Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları

ÖST’ler, şirket ve yatırımcısı arasında teminatsız borç ilişkisi kurduğundan görece düşük bir risk profili taşır.

1 NİSAN, 20130
Paylaş Tweet Paylaş
Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları


Kira sertifikaları, global sermaye piyasalarında yaygın olarak kullanılan ve özellikle faizsiz araçları tercih eden yatırımcılara yönelik olarak yapılandırılan sukukların ülkemiz sermaye piyasalarındaki karşılığıdır. Global ekonomik kriz sonrası sağlanan likiditeyle sukuk piyasaları hızlı bir toparlanma sürecine girdi. International Islamic Financial Market verilerine göre 2012’de global piyasalarda 130 milyar dolar üzerinde sukuk ihracı gerçekleşti. Hazine Müsteşarlığı 2012 Eylül ayında 1,5 milyar dolar tutarında 5,5 yıl vadeli yurtdışı sukuk ihracıyla bu finansman kaynağını da kullanmaya başladı. Ekim ayında Hazine bu defa yurtiçindeki yatırımcılara yönelik olarak ve kamuya ait taşınmazları ihraca konu ederek ilk kira sertifikası ihracını gerçekleştirdi. Bir özel sektör şirketi tarafından yurtiçinde ihraç edilen ilk kira sertifkası halka arzı ise 1 Mart 2013 tarihinde İş Yatırım liderliğinde Bank Asya tarafından gerçekleştirildi.

KİRA SERTİFİKALARI YAPISI
Kira sertifikaları SPK’nın 1 Nisan 2010 tarihinde çıkardığı Kira Sertifikalarına ve Varlık Kiralama Şirketlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ ile düzenlenen “sale and leaseback” olarak adlandırılan “devir ve geri kiralama” modelinde yapılandırıldı.

İhraç ile finansman sağlayacak şirket olan “Kaynak Kuruluş” (KK), bilançosundaki devre konu “varlığı” (menkul veya gayrimenkul mallar ve maddi olmayan varlıklar) ihraç özelinde kurulacak olan “Varlık Kiralama Şirketi”ne (VKŞ) devredip, ondan geri kiralamaktadır. VKŞ, kira sertifikası ihraç hasılatı ile KK’ya varlık satış tutarını öderken, KK edindiği kira gelirleriyle de kira sertifikası sahiplerinin kupon ödemelerini gerçekleştiriyor. Vade sonunda VKŞ, varlığı KK’ya satıp elde ettiği hasılatla, kira sertifikalarının itfasını gerçekleştirmiş oluyor. SPK’nın mevcut tebliği halihazırda güncellenme aşamasında olup kapsamının daha da genişleyeceği beklenmektedir.

KİRA SERTİFİKALARI VE RİSK
Kira sertifikası modelinde finansman sağlayan şirketle yatırımcı arasında doğrudan borç ilişkisi kurulması yerine, şirketin sahip olduğu varlıkların yatırımcı hesabına devrolunması ve daha sonra şirkete geri kiralanması yoluyla şirket ve yatırımcı arasında nakit akışı sağlanmaktadır. Yatırımcının elde edeceği dönemsel gelir ödemeleri kiracı sıfatıyla şirketin yapacağı kira ödemelerine, anapara geri ödemesi ise yine şirketin vade sonunda devretmiş olduğu varlığı devir bedeli üzerinden geri alım taahhüdüne bağlıdır. Bu açıdan yatırımcı, şirketin kredi riskine maruz kalmakta ve bu risk ölçüsünde bir getiri beklemektedir.

Bununla birlikte kira sertifikası ihraçlarında ihraççının yükümlülüğü karşısında yatırımcıların vade süresince sahip olacakları bir varlık bulunduğundan, bu varlığın teminat teşkil ettiği ve dolayısıyla şirket kredi riskinin varlığın kalitesi ölçüsünde bertaraf edildiği bir yapı ortaya çıkmaktadır. Bu yapıda devre konu varlıklara yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile yatırımcılar lehine sıkı bir korunma sağlanmaktadır. İlgili kanun maddesinde kira sertifikaları itfa edilinceye kadar varlık kiralama şirketinin portföyünde yer alan varlıklar ve haklar, ihraççının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi halinde dahi teminat amacı dışında tasarruf edilemeyeceği, rehnedilemeyeceği, teminat gösterilemeyeceği, üzere haczedilemeyeceği, iflas masasına dahil edilemeyeceği belirtilmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.