü çok büyükler” oldu. İşte bu noktadan sonra yönetim kurullarının küçülme süreci hızlandı. Bu eğilimi dünyanın çeşitli ülkelerindeki şirket örneklerinden de görmek mümkün. İngiltere bankalarından Lloyds Banking Group’ta da bu değişim kendini ortaya koyuyor. Bankanın 2008’de 15 üyelik bir yönetim kurulu vardı. Son rakamlara göre bankanın yönetim kurulunda 10 üye oturuyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Bir başka örnek ise Royal Bank of Scotland (RBS). 2008 yılındaki global finansal kriz sonrasında yüzde 81 oranında hissesi İngiltere hükümetine geçen bankanın, o dönemde 16 olan yönetim kurulu üye sayısı, bugün 12’ye inmiş durumda. ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden de bu eğilimi doğruluyor. S&P 500 şirketlerinin yönetim kurullarının ortalama olarak 1990’larda 15 kişiden oluştuğuna dikkat çeken Argüden, 2000’lerde bu rakamın 12’ye, günümüzde ise 10 kişiye indiğini söylüyor. Araştırmalar ise dünyanın büyük şirketlerinde ortalama sayının 9-12 arasında değiştiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, ideal üye sayısını 7 ile sınırlıyor.

NEDEN TARTIŞILIYOR?
2008 krizinde dünyanın dev finansal kuruluşları kurtulmak için gözlerini hükümet yardımlarına diktiğinde, yönetim kurulları gerekli gözetimi yapmadıkları gerekçesiyle suçlamaların hedefine oturmuştu. Halbuki ABD’de enerji devi Enron’un 2001’deki çöküşünden bir yıl sonra kongreden geçirilen ve yönetim kurullarında “hissedar çıkarlarını daha iyi koruyacak” bağımsız üyelerin kurulun çoğunluğunu oluşturmasını şart koşan Sarbanes-Oxley Yasası, tam da bu skandalları önlemek için oluşturulmuştu. Ancak, sonradan yaşananlar yasanın tam amacına ulaşamadığını ortaya koydu. Çünkü, 2008 krizinde çöken finansal kuruluşlarının yönetim kurullarının yüzde 80’i, zaten yasayla uyumlu şekilde bağımsız üyelerden oluşuyordu. Tabii böyle olunca da eleştiriler, “üye sayısının fazlalığı” ve “bağımsız üyelerin yetkinliği” konularına odaklandı.

Gerçekten de 2008 kriziyle sallanan finansal kuruluşların çoğunun yönetim kurulları oldukça kalabalık bir yapıdaydı. Örneğin bankacılık devi Citigroup’un 16’sı bağımsız olmak üzere 18 yönetim kurulu üyesi vardı. Benzer şekilde büyük banka ve şirketlerde yönetim kurulu üyesi sayısı 15’in üzerinde seyrediyordu.  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER