Capital'e abone olun.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN HIZIMIZ YETERLİ DEĞİL

Sürdürülebilirlik için hızımız yeterli değil

Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi Dünya Başkanı Björn Stigson'a merak edilen soruları sorduk

Son Güncelleme: 01.10.2011


SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK kavramının önemi 1992 yılında gerçekleştirilen Dünya Zirvesi'nden bu yana hızla artıyor. Dünyanın özellikle demografik yapısında önemli değişimler yaşanıyor, dünya nüfusunun 2050 itibariyle 9 milyon insana ulaşması, bu nüfusun çoğunluğunun ise gelişmekte olan ülkelerde doğup büyüyor olması bekleniyor. Çok yakında daha fazla insan kırsal kesimden ziyade şehirlerde yaşıyor olacak ve daha yüksek yaşam standartlarına sahip olmaya çalışacak. Kaynakların ihtiyaçları karşılama oranı düşecek. Bu nedenle bugün sürdürülebilir uygulamalar her zamankinden daha da kritik önem taşıyor. İş dünyasının sürdürülebilir bir geleceğe yön vermek adına rolü de giderek artıyor. Peki şu ana kadar sürdürülebilirlik konusunda nasıl bir aşama kaydedildi? Şirketler sürdürülebilirliğin kritik öneminin ne kadar farkında? Eğer en kısa zamanda önlemler alınıp aksiyona geçilmezse dünyayı nasıl bir gelecek bekliyor? İşte tüm bu soruları ve daha fazlasını Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi Dünya Başkanı Björn Stigson'a sorduk. İşte sürdürülebilirlik konusunda gelinen son nokta.

Son birkaç yılda sürdürülebilirlik konusunda nasıl bir aşama kaydedildi?

- WBCSD'nin (Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi) gerçekleştirdiği en büyük başarı, temel taşı olan "Vizyon 2050 Raporu". Rapor, iş dünyası için yeni bir gündem yaratıyor. Raporda, raporun paydaşları tarafından da kabul gören, önemli gelişmeleri gösteren bir liste bulunuyor. Bu rapor sonrasında organizasyonların, bizi sürdürülebilir bir dünyaya taşımaya yardımcı olacak standartları uygulamayı göz önünde bulunduracaklarını umuyoruz.

Sürdürülebilirlik konusunda şirketler ve tüketiciler yeterli farkvndalığa sahip mi? Dünyadaki farkındalık oram yüzde kaç diyebilirsiniz?

- Şirketlerin, sürdürülebilirliğin önemi ve iş dünyasına olan faydaları konusundaki farkındalığı son derece
yüksek. Kaynakların kısıtlı olması sürdürülebilir teknolojiler için hem şirketler hem ülkeler arasında rekabetin yanı sıra 'yeşil' bir yarış da yaratıyor. İş dünyası bu 'yeşil yarış'a çevre için değil, gelişen bir pazar bulunduğu ve kaynaklar risk altında olduğu için katılıyor. Tüketiciler de bu konu ile ilgileniyor ve sürdürülebilirlik konularına dahil olmak istiyorlar. Sürdürülebilirlik konusunda nasıl davranmaları gerektiği konusunda kendilerini eğitecek markalar arıyorlar.

Sürdürülebilirlik konusunda yeterli farkındalığı yaratmak için neler yapılmalı, bu konuda hükümetlere, ülkelere, şirketlere ve sivil toplum kuruluşlarına düşen rol nedir? Siz bu konuda neler yapıyorsunuz?
- İş dünyası, hükümetler ve tüketiciler, farkındalığı artırma ve yeşil ekonomi olma yolunda çalışmak üzere çözüm ve yaklaşımlar geliştirmek adına, sürdürülebilir kalkınma konusunda ortak hareket etmeli. İş dünyası en iyi yaptığı işleri uygulamalı. Bunlar da yenilikler yaratma, uyum sağlama, işbirliğinde bulunma ve uygulamadır. Hükümetler, sürdürülebilir bir pazar yaratmak adına iş dünyasını yeşil inovasyon ve teknoloji konusunda teşvik eden yapılar uygulamalı. Aynı zamanda tüketiciler de tüketim alışkanlıklarını değiştirerek konuya katkıda bulunmalı.  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER