<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"><channel><atom:link href="https://www.capital.com.tr/rss/all" rel="self" type="application/rss+xml"/><title>Capital Online</title><lastBuildDate>2026-07-19T10:42:40+03:00</lastBuildDate><copyright>Copyright (c) 2026 Capital Online</copyright><ttl>5</ttl><image><title>Capital</title><url>https://i.capital.com.tr/capital/assets-web/capital.png</url><link>https://www.capital.com.tr/</link><width>144</width><height>60</height><description>Capital</description></image><description>Capital</description><link>https://www.capital.com.tr/</link><language>tr</language><item><title>Yeni haftada küresel piyasaların gündeminde neler var?</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yeni-haftada-kuresel-piyasalarin-gundeminde-neler-var</link><description><![CDATA[Küresel piyasalarda geçen hafta çip üreticilerinin hisselerinde yaşanan sert değer kayıpları ile Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler öne çıktı. Yeni haftada ise yatırımcıların odağında Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) açıklayacağı faiz kararı yer alacak.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yeni-haftada-kuresel-piyasalarin-gundeminde-neler-var</guid><pubDate>2026-07-18T12:11:17+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka alanındaki devasa yatırımların karşılık bulup bulmayacağına dair endişelerle çip üreticisi şirketlerin hisseleri üzerinde devam eden satış baskısı ve artan jeopolitik riskler küresel piyasalarda geçen hafta risk algısının devam etmesine neden oldu.</p><p>Trilyonlarca dolarlık harcamaların ne zaman kar sağlayacağı hala belirsizliğini korurken, teknoloji hisselerinin aşırı değerlenip değerlenmediği de piyasalarda tartışma konusu olmaya devam ediyor. ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve İran&amp;#39;ın misilleme olarak bölgedeki diğer ülkelere saldırılarına devam etmesi de geçen hafta küresel piyasalarda risk iştahını olumsuz etkiledi.</p><p><strong>ABD&amp;#39;de açıklanan makroekonomik veriler takip edildi</strong></p><p>Piyasaların odağında geçen hafta ABD&amp;#39;de açıklanan makroekonomik veriler de yer aldı.</p><p>ABD Çalışma Bakanlığının açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,4 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,5 artarak beklentilerin altında gerçekleşti.</p><p>Böylece TÜFE, aylık bazda Mayıs 2020&amp;#39;den bu yana ilk kez düşüş kaydetti.</p><p>Ülkede, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,3 azalırken, yıllık bazda yüzde 5,5 artarak beklentilerin altında gerçekleşti. Böylece ÜFE, aylık bazda Ağustos 2025&amp;#39;ten bu yana ilk kez düşüş kaydetti.</p><p>Böylece para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine yönelik fiyatlamalar eylül ayından ekim ayına ötelendi.</p><p>Ancak ABD&amp;#39;de açıklanan enflasyon verilerinin temel fiyat baskılarının hafiflediğine işaret etmesine karşın yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki son artışın enflasyondaki yavaşlama trendini tersine çevirebileceği endişesiyle geçmişe dönük bu verilere temkinli yaklaşıyor.</p><p><strong>Petrol fiyatları yükseldi</strong></p><p>Bölgede gerilimin yeniden tırmanmasıyla petrol fiyatlarının yükselmesi ve Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan gemilerin geçişlerinin sınırlı kalmaya devam etmesi halinde enflasyonist endişelerin tekrar artabileceği tahmin ediliyor.</p><p>ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi&amp;#39;nde yaptığı sunumda yüksek seyreden enflasyona tolerans göstermeyeceklerini ve fiyat istikrarını yeniden tesis etme konusunda kararlı olduklarını vurguladı.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimlerin yeniden tırmanmasıyla Brent petrol, haftayı yüzde 14,2 artışla 86,8 dolardan tamamlayarak 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişini gerçekleştirdi.</p><p>Fed&amp;#39;in faiz artırımlarını öteleyebileceğine yönelik öngörülerle haftayı ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,55, dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 100,8 seviyesinden tamamladı.</p><p><strong>Altının onsu 4 bin 18 dolara indi</strong></p><p>Altının onsu ise geçen hafta yüzde 2,2 düşüşle 4 bin 18 dolara indi.</p><p>ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması ve devam eden enflasyonist endişelerin Fed`in kısıtlayıcı bir politika izleyeceği öngörülerini güçlendirmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor.</p><p>Analistler, Orta Doğu&amp;#39;da gerilim devam ettiği sürece likidite ihtiyacının süreceğini ve dolara olan talebin artacağını belirterek, altın fiyatlarındaki düşüş eğiliminin devam edebileceğini söyledi.</p><p>Yüksek petrol fiyatları, ekonomilerde enflasyonun hedef seviyelerin üzerinde kalma olasılığını artırarak Fed&amp;#39;in politikalarına dair belirsizliği artırıyor. Bu durum, faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasına, doların desteklemesine ve altın gibi varlıkların cazibesinin azaltmasına yol açıyor.</p><p><strong>New York borsası negatif seyretti</strong></p><p>New York borsasında geçen hafta ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim ve teknoloji hisselerindeki satış baskısını artmasıyla negatif bir seyir izlendi.</p><p>Şirketlerin açıkladığı bilançolar takip edilirken, büyük bankaların bilançosu beklentilerden iyi gelmesine karşın çip üreten şirketlerde görülen satış baskısı New York borsasındaki düşüşlerde etkili oldu.</p><p>Bu gelişmelerle haftayı Dow Jones endeksi yüzde 0,9, S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 1,6 ve Nasdaq endeksi yüzde 2,9 azalışla tamamladı.</p><p>Gelecek hafta pazartesi öncü göstergeler endeksi, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) takip edilecek.</p><p><strong>Avrupa&amp;#39;da ECB&amp;#39;nin faiz kararı takip edilecek</strong></p><p>Avrupa borsaları, Orta Doğu&amp;#39;da çatışmaların devam etmesinden kaynaklı negatif etkilerle ve bölgede şirketlerin açıkladığı bilançolardan gelen karışık sinyallerle karışık bir seyir izlendi.</p><p>Kamu hizmetleri ve telekom sektöründeki şirketlerin bilançolarının beklentilerin altında kalması ve yapay zeka şirketlerine ilişkin değerlemelerin çok yükseldiğine dair endişeler Avrupa piyasalarında satış baskısının artmasına neden oldu.</p><p>Bölgedeki siyasi gelişmeler de yatırımcıların odağında bulunuyor. İngiltere&amp;#39;de Andy Burnham pazartesi günü başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. Analistler, İngiltere&amp;#39;de kritik konunun ülkede hazine ve maliye bakanlığına kimin geleceği olduğunu belirtti.</p><p>Diğer taraftan ülkede başbakanın vergileri artırıp artırmayacağı da merak ediliyor.</p><p>Burnham&amp;#39;ın arazi vergilerini artırabileceğine dair öngörüler öne çıkıyor. Analistler, arazi vergisinin artırılmasının İngiltere&amp;#39;de konut fiyatlarında sert düşüşü beraberinde getirebileceğini söyledi.</p><p>Öte yandan İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), mayıs ayına ilişkin büyüme rakamlarını açıkladı.</p><p>Buna göre, martta yüzde 0,3 büyüyen ve nisanda yüzde 0,1 daralan İngiltere ekonomisi, mayısta yüzde 0,1 büyüdü.</p><p>Diğer taraftan Avro Bölgesi mayısta 7,8 milyar avro ticaret açığı verdi.</p><p>Bölgede mayısta yüzde 3,2 olan yıllık enflasyon haziranda yüzde 2,8&amp;#39;e yavaşladı.</p><p>Gelecek hafta ECB&amp;#39;nin faiz kararı piyasaların odağında bulunuyor. ABD-İran ateşkesinin bozulmasına karşın enerji fiyatları Bankanın temel senaryosuyla genel olarak tutarlı seyrediyor. Bu sebepten dolayı ECB&amp;#39;nin gelecek haftaki toplantısında faizleri sabit bırakması bekleniyor.</p><p>Bu gelişmelerle İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 1 değer kazanırken, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,4 ve Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,9 değer kaybetti. Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi ise yatay seyretti.</p><p>Gelecek hafta pazartesi, Almanya&amp;#39;da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), salı İngiltere&amp;#39;de işsizlik oranı, çarşamba İngiltere&amp;#39;de enflasyon, perşembe ECB&amp;#39;nin faiz kararı, cuma Avro Bölgesi&amp;#39;nde, Almanya&amp;#39;da ve İngiltere&amp;#39;de imalat sanayi PMI takip edilecek.</p><p><strong>Asya borsaları Hong Kong hariç geriledi</strong></p><p>Bu hafta yatırımcılar, büyük bankaların açıkladığı güçlü bilançoların ardından yarı iletken sektöründen bankacılık gibi diğer sektörlere yöneldi.</p><p>Bu durum, çip sektörüne daha fazla bağımlı olan Asya piyasalarını satış baskısına karşı savunmasız bırakırken, bölge borsalarında satış ağırlıklı bir seyir öne çıktı.</p><p>Öte yandan Güney Kore Merkez Bankası&amp;#39;nın perşembe günkü faiz kararı toplantısında artan enflasyonist baskılardan dolayı politika faizini artırması bekleniyor. Ülkede haziran ayına ilişkin enflasyon yüzde 3,2 ile son 2,5 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Ülkede enflasyon 4 aydır Güney Kore Merkez Bankası&amp;#39;nın yüzde 2&amp;#39;lik enflasyon hedefinin üzerinde seyrediyor.</p><p>Çin ekonomisi ise zayıf iç talep ve Orta Doğu kaynaklı risklerin etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,3 büyüdü. Bu veri piyasa beklentilerinin altında kaldı.</p><p>İlk çeyrekte yüzde 5 büyüyen ülke ekonomisinde kaydedilen bu oran, son 3,5 yılın en düşük büyümesi olarak öne çıktı. Güçlü sanayi üretimi ve ihracat performansı ise tüketim ve yatırımlardaki zayıflığın etkisini sınırlamakta yetersiz kaldı.</p><p>Ülkede, haziranda perakende satışlar yıllık bazda yüzde 1 artarak, sanayi üretimi yüzde 5,3 yükselerek beklentilerden iyi geldi.</p><p>Analistler, ekonomik aktiviteyi desteklemek amacıyla politika düzenlemelerinin gündeme gelebileceğini ancak geniş kapsamlı bir teşvik paketinin olası görünmediğini ifade ederek, yatırımcıların odağının ay sonunda yapılması beklenen Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi toplantısına çevrildiğini bildirdi.</p><p>Bölgede teknoloji hisselerinde sert düşüşler görülürken, haftalık bazda SK Hynix&amp;#39;in hisseleri yüzde 15,7, Samsung Electronics&amp;#39;in hisseleri yüzde 8,3 geriledi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 8,9, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 6,4 Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 5,8 değer kaybederken, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 değer kazandı.</p><p>Gelecek hafta çarşamba Japonya&amp;#39;da dış ticaret dengesi takip edilecek.</p><p><strong>Yurt içinde &amp;nbsp;TCMB&amp;#39;nin faiz kararı takip edilecek</strong></p><p>Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, haftalık bazda yüzde 2,4 azalarak 13.981,05 puana geriledi.</p><p>Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 47,1580&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Gelecek hafta pazartesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasa katılımcıları anketi, çarşamba reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranı, perşembe TCMB&amp;#39;nin faiz kararı, cuma uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody&amp;#39;s&amp;#39;in beklenen Türkiye değerlendirmesi takip edilecek.</p><p>Öte yandan Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye&amp;#39;nin kredi notunu &amp;quot;BB-&amp;quot; olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü &amp;quot;durağan&amp;quot; olarak korudu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/28afe1d1-79bc-49f7-a8ec-038271416fd0-piyasa2_1280x753.png" type="image/jpeg"/></item><item><title>Tosyalı, GES yatırımının ilk fazı için 187 milyon Euro finansman sağladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/tosyali-ges-yatiriminin-ilk-fazi-icin-187-milyon-euro-finansman-sagladi</link><description><![CDATA[Tosyalı, toplam 1,2 GW kapasiteli güneş enerjisi santrali (GES) yatırımının ilk fazını oluşturan Osmaniye ve Niğde projeleri için Banco Bilbao Vizcaya Argentaria (BBVA) ile 187 milyon Euro tutarında İhracat Finansmanı Alıcı Kredisi Anlaşması imzaladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/tosyali-ges-yatiriminin-ilk-fazi-icin-187-milyon-euro-finansman-sagladi</guid><pubDate>2026-07-15T11:18:02+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Finansman, İspanya İhracat Kredi Kuruluşu Cesce&amp;#39;nin teminatı kapsamında sağlandı.Şirket, söz konusu finansmanı dekarbonizasyon hedefleri ve enerji dönüşümü yatırımlarında kullanacak.</p><p><strong>Nilüfer Gözütok / ngozutok@capital.com.tr</strong></p><p>187 milyon Euro tutarındaki kaynak, toplam 261 MW kurulu güce sahip Osmaniye ve Niğde güneş enerjisi santrallerinin finansmanında kullanılacak. Süreç, GE Vernova&amp;#39;nın Finansal Hizmetler biriminin koordinasyonunda yürütüldü.</p><p>İşlem, GE Vernova&amp;#39;nın Türkiye&amp;#39;de Cesce desteğiyle finanse edilen ilk yenilenebilir enerji projesi olma özelliğini taşıyor. Şirket bugüne kadar Türkiye&amp;#39;de güneş enerjisi projelerine yaklaşık 850 milyon dolar tutarında finansman sağlanmasına katkıda bulundu. GE Vernova&amp;#39;nın teknolojileri ise Türkiye&amp;#39;de yaklaşık 3,5 GW güneş enerjisi kapasitesinde kullanılıyor. Projede EPC yüklenicisi olarak Inogen, teknoloji tedarikçisi olarak ise GE Vernova görev alıyor.</p><p>Tosyalı&amp;#39;nın yeni yatırımı, daha önce devreye aldığı 235 MW kurulu güce sahip çatı tipi güneş enerjisi santralinin devamı niteliğinde. Yeni yatırımlar tamamlandığında şirketin toplam kurulu güneş enerjisi kapasitesi yaklaşık 1,4 GW&amp;#39;a ulaşacak.</p><p>Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, enerji dönüşümünün sanayide rekabet açısından giderek daha önemli hale geldiğini belirterek, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla şirketin kendi enerji ihtiyacını daha yüksek oranda yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedeflediğini söyledi.</p><p>Tosyalı, uluslararası finansman kaynaklarının bu ölçekteki yatırımların hayata geçirilmesinde önemli rol oynadığını belirten Tosyalı, BBVA ile imzalanan anlaşmanın şirketin enerji dönüşümü yatırımlarını destekleyeceğini ifade etti.</p><p>Inogen Group Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Ali Murat Soydan ise sanayide yeşil dönüşüm yatırımlarında finansmanın yanı sıra doğru mühendislik ve proje planlamasının da belirleyici olduğunu söyledi. Soydan, şirketin GE Vernova ile yürüttüğü iş birliği kapsamında projede mühendislik ve uygulama süreçlerinde görev aldığını belirtti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c826a8f9-056e-44b7-b870-1455419e5fe9-er.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye'nin ihracat haritası belli oldu: 50 il yükselişe geçti</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyenin-ihracat-haritasi-belli-oldu-50-il-yukselise-gecti-11-41-30</link><description><![CDATA[Türkiye'nin ihracatında yılın ilk yarısına ilişkin tablo belli oldu. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ocak-haziran döneminde 21 ilin ihracatı 1 milyar dolar sınırını aşarken, 50 il geçen yılın aynı dönemine göre ihracatını artırdı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyenin-ihracat-haritasi-belli-oldu-50-il-yukselise-gecti-11-41-30</guid><pubDate>2026-07-14T11:41:30+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık, haziran ayı ve yılın ilk 6 ayına ilişkin faaliyet illerine göre ihracat verilerini açıkladı.</p><p><strong>En fazla ihracat yapan iller hangileri?</strong></p><p>Buna göre, İstanbul geçen ay 4 milyar 817 milyon dolarla en fazla ihracat yapan il oldu. Kentin ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,6 arttı.</p><p>İstanbul&amp;#39;u, 3 milyar 916 milyon dolarla ve yüzde 23,8 artışla Kocaeli izlerken, 2 milyar 184 milyon dolar ve yüzde 20,6 yükselişle İzmir takip etti.</p><p>Kıymetli veya yarı kıymetli taşlar faslı, 693 milyon 755 bin dolarla İstanbul&amp;#39;un ihracatında ilk sırada yer aldı. Bu faslı, 449 milyon 67 bin dolarla kazanlar makineler, 444 milyon 744 bin dolarla örme giyim eşyası ve aksesuarları izledi.</p><p>Kocaeli&amp;#39;de motorlu kara taşıtları, 1 milyar 361 milyon 261 bin dolarla en fazla dış satım yapılan sektör oldu. Bu faslı, 500 milyon 637 bin dolarla mineral yakıtlar ve yağlar, 333 milyon 144 bin dolarla elektrikli makine ve cihazlar takip etti.</p><p>İzmir&amp;#39;in ihracatında, mineral yakıtlar ve yağlar 484 milyon 374 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Söz konusu faslın ardından, 221 milyon 508 bin dolarla demir ve çelik, 185 milyon 287 bin dolarla kazanlar, makineler geldi.</p><p><strong>En fazla ihracat yapılan ülkeler de belli oldu</strong></p><p>İstanbul&amp;#39;un ihracatında, 326 milyon 701 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi, 317 milyon 800 bin dolarla Almanya ve 287 milyon 768 bin dolarla Suudi Arabistan izledi.</p><p>Kocaeli, en fazla ihracatı 351 milyon 834 bin dolarla İngiltere&amp;#39;ye yaptı. Bu ülkenin ardından, 326 milyon 874 bin dolarla Almanya ve 252 milyon 73 bin dolarla Slovenya geldi.</p><p>İzmir&amp;#39;in en fazla ihracat yaptığı ülke, 222 milyon 117 bin dolarla İspanya oldu. Bu ülkeyi, 191 milyon 455 bin dolarla Almanya, 157 milyon 600 bin dolarla İtalya takip etti.</p><p><strong>Hangi iller ihracat tutarını artırdı?</strong></p><p>Haziranda yıllık bazda ihracatını en fazla artıran iller sıralamasında, İstanbul 1 milyar 42 milyon dolarlık artışla ilk sırada yer aldı. Bu ili, 753 milyon dolarla Kocaeli, 374 milyon dolarla İzmir izledi.</p><p>Böylece, ocak-haziran döneminde 21 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı, 50 il de ihracatını artırdı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/890b888b-505d-4a62-8443-451f02594313-ihracat_1280x753.png" type="image/jpeg"/></item><item><title>Nurol GYO ve Prokar iş birliğiyle: Urla 77</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/nurol-gyo-ve-prokar-is-birligiyle-urla-77</link><description><![CDATA[Kendi Ritmini Arayanlara Urla'da Yeni Bir Yaşam Hikâyesi]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/nurol-gyo-ve-prokar-is-birligiyle-urla-77</guid><pubDate>2026-07-13T04:51:32+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Nurol GYO ve Prokar iş birliğiyle hayata geçirilen Urla 77, değişen yaşam beklentilerinden ilham alarak doğayla daha güçlü bağ kurmak isteyenler için tasarlandı. 77.000 metrekarelik arazi üzerinde yalnızca 77 müstakil, bahçeli villadan oluşan proje; tek katlı yaşam anlayışı, düşük yoğunluklu yerleşimi, sürdürülebilir çözümleri ve Urla&amp;#39;nın doğal ritmiyle kurduğu güçlü bağla öne çıkıyor.</p><p>Şehir yaşamından tamamen kopmadan daha sakin, dengeli ve dört mevsim yaşanabilir bir hayat sunan Urla 77; bölgenin doğal taş dokusundan ilham alan, tek katlı mimarisiyle mahremiyet, konfor ve doğayla uyumu bir araya getiriyor.</p><p>Urla merkeze yakın konumu; İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Çeşme ve Alaçatı&amp;#39;ya kolay ulaşım avantajı sunarken, eğitim, sağlık, gastronomi ve sosyal yaşam olanaklarına erişimiyle şehir yaşamının konforunu koruyor.</p><p>Şömine, yerden ısıtma, VRF sistemi ve elektrikli araç şarj ünitesiyle donatılan villalarda, 4 ve 5 odalı tiplerde özel havuz ve bağımsız ikinci yaşam alanları misafir evi, çalışma alanı veya hobi atölyesi olarak kullanılabiliyor.</p><p>Ortak alanlardaki güneş enerjisi sistemleri, yağmur suyu depolama altyapısı, elektrikli araç şarj üniteleri ve su tüketimini azaltan peyzaj uygulamalarıyla Urla 77, sürdürülebilir ve doğayla uyumlu bir yaşam anlayışı sunuyor.</p><p>*<em>Bu bir reklamdır.</em></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/2265d1a4-9338-4009-ac0d-36517d0dbf4a-Capital%20%201280x753.png" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye'den iki gazeteci LinkedIn'in küresel iş ve finans listesinde ilk 100'de</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyeden-iki-gazeteci-linkedinin-kuresel-is-ve-finans-listesinde-ilk-100de</link><description><![CDATA[İş ve finans dünyasında içerik üreten gazetecilerin LinkedIn'deki etkisini analiz eden Favikon'un hazırladığı "Top 200 Business &amp; Finance Reporters on LinkedIn Worldwide" listesinde Türkiye'den iki gazeteci ilk 100'de yer aldı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyeden-iki-gazeteci-linkedinin-kuresel-is-ve-finans-listesinde-ilk-100de</guid><pubDate>2026-07-13T03:45:24+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Capital Haber Müdürü ve StartUp Yayın Yönetmeni Nilüfer Gözütok Ünal, dünya sıralamasında 92&amp;#39;nci, Ekonomist Dergisi Editörü Özlem Bay Yılmaz ise 95&amp;#39;inci sırada yer aldı.</p><p>LinkedIn&amp;#39;de ekonomi, finans, şirketler, girişimcilik, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında üretilen içeriklerin etkisini değerlendiren liste; gazetecilerin içerik üretim sürekliliği, etkileşim performansı, takipçi kitlesiyle kurduğu bağ ve profesyonel erişimini dikkate alarak hazırlanıyor.</p><p>İki Türk gazetecinin dünyanın en etkili iş ve finans gazetecilerinin yer aldığı listede ilk 100 içerisinde bulunması, Türk ekonomi gazeteciliğinin uluslararası dijital platformlardaki görünürlüğü açısından da dikkat çekici bir başarı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f1b8fe43-3762-466d-b1d3-487b130499ba-L%C4%B0NK2.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Cari dengede mayıs tablosu belli oldu: 1,5 milyar dolara yakın açık</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/cari-dengede-mayis-tablosu-belli-oldu-15-milyar-dolara-yakin-acik</link><description><![CDATA[Türkiye'nin cari işlemler hesabı mayısta 1 milyar 459 milyon dolar açık verirken, altın ve enerji kalemlerinin hariç tutulduğu cari denge 3 milyar 626 milyon dolar fazla kaydetti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/cari-dengede-mayis-tablosu-belli-oldu-15-milyar-dolara-yakin-acik</guid><pubDate>2026-07-13T02:54:23+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca (TCMB) açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, mayıs ayında cari işlemler hesabı 1 milyar 459 milyon doları açık, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 3 milyar 626 milyon dolar fazla verdi.</p><p>Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4 milyar 340 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p><strong>Yıllıklandırılmış verilere göre, mayıs ayında cari açık yaklaşık 37,3 milyar dolar oldu</strong></p><p>Yıllıklandırılmış verilere göre, mayıs ayında cari açık yaklaşık 37,3 milyar dolar olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 74,4 milyar dolar açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 62,5 milyar dolar fazla, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 24,1 milyar dolar ve 1,3 milyar dolar açık kaydetti.</p><p>Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler mayıs ayında 5 milyar 207 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 2 milyar 243 milyon dolar ve 3 milyar 815 milyon dolar oldu.</p><p><strong>Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye&amp;#39;ye yaptığı doğrudan yatırımlar 296 milyon dolar arttı</strong></p><p>Mayısta yurt dışı yerleşiklerin Türkiye&amp;#39;ye yaptığı doğrudan yatırımlar 296 milyon dolar artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları da 751 milyon dolar yükseldi.<br><br>TCMB tarafından açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına mayıs itibarıyla net doğrudan yatırımlar 1,8 milyar dolar, net portföy yatırımları 5,3 milyar dolar, krediler 46,7 milyar dolar ve ticari krediler 200 milyon dolar katkı sağlarken, net efektif ve mevduatlar 18,8 milyar dolar negatif yönlü etki yaptı.</p><p><strong>Döviz cinsinden net rezerv azalışı 32,3 milyar dolar<br></strong><br>Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 32,3 milyar dolar oldu.<br><br>Mayısta doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 455 milyon dolar olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye&amp;#39;ye yaptığı doğrudan yatırımlar 296 milyon dolar artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları da 751 milyon dolar yükseldi.<br><br>Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 143 milyon dolar gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye&amp;#39;de 184 milyon dolar net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü.<br><br>Portföy yatırımları mayısta 3 milyar 69 milyon dolar tutarında net çıkış kaydetti.<br><br>Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi ve yatırım fonu piyasasında 2 milyar 786 milyon dolar ve DİBS piyasasında 287 milyon dolar net satış yaptığı görüldü.</p><p><strong>Resmi rezervlerde bu ay 3,3 milyar dolarlık net azalış oldu<br></strong><br>Yurt dışında gerçekleştirilen tahvil ihraçlarında, yurt dışı yerleşiklerin bankalar ve diğer sektörler ihraçlarında sırasıyla 562 milyon dolar ve 860 milyon dolar net alış, Genel Hükümet ihraçlarında ise 169 milyon dolar net satış yaptığı görüldü.<br><br>Yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 2 milyar 653 milyon dolar ve 755 milyon dolar net kullanım gerçekleştirirken, Genel Hükümet 180 milyon dolar net geri ödeme yaptı.<br><br>Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası ve yabancı para cinsinden sırasıyla 1 milyar 775 milyon dolar ve 1 milyar 754 milyon dolar olmak üzere toplam 3 milyar 529 milyon dolar net artış kaydetti.<br><br>Resmi rezervlerde bu ay 3,3 milyar dolarlık net azalış oldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/45f4e83f-7479-4206-9171-b937820ab886-hesap.png" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD'nin İran saldırıları piyasaların odağında: Küresel borsalarda satış baskısı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdnin-iran-saldirilari-piyasalarin-odaginda-kuresel-borsalarda-satis-baskisi</link><description><![CDATA[ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin risklerin sürmesi, küresel piyasalarda jeopolitik endişeleri artırdı. Artan gerilimin etkisiyle piyasalar yeni haftaya satış baskısı altında başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdnin-iran-saldirilari-piyasalarin-odaginda-kuresel-borsalarda-satis-baskisi</guid><pubDate>2026-07-13T09:58:59+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Jeopolitik risklerden kaynaklı fiyatlamalar yeni haftada da piyasalar üzerindeki etkisini sürdürüyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan geçen ticari bir gemiye ateş açan İran&amp;#39;a karşı bu hafta üçüncü saldırı turunu başlattığını bildirdi.</p><p><strong>Tahvil piyasasında satış baskısı artıyor</strong></p><p>CENTCOM daha sonra İran&amp;#39;ın Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki ticari gemilere yönelik &amp;quot;saldırma kapasitesini zayıflatmak&amp;quot; amacıyla yeni saldırılar başlattığını duyurdu. ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a saldırılarını yoğunlaştırmasından dolayı yeni haftada Orta Doğu&amp;#39;da artan jeopolitik gerilimler küresel piyasalarda risk algısının yüksek seyretmesine neden oluyor.</p><p>İran, ABD&amp;#39;nin askeri saldırılarına misilleme olarak Körfez ülkelerine saldırılarını artırdı. Söz konusu gelişmelerle petrol fiyatlarında yükselişler görüldü. Tahvil piyasasında satış baskısı artarken borsalarda da düşüş eğilimi öne çıktı.</p><p><strong>Bu hafta piyasaların odağında neler olacak?</strong></p><p>Hafta boyunca Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki son durum, çatışmaların seyri ve petrol fiyatları piyasaların odağında olacak.</p><p>Bu gelişmelerle, para piyasalarındaki fiyatlamalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) eylül ayında faiz artırımına gitmesine kesin gözüyle bakılıyor. Öte yandan, Fed Kongre için hazırladığı Para Politikası Raporu&amp;#39;nda, &amp;quot;Genel hatlarıyla, kısmen Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmalardan kaynaklanan yüksek belirsizliğe rağmen ekonomik faaliyet sağlam bir hızda genişlemektedir.&amp;quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>Fed, raporda gümrük vergisi artışları, Orta Doğu&amp;#39;da çatışmalarla fırlayan enerji maliyetleri ve yapay zeka odaklı talep artışının enflasyondaki yükselişte öne çıktığına işaret etti.</p><p><strong>Yatırımcılar bilanço sezonuna odaklandı</strong></p><p>Bu hafta Fed Başkanı Kevin Warsh&amp;#39;un Temsilciler Meclisi ve Senato&amp;#39;da yapacağı sunum, ABD&amp;#39;de açıklanacak enflasyon verisi piyasaların odağında bulunuyor.</p><p>Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra yatırımcılar bilanço sezonuna da odaklanırken, şirketlerin güçlü bilançolar açıklaması durumunda bunun piyasalardaki risk iştahını artırması bekleniyor. İran`ın Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın kapanmasını duyurması ve Boğaz&amp;#39;dan geçen gemilere müdahalede bulunmasının ardından Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,1 artışla 79,1 dolarda seyrediyor.</p><p>Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon korkularını körüklemesiyle merkez bankalarına yönelik şahin duruş beklentilerinin pekişmesi tahvil faizlerini ve dolara endeksini yükseltirken, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.</p><p>Bu gelişmelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,59&amp;#39;a yükseldi. Dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 101,1 seviyesine çıkarken, altının onsu yüzde 1,3 azalışla 4 bin 55 dolardan işlem görüyor.</p><p><strong>New York borsası cuma günü pozitif bir seyir izledi</strong></p><p>Nasdaq borsasında işlem görmeye başlayan SK Hynix&amp;#39;in hisseleri 170 dolardan açılış yaptı. Şirketin hisseleri, Wall Street&amp;#39;teki ilk gününde, 149 dolarlık listelenme fiyatına göre yaklaşık yüzde 13 değer kazandı.</p><p>Hisseleri yüzde 4 yükselen Nvidia ile yüzde 6 artan Meta da piyasalardaki olumlu seyre katkı yaptı.</p><p>Bu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,29, S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,42 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,29 değer kazandı. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.</p><p><strong>Avrupa borsaları, Almanya hariç yükseldi</strong></p><p>Avrupa borsalarında ABD ile İran&amp;#39;ın teknik görüşmelere başladığına dair haber akışıyla cuma günü iyimserlik öne çıktı.</p><p>ABD&amp;#39;li özel sermaye şirketi Apollo&amp;#39;nun İngiltere&amp;#39;nin düşük maliyetli hava yolu şirketi easyJet&amp;#39;i satın almak için 5,7 milyar sterlin teklif vermesinin ardından easyJet&amp;#39;in hisseleri yüzde 14,3 yükseldi.</p><p>Öte yandan 23 Temmuz&amp;#39;da Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı toplantısında faiz artırımına gitmesi beklenmiyor ancak eylül toplantısı için Bankanın faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler öne çıkıyor.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Almanya&amp;#39;da yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki artış hızının yavaşlamasının etkisiyle haziranda yüzde 2,3&amp;#39;e geriledi.</p><p>Bu gelişmelerle, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,24, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,15 ve İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,44 değer kazanırken, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi ise yüzde 0,2 değer kaybetti. Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>Asya borsaları Güney Kore öncülüğünde sert düştü</strong></p><p>Asya piyasalarında artan jeopolitik riskler ve teknoloji şirketlerinde tekrar sert düşüşlerin görülmesiyle yeni haftada satış ağırlıklı bir seyir öne çıkıyor.</p><p>Güney Kore borsasında işlem gören SK Hynix&amp;#39;in hisseleri yüzde 13,4, Samsung Electronics&amp;#39;in hisseleri yüzde 9,2 geriledi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,1, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 8, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,5 ve Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 geriledi.</p><p><strong>Yurt içinde gözler ödemeler dengesi verisinde</strong></p><p>Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,53 değer kazancıyla 14.321,19 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise cuma günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 yükseldi.</p><p>Dolar/TL cuma gününü yüzde 0,1 artışla 46,9720&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 47,0000&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi ve perakende satışlar, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de federal bütçe dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.400 ve 14.500 puanın direnç, 14.200 ve 14.100 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p><p>AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi&amp;#39;ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının mayısta 1 milyar 127,5 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Ekonomistler, cari işlemler hesabının bu yıl ise 52 milyar 255 milyon dolar açık vereceğini öngördü.</p><p>Diğer taraftan Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings&amp;#39;in beklenen Türkiye değerlendirmesi de bu hafta yurt içi piyasaların odağında yer alacak.</p><p><strong>Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:</strong></p><p>10.00 Türkiye, mayıs ayı perakende satışlar</p><p>10.00 Türkiye, mayıs ayı ödemeler dengesi</p><p>21.00 ABD, haziran ayı federal bütçe dengesi</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/be6fc3c1-b3cc-4779-9f66-a3db0ca9a2c7-capital.png" type="image/jpeg"/></item><item><title>"Kurduğumuz her altyapıyı, milli geleceğimize atılmış stratejik imza olarak görüyoruz"</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kurdugumuz-her-altyapiyi-milli-gelecegimize-atilmis-stratejik-imza-olarak-goruyoruz</link><description><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, "Ülkemize kurduğumuz her altyapıyı, milli geleceğimize atılmış stratejik imza olarak görüyoruz." dedi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kurdugumuz-her-altyapiyi-milli-gelecegimize-atilmis-stratejik-imza-olarak-goruyoruz</guid><pubDate>2026-07-10T03:48:05+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Koç, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin (ITU) Cenevre&amp;#39;de düzenlediği ve teknoloji, mobil iletişim ve yapay zeka dünyasının küresel temsilcilerini ağırlayan İyilik İçin Yapay Zeka Zirvesi&amp;#39;ne katıldı.</p><p>İki ayrı oturumda yaptığı konuşmalarda sektörel dönüşüme ilişkin mesajlar veren Koç, Turkcell&amp;#39;in yapay zeka odaklı altyapı yatırımları hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Koç, yapay zeka yarışının artık yalnızca model yarışı olmadığını söyleyerek &amp;quot;Yapay zeka artık bir model meselesi değil, bir altyapı meselesidir. Kim altyapıya hükmederse geleceğe de o hükmeder. Güçlü bir dijital geleceğin anahtarı yapay zekadaysa, yapay zekanın geleceği de sağlam ve bağımsız bir altyapıdadır.&amp;quot; dedi.</p><p>Turkcell&amp;#39;in, yapay zekanın temel katmanlarına yönelik yatırımlarını da değinen Koç, şirketin Türkiye&amp;#39;nin dijital geleceğini taşıyacak bölgesel bir teknoloji sağlayıcısı olma hedefini vurguladı.</p><p>Koç, &amp;quot;Yapay zeka çağında belirleyici faktör artık yalnızca modellerin büyüklüğü ya da işlem kapasitesi değil. Zekayı veri merkezlerinden çıkarıp gerçek dünyaya taşıyacak, yapay zeka temelli bir altyapı kurabilmek giderek daha kritik hale geliyor. Bu altyapı; enerji, çip ve işlem gücü, veri merkezi ile bulut, modeller ve uygulamalardan oluşan 5 temel katman üzerinde yükseliyor. Şebeke ise bütün bu katmanları bir araya getiren ana platform konumunda. Yapay zeka, şebeke planlamasından enerji verimliliğine kadar ağları daha öngörülü ve dayanıklı hale getiriyor. Yeni nesil şebekeler de yapay zekayı veri merkezlerinden çıkarıp insanlara, cihazlara, şehirlere ve endüstrilere ulaştıran temel altyapıyı sağlıyor.&amp;quot; diye konuştu.</p><p><strong>- &amp;quot;Hedefimiz, dijital altyapıda operasyonel milli bağımsızlık&amp;quot;</strong></p><p>Turkcell&amp;#39;in bu alandaki yatırımlarına da değinen Koç, enerjisini kendi üreten, verisini kendi topraklarında işleyen ve bulutunu kendi kuran ülkelerin yarının belirleyicisi olacağını ve bunun, küresel güç mücadelesinin en kritik cephelerinden biri olduğunu vurguladı.</p><p>Koç, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Turkcell&amp;#39;in neden enerji yatırımları yaptığının, neden veri merkezleri kurduğunun, neden bulut teknolojilerinde vites yükselttiğinin cevabı tam da bu vizyonumuzla ilişkili. Enerji, veri, bulut, model ve uygulamalara yönelik çalışmalarımızın hepsi bütünsel bir stratejinin parçaları. Turkcell olarak hedefimiz, dijital altyapıda operasyonel bağımsızlık. Doğu&amp;#39;ya ya da Batı&amp;#39;ya bağımlı olmadan, ulusal regülasyonlarımızdan taviz vermeden, açık, dengeli ve çok kaynaklı bir teknoloji yaklaşımıyla ilerliyoruz. Bu, şirketimizin de ötesinde bizim milli sorumluluğumuz. Ülkemize kurduğumuz her altyapıyı, milli geleceğimize atılmış stratejik imza olarak görüyoruz.&amp;quot;</p><p><strong>- Yapay zekanın 5 temel katmanı</strong></p><p>Turkcell tarafından yapılan yazılı açıklamada, yapay zekanın 5 temel katmanında kurumun neler yaptığına ilişkin bilgiler şu şekilde paylaşıldı:</p><p>&amp;quot;1. Enerji: Turkcell, &amp;#39;daha fazla bit, daha az watt&amp;#39; yaklaşımıyla rüzgar ve güneş enerjisi santrallerindeki toplam aktif kurulu gücünü 99,1 MW&amp;#39;a yükseltti. GSMA Mobile Net Zero inisiyatifine katılan dünyadaki ilk 8 operatör arasında yer alan Turkcell, 2050&amp;#39;de net sıfır şirket olmayı hedefliyor. Elektrik tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılayan şirket, sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla da sektöre liderlik ediyor. Dünyanın önde gelen çevresel raporlama platformu Karbon Saydamlık Projesi&amp;#39;nin (CDP) İklim Değişikliği ve Tedarikçi Katılımı derecelendirmelerinde en yüksek not olan &amp;#39;A&amp;#39; seviyesine sahip olan şirket, TIME ve Statista&amp;#39;nın hazırladığı World&amp;#39;s Best Companies in Sustainable Growth 2026 sıralamasında kendi sektöründe birinci oldu.</p><p>2. Çip ve İşlem Gücü: Turkcell, doğrudan çip üretimi yerine; yüksek işlem kapasitesine erişimi güçlendirecek teknoloji ortaklıklarına ve çok kaynaklı tedarik yaklaşımına odaklanıyor. Sistemi tek bir teknolojiye, ekosisteme ya da tedarik modeline bağımlı kalmadan; açık, dengeli ve çok kaynaklı bir yaklaşımla kuruyor. Böylece yapay zeka çağında ihtiyaç duyulan işlem gücünü güvenli, esnek ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinden sunmayı hedefliyor.</p><p>3. Veri Merkezi ve Bulut: Şirketin veri merkezi işletmeciliğine yönelik yatırımları 2026 ilk çeyrek itibarıyla 598 milyon Avro&amp;#39;ya ulaşırken, 4 binin üzerinde şirkete hizmet veren veri merkezi ve bulut hizmetleri gelirleri 8,5 milyar liraya yükseldi. Google Cloud ile hayata geçirilecek Türkiye`nin ilk hiper ölçekli bulut bölgesi de bu vizyonun en stratejik adımlarından biri olacak. Bu iş birliğiyle ileri seviye bulut ve yapay zek&amp;acirc; yetkinliklerinin Türkiye regülasyonları altında sunulması, veri güvenliği ve veri egemenliği açısından kritik bir eşik oluşturacak.</p><p>4. Modeller: Turkcell, tek bir modele bağımlı kalmak yerine &amp;quot;doğru modeli doğru işe bağlama&amp;quot; yaklaşımını benimsiyor. Türkçe dil yeteneklerine odaklanan yapay zeka mimarileriyle müşterilerin sorularını daha iyi anlayan, bağlamı daha doğru okuyan ve daha kişiselleştirilmiş yanıtlar verebilen çözümler geliştiriyor.</p><p>5. Uygulamalar: Turkcell, yapay zekayı yalnızca teknoloji laboratuvarlarında değil, günlük iş süreçlerinde de kullanıyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde kod üretiminin yüzde 25&amp;#39;ini yapay zeka desteğiyle gerçekleştirirken yeni nesil chatbot, dijital asistan ve müşteri deneyimi çözümleriyle yapay zekayı operasyonlarının içine taşıyor. Turkcell&amp;#39;in dijitalleşen yüzünü ve teknoloji şirketine dönüşümünü temsil eden Teknocan da bu vizyonun görünür örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Şirket, geliştirdiği yapay zeka çözümlerini kamu, finans, savunma ve havacılık gibi stratejik sektörlerin ihtiyaçlarına göre uyarlayarak Türkiye&amp;#39;nin dijital dönüşümünde güvenilir teknoloji iş ortağı olmayı hedefliyor.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/bf2f9019-d504-42ac-b3f1-9fc9ceab6441-cvb.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye'de oyun girişimleri 1.238'e ulaştı, yatırımcı ilgisi sürüyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyede-oyun-girisimleri-1238e-ulasti-yatirimci-ilgisi-suruyor</link><description><![CDATA[Startups.watch'un "Gaming Snapshot for Türkiye" araştırmasına göre Türkiye oyun ekosisteminde bugüne kadar 1.238 girişim kuruldu. 2026'nın ilk yarısında 111 milyon dolarlık yatırım alan sektör, 520 milyon dolarlık çıkış hacmiyle küresel yatırımcıların ilgisini çekmeye devam etti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyede-oyun-girisimleri-1238e-ulasti-yatirimci-ilgisi-suruyor</guid><pubDate>2026-07-10T03:17:58+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, oyun girişimciliğinde Avrupa&amp;#39;nın dikkat çeken merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Startups.watch tarafından hazırlanan &amp;quot;Gaming Snapshot for Türkiye&amp;quot; araştırması, sektörün yatırım, girişim ve satın alma performansına ilişkin güncel tabloyu ortaya koydu.</p><p><strong>Ebru Fırat Tayman / efirat@capital.com.tr</strong></p><p>Araştırmaya göre bugüne kadar Türkiye&amp;#39;de toplam 1.238 oyun girişimi hayata geçirildi. Bunların 751&amp;#39;i faaliyetini sürdürürken, 466 girişim faaliyetlerini sonlandırdı. Şimdiye kadar satın alınan oyun girişimi sayısı ise 21 oldu.</p><p><strong>İlk altı ayda 111 milyon dolarlık yatırım</strong></p><p>2026&amp;#39;nın ilk yarısında Türkiye merkezli oyun girişimleri 7 yatırım turunda toplam 111 milyon dolar yatırım çekti. Yıl henüz tamamlanmamış olmasına rağmen sektör, yüksek hacimli yatırımlarla dikkat çekti. Son 12 ayın en büyük yatırımını 70 milyon dolarla Grand Games alırken Good Job Games 60 milyon dolarlık yatırımla ikinci sırada yer aldı. TaleMonster ve Cypher Games ise 30&amp;#39;ar milyon dolarlık yatırımlarla öne çıkan diğer şirketler oldu.</p><p><strong>Çıkışlarda güçlü performans</strong></p><p>Rapora göre 2026&amp;#39;nın ilk yarısında gerçekleşen iki çıkış ve ikincil hisse satışının toplam büyüklüğü 520 milyon dolar olarak hesaplandı.</p><p>Türkiye oyun ekosisteminde bugüne kadar gerçekleşen en büyük işlem ise Peak Games&amp;#39;in 1,8 milyar dolarlık satışı olmaya devam ediyor. Dream Games&amp;#39;in yaklaşık 1,3 milyar dolar değerleme üzerinden gerçekleştirilen ikincil hisse satışı da sektör tarihinin en önemli işlemleri arasında gösteriliyor.</p><p>Rollic, Gram Games ve Masomo&amp;#39;nun gerçekleştirdiği yüksek hacimli satışlar da Türkiye&amp;#39;nin küresel oyun sektöründeki konumunu güçlendiren işlemler arasında yer alıyor.</p><p><strong>Üç unicorn, büyüyen ekosistem</strong></p><p>Startups.watch verilerine göre Türkiye&amp;#39;de bugün 13 oyun kuluçka merkezi, 22 hızlandırma programı ve 2 oyun kümelenmesi faaliyet gösteriyor. Değeri 1 milyar doların üzerine çıkan oyun şirketi sayısı ise 3 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Rapor, Türkiye&amp;#39;deki oyun girişimciliğinin yalnızca yeni şirket üretmekle kalmadığını, aynı zamanda küresel ölçekte yatırım çekebilen ve milyar dolarlık değerlemelere ulaşabilen şirketler çıkaran güçlü bir teknoloji ekosistemine dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8c34e5c6-63c4-4de7-8fd8-52adc7fa357d-cv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye girişim ekosistemi ilk yarıda 172 milyon dolar yatırım aldı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turkiye-girisim-ekosistemi-ilk-yarida-172-milyon-dolar-yatirim-aldi</link><description><![CDATA[Startups.watch'un 2026 ilk yarı raporuna göre Türkiye'de girişimler yılın ilk altı ayında 87 yatırım turunda 172 milyon dolar fon topladı. Oyun sektörü yatırım hacminde liderliğini korurken, yapay zekâ en fazla yatırım turunun gerçekleştiği alan oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turkiye-girisim-ekosistemi-ilk-yarida-172-milyon-dolar-yatirim-aldi</guid><pubDate>2026-07-10T03:08:19+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Startups.watch tarafından hazırlanan 2026 İlk Yarı Türkiye Girişim Ekosistemi Raporu, yılın ilk altı ayına ilişkin yatırım eğilimlerini ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye&amp;#39;deki girişimler 2026&amp;#39;nın ilk yarısında 87 yatırım turunda toplam 172 milyon dolar yatırım aldı.</p><p><strong>Ebru Fırat Tayman / efirat@capital.com.tr</strong></p><p>Rapor, yatırım hacminin sınırlı sayıda büyük işlemde yoğunlaştığını gösterdi. İlk altı ayda gerçekleştirilen toplam yatırımın yüzde 75&amp;#39;i yalnızca altı girişim tarafından çekildi. Bu durum, ekosistemde büyük ölçekli yatırım turlarının toplam hacim üzerindeki belirleyici etkisini ortaya koydu.</p><p><strong>Oyun sektörü yatırım tutarında zirvedeki yerini korudu</strong></p><p>Yatırım tutarına göre değerlendirildiğinde oyun sektörü, 2026&amp;#39;nın ilk yarısında da en fazla sermaye çeken alan oldu. Oyun girişimleri, Türkiye&amp;#39;deki toplam yatırım hacminin yüzde 65&amp;#39;ini tek başına oluşturdu.</p><p>Oyun sektörünü yatırım miktarı bakımından yapay zek&amp;acirc; ve fintek girişimleri izledi.</p><p>Buna karşılık yatırım turu sayısında tablo farklılaştı. Yapay zek&amp;acirc;, en fazla yatırım alan sektör değil, en fazla yatırım turunun gerçekleştiği alan olarak öne çıktı. Sağlık teknolojileri ikinci sırada yer alırken, oyun sektörü üçüncü sıraya geriledi.</p><p><strong>Avrupa&amp;#39;da da yatırımın odağı yapay zek&amp;acirc;</strong></p><p>Startups.watch raporunda Avrupa&amp;#39;daki yatırım eğilimlerine de yer verildi. Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa gibi Avrupa&amp;#39;nın önde gelen girişimcilik merkezlerinde yatırım sermayesinin en büyük bölümünün yapay zek&amp;acirc; girişimlerine yöneldiği belirtildi.</p><p><strong>Girişim sermayesi fonlarında büyüme sürüyor</strong></p><p>Rapora göre, Türkiye&amp;#39;de girişim sermayesi fonu ekosistemi büyümeye devam etti. İlk altı ayda 54 yeni Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) kuruldu ve aktif fon sayısı 602&amp;#39;ye ulaştı.</p><p>Aynı dönemde Future of Mobility Fund (Mobilitenin Geleceği Fonu), kurulan tek kurumsal girişim sermayesi (CVC) fonu olarak kayıtlara geçti.</p><p>Rapor, geleneksel fon kuruluşlarında geçici bir yavaşlama yaşanmasına rağmen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından açıklanan yeni sermaye programlarının önümüzdeki dönemde yatırım kapasitesini artırabilecek önemli bir kaynak oluşturacağı değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>Kitle fonlaması zayıf seyrini sürdürdü</strong></p><p>Paya dayalı kitle fonlaması tarafında ise beklenen ivme henüz yakalanamadı. İlk yarıda yalnızca 11 girişim bu yöntemle yatırım alırken, tur başına ortalama yatırım tutarı 250 bin dolar seviyesinde kaldı.</p><p><strong>Satın almalar yatırımcılara likidite sağladı</strong></p><p>Rapora göre, yılın ilk yarısında birleşme ve satın alma işlemleri yatırım ekosistemindeki likiditeyi destekleyen önemli gelişmeler arasında yer aldı.</p><p>Uber&amp;#39;in GetirYemek&amp;#39;i satın alması ile Loom Games işlemi dönemin öne çıkan satın almaları olurken, Segmentify, BMT-BAPS, Bluedot ve Glocalzone gibi girişimlerin gerçekleştirdiği başarılı çıkışlar (exit), yatırımcılara önemli ölçüde likidite sağladı.</p><p>Startups.watch, söz konusu gelişmelerin özellikle bölgesel yatırımcılar açısından olumlu bir çıkış ortamı oluşturduğunu ve önümüzdeki dönemde yeni yatırımları destekleyebilecek bir sermaye döngüsüne katkı sağlayabileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/20e6dae7-1e0e-4ba2-83cd-1a397e89dc1d-xcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Haziran'da yüzde 26,5 büyüyen Güneydoğu 1,1 milyar dolarlık ihracatla rekor kırdı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/haziranda-yuzde-265-buyuyen-guneydogu-11-milyar-dolarlik-ihracatla-rekor-kirdi</link><description><![CDATA[Güneydoğu Anadolu’nun haziran ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,5 artarak 1,1 milyar dolara yükseldi. Gaziantep'in 919,7 milyon dolarlık ihracatı ise bölgenin bugüne kadarki en yüksek haziran ayı performansı olarak kaydedildi]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/haziranda-yuzde-265-buyuyen-guneydogu-11-milyar-dolarlik-ihracatla-rekor-kirdi</guid><pubDate>2026-07-10T01:43:34+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB), Haziran ayına ilişkin ihracat verilerini kamuoyu ile paylaştı. Açıklanan verilere göre Güneydoğu Anadolu Bölgesi&amp;#39;nden Haziran ayında 1,1 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleştirilirken, geçen yılın aynı ayına göre %26,5 oranında artış kaydedildi. Gaziantep&amp;#39;in Haziran ayı ihracatı ise 919,7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nin en yüksek Haziran ayı ihracatı olarak kayda geçti.</p><p>Yılın ilk altı aylık döneminde bölge ihracatı 5,9 milyar dolar, Gaziantep&amp;#39;in ihracatı ise 5,0 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu dönemde bölgeden en fazla ihracat yapılan ülkeler; Irak, ABD, Suriye, İngiltere, Cibuti, İtalya, Almanya, Suudi Arabistan, İran ve Libya olurken; makine halıları, pastacılık ürünleri, plastikler ve mamulleri, kumaşlar, bitkisel yağlar, iplikler, değirmencilik ürünleri, ağaç ve orman ürünleri, sabun ve yıkama müstahzarları ile diğer gıda müstahzarları en fazla ihracatı gerçekleştirilen ürün grupları arasında yer aldı.</p><p><strong>Bölge ihracatında yeni pazar odaklı büyüme</strong></p><p>GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, küresel ticaretin değişen dinamiklerine uyum sağlanmasının önemine dikkat çekerek, ihracatçıların uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların kesintisiz devam ettiğini ifade etti. Akcan, Birlikler tarafından yürütülen faaliyetlerin firmaların yeni iş bağlantıları kurmasına, farklı pazarlara açılmasına ve sektörlerin gelişimine önemli katkılar sunduğunu söyledi.</p><p>Haziran ayında bölgedeki diğer illerin ihracat performansları ise şu şekilde oldu: Kahramanmaraş 107,3 milyon dolar, Mardin 82,0 milyon dolar, Şanlıurfa 34,9 milyon dolar, Malatya 25,1 milyon dolar, Diyarbakır 19,9 milyon dolar, Kilis 11,2 milyon dolar ve Adıyaman 7,8 milyon dolar.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/32917d09-a8d0-484d-a969-7af1499e39b9-zxc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (10 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-10-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,06 değer kazanarak 14.255,24 puan oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-10-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-10T01:25:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 14.105,44 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 3,77 puan ve yüzde 0,03 artışla 14.109,21 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 149,80 puan ve yüzde 1,06 artışla 14.255,24 puana çıktı.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.092,77 puanı, en yüksek 14.341,64 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında sanayi endeksi yüzde 1,51, hizmetler endeksi yüzde 0,99, mali endeks yüzde 0,47 ve teknoloji endeksi yüzde 1,13 değer kazandı.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 84&amp;#39;ü yükselirken, 15&amp;#39;i düştü, 1&amp;#39;i yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri ASELSAN, Sasa Polyester, Türk Hava Yolları, Astor Enerji ile Akbank oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 105 dolar</strong></p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1430, sterlin/dolar paritesi 1,3410 ve dolar/yen paritesi 161,8 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 46,9850 liradan, avro 53,7390 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,5 düşüşle 4 bin 105 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,1 primle 76 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8e44f653-a00a-4016-b13c-71a5ee63fc48-xcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı ilk yarıda 17,1 milyar dolarla rekor kırdı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kimyevi-maddeler-ve-mamulleri-ihracati-ilk-yarida-171-milyar-dolarla-rekor-kirdi</link><description><![CDATA[Kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracatla bugüne kadarki en yüksek ilk yarı ihracatına ulaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kimyevi-maddeler-ve-mamulleri-ihracati-ilk-yarida-171-milyar-dolarla-rekor-kirdi</guid><pubDate>2026-07-10T01:03:05+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinden (İKMİB) yapılan açıklamaya göre, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan haziran ayı ihracat verileriyle sektörün 2026 yılı ilk yarı performansı netleşti.</p><p>Sektör, yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracatla bugüne kadarki en yüksek ilk yarı ihracatına ulaştı.</p><p>2024 yılının ilk 6 ayında 15,78 milyar dolar, 2025 yılının aynı döneminde ise 15,75 milyar dolar ihracat gerçekleştiren kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, bu yılın ilk yarısında güçlü bir toparlanma grafiği ortaya koydu.</p><p>Sektör ihracatı, 2025 yılının ilk yarısına göre yüzde 8,6, 2024 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 8,4 artış gösterdi.</p><p>Yılın ilk aylarında daha sınırlı bir seyir izleyen sektör ihracatı, nisan ayı itibarıyla toparlanma sürecine girdi. Nisan ayında 3,10 milyar dolar, haziran ayında ise 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, yılın ikinci çeyreğinde ihracat performansını belirgin şekilde yukarı taşıdı.</p><p>Haziran ayındaki ihracat performansı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,9, 2024 yılının haziran ayına göre ise yüzde 48,5 artışa işaret etti. Böylece sektör, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir ihracat zeminiyle girdi.</p><p>Türkiye`nin ilk 6 ay toplam ihracatı 136 milyar dolar olarak gerçekleşirken kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla toplam ihracattan yüzde 12,6 pay aldı. Sektör, bu performansıyla Türkiye ihracatının ana taşıyıcı sektörlerinden biri olma konumunu sürdürürken en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör konumunu da korudu.</p><p><strong>- &amp;quot;Kimya sektörü Türkiye ihracatındaki stratejik ağırlığını koruyor&amp;quot;</strong></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik ağırlığını koruduğunu belirtti.</p><p>Aracı, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Kimya sektörümüz, 2026 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracata ulaşarak bugüne kadarki en yüksek ilk 6 ay ihracat performansını ortaya koydu. Özellikle nisan ayı itibarıyla başlayan toparlanmanın nisan ve haziran aylarında yüksek ihracat rakamlarıyla desteklenmesi, sektörümüz açısından önemli bir gösterge. Haziran ayında ulaştığımız 3,29 milyar dolarlık ihracat, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir moralle başlamamızı sağladı. Göreve geldiğimiz nisan ayından bu yana kimya sektörünün alt gruplarını ilgilendiren 7 komite toplantısı gerçekleştirdik.&amp;quot;</p><p>Kimya sektörünün üretim gücü, pazar çeşitliliği ve sanayinin farklı alanlarına sağladığı girdiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir rol üstlendiğini ifade eden Aracı, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak başlıklara odaklandıklarını belirtti.</p><p>Aracı, İKMİB`in sektöre yönelik teknik kapasiteyi güçlendirme hedefiyle hayata geçirilen Kimya Teknoloji Merkezi&amp;#39;ne ilişkin çalışmaların da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu aktararak, merkezin mevcut yapısını kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini anlattı.</p><p><strong>Vefa İbrahim Aracı, sözlerini şöyle sürdürdü:</strong></p><p>&amp;quot;Göreve geldiğimizde Kimya Teknoloji Merkezi`nin mevcut fizibilitesi, kullanım kapasitesi ve sürdürülebilirlik yapısı açısından yeniden ele alınması gereken bir tabloyla karşılaştık. Bu nedenle merkezi, sektörümüze gerçek anlamda fayda sağlayacak, görünürlüğü artmış ve finansal sürdürülebilirliği güçlendirilmiş bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve üniversitelerimizle istişare halinde ilerliyoruz.&amp;quot;</p><p><strong>- &amp;quot;İlk yarıdaki rekor tablo, yılın kalanı için bize güçlü bir motivasyon sağlıyor&amp;quot;</strong></p><p>Aracı, küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde kimya sektörünün rekor ilk yarı performansı sergilediğine dikkati çekerek, yılın ikinci yarısında mevcut ivmeyi korumak için ihracatçı firmalarla yakın temas içinde çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.</p><p>Bugün ulaştıkları rakamlar, sektörün üretim gücünü, ihracat refleksini ve küresel pazarlardaki konumunu bir kez daha ortaya koyduğunu aktaran Aracı, gelecek dönemde hedeflerinin, bu ivmeyi kalıcı hale getirmek, ihracatçıların önündeki engelleri azaltmak, ihracata dönük yabancı yatırımların Türkiye&amp;#39;ye kazandırılmasına yönelik çalışmalarını hız kesmeden sürdürmek ve kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik payını daha da güçlendirmek olacağını belirtti.</p><p>Aracı, &amp;quot;Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini destekleyen yeni adımların da sektörümüz için önemli bir moral oluşturacağına inanıyoruz. İlk yarıdaki rekor tablo, yılın kalanı için bize güçlü bir motivasyon sağlıyor.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/0e9d4fd9-f5b0-4fea-837c-a5c35260e38c-df.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Deutsche Telekom karbon nötr döneme geçti</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/deutsche-telekom-karbon-notr-doneme-gecti</link><description><![CDATA[Deutsche Telekom, 2025 Kurumsal Sorumluluk Raporu’nda 2025 itibarıyla kendi operasyonlarında net bazda karbon nötr seviyeye ulaştığını açıkladı. Şirket, emisyon azaltımı ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak iklim stratejisinde yeni bir eşiğe geçtiğini bildirdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/deutsche-telekom-karbon-notr-doneme-gecti</guid><pubDate>2026-07-10T10:58:38+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Deutsche Telekom (DT), 2025 Kurumsal Sorumluluk Raporu`nda sürdürülebilirlik alanındaki performansını ve stratejik ilerlemesini kamuoyuyla paylaştı. Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarını iş süreçlerinin merkezine yerleştiren DT, iklim stratejisinde önemli bir eşiği aşarak 2025 yılı sonu itibarıyla grup genelindeki kendi operasyonlarında net bazda karbon nötr hale geldiğini açıkladı.</p><p>Rapora göre grup, 2017 yılına kıyasla Scope 1 ve Scope 2 emisyonlarını yüzde 94`ten fazla azalttı. Kalan yüzde 6`lık bölüm ise yüksek kaliteli karbon giderim projeleriyle dengeleniyor. Scope 1-3 emisyonları da 2020 yılına kıyasla yüzde 38 oranında geriledi. Böylece Deutsche Telekom, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından doğrulanan 2030`a kadar yüzde 55 emisyon azaltımı hedefi doğrultusunda ilerlemeyi sürdürüyor. Şirketin İklim Geçiş Planı ise 2040 yılına kadar tüm değer zincirinde iklim nötrlüğüne ulaşılması için izlenecek yol haritasını ortaya koyuyor.</p><p>Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Deutsche Telekom Türkiye Genel Müdürü Sinan Kılıçoğlu, &amp;ldquo;Sürdürülebilirlik, artık teknoloji şirketleri için bir tercih değil, iş yapış biçiminin temel bir parçası. Deutsche Telekom olarak karbon nötr operasyon hedefimize ulaşmamız, dijitalleşmenin çevresel sorumlulukla birlikte nasıl ilerleyebileceğini somut şekilde ortaya koyuyor. Enerji verimliliği, yapay zeka ve döngüsel ekonomi alanlarında attığımız adımlar yalnızca bugünü değil, geleceğin dijital ekosistemini de şekillendiriyor&amp;rdquo; diye konuştu.</p><p><strong>Yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanıyor</strong></p><p>Yenilenebilir enerji, DT`nin emisyon azaltım stratejisinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. DT, 2021 yılından bu yana grup genelinde yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen yeşil elektrik kullanıyor. 2025 yılı sonu itibarıyla bu elektriğin yüzde 31,7`si enerji tedarikçileriyle yapılan uzun vadeli enerji satın alma anlaşmaları (PPA) aracılığıyla sağlandı.</p><p>Şirketin kendi yenilenebilir enerji üretimi de artarak 13,9 GWh seviyesine ulaştı. Bu miktar yaklaşık 4 bin ila 4 bin 500 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor. Buna ek olarak DT, toplam kapasitesi 16 MW olan büyük ölçekli batarya depolama sistemlerine yatırım yapıyor. Bu sistemler, fazla üretilen yeşil elektriği depolayarak ihtiyaç anında yeniden şebekeye aktarıyor ve enerji arz güvenliğine katkı sağlıyor.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/99173b63-9056-4d49-90be-669cca74b772-6de5c1db-cda8-42a6-87ea-cfdc9d9ab56b" style="width: 382px; height: 508.06px;"></p><p><strong>Dijitalleşme ile daha fazla iklim koruması</strong></p><p>DT`nin sunduğu dijital çözümler, müşterilerin karbon emisyonlarını azaltmasına da katkı sağlıyor. Almanya`da şirketin karbon azaltım etkisi katsayısı 2025 yılında 6,09 seviyesine ulaştı. Buna göre DT ürünleri, şirketin kendi operasyonlarının oluşturduğu emisyonun altı katından fazlasının azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. Bu oran, yaklaşık 23,5 milyon ton CO₂e düzeyinde potansiyel iklim etkisine karşılık geliyor.</p><p><strong>Araç filosundaki dönüşümle 14 bin ton CO₂ tasarrufu</strong></p><p>Şirketin araç filosunda gerçekleştirdiği dönüşüm de somut sonuçlar vermeye başladı. Yaklaşık 14 bin ton CO₂ tasarrufu sağlanırken, şirket araçlarının yüzde 40`ı elektrikli hale geldi. Servis araçlarında elektrikli motor oranı yüzde 10`a yükselirken, toplam yakıt tüketimi de yaklaşık yüzde 11 azaldı. DT bugün dünya genelinde 2 bin 700`den fazla şarj noktası işletiyor.</p><p><strong>10,5 milyon mobil cihaz geri toplandı</strong></p><p>DT, 2030 yılına kadar BT, ağ teknolojileri ve cihazlarını neredeyse tamamen döngüsel hale getirmeyi hedefliyor. 2025 yılında Almanya ve Avrupa`da yaklaşık 700 bin mobil cihaz ile 4,9 milyon sabit ağ cihazı geri toplandı. Bu cihazların büyük bölümü yenilenerek yeniden kullanıma kazandırıldı. Ayrıca Almanya`daki eski altyapılardan yaklaşık 1.200 ton bakır geri kazanıldı. T-Mobile US dahil edildiğinde grup genelinde geri toplanan mobil cihaz sayısı yaklaşık 10,5 milyona ulaştı.</p><p><strong>41 milyon kişi sosyal girişimlerden faydalandı</strong></p><p>DT, çevresel hedeflerinin yanı sıra sosyal katılımı ve kapsayıcı dijital toplumu güçlendirmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Grup, 2025 yılında sosyal girişimlere yaklaşık 1 milyar euro yatırım yaptı. Bu faaliyetlerden yaklaşık 41 milyon kişi doğrudan fayda sağladı. Bunun yanında DT, afet yardımları için 1,8 milyon eurodan fazla kaynak sağladı. Çalışanlar ise 215 bin saatin üzerinde gönüllü katkıda bulundu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/440d6a23-0525-418e-b1b3-a651447da38f-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>“13 yılda 80 milyar TL yatırım yaptık, 5 yılda 100 milyar TL daha yapacağız”</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/13-yilda-80-milyar-tl-yatirim-yaptik-5-yilda-100-milyar-tl-daha-yapacagiz</link><description><![CDATA[Eksim Holding CMO’su Ahmet Yaman, Dicle Elektrik’in kaçak elektrikle mücadelede yalnızca iletişim kampanyalarıyla değil güçlü altyapı yatırımları, teknoloji kullanımı ve toplumsal farkındalık projeleriyle ilerlediğini söylüyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/13-yilda-80-milyar-tl-yatirim-yaptik-5-yilda-100-milyar-tl-daha-yapacagiz</guid><pubDate>2026-07-10T10:30:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Enerji, gıda ve girişim ekosistemi alanlarında faaliyet gösteren Eksim Holding, 40`ıncı yılında marka yönetimi, pazarlama ve iletişim vizyonunu yeniden şekillendiriyor. Eksim Enerji, Dicle Elektrik, Sinangil Unları ve Aslı gibi 20`ye yakın markayı bünyesinde bulunduran holding, yeni dönemde insan merkezli marka yönetimi, veri odaklı pazarlama, sürdürülebilirlik ve çalışan deneyimini iletişim stratejisinin ana başlıkları olarak konumlandırıyor.</p><p><strong>Özlem Aydın Ayvacı / oaydin@capital.com.tr</strong></p><p>Eksim Holding CMO`su Ahmet Yaman, değişen dünyada şirketlerden yalnızca üretim gücü değil etkili marka anlatımı, veri yönetimi ve insan odaklı iletişim beklendiğini belirtiyor. Yaman, özellikle enerji sektöründe müşteri deneyimi ve marka algısının giderek daha kritik hale geldiğini vurgularken, Dicle Elektrik`in kaçak elektrikle mücadelesinde altyapı yatırımları, saha teknolojileri ve çocuklara yönelik farkındalık çalışmalarının birlikte ilerlediğini söylüyor.</p><p><strong>Eksim Holding 40`ıncı yılında pazarlama ve iletişimde nasıl bir vizyon ortaya koyuyor?</strong></p><p>40`ıncı yılımızı kutlarken Eksim Holding`in köklü geçmişini geleceğin dünyasına taşıyan yenilikçi iletişim çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca üretim kapasitesiyle değil; sürdürülebilirlik yaklaşımı, teknoloji yatırımları ve insanla bağ kuran marka anlayışıyla öne çıkan bir yapı inşa ediyoruz.</p><p>Her markamızın kendi hikayesini yeniden yorumlayarak insan merkezli bir strateji oluştururken, holdingimizin ortak marka değerini de daha görünür hale getiriyoruz. Değişen dünya artık şirketlerden üretim gücünün yanında veri yönetimi, etkili marka anlatımı ve insan odaklı iletişim bekliyor. Biz de pazarlama ve iletişim süreçlerimizi bu bakış açısıyla ele alıyoruz. Bizim için insan odaklı marka yönetimi, markaların yalnızca ürün ya da hizmet anlatımıyla sınırlı kalmaması anlamına geliyor. Markanın, hizmet verdiği insanlarla kültürel, sosyal ve duygusal bağ kurması gerektiğine inanıyoruz. Özellikle enerji gibi kritik bir alanda bu bağ çok daha önemli. Dicle Elektrik ile 2,5 milyondan fazla aboneye ve toplamda 6,5 milyon insana elektrik dağıtım hizmeti sunuyoruz. Pazarlama ve iletişim ekibi olarak gerçekleştirdiğimiz müşteri memnuniyeti araştırmaları sonucunda sunduğumuz hizmetleri destekleyecek iletişim projelerinin gerekliliğini gördük. Bu doğrultuda markalarımızın bilinirliğini ve bölge halkındaki farkındalığı pekiştirecek adımlar attık.</p><p><strong>Dicle Elektrik`i yeni dönemde nasıl konumlandırıyorsunuz?</strong></p><p>Dicle Elektrik`i artık yalnızca bir dağıtım şirketi olarak değil, &amp;ldquo;Enerjinin Ötesinde Dağıtım Şirketi&amp;rdquo; yaklaşımıyla konumlandırıyoruz. Bu nedenle bölge insanıyla kültürel, sosyal ve duygusal bağ kuran projeler geliştirmeye odaklanıyoruz.</p><p>Dicle Elektrik, yatırımlarıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nin önde gelen kuruluşları arasında yer alıyor. Biz de bu yatırımların bölge insanının hayatına nasıl dokunduğunu daha görünür hale getirmek istiyoruz. İletişim stratejimizin merkezinde, sahadaki emeği ve hizmetin yarattığı dönüşümü samimi bir dille anlatmak var.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/2abb5ca2-3ea3-4717-bad3-1a0caade2168-7104b9f6-a532-4185-967f-47b744bc8d76" style="width: 482px; height: 271.527px;"></p><p><strong>Kaçak elektrikle mücadelede bugün nasıl bir noktaya geldiniz?</strong></p><p>Faaliyet bölgemizde kaçak elektrik oranı geçmişte çok yüksek seviyelerdeydi. Yapılan yatırımlar, saha çalışmaları ve teknolojik dönüşümle bu oran önemli ölçüde geriledi. Bugün geldiğimiz noktada kaçak elektrik oranı yaklaşık yüzde 80 seviyelerinden yüzde 35`lere kadar indi.</p><p>Bu, yalnızca bir teknik başarı değil aynı zamanda çok uzun vadeli bir dönüşümün sonucu. Çünkü kaçak elektrikle mücadele sadece denetimle ya da sadece iletişim kampanyalarıyla çözülebilecek bir konu değil. Altyapı yatırımı, teknoloji kullanımı, saha ekiplerinin emeği, regülasyonlara uyum ve toplumda farkındalık oluşturma aynı anda yürütülmesi gereken başlıklar.</p><p><strong>Bu düşüş finansallara nasıl yansıyor? K&amp;acirc;rlılığı doğrudan artıran bir etki yaratıyor mu?</strong></p><p>Bunun çok basit bir matematiği yok. Elektrik dağıtımında gelir modeli doğrudan tahsilat ya da taahhüt bazlı işleyen bir yapı değil. Regülasyonlar, hakediş mekanizması, kayıp-kaçak hedefleri ve tahsilat performansı bu yapının içinde birlikte değerlendiriliyor.</p><p>Kaçak elektrik oranındaki düşüş elbette finansal döngüye ve alacak yönetimine olumlu katkı sağlıyor. Ancak bunu &amp;ldquo;kaçak şu kadar düştü, k&amp;acirc;rlılık şu kadar arttı&amp;rdquo; diye doğrudan ifade etmek kolay değil. Çünkü sektörün kendi içinde çok katmanlı bir finansal yapısı var. Yine de kaçakla mücadelede sağlanan ilerlemenin şirketin operasyonel verimliliği, finansal döngüsü ve hizmet kalitesi açısından ciddi bir katkı sunduğunu söyleyebiliriz.</p><p><strong>Kaçak elektrikle mücadelede en büyük yatırım kalemleri neler?</strong></p><p>Bu mücadelede temel yaklaşımımız güçlü altyapı yatırımları yapmak. Sayaç değişimleri, akıllı sayaç uygulamaları, kabloların yer altına alınması, şebeke yenilemeleri, pano ve trafo yatırımları gibi birçok başlıkta çalışma yürütüyoruz.</p><p>Geçtiğimiz 13 yılda bölgede yaklaşık 80 milyar TL`lik yatırım yaptık. Önümüzdeki 5 yılda ise kırsalı da kapsayacak şekilde yaklaşık 100 milyar TL`lik yeni yatırım taahhüdümüz var. Bu yatırımların içinde sayaç değişimleri, kablolama, aydınlatma dönüşümleri, trafo ve şebeke yatırımları gibi kalemler bulunuyor.</p><p><strong>Teknoloji bu mücadelede nasıl kullanılıyor?</strong></p><p>Teknoloji, kaçak elektrikle mücadelede çok önemli bir araç haline geldi. Akıllı sayaçlardan saha denetimlerine, uzaktan izleme sistemlerinden drone kullanımına kadar farklı teknolojik çözümleri değerlendiriyoruz.</p><p>Drone uygulamaları özellikle ulaşılması güç ya da riskli bölgelerde denetim kapasitesini artırmak için önemli. Bu yıl daha problemli bölgelerde yeni uygulamaları denemeyi planlıyoruz. Şanlıurfa ve Mardin başta olmak üzere kaçak oranının yüksek olduğu bazı bölgelerde teknolojik takip ve saha denetimlerini artırmak istiyoruz.</p><p><strong>DicleFest bu mücadelenin neresinde duruyor?</strong></p><p>DicleFest`i doğrudan kısa vadede kaçak elektrik oranını düşürecek bir proje olarak görmüyoruz. Biz burada daha uzun vadeli bir farkındalık alanı yaratıyoruz. Çocuklar ve gençler üzerinden gelecek kuşaklarda enerji bilinci oluşturmayı çok önemsiyoruz.</p><p>Enerji ve Teknoloji Festivalimiz DicleFest ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman ve Siirt`te başta çocuklar ve gençler olmak üzere 350 bine yakın kişiye ulaştık. Çocukların enerji teknolojilerini yerinde deneyimlemesi bizim için çok kıymetli. Düzenlediğimiz etkinlikler, atölyeler ve konserlerle yalnızca bir festival gerçekleştirmedik; bölge halkıyla aynı duyguda buluşan, güvene ve samimiyete dayalı bağlarımızı güçlendirdik.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/e25a4c35-bc08-429d-9e32-9e24a4807a25-b90e4df2-8a59-4ef0-8252-cda48b169469" style="width: 432px; height: 243.36px;"></p><p><strong>Çocuklar üzerinden farkındalık yaratmak neden önemli?</strong></p><p>Çünkü bu konu yalnızca bugünün değil, geleceğin meselesi. Bazı çocuklar ailelerinde kaçak elektrik kullanımını normalleşmiş bir davranış olarak görebiliyor. Biz onlara enerjinin nasıl üretildiğini, nasıl dağıtıldığını, doğru enerji kullanımının neden önemli olduğunu anlattığımızda bir farkındalık oluşuyor.</p><p>Çocukların evlerinde bu konuları sorgulamaya başlaması bizim için çok değerli. Bir tek çocuğun bile bu konuda farkındalık kazanması, ailesinde bu meseleyi gündeme getirmesi büyük bir kazanım. Biz bu etkiyi uzun vadeli bir sosyal dönüşüm olarak görüyoruz.</p><p><strong>Milli Eğitim ile yürüttüğünüz çalışmalar var mı?</strong></p><p>Evet. DicleFest`in yanında çocuklara yönelik farkındalık çalışmalarımızı okullara da taşıyoruz. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yürüttüğümüz proje kapsamında yaklaşık 4 bin çocuğa ulaştık.</p><p>Bu kapsamda &amp;ldquo;Dicle`nin Rüyası&amp;rdquo; adlı bir tiyatro gösterisi hazırladık. Okullarda sahnelenen bu gösteriyle çocuklara enerjinin üretiminden dağıtımına kadar olan süreci anlatıyoruz. Aynı zamanda doğru enerji kullanımı, enerji verimliliği ve kaçak elektrik kullanımının neden yanlış olduğu konusunda farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz.</p><p><strong>Eğitim alanındaki sosyal fayda çalışmalarınız nasıl ilerliyor?</strong></p><p>Bölgede eğitim alanında da çeşitli sosyal fayda çalışmalarımız var. Başarı potansiyeli yüksek, ancak imkanları sınırlı çocuklara yönelik burs ve destek programları yürütüyoruz. Bu çalışmaları çok fazla öne çıkarmayı tercih etmiyoruz; ancak bölgedeki sosyal etki yaklaşımımızın önemli parçalarından biri olarak görüyoruz.</p><p>Ortaokul çağındaki başarılı çocuklara düzenli destek sağlıyoruz. Bazı öğrencilerimizin Türkiye`nin önemli okullarında eğitim alması bizi ayrıca mutlu ediyor. Ayrıca Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yaklaşık 40 çocuğu Çanakkale gezisine götürdük. Bu çocuklardan bazıları hayatlarında ilk kez denizi gördü. Onların heyecanı, bu çalışmaların ne kadar anlamlı olduğunu bize bir kez daha gösterdi.</p><p><strong>&amp;ldquo;Gözün Aydın&amp;rdquo; kampanyası nasıl ortaya çıktı?</strong></p><p>Bizim için enerji, insanların günlük yaşamını doğrudan etkileyen kritik bir alan. Sahada gece gündüz çalışan çok büyük bir ekibimiz var. Dicle Elektrik, 8 bin çalışanıyla hizmet bölgesinde kesintisiz enerji hizmeti sunabilmek için yılın her döneminde sahada aktif şekilde çalışıyor.</p><p>2025 yıl sonu itibarıyla 39 bin 104 LED tesis ve dönüşüm uygulamasıyla modern aydınlatmada Türkiye`deki 21 elektrik dağıtım şirketi arasında ilk sırada yer aldık. Elektriğin kesintisiz şekilde ulaştırılması için verilen emeği, şehirlerdeki gözle görülür değişimi ve bunun sonucunda bölge insanımızın hayatındaki dönüşümü daha sıcak bir anlatımla görünür kılmak istedik.</p><p>Bu amaçla, 2000`li yılların başında Diyarbakırspor`u da çalıştıran ünlü teknik direktör Yılmaz Vural ile birlikte sahaya indik. Modern aydınlatma yatırımlarımızı odağına alan &amp;ldquo;Gözün Aydın&amp;rdquo; kampanyamız kapsamında hazırlanan reklam filminde, hocamızın enerjik ve samimi üslubuyla bölgedeki şehirlerin daha aydınlık, güvenli ve estetik bir görünüme kavuşmasına dikkat çektik.</p><p><strong>Kampanya bölge halkıyla nasıl buluşacak?</strong></p><p>Kampanya kapsamında ilk etapta Diyarbakır`da, ardından diğer illerde kurulacak etkinlik alanlarıyla insanımız modern aydınlatma uygulamalarını yakından deneyimleme fırsatı bulacak.</p><p>&amp;ldquo;Gözün Aydın&amp;rdquo; ana söylemiyle hazırlanan kampanya, LED dönüşümüyle daha aydınlık, güvenli ve canlı hale gelen şehir yaşamını sıcak, yerel ve eğlenceli bir anlatımla ele alıyor. Reklam filminde Diyarbakır`ın simge noktalarından başlayan anlatım; Mardin, Şanlıurfa, Batman, Şırnak ve Siirt`i de kapsayan geniş bir bölgesel dönüşüm hikayesine bağlanıyor.</p><p><strong>Sinangil gibi köklü markalarda iletişim stratejiniz nasıl şekilleniyor?</strong></p><p>Eksim Holding bünyesinde yeni nesil iletişim projelerine ek olarak köklü markaların hikayeleri de çok önemli bir yere sahip. Türkiye`nin en bilinen un markalarından biri olan Sinangil, 63 yılı aşan geçmişiyle bugün h&amp;acirc;l&amp;acirc; güçlü bir tüketici bağı kurmayı başarıyor.</p><p>Sinangil yalnızca bir gıda markası değil, nesiller boyunca mutfaklarda yer etmiş gerçek bir &amp;ldquo;lovemark&amp;rdquo;. Sahada ve dijital kanallarda yürüttüğümüz iletişim çalışmalarıyla marka sadakatimizi nesilden nesile taşımayı hedefliyoruz.</p><p><strong>Aslı markasında nasıl bir dönüşüm yaşandı?</strong></p><p>Aslı`nın 33 yıl önce başlayan hikayesini bugün Eksim Holding olarak çok daha modern bir kafe-fırın deneyimine dönüştürüyoruz. Mağazalarımızda sunduğumuz kurabiye, kahve ve serinleten içecek çeşitlerimizle müşterilerimize yalnızca ürün değil, keyifli bir yaşam alanı sunuyoruz.</p><p>Modern mağaza tasarımlarımız ve ürün çeşitliliğimiz sayesinde Aslı, hem kent hayatı içinde hem de iş merkezlerinin yoğunlaştığı bölgelerde insanların severek vakit geçirdiği bir mola ve keyif durağı haline geldi. Markamız büyümeye devam ederken hayata geçirdiğimiz &amp;ldquo;Aslı`da Dükkan Senin&amp;rdquo; franchise kampanyasıyla girişimcilere daha erişilebilir ve uygun koşullu yatırım imkanları sunmaya başladık. Bu çalışmalar güven veren marka algımızı pekiştirdi.</p><p><strong>Sürdürülebilirlik pazarlama ve iletişim stratejinizde nasıl bir yere sahip?</strong></p><p>Geçtiğimiz yıl Eksim Enerji ve Eksun Gıda`da ilk sürdürülebilirlik raporlarımızı yayınladık. Eksim Holding olarak da ilk entegre faaliyet raporumuzu yakın zamanda yayınlamış olacağız.</p><p>Bu raporlarımızda yer alan çevresel, sosyal ve yönetişim odaklı hedefler, pazarlama ve iletişim stratejimizin de önemli parçalarından birini oluşturuyor. Raporlarımızla şeffaflık ve sürdürülebilirlik odağımızı daha görünür hale getirdik. Çünkü günümüzde markalar için ekonomik başarının yanı sıra topluma ve geleceğe sunduğu katkı da değerinde belirleyici oluyor.</p><p><strong>Marka bilincini içeride güçlendirmek için nasıl çalışmalar yapıyorsunuz?</strong></p><p>Güçlü bir marka inşa etmenin öncelikle çalışan deneyiminden geçtiğine inanıyoruz. Pazarlama ve iletişim ekiplerimiz bu süreçte İnsan Kaynakları ile yakın iş birliği içinde çalışıyor.</p><p>Marka algısını şekillendirmede çalışanlarımızın markayı sahiplenmesi, kurum kültürünü benimsemesi ve bunu doğal bir şekilde yansıtması en güçlü iletişim araçlarımızdan biri olmalı. Bu nedenle işveren markası çalışmalarımızı İnsan Kaynakları ekibimizle birlikte planlıyor, pazarlama bakış açısını çalışan deneyimiyle buluşturuyoruz.</p><p><strong>Genç Enerji kampanyası bu yaklaşımın nasıl bir örneği oldu?</strong></p><p>Enerji sektörünü kariyer yolculuğunun başındaki gençler için daha görünür ve daha çekici hale getirmek amacıyla Genç Enerji kampanyasını hayata geçirdik. Kendine güvenen, gelişime açık genç yeteneklere ulaşmayı hedefledik.</p><p>Kampanyamız yoğun ilgi gördü. Bir önceki yıla oranla yaklaşık 3 kat artarak 15 bine yakın başvuru aldık. Bu bizim için yalnızca bir işe alım başarısı değil; gençlerin Eksim Holding`i çalışmak istedikleri, geleceklerini birlikte kurabilecekleri güçlü bir marka olarak görmeye başladıklarının da önemli bir göstergesi oldu.</p><p><strong>Eksim Enerji tarafında sosyal fayda projeleri nasıl konumlanıyor?</strong></p><p>Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı yalnızca yeni tesis ve kapasite artışı olarak kurgulamıyoruz; toplumsal farkındalık açısından da değerlendiriyoruz. Bu kapsamda yenilenebilir enerji tesislerimizin bulunduğu bölgelerde Uçurtma Festivali gibi etkinliklerle çocuklarla bir araya geliyoruz.</p><p>Bu etkinliklerde çocuklara hem eğlenceli deneyimler sunuyor hem de enerji bilincini küçük yaşlardan itibaren güçlendirmeyi hedefliyoruz. Geleceğin enerji dönüşümünü anlatırken çocukların hayal dünyasına dokunmanın çok kıymetli olduğuna inanıyoruz.</p><p><strong>Yeni dönemde Eksim Holding`in iletişim ajandasında hangi başlıklar öne çıkacak?</strong></p><p>Yeni dönemde markalarımızın kendi hikayelerini daha güçlü anlatırken, Eksim Holding`in ortak değerlerini de daha görünür kılmaya devam edeceğiz. İnsanla bağ kuran, sürdürülebilirliği merkeze alan, çalışan deneyimini marka yönetiminin parçası olarak gören ve veriye dayalı pazarlama yaklaşımını güçlendiren bir iletişim vizyonuyla ilerliyoruz.</p><p>Bizim için marka yönetiminde öncelik insanla güçlü bağ kurmak. Bu bağı hem tüketicilerimizle hem hizmet verdiğimiz bölgelerdeki insanlarla hem çalışanlarımızla hem de geleceğin yetenekleriyle güçlendirmeye devam edeceğiz.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/2975fe46-7a04-4272-bcdf-880b610ff782-df.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-pozitif-seyrediyor-10-25-51</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik endişelerin kısmen hafiflemesi ve yarı iletken sektörüne ilişkin olumlu beklentilerin güçlenmesiyle pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-pozitif-seyrediyor-10-25-51</guid><pubDate>2026-07-10T10:25:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik riskler devam ederken teknoloji ve yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler piyasalarda risk iştahını destekliyor. ABD&amp;#39;li çip üreticisi Micron Technology&amp;#39;nin 2035&amp;#39;e kadar ülkede 250 milyar doların üzerindeki yatırım planı ve Güney Koreli yarı iletken üreticisi SK Hynix&amp;#39;in ABD piyasalarında işleme başlayacak olması, yatırımcıların teknoloji sektörüne yönelik iyimserliklerini tazeledi.</p><p>Bu gelişmelerle, Avrupa piyasalarında saat 10.20 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,2 artışla 641,8 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 10.500 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 25.131 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,3 kazançla 52.560 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,1 değer kazancıyla 8.334 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,1 primle 19.330 puanda bulunuyor.</p><p>Bölgede açıklanan makroekonomik verilere göre ise Almanya&amp;#39;da aylık enflasyon yüzde 0,3 azalışla beklentilere paralel gerçekleşirken, yıllık enflasyon yüzde 2,3 artış kaydetti.</p><p>Jeopolitik tarafta ise Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, kısa bir süre içerisinde ABD&amp;#39;den Patriot hava savunma sistemlerine ait PAC-3 tipi füzeleri alacaklarını bildirdi.</p><p>Zelenskiy, Rusya&amp;#39;dan gelebilecek olası tehditlere karşı Avrupa ülkeleriyle ortak bir hava savunma sistemi kurulmasını hedefleyen &amp;quot;Freya&amp;quot; projesinin oluşturulması için girişiminde bulunduğunu anımsattı.</p><p>Projeye ilişkin yakında Fransa&amp;#39;nın başkenti Paris&amp;#39;te bir zirve düzenleneceğini belirten Zelenskiy, burada &amp;quot;Freya&amp;quot;nın ayrıntılarını tanıtacaklarını aktardı. Zelenskiy, projenin bir füze savunma sistemi olduğunu ifade etti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/fcc6e9ec-756f-4218-a546-72e59b13b511-zs.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Almanya'da yıllık enflasyon Haziran'da yüzde 2,3 oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/almanyada-yillik-enflasyon-haziranda-yuzde-23-oldu-10-23-29</link><description><![CDATA[Almanya'da yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki artış hızının yavaşlamasının etkisiyle haziranda yüzde 2,3'e geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/almanyada-yillik-enflasyon-haziranda-yuzde-23-oldu-10-23-29</guid><pubDate>2026-07-10T10:23:29+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), haziran ayına ilişkin nihai enflasyon verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, Almanya&amp;#39;da mayısta yüzde 2,6 olan yıllık enflasyon, haziranda yüzde 2,3&amp;#39;e indi. Böylece daha önce açıklanan öncü veriler teyit edildi.</p><p>Tüketici fiyatları haziranda bir önceki aya göre yüzde 0,3 geriledi.</p><p>Ülkede, Avrupa Birliği (AB) ile uyumlu tüketici fiyatları yıllık bazda yüzde 2,4 artarken, aylık bazda yüzde 0,2 düştü.</p><p>Enflasyon verisine ilişkin değerlendirmede bulunan Destatis Başkanı Ruth Brand, enerji fiyatlarının ABD-İran savaşı nedeniyle ortalamanın üzerinde artmaya devam ettiğini ve enflasyonun önemli belirleyicilerinden biri olduğunu belirtti.</p><p>Enerji ürünlerindeki fiyat artışının önceki aya kıyasla zayıflamasının enflasyonu aşağı çektiğini ifade eden Brand, özellikle akaryakıt ve kalorifer yakıtı fiyatlarının mayıs ayına göre gerilediğini bildirdi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a12b8657-3029-48b4-97e8-9eff8182ecba-xc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa güne yatay başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-yatay-basladi-10-0-16</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yatay seyirle 14.109,21 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-yatay-basladi-10-0-16</guid><pubDate>2026-07-10T10:00:16+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,60 değer kaybıyla 14.105,44 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 3,77 puan ve yüzde 0,03 artışla 14.109,21 puana çıktı. Bankacılık endeksi yatay seyrederken, holding endeksi yüzde 0,09 değer kazandı.</p><p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,53 ile turizm, en çok gerileyen yüzde 0,63 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik endişelerin kısmen hafiflemesi ve yarı iletken sektörüne ilişkin olumlu beklentilerin güçlenmesiyle yatırımcıların risk iştahı teknoloji hisseleri öncülüğünde arttı.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretimi verisinin takip edileceğini, yurt dışında ise veri gündeminin sakin olduğunu belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f61d3b1a-c0a9-4db0-9a8d-aed24ab35000-as.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları Çin hariç pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-cin-haric-pozitif-seyrediyor-9-58-53</link><description><![CDATA[Asya borsaları, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik endişelerin kısmen hafiflemesi ve yarı iletken sektörüne ilişkin olumlu beklentilerin güçlenmesiyle Çin hariç pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-cin-haric-pozitif-seyrediyor-9-58-53</guid><pubDate>2026-07-10T09:58:53+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik riskler devam ederken teknoloji ve yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler piyasalarda risk iştahını destekliyor.</p><p>ABD&amp;#39;li çip üreticisi Micron Technology&amp;#39;nin 2035 yılına kadar ülkede 250 milyar doların üzerindeki yatırım planı ve Güney Koreli yarı iletken üreticisi SK Hynix&amp;#39;in ABD piyasalarında işleme başlayacak olması, yatırımcıların teknoloji sektörüne yönelik iyimserliklerini tazeledi.</p><p>Analistler, çip şirketlerine ilişkin büyüme beklentilerinin canlılığını koruduğunu belirterek, yatırımcıların Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik risklerden çok teknoloji sektöründeki olumlu gelişmelere odaklandığını kaydetti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle Asya tarafındaki yarı iletken hisselerinde de alıcılı bir seyir öne çıkıyor.</p><p><strong>- Japonya&amp;#39;dan &amp;quot;Emeklilik Yatırım Fonu&amp;quot; adımı</strong></p><p>Öte yandan Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama dün yaptığı açıklamada, hükümetin Devlet Emeklilik Yatırım Fonu (GPIF) dahil olmak üzere emeklilik fonlarını yerli finansal varlıklardaki paylarını artırmaya teşvik etmenin yollarını araştırmak istediğini belirtti.</p><p>Bu gelişmenin ardından Japon yeni, dolar karşısında güçlendi. Dolar/yen paritesi yüzde 0,6 düşüşle 161,5 seviyesine gerilese de parite 40 yılın en yüksek seviyelerine yakın seyretmeye devam ediyor.</p><p>Japonya&amp;#39;da bugün açıklanan verilere göre ülkede Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,4 ile beklentilere paralel artarken endeksteki artış yıllık bazda yüzde 7,1 ile öngörüleri aştı. Veriler, ülkede maliyet kaynaklı enflasyon baskılarının sürdüğüne işaret etti.</p><p>Bu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 2,52 artışla 7.476 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,58 değer kazancıyla 68.814 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,44 düşüşle 4.020 puandan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 1,19 primle 24.271 puandan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi önceki kapanışın yüzde 0,91 üzerinde 77.435 puandan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/96ae13c8-010d-4d72-a083-1083a8e49b30-cd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Golda Gıda’dan 805 milyon TL büyüklüğünde halka arz </title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/golda-gidadan-805-milyon-tl-buyuklugunde-halka-arz</link><description><![CDATA[Borsaya açılan şirketlere Golda Gıda da eklendi. 1-2 Temmuz'da halka arzını gerçekleştiren Golda Gıda’da halka arz büyüklüğü 805 milyon TL olurken toplam yatırımcı talebi yaklaşık 1,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Halka arz sonrasında şirketin halka açıklık oranı yüzde 35 olarak gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/golda-gidadan-805-milyon-tl-buyuklugunde-halka-arz</guid><pubDate>2026-07-10T09:39:32+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde halka arz olarak borsaya gelen şirketlere gıda sektöründe faaliyet gösteren Bera Holding iştiraki Golda Gıda da dahil oldu.1-2 Temmuz&amp;#39;da halka arzını gerçekleştiren Golda Gıda, 8 Temmuz&amp;#39;da düzenlediği Borsa İstanbul&amp;#39;daki gong töreni ile Borsa İstanbul Ana Pazar&amp;#39;da işlem görmeye başladı.&amp;nbsp;</p><p><strong>Haber: İdil Çamlıbel</strong></p><p>Sermaye piyasalarına adım atan Golda Gıda`nın halka arzına Gedik Yatırım ve Misyon Yatırım Bankası liderlik etti. Şirket, 1996 yılında kuruluşundan bu yana makarna, un, irmik, paketli bakliyat çeşitleri ile bisküvi, gofret gibi gıda ürünlerinin üretim ve dağıtım zincirinde bulunuyor.</p><p><strong>HALKA AÇIKLIK ORANI YÜZDE 35 OLDU</strong></p><p>Pay başına 9,20 TL fiyatla gerçekleştirilen halka arzda Golda Gıda`nın halka arz büyüklüğü 805 milyon TL olurken toplam yatırımcı talebi yaklaşık 1,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Halka arz sonrasında şirketin halka açıklık oranı yüzde 35 olarak gerçekleşti.</p><p>Talep oranı, satışa sunulan adedin 2,2 katı oldu ve iletilen emir sayısı 760 bin 095 adet, pay dağıtımı yapılan yatırımcı sayısı 749 bin 674, dağıtılan payların nominal değeri ise 87 milyon 449 bin 998 TL oldu.</p><p><strong>KÜRESEL BÜYÜMEYE KATKI</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/c29c37fa-cfa3-4c92-8cbc-06bbaaeea532-b9e35b23-e05d-4ab9-a1b1-cd8be0e1bdd7" style="width: 403px; height: 236.427px;"></strong><br></p><p>Gong töreninde konuşan Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Şahin, ``Halka arzla beraber Golda Gıda&amp;#39;nın üretim kapasitesini artıracak, modernizasyon yatırımlarını hızlandıracak ve operasyonel verimliliği daha da güçlendireceğiz`` dedi. Haşim Şahin, yüksek katma değerli ürünlere odaklanan şirketlerinin ürün portföyünü genişleterek mevcut ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıracağına ve yeni pazarlara açılarak küresel ölçekte büyümesini sürdüreceğini ifade etti.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/4474fae9-d91c-4988-9b5d-fc50ee07ffee-1827f2fe-c5f3-4a3d-af8c-799898ed50b9" style="width: 386px; height: 257.333px;"></p><p>Misyon Bankası Genel Müdürü Muhammet Mustafa Cerit ise &amp;quot;Dağıtım sonucunda 749 bin 674 yatırımcıya 87 milyon 449 bin 998 TL nominal değerli payların satışı ve dağıtımı başarıyla tamamlandı. Bu yüksek ilgi, bir yandan yatırımcıların sürdürülebilir iş modellerine duyduğu güveni yansıtırken, diğer yandan da Golda Gıda&amp;#39;nın gelecek vizyonunun ne kadar güçlü bir temele dayandığını gösteriyor`` dedi. Mustafa Cerit, elde edilecek gelirlerin büyük kısmının şirketin büyüme yatırımlarında kullanılacak olmasının Golda Gıda&amp;#39;nın üretim kapasitesini, operasyonel gücünü ve sektördeki rekabetçi konumunu daha da güçlendireceğini söyledi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c72778f9-e4b1-438c-a5de-1681c0d34d9a-zs.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel elektrikli araç satışları haziranda yüzde 7 artışla 2 milyona ulaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-elektrikli-arac-satislari-haziranda-yuzde-7-artisla-2-milyona-ulasti</link><description><![CDATA[Dünyadaki elektrikli araç satışları haziranda yıllık bazda yüzde 7 artarak 2 milyon olurken, yılın ilk yarısındaki satışlar 9,6 milyona ulaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-elektrikli-arac-satislari-haziranda-yuzde-7-artisla-2-milyona-ulasti</guid><pubDate>2026-07-10T09:33:36+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence, haziran ayına ilişkin elektrikli araç satış verilerini yayımladı.</p><p>Buna göre, geçen ay dünyada 2 milyon elektrikli araç satıldı. Satışlar yıllık bazda yüzde 7 artarken, önceki aya göre yüzde 11 büyüdü. Küresel elektrikli araç satışları yılın ilk yarısında ise yıllık bazda yüzde 2 artışla 9,6 milyona ulaştı.</p><p>Avrupa&amp;#39;da haziranda 530 binle rekor sayıda elektrikli araç satıldı. Bu satış hacmi aylık bazda yüzde 28, yıllık bazda ise yüzde 31 büyümeye karşılık geldi. Avrupa&amp;#39;da elektrikli araç satışlarındaki rekor artışta destekleyici yasal düzenlemeler ve Orta Doğu&amp;#39;daki savaş sonrası yükselen akaryakıt fiyatları etkili olmaya devam etti.</p><p>Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı Çin&amp;#39;de satışlar haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11 düşüşle 1 milyon oldu. Satışlar yılın ilk yarısında 4,9 milyonla geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yüzde 14 altında kaldı.</p><p>Öte yandan, Çinli elektrikli araç üreticilerinin hazirandaki ihracatı 500 binle yeniden rekor kırdı.</p><p>Kuzey Amerika&amp;#39;da hazirandaki elektrikli araç satışları ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13 azalarak 130 bin oldu. Bölgedeki satışlar yılın ilk yarısında yıllık bazda yüzde 20 düşüşle 730 bin olarak hesaplandı.</p><p>Özellikle ABD&amp;#39;de elektrikli araçlara yönelik teşviklerin kaldırılması satışları baskılamaya devam ediyor.</p><p>Dünyanın geri kalanındaki elektrikli araç satışları ise haziranda yıllık bazda yüzde 98 artarak 300 bin oldu. Satışlar yılın ilk yarısında yüzde 91 büyümeyle 1,4 milyona yükseldi.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3a32d6f5-05c2-48aa-8684-c3c0a1525a55-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar teknoloji desteğiyle toparlanıyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-teknoloji-destegiyle-toparlaniyor</link><description><![CDATA[Küresel piyasalarda, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik endişelerin kısmen hafiflemesi ve yarı iletken sektörüne ilişkin olumlu beklentilerin güçlenmesiyle yatırımcıların risk iştahı teknoloji hisseleri öncülüğünde arttı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-teknoloji-destegiyle-toparlaniyor</guid><pubDate>2026-07-10T09:31:02+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik riskler devam ederken teknoloji ve yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler risk iştahını destekliyor. ABD&amp;#39;li çip üreticisi Micron Technology&amp;#39;nin 2035 yılına kadar ülkede 250 milyar doların üzerindeki yatırım planı ve Güney Koreli yarı iletken üreticisi SK Hynix&amp;#39;in ABD piyasalarında işleme başlayacak olması, yatırımcıların teknoloji sektörüne yönelik iyimserliklerini tazeledi.</p><p>Analistler, çip şirketlerine ilişkin büyüme beklentilerinin canlılığını koruduğunu belirterek, yatırımcıların Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik risklerden çok teknoloji sektöründeki olumlu gelişmelere odaklandığını kaydetti.</p><p>Yatırımcıların odağı gelecek hafta hızlanacak bilanço sezonunda önemli şirket ve bankaların finansal sonuçlarına kayıyor. Jeopolitik tarafta ABD ile İran arasındaki ateşkes süreci hassas dengede sürerken petrol fiyatları dün bölgedeki gerginliklerin yatışmasıyla geriledi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,8 düşüşle 75,9 dolara çekildi. Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan geçen tanker sayısındaki sınırlı yükseliş petrol tedarikine ilişkin endişelerin bir miktar azalmasına katkı sağladı.</p><p>Analistler, küresel ölçekte enflasyonist baskıların yeniden güç kazanmasının talep görünümünü zayıflatabileceği beklentisi ve bazı petrol üreticilerinin resmi satış fiyatlarının altında satış gerçekleştirdiğine yönelik işaretlerin de arz kaynaklı fiyat artışı risklerini sınırladığını ifade etti.</p><p>Makroekonomik tarafta ABD&amp;#39;de iş gücü piyasasına ilişkin veriler ülkede ekonomik aktivitenin gidişatına yönelik bilgi sağlarken, ABD&amp;#39;de ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı 4 Temmuz ile biten haftada 215 bine gerileyerek, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.</p><p>Öte yandan ABD Merkez Bankası (Fed), para politikasının yürütülmesini geliştirmek amacıyla oluşturulan 5 çalışma grubunun liderini ve hedeflerini duyurdu.</p><p>Fed&amp;#39;den yapılan açıklamaya göre, çalışma grupları, para politikasının genel işleyişi açısından merkezi öneme sahip alanları inceleyecek. Fed Başkanı Kevin Warsh, konuya ilişkin açıklamasında, bankanın fiyat istikrarı ve maksimum istihdamı sağlama kararlılığının sarsılmaz olduğunu vurguladı.</p><p>ABD ekonomisinin son nesil boyunca önemli ölçüde değiştiğini ve bu değişimin hiçbir zaman şu anda olduğu kadar belirgin olmadığını belirten Warsh, her çalışma grubunun, politika yapıcıların kullandığı araç ve yöntemlerin, analitik araçların ve politika yaklaşımlarının iyileştirilip iyileştirilemeyeceğini titizlikle değerlendireceğini kaydetti.</p><p>Warsh, &amp;quot;Hedef çok net; Fed&amp;#39;in bu kritik dönemde hedeflerimize ulaşmak için en iyi konumda olmasını sağlamak.&amp;quot; dedi.</p><p><strong>- Altın 3 günlük düşüş serisini sonlandırdı</strong></p><p>Bu gelişmelerle temel göstergelerde dengelenme eğilimi izleniyor. ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil 2 baz puan düşüşle yüzde 4,54&amp;#39;e inerken dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 100,7 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Orta Doğu gerilimlerinin görece azalmasının enflasyon ve para politikalarına yönelik etkileriyle altının ons fiyatı dün yüzde 1,1 yükselişle 4 bin 123 dolardan günü tamamlarken yeni işlem gününde yüzde 0,1 düşüşle 4 bin 118 dolardan alıcı buluyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,7 artışla 76,5 dolarda işlem görüyor.</p><p>Kurumsal tarafta, yatırım planlarını açıklayan Micron Technology&amp;#39;nin hisseleri, yüzde 4,5 değer kazandı. Şirketin hisselerindeki artış, bazı diğer çip şirketlerinin hisselerini de yukarı taşıdı.</p><p>Söz konusu gelişmelerle S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,81, Nasdaq endeksi yüzde 1,3 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,27 yükseldi. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları İngiltere hariç yükseldi</strong></p><p>Avrupa borsaları önceki günkü sert satışların ardından toparlanma çabası görüldü. Orta Doğu&amp;#39;daki gelişmeler bölgede yakından takip edilirken teknoloji tarafındaki yatırımlarla özellikle çip hisseleri yükseldi.</p><p>Yapay zeka ve ileri teknoloji çip yatırımları için öncü gösterge niteliğindeki Hollanda merkezli yarı iletken üretim ekipmanları tedarikçisi ASML&amp;#39;nin hisseleri yüzde 4,8, Avrupa&amp;#39;nın en büyük çip üreticilerinden Almanya merkezli Infineon Technologies&amp;#39;in hisseleri yüzde 4,3 arttı.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Almanya&amp;#39;nın ihracatı mayısta bir önceki aya kıyasla yüzde 0,9, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,1 arttı. Almanya mayıs ayında 19,1 milyar avro dış ticaret fazlası verdi.</p><p>Avrupa Birliği (AB), Çin&amp;#39;den ithal edilen otomobil, kamyonet ve otobüs lastiklerine yüzde 45,3&amp;#39;e varan oranda anti-damping vergisi uygulamaya başladı.</p><p>AB Komisyonu, ABD ile İran arasında yaşanan askeri gerilimin enerji piyasalarında belirsizliği artırdığını ancak şu aşamada enerji arz güvenliği açısından bir sorun bulunmadığını bildirdi.</p><p>Bu gelişmelerle İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,16 düşerken Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,9, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,89 ve İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,09 yükseldi. Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları pozitif seyrediyor</strong></p><p>ABD ve Avrupa&amp;#39;da yarı iletken öncülüğünde artan risk iştahı yeni işlem gününde Asya tarafına da taşındı.</p><p>Bölgede yarı iletken sektöründeki yükselişler dikkati çekerken, bugün ABD piyasalarında işlem görmeye hazırlanan SK Hynix&amp;#39;in hisseleri yüzde 3,7 arttı.</p><p>Öte yandan Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama dün yaptığı açıklamada, hükümetin Devlet Emeklilik Yatırım Fonu (GPIF) dahil olmak üzere emeklilik fonlarını yerli finansal varlıklardaki paylarını artırmaya teşvik etmenin yollarını araştırmak istediğini belirtti.</p><p>Bu gelişmenin ardından Japon yeni, dolar karşısında güçlendi. Dolar/yen paritesi yüzde 0,6 düşüşle 161,5 seviyesine inse de parite 40 yılın en yüksek seviyelerine yakın seyretmeye devam ediyor.</p><p>Japonya&amp;#39;da bugün açıklanan verilere göre ülkede Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,4 ile beklentilere paralel artarken endeksteki artış yıllık bazda yüzde 7,1 ile öngörüleri aştı. Veriler, ülkede maliyet kaynaklı enflasyon baskılarının sürdüğüne işaret etti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,5, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 4,4, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 ve Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 1,4 yükseldi.</p><p><strong>- Yurt içinde gözler sanayi üretimi verilerinde</strong></p><p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,60 değer kaybıyla 14.105,44 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,3 yükseldi.</p><p>Dolar/TL dünü 46,9220&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 46,9750&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretimi, yurt dışında ise Almanya&amp;#39;da enflasyon verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.200 ve 14.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/744b29e1-5ab4-4ddf-bae3-32edf2da6d6b-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Merkez Bankası rezervleri 159,7 milyar dolar oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/merkez-bankasi-rezervleri-1597-milyar-dolar-oldu</link><description><![CDATA[ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 3 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 10 milyar 489 milyon dolar artarak 159 milyar 694 milyon dolar oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/merkez-bankasi-rezervleri-1597-milyar-dolar-oldu</guid><pubDate>2026-07-09T03:25:42+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre, 3 Temmuz itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 7 milyar 701 milyon dolar artarak 61 milyar 952 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 26 Haziran&amp;#39;da 54 milyar 251 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.</p><p>Bu dönemde altın rezervleri ise 2 milyar 788 milyon dolar artışla 94 milyar 954 milyon dolardan 97 milyar 742 milyon dolara yükseldi.</p><p>Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri 3 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 10 milyar 489 milyon dolar artarak 149 milyar 205 milyon dolardan 159 milyar 694 milyon dolara çıktı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4a63ef47-6c30-409c-a775-c6372fad6ccf-cvb.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa İstanbul'da gong Ekim Turizm Ticaret ve Sanayi AŞ için çaldı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-ekim-turizm-ticaret-ve-sanayi-as-icin-caldi</link><description><![CDATA[Halka arz sürecini tamamlayan Ekim Turizm Ticaret ve Sanayi AŞ, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle "EKIM" koduyla işlem görmeye başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-ekim-turizm-ticaret-ve-sanayi-as-icin-caldi</guid><pubDate>2026-07-09T03:18:22+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Ekim Turizm&amp;#39;in gong töreni, Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Ekim Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Ali Vural Ak, Ekim Turizm Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muzaffer Demir, Ekim Turizm Yönetim Kurulu üyeleri Cumhur Kaynak, Cüneyt Polat, Saide Hasret Ramanlı, Gökhan Karaçetin, Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Aydoğmuş ve Vakıf Yatırım Genel Müdürü Uğur Fidan&amp;#39;ın katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Törende konuşan Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, &amp;quot;Intercity&amp;quot; markasıyla tanınan Ekim Turizm&amp;#39;in, filo büyüklüğü ve yaygın ağıyla sektörün liderleri arasında yer aldığını söyledi.</p><p>Ergun, şirketin halka arzdan elde ettiği gelirle filosunu daha da güçlendirerek, kapasitesini artıracağını vurgulayarak, &amp;quot;Ekim Turizm bugün borsamızda işlem görmeye başlayarak yeni yatırımcıları ve kurumsallaşacak olan yapısıyla bundan sonraki süreçte büyümesini daha sağlıklı şekilde sürdürecektir.&amp;quot; diye konuştu.</p><p><strong>- &amp;quot;4 milyar liralık kaynak yeni araç alımına gidecek&amp;quot;</strong></p><p>Ekim Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Ali Vural Ak da Intercity olarak 1992&amp;#39;de Türkiye&amp;#39;de uzun dönem operasyonel araç kiralamayı ilk yapan şirket olarak yola çıktıklarını dile getirdi.</p><p>Ak, bugün geldikleri noktada güçlü filoları, 7 şube, 800&amp;#39;ü aşkın büyük kurumsal müşterileriyle sektörün öncülerinden olduklarını vurguladı.</p><p>İş modellerinin müşterileri tarafından test edilmiş bir model olduğuna işaret eden Ak, &amp;quot;Dünya devi şirketler 15 yıldır bizimle beraber çalışıyor. Uluslararası sermaye bu modeli test etti. Başta Dünya Bankası olmak üzere Almanya, Hollanda ve Japonya&amp;#39;nın önemli banka ve kuruluşları bize ortak oldular, yıllarca bizimle beraber çalıştılar. Biz de 2018&amp;#39;den bu yana tekrar tamamen yerli sermaye olarak yolumuza devam ediyoruz.&amp;quot; dedi.</p><p>Ali Vural Ak, halka arzda sermaye artışının kendileri için oldukça önemli bir adım olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Yaklaşık 4 milyar lirayı geçen bir rakamı, kimseye uğramadan, doğrudan şirketin cebine sokuyoruz ve bu rakamın tamamı yeni araç alımına gidiyor. Bu rakam işimizi büyütmeye, daha karlı, daha genç, daha dinamik bir hale getirmeye gidiyor ve bu da hemen, daha bugünden itibaren başlıyor. Şeffaflık ve hesap verebilirlik zaten bizim 34 yıldır DNA&amp;#39;mızda var. Bunu, halka açık bir şirket olarak da bundan sonra tüm kamuoyunun önünde sürdüreceğiz.&amp;quot;</p><p>Operasyonel araç kiralama ve filo yönetimi sektöründe 34 yıldır faaliyet gösteren Intercity, gerçekleştirdiği başarılı halka arz sürecinin ardından büyük bir yatırım hamlesine hazırlanıyor.<br><br>Şirket, 700 binin üzerinde yatırımcının katılımıyla tamamlanan halka arzdan elde edilen gelirin tamamını yeni araç alımına ve sermaye yatırımına yönlendirerek, bu yıl filosuna 6 binin üzerinde yeni araç katmayı hedefliyor.<br><br>Ekim Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Ali Vural Ak, şirketin Borsa İstanbul&amp;#39;da işlem görmeye başladığı gong töreninin ardından, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.<br><br>Ak, Intercity&amp;#39;nin, 1992&amp;#39;de kurulan ve 34 yıldır aynı işi yapan, sektörü Türkiye&amp;#39;ye getiren, geliştiren ve bu alanda ülkenin önde gelen oyunculardan biri olduğunu söyledi.<br><br>Sektörde standart hale gelmiş hizmetlerin tamamını Türkiye&amp;#39;de ilk uygulayan şirketin Intercity olduğuna dikkati çeken Ak, &amp;quot;Müşterimiz arabayı bizden kiraladıktan sonra araçla alakalı hiçbir şeyle uğraşmaz. Aracın her türlü ihtiyacını biz sağlıyoruz. Arıza, kaza veya yolda kalma durumlarında, Türkiye&amp;#39;nin neresinde olursa olsun 2 saat içinde kendilerine geçici bir ikame araç veriyoruz.&amp;quot; dedi.<br><br>Vural Ak, uzun yıllar filo kiralamada açık ara birinci olarak faaliyet gösterdiklerini belirterek, 2002&amp;#39;de Alman, Hollandalı yabancı bankaların ve Dünya Bankası&amp;#39;nın, şirkete ortak olduğunu ve şirketin büyümesini çok ciddi oranda artırdıklarını anlattı.<br><br>Japonya&amp;#39;nın en büyük grubu olan Mitsubishi Grubu&amp;#39;nun da 2008&amp;#39;de şirkete ortak olduğunu ifade eden Ak, &amp;quot;Onlarla da 12 sene beraber yürüdük. 2018&amp;#39;den bu yana yüzde 100 yerli sermaye olarak yolumuza devam etmekteyiz. Hizmet kalitesi ve çeşitlilik açısından pazarın lider şirketlerinden biriyiz.&amp;quot; diye konuştu.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/d6816d79-249a-46f5-ab9a-29437fc55c03-34387c89-53bb-42b5-9b4e-ebb9b9d1f20a" style="width: 440px; height: 316.8px;"><strong><br>- Halka arzdan sağlanan kaynak yatırımlara aktarılacak</strong><br><br>Vural Ak, 700 binin üzerinde yatırımcının hisselerini satın aldığı halka arz sürecine de değinerek, buradan elde ettikleri gelirin tamamını yeni araç alımında kullanacaklarını dile getirdi.<br><br>Halka arzın tamamen şirketin büyümesine ve karlılığının artırılmasına yönelik bir kaynak olarak planlandığının altını çizen Ak, &amp;quot;Bu sene alacağımız araçlar aşağı yukarı 6 bin arabayı geçecek. Bunu güncel rakamlarla çarparsanız bir araba yaklaşık 2,5 milyon lira civarında değerlense oldukça ciddi bir tutar ortaya çıkıyor. Bu tutarın yarısını iç finansman kullanmadan, yani halka arzdan gelen kaynakla karşılayacağız. Bu da şirketin karlılığını çok artıracak.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br><br>Bulundukları sektörün finansal denetim ve düzenleme çerçevesine kavuşması ihtiyacına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Vural Ak, sözlerini şöyle tamamladı:<br><br>&amp;quot;Bugün gongumuzu çaldık ve artık halka açık bir şirketiz. Bu vesileyle araç kiralama sektörünün finansal bir denetim ve düzenleme çerçevesine kavuşması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Bunu uzun süredir dile getiriyorum. Dışarıdan bakıldığında biz sadece bir &amp;#39;araç kiralama şirketiyiz&amp;#39; gibi görünüyor. Ancak işin mutfağını bilenler iyi bilir ki bizim işimiz aslında dört tekerlek üzerinde finans yönetimidir. Yüz binlerce aracı bilançosunda taşıyan, birkaç milyar dolarlık iş hacmine sahip büyük bir sektörden bahsediyoruz. Bu iş, doğası gereği kaldıraçla çalışır. Dünyada bu ölçekteki kiralama şirketleri finansal otoritelerin çatısı altında faaliyet gösterir. Türkiye&amp;#39;de finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketleri BDDK denetimine tabidir ancak bizim sektörümüz henüz bu kapsama dahil değil. Sektörümüz artık büyüdü, olgunlaştı ve ekonomiye ciddi bir katkı sağlıyor. Ulaştığımız bu büyüklüğün doğal karşılığı, ona uygun bir denetim çerçevesidir. Araç kiralama sektörünün de bu çatının altına girmesi durumunda, denetim bir referans olacak, sektör finans dünyasının gözünde daha fazla itibar kazanacak, büyüyerek yatırımcısına ve müşterisine çok daha fazla güven verecektir. Bu düzenlemenin hem sektörümüze güç hem de ülke ekonomisine güven katacağına inanıyorum.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4d65de77-ffd1-49d5-bbc6-d3d39a42fa90-fa.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Yabancı yatırımcı geçen hafta borsada ne yaptı? (29 Haziran-3 Temmuz)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yabanci-yatirimci-gecen-hafta-borsada-ne-yapti-29-haziran-3-temmuz</link><description><![CDATA[Yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta 11,5 milyon dolarlık hisse senedi, 572 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 441,1 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) aldı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yabanci-yatirimci-gecen-hafta-borsada-ne-yapti-29-haziran-3-temmuz</guid><pubDate>2026-07-09T03:10:41+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, &amp;quot;Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri&amp;quot;ni yayımladı. Buna göre, yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta 11,5 milyon dolarlık hisse senedi, 572 milyon dolarlık DİBS ve 441,1 milyon dolarlık ÖST aldı.</p><p>Yurt dışında yerleşik kişilerin hisse senedi stoku, 3 Temmuz haftasında 41 milyar 387,8 milyon dolardan 41 milyar 697,9 milyon dolara çıktı.</p><p>Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 15 milyar 614,7 milyon dolardan 16 milyar 254,3 milyon dolara, ÖST stoku da 2 milyar 114,7 milyon dolardan 2 milyar 547,2 milyon dolara yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a3c944c1-2660-4cfe-a96e-e82aff1b66cf-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kkm-bakiyesindeki-dusus-devam-ediyor-14-47-3</link><description><![CDATA[Kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesapları (KKM), geçen hafta 8 milyon lira azalarak 236,2 milyon liraya geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kkm-bakiyesindeki-dusus-devam-ediyor-14-47-3</guid><pubDate>2026-07-09T02:47:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yayımladığı haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, 3 Temmuz itibarıyla 209 milyar 210 milyon lira artarak 26 trilyon 537 milyar 292 milyon liradan 26 trilyon 746 milyar 502,5 milyon liraya yükseldi.</p><p>Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 396 milyar 923 milyon lira azalarak 30 trilyon 268 milyar 569 milyon liradan 29 trilyon 871 milyar 646 milyon liraya geriledi.</p><p><strong>- Tüketici kredileri 3 trilyon 389,5 milyar liraya çıktı</strong></p><p>Tüketici kredilerinin tutarı, bu dönemde 18 milyar 146 milyon lira artarak 3 trilyon 389 milyar 465 milyon liraya yükseldi. Söz konusu tutarın 804 milyar 396 milyon lirası konut, 42 milyar 694 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 542 milyar 374 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.</p><p>Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı, 15 milyar 874 milyon lira azalarak 4 trilyon 123 milyar 160 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 2,2 artışla 3 trilyon 287 milyar 292 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.</p><p>Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 210 milyar 677 milyon lirasını taksitli, 2 trilyon 76 milyar 615 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.</p><p><strong>- Yasal öz kaynaklar sınırlı arttı</strong></p><p>Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 3 Temmuz itibarıyla önceki haftaya göre 18 milyar 714 milyon lira artışla 776 milyar 287 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 586 milyar 215 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.</p><p>Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 1 milyar 633 milyon lira artarak 5 trilyon 755 milyar 35 milyon liraya yükseldi.</p><p>KKM bakiyesi ise geçen hafta 8 milyon lira azalarak 236,2 milyon liraya düştü.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7030dc36-6b44-4c41-9fa6-78c27a87efd2-rth.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Eksim Holding yeni dönem pazarlama ve iletişim vizyonunu paylaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/eksim-holding-yeni-donem-pazarlama-ve-iletisim-vizyonunu-paylasti</link><description><![CDATA[Eksim Holding, pazarlama ve iletişim merkezli dönüşüm yolculuğunu düzenlediği toplantıda paylaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/eksim-holding-yeni-donem-pazarlama-ve-iletisim-vizyonunu-paylasti</guid><pubDate>2026-07-09T02:42:56+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Holdingden yapılan açıklamaya göre, Eksim Holding Pazarlama ve İletişim Direktörü (CMO) Ahmet Yaman&amp;#39;ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde markalaşmanın iletişim süreçlerindeki rolü ele alınırken, özellikle enerji sektöründe müşteri deneyimi ve marka algısının giderek önem kazandığına dikkati çekildi.</p><p>Toplantıda ayrıca, holding bünyesinde bulunan köklü şirketlerin sürdürülebilirlik çalışmalarıyla marka değerlerinin artırılmasına yönelik görüşler de paylaşıldı.</p><p>Açıklamada toplantıdaki görüşlerine yer verilen Eksim Holding CMO&amp;#39;su Ahmet Yaman, holding iştiraklerinde operasyonel başarılarının yanı sıra iletişim ve marka yönetimi tarafında da önemli dönüşüm gerçekleştirildiğini belirtti.</p><p>Değişen dünyanın artık şirketlerden üretim gücünün yanında veri yönetimi, etkili marka anlatımı ve insan odaklı iletişim beklediğini aktaran Yaman, &amp;quot;40. yılımızı kutlarken, Eksim Holding&amp;#39;in köklü geçmişini geleceğin dünyasına taşıyan yenilikçi iletişimlerimizi sürdürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca üretim kapasitesiyle değil, sürdürülebilirlik yaklaşımı, teknoloji yatırımları ve insanla bağ kuran marka anlayışıyla öne çıkan bir yapı inşa ediyoruz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yaman, 2,5 milyondan fazla aboneye ve toplamda 6,5 milyon insana elektik dağıtım hizmeti sunan şirketlerinin, yatırımlarıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi&amp;#39;nin önde gelen kuruluşları arasında yer aldığını anlatarak, pazarlama ve iletişim ekibi olarak şirketleriyle ilgili gerçekleştirleri müşteri memnuniyeti araştırmalarının sonucunda sundukları hizmetleri destekleyecek iletişim projelerinin gerekliliğini gördüklerini vurguladı.</p><p>Söz konusu doğrultuda markalarının bilinirliğini ve bölge halkındaki farkındalığı pekiştirecek adımlar atma kararı aldıklarını kaydeden Yaman, &amp;quot;Bunların sonucunda &amp;#39;DicleFest Projesi ve Aydınlatma Kampanyası&amp;#39; gibi önemli çalışmaları hayata geçirdik. Dolayısıyla artık Dicle Elektrik ile kendimizi yalnızca bir dağıtım şirketi olarak değil, &amp;#39;Enerjinin Ötesinde Dağıtım Şirketi&amp;#39; yaklaşımıyla konumlandırıyoruz. Bu sebeple de bölge insanıyla kültürel, sosyal ve duygusal bağ kuran projeler geliştirmeye odaklanıyoruz.&amp;quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/54904d9e-a90a-4e37-84c5-1e5901f7c1a8-e191676e-3528-4b7b-9bbb-2b00b2c1a952" style="width: 470px; height: 313.333px;"></p><p><strong>- &amp;quot;Çocukların enerji teknolojilerini yerinde deneyimlemesi çok kıymetli&amp;quot;</strong></p><p>&amp;quot;Enerji ve Teknoloji Festivali DicleFest&amp;quot; ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman ve Siirt&amp;#39;te başta çocuklar ve gençler olmak üzere 350 bine yakın kişiye ulaştıklarına işaret eden Yaman, çocukların enerji teknolojilerini yerinde deneyimlemesinin çok kıymetli olduğunu aktardı.</p><p>Düzenledikleri etkinlikler, atölyeler ve konserlerle yalnızca festival gerçekleştirmediklerini, bölge halkıyla aynı duyguda buluşan, güvene ve samimiyete dayalı bağlarını güçlendirdiklerini vurgulayarak, &amp;quot;İnsanların hayatına dokunan bu yaklaşımımızın marka algımızı güçlendiren en önemli unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz. DicleFest&amp;#39;i önümüzdeki dönemde diğer hizmet illerimiz Şırnak ve Mardin&amp;#39;de düzenlemeyi planlıyoruz.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yaman, Dicle Elektrik&amp;#39;in 8 bin çalışanıyla hizmet bölgesinde kesintisiz enerji hizmeti sunabilmek adına yılın her döneminde sahada aktif şekilde çalıştığını belirterek, bu emeği daha geniş kitlelere ulaşabilecek iletişim diliyle anlatmak istediklerini ve bunun için de yeni kampanya başlattıklarını kaydetti.</p><p>Enerjinin, insanların günlük yaşamını doğrudan etkileyen kritik bir alan olduğuna dikkati çeken Yaman, &amp;quot;Sahada gece-gündüz çalışan çok büyük bir ekibimiz var. 2025 yıl sonu itibarıyla 39 bin 104 LED tesis ve dönüşüm uygulamasıyla modern aydınlatmada Türkiye&amp;#39;deki 21 elektrik dağıtım şirketi arasında ilk sırada yer aldık.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yaman, elektriğin kesintisiz şekilde ulaştırılması için verilen emeği, şehirlerdeki gözle görülür değişimi ve bunun sonucunda bölge insanımızın hayatındaki dönüşümü daha sıcak anlatımla görünür kılmak istediklerini vurgulayarak, &amp;quot;Bu amaçla biz de 2000`li yılların başında Diyarbakırspor&amp;#39;u da çalıştıran ünlü teknik direktörlerimizden Yılmaz Vural ile birlikte sahaya indik.&amp;quot; değerlendirmesini yapt��.</p><p>Yaman, holding bünyesinde yeni nesil iletişim projelerine ek olarak köklü markaların hikayelerinin de önemli yere sahip olduğunu aktardı.</p><p>Türkiye&amp;#39;ni bilinen un markalarından Sinangil&amp;#39;in, 63 yılı aşan geçmişiyle bugün hala güçlü tüketici bağı kurmayı başardığını kaydederek, &amp;quot;Sinangil yalnızca bir gıda markası değil, nesiller boyunca mutfaklarda yer etmiş gerçek bir &amp;#39;lovemark&amp;#39;. Ayrıca sahada ve dijital kanallarda yürüttüğümüz iletişim çalışmalarıyla da marka sadakatimizi nesilden nesle taşıyoruz.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Holdingin kafe-fırın sektöründeki temsilcisi Aslı&amp;#39;nın 33 yıl önce başlayan hikayesini halihazırda Eksim Holding olarak çok daha modern bir kafe-fırın deneyimine dönüştürdüklerine dikkati çeken Yaman, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Mağazalarımızda sunduğumuz kurabiye, kahve ve serinleten içecek çeşitlerimizle müşterilerimize yalnızca ürün değil, keyifli bir yaşam alanı sunduk. Modern mağaza tasarımlarımız ve ürün çeşitliliğimiz sayesinde Aslı, hem kent hayatı içerisinde hem iş merkezlerinin yoğunlaştığı bölgelerde insanların severek vakit geçirdiği bir mola ve keyif durağı haline geldi. Markamız büyümeye devam ederken hayata geçirdiğimiz &amp;#39;Aslı`da Dükkan Senin&amp;#39; franchise kampanyasıyla da girişimcilere daha erişilebilir ve uygun koşullu yatırım imkanları sunmaya başladık. Bu çalışmalarımız güven veren marka algımızı pekiştirdi.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a86cc008-96eb-4420-afd2-3daffc3ea180-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>DAP Yapı’dan bir ilk! Kendi kendini ödeyen ev modeli </title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/dap-yapidan-bir-ilk-kendi-kendini-odeyen-ev-modeli</link><description><![CDATA[Gayrimenkul sektöründe sanat eseri niteliğinde projeler üreten DAP Gayrimenkul Geliştirme, satışa çıkardığı yeni projesi Ataşehir 173’te kontrollü ve planlı bir finansman modeline imza attı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/dap-yapidan-bir-ilk-kendi-kendini-odeyen-ev-modeli</guid><pubDate>2026-07-09T02:00:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Emlak Katılım Tasarruf Finansman Şirketi aracılığıyla oluşturulan, her ay daha da rahatlayan ödeme planı ile DAP Yapı, kendi evinize taşınıp kira öder gibi ev sahibi olma fırsatını hayata geçirdi. DAP Yapı, bu fırsatı aynı zamanda tüm projeleri için uygulamaya başladı.</p><p>DAP`ın yeni nesil yaşam anlayışı olan &amp;ldquo;Sessiz Lüks&amp;rdquo; konseptiyle tasarlanan Ataşehir 173`te, minimum yüzde 40 peşinatla alım yapılabiliyor. Emlak Katılım Tasarruf Finansman Şirketi tarafından sağlanan ödeme planında kalan tutar iki eşit parçaya bölünüyor; ilk yarısı 30 ay, ikinci yarısı ise 60 ay boyunca vade farkı olmadan ödenebiliyor. Model sayesinde, kendi evinize taşınırken kira öder gibi taksitlerle DAP Yapı projelerinde ev sahibi olma imkanı sunuluyor. Az katlı yatay mimarisi ve Doğu ile Batı Ataşehir`in kesişim noktasındaki stratejik konumuyla Ataşehir 173, gürültüden ve kalabalıktan uzak ama hayatın tam içinde bir yaşam vadediyor.</p><p><strong>PLANLANABİLİR VE FAİZSİZ FİNANSMAN SİSTEMİ</strong></p><p>&amp;ldquo;Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finansman&amp;rdquo; sistemi kapsamında ilk yarısı 30 ay, ikinci yarısı ise 60 ay faizsiz, kefilsiz finansman desteği sağlayan DAP Gayrimenkul Geliştirme, kira öder gibi ev sahibi olma fırsatıyla kendi kendini ödeyen ev modelini hayata geçirerek bir ilke imza attı.</p><p><strong>KENDİ KENDİNİ ÖDEYEN EV MODELİ: </strong></p><p>DAP Gayrimenkul Geliştirme`nin ilk kez Ataşehir 173`te sunduğu ve tüm projelerinde uygulayacağı &amp;ldquo;Tasarrufa Dayalı Faizsiz Finansman&amp;rdquo; modelinde alıcılar, minimum yüzde 40 peşinatın ardından kalan tutarı ikiye bölerek ödeme imkanına sahip oluyor. Yüzde 50`lik bölüm 30 ay, ikinci yüzde 50`lik bölüm ise 60 ay boyunca faizsiz ve kefilsiz şekilde tamamlanabiliyor. Emlak Katılım Tasarruf Finansman Şirketi tarafından sağlanan bu yapı, yüksek faiz yükünü ortadan kaldırarak ödeme sürecini daha öngörülebilir hale getiriyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;SESSİZ LÜKS&amp;rdquo; YAKLAŞIMIYLA YENİ NESİL YAŞAM</strong></p><p>Az katlı yatay mimarisi ve Doğu ile Batı Ataşehir`in kesişim noktasındaki stratejik konumuyla Ataşehir 173, gürültüden ve kalabalıktan uzak ama hayatın tam içinde bir yaşam vadediyor. Ataşehir`in en değerli bölgelerinden birinde konumlanan Ataşehir 173, yalnızca 173 bağımsız bölümden oluşuyor. &amp;ldquo;Sessiz Lüks&amp;rdquo; kavramı ile tasarlanan proje, sade ve zarif yaşam anlayışını merkeze alırken, şehir hayatının dinamizmini sakinlik ve konforla dengeliyor. Tüm konutların bahçe ve geniş balkonlar aracılığıyla doğayla ilişki kurduğu projede, 1+1`den 3+1`e kadar değişen daire tipleri, bahçeli ve geniş balkonlu seçenekler, şehir içinde ferah ve kontrollü bir alan sunuyor.</p><p><strong>ŞEHİR İÇİNDE DOĞAYLA YAKIN TEMAS</strong></p><p>Ataşehir 173, aynı zamanda yaşam kalitesini merkeze alan bütüncül bir deneyim alanı olarak kurgulanıyor. DAP Gayrimenkul Geliştirme`nin projelerinde tasarım standardı haline gelen &amp;ldquo;Sağlıklı Ev&amp;rdquo; konsepti, Ataşehir 173`te de belirleyici rol oynuyor. Lüksün en sessiz haline odaklanan Ataşehir 173`ün yüzde 75`i yeşil alandan oluşuyor. Peyzaj alanları, şehir içinde doğayla temas hissini güçlendirerek sakin ve dengeli atmosfer oluşturuyor. Projedeki tüm evler, bahçe ve balkonlar sayesinde doğaya açılıyor.</p><p>Proje içinde yer alan wellness alanları ise beden ve zihin dengesini destekleyen bir yaşam alanı sunuyor. Kapalı yüzme alanı, fitness bölümleri ve dinlenme alanlarıyla desteklenen bu yapı, sağlıklı hayatı günlük rutinin doğal parçası haline getiriyor.</p><p><strong>İKİ YAKA ARASINDA GÜÇLÜ BAĞLANTI</strong></p><p>Ataşehir 173, Doğu ve Batı Ataşehir`in kesişim noktasında yer alarak İstanbul`un iki yakası arasında stratejik bir bağlantı sağlıyor. Proje, konumu itibarıyla şehrin en önemli yaşam ve ticaret merkezlerine yürüme mesafesinde yer alıyor. Proje sakinleri; Metropol İstanbul, Bulvar 216 ve Watergarden gibi lokasyonlara, Ataşehir Bulvarı üzerindeki gastronomi ve kültür noktalarına kolaylıkla erişebiliyor. Bölgenin güçlü ulaşım ağı sayesinde Bağdat Caddesi`ne ulaşım, sahil hattına erişim ve Avrupa Yakası bağlantısı da hızlı şekilde sağlanabiliyor.</p><p><strong>MÜHENDİSLİK VE KALİTE ODAKLI YAKLAŞIM</strong></p><p>Ataşehir 173`ün inşaat sürecinde &amp;ldquo;Sessiz Lüks&amp;rdquo; yaklaşımını destekleyen yüksek mühendislik standartları ve kaliteli malzeme kullanımı esas alındı. Uzun ömürlü kullanım ve dayanıklılık odaklı bu yaklaşım, projenin hem estetik hem de yapısal anlamda güçlü bir karakter kazanmasını sağlıyor. Dış cephe tasarımı ve mimari detaylar ise bu bütünlüğü tamamlayan prestijli bir ifade dili oluşturuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/ef6d1c35-a872-4bfd-8b04-42456b176155-rty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (9 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-9-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,02 düşüşle 14.187,31 puan oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-9-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-09T01:32:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 14.189,96 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 63,10 puan ve yüzde 0,44 artışla 14.253,05 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 2,64 puan ve yüzde 0,02 azalışla 14.187,31 puana geriledi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.150,86 puanı, en yüksek 14.275,09 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında sanayi endeksi yüzde 0,56, hizmetler endeksi yüzde 0,03, mali endeks yüzde 0,34 değer kazanırken teknoloji endeksi yüzde 2,62 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 60&amp;#39;ı yükselirken 32&amp;#39;si düştü, 8&amp;#39;i yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Türk Hava Yolları, ASELSAN, Astor Enerji, Sasa Polyester ile Akbank oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 106 dolar</strong></p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1430, sterlin/dolar paritesi 1,3410 ve dolar/yen paritesi 162,4 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 46,8710 liradan, avro 53,7220 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,7 artışla 4 bin 106 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,4 düşüşle 77,9 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f3f310ae-f73d-4c03-ba10-580b9c457987-df.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>SOCAR, mühendislik firması Technip'le iyi niyet anlaşması imzaladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/socar-muhendislik-firmasi-techniple-iyi-niyet-anlasmasi-imzaladi</link><description><![CDATA[SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında Bakü'de iyi niyet anlaşması (MoU) imzalandı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/socar-muhendislik-firmasi-techniple-iyi-niyet-anlasmasi-imzaladi</guid><pubDate>2026-07-09T01:15:00+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, 61 yıllık deneyimiyle Türkiye&amp;#39;nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim&amp;#39;de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başladı.</p><p>SOCAR&amp;#39;ın Technip&amp;#39;le imzaladığı anlaşmanın ardından Petkim&amp;#39;in FEED süreciyle ilgili anlaşmaları bu yılın üçüncü çeyreğinde tamamlayarak FEED çalışmasına başlanması planlanıyor.</p><p>FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/514ee352-de60-43eb-9826-fededbe66fe7-2d61c03b-441c-4878-a28f-5b5ad1960b7d" style="width: 364px; height: 546px;"></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, Petkim Master Plan projesinin, Türkiye&amp;#39;nin en köklü ve büyük petrokimya üreticisi Petkim&amp;#39;i gelecek 50 yıla hazırlama ve Türkiye&amp;#39;nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Petkim Master Plan ile Petkim&amp;#39;i sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim&amp;#39;in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üretim modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan&amp;#39;ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin Türkiye&amp;#39;nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4633c68b-53df-4832-83b2-be350237dec5-rtyu.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>BES havuzundaki birikim yılın ilk yarısında 2,4 trilyon lirayı aştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/bes-havuzundaki-birikim-yilin-ilk-yarisinda-24-trilyon-lirayi-asti</link><description><![CDATA[Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi'ndeki (OKS) devlet katkısı ile katılımcı fon tutarlarının toplam büyüklüğü 2 trilyon 401 milyar 481,7 milyon liraya ulaşırken toplam katılımcı sayısı 18 milyon 52 bin 474 oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/bes-havuzundaki-birikim-yilin-ilk-yarisinda-24-trilyon-lirayi-asti</guid><pubDate>2026-07-09T11:51:44+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bireylerin emeklilik dönemlerinde refah seviyelerinin düşmemesini hedefleyen, aynı zamanda yurt içinde uzun vadeli tasarruf seviyesini yükselterek yarattığı fonlarla ülke ekonomisine katkı sağlayan BES, Türkiye&amp;#39;de 27 Ekim 2003&amp;#39;te başlayarak 23. yılını doldurmak üzere emin adımlarla ilerliyor.</p><p><strong>- BES&amp;#39;ten emekli sayısı 487 bin 118&amp;#39;e çıktı</strong></p><p>AA muhabirinin Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerinden derlediği bilgilere göre, bu yılın ilk yarısı itibarıyla BES&amp;#39;teki katılımcı sayısı 10 milyon 304 bin 546 oldu.</p><p>Söz konusu dönemde katılımcıların fon tutarı ile devlet katkısı fon tutarının toplam büyüklüğü 2 trilyon 248 milyar 252,7 milyon lira oldu. BES&amp;#39;ten emekli olan kişi sayısı da 487 bin 118`e ulaştı.</p><p>OKS tarafında ise çalışan fon tutarı ile devlet katkısı fon tutarının toplamıyla hesaplanan OKS&amp;#39;nin toplam büyüklüğü de yılın ilk 6 ayı itibarıyla 153 milyar 229 milyon lirayı buldu. Aynı dönemde OKS&amp;#39;deki katılımcı sayısı 7 milyon 747 bin 928 oldu.</p><p>Böylece, BES ve OKS`de toplam fon büyüklüğü yılın ilk yarısında 2 trilyon 401 milyar 481,7 milyon liraya ulaşırken, toplam katılımcı sayısı 18 milyon 52 bin 474 olarak kayıtlara geçti. Toplam fonun 2 trilyon 116 milyar 113 milyon lirasını katılımcı fonları, 285 milyar 368,7 milyon lirasını ise devlet katkısı fon tutarı oluşturdu.</p><p><strong>- Yılın ilk yarısında havuza 116 binden fazla yeni katılımcı dahil oldu</strong></p><p>2025 yılını BES, OKS ve iki sistemdeki devlet katkıları toplamda 2 trilyon 163 milyar 164,7 milyon lira fon büyüklüğü ve 17 milyon 935 bin 495 katılımcı ile tamamlamıştı.</p><p>BES ve OKS&amp;#39;deki katılımcıların fon tutarında, devlet katkısı fon tutarları da dikkate alındığında 2025 yıl sonundan 30 Haziran 2026&amp;#39;ya kadar geçen 6 ayda 238 milyar 317 milyon liralık ve yüzde 11`lik artış görüldü.</p><p>Aynı dönemde BES havuzundaki toplam katılımcı sayısındaki artış 116 bin 979, artış oranı ise yüzde 0,7 oldu.</p><p><strong>- 1,7 milyonu aşkın çocuk BES kumbarasında 100 milyar liradan fazla birikim yaptı</strong></p><p>Türkiye&amp;#39;de Haziran 2021&amp;#39;de hayata geçirilen ve 18 yaş altı çocukların gönüllü sisteme dahil olması amaçlanan uygulama büyümeye devam ediyor.</p><p>Yılın ilk yarısı itibarıyla 18 yaş altı katılımcıların fon büyüklüğü 100 milyar 713,9 milyon lira oldu. Fon tutarının 80 milyar 611,5 milyon lirasını katılımcıların biriktirdiği fonlar oluştururken devlet katkısı fon tutarı 20 milyar 102,4 milyon lira olarak gerçekleşti.</p><p>Sistemde 1 milyon 718 bin 943 çocuk bulunurken sözleşmenin yürürlük tarihi itibarıyla en çok katılım 170 bin 105 ile sıfır yaşta görüldü.</p><p>31 Aralık 2025&amp;#39;ten 30 Haziran 2026&amp;#39;ya kadar geçen sürede 18 yaş altı uygulamasındaki katılımcı sayısı 77 bin 961 artarken fon büyüklüğü devlet katkısı dahil 15 milyar 730,5 milyon lira artış kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/1223ab2d-da57-4568-b7b4-82c2b7f1ec40-rty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türk Telekom finansal başarılarını sürdürülebilirlik vizyonuyla taçlandırdı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turk-telekom-finansal-basarilarini-surdurulebilirlik-vizyonuyla-taclandirdi</link><description><![CDATA[Türk Telekom, finansal başarılarını sürdürülebilirlik odaklı vizyonuyla taçlandırmaya devam ediyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, Borsa İstanbul’da (BIST) işlem gören, sürdürülebilirlik performansı en yüksek ilk 25 şirketin bulunduğu BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer aldı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turk-telekom-finansal-basarilarini-surdurulebilirlik-vizyonuyla-taclandirdi</guid><pubDate>2026-07-09T11:26:39+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`nin dijital dönüşüm mimarı Türk Telekom, sürdürülebilirlik odaklı köklü stratejilerinin ve yatırımlarının küresel bir yansıması olarak Borsa İstanbul`un en prestijli ligi olan BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi`nde yerini aldı. Sürdürülebilirlik yolculuğundaki şeffaflık vizyonunu 2020`deki ilk raporuyla başlatan ve 2023`te ilk Entegre Faaliyet Raporu`nu sunan şirket, başarı grafiğini güncel Entegre Faaliyet Raporu ile taçlandırdı. Türk Telekom ayrıca, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporu`nu da kamuoyuyla paylaşarak; MSCI (Morgan Stanley Capital International), S&amp;amp;P Global (Standard &amp;amp; Poor&amp;#39;s), LSEG (London Stock Exchange Group), FTSE4Good (Financial Times Stock Exchange Sürdürülebilirlik Endeksi) ve Sustainalytics gibi dünyanın en prestijli uluslararası endekslerinde ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) odaklı küresel değer yaratma modelini ve şeffaf raporlama liderliğini bir kez daha tescilledi.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/3fedb750-d97b-4642-a163-7f0357ccaff6-7b8da441-0a23-4215-8d0c-233e3ca35ec6" style="width: 428px; height: 285.333px;"></p><p><strong>&amp;ldquo;BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi başarımızın arkasında güçlü sürdürülebilirlik performansı var&amp;rdquo;</strong><br><br>Türk Telekom CEO`su Ebubekir Şahin, elde ettikleri başarılara ilişkin değerlendirmesinde &amp;ldquo;Türkiye&amp;#39;nin dijitalleşme yolculuğuna öncülük ederken, teknolojiyi topluma ve çevreye değer katacak, sürdürülebilir geleceğin anahtarı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yıldır sektörümüzün yatırım lideri olarak dijital geleceğin inşasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken, her adımımızı daha yeşil, daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle atıyoruz. &amp;nbsp;BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi`nde yer almamız başarılı finansal performansımızın yanı sıra altyapıdan veri merkezlerine, akıllı şehir çözümlerinden yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlarımıza kadar tüm iş süreçlerimize yansıttığımız sürdürülebilirlik odaklı vizyonumuzun en somut tescilidir. Bu süreçte LSEG performansımızı yükseltirken, Sustainable Fitch notumuzu 3&amp;#39;ten 2&amp;#39;ye yükselttik ve global sıralamada en üst yüzdelik dilimde yer aldık. CDP (Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği Programı&amp;#39;nda A notumuzu koruyarak Global A Listesi&amp;#39;ndeki konumumuzu güçlendirdik; ilk defa raporlama yaptığımız Su Güvenliği Programı&amp;#39;nda ise A- notu aldık. Son iki yılda gerçekleştirdiğimiz finansman hamleleriyle yeşil finansman portföyümüzü 1,1 milyar ABD dolarına yükselttik. Tüm bu başarılar, sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteriyor. Çevreye ve topluma duyarlı yönetim yaklaşımımız Türk Telekom`a uluslararası alanda duyulan güveni artırırken, operasyonel nakit akışımız ve uluslararası finansman kaynaklarına erişimimiz uzun vadeli stratejik yatırımlarımızı güvence altına alıyor. Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye`nin her köşesinde ve herkes için eşit bir dijital gelecek inşa ederken, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla çalışmaya devam edeceğiz&amp;rdquo; diye konuştu.&amp;nbsp;</p><p><strong>GES yatırımları sürüyor&amp;nbsp;</strong></p><p>Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri (GES) yatırımlarıyla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye`nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom`un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas`ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye`nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı`da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES`i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/601e9765-b292-416c-bdee-048f9e640263-er.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>TIENS Türkiye'nin yeni Ülke Müdürü  Ömer Barış Turan oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/tiens-turkiyenin-yeni-ulke-muduru-omer-baris-turan-oldu</link><description><![CDATA[Küreselde 57 milyon aileye ulaşan ve Türkiye'de 240 bini aşkın distribütör ağıyla faaliyet gösteren iyi yaşam markası TIENS'in Türkiye Ülke Müdürü görevine, sektörün deneyimli isimlerinden Ömer Barış Turan atandı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/tiens-turkiyenin-yeni-ulke-muduru-omer-baris-turan-oldu</guid><pubDate>2026-07-09T11:24:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>1991 yılında Çin&amp;#39;in Tianjin kentinde kurulan, takviye edici gıdalardan kişisel bakım ürünlerine, sağlıklı yaşam çözümlerinden eğitim ve girişimcilik programlarına uzanan geniş bir ekosistemle faaliyet gösteren TIENS, Türkiye yapılanmasını deneyimli yönetici Ömer Barış Turan&amp;#39;a emanet etti. Wellness ve doğrudan satış sektörlerinde uzun yıllara dayanan deneyime sahip Turan, TIENS Türkiye&amp;#39;de sürdürülebilir büyüme, distribütör gelişimi ve marka yapılanmasına liderlik edecek.</p><p>İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi&amp;#39;nde lisans, İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü&amp;#39;nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Ömer Barış Turan, kariyerine satış yönetimi alanında başladı. 2005-2011 yılları arasında ulusal ve uluslararası şirketlerde satış müdürlüğü ve satış direktörlüğü görevlerini üstlenen Turan, 2011-2018 yılları arasında LR Health &amp;amp; Beauty Türkiye Ülke Müdürü olarak görev yaptı. Aynı dönemde, 2017-2018 yıllarında Türkiye Doğrudan Satış Derneği Başkanlığı görevini üstlenerek sektörün gelişimine katkı sundu. 2019-2025 yılları arasında Vorwerk Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan Turan, şimdi ise kariyerine TIENS Türkiye Ülke Müdürü olarak devam edecek.</p><p>Yeni görevinde TIENS&amp;#39;in Türkiye&amp;#39;deki büyüme hedeflerine liderlik edecek olan Ömer Barış Turan, distribütör ağının güçlendirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve markanın Türkiye pazarındaki konumunun pekiştirilmesine odaklanacak.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/164e4c49-7303-4f9e-a48d-c3ad9b9b42d5-ert.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Ticaret Bakanlığı, firmaların ihracat ve ithalat beklentilerini açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ticaret-bakanligi-firmalarin-ihracat-ve-ithalat-beklentilerini-acikladi</link><description><![CDATA[Ticaret Bakanlığının yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ihracat beklenti endeksi, bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan artarak 101,5'e yükselirken ithalat beklenti endeksi ise 2,2 puan gerileyerek 102,7 olarak gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ticaret-bakanligi-firmalarin-ihracat-ve-ithalat-beklentilerini-acikladi</guid><pubDate>2026-07-09T11:09:41+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık, yılın üçüncü çeyreğine ilişkin Dış Ticaret Beklenti Anketi&amp;#39;ni açıkladı.</p><p>Buna göre, ihracat beklenti endeksi, bu dönemde bir önceki çeyreğe göre 2,4 puan arttı. Yılın ikinci çeyreğinde 99,1 olan endeks, üçüncü çeyrekte 101,5 seviyesine yükseldi.</p><p>Endeks, geçen yılın aynı dönemine göre ise 4 puan azalış gösterdi.</p><p>Söz konusu endeksi, bir önceki çeyreğe göre gelecek 3 aya ilişkin ihracat beklentisi, ihracat sipariş beklentisi ve son 3 aya ilişkin ihracat sipariş düzeyi artış yönünde, şu anda kayıtlı ihracat sipariş düzeyine ilişkin değerlendirmeler ise azalış yönünde etkiledi.</p><p><strong>- İthalat beklenti endeksi</strong></p><p>Bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ithalat beklenti endeksi de bir önceki çeyreğe göre 2,2 puan azalarak 102,7 seviyesinde gerçekleşti. Endeks geçen yılın aynı dönemine göre ise 12,1 puan azaldı.</p><p>Endekse, bir önceki çeyreğe kıyasla gelecek 3 aya ilişkin birim fiyatı beklentisi ve şu anda kayıtlı ithalat sipariş düzeyi azalış, gelecek 3 aya ilişkin ithalat beklentisi ve son 3 aydaki ithalat sipariş düzeyine yönelik değerlendirmeler ise artış yönünde etki etti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/cb108ad0-1d2a-4dc7-be9b-142cf6f8a9ae-we.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>İnşaat maliyetleri, yıllık yüzde 28,56 arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/insaat-maliyetleri-yillik-yuzde-2856-artti</link><description><![CDATA[İnşaat maliyet endeksi, mayısta aylık bazda yüzde 1,87, yıllık yüzde 29,84 artış gösterdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/insaat-maliyetleri-yillik-yuzde-2856-artti</guid><pubDate>2026-07-09T11:04:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu, mayıs dönemine ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre endeks, mayısta bir önceki aya kıyasla yüzde 1,87, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,84 yükseldi.</p><p>Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 1,77, işçilik endeksi yüzde 2,04 arttı.</p><p>Yıllık bazda malzeme endeksi yüzde 28,62, işçilik endeksi yüzde 32 artış gösterdi.</p><p>Bina inşaatı maliyet endeksi, mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,96, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 28,56 yükseliş kaydetti. Mayısta bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,08, işçilik endeksi yüzde 1,75 artış sergiledi. Geçen yılın aynı ayına kıyasla ise malzeme endeksi yüzde 26,93, işçilik endeksi yüzde 31,34 arttı.</p><p>Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,6, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 34,06 artış gösterdi. Söz konusu yapılarda bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 0,85, işçilik endeksi yüzde 3,08 artış kaydetti. Malzeme endeksi, mayısta yıllık bazda yüzde 33,91, işçilik endeksi yüzde 34,34 yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/ffacce41-947d-40a7-8ddf-ca2d5f865c4e-rtyy.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları İngiltere hariç pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-ingiltere-haric-pozitif-seyrediyor-10-58-57</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilime karşın teknoloji hisselerinde toparlanmaların etkisiyle İngiltere hariç pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-ingiltere-haric-pozitif-seyrediyor-10-58-57</guid><pubDate>2026-07-09T10:58:57+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki karşılıklı askeri hamleler Orta Doğu&amp;#39;da barış ikliminin kalıcılığının sorgulanmasına yol açarak piyasalarda jeopolitik risk algısının sürmesine neden oluyor. Buna karşın teknoloji hisselerinden genele yayılan alıcılı seyir, endekslerin pozitif tarafta konumlanmasını sağlıyor.</p><p>Bu gelişmelerle, Avrupa piyasalarında saat 10.30 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,5 artışla 638,8 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi önceki kapanışın yüzde 0,4 altında 10.580 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi önceki kapanışın yüzde 0,6 üzerinde 25.015 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,8 kazançla 52.221 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,5 değer kazancıyla 8.291 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 1,3 primle 19.291 puanda bulunuyor.</p><p><strong>- IMF, İngiltere büyüme tahminini yukarı revize etti</strong></p><p>Öte yandan, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından &amp;quot;Savaş ve Teknolojinin Kesişiminde Küresel Ekonomi&amp;quot; başlığıyla ülkelerin ekonomik büyüme tahminlerinin de paylaşıldığı raporda, Avrupa ekonomilerine ilişkin önemli değerlendirmelere yer verildi.</p><p>Avro Bölgesi ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 1,1&amp;#39;den 0,9&amp;#39;a indirildiği belirtilen raporda, bölge ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmininin yüzde 1,2&amp;#39;de sabit tutulduğu kaydedildi.</p><p>Raporda, Almanya&amp;#39;nın büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 0,8&amp;#39;den yüzde 0,7&amp;#39;ye ve gelecek yıl için yüzde 1,2&amp;#39;den yüzde 1&amp;#39;e düşürüldüğü, Fransa ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin de bu yıl için yüzde 0,9&amp;#39;dan yüzde 0,6&amp;#39;ya indirilirken, gelecek yıl için yüzde 0,9 olarak korunduğu bildirildi.</p><p>İtalya ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerinin bu yıl ve gelecek yıl için yüzde 0,5&amp;#39;te tutulduğuna işaret edilen raporda, İspanya ekonomisine dair büyüme tahminlerinin de bu yıl için yüzde 2,1 ve gelecek yıl için yüzde 1,8 olarak korunduğu aktarıldı.</p><p>Raporda, İngiltere ekonomisinin büyüme beklentisi ise bu yıl için yüzde 0,8&amp;#39;den yüzde 1&amp;#39;e çıkarılırken, gelecek yıl için yüzde 1,3&amp;#39;te tutuldu. Böylece İngiltere tahminlerde bölgeden pozitif ayrıştı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e38acc26-b2a7-4888-881e-fb0215902d5c-sd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa güne yükselişle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-yukselisle-basladi-10-7-35</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,44 yükselişle 14.253,05 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-yukselisle-basladi-10-7-35</guid><pubDate>2026-07-09T10:07:35+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,12 değer kaybederek 14.189,96 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 63,10 puan ve yüzde 0,44 artışla 14.253,05 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,47, holding endeksi yüzde 0,55 değer kazandı.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,07 ile sigorta, en çok gerileyen yüzde 0,64 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalar, Orta Doğu&amp;#39;da yeniden tırmanan gerilimin enflasyon endişelerini artırması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarında yetkililerin &amp;quot;şahin&amp;quot; adımlar gerektirebilecek risklere dikkati çekmesiyle karışık seyrediyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.400 ve 14.500 puanın direnç, 14.100 ve 14.000 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/beb5b9c8-5bc7-4105-8c80-56bc96ba3a5f-ert.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>IEA, IMF, Dünya Bankası ve DTÖ, Orta Doğu'daki savaşın etkilerini değerlendirdi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/iea-imf-dunya-bankasi-ve-dto-orta-dogudaki-savasin-etkilerini-degerlendirdi</link><description><![CDATA[Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) başkanları, Orta Doğu'daki savaşın etkilerini değerlendirdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/iea-imf-dunya-bankasi-ve-dto-orta-dogudaki-savasin-etkilerini-degerlendirdi</guid><pubDate>2026-07-09T09:51:58+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) başkanları, Orta Doğu&amp;#39;daki savaşa ilişkin belirsizliğin yüksek seyretmeye devam ettiğini ve savaşın etkilerinin uzun sürebileceğini belirterek, enerji piyasaları ile mal taşımacılığının hala zorluklarla karşı karşıya olduğunu bildirdi.</p><p>IMF&amp;#39;den yapılan açıklamaya göre IEA, IMF, Dünya Bankası ve DTÖ başkanları, Orta Doğu&amp;#39;daki savaşın enerji, ticaret ve ekonomi üzerindeki etkilerine kurumların vereceği yanıtı en üst düzeye çıkarmak amacıyla nisan ayında oluşturulan üst düzey koordinasyon grubunun çalışmaları kapsamında 7 Temmuz&amp;#39;da bir araya geldi.</p><p>Toplantının ardından yayımlanan ortak açıklamada, bazı ekonomilerde büyümenin yavaşlamasına ve enflasyonun yükselmesine rağmen küresel ekonominin Orta Doğu&amp;#39;daki savaşın yarattığı şoka karşı genel olarak dayanıklılığını koruduğu belirtildi.</p><p>Açıklamada, savaşın etkilerinin ülkeler ve bölgeler arasında eşit olmayan bir şekilde hissedildiği, enerji arzını, gıda güvenliğini, çeşitli emtiaları ve ekonomik faaliyetleri etkilediği, büyüme ve fiyat istikrarına ilişkin kaygıları derinleştirdiği ifade edildi.</p><p>Çatışmanın çözümüne yönelik ilerleme sağlanması ve Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın yeniden açılması yönündeki çabaların desteklendiği belirtilen açıklamada, haziran ayındaki son toplantıdan bu yana yakıt ve gübre fiyatlarının gerilediği kaydedildi.</p><p>Açıklamada, &amp;quot;Belirsizlik yüksek kalmaya devam ediyor ve savaşın etkileri uzun sürebilir. Enerji piyasaları ve mal taşımacılığı hala zorluklarla karşı karşıya.&amp;quot; değerlendirmesinde bulunuldu.</p><p>Ortak açıklamada, hükümetlere ve uluslararası topluma Hürmüz Boğazı&amp;#39;nda ve küresel ölçekte seyrüsefer serbestisi ilkesini korumaları, ekonomik toparlanmayı desteklemeleri, istihdamı ve geçim kaynaklarını korumaları, liman altyapısının geliştirilmesi ve ticaretin kolaylaştırılmasıyla enerji ve gıda güvenliğini güçlendirmeleri, ayrıca gelecekte yaşanabilecek şoklara karşı dayanıklılığı artırmak için işbirliğini sürdürmeleri çağrısı yapıldı.</p><p>Kurumların enerji, ticaret ve ekonomik gelişmeleri üyeleriyle birlikte yakından izlemeyi sürdüreceği belirtilen açıklamada, gerektiğinde ilave adımlar atılmasına hazır olunacağı ve durumun seyrine göre ülkelere sağlanan desteğin uyarlanmasına devam edileceği bildirildi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4caa2c31-a288-4879-9e0f-d7690f14a3da-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Fed tutanakları, yetkililerin faiz artışı gerektirebilecek risklere işaret ettiğini gösterdi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/fed-tutanaklari-yetkililerin-faiz-artisi-gerektirebilecek-risklere-isaret-ettigini-gosterdi</link><description><![CDATA[ABD Merkez Bankasının (Fed) son toplantısına ilişkin tutanakları, Fed yetkililerinin çoğunun, yapay zeka kaynaklı güçlü talep, Orta Doğu'daki savaş veya tarife etkileri nedeniyle enflasyonun yüksek seyretmeye devam etmesi halinde faiz artırılmasının gerekli olabileceğini belirttiğini ortaya koydu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/fed-tutanaklari-yetkililerin-faiz-artisi-gerektirebilecek-risklere-isaret-ettigini-gosterdi</guid><pubDate>2026-07-09T09:48:39+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Fed, Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) 16-17 Haziran&amp;#39;da düzenlenen toplantısına ilişkin tutanakları yayımladı.</p><p>Politika faizinin beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulduğu son toplantının tutanakları, Fed yetkililerinin faiz artışı gerektirebilecek risklere işaret ettiğini gösterdi.</p><p>İş gücü piyasası koşullarının istikrarlı kalmaya devam ettiğine işaret edilen tutanaklarda, reel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla&amp;#39;nın (GSYH) sağlam bir hızda büyümeyi sürdürdüğü aktarıldı.</p><p>Tutanaklarda, haziranda bu yıl ve gelecek yıla dair enflasyon tahminlerinin, Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmalardan kaynaklanan yüksek enerji fiyatları ile diğer girdi maliyetlerini ve yapay zeka alanındaki genişlemenin tüketici fiyatları üzerindeki etkilerini yansıtacak şekilde nisan ayındaki toplantıya kıyasla daha yüksek olduğu kaydedildi.</p><p>GSYH büyümesine yönelik tahminin ise gelen verileri yansıtarak daha düşük olduğuna değinilen tutanaklarda, &amp;quot;Yetkililerin çoğu, yüzde 2&amp;#39;nin üzerinde geçen birkaç yıllık enflasyonun ardından, yüksek seyreden enflasyon oranlarının devam etmesinin enflasyon beklentilerini ve ücret ile fiyat belirleme kararlarını etkilemeye başlayabileceği ihtimaline dikkat çekti.&amp;quot; ifadesi kullanıldı.</p><p><strong>- Yetkililer, politika faizinin uygun seviyesi konusunda ayrıştı</strong></p><p>Tutanaklarda, tüm yetkililerin bu toplantıda politika faizinin mevcut aralığının korunmasını desteklediği belirtilerek, şunlar kaydedildi:</p><p>&amp;quot;Yetkililer genel olarak, toplantılar arası dönemde alınan bilgilerin, fiyat istikrarına yönelik yukarı yönlü risklerin yüksek seyretmeye devam ettiğini, maksimum istihdama ulaşmaya yönelik aşağı yönlü risklerin ise bir miktar hafiflediğini gösterdiğini değerlendirdi. Bu gelişmeler ışığında birkaç yetkili, faiz oranı hedef aralığının yükseltilmesi için bir gerekçe bulunduğunu, ancak bu toplantıda mevcut hedef aralığının korunmasını desteklediklerini ifade etti.&amp;quot;</p><p>Toplantıda gelecekteki para politikası adımları için bir dizi senaryonun tartışıldığına işaret edilen tutanaklarda, çoğu yetkilinin enflasyonist baskıların dağılacağı ve enflasyonun yakında yüzde 2&amp;#39;ye dönmeye başlayacağı senaryolar üzerinde durduğu aktarıldı.</p><p>Tutanaklarda, &amp;quot;Bununla birlikte çoğu yetkili, istikrarlı iş gücü piyasası koşullarında, yapay zeka kaynaklı güçlü talep, Orta Doğu&amp;#39;daki çatışma veya gümrük vergilerinin etkileri nedeniyle enflasyonun yüksek seyretmeye devam edeceği senaryolara da dikkat çekti. Bu yetkililerin neredeyse tamamı, söz konusu senaryolarda enflasyonu yüzde 2 seviyesine geri döndürmek için bir miktar politika sıkılaştırmasının muhtemelen gerekli olacağını belirtti.&amp;quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>Birçok yetkilinin bu yılın sonunda politika faizinin uygun seviyesinin mevcut hedef aralığı içinde veya biraz altında olacağını ifade ettiğine değinilen tutanaklarda, diğer birçok yetkilinin ise uygun seviyenin mevcut aralığın üzerinde olacağını değerlendirdiği kaydedildi.</p><p><strong>- Karar metnindeki değişikliklere işaret edildi</strong></p><p>Tutanaklarda, yetkililerin çoğunluğunun FOMC karar metninin kısaltılmasının avantajları olduğunu belirttiği ifade edilerek, bazı yetkililerin de Komitenin iletişim araçlarını ve uygulamalarını gözden geçirme fırsatını memnuniyetle karşıladıklarının altı çizildi.</p><p>FOMC üyelerinin karar metninin Komitenin gelecekteki faiz oranı kararlarının olası yönüne ilişkin &amp;quot;gevşeme eğilimi&amp;quot; ima eden dili tekrarlamaması konusunda da mutabık kaldığına işaret edilen tutanaklarda, &amp;quot;Üyeler, toplantı sonrası karar metninin Komitenin ikili görev hedeflerine ulaşma konusundaki kararlılığını yansıtacağı ve fiyat istikrarını sağlayacağını vurgulayacağı konusunda hemfikir oldular.&amp;quot; ifadesi kullanıldı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/06af5364-ab06-495f-951d-b23003e2e2e9-zxc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları Hong Kong hariç pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-hong-kong-haric-pozitif-seyrediyor-9-46-33</link><description><![CDATA[Asya borsaları, teknoloji ve yarı iletken hisseleri öncülüğünde Hong Kong hariç pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-hong-kong-haric-pozitif-seyrediyor-9-46-33</guid><pubDate>2026-07-09T09:46:33+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki karşılıklı askeri hamleler, Orta Doğu&amp;#39;da barış ikliminin kalıcılığının sorgulanmasına yol açarak piyasalarda jeopolitik risk algısının sürmesine neden oluyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran ile ateşkesin bittiğini belirterek, &amp;quot;Artık onlarla anlaşmak istemiyorum.&amp;quot; ifadesini kullanmasıyla piyasalarda artan tedirginlikler, ABD güçlerinin İran&amp;#39;a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesiyle üst seviyeye taşındı.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaklaşık 90 askeri hedefi vurarak &amp;quot;İran&amp;#39;a karşı ek bir saldırı turunu tamamladığını&amp;quot; duyurdu.</p><p>Diğer yandan Trump, kısa süre önce yaptığı açıklamada, İran&amp;#39;ın ABD ile bir anlaşma yapmayı &amp;quot;çok istediğini&amp;quot; belirtti. Söz konusu gelişme jeopolitik kaygıları bir nebze azalttı.</p><p>Asya tarafında yarı iletken hisseleri öncülüğündeki yükselişe karşın devam eden küresel risk algısının etkisiyle yükselişler sınırlı kaldı.</p><p><strong>- Çin&amp;#39;in büyüme tahminleri yükseltildi</strong></p><p>Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu&amp;#39;nu güncelledi. Kurum &amp;quot;Savaş ve Teknolojinin Kesişiminde Küresel Ekonomi&amp;quot; başlığıyla yayımladığı raporda, küresel ekonominin 2026&amp;#39;da yüzde 3 ve 2027&amp;#39;de yüzde 3,4 büyüyeceğini tahmin etti.</p><p>Söz konusu raporda, Japonya ekonomisinin büyüme tahmini ise bu yıl için yüzde 0,7&amp;#39;den yüzde 0,6&amp;#39;ya çekildi, gelecek yıl için yüzde 0,6&amp;#39;dan yüzde 0,7&amp;#39;ye çıkartıldı. Aynı raporda Çin ekonomisine ilişkin büyüme beklentisi bu yıl için yüzde 4,4&amp;#39;ten yüzde 4,6&amp;#39;ya, gelecek yıl için yüzde 4&amp;#39;ten yüzde 4,1&amp;#39;e çıkartıldı.</p><p>Bu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 0,50 artışla 7.283 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,55 değer kazancıyla 67.856 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,21 yükselişle 4.020 puandan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,73 kayıpla 24.021 puandan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi önceki kapanışın yüzde 0,72 üzerinde 77.049 puandan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/87965824-7c8d-449f-9e81-ea2049e76bcf-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (9 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-9-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Dolar/TL, güne yükselişle başlamasının ardından 46,8750 seviyesinde bulunuyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-9-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-09T09:36:19+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün dar bantta hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın hemen üstünde 46,8450&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.20 itibarıyla yüzde 0,1 artışla 46,8750 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda avro/TL önceki kapanışının yüzde 0,4 üzerinde 53,7000&amp;#39;den, sterlin/TL ise yüzde 0,3 primle 62,9880&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da yeniden tırmanan gerilimin enflasyon endişelerini artırması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarında yetkililerin &amp;quot;şahin&amp;quot; adımlar gerektirebilecek risklere dikkati çekmesi varlık fiyatları üzerinde etkili oluyor.</p><p><strong>Altında son durum</strong></p><p>Gram altın, güne yükselişle başlamasının ardından 6 bin 167 liradan işlem görüyor.</p><p>Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanıştan yüzde 0,6 düşüşle 6 bin 140 liradan tamamladı.</p><p>Güne alıcılı başlayan gram altın, saat 09.20 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,4 artışla 6 bin 167 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 176 liradan, Cumhuriyet altını da 40 bin 548 liradan satılıyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f06409ac-0589-41eb-81ae-f84bd4a58415-rtryuu.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin etkisiyle karışık seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-orta-dogu-kaynakli-gelismelerin-etkisiyle-karisik-seyrediyor</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilimin enflasyon endişelerini artırması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarında yetkililerin "şahin" adımlar gerektirebilecek risklere dikkati çekmesiyle karışık seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-orta-dogu-kaynakli-gelismelerin-etkisiyle-karisik-seyrediyor</guid><pubDate>2026-07-09T09:25:16+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki karşılıklı askeri hamleler Orta Doğu&amp;#39;da barış ikliminin kalıcılığının sorgulanmasına yol açarak piyasalarda jeopolitik risk algısının sürmesine neden oluyor. ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran ile ateşkesin bittiğini belirterek, &amp;quot;Artık onlarla anlaşmak istemiyorum.&amp;quot; ifadesini kullanmasıyla piyasalarda artan tedirginlikler, ABD güçlerinin İran&amp;#39;a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesiyle üst seviyeye taşındı.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaklaşık 90 askeri hedefi vurarak &amp;quot;İran&amp;#39;a karşı ek bir saldırı turunu tamamladığını&amp;quot; duyurdu.</p><p>Diğer yandan Trump, kısa süre önce yaptığı açıklamada İran&amp;#39;ın ABD ile bir anlaşma yapmayı &amp;quot;çok istediğini&amp;quot; belirtti. Söz konusu gelişme jeopolitik kaygıları bir nebze azalttı.</p><p>Ancak jeopolitik risklerin tam anlamıyla ortadan kalkmamasının fiyatlamalar üzerindeki negatif etkileri belirginleşmeye devam ederken gerilimler sonucu petrol fiyatlarında hızlı yükselişler görüldü. Brent petrolün varil fiyatı dün 22 Haziran&amp;#39;dan bu yana ilk kez 80 doları gördü.</p><p>Dünya enerji piyasaları açısından petrol tedarikinin en kritik güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan geçen tanker sayısındaki sert düşüş dikkati çekti. Önceki gün 14 tankerin geçiş yaptığı boğazdan dün yalnızca 7 tankerin geçmesi, bölgedeki artan jeopolitik risklerin enerji taşımacılığı üzerindeki etkisini ortaya koydu.</p><p>Analistler, piyasalarda birkaç farklı platform üzerinden boğazdaki gemi hareketliliğinin takip edildiğini belirterek, bazı gemilerin sinyalizasyon sistemlerini kapatarak seyretmesi nedeniyle tanker geçiş verilerinin farklılık gösterebileceğini ifade etti.</p><p>Öte yandan dün yayımlanan Fed tutanakları, banka yetkililerinin çoğunun, yapay zeka kaynaklı güçlü talep, Orta Doğu&amp;#39;daki savaş veya tarife etkileri nedeniyle enflasyonun yüksek seyretmeye devam etmesi halinde faiz artırılmasının gerekli olabileceğini belirttiğini gösterdi.</p><p>Tutanaklarda, tüm yetkililerin son toplantıda politika faizinin mevcut aralığının korunmasını desteklediği bildirildi. Ayrıca tutanaklarda, bazı yetkililerin yapay zeka kaynaklı güçlü talebin enflasyonu yüksek tutabilecek etmenler arasında yer aldığı görüşünü savunduğu bildirildi.</p><p>Bu arada Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu&amp;#39;nu güncelledi. Fon küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1&amp;#39;den yüzde 3&amp;#39;e düşürdü. IMF Raporu&amp;#39;nda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,9, gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği bildirildi.</p><p><strong>- Altının onsu düşüşünü 3. işlem gününe taşıdı</strong></p><p>Bu gelişmelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 2 baz puan yükselişle yüzde 4,58&amp;#39;e çıkarken, yeni işlem gününde yatay seyrediyor.</p><p>Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon korkularını körüklemesiyle merkez bankalarına yönelik şahin duruş beklentilerinin pekişmesi altının ons fiyatında baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Altının onsu dün yüzde 0,7 düşüşle 4 bin 77 dolara indi ve gerilemesini 3. işlem gününe taşıdı. Altının onsu yeni işlem gününde de yüzde 0,3 değer kaybıyla 4 bin 67 dolardan alıcı buluyor.</p><p>Dolar endeksi ise 100,9 seviyesinde yatay seyrederken Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 düşüşle 78,6 dolarda bulunuyor. Söz konusu gelişmelerle S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,28 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,09 düştü. Nasdaq endeksi yüzde 0,2 yükseldi. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları negatif seyretti</strong></p><p>Avrupa borsaları dün Orta Doğu&amp;#39;da gerilimlerin daha fazla tırmanabileceği endişeleriyle satıcılı seyretti.</p><p>Trump&amp;#39;ın açıklamaları Avrupa borsalarında risk iştahını bozdu. Petrol fiyatlarındaki yükselişler enflasyon riskleriyle bölge piyasalarındaki düşüşlerde etkili oldu. Artan petrol fiyatları enerji şirketleri hisselerini destekledi.</p><p>Öte yandan Trump&amp;#39;ın İspanya&amp;#39;ya yönelik &amp;quot;Artık herhangi bir ticari iş yapmak istemiyoruz.&amp;quot; açıklaması sonrası İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi düşüşlerde öncü oldu. Bölge tahvil faizlerinde artış görülürken, İngiltere Merkez Bankasını (BoE) yıl sonuna kadar 1 kez faiz artışı yapacağına yönelik beklentiler güçlendi.</p><p>Bu gelişmelerle İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 1,66, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 2,18, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 2,23 ve İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,22 düştü. Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları Japonya hariç negatif seyrediyor</strong></p><p>Asya tarafında Japonya hariç satış ağırlıklı bir seyir izlenirken yarı iletken sektöründeki toparlanma eğilimi dikkati çekiyor.</p><p>Analistler, yapay zeka şirketi OpenAI&amp;#39;ın yeni modellerini kullanıma sunmaya hazırlanmasının, bu alandaki gelişmelerin hız kesmeden sürdüğünü gösterdiğini ve yatırımcı ilgisinin canlı kalmasına katkı sağladığını belirtti.</p><p>Öte yandan bölgede bugün açıklanan verilere göre Çin&amp;#39;de enflasyon haziranda yıllık bazda yüzde 1 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Ülkede Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 4,1 ile tahminlere paralel artış kaydetti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,4 yükselirken Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 0,73, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,15 ve Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,81 geriledi.</p><p><strong>- Cumhurbaşkanı Erdoğan&amp;#39;dan zirveye ilişkin mesaj</strong></p><p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,12 değer kaybederek 14.189,96 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,33 yükseldi.</p><p>Dolar/TL dünü 46,8450&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 46,8710&amp;#39;dan işlem görüyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye&amp;#39;nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&amp;#39;nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&amp;#39;nin ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, &amp;quot;Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye&amp;#39;ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz.&amp;quot; dedi.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, 2. el konut satışları, Almanya&amp;#39;da dış ticaret dengesinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.250 ve 14.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e4c20eed-b33f-47f1-adf2-919082de383e-xd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>IMF bu yıla ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminini düşürdü</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/imf-bu-yila-iliskin-kuresel-ekonomik-buyume-tahminini-dusurdu</link><description><![CDATA[Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1'den yüzde 3'e düşürdü.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/imf-bu-yila-iliskin-kuresel-ekonomik-buyume-tahminini-dusurdu</guid><pubDate>2026-07-08T04:40:11+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu&amp;#39;nu güncelledi.</p><p>Fon &amp;quot;Savaş ve Teknolojinin Kesişiminde Küresel Ekonomi&amp;quot; başlığıyla yayımladığı raporda, küresel ekonominin 2026&amp;#39;da yüzde 3 ve 2027&amp;#39;de yüzde 3,4 oranında büyümesinin tahmin edildiği belirtildi.</p><p>Raporda, söz konusu oranların 2024-2025 döneminde kaydedilen ortalama yüzde 3,5&amp;#39;lik büyüme oranının altında kaldığına dikkati çekildi.</p><p>IMF, nisan ayında yayımladığı tahminlerinde küresel ekonominin bu yıl yüzde 3,1 ve gelecek yıl yüzde 3,2 büyüyeceğini öngörmüştü.</p><p>Büyümedeki ılımlı yavaşlamanın, Orta Doğu&amp;#39;daki savaşın etkilerinin yapay zekadaki ilerlemeler ve bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla küresel teknoloji döngüsündeki talep kaynaklı ivmelenmeyle kısmen dengelenmesini yansıttığı kaydedilen raporda, etkilerin ülkelerin savaşa olan maruziyetine ve teknoloji değer zincirindeki konumuna bağlı olarak farklılık gösterdiği aktarıldı.</p><p><strong>- Enflasyon beklentileri dezenflasyon eğiliminin duraksadığına işaret ediyor</strong></p><p>Raporda, küresel manşet enflasyonun 2025&amp;#39;teki yüzde 4,1 seviyesinden 2026&amp;#39;da yüzde 4,7&amp;#39;ye yükselmesi, ardından 2027&amp;#39;de yüzde 3,9&amp;#39;a gerilemesinin beklendiği belirtilerek, nisan ayındaki tahminlere kıyasla hafif yukarı yönlü revize edilen bu beklentilerin 2024 başından bu yana devam eden dezenflasyon eğiliminin duraksadığına işaret ettiği vurgulandı.</p><p>Ekonomik görünüme ilişkin risklerin nisan ayına kıyasla daha dengeli hale gelmiş olsa da hala aşağı yönlü olduğu aktarılan raporda, Orta Doğu&amp;#39;da çatışmaların yeniden tırmanma olasılığının büyük göründüğü ve böyle bir gelişmenin emtia fiyatlarındaki dalgalanmayı artırabileceği, tedarik zincirlerini tehdit edebileceği, fiyatları artırabileceği ve finansal koşullar üzerinde baskı oluşturabileceği kaydedildi.</p><p>Raporda ayrıca, ticaret alanındaki parçalanmanın hız kazanabileceği, ekonomik üretimi olumsuz etkileyebileceği ve fiyatları artırabileceğine işaret edildi.</p><p>Teknoloji kaynaklı beklentilerde olası bir düzeltmenin de aşağı yönlü riskleri artırdığı vurgulanan raporda, zayıflamış politika tamponlarının bu riskleri daha da büyütebileceği aktarıldı.</p><p><strong>- ABD&amp;#39;nin bu yılki büyüme tahmini değişmedi, Avro Bölgesi&amp;#39;nin aşağı yönlü revize edildi</strong></p><p>Ülkelerin ekonomik büyüme tahminlerinin de paylaşıldığı raporda, gelişmiş ekonomiler grubunda yer alan ABD ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 2,3 olarak korunurken, gelecek yıl için yüzde 2,1&amp;#39;den yüzde 2,2&amp;#39;ye çıkarıldığı aktarıldı.</p><p>Avro Bölgesi ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 1,1&amp;#39;den 0,9&amp;#39;a indirildiği belirtilen raporda, bölge ekonomisinin gelecek yıla ilişkin büyüme tahmininin yüzde 1,2&amp;#39;de sabit tutulduğu kaydedildi.</p><p>Raporda, Almanya&amp;#39;nın büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 0,8&amp;#39;den yüzde 0,7&amp;#39;ye ve gelecek yıl için yüzde 1,2&amp;#39;den yüzde 1&amp;#39;e düşürüldüğü, Fransa ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin de bu yıl için yüzde 0,9&amp;#39;dan yüzde 0,6&amp;#39;ya indirilirken, gelecek yıl için yüzde 0,9 olarak korunduğu bildirildi.</p><p>İtalya ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerinin bu yıl ve gelecek yıl için yüzde 0,5&amp;#39;te tutulduğu belirtilen raporda, İspanya ekonomisine dair büyüme tahminlerinin de bu yıl için yüzde 2,1 ve gelecek yıl için yüzde 1,8 olarak korunduğu aktarıldı.</p><p>Raporda, İngiltere ekonomisinin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 0,8&amp;#39;den yüzde 1&amp;#39;e çıkarılırken, gelecek yıl için yüzde 1,3&amp;#39;te tutulduğu, Kanada ekonomisinin büyüme öngörüsünün bu yıl için yüzde 1,5&amp;#39;ten yüzde 1,1&amp;#39;e ve gelecek yıl için yüzde 1,9&amp;#39;dan yüzde 1,7&amp;#39;ye düşürüldüğü, Japonya ekonomisinin büyüme tahmininin ise bu yıl için yüzde 0,7&amp;#39;den yüzde 0,6&amp;#39;ya çekilirken, gelecek yıl için yüzde 0,6&amp;#39;dan yüzde 0,7&amp;#39;ye çıkarıldığı belirtildi.</p><p><strong>- Çin&amp;#39;in büyüme tahminleri yükseltildi</strong></p><p>IMF&amp;#39;nin raporunda, yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ülke ekonomileri grubunda ise Çin ekonomisine ilişkin büyüme beklentisinin bu yıl için yüzde 4,4&amp;#39;ten yüzde 4,6&amp;#39;ya, gelecek yıl için yüzde 4&amp;#39;ten yüzde 4,1&amp;#39;e çıkarıldığı bildirildi.</p><p>Hindistan ekonomisinin bu yıla ilişkin büyüme tahmini yüzde 6,5&amp;#39;ten yüzde 6,4&amp;#39;e indirilirken, gelecek yıla ilişkin tahminin yüzde 6,5&amp;#39;ten yüzde 6,7&amp;#39;ye çıkarıldığı kaydedilen raporda, Rusya ekonomisine dair büyüme beklentisinin ise bu yıl ve gelecek yıl için yüzde 1,1 olarak tutulduğu aktarıldı.</p><p>Raporda, ABD ve İsrail&amp;#39;in 28 Şubat&amp;#39;ta başlattığı saldırıların hedefi olan İran ekonomisinin bu yıl yüzde 5,4 daralmasının, 2027&amp;#39;de ise yüzde 2,9 büyümesinin beklendiği bildirildi.</p><p>IMF, nisan ayındaki tahminlerinde İran ekonomisinin bu yıl yüzde 6,1 daralmasını, gelecek yıl ise yüzde 3,2 büyümesini öngörmüştü.</p><p><strong>- Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,9 büyümesi tahmin ediliyor</strong></p><p>Raporda, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,9, gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği bildirildi.</p><p>IMF nisan ayındaki tahminlerinde Türk ekonomisinin 2026&amp;#39;da yüzde 3,4 ve 2027&amp;#39;de yüzde 3,5 büyümesini öngörmüştü.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f5300465-a5c7-4b65-beac-6cef7558ebb3-cvcvcvcvcvcvcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>"Business Breakthrough Barometer 2026 Araştırması"nın Türkiye sonuçları İstanbul'da açıklandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/business-breakthrough-barometer-2026-arastirmasinin-turkiye-sonuclari-istanbulda-aciklandi</link><description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, "Yarın bizlerden sonra gelecek nesillerin bereketli topraklarda yaşamasını istiyorsak, bugünden bu topraklarda ortak çalışma kültürünü hakim kılmak zorundayız." dedi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/business-breakthrough-barometer-2026-arastirmasinin-turkiye-sonuclari-istanbulda-aciklandi</guid><pubDate>2026-07-08T04:24:01+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişikliğinin etkisiyle küresel ticaret kurallarının yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye iş dünyası yeşil dönüşümde vites yükseltiyor. İklim değişikliğinin etkisiyle küresel ticaret kuralları yeniden şekillenirken, Türkiye`deki şirketler sürdürülebilirlik yatırımlarına yönelik artan yatırım iştahı ve dönüşüm kapasitesine duyduğu güvenle dikkat çekiyor.</p><p>Dünyanın en güçlü sürdürülebilirlik ağlarından biri olan World Business Council for Sustainable Development (WBCSD) tarafından her yıl yayımlanan ve iş dünyasının net sıfır rotasını çizen &amp;ldquo;Business Breakthrough Barometer&amp;rdquo; raporunda, bu yıl ilk kez Türkiye`ye özel derinlemesine analiz gerçekleştirildi.</p><p>SKD Türkiye`nin elektrik, inşaat, gıda, perakende, finans, içecek, kimya, endüstriyel ekipman ve havayolu gibi sektörlerden üye şirketlerin katılımıyla hazırlanan çalışmada, Türkiye küresel ölçekte mercek altına alınan dört özel ülkeden biri oldu.</p><p>Küresel sonuçları 22 Haziran`da İngiltere`deki London Climate Action Week kapsamında dünyaya duyurulan raporun Türkiye`ye özel sonuçları ise 8 Temmuz`da düzenlenen Türkiye lansmanında açıklandı. İş dünyasının net sıfır stratejilerine ve iklim risklerine yaklaşımına ışık tutan rapor, Türkiye`deki şirketlerin yatırım iştahı, rekabetçilik, dayanıklılık ve uluslararası iş birliklerine yaklaşımını, küresel eğilimlerle karşılaştırmalı olarak ortaya koydu.</p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Sayın Samed Ağırbaş`ın ana konuşmacı olarak katıldığı Türkiye lansmanında açıklanan sonuçlar, COP31 öncesinde Türkiye iş dünyasının dönüşüm gündemine ilişkin önemli mesajlar ortaya koydu.</p><p>Araştırmada &amp;nbsp;Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik dönüşümüne yönelik dört önemli gösterge ortaya çıktı. &amp;nbsp;Buna göre Türkiye&amp;#39;de;</p><p>1. Şirketlerin yüzde 79&amp;#39;u sürdürülebilirlik yatırımlarını artırdığını ifade ediyor. Küresel ortalamaya baktığımızda bu oran yüzde 54. Aradaki fark oldukça dikkat çekici.</p><p>2. Şirketlerin tamamı sürdürülebilirliği uzun vadeli rekabet avantajı olarak görüyor. Küresel ölçekte bu oran yüzde 92 seviyesinde.</p><p>3. Şirketlerin yüzde 72&amp;#39;si öngörülebilir iklim politikalarının yatırım kararları açısından kritik olduğunu düşünüyor. Küresel ortalama ise yüzde 46.</p><p>4. Şirketlerin yüzde 97&amp;#39;si dönüşümün uluslararası iş birlikleriyle hızlanacağını belirtiyor.</p><p><strong>Türkiye, dönüşüm yatırımlarında küresel ortalamanın üzerinde</strong></p><p>Araştırmaya Türkiye`den katılan şirketlerin yüzde 79&amp;#39;u sürdürülebilirlik yatırımlarını artırdığını ifade ediyor. Küresel ortalamada ise bu oran yüzde 54 seviyesinde kalıyor. Aradaki bu dikkat çekici fark, Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirliği artık bir maliyet unsuru olarak değil, rekabet gücünü korumanın ve yeni fırsatlar yaratmanın bir aracı olarak değerlendirdiğini gösteriyor.</p><p>Yatırım konusunda dikkat çeken bir diğer önemli veri de şirketlerin öngörülebilirlik beklentisi. Türkiye`deki şirketlerin yüzde 72&amp;#39;si öngörülebilir iklim politikalarının yatırım kararları açısından kritik olduğunu düşünüyor. Küresel ortalamada ise bu oran yüzde 46. Bu veri, destekleyici tedbirlerin yatırım kararlarında etkili olduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan şirketlerin yüzde 97&amp;#39;si dönüşümün uluslararası iş birlikleriyle hızlanacağını belirtiyor. Tüm bu bulgular, Türkiye iş dünyasının dönüşümün gerekli olup olmadığını tartışmadığını, dönüşümün daha hızlı, daha rekabetçi ve daha etkin nasıl gerçekleştirileceğini vurguluyor.</p><p><strong>Türkiye iş dünyası sürdürülebilirliği riskleri yöneten bir gündem olarak görüyor</strong></p><p>Türkiye`de şirketlerin sürdürülebilirlik çalışmalarının hangi motivasyonla yürüttüklerine bakıldığında, ilk sırada rekabet avantajı geliyor. Şirketlerin yüzde 100&amp;#39;ü sürdürülebilirliği uzun vadeli bir rekabet avantajı olarak görüyor. Küresel ortalamada bu oran yüzde 92`de kalıyor. İkinci sırada dayanıklılık ve risk yönetimi geliyor. Türkiye`deki şirketler sürdürülebilirliği, küresel ortalamaya kıyasla çok daha güçlü biçimde risk yönetiminin ve iş sürekliliğinin bir parçası olarak görüyor. Türkiye`deki şirketlerin yüzde 74`ü, küresel ortalamada ise yüzde 50`si dayanıklılık ve risk yönetimine öncelik veriyor.</p><p>Üçüncü sırada ise regülasyonlara uyum geliyor. Türkiye&amp;#39;de bu oran yüzde 67`iken, küresel ortalamada yüzde 51 seviyesinde. Bu da özellikle Avrupa Birliği ile entegre çalışan şirketlerin, değişen düzenlemeleri yalnızca bir uyum yükümlülüğü olarak değil, pazara erişimini ve rekabet gücünü korumanın önemli bir unsuru olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Buna karşılık müşteri talebi (yüzde 26) ve itibar/sosyal lisans (yüzde 19) gibi motivasyonlar daha geride kalıyor. Bu da Türkiye&amp;#39;de sürdürülebilirlik çalışmalarının şirketlerin uzun vadeli dayanıklılığını ve operasyonel sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla yürütüldüğüne işaret ediyor.</p><p><strong>Türkiye iklim risklerine maliyet olarak bakıyor</strong></p><p>Araştırmaya göre Türkiye iş dünyası, iklim risklerini ekonomik etkileri üzerinden değerlendiriyor. Şirketler açısından emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, artan maliyet baskısı ve pazara erişim ile rekabetçiliğin korunması gibi başlıklar öne çıkıyor. Bu nedenle iklim risklerinin etkin yönetimi yalnızca çevresel etkileri azaltmak açısından değil, şirketlerin uzun vadeli dayanıklılığını ve rekabet gücünü koruyabilmesi açısından kritik önem taşıyor.</p><p><strong>Dönüşümün maliyeti ve finansmanı öncelikli unsur</strong></p><p>Türkiye`de şirketlerin yüzde 89`u dönüşüm sürecini yönetebileceklerine inanıyor. Küresel ortalamada ise şirketlerin yüzde 74`ü hemfikir. Bununla birlikte, Türkiye`de şirketlerin yüzde 42`si dönüşüm sürecinin daha belirsiz ilerleyeceğini düşünüyor. Küresel ortalamada bu oran yaklaşık yüzde 70`e çıkıyor. Bu da küresel iş dünyasında geçiş sürecinin belirsiz ilerleyeceği kaygısının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Türkiye`deki şirketler ise dönüşüm sürecinin zorluklarını görüyor ancak kendi planlama kapasitelerine güveniyorlar. Bu aşamada geçiş maliyetinin nasıl yönetileceği, finansmanın nasıl sağlanacağı ve rekabetçiliğin nasıl korunacağı önem kazanıyor. Bu nedenle Türkiye`de geçiş riskinin daha çok ekonomik çerçeveyle ele alınması gerekiyor.</p><p><strong>SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, araştırma sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi:</strong></p><p>&amp;ldquo;Türkiye`nin bu yıl ilk kez Business Breakthrough Barometer kapsamında özel deep-dive ülke analiziyle yer almasına katkı sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu araştırmayı değerli kılan en önemli özellik, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir gündem olarak ele almaması. Bize şirketlerin iklim dönüşümünü yatırım kararları, rekabetçilik, dayanıklılık ve risk yönetimi açısından nasıl değerlendirdiğini gösteriyor. Bu yıl Türkiye&amp;#39;nin sonuçlarını ilk kez küresel bulgularla karşılaştırma imkanına sahibiz. Bu sayede hem nerede olduğumuzu hem de hangi alanlarda küresel ortalamanın üzerinde performans gösterdiğimizi görebiliyoruz. Türkiye&amp;#39;de sürdürülebilirlik artık yalnızca bir niyet beyanı değil. Şirketlerin yatırım kararlarını, büyüme stratejilerini ve rekabetçilik anlayışını şekillendiren temel başlıklardan biri haline gelmiş durumda. Bu da aslında Türkiye iş dünyasının dönüşüme bakışında önemli bir olgunlaşmaya işaret ediyor. COP31`e ev sahipliği yapmaya hazırlanan ülkemiz açısından araştırmanın sonuçları güçlü bir referans niteliği taşıyor.&amp;rdquo;</p><p><strong>Ediz Günsel, önümüzdeki dönemde Türkiye`nin dört alanı aynı anda yönetmesi gerektiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:</strong></p><p>&amp;ldquo;Türkiye`nin bulguları güçlü bir yatırım iştahı olduğunu, bununla birlikte dönüşümü dört alanı aynı anda yöneterek hayata geçirmek zorunda olduğunu gösteriyor. Bir yanda yatırım ihtiyacı var. Şirketler dönüşüme kaynak ayırıyor ve bunu uzun vadeli büyüme kararlarının bir parçası olarak görüyor. Diğer yanda dayanıklılık var. İklim etkileri şirketler açısından maliyet, kaynak güvenliği ve operasyonel süreklilik meselesi haline gelmiş durumda. Bununla birlikte rekabetçilik de kritik bir konu. AB değer zincirleri, standartlar, pazar erişimi ve finansmana erişim; dönüşümün şirketlerin rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ve son olarak iş birliği. Bu geçişin yalnızca şirketlerin kendi başına taşıyabileceği bir süreç olmadığı açık. Kamu politikaları, finansman mekanizmaları ve uluslararası uyum aynı yönde ilerlemeli. Dolayısıyla Türkiye`nin hikayesi, bu dört alanı aynı anda yöneterek dönüşümü uygulamaya, dönüştürmeye çalışan bir ekonomi hikayesi.&amp;rdquo;</p><p><strong>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, basın toplantısında yaptığı konuşmada şunları vurguladı:</strong></p><p>&amp;ldquo;Bizim bir amacımız var: Daha yaşanabilir, daha adil, daha müreffeh bir dünya istiyoruz. Ev sahipliği yapacağımız COP31&amp;#39;i Türkiye&amp;#39;nin ve bölgenin ciddi bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Bu bağlamda kamu kurumlarımızda çok ciddi hazırlıklar yürütüyoruz. İklim ve çevre bağlamındaki regülasyonların güçlenerek, kamu sistematiğinde sahiplenilmesiyle alakalı önemli bir adım atıyoruz. Sıfır Atık Vakfı`nın ana paydaşlarından biri olduğu Londra İklim Eylem Haftası`nda ortak görüşümüz, iş dünyasının iklim ve çevre süreçlerine güçlü bir şekilde dahil edilmemesi halinde, gerçek sonuçlar elde etmemizin mümkün olmadığıydı. Bunun için ortak çalışma kültürümüzü güçlendirmeliyiz. Dünyada iki farklı kutup var. Bir yandan elektrifikasyonu ve yeşil enerjiyle kalkınmayı konuşurken, diğer yandan elektriğe erişimi olmayan 800 milyon insanı desteklemenin yollarını da konuşmalıyız. İşte COP31&amp;#39;de biz bu iki kutbu da aynı masaya oturtmak istiyoruz.&amp;rdquo;</p><p>İş dünyasının COP31 sürecine etkin bir şekilde dahil olmasını istediklerini kaydeden Samed Ağırbaş, &amp;ldquo;193 ülkeden devlet temsilcilerinin Antalya&amp;#39;da buluşacağı COP31&amp;#39;de iş dünyasını, sivil toplumu ve akademiyi de sürece güçlü bir şekilde entegre etmeyi amaçlıyoruz. SKD Türkiye de önemli çalışmalar yürütüyor. Türkiye`nin bu yıl Business Breakthrough Barometer araştırmasına dahil edilmesi de önemli bir başlık. Başarılı bir COP toplantısı inşa etmek istiyorsak, başarılı bir dönüşüm, değişim inşa etmek istiyorsak, bu salondaki bütün bireyler ve bütün dinleyicilerimizle omuz omuza çalışmak zorundayız. Daha yaşanılabilir dünya için beraber çalışmalıyız&amp;rdquo; dedi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3bf3260c-8cfa-4f63-a737-db81a4f2813f-Untitled-1.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Şa-Ra Enerji halka arzında talip toplama bugün başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/sa-ra-enerji-halka-arzinda-talip-toplama-bugun-basladi</link><description><![CDATA[ŞA-RA Enerji’nin halka arzında talep toplama süreci 8 Temmuz’da başladı. Üç gün boyunca 8, 9, 10 Temmuz’da devam edecek bu önemli süreçte yatırımcılar, 70,00 TL sabit fiyat üzerinden taleplerini iletebilecekler. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/sa-ra-enerji-halka-arzinda-talip-toplama-bugun-basladi</guid><pubDate>2026-07-08T02:25:57+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ŞA-RA Enerji, yatırımcılarına sadece finansal bir ortaklık değil, aynı zamanda global bir başarı hikayesinin parçası olma fırsatı sunuyor. Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. liderliğinde oluşturulan konsorsiyum aracılığıyla gerçekleştirilen halka arz, şirketin 41 yıllık gücünü Borsa İstanbul`a taşımayı hedefliyor.</p><p><strong>41 Yıllık Köklü Geçmiş ve Global Ölçekte Kanıtlanmış Güç</strong></p><p>1985 yılında atılan temelleriyle yarım asra yaklaşan bir tecrübeyi temsil eden ŞA-RA Enerji, bugün Türkiye&amp;#39;nin en büyük 500 sanayi kuruluşundan biri olarak konumlanıyor. Adana ve Ankara`daki dokuz ana fabrikası ve yıllık toplam 200 bin ton kapasiteli çelik imalat, 250 bin ton kapasiteli üç adet tam otomatik sıcak daldırma galvaniz tesisi ve 70 bin ton kapasiteli cıvata-somun üretim kapasitesiyle şirket, sektörünün tartışmasız liderleri arasında yer alıyor. Bugüne kadar yurt içinde 6.881 kilometrelik enerji nakil hattı projesini başarıyla tamamlayan ŞA-RA Enerji, kendi ürettiği ürünlerde iç pazarda yaklaşık yüzde ellilik güçlü bir pazar payına sahip bulunuyor. Sadece Türkiye sınırları içinde kalmayan bu başarı hikayesi, ürünlerini yüzü aşkın ülkeye ihraç eden global bir sanayi gücüne dönüşmüş durumda.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/d7d6c123-f0d8-436c-a33e-94ef55699930-a2c80dc4-695f-47e7-b216-689c146ae205" style="width: 401px; height: 267.333px;"></p><p><strong>Türkiye`de alanındaki ilk ve 2026 yılının en büyük halka arzı</strong></p><p>ŞA-RA Enerji`nin halka açılması, alanında Türkiye&amp;#39;deki ilk ve 6.230.000.000 TL ile 2026 yılı ilk 7 aylık dönemde gerçekleşen en büyük halka arzını oluşturacak. ŞA-RA Enerji`nin arz edilecek toplam payların yüzde 38&amp;#39;i yurt içi bireysel yatırımcılara, yüzde 2&amp;#39;si grup çalışanlarına &amp;#39;eşit dağıtım&amp;#39; yöntemiyle sunuluyor. Şirketin global vizyonuna ve güçlü finansal yapısına duyulan güvenin bir göstergesi olarak, toplam arzın yarısını oluşturan yüzde 50&amp;#39;lik kısım; yüzde 25 yurt içi ve yüzde 25 yurt dışı olmak üzere kurumsal yatırımcılara tahsis ediliyor. Öte yandan, asgari 115.001 adet ve üzerinde başvuru yapacak olan yatırımcılar için ayrılan yüzde 10&amp;#39;luk kısım ise &amp;#39;oransal dağıtım&amp;#39; yöntemiyle karşılanarak, büyük ölçekli taleplerin de bu büyüme vizyonuna dengeli bir şekilde entegre olması sağlanacak.</p><p><strong>Halka Arz Geliriyle Sürdürülebilir Büyüme ve Yeni Yatırımlar</strong></p><p>ŞA-RA Enerji, halka arzdan elde edeceği geliri şirketin sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda tamamen stratejik alanlara yönlendirmeyi planlıyor. Şeffaf ve kurumsal bir yapıyla yönetilecek bu kaynağın yüzde elli beşlik en büyük dilimi, artan satış hacminin desteklenmesi ve operasyonel gücün garanti altına alınması amacıyla işletme sermayesinin finansmanında kullanılacak. Elde edilecek fonun yüzde otuzluk kısmı ile mevcut finansal borçlar ödenerek şirketin bilançosu çok daha sağlam bir yapıya kavuşturulacak. Geriye kalan yüzde on beşlik kaynak ise fabrikalardaki makine ve teçhizatın yenilenmesi, kapasite artırıcı yeni teknolojilerin üretim hatlarına entegrasyonu gibi doğrudan vizyoner yatırımlara aktarılacak.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/073cc3c6-bdb6-47aa-a4c1-c92e0bc839bf-2e6b6ce5-5472-4d47-9fad-d523aa97ad15" style="width: 325px; height: 487.5px;"></p><p><strong>&amp;quot;Yeni Ortaklarımızla Global Rekabette Çok Daha Güçlüyüz&amp;quot;</strong></p><p>ŞA-RA Enerji Yönetim Kurulu Başkanı R. Mertay Türk, yaptığı açıklamada, şirketin yenilikçi vizyonunun ve gelecek hedeflerinin altını çizdi. 41 yıllık tecrübeleriyle enerji sektöründe önemli başarılara imza attıklarını belirten Türk, Borsa İstanbul&amp;#39;da yatırımcılarla buluşmanın ve Türkiye&amp;#39;nin mühendislik gücünü dünyaya ihraç eden ŞA-RA Enerji ailesini daha da büyütmenin heyecanını yaşadıklarını ifade etti. Türk, elde edilecek gelirin sadece mevcut üretim kapasitesini artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda yenilenebilir enerji projeleri ve karbon ayak izini azaltma hedefleri doğrultusunda stratejik yatırımlara dönüşeceğini vurguladı. Şeffaf, kurumsal ve yenilikçi yapılarıyla yeni ortaklarından alacakları gücün, global rekabetteki konumlarını çok daha üst seviyelere taşıyacağını sözlerine ekledi.</p><p>ŞA-RA Enerji, yatırımcılarına sadece finansal bir getiri potansiyeli sunmuyor; aynı zamanda onları mühendislik, üretim ve ihracat odaklı, global çapta kanıtlanmış bir başarı hikayesinin kalıcı bir parçası olmaya davet ediyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5030005e-95d6-4a9a-9bf9-95dfb0fba4f5-bnm.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel sigorta sektörünün nabzı İstanbul'da attı</title><link>https://www.capital.com.tr/finans/sigorta/kuresel-sigorta-sektorunun-nabzi-istanbulda-atti</link><description><![CDATA[Küresel sigorta ve reasürans sektörünün önde gelen temsilcilerini ilk kez İstanbul'da bir araya getiren DWIC Connect 2026, sektörün geleceğine yön veren oturumlara ev sahipliği yaptı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/finans/sigorta/kuresel-sigorta-sektorunun-nabzi-istanbulda-atti</guid><pubDate>2026-07-08T02:17:43+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel sigorta ve reasürans sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Dubai Dünya Sigorta Kongresi&amp;#39;nin (DWIC) uluslararası etkinliği olan DWIC Connect, bu yıl ilk kez İstanbul&amp;#39;da düzenlendi. Çırağan Palace Kempinski&amp;#39;de gerçekleştirilen organizasyon, başta Batı Avrupa, Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika olmak üzere farklı coğrafyalardan 400`e yakın üst düzey sektör temsilcisini bir araya getirdi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 60&amp;#39;ını yurt dışından gelen sektör temsilcileri oluştururken, organizasyona 40&amp;#39;ı aşkın ülkeden katılım sağlandı. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda küresel riskler, reasürans piyasaları, ekonomik görünüm, enerji dönüşümü ve sektörün geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı.</p><p><strong>Türkiye&amp;#39;nin fırsatları ve riskleri uluslararası uzmanlarla değerlendirildi</strong></p><p>Atınç Yılmaz&amp;#39;ın moderatörlüğünü üstlendiği &amp;quot;Türkiye&amp;#39;yi 2026&amp;#39;da Yeniden Değerlendirmek: Fırsat, Risk ve Gerçeklik&amp;quot; başlıklı oturumda, Türkiye&amp;#39;nin ekonomik görünümü, düzenleyici çerçevesi, sigorta ve reasürans sektöründeki gelişmeler ile ülkenin uluslararası yatırımcılar açısından sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Oturumda, Türkiye&amp;#39;nin büyüme potansiyeli, sigorta sektörünün gelişim alanları ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek stratejik yaklaşımlar sektör temsilcilerinin katılımıyla ele alındı.</p><p>Ayrıca &amp;quot;Dayanıklılık ve Yenileme: Çatışma Sonrası Enerji Geleceği&amp;quot; başlıklı oturumun konuşmacıları arasında yer alan Yılmaz, Türkiye&amp;#39;nin yatırım ve sigorta piyasaları açısından sunduğu fırsat ve riskleri değerlendirdi. Düzenleyici gelişmelerden ekonomik dayanıklılığa, pazara giriş dinamiklerinden sürdürülebilir büyüme perspektifine kadar birçok başlığın ele alındığı oturumda, risklerin doğru değerlendirilmesi ve sürdürülebilir fiyatlama yaklaşımının uzun vadeli değer yaratmadaki önemi de vurgulandı.</p><p><strong>&amp;quot;Türkiye, küresel sigorta sektörü için stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu&amp;quot;</strong></p><p>Organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunan Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO&amp;#39;su Atınç Yılmaz konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi: &amp;ldquo;DWIC Connect&amp;#39;in ilk kez İstanbul&amp;#39;da gerçekleştirilmesi, Türkiye&amp;#39;nin küresel sigorta ve reasürans ekosistemindeki stratejik konumunun önemli bir göstergesi oldu. Moderatörlüğünü üstlendiğimiz ve konuşmacıları arasında yer aldığımız oturumlarda, ülkemizin sunduğu fırsatları, küresel risk ortamındaki gelişmeleri uluslararası sektör temsilcileriyle değerlendirme fırsatı bulduk. Ayrıca Howden Türkiye olarak gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle uluslararası sektör paydaşlarıyla önemli temaslarda bulunduk. Organizasyon kapsamında yurt dışından gelen 200&amp;#39;ü aşkın sigorta ve reasürans profesyoneliyle bir araya gelerek sigorta kapasitesi, yeni ürünler ve iş birliği fırsatları üzerine önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Howden olarak farklı coğrafyalar arasında bilgi paylaşımını ve iş birliklerini güçlendiren platformların sektörümüzün gelişimi açısından önemli bir değer yarattığına inanıyor, Türkiye&amp;#39;nin uluslararası sigorta ekosistemindeki rolünü daha da güçlendirmek için katkıda bulunmaya devam ediyoruz.&amp;quot;</p><p>DWIC Connect İstanbul 2026, dünyanın farklı bölgelerinden sigorta ve reasürans şirketleri, brokerler, yatırımcılar ve sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine, bilgi paylaşımının artırılmasına ve bölgesel risklerin küresel perspektifle değerlendirilmesine zemin hazırlarken, İstanbul&amp;#39;un uluslararası sigorta sektörü açısından stratejik buluşma noktalarından biri olduğunu da bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e0e97499-3ff2-46c9-981c-f7595f74a85e-rerr.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Garanti BBVA'dan cinsiyet eşitliği odaklı 30 milyon dolarlık tahvil ihracı</title><link>https://www.capital.com.tr/finans/bankacilik/garanti-bbvadan-cinsiyet-esitligi-odakli-30-milyon-dolarlik-tahvil-ihraci</link><description><![CDATA[Garanti BBVA, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen projelere kaynak sağlamak üzere yurt dışı borçlanma programı kapsamında 30 milyon dolar tutarında Turuncu Tahvil İlkeleri ile uyumlu sürdürülebilir tahvil ihracı gerçekleştirdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/finans/bankacilik/garanti-bbvadan-cinsiyet-esitligi-odakli-30-milyon-dolarlik-tahvil-ihraci</guid><pubDate>2026-07-08T01:35:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Garanti BBVA, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların ekonomik güçlenmesini destekleyen faaliyetlerin finansmanına yönelik &amp;quot;Turuncu Tahvil İlkeleri&amp;quot; (Orange Bond Principles) ile uyumlu tahvil ihracını başarıyla tamamladı.</p><p>Toplam 372 gün vadeli ve 30 milyon dolar tutarındaki ihraç, toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı finansmanın yaygınlaştırılması açısından öne çıkıyor.</p><p>Tahvil ihracından sağlanan kaynak, toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen istihdam ve değer zincirleri, kadın girişimciliğini ve kadın liderliğini güçlendiren işletmeler, kadınların ekonomik güçlenmesini ve finansal kapsayıcılığını destekleyen faaliyetler ile toplumsal cinsiyet eşitliği alanında ölçülebilir sosyal etki yaratmayı hedefleyen girişimlerin finansmanında kullanılacak.</p><p>İhraç, &amp;quot;BBVA Sürdürülebilir Borç Finansmanı Çerçevesi&amp;quot; ve &amp;quot;Impact Investment Exchange&amp;quot; (IIX) tarafından geliştirilen Turuncu Tahvil İlkeleri ile uyumlu olarak yapılandırıldı.</p><p>Söz konusu ilkeler, tahvil gelirlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği alanında etki yaratan faaliyetlere yönlendirilmesinin yanı sıra, ihraççı kurumların toplumsal cinsiyet bakış açısını yatırım süreçlerine entegre etmesini, liderlikte çeşitliliği ve kapsayıcı kurumsal yönetişim uygulamalarını güçlendirmesini de esas alıyor.</p><p>Banka, işlemle, toplumsal cinsiyet eşitliği odağında somut etki yaratacak projelere kaynak sağlarken, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını, kadın girişimciliğini ve finansal kapsayıcılığın artırılmasını desteklemeyi hedefliyor.</p><p><strong>- &amp;quot;Toplumsal cinsiyet eşitliği, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri&amp;quot;</strong></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, toplumsal cinsiyet eşitliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve kapsayıcı büyümenin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.</p><p>Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımı, girişimcilik ekosisteminde daha fazla yer alması ve karar alma mekanizmalarında temsilinin artmasının, yalnızca sosyal etki açısından değil, ekonominin uzun vadeli dayanıklılığı açısından da kritik önem taşıdığını aktaran Akten, &amp;quot;Garanti BBVA olarak, sürdürülebilir finansman yaklaşımımızı, çevresel dönüşümün yanı sıra toplumsal etki yaratan alanları da kapsayacak şekilde ele alıyoruz.&amp;quot; ifadesini kullandı.</p><p>Akten, söz konusu ihraçla, kadın girişimciliğini, kadın liderliğini, istihdamda fırsat eşitliğini ve finansal kapsayıcılığı destekleyen projelere kaynak sağlamaktan memnuniyet duyduklarını kaydederek, &amp;quot;Toplumsal cinsiyet eşitliğini sermaye piyasaları aracılığıyla desteklemek, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma vizyonumuzun önemli bir parçası.&amp;quot; değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/02c1779c-0075-40ea-aabd-39bfdf3bc595-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (8 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-8-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,46 düşüşle 14.285,65 puan oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-8-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-08T01:34:04+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 14.497,37 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 40.62 puan ve yüzde 0,28 düşüşle 14.456,75 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 211,73 puan ve yüzde 1,46 azalışla 14.285,65 puana indi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.237,35 puanı, en yüksek 14.461,56 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında mali endeks yüzde 1,34, hizmetler endeksi yüzde 2,09, sanayi endeksi yüzde 1,48 değer kaybederken teknoloji endeksi yüzde 0,19 arttı.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 12&amp;#39;ye yükselirken 87&amp;#39;si düştü, 1&amp;#39;i yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Türk Hava Yolları, ASELSAN, Astor Enerji, Akbank ile Tüpraş oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 44 dolar</strong></p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1410, sterlin/dolar paritesi 1,3340 ve dolar/yen paritesi 162,4 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 46,8580 liradan, avro 53,4750 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 1,49 azalışla 4 bin 44 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 3,40 yükselişle 78,4 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f12eb615-ea4f-4f8f-94e2-1b11af0b4fe9-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa İstanbul’da gong Golda Gıda için çaldı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-golda-gida-icin-caldi</link><description><![CDATA[Halka arz sürecini başarıyla tamamlayan Golda Gıda’nın gong töreni bugün Borsa İstanbul’da gerçekleşti. Golda Gıda’nın payları Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-golda-gida-icin-caldi</guid><pubDate>2026-07-08T12:58:17+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Makarnadan una, irmikten bakliyata, bisküviden gofrete kadar geniş ürün yelpazesi ile Anadolu buğdayının lezzetini sofralarımıza taşıyan Bera Holding iştiraki Golda Gıda, 8 Temmuz 2026 Çarşamba günü Borsa İstanbul`da düzenlenen gong töreni ile sermaye piyasalarına adım attı. Misyon Yatırım Bankası ve Gedik Yatırım liderliğinde, 1-2 Temmuz`da gerçekleşen halka arzını başarıyla tamamlayan şirket, GOLDA koduyla, Borsa İstanbul Ana Pazar`da işlem görmeye başladı.</p><p>Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Şahin, Bera Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Elvan, Bera Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Telat Seher, Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan, Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&amp;#39;su Onur Topaç, Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar, Misyon Yatırım Bankası Genel Müdürü Muhammet Mustafa Cerit ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti.</p><p>Gong Töreninde konuşan Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, &amp;ldquo;Golda Gıda; köklü birikimi ve yüksek üretim kapasitesiyle, ülkemiz gıda arzı güvenliğinde önemli bir role sahiptir. Modern üretim tesisiyle ve ihracatıyla ülke ekonomisine çok değerli katkılar sağlamaktadır. Bugün Borsamızda işlem görmeye başlayarak, sermaye yapısını daha da güçlendirecek ve böylece küresel ölçekteki yerini sağlamlaştıracaktır. Başarılı faaliyetlerinden dolayı Golda Gıda`yı tebrik ediyorum. Halka arzda emeği geçen herkese, tüm şirket çalışanlarına ve aracı kurum yetkililerine teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Golda Gıda`ya Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum.&amp;quot; dedi.</p><p><strong>&amp;ldquo;Küresel pazarlardaki varlığımızı güçlendireceğiz&amp;rdquo;</strong></p><p>Golda Gıda&amp;#39;nın Borsa İstanbul&amp;#39;da işlem görmeye başlamasını şirketin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olarak gördüklerini belirten Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Şahin, &amp;ldquo;Yaklaşık 30 yıllık üretim tecrübemizle Karaman&amp;#39;da oluşturduğumuz güçlü üretim altyapısını bugün sermaye piyasalarının desteğiyle daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Golda Gıda&amp;#39;nın Borsa İstanbul&amp;#39;da yerini almasını, yalnızca şirketimiz için değil, Anadolu&amp;#39;da üreten, istihdam sağlayan ve katma değer oluşturan şirketlerin sermaye piyasalarında daha güçlü temsil edilmesi adına da önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu yolculuğun, bölgemizden daha fazla üretim şirketinin kurumsallaşmasına ve sermaye piyasalarıyla buluşmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Halka arzla beraber Golda Gıda`nın üretim kapasitesini artıracak, modernizasyon yatırımlarını hızlandıracak ve operasyonel verimliliği daha da güçlendireceğiz. Yüksek katma değerli ürünlere odaklanan şirketimizin, ürün portföyünü genişleterek mevcut ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıracağına ve yeni pazarlara açılarak küresel ölçekte büyümesini sürdüreceğine inancım tam&amp;quot; dedi.</p><p><strong>&amp;ldquo;Golda Gıda`nın hem yatırımcılara hem de ülke ekonomisine uzun vadeli değer yaratacağına gönülden inanıyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Misyon Yatırım Bankası Genel Müdürü Muhammet Mustafa Cerit, &amp;ldquo;Misyon Bank ve Gedik Yatırım olarak, gıda sektöründeki üretim gücü, kalite odaklı yaklaşımı, ihracat ağırlıklı faaliyet yapısı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Golda Gıda`nın halka arzına liderlik etmekten mutluluk duyuyoruz. Toplam yaklaşık 805 milyon TL değerindeki bu halka arzda, yatırımcılardan gelen yaklaşık 1,8 milyar TL`lik talep hem markaya hem de sürdürülebilir bir geleceğe duyulan güveni açıkça göstermektedir. Borsa İstanbul tarafından paylaşılan verilere göre; halka arzda toplam filtre edilmemiş veriler baz alındığında, toplam talep, satışa sunulan adedin 2,2 katı olarak gerçekleşmiş, yatırımcılardan toplamda 760.095 adet emir iletilmiştir. Dağıtım sonucunda 749.674 yatırımcıya 87.449.998 TL nominal değerli payların satışı ve dağıtımı başarıyla tamamlanmıştır. Bu yüksek ilgi, bir yandan yatırımcıların sürdürülebilir iş modellerine duyduğu güveni yansıtırken, diğer yandan da Golda Gıda`nın gelecek vizyonunun ne kadar güçlü bir temele dayandığını göstermektedir. Elde edilecek gelirlerin büyük kısmının şirketin büyüme yatırımlarında kullanılacak olması, Golda Gıda`nın üretim kapasitesini, operasyonel gücünü ve sektördeki rekabetçi konumunu daha da güçlendirecektir. Bugün borsada işlem görmeye başlayan Golda Gıda`nın, kaliteli ve çevreye duyarlı üretim anlayışı ve vizyonuyla hem yatırımcılarına hem de ülkemiz ekonomisine uzun vadeli değer yaratacağına gönülden inanıyoruz&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Mevcut piyasa koşullarının halka arzların yeniden başlaması için giderek daha elverişli bir zemin oluşturduğunu ifade eden Cerit, şöyle konuştu: </strong></p><p>&amp;ldquo;Misyon Bank ve Gedik Yatırım olarak, sermaye piyasalarının sadece finansal değil, çevresel ve toplumsal değer üretiminin de merkezinde olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, sürdürülebilir büyüme vizyonuna sahip şirketlerin borsaya kazandırılmasını ülkemiz adına stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Misyon Bank`ın sermaye piyasalarına yönelik güçlü uzmanlığı, yenilikçi finansman çözümleri geliştirme kabiliyeti ve kurumlar arası etkin koordinasyon yetkinliği ile Gedik Yatırım`ın 35 yıllık sermaye piyasaları tecrübesi, Golda Gıda halka arz sürecinde uzun vadeli değer yaratma hedefimizi destekleyen güçlü bir iş birliğine dönüştü. Böylece Misyon Bankın 2026 yılı ilk halka arzını kutluyor, Gedik Yatırımın 2011 yılından bu yana konsorsiyum lideri, eş lideri ya da üyesi olarak görev aldığı toplam 33 halka arza bir yenisini daha ekliyoruz. Halka arzlar, sadece finansman sağlamanın değil, aynı zamanda şirketlerin kurumsallaşma, büyüme ve uluslararası rekabet gücü kazanma süreçlerinde önemli bir dönüm noktasıdır. Bu anlayışla, ülkemizin dört bir yanında üretim yapan, istihdam yaratan, değer üreten şirketleri sermaye piyasalarına kazandırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/bea4fff6-e90f-46ce-a53a-b2d0ae5832c0-se.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Teknosa’nın yeni Genel Müdürü Öget Kantarcı oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/teknosanin-yeni-genel-muduru-oget-kantarci-oldu</link><description><![CDATA[Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, teknoloji perakendeciliği ve dijital dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Öget Kantarcı’nın, 1 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Genel Müdür olarak göreve başlayacağını duyurdu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/teknosanin-yeni-genel-muduru-oget-kantarci-oldu</guid><pubDate>2026-07-08T12:24:08+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Koç Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü mezunu olan Öget Kantarcı, 25 yılı aşkın kariyeri boyunca otomotiv, telekomünikasyon, e-ticaret, dijital ticaret ve yönetim danışmanlığı alanlarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi.</p><p>Profesyonel kariyerine Peugeot Otomotiv`de başlayan Kantarcı, Turkcell`de satış, operasyon ve e-ticaret alanlarında yöneticilik yaptıktan sonra Otto Group Türkiye`ye katıldı. Burada Limango, Arabulvar ve OGLI şirketlerinin ticari stratejilerine liderlik ederek dijital ticaret alanında önemli projelere imza attı. 2014 yılında eBay Türkiye`ye katılan Kantarcı, önce Ticari Direktör, ardından eBay Türkiye ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Bölgesi Ülke Müdürü olarak görev yaptı. Bu dönemde şirketin büyüme stratejileri, dijital ticaret operasyonları ve bölgesel organizasyonunun gelişiminde aktif rol üstlendi. 2023-2025 yılları arasında PwC Türkiye`de Kıdemli Danışman olarak görev yapan Kantarcı; dijital dönüşüm, e-ticaret, yapay zek&amp;acirc;, büyüme stratejileri ve teknoloji odaklı dönüşüm projelerinde çok sayıda kuruma danışmanlık verdi.</p><p>Son olarak Alghanim Industries bünyesinde faaliyet gösteren Xcite Kuwait`te Kıdemli Genel Müdür olarak görev yapan Kantarcı; şirketin omni-channel operasyonlarını, bölgesel büyüme stratejilerini ve yeni nesil marketplace dönüşümünü yönetirken, yapay zek&amp;acirc; destekli dijital dönüşüm projelerine liderlik etti.</p><p>Teknosa Genel Müdürü olarak görev yapacak olan Öget Kantarcı`nın öncelikleri arasında müşteri deneyimini daha da ileri taşımak, omni-channel yapıyı güçlendirmek, yapay zek&amp;acirc; destekli dijitalleşmeyi hızlandırmak ve Teknosa`nın sürdürülebilir büyüme stratejisini yeni nesil perakende anlayışıyla desteklemek yer alıyor. Evli ve iki çocuk babası olan Öget Kantarcı, 2018 yılından bu yana TÜSİAD üyesi olup Galatasaray Spor Kulübü Kongre üyesidir.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/939c5c4f-0514-461b-b926-2dfd79818052-se.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>TÜİK açıkladı: Haziran'da en çok hangi yatırım aracı kazandırdı?</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tuik-acikladi-haziranda-en-cok-hangi-yatirim-araci-kazandirdi</link><description><![CDATA[Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde haziranda en yüksek aylık reel getiri, yüzde 2,42 ile devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tuik-acikladi-haziranda-en-cok-hangi-yatirim-araci-kazandirdi</guid><pubDate>2026-07-08T11:24:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin &amp;quot;finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları&amp;quot;nı açıkladı. Buna göre, haziranda aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1,60, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 2,42 oranlarıyla DİBS&amp;#39;te görüldü.</p><p>Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 1,36, dolar yüzde 0,05 ile yatırımcısına reel getiri sağlarken avro yüzde 1,41, BIST 100 endeksi yüzde 3,13 ve külçe altın yüzde 7,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 2,17, dolar yüzde 0,85 ile yatırımcısına reel getiri sağlarken avro yüzde 0,62, BIST 100 endeksi yüzde 2,36 ve külçe altın yüzde 6,64 oranlarında yatırımcısına kayba yol açtı.</p><p>Mevduat faizi (brüt) üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,22, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 2,07 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak hesaplandı. Aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 16,99, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,29 ile yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.</p><p>Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,70 TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,16 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak öne çıktı.</p><p>Külçe altın ise Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,66, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 9,95 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak görüldü.</p><p><strong>- Yıllıkta en yüksek reel getiri BIST 100 endeksinde</strong></p><p>Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde, BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 17,93, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 14,34 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.</p><p>Yıllık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından külçe altın yüzde 16,14, DİBS yüzde 6,87 ve mevduat faizi yüzde 5,24 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken, dolar yüzde 8,48 ve avro yüzde 8,60 yatırımcısına kaybettirdi.</p><p>TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın yüzde 12,60, DİBS yüzde 3,62 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 2,04 yatırımcısına reel getiri sağlarken, dolar yüzde 11,26 ve avro yüzde 11,38 oranlarında yatırımcısının kayba uğramasına yol açtı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4da6569c-02cc-44ee-8fa9-4d3de26cc220-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Roca Grup 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/roca-grup-2025-yili-finansal-sonuclarini-acikladi</link><description><![CDATA[Roca Grup, 2025 yılını 1,96 milyar euro ciro ve 43 milyon euro net kâr ile tamamladı. Grup, uzun vadeli büyüme stratejisi doğrultusunda gerçekleştirdiği satın almalar, 126 milyon Euro'luk yatırımları ve sürdürülebilirlik alanındaki başarılarıyla küresel ölçekte büyümesini sürdürdü.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/roca-grup-2025-yili-finansal-sonuclarini-acikladi</guid><pubDate>2026-07-08T11:00:11+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Roca Grup, inşaat sektöründe küresel ölçekte yaşanan yavaşlamaya ve tüketici harcamalarındaki değişime rağmen güçlü performansını 2025 yılında da korudu. Grup, net satış gelirlerini sabit kur bazında bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artırarak 1,96 milyar euroya ulaştırırken, yılı 43 milyon euro net k&amp;acirc;r ile tamamladı. Bu performans, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisini kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.</p><p><strong>126 milyon euroluk yatırımla geleceğe yatırım yaptı</strong></p><p>Roca Grup, 2025 yılı boyunca toplam 126 milyon euro yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımların önemli bir bölümü üretim tesislerinin dijitalleşmesi ve robotizasyonu, yeni robotik üretim hatlarının devreye alınması, uzmanlık merkezlerinin güçlendirilmesi, yeni ürün geliştirme çalışmaları ve sürdürülebilirlik yol haritasının hayata geçirilmesine ayrıldı. Grup ayrıca, banyo alanında sağlık çözümlerine yönelik yapay zek&amp;acirc; uygulamalarının potansiyel kullanım alanlarına yönelik araştırmalarını da sürdürerek inovasyon odağını güçlendirmeye devam etti.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/d1acc823-1217-4473-9512-4c07f5632bdb-c37a4ac4-b1ee-4139-a03f-745023d9fc20" style="width: 392px; height: 294px;"></p><p><strong>Stratejik satın almalarla premium segmentte büyümesini hızlandırdı</strong></p><p>Uzun vadeli büyüme vizyonu doğrultusunda stratejik satın almalarına devam eden Roca Grup, 2025 yılında iki önemli markayı bünyesine kattı. İtalya&amp;#39;nın lüks banyo tasarımı alanındaki öncü markalarından Antonio Lupi Design&amp;#39;ın çoğunluk hisselerini satın alan Grup, üst segment armatür ve batarya çözümleriyle öne çıkan Avustralyalı Phoenix Industries&amp;#39;i de portföyüne dahil etti. Bu yatırımlarla birlikte Roca Grup, premium ve lüks segmentteki küresel konumunu daha da güçlendirdi.</p><p><strong>Galeri ağı büyümeye devam ediyor</strong></p><p>Mimarlar, tasarımcılar ve sektör profesyonellerini bir araya getiren Roca Galeri ağı da büyümesini sürdürdü. Grup, Kasım 2025&amp;#39;te Delhi Galeri`yi, Mart 2026&amp;#39;da ise Sydney Galeri&amp;#39;yi hizmete açtı. Barselona, Berlin, Madrid, Lizbon, Londra, Şanghay, Pekin ve S&amp;atilde;o Paulo&amp;#39;daki Galeri&amp;#39;lere eklenen bu yeni merkezler, mimarlık ve tasarım dünyasının bilgi paylaşımını destekleyen uluslararası platformlar olarak faaliyet gösteriyor. Grup ayrıca Zagreb&amp;#39;de açılacak yeni Galeri için çalışmalarını sürdürüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4a3e2ebb-167c-4126-867c-b9875928a3f2-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Karpowership’in inisiyatifi Kinetics, ilk yüksek kapasiteli FSRU gemisi LNGT Karadeniz'in inşasına başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/karpowershipin-inisiyatifi-kinetics-ilk-yuksek-kapasiteli-fsru-gemisi-lngt-karadenizin-insasina-basladi</link><description><![CDATA[Karpowership inisiyatifi Kinetics'in ilk yüksek kapasiteli Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) olacak LNGT Karadeniz için inşa süreci başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/karpowershipin-inisiyatifi-kinetics-ilk-yuksek-kapasiteli-fsru-gemisi-lngt-karadenizin-insasina-basladi</guid><pubDate>2026-07-08T10:54:32+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Singapur&amp;#39;da düzenlenen sac kesim töreniyle resmen başlayan proje, şirketin yüzer LNG altyapısını küresel ölçekte büyütme stratejisinde önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.</p><p>Kinetics, yüzer LNG terminallerinden oluşan filosunu genişletmeye devam ediyor. Şirketin ilk yüksek kapasiteli FSRU gemisi olacak LNGT Karadeniz için inşa süreci, Singapur&amp;#39;daki Seatrium Tuas Boulevard Tersanesi&amp;#39;nde düzenlenen sac kesim töreniyle resmen başladı.</p><p>Kinetics&amp;#39;in yeni nesil yüzer LNG çözümleri arasında yer alacak LNGT Karadeniz, düşük, orta ve yüksek basınçlı gaz çıkış sistemleri sayesinde günlük 600 milyon standart kübik fit (mmscfd) yeniden gazlaştırma kapasitesine sahip olacak. Farklı ölçeklerde LNG ithalat projelerine ve doğal gaz şebekelerine hizmet verecek şekilde tasarlanan gemi, ülkelerin enerji arz güvenliğini destekleyen hızlı, esnek ve güvenilir LNG altyapısı çözümleri sunacak.</p><p>LNGT Karadeniz, Kinetics&amp;#39;in LNG filosundaki yüksek kapasiteli yeni nesil gemilerin ilki olacak. Gelişmiş yeniden gazlaştırma teknolojisi, entegre terminal altyapısı ve çok noktalı demirleme (spreadmooring) sistemiyle donatılan gemi, hızla devreye alınabilen, esnek, operasyonel verimliliği yüksek ve uluslararası güvenlik standartlarına uygun LNG terminali olarak hizmet verecek.</p><p>LNGT Karadeniz&amp;#39;in filoya katılmasıyla birlikte Kinetics, küresel yüzer LNG portföyünü genişletirken ülkelerin enerji arz güvenliğini güçlendirmelerine ve daha düşük karbonlu bir enerji geleceğine geçişlerine destek sunmayı hedefliyor.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/c374224a-5079-4813-96f1-6aff99d7c687-3d5220e8-32c1-4f75-8e3c-8f54e5ad00d8" style="width: 318px; height: 477px;"></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Kinetics Genel Müdürü Mehmet Katmer, LNGT Karadeniz&amp;#39;in filolarındaki ilk yüksek kapasiteli LNG terminal gemisi olmasının şirket için önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, &amp;quot;Bu proje sayesinde dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimize daha büyük ölçekli LNG ithalat çözümleri sunabileceğiz. Enerji güvenliğini güçlendiren ve düşük karbonlu enerji sistemlerine geçişi destekleyen yeni nesil çözümlerle filomuzu güçlendirmeye devam edeceğiz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/656fdff2-8979-4592-ab1f-bd9ec245d737-ge.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-negatif-seyrediyor-10-51-12</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, Orta Doğu'da tekrar yükselen tansiyonun etkisiyle negatif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-negatif-seyrediyor-10-51-12</guid><pubDate>2026-07-08T10:51:12+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu&amp;#39;da yeniden duyulmaya başlanan patlama sesleri, piyasalardaki mevcut jeopolitik risk algısını artırdı. ABD ile İran heyetlerinin yeni tur görüşmeler için bir araya gelmesine kısa süre kala bölgede karşılıklı askeri hamlelerin sürmesi, jeopolitik risklerin fiyatlamalar üzerindeki etkisini belirginleştiriyor.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran&amp;#39;a ait 80&amp;#39;den fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Paylaşımda, kuvvetlerin konuşlu ve hazır durumda kalmaya devam ettiği vurgulandı.</p><p>İran cephesinden gelen açıklamada ise İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD saldırılarının mutabakat zaptını ihlal ettiğini belirterek, zorbalık ve baskıyla sonuca ulaşılamayacağını ifade etti.</p><p>Bu gelişmelerle, Avrupa piyasalarında saat 10.15 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,8 azalışla 641,2 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi önceki kapanışın yüzde 0,8 altında 10.580 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi önceki kapanışın yüzde 1,2 altında 25.188 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,8 kayıpla 52.080 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,8 değer kaybıyla 8.368 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 1,1 düşüşle 19.430 puanda bulunuyor.</p><p><strong>- Avrupa&amp;#39;da siyasi gündem yoğunlaşıyor</strong></p><p>Aşırı sağcı Reform UK Partisi lideri Nigel Farage, aldığı bağışları bildirmediğinin ortaya çıkmasının ardından milletvekilliğinden istifa ettiğini ancak kendisinden boşalan koltuk için yapılacak seçimde yeniden yarışacağını açıkladı.</p><p>Fransa&amp;#39;da ise temyiz mahkemesi, yolsuzluktan suçlu bulunan siyasetçi Marine Le Pen&amp;#39;e 1 yıl elektronik kelepçeyle ev hapsi cezası, 15 ay siyasetten men yasağı ve 100 bin avro para cezasına hükmetti.</p><p>Le Pen, Paris&amp;#39;teki yerel mahkemenin verdiği karara itiraz edip Yargıtay&amp;#39;a temyiz başvurusunda bulunacağını belirterek, &amp;quot;Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayım. Fikir değiştirmeyeceğim.&amp;quot; ifadesini kullandı.</p><p>Bu arada analistler, Türkiye&amp;#39;de düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&amp;#39;nden gelecek haber akışının yakından takip edileceğini belirterek, günün geri kalanında ABD Merkez Bankasının (Fed) son toplantı tutanaklarının piyasaların odağında olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/95e96d09-1ca6-4ea4-b958-f0963deceb7c-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi Haziran'da 50,4 oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/iso-turkiye-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-haziranda-504-oldu</link><description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, haziranda 50,4'e yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/iso-turkiye-ihracat-pazarlari-iklim-endeksi-haziranda-504-oldu</guid><pubDate>2026-07-08T10:36:08+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi&amp;#39;nin haziran sonuçları açıklandı.</p><p>Endekste eşik değer olan 50&amp;#39;nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50&amp;#39;nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.</p><p>Buna göre, mayısta 50,3 olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, haziranda 50,4&amp;#39;e yükselerek, üst üste iki ayda artmış oldu. Ancak bu düzey, Türk imalatçılarının ihracat pazarları iklimindeki iyileşmenin halen çok sınırlı düzeyde olduğuna işaret etti.</p><p>Son veriyle birlikte ihracat pazarlarında genel talep koşullarında güçlenme eğilimi 2,5 yıla ulaşmış oldu.</p><p>İhracat pazarları iklimi genel anlamda iyileşme gösterse de Türk imalat sanayi ürünleri açısından önem taşıyan bazı pazarlarda talebin zayıf olduğuna ilişkin sinyaller görüldü. En büyük 5 ihracat pazarından üçünde (Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa) üretim azaldı.</p><p>Üretimdeki düşüş Almanya ve Fransa&amp;#39;da hız keserken Birleşik Krallık&amp;#39;ta ekonomik aktivite Nisan 2025&amp;#39;ten bu yana en yüksek hızda geriledi. Daha olumlu tarafta ise ABD ve İtalya gibi diğer önemli ihracat pazarlarının büyüme kaydettiği gözlendi. Ancak iki ülkede de büyüme oranları ılımlı düzeyde kaldı.</p><p>İspanya ve Hollanda&amp;#39;da ise üretim artışı daha güçlü seyretti. İspanya&amp;#39;da ekonomik aktivite 2026&amp;#39;nın başından bu yana en yüksek hızda arttı. Orta ve Doğu Avrupa&amp;#39;da ise bazı ekonomilerde talep durgun seyretti. Rusya, Romanya ve Polonya&amp;#39;da üretim daralma sergiledi. Çekya ve Kazakistan&amp;#39;da kaydedilen büyüme ise ayın olumlu gelişmeleri arasında yer aldı.</p><p><strong>- BAE&amp;#39;de petrol dışı aktivite artışı sürdü</strong></p><p>Birleşik Arap Emirlikleri&amp;#39;nde (BAE) petrol dışı aktivite haziran ayında artmayı sürdürdü ancak bu artış son 5 yılın en zayıf düzeyinde gerçekleşti. Diğer Orta Doğu ekonomilerine bakıldığında Suudi Arabistan, Katar ve Lübnan&amp;#39;da üretim artış kaydederken, Mısır ve Kuveyt&amp;#39;te ise daralma söz konusu oldu. Anket kapsamında izlenen tüm ekonomiler içerisinde iktisadi faaliyette en belirgin daralma Mısır&amp;#39;da gözlendi.</p><p>Açıklamada sonuçlara ilişkin değerlendirmeleri yer alan S&amp;amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Jeopolitik belirsizliklerin devam etmesine bağlı olarak haziran ayında küresel talep koşulları zayıf seyrini korudu. Bu durum, Türk imalat sanayi ihracatçılarının yıl ortasında yeni sipariş alma imkanlarını sınırladı. Hatta bazı önemli ihracat pazarlarında üretimin haziranda azaldığı görüldü. İmalatçılar, yılın ikinci yarısında daha istikrarlı bir uluslararası ortamın oluşmasını ve bunun daha fazla ihracat fırsatı yaratmasını umut ediyor.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/646aabda-06a5-44f6-a8d8-dd07f9676401-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>"Amacımız uluslararası bir resort markası olmak"</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dort-yeni-otel-geliyor</link><description><![CDATA[Yaklaşık 9 bin 700 oda ve 21 bin 500 yatak kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük resort grupları arasında yer alan ATG Hotels, yapımı süren dört yeni otelin yanı sıra satın alma fırsatlarını da gündeminde tutuyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dort-yeni-otel-geliyor</guid><pubDate>2026-07-08T10:08:26+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası turizm grubu Anex Tourism Group&amp;#39;un otelcilik kolu olan ATG Hotels, bugün yaklaşık 9 bin 700 oda ve 21 bin 500 yatak kapasitesiyle Türkiye&amp;#39;nin en büyük resort oyuncuları arasında yer alıyor.&amp;nbsp;</p><p><strong>Nilüfer Gözütok / ngozutok@capital.com.tr</strong></p><p>Selectum Hotels &amp;amp; Resorts, Asteria Hotels, The Norm ve Kremlin Palace markalarını bünyesinde bulunduran grup, satın almaların yanı sıra yapımı devam eden dört yeni otel yatırımıyla büyümesini sürdürüyor. Aynı zamanda Anex&amp;#39;in İngiltere ve Almanya başta olmak üzere farklı pazarlarda faaliyet gösteren tur operatörleri sayesinde misafirine doğrudan ulaşan entegre bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor. <strong>ATG Hotels COO&amp;#39;su Mehmet Çubukçuoğlu,</strong> sezon başındaki jeopolitik kaynaklı yavaşlamanın kısa sürdüğünü, birçok tesiste doluluk oranlarının yeniden yüzde 80&amp;#39;in üzerine, bazı otellerde ise yüzde 90 seviyelerine ulaştığını belirtiyor. Çubukçuoğlu, hem grubun yeni dönem yatırım ve marka stratejisini hem de turizm sektöründe değişen dengeleri değerlendirdi.&amp;nbsp;</p><p><strong>Öncelikle şirketin marka yapılanmasını anlatır mısınız?</strong><br><br>ATG Hotels, farklı misafir segmentlerine hitap eden markaları tek çatı altında buluşturan bir turizm grubu. Bugün portföyümüzde üç ana markamız bulunuyor: Selectum Hotels &amp;amp; Resorts, Asteria Hotels ve The Norm. Bunların yanı sıra Kremlin Palace da grubumuz çatısı altında.<br>Her bir markamızın kendine özgü bir konumlandırması, hedef kitlesi ve marka vaadi bulunuyor. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz yalnızca yeni oteller açmak değil her markanın kimliğini daha da güçlendirerek doğru destinasyonlarda ve doğru yatırım modeliyle sürdürülebilir bir büyüme sağlamak.<br><br><strong>Selectum Hotels &amp;amp; Resorts bugün ne büyüklüğe ulaştı?</strong><br><br>İlk Selectum Hotels &amp;amp; Resorts tesisimizi 2017 yılında Belek&amp;#39;te hayata geçirdik. Bugün Türkiye&amp;#39;de Belek&amp;#39;te üç, Side&amp;#39;de üç, Bodrum&amp;#39;da iki ve İstanbul Ataşehir&amp;#39;de bir olmak üzere toplam dokuz Selectum otelimizle faaliyet gösteriyoruz. Ancak Selectum&amp;#39;un büyümesi yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Markamız bugün yurt dışında da farklı destinasyonlarda faaliyet gösteriyor. Bu tesisler franchise modeliyle işletiliyor ve Selectum&amp;#39;un hizmet anlayışıyla marka standartlarını uluslararası pazarlara taşıyor. Amacımız Selectum&amp;#39;u uluslararası ölçekte tanınan ve tercih edilen bir resort markası haline getirmek. Bu doğrultuda hem doğrudan yatırımlarımızı hem franchise iş birliklerimizi stratejik bir yaklaşımla sürdürüyoruz.</p><p><strong>Yurt dışında hangi ülkelerde varsınız?</strong><br><br>ATG bünyesinde Dominik Cumhuriyeti ve Vietnam&amp;#39;da faaliyet gösteren otellerimiz var. Ayrıca Çeşme çıkışlı kruvaziyer operasyonlarımızla Yunan adalarına yönelik turlar da düzenliyoruz.</p><p><strong>Otelcilikte toplam yatak kapasiteniz nedir?</strong><br><br>Türkiye&amp;#39;de faaliyet gösteren tesislerimizde yaklaşık 9 bin 700 oda ve 21 bin 500 yatak kapasitesine sahibiz. Bu ölçekle Türkiye&amp;#39;nin en büyük resort gruplarından biriyiz.<br><br><strong>Büyümeniz daha çok satın almalarla mı gerçekleşiyor?</strong><br><br>Satın almalar büyüme stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Ancak büyümemizi yalnızca satın almalar üzerine kurgulamıyoruz. Aynı zamanda sıfırdan geliştirdiğimiz dört yeni otel projesinin inşaatı da devam ediyor. Bunun yanı sıra Kuzey Kıbrıs ve Dominik Cumhuriyeti başta olmak üzere yeni yatırım fırsatları üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz, doğru destinasyonlarda ve doğru markalarla sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmak.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/89fc72f0-ffd4-44e5-b41b-a1a4b2f1a6e0-fef99f07-974a-4628-a774-42593620a7c0" style="width: 374px; height: 561px;"></p><p><strong>ÖNCELİKLİ YATIRIM BÖLGELERİ</strong></p><p><strong>Yeni yatırımlar hangi bölgelerde yoğunlaşıyor?</strong><br><br>Türkiye, büyüme stratejimizin merkezinde yer almaya devam ediyor. Bununla birlikte Kuzey Kıbrıs ve özellikle Dominik Cumhuriyeti öncelikli yatırım bölgelerimiz arasında bulunuyor. Dominik Cumhuriyeti&amp;#39;ni uluslararası büyüme stratejimiz açısından önemli bir pazar olarak görüyor ve burada uzun vadeli, büyük ölçekli projeler üzerinde çalışıyoruz.</p><p><strong>Önümüzdeki dönemin önceliği ne olacak?</strong><br><br>Önümüzdeki dönemde en büyük önceliğimiz, büyümemizi daha güçlü bir kurumsal yapı üzerine inşa etmek olacak. ATG Hotels olarak marka mimarimizi, yatırım stratejimizi ve organizasyon yapımızı uzun vadeli bir bakış açısıyla yeniden şekillendiriyoruz. Amacımız yalnızca büyümek değil sürdürülebilir, planlı ve doğru markalarla büyümek. Bugün attığımız adımlar, önümüzdeki yıllarda grubumuzun ulusal ve uluslararası pazardaki konumunu daha da güçlendirecek.<br><br><strong>&amp;ldquo;TABLO HIZLA NORMALE DÖNDÜ&amp;rdquo;</strong></p><p><strong>Bu yıl sezon nasıl geçiyor? Sezon başında beklentilerin altında kalan bir dönem yaşanmıştı. Son tablo nasıl?</strong><br><br>Sezonun başlangıcında, jeopolitik gelişmeler ve bölgesel belirsizliklerin etkisiyle sektör genelinde kısa süreli bir yavaşlama yaşandı. Ancak bu tablo hızla normale döndü. Bugün tesislerimizde doluluk oranları yeniden geçen yılın seviyelerine ulaştı. Mevcut rezervasyon trendi itibarıyla, birçok otelimizde yüzde 80&amp;#39;in üzerinde, bazı tesislerimizde ise yüzde 90&amp;#39;a yaklaşan doluluk oranlarıyla başarılı bir sezon geçiriyoruz.</p><p><strong>Misafir profiliniz nasıl şekilleniyor?</strong><br><br>En güçlü pazarımız Rusya. Toplam misafirlerimizin yaklaşık yüzde 35-40&amp;#39;ını Rus misafirler oluştururken Avrupa pazarı yaklaşık yüzde 20&amp;#39;lik paya sahip. Geri kalan misafir portföyümüzü ise başta BDT ülkeleri olmak üzere iç pazar ve diğer uluslararası pazarlar oluşturuyor. Bunun yanı sıra İngiltere, Almanya, Baltık ülkeleri ve diğer Avrupa pazarlarından da yoğun talep görüyoruz. Önümüzdeki dönemde İngiltere, Almanya, Baltık ülkeleri ve Orta Doğu başta olmak üzere pazar tabanımızı daha da çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Bizi farklılaştıran en önemli unsurlardan biri ise yalnızca otel işletmecisi değil aynı zamanda güçlü bir tur operatörü yapısına sahip olmamız. İngiltere ve Almanya&amp;#39;da faaliyet gösteren kendi tur operatörlerimiz sayesinde birçok pazarda misafirlerimize doğrudan ulaşabiliyor ve talebi daha etkin yönetebiliyoruz.</p><p><strong>Tur operatörü olmanız otel tarafında nasıl bir avantaj yaratıyor?</strong><br><br>Anex Tourism Group&amp;#39;un kökleri tur operatörlüğüne dayanıyor. Bu güçlü altyapı, ATG Hotels olarak en önemli rekabet avantajlarımızdan birini oluşturuyor. Anex&amp;#39;in uluslararası satış ve dağıtım ağı sayesinde misafirin seyahat kararından konaklama deneyimine kadar tüm süreci entegre bir şekilde yönetebiliyoruz. Bu entegre değer zinciri sayesinde misafiriyle seyahat kararı aşamasında buluşup konaklama deneyiminin sonuna kadar aynı çatı altında yol alabiliyoruz. Anex&amp;#39;in global ölçeği ile ATG Hotels&amp;#39;in marka ve operasyonel yetkinliği birleşerek sürdürülebilir büyümemizi destekleyen güçlü bir sinerji yaratıyor; bu sinerji, büyüme hızımızı ve pazarlar arası esnekliğimizi doğrudan besliyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;İPTAL DEĞİL ERTELEME EĞİLİMİ VAR&amp;rdquo;</strong></p><p><strong>Bölgede yaşanan savaşlar ve jeopolitik gelişmeler sizi nasıl etkiliyor?</strong><br><br>Turizm sektörü, jeopolitik gelişmelere karşı hassas bir yapıya sahip. Bu tür dönemlerde rezervasyon kararlarında kısa süreli bir bekleme eğilimi görülebiliyor. Ancak son yıllarda gözlemlediğimiz en önemli değişim, misafirlerin tatil planlarını iptal etmek yerine ertelemeyi tercih etmeleri. Özellikle Rusya pazarında bunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm belirsizliklere rağmen seyahat talebi devam ediyor ve sektör kısa süre içerisinde yeniden dengelenebiliyor. Bu nedenle jeopolitik gelişmeler kısa vadeli etkiler yaratsa da uzun vadede turizmin güçlü toparlanma refleksi gösterdiğine inanıyoruz.</p><p><strong>Önümüzdeki dönemde büyüme stratejiniz hangi segmentte olacak?</strong><br><br>Turizmde büyümesini sürdüren segment genel olarak premium ve lüks turizm ancak yatırımın hangi destinasyonda ve hangi müşteri profiline hitap edeceğine bağlı olarak yatırım kararlarımız da şekilleniyor.</p><p><strong>BODRUM`DA SEZON KASIMA UZADI</strong></p><p><strong>Bodrum&amp;#39;da sezon artık daha uzun mu sürüyor?</strong><br><br>Kesinlikle. Son yıllarda özellikle eylül ve ekim aylarında talebin önemli ölçüde arttığını görüyoruz. İklim koşullarının da etkisiyle deniz sezonu uzuyor. Bodrum&amp;#39;da sezonun kasım ayına kadar devam edeceğini öngörüyoruz.</p><p><strong>Bundan sonraki dönemde önceliğiniz Türkiye mi, yurt dışı mı olacak?</strong><br><br>Türkiye, büyüme stratejimizin merkezinde yer almaya devam edecek. Bununla birlikte uluslararası pazarlardaki yatırımlarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Özellikle Dominik Cumhuriyeti ve Maldivler gibi yüksek potansiyel gördüğümüz destinasyonlarda büyümeyi hedefliyor, güçlü markalarımızla farklı coğrafyalarda kalıcı bir varlık oluşturmayı amaçlıyoruz.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/114bf442-16f6-4ad6-ad84-7fe23f265ce7-rty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa güne düşüşle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-2-2</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,28 düşüşle 14.456,75 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-2-2</guid><pubDate>2026-07-08T10:02:02+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,50 değer kazancıyla 14.497,37 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 40,62 puan ve yüzde 0,28 azalışla 14.456,75 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,63, holding endeksi yüzde 0,25 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 0,49 ile kimya petrol plastik, en çok gerileyen yüzde 1,08 ile ulaştırma oldu.</p><p>Küresel piyasalar, Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan gerilimlerin enflasyon ve merkez bankalarının politika adımları üzerindeki dolaylı etkilerine ilişkin endişelerle karışık bir seyir izlerken, bugün gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarına çevrildi.</p><p>Analistler, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&amp;#39;nden gelecek haber akışının bugün de yakından takip edileceğini belirtti.</p><p>Bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Fed toplantı tutanakları, ABD&amp;#39;de toptan eşya stoklarının takip edileceğini ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın destek,14.600 ve 14.700 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/da9f8dcd-77c2-4f4d-a4e6-867feced7e45-zxzcc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (8 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-8-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Gram altın, güne yükselişle başlamasının ardından 6 bin 216 liradan işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-8-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-08T10:00:20+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışın yüzde 1,3 düşüşle 6 bin 183 liradan tamamladı.</p><p>Güne alıcılı başlayan gram altın, saat 09.50 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,5 artışla 6 bin 216 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 240 liradan, Cumhuriyet altını da 40 bin 807 liradan satılıyor.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da yeniden duyulmaya başlanan patlama sesleri, piyasalardaki mevcut jeopolitik risk algısını artırdı. ABD ile İran heyetlerinin yeni tur görüşmeler için bir araya gelmesine kısa süre kala bölgede karşılıklı askeri hamlelerin sürmesi, jeopolitik risklerin fiyatlamalar üzerindeki etkisini belirginleştiriyor.</p><p><strong>Dövizde son durum</strong></p><p>Dolar/TL, güne yatay başlamasının ardından 46,8565 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Dün dar bantta hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın hemen üstünde 46,8550&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.30 itibarıyla yatay seyirle 46,8565 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda avro/TL önceki kapanışının hemen üzerinde 53,5375&amp;#39;ten, sterlin/TL ise yatay seyirle 62,6262&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da yeniden duyulmaya başlanan patlama sesleri, varlık fiyatları üzerinde jeopolitik risk algısını artırdı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/26f355ac-7cfe-402a-a24b-5ec7b0d0e4fe-xc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları Hong Kong hariç negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-hong-kong-haric-negatif-seyrediyor</link><description><![CDATA[Asya borsaları, Orta Doğu'da tekrar yükselen tansiyonun etkisiyle Hong Kong hariç negatif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-hong-kong-haric-negatif-seyrediyor</guid><pubDate>2026-07-08T09:56:58+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu&amp;#39;da yeniden duyulmaya başlanan patlama sesleri, piyasalardaki mevcut jeopolitik risk algısını artırdı. ABD ile İran heyetlerinin yeni tur görüşmeler için bir araya gelmesine kısa süre kala bölgede karşılıklı askeri hamlelerin sürmesi, jeopolitik risklerin fiyatlamalar üzerindeki etkisini belirginleştiriyor.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran&amp;#39;a ait 80&amp;#39;den fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Paylaşımda kuvvetlerin konuşlu ve hazır durumda kalmaya devam ettiği vurgulandı.</p><p>İran cephesinden gelen açıklamada ise İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD saldırılarının mutabakat zaptını ihlal ettiğini belirterek, zorbalık ve baskıyla sonuca ulaşılamayacağını ifade etti.</p><p>Kurumsal tarafta ise Çinli DeepSeek&amp;#39;in kendi yapay zeka çipini geliştirdiğine dair haber akışı, Çin ve Hong Kong borsalarında pozitif bir görünümün oluşmasını destekledi. Çin&amp;#39;in en büyük yarı iletken üreticisi SMIC&amp;#39;in hisseleri yüzde 7,2 arttı.</p><p>Öte yandan, Dünya Bankası, iç talebin zayıf seyretmesi nedeniyle Çin ekonomisinin büyüme oranının 2026&amp;#39;da yüzde 4,4&amp;#39;e gerilemesinin beklendiğini bildirdi.</p><p>Bölgedeki gelişmeler ve resmi ziyaretler de takip edilirken, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Avustralya ve Yeni Zelanda&amp;#39;yı da kapsayan 3 ülkelik resmi ziyaret turunun ilk durağı olan Endonezya&amp;#39;da, Devlet Başkanı Prabowo Subianto ile bir araya geldi.</p><p>Endonezya&amp;#39;nın başkenti Cakarta&amp;#39;daki Merdeka Sarayı&amp;#39;nda yapılan görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, iki ülke arasındaki askeri, teknolojik ve ekonomik anlaşmalar ve işbirlikleri kamuoyuna duyuruldu. Bu kapsamda Hindistan ve Rusya ortak girişimi olan BrahMos Aerospace şirketi, Endonezya Savunma Bakanlığı ile &amp;quot;BrahMos&amp;quot; seyir füzesi sisteminin tedarikine ilişkin mutabakat zaptı imzaladı.</p><p>Bu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 5,35 azalışla 7.247 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,85 değer kaybıyla 66.992 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,08 düşüşle 3.896 puandan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 3,21 kazançla 24.191 puandan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi önceki kapanışın yüzde 0,64 altında 77.680 puandan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/d366c32d-66d5-4ba1-ab05-f15e0db9eadb-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar jeopolitik gerilimlerin gölgesinde Fed tutanaklarına odaklandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-jeopolitik-gerilimlerin-golgesinde-fed-tutanaklarina-odaklandi</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, Orta Doğu'da tırmanan gerilimlerin enflasyon ve merkez bankalarının politika adımları üzerindeki dolaylı etkilerine ilişkin endişelerle karışık bir seyir izlerken bugün gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) toplantı tutanaklarına çevrildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-jeopolitik-gerilimlerin-golgesinde-fed-tutanaklarina-odaklandi</guid><pubDate>2026-07-08T09:25:09+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu&amp;#39;da yeniden duyulmaya başlanan patlama sesleri, piyasalardaki mevcut jeopolitik risk algısını artırdı. ABD ile İran heyetlerinin yeni tur görüşmeler için bir araya gelmesine kısa süre kala bölgede karşılıklı askeri hamlelerin sürmesi, jeopolitik risklerin fiyatlamalar üzerindeki etkisini belirginleştiriyor.</p><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran&amp;#39;a ait 80&amp;#39;den fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Paylaşımda kuvvetlerin konuşlu ve hazır durumda kalmaya devam ettiği vurgulandı.</p><p>İran cephesinden gelen açıklamada ise İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD saldırılarının mutabakat zaptını ihlal ettiğini belirterek, zorbalık ve baskıyla sonuca ulaşılamayacağını ifade etti.</p><p>Bölgede tansiyonun yeniden artmasıyla petrol fiyatlarında yeni bir sıçrama yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı, dün, yüzde 5,2 artışla 75,8 dolara çıkarak 29 Nisan&amp;#39;dan bu yana en hızlı günlük yükselişini kaydetti. Brent petrol yeni günde de varil başına yüzde 0,2 yükselişle 75,9 dolarda bulunuyor.</p><p>Bölgede barış sürecinin kalıcı olmayabileceğine yönelik endişelerle yükselen petrol fiyatlarının, enflasyon görünümü ve buna bağlı olarak merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentilerdeki değişimler yakından izleniyor.</p><p>Söz konusu gelişmeler, Fed&amp;#39;in şahin adımlara başlayacağı tarihe ilişkin piyasa beklentilerinin öne çekilmesine neden oluyor. Saldırıların ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed&amp;#39;in eylül ayında faiz artışı yapabileceği ihtimalleri yüzde 77&amp;#39;ye yükseldi. Bankaya ilişkin tahminler 2027 yılında da bir faiz artırımı olabileceğine işaret etti.</p><p>Bu gelişmelerin paralelinde yatırımcılar bugün yayımlanacak Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarına odaklandı. Analistler, tutanaklardaki olası ipuçlarının para politikasına ilişkin daha fazla netlik sağlanmasına yardımcı olabileceğini kaydederek, faiz patikasına yönelik değerlendirmelerin piyasalarda oynaklığı artırabileceğini ifade etti.</p><p>Öte yandan artan çip maliyetleri teknoloji ve yarı iletken sektörünü baskılamaya devam ederken, Çinli girişim DeepSeek&amp;#39;in kendi yapay zeka çipini geliştirdiğine dair haber akışı, bu baskıyı artırdı.</p><p>Analistler, bu gelişmenin ABD&amp;#39;li çip üreticilerinin rekabet avantajı ve yapay zeka altyapısı yatırımlarına ilişkin endişeleri artıran bir unsur olarak kabul edilebileceğini kaydetti. Makroekonomik veri tarafında, ABD&amp;#39;nin dış ticaret açığı mayısta aylık bazda yüzde 42,2 artarak 77,6 milyar dolarla Mart 2025&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p>ABD&amp;#39;de tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi de haziranda yüzde 3,7&amp;#39;ye çıkarak Eylül 2023&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.</p><p><strong>- Tahvil faizleri yükseldi, altın geriledi</strong></p><p>Bu gelişmelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 10 baz puan yükselişle yüzde 4,56&amp;#39;ya çıkarken, yeni işlem gününde yüzde 4,55 seviyesinde dengelendi.</p><p>Parasal duruşun daha fazla sıkılaştırabileceği endişeleriyle dolar endeksi dün yüzde 0,3 artışla 101,2&amp;#39;ye yükseldi. Dolar endeksi yeni günde yüzde 0,1 düşüşle 101,1&amp;#39;de bulunuyor.</p><p>Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleriyle alternatif maliyeti artan altının ons fiyatı, dün yüzde 1,4 değer kaybederek 4 bin 106 dolardan günü tamamladı. Altının onsu yeni işlem gününde ise yüzde 0,5 artışla 4 bin 125 dolardan alıcı buluyor.</p><p>Kurumsal tarafta çip şirketlerindeki satış dalgası göze çarparken Marvell Technology&amp;#39;nin hisseleri yüzde 7,5, Lam Research&amp;#39;ün hisseleri yüzde 6,9, AMD ile Applied Materials&amp;#39;ın hisseleri yüzde 6,5, Micron Technology&amp;#39;nin hisseleri yüzde 4,7, Qualcomm&amp;#39;un hisseleri yüzde 1,9 ve Broadcom&amp;#39;un hisseleri yaklaşık yüzde 1 değer kaybetti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,45, Nasdaq endeksi yüzde 1,16 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,25 düştü. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları İngiltere hariç negatif seyretti</strong></p><p>Avrupa borsaları dün İngiltere hariç satıcılı bir seyir izlerken, bölge gündeminde jeopolitik gelişmeler ve Fed&amp;#39;in toplantı tutanakları yer alıyor. İngiltere&amp;#39;de enerji hisselerine yönelik talep artışı ülkede piyasaları desteklerken ülkede siyasi gelişmeler de yakından izlendi.</p><p>Aşırı sağcı Reform UK Partisi lideri Nigel Farage, aldığı bağışları bildirmediğinin ortaya çıkmasının ardından milletvekilliğinden istifa ettiğini ancak kendisinden boşalan koltuk için yapılacak seçimde yeniden yarışacağını açıkladı.</p><p>Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, gelişmiş yapay zeka modellerinin siber saldırıları daha hızlı ve etkili hale getirmesiyle artan risklere karşı önlemler içeren eylem planı hazırladı.</p><p>AB Komisyonundan yapılan açıklamada, yeni nesil gelişmiş yapay zeka modellerinin siber güvenlik anlayışını yeniden şekillendirdiğine işaret edildi. Açıklamada, &amp;quot;Yapay zeka, güvenlik açıklarını tespit etmek, saldırıları otomatikleştirmek ve siber olayların ölçeği ile hızını benzeri görülmemiş düzeyde artırmak amacıyla kötüye kullanılabiliyor.&amp;quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Almanya&amp;#39;da sanayi üretimi mayısta aylık yüzde 0,9 ile tahminlerin üzerinde arttı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise yıllık bazda değişim göstermedi.</p><p>Bu gelişmelerle İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,1 yükselirken, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,51, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 1,37 ve İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,95 düştü.</p><p><strong>- Asya borsaları karışık seyrediyor</strong></p><p>Asya tarafında karışık bir seyir öne çıkarken, çip şirketlerine yönelik gelişmeler ve Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik risklerin enerji arzını tehdit etmesi fiyatlamalarda belirleyici oluyor.</p><p>Çinli DeepSeek&amp;#39;in kendi yapay zeka çipini geliştirdiğine dair haber akışı, Çin ve Hong Kong borsalarında pozitif bir görünümün oluşmasını destekledi. Çin&amp;#39;in en büyük yarı iletken üreticisi SMIC&amp;#39;in hisseleri yüzde 7,2 arttı.</p><p>Öte yandan bölgede bugün açıklanan verilere göre Japonya&amp;#39;da mayıs cari işlemler dengesi 3 trilyon 968,3 milyar yen (yaklaşık 24,45 milyar dolar) fazla verdi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,66 ve Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi ise yüzde 4,35 düşerken Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 ve Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 2,46 yükseldi.</p><p><strong>- Cumhurbaşkanı Erdoğan: &amp;quot;F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil&amp;quot;</strong></p><p>Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,50 değer kazancıyla 14.497,37 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,14 düştü. Dolar/TL dünü 46,8550&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışına önceki kapanışa paralel seyrediyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&amp;#39;ne katılmak üzere Ankara&amp;#39;ya gelen ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&amp;#39;nde bir araya geldi.</p><p>Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erdoğan, &amp;quot;F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil. Bunu Amerika ile daha önce de görüştük. Biz 5 uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump&amp;#39;ın bu konuda bize ayrıca sözü var. Şimdi Liderler Zirvesi&amp;#39;nde yapacağımız görüşmelerde F-35 ile ilgili kendilerinden daha önce aldığımız sözün geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum.&amp;quot; dedi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump da &amp;quot;Türkiye, (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) liderliğinizde askeri açıdan çok güçlü ülke haline geldi. (CAATSA yaptırımları) Yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Analistler, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi&amp;#39;nden gelecek haber akışının bugün de yakından takip edileceğini belirtti.</p><p>Bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Fed toplantı tutanakları, ABD&amp;#39;de toptan eşya stoklarının takip edileceğini ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/47eb85b6-5a73-41a3-9bfe-00eb0ef60911-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>“Küresel sanayi yeni üretim rotasını İstanbul’da arayacak”</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/kuresel-sanayi-yeni-uretim-rotasini-istanbulda-arayacak</link><description><![CDATA[MAKTEK Avrasya 2026, “Türkiye is Key” vizyonuyla küresel sanayiyi İstanbul’da buluşturacak. Takım Tezgahları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “MAKTEK Avrasya, şirketlerimizin yeni pazarlara açılmasına ve küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine katkı sağlayan önemli bir platform” derken, TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın “Türkiye’nin üretim kabiliyetini ve mühendislik gücünü dünyaya tanıtan güçlü bir organizasyon” olduğunu vurguluyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/kuresel-sanayi-yeni-uretim-rotasini-istanbulda-arayacak</guid><pubDate>2026-07-07T04:33:30+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel üretim dengeleri yeniden şekillenirken, Türkiye üretim teknolojileri alanında stratejik konumunu güçlendirmeye hazırlanıyor.&amp;nbsp;</p><p><strong>Özlem Aydın Ayvacı / oaydin@capital.com.tr</strong></p><p>28 Eylül-3 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi`nde düzenlenecek MAKTEK Avrasya 2026, &amp;ldquo;Türkiye is Key&amp;rdquo; vizyonuyla Türkiye`yi yalnızca bölgesel bir üretim merkezi değil, küresel sanayinin yeni stratejik üretim üssü olarak konumlandıracak. TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, &amp;ldquo;MAKTEK Avrasya, şirketlerimizin yeni pazarlara açılmasına ve küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine katkı sağlayan önemli bir platform&amp;rdquo; derken, TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın &amp;ldquo;Türkiye`nin üretim kabiliyetini ve mühendislik gücünü dünyaya tanıtan güçlü bir organizasyon&amp;rdquo; olduğunu vurguluyor.</p><p>Küresel üretim ve tedarik zincirlerinde son yıllarda yaşanan kırılmalar, sanayi yatırımlarının yönünü değiştiriyor. Artan maliyet baskıları, jeopolitik belirsizlikler, Avrupa`da yükselen enerji maliyetleri ve Asya merkezli tedarik riskleri, şirketleri daha güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir üretim merkezlerine yöneltiyor.</p><p>Bu dönüşümün en kritik döneminde MAKTEK Avrasya 2026, Türkiye`nin üretim teknolojileri alanındaki stratejik gücünü uluslararası iş dünyasına taşımaya hazırlanıyor. Tüyap Fuarcılık Grubu organizasyonu, TİAD iş birliği, MİB ve T.C. Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenecek fuar, 28 Eylül-3 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi`nde gerçekleştirilecek.</p><p><strong>&amp;ldquo;ÜRETİMİN GELECEĞİNDE TÜRKİYE MERKEZDE&amp;rdquo;</strong></p><p>Avrupa`da yükselen enerji maliyetleri, iş gücü baskısı ve üretim kapasitesindeki daralma, üreticileri alternatif pazarlara yönlendiriyor. Asya`da yaşanan tedarik zinciri riskleri de güvenli üretim merkezlerine olan ihtiyacı artırıyor.</p><p>MAKTEK Avrasya 2026, bu yeni üretim düzeninde Türkiye`nin stratejik avantajını &amp;ldquo;Türkiye is Key&amp;rdquo; vizyonuyla dünyaya anlatacak. Fuar, Türkiye`yi yalnızca bölgesel bir üretim merkezi olarak değil, küresel sanayinin yeni stratejik üretim üssü olarak öne çıkaracak.</p><p><strong>MAKTEK Avrasya 2026`nın bu yılki mottosu &amp;ldquo;DAHA.&amp;rdquo;</strong></p><p>Daha hızlı, daha verimli, daha hassas ve daha akıllı üretim anlayışını merkeze alan fuar; CNC sistemlerinden robotik çözümlere, dijital üretim platformlarından sürdürülebilir üretim modellerine kadar geniş bir teknoloji yelpazesini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.</p><p>Endüstri 4.0 ve 5.0 uygulamaları, dijital ikiz teknolojileri ve veri odaklı üretim modelleri de fuarın öne çıkan gündem başlıkları arasında yer alacak.</p><p><strong>AKYÜZ: &amp;ldquo;ŞİRKETLERİMİZİN KÜRESEL GÖRÜNÜRLÜĞÜNE KATKI SAĞLIYOR&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/6156f2c4-531f-4d0f-94ca-202edb1db8cb-a1542cc6-0e1c-4f6f-8b94-78b186a46059" style="width: 446px; height: 331.527px;"></strong><br></p><p>TİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, MAKTEK Avrasya`nın sektörün geleceğini şekillendiren stratejik bir platform olduğunu belirtiyor. Akyüz, fuarın Türkiye ve bölge için taşıdığı öneme dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yapıyor:</p><p>&amp;ldquo;MAKTEK Avrasya, takım tezg&amp;acirc;hları ve üretim teknolojileri alanında Türkiye`nin ve bölgenin en kapsamlı buluşma noktalarından biridir. Şirketlerimizin yeni pazarlara açılmasına, rekabet güçlerini artırmasına ve küresel ölçekte daha görünür hale gelmesine katkı sağlayan önemli bir platformdur.&amp;rdquo;</p><p><strong>ERSÖZLÜ: &amp;ldquo;TÜRKİYE`NİN MÜHENDİSLİK GÜCÜNÜ DÜNYAYA TAŞIYOR&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/33d02bc7-5733-477f-81b4-a65074436024-4eee79d6-a817-4bcd-a89e-feeabd4e6bab" style="width: 377px; height: 565.5px;"></strong><br></p><p>TÜYAP Genel Müdürü İlhan Ersözlü ise MAKTEK Avrasya`nın Türkiye`nin üretim gücünü uluslararası ölçekte temsil eden en önemli organizasyonlardan biri olduğunu vurguluyor.</p><p>Ersözlü, fuarın Avrasya bölgesi için güçlü bir buluşma noktası haline geldiğini belirterek şunları söylüyor:</p><p>&amp;ldquo;MAKTEK Avrasya, yalnızca Türkiye`nin değil, Avrasya bölgesinin üretim teknolojileri alanındaki en güçlü buluşmalarından biri haline geldi. Firmalarımıza uluslararası pazarlara erişim imk&amp;acirc;nı sunarken Türkiye`nin üretim kabiliyetini ve mühendislik gücünü dünyaya tanıtan MAKTEK Avrasya, üretim teknolojilerinin küresel ölçekte buluştuğu güçlü bir organizasyon olarak öne çıkıyor.&amp;rdquo;</p><p><strong>İĞREK: &amp;ldquo;SEKTÖRÜN BUGÜNÜNÜ GÜÇLENDİRİP GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/0aa49105-0e87-4c79-9211-ad2d4e647004-b77abcf5-c471-44ca-8038-b74aebdd9a41" style="width: 348px; height: 522px;"></strong><br></p><p>Makina İmalatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Fatih İğrek de MAKTEK Avrasya`nın makine imalat sektörünün gelişimine yön veren en önemli organizasyonlardan biri olduğunu ifade ediyor. İğrek, sanayinin gelişiminde makine imalat sektörünün stratejik rol oynadığını belirterek şu değerlendirmede bulunuyor:</p><p>&amp;ldquo;Sanayinin gelişiminde stratejik rol oynayan makine imalat sektörünün gücünü artırmak ancak teknoloji, üretim kapasitesi ve iş birliklerinin birlikte gelişmesiyle mümkün. MAKTEK Avrasya, makine imalat sektörünün bugününü güçlendiren ve geleceğini şekillendiren en önemli organizasyonlardan biri olmaya devam ediyor.&amp;rdquo;</p><p>MAKTEK Avrasya 2026, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesine geçerek MAKTEKVERSE kurgusuyla interaktif bir deneyim platformuna dönüşecek.</p><p>Bu yapı kapsamında öğrenciler, genç mühendisler ve girişimler için yenilikçi projelerin ve ileri üretim çözümlerinin sergileneceği Tech-Force Area ile sektörün önde gelen isimlerinin bilgi ve deneyimlerini paylaşacağı Effect-Force Area ziyaretçileri ağırlayacak.</p><p>Effect-Force Area kapsamında, Makina Mühendisi M. Sinan Çalık moderatörlüğünde gerçekleştirilecek &amp;ldquo;CNC Takım Tezg&amp;acirc;hları Söyleşisi&amp;rdquo; de fuarın öne çıkan bilgi paylaşım etkinliklerinden biri olacak.</p><p><strong>KÜRESEL SANAYİ İSTANBUL`DA BULUŞACAK</strong></p><p>MAKTEK Avrasya 2026, üretim teknolojilerinde yaşanan dönüşümü İstanbul`da küresel iş dünyasıyla buluşturacak. TİAD iş birliği, TÜYAP organizasyonu, MİB ve T.C. Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenecek fuar, Türkiye`nin üretim kabiliyetini, mühendislik gücünü ve sanayi vizyonunu uluslararası ölçekte görünür kılmayı hedefliyor.</p><p>Küresel üretim merkezlerinin yeniden tanımlandığı bu dönemde MAKTEK Avrasya 2026`nın vereceği mesaj net: Üretimin yeni rotasında Türkiye var.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9204f80f-1d91-4369-8dfc-12e54b2e76ea-fddfd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye Varlık Fonu küresel performansını güçlendirdi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiye-varlik-fonu-kuresel-performansini-guclendirdi</link><description><![CDATA[Türkiye Varlık Fonu (TVF), yönetişim, sürdürülebilirlik ve dayanıklılık (GSR) puanını geçen yıla göre 4 puan artırarak yüzde 84'e yükseltirken, 2020'den bu yana dünyadaki ulusal varlık ve emeklilik fonları arasında performansını en fazla geliştiren üçüncü fon oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiye-varlik-fonu-kuresel-performansini-guclendirdi</guid><pubDate>2026-07-07T03:56:43+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>TVF&amp;#39;den yapılan açıklamaya göre, Global SWF (Sovereign Wealth Fund) tarafından dünya genelindeki ulusal varlık fonları ve emeklilik fonlarının yönetişim, sürdürülebilirlik ve dayanıklılık başlıkları altında değerlendirildiği 2026 GSR sonuçları açıklandı.</p><p>Buna göre, Türkiye Varlık Fonu, araştırmada GSR puanını geçen yıla kıyasla 4 puan artırarak yüzde 84&amp;#39;e yükseltti ve değerlendirmeye alınan 100 varlık fonu arasında 20. sırada yer aldı.</p><p>Çalışmanın ilk kez gerçekleştirildiği 2020 yılından bu yana puanını yüzde 68 artıran TVF, bu süreçte performansını en fazla geliştiren üçüncü fon olarak öne çıktı.</p><p>Raporda ayrıca, Türkiye&amp;#39;nin ülke sıralamasında kaydettiği ilerleme de dikkati çekti. 76 ülkedeki ulusal varlık fonları ve kamu emeklilik fonlarının yönetişim, sürdürülebilirlik ve dayanıklılık performanslarının ülke bazında konsolide edilmesiyle oluşturulan GSR ülke sıralamasında Türkiye, 2026 yılında iki basamak yükselerek 12. sıraya yerleşti.</p><p>Global SWF&amp;#39;nin değerlendirmesinde, TVF&amp;#39;nin uluslararası iyi uygulamaları benimseyerek, kurumsal kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p><p><strong>- TVF yönetişim ve sürdürülebilirlikteki istikrarlı gelişimini uluslararası ölçekte pekiştiriyor</strong></p><p>Türkiye Varlık Fonu, bir yandan Türkiye ekonomisine uzun vadeli değer katma hedefi doğrultusundaki faaliyetlerini yürütürken, diğer yandan portföy şirketlerinin sürdürülebilirlik performanslarını artırmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor.</p><p>Kurum, bu alandaki uygulamalarını ve performansını, her yıl yayımladığı Entegre Faaliyet Raporu aracılığıyla kamuoyuyla paylaşıyor.</p><p>Son 4 yıldır GSR değerlendirmesinde dünya ortalamasının üzerinde performans sergileyen TVF, yönetişim, sürdürülebilirlik ve dayanıklılık alanlarındaki istikrarlı gelişimini uluslararası ölçekte pekiştiriyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/efe09a4d-6c84-4b6f-8d71-39973dd084fa-cxcxcx.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel doğrudan yabancı yatırımlar 2025'te yüzde 6 artarak 1,6 trilyon dolara ulaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-dogrudan-yabanci-yatirimlar-2025te-yuzde-6-artarak-16-trilyon-dolara-ulasti</link><description><![CDATA[Küresel doğrudan yabancı yatırımlar, 2025'te yüzde 6 artarak 1,6 trilyon dolara yükselirken yatırımlardaki iki yıllık düşüş sona erdi. Buna karşın, gelişmekte olan ülkelerin yatırımlardan sağladığı kalkınma kazanımlarındaki eşitsizlik devam etti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-dogrudan-yabanci-yatirimlar-2025te-yuzde-6-artarak-16-trilyon-dolara-ulasti</guid><pubDate>2026-07-07T03:54:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı&amp;#39;nın (UNCTAD) Dünya Yatırım Raporu 2026 yayımlandı.</p><p>Rapora göre, küresel doğrudan yabancı yatırımlarda geçen yıl iyileşme görülmesine rağmen yatırım akışları gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında büyük eşitsizlikler gösterdi.</p><p>Dünyada doğrudan yabancı yatırımlar 2025&amp;#39;te yıllık bazda yüzde 6 artarak 1,6 trilyon dolara çıktı ve yatırımlardaki iki yıllık düşüş sona erdi.</p><p>Gelişmiş ülkelere doğrudan yabancı yatırım akışı yüzde 11 artarak 723 milyar dolara yükseldi. Gelişmekte olan ülkelere yönelik doğrudan yabancı yatırımlar ise yalnızca yüzde 2 artışla 901 milyar dolar oldu.</p><p>Doğrudan yabancı yatırım, gelişmekte olan ekonomiler için önemli bir dış finansman kaynağı olmaya devam ediyor ancak yatırım akışlarındaki eşitsiz büyüme bölgelerdeki kalkınmayı doğrudan etkiliyor.</p><p><strong>- ABD en fazla yabancı yatırım alan ülke</strong></p><p>Aralarında gelişmekte olan bazı ülkelerin de yer aldığı 20 ülke, doğrudan yabancı yatırımların yüzde 80&amp;#39;ini çekti.</p><p>ABD, 277 milyar dolarla geçen yıl en fazla doğrudan yabancı yatırım çeken ülke olurken, bunu 151 milyar dolarla Singapur, 116 milyar dolarla Hong Kong, 105 milyar dolarla Çin ve 77 milyar dolarla Brezilya izledi.</p><p>En fazla doğrudan yabancı yatırım alan 20 ülkeyi sırasıyla İngiltere, Almanya, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri, Meksika, Hindistan, Avustralya, Suudi Arabistan, İsveç, İsrail, Rusya, Fransa, Endonezya, Vietnam ve İspanya takip etti.</p><p><strong>- Veri merkezleri doğrudan yabancı yatırımlarda ilk sırada</strong></p><p>Doğrudan yabancı yatırımların sektörel dağılımına bakıldığında ilk sırada veri merkezleri yer aldı. Yapay zeka, enerji ve ticaret politikaları sektörel yatırım dengelerini değiştirdi.</p><p>Yapay zeka altyapısı, yarı iletkenler, kritik mineraller ve enerji dönüşümü teknolojileri küresel sıfırdan yatırımların yüzde 44&amp;#39;ünü oluşturdu. Bu oran 2020&amp;#39;de yüzde 16 seviyesindeydi.</p><p>Veri merkezlerine yönelik doğrudan yabancı yatırımlar geçen yıl 235 milyar dolar olurken, petrol ve gaz sektöründeki yatırım hacmi 38 milyar dolar, yarı iletkenler sektöründeki yatırım hacmi ise 13 milyar dolar olarak kaydedildi.</p><p><strong>- Yatırımlara ilişkin görünüm zorlu</strong></p><p>UNCTAD&amp;#39;a göre, doğrudan yabancı yatırımlarda 2026&amp;#39;ya ilişkin görünüm zorlu olmayı sürdürüyor.</p><p>Ticaret politikalarındaki belirsizlikler, jeopolitik gerilimler, yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik parçalanma yatırım kararlarında etkili oluyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/19027408-8eec-41e0-a983-0258c77118ca-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>"Her 5 şirketten biri zombi"</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/her-5-sirketten-biri-zombi</link><description><![CDATA[Stratex Capital Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Yeniçeri: “Birçok şirket zarar ettiği için değil, nakit döngüsünü yönetemediği için zorlanıyor.”]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/her-5-sirketten-biri-zombi</guid><pubDate>2026-07-07T03:46:23+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`de yüksek faiz, krediye erişimde yaşanan güçlükler, tahsilat sürelerinin uzaması ve iç talepteki yavaşlama reel sektörün nakit akışını zorluyor.&amp;nbsp;</p><p><strong>Özlem Aydın Ayvacı / oaydin@capital.com.tr</strong></p><p>Stratex Capital Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Yeniçeri, 2025 yılında konkordato işlemlerinin yaklaşık 6 bin 360 seviyesine ulaştığını, 2026`nın yalnızca ilk iki ayında ise 1.012 şirketin konkordato sürecine girdiğini söylüyor. Büyük ölçekli şirketlerin yaklaşık yüzde 18-20`sinin zombi şirket özellikleri taşıdığına yönelik analizlere dikkat çeken Yeniçeri`ye göre şirketleri batıran tek unsur ekonomik koşullar değil plansız büyüme, finansal disiplin eksikliği, kurumsallaşamama ve değişime direnç de en az kriz kadar belirleyici. &amp;ldquo;Bugün birçok şirketin temel sorunu sipariş almak değil aldığı siparişi finanse edebilmek&amp;rdquo; diyen Yeniçeri, önümüzdeki dönemin kazananlarının en büyükler değil, en çevik ve en iyi yönetilen şirketler olacağını vurguluyor. Stratex Capital Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Yeniçeri, sorularımızı şöyle yanıtladı:</p><p><strong>Şirket iflasları ve konkordato başvurularındaki artışı yorumlar mısınız?</strong></p><p>Türkiye ekonomisi son 2 yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikası uyguluyor. Bu süreç makroekonomik dengeler açısından gerekli olsa da reel sektör üzerinde ciddi bir finansman baskısı oluşturdu. Bugün birçok şirketin temel sorunu sipariş almak değil; aldığı siparişi finanse edebilmek.</p><p>Yüksek faiz ortamı, krediye erişimde yaşanan güçlükler, iç talepteki yavaşlama, tahsilat sürelerinin uzaması ve artan işletme sermayesi ihtiyacı şirketlerin nakit akışını zorluyor. Aslında bugün birçok şirket zarar ettiği için değil, nakit döngüsünü yönetemediği için zorlanıyor.</p><p>Kriz dönemlerinde bilanço kadar nakit akışı da önemlidir. K&amp;acirc;rlı görünen bir şirket dahi nakit üretemiyorsa sürdürülebilirliğini kaybedebilir.</p><p><strong>Son bir yılda kaç şirket battı? Güncel tablo bize ne söylüyor?</strong></p><p>Kamuoyunda &amp;ldquo;batan şirket&amp;rdquo; ifadesi sık kullanılıyor ancak bunu konkordato, iflas ve kapanan şirket olarak ayrı değerlendirmek gerekiyor.</p><p>2025 yılında konkordato işlemlerinde çok sert bir artış yaşandı ve toplam işlem sayısı yaklaşık 6 bin 360 seviyesine ulaştı. 2026`nın yalnızca ilk iki ayında ise 1.012 şirketin konkordato sürecine girdiği açıklandı. Aynı dönemde konkordato kaynaklı iflas kararlarında da artış gözleniyor.</p><p>Öte yandan TOBB`un resmi istatistikleri, kurulan ve kapanan şirket sayılarını aylık olarak yayımlıyor. Bu veriler, ekonomide yeniden yapılanmanın hızlandığını ve şirketlerin finansal dayanıklılığının her zamankinden daha kritik hale geldiğini gösteriyor.</p><p>Ben bu tabloyu yalnızca bir kriz göstergesi olarak değil, aynı zamanda iş dünyasında güçlü bir dönüşüm süreci olarak değerlendiriyorum.</p><p><strong>&amp;ldquo;BÜYÜK ŞİRKETLERİN YÜZDE 18-20`Sİ ZOMBİ ŞİRKET ÖZELLİĞİ TAŞIYOR&amp;rdquo;</strong></p><p><strong>Türkiye`de kaç tane zombi şirket var?</strong></p><p>Türkiye üzerine yapılan son değerlendirmelerde, büyük ölçekli şirketlerin yaklaşık yüzde 18-20`sinin zombi şirket özellikleri taşıdığı, özel şirketler genelinde ise oranın yaklaşık yüzde 11 seviyesinde olduğu yönünde analizler bulunuyor. Yani her 5 şirketten birine denk geliyor. Bunlar resmi kamu istatistikleri değil, ekonomi literatüründeki çalışmalara dayanan tahminler.</p><p>Ekonomi literatüründe zombi şirket; faaliyetlerinden elde ettiği gelirle faiz giderini dahi karşılayamayan, sürekli kredi yapılandırmalarıyla ayakta kalan ve yatırım yapma kapasitesini kaybetmiş işletmeler için kullanılan bir kavramdır.</p><p>Bugün yüksek faiz ortamı nedeniyle bu yapıdaki şirketlerin sayısının arttığını söylemek mümkün. Özellikle tekstil, inşaat, mobilya, metal sanayi ve KOBİ ölçeğindeki üreticiler finansman baskısını daha yoğun hissediyor.</p><p>Ancak burada önemli olan sayıdan çok eğilimdir. Eğer şirketler üretim yerine sadece borç çevirmeye odaklanmaya başlıyorsa bu, ekonomi açısından dikkatle izlenmesi gereken bir sinyaldir.</p><p><strong>Sizce şirketleri batıran en büyük hata nedir?</strong></p><p>Birinci sıraya kesinlikle finansal planlama eksikliğini koyarım. Birçok şirket ciroyu yönetiyor ama nakdi yönetemiyor. İkinci hata kurumsallaşamamak. Şirket hala tek kişinin kararlarıyla yönetiliyorsa kriz dönemlerinde refleks geliştirmesi zorlaşır. Üçüncü hata ise kontrolsüz büyüme. Ucuz finansman döneminde yapılan plansız yatırımlar bugün yüksek faiz ortamında ciddi yük oluşturuyor. Şirketlerin en büyük rakibi artık sadece piyasa koşulları değil; kendi yönetim modelleridir.</p><p><strong>Zor durumdaki şirketlere en önemli önerileriniz neler olur?</strong></p><p>Bugün şirketlere altı temel öneride bulunuyorum. Birincisi, ciro yerine nakit akışını yönetin. İkincisi, borç yapınızı yeniden analiz edin; kısa vadeli yükümlülükleri mümkün olduğunca uzun vadeye yayın. Üçüncüsü, verimsiz yatırımları durdurun, verimlilik artıracak yatırımlara öncelik verin. Dördüncüsü, dijitalleşin. Veriyle yönetilen şirketler krizleri daha kolay atlatıyor. Beşincisi, kurumsallaşmayı ertelemeyin. Şirket sahibinden bağımsız işleyen bir yönetim modeli oluşturun. Altıncısı ise profesyonel finansal danışmanlık alın. Sorun büyümeden çözüm üretmek, kriz çıktıktan sonra müdahale etmekten çok daha düşük maliyetlidir.</p><p><strong>&amp;ldquo;KAZANANLAR EN BÜYÜKLER DEĞİL, EN ÇEVİKLER OLACAK&amp;rdquo;</strong></p><p>En büyük risk belirsizliktir. Faizlerin seyri, küresel ticaretteki gelişmeler, jeopolitik riskler ve iç talepteki değişim şirketlerin stratejilerini doğrudan etkilemeye devam edecek. Önümüzdeki dönemin kazananları en büyük şirketler değil; en çevik, en verimli ve en iyi yönetilen şirketler olacak.</p><p><strong>&amp;ldquo;ALTIN PORTFÖY SİGORTASI OLARAK GÖRÜLMELİ&amp;rdquo;</strong></p><p><strong>Altın yatırımcısını yılın ikinci yarısında ne bekliyor?</strong></p><p>Altın artık yalnızca güvenli liman değil, merkez bankalarının stratejik rezerv aracı haline geldi. Jeopolitik riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Bunun yanında birçok merkez bankasının rezerv çeşitlendirmesi altına olan talebi destekliyor.</p><p>Kısa vadede dalgalanmalar yaşanabilir ancak orta ve uzun vadede altının portföylerde dengeleyici bir varlık olarak yer almaya devam edeceğini düşünüyorum. Yatırımcıların altına kısa vadeli al-sat ürünü olarak değil, portföy sigortası olarak yaklaşmaları daha doğru olacaktır.</p><p><strong>&amp;ldquo;GAYRİMENKULDE SEÇİCİ YATIRIM DÖNEMİ BAŞLADI&amp;rdquo;</strong></p><p><strong>Gayrimenkulde yeniden yükseliş başlayacak mı?</strong></p><p>Gayrimenkul piyasasında yönü belirleyecek en önemli unsur faiz politikası olacak. Faizlerde aşağı yönlü hareket başladıkça ertelenmiş talebin yeniden devreye girdiğini görebiliriz. Ancak eski dönemlerde olduğu gibi her gayrimenkulün aynı oranda değer kazanacağı bir döneme girmiyoruz. Bundan sonra doğru lokasyon, deprem güvenliği, kira verimliliği, ulaşım altyapısı ve sürdürülebilir proje niteliği yatırım kararlarında çok daha belirleyici olacak. Seçici yatırım dönemi başladı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a178c5ee-db5a-44cc-a387-1a9a9b3edce6-asad.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Çin'de 2 bin çalışana ulaştı, hedefi milyarlarca dolarlık şirket değeri</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/cinde-2-bin-calisana-ulasti-hedefi-milyarlarca-dolarlik-sirket-degeri</link><description><![CDATA[Sezer Group Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Sezer, “Çin’de 6 şehirde 34 şube 2 bin çalışanlı bir Türk gastronomi devi inşa ettik. Dünyanın en büyük Türk restoran gruplarından biri olacağız” diyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/cinde-2-bin-calisana-ulasti-hedefi-milyarlarca-dolarlik-sirket-degeri</guid><pubDate>2026-07-07T03:37:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Çin`de 17 yıl önce girişimcilik yolculuğuna başlayan Sezer Group Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Sezer, bugün 6 şehirde 34 şube ve 2 binden fazla çalışanla büyüyen bir Türk gastronomi ekosistemi kurdu.&amp;nbsp;</p><p><strong>Özlem Aydın Ayvacı / oaydin@capital.com.tr</strong></p><p>Sultan, Mado, Great Atlantis ve Dolce markalarını aynı çatı altında yöneten Sezer Group, her yıl milyonlarca misafiri ağırlıyor. Özcan Sezer, yeni dönemde Çin`deki büyümeyi sürdürürken Asya, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Kuzey Amerika`da yeni yatırımlar planladıklarını söylüyor. 10 yıllık hedeflerini ise &amp;ldquo;Farklı kıtalarda yüzlerce şubeye ulaşmak, milyarlarca dolarlık şirket değerine sahip olmak ve dünyanın en büyük Türk restoran gruplarından biri haline gelmek&amp;rdquo; sözleriyle anlatıyor.</p><p><strong>Profesyonel futbolculuktan Çin`de girişimciliğe uzanan yolculuğunuz nasıl başladı?</strong></p><p>Hayatta bazen çok sevdiğiniz bir şeyi bırakmanız gerekir ki daha büyük bir hayalin peşinden gidebilesiniz. Profesyonel futbol bana disiplini, mücadeleyi ve takım olmayı öğretti. Ancak ben hayatımı sadece başarılı bir sporcu olarak değil, uluslararası ölçekte değer üreten bir girişimci olarak tamamlamak istiyordum.</p><p>Yaklaşık 17 yıl önce dünyanın ekonomik ağırlık merkezinin Asya`ya kayacağını gördüm. O dönemde birçok insan Çin`i sadece üretim ülkesi olarak görüyordu. Ben ise geleceğin en büyük tüketim pazarı olacağını düşünüyordum. Bugün geldiğimiz noktada verdiğim kararın ne kadar doğru olduğunu görüyorum. Benim hayatımdaki en önemli ilke şu: Risk almayan insanlar büyük şirketler kuramaz.</p><p><strong>İlk yıllarda sizi en çok zorlayan neydi?</strong></p><p>En büyük zorluk dil değildi. Dil öğrenilebilir. Beni asıl zorlayan kültürdü. İş yapma anlayışı, tüketici alışkanlıkları, hukuki sistem ve ticaret kültürü tamamen farklıydı. Çin`de başarının zek&amp;acirc;dan önce sabır işi olduğuna inanıyorum.</p><p>Çin`e gelmeden önce abim bana bir Çin atasözünü hatırlatırdı: Çin`de iş yapmak istiyorsan danayı toplu iğneyle kesecek kadar sabırlı olmalısın. Sermaye kazanılabilir ama güven inşa etmek yıllar alır. İlk yıllarda en büyük mücadelem Çin kültürünü anlamaktı. Çünkü başarılı olmak için sadece Çin`de yaşamak yetmiyor; Çin gibi düşünmeyi öğrenmek gerekiyor. Bugün geriye baktığımda beni ayakta tutan şey sadece vazgeçmemek değil sürekli öğrenmeye devam etmekti. Her hata bizim için bir maliyet değil, yeni bir yatırım oldu. Ben hiçbir zaman yalnızca restoran işletmecisi olmayı hedeflemedim. Ben kurum inşa etmeyi hedefledim. Bir restoran açabilirsiniz ama o restoran sahibi orada olduğu sürece çalışıyorsa aslında işletmeyi değil, kendinizi yönetiyorsunuz demektir. Gerçek şirket, sahibi orada olmasa bile aynı kaliteyi, aynı hizmeti ve aynı k&amp;acirc;rlılığı sürdürebilen organizasyondur. Biz bugün şube değil, sistem büyütüyoruz. Ölçeklenebilir bir yönetim sistemi kurmaya çalışıyoruz. Gerçek başarı, sahibine bağlı olmayan kurumlar inşa etmektir. Bu yüzden Sezer Group`un en büyük yatırımı binalar değil, süreçlerdir.</p><p><strong>Bugünkü ölçeğe ulaşırken en önemli dönüm noktaları neler oldu?</strong></p><p>İlk dönüm noktası standartlaşmaydı. İkincisi profesyonel yönetime geçişti. Üçüncüsü ise veriye dayalı yönetim anlayışını benimsememiz oldu. Her şubeyi bağımsız değil, merkezi yönetilen tek bir organizasyon olarak tasarladık. Biz her şubeyi ayrı şirket gibi değil, tek organizmanın farklı organları gibi yönetiyoruz. Bugün 6 şehirde 34 şubeye ve 2 binden fazla çalışana ulaşmış olmamızın temelinde sadece yatırım değil; standartlaşma, eğitim, teknoloji ve insan kaynağı bulunuyor.</p><p><strong>Çin gibi dünyanın en rekabetçi pazarında Türk mutfağını nasıl marka haline getirdiniz?</strong></p><p>Hiçbir zaman yalnızca yemek satmadık. Biz Türkiye`yi anlattık. Misafir restorandan çıktığında sadece karnı doymuyor, Türkiye hakkında güzel bir anıyla ayrılıyor. İnsanlar ürünleri unutabilir ama yaşadığı duyguyu unutmaz.</p><p>Türk kültürünü, misafirperverliğini ve yaşam tarzını sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ürün kalitesinden asla taviz vermedik. Yerel pazarı çok iyi analiz ettik. Lokasyon seçiminden dijital pazarlamaya kadar her kararı veriyle aldık. Türk mutfağını egzotik bir mutfak olmaktan çıkarıp günlük tercih edilen kaliteli bir alternatif haline getirmeye çalışıyoruz. En büyük rekabet avantajımız tam olarak bu.</p><p><strong>Birden fazla markayı aynı çatı altında nasıl yönetiyorsunuz?</strong></p><p>Her markanın kendi karakteri var. Sultan geleneksel Türk mutfağını temsil ediyor. Mado Türkiye`nin tatlı kültürünü dünyaya taşıyor. Great Atlantis Akdeniz gastronomisini premium seviyeye çıkarıyor. Dolce ise modern Avrupa mutfağına odaklanıyor.</p><p>Hepsi aynı operasyon altyapısını paylaşırken farklı müşteri segmentlerine hitap ediyor. Böylece tek bir ekosistem içinden farklı gelir kaynakları oluşturuyoruz. Markalar farklı görünse de arkalarında tek bir yönetim sistemi bulunuyor. Bu yapı bize hem operasyonel verimlilik hem de ölçek ekonomisi sağlıyor.</p><p><strong>Çin pazarı için taviz verdiğiniz ve vermediğiniz noktalar neler oldu?</strong></p><p>Biz damak tadını anlamaya çalıştık ama kimliğimizi değiştirmedik. Servis hızını geliştirdik, sunumlarımızı modernleştirdik. Yerel beklentilere uyum sağladık; bazı porsiyon yapıları ve menü çeşitliliğinde düzenlemeler yaptık.</p><p>Misafir deneyimini Çinli tüketicinin beklentilerine göre yeniden tasarladık. Fakat et kalitesinden, reçetelerimizden ve Türk mutfağının ruhundan hiçbir zaman ödün vermedik. Çünkü marka olmanın ilk şartı karakter sahibi olmaktır. Uzun vadede güven oluşturan şey kimliği korumaktır. Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz. Biz tüm operasyonlarımızı performans göstergeleriyle yönetiyoruz. Kurallar, kontrol, eğitim ve tekrar kontrol&amp;hellip; Dijital takip sistemleri ve sürekli denetim işimizin temelini oluşturuyor.</p><p>Her gün küçük iyileştirmeler yapan şirketler, yıllar içinde büyük fark oluşturuyor. Ben yöneticilerime her zaman şunu söylerim: Kalite tesadüf değildir. Kalite kontrolün sonucudur.</p><p><strong>Küresel zincirlerle rekabet ederken sizi farklılaştıran ne oldu?</strong></p><p>Biz fiyatla rekabet etmiyoruz. Çünkü fiyat unutulur, deneyim hatırlanır. İnsanlar restorandan yemek değil, duygu satın alıyor. Bizim asıl işimiz de o duyguyu üretmek. Çinli misafirlerimiz yerken Türkiye`yi de hissediyor. Samimiyet, hizmet kalitesi ve sürdürülebilir standartlarımız bizi farklılaştıran en önemli değerler oldu.</p><p><strong>Çin ekonomisindeki değişimleri nasıl okuyorsunuz?</strong></p><p>Ben her krizin aynı zamanda büyük fırsatlar barındırdığına inanıyorum. Kriz dönemleri aslında güçlü şirketlerin büyüme dönemidir. Biz kısa vadeli dalgalanmalardan çok uzun vadeli eğilimlere odaklanıyoruz. Maliyet yönetimi, operasyonel verimlilik ve güçlü nakit akışı bu dönemlerde en önemli avantajımız oluyor. Ekonomi yavaşlayabilir, tüketici alışkanlıkları değişebilir, jeopolitik dengeler farklılaşabilir. Ama güçlü sistem kurmuş şirketler her dönemde büyümeye devam eder. Biz stratejimizi günlük gelişmelere değil, 20 yıllık trendlere göre oluşturuyoruz.</p><p><strong>Bundan sonraki hedefleriniz neler?</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde Çin`deki büyümemizi sürdürürken Asya`nın farklı ülkelerinde yeni yatırımlar planlıyoruz. Uzun vadede Avrupa, Körfez ülkeleri ve Kuzey Amerika da büyüme stratejimizin önemli parçaları arasında yer alıyor. Hedefimiz yalnızca yeni restoranlar açmak değil, Türk mutfağını dünyanın en güçlü gastronomi markalarından biri haline getirmek.</p><p>&amp;nbsp;</p><p><strong>&amp;ldquo;10 yılda milyarlarca dolarlık şirket değerine ulaşmayı hedefliyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Biz kısa vadeli ciro hedefleriyle yönetilen bir şirket değiliz. Önümüzdeki 10 yıl içinde hedefimiz; dünyanın farklı kıtalarında yüzlerce şubeye ulaşmak, milyarlarca dolarlık şirket değerine sahip olmak, dünyanın en büyük Türk restoran gruplarından biri haline gelmek ve Türk gastronomisini küresel ölçekte temsil eden referans marka olmak.</p><p>Benim kişisel hayalim ise bundan çok daha büyük. Bir gün dünyanın herhangi bir ülkesinde insanlar Türk mutfağını düşündüğünde akıllarına ilk gelen marka Sezer Group olsun istiyorum. Çünkü biz sadece restoran açmıyoruz. Biz Türkiye`nin dünyadaki gastronomi elçiliğini inşa ediyoruz.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/1ef70d44-ed1f-40fc-ab1b-50b363d72649-fddf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (7 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-7-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,04 yükselişle 14.429,91 puan oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-7-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-07T01:38:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 14.424,54 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,12 düşüşle 14.407,91 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 5,37 puan ve yüzde 0,04 artışla 14.429,91 puana yükseldi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.397,44 puanı, en yüksek 14.529,13 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında mali endeks yüzde 0,11, teknoloji endeksi yüzde 0,48 değer kaybederken, sanayi endeksi yüzde 0,24, hizmetler endeksi yüzde 0,19 değer kazandı.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 45&amp;#39;i yükselirken 52&amp;#39;si düştü, 3&amp;#39;ü yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri ASELSAN, Türk Hava Yolları, Astor Enerji, Sasa Polyester ile Tüpraş oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 134 dolar</strong></p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1420, sterlin/dolar paritesi 1,3380 ve dolar/yen paritesi 161,9 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 46,8400 liradan, avro 53,5430 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,8 azalışla 4 bin 134 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,1 yükselişle 72,9 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/70d219d5-85c4-4bc4-8042-287388bc2c0c-sdsf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa İstanbul'da gong Orzaks için çaldı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-orzaks-icin-caldi</link><description><![CDATA[Halka arz sürecini tamamlayan Orzaks İlaç ve Kimya Sanayi Ticaret AŞ, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle "ORZAX" koduyla işlem görmeye başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-orzaks-icin-caldi</guid><pubDate>2026-07-07T01:16:48+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orzaks&amp;#39;ın gong töreni Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Orzaks Üst Yöneticisi (CEO) Yunus Emre Alimoğlu, İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Güler, şirket yetkilileri ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Törende konuşan Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Ergun, Orzaks&amp;#39;ın girişimcilik ruhuyla kurulduğunu ve çok güçlü bir marka haline geldiğini söyledi.</p><p>Orzaks&amp;#39;ın, AR-GE merkezi, ürün portföyünü çeşitlendiren faaliyetleri, genişleyen pazar ağı ve güçlü ihracatıyla büyümesine devam ettiğini dile getiren Ergun, &amp;quot;Orzaks borsamızda işlem görmeye başlayarak, halka arzdan elde ettiği gelirle yatırımlarını gerçekleştirecek, üretim kapasitesini artıracak ve böylece bu büyüme yolculuğunda emin adımlarla yürümeye devam edecektir.&amp;quot; diye konuştu.</p><p><strong>- Yeni ortaklarla küresel büyüme vizyonu</strong></p><p>Orzaks CEO&amp;#39;su Alimoğlu da 22 yıl önce kurulan şirketin şu ana kadar çok önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini ve cesur kararlara imza attığını ifade ederek, emek, disiplin ve geliştirdikleri stratejiler sayesinde 2019&amp;#39;da ulaştıkları Türkiye pazar liderliğini sürdürdüklerini söyledi.</p><p>&amp;quot;İnsanların yaşam kalitesini artıran, önleyici ve koruyucu sağlığa katkı sağlayacak ürünler geliştirme&amp;quot; hedefiyle yola çıktıklarını aktaran Alimoğlu, halka arzla yeni bir dönemin kapısını araladıklarını kaydetti.</p><p>Alimoğlu, Orzaks&amp;#39;ın şeffaf, hesap verebilir ve güçlü kurumsal yönetim anlayışıyla faaliyet gösteren bir şirket olduğunu vurgulayarak, &amp;quot;Bu son attığımız adım bizim için yıllardır inşa ettiğimiz bu yapıyı sermaye piyasalarıyla buluşturmak, büyüme yolculuğumuzda yeni ortaklar kazanmak ve &amp;#39;yerelden globale&amp;#39; vizyonumuzu daha güçlü şekilde hayata geçirmek anlamına geliyor.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Bu süreçte şirkete güvenerek ortak olan yatırımcıların güvenini en değerli sermayeleri olarak gördüklerinin altını çizen Alimoğlu, şöyle devam etti:</p><p>&amp;quot;Onların güvenine, aynı titizlikle çalışarak, sürdürülebilir büyüme sağlayarak ve uzun vadeli değer üreterek karşılık vermeye devam edeceğiz. Takviye edici gıdalarla başlayan yolculuğumuzu, dermokozmetik, sporcu beslenmesi, biyoteknolojik yöntemlerle ham madde evresi ve ilaç alanındaki yatırımlarımızla derinleştireceğiz. Tüm bu alanlarda ürettiğimiz katma değeri dünya pazarlarına sunarak ülkemize daha fazla değer kazandırmaya devam edeceğiz.&amp;quot;</p><p>İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Güler de şirketin halka arzına yoğun ilgiyle katılan yaklaşık 1 milyon yatırımcının, Orzaks&amp;#39;ın güçlü potansiyeline ve sermaye piyasalarına olan güvenin önemli bir işareti olduğunu kaydetti.</p><p>Son 5 yılda gerçekleştirdikleri 29 halka arzla şirketlerin finansmana erişimine, güçlü ve sürdürülebilir büyümelerine sermaye piyasaları kanalıyla katkı sağlamaktan gurur duyduklarını vurgulayan Güler, &amp;quot;Halka arzların sermaye tabanına yayılmasına ve ülkemiz sermaye piyasalarının gelişmesine gösterdiği katkının bir parçası olmaktan da gurur duyuyoruz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a4ef1486-07e2-4955-8f67-3b8221fd4df5-asadf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Turkcell Genel Müdürü Koç Dünya GSM Birliği Teknoloji Grubu Başkanı oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turkcell-genel-muduru-koc-dunya-gsm-birligi-teknoloji-grubu-baskani-oldu</link><description><![CDATA[Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, dünya genelinde 1000'den fazla operatör ve şirketi bir araya getiren Dünya GSM Birliğinin (GSMA) Teknoloji Grubu Başkanlığı'na getirildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turkcell-genel-muduru-koc-dunya-gsm-birligi-teknoloji-grubu-baskani-oldu</guid><pubDate>2026-07-07T01:00:20+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ürün ve teknoloji mimarisi, şebeke evrimi, işbirliklerinin genişletilmesi, küresel standartlar ve çalışma gruplarının koordinasyonu gibi başlıklarda çalışmalar yürüterek birliğin yönetim kuruluna destek veren GSMA Teknoloji Grubu, birlik bünyesinde önemli bir görev üstleniyor.</p><p>Birliğin Yönetim Kurulu Üyesi de olan Koç&amp;#39;un GSMA Teknoloji Grubu Başkanı seçilmesiyle, Turkcell&amp;#39;in küresel temsili de daha stratejik bir boyut kazandı. Yeni görevin aynı zamanda, Türkiye&amp;#39;nin mobil iletişim, dijital altyapı, yapay zeka ve siber güvenlik alanlarında sektöre daha etkin katkı sunması bekleniyor.</p><p>Koç, yeni görevi kapsamında 5 Ekim&amp;#39;de Hindistan&amp;#39;ın başkenti Yeni Delhi&amp;#39;de düzenlenecek GSMA Teknoloji Grubu toplantılarına da başkanlık edecek. Toplantıda mobil iletişim sektörünün teknoloji yol haritası, güvenli ve sürdürülebilir dijital altyapılar, operatörler arası ortak çalışma alanları ve küresel ölçekte birlikte çalışabilirliği güçlendirecek başlıkların ele alınması planlanıyor.</p><p>GSMA Teknoloji Grubu, yeni nesil şebeke mimarileri, ağ dilimleme (network slicing) ve bulut tabanlı teknoloji uygulamaları gibi alanlarda sektörün ortak standartlarını belirliyor.</p><p>Grup ayrıca siber güvenlik, kullanıcı rızası yönetimi, kritik acil çağrı servisleri ve küresel ağ sertifikasyon süreçlerinde de bu standardizasyon çalışmalarını yürütüyor.</p><p>Yapay zeka odaklı otonom ağ yönetimi, gelişmiş bulut altyapıları ve büyük teknoloji şirketleriyle yürütülen teknoloji işbirlikleriyle mobil ekosistemin teknolojik dönüşümüne ve geleceğin dijital altyapı gündemine yön veriyor. Bu çalışmalar, 5G&amp;#39;nin yaygınlaşması ve 6G&amp;#39;ye hazırlık sürecinde mobil operatörlerin eşgüdüm içinde hareket etmesi açısından yol gösterici bir rol oynuyor.</p><p><strong>- &amp;quot;Türkiye&amp;#39;nin ve Turkcell&amp;#39;in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil ediyoruz&amp;quot;</strong></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Genel Müdürü Koç, GSMA gibi dünya mobil iletişim sektörüne yön veren kuruluşta önemli bir görev daha üstlenmekten gurur duyduğunu belirtti.</p><p>Birliğin, mobil iletişim sektörünün ortak aklı, ortak sesi ve en güçlü küresel buluşma platformu konumunda olduğunu belirten Koç, &amp;quot;Turkcell olarak GSMA ile 25 yılı aşkın süredir devam eden köklü bir işbirliğimiz var. Bu görevi hem Türkiye&amp;#39;nin hem de Turkcell&amp;#39;in teknoloji vizyonunu küresel ölçekte temsil etmek adına çok önemli bir fırsat ve sorumluluk olarak görüyoruz. Turkcell&amp;#39;in 32 yıllık liderlik birikimini, güçlü saha deneyimini, dijital servislerdeki uzmanlığını ve insan odaklı teknoloji yaklaşımını global ekosistemle paylaşmayı sürdüreceğiz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Koç, amaçlarının, yapay zeka, güvenlik, otonom şebekeler ve yeni nesil bağlantı teknolojileri gibi alanlarda sektörün daha somut, uygulanabilir ve ortak fayda üreten sonuçlara ulaşmasını sağlamak olduğunu belirtti.</p><p>Turkcell&amp;#39;in GSMA çatısı altında politika, teknoloji ve strateji gibi çok geniş yelpazede aktif rol üstlendiğine de işaret eden Koç, &amp;quot;Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Orta Asya arasındaki köprü konumuyla ve genç nüfusuyla küresel teknoloji ekosistemi içinde çok özel bir yere sahip. Bu yeni dönemde de GSMA gündemine ve ülkemizin dijitalleşmesine ciddi katkılar sunmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle beni bu göreve layık gören GSMA yönetimine ve üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7f49bf59-a618-49dd-91ce-6608e98bdd54-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>HSBC, Türkiye'deki bireysel bankacılık faaliyetlerini stratejik değerlendirmeye aldı</title><link>https://www.capital.com.tr/finans/bankacilik/hsbc-turkiyedeki-bireysel-bankacilik-faaliyetlerini-stratejik-degerlendirmeye-aldi</link><description><![CDATA[HSBC Grup, Türkiye'de uluslararası ve sınır ötesi bankacılık ihtiyaçları bulunan müşterilerine odaklanma stratejisi doğrultusunda, bireysel bankacılık ile ağırlıklı olarak yurt içinde faaliyet gösteren orta ölçekli kurumsal bankacılık operasyonlarına ilişkin stratejik değerlendirme yapacağını duyurdu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/finans/bankacilik/hsbc-turkiyedeki-bireysel-bankacilik-faaliyetlerini-stratejik-degerlendirmeye-aldi</guid><pubDate>2026-07-07T12:58:27+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>HSBC Grup&amp;#39;tan yapılan açıklamada, bu kapsamda HSBC Türkiye&amp;#39;nin, bireysel bankacılık faaliyetleri ile ağırlıklı olarak yerel bankacılık hizmeti alan orta ölçekli kurumsal müşterilerine yönelik tüm seçenekleri değerlendireceği ve henüz herhangi bir karar alınmadığı kaydedildi.</p><p>Açıklamada, bu değerlendirmenin HSBC&amp;#39;nin Türkiye&amp;#39;deki Kurumsal ve Yatırım Bankacılığı faaliyetlerini kapsamadığı ifade edildi.</p><p><strong>- &amp;quot;HSBC, Türkiye&amp;#39;deki güçlü varlığını sürdürmeye devam edecek&amp;quot;</strong></p><p>HSBC&amp;#39;nin küresel ağı içinde Türkiye&amp;#39;nin öneminin farkında olduğu aktarılan açıklamada, HSBC&amp;#39;nin Türkiye&amp;#39;deki güçlü varlığını sürdürmeye devam edeceği bildirildi.</p><p>Açıklamada, bu kapsamda HSBC&amp;#39;nin, uluslararası müşterilerine ve yurt dışında faaliyet gösteren Türk şirketlerinin büyüme hedeflerine destek vermeyi sürdüreceği kaydedildi.</p><p>Stratejik değerlendirme sürecinin HSBC&amp;#39;nin küresel ölçekte yürüttüğü sadeleşme stratejisinin bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, HSBC&amp;#39;nin stratejisinin, belirgin rekabet avantajının bulunduğu, en fazla büyüme ve müşterilerine destek sağlama fırsatına sahip olduğu alanlarda liderliğini ve pazar payını artırdığı bildirildi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/10bf05d0-f1bc-4fa9-a976-5d01655d2d2d-cvb.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Polinas 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu yayınladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/polinas-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayinladi</link><description><![CDATA[Yıldız Holding bünyesinde faaliyet gösteren esnek ambalaj sektörünün öncü şirketlerinden Polinas, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/polinas-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayinladi</guid><pubDate>2026-07-07T11:24:54+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Polinas, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu`nu yayımladı. Sürdürülebilirliği iş stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandıran ve bütüncül bir yaklaşımla ele alan Polinas, 2025 yılında yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, çalışan deneyimi, çeşitlilik ve kapsayıcılık ile dijital dönüşüm alanlarında önemli adımlar attı.</p><p><strong>Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla 5.745 kWp kurulu güce ulaştı</strong></p><p>2025 yılı içerisinde devreye alınan güneş enerjisi santralleriyle toplam 5.745 kWp kurulu güce ulaşan Polinas, yıllık 8,2 milyon kWh üretim kapasitesine sahip altyapısıyla yenilenebilir enerji kullanım payını artırdı. Enerji verimliliği alanındaki çalışmalarıyla da güçlü bir performans ortaya koyan Polinas, enerji yoğunluğunu bir önceki yıla göre yüzde 14 oranında iyileştirirken, sera gazı emisyonlarını da yüzde 5,3 oranında azaltarak bilim temelli hedefleri doğrultusunda ilerlemeyi sürdürdü.</p><p><strong>19 bin tonun üzerinde malzeme yeniden üretime kazandırıldı</strong></p><p>Döngüsel ekonomi alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Polinas, üretim süreçlerinden çıkan hurdaları geri dönüştürerek yeniden üretime kazandırmaya devam etti. 2025 yılında bu yolla geri kazanılan malzeme miktarı 19.337 tona ulaşırken, plastik ambalaj kullanımında da azaltım sağlandı. Şirket ayrıca geri dönüştürülebilir ambalaj çözümleri, mono-materyal film teknolojileri ve sertifikalı ham madde kullanımıyla ürün portföyünün dönüşümünü sürdürüyor.</p><p><strong>Çalışan memnuniyeti yüzde 94`e yükseldi</strong></p><p>İnsan odaklı kurum kültürünü güçlendiren Polinas çalışan memnuniyetini %94 seviyesine çıkarırken bu alandaki başarısını 2025 yılında almaya hak kazandığı Happy Place to Work &amp;quot;Olağanüstü Çalışan Deneyimi&amp;quot; sertifikası ile tescilledi. Çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki çalışmalarına da devam eden Polinas, 2024 yılını baz alarak önümüzdeki beş yıl içinde kadın çalışan sayısını yüzde 43 oranında artırmayı hedefliyor. Kadın çalışanların gelişimini, görünürlüğünü ve kariyer fırsatlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Polinas Women@Work platformu ile kapsayıcı kurum kültürünün güçlenmesine katkı sağlıyor.</p><p><strong>Yapay zek&amp;acirc; sürdürülebilir dönüşümün parçası oldu</strong></p><p>Dijital dönüşüm ve yapay zek&amp;acirc; uygulamaları da 2025 yılında Polinas`ın sürdürülebilirlik gündeminde önemli yer tuttu. &amp;ldquo;Yapay Zek&amp;acirc; Manifestosu&amp;rdquo;nu yayınlayan Polinas; üretim, bakım, insan kaynakları ve veri analitiği süreçlerinde kullanılan yapay zek&amp;acirc; destekli uygulamalarla verimliliği artırırken teknolojiyi çalışan yetkinliklerini destekleyen bir araç olarak konumlandırıyor.</p><p><strong>EcoVadis`ten Altın Madalya</strong></p><p>2025 yılında sürdürülebilirlik performansıyla, bağımsız uluslararası sürdürülebilirlik derecelendirme platformu EcoVadis tarafından çevre, iş gücü ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik alanlarında Altın Madalya almaya hak kazanan Polinas; uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırırken, müşterilerine ve iş ortaklarına sunduğu güveni pekiştiriyor.</p><p>Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact), Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs), Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) ve CEFLEX üyelikleriyle uluslararası sürdürülebilirlik taahhütlerini güçlendirmeyi sürdüren Polinas, 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarında yüzde 42, Kapsam 3 emisyonlarında ise yüzde 25 azaltım hedefliyor. Şirket, 2050 net sıfır emisyon vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.</p><p><strong>Polinas CEO`su Faik Önaldı, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</strong></p><p>&amp;ldquo;İçinde bulunduğumuz dönemde sürdürülebilirlik, şirketlerin çevresel performanslarıyla birlikte bütünsel olarak iş modellerini ve rekabet gücünü de şekillendiriyor. Polinas olarak sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız, kaynak verimliliği uygulamalarımız, dijital dönüşüm projelerimiz ve çalışanlarımızı merkeze alan insan odaklı yaklaşımımızla uzun vadeli değer yaratmaya odaklanıyoruz. Bilim temelli hedeflerimiz doğrultusunda ilerlerken sürdürülebilir büyümeyi tüm paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/064f3293-0011-415c-9d6b-c71bfd4d7eb6-cdf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Çimko’nun 2024 Sürdürülebilirlik Raporu dünyanın en iyileri arasında seçildi</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/cimkonun-2024-surdurulebilirlik-raporu-dunyanin-en-iyileri-arasinda-secildi</link><description><![CDATA[Çimko’nun 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, LACP 2025/26 Inspire Awards’ta 100 üzerinden 99 puan alarak Platinum Ödül’e layık görüldü. Rapor, dünya genelindeki en iyi çalışmalar sıralamasında 14. sırada yer aldı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/cimkonun-2024-surdurulebilirlik-raporu-dunyanin-en-iyileri-arasinda-secildi</guid><pubDate>2026-07-07T11:10:17+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>SANKO Holding`in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, sürdürülebilirlik ilkelerini iş kültürünün merkezine alarak yürüttüğü çevresel ve toplumsal sorumluluk odaklı faaliyetlerini uluslararası alanda önemli bir başarıyla taçlandırdı. Çimko 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, dünyanın en prestijli iletişim platformlarından League of American Communications Professionals (LACP) tarafından düzenlenen 2025/26 Inspire Awards Kurumsal Yayıncılık Kategorisinde küresel ölçekte önemli bir derece elde etti.</p><p>Farklı sektörlerden yaklaşık 1.500 başvurunun kabul edildiği ve küresel düzeyde yoğun katılımla gerçekleşen organizasyonda Çimko, bağımsız jüri heyetinin değerlendirmesi sonucunda en yüksek derece olan Platinum Ödül`ün sahibi oldu. Şirketin sürdürülebilirlik vizyonunu ve stratejik adımlarını kamuoyuyla paylaşan rapor, uluslararası değerlendirme sürecinde 100 üzerinden 99 toplam skor elde ederek dünya genelindeki en iyi çalışmalar listesinde 14. sırada, Türkiye`de ise en iyi beş rapor arasında yer aldı.</p><p>LACP jürisinin metrik bazlı detaylı değerlendirmesinde Çimko 2024 Sürdürülebilirlik Raporu; İlk İzlenim kriterinde 30 üzerinden 30, Genel Anlatım ve İçerik Kalitesinde 10 üzerinden 10, Genel Görsel Tasarımda 10 üzerinden 10 tam puan aldı. Rapor, Mesaj Netliği ve Organizasyon alanında 20 üzerinden 20 tam puana ulaşırken, Algılanan Alaka Düzeyi ve Güncellik kriterinde 10 üzerinden 10; Yaratıcılık başlığında ise 20 üzerinden 19 puan elde etti. Kazanılan bu başarı, Çimko`nun kurumsal duruşunun, şeffaflık yaklaşımının ve sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığının uluslararası düzeyde tescili niteliği taşıyor. Çimko, sektörüne ve geleceğe değer katma hedefi doğrultusunda; yerel kurumlar, daha sürdürülebilir, daha şeffaf ve daha güçlü yarınlara katkı sunmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/aead8bbe-442d-4414-aa71-0734a6acd8c9-bbvvb.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları Almanya hariç pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-almanya-haric-pozitif-seyrediyor-10-50-26</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, Orta Doğu'da uzlaşı ikliminin bozulabileceği endişelerinin ardından toparlanma eğiliminin etkisiyle Almanya hariç pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-almanya-haric-pozitif-seyrediyor-10-50-26</guid><pubDate>2026-07-07T10:50:26+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında 18 Haziran&amp;#39;da imzalanan mutabakat zaptıyla bölgede esen barış rüzgarları, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan geçen ticari gemilerin hedef alınmasıyla terse döndü.</p><p>Söz konusu gelişmelerle artan küresel risk algısı ve halihazırda devam eden yarı iletken sektörüne ilişkin değerleme endişeleriyle Avrupa piyasalarında karışık bir görünüm öne çıkıyor.</p><p>Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;na ilişkin gelişmeler de yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, bugün Türkiye&amp;#39;de başlayacak NATO Zirvesi&amp;#39;nde Ukrayna ile Rusya arasında bir anlaşmaya varmak için görüşmelerde bulunacaklarını belirterek, &amp;quot;NATO&amp;#39;ya gideceğiz, konuyu görüşeceğiz ve sanırım bunu başaracağız.&amp;quot; dedi.</p><p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de NATO Ankara Zirvesi&amp;#39;nde Ukrayna&amp;#39;nın hava savunması ihtiyacını ele alacaklarını bildirdi.</p><p>Makroekonomik veri tarafında ise Almanya&amp;#39;da sanayi üretimi aylık bazda yüzde 0,9 artışla beklentileri geride bıraktı. Yıllık bazda ise sanayi üretimi değişim göstermedi.</p><p>Bu gelişmelerle, Avrupa piyasalarında saat 10.15 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,1 artışla 650,9 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi önceki kapanışın yüzde 0,3 üstünde 10.681 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi önceki kapanışın yüzde 0,2 altında 25.773 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,2 kazançla 53.037 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,6 değer kazancıyla 8.530 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,3 artışla 19.745 puanda bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün başlayacak NATO Ankara Zirvesi&amp;#39;nden gelecek haber akışının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabileceğini belirterek, ABD&amp;#39;de dış ticaret dengesinin takip edileceğini ifade etti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/768c9fdb-bd48-4da5-999d-0da8c10e7ab4-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa güne düşüşle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-5-25</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,12 düşüşle 14.407,91 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-5-25</guid><pubDate>2026-07-07T10:05:25+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,05 değer kazancıyla 14.424,54 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 16,63 puan ve yüzde 0,12 azalışla 14.407,91 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,27 değer kaybederken, holding endeksi yüzde 0,1 yükseldi.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 0,59 ile spor, en çok gerileyen yüzde 0,38 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalar, Hürmüz Boğazı&amp;#39;nda ticari gemilerin hedef alınması sonucu Orta Doğu&amp;#39;da uzlaşı ikliminin bozulabileceği endişeleriyle karışık seyrediyor.</p><p>Analistler, bugün başlayacak NATO Zirvesi&amp;#39;nden gelecek haber akışının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabileceğini belirtti.</p><p>Yurt içinde hazine nakit dengesi, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de dış ticaret dengesinin takip edileceğini ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın direnç, 14.500 ve 14.600 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4da94457-573c-4b8d-83cf-8f77ad15ceae-rty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları Hindistan hariç negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-hindistan-haric-negatif-seyrediyor-9-50-7</link><description><![CDATA[Asya borsalarında, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin hedef alınması sonucu Orta Doğu'da uzlaşı ikliminin bozulabileceği endişeleriyle Hindistan hariç negatif bir seyir izleniyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-hindistan-haric-negatif-seyrediyor-9-50-7</guid><pubDate>2026-07-07T09:50:07+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında 18 Haziran&amp;#39;da imzalanan mutabakat zaptıyla bölgede esen barış rüzgarları, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan geçen ticari gemilerin hedef alınmasıyla terse döndü. Söz konusu gelişmelerle artan küresel risk algısı ve halihazırda devam eden yarı iletken sektörüne ilişkin değerleme endişeleriyle Asya borsalarında Hindistan hariç satıcılı bir seyir öne çıkıyor.</p><p>Güney Koreli ve Japon yarı iletken hisselerinde sert satış baskısı dikkati çekerken, söz konusu kayıplar endekslerin performansında etkili oluyor.</p><p>Kurumsal tarafta ise yarı iletken sektöründe Samsung Electronics, ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, faaliyet karı 89,4 trilyon wona (yaklaşık 58,5 milyar dolar) yükseldi.</p><p>Buna karşın, büyük ölçekli veri merkezi yatırımlarının yapay zeka altyapısında ulaştığı seviyenin ardından büyüme ivmesinin mevcut değerlemeleri destekleyip destekleyemeyeceğine yönelik endişeler yatırımcı iştahını sınırladı. Söz konusu endişelerin etkisiyle Samsung Electronics hisselerinde değer kaybı yüzde 10&amp;#39;u aştı.</p><p>Öte yandan, bölgede bugün açıklanan verilere göre Japonya&amp;#39;da hanehalkı harcamaları (yıllık) mayısta yüzde 0,4 ile beklentilerin altında azalma gösterdi.</p><p>Söz konusu veri, ülkede harcamaların tahmin edildiği ölçüde yavaşlamadığına işaret ederken, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) sıkı duruşunu sürdüreceğine yönelik beklentileri artırdı.</p><p>Bu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 4,91 azalışla 7.656 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,04 değer kaybıyla 68.315 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,27 düşüşle 3.990 puandan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,63 kayıpla 23.406 puandan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi önceki kapanışın yüzde 0,41 üzerinde 78.598 puandan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/17efc03e-93b0-448d-befa-71406dbac939-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (7 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-7-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Gram altın, yeni ilk işlem gününe düşüşle başlamasının ardından 6 bin 210 liradan işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-7-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-07T09:48:01+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün altının ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışın yüzde 0,3 altında 6 bin 268 liradan tamamladı.</p><p>Güne satıcılı başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 1 azalışla 6 bin 210 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 210 liradan, Cumhuriyet altını da 40 bin 700 liradan satılıyor.</p><p>Altının onsu da yeni işlem gününde yüzde 1 azalışla 4 bin 125 dolardan işlem görüyor. Dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 100,9 seviyesinde bulunurken, doların gelişmiş para birimleri karşısında güçlü kalmayı sürdürmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.</p><p><strong>Dövizde son durum</strong></p><p>Dolar/TL, güne yatay başlamasının ardından 46,8390 seviyesinden işlem görüyor.</p><p>Dün dar bantta hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın hemen altında 46,8220&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.40 itibarıyla yatay seyirle 46,8390 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla avro/TL de önceki kapanışının hemen üzerinde 53,5730&amp;#39;dan ve sterlin/TL sınırlı düşüşle 62,7130&amp;#39;dan işlem görüyor.</p><p>Dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 100,9 seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/1fc663e2-f37c-40fb-a67b-977b5118622a-cfg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar Orta Doğu tedirginliğiyle yönleniyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-orta-dogu-tedirginligiyle-yonleniyor</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin hedef alınması sonucu Orta Doğu'da uzlaşı ikliminin bozulabileceği endişeleriyle karışık seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-orta-dogu-tedirginligiyle-yonleniyor</guid><pubDate>2026-07-07T09:30:04+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı&amp;#39;nda artan tansiyon piyasaların yönü üzerinde etkili oluyor. ABD ile İran arasında 18 Haziran&amp;#39;da imzalanan mutabakat zaptıyla bölgede esen barış rüzgarları, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan geçen ticari gemilerin hedef alınmasıyla terse döndü.</p><p>Merkezi ABD&amp;#39;de bulunan Axios haber sitesi, İran&amp;#39;ın boğazdan geçen ticari gemilere en az iki füze fırlattığını öne sürerek, ABD tarafından misilleme yapılmasının muhtemel olduğunu bildirdi.</p><p>Söz konusu gelişmeler Orta Doğu&amp;#39;daki barış görüşmelerinin kırılganlığını ön plana taşıdı. Saldırı haberlerinin ardından petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket gözlendi. Brent petrolün varili yüzde 0,7 artışla 72,6 dolara çıksa da savaş öncesi seviyelerde kalmayı sürdürdü.</p><p>Petrol fiyatlarındaki artış enflasyon risklerini tetiklerken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda merkez bankalarının faiz patikalarına yönelik belirgin bir değişim gözlenmedi. Piyasalarda Fed&amp;#39;in yıl sonuna kadar bir kez faiz artışı yapabileceği ihtimalleri gücünü koruyor.</p><p>Analistler, ABD Merkez Bankasının (Fed) yarın yayımlayacağı toplantı tutanaklarında, yatırımcıların bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin daha fazla ipucu bulabileceğini kaydetti.</p><p>Bu gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, enflasyon ve istihdam risklerinin bir yıl öncesine göre tersine döndüğünü belirtti.</p><p>Waller, &amp;quot;ABD&amp;#39;de iş gücü piyasası istikrar kazanıyor gibi görünüyor. Enflasyon ise hızla yükselişe geçti. Bu durum da politika konusundaki yaklaşımınızı gözden geçirmenizi gerektiriyor.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Geçen hafta beklentilerin altında kalan tarım dışı istihdam verileri, Fed&amp;#39;in yakın zamanda faiz artırmak zorunda kalmayabileceği beklentisini güçlendirmişti. Öte yandan teknoloji ve yarı iletken sektörüne ilişkin gelişmeler de yatırımcıların odağında kalmayı sürdürüyor.</p><p>Artan çip maliyetlerinin ürün fiyatlarına yansıyarak son kullanıcıya ulaşmasının tüketici talebini olumsuz etkileyebileceğine yönelik endişeler sürse de sektörün önde gelen şirketleri arasında imzalanan yeni anlaşmalar, yarı iletken sektörüne ilişkin büyüme beklentilerini desteklemeyi sürdürüyor.</p><p>Bu doğrultuda Apple ile özel çiplerin geliştirilmesi ve tedariki amacıyla kurduğu ortaklığı 2031&amp;#39;e kadar genişletme konusunda anlaştığını duyuran çip şirketi Broadcom&amp;#39;un hisseleri yüzde 4&amp;#39;e yakın değer kazandı.</p><p>Makroekonomik veri tarafında ise ABD&amp;#39;de Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), haziranda 54 değerine gerileyerek beklentilerin altında gerçekleşti.</p><p>S&amp;amp;P Global&amp;#39;in hizmet sektörü PMI verisi ise haziranda bir önceki aya kıyasla 0,5 puan artışla 51,2&amp;#39;ye çıktı. İmalat ve hizmet sektörlerini kapsayan bileşik PMI da haziranda aylık bazda 0,4 puan artarak 51,9&amp;#39;a yükseldi.</p><p><strong>- Altının onsu 3 günlük artış serisini sonlandırdı</strong></p><p>Bu gelişmelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle 4,48&amp;#39;de, dolar endeksi de sınırlı düşüşle 100,8 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da artan jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerinden enflasyonist baskıları artırarak merkez bankalarını daha sıkı para politikalarına yöneltebileceği beklentisi, altının ons fiyatı üzerinde baskı oluşturuyor. Ons altın dün yüzde 0,2 düşüşle 4 bin 165 dolara inerek son 3 işlem günündeki yükselişini sona erdirdi. Altının onsu yeni işlem gününde de yüzde 1 azalışla 4 bin 123 dolardan işlem görüyor.</p><p>Söz konusu gelişmelerle S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,72 , Nasdaq endeksi yüzde 1,12 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,29 yükseldi. Dow Jones endeksi kapanış rekorunu tazeledi. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları karışık seyretti</strong></p><p>Avrupa borsaları bölgede açıklanan makroekonomik verilerden alınan sinyallerle karışık bir seyir izlerken, vadeli işlem piyasalarında endeks vadeli konratlar da bu seyri korudu.</p><p>Dün açıklanan verilere göre, Avro Bölgesi&amp;#39;nde yatırımcı güveni temmuzda yükseldi. Avro Bölgesi&amp;#39;nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), mayısta aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda yüzde 5,9 arttı.</p><p>Analistler, üretici fiyatlarındaki artışın yıllık bazda beklentileri aştığını kaydederek, bu durumun bölgede enflasyon risklerinin bir süre daha devam edebileceği değerlendirmelerini öne çıkardı.</p><p>Avro Bölgesi&amp;#39;nde perakende satışlar ise mayısta bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2, yıllık bazda yüzde 1,6 yükseldi.</p><p>Öte yandan Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;na ilişkin gelişmeler de yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, bugün Türkiye&amp;#39;de başlayacak NATO Zirvesi&amp;#39;nde Ukrayna-Rusya arasında bir anlaşmaya varmak için görüşmelerde bulunacaklarını belirterek, &amp;quot;NATO&amp;#39;ya gideceğiz, konuyu görüşeceğiz ve sanırım bunu başaracağız.&amp;quot; dedi.</p><p>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de NATO Ankara Zirvesi&amp;#39;nde Ukrayna&amp;#39;nın hava savunması ihtiyacını ele alacaklarını belirtti.</p><p>Bu gelişmelerle İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,26 ve Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,33 düşerken, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,15 ve İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,27 yükseldi.</p><p><strong>- Asya borsaları negatif seyrediyor</strong></p><p>Mevcut gelişmeler ışığında artan petrol fiyatları ve yarı iletken sektörüne ilişkin değerleme endişeleriyle Asya borsalarında satıcılı bir seyir öne çıkıyor.</p><p>Yarı iletken sektöründe Samsung Electronics, ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, faaliyet karının 89,4 trilyon wona (yaklaşık 58,5 milyar dolar) yükseldiğini bildirdi.</p><p>Buna karşın, büyük ölçekli veri merkezi yatırımlarının yapay zeka altyapısında ulaştığı seviyenin ardından büyüme ivmesinin mevcut değerlemeleri destekleyip destekleyemeyeceğine yönelik endişeler yatırımcı iştahını sınırladı. Söz konusu endişelerin etkisiyle Samsung Electronics hisselerinde sert değer kaybı görüldü.</p><p>Öte yandan bölgede bugün açıklanan verilere göre Japonya&amp;#39;da Hanehalkı Harcamaları (Yıllık) mayısta yüzde 0,4 ile beklentilerin altında azalma gösterdi.</p><p>Bu durum, ülkede harcamaların tahmin edildiği ölçüde yavaşlamadığına işaret ederken, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) sıkı duruşunu sürdüreceğine yönelik beklentileri artırdı.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,4, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi ise yüzde 8 ve Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,6 ve Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,7 düştü.</p><p><strong>- NATO&amp;#39;nun 36. Liderler Zirvesi başlıyor</strong></p><p>Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,05 değer kazancıyla 14.424,54 puana yükseldi.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 yükseldi.</p><p>Öte yandan NATO&amp;#39;nun 36. Liderler Zirvesi, bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&amp;#39;nde başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&amp;#39;ın ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve iki gün sürecek. Zirveye ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın yanı sıra 31 müttefik ülkenin ve davetli ülkelerin liderleri katılacak.</p><p>Dolar/TL dünü 46,8220&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 46,8370&amp;#39;ten işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün başlayacak NATO Zirvesi&amp;#39;nden gelecek haber akışının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabileceğini belirtti.</p><p>Yurt içinde hazine nakit dengesi, yurt dışında ise Almanya&amp;#39;da sanayi üretimi ve ABD&amp;#39;de dış ticaret dengesinin takip edileceğini ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.500 ve 14.600 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9a7f4b92-7e7c-4bf0-8a59-028d0bf8882e-Untitled-1.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>RES yatırımlarında tarımı koruyan yeni model</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/res-yatirimlarinda-tarimi-koruyan-yeni-model</link><description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı'nın rüzgâr enerji santrali (RES) projelerinde tarım arazilerinin kullanımına ilişkin hayata geçirdiği yeni düzenleme, tarımsal üretimin korunması ile yenilenebilir enerji yatırımlarını birlikte destekleyen yeni bir dönemin kapısını aralıyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/res-yatirimlarinda-tarimi-koruyan-yeni-model</guid><pubDate>2026-07-06T03:50:45+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından RES projelerinde tarım arazilerinin kullanımına ilişkin uygulamada yapılan değişiklikle, türbinlerin dönen kanatlarının kapsadığı izdüşüm alanları artık tarım dışı kullanım kapsamında değerlendirilmeyecek. Yeni modelde yalnızca türbinlerin kurulduğu platform alanları ile ulaşım yolları için tarım dışı kullanım izni verilecek ve TAD portal girişi bu alanlarla sınırlı tutulacak; kanat izdüşüm (süpürme) alanları ise TNKA olarak planlanarak kamulaştırma sonrasında tarımsal üretime devam edilebilecek.</p><p><strong>YENİ DÜZENLEMEYLE TARIM ARAZİLERİNDE GEREKSİZ KAYIP ÖNLENECEK</strong></p><p>Uygulamanın sahadaki etkisi tekil proje düzeyinde dahi belirgin biçimde ortaya çıkıyor. Örnek bir RES projesinde 18 türbinin toplam süpürme alanı yaklaşık 463 bin metrekareyi bulurken, fiilen inşaata konu olan platform alanı bu alanın yalnızca %29&amp;#39;unu oluşturuyor. Geriye kalan yaklaşık %71&amp;#39;lik kısım &amp;mdash; yani yaklaşık 33 hektar tarım arazisi &amp;mdash; mevcut uygulamada gereksiz yere tarım dışı bırakılırken, yeni modelle bu alanlar üretimde kalabilecek. Uygulama ülke geneline yaygınlaştığında korunacak tarım arazisi miktarının çok daha yüksek olacağı öngörülüyor. Enerji yatırımları ile tarımsal üretimin doğru planlama sayesinde birlikte sürdürülebileceğini belirten ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, &amp;ldquo;Yenilenebilir enerji yatırımları ile tarımsal üretimi birbirinin alternatifi olarak görmek doğru değil. Doğru planlanan projelerde her iki alanın birlikte değer üretmesi mümkün. Yeni düzenleme de bu anlayışı destekleyen önemli bir yaklaşım ortaya koyuyor. Tarım arazilerinin korunması, yatırım süreçlerinin daha verimli yönetilmesi ve gereksiz arazi kayıplarının önlenmesi açısından sektör adına değerli bir gelişme olduğunu düşünüyoruz&amp;rdquo; açıklamalarında bulundu.</p><p><strong>DOĞRU PLANLAMA HEM YATIRIMI HEM ÜRETİMİ GÜÇLENDİRİYOR</strong></p><p>ARI-ES Enerji olarak proje geliştirme süreçlerinde arazi seçiminden izin süreçlerine kadar tüm aşamalarda tarımsal üretim, çevresel sürdürülebilirlik ve yatırım ihtiyaçlarını birlikte değerlendirdiklerini belirten Arıcı, bu yaklaşımın uzun yıllardır yürüttükleri çalışmaların temelini oluşturduğunu söyledi. &amp;ldquo;Her proje bulunduğu bölgenin çevresel, teknik ve sosyoekonomik koşulları dikkate alınarak planlanmalı. Doğru mühendislik yaklaşımıyla hem yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanabilir hem de verimli tarım arazileri korunabilir. Yeni düzenleme ile birlikte RES yatırımlarında gereksiz tarım dışı kullanım izinlerinin azaltılması, tarım arazilerinin üretimde kalmaya devam etmesi, kamulaştırma ve TAD portal süreçlerine ilişkin işlem yükünün hafifletilmesi ve yatırım süreçlerinin daha etkin yönetilmesi hedefleniyor. Türkiye&amp;#39;nin enerji dönüşümünde sürdürülebilir arazi planlaması bundan sonraki dönemin en kritik başlıklarından biri olacak&amp;rdquo; dedi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/108b3509-8896-40cb-bb35-fc12ef3b35dd-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Reel efektif döviz kuru endeksi Haziran'da 104,90 oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/reel-efektif-doviz-kuru-endeksi-haziranda-10490-oldu</link><description><![CDATA[Reel efektif döviz kuru (REK) endeksi, haziranda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazında 0,8 puan azalarak 104,90'a indi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/reel-efektif-doviz-kuru-endeksi-haziranda-10490-oldu</guid><pubDate>2026-07-06T02:59:43+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) &amp;quot;Reel Efektif Döviz Kuru Gelişmeleri&amp;quot;ni yayımladı.</p><p>Buna göre, 2025=100 bazlı reel efektif döviz kuru endeksi, TÜFE bazında haziranda bir önceki aya kıyasla 0,8 puan azalarak 104,90 oldu. Endeks, mayısta 105,70 düzeyindeydi.</p><p>Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) bazlı reel efektif döviz kuru endeksi ise bu dönemde 0,70 puan artarak 100,98`e çıktı. Böylece Türk lirasının değeri, geçen yılın aynı dönemine göre TÜFE bazında 7,46 puan, Yİ-ÜFE bazında 2,52 puan arttı.</p><p>TCMB&amp;#39;nin REK endeksi gelişmeleri değerlendirmesinde, şu ifadeye yer verildi:</p><p>&amp;quot;TÜFE bazlı REK endeksine etki eden bileşenler incelendiğinde, Türk lirası karşısında, bir önceki aya göre dolar ortalama yüzde 1,81 değer kazanırken avro ortalama yüzde 0,42 değer kazanmıştır. TÜFE ise bir önceki aya göre yüzde 0,99 artarken, Yİ-ÜFE yüzde 1,80 oranında artmıştır.&amp;quot;</p><p>Değerlendirmede, Türkiye TÜFE`sindeki değişimin endeksin artışına katkıda bulunurken, Dünya TÜFE Sepeti ile Nominal Kur Sepeti&amp;#39;ndeki değişimin endeksi azaltıcı yönde etki ettiği kaydedildi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8212127a-4860-4d8c-997f-e2c6c0340d1a-cfr.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (6 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-6-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,81 yükselişle 14.534,73 puan oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-6-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-06T01:35:42+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü 14.417,91 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 73,32 puan ve yüzde 0,51 artışla 14.491,23 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 116,81 puan ve yüzde 0,81 artışla 14.534,73 puana yükseldi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.456,29 puanı, en yüksek 14.629,66 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında sanayi endeksi yüzde 0,20, teknoloji endeksi yüzde 1,27, hizmetler endeksi yüzde 1,44, mali endeks yüzde 0,08 değer kazandı.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 59&amp;#39;u yükselirken 10&amp;#39;u düştü, 31&amp;#39;i yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Türk Hava Yolları, ASELSAN, Astor Enerji, Akbank ile Yapı ve Kredi Bankası oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 144 dolar</strong></p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1410, sterlin/dolar paritesi 1,3330 ve dolar/yen paritesi 162,3 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 46,8230 liradan, avro 53,4790 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,8 azalışla 4 bin 144 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,4 düşüşle 71,7 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/dfeba631-4415-48b1-abe5-1b5668277c9c-rty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Euro Bölgesi'nde yatırımcı güveni Temmuz'da yükseldi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-yatirimci-guveni-temmuzda-yukseldi</link><description><![CDATA[Avro Bölgesi'nde yatırımcı güven endeksi, temmuz ayında yükselişini sürdürerek art arda üçüncü ayında artış kaydetti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-yatirimci-guveni-temmuzda-yukseldi</guid><pubDate>2026-07-06T01:16:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Piyasalara yönelik araştırmalar yapan Frankfurt merkezli Sentix, temmuz ayına ilişkin Avro Bölgesi Genel Yatırımcı Güven Endeksi verilerini açıkladı.</p><p>974 yatırımcının katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, haziran ayında eksi 13,4 puan olan endeks, temmuzda 10,3 puanlık artışla eksi 3,1 puana yükseldi.</p><p>Piyasa beklentisi, endeksin bu ay eksi 3,4 puan seviyesine geleceği yönündeydi.</p><p>Yatırımcıların gelecek 6 aya yönelik öngörülerini ölçen Beklentiler Endeksi eksi 6,5 puandan 9,3 puana, Mevcut Durum Endeksi ise eksi 20 puandan eksi 14,8 puana çıktı.</p><p><strong>- &amp;quot;Ekonomik görünüm belirgin şekilde aydınlanıyor&amp;quot;</strong></p><p>Sentix Genel Müdürü Patrick Hussy, konuya ilişkin değerlendirmesinde, finans piyasası uzmanlarının temmuzda Avro Bölgesi ekonomisine yönelik daha iyimser olduğunu vurguladı.</p><p>Hussy, &amp;quot;Avro Bölgesi&amp;#39;nde ekonomik görünüm belirgin şekilde aydınlanıyor. Özellikle Almanya, son dönemde alınan politika kararlarının güven tazelemesi ve moralleri ciddi şekilde yükseltmesiyle bölge ekonomisine rüzgar sağlıyor.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Küresel ölçekte de geniş tabanlı bir toparlanmanın göze çarptığına dikkati çeken Hussy, tüm ekonomik bölgelerin büyüme kaydettiğini, daha önce küresel büyümenin önünde &amp;quot;fren&amp;quot; vazifesi gören Avro Bölgesi ve Almanya&amp;#39;nın da artık bu iyileşmeye katkıda bulunduğunu ifade etti.</p><p>Hussy, bu durumun dinamik bir küresel ekonomik toparlanmanın işareti olduğunu aktardı.</p><p>Sentix endeksi, Orta Doğu&amp;#39;da yaşanan İran merkezli çatışmaların ardından üst üste iki ay boyunca sert düşüşler kaydetmişti. Temmuz ayında ise hem mevcut durum değerlendirmelerinde hem de geleceğe yönelik beklentilerde gözle görülür bir toparlanma yaşanması dikkati çekti.</p><p>Öte yandan, Avrupa&amp;#39;nın en büyük ekonomisi Almanya&amp;#39;da hükümet ortağı olan koalisyon partileri, durgun seyreden ekonomiyi canlandırmak ve ülkenin küresel ekonomik konumunu uzun vadede güçlendirmek amacıyla 30&amp;#39;dan fazla maddeden oluşan geniş kapsamlı ekonomik paketi hayata geçirmeyi planlıyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9164c6a3-c3f5-4b97-8fa7-0cbbad82af94-fgfg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Baymak 57 yaşında</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/baymak-57-yasinda</link><description><![CDATA[Baymak; üretimden Ar-Ge’ye, ihracattan çevre yatırımlarına kadar birçok alanda attığı adımlarla sektörün dönüşümüne yön veriyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/baymak-57-yasinda</guid><pubDate>2026-07-06T10:09:54+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Baymak, kuruluşunun 57`inci yılını kutluyor. Yarım asrı aşan yolculuğunda milyonlarca kullanıcıyı enerji verimli ve yenilikçi iklimlendirme çözümleriyle buluşturan şirket; bugün geniş ürün portföyü, güçlü üretim altyapısı, yaygın satış ve yetkili servis ağı ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla sektörün öncü oyuncuları arasında yer alıyor. Geçmişten gelen deneyimini geleceğin teknolojileriyle birleştiren Baymak, üretimden Ar-Ge`ye, ihracattan çevresel dönüşüme kadar birçok alanda gerçekleştirdiği yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Şirketin 57 yıllık yolculuğunu değerlendiren Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan, &amp;ldquo;57 yıl önce çıktığımız yolculukta hedefimiz, tüketicilerimize her zaman güvenilir, verimli ve yenilikçi iklimlendirme çözümleri sunmaktı. Bugün geldiğimiz noktada artık global bir marka olan Baymak, güçlü mirasını korurken aynı zamanda, iklimlendirme sektörünün öncü markalarından biri olarak yüz binlerce haneye ve işletmeye ulaşan güçlü bir yapıya dönüştü. 500 kişiyi aşan ekibimiz, güçlü bayi, yetkili servis ağımız, üretim gücümüz ve teknoloji yatırımlarımızla sektörümüze ve ekonomimize değer katmaya devam ediyoruz&amp;rdquo; dedi.&amp;nbsp;</p><p><strong>Yurtiçi Pazarda Güçlü Konumunu Pekiştiriyor</strong></p><p>2025 yılında 200 milyon Euro`nun üzerinde ciroya ulaşan şirket, 2026 yılında da büyümeye devam etmek hedefiyle pazarda konumunu güçlendiriyor. Baymak, yatırımlarını sürdürürken, köklü geçmişinden aldığı güçle geleceğin enerji verimli teknolojilerini belirlemeye devam etmeyi hedefliyor.&amp;nbsp;</p><p>Son yıllarda özellikle yurtiçi pazardaki gücünü de artırmaya devam eden şirket; tüketiciler tarafından tercih edilen marka olarak, yurtiçi pazar satışlarının yüzde 80` ini oluşturuyor. İhracat tarafında ise bugün, 27 ülkeye ürün gönderiyor. Toplam ihracat cirolarının 25 milyon Euro`ya ulaştığını belirten Özcan, şirketin en güçlü ihracat pazarının CIS ülkeleri olduğunu, Kazakistan ve Irak`ın da yeni hedef pazarları arasında yer aldığını söylüyor. İhracat gelirlerinde yeni bir büyüme ivmesi yakalamayı hedeflediklerini de belirten Özcan, bu süreçte son dönemde gerçekleştirilen boyler yatırımının önemli katkı sağlayacağını ifade ediyor ve ekliyor: &amp;ldquo;Ürün portföyümüzü güçlendiren bu yatırım sayesinde yeni pazarlara erişim imkanlarımız artacak. Özellikle Avrupa pazarları önümüzdeki dönemde Baymak`ın öncelikli hedef bölgeleri arasında yer alacak.&amp;rdquo;</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/6c441018-8409-4f34-ad26-b6ea853a527a-e97a641f-9fa0-4995-8867-e826c8f335c5" style="width: 377px; height: 566.757px;"></p><p><strong>Isı Pompası ve Klima Segmentlerinde Güçlü Büyüme</strong></p><p>Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı ürünlere yönelik artan talep, Baymak`ın ürün performansına da yansıyor. &amp;nbsp;Dönüşümün en dikkat çekici alanlarından biri ise de ısı pompaları. 2025 yılını ısı pompasında lider marka olarak tamamlayan Baymak bu kategoride yıllık bazda yüzde 55 büyüme elde etti. 2026 yılında Isı pompasında lider pozisyonunu korurken satışlarını yine yüzde 50`nin üzerinde artırmayı hedefliyor. Klima segmentinde de önemli bir ivme yakaladıklarını ifade eden Özcan, &amp;ldquo;2025 yüzde 24 büyüme kaydettik. 2026 yılı hedefimiz ise konumumuzu özellikle sunduğumuz ürün ve hızlı servis hizmetiyle korumak. Termosifon ürün grubumuzda da liderliğimizi sürdürüyoruz. 2026 yılında 80 bin adetin üzerinde satış hedefliyoruz. Şofben kategorisinde dikkat çekici bir büyüme performansı sergilendik&amp;rdquo; diye ekliyor.</p><p><strong>Üretimde Verimlilik ve Teknoloji Yatırımları</strong></p><p>Baymak, üretim altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarını da sürdürüyor. Şirketin yıllık üretim kapasitesi 2025 yılında 550 bin adet seviyesine ulaşırken, 2026 yılında bu rakamın 670 bin adede çıkarılması planlanıyor. Baymak, üretim hatlarında verimlilik ve otomasyon yatırımlarına odaklanıyor. Bu kapsamda 2025 yılında 253 bin Euro otomasyon yatırımı ve 8,5 milyon Euro yeni hat yatırımı gerçekleştirildiğini belirten Özcan, &amp;ldquo;2026 yılında ise 308 bin Euro otomasyon yatırımı ve 2 milyon Euro yeni hat yatırımı planlanıyoruz. Üretim süreçlerinde elde ettiğimiz yüzde 2,2`lik verimlilik artışını 2026 yılında yüzde 4,2 seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz&amp;rdquo; diyor.</p><p>Baymak`ın büyüme stratejisinin merkezinde Ar-Ge yatırımları yer alıyor. &amp;nbsp;2025 ve 2026 dönemini kapsayan toplam Ar-Ge yatırım tutarı 2,3 milyon Euro`ya ulaşırken, yerelde sekiz kişilik uzman Ar-Ge ekibi ile global Ar-Ge`nin de desteğiyle, enerji verimli ve çevreci teknolojilerin geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.</p><p><strong>Sürdürülebilirlik Adımları Hızlandı</strong></p><p>Şirket, çevresel sürdürülebilirlik alanında da önemli başarılar elde ediyor. Öyle ki 2019 baz yılına göre 2030 yılı için belirlediği yüzde 55 karbon emisyonu azaltım hedefini şimdiden aşarak, 2025 sonu itibarıyla yüzde 57 azaltım seviyesine ulaşmış bulunuyor. Toplam enerji tüketiminde de yenilenebilir enerji kullanım oranı yüzde 29`a yükselirken, atık yönetimi alanında ise dikkat çekici sonuçlar elde edilmiş durumda. Yeniden kullanım ve geri dönüşüm oranının yüzde 89 seviyesine ulaşırken, geri kazanım oranının yüzde 10`un üzerine çıktığını belirten Özcan, &amp;ldquo;TÜV SÜD tarafından verilen Sıfır Atık Sertifikası`nı almaya hak kazanırken, 2022, 2024 ve 2025 yıllarında Yeşil Ofis Sertifikası`nı da koruduk. Baymak olarak sürdürülebilirlik performansımız, 2025 yılında `EcoVadis Bronz` derecelendirmesiyle de tescillendi&amp;rdquo; diyor.</p><p><strong>Toplumsal Fayda İçin Güçlü İş birlikleri</strong></p><p>Baymak, toplumsal gelişime katkı sağlayan projeleriyle de dikkat çekiyor. First Vakfı`nın Türkiye`deki uygulayıcı sivil toplum kuruluşları Fikret Yüksel Vakfı ve Bilim Kahramanları Derneği iş birliği kapsamında STEM alanındaki eğitim projelerine destek veren şirket, çalışan gönüllülüğüyle yürütülen çalışmalara aktif katılım sağlıyor. &amp;ldquo;Maddi imkanları sınırlı dört meslek lisesi takımı desteklerken, 2026 yılı içerisinde şu ana kadar 19 ve 24 farklı turnuvaya katkı sunduk. Bu çalışmalar sayesinde binlerce öğrenciye ulaştık ve üç yıl boyunca destek vereceğimiz bu süreçte 15 binin üzerinde öğrenciye dokunacağız&amp;rdquo; diye anlatan Özcan, Baymak`ın çalışan gönüllülüğü projeleri arasında yer alan &amp;ldquo;Sağlık İçin Adım&amp;rdquo; programının da sosyal fayda yaratmaya devam ettiğini belirtiyor. &amp;nbsp;Her hafta attıkları adımları paylaşan, her 300 bin adım karşılığında bir fidan bağışı gerçekleştiren çalışanlar, proje kapsamında bugüne kadar onlarca fidanı doğaya kazandırdı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e4f4b89e-470d-4647-aabc-d2a7dddf8f72-asasa.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsalarında yılın ilk yarısında en çok kazandıran İtalya borsası oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalarinda-yilin-ilk-yarisinda-en-cok-kazandiran-italya-borsasi-oldu</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, Orta Doğu kaynaklı enerji şoku, ABD'nin tarife politikaları ve önde gelen merkez bankalarının para politikalarının fiyatlamalar üzerinde etkili olduğu yılın ilk 6 ayını pozitif tamamladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalarinda-yilin-ilk-yarisinda-en-cok-kazandiran-italya-borsasi-oldu</guid><pubDate>2026-07-06T10:06:52+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, yılın ilk yarısında Avrupa borsaları arasında en yüksek getiriyi yüzde 15 ile İtalya&amp;#39;da FTSE MIB sağlarken FTSE MIB&amp;#39;yi yüzde 12,5 ile İspanya&amp;#39;da IBEX 35, yüzde 5,7 ile İngiltere&amp;#39;de FTSE 100, yüzde 3,6 ile Fransa&amp;#39;da CAC 40 ve yüzde 2,1 ile Almanya&amp;#39;da DAX izledi.</p><p>Avrupa genelini kapsayan Stoxx Europe 600 endeksi, 30 Haziran&amp;#39;da 641,73 puana yükselerek yılın ilk yarısında yüzde 8,4 değer kazandı. Endeks, ilk yarıyı yıl içi zirvesinin yüzde 0,3 altında tamamlarken dip seviyesinden 30 Haziran kapanışına kadar yüzde 14,8 yükseldi.</p><p>İtalya&amp;#39;da FTSE MIB endeksi, aynı dönemde 51.682,43 puana çıkarak yüzde 15 yükseldi ve Avrupa&amp;#39;nın önde gelen endeksleri arasında en yüksek getiriyi sağladı.</p><p>FTSE MIB, yıl içindeki en düşük seviyesini 23 Mart&amp;#39;ta 41.616,11 puanla, en yüksek seviyesini ise 19 Haziran&amp;#39;da 53.188,37 puanla kaydetti. Endeks, ilk yarıyı zirvesinin yüzde 2,8 altında tamamlarken dip seviyesinden yüzde 24,2 yükseldi.</p><p>İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi, 2025 yılını 17.307,80 puandan tamamlamasının ardından 30 Haziran&amp;#39;da 19.471,90 puana yükselerek yılın ilk yarısında yüzde 12,5 değer kazandı.</p><p>İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi 10.497,12 puana çıkarak yılın ilk yarısında yüzde 5,7 yükseldi.</p><p>Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi de 2025 yılını 8.112,02 puandan tamamlamasının ardından 30 Haziran&amp;#39;da 8.403,99 puana yükseldi. Endeks, yılın ilk yarısında yüzde 3,6 değer kazandı.</p><p>Aynı dönemde Almanya&amp;#39;da DAX endeksi ise 24.995,81 puana ulaşarak yüzde 2,1 arttı.</p><p><strong>- Enerji şoku Avrupa piyasalarını baskıladı</strong></p><p>Orta Doğu&amp;#39;da şubat sonunda başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki deniz trafiğinin durması, enerjiye bağımlı Avrupa piyasaları için yılın ilk yarısındaki en güçlü şoku oluşturdu.</p><p>Küresel petrol ticaretinin yaklaşık 5&amp;#39;te birinin geçtiği Boğaz&amp;#39;da sevkiyatların aksaması, bölgede petrol ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesine yol açtı.</p><p>Enerji ithalatına bağımlı Avrupa ekonomileri bu gelişmeden olumsuz etkilenirken hava yolu, otomotiv, kimya, ulaştırma ve tüketim şirketlerinin maliyet beklentileri bozuldu.</p><p>Petrol ve doğal gaz üreticileri ise yükselen enerji fiyatlarının etkisiyle bölge endekslerinden pozitif ayrıştı.</p><p>Deniz taşımacılığında sigorta maliyetlerinin artması, gemilerin daha uzun rotalara yönelmesi ve tedarik sürelerinin uzaması da Avrupa&amp;#39;daki üretici şirketler üzerinde ilave maliyet baskısı oluşturdu.</p><p>ABD ile İran arasında haziranda sağlanan geçici mutabakatın ardından petrol fiyatlarının savaş öncesindeki seviyelere yaklaşması, enflasyon endişelerinin azalmasına ve Avrupa borsalarında risk iştahının yeniden artmasına yardımcı oldu.</p><p>Bununla birlikte ateşkesin kırılgan yapısı, Boğaz&amp;#39;daki mayın riski ve deniz trafiğinin tam kapasiteye ulaşmaması, jeopolitik risk priminin ilk yarı sonunda tamamen ortadan kalkmasını engelledi.</p><p><strong>- Avrupa Merkez Bankası faiz artırdı</strong></p><p>Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon görünümünü bozması, Avrupa Merkez Bankasının haziran toplantısında üç temel politika faizini 25 baz puan artırmasına neden oldu.</p><p>Kararın ardından mevduat faizi yüzde 2,25&amp;#39;e, ana refinansman faizi yüzde 2,40&amp;#39;a ve marjinal fonlama faizi yüzde 2,65&amp;#39;e yükseldi.</p><p>Banka, 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 3 olarak açıklarken ekonomik büyüme görünümüne ilişkin aşağı yönlü risklere dikkati çekti.</p><p>ABD Merkez Bankasının 17 Haziran&amp;#39;da politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakması ve bazı banka yetkililerinin yılın kalan döneminde faiz artırımına ihtiyaç duyulabileceğine işaret etmesi de küresel tahvil getirileri üzerinden Avrupa hisselerindeki oynaklığı artırdı.</p><p>-<strong> Savunma harcamaları Avrupa hisselerini destekledi</strong></p><p>Avrupa borsaları 2026&amp;#39;ya güçlü bir başlangıç yaparken Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini genişletme planları, bölgedeki savunma ve havacılık şirketlerinin hisselerini destekledi.</p><p>Almanya&amp;#39;nın altyapı ve savunma harcamalarını artıracağına yönelik beklentiler, mühendislik, inşaat ve sanayi şirketlerine de olumlu yansıdı. Kamu harcamalarındaki artışın ekonomik büyümeyi hızlandıracağı beklentisi, özellikle yılın ilk aylarında DAX endeksinin rekor seviyelere ulaşmasına katkıda bulundu.</p><p>Savunma şirketlerinin artan sipariş hacimleri ve Avrupa ülkelerinin uzun vadeli askeri modernizasyon programları sektörün gelir beklentilerini güçlendirirken yılın ilerleyen dönemlerinde yüksek değerlemelere ulaşan bazı şirketlerde kar satışları görüldü.</p><p><strong>- ABD tarifeleri ihracatçı şirketleri etkiledi</strong></p><p>ABD&amp;#39;nin ticaret politikaları, Avrupa piyasalarının ilk yarının başındaki ana gündem maddelerinden biri oldu.</p><p>ABD Yüksek Mahkemesi, 20 Şubat&amp;#39;ta Trump yönetiminin Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası kapsamında uyguladığı tarifelerin büyük bölümünü iptal etti. Kararın ardından ABD yönetimi, çoğu ülkeden yapılan ithalata 150 gün süreyle yüzde 10 ek gümrük vergisi getirdi.</p><p>ABD yönetiminin Avrupa Birliği ile daha önce varılan ticaret anlaşmasındaki tarife üst sınırına bağlı kalacağını ve bölgeden yapılan ithalatın büyük bölümünde vergi oranının yüzde 15&amp;#39;i aşmayacağını açıklaması, ticaret kaynaklı baskıyı kısmen azalttı.</p><p>Bununla birlikte Çin&amp;#39;de büyüyen elektrikli araç pazarı ve artan rekabet, Avrupalı otomotiv şirketleri üzerinde baskı unsuru olmayı sürdürdü.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5b25ad51-7aea-46dc-9339-8b2aa44ce34a-bgh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD'de istihdam verilerinin zayıf gelmesi emtia piyasalarını hareketlendirdi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-istihdam-verilerinin-zayif-gelmesi-emtia-piyasalarini-hareketlendirdi</link><description><![CDATA[Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD'de haziran ayına ilişkin tarım dışı istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz patikasına yönelik beklentilerdeki değişim ve dolar endeksindeki gerileme fiyatlamalar üzerinde etkili oldu]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-istihdam-verilerinin-zayif-gelmesi-emtia-piyasalarini-hareketlendirdi</guid><pubDate>2026-07-06T10:02:00+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD&amp;#39;de tarım dışı istihdam haziranda 57 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. İstihdamda, profesyonel ve ticari hizmetler, sosyal yardım ve sağlık hizmetleri alanlarında artış eğilimi sürerken eğlence ve konaklama sektöründe ise istihdam kaybı yaşandı.</p><p>Nisan ayında kaydedilen artış 179 binden 148 bine, mayıs ayında yaşanan artış ise 172 binden 129 bine revize edildi. İşsizlik oranı da haziranda, piyasa beklentisi olan yüzde 4,3&amp;#39;ün aksine yüzde 4,2&amp;#39;ye geriledi.</p><p>Analistler, işgücüne katılım oranındaki düşüşün işsizlik oranının gerilemesinde etkili olduğunu, bu düşüşün gelecek aylarda tersine dönerek işsizlik oranını yeniden yükseltme riski taşıdığını belirtti.</p><p>Beklentilerin altında gelen istihdam verileri, Fed&amp;#39;in gelecek dönemde faiz patikasında daha esnek hareket edebileceğine yönelik fiyatlamaları desteklerken, yatırımcıların faiz artırımı beklentilerini de aşağı çekti. İstihdam raporunun ardından Fed&amp;#39;in eylül ayında faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 67&amp;#39;den yüzde 63&amp;#39;e geriledi.</p><p>Önde gelen merkez bankası yetkililerinin açıklamalarının da yakından izlendiği haftada, 2026 Avrupa Merkez Bankası Merkez Bankacılığı Forumu&amp;#39;nun kapanış günündeki politika panelinde konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyon beklentileri ile enflasyona ilişkin risklerin son haftalarda gerilediğini belirterek, &amp;quot;Piyasalardaki oynaklık artmadı, azaldı, tahvil getirileri yükselmedi, geriledi, enflasyon beklentileri de düştü.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Warsh, &amp;quot;Bu merkez bankasının yüzde 2&amp;#39;nin üzerinde bir enflasyon hedefiyle rahat edeceğini düşünenler varsa sanırım hayal kırıklığına uğrayacaklar.&amp;quot; dedi.</p><p>Bu gelişmelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 11 baz puan artışla yüzde 4,49&amp;#39;a çıkarken, Fed&amp;#39;in faiz oranlarını yakın zamanda artıracağına dair öngörülerin zayıflamasıyla dolar endeksi haftayı yüzde 0,5 azalışla 100,8 seviyesinden tamamladı.</p><p><strong>- Değerli metallerde zayıf istihdam verisi desteği</strong></p><p>ABD&amp;#39;de tarım dışı istihdamın beklentilerin altında kalması, Fed&amp;#39;in faiz artırımı ihtimalini ve dolar endeksini düşürerek değerli metallere alım getirdi.</p><p>Faiz artırımı ihtimalinin azalması, faiz getirisi olmayan değerli metalleri elde tutmanın maliyetini düşürerek özellikle gümüş ve paladyuma yönelik güçlü alımları beraberinde getirdi.</p><p>Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 5,9, paladyumda yüzde 5,4, altında yüzde 2,5 ve platinde yüzde 0,9 arttı.</p><p><strong>- Baz metallerde arz ve talep dinamikleri ayrıştı</strong></p><p>Baz metallerde ise zayıf dolar kaynaklı makro destek ile emtia bazında farklılaşan arz görünümü fiyatlamalarda etkili oldu.</p><p>Bakırda, zayıf istihdam verisinin ardından altın ve gümüşle birlikte gelen alımlar fiyatları destekledi.</p><p>Alüminyumda, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki taşımacılığın normalleşmesiyle Körfez Bölgesi&amp;#39;nden arzın yeniden piyasaya girme beklentisi ile Çin ve Endonezya&amp;#39;daki üretim artışı satış baskısı oluşturdu.</p><p>Nikelde Endonezya&amp;#39;nın maden kotalarına ilişkin gevşeme sinyalleri ve Çin&amp;#39;de zayıf seyreden paslanmaz çelik talebi satışları desteklerken, çinkoda kar satışları öne çıktı.</p><p>Bu gelişmelerle birlikte baz metallerde tezgah üstü piyasada libre bazında fiyatlar çinkoda yüzde 1,3 ve bakırda yüzde 0,5 artarken, alüminyumda yüzde 3,5, nikelde yüzde 2,4 ve kurşunda yüzde 0,7 geriledi.</p><p><strong>- Brent petrolde jeopolitik iyimserlik hakim</strong></p><p>Enerji grubuna bakıldığında, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki ticari taşımacılığın normalleşmesi petrol fiyatlarını aşağı çekerken, ABD&amp;#39;deki sıcak hava tahminleri doğal gaz fiyatlarını destekledi.</p><p>Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri&amp;#39;nin ihracatını savaş öncesi seviyelere yaklaştırması, petrol fiyatları içindeki risk priminin gerilemesine neden oldu.</p><p>Doğal gaz ise ABD&amp;#39;de etkili olan sıcak hava dalgasının soğutma amaçlı talebi artırmasıyla petrolden ayrıştı. Buna karşın üretimin ve stokların yüksek seyretmesi yükselişi sınırladı.</p><p>Bununla birlikte, haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı yüzde 0,4 artarken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,1 düşüşle 72 dolara indi.</p><p><strong>- Tahıllarda buğday USDA verileriyle ayrıştı</strong></p><p>Tarım emtialarında tamamlanan haftada, ABD Tarım Bakanlığının (USDA) haziran ayı çeyreklik stok ve ekim alanı raporları fiyatlamalarda etkili oldu.</p><p>Buğdayda, ABD&amp;#39;nin haziran başı stoklarının beklentilerin altında kalması ve ekim alanının tahminlerin gerisinde açıklanmasıyla alıcılı bir seyir izlendi.</p><p>Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası&amp;#39;nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 1,8 artarken, pirinçte yüzde 2,3, soya fasulyesinde yüzde 0,8 ve mısırda yüzde 0,2 geriledi.</p><p><strong>- Kahvede Brezilya&amp;#39;daki hasat gecikmeleri sert yükselişe neden oldu</strong></p><p>Yumuşak emtialarda tamamlanan haftada, hava koşulları kaynaklı arz endişeleri fiyatlamalarda öne çıktı.</p><p>Kahve fiyatları, Brezilya`da yeniden etkili olan yağışların hasadı geciktirmesi ve borsada kayıtlı arabica kahve stoklarının 377 bin 465 çuvalla Mart 2024`ten bu yana en düşük seviyeye gerilemesiyle yükseldi.</p><p>El Nino hava olayının Brezilya&amp;#39;da eylül-ekim döneminde ağaçların çiçeklenme sürecini geciktirerek 2026/2027 sezonu rekoltesini olumsuz etkileyebileceği endişesi de yükselişi destekledi.</p><p>Kakaoda, Fildişi Sahili&amp;#39;nde liman girişlerinin geçen yılın yüzde 18,4 üzerinde seyretmesiyle güçlü arz görünümü ve zayıf talep sinyalleri, iki haftalık sert yükselişin ardından bir miktar geri çekilmeye yol açtı.</p><p>ABD&amp;#39;de Intercontinental Exchange&amp;#39;te libre bazında fiyatlar kahvede yüzde 10,6, şekerde yüzde 2,1 ve pamukta yüzde 1 artarken, kakaonun ton başına fiyatı yüzde 1,5 geriledi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/343f3a44-5b0f-4041-85cb-2d82582f1e88-cvbnmk.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları karışık seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-9-55-43</link><description><![CDATA[Asya borsalarında, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin azalması ve enerji maliyetlerindeki düşüşlere karşın teknoloji hisselerindeki satışlarla karışık bir seyir izleniyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-9-55-43</guid><pubDate>2026-07-06T09:55:43+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD&amp;#39;de geçen hafta açıklanan istihdam verilerinin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artıracağına yönelik beklentileri azaltması küresel risk iştahı üzerinde etkili olurken yeni haftada teknoloji hisselerinde satış ağırlıklı bir seyir izleniyor.</p><p>Öte yandan, bölgede sanayi ve ticaret şirketlerinin performansı endekslerin pozitif tarafta konumlanmasında etkili oluyor. Jeopolitik tarafta ise Çin ve Rusya donanmalarının Sarı Deniz ve çevresindeki sularda ortak askeri tatbikata başlayacağı bildirildi.</p><p>Çin Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, iki ülke arasındaki askeri işbirliği kapsamındaki yıllık &amp;quot;Ortak Deniz-2026&amp;quot; tatbikatının, Çin&amp;#39;in doğusundaki Şandong eyaletinin Çingdao şehir çevresindeki sularda ve hava sahasında yapılacağı belirtildi.</p><p>Bu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 0,46 azalışla 8.051 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,14 değer kazancıyla 69.844 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,10 düşüşle 4.041 puandan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,81 kazançla 23.589 puandan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi önceki kapanışın yüzde 0,68 üzerinde 78.291 puandan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4869b507-947f-4916-afba-732d01c8e6fa-fdfdfd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Kripto para piyasasının değeri yılın ilk yarısında yaklaşık 1 trilyon dolar eridi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kripto-para-piyasasinin-degeri-yilin-ilk-yarisinda-yaklasik-1-trilyon-dolar-eridi</link><description><![CDATA[Kripto piyasasındaki tüm kripto paraların toplam değerini ifade eden Total Market, bu yılın ilk yarısında 919 milyar 860 milyon dolar azalarak 2 trilyon 36 milyar 610 milyon dolara geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kripto-para-piyasasinin-degeri-yilin-ilk-yarisinda-yaklasik-1-trilyon-dolar-eridi</guid><pubDate>2026-07-06T09:54:06+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Yılın ilk yarısında ABD/İsrail-İran Savaşı ile tırmanan jeopolitik gerilim, artan enflasyonist baskılar, merkez bankalarının sıkı para politikalarına adım atması, dolara olan talebin artması ve tahvil faizlerindeki yükseliş yatırımcıların riskli varlıklardan çıkmasına neden oldu.</p><p>Böylece borsalarda, emtia piyasasında işlem gören ürünlere kadar birçok riskli varlıkta satış baskısı öne çıkarken kripto para piyasası da bu satış baskısına en çok maruz kalan varlık grupları arasında yer aldı.</p><p>ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin gücünü koruması ve bu yıl en az bir faiz artırımına gideceğine yönelik fiyatlamalar, kripto para piyasasındaki düşüşlerin önde gelen nedenleri arasında bulunuyor.</p><p>Kripto paralar gibi getiri sağlamayan, spekülatif varlıklar yüksek faiz oranlarında genellikle düşük performans gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve faiz oranları, kriptoya yatırım yapmanın fırsat maliyetini artırıyor.</p><p>Diğer taraftan, kripto para piyasasının yönünde bireysel yatırımcılardan ziyade kurumsal sermaye akışları daha çok belirleyici olabiliyor.</p><p>Kurumsal şirketlerin bitcoin alımlarını azaltması da bu satış baskısında etkili oldu.</p><p><strong>- Bitcoin yüzde 33 düştü</strong></p><p>Kripto piyasasındaki tüm kripto paraların toplam değerini ifade eden Total Market, bu yılın ilk yarısında yaklaşık 919 milyar 860 milyon dolar azalarak 2 trilyon 956 milyar 470 milyon dolardan 2 trilyon 36 milyar 610 milyon dolara geriledi.</p><p>31 Aralık 2025&amp;#39;te 87 bin 524,9 dolar olan bitcoin haziran ayında 58 bin 635,1 dolara düştü. Bitcoin böylece yılın ilk yarısında yüzde 33 değer kaybetti.</p><p>Ethereum da yılın ilk yarısında yüzde 47 düşüşle 2 bin 976 dolardan 1575 dolara indi. Ethereum haziran ayında 1505,7 dolarla Nisan 2025&amp;#39;ten bu yana en düşük seviyeyi gördü.</p><p><strong>- &amp;quot;Kripto para piyasası sadece kendi iç dinamikleriyle fiyatlanmıyor&amp;quot;</strong></p><p>Blokzincir ve Kripto Varlık Stratejisti Mete Ali Başkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kripto para piyasasında yılın ilk yarısındaki sert satış baskısını tek bir nedene bağlamanın doğru olmayacağını söyledi.</p><p>Başkaya, Fed&amp;#39;in faizleri yüksek seviyelerde tutması, küresel likidite koşullarının sıkı kalması, spot ETF tarafındaki çıkışlar, kurumsal yatırımcı talebindeki zayıflama ve jeopolitik risklerin aynı anda fiyatlanmasının özellikle ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzına ilişkin endişelerin küresel risk iştahını baskıladığını vurguladı.</p><p>Kripto piyasasının kendi içindeki kaldıraçlı pozisyonlarının çözülmesinin de düşüşü hızlandırdığına işaret eden Başkaya, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Bitcoin görece daha dirençli kalırken ethereum ve altcoin tarafında likidite kaybı daha sert hissedildi. Bu süreç bize kripto para piyasasının artık yalnızca kendi iç dinamikleriyle değil, Fed politikası, ETF akımları, dolar likiditesi, jeopolitik riskler ve kurumsal sermaye hareketleriyle birlikte fiyatlandığını gösteriyor. Ben bu dönemi kripto para piyasasının bittiği bir dönem olarak değil, piyasanın kalite ayrımı yaptığı, daha olgun bir düzeltme süreci olarak görüyorum. Kalıcı toparlanma için yeniden güçlü ETF girişleri, daha yumuşak Fed beklentisi, jeopolitik tansiyonun azalması ve piyasaya yeni bir güven hikayesinin gelmesi gerekiyor.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/01f3e045-bc94-41ec-8f05-cd7919bc3a3c-vbh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Altının onsunda 5 hafta sonra gelen yükseliş yatırımcısının yüzünü güldürdü</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/altinin-onsunda-5-hafta-sonra-gelen-yukselis-yatirimcisinin-yuzunu-guldurdu</link><description><![CDATA[Altının onsu, ABD'de beklentilerin altında gelen tarım dışı istihdam verisinin ABD Merkez Bankasının (Fed) yakın zamanda faiz artırımına gitme olasılığını düşürmesiyle geçen hafta yüzde 2,5 artarak 4 bin 175 dolara çıktı ve 5 hafta sonra yatırımcısının yüzünü güldürdü.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/altinin-onsunda-5-hafta-sonra-gelen-yukselis-yatirimcisinin-yuzunu-guldurdu</guid><pubDate>2026-07-06T09:51:23+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD&amp;#39;de açıklanan istihdam verileri ve jeopolitik gelişmelere ilişkin iyimserlikten kaynaklı pozitif etkilerle altının onsu temmuz ayına pozitif başladı.</p><p>ABD&amp;#39;de tarım dışı istihdam haziranda 57 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça altında gerçekleşti. İstihdamda, profesyonel ve ticari hizmetler, sosyal yardım ve sağlık hizmetleri alanlarında artış eğilimi sürerken eğlence ve konaklama sektöründe ise istihdam kaybı yaşandı.</p><p>Tarım dışı istihdamda nisanda kaydedilen artış 179 binden 148 bine, mayıstaki artış 172 binden 129 bine revize edildi.</p><p>ABD&amp;#39;de işsizlik oranı haziranda yüzde 4,2&amp;#39;ye geriledi. Piyasa beklentileri bu dönemde işsizlik oranının mayısta olduğu gibi yüzde 4,3 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi. Bu durum, Fed&amp;#39;in gelecek dönemde faiz patikasında daha esnek hareket edebileceğine yönelik fiyatlamaları desteklerken yatırımcıların faiz artırımı beklentilerini düşürmesine yol açtı. Bu gelişmeyle dolara olan talebin azalması da altın başta olmak üzere değerli metal fiyatlarını destekledi.</p><p>Altının onsu ABD&amp;#39;de beklenenden düşük gelen istihdam verilerinin ardından Fed&amp;#39;in faiz artırımı beklentilerini düşürmesiyle 5 haftanın ardından haftalık bazda yüzde 2,5 artarak 4 bin 175 dolara çıktı ve ilk haftalık kazancını elde etti.</p><p>Öte yandan, jeopolitik gerginliklerin azalmasıyla petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere gerilemesi de altın fiyatlarını desteklerken geçen hafta teknoloji hisselerinde görülen düşüşlerden dolayı yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşması da fiyatlardaki yükselişte etkili oldu.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik gelişmelerin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişeler ve bu endişelerin Fed&amp;#39;e yönelik &amp;quot;şahin&amp;quot; beklentileri artırması bu yıl altın fiyatlarındaki düşüşte etkili olurken altının onsu yılın ilk yarısında yüzde 7,1 değer kaybetmişti.</p><p><strong>- &amp;quot;(ABD&amp;#39;nin tarım dışı istihdam verisi) Bu da getiri açısından altına destek sağladı&amp;quot;</strong></p><p>Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, altının bu hafta doların geçirdiği hafif düşüşten fayda sağladığını belirtti.</p><p>Beklenenden zayıf gelen tarım dışı istihdam verilerinin doların ivmesini bir miktar kırdığını ve bunun da altının yükselişine katkıda bulunduğunu ifade eden Waterer, &amp;quot;100 bin artışın altında açıklanan tarım dışı istihdam verisi, Fed`in faiz artırımlarına yönelik aciliyeti bir dereceye kadar azalttı, bu da getiri açısından altına destek sağladı.&amp;quot; dedi.</p><p>Waterer, petrol fiyatlarının düşük seviyelerde seyrettiğini ve bu durumun da enflasyon açısından altına destek olduğunu kaydetti.</p><p>Altın için daha iyi bir hafta olduğunu ancak yılın başlarında yakaladığı ivmeyi henüz geri kazanamadığını vurgulayan Waterer, &amp;quot;Altının yükseliş ivmesini daha da artırabilmesi için doların daha da değer kaybetmesi gerekecektir. &amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/cf0420b9-142b-4ad9-a47a-713c02da2660-cvbnm.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (6 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-6-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Gram altın, haftanın ilk işlem gününe düşüşle başlamasının ardından 6 bin 259,5 liradan işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-6-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-06T09:49:21+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü ons fiyatındaki artışa paralel değer kazanan gram altın, günü önceki kapanışın yüzde 1,42 üstünde 6 bin 283,5 liradan tamamladı.</p><p>Güne düşüşle başlayan gram altın, saat 09.35 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,3 azalışla 6 bin 259,5 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 320 liradan, Cumhuriyet altını da 41 bin 154 liradan satılıyor.</p><p>Altının ons fiyatı, bugün yüzde 0,42 düşüşle 4 bin 157,5 dolardan işlem görüyor.</p><p><strong>Dövizde son durum</strong></p><p>Dolar/TL, haftanın ilk işlem gününe yatay başlamasının ardından 46,8220 seviyesinden işlem görüyor.</p><p>Cuma günü yükseliş eğiliminde hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 46,8030&amp;#39;dan tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.25 itibarıyla yatay seyirle 46,8220 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla avro/TL yatay seyirle 53,5160&amp;#39;tan ve sterlin/TL önceki kapanışına göre yüzde 0,1 azalışla 62,5080&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 101 seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/d3a11dd0-2b7d-4c58-a795-d9fededce6f1-cfvg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Hazine yarın iki ihale gerçekleştirecek</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hazine-yarin-iki-ihale-gerceklestirecek-9-29-11</link><description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, yarın iki devlet tahvili ihalesi gerçekleştirecek.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hazine-yarin-iki-ihale-gerceklestirecek-9-29-11</guid><pubDate>2026-07-06T09:29:11+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın yayımladığı iç borç ihraç takvimine göre, ilk ihalede 4 yıl (1456 gün) vadeli 6 ayda bir kupon ödemeli Türk lirası gecelik referans faiz oranına (TLREF) endeksli devlet tahvili ilk kez ihraç edilecek.</p><p>İkinci ihalede, 5 yıl (1743 gün) vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli sabit kuponlu devlet tahvilinin yeniden ihracı yapılacak.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8dc50817-4464-4c5d-a0d6-cf9306ee3a47-fdfdfdfdfdfdfdfd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar haftaya karışık seyirle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-haftaya-karisik-seyirle-basladi-9-26-18</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, teknoloji hisselerindeki düşüşlerin etkisiyle haftaya karışık bir seyirle başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-haftaya-karisik-seyirle-basladi-9-26-18</guid><pubDate>2026-07-06T09:26:18+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD&amp;#39;de geçen hafta açıklanan istihdam verilerinin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artıracağına yönelik beklentileri azaltması ve Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi pay piyasalarını pozitif etkilemişti.</p><p>Yeni haftada teknoloji hisselerinde görülen satış baskısıyla küresel piyasalarda risk algısı yüksek kalmaya devam ediyor. Öte yandan Politika yapıcıların faiz oranlarına ilişkin beklentilerine dair daha fazla ip ucu elde etmek için bu hafta gözler Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarına çevrilecek.</p><p>Bu hafta jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi, petrol fiyatlarındaki gerileme ve teknoloji sektörüne ilişkin gelişmelerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Şirketlerin açıklayacakları bilançoların da yatırımcıların odağında olacak.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu ülke bağımsızlığının 250. yılı dolayısıyla South Dakota eyaletinde yaptığı konuşmada İran&amp;#39;ın anlaşmaya varmayı &amp;quot;çok istediğini&amp;quot; savunarak, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran&amp;#39;ın eski lideri Ali Hamaney için yapılan devlet töreni kapsamında Tahran yönetimine &amp;quot;bir hafta izin verdiğini&amp;quot; söyledi.</p><p>Bu gelişmelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi, 2 baz puan azalışla yüzde 4,47&amp;#39;de, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 101 seviyesinde seyrediyor.</p><p>Bugün 4 bin 202,13 dolarla 22 Hazirandan bu yana en yüksek seviyeyi gören altının onsu bu seviyeden gelen satışlarla önceki kapanışın yüzde 0,4 altında 4 bin 159 dolardan işlem görüyor.</p><p>Dolar endeksinin 100 seviyesinin üzerinde seyretmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Analistler, Fed&amp;#39;e ilişkin faiz artırım beklentilerinde gerileme olmasına karşın Bankanın sıkı para politikasına devam edeceğine dair öngörülerin gücünü koruduğuna dikkati çekti.</p><p>Uluslararası yatırım bankalarının altın fiyatlarına ilişkin öngörülerini aşağı yönlü güncellemesi de altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.</p><p>OPEC+ grubunun ağustos ayından itibaren petrol üretim hedeflerini bir kez daha artırma kararı aldığına dair haber akışıyla Brent petrolün varil fiyatı önceki kapanışın hemen altında 72 dolarda seyrediyor.</p><p><strong>- New York borsası perşembe günü karışık seyretti</strong></p><p>Söz konusu gelişmelerle New York borsası, teknoloji hisselerindeki satış baskısının etkisiyle perşeme günü karışık seyretti. Dow Jones endeksi yüzde 1,14 değer kazanırken, S&amp;amp;P 500 endeksi 7.483,24 puanda yatay seyretti. Nasdaq endeksi yüzde 0,80 değer kaybetti.</p><p>ABD&amp;#39;de piyasalar, 4 Temmuz Bağımsızlık Günü tatili dolayısıyla 3 Temmuz Cuma günü kapalıydı. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları pozitif seyretti</strong></p><p>ABD&amp;#39;de beklentilerin altında gelen tarım dışı istihdam verisinin ABD Merkez Bankasının (Fed) yakın zamanda faiz artıracağına yönelik beklentileri zayıflatmasıyla cuma günü bölgede pozitif hava hakimdi.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi&amp;#39;nde, haziran ayında bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 50 puanla son 3 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. İngiltere&amp;#39;de de hizmet sektörüne ilişkin Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) 48,8 puanla Ocak 2023&amp;#39;ten beri görülen en zayıf performansı sergiledi.</p><p>Cuma günü İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,25, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,75, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,39 ve Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,78 değer kazandı. Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları karışık seyrediyor</strong></p><p>Asya piyasalarında da karışık bir seyir öne çıkarken, teknoloji hisselerinde görülen gerilemelerle özellikle Japonya ve Güney Kore borsalarındaki düşüşler öne çıktı.</p><p>Güney Kore borsasında işlem gören SK Hynix&amp;#39;in hisseleri bugün yüzde 2,9 değer kaybetti. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi ise yüzde 0,5 değer kaybederken, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,8 değer kazandı.</p><p><strong>- Borsa günü düşüşle tamamladı</strong></p><p>Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,26 değer kaybederek 14.417,91 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 yükseldi.</p><p>Dolar/TL cuma gününü yüzde 0,2 artışla 46,8030&amp;#39;dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 46,8180&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Öte yandan Beyaz Saray açıklamasına göre, ABD Başkanı Trump Ankara`da düzenlenecek NATO Zirvesi görüşmeleri için salı günü Ankara`ya ulaşacak.</p><p>Trump, Ankara`da düzenlenecek NATO Zirvesi görüşmeleri sonrası Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile de bir araya gelecek.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru ve fiyat gelişmeleri raporu, yurt dışında ise Avro Bölgesinde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), perakende satışlar, ABD&amp;#39;de hizmet sektörü ve ISM hizmet sektörü PMI başta olmak üzere veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın destek, 14.500 ve 14.600 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/12b8672b-24a8-4bc6-a4a9-c89bf924a961-xcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsalarında yapay zeka rallisi Güney Kore ve Japonya’yı öne çıkardı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalarinda-yapay-zeka-rallisi-guney-kore-ve-japonyayi-one-cikardi</link><description><![CDATA[Asya pay piyasalarında 2026’nın ilk yarısında yapay zeka yatırımları ve yarı iletken talebinin etkisiyle Güney Kore ve Japonya borsaları güçlü yükseliş kaydederken, Çin'de artış sınırlı kaldı, Hong Kong borsası ise negatif ayrıştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalarinda-yapay-zeka-rallisi-guney-kore-ve-japonyayi-one-cikardi</guid><pubDate>2026-07-04T12:34:05+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, yılın ilk yarısında Asya`nın önde gelen endeksleri arasında en yüksek getiriyi yüzde 101,1 ile Güney Kore`de Kospi sağladı. Kospi`yi yüzde 39,2 ile Japonya`da Nikkei 225 ve yüzde 3,2 ile Çin`de Şanghay bileşik endeksi izledi. Hong Kong`da Hang Seng endeksi ise bu dönemde yüzde 10,7 değer kaybetti.</p><p>Güney Kore`de Kospi endeksi, 2025 yılını 4.214,17 puandan tamamlamasının ardından 30 Haziran 2026`da 8.476,48 puana yükseldi. Böylece endeks yılın ilk yarısında yüzde 101,1 değer kazandı.</p><p>Kospi, yılın ilk yarısında en düşük seviyesini 2 Ocak`ta 4.216,68 puanla, en yüksek seviyesini ise 19 Haziran`da 9.385,59 puanla gördü. Endeks, ilk yarıyı yıl içi zirvesinin yüzde 9,7 altında tamamlarken, dip seviyesinden 30 Haziran kapanışına kadar yüzde 101 yükseldi.</p><p>Japonya`da Nikkei 225 endeksi de aynı dönemde 50.339,48 puandan 70.062,32 puana çıkarak ilk yarıda yüzde 39,2 yükseldi.</p><p>Endeks, yıl içinde 31 Mart`ta 50.558,91 puanla en düşük, 22 Haziran`da 72.831,73 puanla en yüksek seviyesini kaydetti.</p><p>Çin`de Şanghay bileşik endeksi, 30 Haziran`da 4.094,397 puana ulaştı. Endeksin ilk yarı getirisi yüzde 3,2 olarak gerçekleşti.</p><p>Hong Kong`da Hang Seng endeksi ise bölgedeki diğer önemli endekslerden negatif ayrıştı. Endeks, 2025 yıl sonundaki 25.630,54 puandan 30 Haziran`da 22.881,02 puana gerileyerek ilk yarıda yüzde 10,7 değer kaybetti.</p><p>Hang Seng, yılın ilk yarısında en yüksek seviyesini 29 Ocak`ta 28.056,10 puanla, en düşük seviyesini ise 26 Haziran`da 22.518 puanla gördü. Endeks, 30 Haziran itibarıyla yıl içi zirvesinin yüzde 18,4 altında ilk yarıyı tamamladı.</p><p><strong>- Güney Kore yapay zeka rallisinin merkezi oldu</strong></p><p>Asya piyasalarında ilk yarının en dikkat çekici performansı Güney Kore`de görüldü.</p><p>Samsung Electronics ve SK Hynix`in yapay zeka sistemlerinde kullanılan gelişmiş bellek çiplerine yönelik küresel talebin başlıca yararlanıcıları arasında yer alması, Kospi endeksindeki yükselişin temel unsurlarından biri oldu.</p><p>Yapay zeka işlemcilerinde kullanılan yüksek bant genişliğine sahip bellek ürünlerine yönelik talebin artması, Güney Koreli yarı iletken üreticilerinin sipariş ve gelir beklentilerini destekledi. Çip ihracatındaki güçlü seyir de ülkenin dış ticaret görünümüne olumlu yansıdı.</p><p>SK Hynix`in yüksek bant genişliğine sahip bellek pazarındaki güçlü konumu ve Güney Koreli teknoloji şirketlerine yönelik iyimser beklentiler, yabancı yatırımcıların ülke piyasasına ilgisini artırdı.</p><p>Kospi`de kısa sürede yaşanan sert yükseliş, kredili hisse işlemleri ile kaldıraçlı yatırım ürünlerine yönelik talebin hızla artmasına neden oldu. Ülkedeki denetleyici ve düzenleyici kurumların kaldıraçlı borsa yatırım fonlarına ilişkin uyarılarının ardından endekste sert bir düzeltme yaşandı.</p><p>Buna karşın yapay zeka çiplerine yönelik güçlü talep, teknoloji şirketlerinin olumlu finansal görünümü ve yabancı yatırımcı girişleriyle Kospi, ilk yarıda yüzde 100&amp;#39;ün üzerinde değer kazanarak Asya&amp;#39;nın önde gelen endeksleri arasında en yüksek getiriyi sağlayan endeks oldu.</p><p><strong>- Japonya`da teknoloji şirketleri ve zayıf yen etkili oldu</strong></p><p>Japonya`da Nikkei 225 endeksi, yarı iletken ekipmanı ve teknoloji şirketlerindeki yükselişin yanı sıra zayıf yenin ihracatçı şirketlerin karlarını desteklemesiyle güçlü bir performans gösterdi.</p><p>Tokyo Electron ve Advantest gibi yarı iletken sektörü şirketleri, yapay zeka altyapısına ve çip üretim kapasitesine yönelik yatırımların artmasından olumlu etkilendi.</p><p>Japonya Merkez Bankası, haziran toplantısında politika faizini yüzde 0,75`ten yüzde 1`e çıkararak yaklaşık 31 yılın en yüksek seviyesine yükseltti. Banka, ekonomik görünüm ve enflasyonun tahminleri doğrultusunda ilerlemesi halinde faiz artırımlarına devam edilebileceğine işaret etti.</p><p>Faiz artırımına karşın ABD Merkez Bankasının para politikasında şahin tutumunu sürdüreceğine yönelik beklentilerin dolar talebini desteklemesiyle dolar/yen paritesi 162,84`e çıkarak son 40 yılın en yüksek seviyesini gördü.</p><p>Bu gelişme, Japon yetkililerin döviz piyasasına yeniden müdahale edebileceğine ilişkin beklentileri gündeme getirdi.</p><p><strong>- Çin`de iç talep ve gayrimenkul baskısı sürdü</strong></p><p>Çin`de sanayi üretimi ile yüksek teknoloji ürünlerinin imalatındaki büyüme Şanghay bileşik endeksini desteklese de zayıf tüketim ve gayrimenkul sektöründeki sorunlar yükselişin sınırlı kalmasına neden oldu.</p><p>Ülkede sanayi üretiminin yılın ilk beş ayında yüzde 5,4 artması, lityum iyon batarya, endüstriyel robot ve üç boyutlu yazıcı üretimindeki güçlü yükseliş teknoloji ve ileri imalat şirketlerine yönelik ilgiyi artırdı.</p><p>Buna karşın zayıf iç talep, gayrimenkul yatırımlarındaki düşüş ve konut fiyatlarındaki gerilemenin devam etmesi, Çin ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin endişelerin sürmesine yol açtı.</p><p>Pekin yönetiminin piyasalarda aşırı spekülasyonu önlemek amacıyla denetimleri artırması da risk iştahını sınırlandırarak kısa vadeli fiyat hareketlerinin daha dengeli kalmasına neden oldu.</p><p>Hong Kong`da ana endeksin zayıf kalmasına karşın halka arz piyasasında güçlü bir toparlanma görüldü. Bölgede şirketlerin ilk yarıda halka arzlardan sağladığı kaynak yaklaşık 21,6 milyar dolara ulaşırken, bu tutar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51 arttı.</p><p>Çinli yapay zeka, yarı iletken, robotik ve otonom sürüş şirketlerinin Hong Kong`da işlem görmeye yönelmesi halka arz faaliyetlerini destekledi. Buna karşın Çin`in sermaye çıkışlarına yönelik kontrolleri, gayrimenkul sektöründeki sorunlar ve küresel fonların Çin varlıklarına temkinli yaklaşması Hang Seng endeksi üzerinde baskı oluşturdu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a64b64d5-5fea-445f-9c3b-d0237341c091-sad.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Emtia piyasasında baz metallerde yılın ilk yarısında bakır ve alüminyum fırtınası esti</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/emtia-piyasasinda-baz-metallerde-yilin-ilk-yarisinda-bakir-ve-aluminyum-firtinasi-esti</link><description><![CDATA[Emtia piyasasında baz metal grubunda yılın ilk yarısında yapay zeka veri merkezlerinden gelen taleple bakır fiyatları rekor kırarken, jeopolitik risklerden kaynaklı arz endişeleriyle alüminyum fiyatları 4 yılın zirvesini test etti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/emtia-piyasasinda-baz-metallerde-yilin-ilk-yarisinda-bakir-ve-aluminyum-firtinasi-esti</guid><pubDate>2026-07-04T12:15:56+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarının artması ve ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;ndan kaynaklı arz endişeleri yılın ilk yarısında baz metal fiyatlarını yukarı yönlü etkilerken, bakır ve alüminyum fiyatları bu yükselişlerde başrol oynadı.</p><p>Bakırın libresi, söz konusu dönemde uluslararası piyasalarda yapay zeka veri merkezlerinden gelen yoğun talep ve küresel arza yönelik sıkıntılarla 6,67 dolara ulaşarak rekor kırdı.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki gerginliklerin küresel ekonomik aktivite üzerinde risk oluşturmasıyla ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra bakır fiyatlarında geri çekilmeler görülmesine karşın bu ürünün tedarikine ilişkin sıkıntıların ve talebin devam etmesi fiyatların tekrar toparlanmasını sağladı.</p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın başlaması sonrasında petrol tedarikine ilişkin bozulmaların yenilenebilir enerjiye ilgiyi artırması da bakır fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu.</p><p>Özellikle Asya ve Avrupa ülkelerinin fosil yakıtlara ulaşımının sınırlı hale gelmesiyle bu ülkeler, yenilenebilir enerji tarafına tekrar yoğunlaştı.</p><p>Petrol arzının belirli bir coğrafyada yoğunlaşması, bölgesel gerilimlerin küresel enerji fiyatları üzerinden hızla yayılmasına neden olurken enerji ithalatçısı ülkeler açısından maliyet enflasyonunun kolayca tetiklenmesine yol açtı.</p><p>Öte yandan, enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizlikler, sadece kısa vadeli fiyatlamaları değil, orta-uzun vadede tedarik zincirinde çeşitlendirme, enerji dönüşümü ve stratejik rezerv politikalarının önemini de artırdı.</p><p>Son zamanlarda da Hürmüz Boğazı kaynaklı sıkıntılardan dolayı kükürt tedarikinin de olumsuz etkilenmesi bakır fiyatlarının rekor kırmasında etkili oldu. Özellikle Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti&amp;#39;ndeki bakır üretim hatları, cevher ayrıştırma için gereken sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı durumda. Bu lojistik darboğaz, küresel bakır arzını doğrudan tehdit eder duruma geldi.</p><p>Artan yapay zeka altyapısı yatırımları, elektrikli araç talebindeki büyüme ve yenilenebilir enerji dönüşümünün bakıra yönelik küresel talebini hızla artırdı. Diğer yandan savaş kaynaklı yükselen enerji ve nakliye maliyetleri hem üretim hem de lojistik tarafında ciddi maliyet baskısı oluşturdu.</p><p>Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili&amp;#39;de üretimde yaşanan düşüş, arz-talep dengesini talep lehine bozarak fiyatları destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı. Çin&amp;#39;in bakır ithalatının güçlü seyretmesi de bakır talebinin güçlü kaldığını gösterdi.</p><p>ABD merkezli Freeport şirketinin Endonezya&amp;#39;daki Grasberg madeninde yaşanan ıslak cevher sorunu nedeniyle bakır üretiminin 2027 sonuna kadar tam kapasiteye ulaşamayacağına ilişkin haberler de arz endişelerini artırdı.</p><p>Bakırın libresi böylece ocak ayında yüzde 5, şubat ayında yüzde 1,2 arttı.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki savaşın başlamasının ardından mart ayında yüzde 6 azalan bakırın libresi bu gelişmelerle kayıplarını telafi etti. Nisan ayında yüzde 6 değer kazanan bakırın libresi, mayıs ayında da yükselişlerine devam etti. Mayıs ayında yüzde 6,8 değer kazanan bakırın libresi, 2 Haziranda 6,67 dolarla rekor kırdı.</p><p>Haziran ayını yüzde 2,8 düşüşle tamamlayan bakırın libresi, bu düşüşe karşın yıl genelinde yatırımcısını sevindirdi.</p><p>Bakırın libresi yılın ilk yarısını yüzde 9,8 artışla 6,09 dolardan tamamladı.</p><p><strong>- Alüminyum üretiminde Orta Doğu öne çıkıyor</strong></p><p>Alüminyum fiyatları da Londra Metal Borsasında ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı risklerin arz endişelerine neden olmasıyla bu yıl sert yükseldi.</p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın başlaması sonrasında emtia piyasasında alüminyum en çok etkilenen ürünlerden bir tanesi oldu.</p><p>Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın kapanması ile Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri&amp;#39;nin (BAE) toplam 6,2 milyon ton civarındaki yıllık alüminyum üretimi ve ihracatı risk altında kaldı. Bu üç ülkenin Hürmüz Boğazı üzerinden alüminyum ihracatı yüzde 80&amp;#39;lik orana sahip.</p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra BAE merkezli Emirates Global Aluminium&amp;#39;a (EGA) ait Et-Tavila tesisinin, İran&amp;#39;ın füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) Halife Ekonomik Bölgesi&amp;#39;ne düzenlediği saldırılarda zarar görmesi de arza ilişkin endişelerin kayda değer bir şekilde artmasına neden oldu.</p><p>Savaş başlamadan önce de küresel alüminyum piyasasında arz sıkıntıları varken savaş sonrası arz sıkıntıları daha da şiddetlendi.</p><p>Bu durum, Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın global ham madde piyasaları açısından petrol ve doğal gaz dışında da oldukça kritik olduğunun net göstergesi oldu.</p><p>Alüminyum üretiminde maliyetin yaklaşık yüzde 40&amp;#39;ı elektrik maliyetinden kaynaklanıyor. Söz konusu enerji maliyetinde son dönemde yaşanan artış alüminyum maliyetlerinde artışa yol açtı. Bu da fiyatlamaları yukarı çeken diğer bir unsur oldu.</p><p>Dünyada en fazla alüminyum üreten ülke olan Çin&amp;#39;in söz konusu madenin üretimine üst sınır getirmiş olması nedeniyle, talep arttığı zaman arz bunu desteklemiyor ve bu da fiyatlara yansıyor.</p><p>Bu gelişmelerle Londra Metal Borsası&amp;#39;nda işlem gören alüminyumun ton başına fiyatı ocak ayında yüzde 5 artarak 3 bin 144 dolara çıktı. Şubat ayında yüzde 0,1 azalarak 3 bin 140 dolara inen alüminyum martta yüzde 10,4 artışla 3 bin 467 dolara, nisanda yüzde 0,2 yükselişle 3 bin 474 dolara, mayısta yüzde 5,5 artışla 3 bin 666,5 dolara ulaştı.</p><p>Söz konusu madenin ton fiyatı, 2 Haziran&amp;#39;da 3 bin 787 dolara kadar çıkarak 4 yılın en yüksek seviyesini görse de ABD ve İran arasında imzalanan barış anlaşmasının jeopolitik gerilimlere yönelik kaygıları azaltması nedeniyle ayı yüzde 15,8 azalışla 3 bin 88,5 dolardan tamamladı.</p><p>Haziran ayındaki düşüşe karşın alüminyumun ton başına fiyatı yılın ilk yarısında yüzde 3 arttı.</p><p><strong>- &amp;quot;Bakırdaki yükselişin sebebi yapay zeka yatırımlarındaki patlama&amp;quot;</strong></p><p>Finansal hizmetler şirketi Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bakırdaki yükselişin sebebi olarak yapay zeka yatırımlarındaki patlama olduğunu söyledi.</p><p>Rodda, bu durumun çoğunlukla veri merkezlerinin inşasından kaynaklı olarak piyasada ciddi bir sıkışıklığa yol açtığını belirtti.</p><p>ABD ticaret politikasının da yılın farklı dönemlerinde bakır fiyatlarına etkisi olduğunu ifade eden Rodda, ayrıca 2026&amp;#39;nın başlarında doların değer kaybetmesinin de bakır piyasasını desteklediğini vurguladı.</p><p>Rodda, &amp;quot;Ancak günün sonunda mesele, yapay zeka ve arz dengesinde bitiyor. Bu durum da bize fiyatların güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edebileceğini düşündürüyor.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4aa29260-4aea-4209-a414-ba9621ad4ff9-vbb.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalarda gelecek hafta gözler yoğun veri gündemine çevrildi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-gelecek-hafta-gozler-yogun-veri-gundemine-cevrildi-12-12-46</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD'de açıklanan istihdam verilerinin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırım öngörülerini azaltması ve jeopolitik gerilimlerin hafiflemesiyle geçen hafta pozitif seyrederken gözler, gelecek hafta açıklanacak yoğun veri gündemine çevrildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-gelecek-hafta-gozler-yogun-veri-gundemine-cevrildi-12-12-46</guid><pubDate>2026-07-04T12:12:46+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasaların yönü üzerinde geçen hafta ABD&amp;#39;de açıklanan makroekonomik veriler etkili oldu. Teknoloji hisselerinde görülen dalgalı seyir de hafta genelinde piyasaları etkiledi.</p><p>ABD&amp;#39;de tarım dışı istihdam haziranda 57 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça altında gerçekleşti. İstihdam, profesyonel ve ticari hizmetler, sosyal yardım ve sağlık hizmetleri alanlarında artış eğilimini sürdürürken eğlence ve konaklama sektöründe ise istihdam kaybı yaşandı.</p><p>Tarım dışı istihdamda nisanda kaydedilen artış 179 binden 148 bine, mayıs ayında yaşanan artış 172 binden 129 bine revize edildi.</p><p>ABD&amp;#39;de işsizlik oranı da haziranda yüzde 4,2&amp;#39;ye geriledi. Piyasa beklentileri, bu dönemde işsizlik oranının mayısta olduğu gibi yüzde 4,3 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi.</p><p>ABD&amp;#39;de tarım dışı istihdamın düşmesi, Dünya Kupası öncesi yaşanan işe alım furyasının yavaşlamasından kaynaklandı. Beklentinin altında kalan veri, Fed&amp;#39;in gelecek dönemde faiz patikasında daha esnek hareket edebileceğine yönelik fiyatlamaları desteklerken yatırımcıların faiz artırımı beklentilerini düşürmesine yol açtı.</p><p>Analistler, iş gücüne katılım oranının da işsizlik oranının düşmesinde etkili olduğunu, iş gücüne katılım oranlarındaki son düşüşün gelecek aylarda tersine dönme ve işsizlik oranını yeniden yükseltme riskinin bulunduğunu belirtti.</p><p>İstihdam raporu açıklandıktan sonra Fed`in eylül ayında faiz artırımına gitme ihtimali de yüzde 67`den yüzde 63&amp;#39;e geriledi. Jeopolitik gelişmelere ilişkin iyimser hava da geçen hafta pay piyasalarını destekledi.</p><p>Önde gelen merkez bankalarının yetkililerinin açıklamaları takip edilirken 2026 Avrupa Merkez Bankası (ECB) Merkez Bankacılığı Forumu&amp;#39;nun kapanış günündeki politika panelinde konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyon beklentileri ile enflasyona ilişkin risklerin son haftalarda gerilediğini belirterek, &amp;quot;Piyasalardaki oynaklık artmadı, azaldı, tahvil getirileri yükselmedi, geriledi, enflasyon beklentileri de düştü.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Warsh, &amp;quot;Bu merkez bankasının yüzde 2`nin üzerinde bir enflasyon hedefiyle rahat edeceğini düşünenler varsa sanırım hayal kırıklığına uğrayacaklar.&amp;quot; dedi.</p><p>Bu gelişmelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 11 baz puan artışla yüzde 4,49&amp;#39;a çıktı. Fed&amp;#39;in faiz oranlarını yakın zamanda artıracağına dair öngörülerin zayıflamasıyla haftayı dolar endeksi yüzde 0,5 azalışla 100,8 seviyesinden, altının onsu yüzde 2,5 artışla 4 bin 175 dolardan tamamladı.</p><p>Jeopolitik gerginliklerin azalacağına dair iyimserlikle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,1 düşüşle 72 dolara indi.</p><p><strong>- New York borsası pozitif seyretti</strong></p><p>New York borsasında ABD`de açıklanan veriler, iş gücü piyasasında hız kaybı olmasına rağmen dayanıklılığını koruduğuna işaret etmesiyle geçen hafta pozitif seyretti.</p><p>Bu gelişmelerle haftayı Dow Jones endeksi yüzde 1,97, S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 1,76 ve Nasdaq endeksi yüzde 2,12 artışla tamamladı.</p><p>Gelecek hafta pazartesi hizmet sektörü PMI, salı dış ticaret dengesi, çarşamba Fed toplantı tutanakları ve dış ticaret dengesi, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları takip edilecek.</p><p><strong>- Avrupa borsaları pozitif seyretti</strong></p><p>Avrupa&amp;#39;da şirketlerin açıkladığı güçlü bilançolar ve bunun yıl sonu bilanço tahminlerine ilişkin iyimserliği yükseltmesi, Avrupa piyasalarında risk iştahını artırdı.</p><p>Almanya&amp;#39;da reform paketi üzerinde anlaşmaya varılması da Avrupa borsalarındaki iyimserliğe katkıda bulundu. Bu paketle Almanya&amp;#39;da koalisyon hükümeti, dar ve orta gelirli vatandaşlara yıllık 10 milyar avro tutarında vergi muafiyeti sağlanmasını hedefliyor.</p><p>Bu paketle birlikte Alman hükümeti, büyümeyi de canlandırmayı hedefliyor.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi&amp;#39;nde nisan ayında yüzde 6,3 olan işsizlik oranı, mayıs ayında yüzde 6,2&amp;#39;ye geriledi.</p><p>Avro Bölgesi&amp;#39;nde haziran ayına ilişkin öncü Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık beklentilerin aksine yüzde 0,1 azalırken yıllık yüzde 2,8 artarak beklentilerin altında gerçekleşti.</p><p>Bölgede mayıs ayına ilişkin TÜFE, aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 3,2 artmıştı. Böylece Avro Bölgesi&amp;#39;nde enflasyonun beklentilerin üzerinde yavaşlama kaydettiği görüldü. Bu yavaşlamada petrol fiyatlarındaki gerileme etkili oldu.</p><p>Söz konusu veriye karşın para piyasalarındaki fiyatlamalarda Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yılın geri kalanında faiz artırımına gidebileceği öngörülüyor.</p><p>Analistler, Avro Bölgesi&amp;#39;nde enflasyonda yavaşlama olmasına rağmen hala ECB&amp;#39;nin yüzde 2&amp;#39;lik hedefinin üzerinde olduğunu ve yüzde 3 seviyelerine yakın seyrettiği sürece faiz artırım ihtimallerinin masada bulunacağını söyledi.</p><p>İngiltere&amp;#39;de 1. çeyreğe ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 artarak beklentileri karşılarken yıllık bazda yüzde 0,9 artarak beklentilerin altında gerçekleşti. Ülke ekonomisi, böylece 2024&amp;#39;ün 2. çeyreğinden bu yana ilk defa yüzde 1&amp;#39;in altında büyüdü.</p><p>Diğer taraftan 2026 ECB Merkez Bankacılığı Forumu`nun kapanış gününde gerçekleştirilen &amp;quot;Politika Paneli&amp;quot;nde ekonomi, yapay zeka ve enflasyona ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan ECB Başkanı Christine Lagarde, küresel ekonomideki risklerin birkaç hafta öncesine kıyasla artık &amp;quot;çok daha geniş ölçüde dengelendiğini&amp;quot; belirterek, &amp;quot;Bir stagflasyon ortamında değiliz ve enflasyon cininin şişeden dışarı çıkmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Bu gelişmelerle İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 1,63, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 3, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 1,47 ve Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 4,49 değer kazandı.</p><p>Gelecek hafta pazartesi Avro Bölgesi&amp;#39;nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Almanya&amp;#39;da fabrika siparişleri, salı Almanya&amp;#39;da sanayi üretimi, perşembe ECB toplantı tutanakları, cuma Almanya&amp;#39;da enflasyon takip edilecek.</p><p><strong>- Asya borsaları, Güney Kore hariç pozitif seyretti</strong></p><p>Bölgede açıklanan verilerin ekonomik büyümeye yönelik iyimser tablo çizmesi, Asya piyasalarında da risk iştahını artırdı. Diğer taraftan petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerde seyretmesi de Asya piyasalarında risk iştahını destekleyen başka bir faktör olarak öne çıktı.</p><p>Makroekonomik verilere bakıldığında Japonya&amp;#39;da haziran ayına ilişkin hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 52,2, seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Ülkede haziran ayına ilişkin imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) de 54,8 olarak açıklandı.</p><p>Diğer taraftan Japonya&amp;#39;da 2. çeyrek Tankan Tüm Büyük Sanayi Sermaye Harcamaları, yüzde 11,5 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p><p>Dolar/yen paritesi 162,8&amp;#39;le 40 yılın en düşük seviyelerini görürken Japon politika yapıcıların döviz kuru piyasasına müdahale edebileceğine yönelik öngörülerle haftayı yüzde 0,2 azalışla 161,4 seviyesinden tamamladı.</p><p>Petrol fiyatlarının son dönemlerde savaş öncesi seviyelere kadar gerilemesi de enerji ithalatçısı Japonya için avantaj sağladı.</p><p>Öte yandan Japonya&amp;#39;nın yapay zeka yatırımlarıyla ilgili taşımış olduğu potansiyel ve Japonya Merkez Bankasının (BoJ) hem büyümeyi baskılamadan hem de enflasyonu hızlandırmadan bir para politikası uygulaması, Japon ekonomisinin orta vadede normale dönebileceğine yönelik öngörüleri güçlendiriyor.</p><p>Çin&amp;#39;de de haziran ayına ilişkin imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 51,7 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Söz konusu verinin genişlemeyi ifade eden 50 seviyesinin üzerinde gelmesi, bölge piyasalarını destekledi.</p><p>Çin&amp;#39;in Asya&amp;#39;nın ticaret ve tedarik zincirlerindeki merkezi rolü göz önüne alındığında, ülkedeki sanayi faaliyetlerinin beklenenden daha güçlü olması, bölgede risk iştahına katkıda bulundu.</p><p>Analistler, ülkede ekonomi yönetimini mali teşvikler ve büyüme potansiyelini doğru kullanarak enflasyonla mücadele ettiğini belirtti.</p><p>Güney Kore borsasında ise geçen hafta teknoloji hisselerinin öncülüğünde negatif seyir izlendi. Teknoloji şirketleri SK Hynix&amp;#39;in hisseleri yüzde 9,3, Samsung Electronics&amp;#39;in hisseleri yüzde 11,5 değer kaybetti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 3,84 değer kaybederken Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,55, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,41, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 2,99 değer kazandı.</p><p>Gelecek hafta çarşamba Japonya&amp;#39;da dış ticaret dengesi, perşembe Çin&amp;#39;de enflasyon, cuma Japonya&amp;#39;da Üretici Fiyat Endeksi açıklanacak.</p><p><strong>- Borsa haftayı yükselişle tamamladı</strong></p><p>Yurt içinde geçen hafta alış ağırlıklı seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, haftalık bazda yüzde 1,01 artarak 14.417,91 puana yükseldi.</p><p>Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 46,4390&amp;#39;dan tamamladı.</p><p>Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), haziranda aylık bazda yüzde 0,99, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,8 artış gösterdi. TÜFE, haziranda geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,76, geçen yılın aynı ayına kıyasla da yüzde 32,11 yükseliş kaydetti. Yİ-ÜFE&amp;#39;de Aralık 2025&amp;#39;e göre yüzde 16,09, geçen yılın haziran ayına kıyasla yüzde 28,09 artış gerçekleşti.</p><p>Haftaya Ankara&amp;#39;da düzenlenecek NATO Zirvesi, küresel gündemin odağında olacak. Zirveye devlet ve hükümet başkanları katılacak. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın da zirveye katılım göstermesi bekleniyor.</p><p>Gelecek hafta pazartesi TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru, salı Hazine nakit dengesi, cuma sanayi üretimi takip edilecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5095d393-115b-4503-880a-e82aca2f7365-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsada bu hafta en çok prim yapan 3 hisse hangileri oldu? (29 Haziran-3 Temmuz)</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsada-bu-hafta-en-cok-prim-yapan-3-hisse-hangileri-oldu-29-haziran-3-temmuz</link><description><![CDATA[Bu hafta yatırım araçlarından borsa, altın ve döviz değer kazandı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsada-bu-hafta-en-cok-prim-yapan-3-hisse-hangileri-oldu-29-haziran-3-temmuz</guid><pubDate>2026-07-04T11:21:47+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 1,01 artışla 14.417,91 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.031,72 puanı, en yüksek 14.511,73 puanı gördü.</p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 6,92 artışla 50.476,90 puana, sanayi endeksi yüzde 2,39 yükselişle 18.285,55 puana ve mali endeks yüzde 0,08 değer kazancıyla 20.828,34 puana çıkarken hizmetler endeksi ise yüzde 1,38 azalışla 12.597,00 puana geriledi.</p><p><strong>- Ral Yatırım Holding, en çok prim yapan hisse</strong></p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 31,63 ile Ral Yatırım Holding, ilk sırada yer aldı.</p><p>Ral Yatırım Holding&amp;#39;i yüzde 14,56 ile Şekerbank ve yüzde 13,97 ile KUYAŞ Gayrimenkul izledi.</p><p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 26,08 ile Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret AŞ, yüzde 8,82 ile Efor Yatırım Sanayi Ticaret AŞ ve yüzde 8,13 ile Migros oldu.</p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 821 milyar 720 milyon lirayla ASELSAN, 562 milyar 200 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ ve 560 milyar 700 milyon lirayla Garanti BBVA olarak sıralandı.</p><p><strong>- Altın ve döviz değer kazandı</strong></p><p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 2,79 artışla 6 bin 267 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 2,77 yükselişle 42 bin 238 liraya çıktı.</p><p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 2,79 üzerinde 10 bin 497 liraya yükseldi.</p><p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,38 artarak 46,8040 liraya, avronun satış fiyatı da yüzde 0,49 yükselişle 53,5700 liraya çıktı.</p><p>Geçen hafta 61,7330 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,27 artışla 62,5170 liraya yükseldi.</p><p>İsviçre frangı da yüzde 0,75 değer kazanarak 58,2780 liradan alıcı buldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/38a7149e-583c-4271-b105-29f5a3881f2f-xcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>GOLDA Gıda halka arz sonuçları açıklandı: Bireysele kaç lot verdi?</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/golda-gida-halka-arz-sonuclari-aciklandi-bireysele-kac-lot-verdi</link><description><![CDATA[Golda Gıda'nın halka arz sonuçları açıklandı. Halka arza toplam 749 bin 674 kişi ve kurum katılırken, yurt içi bireysel yatırımcılara hesap başına en fazla 131-132 lot pay dağıtıldı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/golda-gida-halka-arz-sonuclari-aciklandi-bireysele-kac-lot-verdi</guid><pubDate>2026-07-03T03:57:22+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Golda Gıda paylarının halka arzında talep toplama sürecinin ardından dağıtım sonuçları açıklandı.</p><p>Buna göre halka arza toplam 749 bin 674 yatırımcı ve kurumdan talep geldi. Katılımcıların 748 bin 81&amp;#39;ini yurt içi bireysel yatırımcılar oluşturdu.</p><p><strong>Bireysel yatırımcıya kaç lot düştü?</strong></p><p>Halka arz sonuçlarına göre yurt içi bireysel yatırımcı kategorisinde yatırımcılara hesap başına en fazla 131-132 lot pay dağıtımı yapıldı.</p><p>Bu miktar, halka arz fiyatı üzerinden yaklaşık 1.205 TL ile 1.214 TL arasında bir yatırım tutarına karşılık geldi.</p><p><strong>Yüzde 5&amp;#39;in üzerinde pay alan olmadı</strong></p><p>Açıklanan sonuçlara göre halka arz edilen payların yüzde 5&amp;#39;inden fazlasını alan herhangi bir kişi veya kurum bulunmadı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/ccad2d1b-f87c-4c9d-b22d-3e247fca2944-cvcbc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>"Depolama ve yenilenebilir enerji üzerine bir gelecek kurguluyoruz"</title><link>https://www.capital.com.tr/sektorler/enerji/depolama-ve-yenilenebilir-enerji-uzerine-bir-gelecek-kurguluyoruz</link><description><![CDATA[Polat Enerji, rüzgar enerjisinde kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük 3 şirketinden biri. Polat Enerji Genel Müdürü Evren Güvenç, “Geleceği depolama teknolojileri, hibrit modeller ve çeşitlendirilmiş bir yenilenebilir portföy üzerine kurguluyoruz. 5 yılda 2.000 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz” diyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sektorler/enerji/depolama-ve-yenilenebilir-enerji-uzerine-bir-gelecek-kurguluyoruz</guid><pubDate>2026-07-03T01:35:22+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Polat Enerji, yenilenebilir enerji sektörünün öncü şirketlerinden biri olarak rüzgar enerjisi santrali (RES) kurulu gücüyle Türkiye`nin ilk 3 şirketi arasında yer alıyor.&amp;nbsp;</p><p><strong>Özlem Aydın Ayvacı / oaydin@capital.com.tr</strong></p><p>Şirket, bugün Türkiye ve Macaristan`daki 12 santraliyle 1.177 MW`ı aşan bir kurulu gücü temsil ediyor. Yıllık yaklaşık 2,5 milyar kWh elektrik üretimiyle 945 bin hanenin enerji ihtiyacını karşılarken her yıl 1,3 milyon ton CO₂e sera gazı emisyonunun da önüne geçiyor. Gerçekleştirdikleri depolama yatırımlarıyla toplam 170 MWh depolama kapasitesini de devreye aldı. Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarıyla öne çıktıklarını belirten Polat Enerji Genel Müdürü Evren Güvenç, 5 yıllık hedeflerini şöyle açıkladı: &amp;ldquo;Kurulu gücümüzü 2.000 MW seviyesine taşırken depolama sistemleri ve jeotermal gibi alternatif yenilenebilir enerji alanlarında arz güvenliğine yüksek katkı sağlayan esnek ve entegre bir enerji portföyüne ulaşmayı hedefliyoruz.&amp;rdquo; Polat Enerji Genel Müdürü Evren Güvenç, Capital`in sorularını şöyle yanıtladı:</p><p><strong>Enerji sektörüne ne zaman girdiniz? Giriş hedefleriniz ne idi?</strong></p><p>Polat Enerji olarak yenilenebilir enerji alanında özellikle rüzg&amp;acirc;r ve güneş enerjisi yatırımları ve santral işletmeciliği odağında faaliyet gösteriyoruz. 2000 yılından bu yana Türkiye`nin rüzg&amp;acirc;r enerjisi potansiyeline erken dönemde inanarak uzun vadeli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir yatırımlar geliştiriyor, enerji dönüşümüne katkı sağlayan güçlü bir üretim altyapısı inşa ediyoruz.</p><p><strong>Bugün itibarıyla kurulu güçte nereye ulaştınız?</strong></p><p>Polat Enerji olarak, 2000 yılında Türkiye`nin yenilenebilir enerji potansiyeline duyduğumuz inançla çıktığımız bu yolda, bugün sektörün dönüşümüne yön veren öncü aktörlerden biri konumuna ulaştık. 2021 yılında Türkiye genelinde yönettiğimiz 5 santral ile 585 MW kurulu güce sahipken, bugün Türkiye ve Macaristan`daki 12 santralimizle 1.177 MW`ı aşan bir kurulu gücü temsil ediyoruz. Yıllık yaklaşık 2,5 milyar kWh elektrik üretimiyle 945 bin hanenin enerji ihtiyacını karşılarken, her yıl 1,3 milyon ton CO₂e sera gazı emisyonunun da önüne geçiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz depolama yatırımlarıyla bugün itibariyle yurtiçi ve yurtdışı toplam 170 MWh depolama kapasitesini de devreye almış bulunuyoruz.</p><p>Büyüme stratejimizin odağında ise yalnızca üretim kapasitemizi artırmak değil; dijital izleme sistemleri, yapay zek&amp;acirc; destekli tahminleme teknolojileri ve akıllı enerji yönetimi çözümlerine yatırım yaparak enerji altyapısına daha fazla esneklik, güvenlik ve sürdürülebilirlik kazandırmak yer alıyor.</p><p>Tüm bu süreçleri dijitalleşmeden sürdürülebilirliğe, enerji güvenliğinden operasyonel verimliliğe kadar uzanan bu dönüşümü, toplumla birlikte değer üreten uzun vadeli bir gelişim modeli olarak görüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde yerel halkın ihtiyaçlarını odağımıza alarak sosyal fayda yaratmayı ve ortak gelişimi desteklemeyi önceliklendiriyoruz.</p><p><strong>2026 yılı kurulu güç dağılımınız nasıl?</strong></p><p>Türkiye`de 2026 yılında Soma, Geycek, Göktepe, Poyraz, Seyitali ve Ege rüzg&amp;acirc;r enerji santrallerimiz ile üretim gerçekleştirirken; yurt dışında özellikle Macaristan`daki güneş enerjisi yatırımlarımızla Szolnok I, Szolnok II, Mezőt&amp;uacute;r, Sz&amp;aacute;szberek, Gyöngyöshal&amp;aacute;sz ve Mezőber&amp;eacute;ny santrallerini işletiyoruz.</p><p>2021 yılında 585 MW olan toplam portföyümüz, 2026 itibarıyla Türkiye`deki 819 MW ve Macaristan`daki 358 MW`lık kapasitemizle birlikte toplamda 1.177 MW`ı aşmıştır. 329 MW ile Türkiye`nin operasyonel en büyük rüzg&amp;acirc;r santrali olan Soma RES, 132 MWh ile en büyük BESS projesi konumundaki Göktepe RES depolamalı kapasite artışı projemiz ve Türkiye`nin ilk depolamalı rüzg&amp;acirc;r kapasite artışı yatırımı olan Ege RES gibi sektörel &amp;quot;ilklere&amp;quot; ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Ayrıca, rüzg&amp;acirc;r, güneş ve depolamayı tek lisansta birleştiren ilk ve tek santral olan Geycek RES, enerji üretimindeki esneklik vizyonumuzun en somut referans noktasıdır.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/bad1c8df-58ae-461c-bdac-218e546f249a-0286d9e7-405f-45c5-b118-97fa13925e2c" style="width: 458px; height: 610.667px;"></p><p><strong>Son 5 yılda enerji sektörü yatırımlarınızı nereye yönlendirdiniz?&amp;nbsp;</strong></p><p>Polat Enerji olarak yatırımlarımızın tamamı yenilenebilir enerji odaklı olup 2026 yılına yönelik hedefimiz hem yurt içinde hem yurt dışında istikrarlı büyümeyi sürdürmektir. Toplam 1.177 MW`ın üzerindeki kurulu gücümüzü; kapasite artışları, hibrit projeler, YEKA ihaleleri ve yeni enerji depolama yatırımlarıyla daha da güçlendirmeyi planlıyoruz. 2000 yılında ülkemizde rüzg&amp;acirc;r enerjisinin öncüsü olurken, bugün de batarya sistemlerinde öncü olarak konumlanıyoruz. Yatırım stratejimizin merkezinde yer alan batarya enerji depolama sistemleri ve hibrit projelerle bu konumumuzu pekiştiriyoruz. Soma RES`te devreye aldığımız Türkiye`nin ilk şebeke ölçekli rüzg&amp;acirc;r ile entegre enerji depolama sistemi, bu dönüşümün en önemli basamaklarından biri olmuştur. Soma, Geycek, Göktepe ve Ege RES projelerimiz kapsamında hayata geçirdiğimiz depolama yatırımlarıyla, bugüne kadar toplam 165 MWh depolama kapasitesini devreye alarak Türkiye`de işletmeye alınan toplam depolama kapasitesinin yarısından fazlasını tek başımıza gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Yurtdışında da benzer şekilde depolama yatırımlarımızı önceliklendiriyoruz. 2026 yılı sonuna kadar yurtiçi ve yurtdışında toplam 500 MWh depolama kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz. Regülatif olarak herhangi bir zorunluluğumuz olmasa dahi tüm santrallerimizin üretim sürekliliğini batarya sistemleriyle destekliyoruz.</p><p><strong>Önümüzdeki döneme dair nasıl hedeflerniz var?</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde, Türkiye`nin yenilenebilir enerji dönüşümüne yön veren en güçlü stratejik paydaşlardan biri olma hedefiyle; teknoloji odaklı yaklaşımımız, yenilikçi yatırım vizyonumuz ve sürdürülebilir büyüme stratejimiz doğrultusunda sektördeki öncü konumumuzu daha da güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelecek vizyonumuzu; depolama teknolojileri, hibrit modeller ve çeşitlendirilmiş bir yenilenebilir portföy üzerine kurguluyoruz.</p><p>5 yıllık stratejik yol haritamız kapsamında temel hedefimiz; kurulu gücümüzü 2.000 MW seviyesine taşırken, depolama sistemleri ve jeotermal gibi alternatif yenilenebilir enerji alanlarında arz güvenliğine yüksek katkı sağlayan esnek ve entegre bir enerji portföyüne ulaşmak.</p><p><strong>Enerjide dışa açılımınız oldu mu? Yurt dışı kurulu güç rakamınız ne kadar? Hedefiniz nedir?</strong></p><p>Hayata geçirdiğimiz Polat Energy Europe yapılanması ile Macaristan`daki güneş enerjisi yatırımlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Toplam 358 MWp kurulu güce sahip Szolnok I, Szolnok II, Mezőt&amp;uacute;r, Sz&amp;aacute;szberek, Gyöngyöshal&amp;aacute;sz ve Mezőber&amp;eacute;ny santrallerimiz aracılığıyla yılda yaklaşık 454 GWh temiz enerji üretirken, yaklaşık 180 bin hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık gelen enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Aynı zamanda yıllık yaklaşık 122 bin ton CO₂e sera gazı emisyonunun önüne geçerek sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlıyoruz.<br><br>Yurt dışı yatırımlarımızın stratejik bir adımı olarak, Macaristan`daki enerji ticareti faaliyetlerimizi yürütmek amacıyla 2025 yılında Lumen Trade`i kurduk. Türkiye ve Macaristan`daki ticaret faaliyetlerimiz sayesinde, yalnızca yenilenebilir enerji üreten bir şirket olmanın ötesine geçerek; üretim, ticaret ve satış süreçlerini entegre biçimde yöneten güçlü bir yapıya dönüşüyoruz.</p><p>Türkiye`de enerji depolama projeleri kapsamında edindiğimiz teknik bilgi birikimi ve operasyonel deneyimi Avrupa`daki projelerimize taşıyarak uluslararası ölçekte güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturuyoruz. Avrupa&amp;#39;da artan talebi, Türkiye`deki operasyonel gücümüzü uluslararası bir tecrübe paylaşımına dönüştürmek için stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Romanya ve İtalya başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki proje geliştirme fırsatlarını da yakından takip ediyoruz.</p><p>Stratejimizin temelinde, enerji üretimini doğa ve toplumla uyum içinde geliştirmek yer alıyor. Bu doğrultuda, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada biyoçeşitlilik odaklı arazi yönetimi uygulamalarını önceliklendiriyor; yenilenebilir enerji yatırımlarımızı çevresel sürdürülebilirliği destekleyen bir yaklaşımla hayata geçiriyoruz. Özellikle Macaristan`daki Lumen Park projemizde, sahaya özgü bitki topluluklarıyla yerel ekosistemi destekleyen öncü çalışmalar yürütüyoruz. Bu vizyoner yaklaşımımızın bir sonucu olarak, Macaristan Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (BCSDH) tarafından &amp;ldquo;Biyoçeşitliliğin Korunması ve Yeniden Kazanılması&amp;rdquo; kategorisinde ödüle layık görülmenin gururunu yaşıyoruz. Bu değerli ödül, çevresel sürdürülebilirliği odağına alan yaklaşımımızın ve doğayla uyumlu enerji üretimi vizyonumuzun uluslararası ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/ec93aca9-ca3b-4b9a-a51f-8b41899a5d1d-cvbn.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (3 Temmuz 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-3-temmuz-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yatay seyirle 14.458,28 puan oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-3-temmuz-2026</guid><pubDate>2026-07-03T01:31:41+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 14.455,03 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 56,70 puan ve yüzde 0,39 artışla 14.511,73 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 3,25 puan ve yüzde 0,02 artışla 14.458,28 puana yükseldi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.400,57 puanı, en yüksek 14.511,73 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında sanayi endeksi yüzde 1,42, teknoloji endeksi yüzde 0,73 ve hizmetler endeksi yüzde 0,11 değer kazanırken, mali endeks yüzde 1,33 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 64&amp;#39;ü yükselirken 33&amp;#39;ü düştü, 3&amp;#39;ü yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Astor Enerji, Akbank, ASELSAN, Yapı ve Kredi Bankası ile Türk Hava Yolları oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 170 dolar</strong></p><p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı&amp;#39;nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,90, bileşik getirisi yüzde 40,30 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1440, sterlin/dolar paritesi 1,3350 ve dolar/yen paritesi 161,1 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 46,8100 liradan, avro 53,5930 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 1,2 artışla 4 bin 170 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,5 yükselişle 72 dolardan işlem görüyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/85709957-8b28-4d92-b61e-d781feee5494-xcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Hepsiburada'dan yerel emeğe dijital destek</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/hepsiburadadan-yerel-emege-dijital-destek</link><description><![CDATA[Hepsiburada, Uluslararası Kooperatifler Günü'nü kutlarken kadın kooperatiflerine sunduğu lojistik, finansman ve pazarlama desteklerini kesintisiz sürdürüyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/hepsiburadadan-yerel-emege-dijital-destek</guid><pubDate>2026-07-03T01:29:42+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Kadın kooperatiflerini e-ticaret ekosisteminin paydaşları arasında konumlandıran Hepsiburada, Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı ile 72 bini aşkın girişimci kadın ve 320&amp;#39;den fazla kooperatifi kapsayan, Türkiye&amp;#39;nin en geniş dijital girişimci kadın ağlarından birini oluşturdu. Geleneksel üretimi katma değerli ürünlere dönüştürerek kooperatiflerin markalaşma ve görünürlüğünü artıran Hepsiburada, yerel emeği dijital ekonomide kalıcı ve sürdürülebilir kılmayı hedefliyor.</p><p><strong>Komisyonsuz Satış ve Ücretsiz Kargo Desteği</strong></p><p>Uluslararası Kooperatifler Günü`nde yerel dayanışmanın önemine dikkat çeken Hepsiburada, platforma kayıtlı tüm kadın kooperatiflerine kalıcı finansal ve operasyonel avantajlar sunmaya devam ediyor. Süresiz yüzde 1 komisyon oranı ve iadeler dahil tüm siparişlerde sağlanan ücretsiz kargo imkanıyla kooperatiflerin operasyonel maliyetleri azaltılıyor.</p><p>Hepsiburada, iadeleri de kapsayacak şekilde tüm siparişlerde kargo maliyetini tamamen üstlenirken ürünlerin dijital ortamda en iyi şekilde sunulabilmesi için 500 ürüne kadar ücretsiz fotoğraf çekimi desteği veriyor., 5.000 TL değerinde HepsiAd reklam bakiyesiyle de platform içi görünürlük artırılıyor. &amp;ldquo;Girişimci Kadınlar Finansal Engelleri Aşıyor&amp;rdquo; projesi kapsamında ise dokuz farklı banka aracılığıyla avantajlı kadın bankacılığı ürün ve hizmetlerine kolayca erişim sağlanıyor.</p><p><strong>5 İlden 5 Kadın Kooperatifine Dijital Dönüşüm Desteği </strong></p><p>Hepsiburada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile 2024 yılında imzalanan &amp;quot;Türkiye&amp;#39;nin Girişimci Kadınları&amp;quot; protokolü kapsamında Nisan ayı itibarıyla &amp;quot;Gelenekten Geleceğe: Kadın Kooperatifleri Dijitalleşiyor&amp;quot; projesiyle, pilot olarak seçilen 5 kadın kooperatifini e-ticaret ve markalaşma süreçlerinde uçtan uca destekliyor. Türkiye&amp;#39;nin farklı bölgelerini temsil eden Manisa&amp;#39;dan Soma Kadın Atölyesi El Sanatları Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Hatay&amp;#39;dan Defne Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, Kars&amp;#39;tan 4K Karslı Kadınları Kalkındırma Kooperatifi, Denizli&amp;#39;den Pamuk Eller Üretiyor Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ve İzmir&amp;#39;den Foça FOKOOP Doğal Ürünler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Hepsiburada`nın uzman ekipleri tarafından kapsamlı bir eğitim ve danışmanlık sürecine dahil ediliyor.</p><p>Ücretsiz ürün fotoğraf çekimleri gerçekleştirilen ve e-ticaret mağazaları açılan kooperatifler; e-ticarete giriş, avantajlı satış koşulları, ürün geliştirme ve ambalajlama, HepsiAd reklam çözümleri, e-ticarette satış artırma stratejileri ve yapay zeka kullanımı gibi başlıklarda eğitimler alırken, Hepsiburada ekiplerinden e-ticaret ve ürün geliştirme konularında danışmanlık desteği de alıyor. Ayrıca kasım ayına kadar akıllı telefonla fotoğraf ve video üretimi, sosyal medya ve iletişim, görsel tasarım ile müşteri yönetimi gibi başlıklarda yeni eğitimler gerçekleştirilecek.</p><p>Beş kadın kooperatifi, Hepsiburada ve KAGİDER iş birliğiyle yürütülen Yol Arkadaşın Burada Eğitim ve Mentörlük Programı&amp;#39;na da dahil edildi. Program kapsamında kooperatifler, KAGİDER üyesi deneyimli girişimci kadınlardan mentörlük desteği alacak.</p><p>Kadın kooperatiflerinin ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen Hepsiburada, desteğini satışa yönelik uygulamalarla da sürdürüyor. Bu kapsamda, 4 Temmuz Uluslararası Kooperatifler Günü&amp;#39;ne özel platformda kadın kooperatiflerinin ürünlerinin öne çıkarıldığı kampanya 6 Temmuz&amp;#39;a dek devam edecek. Kampanya ile kadın kooperatiflerinin görünürlüğünün artırılması ve satışlarının desteklenmesi hedefleniyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/793d4f73-0cbc-4a7f-9003-3fe9af65fc97-fdfd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Altun Gıda, Seğmen Kardeşler Gıda yatırımıyla entegre gıda vizyonunu güçlendiriyor</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/altun-gidadan-kuresel-vizyon-hamlesi-segmen-kardesler-ile-markali-gidada-yeni-donem</link><description><![CDATA[Altun Gıda’nın GMS Yatırım Holding ve Ümit Gümüş ile birlikte gerçekleştirdiği Seğmen Kardeşler Gıda Üretim ve Ambalaj Sanayi A.Ş. yatırımının birinci aşaması Rekabet Kurumu onayıyla tamamlandı. Kurum, şirketin yüzde 74,85 oranındaki paylarının devrine onay verdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/altun-gidadan-kuresel-vizyon-hamlesi-segmen-kardesler-ile-markali-gidada-yeni-donem</guid><pubDate>2026-07-03T01:14:08+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Temelleri 1938 yılında atılan Seğmen Kardeşler Gıda Üretim ve Ambalaj Sanayi A.Ş.`nin %74,85 oranındaki paylarının Altun Gıda, GMS Yatırım Holding ve Ümit Gümüş`e devrine yönelik sürecin Rekabet Kurumu`ndan gerekli onayın alınmasının ardından iki aşamalı sonuçlandırılması kararı verilmiştir.</p><p>Yatırımın 30 Haziran 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1.aşamasında Altun Gıda A.Ş.`ye 30.000.000 TL nominal A grubu ve 14.750.000 TL nominal B grubu; GMS Yatırım Holding A.Ş.`ye ise 5.000.000 TL nominal A grubu ve 39.750.000 TL nominal B grubu payları iktisap etti. İşlem kapsamında Altun Gıda ve GMS Yatırım Holding %71,056 oy hakkına ulaşarak Seğmen Kardeşler Gıda Üretim ve Ambalaj Sanayi A.Ş `nin yönetim kontrolünü elde etti. 2.aşamada ise GMS Yatırım Holding A.Ş. 1.000.000 TL nominal A grubu ve 16.632.610 TL nominal B grubu, Ümit Gümüş ise 26.850.000 TL nominal B grubu payları iktisap edecek.&amp;nbsp;</p><p>Söz konusu satın alma, Altun Gıda`nın uzun vadeli büyüme stratejisi, sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımı ve küresel ölçekte entegre bir gıda şirketi olma vizyonu doğrultusunda atılmış önemli bir stratejik adım olarak değerlendiriliyor.</p><p><strong>Markalı gıdada stratejik genişleme</strong></p><p>&amp;ldquo;Doğadan Hayata, Tarımla&amp;rdquo; yaklaşımı doğrultusunda kalite, güven, sürdürülebilirlik ve teknoloji odağında büyümesini sürdüren Altun Gıda bu yatırımla birlikte, yaş meyve ve sebze odaklı faaliyet alanını paketli gıda kategorilerinde çeşitlendirmeyi hedefliyor. Böylece şirket, ihracattaki güçlü konumunu markalı ürünlerle iç pazara taşıyarak bu alanda da faaliyet göstermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda Seğmen Kardeşler Gıda&amp;#39;nın marka portföyünün uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşınması ve yeni coğrafyalarda konumlandırılması planlanıyor. Uzun vadede ise Türk gıda markalarının küresel pazarlardaki görünürlüğünün, erişiminin ve rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;Global ölçekte entegre gıda şirketi için adım&amp;rdquo;</strong></p><p>Rekabet Kurulu onayının ardından açıklama yapan Altun Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Anıl Altun &amp;ldquo;Bu satın alma uzun vadeli stratejik büyüme planımızın önemli bir kilometre taşını oluşturuyor. Seğmen Kardeşler Gıda, reçel kategorisindeki güçlü konumunun ötesinde; sağlıklı atıştırmalık, baharat, dondurulmuş meyve ve draje gibi yüksek büyüme potansiyeli taşıyan geniş ürün gamıyla önemli bir portföy çeşitliliğine sahip. Bu yatırımın yalnızca belirli bir ürün kategorisine değil; global ölçekte entegre, yüksek katma değerli ve çok kategorili bir gıda ekosistemi inşa etme vizyonumuzun stratejik bir parçasıdır. Anlaşma kapsamında Seğmen Kardeşler Gıda`nın yönetim süreçlerini Altun Gıda liderliğinde yürüteceğiz. Seğmen Kardeşler Gıda`nın marka gücü ile Altun Gıda`nın uluslararası tedarik ve ihracat altyapısının birleşimi, farklı pazarlarda ölçeklenebilir büyüme ve daha geniş bir dağıtım ağı oluşturulması açısından önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz&amp;rdquo; dedi.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/b8696a5d-14c5-42ed-9674-a7442fdcf4bb-e8f39a89-eaed-468a-8f99-eb09f5e8002e" style="width: 368px; height: 564.267px;"></p><p><strong>Tek çatıda güçlü yapı</strong></p><p>Entegrasyon sürecinin iki şirketin güçlü yönlerini tek bir yapı altında birleştirecek şekilde yönetileceğini belirten Anıl Altun, sözlerine şöyle devam etti: &amp;ldquo;Öncelikli odak alanlarımızdan biri, Altun Gıda`nın ihracat ağı, entegre tedarik zinciri altyapısı ve teknoloji odaklı üretim kabiliyetlerini Seğmen Kardeşler Gıda operasyonlarına entegre etmek. Bu sayede, Seğmen Kardeşler Gıda`nın mevcut marka gücünü korurken operasyonel verimliliği artırmayı ve pazar erişimini daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Sürece ilişkin gelişmeleri, ilgili mevzuat çerçevesinde kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.&amp;rdquo;</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/f0a0c839-c4b9-49b8-bf7a-ef33b666bc9e-31a1f3c1-e19e-4970-a417-c1d386b8f425" style="width: 502px; height: 282.793px;"></p><p><strong>Üretim gücü ile marka değerini buluşturan yatırım</strong></p><p>1981 yılında Hatay`da kurulan Altun Gıda, yaş meyve ve sebze üretimi, ihracatı ve lojistik alanlarında uçtan uca entegre iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Narenciye bahçeleri ve jeotermal sera yatırımlarını kapsayan toplam 3,3 milyon m&amp;sup2;`lik üretim alanı ve güçlü tedarik altyapısıyla şirket, operasyonel yetkinliğini her geçen gün daha da güçlendiriyor. Bugün Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere Kuzey Amerika, Orta Doğu, Uzak Doğu ve Afrika`yı kapsayan geniş coğrafyada, 5 kıtada 50`den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Altun Gıda, global pazarlardaki güçlü konumunu sürdürülebilir büyüme vizyonuyla pekiştiriyor. 88 yıllık geçmişe sahip Seğmen Gıda, reçel kategorisinin yanı sıra; baharat, donmuş meyve, draje, kuru meyve ve farklı gıda kategorilerine yayılan geniş ürün portföyüyle Türkiye`nin çok kategorili köklü gıda markaları arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a5ee032b-2a9b-491e-97a5-039156ff4bc5-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Haziran ayı ihracat rakamları belli oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/haziran-ayi-ihracat-rakamlari-belli-oldu</link><description><![CDATA[Genel Ticaret Sistemi'ne (GTS) göre ihracat haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,9 artışla 24 milyar 940 milyon dolar, ithalat yüzde 23,1 yükselişle 35 milyar 319 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/haziran-ayi-ihracat-rakamlari-belli-oldu</guid><pubDate>2026-07-03T11:47:52+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığının, haziran ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerinden oluşan veri bülteni yayımlandı.</p><p>GTS esas alınarak hazırlanan verilere göre ihracat, geçen ayın Haziran 2025&amp;#39;in aynı ayına kıyasla yüzde 21,9 artarak 24 milyar 940 milyon dolara, ithalat yüzde 23,1 yükselişle 35 milyar 319 milyon dolara çıktı.</p><p>Aynı dönemde, dış ticaret hacmi yüzde 22,6 artışla 60 milyar 259 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı, bu dönemde yüzde 26,3 yükselişle 10 milyar 378 milyon dolar oldu.</p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen ay yıllık bazda 0,8 puan azalarak yüzde 70,6, enerji verileri hariç tutulduğunda 1 puan yükselişle yüzde 80, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda 0,7 puan düşüşle yüzde 83,2 olarak hesaplandı.</p><p><strong>- Ürün, ülke ve ülke gruplarına göre ihracat</strong></p><p>Geçen ay en çok ihracat yüzde 24,8 artışla ve 13 milyar 353 milyon dolarla &amp;quot;ham madde (ara mallar)&amp;quot; grubunda yapıldı. Bu grubu, yüzde 14,2 artış ve 7 milyar 456 milyon dolarla &amp;quot;tüketim malları&amp;quot;, yüzde 32,7 artış ve 3 milyar 737 milyon dolarla &amp;quot;yatırım (sermaye) malları&amp;quot; takip etti.</p><p>Söz konusu ayda sektörlere göre ihracatın payı, imalat sanayisinde yüzde 93,7 (23 milyar 361 milyon dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 3,5 (885 milyon dolar), madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2 (498 milyon dolar) olarak belirlendi.</p><p>Haziran&amp;#39;da en fazla ihracat yapılan ülke, 1 milyar 971 milyon dolarla Almanya oldu. Bu ülkenin ardından 1 milyar 540 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 355 milyon dolarla İtalya geldi.</p><p>İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içindeki payı yüzde 45,8 olarak hesaplandı.</p><p>Haziran&amp;#39;da en fazla ihracat yapılan ülke grupları, 10 milyar 743 milyon dolarla Avrupa Birliği (AB), 3 milyar 900 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri, 3 milyar 557 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak kayıtlara geçti.</p><p><strong>- İthalat verileri</strong></p><p>Haziranda en çok ithalat, yüzde 30 artış ve 25 milyar 221 milyon dolarla &amp;quot;ham madde (ara mallar)&amp;quot; grubunda yapıldı. Bu grubu yüzde 19,9 artış ve 5 milyar 30 milyon dolarla &amp;quot;yatırım (sermaye) malları&amp;quot;, yüzde 1 azalış ve 5 milyar 4 milyon dolarla &amp;quot;tüketim malları&amp;quot; izledi.</p><p>Sektörlere göre ithalat payları, yüzde 81,3 ile imalat sanayisinde (28 milyar 716 milyon dolar), yüzde 10,8 ile madencilik ve taş ocakçılığında (3 milyar 818 milyon dolar), yüzde 5,3 ile tarım, ormancılık ve balıkçılıkta (1 milyar 874 milyon dolar) hesaplandı.</p><p>Haziranda en fazla ithalat yapılan ülkeler, 5 milyar 277 milyon dolarla Çin, 2 milyar 656 milyon dolarla Rusya ve 2 milyar 465 milyon dolarla Almanya oldu.</p><p>İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payı, yüzde 52,8 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Söz konusu ayda en fazla ithalat yapılan ülke grupları, 10 milyar 493 milyon dolarla AB, 9 milyar 764 milyon dolarla Asya ülkeleri ve 5 milyar 308 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri olarak sıralandı.</p><p><strong>- Ocak-haziran döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,4 arttı</strong></p><p>GTS kapsamında ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre ihracat, yüzde 3,6 artarak 136 milyar 59 milyon dolar, ithalat yüzde 4,6 yükselişle 189 milyar 153 milyon dolar, dış ticaret hacmi yüzde 4,2 artışla 325 milyar 212 milyon dolar olarak hesaplandı.</p><p>Söz konusu dönemde, dış ticaret açığı yüzde 7,4 yükselişle 53 milyar 94 milyon dolar olarak kaydedildi.</p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 71,9 oldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3b20e28b-5499-4c35-8108-66d4eefa1a96-vbn.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türk girişimci dünyanın süper yat devlerini Monaco'da buluşturuyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turk-girisimci-dunyanin-super-yat-devlerini-monacoda-bulusturuyor</link><description><![CDATA[Miami'de büyük başarı kazanan Global Superyacht Forum (GSYF), dünya denizcilik ve yat sektörünü Monaco’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turk-girisimci-dunyanin-super-yat-devlerini-monacoda-bulusturuyor</guid><pubDate>2026-07-03T11:41:07+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dünya süper yat ve denizcilik sektörünün en üst düzey karar vericilerini [DO1] bir araya getiren küresel platform Global Superyacht Forum (GSYF), 2027 yılının Eylül ayında Bodrum&amp;#39;da düzenlenecek büyük bir Maritime &amp;amp; Süper Yat Zirvesi ile Türkiye&amp;#39;de buluşmaya hazırlanıyor. Platformun kurucusu Türk girişimci olan Şekip Hardal, global yolculuğunun en anlamlı duraklarından birini kendi ülkesinde gerçekleştireceğini belirtti.</p><p>Geçtiğimiz nisan ayında Miami Beach&amp;#39;teki W South Beach otelinde başarıyla gerçekleşen etkinliğin ikinci duraği ise Monaco`da yapılacak. &amp;nbsp;Tayland, S&amp;atilde;o Paulo, Cartagena, Meksika (Los Cabos), Panama, Dominik Cumhuriyeti ve El Salvador&amp;#39;da Global Superyacht Forum`u düzenleyecek olan Şekip Hardal, &amp;ldquo;Dünyanın dört bir yanından süperyat sahiplerini, dünyaca ünlü süperyat firmalarının temsilcilerini sektörün önde gelen fikir liderlerini bir araya getirdiğimiz etkinliğimizin sıradaki durağı Monaco. Kendi ülkemin eşsiz coğrafyasını, imkanlarını, gelişmişlik düzeyini tüm dünyaya tanıtmaya hazırlanırken dünya çapında gerçekleştirmeye devam ettiğimiz GSYF etkinliğimiz ile sektöre yön vermeyi hedefliyoruz&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Amaç: Türkiye&amp;#39;yi Küresel Denizcilik Ekosisteminin Merkezine Taşımak</strong></p><p>Geleneksel bir tekne fuarından farklı olarak; yatırım, hukuki çerçeve ve sermaye hareketliliği konularının ele alındığı, kapalı-kapı formatında üst düzey bir platform olarak kurgulandığını belirten Hardal: &amp;ldquo;Zirvenin, hem ülkemize hem de yatırımcı markalarımıza doğrudan yabancı yatırım çekilmesi, yüksek gelirli turizmin geliştirilmesi ve yat mühendisliği ile marina hizmetleri alanlarında nitelikli istihdam yaratılması açısından önemli katkılar sağlamasını bekliyoruz. Monaco, dünyanın en büyük süper yat sahiplerini, yatırımcılarını, brokerlarını, yönetim şirketlerini ve tasarımcılarını aynı yerde buluşturan en önemli merkezlerden biri. Elde ettiğimiz deneyimi 2027`nin Eylül ayında ülkemizde yaşatmayı hedefliyoruz&amp;rdquo; diye konuştu.</p><p><br></p><p><br></p><p><br></p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9436630a-db70-4132-babc-a392e95cc051-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item></channel></rss>