Capital'e abone olun.
YENİ FİKİRLERE "SPRİNT"MODELİ

Yeni fikirlere "sprint"modeli

Jake Knapp ile iş dünyasında büyük yankı uyandıran bu sistemi konuştuk...

Son Güncelleme: 25.04.2017

Hande Yavuz Çalık
hyavuz@capital.com.tr


Google Ventures’ın 3 ortağı JAKE KNAPP, JOHN ZERATSKY ve BRADEN KOWITZ, şirketlerdeki sorunları çözme, verimlilik ve hız konularına çözüm getiren “Sprint” adını verdikleri bir program geliştirdi. Ardından da bu programı kitaplaştırıp iş dünyasının dikkatine sundular. “Sprint: Büyük Problemleri Nasıl Çözersiniz ve Yeni Fikirleri Nasıl Test Edersiniz” adlı kitapta, 5 gün gibi kısa bir sürede, tıpkı “kısa mesafe koşusunda” olduğu gibi, fikirlerin nasıl hayata geçirildiği, sorunların ne tip yaklaşımlarla çözüldüğü ortaya konuluyor. Jake Knapp, “Sprint, başarıyı garanti etmiyor, başarıya ulaşmanız için gereken fikirleri bulmanız için çok fazla şans sunuyor” diyor.

Son dönemde iş dünyasında önemli bir trend var. Bu trendin adı Sprint… Sprint’in kelime anlamı olarak hızlı koşu demek. Şirketler çözemedikleri büyük problemler ya da bir ürün lansmanı için 5 günlük bir programla adeta hızlı bir şekilde çözüme ya da büyük bir fikre bu süreçte ulaşabiliyor. Normalde aylarca süren fikir tartışmaları, toplantılar yerine 5 günlük konsantre bir çalışma süreci olarak tanımlayacağımız Sprint uygulamasıyla şirketler hem zamandan hem maliyetten tasarruf sağlarken iş süreçlerine de büyük hız kazandırıyorlar. Peki Sprint nasıl ortaya çıktı? Google Ventures’ın 3 ortağı Jake Knapp, John Zeratsky ve Braden Kowitz’in ortak çözümü olarak Sprint, bugüne kadar birçok şirkette başarılı uygulamalarla hayat buldu. Hatta bu üç isim “Sprint: Büyük Problemleri Nasıl Çözersiniz ve Yeni Fikirleri Nasıl Test Edersiniz” (How to Solve Big Problems and Test New Ideas/Sprint) adını taşıyan bir kitapla da bu deneyimi tüm dünya ile paylaştı. Biz de Jake Knapp ile iş dünyasında büyük yankı uyandıran bu sistemi konuştuk. Sprint’i, nasıl uygulandığını ve sunduğu avantajları kendisinden dinledik:
* Yeni ürün lansmanları, hizmetler, problem çözmek gibi konular pek çok şirket için kritik, zaman zaman da sorunlu ve riskli süreçler. Bu noktada Sprint’in öneminden bahseder misiniz?
 Sprint, sürecimiz yanlış bir çözüme ulaşmadan önce, takımların birden fazla riski hızlıca ele almalarını sağlıyor. Bir ürün ya da hizmeti başlı başına oluşturmak yerine, prototiplerden faydalanmayı sağlıyor. George Mason Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, dikkati dağılan kişiler daha düşük kalitede yazı yazıyor. Kaliforniya Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre dikkati dağılan bir kişinin işine dönmesi ortalama 23 dakika alıyor. İlginin dağılması verimliliğe zarar veriyor. Sprint ise size net bir zamanlama ve önemli bir hedef veriyor. Sadece 5 gün içinde yeni ürün lansmanının ya da probleme ulaşan çözümün doğru olup olmadığını görmenizi sağlıyor. Projeler arasında sıkışıp kalmıyorsunuz. Sabah 10’dan akşam 5’e kadar 5 gün boyunca çalışıyorsunuz. Arada bir saatlik öğle yemeği için mola veriyorsunuz. Sprint gününde sadece 6 saat çalışıyorsunuz. Daha uzun saatler çalışmak daha iyi sonuç almanızı sağlamıyor. Doğru insanları bir araya getirirseniz ve sizi engelleyen şeylerden kurtulursanız, programa tâbi kalabilirsiniz. 5 gününüzü kitliyorsunuz. Haftasonları yapılmıyor, çünkü devamlılığı sağlanamayabiliyor. Ayrıca Sprint gününe laptop, cep telefonu veya iPad alınmasına izin verilmiyor. Molalarda telefonunuza ya da laptopunuza bakabilir, kontrol edebilirsiniz ya da istediğiniz zaman çıkıp bakabilirsiniz. Bu verimliliği etkilemez.
* Şirketler yaşadıkları sorunları bu yöntemle 5 gün içinde nasıl çözüyor? Adım adım bu sürecin nasıl işlediğinden bahseder misiniz?
 Sprint’in en önemli fikri, haftayı tamamen boşaltmak ve sadece bir önemli probleme odaklanmak. Pazartesi günü, problemin haritasını çıkarıp odaklanacak önemli bir yer seçiyorsunuz. Salı günü, bir kağıda birbiriyle rekabet eden çözümleri yazıyorsunuz. Çarşamba günü, fikirleri test edilebilir şekilde bir hipotez haline dönüştürerek zor kararları veriyorsunuz. Perşembe günü, prototipinizi hayata geçiriyorsunuz. Cuma günü insanlara test ettiriyorsunuz.
* Başarılı bir örnek verir misiniz?
 Mayıs 2014’te Sprint kitabının yazarlarından John Zeratsky, Kaliforniya’da bir binadan içeri girdi. John, oraya Google Ventures’ın en yeni icadı olan Savioke Labs ile ilgili görüşmek için gelmişti. Dolambaçlı koridorlardan ve birkaç merdiven çıktıktan sonra kapının önüne geldi, içeri girdi ve makineyi gördü. Savioke Labs’in kurucusu Steve Cousins, “Bu Relay Robot” dedi. Relay Robot, otellerin dağıtım hizmetleri için yapılmıştı. Bu robot kendiliğinden yönünü bulan, diş fırçası, tuvalet kağıdı ve çerezleri misafirlerin odasına götüren bir robottu. Savioke Labs, dünya klasmanında mühendis ve tasarımcılardan oluşan bir ekibe sahip. Ortak vizyonları, robotları insanların günlük yaşamını kolaylaştırması üzerine kurulu. Steve’in işe otellerden başlamak istemesinin nedeni ise onların değişmeyen, sabit sorunları olmasıydı. Bir sonraki ay, Relay robotu gerçek bir otelde çalışmaya başladı. Eğer diş fırçası unutulmuşsa, robot oraya yardım için gidebiliyordu. Ancak, bir sorun vardı: Misafirler bir robottan hizmet almamayı tercih eder miydi ya da bu robot onları korkutabilir miydi? Robot, misafirlerle nasıl iletişim kuracaktı? Nasıl bir kişiliği olmalıydı? Savioke’nin tasarım ve mühendislik ekibi bu sorulara yanıt bulmak için Starwood Otelleri ile görüştü, ancak hala akıllarında yanıtlanamayan birçok soru vardı. İşte bu Sprint’i uygulamak için mükemmel bir zamandı. Google Ventures’ın kendine has 5 günlük uygulamanın ve önemli sorulara yanıt almanın tam zamanıydı. Çok kısa bir zamanda müşterilerle prototip ve fikrin testini yapacaklardı. Sprint, bir şirketin strateji, inovasyon, tasarımve davranış bilimlerini adım adım uygulayabileceği mükemmel bir işlemdi. Üstelik herhangi bir takım da rahatlıkla uygulayabilirdi.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler: yönetim yeni trendler google ventures sprint jake knapp john zeratsky braden kowitz

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER