
Bu sayede gelişen ve değişen dünya pazarları hakkında yerinde bilgi
sahibi oluyor, stratejilerini buna göre konumlandırıyorlar. Kendi iş
modelini bu seyahatler sayesinde değiştirenler bile var. Zeynep Selgur,
Erol Bilecik, Murat Kolbaşı, Rıza Kadılar bu yöneticilerden sadece
birkaçı... Network'lerini de genişleten bu iş insanları, yaptıkları işi
farklı bir noktadan görme şansına da sahip oluyor. En önemlisi sınır
ötesi kazanımları sayesinde rekabet avantajı elde ediyorlar. Eskiden
yurtdışını tanımak iş dünyası için çok da önem değildi. Özellikle
şirketler cephesinde yerel pazarı iyi bilmek ve bu pazara yönelik
strateji geliştirmek yeterli görülüyordu. Oysa globalleşen dünyayla
birlikte sınır ötesinde de iddiası olan Türk şirket sayısı arttıkça bu c
değişti. Yurtdışı hedefleri yüksek olan şirketlerin kapt köşkünde
oturan her isim, artık yurtdışıyla bağlantıda kalmanın önemini anlamış
durumda. Bunun için sık s hedef pazarlara yönelik ziyaretler
gerçekleştiriyor, yurtdışında sahada yer almayı ajandalarında üst sırala
koyuyorlar. Hatta bu ziyaretleri bir plan çerçevesinde alıyorlar. En
önemlisi yurtdışı pazarların nabzını bu ziyaretleri sayesinde tutmayı
başarıyorlar. İşte Murat Kolbaşı, Zeynep Selgur, Erol Bilecik, Seri
Süzer gibi isimlerin yurtdışı seyahatlerinden elde ettik tecrübeler ve
bunları nasıl kendi iş stratejilerine dönüştürdükleri:
İŞ MODELİNİ OLUŞTURDU
Arzum Genel Müdürü Murat Kolbaşı, iş gereği her 2 ayda bir Hong Kong
ve Çin'e gidiyor. Hong Kong'da AR-GE ve satın alma bölümleri olduğu
için seyahatlerinin bu ülkelere yoğunlaştığını belirten Kolbaşı,
yurtdışına çıkmanın kendisi için birçok avantajı olduğunu ifade ediyor.
Bu avantajları ise "Öncelikle güncel kalmamı sağlıyor. Hem kurduğum
networkler ile iletişimim kopmuyor hem network'üme yeni kişiler
ekliyorum. Tabii trendleri takip etmek için de yurtdışı ziyaretlerin
gerekli olduğunu düşünüyorum" sözleriyle ifade ediyor. Kolbaşı,
yurtdışında en çok mağaza dolaşıyor, ürünleri inceliyor, üreticileri
ziyaret ediyor. "Fuarlar hem yeni ürünlerin lanse edildiği hem birçok
marka ve üreticinin bir araya geldiği organizasyonlar olduğu için çok
verimli oluyor" diyen Kolbaşı, uzun yıllardır yurtdışıyla yakın temas
halinde olduğuna da dikkat çekiyor. Kolbaşı, yurtdışındaki
deneyimlerinden elde ettiği kazanımları ise işindeki başarısının kaynağı
olarak görüyor ve bunları şöyle paylaşıyor: "1992 yılında bir yurtdışı
ziyaretimde 30 bin metrekarelik bir alana kurulmuş çok bilinen bir
markanın merkezini ziyarete gitmiştim. Şirketin hiç üretim tesisi
olmadığını öğrendiğimde çok şaşırmıştım. 1990 yılından beri tüm
üretimini outsource etmişti. Daha sonra bu sistemi Arzum'da da
uyguladım. Bunun dışında AR-GE konusunda yurtdışında bir şirket ile
çalışıp çalışmamaya karar verememiştik. Şirketi yurtdışında ziyaret
ettiğimde uluslararası bir markanın 15 mühendisi ile bize hizmet verecek
ekip toplantı halindeydi. Gördüklerimden çok etkilendim ve daha sonra
bu şirketle çalışmaya başladık."