<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"><channel><atom:link href="https://www.capital.com.tr/rss/all" rel="self" type="application/rss+xml"/><title>Capital Online</title><lastBuildDate>2026-05-17T09:49:25+03:00</lastBuildDate><copyright>Copyright (c) 2026 Capital Online</copyright><ttl>5</ttl><image><title>Capital</title><url>https://i.capital.com.tr/capital/assets-web/capital.png</url><link>https://www.capital.com.tr/</link><width>144</width><height>60</height><description>Capital</description></image><description>Capital</description><link>https://www.capital.com.tr/</link><language>tr</language><item><title>Emtia piyasalarında yönü ABD enflasyonu ve ABD-Çin görüşmeleri belirledi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/emtia-piyasalarinda-yonu-abd-enflasyonu-ve-abd-cin-gorusmeleri-belirledi</link><description><![CDATA[Emtia piyasasında bu hafta fiyatlamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti ve ABD'de açıklanan enflasyon verileri üzerinden şekillenirken, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler yatırımcıların odağındaki yerini korudu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/emtia-piyasalarinda-yonu-abd-enflasyonu-ve-abd-cin-gorusmeleri-belirledi</guid><pubDate>2026-05-17T12:01:46+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD yönetiminin İran&amp;#39;ın sunduğu ateşkes teklifini kabul etmemesi hafta içindeki önemli gelişmelerden biri olarak öne çıktı. Bu karar, Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimin sürebileceği algısını güçlendirdi.</p><p>Söz konusu gelişme, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol ve doğal gaz akışına ilişkin endişeleri artırdı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran&amp;#39;ın karşı teklifini &amp;quot;kabul edilemez&amp;quot; bulduğu, taraflar arasındaki görüşmelerde Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın yeniden açılması ve nükleer program başlıklarında anlaşmazlıkların sürdüğü bildirildi.</p><p><strong>- ABD enflasyon verileri emtia piyasalarında fiyatlama davranışını belirledi</strong></p><p>Makroekonomik veri tarafında ise ABD&amp;#39;de enflasyon göstergelerinin beklentileri aşması, emtia piyasalarında fiyatlama davranışını belirleyen bir diğer unsur oldu.</p><p>ABD&amp;#39;de nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 3,8 artarak Mayıs 2023&amp;#39;ten bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışın TÜFE&amp;#39;deki yükselişin yüzde 40&amp;#39;tan fazlasını oluşturduğu, gıda fiyatlarında da yukarı yönlü baskının güçlendiği belirtildi.</p><p>Üretici fiyatlarındaki görünüm de maliyet enflasyonuna ilişkin endişeleri artırdı. ABD&amp;#39;de nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık bazda yüzde 1,4 ile Mart 2022&amp;#39;den bu yana en sert artışını gösterirken, yıllık bazda yüzde 6 ile Aralık 2022&amp;#39;den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.</p><p>Aynı dönemde ABD Senatosu&amp;#39;nun Kevin Warsh&amp;#39;ı 54&amp;#39;e karşı 45 oyla ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığına onaylaması, para politikasına ilişkin belirsizlikleri de fiyatlamaların merkezinde tuttu.</p><p>Analistler, Warsh&amp;#39;ın göreve gelmesiyle Fed&amp;#39;in iletişim stratejisi, bilanço yönetimi ve faiz patikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenebileceğini belirterek, yüksek enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentilerin ötelenmesine neden olduğunu kaydetti.</p><p><strong>- Trump-Şi zirvesi enerji ve tarım ürünlerinde izlendi</strong></p><p>Öte yandan, Trump&amp;#39;ın üst düzey iş insanlarından oluşan heyetle Pekin&amp;#39;e gitmesinin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği zirve, emtia piyasalarında enerji ve tarım fiyatlamaları üzerinde etkili oldu.</p><p>Beyaz Saray&amp;#39;ın zirve bildirgesinde, iki tarafın Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın enerji akışını destekleyecek şekilde açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.</p><p>Bu açıklama petrol ve doğal gaz fiyatlarında kısa süreli geri çekilmeye neden olsa da somut bir mekanizma öngörülmemesi ve ABD-İran müzakerelerindeki tıkanıklığın sürmesi, Brent petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin korunmasına yol açtı.</p><p>Trump&amp;#39;ın, Çin&amp;#39;in soya fasulyesi, enerji ve uçak alımını artırmayı kabul ettiğini belirtmesi de piyasalarda yakından izlendi.</p><p><strong>- Değerli metallerde satış baskısı öne çıktı</strong></p><p>Değerli metaller, haftayı ABD&amp;#39;de açıklanan enflasyon verilerinin ardından Fed&amp;#39;in para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesiyle düşüşle tamamladı.</p><p>Analistler, yüksek enflasyonun Fed&amp;#39;in faiz indirim sürecini öteleme ihtimalini artırdığını, bunun da altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttığını belirtti.</p><p>Gümüşün ons fiyatı, hem değerli metal hem de sanayi metali özelliği nedeniyle satış baskısından en fazla etkilenen ürün oldu. Dolar endeksindeki güçlenme ve sanayi talebine yönelik zayıflama beklentileri, gümüşün ons fiyatını baskıladı.</p><p>İsviçre bankası UBS&amp;#39;in gümüş piyasasında daha küçük açık beklentisine işaret etmesi de fiyatlar üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında yer aldı.</p><p>Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 5,5, paladyumda yüzde 5,2, altında ve platinde yüzde 3,8 geriledi.</p><p><strong>- Baz metallerde karışık seyir izlendi</strong></p><p>Baz metallerdeki fiyatlamalarda jeopolitik arz riskleri ve Çin talebine ilişkin beklentilerle karışık bir seyir izlendi.</p><p>Hafta boyunca Hürmüz Boğazı&amp;#39;na ilişkin belirsizlikler, bölgedeki lojistik akışlara yönelik riskler ve arz endişeleri baz metallerde fiyatları destekledi.</p><p>Buna karşın, ABD&amp;#39;de açıklanan enflasyon verilerinin beklentileri aşması, Fed&amp;#39;in faiz indirimine ilişkin beklentileri zayıflatarak haftanın son kısmında sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturdu.</p><p>Alüminyumda, Körfez Bölgesi&amp;#39;ndeki üretim kapasitesine yönelik riskler öne çıktı. Bölgedeki bazı tesislerde üretimin normale dönmesinin zaman alacağına ilişkin beklentiler ve Hürmüz kaynaklı lojistik riskler fiyatları destekledi.</p><p>Bakır fiyatları hafta içinde Hürmüz kaynaklı sülfürik asit ve sülfür arz darlığına ilişkin endişelerle destek bulsa da ABD enflasyon verilerinin ardından kazançlarını sınırladı.</p><p>Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar çinkoda yüzde 2,6, alüminyumda yüzde 1,9, kurşunda yüzde 0,3 ve bakırda yüzde 0,1 artarken, nikelde yüzde 1,9 geriledi.</p><p><strong>- Enerji emtialarında Hürmüz etkisi sürdü</strong></p><p>Enerji emtialarındaki fiyatlamalarda Hürmüz Boğazı&amp;#39;na ilişkin belirsizlikler, ABD-İran ateşkes sürecindeki tıkanma ve küresel arz endişeleri etkili oldu.</p><p>Hafta içinde ABD-İran ateşkes sürecine yönelik haber akışı petrol piyasalarında jeopolitik risk primini artırdı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran&amp;#39;ın son karşı önerisini kabul edilemez bulduğuna ilişkin açıklamaları ve ateşkes sürecinin kırılgan seyrini koruması, arz kesintilerinin sürebileceği endişelerini destekledi.</p><p>Uluslararası Enerji Ajansı&amp;#39;nın (IEA) küresel petrol arzına ilişkin uyarıları da fiyatları destekledi. IEA, küresel petrol arzının 2026&amp;#39;da günlük 3,9 milyon varil düşeceğini, Körfez üretiminin savaş öncesi seviyenin oldukça altında kaldığını ve küresel envanterlerde sert erime yaşandığını bildirdi.</p><p>Doğal gaz tarafında ise fiyatlamalarda depolama verileri, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat tesislerindeki bakım süreci ve Hürmüz kaynaklı küresel LNG arz endişeleri öne çıktı.</p><p>ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, 8 Mayıs ile biten haftada ABD doğal gaz depoları 85 milyar fitküp artış gösterirken, toplam stoklar beş yıllık ortalamanın üzerinde kalmayı sürdürdü.</p><p>Buna karşın, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki jeopolitik gerilim küresel LNG piyasasında sıkışıklığı artırdı. Katar&amp;#39;dan sınırlı sayıda LNG kargosunun Boğaz&amp;#39;dan geçebilmesine karşın, bölgedeki genel ihracat akışlarının kısıtlı kalması fiyatlamalarda destekleyici unsur oldu.</p><p>Bununla birlikte, haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 7,4, Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 7,4 arttı.</p><p><strong>- Tarım emtialarında ABD-Çin görüşmesi izlendi</strong></p><p>Tarım emtialarında hafta içinde karışık bir seyir izlenirken, ABD-Çin tarımsal ticaretinin genişletilmesine yönelik mesajlar izlendi.</p><p>Çin Ticaret Bakanlığı, tarafların tarife indirimleri ve tarife dışı engellerin azaltılması yoluyla tarımsal ticareti artırma konusunda ön mutabakat sağladığını açıkladı.</p><p>Analistler ise ticaret geriliminin azalabileceğine yönelik iyimserliğin tarım emtia piyasasını desteklediğini, ancak Çin&amp;#39;in ihtiyacını büyük ölçüde Brezilya&amp;#39;dan karşılamaya devam etmesi nedeniyle kalıcı etkinin sınırlı kalabileceğini kaydetti.</p><p>Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası&amp;#39;nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 3,4 ve buğdayda yüzde 2,7 artarken, mısırda yüzde 3,4 ve soya fasulyesinde yüzde 2,6 geriledi.</p><p>ABD&amp;#39;de Intercontinental Exchange&amp;#39;te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 0,6 artarken, pamukta yüzde 5,2 ve kahvede yüzde 3,3 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 3,6 düşüşle tamamladı.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/580c6b70-c66b-4413-a506-0d47a784f896-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsada bu hafta en çok kazandıran ve kaybettiren 3 hisse hangileri oldu? (11-15 Mayıs)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/borsada-bu-hafta-en-cok-kazandiran-ve-kaybettiren-3-hisse-hangileri-oldu-11-15-mayis</link><description><![CDATA[Bu hafta yatırım araçlarından borsa, altın ve döviz, dolar hariç değer kaybetti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/borsada-bu-hafta-en-cok-kazandiran-ve-kaybettiren-3-hisse-hangileri-oldu-11-15-mayis</guid><pubDate>2026-05-16T11:31:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 4,61 azalışla 14.367,60 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.265,67 puanı, en yüksek 15.204,92 puanı gördü.</p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da aynı dönemde hizmetler endeksi yüzde 1,43 düşüşle 13.175,87 puana, sanayi endeksi yüzde 2,08 azalışla 18.858,22 puana, teknoloji endeksi yüzde 2,82 kayıpla 50.236,54 puana ve mali endeks yüzde 6,49 değer kaybıyla 19.099,28 puana geriledi.</p><p><strong>- Sarkuysan en çok prim yapan hisse</strong></p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 11,75 ile Sarkuysan ilk sırada yer aldı.</p><p>Sarkuysan&amp;#39;ı yüzde 11,13 ile Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ ve yüzde 7,97 ile Türk Altın İşletmeleri izledi.</p><p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 26,73 ile Ral Yatırım Holding, yüzde 23,48 ile Kiler Holding ve yüzde 21,14 ile Destek Finans Faktoring AŞ oldu.</p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 892 milyar 400 milyon lirayla ASELSAN, 610 milyar 200 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ ve 545 milyar 160 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p><p><strong>- Altın ve döviz dolar hariç geriledi</strong></p><p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 4,16 azalışla 6 bin 630 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 4,14 düşüşle 44 bin 671 liraya geriledi.</p><p>Çeyrek altının satış fiyatı da yüzde 4,16 değer kaybederek 11 bin 105 lira oldu.</p><p>Doların satış fiyatı yüzde 0,39 artarak 45,5440 liraya yükselirken, avronun satış fiyatı yüzde 0,81 azalışla 53,0320 liraya geriledi.</p><p>Geçen hafta 61,8440 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,58 azalışla 60,8640 liraya geriledi.</p><p>İsviçre frangı da yüzde 0,71 düşüşle 57,9880 liradan alıcı buldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/d803c52c-4d64-4a98-9fa7-ba17eee3579d-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar Orta Doğu'daki gelişmelere ve Nvidia bilançosuna odaklandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-orta-dogudaki-gelismelere-ve-nvidia-bilancosuna-odaklandi</link><description><![CDATA[Küresel pay piyasalarında geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti, yapay zeka teması ve ABD'de açıklanan enflasyon verileri öne çıkarken gelecek hafta için gözler jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD'li çip üreticisi Nvidia'nın bilançosuna çevrildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-orta-dogudaki-gelismelere-ve-nvidia-bilancosuna-odaklandi</guid><pubDate>2026-05-16T11:27:07+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimlerin gölgesinde haftaya yön arayışıyla başlayan küresel piyasalarda, ABD Başkanı Trump&amp;#39;ın Çin&amp;#39;e gerçekleştirdiği ziyarette iyimser bir hava esmesiyle teknoloji öncülüğünde risk iştahının görece arttığı görüldü.</p><p>Trump&amp;#39;ın gerçekleştirdiği ziyarete önde gelen şirket yöneticilerinin eşlik etmesi, yapay zeka ve teknoloji alanında büyük yatırımların önünün açılabileceğine yönelik beklentileri kuvvetlendirse de ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın henüz tam olarak sonlanmaması ve yüksek seyreden petrol fiyatlarının olumsuz etkilerinin makroekonomik verilerde belirginleşmesi yatırımcı iştahını törpüledi.</p><p>ABD-İran hattından gelen çelişkili mesajlar petrol fiyatları üzerinde etkili olurken bu durum küresel ölçekte makro görünüme yönelik endişeleri devam ettirdi. Trump&amp;#39;ın, İran ile ateşkesin &amp;quot;yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü&amp;quot; söylemesi, bölgede gerilimin kısa sürede azalacağına yönelik beklentileri zayıflattı.</p><p>Artan petrol fiyatlarının ekonomiye negatif yansımaları ABD&amp;#39;nin enflasyon verilerinde izlendi. Ülkede tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,8 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşirken üretici enflasyonu da beklentileri keskin şekilde aştı ve salgın sonrası dönemin en hızlı yükselişine işaret etti.</p><p>Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki ikincil etkileri, taşımacılık faaliyetleri üzerinden belirginleşmeye başladı. Bu gelişmelerin ardından piyasalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonunda faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri yüzde 65&amp;#39;e yükselirken olası bir indirim olası fiyatlamalardan çıktı.</p><p>Savaş öncesinde para piyasalarında Fed&amp;#39;in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanırken beklentiler terse döndü. Beklentilerin seyrini savaşın gidişatı belirleyecek olsa da halihazırda enerji başta olmak üzere maliyet kaynaklı baskıların enflasyonda ikincil etkileri artırabileceği ifade ediliyor.</p><p>Güçlenen enflasyon endişeleriyle tahvil faizleri yükseliş eğilimini sürdürdü. ABD&amp;#39;nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri sert şekilde yükselerek yaklaşık son 1 yılın zirvelerine ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizi cuma günü yüzde 4,55&amp;#39;e çıkarak Mayıs 2025&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.</p><p>Gelecek hafta, Orta Doğu&amp;#39;daki gelişmelerin yanında yapay zeka temasının seyri üzerinde kritik değer taşıyan Nvidia&amp;#39;nın bilançosu ve Fed&amp;#39;in toplantı tutanakları yakından takip edilecek.</p><p>Diğer taraftan Trump&amp;#39;ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato&amp;#39;dan onay aldı. Fed&amp;#39;den yapılan açıklamada, Jerome Powell&amp;#39;ın başkanlık görev süresinin sona erdiği belirtildi. Warsh&amp;#39;un yemin ederek göreve başlamasının beklendiği kaydedilen açıklamada, Fed Yönetim Kurulunun, Warsh yeni başkan olarak yemin edene kadar Powell&amp;#39;ı geçici başkan olarak atadığı bildirildi.</p><p>Bu gelişmelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 20 baz puan artışla yüzde 4,54&amp;#39;te, dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 1,4 artışla 99,3 seviyesinde kapandı.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimlerin oluşturduğu risklerin ortadan kalkmaması, enflasyon endişeleriyle faiz artırımına ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle altının onsu haftalık bazda yüzde 3,8 düşüşle 4 bin 540 dolara indi. Brent petrolün varil fiyatı da arz endişeleriyle yüzde 7,4 artışla 106,2 dolara yükseldi.</p><p><strong>- New York borsası karışık seyretti</strong></p><p>New York borsasında geçen hafta karışık bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&amp;amp;P 500 yüzde 0,13 yükselirken, Nasdaq endeksi yüzde 0,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,17 düştü.</p><p>Makroekonomik verilere göre ABD&amp;#39;de ikinci el konut satışları nisanda yüzde 0,2 artmasına rağmen piyasa beklentilerinin altında kaldı.</p><p>ABD&amp;#39;de sanayi üretimi, nisanda aylık bazda yüzde 0,7 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Fed New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi, mayısta 19,6 değerine çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p><p>Gelecek hafta salı bekleyen konut satışları, çarşamba Fed toplantı tutanakları, perşembe S&amp;amp;P Global imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, konut başlangıçları, inşaat izinleri, Philadelphia Fed imalat endeksi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma Michigan tüketici güven endeksi takip edilecek.</p><p><strong>- İngiltere&amp;#39;de siyasi belirsizlik tahvil piyasasına yansıdı</strong></p><p>Avrupa borsalarında geçen hafta negatif bir seyir öne çıktı. Bölgede mevcut küresel gelişmelerin yanı sıra İngiltere&amp;#39;deki seçim süreci öne çıktı.</p><p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkede yapılan yerel seçimlerdeki ağır yenilgisi sonrası istifayı düşünmediğini, sürekli değişimin ülkeyi kaosa sürüklediğini söyledi. Ülkede siyasi belirsizliklerin artabileceği endişeleriyle tahvil faizlerinde sert yükselişler görülürken sterlin/dolar paritesi haftalık bazda yüzde 1,9 azalışla 1,3325&amp;#39;e indi.</p><p>Bunun yanı sıra İngiltere&amp;#39;de 1. çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 ile beklentiler dahilinde gerçekleşirken yıllık yüzde 1,1 ile beklentilerin üzerinde geldi.</p><p>Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon beklentilerini tehdit etmesi durumunda Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artışına gitmesinin güçlü bir seçenek olduğunu belirterek, &amp;quot;Haziran ayında tekrar bir araya geleceğiz ve yeni veriler ışığında kararımızı vereceğiz.&amp;quot; dedi.</p><p>Gelecek hafta Avro Bölgesi ve İngiltere&amp;#39;de enflasyon verileri karşılanacak. Analistler, İngiltere&amp;#39;deki enflasyon verilerinde olası hızlanma işaretlerinin ülke tahvil piyasasındaki satış baskını artırabileceğini kaydetti.</p><p>Öte yandan Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ile Avrupa Birliği (AB) verilerine göre Avro Bölgesi&amp;#39;nde, yılın ilk çeyreğinde GSYH önceki çeyreğe göre yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 0,8 artarak beklentiler dahilinde gerçekleşti.</p><p>Bölgede sanayi üretimi martta bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken yıllık bazda yüzde 2,1 geriledi. Piyasa beklentileri, Avro Bölgesi`nde mart ayında sanayi üretiminin aylık bazda yüzde 0,3 artacağı, yıllık bazda yüzde 1,7 düşeceği yönündeydi.</p><p>Bu gelişmelerle geçen hafta İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,44, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 1,97, İtalya&amp;#39;da MIB 30 endeksi yüzde 0,35 ve Almanya&amp;#39;da DAX endeksi yüzde 1,65 düştü.</p><p>Gelecek hafta salı ILO işsizlik oranı, çarşamba Avro Bölgesi ve İngiltere&amp;#39;de enflasyon, Almanya&amp;#39;da ÜFE, perşembe Avro Bölgesi, İngiltere, Almanya&amp;#39;da imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, cuma Almanya&amp;#39;da büyüme ile IFO iş ortamı güven endeksi verileri takip edilecek.</p><p><strong>- Asya borsaları satıcılı seyretti</strong></p><p>Asya tarafında da geçen hafta negatif bir seyir izlenirken gelecek hafta açıklanacak Nvidia bilançosu, ABD-Çin arasında olası anlaşma duyuruları ve Orta Doğu&amp;#39;daki gelişmeler yatırımcıların odağında yer alıyor.</p><p>Geçen hafta Çin&amp;#39;de açıklanan enflasyon verileri ise fiyat artışlarındaki hızlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Ülkede, nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artmıştı.</p><p>Çin&amp;#39;de nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022&amp;#39;den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE&amp;#39;nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.</p><p>Çin Merkez Bankası (PBOC) Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol ve emtia fiyatlarından kaynaklanacak ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu. Banka, ithal enflasyonun ekonomi üzerindeki etkisinin izlenmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Diğer taraftan Japonya Merkez Bankasının (BoJ) nisan ayı toplantısının tutanakları yayımlandı. Şahin görüşlerin hakim olduğu tutanaklarda, &amp;quot;Orta Doğu&amp;#39;daki durum belirsizliğini koruyor ve mevcut koşullar, politika faiz oranının acilen yükseltilmesi gerektiğine işaret etmiyor.&amp;quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>Japonya&amp;#39;da yükselen enerji fiyatlarının enflasyonist baskıları tetiklemesiyle ülkede 20 yıllık tahvil faizi yüzde 3,49&amp;#39;a çıkarak Ağustos 1996&amp;#39;dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.</p><p>Yendeki zayıflık da devam ederken dolar/yen paritesi haftalık bazda yüzde 1,2 artışla 158,8 seviyesine çıktı. Yendeki zayıflığın enflasyonist riskleri ve tahvil piyasasındaki satış baskısını artırması Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güçlenmesine neden oldu.</p><p>Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 0,06, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,07, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 1,63 ve Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,08 düştü.</p><p>Gelecek hafta pazartesi Çin&amp;#39;de sanayi üretimi, perakende satışlar, salı Japonya&amp;#39;da büyüme, sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, cuma Japonya&amp;#39;da enflasyon verileri takip edilecek.</p><p><strong>- Yurt içinde yılın ikinci Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısı takip edildi</strong></p><p>Yurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,61 düşüşle 14.367,60 puandan kapandı.</p><p>Öte yandan geçen hafta yılın ikinci Enflasyon Raporu&amp;#39;nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi&amp;#39;ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Yerleşkesi&amp;#39;nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, &amp;quot;Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9`a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.&amp;quot; dedi.</p><p>Karahan, &amp;quot;2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24`e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15`e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,4950&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Gelecek hafta yurt içinde pazartesi tüketici güven endeksi, işsizlik oranı, çarşamba konut fiyat endeksi, cuma dış ticaret dengesi, kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi takip edilecek.</p><p>19 Mayıs Atatürk&amp;#39;ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle salı günü Borsa İstanbul işleme kapalı olacak.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/0e445903-94b9-44d0-98b2-1beeed111eb7-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>15 Mayıs tarihli SPK bülteninde hangi önemli kararlar alındı?</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/15-mayis-tarihli-spk-bulteninde-hangi-onemli-kararlar-alindi</link><description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye Halk Bankası AŞ’nin toplam 100 milyar liralık borçlanma aracı ihraç başvurusuna onay verdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/15-mayis-tarihli-spk-bulteninde-hangi-onemli-kararlar-alindi</guid><pubDate>2026-05-15T11:15:35+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>SPK&amp;#39;nin haftalık bültenine göre Kurul, Türkiye Halk Bankası AŞ&amp;#39;nin 50 milyar liralık tahvil/finansman bonosu ile 50 milyar liralık sermaye benzeri borçlanma aracı ihracı başvurusunu uygun buldu.</p><p>Kurul ayrıca, Alves Kablo Sanayi ve Ticaret AŞ`nin 1 milyar liralık tahvil/finansman bonosu ile Şekerbank TAŞ`ın 350 milyon dolar tutarındaki tahvil/finansman bonosu ve sermaye benzeri borçlanma aracı ihracına izin verdi.</p><p>SPK, Değer Varlık Kiralama AŞ`nin 3 milyar liralık yönetim sözleşmesine dayalı kira sertifikası ile Emlak Konut Varlık Kiralama AŞ`nin 650 milyon dolarlık sahipliğe dayalı ve alım satıma dayalı kira sertifikası ihraç başvurularını da onayladı.</p><p>Kurul, Garanti Yatırım Menkul Kıymetler AŞ`ye sistem kesintisi nedeniyle emir iletim kanallarına erişim sağlanamaması sebebiyle 4 milyon 435 bin 27 lira 79 kuruş idari para cezası verdi.</p><p>SPK, Colendi Menkul Değerler AŞ&amp;#39;nin sermayesinin 110 milyon liradan 220 milyon liraya çıkarılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği başvurusunu uygun buldu. Başkent Menkul Değerler AŞ`nin sermayesinin ise 220 milyon liradan 300 milyon liraya yükseltilmesine izin verildi.</p><p>Kurul ayrıca, portföy yönetim şirketlerinin sermaye artırımı taleplerini de olumlu karşıladı.</p><p>Buna göre, Ak Portföy Yönetimi AŞ`nin 30 milyon lira olan çıkarılmış sermayesinin 100 milyon liraya, Destek Portföy Yönetimi AŞ`nin 75 milyon liralık çıkarılmış sermayesinin 175 milyon liraya ve Oragon Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ`nin 47 milyon liralık çıkarılmış sermayesinin 75 milyon liraya artırılmasına izin verildi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/2ddf33c3-7297-40f1-bec0-0f64965bde01-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Etiya’dan küresel hamle geldi</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/etiyadan-kuresel-hamle-geldi</link><description><![CDATA[Etiya, Kanadalı medya ve telekomünikasyon grubu Quebecor Media Inc. ile ihracatı artıracak yatırım anlaşması yaptı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/etiyadan-kuresel-hamle-geldi</guid><pubDate>2026-05-15T03:16:12+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Etiya, Kanada`nın telekom, medya, spor ve eğlence devi Quebecor Media Inc. ile ikinci faz yatırım için anlaşma imzaladı. Geliştirdiği yapay zek&amp;acirc; tabanlı ürün portföyüyle müşteri deneyimine odaklanan Etiya, Quebecor`dan aldığı yeni yatırımla yapay zeka destekli dijital dönüşüm pazarındaki küresel oyuncu konumunu pekiştiriyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;Hedefimiz dünya sıralamasında ilk üçe yükselmek&amp;rdquo;</strong></p><p>Türkiye`nin küresel teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendirme yolunda atılımlara devam ettiklerini söyleyen <strong>Etiya Kurucu Ortağı ve CEO`su Aslan Doğan</strong>, şu değerlendirmelerde bulundu: &amp;ldquo;Türkiye`den başlayan yolculuğumuz yapay zeka destekli çözümlerimizle uluslararası pazarlarda rekabet eden ve global müşterilere değer sunan bir teknoloji sağlayıcısına dönüşmemizi sağladı. Kanada merkezli Quebecor Media Inc. ile ilk olarak 2021 yılında yaptığımız stratejik yatırım anlaşmasının ikincisini imzaladık. İkinci faz yatırım, küresel ölçekte stratejik satın almalar ve iş birlikleri gerçekleştireceğimiz bir büyüklüğe ulaştığımızın en somut göstergesidir.&amp;rdquo;</p><p>Müşteri yolculuğunun internete taşındığı bu çağda, çevrimiçi süreçlerin satın alma kararlarındaki en kritik faktör haline geldiğini belirten Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: &amp;ldquo;Kendi Ar-Ge birimimizin çıktısı olan yapay zeka platformumuz, tüm Etiya ürünlerinin entegre bir parçası konumunda bulunuyor. Bu sayede şirketler, maliyet avantajı ve süreç optimizasyonu gibi alanlarda Etiya çözümlerini bir kaldıraç olarak kullanıyor. Bu öncü modeli dünyada ilk üç şirket arasına taşıyarak Türkiye`nin yazılım gücünü küresel ölçekte markalaştırmayı hedefliyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>İhracat katlanacak istihdam artacak</strong></p><p>Yeni yatırım ile birlikte Türkiye`den gerçekleşecek ihracatın daha da ivmeleneceğini vurgulayan Doğan, &amp;ldquo;Türkiye yazılım ve yapay zeka alanında mühendislik altyapısı ve ekosistemi ile dünyanın çekim merkezi haline gelmiş durumda. Yeni yatırım ile Etiya olarak ihracatımızı katlayacak, istihdamımızı artıracağız&amp;rdquo; şeklinde konuştu.</p><p><strong>&amp;ldquo;Türkiye bizim için dünya merkezi haline geliyor&amp;rdquo;</strong></p><p>Anlaşmaya dair görüşlerini belirten Quebecor Media Inc. CEO&amp;#39;su Pierre Karl P&amp;eacute;ladeau Türkiye`nin stratejik önemine dikkat çekti: &amp;ldquo;Etiya ile yakaladığımız sinerji, bizi küresel rekabette üst kategoriye taşıdı. İkinci faz yatırımla beraber Türkiye, artık bu alandaki tüm faaliyetlerimizin dünyadaki merkezi haline geliyor. Ülkenin sahip olduğu mühendislik potansiyeli ve Etiya ile kurduğumuz iş birliği, bizi bu alanda dünyanın en önemli aktörleri arasına yerleştiriyor.&amp;rdquo;</p><p>Etiya, yapay zeka, otomasyon ve dikey sektörlerdeki uzmanlığını kesintisiz teslimat geçmişiyle birleştirerek, telekomünikasyondan teknolojiye evrilen küresel hizmet sağlayıcıların dijital ekonomideki sürdürülebilir karlılıklarına ve büyüme hedeflerine rehberlik etmeyi sürdürecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7f7800f2-18fb-4598-be01-1b1c2511f54a-ddf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Hazine haftaya 2 ihale gerçekleştirecek</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hazine-haftaya-2-ihale-gerceklestirecek</link><description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, haftaya bir altın tahvili ve bir kira sertifikasının doğrudan satışına imza atacak.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hazine-haftaya-2-ihale-gerceklestirecek</guid><pubDate>2026-05-15T01:43:05+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın yayımladığı iç borç ihraç takvimine göre 18 Mayıs Pazartesi günü 1,5 yıl (546 gün) vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli altın tahvilinin doğrudan satışı yapılacak.</p><p>Aynı gün, 1,5 yıl (546 gün) vadeli, 6 ayda bir kira ödemeli altına dayalı kira sertifikasının doğrudan satışı gerçekleştirilecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c4bf90e4-6eb6-4130-9c6c-30f56aeb7956-nh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (15 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-15-mayis-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,88 değer kaybederek 14.369,23 puana geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-15-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-15T01:32:34+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 14.644,70 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 118,23 puan ve yüzde 0,81 azalışla 14.526,47 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 275,47 puan ve yüzde 1,88 düşüşle 14.369,23 puana indi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.350,68 puanı, en yüksek 14.538,43 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında mali endeks yüzde 2,46, hizmetler endeksi yüzde 1,97, sanayi endeksi yüzde 0,80 ve teknoloji endeksi yüzde 0,19 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 14&amp;#39;ü yükselirken 84&amp;#39;ü düştü, 2&amp;#39;si yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Türkiye Altın İşletmeleri, Türk Hava Yolları, Sasa Polyester, Destek Finans Faktoring AŞ ile ASELSAN oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 550 dolar</strong></p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1630, sterlin/dolar paritesi 1,3350 ve dolar/yen paritesi 158,5 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 45,5470 liradan, avro 53,0600 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 2,3 azalışla 4 bin 550 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 2,1 artışla 106,1 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c4f3b836-bc21-450f-b99c-c783a45beeab-bnm.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Yerli ayçiçeği tohumu pazar payını yüzde 15'e çıkardı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yerli-aycicegi-tohumu-pazar-payini-yuzde-15e-cikardi</link><description><![CDATA[Trakya Tohumcular Derneği Başkanı İbrahim Toruk, yerli ayçiçeği tohumlarının üreticiler tarafından her geçen yıl daha fazla tercih edildiğini belirterek, milli tohumculuğun sektörde kendisini ispatladığını söyledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yerli-aycicegi-tohumu-pazar-payini-yuzde-15e-cikardi</guid><pubDate>2026-05-15T12:19:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Toruk, Kepenekli Mahallesi`nde gazetecilere yaptığı açıklamada, yerli ayçiçeği tohumu çalışmalarına 2019 yılında başladıklarını, 2021&amp;#39;den itibaren ise ürünlerin sahada kullanılmaya başlandığını ifade etti.</p><p>Yerli tohumların Trakya başta olmak üzere farklı bölgelerdeki üreticilerden yoğun ilgi gördüğünü aktaran Toruk, özellikle kuraklık ve su kısıtlılığı nedeniyle Anadolu`da ayçiçeği ekimine yönelimin arttığını dile getirdi.</p><p>Üreticilerin verimden memnun kaldığını belirten Toruk, &amp;quot;İlk başladığımızda pazar payımız yüzde 2 seviyelerindeydi. Bugün yüzde 15&amp;#39;lere ulaştık. Bu, sektör açısından çok önemli bir başarı. Yerli hibrit ayçiçeği tohumları artık pazarda kalıcılığını ortaya koydu.&amp;quot; dedi.</p><p>Toruk, yerli tohum üreten firmaların hem teknoloji hem de yeni çeşit geliştirme konusunda uzmanlaştığını belirterek, Türkiye genelinde Tarım ve Orman il müdürlükleri ile çiftçi kuruluşlarından yoğun talep aldıklarını kaydetti.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/fc01f7a3-d41f-4c6f-984c-efd4b06beb7b-6e9ed80b-b2ab-4fd9-8c55-88b38990a141" style="width: 471px; height: 276.32px;"></p><p>Ayçiçeği ekimlerinin ülke genelinde yakından takip edildiğini ifade eden Toruk, Trakya Kalkınma Ajansı öncülüğünde ve bakanlık iş birliğiyle yürütülen yerli ayçiçeği üretimi çalışmalarında 16 firmanın yer aldığını dile getirdi.</p><p>Toruk, yerli tohumculukta hedeflerinin pazar payını daha da büyütmek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Yüzde 2&amp;#39;den yüzde 15&amp;#39;e nasıl geldiysek hedefimiz yüzde 60`lara ulaşmak. Artık Türkiye`de hibrit ayçiçeği tohumunda dışa bağımlılık büyük ölçüde sona erdi. Milli hibrit ayçiçeği tohumu kendisini ispatladı ve bundan sonra da büyüyerek yoluna devam edecek.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/94ad9553-6ad4-461d-b76e-fedb5852bb9a-se.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Yabancı yatırımcıya vergi avantajı, hukukçuya göre yeterli mi?</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yabanci-yatirimciya-vergi-avantaji-hukukcuya-gore-yeterli-mi</link><description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hizmet ihracatında kazanç indirimi yüzde yüze çıkarılırken, yurt dışı iştirak kazançlarında istisna oranları yeniden belirlendi. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yabanci-yatirimciya-vergi-avantaji-hukukcuya-gore-yeterli-mi</guid><pubDate>2026-05-15T12:03:54+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`de döviz kazandırıcı faaliyetleri desteklemek ve yabancı yatırımcı çekme kapasitesini artırmak amacıyla vergi mevzuatında köklü değişiklikler yapıldı. 32549 sayılı Resm&amp;icirc; Gazete`de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan dönem kazançlarına uygulanmak üzere yürürlüğe girdi. Düzenleme; hizmet ihracatı yapan şirketler ile yurt dışında iştiraki bulunan kurumlar ve gerçek kişiler için önemli vergi avantajları getiriyor.</p><p>Düzenleme ile Kurumlar Vergisi Kanunu`nun 5/1-b1 maddesindeki koşulları taşıyan iştiraklerden-yani yurt dışı inşaat işi yapan iştiraklerden-elde edilen temettülerin tamamının kurumlar vergisinden istisna olması uygulamasına dokunulmadı.</p><p>RAKAMSAL ETKİ: Daha önce yurt dışı iştirak kazancı üzerinden Türkiye`de hesaplanan efektif vergi yükü (%50 &amp;times; %25 =) %12,5 seviyesindeydi. Yeni düzenleme ile bu oran (%20 &amp;times; %25 =) %5 seviyesine indi. Bu, yurt dışı iştiraki bulunan Türk şirketlerinin vergi maliyetinde %60`ı aşan bir azalma anlamına geliyor.</p><p>Düzenlemenin, özellikle yurt dışında şirket kurmuş Türk girişimcileri, yatırımcıları ve aile ofislerini doğrudan ilgilendirdiği belirten ve yabancı yatırımcı üzerindeki etkilerini değerlendiren uluslararası yatırım hukuku uzmanı <strong>Av. İbrahim Aslan</strong>, paketin teknik içeriğinin yabancı sermaye için cazip olduğunu, ancak yatırım kararının yalnızca vergi oranlarına bakılarak alınmadığını söyledi. asıl faktörün hukuki güvence olduğunu ifade etti. &amp;ldquo;Yatırımcılar uzun vadeli kararlar alırken yalnızca mali avantajlara odaklanmıyor. Özellikle mülkiyet hakkı, sözleşme güvenliği ve yargı süreçlerinin öngörülebilirliği gibi alanlarda güven arıyor. Ekonomik teşvikler elbette son derece olumlu bir gelişme; ancak tek başına yeterli değil&amp;rdquo; diyen Av. Aslan, yeni paketin Türkiye`nin uluslararası yatırımcı sıralamasındaki konumunu güçlendirme potansiyeli taşıdığını, ancak teşviklerden gerçek anlamda yararlanılabilmesi için düzenleyici istikrarın, öngörülebilir bürokratik süreçlerin ve yatırım uyuşmazlıklarında etkili tahkim mekanizmalarının sağlanması gerektiğine dikkat çekti.</p><p>Aslan`a göre, 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile getirilen avantajlardan azami şekilde yararlanmak isteyen yatırımcıların, yapı hatalarından kaçınmak ve istisna koşullarını sağlam zeminde inşa etmek için uzman bir hukuk ekibinden yatırım planlaması desteği alması gerekiyor.</p><p>Mevzuatın yürürlüğe girmesiyle birlikte hizmet ihracatçısı şirketler, yurt dışı iştiraki bulunan holding yapıları ve sınır ötesi gelir elde eden gerçek kişiler için 2026 dönem beyannameleri öncesinde uyum süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi öneriliyor. Düzenlemenin uygulamasına ilişkin tebliğ ve genel uygulama esaslarının önümüzdeki haftalarda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanması bekleniyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/93972c30-d0ed-42dd-a4f4-86e880e41514-fa.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-negatif-seyrediyor-11-7-3</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyonist endişeler ve tahvil faizlerindeki yükselişlerden kaynaklı etkilerle negatif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-negatif-seyrediyor-11-7-3</guid><pubDate>2026-05-15T11:07:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda dün yapay zeka ve teknoloji şirketlerinde görülen sert yükselişler bugün yerini artan petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyonist endişelerden ve tahvil faizlerindeki yükselişlerden kaynaklı satış baskısına bıraktı.</p><p>Teknoloji ve yapay zeka şirketlerine ilişkin iyimserliğe karşın ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;ndan kaynaklı etkiler piyasalardaki risk iştahında kırılganlıklara işaret ediyor.</p><p>Avrupa&amp;#39;da büyük teknoloji şirketlerinin fazla olmayışından dolayı teknoloji rallisinden faydalanamaması ve enerji fiyatlarındaki yükselişin büyüme ve enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturması bölge piyasalarındaki risk algısının devam etmesine neden oluyor.</p><p>İngiltere&amp;#39;deki siyasi gelişmeler de piyasaların odağında yer alırken son siyasi gelişmelerden sonra ülkede liderlik yarışının başlayacağına kesin gözle bakılıyor. Son olarak, 7 Mayıs&amp;#39;taki yerel seçimlerde büyük yenilgi alan Başbakan Keir Starmer&amp;#39;a istifa çağrısında bulunan Sağlık Bakanı Wes Streeting hükümetteki görevinden ayrıldığını duyurdu.</p><p>Wes Streeting&amp;#39;in Starmer&amp;#39;a karşı İşçi Partisi liderliği için aday olmayı planladığı gündeme gelmesine rağmen kendisi mektubunda resmi bir adaylık açıklamasında bulunmadı.</p><p>İngiltere&amp;#39;deki siyasi belirsizliklerin etkisiyle sterlin/dolar paritesi yüzde 0,2 azalışla 1,3370 seviyesinde seyrederken, ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5&amp;#39;in üzerine çıktı.</p><p>Avrupa piyasalarında saat 10.40 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,7 düşüşle 612 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,6 azalışla 10.308 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,7 değer kaybıyla 24.3280 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,9 kayıpla 49.560 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,5 azalışla 8.044 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,7 kayıpla 17.689 puanda bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün ABD&amp;#39;de New York Fed imalat endeksi, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranının takip edileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8e81d4e0-8908-43a8-9fa2-1581b1ac5628-ty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>İnşaat üretim endeksi Mart'ta yıllık bazda yüzde 1,2 azaldı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/insaat-uretim-endeksi-martta-yillik-bazda-yuzde-12-azaldi</link><description><![CDATA[İnşaat üretim endeksi, martta yıllık bazda yüzde 1,2 azalış gösterdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/insaat-uretim-endeksi-martta-yillik-bazda-yuzde-12-azaldi</guid><pubDate>2026-05-15T11:05:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre endeks, martta yıllık bazda yüzde 1,2 azalış kaydetti.</p><p>İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde endeks, söz konusu ayda geçen yılın aynı ayına kıyasla bina inşaatı sektöründe yüzde 3,6 azalırken bina dışı yapıların inşaatında yüzde 8,5, özel inşaat faaliyetlerinde yüzde 0,9 arttı.</p><p>İnşaat üretim endeksi, martta aylık bazda ise yüzde 4,5 azaldı.</p><p>Endeks, bina inşaatı sektöründe aylık yüzde 5,3, bina dışı yapıların inşaatında yüzde 0,5, özel inşaat faaliyetlerinde yüzde 4,4 azalış gösterdi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/57457958-c6e3-433b-a777-e20437f65b68-s.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Ücretli çalışan sayısı Mart'ta yıllık yüzde 1,8 arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ucretli-calisan-sayisi-martta-yillik-yuzde-18-artti</link><description><![CDATA[Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 artarak 15 milyon 601 bin 250 oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ucretli-calisan-sayisi-martta-yillik-yuzde-18-artti</guid><pubDate>2026-05-15T11:03:21+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin ücretli çalışan istatistiklerini yayımladı.</p><p>Buna göre, Mart 2025&amp;#39;te 15 milyon 320 bin 850 kişi olan sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, martta yüzde 1,8 artışla 15 milyon 601 bin 250 kişiye yükseldi.</p><p>Söz konusu ayda ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yıllık bazda yüzde 2,7 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 6,4 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 3,5 arttı.</p><p><strong>- Aylık değişim</strong></p><p>Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı martta, şubata göre yüzde 0,1 artış gösterdi.</p><p>Bu dönemde ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yüzde 0,3 azalırken inşaat sektöründe yüzde 0,9, ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,2 artış kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/57473920-994f-457d-8ed8-5bbfe5df20a0-bn.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları Hindistan hariç negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-hindistan-haric-negatif-seyrediyor-11-1-43</link><description><![CDATA[Asya borsaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin temasları ve burada yaptığı görüşmelerle ilgili jeopolitik ve bazı ekonomik konularda kayda değer bir haber akışı olmaması ve Japonya'da üretici fiyatlarında görülen sert hızlanmayla Hindistan hariç negatif bir seyir izliyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-hindistan-haric-negatif-seyrediyor-11-1-43</guid><pubDate>2026-05-15T11:01:43+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda dün yapay zeka ve teknoloji şirketlerinde görülen sert yükselişler, bugün yerini artan petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon endişeleri ve tahvil faizlerindeki yükselişlerin neden olduğu satış baskısına bıraktı.</p><p>Teknoloji ve yapay zeka şirketlerine ilişkin iyimserliğe karşın, ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;ndan kaynaklanan etkiler piyasalardaki risk iştahında kırılganlıklara işaret ediyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump ve beraberindeki heyetin Çin&amp;#39;de yaptığı görüşmelerde jeopolitik ve bazı ekonomik konularda kayda değer bir haber akışı olmaması Asya borsaları üzerinde satış baskısının oluşmasına neden oldu.</p><p>Görüşmelerde çip ihracat kontrollerinin ayrıntılı olarak ele alınmadığına yönelik haberler özellikle Güney Kore borsasını olumsuz etkiledi.</p><p>Japonya&amp;#39;da nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık yüzde 2,3, yıllık bazda ise yüzde 4,9 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Veride mart ayına göre hızlanma görüldü. Ülkede ÜFE martta aylık bazda yüzde 0,8, yıllık bazda yüzde 2,6 artmıştı.</p><p>Söz konusu verinin ardından Japonya&amp;#39;da 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,72 ile 1995 yılından bu yana en yüksek seviyeyi gördü.</p><p>Bu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 6,12 azalışla 7.493 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,76 değer kaybıyla 61.553 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1 kayıpla 4.135 puanda, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 1,8 azalışla 25.920 puanda, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi ise yüzde 0,1 primle 75.480 puan seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f1cb1f7b-3790-403f-8b49-c8d7eec7e978-sd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Anket sonucu: Piyasanın yıl sonu enflasyon, faiz, büyüme beklentisi ne oldu?</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/anket-sonucu-piyasanin-yil-sonu-enflasyon-faiz-buyume-beklentisi-ne-oldu</link><description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre Tüketici Fiyat Endeksi'nde (TÜFE) yıl sonu artış beklentisi yüzde 27,53'ten yüzde 28,94'e yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/anket-sonucu-piyasanin-yil-sonu-enflasyon-faiz-buyume-beklentisi-ne-oldu</guid><pubDate>2026-05-15T11:00:00+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>TCMB, reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 72 katılımcıyla gerçekleştirdiği mayıs ayı Piyasa Katılımcıları Anketi&amp;#39;ni yayımladı.</p><p>Buna göre, geçen ay yüzde 1,82 olan mayıs ayı TÜFE artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 1,89&amp;#39;a çıktı. Cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi ise yüzde 27,53&amp;#39;ten yüzde 28,94&amp;#39;e yükseldi.</p><p>TÜFE&amp;#39;de artış beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 23,39&amp;#39;dan yüzde 23,82`ye, 24 ay sonrası için ise yüzde 18,02&amp;#39;den yüzde 18,43`e yükseldi.</p><p>Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,2285&amp;#39;ten 51,5711&amp;#39;e, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi de 53,6195&amp;#39;ten 54,6923&amp;#39;e çıktı.</p><p>Bir önceki anket döneminde 44,3 milyar dolar olan yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi, bu dönemde 47,8 milyar dolara, gelecek yıl için de 39,8 milyar dolardan 41,6 milyar dolara yükseldi.</p><p><strong>- Cari yıl için büyüme beklentisi yüzde 3,3&amp;#39;e geriledi</strong></p><p>Ankette cari yıl için Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artış beklentisi yüzde 3,5&amp;#39;ten yüzde 3,3&amp;#39;e gerilerken, gelecek yıl için beklenti yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı.</p><p>Ankette TCMB&amp;#39;nin politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37, ikinci toplantı beklentisi yüzde 37 ve üçüncü toplantı beklentisi ise yüzde 35,99 oldu.</p><p>12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 30,22&amp;#39;ye yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/18a99b95-77f9-451d-b75c-ad94c4a87d19-cd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (15 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-15-mayis-2026</link><description><![CDATA[Dolar/TL, güne yatay başlamasının ardından 45,5450 seviyesinden işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-15-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-15T09:59:18+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün yatay seyreden dolar/TL, günü önceki kapanışın hemen üzerinde 45,4160&amp;#39;tan tamamladı.</p><p>Dolar/TL saat 09.55 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,5450&amp;#39;den işlem görüyor. Aynı dakikalarda avro/TL yüzde 0,1 düşüşle 53,1090&amp;#39;dan, sterlin/TL de yüzde 0,2 azalışla 60,9310&amp;#39;dan satılıyor. Dolar endeksi yüzde 0,2 artışla 99,1 seviyesinde seyrediyor.</p><p><strong>Altında son durum</strong></p><p>Gram altın, güne düşüşle başlamasının ardından 6 bin 694 liradan işlem görüyor.</p><p>Dün ons fiyatındaki azalışa paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,7 düşüşle 6 bin 795 liradan tamamladı.</p><p>Güne düşüşle başlayan gram altın, saat 09.45 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 1,5 altında 6 bin 694 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 947 liradan, Cumhuriyet altını 43 bin 708 liradan satılıyor.</p><p>Altının onsu da önceki kapanışa göre yüzde 1,8 düşüşle 4 bin 570 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/67b8f40d-e6fd-4ef2-aef4-e00b3a04ad96-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalarda dünkü teknoloji rallisi bugün yerini satış baskısına bıraktı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-dunku-teknoloji-rallisi-bugun-yerini-satis-baskisina-birakti</link><description><![CDATA[Küresel piyasalarda dün yapay zeka ve teknoloji şirketlerinde görülen sert yükselişler bugün yerini artan petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyonist endişelerden ve tahvil faizlerindeki yükselişlerden kaynaklı satış baskısına bıraktı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-dunku-teknoloji-rallisi-bugun-yerini-satis-baskisina-birakti</guid><pubDate>2026-05-15T09:15:00+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji ve yapay zeka şirketlerine ilişkin iyimserliğe karşın ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;ndan kaynaklı etkiler piyasalardaki risk iştahında kırılganlıklara işaret ediyor.</p><p>Yapay zeka harcamalarının şirketlerin büyümesini olumlu etkileyeceğine dair beklentilerle teknoloji ve yapay zeka şirketlerinin hisselerinde görülen sert yükselişler küresel piyasalarda dün risk iştahını artırmış, savaş kaynaklı enerji maliyetlerine karşın ABD&amp;#39;de açıklanan verilerin tüketicinin gücünün sürdüğüne işaret etmesi de piyasalarda görülen pozitif seyirde etkili olmuştu.</p><p>Yapay zekaya yönelik yenilenen yatırımlar, sağlam şirket karları ve açıklanan makroekonomik verilerin özellikle ABD ekonomisinin dirençli olduğunu göstermesi dün borsaların rekor tazelemesini sağladı.</p><p>Diğer taraftan petrol fiyatlarındaki yükseliş ve tahvil faizlerindeki artış yeni günde piyasalarda satış baskısına neden oldu.</p><p>Yatırımcılar, borsalardaki yapay zeka temelli yükselişlerin ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorgularken, ABD-Çin görüşmelerinin nasıl değerlendirilmesi konusunda da kararsız görünüyor.</p><p>Taraflar arasında ekonomik işbirliğinin arttığına dair işaretler olmasına karşın piyasaların beklediği şeyin İran konusunda bir ilerleme olması ve bu konuda kayda değer bir ilerleme olmaması piyasalardaki risk iştahını baskılıyor.</p><p>Böylece teknoloji hisselerine yönelik yatırımcı coşkusu yerini tahvil faizlerindeki yükselişlerden kaynaklı negatif etkiler ve ABD Merkez Bankası&amp;#39;nın (Fed) faiz artışı beklentilerinin güçlenmesine yol açan enflasyonist endişelere bıraktı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın devam eden Pekin temasları bugün de yatırımcıların odağında yer alıyor</p><p>Siyasi kurmaylarının yanı sıra Nvidia Üst Yöneticisi Jensen Huang ile Tesla Üst Yöneticisi Elon Musk gibi Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle Çin&amp;#39;de temaslarda bulunan Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşme için bir araya geldi.</p><p>Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderlerinin görüşmesinden çıkan mesajlar yakından izlenirken, Çin Devlet Başkanı Şi, iki ülkenin rakip değil ortak olması gerektiğini ifade etti.</p><p>İran konusunda ise Beyaz Saray, ABD Başkanı Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi&amp;#39;nin, Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın açık kalması ve &amp;quot;İran&amp;#39;ın asla nükleer silaha sahip olmaması&amp;quot; konusunda mutabık kaldığını açıkladı.</p><p>Trump, Fox News&amp;#39;e verdiği röportajda da Şi&amp;#39;nin İran&amp;#39;la anlaşma ve Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın açılması konusunda yardımcı olmaya hazır olduğunu söylediğini belirtti. Trump&amp;#39;ın bu açıklaması da dün piyasaları destekledi.</p><p>Ayrıca Trump, Şi&amp;#39;nin Amerikan uçak üreticisi Boeing&amp;#39;den 200 uçak satın almayı kabul ettiğini açıkladı.</p><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de ülkesinin İsrail ile birlikte İran&amp;#39;a saldırılarıyla başlayan savaş nedeniyle gemi trafiğinde kesintilerin yaşandığı Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın açılmasında Çin&amp;#39;in, ABD&amp;#39;den daha fazla çıkarı olduğunu, bu yüzden Washington&amp;#39;a destek vereceklerine inandığını belirtti.</p><p>ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin de açıklamaları takip edilirken, Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid, devam eden enflasyonu ekonomi açısından en acil risk olarak gördüğünü belirtti.</p><p>Öte yandan düzenlediği basın toplantısında, küresel ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack, küresel ekonominin Orta Doğu&amp;#39;daki savaş dolayısıyla yükselen petrol fiyatlarıyla birlikte &amp;quot;olumsuz&amp;quot; senaryoya doğru ilerlediğini ancak orta vadeli enflasyon beklentilerinin çıpalanmış durumda olduğunu söyledi.</p><p>Makroekonomik veri tarafına bakıldığında ABD&amp;#39;de perakende satışların nisanda aylık bazda yüzde 0,5 ile beklentilere paralel artış kaydettiği görüldü.</p><p>Söz konusu dönemde satış tutarındaki en yüksek artış, Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmaların etkisiyle yükselen petrol fiyatlarına bağlı olarak benzin istasyonlarında görüldü.</p><p>Analistler, söz konusu verinin artan enerji fiyatlarına karşın tüketici talebinin devam ettiğini ortaya koyduğunu ancak perakende satışlarda en yüksek artışın benzin istasyonlarında görülmesinin enflasyonist baskıların daha da fazla artabileceğini gösterdiğini söyledi.</p><p>Ülkede ithalat fiyat endeksi nisanda aylık yüzde 1,9, ihracat fiyat endeksi yüzde 3,3 ile beklentilerin üzerinde arttı.</p><p>ABD&amp;#39;de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 9 Mayıs ile biten haftada 211 bine çıkarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.</p><p>Piyasa beklentisi, işsizlik maaşı başvuru sayısının bu dönemde 205 bin olması yönündeydi.</p><p>İşsizlik maaşı başvuru sayılarına ilişkin önceki haftanın verisi 200 binden 199 bine revize edildi. Ülkede, ithalat fiyat endeksi nisanda aylık yüzde 1,9 ihracat fiyat endeksi yüzde 3,3 ile beklentilerin üzerinde arttı.</p><p>Enflasyonist endişeler tahvil piyasasında satış baskısına neden olurken, ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 4,52 ile 1 yılın en yüksek seviyesine, ABD&amp;#39;nin 30 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,0693&amp;#39;le Temmuz 2025&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.</p><p>Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 0,1 artışla 104 dolarda seyrediyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş eğilimi dünya genelindeki ülkelerde enflasyonun yükseleceğine dair endişeleri körüklerken, bu hafta ABD&amp;#39;den gelen Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksindeki (ÜFE) yükseliş bu endişelerin kanıtı oldu.</p><p>Yatırımcıların güvenli liman talebinin artmasıyla dolar endeksi yüzde 0,2 artışla 99,1 seviyesinde seyrederken, yükselen petrol fiyatları ve güçlenen doların negatif etkileriyle altının onsu yüzde 1,3 azalışla 4 bin 590 dolardan işlem görüyor.</p><p>Kripto para piyasasında, ABD Senatosunun Bankacılık Komitesinin sektöre yasal netlik kazandırmayı hedefleyen ve &amp;quot;CLARITY&amp;quot; olarak bilinen yasa tasarısını onaylayarak Senato Genel Kurulu&amp;#39;na sevk etmesi sonrası dün 82 bin dolara kadar yükselen Bitcoin&amp;#39;in fiyatı, bugün 81 bin dolar seviyelerinde dengelendi.</p><p><strong>- New York borsası rekor tazeledi</strong></p><p>New York borsasında teknoloji hisselerinde devam eden yükselişlerin pozitif etkisiyle dün alış ağırlıklı bir seyir izlendi.</p><p>ABD&amp;#39;nin yaklaşık 10 Çinli şirketin Nvidia&amp;#39;nın H200 çipini satın almasına onay verdiğine dair haberlerin ardında Nvidia&amp;#39;nın hisseleri yüzde 4,4 değer kazandı. Çin&amp;#39;in Boeing&amp;#39;den 200 uçak satın alacağına yönelik haberlere rağmen Boeing hisseleri günü yüzde 4,7 kayıpla tamamladı.</p><p>Teknoloji şirketleri arasında Cisco hisselerindeki yükseliş öne çıktı. Şirketin yeniden yapılanma kapsamında yaklaşık 4 bin çalışanını işten çıkaracağını açıklamasına karşın yıllık gelir beklentisini yukarı yönlü revize etmesinin ardından hisseleri yüzde 13,4 değer kazandı.</p><p>Söz konusu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,75, S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,77 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,88 değer kazandı.</p><p>S&amp;amp;P 500 endeksi, 7.517,12 puanla, Nasdaq endeksi 26.707,14 puanla rekor kırdı. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne negatif seyirle başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları pozitif seyretti</strong></p><p>Avrupa borsaları dün güçlü bilançoların desteğiyle pozitif seyretti.</p><p>Buna karşın Avrupa&amp;#39;da büyük teknoloji şirketlerinin fazla olmayışı ve enerji fiyatlarındaki yükselişin büyüme ve enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturması Avrupa piyasalarındaki risk algısının devam etmesine neden oluyor.</p><p>Öte yandan İngiltere&amp;#39;de 1. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 ile beklentiler dahilinde gerçekleşirken, yıllık yüzde 1,1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p><p>Önceki çeyreklik dönemdeki ekonomik büyüme yüzde 0,2 olurken, yıllık bazda yüzde 1 olmuştu. İngiltere ekonomisi ABD/İsrail-İran kaynaklı savaş etkilerine karşın güçlü bir büyüme kaydetti. Ancak söz konusu büyüme ocak ve şubat aylarını da kapsadığı için bundan sonraki dönemde İngiltere ekonomisinde durgunluk olabileceği tahmin ediliyor. İngiltere&amp;#39;nin enerji tedariki konusunda dışarıya yoğun bir şekilde bağlı olmasının ülke ekonomisini kırılgan hale getirebileceği öngörülüyor.</p><p>Ülkede tahvil faizlerindeki sert yükseliş de mortgage piyasasında faizlerin artmasına sebep oldu. Bu durumun ekonomik büyümeyi baskılayacağına dair beklentiler bulunuyor.</p><p>Ayrıca son siyasi gelişmelerden sonra ülkede liderlik yarışının başlayacağına kesin gözle bakılıyor. Son olarak, 7 Mayıs&amp;#39;taki yerel seçimlerde büyük yenilgi alan Başbakan Keir Starmer&amp;#39;a istifa çağrısında bulunan Sağlık Bakanı Wes Streeting de hükümetteki görevinden ayrıldığını duyurdu.</p><p>Wes Streeting&amp;#39;in Starmer&amp;#39;a karşı İşçi Partisi liderliği için aday olmayı planladığı gündeme gelmesine rağmen kendisi mektubunda resmi bir adaylık açıklamasında bulunmadı.</p><p>İngiltere&amp;#39;deki siyasi belirsizliklerin etkisiyle sterlin/dolar paritesi yüzde 0,4 azalışla 1,3350&amp;#39;de seyrediyor.</p><p>Bu gelişmelerle, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 1,32, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,15, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,46 ve Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,93 değer kazandı. Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>- Asya borsalarında Çin hariç negatif bir seyir izleniyor</strong></p><p>Asya borsalarında, ABD-Çin görüşmelerinde jeopolitik ve bazı ekonomik konularda kayda değer bir haber akışı olmaması ve Japonya&amp;#39;da üretici fiyatlarında görülen sert hızlanmayla Çin hariç negatif bir seyir izleniyor.</p><p>ABD ve Çin arasındaki görüşmelerde çip ihracat kontrollerinin ayrıntılı olarak ele alınmadığına yönelik haberler özellikle Güney Kore borsasını olumsuz etkiledi.</p><p>Japonya&amp;#39;da nisan ayına ilişkin ÜFE aylık yüzde 2,3, yıllık da yüzde 4,9 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, verinin artış hızında da mart ayına göre de belirgin derecede yükseliş görüldü. Ülkede ÜFE mart ayında aylık bazda yüzde 0,8, yıllık bazda yüzde 2,6 artmıştı.</p><p>Söz konusu verinin ardından Japonya&amp;#39;da 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,72 ile 1995 yılından bu yana en yüksek seviyeyi gördü.,</p><p>Söz konusu gelişmelerle, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 4,8, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,9 ve Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7 gerilerken, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 arttı.</p><p><strong>- Borsa günü yükselişle tamamladı</strong></p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da ise dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,32 değer kazanarak 14.644,70 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışının hemen altında 17.209,00 puandan işlem gördü.</p><p>Dolar/TL, dün günü yatay seyirle 45,4308&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,5440&amp;#39;dan işlem görüyor.</p><p>Öte yandan dün yılın ikinci Enflasyon Raporu&amp;#39;nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi&amp;#39;ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Yerleşkesi&amp;#39;nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, &amp;quot;Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9`a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.&amp;quot; dedi.</p><p>Karahan, &amp;quot;2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24`e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15`e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde bütçe dengesi ve piyasa katılımcıları anketinin, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de New York Fed imalat endeksi, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.800 ve 14.900 puanın direnç, 14.500 ve 14.400 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/97ec66d8-d62e-4828-bfa0-b5f589f32613-v.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD'de işsizlik maaşı başvuruları arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-issizlik-maasi-basvurulari-artti-16-28-34</link><description><![CDATA[ABD'de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 9 Mayıs ile biten haftada 211 bine çıkarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-issizlik-maasi-basvurulari-artti-16-28-34</guid><pubDate>2026-05-14T04:28:34+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Çalışma Bakanlığı, işsizlik maaşı başvurularına ilişkin haftalık verileri açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 9 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya kıyasla 12 bin kişi artarak 211 bine yükseldi.</p><p>Piyasa beklentisi, işsizlik maaşı başvuru sayısının bu dönemde 205 bin olması yönündeydi.</p><p>İşsizlik maaşı başvuru sayılarına ilişkin önceki haftanın verisi 200 binden 199 bine revize edildi.</p><p>Geçen hafta itibarıyla 4 haftalık ortalama işsizlik maaşı başvuru sayısı da 750 artışla 203 bin 750&amp;#39;ye çıktı.</p><p>Devam eden işsizlik maaşı başvuru sayısı ise 2 Mayıs ile biten haftada 24 bin kişi artarak 1 milyon 782 bine yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8844b4b3-19bf-49a7-b4d4-a28dcc389341-gf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kkm-bakiyesindeki-dusus-devam-ediyor-15-38-30</link><description><![CDATA[Kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesapları (KKM) geçen hafta 35 milyon lira azalarak 1 milyar 360 milyon liraya geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kkm-bakiyesindeki-dusus-devam-ediyor-15-38-30</guid><pubDate>2026-05-14T03:38:30+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yayımladığı haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 8 Mayıs itibarıyla 76 milyar 141 milyon lira artarak 25 trilyon 554 milyar 504 milyon liradan 25 trilyon 630 milyar 646 milyon liraya çıktı.</p><p>Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 80 milyar 172 milyon lira azalarak 29 trilyon 168 milyar 265 milyon liradan 29 trilyon 88 milyar 93 milyon liraya geriledi.</p><p><strong>- Tüketici kredileri 3 trilyon 232 milyar liraya yükseldi</strong></p><p>Tüketici kredilerinin tutarı bu dönemde 11 milyar 634 milyon lira artarak 3 trilyon 231 milyar 552 milyon liraya yükseldi. Söz konusu tutarın 773 milyar 586 milyon lirası konut, 44 milyar 649 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 413 milyar 317 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.</p><p>Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 20 milyar 815 milyon lira artarak 3 trilyon 990 milyar 624 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,5 azalışla 3 trilyon 67 milyar 991 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.</p><p>Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 167 milyar 301 milyon lirasını taksitli, 1 trilyon 900 milyar 690 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.</p><p><strong>- Yasal öz kaynaklar arttı</strong></p><p>Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 8 Mayıs itibarıyla önceki haftaya göre 9 milyar 56 milyon lira artışla 712 milyar 658 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 537 milyar 625 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.</p><p>Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları 430 milyon lira artarak 5 trilyon 548 milyar 398 milyon liraya yükseldi.</p><p>KKM bakiyesi ise geçen hafta 35 milyon lira azalarak 1 milyar 360 milyon liraya düştü.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/898e8740-f1fa-4216-81f4-1c6b3c4a6d15-fg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Merkez Bankası rezervleri 171,5 milyar dolar oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolar-oldu</link><description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 8 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 6 milyar 46 milyon dolar artarak 171 milyar 529 milyon dolar oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolar-oldu</guid><pubDate>2026-05-14T03:34:11+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.</p><p>Buna göre, 8 Mayıs itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 3 milyar 964 milyon dolar artışla 60 milyar 564 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 1 Mayıs&amp;#39;ta 56 milyar 600 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.</p><p>Bu dönemde altın rezervleri de 2 milyar 82 milyon dolar artarak 108 milyar 883 milyon dolardan 110 milyar 965 milyon dolara yükseldi.</p><p>Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri 8 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 6 milyar 46 milyon dolar artarak 165 milyar 483 milyon dolardan 171 milyar 529 milyon dolara çıktı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a9e87d08-b76b-4d0a-8447-f8828bb053fd-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Yabancı yatırımcı geçen hafta borsada ne yaptı? (4-8 Mayıs)</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/yabanci-yatirimci-gecen-hafta-borsada-ne-yapti-4-8-mayis</link><description><![CDATA[Yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta 214,5 milyon dolarlık hisse senedi ve 181,7 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) alırken, 34,1 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) sattı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/yabanci-yatirimci-gecen-hafta-borsada-ne-yapti-4-8-mayis</guid><pubDate>2026-05-14T03:28:40+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), &amp;quot;Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri&amp;quot;ni yayımladı.</p><p>Buna göre, yurt dışında yerleşik kişiler, 8 Mayıs haftasında 214,5 milyon dolarlık hisse senedi ve 181,7 milyon dolarlık DİBS alırken, 34,1 milyon dolarlık ÖST sattı.</p><p>Yurt dışında yerleşik kişilerin 30 Nisan haftasında 43 milyar 625,2 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 8 Mayıs haftasında 45 milyar 832,2 milyon dolara yükseldi.</p><p>Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 15 milyar 41,2 milyon dolardan 15 milyar 273,3 milyon dolara çıkarken, ÖST stoku 1 milyar 524,9 milyon dolardan 1 milyar 485,1 milyon dolara indi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/fd22c90a-67e9-40cd-a748-50e9bd6c0261-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye'de Nisan ayında 126 bin 808 konut satıldı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyede-nisan-ayinda-126-bin-808-konut-satildi</link><description><![CDATA[Türkiye genelinde nisanda satılan toplam konut sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,6 artışla 126 bin 808 olarak hesaplandı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyede-nisan-ayinda-126-bin-808-konut-satildi</guid><pubDate>2026-05-14T02:37:50+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıkladı.</p><p>Buna göre Türkiye genelinde satılan ilk el konut sayısı, nisanda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,6 artarak 40 bin 306&amp;#39;ya yükseldi. İkinci el konut sayısı aynı dönemde yüzde 0,3 azalarak 86 bin 502&amp;#39;ye geriledi. Böylece, geçen ay satılan toplam konut sayısı 2025&amp;#39;in aynı ayına göre yüzde 2,6 artışla 126 bin 808&amp;#39;e ulaştı.</p><p>Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,8, ikinci el olanların payı yüzde 68,2 oldu.</p><p><strong>İpotekli satışlar arttı</strong></p><p>Türkiye genelinde ipotekli konut satışları, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40,5 artarak 25 bin 771 olarak hesaplandı.</p><p>Diğer konut satışları ise nisanda yıllık bazda yüzde 4 azalışla 101 bin 37 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 20,3, diğer satışların payı yüzde 79,7 oldu.</p><p>Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, nisanda 2025&amp;#39;in aynı ayına göre ilk el konut satışları yüzde 2,9 artarken ikinci el konut satışları yüzde 6,1 azaldı.</p><p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde de bir önceki aya göre ilk el konut satışları yüzde 5,4, ikinci el konut satışları yüzde 0,5 artış gösterdi.</p><p><strong>Yabancılara 1516 konut satıldı</strong></p><p>Yabancılara yapılan konut satışları, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 azalarak 1516 oldu. Nisanda toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,2 olarak gerçekleşti.</p><p>Geçen ay ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı 263 ile Rusya, 110 ile Çin ve 100 ile İran vatandaşlarına yapıldı.</p><p><strong>Ocak-Nisan dönemi</strong></p><p>Bu yılın ocak-nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla ilk el konut satış sayısı yüzde 3,8 artarak 147 bin 885&amp;#39;e yükseldi. İkinci el konut satış sayısı aynı dönemde yüzde 0,9 azalarak 328 bin 319 oldu. Böylece söz konusu dönemde satılan toplam konut sayısı, 2025&amp;#39;in aynı dönemine göre yüzde 0,5 artışla 476 bin 204 olarak kayıtlara geçti.</p><p>İpotekli konut satışı, ocak-nisan döneminde yüzde 33,8 artışla 97 bin 47&amp;#39;ye çıktı. Bu yılın 4 aylık döneminde diğer konut satışları, yüzde 5,5 azalışla 379 bin 157&amp;#39;ye geriledi.</p><p>Aynı dönemde yabancılara yapılan konut satışları, geçen yılın ocak-nisan dönemine göre yüzde 11,6 azalarak 5 bin 681 oldu.</p><p>Buna göre, Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,3 artışla 4 bin 301 oldu. İkinci el iş yeri satışları da yıllık bazda yüzde 8,7 artışla 11 bin 393&amp;#39;e yükseldi.</p><p>Böylece geçen ay satılan toplam iş yeri sayısı, 2025&amp;#39;in aynı ayına göre yüzde 10,2 artışla 15 bin 694 olarak hesaplandı.</p><p>Ülke genelinde ipotekli iş yeri satışları, nisanda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 102,1 artışla 758 olurken, diğer iş yeri satışları yüzde 7,7 artarak 14 bin 936 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, nisanda geçen yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları yüzde 7,4, ikinci el iş yeri satışları yüzde 2,6 artış gösterdi.</p><p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre de bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları yüzde 10, ikinci el iş yeri satışları yüzde 8,8 yükseldi.</p><p><strong>Ocak-nisan dönemi</strong></p><p>Türkiye&amp;#39;de ocak-nisan döneminde ilk el iş yeri satış sayısı yıllık bazda yüzde 1,6 azalarak 15 bin 513, ikinci el iş yeri satışları da yüzde 4,7 gerileyerek 42 bin 16 oldu.</p><p>Böylece yılın 4 ayında satılan toplam iş yeri sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 azalışla 57 bin 529 olarak hesaplandı.</p><p>Ocak-nisan döneminde ipotekli iş yeri satışı, yüzde 73,6 artışla 2 bin 724&amp;#39;e çıktı. Bu yılın aynı döneminde diğer iş yeri satışları ise yüzde 6 azalışla 54 bin 805&amp;#39;e geriledi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/0d02cdf6-0673-48eb-96a3-203cd209012a-ert.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan 3 yıllık enflasyon ara hedeflerini açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tcmb-baskani-karahan-3-yillik-enflasyon-ara-hedeflerini-acikladi</link><description><![CDATA[TCMB Başkanı Karahan, "Enflasyon ara hedefimizi, 2026 ve 2027 ve 2028 yılları için, sırasıyla yüzde 24, yüzde 15 ve y��zde 9 seviyesine yükselttik." dedi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tcmb-baskani-karahan-3-yillik-enflasyon-ara-hedeflerini-acikladi</guid><pubDate>2026-05-14T02:31:37+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu&amp;#39;nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi&amp;#39;ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi&amp;#39;nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu.</p><p>Küresel büyüme görünümüne ilişkin beklentilerin jeopolitik gelişmelerin etkisiyle zayıfladığını belirten Karahan, bu nedenle, 2026 yılı için dış talep varsayımlarını aşağı yönde güncellediklerini ifade etti.</p><p>İkinci güncellemelerinin petrol ve ithalat fiyatlarıyla ilgili olduğunu dile getiren Karahan, &amp;quot;Jeopolitik gerilimin bir sonucu olarak petrol fiyatlarında kuvvetli artışlar gözlendi. Sürecin seyrine ilişkin belirsizlik devam etmekle birlikte petrol fiyatlarının yıl içinde kademeli olarak azalacağını varsaydık. &amp;quot; diye konuştu.</p><p>Karahan, bu çerçevede, petrol fiyatlarıyla beraber ithalat fiyatlarına ilişkin varsayımlarını belirgin şekilde yukarı yönlü güncellediklerini söyledi.</p><p>Bunlara ek olarak, gıda fiyatları varsayımlarını gerçekleşme ve tarımsal emtia fiyatlarındaki görünüm kaynaklı olarak yükselttiklerini kaydeden Karahan, &amp;quot;Tahminlerimizi oluştururken, para politikası duruşunun önceki rapor dönemine göre daha uzun süre daha sıkı kaldığı bir görünüm esas aldık. Ayrıca, ekonomi politikalarındaki eşgüdümün de devam edeceği varsayımını yansıttık. &amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Geçen yılın üçüncü Enflasyon Raporu toplantısında, ara hedeflerin değiştirilmesinin ancak rapor dönemleri arasında olağanüstü güncellemeler olması halinde mümkün olacağının iletişimini yaptıklarını belirten Karahan, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&amp;quot;Mevcut rapor döneminde, yaşanan olağandışı jeopolitik gelişmelerin etkisiyle varsayım setimizde olağanüstü güncellemeler yapmış olduk. Dolayısıyla bu dönemde ara hedeflerimizde güncellemeye gitmek durumunda kaldık. Bu doğrultuda, 2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24`e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15`e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik.&amp;quot;</p><p>Karahan, savaş ve yüksek belirsizlik ortamının ara hedeflerdeki güncellemelerin yanı sıra &amp;quot;tahmin belirsizliğinin iletişimine dair yeniden gözden geçirmeleri de beraberinde getirdiğini vurguladı.</p><p>Son yıllarda pandemiden savaşa kadar uzanan bir yelpazede yaşanan arz şoklarının sık ve derin nitelikleriyle yapısal kırılmalara ve artan belirsizliklere yol açtığını ifade eden Karahan, bunun ise tahmin aralıklarının mevcut ve gelecek belirsizlikleri ölçme yeterliliğine dair tartışmalara yol açtığını dile getirdi.</p><p>Karahan, içinden geçilen şokun savaş gibi uç bir olay olduğu da düşünüldüğünde, büyük ölçekli ve doğrusal olmayan etkilerin de resme girdiğini eklemek gerektiğini söyledi.</p><p>Geçen yıllara bakıldığında, böylesi karmaşık şok ortamlarında, birçok merkez bankasının iletişiminde tahmin aralığı yaklaşımına ara verdiğinin göze çarptığını belirten Karahan, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Pandemi sonrası dönemde &amp;ldquo;betimsel risk anlatımı&amp;rdquo; ve &amp;ldquo;senaryolara&amp;rdquo; yer veren merkez bankalarının sayısı artış göstermekte. Bu bağlamda biz de içinden geçtiğimiz yüksek belirsizlik ortamında &amp;ldquo;tahmin aralığı iletişimine&amp;rdquo; ara vermenin yerinde bir yaklaşım olduğunu değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu rapor döneminde bir iletişim revizyonu eşliğinde, baz senaryo altında nokta tahminlerimizi ve kurul tarafından öne çıktığı değerlendirilen risk unsurlarını paylaşıyoruz. Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9`a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz.&amp;quot;</p><p><strong>&amp;quot;Petrol fiyatlarının yüksek kalması yukarı yönlü risklerin başında geliyor&amp;quot;</strong></p><p>Karahan, savaşın gidişatına bağlı olarak petrol fiyatlarının temel varsayımlara göre daha uzun süre daha yüksek kalmasının yukarı yönlü risklerin başında geldiğini ifade etti.</p><p>Diğer taraftan, savaşın gidişatının daha ılımlı olması durumunda petrol fiyatlarının temel varsayımlardan düşük kalarak enflasyon üzerinde aşağı yönlü etki yapabileceğini ifade eden Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>&amp;quot;Doğal gazda enerji arz güvenliğine ve Avrupa LNG talebine ilişkin riskler fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Gıda fiyatları tarafında da uluslararası tarımsal emtia fiyatları, iklim koşulları ve arz gelişmeleri önemini koruyor. Özellikle işlenmemiş gıda grubunda arz yönlü gelişmeler, kısa vadeli enflasyon görünümü üzerinde her iki yönde de etkili olabilir. Diğer taraftan, arz yönlü şokların son dönemlerde daha sık ve art arda görülmesinin, fiyatlama davranışları ve enflasyon ataleti açısından riskler barındırdığını eklemek gerekir. Tedarik zincirlerinde olası aksaklıkların büyüyerek sürmesi durumunda maliyet baskılarının artabileceğini değerlendiriyoruz. Bu çerçevede, para politikası duruşumuzu oluştururken; risklerin yönünü ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası etkilerini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeye devam edeceğiz.&amp;quot;</p><p>Karahan, son rapor döneminden bu yana yaşanan şok ve yarattığı sisin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de bu durumun fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılıklarını değiştirmeyeceğini vurguladı.</p><p>Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaların para politikası duruşuyla şekilleneceğini belirten Karahan, &amp;quot;Her vesileyle vurguladığım gibi; fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşul. Bu bağlamda, ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi yeniden belirtmek isterim.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&amp;quot;Bu ortamda savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk&amp;quot;</strong></p><p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;yla yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisini ciddi bir belirsizlik ortamına ittiğini belirterek, &amp;quot;Bu ortamda savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk.&amp;quot; dedi.</p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;yla yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisini beklenmedik derecede ciddi bir belirsizlik ortamına ittiğini belirten Karahan, &amp;quot;Merkez bankaları açısından zor bir döneme kapı araladı. Bu ortamda savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk.&amp;quot; ifadesini kullandı.</p><p>Karahan, bölgedeki gerilimin ve enerji arzındaki baskıların ne kadar süreceğinin en temel soru olarak durduğunu, enflasyonist etkilerin de kısa vadede canlı kalacağını değerlendirdiklerini söyledi.</p><p>Küresel beklentilerin, gerilimin ve sebep olduğu baskıların ağırlıklı olarak kısa vadeli olacağı senaryosu etrafında şekillense de bu sürecin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkilerinin izlenmesinin önem taşıyacağını dile getiren Karahan, &amp;quot;Bu bağlamda dezenflasyon sürecinde etkili sonuçlara ulaşmanın formülü, yine para politikasında veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşım izlemekten geçiyor. Dolayısıyla savaşın bir belirsizlik bulutu eşliğinde dezenflasyon görünümünü etkilediği şu günlerde de kararlılığımızdan taviz vermediğimizin altını çizmek istiyorum.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Karahan, yaşanan etkilerin orta vadede enflasyon görünümü üzerindeki yansımalarının para politikası duruşuyla şekilleneceğini belirterek, fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçları kullanmaya devam edeceklerine vurgu yaptı.</p><p><strong>&amp;quot;Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta&amp;quot;</strong></p><p>Küresel ekonomik görünüme ilişkin halihazırda süregelen belirsizliğin, jeopolitik gelişmelerden kaynaklı olarak belirgin şekilde yükseldiğini dile getiren Karahan, &amp;quot;Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın kapatılması, küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor.&amp;quot; açıklamasında bulundu.</p><p>Karahan, şubat ayı sonunda başlayan savaşla keskin bir şekilde artan enerji fiyatlarının yüksek düzeyini koruduğunu kaydetti.</p><p>Son dönemdeki azalışla birlikte petrol fiyatlarındaki oynaklığın tarihsel ortalamasının üzerinde olduğunu ifade eden Karahan, &amp;quot;Enerji fiyatları kadar yüksek olmamakla birlikte endüstriyel metal ve tarımsal emtia kaynaklı olarak enerji dışı fiyatlar da artıyor.&amp;quot; dedi.</p><p><strong>Büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz</strong></p><p>Karahan, yüksek küresel belirsizliğin tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkilediğini söyleyerek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. Bu yıl küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye&amp;#39;nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz. Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyon küresel ölçekte arttı. Bu artışın net enerji ithalatçısı ülkelerde daha belirgin olduğunu görüyoruz. Bu yıla ait enflasyon tahminleri de hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için yukarı yönlü güncellendi.</p><p>Çekirdek enflasyon oranları şimdilik daha ılımlı bir seyir izliyor. Bundan sonraki süreçte savaşın gelişimi, enerji nakliyatındaki aksamaların boyutu ve süresi belirleyici olacak. Savaşın başından bu yana küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisi sınırlı oldu. Buna karşın gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini ve bazılarında faiz artışı olasılıklarının da piyasa fiyatlamalarına yansıdığını görüyoruz. ABD Merkez Bankasının yüksek olasılıkla yıl boyunca politika faizini değiştirmeyeceği fiyatlanırken, Avrupa Merkez Bankasının ise yılın ikinci yarısında politika faizini artırması bekleniyor.&amp;quot;</p><p><strong>&amp;quot;Gelişmiş ülkelerin izleyeceği para politikası küresel risk iştahı üzerinde etkili olma potansiyeli taşıyor&amp;quot;</strong></p><p>Karahan, enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebileceğini kaydetti.</p><p>Artan jeopolitik belirsizliğe bağlı olarak mart ayında gelişmekte olan ülke piyasalarından portföy çıkışlarının gözlendiğini ifade eden Karahan, &amp;quot;Nisan ayında söz konusu piyasalara bir miktar portföy girişi gerçekleşti. Savaşın seyrinin yanı sıra bu yıl boyunca gelişmiş ülkelerin izleyeceği para politikası da küresel risk iştahı ve portföy hareketleri üzerinde etkili olma potansiyeli taşıyor.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bu kapsamda yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Karahan, &amp;quot;Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmekte. Nitekim 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini görüyoruz. Küresel ticareti sınırlayıcı tarife ve korumacı önlemlerin etkisiyle 2025 yılında net ihracatın katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Karahan, yılın ilk çeyreğine ilişkin göstergelere değinerek, 2025&amp;#39;in üçüncü çeyreğinde gerileyen sanayi üretiminin takip eden iki çeyrekte görece yatay bir seyir izlediğini, oynaklığı yüksek sektörler dışlandığında ise ilk çeyrekte sınırlı olarak gerilediğini söyledi.</p><p>Hizmet üretiminin şubat itibarıyla ilk çeyrekte artış gösterdiğini izlediklerini belirten Karahan, bu dönemde ulaştırma ve konaklama gibi hane halkı talebiyle daha yakından ilişkisi olan alt kalemlerde ise hizmet üretiminin azaldığını kaydetti.</p><p>Karahan, kapasite kullanım oranının yılın ilk çeyreğinde sınırlı olarak arttığını, nisanda ise yatay seyir izlediğini aktararak, bununla birlikte kapasite kullanım oranının tarihsel ortalamasının altındaki seyrini sürdürdüğünü ifade etti.<br><br>İş gücü piyasasında ise ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini belirten Karahan, &amp;quot;Buna göre, işsizlik oranı geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir iş gücü piyasasına işaret ediyor. Örneğin, atıl iş gücü oranı ve ilan başına başvuru sayıları yüksek seyrediyor.&amp;quot; şeklinde konuştu.<br><br>Karahan, talep koşullarından da bahsederek, altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesinin bir önceki çeyreğin üzerinde gerçekleştiğini dile getirerek, trendinden arındırıp bakıldığında ise perakende satışlardaki ivme kaybının sürdüğünü söyledi.<br><br>Çeyreklik olarak yatay seyreden kart harcamalarının da talepteki yavaşlamayı teyit ettiğini anlatan Karahan, nisan ayına ilişkin verilerin kart harcamalarındaki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiğini söyledi.<br><br>Karahan, &amp;quot;Talebe ilişkin veriler bir bütün olarak, ilk çeyrekte talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğunu gösteriyor.&amp;quot; dedi.<br><br>Farklı yöntemlerle hesapladıkları çıktı açığı göstergelerinin büyük çoğunluğunun ve ortalamasının ilk çeyrekte negatif düzeye işaret ettiğini belirten Karahan, &amp;quot;Yılın geri kalanında dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz.&amp;quot; ifadesini kullandı.<br><br><strong>&amp;quot;Nisanda ihracatta artış, ithalatta azalış gerçekleşti&amp;quot;</strong><br><br>Fatih Karahan, iktisadi faaliyete ilişkin olarak dış ticaret gelişmelerinden de bahsederek, &amp;quot;Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış gerçekleşti. Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracat kısmen toparlanırken, Afrika, Avrupa Birliği ve Kuzey Amerika ülkelerine ihracat arttı.&amp;quot; diye konuştu.<br><br>Yüksek fiyatlar nedeniyle enerji ithalatının artmasına karşın altın ve enerji hariç ithalatta düşüş gözlendiğini bildiren Karahan, &amp;quot;Böylelikle dış ticaret açığı nisan ayında ilk çeyreğe kıyasla geriledi. Tüketim malı ithalatının da yıl başından bu yana gerilemekte olduğunu izliyoruz. Bu gerilemede büyük oranda binek otomobil ithalatındaki yavaşlama rol oynuyor.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.<br><br>Cari işlemler dengesi gelişmelerine de değinen Karahan, &amp;quot;Cari açık yılın ilk çeyreğinde dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak artmakla birlikte, milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdü.&amp;quot; dedi.<br><br>Karahan, &amp;quot;Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayında enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Bir önceki çeyreğe göre gerileyen altın ithalatı ise cari açıktaki artışı sınırladı.&amp;quot; şeklinde konuştu.<br><br>Bununla birlikte korumacı önlemlerin küresel talep üzerinde oluşturduğu mevcut risklere, jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artış kaynaklı risklerin de eklendiğini anlatan Karahan, &amp;quot;Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Bütün bu gelişmelere rağmen 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte jeopolitik gelişmelerin seyri her iki yönde de belirsizlik içeriyor.&amp;quot; açıklamasında bulundu.<br><br>&amp;quot;Eşel mobil, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı&amp;quot;<br>TCMB Başkanı Karahan, enflasyon görünümüne ilişkin güncel değerlendirmelerini paylaşarak, nisan itibarıyla yıllık tüketici enflasyonun yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleştiğini, Mayıs 2024&amp;#39;te ulaşılan zirveyle kıyaslandığında enflasyonda belirgin bir düşüş yaşanmakla birlikte enflasyonun yüksek seyrini koruduğunu söyledi.<br><br>Karahan, Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimin negatif arz şoklarına yol açarak yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur olduğunu vurgulayarak, yavaşlama eğiliminde olan enerji yıllık enflasyonunun son 2 ayda petrol ve doğal gaz fiyatları öncülüğünde 19 puan artarak yüzde 47&amp;#39;ye yükseldiğini dile getirdi.<br><br>Bu maliyet artışları sonucunda elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildiğini kaydeden Karahan, özellikle doğal gazda meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışının belirgin olduğunu aktardı.<br><br>Karahan, ham petrol fiyatlarındaki artışların hemen ardından akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sisteminin devreye alındığını anımsatarak, &amp;quot;Bu sistem, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Bununla birlikte eşel mobilin etkisinin petrol fiyatlarının seviyesine bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğini not etmek gerekir. Özellikle içinde bulunduğumuz dönem gibi şokların büyük olduğu dönemlerde, motorindeki fiyat artışları, küresel rafineri marjlarının seyriyle ham petrol fiyatlarının ima ettiği rakamlardan olumsuz yönde ayrışabiliyor.&amp;quot; değerlendirmesini yaptı.<br><strong><br>&amp;quot;Göstergelerin son 3 aylık ortalamaları, enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor&amp;quot;</strong><br><br>Fatih Karahan, son dönem enflasyon gelişmelerinde etkili olan bir diğer unsurun gıda fiyatları olduğunu belirterek, yılın ilk aylarında gıda grubunun enflasyona artırıcı yönde katkıda bulunduğunu, kasımda sert düşüş gösteren sebze fiyatlarının olumsuza dönen hava koşulları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldiğini söyledi.<br><br>Gıda enflasyonunda son aylarda kaydedilen oynak seyirde sebze kaleminin rolünün oldukça belirgin olduğunun altını çizen Karahan, &amp;quot;İlk 4 ayda taze meyve ve sebze fiyatları belirgin bir artış gösterdi. Öncü veriler, arz koşullarındaki normalleşmeyle birlikte mayıs ayında sebze grubunda fiyat düşüşlerinin başladığını gösteriyor. Bu görünümün önümüzdeki aylarda da devam ederek gıda enflasyonunu olumlu yönde etkilemesini bekliyoruz.&amp;quot; dedi.<br><br>&amp;quot;Şubat-mart döneminde öngördüğümüz tahmin aralığının içinde seyreden tüketici enflasyonu, nisan ayında gerilimin etkilerinin belirginleşmesiyle tahmin aralığının üzerinde gerçekleşti.&amp;quot; diyen Karahan, &amp;quot;Söz konusu gelişmelerin yansımaları daha sınırlı olmakla birlikte ana eğilim göstergeleri üzerinde de hissediliyor. Nitekim göstergelerin son 3 aylık ortalamaları, enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br><br>Yılın ilk 4 ayındaki fiyat artışlarına bakıldığında, geçen yıla kıyasla gıda ve enerjide yükseliş gördüklerini aktaran Karahan, &amp;quot;Buna karşın para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda enflasyon gerilemeye devam ediyor.&amp;quot; bilgisini paylaştı.<br><br>Karahan, 2025&amp;#39;te hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde kira ve eğitim hizmetlerinin önemli olduğunu, bu iki kalemde de geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin rolünün yüksek olduğunu belirtti.<br><br>Yılın ilk 4 ayında her iki kalemde de enflasyonda önemli düşüşler yaşandığının altını çizen Karahan, bu durumun hizmetlerde süregelen ataletin güç kaybetmeye başladığını haber verdiğini kaydederek, şunları söyledi:<br><br>&amp;quot;Kira tarafında, gerek mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verileri gerekse yeni yayımlamaya başladığımız yeni kiracı kira endeksi, enflasyonda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor. Eğitim tarafında ise fiyat ayarlamalarına dair düzenlemelerde, geçmiş 24 ayın enflasyonu yerine 12 ayın etkisini yansıtacak şekilde değişikliğe gidilmesini önemli buluyoruz. Bu değişikliklerin, geçmiş enflasyona endeksleme mekanizmasını görece zayıflatarak dezenflasyon sürecini desteklemesini bekliyoruz. Bu düzenleme değişikliğinin 2026 yılı için ima ettiği rakamlar, eğitim tarafında dezenflasyonda belirli bir alan olduğunu gösteriyor.&amp;quot;<br><br>Öte yandan Karahan, jeopolitik gelişmeler neticesinde akaryakıt fiyatlarına bağlı olarak ulaştırma hizmetlerinde fiyat artışlarının güçlü seyretmeye devam ettiğini aktararak, öncü verilerin bu görünümün mayıs ayında da sürdüğüne işaret ettiğini dile getirdi.<br><br>Karahan, enflasyon beklentilerinin seyrine ve öne çıkan risklere de değinerek, &amp;quot;Bir önceki rapor dönemiyle kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti. Sonraki dönemde ise Orta Doğu&amp;#39;daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımakta. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.<br><br>Bu yıl ocak ayında para politikası adımlarının büyüklüğünü gözden geçirdiklerini ifade eden Karahan, politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine çektiklerini anımsattı.<br><br>Karahan, Orta Doğu&amp;#39;da başlayan gerilimlerden kaynaklanan belirsizliklerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkılaştırıcı bazı tedbirler aldıklarını bildirdi.<br><br>Bu süreçte sıkı politika duruşunu koruyarak mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tuttuklarını anımsatan Karahan, &amp;quot;1 Mart&amp;#39;tan itibaren, finansal piyasalarda yaşanan gelişmeleri dikkate alarak parasal duruşumuzu güçlendirmek amacıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verdik. Bu dönemde, piyasanın likidite ihtiyacını üst banttan yapılan fonlama ile karşılayarak para piyasalarında gerçekleşen referans faiz oranının yüzde 40 seviyesine yükselmesini sağladık. Ayrıca, döviz karşılığı TL swap ihaleleriyle piyasaya fonlama sağlamaya başladık.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br><br>Karahan, Türk lirası mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşunu desteklemek üzere uygulamaya devam ettiklerini kaydetti.<br><br>Türk lirası mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguladıklarını ifade eden Karahan, kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullandıklarını bildirdi.<br><br>Karahan, son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikasıyla parasal aktarım mekanizmasını güçlendirdiklerini belirterek, &amp;quot;2025&amp;#39;in ikinci yarısından itibaren politika faizinde yapılan indirimler, şubat ayı sonundaki jeopolitik gelişmelere kadar olan dönemde mevduat ve kredi fiyatlamalarına beklentilerimiz ölçüsünde yansıdı. Bu dönemde politika faizinde 9 puan indirim yapılırken, kredi ve mevduat faizlerindeki düşüş 9-10 puan arasında gerçekleşti.&amp;quot; açıklamasında bulundu.<br><br><strong>Kredi büyümesi bir miktar geriledi</strong><br><br>Yaşanan jeopolitik gelişmeleri dikkate aldıklarını ve alınan politika kararları sonucunda ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin 3 puan arttığını bildiren Karahan, bu dönemde Türk lirası ticari kredi ve mevduat faizlerinin 3 puan, tüketici kredisi faizleri ise yaklaşık 4 puan yükseldiğini ifade etti.<br><br>Geçen yıldan itibaren kıymetli maden fiyatlarındaki hızlı yükseliş ve artan jeopolitik riskler sonucunda Türk lirası payının zaman zaman dalgalandığını belirten Karahan, &amp;quot;Sıkı para politikası duruşumuz yanında destekleyici makro ihtiyati araç setimiz, yurt içi yerleşiklerin Türk lirası mevduatı tercihinin korunmasında rol oynadı.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br><br>Karahan, Türk lirası mevduatın payının yüzde 59,7 ile güçlü seyrini koruduğunu, yatırım fonlarını da dahil ettiklerinde bu görünümün değişmediğini, kredi büyümesinde 2025&amp;#39;in kasım ayından itibaren artış görüldüğünü söyledi.<br><br>Mevsimsel etkilerin ortadan kalkması ve makroihtiyati tedbirlerle nisan ayından itibaren kredi büyümesinin bir miktar gerilediğini anlatan Karahan, şunları kaydetti:<br><br>&amp;quot;Ayrıca, kredi kompozisyonunda Türk lirası lehine gelişim korunuyor, ticari kredi büyümesi 2025 yılı son çeyreğinde hızlanmıştı. Ticari kredi büyümesinin dezenflasyon patikası ile uyumlu seyrini sağlamak amacıyla ocak ayında yabancı para kredi büyüme sınırını düşürdük, ayrıca mart ayında Türk lirası ticari kredilerde istisnaların kapsamını daralttık. Alınan bu önlemlerin etkisiyle ticari kredilerde büyümenin bir miktar hız kestiğini görüyoruz. 2025&amp;#39;te güçlü seyreden bireysel kredi büyümesi bu yıl atılan adımların etkisiyle bir miktar geriledi. Bireysel kredilerde kompozisyon da değişiyor. İhtiyaç ve kredi kartı büyümeleri gerilerken konut kredisi büyümesi hızlanıyor. Bu gelişme iç talepteki dengelenmeye ve finansal sistemde aktif kalitesi risklerinin yönetilmesine katkı verecektir. Yaşanan gelişmelerin etkisiyle tahvil faizlerinde tüm vadelerde yükseliş görüldü.&amp;quot;<br><br>Karahan, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler sırasında, döviz talebinin büyük ölçüde yurt dışı yerleşikler kaynaklı gerçekleştiğini ifade ederek, mart ayı sonunda altın fiyatlarındaki hızlı gerilemenin ise hanehalkı altın talebinde bir yükselişe sebep olduğunu kaydetti.<br><br>Söz konusu talebin ilerleyen haftalarda durduğunu, sonrasında başlayan hanehalkının altın ve döviz satışlarının devam ettiğini söyleyen Karahan, &amp;quot;Bu dönemde, döviz piyasasının sağlıklı işleyişine ve şirketlerin döviz riski yönetimlerine katkı sağlamak amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladık. 13 Mayıs itibarıyla vadesi gelmemiş işlem tutarı 8,1 milyar dolardır.&amp;quot; diye konuştu.<br><br>Karahan, ülke kredi risk primi ve döviz kuru oynaklığında ateşkes görüşmeleri sonrasında gerileme yaşandığını belirterek, &amp;quot;Jeopolitik gelişmeler sonucu 27 Mart&amp;#39;ta 155 milyar dolara gerileyen brüt rezervler, takip eden dönemde 17 milyar dolar artış göstererek 8 Mayıs&amp;#39;ta 172 milyar dolara ulaştı. Swap hariç net rezervler ise 20 milyar dolar artışla 39 milyar dolara yükseldi.&amp;quot; dedi.<br><br><strong>&amp;quot;Enflasyon görünümünün tekrar aşağı yöne evirilmesini sağlayacağız&amp;quot;</strong><br><br>Fatih Karahan, bilgilendirme toplantısında, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile soruları da yanıtladı.<br><br>Karahan, enflasyon raporuna ilişkin sunumda piyasa, hane halkı ve reel sektörün enflasyon beklentilerine ilişkin detaylara ve enflasyon beklentilerindeki bozulmaya yeterince yer verilmediğine ilişkin bir yorum üzerine, sunumda hem piyasa katılımcılarının hem hane halkının hem de reel sektörün beklentilerine yer verdiklerini söyledi.<br><br>Beklentilerde en çok artışın da hane halkında yaşandığını dile getiren Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br><br>&amp;quot;Burada 2,8 puanlık bir bozulma söz konusu. Reel sektörde daha sınırlı, 1 puanın altında, 0,8 puanlık bir artış enflasyon beklentilerinde. 12 aylık beklentilerden bahsediyorum. Piyasa katılımcılarında da 1,2 puanlık bozulma oldu. Bu gerçekleşmeler geçmiş deneyimlerle uyumlu. Özellikle hane halkı tarafında daha önce birçok kez de vurguladığımız gibi bu beklentiler daha çok gıda ve kira gibi çok hissedilen kalemlerdeki enflasyon üzerinden şekilleniyor. Son dönemde özellikle gıda fiyatlarında çok yüksek artışlar gördük. Sunumumda da gösterdiğim gibi sebze fiyatlarında son dönemde birçok ayda çift haneli aylık enflasyon gördük. İlk 4 ayda taze meyve sebze fiyatları yüzde 57&amp;#39;lik artış gösterdi.&amp;quot;<br><br>Karahan, bu artışın hissedilen enflasyona ve hane halkının beklentilerine yansıdığını kaydederek, bu doğrultuda beklentileri en çok bozulan kesimin hane halkı olmasının makul olduğunu bildirdi.<br><br>TCMB Başkanı Karahan, enflasyonist baskıların bir süre daha enerji fiyatları ve bir miktar da gıda kaynaklı devam edeceğini belirterek, beklentilerin bunu yansıttığını söyledi.<br><br>Kendileri için orta vadeli enflasyon görünümünün çok önemli olduğunu vurgulayan Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:<br><br>&amp;quot;Burada da her zaman iki faktörün öne çıktığını vurguluyoruz. Bunlardan bir tanesi ve tüm iletişimlerimizde vurguladığımız enflasyon beklentileri. Enflasyon gerçekleşmeleri beklentilerin üzerinde olduğunda enflasyon beklentileri bozuluyor ve bu orta vadeli görünümü bozma potansiyeli taşıyan bir risk unsuru. Bu birinci etki orta vadeli görünüm üzerine. Diğeri ise son dönemde yaşanan gelişmelerin ekonomik aktivite üzerinden orta vadeli enflasyon görünümüne etkisi. Burada küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler var. Zaten büyüme tahminleri revize edilmiş durumda ama savaşın daha uzun sürmesi durumunda daha büyük revizyonların da olası olduğunu değerlendiriyoruz.&amp;quot;<br><br>Karahan, iç talepte sıkılaşan finansal koşullara binaen gevşemenin devam edeceğini değerlendirdiklerinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:<br><br>&amp;quot;Bu görünüm doğrultusunda orta vadedeki enflasyon görünümünün ne yönde şekilleneceği henüz çok net değil. Bir taraftan beklentiler bozulurken bu yukarı yönlü etki yapacakken, aktivitede iç ve dış taraftaki olası zayıflama aşağı yönlü çekebilir. Burada politika kararlarımızı alırken bu dengeyi de gözeteceğiz ve enflasyon görünümünün tekrar aşağı yöne evirilmesini sağlayacağız. Bu şekilde de dezenflasyonu tesis edeceğiz.&amp;quot;<br><br><strong>&amp;quot;Enflasyonun tekrar düşüşe geçmesiyle beklentiler toparlanmaya başlayacak&amp;quot;</strong><br><br>TCMB Başkanı Karahan, enflasyon beklentilerine ilişkin soru üzerine, beklenti vurgusunun Para Politikası Kurulu (PPK) metninde görülebileceğini belirterek, orada ikincil etkilerden bahsettiklerini, metinlerinde her zaman bunu vurguladıklarını bildirdi.<br><br>Enflasyonda üç kesimin beklentilerini takip ettiklerini dile getiren Karahan, piyasa beklentilerinin daha çok yakın dönem gerçekleşmeler, talep görünümü, para politikası iletişimi ve maliye politikası gibi birçok makro faktöre bakılarak oluşturulduğunu anlattı.<br><br>Karahan, burada enflasyon beklenenden yüksek geldiğinde beklentilerin yukarı yönlü revize edildiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:<br><br>&amp;quot;Son dönemde de bu doğrultuda bir miktar bozulma olması normal. Bunun uzun vadelere yayılmaması önemli. Biz de politika iletişimimizde sıkı duruş mesajımızı, dezenflasyon sürecine olan kararlılığımızı her fırsatta vurguluyoruz. Bunu da aksiyonlarımızla gösteriyoruz. Enflasyonun tekrar düşüşe geçmesiyle burada beklentilerin toparlanmaya başlayacağını değerlendiriyoruz. Önemli olan orta vadedeki beklentilerin bozulmaması.&amp;quot;<br><br>Karahan, hane halkı beklentilerinin biraz daha geçmiş enflasyon ile gıda ve kiraya göre şekillendiğini kaydederek, kira enflasyonunun en hızlı düşen kalemlerden biri olduğunu, ataletin net şekilde kırılmaya başladığını ancak gıda fiyatlarında yüksek oynaklıklar gördüklerini söyledi.<br><br>Fatih Karahan, &amp;quot;(Gıda fiyatları) Genelde seviye olarak manşet enflasyonunun her zaman çok üstünde seyretmese de dönem dönem çok hızlı hareket edebildiği için algıyı ve dolayısıyla beklentileri bozuyor. Reel sektör beklentileri de aslında biraz geçmiş enflasyona endeksleme davranışı sergiliyor. Dolayısıyla o da enflasyon gerçekleşmelerinden etkileniyor.&amp;quot; dedi.<br><br><strong>&amp;quot;Para politikası tarafında ihtiyatlı duruşumuzu sürdürüyoruz&amp;quot;</strong><br><br>Merkez Bankası Başkanı Karahan, petrol fiyatlarının barış sağlansa bile bir süre daha yüksek kalacak olmasının ikincil etkiler açısından hangi anlama geldiğine ilişkin soru üzerine, burada şokun büyüklüğünün ve süresinin henüz belirsizliğini koruduğunu, petrol fiyatlarının seyrine göre oldukça farklı etkiler görebileceklerini vurguladı.<br><br>Yüksek petrol fiyatlarının enerji ve ham madde ithalatı üzerinden yol açtığı olumsuz yansımalara işaret eden Karahan, şöyle devam etti:<br><br>&amp;quot;Burada devreye alınan eşel mobil sistemi, akaryakıt fiyatları üzerinden gelen etkiyi önemli ölçüde sınırlıyor. Örneğin petrol fiyatının 85 dolar olduğu bir senaryoda bir önceki varsayımlarımıza göre yaşanan şok 12 ayda enflasyonu 4,4 puan yükseltecekken eşel mobil sistemi sayesinde bu etki 1,3 puana kadar sınırlanabiliyor. Ama etki burada sadece petrol fiyatları üzerinden gerçekleşmiyor. Son dönemde küresel ölçekte doğal gaz fiyatları da arttı. Bu kanaldan da yukarı yönlü etki geliyor. Onun dışında alüminyum ve gübre gibi üretimi etkilenen birçok ürün söz konusu. Helyum arzında bir azalma var. Bu durum ileride çip konusunda arz yönlü sorunlara yol açabilir. Dolayısıyla birçok yönlü riskin olduğu ve savaşın süresi uzadıkça ve petrol arzı etkilendikçe bu etkilerin gittikçe belirginleşeceği bir durum söz konusu.&amp;quot;<br><br><strong>&amp;quot;Para politikası kararlarını tek bir değişkene bakarak almıyoruz&amp;quot;</strong><br><br>Fatih Karahan, para politikası tarafında ihtiyatlı duruşu sürdürdüklerinin altını çizerek, &amp;quot;Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı durmamız, ihtiyatımızı korumamız gerekiyor. Bu doğrultuda da aslında geçmişte biraz daha iç ekonomimizin dinamiklerine yönelik risklerle ilgilenirken son dönemde diğer merkez bankaları gibi yurt dışı gelişmeleri, jeopolitik riskleri ve bunların makroekonomik etkilerini yakından takip ediyoruz.&amp;quot; şeklinde konuştu.<br><br>Para politikası kararlarını tek bir değişkene bakarak almadıklarını ancak mevcut dönemde kısa vadede enflasyon üzerinde yukarı yönlü etkiler bulunduğu için buna daha fazla odaklanmaları gerektiğini vurgulayan Karahan, &amp;quot;Enflasyon beklentilerinin yaratacağı orta vadeli görünümde bozulmaya engel olmamız gerekiyor. Bu oldukça önemli. Bu da nasıl olabilir? Ekonomik aktivitede orta vadede göreceğimiz iç ve dış talepte yavaşlama burada enflasyon görünümü üzerindeki riskleri dengeleyebilir.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br><br>&amp;quot;Cari açığın 2026 sonunda da tarihsel ortalamalarının altında kalacağını öngörüyoruz&amp;quot;<br>TCMB Başkanı Karahan, savaşın cari açığa etkisine ilişkin soru üzerine, 2025 yılında cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 1,9 olarak gerçekleştiğini belirterek, yılın ilk iki ayında özellikle dış ticaret dengesinden kaynaklanan bir bozulma gördüklerini, savaş öncesi dönemde de cari dengede bir miktar bozulma yaşandığını anlattı.<br><br>Burada enerji fiyatlarından kaynaklanan bir yükün daha geleceğini dile getiren Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:<br><br>&amp;quot;Petrol fiyatlarında 10 dolarlık bir artışın cari denge üzerinde 3 ila 4 milyar dolar arasında bir etkide bulunacağını değerlendiriyoruz. Burada bir miktar enerji dengesi bozulurken diğer taraftan dış ticaret dengesi ekonomik aktiviteye bağlı olarak düzelebilir. Bu ikisinin dengesinde her 10 dolarlık petrol fiyatı artışı için 3-4 milyar dolar arasında bozulma öngörüyoruz. Buna rağmen iyi bir noktadan, yüzde 1,9&amp;#39;luk orandan başladığımız için cari açığın 2026 sonunda da tarihsel ortalamalarının altında kalacağını öngörüyoruz.&amp;quot;<br><br><strong>&amp;quot;Bundan sonraki kararlarımız konusunda tüm seçenekler masada&amp;quot;</strong><br><br>Fatih Karahan, parasal duruşun daha uzun ve sıkı tutulduğu bir çerçeveden bahsettiğine ilişkin yorum ve bunun detaylarına ilişkin soru üzerine, borç verme ve politika faizi arasında 300 baz puanlık, borç alma faizi arasında da 150 baz puanlık bir makas bulunduğunu, asimetrik koridor uygulamasını bir süredir devam ettirdiklerini anlattı.<br><br>Hızla değişebilen bir ortamda bu tarz kullanımın doğru ve isabetli olduğunu dile getiren Karahan, &amp;quot;Üst bandın geniş olması bize esneklik sağlıyor.&amp;quot; diye konuştu.<br><br>Karahan, repo ihalelerine 1 Mart&amp;#39;ta ara verdiklerini ve bu süreçte fonlama faizini 300 baz puan yükselterek yüzde 40&amp;#39;a çektiklerini anımsatarak, şu açıklamalarda bulundu:<br><br>&amp;quot;Önümüzdeki döneme baktığımızda iki temel belirsizlik bulunuyor. Bunlardan bir tanesi savaşın gidişatına ve şiddetine yönelik belirsizlikler. İkincisi de beklentilerin bir taraftan enflasyon görünümünü yukarı çekme potansiyeli var. Diğeri de ekonomideki soğumanın enflasyon görünümüne yönelik etkileri. Burada net etkinin hangi yöne evirileceği oldukça önemli. Bu belirsizlik biraz daha azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki kararlarımız konusunda tüm seçenekler masada. O dönemki enflasyon görünümüne, veri ve haber akışına göre karar vereceğiz.&amp;quot;<br><br>Bir katılımcının, uzun dönemde kur dengesiyle alakalı öngörü sorusuna ilişkin Karahan, kur politikasında bir değişiklik öngörmediklerini söyledi.<br><br>Karahan, bir önceki katılımcının cari açık sorusuna verdiği cevaba ekleme yaparak, şöyle konuştu:<br><br>&amp;quot;Burada genelde reel değerlenme konuşulduğunda cari açığın seviyesi ve bunun sürdürülebilirliği üzerinden genelde değerlendiriliyor. Burada baktığımızda bizim çalışmalarımız, uluslararası çalışmalar, farklı merkez bankalarının çalışmaları ihracatta temel belirleyicinin reel kur değil, talep olduğunu gösteriyor. Reel kurun da tabii ki ihracat üzerinde etkisi var ama göreli olarak oldukça sınırlı. Geçen sene bundan örnek verebiliriz, reel kurun bir miktar değerlendiği bir dönem yaşadık, yüzde 7,5 oranında reel kur değerlendi geçen sene ama ihracatımız da aynı zamanda arttı, yüzde 4&amp;#39;ten fazla arttı ve 273 milyar dolar seviyesinde kapattık geçen seneyi. Bu sene için baktığımızda tabii geçen seneden gelen korumacı eğilimler var, bunlar ihracat üzerinde aşağı yönlü etkilerde bulunuyor. İkincisi de yurt dışı talebin bu sene biraz toparlamasını bekliyorduk, özellikle Avrupa&amp;#39;da büyümenin toparlamasını bekliyorduk. Bütün dünya savaşlardan etkilendiği için şu anda büyüme konusundaki, küresel büyüme konusundaki riskler bir miktar artmış durumda. Aşağı yönlü revizyonlar yapılmış durumda ve uzayacak olursa da daha fazla aşağı yönlü revizyon yapılabilir. Bu da dış ticaret kanalı üzerinden cari denge üzerinde bir risk oluşturuyor ama şu anki görünümde, ortadaki verilere ve enerji fiyatları üzerindeki belli varsayımlar üzerinden baktığımızda, yıl sonunda, daha önce de söylediğim gibi, cari dengenin tarihsel ortalamaların altında kalacağını, dolayısıyla sürdürülebilir olduğunu değerlendiriyoruz.&amp;quot;<br><br><strong>&amp;quot;Önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk&amp;quot;</strong><br><br>TCMB Başkanı Karahan, bir katılımcının, iç tarafta TL&amp;#39;nin cazibesinin devamı için faiz artırımı ya da mali taraftan bir stopaj indirimi talebinde bulunmayı düşünüp düşünmedikleri sorusuna yönelik kur politikası konusunda değişen bir yaklaşımlarının olmadığını vurgulayarak, son dönemde enerji fiyatları kaynaklı cari dengede bir miktar artış gördüklerini ve yıl sonuna kadar da enerji fiyatlarının seyrine göre biraz daha yüksek seviyeler göreceklerini öngördüklerini bildirdi.<br><br>Karahan, &amp;quot;Buradan gelen bir miktar döviz talebi var ve olacak. Bunun dışında küresel risk iştahına dayalı sermaye girişleri ve çıkışları olabiliyor. Son dönemde biraz daha çıkışların daha fazla olduğu bir dönem yaşadık ama oynaklıklar da yüksek. Dolayısıyla döviz talebinin bir miktar arttığı durumda da kurdaki hızlanmanın artması oldukça normal.&amp;quot; diye konuştu.<br><br>Bir gazetecinin &amp;quot;Burada bu büyük revizyonun yapılması sizin piyasalar tarafından daha güvercin algılanmanıza yol açabilir mi? Böyle bir endişe duyuyor musunuz ve ilerleyen dönemde bu revizyonu para politikası görünümü açısından nasıl görmeliyiz? Örneğin faiz artışları masada mı yoksa makro ihtiyati tedbirleri mi tercih edersiniz bu aşamada?&amp;quot; sorusuna yönelik Karahan, 2025 Ağustos&amp;#39;ta yayımladıkları çerçeve dokümanda, varsayım setinde olağanüstü güncellemeler olmadığı sürece hedeflerini revize etmeyeceklerini ve para politikası araçlarını en etkili şekilde kullanarak enflasyonu hedeflere ulaşacak şekilde para politikasını oluşturmaya çalışacaklarını söylediklerini anımsattı.<br><br>Karahan, son döneme bakıldığında olağanüstü şartların gerçekleştiğine işaret ederek, savaşı sadece birkaç aylık gelişme olarak değerlendirmenin doğru olmadığını, orta vadeli etkilerinin de olacağını ve bunu da dikkate alarak güncellemede bulunduklarını belirtti.<br><br>Yakın döneme bakıldığında enerji fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskıların öne çıktığını anlatan Karahan, şöyle devam etti:<br><br>&amp;quot;Küresel görünümde arz yönlü şokların çok daha sık, belirgin, yüksek olduğu bir döneme girdik. Bunu belki salgından bu yana bakarak söylemek lazım ama son bir yılda bu frekans oldukça artmış durumda. Bu durum enflasyonun ataletini artırma, enflasyon dinamiklerini değiştirme potansiyeline sahip. Optimal para politikası aslında arz yönlü şokları talep yönlü şoklar olduğu kadar sönümlemeye çalışmıyor. Bütün bunları göz önünde bulundurarak, bir de ülkemizin belli şartları, gıda enflasyonunu kastediyorum, onun da kendi içinde ciddi oynaklık arz edebildiğini göz önünde bulundurarak, önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk. Para politikası iletişimi açısından bir değişiklik içermiyor. Enflasyon hala oldukça yüksek, çok daha düşük seviyelere gelmesi oldukça önemli. Enflasyonun maliyeti birçok kanaldan ekonomimizi etkiliyor, hala bir numaralı sorun olarak görüyoruz, dolayısıyla bu alanda kararlılığımız kesinlikle değişmedi. İletişim olarak bakacak olursak hedefleri 24&amp;#39;e çekmiş olduk ama tahminimizi 26&amp;#39;da tutuyoruz ve iletişimimize bakacak olursanız yukarı yönlü risklerin çok daha belirgin, sayıca daha fazla olduğunu ve etki ihtimali açısından da oldukça daha güçlü olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla para politikası duruşumuzda bir değişiklik olmayacak.&amp;quot;<br><br><strong>&amp;quot;Temel önceliğimiz en önemli, en etkili şekilde enflasyonu orta vadede de hedefimiz olan yüzde 5&amp;#39;e düşürmek&amp;quot;</strong><br><br>Karahan, ticari kredilerde, selektif kredilerde ve makro ihtiyati tedbirlerde ufak ayarlamalar yapılıp yapılmayacağı sorusuna ilişkin bu soruyu yüksek enflasyonun maliyeti çerçevesinde anlatmak istediğini ifade etti.<br><br>Dezenflasyonun maliyetinin dönem dönem konuşulduğunu ama enflasyonun kendisinin de çok yüksek bir maliyeti olduğunu kaydeden Karahan, bunun Türkiye açısından en temel ve en öncelikli konulardan biri olduğunu bildirdi.<br><br>Karahan, yüksek enflasyonun gelir dağılımında bozulmaya sebep olduğunu, ekonomideki kaynakların verimli şekilde dağılmasına engel olduğunu ve bu vesileyle ekonominin potansiyel büyümesini aşağı yönde etkilediğini belirtti.<br><br>Yüksek enflasyon ortamında birikimlerin yastık altında kaldığını ve yüksek dolarizasyon gördüklerini anlatan Karahan, şunları kaydetti:<br><br>&amp;quot;Bu da finansal sistemin gücünü, Merkez Bankası&amp;#39;nın rezervlerini zayıflatan ülkemizi dış şoklara karşı daha kırılgan yapan bir görünüme sokuyor. Yine yüksek enflasyon ortamında tasarrufların düştüğünü görüyoruz çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Düşen tasarruflar yüksek ve kronik cari açığa sebep oluyor. Cari açık risk primi kanalından yurt dışı borçlanma maliyetlerimizi artırıyor. Yurt dışı borçlanma maliyeti bankacılık sektörünü, en önemlisi bunun üzerinden reel sektörü ciddi anlamda etkiliyor. Dolayısıyla burada temel önceliğimiz her zaman en önemli, en etkili şekilde enflasyonu düşük seviyelere, önce tek hane daha orta vadede de hedefimiz olan yüzde 5&amp;#39;e düşürmek. Bu süreçte eleştirilerin gelmesini anlıyorum çünkü uzun süren bir süreç ama enflasyonda katılığın yüksek olduğu bir dönemden geliyoruz. Yüzde 75&amp;#39;te sınırladık ve o günden bugüne de ciddi bir mesafe kat ettik. Tabii bu sürede ataletin yüksek olması, çeşitli iç ve dış şoklara maruz kalmamız neticesinde istediğimiz mesafeyi tam olarak alamadık ama burada yapmamız gereken enflasyonla mücadelede kararlılığımızı artırarak devam etmek ve en etkili şekilde enflasyonu tek haneli sayılara indirmeye gayret etmek.&amp;quot;<br><br><strong>TCMB Başkan Yardımcıları Karahan, Kara ve Özkul soruları yanıtladı</strong><br><br>TCMB Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu&amp;#39;nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi&amp;#39;ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi&amp;#39;nde düzenlenen bilgilendirme toplantısına, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile katıldı.<br><br>Soruları yanıtlayan Hatice Karahan, jeopolitik belirsizliklerin ve risklerin arttığı son dönemde yabancı para mevduat tercihinin sınırlı kaldığını gördüklerini belirterek, &amp;quot;Bu aslında bizim için TL&amp;#39;ye olan güvenin devam ettiğini gösterdi.&amp;quot; diye konuştu.<br><br>Birkaç tarih ve veri açısından TL payına bakıldığında, şubat sonunda yüzde 58,4 civarında bir TL payı olduğunu kaydeden Karahan, bunun da mayıs ayı başı itibarıyla 1 puan artarak yüzde 59,5 seviyesine yükseldiğini dile getirdi.<br><br>Karahan, son dönemde piyasada yaşanan döviz talebinin bireysel tarafta çok az bir kısmının gerçekleştiğini gördüklerini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:<br><br>&amp;quot;O satışın da aslında altın fiyatlarının düştüğü dönemlere denk geldiğini görüyoruz. Bu da bize bu talebin kalıcı bir dolarizasyon olarak değil de anlık düşük fiyatlardan faydalanma saikiyle gerçekleşen bir hareket olduğunu gösteriyor. Zaten buradaki kilit unsur mevcut para politikası duruşumuz. Para politikası duruşumuzun Türk lirası enstrümanları destekleyici yönde kalmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz ve dolayısıyla dolarizasyon anlamında bir risk görmüyoruz.&amp;quot;<br><br><strong>&amp;quot;Sadeleştirme adımlarına devam etmeyi düşünüyoruz&amp;quot;</strong><br><br>Gazi İshak Kara ise makroihtiyati çerçevenin, bu alanda yapılan düzenlemelerin amacının para politikası faizini ikame değil, para politikası çerçevesini desteklemek olduğunu belirterek, &amp;quot;Biz bu araçları temelde üç hedef doğrultusunda kullanıyoruz. Bunlardan birincisi TL mevduat payının artırılması, diğeri ise kredi büyümesinin dezenflasyon politikasıyla, patikasıyla uyumlu bir çerçevede gerçekleşmesi ve son olarak da likidite yönetimi ve finansal istikrar.&amp;quot; diye konuştu.<br><br>Bundan sonraki dönemde makroihtiyati düzenlemeler ve çerçevenin para politikasını destekleyici şekilde olmaya devam edeceğini bildiren Kara, şunları kaydetti:<br><br>&amp;quot;Biz bunu yaparken makroihtiyati çerçevede de zaman zaman sadeleştirme, basitleştirme yönüne gidiyoruz. Son dönemde kredi büyümesi ve TL payı hesaplamalarında hesaplama dönemini 4 haftadan 8 haftaya çıkardık, böylece hem operasyonel olarak sadeleşmeyi sağladık hem de bankalara ve finansal kuruluşlara, reel sektöre esneklik sağlamış olduk. Piyasa şartları elverdikçe bu tür sadeleştirme adımlarına da devam etmeyi düşünüyoruz.&amp;quot;<br><br>&amp;quot;Sterilizasyon işlemleri sonucunda faiz giderlerimizde bir artış söz konusu oldu&amp;quot;<br>Fatma Özkul da Merkez Bankası olarak bilançonun aktifinde menkul kıymetlerden, kullandırdıkları kredilerden ve fonlamalardan faiz geliri elde ettiklerini belirterek, &amp;quot;Bunun yanında bilançomuzun pasifinde de TL zorunlu karşılıklardan ve piyasadaki fazla likiditeyi çektiğimiz için de bir faiz giderimiz söz konusu oluyor. Bununla birlikte Kur Korumalı Mevduat (KKM) ödemeleri ve diğer döviz kazandırıcı işlemler için de bir kur farkı giderimiz oluşuyor, bunları bilançomuzda raporluyoruz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br><br>Son dönemde KKM uygulamasının sonlanmasıyla söz konusu kur farkının giderlerinde azalma meydana geldiğini söyleyen Özkul, hem KKM ödemeleri hem de rezerv biriktirme stratejileri sonucunda piyasada bir likidite fazlası oluştuğunu dile getirdi.<br><br>Özkul, bu likidite fazlasını çekmek için para politikası araçları ve TL zorunlu karşılık uygulamalarıyla fazla likiditeyi sterilize ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:<br><br>&amp;ldquo;Sterilizasyon işlemleri sonucunda da faiz giderlerimizde bir artış söz konusu oldu. Bilançoda gördüğünüz o faiz gelirlerinden daha fazla faiz giderlerimiz söz konusu oldu ve 2025 yılında 1 trilyon 65 milyar liralık bir zarar açıkladık. Bu zarar aslında temel olarak parasal sıkılaşma ve sterilizasyon işlemlerinden kaynaklanan faiz giderlerindeki artışın bir sonucu. Biz oluşan bu zararı aslında politika setinin bütüncül etkileriyle birlikte değerlendiriyoruz. Burada önemli olan merkez bankalarının, Merkez Bankamızın kar veya zarar etmesi değil fiyat istikrarına yönelik uygulanan politikaların etkili bir şekilde uygulanması.&amp;rdquo;<br><br>Risk setleriyle ilgili yöneltilen soruyu cevaplayan Karahan, para politikasını oluştururken enflasyon görünümüne odaklandıklarını belirtti.<br><br>Karahan, enflasyon görünümünü oluştururken de hem enflasyon verileri, enflasyon beklentileri ve talep koşullarını çok genel bir çerçevede zengin bir veri setini bir araya getirerek yapılan değerlendirmelerle oluşturduklarını ifade ederek, &amp;quot;Dolayısıyla enflasyon üzerinde risk oluşturabilecek tüm gelişmeleri politika yapımımızda kullanıyoruz. Bir süredir enflasyonun hedeflerimizden saptığını da görüyoruz. Bunun hakkında bir değerlendirme de yapmakta fayda var. Bizim aldığımız sıkılaştırıcı yönlü etkiler belli bir gecikmeyle enflasyon dinamiklerini etkiliyor. Burada aslında bütün dünyada benzer bir durum söz konusu ama bizde aktarım mekanizması biraz daha yavaş ve biraz daha sınırlı ilerledi özellikle başlarda.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br><br>&amp;quot;Süreç uzadığı için de bu süreçte karşıdan esen rüzgarlar dönem dönem enflasyonun beklentilerini önemli ölçüde bozdu.&amp;quot; diyen Karahan şunların altını çizdi:<br><br>&amp;quot;Bu beklentilerdeki bozulmanın yanı sıra öne çıkan bir diğer unsur da kira gibi ataleti yüksek kalemlerde ilerlemenin, düşüşün sınırlı olması, oldukça geriden gelmesi. Burada birçok sebep var. Geçtiğimiz toplantılarda kira konusunda değerlendirme yaptığım için çok detaya girmek istemiyorum ama bu da öne çıkan unsurlardan bir tanesi. Yine bu süreçte yaşadığımız şoklardan birçoğu gıda kaynaklı. Bunu bu yılda da yaşadık. Yağışın yüksek olmasına rağmen baktığımızda sebze ve meyve grubunda sadece ilk 4 ayda yüzde 57`lik artış görüyoruz. Bu da oldukça yüksek. Özetlemek gerekirse aslında sadece dış şokları öne çıkarmıyoruz. Enflasyon dinamiğini etkileyen bütün gelişmeleri göz önünde bulunduruyoruz ve kendi modellememizde de bunları değerlendiriyoruz.&amp;quot;<br><br>Fatih Karahan, &amp;quot;Topyekun enflasyonla mücadele programı oluşturulması konusunda bakanlıkların da katılacağı bir iletişime yönelik çalışma düşünülüyor mu?&amp;quot; sorusunu şu şekilde cevapladı:<br><br>&amp;quot;Özellikle enflasyonun yüksek olduğu seviyelerden tekrar tek hanelere giderken maliye ve para politikalarının eş güdüm içinde hareket etmesi ve bu sürece de yapısal iyileştirmelerin eşlik etmesi önemli. Eş güdümün birçok boyutu var. Son dönemde baktığımızda tabii enflasyon patikası biraz yukarı geldiği için elektrik ve doğalgaz konusunda biraz daha önceki öngörülerimizden daha yüksek artışlar gördük öte yandan hazine maliye bakanlığımızın uygulamaya almış olduğu eşel mobil sistemini oldukça önemli buluyoruz. Bu gerçekten akaryakıt fiyatları üzerinden tüketici fiyatlarına geçişi ciddi anlamda sınırlamış durumda. Bir diğer unsur da bütçe açığı, geçen sene faiz dışı sınırlı bir fazla olarak gerçekleşti. Bu senede yine benzer bir görünüm olabileceğini değerlendiriyoruz. Bu da enflasyon görünümü açısından önemli. Onun dışında yapısal unsurlarda birçok mekanizma var. Biz Merkez Bankası olarak bazen doğrudan temsil ediyoruz. Bazen de dışarıdan misafir olarak davet ediliyoruz ve katkılarımızı yapıyoruz. EKK bunlardan bir tanesi, Gıda Komitesi bunlardan bir tanesi. Çeşitli yapısal unsurları ve önerilerimizi burada sunuyoruz.&amp;quot;<br><br>Haftalık repo ihalelerinin hangi şartlar altında yeniden başlayabileceğine ilişkin yöneltilen soruyu yanıtlayan Karahan, &amp;quot;Biz bu üst bant kullanımını bir risk ortamında daha çok yapıyoruz. Çok uzun sürecek olduğu zamanda da bir normalleşmeye gidiyoruz. Çünkü çok uzun süre politika faiziyle fonlama faizinin birbirinden bu kadar ayrı kalması hem iletişim açısından doğru değil hem de para politikası uygulaması olarak doğru değil. Mevcut durumda iki belirsizlik var.&amp;quot; ifadelerini kullandı.<br><br>Karahan, gelecek dönemde bu belirsizliklerin azalması ve bunun ne yönünde azalacağının alınacak kararları belirleyeceğini vurgulayarak şunları kaydetti:<br><br>&amp;quot;Bu belirsizliklerden bir tanesi savaşın kendisinin gidişatı, süreci ve şiddeti. Dönem dönem aşağı yönlü riskler belirginleşirken dönem dönem çok hızlı değişebiliyor. İkincisi de bunların yol açacağı bir taraftan enflasyon beklentilerinde bozulma, diğer taraftan iç ve dış talepteki zayıflama, bu ikisinin dengesi aslında enflasyon görünümünü belirleyecek. Doğru para politikası kurgusu altında enflasyon görünümündeki bozulmanın sınırlanacağını daha sonra da iyileşeceğini değerlendiriyoruz. Mevcut durumda da bu belirsizlik biraz daha azalana kadar şu anki duruşumuzun isabetli olduğunu değerlendirdik ve dolayısıyla son toplantıda da bir değişiklik kararı almadık. Tekrar vurgulamak isterim ki bundan sonraki kararımızda tüm seçenekler masada o dönemki enflasyon görünümüne, veri akışına ve haber akışına bakarak karar vereceğiz.&amp;quot;<br><br>Karahan, ekonomideki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine katkısını da sorulan soru üzerine değerlendirdi.<br><br>Talep koşullarının dezenflasyonu destekleyecek seviyede olmasının oldukça önemli olduğunun altını çizen Karahan, epey süredir sıkı para politikasını uyguladıklarını ve bunun finansal koşullar üzerinden aktiviteye yansımasının biraz zaman alabildiğini kaydetti.<br><br>&amp;quot;Genel olarak asıl talep koşullarındaki yavaşlamanın belirginleştiğini görüyoruz&amp;quot;<br>Karahan, geçen sene altın fiyatlarında görülen artışın aslında talep yönetimi anlamında karşıdan esen bir rüzgar olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:<br><br>&amp;quot;Dolayısıyla talepteki düşüşü sınırladı ve neticesinde de dezenflasyonun hızını yavaşlatmış oldu geçen sene. Ama son dönemdeki verilere baktığımızda özellikle ilk çeyrekte çok çeşitli verilere baktığımızda burada bir gevşeme görüyoruz talep koşullarında. Bu gittikçe de netleşiyor. Perakende satışların bir miktar dirençli olduğunu not etmek lazım. Orada farklı etkiler de var. Dayanıklı mal talebi ki bu tarz durumlarda çok hızlı artabilir. Enflasyonist risklerinin arttığı dönemlerde 2022 yılına benzer döneme gidecek olursanız dayanıklı mal talebinin, dayanıklı mal ithalatının çok hızlı arttığını görürsünüz. Şu anda onu görmüyoruz. Tam tersi otomobil ve beyaz eşya gibi ürünleri olan talep soğuyor sağlıklı bir şekilde. Kartla yapılan harcamalar biraz daha genel bakacak olursak onun da ilk çeyrekte yavaşladığını ve aylık verilere baktığımızda aslında ivmenin de doğru yönde olduğunu ve devam edeceğini öngörüyoruz. Anket bazlı göstergelere baktığımızda aktiviteye yönelik, beklentilere yönelik, PMI gibi bizim kendi anketlerimizle yaptığımız talep beklentileri gibi sorulara baktığınızda burada da yavaşlamayı görüyorsunuz. Genel olarak asıl talep koşullarındaki yavaşlamanın belirginleştiğini görüyoruz. Doğru politika kurgusu altında bunun devam edeceğini ve dezenflasyon sürecine destek vereceğini söylemek istiyorum.&amp;quot;<br><br>Fatih Karahan, bugün yapılan ara hedefteki değişikliklerin beklenti çıpalanmasını desteklemesi açısından para politikası toplantısında da benzer bir hamle gelip gelmeyeceğine dair yöneltilen soruya ise, &amp;quot;Kararlar bağlamında bandın daha genişlemesini doğru bulmuyorum. Mevcut konjonktürde de asimetrik bandın devam etmesini daha sağlıklı değerlendiriyoruz. Dolayısıyla o konuda da bir değişiklik öngörmüyoruz. Bu toplantıda aslında üç temel revizyon yaptık. Hedef revizyonu, bunu sebeplerini kapsamlı bir şekilde anlattım. Değişen arz yönlü şokların belirginleşen etkisi, savaşın etkisi, gıda yönlü şokların biraz daha belirginleşmesi gibi. Diğeri tahmin revizyonuydu. Bunu burada muhasebeyi sene sonunda veriyoruz. Ana kaynaklarda zaten sunumunu da açıkladım ama üçüncü yaptığımız önemli bir değişiklik de burada bant iletişimine ara vermek. Burada belirsizliğin bir süredir yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz ve biz banda oluştururken enflasyonun geçmiş dönem oynaklığını, geçmiş dönem dinamiklerini göz önünde bulundurarak bandı oluşturuyoruz. Ama şokların doğasının, sıklığının ve büyüklüğünün değiştiği bir ortamda bu şekilde oluşturulan bantların, enflasyon üzerindeki belirsizliği çok karşılayamayacağını değerlendiriyoruz.&amp;quot; şeklinde cevap verdi.<br><br><strong>&amp;quot;Bant iletişimine ara verirken senaryo analizi kullanmak yerine betimsel olarak riskleri tasvir etmeyi seçtik&amp;quot;</strong><br><br>Fatih Karahan, bu nedenle bant iletişimine ara verdiklerini yineleyerek, böyle dönemlerde birçok merkez bankasının bu şekilde adımlar atabildiğini vurguladı.<br><br>Avrupa Merkez Bankasının (ECB) böyle bir adımı pandemi döneminde attığını anımsatan Karahan &amp;quot;ECB şimdi tekrar yapıyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) da yine bant iletişimine ara verdi. Burada ama bazı merkez bankaları senaryo iletişimi yapıyor. Bazıları da en önemli risk faktörlerini listeleyerek buradaki risklerin yönü üzerinden yönlendirme yapıyor.&amp;quot; yorumunu yaptı.<br><br>&amp;quot;Biz senaryo analizi seçeneğini de değerlendirdik ama bunu çok doğru bulmadık iletişim açısından. Aslında kullanmamamızın ardında temel iki sebep var. &amp;quot; diyen Karahan şöyle devam etti:<br><br>&amp;ldquo;Bir tanesi temel risk, şu anda evet savaşın gidişatı, süreci ve şiddeti. Ama bu sadece enerji fiyatları üzerinden etki etmiyor. Bu sürece göre gübre arzında yaşanabilecek sorunlar, tedarik zincirlerinde ortaya çıkabilecek sorunlar, bunlara yönelik de belirsizlikler var. Bunun ötesinde bizde enflasyonun kendisi yüksek olduğu için oynaklığı da yüksek ve dinamikleri daha belirsiz. Dolayısıyla belli senaryolar da verecek olsak bunun etrafında da bir belirsizlik vermemiz gerekirdi. Çünkü senaryonun bütün koşulları gerçekleşse bile enflasyon nokta olarak tahmin etmek bizde oldukça zor. Hem senaryo hem bant iletişimine oldukça karışık olacaktı. Bu nedenle bant iletişimine ara verirken senaryo analizi kullanmak yerine betimsel olarak riskleri tasvir etmeyi seçtik ve sunumda da gösterdiğim gibi mevcut dönemde en azından kısa vadede enflasyonun üzerindeki yukarı yönlü risklerin daha belirgin olduğunu göstermiş olduk.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e32180f3-e8eb-46ae-b32a-1a6c3f36d54d-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>“Ekonomiye yıllık 3 milyar Euro'nun üzerinde katma değer sağladık”</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/ekonomiye-yillik-3-milyar-euronun-uzerinde-katma-deger-sagladik</link><description><![CDATA[25 yılda 1,7 milyar siparişe ulaşan Yemeksepeti’nin verileri, Türkiye’de online sipariş alışkanlıklarının geçirdiği dönüşümü ortaya koydu. Platform bugün 135 binden fazla iş ortağıyla faaliyet gösterirken, şirket ekonomiye yıllık 3 milyar Euro'nun üzerinde katma değer sağladığını açıkladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/ekonomiye-yillik-3-milyar-euronun-uzerinde-katma-deger-sagladik</guid><pubDate>2026-05-14T02:24:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`de online yemek siparişi alanının ilk örneklerinden biri olan Yemeksepeti, 25`inci kuruluş yılı kapsamında son çeyrek asra yayılan sipariş verilerini kamuoyuyla paylaştı.&amp;nbsp;</p><p><strong>Tuba İlze / tilze@capital.com.tr</strong></p><p>Ortaköy Feriye`de düzenlenen toplantıda, platformun 2001 yılındaki ilk dönemlerinden bugüne uzanan dönüşümü ve kullanıcı alışkanlıklarına dair dikkat çekici veriler aktarıldı. 2001 yılında tek şehirde ve sınırlı sayıdaki restoranla faaliyet göstermeye başlayan şirket, bugün 81 ilde 135 binden fazla iş ortağıyla faaliyet gösteriyor. Açıklanan verilere göre platform, geride kalan 25 yılda toplam 37,6 milyon kullanıcıya hizmet verdi. Şirket ayrıca doğrudan ve dolaylı olarak 121 binden fazla kişinin istihdamına katkı sağladığını açıkladı. Platformdaki işletmelerin yüzde 82`sinin ise küçük ölçekli mahalle esnafından oluştuğu belirtildi. 1,7 milyar adet sipariş sayısına ulaşan Yemeksepeti`nde toplam kullanıcı sayısı 37,6 milyona, aktif iş ortağı sayısı ise 135 bin 871`e çıktı. Yemeksepeti CEO&amp;#39;su Oytun Çalapöver, ekonomiye yıllık 3 milyar euronun üzerinde katma değer sağladıklarını açıkladı.</p><p><strong>Faks döneminden mobil siparişe</strong></p><p>Yemeksepeti`nin ilk döneminde siparişler restoranlara faks cihazları aracılığıyla iletilirken, internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte sistem tamamen dijital altyapıya taşındı. Şirket verilerine göre 2014 yılında siparişlerin yüzde 64`ü web sitesi üzerinden verilirken, bugün her 10 siparişin 9`u mobil uygulama üzerinden gerçekleşiyor. Şirket, 2019`da Yemeksepeti Market, 2021`de ise Yemeksepeti Mahalle hizmetlerini devreye alarak hızlı ticaret alanında da faaliyet göstermeye başladı. Açıklanan bilgilere göre bugün Türkiye`nin farklı bölgelerindeki küçük ölçekli esnaf da platform altyapısı üzerinden dijital sipariş sistemine dahil oluyor.</p><p><strong>25 yıllık sipariş verilerinden dikkat çeken detaylar</strong></p><p>Paylaşılan verilere göre son 25 yılda platform üzerinden en fazla sipariş edilen ürün 141 milyon adetle lahmacun oldu. Lahmacunu 69 milyon adetle ayran, 51 milyon adetle kola takip etti. Platform tarihinde kaydedilen en büyük siparişin ise toplam 400 üründen oluştuğu açıklandı. Bu siparişte 200 lahmacun ve 100 çorbanın yer aldığı belirtildi. Yemeksepeti Market ve Mahalle üzerinden bugüne kadar 1.361 ton muz ve 1.285 ton salatalığın teslim edildiği bilgisi paylaşıldı. Sabah saatlerinde toplam 2,7 milyon simit, gece saatlerinde ise 642 bin litre kola siparişi verildiği belirtildi. Şirketin paylaştığı verilere göre şehirler arasında belirgin sipariş farklılıkları bulunuyor. İzmir`de boyoz, Konya`da etli ekmek, Gaziantep`te ise tavuk döner dürüm öne çıkan ürünler arasında yer aldı. Veriler, yerel mutfak tercihlerinin online sipariş alışkanlıklarında da etkisini sürdürdüğünü gösteriyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;Odağımız yapay zek&amp;acirc; yatırımları&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/e286a599-ff6c-430c-830f-9f6a59472f9b-2b0d9398-fb25-4c26-abf6-7fe934ccd87e" style="width: 491px; height: 324.06px;"></strong><br></p><p>Yemeksepeti CEO`su Oytun Çalapöver, toplantıda yaptığı açıklamada şirketin gelecek dönem odağının yapay zek&amp;acirc; tabanlı teknolojiler olacağını söyledi. Çalapöver, sesli komut, görsel arama ve kişiselleştirilmiş öneri sistemleri üzerinde çalıştıklarını belirterek, kullanıcı deneyimini hızlandırmaya yönelik yatırımların süreceğini ifade ederek &amp;ldquo;Yemeksepeti, 25 yıl önce küçük bir ekiple, küçük bir apartman dairesinde yola çıktı. O dönemde hedefimiz, Türkiye`de yeni yeni şekillenen online ticaret içinde yemek siparişi kategorisini oluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktayı düşününce, 1,7 milyarın üzerindeki sipariş verisinin sadece bizim için değil Türkiye`nin tüketim alışkanlıklarını anlamak açısından da kıymetli olduğunu görüyoruz. 81 ilin tamamında, Ardahan`daki bir bakkaldan İstanbul`daki büyük restoran zincirine kadar 135 bin iş ortağıyla çalışmak, gerçekten geniş bir ekosistem anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde odağımız, kullanıcılarımızın ve iş ortaklarımızın hayatını kolaylaştıracak yapay zek&amp;acirc; yatırımları olacak. Sesli komut, görsel arama ve kişiselleştirilmiş öneri sistemleri üzerinde çalışıyoruz&amp;rdquo; dedi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/18fc7b51-c57c-4717-b664-5784919119f5-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Aksigorta ve AgeSA ile Ageas ortaklığının 15. yılı kraliyet ziyaretiyle taçlandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/aksigorta-ve-agesa-ile-ageas-ortakliginin-15-yili-kraliyet-ziyaretiyle-taclandi</link><description><![CDATA[14 yıl aradan sonra Türkiye’de gerçekleşen ilk kraliyet ziyareti kapsamında Belçika Kraliçesi Mathilde’nin İstanbul programı, Türkiye ile Belçika arasındaki köklü ilişkilerin ekonomik ve stratejik boyutunu öne çıkaran anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/aksigorta-ve-agesa-ile-ageas-ortakliginin-15-yili-kraliyet-ziyaretiyle-taclandi</guid><pubDate>2026-05-14T01:49:10+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti ve Belçika Krallığı`ndan bakanların da iştirak ettiği organizasyon, iki ülkenin iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak finans ve sigortacılık alanında kurulan güçlü ortaklığın geldiği noktayı gözler önüne serdi.</p><p>Ageas Group Yönetim Kurulu Başkanı Bart De Smet, törende yaptığı konuşmada şunları paylaştı: &amp;ldquo;Genç ve dinamik bir nüfusla birlikte yüksek nitelikli profesyonelleri barındıran Türkiye`de bu ortaklığın büyük bir potansiyel taşıdığına daha ilk günden inanıyordum. Bugün Aksigorta ve AgeSA, Türkiye sigorta pazarının lider oyuncuları arasında yer alıyor ve toplamda yaklaşık 6 milyon müşteriye hizmet veriyor. Bu başarılı yolculuğumuz Medisa`nın da katılımıyla büyümeye devam ediyor. Türkiye`deki faaliyetlerimiz, Ageas Group`un Avrupa iş kolunun temel taşlarından biri haline geldi. Bu iş birliğinin Türkiye ile Belçika arasındaki köklü ilişkilerin de önemli bir göstergesi olduğuna inanıyorum. Türkiye, sahip olduğu enerji, yaratıcılık ve fırsatlarla iş yapmak için son derece güçlü bir ülke.&amp;rdquo;</p><p>Aksigorta, Agesa ve Medisa Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Binbaşgil ise davetteki konuşmasında ortaklığın stratejik ve sembolik önemine dikkat çekti: &amp;ldquo;Sabancı Grubu ile Ageas arasındaki 15 yıllık ortaklık; istikrarlı büyümenin, ortak hedeflerin ve karşılıklı güvenin de bir hik&amp;acirc;yesi. Son derece verimli bir iş birliği yürüttük ve bunun uzun yıllar boyunca gelişerek devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu ortaklığın bir iş ilişkisinin ötesinde; Türkiye ile Belçika arasındaki ilişkinin yaşayan bir yansıması olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık iki yüzyıla uzanan ikili ilişkiler, bugün finansal hizmetler alanında güçlü bir sinerjiye dönüşmüş durumda. İş birliğimiz güvenle başladı, güvenle büyüdü ve bugün her iki tarafın tek başına inşa edebileceğinden çok daha güçlü bir yapıya ulaştı.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/d1e6cff2-4603-42c5-ab29-ad6f6247bc21-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (14 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-14-mayis-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,60 değer kazanarak 14.686,64 puana yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-14-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-14T01:35:09+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün günü 14.598,47 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 13,48 puan ve yüzde 0,09 artışla 14.611,95 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 88,17 puan ve yüzde 0,60 yükselişle 14.686,64 puana çıktı.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.611,95 puanı, en yüksek 14.710,64 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 1,85, hizmetler endeksi yüzde 1,41 ve sanayi endeksi yüzde 1,28 değer kazanırken, mali endeks yüzde 0,73 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 79&amp;#39;u yükselirken, 20&amp;#39;si düştü, 1 tanesi yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Sasa Polyester, Türk Hava Yolları, Astor Enerji, Akbank ile Ereğli Demir Çelik oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 700 dolar</strong></p><p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı&amp;#39;nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 38,54, bileşik getirisi yüzde 42,26 gerçekleşti.</p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1710, sterlin/dolar paritesi 1,3510 ve dolar/yen paritesi 157,9 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 45,4360 liradan, avro 53,3340 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,2 artışla 4 bin 700 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,3 artışla 103,5 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/0dd1fb7e-ec51-47d9-a372-716708fbdc77-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Business Honors Awards 2026 kazananları açıklandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/business-honors-awards-2026-kazananlari-aciklandi</link><description><![CDATA[İş dünyasının onur tablosu, bu yıl 20 sektörden 103 kazanan projeyi ağırladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/business-honors-awards-2026-kazananlari-aciklandi</guid><pubDate>2026-05-14T11:36:36+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>İş dünyasında başarıyı daha ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve şeffaf bir çerçevede değerlendirme hedefiyle düzenlenen Business Honors Awards 2026`nın kazananları açıklandı. Bu yıl 20 farklı sektörden 103 proje, pazarlama, kurumsal iletişim, iş geliştirme, satış ve insan kaynakları alanlarında ödüle layık görüldü. Kazanan projeler, Crowne Plaza İstanbul Ortaköy Bosphorus`ta, Ahu Tanrıkulu`nun sunuculuğunu gerçekleştirdiği ödül töreninde iş dünyasının temsilcileriyle buluştu.</p><p>Business Honors Awards 2026 döneminde gıda, FMCG, finans, mağazacılık, teknoloji, online mağazacılık, otomotiv, enerji, sigorta, telekomünikasyon, medya ve eğlence, turizm, kozmetik, sağlık, eğitim, kimya, ulaşım, tekstil, holding ve gayrimenkul alanlarından projeler değerlendirildi. Kazananlar arasında sürdürülebilirlik, yapay zek&amp;acirc; kullanımı, müşteri deneyimi, sosyal sorumluluk, real-time pazarlama, dijital dönüşüm, Gen Z ve Gen Alpha iletişimi, iç iletişim, kurumsal etkinlik, satış stratejisi ve net zero dönüşümü gibi farklı başlıklarda öne çıkan çalışmalar yer aldı.</p><p><strong>Ödül değerlendirmesinde hibrit jüri modeli öne çıktı</strong></p><p>Business Honors Awards, 2026 döneminde yalnızca kazanan projeleriyle değil, değerlendirme yaklaşımıyla da dikkat çekti. Bu yıl resmi oy hakkına sahip yapay zek&amp;acirc; jüri üyesi NOPA, insan jüri üyeleriyle birlikte değerlendirme sürecine dahil edildi. Böylece başvurular, insan deneyimi ve sektör bilgisinin yanında veri temelli, karşılaştırılabilir ve ölçülebilir bir analiz yaklaşımıyla ele alındı.</p><p>Bu model, artan başvuru sayısı ve kategori çeşitliliği karşısında değerlendirme sürecinin daha tutarlı bir zeminde ilerlemesini amaçladı. Her başvuru, kendi kategori kriterleri doğrultusunda değerlendirilirken, etki, ölçeklenebilirlik, kategori uyumu ve proje çıktıları gibi başlıklar dikkate alındı.</p><p><strong>Yapay zek&amp;acirc; jüri üyesi NOPA sahnedeydi</strong></p><p>Business Honors Awards 2026`da yapay zek&amp;acirc; jüri üyesi NOPA, yalnızca değerlendirme sürecinde yer alan bir teknoloji uygulaması olarak kalmadı, ödül gecesinde de sahnedeki yerini aldı. Ödül gecesinde konuklar ilk kez NOPA`nın sesiyle tanışırken, karakterin kadın kimliğiyle tasarlandığının paylaşılması yapay zek&amp;acirc; temsilini daha kapsayıcı, güçlü ve ikonik bir boyuta taşıdı. NOPA`nın tören akışına dahil edilmesi, Business Honors Awards`ın bu yıl benimsediği hibrit jüri modelini görünür hale getirdi.<br><br></p><p>İnsan deneyimi ile yapay zek&amp;acirc; destekli değerlendirme yaklaşımını bir araya getiren bu model, ödül organizasyonlarının geleceğine dair güçlü bir örnek sundu. NOPA`nın sahnedeki varlığı, değerlendirme süreçlerinde şeffaflık, tutarlılık ve ölçülebilirlik arayışının yalnızca teknik bir yenilik olmadığını, aynı zamanda iş dünyasının dönüşen karar alma kültürünün de bir yansıması olduğunu gösterdi.</p><p><strong>En yoğun ilgi pazarlama, kurumsal iletişim ve iş geliştirme alanlarında görüldü</strong></p><p>2026 kazananları arasında en geniş temsil pazarlama kategorisinde gerçekleşti. Pazarlama alanında 56 proje ödül alırken, kurumsal iletişimde 18, iş geliştirmede 15, satışta 8 ve insan kaynaklarında 6 proje kazananlar arasında yer aldı.</p><p>Sektörel dağılımda ise gıda 19 proje ile en yüksek temsil oranına sahip oldu. FMCG 12, finans ve mağazacılık 10`ar, teknoloji ise 9 kazanan proje ile öne çıkan diğer sektörler arasında yer aldı. Markalar bu yıl iletişim ve pazarlama performanslarının dışında, çalışan deneyimi, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve müşteri odaklılık gibi işin farklı katmanlarında da rekabetleriyle dikkat çekti.</p><p>Business Honors Awards Kurucusu Yasemin Oğralı, 2026 kazananlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&amp;ldquo;Business Honors Awards`ı başarılı projeleri ödüllendiren bir yapının ötesinde, iş dünyasının dönüşümünü görünür kılan bir platform olarak konumluyoruz. Bu yıl kazanan projelere baktığımızda markaların yaratıcı fikirlerin yanında ölçülebilir etki, sürdürülebilir değer, teknoloji kullanımı ve toplumsal fayda gibi alanlarda da güçlü bir performans ortaya koyduğunu görüyoruz. NOPA`nın jüri sürecine dahil olduğu hibrit modelimiz ise bu başarıları daha tutarlı, karşılaştırılabilir ve geleceğin değerlendirme standartlarına uygun bir çerçevede ele almamızı sağladı.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/caf082fb-4eda-4d22-95df-6f94aa132560-ty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>GüzelEnerji ve Milangaz Genel Müdürlük görevine Erdal Yavuz atandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/guzelenerji-ve-milangaz-genel-mudurluk-gorevine-erdal-yavuz-atandi</link><description><![CDATA[OYAK Enerji Şirketleri bünyesinde faaliyet gösteren GüzelEnerji Akaryakıt AŞ ve Milangaz'ın Genel Müdürü Erdal Yavuz oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/guzelenerji-ve-milangaz-genel-mudurluk-gorevine-erdal-yavuz-atandi</guid><pubDate>2026-05-14T11:23:43+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Yavuz, GüzelEnerji ve LPG sektörünün öncü markası Milangaz&amp;#39;ın genel müdürlük görevlerini yürütecek.</p><p>Yavuz, yeni görevinde GüzelEnerji ve Milangaz&amp;#39;ın büyüme stratejilerine yön verecek, operasyonel mükemmeliyet, müşteri deneyimi ve finansal sürdürülebilirlik odağında stratejik dönüşüm projelerine liderlik edecek.</p><p>Yavuz, bu görevinde Türkiye&amp;#39;nin önde gelen enerji markaları TotalEnergies İstasyonları, Milangaz, M Oil, Valvoline ve Türk Petrol&amp;#39;ün entegre ve sürdürülebilir büyüme vizyonu doğrultusunda geliştirilmesinden sorumlu olacak.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/6b34f617-99bc-455c-ac1e-e29bbc32e47a-vbvbv-Recovered-Recovered-Recovered-Recovered.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ODAŞ’ın kurumsal yönetim notu 8,95’e yükseldi</title><link>https://www.capital.com.tr/sektorler/enerji/odasin-kurumsal-yonetim-notu-895e-yukseldi</link><description><![CDATA[ODAŞ, kurumsal yönetim alanındaki başarılı performansını bir üst seviyeye taşıyarak Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu’nu 8,95’e yükseltti. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sektorler/enerji/odasin-kurumsal-yonetim-notu-895e-yukseldi</guid><pubDate>2026-05-14T11:15:46+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ODAŞ`ın kurumsal yönetim ilkelerine uyum seviyesi yukarı yönlü revize edildi. Artış; pay sahipleri, kamuyu aydınlatma ve şeffaflık, menfaat sahipleri ile yönetim kurulu başlıklarında gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirmeler sonucunda gerçekleşti.</p><p>Elde edilen yeni not, ODAŞ`ın etkin risk yönetimi anlayışı, finansal disiplini ve etik değerlere bağlı yaklaşımı doğrultusunda sermaye piyasalarındaki güvenilir konumunun önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. &amp;nbsp;Şirket, kurumsal yönetim standartlarını geliştirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.</p><p><strong>Şeffaf ve Sürdürülebilir Yönetim Anlayışı</strong></p><p>ODAŞ`ta Finans ve Yatırımcı İlişkileri Direktörü rolü ile birlikte Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Komitesi Üyesi olarak da görev yapan Melih Yüceyurt, kurumsal yönetim notundaki artışın şirketin uzun vadeli yönetim yaklaşımının bir sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi: &amp;ldquo;Kurumsal yönetim anlayışımızı şirket kültürümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Geçtiğimiz yıl Borsa İstanbul Kurumsal Yönetim Endeksi`ne dahil olmamızın ardından, ilk yılımızın sonunda not artışı elde etmemiz, kurumsal yönetim alanındaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi olmuştur. Elde ettiğimiz not artışı; şeffaflık, adillik, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri doğrultusunda attığımız adımların önemli bir yansıması niteliğinde. Tüm paydaşlarımız için güven oluşturan verimli bir yapı ve etkin bir yönetim modeli kurmayı önceliklendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki performansımızı daha ileri taşımak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.&amp;rdquo;</p><p>Kurumsal yönetim alanındaki gelişimini sürdüren ODAŞ, güçlü finansal yapısı ve istikrarlı büyüme odağıyla sermaye piyasalarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/77d2d630-35ae-429a-8c06-315a5625c7ea-gh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Turkcell'den erişilebilirlik projeleriyle engelli bireylere destek</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turkcellden-erisilebilirlik-projeleriyle-engelli-bireylere-destek</link><description><![CDATA[Turkcell, son bir yılda 200 bin engelli bireye ulaşarak, teknolojinin sunduğu imkanlarla iletişimden eğitime, sanattan spora kadar birçok alanda fırsat eşitliğini güçlendiriyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turkcellden-erisilebilirlik-projeleriyle-engelli-bireylere-destek</guid><pubDate>2026-05-14T10:45:27+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Turkcell, hayata geçirdiği kapsayıcı projelerle erişilebilirlik çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>&amp;quot;Herkes için erişilebilir bir dünya&amp;quot; vizyonuyla hareket eden şirket, engelli bireylerin sosyal hayata eşit, özgür ve bağımsız katılımını destekleyen çözümler geliştiriyor.</p><p>Şirket, son bir yılda 200 bin engelli bireye ulaşarak, teknolojinin sunduğu imkanlarla birçok alanda fırsat eşitliğini güçlendiriyor.</p><p>İşaret diliyle sunulan müşteri hizmetlerinden erişilebilir içeriklere, eğitim yatırımlarından spor desteklerine kadar geniş alanda hayata geçirilen projeler, teknolojinin fırsat eşitleyici gücünü somut faydaya dönüştürüyor.</p><p>&amp;quot;Yüz Yüze Müşteri Hizmetleri&amp;quot; ile kullanıcılar, Turkcell mobil uygulaması veya mağazalar üzerinden görüntülü olarak işaret dili ile hizmet alabiliyor. Haftanın her günü ücretsiz sunulan hizmet kapsamında aylık ortalama 3 bin 500 görüntülü görüşme, işaret dili bilen uzman ekipler tarafından karşılanıyor.</p><p>Şirket, sanat alanında da erişilebilirliği odağına alıyor. TV+ platformunda yer alan &amp;quot;Engelleri Aşan Filmler&amp;quot; kategorisiyle içerikler, sesli betimleme ve işaret dili seçenekleriyle sunuluyor.</p><p>Ayrıca görme engelli bireylere yönelik senaryo, post prodüksiyon, sinematografi ve teknik eğitimlerle bugüne kadar yaklaşık 60 bin kişiye ulaşıldı.</p><p>Türkiye genelindeki &amp;quot;Engelsiz Mağazalar&amp;quot; ile erişilebilir müşteri deneyimini yaygınlaştıran şirket, işitme, görme ve bedensel engelli bireylerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sunuyor.</p><p>Mağazalarda yer alan akülü tekerlekli sandalye şarj noktaları ve ergonomik tasarımlar, kullanıcı deneyimini kolaylaştıran uygulamalar arasında yer alıyor.</p><p>Eğitimde de çözümler geliştiren şirket, Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle yürüttüğü &amp;quot;Engelsiz Eğitim Programı&amp;quot; kapsamında 60 ilde, 112 okulda teknoloji sınıfları kurarak her yıl binlerce öğrenciye ulaşıyor.</p><p>Bunun yanı sıra &amp;quot;Engelsiz Yaşam&amp;quot; eğitimleriyle bugüne kadar 100 bin engelli bireye spor, sanat ve kişisel gelişim alanlarında içerik sunulurken, Türkiye Engelliler Spor ve Eğitim Vakfı (TESYEV) işbirliğiyle her yıl yüzlerce öğrenciye burs desteği sağlanıyor.</p><p>Şirket, &amp;quot;BİP&amp;quot; platformu üzerinden &amp;quot;Tohum Otizm Vakfı&amp;quot; ile hayata geçirdiği &amp;quot;Otizm Bilgi Destek Platformu&amp;quot; aracılığıyla 50 bin otizmli çocuk ve ailesine dijital içeriklerle destek verdi.</p><p>Spor alanında da destekler sunan şirket, Ampute Futbol Milli Takımı&amp;#39;nın ilk sponsoru olarak ve &amp;quot;Türkiye Milli Paralimpik Komitesi&amp;quot; işbirliğiyle engelli sporcuların ulusal ve uluslararası başarılarına katkı sağlamayı sürdürüyor</p><p><strong>- &amp;quot;Teknolojinin gücü sayesinde engelsiz dünya kurmak için çalışıyoruz&amp;quot;</strong></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, teknolojinin gücü sayesinde engelsiz dünya kurmak için çalıştıklarını belirtti.</p><p>Teknolojinin gerçek gücünün, hayatı herkes için daha erişilebilir ve eşit hale getirebilmesinde saklı olduğuna inandıklarını aktaran Akgüç, &amp;quot;Bu anlayışla geliştirdiğimiz çözümlerle engelli bireylerin bilgiye, iletişime ve dijital hizmetlere daha kolay erişmesini destekliyoruz. &amp;#39;İletişim sadece konuşmak değil, bağ kurmaktır&amp;#39; yaklaşımımızla, teknolojiyi toplumun tüm kesimlerinin ulaşabileceği deneyime dönüştürüyoruz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5c6c3f54-aba7-42c0-9c96-f6d06a3349be-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Kuveyt Türk’ün konsolide aktif büyüklüğü 1,59 trilyon TL’ye ulaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/kuveyt-turkun-konsolide-aktif-buyuklugu-159-trilyon-tlye-ulasti</link><description><![CDATA[Kuveyt Türk, 2026’nın ilk çeyreğine ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Kullandırdığı fon büyüklüğü geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 artışla 755 milyar TL’ye ulaşan Kuveyt Türk’ün konsolide aktif büyüklüğü 1,59 trilyon TL’ye yükseldi. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/kuveyt-turkun-konsolide-aktif-buyuklugu-159-trilyon-tlye-ulasti</guid><pubDate>2026-05-14T10:41:44+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Kuveyt Türk, 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Kuveyt Türk`ün kullandırdığı fon büyüklüğü bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 artışla 755 milyar TL`ye ulaşırken, konsolide aktif büyüklüğü 1,59 trilyon TL olarak gerçekleşti.</p><p>Katılım finans prensipleri doğrultusunda geliştirdiği yenilikçi ürün ve hizmetlerle müşterilerine hizmet veren Kuveyt Türk`ün toplam fonlama tabanı (toplanan fonlar ve mevduat dışı kaynaklar) büyüklüğü 1,22 trilyon TL seviyesine yükseldi. Kuveyt Türk, aktif büyüklük açısından bankacılık sektöründeki güçlü konumunu korurken, katılım finans kuruluşları arasındaki öncü rolünü sürdürdü.</p><p><strong>&amp;ldquo;Sürdürülebilir büyüme odağımızı koruyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/824ff98c-8f2f-4e55-8287-29818ca4032b-267126a1-8e79-47f8-ba20-fb50a8162a88" style="width: 403px; height: 604.5px;"></strong><br></p><p>2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, şu ifadeleri kullandı: &amp;ldquo;2026 yılının ilk çeyreğinde, küresel belirsizliklerin ve makroekonomik dalgalanmaların devam ettiği bir ortamda, dengeli ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımızı koruduk. Katılım finans ilkeleri doğrultusunda reel ekonomiyi destekleyen bir bilanço yapısını sürdürürken, özellikle üretim, ihracat ve KOBİ odaklı finansmanlarımızla ekonomiye katkı sağlamaya devam ettik.</p><p>Dijitalleşme yatırımlarımız ve süreçlerimizi sadeleştirme odaklı çalışmalarımız sayesinde müşteri deneyimini güçlendirirken, iştiraklerimizle birlikte sunduğumuz bütüncül hizmet yapısı finansal performansımıza olumlu yansıdı. Önümüzdeki dönemde de güçlü sermaye yapımız, yüksek aktif kalitemiz ve temkinli risk yönetimi anlayışımızla büyümemizi sağlıklı bir zeminde sürdürmeyi hedefliyoruz. Katılım finans modelinin sunduğu değer önerisiyle müşterilerimiz için güvenilir ve çözüm odaklı bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz.&amp;rdquo;</p><p><strong>2026 yılı ilk çeyrek itibarıyla Kuveyt Türk</strong></p><p>&amp;bull; 2026 yılının ilk çeyreğinde kullandırılan fon büyümesi geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 düzeyinde gerçekleşti.</p><p>&amp;bull; Donuk alacaklar oranı yüzde 2,65 seviyesinde gerçekleşti.<br>&amp;bull; Toplam fonlama tabanı 1,22 trilyon TL seviyesine ulaştı.<br>&amp;bull; Cari hesabın toplanan fonlar içerisindeki payı yüzde 63 oldu.<br>&amp;bull; Yıllıklandırılmış ortalama özkaynak k&amp;acirc;rlılığı yüzde 43 seviyesinde gerçekleşti.<br>&amp;bull; Yasal limiti yüzde 12 olan sermaye yeterlilik oranı yüzde 17,34 olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/11a64773-1870-41af-b0a4-c67740125a52-fd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-pozitif-seyrediyor-10-39-58</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinde ABD-İran arasında kalıcı barış için olumlu aşama kaydedilebileceğine ilişkin beklentilerin devam etmesi ve teknoloji şirketlerinin hisselerindeki yükselişlerin küresel piyasalardaki risk iştahını artırmasıyla pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-pozitif-seyrediyor-10-39-58</guid><pubDate>2026-05-14T10:39:58+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda, ABD&amp;#39;de Üretici Fiyat Endeksi&amp;#39;nin (ÜFE) beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine karşın, teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle risk iştahı artarken, gözler ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bugün gerçekleşecek görüşmeye çevrildi.</p><p>Avrupa borsaları da Trump&amp;#39;ın Çin ziyaretinde ABD-İran arasında kalıcı barış için olumlu aşama kaydedilebileceğine ilişkin beklentilerin devam etmesiyle pozitif seyrediyor.</p><p>Öte yandan bugün açıklanan verilere göre, İngiltere&amp;#39;de 1. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 ile beklentiler dahilinde gerçekleşirken, yıllık yüzde 1,1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p><p>Önceki çeyreklik dönemdeki ekonomik büyüme yüzde 0,2 olurken, yıllık bazda yüzde 1 olmuştu.</p><p>Avrupa piyasalarında saat 10.20 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,4 yükselişle 613 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,1 artışla 10.330 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,98 değer kazancıyla 24.370 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,6 yükselişle 49.763 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,6 artışla 8.052 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,7 kazançla 17.778 puanda bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün ABD&amp;#39;de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve perakende satışların takip edileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f6fe77c5-97d3-40f6-917e-2258d20f1d45-fd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (14 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-14-mayis-2026</link><description><![CDATA[Dolar/TL, güne yatay başlamasının ardından 45,4340 seviyesinden işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-14-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-14T10:23:36+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün yükseliş eğiliminde hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 45,4160&amp;#39;tan tamamladı.</p><p>Dolar/TL saat 10.15 itibarıyla önceki kapanışın hemen üzerinde 45,4340&amp;#39;tan işlem görüyor. Aynı dakikalarda avro/TL yüzde 0,4 yükselişle 53,3750&amp;#39;den, sterlin/TL önceki kapanışın hemen üzerinde 61,5920&amp;#39;den satılıyor.</p><p>Dolar endeksi yatay seyirle 98,4 seviyesinde seyrediyor.</p><p><strong>Altında son durum</strong></p><p>Gram altın güne yatay başlamasının ardından 6 bin 849 liradan işlem görüyor.<br><br>Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,5 azalışla 6 bin 846 liradan tamamladı.<br><br>Güne yatay başlayan gram altın, saat 09.20 itibarıyla önceki kapanışın hemen üzerinde 6 bin 849 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 207 liradan, Cumhuriyet altını 44 bin 740 liradan satılıyor.<br><br>Altının onsu da önceki kapanışa göre yatay seyirle 4 bin 690 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/2982e508-0822-4e7f-a140-ac85b7bc287b-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa İstanbul güne yükselişle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbul-gune-yukselisle-basladi-10-3-19</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,09 artışla 14.611,95 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbul-gune-yukselisle-basladi-10-3-19</guid><pubDate>2026-05-14T10:03:19+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,23 değer kaybederek 14.598,47 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 13,48 puan ve yüzde 0,09 artışla 14.611,95 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,68, holding endeksi yüzde 0,33 değer kazandı.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 2,07 ile orman kağıt basım, en çok gerileyen yüzde 8,93 ile finansal kiralama faktoring oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, ABD&amp;#39;de Üretici Fiyat Endeksi&amp;#39;nin (ÜFE) beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine karşın, teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle risk iştahı artarken, gözler ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bugün gerçekleşecek görüşmeye çevrildi.</p><p>Görüşmede Orta Doğu&amp;#39;daki savaş, Tayvan meselesi, ikili ticaret ve ekonomi konularının ele alınması bekleniyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) enflasyon raporu, haftalık para ve banka istatistikleri ve konut satışlarının, yurt dışında ise İngiltere&amp;#39;de büyüme, ABD&amp;#39;de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve perakende satışların takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.700 ve 14.800 seviyelerinin direnç, 14.500 ve 14.400 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p><p>TCMB Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporu toplantısında, &amp;quot;2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor. Enflasyon ara hedefimizi ise 2026 ve 2027 yılları için, sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk.&amp;quot; ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/34341565-eae7-4934-afb2-06d11c1d1c90-ty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları karışık seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-9-57-48</link><description><![CDATA[Asya borsalarında ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleşecek görüşme öncesinde karışık bir seyir izleniyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-9-57-48</guid><pubDate>2026-05-14T09:57:48+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda, ABD&amp;#39;de Üretici Fiyat Endeksi&amp;#39;nin (ÜFE) beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine karşın, teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle risk iştahı artarken, Asya borsaları da çip ve teknoloji şirketlerindeki yükselişten destek buldu.</p><p>Trump ve Şi Cinping arasındaki görüşmede Orta Doğu&amp;#39;daki savaş, Tayvan meselesi, ikili ticaret ve ekonomi konularının ele alınması bekleniyor. Trump ve Şi Cinping arasında gerçekleşecek görüşme öncesinde bugün 4.258,86 puanla rekor seviyeyi gören Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksinde daha sonra kar satışlarıyla düşüş eğilimi öne çıktı.</p><p>Japonya&amp;#39;da da enflasyonist baskıların artması ve Japonya Merkez Bankası&amp;#39;nın (BoJ) faiz artıracağına yönelik öngörülerin güçlenmesiyle ülkede 30 yıllık tahvil faizi yüzde 3,92&amp;#39;yle tüm zamanların en yüksek seviyesini görürken, bu durum ülkede pay piyasalarında satış baskısının artmasına neden oldu.</p><p>Söz konusu gelişmelerle, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 1,75 artışla 7.981 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,95 değer kaybıyla 63.693 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 kayıpla 4.204, puanda, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 artışla 26.444 puanda, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi de yüzde 0,9 primle 75.255 puan seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/0edd7bbe-ecc3-45aa-abc4-a057cb64a4ab-fr.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Taypa’dan koruma altındaki kız çocukları için istihdam garantili proje</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/taypadan-koruma-altindaki-kiz-cocuklari-icin-istihdam-garantili-proje</link><description><![CDATA[Tay Group şirketlerinden Taypa Tekstil, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde hayata geçirdiği ‘1 Meslek 1 Gelecek’ projesi kapsamında İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesinde ‘tekstil atölyesi’ açtı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/taypadan-koruma-altindaki-kiz-cocuklari-icin-istihdam-garantili-proje</guid><pubDate>2026-05-14T09:50:46+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Tay Group şirketlerinden Taypa Tekstil, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde yürüttüğü &amp;ldquo;1 Meslek 1 Gelecek&amp;rdquo; projesi kapsamında Beylikdüzü İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesinde tekstil atölyesi kurdu. Atölyede mesleki eğitim alan kız çocuklarına, 18 yaşına geldiklerinde Taypa`nın fabrikalarında istihdam imk&amp;acirc;nı sağlanacak.</p><p>&amp;ldquo;1 Meslek 1 Gelecek&amp;rdquo; projesi, koruma altındaki çocukların meslek sahibi olmalarını ve topluma kazandırılmalarını hedefliyor. Projenin ilk ayağı yine Tay Group şirketlerinden &amp;nbsp;Astay Gayrimenkul tarafından İstanbul Kasımpaşa`daki Oya Kayacık Çocuk Evleri Sitesi`nde kurulan Gastronomi Atölyesi ile başlamıştı.</p><p>Proje kapsamında hayata geçirilen ikinci atölye olan tekstil atölyesi, 13 Mayıs`ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş`ın katılımıyla Beylikdüzü İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi`nde açıldı.</p><p>Tekstil atölyesinin açılışını yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, 2024 yılında Tay Group&amp;#39;un iş birliğiyle, Kasımpaşa`da bulunan Oya Kayacık ÇES Gastronomi Atölyesinin açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı.</p><p>&amp;ldquo;1 Meslek 1 Gelecek&amp;rdquo; projesinin ikinci etabı olan tekstil atölyesinin hayata geçirilmesinden büyük memnuniyet duyduğunu dile getiren Göktaş, tekstil atölyesinin, çocukların geleceğine yapılan çok kıymetli bir yatırım olduğunu söyledi.</p><p>Göktaş, çocukların burada alacakları eğitimlerle hem meslek sahibi olacaklarının hem de geleceğe daha güçlü hazırlanacaklarının altını çizerek, &amp;ldquo;Çocuklarımızın yeteneklerini keşfedebilecekleri, üretime katılabilecekleri bu atölyenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Eğitim alan her evladımızın yarın kendi ayakları üzerinde duran bireyler olarak topluma katkı sunacağına yürekten inanıyorum&amp;rdquo; ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&amp;ldquo;Kız çocuklarını geleceğe hazırlıyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Açılışta söz alan Tay Group Yönetim Kurulu Başkanı, hayırsever iş insanı Mesut Toprak ise &amp;ldquo;Bugün burada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği çerçevesinde, Beylikdüzü İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi`nde hayata geçirdiğimiz &amp;#39;1 Meslek 1 Gelecek&amp;#39; projesinin bir parçası olarak kurulan tekstil atölyesinin açılışını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Taypa olarak yüzde 70`i kadın olan 2500`ün üzerinde çalışanımızla sosyal sorumluluğumuzu yerine getirmenin önemine inanıyoruz. Bu projemizle, koruma altındaki kız çocuklarının meslek sahibi olmalarını ve topluma kazandırılmalarını hedefliyoruz. Eğitim alan çocuklarımıza 18 yaşına geldiklerinde istihdam imkanı sunarak onların geleceğe daha güvenle bakmalarını sağlamayı amaçlıyoruz&amp;rdquo; diye konuştu.</p><p><strong>150 kız çocuğuna mesleki beceri kazandırıldı</strong></p><p>Beylikdüzü İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü`nde hayata geçirilen tekstil atölyesinde bugüne kadar yaşları 13-18 arasında değişen 150 kız çocuğuna mesleki beceri kazandırılırken, &amp;nbsp;41 kız çocuğu da dönüşümlü olarak `mesleki eğitim` aldı. On ay süren &amp;ldquo;Temel Eğitim ve İleri Seviye Eğitimler&amp;rdquo; haftada dört gün ve günde sekiz ders saati olacak şekilde planlandı. Program kapsamında çocuklara artistik çizim, temel giyim üretimi, sanayi tipi dikiş makineleri, düz dikiş, overlok, reçme ve sanayi ütüsü kullanımı, önlük ve çanta dikimi, kadın ve çocuk üst giyim dikim teknikleri ve dantel, el işlemeleri, kırk yama, nakış vb. süsleme tekniği uygulamaları konularında teorik ve uygulamalı dersler verildi. Eğitimlerini tamamlayan çocuklara sertifikaları takdim edildi. Program sonunda çocuklar kendi tasarımlarını üretime dönüştürerek mini bir defile gerçekleştirdi. Beylikdüzü İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesinde her yıl düzenlenmesi planlanan bu özel defile ile çocukların yaratıcılıklarının desteklenmesi ve öz güvenlerinin güçlenmesi hedefleniyor.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/e9285f22-2a9d-4f69-baa6-6a73b299f1a3-efa25bce-8134-48f8-8dbf-312091a96cd9" style="width: 510px; height: 340px;"></p><p><strong>Atık kumaşlar yeniden üretime kazandırıldı</strong></p><p>Beylikdüzü İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi`nde açılan tekstil atölyesinde kullanılan 20 sanayi tipi dikiş makinesi ve tüm eğitim materyalleri Taypa Tekstil tarafından sağlanarak çocuklara nitelikli bir eğitim ortamı sunuldu. Taypa Tekstil projeye ekipmanla birlikte tasarım ve üretim desteği de verdi.</p><p>Atölyede sürdürülebilirlik yaklaşımı da ön planda tutuldu. Eğitimlerde kullanılan kumaşların tamamı, Taypa`nın üretim süreçlerinden çıkan kumaş atıklarından oluşturuldu. Böylece çocuklar hem üretim pratiği kazandı hem de geri dönüşüm ve sürdürülebilir üretim konusunda farkındalık edindi.</p><p>Çocukların atölyede hazırladığı çantalar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çeşitli etkinliklerde dağıtılmak üzere kullanılmaya başlandı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/db2bcbe9-ea6f-4ea2-ae7f-e8f8bfaaaf7c-cx.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalarda gözler Trump-Şi Cinping görüşmesinde</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-gozler-trump-si-cinping-gorusmesinde</link><description><![CDATA[Küresel piyasalarda, ABD'de Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine karşın, teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle risk iştahı artarken, gözler ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bugün gerçekleşecek görüşmeye çevrildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-gozler-trump-si-cinping-gorusmesinde</guid><pubDate>2026-05-14T09:24:05+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin yarattığı belirsizlik ekonomik verilerde de kendini gösteriyor. ABD&amp;#39;de ÜFE nisanda aylık bazda yüzde 1,4, yıllık bazda yüzde 6 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p><p>Söz konusu artış, aylık bazda Mart 2022&amp;#39;den, yıllık bazda ise Aralık 2022&amp;#39;den bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.</p><p>Enflasyon verilerinin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizini yıl sonuna kadar mevcut seviyede tutacağına yönelik beklentiler güçlenirken, Bankanın 2027 yılında faiz artırımına gidebileceğine yönelik öngörüler de öne çıkıyor.</p><p>ABD`de Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) ardından ÜFE&amp;#39;nin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi faiz oranlarının uzun süre yüksek kalacağı tahminlerini güçlendirirken, ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın küresel ekonomi üzerinde baskı yapabileceğine dair endişelerin devam etmesine neden oluyor.</p><p>Buna karşın teknoloji hisselerindeki yükselişler ise enflasyondaki sert artışın etkilerini gölgede bıraktı. Küresel piyasalarda yapay zeka temasına ilişkin iyimserlik de jeopolitik risklerden kaynaklı enflasyon risklerinin önüne çıkıyor.</p><p>Şirket bilançolarının genel olarak iyi gelmesi ve ABD ekonomisinin hala gücünü koruduğuna yönelik iyimserlik borsaları destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Yapay zeka harcamalarının şirketlerin büyümesini olumlu etkileyeceğine dair beklentiler de borsaların rekor seviyeleri test etmesini destekliyor.</p><p>Öte yandan bugün gözler Trump ile Şi Cinping arasında yapılacak görüşmeye çevrildi. Görüşmede Orta Doğu&amp;#39;daki savaş, Tayvan meselesi, ikili ticaret ve ekonomi konularının ele alınması bekleniyor.</p><p>Beyaz Saray&amp;#39;dan ziyaret öncesinde yapılan açıklamada, ABD tarafının ziyarette havacılık, tarım ve enerji alanlarında yeni anlaşmaların yapılmasının beklendiği belirtildi.</p><p>Şi Cinping, iki ülkeyi ve dünyayı ilgilendiren konuları tartışmayı ve Çin-ABD ilişkilerinin geleceğinde yeni bir sayfa açmayı istediğini söyledi.</p><p>Tayvan&amp;#39;ın ABD-Çin ilişkilerinde en önemli konu olduğunu belirten Şi, &amp;quot;Eğer Tayvan meselesi doğru bir şekilde yönetilirse, ikili ilişkiler genel olarak istikrarlı bir seyir izleyecektir. Aksi takdirde, iki ülke arasında çatışmalar ve hatta ihtilaflar yaşanacak ve bu da ilişkilerin tamamını büyük bir tehlikeye atacaktır.&amp;quot; dedi.</p><p>Trump da ABD-Çin ilişkilerinin geleceği konusunda iyimserliğini dile getirerek, iki ülke arasındaki bağların &amp;quot;her zamankinden daha iyi&amp;quot; olmaya hazır olduğunu söyledi.</p><p>Diğer taraftan Trump&amp;#39;ın ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato&amp;#39;dan onay aldı. Böylece Warsh, Fed Başkanlığını, resmi görev süresi 15 Mayıs&amp;#39;ta sona erecek mevcut Fed Başkanı Jerome Powell&amp;#39;dan devralacak. Powell, Yönetim Kurulu üyesi olarak kalmaya devam edecek.</p><p>ABD&amp;#39;de açıklanan ekonomik verilerin ardından dün yüzde 4,51&amp;#39;le 11 ayın en yüksek seviyeyi gören ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi bugün yüzde 4,46&amp;#39;da dengelendi.</p><p>Dolar endeksi, yatay seyirle 98,5 seviyesinde, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 artışla 103,7 dolarda seyrediyor.</p><p>Altının onsu da yüzde 0,3 artışla 4 bin 700 dolardan işlem görüyor.</p><p><strong>- New York borsasında rekor seviyeler test edildi</strong></p><p>New York borsası, ABD&amp;#39;de beklentilerin üzerinde gelen üretici enflasyonu verisinin oluşturduğu baskıya karşın teknoloji hisselerindeki yükselişin etkisiyle günü karışık seyirle tamamladı.</p><p>Dow Jones endeksi yüzde 0,14 azalırken, S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,58 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,20 değer kazandı.</p><p>Teknoloji hisselerinde ise dün görülen satış baskısının ardından toparlanma eğilimi öne çıkarken, yarı iletken şirketleri yükselişe öncülük etti. Micron Technology hisseleri yaklaşık yüzde 4,8, Qualcomm hisseleri yüzde 1,4 ve Nvidia hisseleri yüzde 2,3 değer kazandı.</p><p>S&amp;amp;P 500 endeksi 7.460,04 puanla, Nasdaq endeksi yapay zeka ile bağlantılı teknoloji hisselerinin desteğiyle 26.474,18 puanla rekor kırdı. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları yükseldi</strong></p><p>Avrupa borsaları Trump&amp;#39;ın Çin ziyaretinde ABD-İran arasında kalıcı barış için olumlu aşama kaydedilebileceğine ilişkin beklentilerle günü yükselişle tamamladı.</p><p>Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ile Avrupa Birliği (AB) verilerine göre Avro Bölgesi&amp;#39;nde, yılın ilk çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) önceki çeyreğe göre yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 0,8 artarak beklentiler dahilinde gerçekleşti.</p><p>Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis) verilerine göre, ülkede toptan eşya fiyat endeksi nisanda bir önceki aya göre yüzde 2, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 6,3 arttı.</p><p>Nisan ayında kaydedilen yüzde 6,3`lük yıllık artış, Şubat 2023`ten bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.</p><p>Bölgede sanayi üretimi martta bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken yıllık bazda yüzde 2,1 geriledi. Piyasa beklentileri, Avro Bölgesi`nde mart ayında sanayi üretiminin aylık bazda yüzde 0,3 artacağı, yıllık bazda yüzde 1,7 düşeceği yönündeydi.</p><p>Bu gelişmelerle, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,76, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,58 ve Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,35 değer kazandı. Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları Çin hariç pozitif seyrediyor</strong></p><p>Asya borsalarında da çip ve teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle alış ağırlıklı bir seyir izleniyor.</p><p>Trump ve Şi Cinping arasında gerçekleşecek görüşme öncesinde bugün 4.258,86 puanla rekor seviyeyi gören Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksinde ise daha sonra kar satışlarıyla düşüş eğilimi öne çıktı.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 1, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,3 ve Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 yükselirken, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1 geriledi.</p><p><strong>- Borsa günü düşüşle tamamladı</strong></p><p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,23 değer kaybederek 14.598,47 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,38 yükselerek 17.300,00 puandan işlem gördü.</p><p>Dolar/TL, dün günü yüzde 0,1 artışla 45,4158&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 45,4290&amp;#39;dan işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) enflasyon raporu, haftalık para ve banka istatistikleri ve konut satışlarının, yurt dışında ise İngiltere&amp;#39;de büyüme, ABD&amp;#39;de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve perakende satışların takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.500 ve 14.400 puanın destek, 14.700 ve 14.800 seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p><p>TCMB Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporu toplantısında, &amp;quot;2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor. Enflasyon ara hedefimizi ise 2026 ve 2027 yılları için, sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk.&amp;quot; ifadelerini kullanmıştı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7c41d0b9-d266-4355-9c90-427eea366891-cxcxcx.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>La Lorraine Türkiye’den 10. yılında Türkiye’ye yatırım hamlesi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/la-lorraine-turkiyeden-10-yilinda-turkiyeye-yatirim-hamlesi</link><description><![CDATA[La Lorraine Türkiye, 10. yılını yeni nesil artisan ekmek üretim hattı yatırımıyla kutluyor ve güçlü büyüme yolculuğunu sürdürmek üzere ülkemizdeki varlığını daha da güçlendiriyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/la-lorraine-turkiyeden-10-yilinda-turkiyeye-yatirim-hamlesi</guid><pubDate>2026-05-13T01:32:53+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Merkezi Belçika`da bulunan, un ile fırıncılık sektörlerinde faaliyet gösteren ve yüksek kaliteli fırın ürünleriyle 40`tan fazla ülkede tüketicilere ulaşan La Lorraine Bakery Group, Türkiye`deki 10. yılını kutluyor. Şirket, Manisa tesisinde devreye aldığı yeni nesil artisan ekmek hattıyla üretim yetkinliklerini bir üst seviyeye taşırken, bu yatırımıyla bölgedeki istikrarlı büyüme yolculuğunda da önemli bir dönüm noktasına imza atıyor. Bu stratejik adım, La Lorraine Türkiye`nin fırın ürünlerindeki yenilikçi yaklaşımını daha da güçlendirirken, bölgedeki konumunu ileriye taşıyan önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.</p><p><strong>Son 10 yılda Türkiye`ye 100 milyon Euro`nun üzerinde yatırım&amp;hellip;</strong></p><p>La Lorraine Türkiye, yerel fırıncılık operasyonlarına 2016 yılında Manisa`da kurulan tam otomatik ekmek hattıyla başladı ve geçen 10 yıl içinde artisan ekmek, viennoiserie ve tuzlu unlu mamuller (börek) kategorilerindeki yatırımlarıyla üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Bugün tesis, beş üretim hattıyla faaliyet gösterirken, Türkiye ve Orta Doğu için stratejik bir üretim merkezi olarak konumlanıyor.</p><p>Türkiye genelinde 20`den fazla bölgesel satış ofisi bulunan La Lorraine Türkiye, bugün distribütör ağı ile de birlikte yaklaşık 750 kişiye istihdam sağlıyor. Şirket, son 10 yılda Türkiye`ye 100 milyon Euro`nun üzerinde yatırım gerçekleştirirken, Manisa tesisi büyüme stratejisinde kritik bir rol üstleniyor. La Lorraine Türkiye, distribütörleri ve perakende iş ortaklarıyla birlikte Türkiye`de bake-off segmentini geliştirerek tüketicilere daha taze ve lezzetli fırın ürünleri sunuyor. Bu yaklaşım, son 10 senede yıllık bazda güçlü ve sürdürülebilir bir gelir artışı sağlarken, satışların son 5 yılda iki katına çıkmasına katkıda bulundu. Yaratılan yeni kapasite ve güçlü ticari stratejiyle birlikte La Lorraine Türkiye, önümüzdeki 5 yılda satışlarını yeniden ikiye katlamayı hedefliyor.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/92a44777-fef4-4971-9422-875b772c0ce8-90249589-f8f5-46e7-8950-39440e2ed008" style="width: 559px; height: 370.137px;"></p><p><strong>Grup CEO`su Guido Vanherpe:&amp;nbsp;</strong></p><p>&amp;ldquo;10 yıldır La Lorraine Bakery Group olarak ustalık ile inovasyonu bir araya getiriyoruz ve bake-off teknolojisindeki öncü rolümüzle, tüketicilerin dünya genelinde fırın ürünlerini deneyimleme biçimini şekillendirmeye devam ediyoruz. La Lorraine Türkiye`de üretime başlamamızın 10. yılını kutlarken, bu pazarın 2016 yılında Avrupa dışındaki büyümemizde üstlendiği başarılı rolden büyük gurur duyuyoruz. Türkiye`nin dinamik pazarı, güçlü ekmek kültürü ve bake-off inovasyonu açısından sunduğu önemli potansiyel, büyüme için son derece mantıklı bir adım oldu ve bu karar son 10 yılda somut sonuçlar verdi. Türkiye ve ardından Orta Doğu, doğuya doğru genişleme stratejimizde kilit bir geçit haline geldi. Bunun yanı sıra, La Lorraine Türkiye`nin gelecekteki büyüme potansiyeli, Grubumuzun 2030 hedeflerini gerçekleştirmesinde stratejik olarak merkezi bir rol üstleniyor. Bir aile şirketi olarak Türk ekibimizin girişimciliğine, tutkusuna, enerjisine, dayanıklılığına büyük değer veriyoruz ve geleceğin fırıncılık hik&amp;acirc;yesini yazmayı birlikte sürdürmeye kararlıyız.&amp;rdquo;</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/fdcd2cf9-2a59-4577-b1ad-aa06d4a1d06f-9af405eb-9ed8-4e8f-a5ca-db365fa3ca43" style="width: 511px; height: 340.667px;"></p><p><strong>&amp;ldquo;Bake-off&amp;rdquo; teknolojisinin öncülerinden; La Lorraine Bakery Group</strong></p><p>1939 yılında Belçika`da Gerard Vanherpe tarafından bir un değirmeni olarak kurulan La Lorraine Bakery Group, 1970`li yıllarda fırıncılık sektörüne adım attı ve taze fırın ürünlerinde büyümeye devam etti. 1980`lerde ise devrim niteliğindeki &amp;ldquo;bake-off&amp;rdquo; teknolojisinin öncülerinden biri oldu. Bugün şirket; dondurulmuş fırın ürünleri, taze fırın ürünleri, mağaza konseptleri ve un üretimi olmak üzere dört ana alanda faaliyet gösteriyor; ekmek, pastacılık ürünleri, tatlı atıştırmalıklar, viennoiserie ve tuzlu ürünlerden oluşan geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. &amp;ldquo;Bake-off&amp;rdquo; teknolojisi, ürünlerin pişirme aşamasından hemen önce veya kısmi pişirme sonrasında dondurularak üretim sürecinin durdurulmasına dayanıyor. Bu sayede son pişirme işlemi satış noktasında tamamlanabiliyor; günün her anında taze pişmiş ürün sunulurken tüketicilere daha fazla çeşit ve seçenek sağlanıyor. Bu teknoloji ayrıca stok yönetimi verimliliğini artırarak gıda israfının azaltılmasına da katkıda bulunuyor.</p><p>La Lorraine Türkiye, Türkiye`de dondurulmuş fırın ürünleri üreten ilk fırıncılık şirketlerinden biri olarak perakende ve foodservice alanındaki fırıncılık pazarının dönüşümüne öncülük ediyor.</p><p>La Lorraine Bakery Group`un &amp;ldquo;Go East&amp;rdquo; genişleme stratejisinde Avrupa dışındaki ilk ülke; Türkiye&amp;hellip;&amp;nbsp;</p><p>Bugün La Lorraine Bakery Group, 10 ülkede bulunan 18 üretim tesisi ve 5.700`ü aşkın çalışanıyla faaliyet gösteriyor ve tüketicilere 1.500`den fazla taze ve dondurulmuş ürün çeşidi sunuyor. Şirket, 2025 yılında 1,57 milyar Euro ciro elde ederken, gelirlerinin yüzde 54`ünü Batı Avrupa`dan, yüzde 46`sını ise dünyanın geri kalanından sağlıyor. La Lorraine Bakery Group`un Avrupa dışındaki ilk fırın yatırımı olan Türkiye, şirketin doğuya doğru genişleme stratejisinde kilit bir geçiş pazarı konumunda bulunuyor.</p><p><strong>Türkiye &amp;amp; Orta Doğu Bölge Başkan Yardımcısı Neslihan Nigiz Ulak:</strong></p><p>&amp;ldquo;Manisa`daki yeni artisan ekmek hattıyla birlikte, yerel tüketici beklentilerine uygun daha artisanal, yüksek kaliteli ve yenilikçi ürünler sunma kapasitemizi artırıyoruz. Bu kilometre taşı, müşterilerimizin güvenini ve her gün birlikte La Lorraine Türkiye hik&amp;acirc;yesini yazdığımız iş ortaklarımız ile distribütörlerimizle kurduğumuz güçlü iş birliğini yansıtıyor. Öte yandan Manisa`daki bu tesis, bizim için bir fabrika tanımının çok ötesinde. Burası, ekmeğin bu topraklardaki anlamına duyduğumuz saygının bir ifadesi. Çünkü Anadolu`da ekmek yere düşerse öpülüp alna konur, üzerine basılmaz, çöpe atılmaz. Nitekim Marketing Türkiye ve Aksoy Araştırma ile gerçekleştirdiğimiz araştırmada toplumun %84,3`ü ekmeği `kutsal` olarak tanımlıyor. Ekmek; nimet, bereket ve vazgeçilmezlik kavramlarıyla yan yana duruyor. Bu veri bizim için istatistik olmanın ötesinde, bir sorumluluk anlamı taşıyor. Çünkü biz burada yalnızca üretim yapmıyoruz. Kültürel bir değere dokunuyoruz.</p><p>Önümüzdeki dönemde ise hedefimiz, güçlü büyüme ivmemizi sürdürmek, sürdürülebilir ürün liderliğimizi pekiştirmek ve 2030 yılına kadar satışlarımızı iki katına çıkarmak. Bunu yaparken müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve distribütörlerimizle birlikte büyümeye; Türk tüketicilerini taze pişmiş, yüksek kaliteli ve yenilikçi fırın ürünleriyle buluşturmaya devam edeceğiz. Böylece Türkiye, Orta Doğu operasyonlarının da İstanbul ofisimizden yönetildiği bölgesel bir mükemmeliyet merkezi haline geliyor, ayrıca hem bu pazarlarda hem de Kuzey Afrika`ya uzanan büyüme stratejimizde önemli bir merkez rolü üstlenmiş oluyor.&amp;rdquo;&amp;nbsp;</p><p><strong>2030 vizyonu; pazar liderliğini güçlendirmek ve satışları ikiye katlamak&amp;hellip;&amp;nbsp;</strong></p><p>La Lorraine Türkiye, Manisa`daki yeni artisan ekmek üretim hattıyla üretim kapasitesini artırırken, ürün portföyünü daha artisan, karakteristik, yüksek kaliteli ve yenilikçi fırın ürünleriyle genişletmeye yönelik yeni bir adım atmış oldu.</p><p>La Lorraine Bakery Group, stratejik büyüme planlarında Türkiye`nin konumunu daha da güçlendiriyor. Bu yatırımın arkasındaki temel etkenler arasında Türkiye`nin dinamik pazar yapısı ve kişi başına düşen ekmek tüketiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması yer alıyor. Bunun yanı sıra bake-off teknolojisinin fırıncılık pazarındaki dönüştürücü potansiyeli, halen önemli ölçüde gelişim, büyüme ve inovasyon fırsatı sunması ve perakende ile foodservice kanallarında iş birlikleriyle büyüme imk&amp;acirc;nı yaratması, Türkiye pazarını gelecekte de son derece stratejik kılıyor.</p><p>&amp;nbsp;Şirket; sürdürülebilir ürün liderliği stratejisi doğrultusunda güçlü büyüme ivmesini sürdürmeyi, 2030 yılına kadar satışlarını ikiye katlamayı ve her gün binlerce Türk tüketicisini yenilikçi, yüksek kaliteli ve taze pişmiş fırın ürünleriyle buluşturmaya devam etmeyi hedefliyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/852015fc-0d6c-450f-b8e6-094aee7ec1cc-hghg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Dünya, Sıfır Atık Forumu için İstanbul’da buluşacak</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dunya-sifir-atik-forumu-icin-istanbulda-bulusacak</link><description><![CDATA[Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın vizyonu ve himayelerinde küresel ölçekte büyüyen Sıfır Atık Hareketi, şimdi dünyanın en kapsamlı çevre ve iklim buluşmalarından birine hazırlanıyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dunya-sifir-atik-forumu-icin-istanbulda-bulusacak</guid><pubDate>2026-05-13T01:26:48+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Vakfı tarafından 5-7 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul`da düzenlenecek Sıfır Atık Forumu, sıfır atık yaklaşımını yalnızca bir çevre politikası olarak değil; iklim değişikliğiyle mücadelede somut sonuç üreten stratejik bir dönüşüm modeli olarak uluslararası gündemin merkezine taşımayı hedefliyor.</p><p>&amp;ldquo;Antalya`ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık&amp;rdquo; temasıyla gerçekleştirilecek forum, Türkiye`nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya`da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı`na (COP31) giden süreçte küresel ölçekte uygulama hazırlığını hızlandıran en önemli platformlardan biri olacak.</p><p>Sıfır Atık Forumu`na ilişkin açıklama yapan Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan, &amp;quot;Sıfır Atık Vakfımız tarafından ikinci kez düzenlenecek olan Uluslararası Sıfır Atık Forumu`nun şimdiden ülkemiz ve insanlık adına hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum. `Antalya`ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık` anlayışıyla hayat bulan forumda, 160`tan fazla ülkeden binlerce temsilci İstanbul`da, ortak evimiz dünya için buluşacak. COP31 sürecine de önemli katkılar sunacağına inandığım zirvenin; çevre</p><p>bilincini güçlendirirken, ortak sorumluluk anlayışını büyütmesini ve iklim kriziyle mücadelede kalıcı iş birliklerini desteklemesini temenni ediyorum&amp;quot; dedi.</p><p><strong>İstanbul, küresel iklim diplomasisinin yeni buluşma noktası olacak</strong></p><p>Sıfır Atık Forumu`nun; 160`tan fazla ülkeden 5 binden fazla uluslararası konuğu İstanbul`da buluşturması bekleniyor. Forum kapsamında dünyadan 100`ün üzerinde bakan ile 200`den fazla belediye başkanının da İstanbul`a gelmesi öngörülüyor.</p><p>Kamu temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, özel sektör liderleri, yatırımcılar, akademisyenler, girişimler, sivil toplum kuruluşları, şehir yöneticileri ve gençlik temsilcileri aynı platformda bir araya gelerek sıfır atık temelli iklim çözümlerini çok boyutlu biçimde değerlendirecek.</p><p>Forum; yalnızca fikir alışverişi yapılan bir toplantı olmanın ötesinde, uygulama hazırlığını hızlandıran, ortaklık mekanizmaları oluşturan, şehirleri ve ülkeleri somut eylem planları etrafında buluşturan güçlü bir dönüşüm platformu olarak yapılandırıldı.</p><p><strong>&amp;nbsp;COP31 öncesinde kritik eşik</strong></p><p>Türkiye`nin COP31`e ev sahipliği yapacak olması, sıfır atık yaklaşımının küresel iklim politikaları içerisindeki rolünü daha da stratejik bir noktaya taşıyor. Bu kapsamda İstanbul`da gerçekleştirilecek forum; Antalya`ya giden süreçte ülkeler arası koordinasyonu güçlendiren, uygulama odaklı iş birliklerini artıran ve iklim hedeflerinin sahaya yansımasını hızlandıran önemli bir hazırlık zemini oluşturacak.</p><p><strong>&amp;ldquo;Sıfır Atık Forumu, sürdürülebilirliği teşvik eden küresel bir platform&amp;rdquo;</strong></p><p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, foruma ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: &amp;ldquo;İstanbul`da düzenleyeceğimiz Sıfır Atık Forumu ile amacımız; COP31`e giden süreçte ülkeler, şehirler ve sektörler arasında uygulama odaklı iş birliklerini güçlendirmek ve sıfır atığı küresel iklim eyleminin temel yapı taşlarından biri h&amp;acirc;line getirmektir. Antalya`ya giden bu yolda ortak akıl ve kolektif sorumluluk anlayışıyla somut sonuçlar üreten bir dönüşümü birlikte inşa edeceğiz.&amp;rdquo;</p><p>COP31 yolunda yürütülen çalışmalarla toplumun farklı kesimlerinden seslerin dinlendiğini belirten Ağırbaş, &amp;ldquo;Forum kapsamında, katkı sunmak isteyen tüm katılımcılarla iş birliğine açığız. İklim krizinden en fazla etkilenen toplulukların sesini doğrudan dinliyoruz. Nairobi`de Afrika`nın en büyük gecekondu mahallesini ziyaret etmiştik. Kibera`daki gecekondu mahallesinden on kişiyi Sıfır Atık Forumu`na davet edeceğiz. Yerel yönetimlerle yakın çalışırsak sahadan güçlü ve somut sonuçlar alabileceğimize inanıyoruz. Ortaklarımızla birlikte sahada gerçek bir etki görmek istiyoruz&amp;rdquo; ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Forumun ana hedefi: Taahhütten uygulamaya geçiş</strong></p><p>Sıfır Atık Forumu 2026`nın temel yaklaşımı; çevresel taahhütleri uygulanabilir politika araçlarına, şehir ölçekli projelere ve sektör bazlı dönüşüm modellerine dönüştürmek olacak. Bu kapsamda forum; `uygulama odaklı ortaklıkların geliştirilmesi`, `şehir eylem taahhütlerinin oluşturulması`, `finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi`, `teknoloji ve inovasyon kapasitesinin artırılması`, `döngüsel ekonomi modellerinin yaygınlaştırılması`, `gıda atıkları ve metan emisyonlarının azaltılması`, `sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin geliştirilmesi` başlıklarında somut çıktılar üretmeyi hedefliyor. Forumun en dikkat çekici yönlerinden biri de yalnızca küresel politika tartışmalarına değil, kısa vadede uygulanabilir ve ölçeklenebilir çözümlere odaklanması olacak.</p><p><strong>Yüksek düzeyli bakanlar oturumları düzenlenecek</strong></p><p>Forum programı kapsamında kritik sektörlere yönelik yüksek düzeyli bakanlar oturumları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda; `Yüksek Düzeyli Sanayi ve Teknoloji Bakanları Oturumu`, `Yüksek Düzeyli Tarım ve Orman Bakanları Oturumu` ve `Yüksek Düzeyli Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanları Oturumu` düzenlenecek. Oturumlarda; sıfır atık yaklaşımının sanayi politikalarına entegrasyonu, temiz üretim süreçleri, sürdürülebilir tarım sistemleri, enerji verimliliği, kaynak yönetimi, teknoloji temelli dönüşüm modelleri ve yeşil finansman mekanizmaları ele alınacak.</p><p><strong>Kritik tematik başlıklar masaya yatırılacak</strong></p><p>Forum boyunca gerçekleştirilecek diğer oturumlarda; `döngüsel ekonomi`, `plastik atıkların azaltılması`, `sürdürülebilir tedarik zincirleri`, `şehir bazlı sıfır atık uygulamaları`, `kaynak verimliliği`, `yeşil finansman`, `sürdürülebilir üretim modelleri` ve `atık önleme sistemleri` gibi başlıklar kapsamlı biçimde değerlendirilecek.</p><p>Özellikle şehirlerin uygulama kapasitesini artırmaya yönelik çözümler, yerel yönetimlerin uluslararası iş birlikleri ve özel sektör yatırımları forumun önemli gündem maddeleri arasında yer alacak. Ayrıca farklı ülkelerde uygulanabilecek ölçeklenebilir müdahale modelleri ile bilimsel veri temelli uygulama rehberlerinin geliştirilmesi hedeflenecek.</p><p><strong>Şehirler için uygulama taahhütleri hazırlanacak</strong></p><p>Forum kapsamında şehirler için özel iş birliği mekanizmaları da oluşturulacak. Katılımcı şehirler; kısa vadeli uygulanabilir eylem planları, ortak uygulama platformları ve uluslararası iş birlikleri geliştirmeye davet edilecek. Belediyeler arasında bilgi paylaşımını hızlandıracak ağ yapıları kurulurken, şehirlerin atık yönetimi, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir yaşam uygulamalarında ortak hareket etmesi teşvik edilecek.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/1aa7cda4-2a59-4815-b68c-74930f920ba1-3a79a977-5497-4977-b163-864fedf2d22a" style="width: 556px; height: 324.553px;"></p><p><strong>Forum sonunda yol haritası niteliğinde çıktılar açıklanacak</strong></p><p>Forum sonunda küresel iklim gündemine katkı sağlayacak kapsamlı politika ve uygulama belgeleri yayımlanacak. Bu kapsamda; &amp;ldquo;Antalya`ya Giden Yol Bildirgesi&amp;rdquo;, Şehir Eylem Taahhütleri Paketi, ortaklık ve proje geliştirme mekanizmaları, ölçüm ve hesap verebilirlik notları kamuoyu ile paylaşılacak.</p><p>Bu belgeler; ülkeler, şehirler, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşları arasında uygulama odaklı iş birliklerini güçlendiren temel referans dokümanlar olarak kullanılacak.</p><p>Sıfır Atık Forumu, 1-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek İstanbul Sıfır Atık Haftası`nın merkez etkinliği olarak düzenlenecek. Hafta boyunca İstanbul genelinde üniversiteler, kamu kurumları, belediyeler, işletmeler ve vatandaşların katılımıyla çok sayıda çevre ve sürdürülebilirlik etkinliği gerçekleştirilecek. Böylece İstanbul`un, küresel ölçekte yüksek düzeyli politika diyaloğu ile toplumsal farkındalığı aynı zeminde buluşturan örnek bir sıfır atık platformuna dönüşmesi hedefleniyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/db01f1ed-e7d5-4b2c-8525-6963430bfa35-fdfd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (13 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-13-mayis-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,67 değer kaybederek 14.680,70 puana geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-13-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-13T01:23:16+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 14.779,93 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 66,82 puan ve yüzde 0,45 artışla 14.846,74 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 99,23 puan ve yüzde 0,67 düşüşle 14.680,70 puana indi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.627,30 puanı, en yüksek 14.867,83 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında hizmetler endeksi yüzde 0,72 değer kazanırken mali endeks yüzde 1,47, sanayi endeksi yüzde 0,86 ve teknoloji endeksi yüzde 1,08 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 44&amp;#39;ü yükselirken 52&amp;#39;si düştü, 4 tanesi yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Sasa Polyester, Astor Enerji, Türk Hava Yolları, Hektaş ile Ereğli Demir Çelik oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 700 dolar</strong></p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1710, sterlin/dolar paritesi 1,3520 ve dolar/yen paritesi 157,8 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 45,4200 liradan, avro 53,2170 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,3 azalışla 4 bin 700 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,4 azalışla 104,9 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/acad337a-f165-48b2-92c8-6678bc662c01-vccv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>DESA, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/desa-2026-yili-birinci-ceyrek-finansal-sonuclarini-kamuoyuyla-paylasti</link><description><![CDATA[Küresel lüks tüketim pazarındaki konjonktürel daralma ve yurt içi ekonomik baskıların etkili olduğu dönemde şirket, brüt kâr marjını geçen yılın aynı dönemine göre 3,3 baz puan artırarak %56,8’e yükseltti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/desa-2026-yili-birinci-ceyrek-finansal-sonuclarini-kamuoyuyla-paylasti</guid><pubDate>2026-05-13T01:21:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>DESA`nın 2026 yılının ilk üç ayındaki toplam konsolide satış gelirleri 949 milyon TL olarak gerçekleşti.</p><p>DESA`nın markalı perakende ve e-ticaret kanallarında kaydettiği güçlü büyümeye rağmen, toplam konsolide performans geçen yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen tek seferlik yüksek hacimli kurumsal toptan satışların oluşturduğu kanaldaki baz etkisinden dolayi şirketin toplam konsolide gelirleri ilk çeyrekte %4,4 oranında daralma gösterdi.</p><p>Söz konusu tek seferlik satışların etkisi hariç tutulduğunda ise şirketin ilk çeyrek cirosundaki büyüme 2025 yılının aynı dönemine göre %9,7`ye ulaştı.</p><p><strong>DESA Markalı Perakende ve E-Ticaret Kanallarında Güçlü Büyüme</strong></p><p>DESA markalı perakende ve e-ticaret kanalları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla Türk lirası bazında sırasıyla %53 ve %98 büyüme kaydetti. Enflasyondan arındırılmış verilere göre ise bu iki kanal toplamda %24,7 oranında reel büyüme gerçekleştirdi.</p><p>İç talebin genel olarak baskı altında seyrettiği bir dönemde elde edilen bu performans, DESA`nın yurt içi perakende operasyonlarına ilişkin güçlü beklentilerini destekledi. Şirketin markalı perakende ve e-ticaret kanallarındaki satış adetleri yılın ilk çeyreğinde %26,5 artış gösterdi. Büyümenin ağırlıklı olarak fiyat artışlarından değil, satış hacmindeki artıştan kaynaklanması ise önümüzdeki döneme ilişkin olumlu görünümü güçlendirdi.</p><p><strong>Güçlü Karlılık, Sağlam Marjlar ve Yüksek Net Nakit Pozisyonu</strong></p><p>Dünyanın önde gelen lüks markalarının küresel ölçekte daralma yaşadığı ve iç piyasada ekonomik zorlukların devam ettiği bir dönemde şirket, brüt k&amp;acirc;rını geçen yılın aynı dönemine göre %1,6 artışla 539 milyon TL`ye yükseltirken, brüt kar marjında 3,3 baz puan iyileşme kaydetti.</p><p>Brüt k&amp;acirc;r marjındaki artış, DESA`nın yüksek katma değerli ürün karması, etkin maliyet yönetimi ve güçlü fiyatlama kabiliyetinin bir kez daha göstergesi oldu.</p><p>FAVÖK, geçen yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen tek seferlik kurumsal satışların baz etkisi nedeniyle yıllık bazda %9 gerilerken, söz konusu etkinin hariç tutulması durumunda %15,7 oranında büyüme kaydetti. DESA, yılın ilk çeyreğinde %29,7 FAVÖK marjı ve %11,7 net k&amp;acirc;r marjı elde ederek güçlü operasyonel performansını sürdürdü.</p><p>Zorlu ekonomik koşullara ve artan operasyonel giderlere rağmen verimlilik odaklı yaklaşımını sürdüren şirket, net nakit pozisyonunu koruyarak ilk çeyrek sonunda 41,5 milyon ABD doları seviyesinde raporladı.</p><p><strong>İhracatta Dönüşüm ve Güçlenen Pazar Dinamikleri</strong></p><p>DESA, ihracat gelirlerini ABD doları bazında geçen yılın ilk çeyreğiyle aynı seviyede gerçekleştirdi. Şirket, çeşitlendirilmiş müşteri portföyü ve küresel markalardan gelen güçlü talep sayesinde önümüzdeki çeyreklerde bu satış kanalında 2025 yılına kıyasla daha güçlü bir büyüme ivmesi yakalanacağına yönelik olumlu sinyaller verdi.</p><p>Öte yandan, ABD doları bazlı ihracat gelirlerinin geçen yıl ile aynı seviyede gerçekleşmesine rağmen, USD/TL kurunun geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %50 daha düşük artış göstermesi, TL bazında bakıldığında satış gelirlerini olumsuz etkiledi.</p><p><strong>2025 Yılı K&amp;acirc;rından Toplam 115 Milyon TL Temettü Dağıtımı Kararı</strong></p><p>Şirketin 2025 yılı Olağan Genel Kurulu`nda alınan karar doğrultusunda, 2025 yılı net dağıtılabilir dönem k&amp;acirc;rından toplam net 115 milyon TL tutarında temettü dağıtılması kararlaştırıldı.</p><p>Temettü ödemeleri üç taksit halinde gerçekleştirilecek olup;</p><ul type="disc"><li>30 Eylül 2026 tarihinde net 35 milyon TL,</li><li>30 Ekim 2026 tarihinde net 40 milyon TL ve</li><li>30 Kasım 2026 tarihinde net 40 milyon TL</li></ul><p>olmak üzere toplam net 115 milyon TL ortaklara k&amp;acirc;r payı olarak dağıtılacaktır.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/63408021-fbbb-4983-9050-e391a5a352e6-vccv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Dünya Bankası kuruluşu IFC'ye Türkiye'den üye atandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dunya-bankasi-kurulusu-ifcye-turkiyeden-uye-atandi</link><description><![CDATA[Kervan Gıda İş Geliştirmeden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Mustafa Başar, IFC'nin Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleri havuzuna alındı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dunya-bankasi-kurulusu-ifcye-turkiyeden-uye-atandi</guid><pubDate>2026-05-13T01:07:22+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Farklı ülkelerdeki şirketlerin yönetim kurullarında kadınların ve gelişmekte olan ülke vatandaşlarının rollerini güçlendirmek için kapsamlı bir yaklaşım geliştiren Dünya Bankası ve Uluslararası Finans Kuruluşu, son yıllarda nitelikli adayların proaktif bir şekilde temin edilerek, IFC&amp;#39;nin yatırım yaptığı şirketlerin yönetim kurullarında &amp;quot;yetenek çeşitliliğinin&amp;quot; artmasını hedefliyor.</p><p>Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği`nin (TKYD) verdiği eğitim ve destekler neticesinde, yönetsel yetkinliği ve donanımı tescil edilmiş olan Kervan Gıda İş Geliştirmeden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Mustafa BAŞAR, IFC&amp;#39;nin Uluslararası Bağımsız Yönetim Kurulu üye adayları listesine dahil edildi. Başar, Türkiye`nin değerli insan kaynağına emek verip, birçok yeteneği yönetim kurulu toplantı simülasyon eğitimlerine alarak son derece etkili ve gerçekçi deneyimler kazanmalarına vesile oldukları için TKYD Başkanı Tamer Saka, genel sekreter Güray Karacar ve proje yöneticisi Müge Engin nezdinde Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği`ne teşekkür etti.</p><p>Özel sektöre odaklanan en büyük küresel kalkınma kuruluşu olan IFC, d��nyanın 100&amp;#39;den fazla ülkesinde faaliyet göstererek, bir bölgede edinilen tecrübeleri, başka bir bölgedeki sorunları çözmek için de uyguluyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/6a78554d-4bda-40b5-bbdd-0ec5307a7092-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birlikleri’nde bayrak değişimi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiye-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliklerinde-bayrak-degisimi</link><description><![CDATA[Altun Gıda’nın Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Altun, Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birlikleri Sektör Kurulu Başkanlığı görevine seçildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiye-yas-meyve-sebze-ihracatcilari-birliklerinde-bayrak-degisimi</guid><pubDate>2026-05-13T01:04:48+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Sektörün en üst düzey temsil platformlarından biri olan Sektör Kurulu`nda gerçekleşen seçim süreci sonucunda, 11 Mayıs 2026 tarihinde birlik temsilcilerinin katılımıyla yapılan oylamada Oğuzhan Altun, oy çokluğuyla Başkanlık görevine getirildi.</p><p><strong>Sektörün geleceğine yön verecek yeni dönem&amp;nbsp;</strong></p><p>Sektör paydaşlarının ortak iradesiyle bu önemli sorumluluğu üstlenen Oğuzhan Altun, Türkiye`nin tarımsal üretim kapasitesini ve ihracat potansiyelini bir üst seviyeye taşıma hedefiyle yeni görevine başladı. Tarım ve ihracat dünyasında uzun yıllara dayanan deneyimiyle tanınan Altun, sektörün tüm paydaşlarını kapsayan bütüncül bir yönetim anlayışıyla hareket etmeyi amaçlıyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;Türkiye güçlü bir üretim ve ihracat potansiyeline sahip&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/1d52da35-98c3-4081-a7b9-f411931a1def-c003c30a-ae84-43eb-aee9-bc668d12f895" style="width: 565px; height: 364.667px;"></strong><br></p><p>Göreve ilişkin değerlendirmede bulunan Oğuzhan Altun, Türkiye`nin yaş meyve ve sebze üretimindeki güçlü konumuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: &amp;quot;Türkiye, yaş meyve ve sebze üretiminde dünyanın önde gelen üretici ülkeleri arasında yer alarak önemli bir potansiyeli temsil ediyor. Sektör Kurulu olarak temel hedefimiz, bu potansiyeli küresel pazarlarda daha stratejik bir konuma taşımak. Üreticiden ihracatçıya uzanan değer zincirini daha verimli hale getirmek ve sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamak önceliğimiz olacak.&amp;rdquo;</p><p><strong>Yeni dönemde ortak vizyon ve koordinasyon</strong></p><p>Oğuzhan Altun başkanlığındaki yeni dönemde; Türkiye genelindeki ihracatçı birlikleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, yeni pazar stratejilerinin geliştirilmesi ve Türk yaş meyve sebze ürünlerinin uluslararası pazarlardaki marka değerinin artırılmasına yönelik çalışmaların kazanması hedefleniyor. Özellikle sürdürülebilir ve akıllı tarım uygulamaları ve uluslararası ticaret standartlarına uyum konuları, yeni dönemde kurulun öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/08c4ca52-c471-4864-bab2-c29ba1090f8f-mj.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel endeks sağlayıcısı MSCI endekslerde değişikliğe gitti</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-endeks-saglayicisi-msci-endekslerde-degisiklige-gitti</link><description><![CDATA[Küresel endeks sağlayıcılarından MSCI, dünya genelinde endeks değişikliklerini duyururken, Türkiye'nin küçük ölçekli şirketler endeksine 4 yeni hissenin eklendiğini, 9 hissenin çıkarıldığını bildirdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-endeks-saglayicisi-msci-endekslerde-degisiklige-gitti</guid><pubDate>2026-05-13T12:33:10+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>MSCI, küresel endekslerde 29 Mayıs seans kapanışından itibaren geçerli olacak değişiklikleri açıkladı.</p><p>Buna göre Türkiye küçük ölçekli şirketler endeksine Altınkılıç Gıda ve Süt, CVK Maden İşletmeleri, Odine Solutions, Yeni Gimat Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı eklendi.</p><p>Söz konusu endeksten Anadolu Hayat Emeklilik, Astor Enerji, Destek Finans Faktoring, Efor Yatırım Sanayi Ticaret AŞ, Grain Türk Tarım, Kiler Holding, Tera Yatırım, Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Ziraat Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı çıkarıldı.</p><p>Analistler, bazı uluslararası fonların, portföylerini MSCI endeksine paralel yönettiklerini belirterek, bu fonların endeks değişimlerine göre pay piyasalarında pozisyon aldıklarını ifade etti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4c179842-9004-4f1a-852b-62cac44687d6-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türk ve Belçikalı şirketler arasında veri koruma iş birliği</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turk-ve-belcikali-sirketler-arasinda-veri-koruma-is-birligi</link><description><![CDATA[Belçika Kraliçesi’nin başkanlık ettiği Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında, Türkiye ile Belçika arasında veri koruma alanında yeni bir iş birliği hayata geçirildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turk-ve-belcikali-sirketler-arasinda-veri-koruma-is-birligi</guid><pubDate>2026-05-13T12:01:39+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul merkezli hukuk bürosu Yazıcıoğlu Legal ile Belçika merkezli European Data Protection Office arasında imzalanan anlaşma, iki ülke arasında faaliyet gösteren şirketlerin veri koruma mevzuatına uyum süreçlerinin desteklenmesini amaçlıyor.</p><p>Anlaşma kapsamında, Avrupa`da faaliyet gösteren Türkiye merkezli şirketlerin Avrupa Birliği veri koruma mevzuatı çerçevesindeki temsilcilik süreçlerinde European Data Protection Office ile koordinasyon sağlanacak. Türkiye`de faaliyet gösteren Belçikalı şirketlere yönelik KVKK uyum süreçlerinde ise Yazıcıoğlu Legal ile birlikte çalışılacak.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/957ee425-3708-43d6-a6d1-9e3fa541308d-8fc2116e-7f9c-4db4-8541-b4bfc002b74c" style="width: 505px; height: 378.75px;"></p><p>İş birliğiyle, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında faaliyet gösteren şirketler için veri koruma mevzuatlarına ilişkin bilgi paylaşımının ve koordinasyonun artırılması hedefleniyor.</p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yazıcıoğlu Legal Yönetici Ortağı Bora Yazıcıoğlu, veri koruma mevzuatına uyumun şirketler açısından iş sürekliliği ve itibar yönetimi bakımından önem taşıdığını belirtti. Yazıcıoğlu, iş birliğiyle Türk şirketlerinin Avrupa`daki faaliyetlerinde veri koruma standartlarına uyum süreçlerinde desteklenmesini, Belçikalı şirketlerin ise Türkiye`deki KVKK yükümlülüklerini daha etkin yönetebilmesini amaçladıklarını ifade etti.</p><p>Belçika Kraliçesi`nin Türkiye ziyaretiyle iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gündemde olduğu dönemde gerçekleşen anlaşmanın, karşılıklı ticari faaliyetlerde veri koruma süreçlerine yönelik iş birliğini güçlendirmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8a763eea-648c-4516-8a87-f710f0f12136-vcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>DOF Robotics 2026’nın ilk çeyreğinde hasılatını yüzde 74 artırdı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/dof-robotics-2026nin-ilk-ceyreginde-hasilatini-yuzde-74-artirdi</link><description><![CDATA[DOF Robotics, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk üç ayında da büyümesini sürdürdü.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/dof-robotics-2026nin-ilk-ceyreginde-hasilatini-yuzde-74-artirdi</guid><pubDate>2026-05-13T11:45:44+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın 6 kıtasında 60`tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirirken, Marvel Studios, Rovio`nun Angry Birds markası, Feld Entertainment bünyesindeki Monster Jam, Universal Studios, Transformers ve Smurfs gibi devlerle ortak projeler yürüten DOF Robotics, 2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 74 artırarak 197,9 milyon TL`ye yükseltti. Brüt kar ise yüzde 81,8 artışla 134,4 milyon TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde şirketin toplam varlıkları 3,43 milyar TL seviyesine ulaşırken, özkaynakları yüzde 3,7 artışla 2,14 milyar TL oldu.</p><p>DOF Robotics`in geçmiş dönemlerdeki finansal verilerine de bakınca hasılat ve karlılık verilerinde dönemselliğin önem kazandığı görülüyor. İlk çeyrek verilerinde harcamalar öne çıkarken, bu dönemde yapılan harcamaların hasılata dönüşümü ise son çeyrekte gerçekleşiyor. Sektörün global temel karakteristiği, DOF Robotics için de geçerliliğini koruyor.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/15c53025-4ea9-4764-9ffe-2ca096c4c972-f763f9e9-2a0b-40fa-b226-f97ac2112923" style="width: 441px; height: 352.8px;"></p><p><strong>DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan,&amp;nbsp;</strong>2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, &amp;ldquo;2026 yılının ilk çeyreğinde DOF Robotics olarak küresel pazarlardaki büyümemizi sürdürürken, yüksek katma değerli ürünlerimiz ve Ar-Ge odaklı yaklaşımımızla faaliyetlerimizi güçlendirmeye devam ettik. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa olmak üzere ihracat pazarlarındaki etkinliğimizi artırırken, ileri teknolojiye dayalı simülasyon, yapay zeka ve otonom sistemler alanındaki yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürdük. Ar-Ge faaliyetlerimiz kapsamında geliştirdiğimiz yeni nesil ürünler ve yazılım çözümleri, şirketimizin küresel rekabet gücünü destekleyen önemli adımlar oldu. Stratejik büyüme hedeflerimiz doğrultusunda yeni yatırım fırsatlarını değerlendirirken, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdürdük&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Çin ve Avustralya`da yeni yapılanma</strong></p><p>Uluslararası yapılanmamızı güçlendirmek amacıyla yatırımlara devam ettiklerini belirten Mertcan, &amp;ldquo;Çin Halk Cumhuriyeti ve Avustralya`da planladığımız bağlı ortaklıklarımızın kuruluş süreçlerini ilk çeyrek itibarıyla tamamladık. Bu adımlarımızın, global pazarlardaki etkinliğimizi artırarak yeni iş birlikleri ve büyüme fırsatları yaratacağına inanıyoruz&amp;rdquo; diye konuştu.</p><p><strong>&amp;ldquo;Türkiye`yi teknoloji ve inovasyon turizminin önemli merkezlerinden biri haline getireceğiz&amp;rdquo;</strong></p><p>İşletmecilik projeleriyle önümüzdeki 10 yılda 600 milyon dolar gelir elde etmeyi hedeflediklerini açıklayan Mertcan, NeoCappadocia`nın bu stratejinin ilk ve en önemli adımı olarak konumlandığını söyledi. Mertcan, &amp;ldquo;NeoCappadocia`yı 12 ay boyunca hizmet verecek şekilde tasarladık ve yıllık 500 binin üzerinde misafir ağırlamasını bekliyoruz. Bu projemizde Fly Over Cappadocia/Türkiye temalı flying theatre, balon simülatörü, tamamen tematik bir restoran, konsept odalardan oluşan butik temalı otel ile teknoloji, estetik ve hikaye anlatımının birleştiği canlı show deneyimleri yer alacak&amp;rdquo; ifadelerini kullandı.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/68ead45c-65af-4f11-8f64-3ecc3ef9b391-dcb0584c-ca15-4a73-9385-888438bfd688" style="width: 449px; height: 299.333px;"></p><p>NeoCappadocia benzeri projeleri Türkiye`nin farklı şehirlerine taşımayı hedeflediklerini belirten Mertcan, &amp;ldquo;İstanbul Beyoğlu`nda planladığımız Flying Theater projesinde tüm kurulum ve yatırım süreçlerini DOF Robotics olarak üstleneceğiz. Bunun yanı sıra Antalya şehir merkezinde hayata geçirmeyi planladığımız Flying Theater yatırımıyla da şehrin turizm ve eğlence ekosistemine yeni bir deneyim alanı kazandırmayı amaçlıyoruz&amp;rdquo; dedi. Yeni nesil deneyim ekonomisi markası Neo Planet`in uluslararası büyüme stratejisinin önemli parçalarından biri olduğunu vurgulayan Mertcan, &amp;ldquo;Teknolojiyi oyun ve interaktif deneyimle buluşturan Neo Planet konseptini farklı ülkelerde yeni merkezlerle yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Amacımız, Türkiye`yi teknoloji ve inovasyon turizminin önemli merkezlerinden biri haline getirmek&amp;rdquo; diye konuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5ba32903-79ee-4606-9f32-6dce2045e9d1-hggh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-pozitif-seyrediyor-11-2-22</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinden İran konusunda olumlu bir sonuç çıkabileceğine dair umutlarla pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-pozitif-seyrediyor-11-2-22</guid><pubDate>2026-05-13T11:02:22+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda, ABD ve İran arasındaki ateşkese dair belirsizlikler ve ABD&amp;#39;de hızlanan enflasyonun ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın ekonomik etkilerini ortaya koymasıyla yön arayışı öne çıkıyor.</p><p>Jeopolitik gerilimlerle yükselen petrol fiyatlarıyla artan enflasyonist endişeler, piyasalarda risk unsuru olmaya devam ediyor. ABD-İran hattından gelen çelişkili mesajlar da petrol fiyatları üzerinde etkili olurken bu durum küresel ölçekte makro görünüme yönelik endişelerin devam etmesine neden oluyor.</p><p>Avrupa borsaları ise ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın Çin ziyaretinden İran konusunda olumlu bir sonuç çıkabileceğine dair umutlarla pozitif seyrediyor.</p><p>Avrupa piyasalarında saat 10.20 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,7 yükselişle 611 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,7 artışla 10.338 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,8 değer kazancıyla 24.140 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,9 yükselişle 49.440 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,3 artışla 8.003 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,5 kazançla 17.667 puanda bulunuyor.</p><p>Avrupa piyasalarında saat 10.20 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 1,1 düşüşle 605 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 1 azalışla 10.166 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 1,3 değer kaybıyla 24.044 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,3 düşüşle 49.040 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 1,1 azalışla 7.967 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 1,1 kayıpla 17.650 puanda bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f2bb297b-e8c2-45d9-b8a1-27d61013c774-nn.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Hazine bugün düzenlediği ihalede 86,5 milyar lira borçlandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hazine-bugun-duzenledigi-ihalede-865-milyar-lira-borclandi</link><description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, bugün gerçekleştirdiği devlet tahvili ihalesiyle 86 milyar 490,4 milyon lira borçlanmaya gitti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hazine-bugun-duzenledigi-ihalede-865-milyar-lira-borclandi</guid><pubDate>2026-05-12T03:45:16+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>İhalede, 4 yıl (1337 gün) vadeli TLREF&amp;#39;e endeksli 6 ayda bir kupon ödemeli devlet tahvilinin yeniden ihracı yapıldı. İhalede, dönemsel faiz yüzde 19,22 oldu.</p><p>Nominal teklifin 122 milyar 200 milyon lirayı bulduğu ihalede, nominal satış 40 milyar 607 milyon lira, net satış 44 milyar 450,4 milyon lira olarak gerçekleşti.</p><p>Kamudan gelen 2 milyar 40 milyon liralık teklifin tamamının karşılandığı ihalede, piyasa yapıcılarından 114 milyar 565 milyon liralık teklif alındı ve bu kesime 40 milyar liralık satış yapıldı.</p><p>Böylece Hazine, tahvil ihalesinde toplam 86 milyar 490,4 milyon lira borçlandı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/285d485b-a171-4b19-806f-bae5b8086a11-vcvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Kentsel dönüşümde asıl risk: Nitelik Kaybı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/kentsel-donusumde-asil-risk-nitelik-kaybi</link><description><![CDATA[Deprem riski, yükselen maliyetler ve erişilemeyen konut fiyatları… Türkiye’nin önde gelen mimarlarından Gökhan Avcıoğlu’na göre mevcut sistem sürdürülebilir değil. Yeni dönemde yapay zeka destekli üretim, farklı tapu modelleri ve “hizmet olarak konut” anlayışı öne çıkacak.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/kentsel-donusumde-asil-risk-nitelik-kaybi</guid><pubDate>2026-05-12T03:01:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`de hala yapıların yüzde 70`i depremlere dayanıksız halde. Türkiye`de deprem gerçeği de her geçen gün daha sert hissediliyor. Konut maliyetleri de milyonlarca insan için barınmayı giderek erişilmez hale getiriyor. Bir yanda hala depreme dayanıksız yapı stoğu, diğer yanda artan arsa fiyatları, ağır kredi yükü ve tartışmalı kentsel dönüşüm projeleri&amp;hellip;</p><p><strong>Şeyma Öncel Bayıksel / soncel@capital.com.tr</strong></p><p>Mimarlık dünyasının öne çıkan isimlerinden Gökhan Avcıoğlu`na göre sorun yalnızca yapı üretmek değil; mevcut sistem artık sürdürülebilir değil. Avcıoğlu, yerel yönetimlerin imar anlayışından konut sahipliği modeline kadar birçok başlığın yeniden düşünülmesi gerektiğini söylüyor.</p><p>İstanbul Havalimanı`nın özel yolcu salonlarından Esma Sultan Yalısı`nın çağdaş dönüşümüne kadar birçok projeye imza atan Avcıoğlu, yapay zeka destekli mimarlığın, yeni mülkiyet modellerinin ve servis odaklı yaşam alanlarının gayrimenkul sektörünü kökten değiştireceğini düşünüyor.</p><p>Capital için sorularımızı yanıtlayan Avcıoğlu, geleceğin konut anlayışından şehirlerin dönüşümüne kadar birçok başlıkta dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.</p><p><strong>Önümüzdeki 10&amp;ndash;15 yılda gayrimenkul sektörünü değiştirecek kırılma ne olacak?</strong></p><p>İki konu söyleyebilirim. Birincisi; artık herkes, mimar, tasarımcı ya da mühendis olsun olmasın, AI agent`lar ve onların yönettiği robotik 3D printer`lar sayesinde iki katı geçmeyecek şekilde kendi evini tasarlayıp inşa edebilecek. Bu yeni dünyada vizyonsuz müteahhitlerin geliştirici olarak ürettiklerine maruz kalmayacağız. Ayrıca bu durum, şehirlere tıkılıp kalmadan ve şehir altyapısına ihtiyaç duymadan, açık arazilerde arsası olan herkesin kendi tasarladığı evlerde yaşamasına olanak sağlayacak. Bu evlerde elektrik kendi üretilecek, yağmurdan ve havadan elde edilen su kullanılacak, atık su geri dönüştürülerek yeniden kazanılacak ve uzaydan internete bağlanılabilecek. Tabii tüm bunlar, onaylanmış projeler ve resm&amp;icirc; kurumlara yapılacak başvurular kaydıyla mümkün olacak. Biz hayal edelim, robotlar bizim için inşa etsin. İkincisi, ömür boyu borçlanarak mülk sahibi olmak yerine, 5 ya da 25 yıllık sürelerle kullanım hakkına sahip olmak mümkün olacak. Miras bırakmak istemeyenler için bu hak, yaşam süresi boyunca devam edip sonrasında devredilebilecek. Böylece fiyatlar daha makul hale gelecek. Mortgage ve edinme kredileri de bu evlerin sürdürülebilir ve sigortalanabilir olması nedeniyle daha uygun hale gelecek. İnşaat kazaları ve kötü işçilik azalacak; her aşamada tasarım ve yapım süreci kontrollü olacak.</p><p><strong>Konut sahipliği modeli sizce değişecek mi? Daha fazla kiralama, paylaşım ya da hibrit modeller mi göreceğiz?</strong></p><p>Artan arsa maliyetleri, müteahhit k&amp;acirc;rlarının kontrolsüz artışı, düşüncesiz yapılaşma, malzeme ömürlerinin kısalması ve küresel ölçekte artan belirsizlikler artık yeni tarz tapu ve mülk sistemlerini gerekli kılıyor. Neden yıllarca yüksek kredi ödeyerek bir yer sahibi olmak için uğraşalım? Onun yerine belli bir süre için kira öder gibi mülk sahibi olalım; istediğimiz zaman bu hakkı uzatabilelim ya da devredip başka bir yerle değiştirebilelim. Böylece daha fazla servis ve haktan yararlanabileceğimiz mülklere sahip olabiliriz. Her mülkün tek bir tapu sistemiyle alınıp satılması artık yetersiz kalıyor. Farklı tapu sistemleri günümüzde bir ihtiyaç haline geliyor. Şu sıralar büyük otel firmaları da bu sistemlere yönelmeye başladı. Markalı projelerin değerleri daha k&amp;acirc;rlı hale geliyor.</p><p><strong>Gayrimenkul giderek bir &amp;ldquo;ürün&amp;rdquo;den çok bir &amp;ldquo;hizmet&amp;rdquo;e mi dönüşüyor?&amp;nbsp;</strong></p><p>Doğrusu bu. Her taşınmada ikamet, su, elektrik ve diğer hizmetler için resm&amp;icirc; daireleri aşındırıyor, vakit kaybediyoruz. Belediye hizmetleri çoğu zaman yetersiz ve yavaş kalıyor. Service apartment modeli giderek çeşitleniyor; henüz yaygınlaşmış değil. Kapıcılı, apartman yönetimli eski sistemler ise tarihe karışıyor. Aslında gayrimenkul uzun zamandır tek bir pozisyonda değil; sadece biz onu öyle tarif etmeye alıştık. Yuva, mal, miras, ipotek, tarih&amp;icirc; miras, hatta dünya mirası gibi farklı halleri var. Bugün gördüğümüz dönüşüm, başta konut olmak üzere onun yeniden bir yaşam altyapısı olarak tanımlanması. Artık gayrimenkul üreticileri için mesele bir daire ya da ofis satmak değil, bir yaşam deneyimi kurgulamak. Bu değişim projeleri doğrudan etkiliyor. Çünkü artık plan şeması kadar kullanım senaryosu, metrekare kadar servis kurgusu, cephe kadar altyapı sistemi önem kazanıyor. Konut artık sadece teslim edilen bir şey değil; işletilen, güncellenen ve yönetilen bir yapı haline geliyor. Bu da mimarlığın ve tasarımın rolünü değiştiriyor. Mimar artık sadece form üreten kişi değil, bir yaşam sisteminin kurgusunu yapan bir aktör. Dolayısıyla evet, gayrimenkul bir hizmete dönüşüyor. Ama daha doğru ifade şu olur: Sabit bir üründen dinamik bir sisteme geçiyor.</p><p><strong>Artan inşaat ve finansman maliyetleri mimari kararları nasıl değiştiriyor? Tasarımda ilk vazgeçilenler neler oluyor?</strong></p><p>Biraz önce konuştuğumuz minvalde, mevcut gayrimenkul üretim sisteminin, devlet ihaleleriyle sağlanan avanslar ve kredilere rağmen, halkın dayanıklı ve nitelikli konut ihtiyacını karşılamakta zaman zaman yetersiz kaldığı görülüyor. K&amp;acirc;r odaklı yaklaşımların ön planda olması ve üretim kalitesinde yaşanan sorunlar, maliyetleri etkileyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Bunun yanında, yerel yönetimlerin karar alma süreçleri ve arsa üretimi konusundaki kısıtları, imar yönetmeliklerinin çoğu şehirde benzer yapı tiplerini öne çıkarması ve süreçlerin büyük ölçüde merkezi olarak yürütülmesi de projelerin gelişimini zorlaştırabiliyor. Özellikle imar yönetmelikleri mevcut arsaları pahalandırıyor ve yerel yönetimlerin alternatif, daha ucuz arsa üretmesini engelliyor. İyi mimarlık ve iyi tasarım, yaratıcılığıyla yalnızca &amp;ldquo;para sınırsızken, şartlar mükemmelken&amp;rdquo; değil tam tersine kısıtlar altında da ortaya çıkar ve değerini gösterir; tarih boyunca da böyle olmuştur. Yeter ki müteahhitler ile mimarlık ve tasarım ekipleri arasında süreci yönlendiren güçlü bir iş birliği kurulabilsin.</p><p><strong>Konut fiyatlarının ulaştığı seviyeler, geliştiricileri nasıl projelere yönlendiriyor?</strong></p><p>Bekar ya da yalnız yaşamlar giderek artıyor. Bu da çok odalı konutlar yerine bir ya da iki odalı çözümlere olan ilgiyi artırıyor. Merkezlerde artan arsa bedelleri de tabii ki diğer önemli bir etken. Aslında değişen şey, konutun kendisinin ne olduğudur. Tarih boyunca ev sürekli biçim değiştirdi. Çatalhöyük`te birlikte yaşamanın hücresiydi, Roma`da iktidarın sahnesine dönüştü, modern dönemde ise bir makineye ve ardından bir yatırıma evrildi. Bugün ise bambaşka bir eşiğe geliyoruz: Konut artık yalnızca fiziksel bir yapı değil; veri, enerji ve güvenlik üzerinden çalışan bir sistem haline geliyor. Önümüzdeki kırılma da tam burada. Gayrimenkul, metrekare üzerinden değer üreten bir varlık olmaktan çıkıp altyapı üreten bir platforma dönüşecek. Enerji üreten, veri yöneten, kullanıcıyı tanıyan ve sürekli güncellenen bir yapıya&amp;hellip;</p><p><strong>Yüksek maliyet ortamında standart konut projeleri mi kazanır, yoksa özgün ve farklılaşmış projeler mi daha avantajlı hale gelir?</strong></p><p>Basmakalıp standart konut projeleri mutlaka alıcıya uzun vadede para kaybettirir. Özgün ve farklılaşmış projeler ise hem geliştiriciye hem birinci ve ikinci el alıcıya hem de şehre daha çok değer ve anlam kazandırır. Gerçek fark hala iyi kurgulanmış projelerde ortaya çıkıyor</p><p><strong>Karma kullanım projeleri (rezidans + ofis + ticaret) maliyet baskısına karşı bir çözüm mü, yoksa yeni riskler mi yaratıyor?</strong></p><p>Karma kullanımlar kesinlikle daha canlı bir şehir yaşamı sunuyor. Yatakhane gibi yalnızca konut bölgeleri çok sıkıcı. Öte yandan finans merkezleri de gece karanlık ve mutsuz. Bakkal bile 500 metre ötede; yaya olarak etrafında gezmek mümkün değil. Şehri gezmeye gelen kimse buralara uğramaz. Tarih boyunca konut hiçbir zaman tek başına var olmadı. Çatalhöyük`te üretim, ritüel ve gündelik yaşam aynı kabuk içindeydi; Roma`da ev ile kamusal hayat iç içeydi ama kontrollü bir şekilde örgütlenmişti. Bugün karma kullanım dediğimiz şey, bu ilişkileri yeniden kurma denemesi.</p><p><strong>Kentsel dönüşüm projelerinde artan maliyetler ve satış fiyatları, tasarım kalitesini nasıl etkiliyor? Bu alanda bir &amp;ldquo;nitelik kaybı&amp;rdquo; riski görüyor musunuz?</strong></p><p>Yeni yapılanlar mutlaka daha sağlam, Ancak nitelik konusu tartışılır. Bazı güncel fonksiyonlar daha ileri, fakat estetik olarak 1950`lerin kesinlikle daha gerisinde. Yerel yönetimlerde imar kuralları yeniden yazılmalı. Çok katlı yapılarda ağır kiremit çatılar yerine yeşil çatılar özendirilmeli. Yeşil çatı, yeşili yetersiz şehirlerde hem bir açık bahçe olarak daha zevkli hem de daha verimli. Ekilebilir, biçilebilir, gezilebilir. Pandemide gördük ki bu özelliklerle inşa edilmiş One&amp;amp;Ortaköy projemiz yüksek prim yaptı. Komşuluk ilişkileri arttı; insanlar her cumartesi bir araya gelmeye başladı. Asıl mesele, konutun daha uzun ömürlü ve adapte olabilir hale gelmesi.</p><p><strong>Bugün sıfırdan bir konut ya da yapı projesi tasarlasanız, mevcut ekonomik koşullarda nasıl bir konsept geliştirirdiniz?</strong></p><p>Aslında böyle bir proje üzerinde çalışıyoruz. Çoğunlukla bir ya da iki katlı yapılardan oluşan bir köy; kendi kuralları var. Enerji tüketimini kontrol eden, mümkünse enerji üreten yapılar. Bireysel alanı sadeleştirirken ortak alanı daha güçlü tanımlayan bir yaklaşım. Bu yerleşim; şehirde yaşamak, çalışmak ve tapu sahibi olmakta zorlanan, çoğunlukla gençler ile ikinci baharını doğayla daha yavaş yaşamak isteyen 50 yaş üzeri insanlar için kurgulanıyor. Kaliteli bir altyapı ve kablosuz sistemlerle donatılı. Arsa daha ucuz olduğu için maliyetler de daha düşük.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3bdb7517-97df-4b61-9df7-e0b87f69fda2-gf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ATP'den bilanço değerlendirmesi var</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/atpden-bilanco-degerlendirmesi-var</link><description><![CDATA[ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/atpden-bilanco-degerlendirmesi-var</guid><pubDate>2026-05-12T02:37:45+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirket, yılın ilk üç ayında gelirlerini bir önceki yılın aynı dönemine göre %104 artışla 1,3 milyar TL seviyesine taşırken; FAVÖK`ünü 880,5 milyon TL`ye, ana ortaklık net k&amp;acirc;rını ise 421,1 milyon TL`ye yükseltti. Güçlü tekrarlayan gelir yapısı, uluslararası operasyonlardaki büyüme ve yapay zek&amp;acirc; odaklı teknoloji yatırımları sayesinde ATP, yılın ilk çeyreğinde hedefleri doğrultusunda güçlü performans sergiledi.</p><p>ATP, çeşitlendirilmiş ve dikey uzmanlık odaklı iş modeliyle değişen teknoloji ihtiyaçlarına hızla adaptasyon sağlayarak çeyrek dönem boyunca &amp;nbsp;k&amp;acirc;rlı büyüme yolculuğunu sürdürdü. <strong>ATP Genel Müdürü Ümit Cinali, </strong>2026 yılına sürdürülebilir büyüme hedefiyle girdiklerini belirterek şirketin performansına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><p>&amp;nbsp;&amp;ldquo;Yılın ilk çeyreğinde, yakın coğrafyamızdaki gelişmelerin de etkilediği küresel ölçekte ekonomik belirsizliklerin sürdüğü; buna karşın teknoloji yatırımlarında yapay zek&amp;acirc; odaklı verimlilik ve dönüşümün hız kazandığı bir dönem yaşandı. Fırsatları zamanında değerlendirerek yapay zek&amp;acirc; yatırımlarımız, globalleşme stratejimiz ve k&amp;acirc;rlı büyüme odağımız doğrultusunda hedeflerimize ulaştık. Bağlı ortaklığımız ATP Capital üzerinden gerçekleştirdiğimiz yatırımlar da başarılı performans sergileyerek değer üretmeye devam etti. Ciromuz geçen senenin aynı dönemine göre %104 oranında büyürken, ana ortaklık net k&amp;acirc;rımızı %216 artırdık.&amp;rdquo;</p><p><strong>Uluslararası operasyonların büyümeye katkısına dikkat çeken Cinali, şunları söyledi:</strong></p><p>&amp;ldquo;Geçen yıl attığımız uluslararası adımların etkilerini, 2026`nın ilk çeyreğinde daha somut şekilde görmeye başladık. Sahra Altı Afrika bölgesinde altı ülkede gerçekleştirdiğimiz satışlar ve kurulumlar, ATP`nin teknoloji çözümlerinin farklı coğrafyalarda ölçeklenebilirliğini ortaya koydu. Bölgenin önde gelen ülkesi Güney Afrika`da, 10 milyar dolar büyüklüğe sahip gıda hizmetleri pazarının 2030 yılına kadar iki katına çıkması öngörülüyor. Genç nüfus artışı, şehirleşme ve organize zincirlerin yaygınlaşmasıyla birlikte hızlı servis restoran (QSR) segmenti, toplam sektör gelirlerinin yaklaşık yüzde 60&amp;#39;ını oluşturuyor. Operasyonel verimliliğin kritik h&amp;acirc;le geldiği bu dönüşüm sürecinde, Zenia`nın bölgede erken dönemde edindiği saha deneyimi ve güçlü referansları ATP`ye önemli bir rekabet avantajı &amp;nbsp;sağlıyor. &amp;nbsp;Sermaye piyasaları teknolojileri alanında da Azerbaycan`da elde ettiğimiz başarıyı yeni ülkelere taşımaya yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde, uluslararası gelirlerimizin toplam gelirler içerisindeki payını artırmayı stratejik önceliklerimizden biri olarak görüyoruz.&amp;rdquo;</p><p>ATP, yapay zek&amp;acirc; odaklı ürün geliştirme ve teknoloji yatırımlarını sürdürürken, bağlı ortaklığı ATP Capital aracılığıyla teknoloji girişimlerine yaptığı yatırımlarla da ekosistemini büyütmeye devam ediyor. Bu yatırımların yarattığı değer, şirketin konsolide finansal performansına katkı sağlarken uzun vadeli büyüme kapasitesini de güçlendiriyor.</p><p>Şirket, yılın geri kalanında da yüksek katma değerli yazılım çözümleri, genişleyen uluslararası operasyonları ve ölçeklenebilir iş modeliyle sürdürülebilir büyümesini desteklemeye devam etmeyi hedefliyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9eecca4c-7573-48ef-b54d-325fb44e5d01-nb.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Influencer Marketing pazarı 19 kat büyüdü</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/influencer-marketing-pazari-19-kat-buyudu</link><description><![CDATA[Son 10 yılda influencer marketing pazarı dünya genelinde 19 kat büyüdü ve 32,55 milyar dolara ulaştı. 2030 yılına kadar da pazarın mevcut büyüklüğünü 3’e katlaması bekleniyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/influencer-marketing-pazari-19-kat-buyudu</guid><pubDate>2026-05-12T02:34:02+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Influencer marketing pazarı son 10 yılda 19 kat büyüdü. 2015 yılında 1,7 milyar dolar olan pazarın hacmi 2025 yılında 32,55 milyar dolara ulaştı.&amp;nbsp;</p><p><strong>Nilüfer Gözütok Ünal / ngozutok@capital.com.tr</strong></p><p>Shark Platform Reserach`e göre 2030 yılına kadar da influencer marketing pazarının 97,55 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Gelinen noktada influencer marketing artık yalnızca sosyal medya kampanyalarının bir parçası olarak görülmüyor. İçerik ekonomisi etrafında şekillenen yeni yapı, reklam ve medya dünyasında güç dengelerini yeniden şekillendirmeye başladı. Dijifabrik Agency Yönetici Ortağı Ahmet Beliktay da influencer marketingin son yıllarda markaların tüketiciyle iletişim kurma biçimini kökten değiştirdiğini belirtiyor.&amp;nbsp;</p><p>Takipçi sayısından çok güvenin, samimiyetin ve topluluk etkisinin öne çıktığı bu yeni dönemde markalar artık yalnızca görünür olmayı değil gerçek etki yaratmayı hedeflediğini belirten Beliktay, ile influencer marketing ekosistemindeki bu dönüşümü ve creator ekonomisinin yükselişini konuştuk:<br><br><strong>Influencer marketing son birkaç yılda pazarlama dünyasında nasıl bir dönüşüm yarattı?</strong><br><br>Eskiden ne izleyeceğimize ne giyeceğimize ya da ne satın alacağımıza daha çok markaların anlattıklarıyla karar veriyorduk. Bugün ise kararlarımızı çoğu zaman sosyal medyada<br>gördüğümüz gerçek deneyimler ve öneriler şekillendiriyor. Influencer marketing`in yarattığı en<br>büyük dönüşüm de tam olarak burada başladı. Artık insanlar ihtişamlı ve kusursuz reklamlar yerine kendine yakın hissettiği kişilere. deneyimlere güveniyor. Bu da pazarlamayı daha hızlı, daha samimi ve kültürle iç içe bir yapıya dönüştürdü. Çünkü bugün bir ürün kadar, onu kimin ve nasıl anlattığı da önemli hale geldi.<br><br><strong>Bugün geldiği noktayı nasıl tanımlarsınız?</strong><br><br>Takipçi sayısı ve erişim hala önemli. Ancak bugün markalar yalnızca görünürlüğe değil içeriklerin yarattığı gerçek etkiye de bakıyor. Yorum dili, kaydetme oranları ve topluluk davranışları artık çok daha belirleyici. Bu yüzden influencer marketing bugün daha hızlı düşünen, kültürü daha yakından okuyan ve insan davranışlarını daha iyi analiz eden bir yapıya dönüştü. Zaten bugün fark yaratan influencerlara baktığımızda, insanların da bu ayrımı çok net hissettiğini görüyoruz.<br><br><strong>Pazarın dünyada ve Türkiye`de ulaştığı hacim nedir?</strong><br><br>Influencer marketing artık küçük bir dijital trend değil. Dünyada sektörün büyüklüğü 32,55 milyar dolara ulaştı. 2015 yılında bu rakam 1,7 milyar dolardı. Yani artık birçok global marka için influencer iş birlikleri, klasik reklam kampanyaları kadar büyük bir yatırım alanı haline geldi. Türkiye`de de sektör çok hızlı büyüyor. Elimizde çok güncel bir veri yok ancak sadece 2024 yılında bu rakamın 7 milyar TL`ye yakın olduğunu biliyoruz. Dijital yatırımların toplam medya yatırımları içindeki payı yüzde 70`i aştı. Aynı şekilde çeşitli raporlara göre de sosyal medya reklamları dijital yatırımların yaklaşık yüzde 50`sini oluşturuyor. Bu Türkiye`de sektörün globalde olduğu gibi markaların ana iletişim bütçesinden önemli bir pay aldığını gösteriyor. Ama bence asıl değişim rakamların arkasındaki davranışta. Eskiden insanlar bir ürünü reklamlarda görüp merak ederdi, bugün çoğu kişi satın almadan önce sosyal medyada gerçek bir deneyim arıyor. Bir kafeye gitmeden önce videosunu izliyor, bir ürünü almadan önce yorumları okuyor, bir oteli bile artık influencer içeriklerinden keşfediyor. Bu yüzden influencer marketing`in büyümesi aslında sadece dijitalin büyümesi değil insanların karar verme biçiminin değişmesiyle ilgili.<br><br><strong>Önümüzdeki birkaç yılda bu rakamın dünyada ve Türkiye`de nereye ulaşması bekleniyor?</strong><br><br>Önümüzdeki birkaç yılda influencer marketing sektörünün hem dünyada hem de Türkiye`de büyümeye devam edeceği çok net. Globalde bugün 30 milyar doların üzerine çıkan pazarın,<br>Shark Platform Reserach`e göre 2030 yılına kadar 97,55 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Buna paralel olarak Türkiye`de de hızlı bir büyüme bekliyoruz.<br><strong><br>Pazarlama bütçelerinden alınan payda nasıl bir değişim oluyor? Önümüzdeki birkaç yılda bu payın nereye ulaşacağı öngörülüyor?</strong><br><br>Bundan birkaç yıl önce influencer marketing, markaların iletişim planlarında daha çok &amp;ldquo;ekstra dijital iş&amp;rdquo; olarak konumlanıyordu. Toplam pazarlama bütçelerinde ayrılan pay çoğu marka için yüzde 5`ler seviyesindeydi. Bugün, özellikle dijital odaklı markalarda bu oran yüzde 20`lere, hatta bazı kategorilerde çok daha yukarıya çıkıyor. Özellikle moda, güzellik, teknoloji, yeme-içme ve e-ticaret tarafında influencer marketing kampanyanın doğrudan merkezinde yer alan bir yapı. Önümüzdeki birkaç yılda da bu pay daha da büyüyecek.<br><br><strong>Markalar özellikle hangi noktada hangi ihtiyaçta en etkin şekilde kullanıyor geri dönüş alıyorlar?</strong><br><br>Örneğin yeni bir ürün lansmanında hızlı görünürlük sağlamak, bir markayı genç kitleyle daha doğal buluşturmak, yeni bir kategoriyi anlatmak ya da kısa sürede sosyal medyada konuşulurluk yaratmak tarafında influencer marketing çok güçlü çalışıyor. İnsanlar bir ürünü reklamda görmekten çok, gerçekten kullanılırken görmeye tepki veriyor. Bir kahvenin sabah rutinine dahil olması, bir teknolojik ürünün günlük hayatta nasıl kolaylık sağladığının gösterilmesi ya da bir kozmetik ürününün gerçek sonuçlarının paylaşılması çok daha güçlü bir etki yaratıyor.<br><br><strong>Yapay zeka destekli içerik üretimi ve &amp;ldquo;AI influencer&amp;rdquo;lar bu ekosistemi nasıl etkileyecek?<br></strong><br>Yapay zeka destekli içerik üretimi influencer marketing tarafını inanılmaz hızlandıracak. Çünkü bugün artık içerik üretiminde fikir geliştirmeden kurguya, görsel üretimden veri analizine<br>kadar birçok süreç AI ile çok daha hızlı ilerliyor. Bu da üreticilerin daha fazla içerik üretmesini, markaların ise daha hızlı aksiyon almasını sağlıyor. AI influencer tarafıysa daha farklı.<br>Burada insanlar ilk etapta teknolojiye ilgi duyuyor ama uzun vadede yine duygu ve bağ tarafı belirleyici olacak. Çünkü insanlar mükemmel görünen bir karakterden çok, gerçek bir hikayeye<br>bağlanıyor. O yüzden AI influencer`lar büyüyecek ama tamamen insan etkisinin yerini almayacak.<br><br><strong>&amp;ldquo;MİKRO VE NANO INFLUENCER`LAR GÜÇ KAZANDI&amp;rdquo;</strong><br><br>Son dönemde insanların influencer`lara bakışının ciddi şekilde değiştiğini görüyoruz. Eskiden yüksek takipçi sayısı tek başına güçlü bir etki yaratıyordu ama bugün insanlar çok daha seçici. Özellikle sürekli sponsorlu içerik paylaşan, herkese aynı şeyi anlatan ve takipçisiyle gerçek bağ<br>kurmayan büyük hesaplarda bir güven kaybı oluştu. Çünkü insanlar bir noktadan sonra o içeriklerin içindeki samimiyeti sorgulamaya başlıyor. Diğer tarafta ise mikro ve nano influencer`ların daha fazla güç kazandığını görüyoruz. Çünkü insanlar kendine daha yakın hissettiği, gerçekten kendi hayatından bir şey paylaşan hesaplarla daha kolay bağ kuruyor. Mesela bazen 20 bin takipçili bir içerik üreticisinin yarattığı etki, milyonluk bir hesabın yarattığı etkiden çok daha güçlü olabiliyor. Çünkü orada insanlar kendilerine daha yakın bir hayat görüyor. Özellikle TikTok`la birlikte bu değişim çok hızlandı. Daha doğal, daha filtresiz ve gerçekten &amp;ldquo;gerçek&amp;rdquo; hissi veren içerikler bugün çok daha fazla karşılık buluyor.<br><strong><br>&amp;ldquo;SEKTÖR İNTERAKTİF VE TOPLULUK MERKEZLİ BİR YAPIYA EVRİLİYOR&amp;rdquo;</strong><br><br>Influencer marketing`in önümüzdeki dönemde daha profesyonel ama aynı zamanda daha topluluk odaklı bir yapıya evrilmesi bekleniyor. Sektör büyüdükçe kullanıcılar da içeriklere karşı daha bilinçli hale geliyor. Artık yalnızca görünür olmak yeterli kalmıyor; bir fikri, tarzı ve topluluğu olan creator`lar öne çıkıyor. Bu dönüşümle birlikte creator economy ile influencer marketing arasındaki çizgi de giderek silikleşiyor. Creator`lar artık yalnızca marka iş birlikleri yapan içerik üreticileri olarak görülmüyor; kendi markasını çıkaran, ürün geliştiren, etkinlik düzenleyen ve doğrudan medya gücü oluşturan yapılara dönüşüyor. Öte yandan kullanıcı davranışları da değişiyor. İnsanlar dahil olmak ve etkileşim kurmak istiyor. Bu nedenle sektör daha interaktif ve topluluk merkezli bir yapıya evriliyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/012cca6a-841c-4d81-bcfe-80305d81caf4-nh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>150 Yıllık Birikimle Türkiye’de 40 Yıl: Lipton’un Büyüme Yolculuğu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/150-yillik-birikimle-turkiyede-40-yil-liptonun-buyume-yolculugu</link><description><![CDATA[Türkiye’de 40 yılı geride bırakan Lipton, 150 yılı aşan global çay uzmanlığını yerel içgörüler, tedarik yapısı ve ürün geliştirme yaklaşımıyla bir araya getirerek uçtan uca bir değer üretim modeli oluşturuyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/150-yillik-birikimle-turkiyede-40-yil-liptonun-buyume-yolculugu</guid><pubDate>2026-05-12T02:28:44+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya`daki yatırımı ve yerel iş ortaklıklarıyla şekillenen bu operasyon modeli, markanın Türkiye`deki faaliyetlerini sürdürülebilir bir çerçevede ileri taşıyor. Lipton`un Türkiye Genel Müdürü Fatih Atay, markanın 40 yıllık yolculuğunu, çay kültürüne bakışını ve önümüzdeki döneme dair odağını Capital`e anlattı.</p><p><strong>Türkiye`de 40 yıla uzanan yolculukta, bugün Türkiye`nin global yapı içindeki rolünü nerede konumlandırıyorsunuz?</strong></p><p>Türkiye, Lipton için yalnızca güçlü bir çay pazarı değil; çay kültürünün gündelik yaşamla en doğal şekilde iç içe geçtiği önemli bir deneyim alanı. 1986`dan bu yana Türkiye`de edindiğimiz birikim, tüketicinin çayla kurduğu bağı, farklı tüketim anlarını ve lezzet beklentilerini yakından anlamamızı sağladı.</p><p>Bugün Türkiye`de edindiğimiz bu deneyimi, Lipton`un 150 yılı aşan global çay uzmanlığıyla bir araya getiriyoruz. Buradaki güçlü çay kültürü, yerel tedarik ilişkilerimiz, Sakarya`daki harmanlama ve paketleme altyapımız, &amp;nbsp;tüketiciyi yakından tanımamız Türkiye`yi bizim için önemli bir bilgi ve deneyim merkezi haline getiriyor.</p><p>Bu nedenle Türkiye`yi yalnızca yerel pazara hizmet eden bir ülke olarak görmüyoruz. Türkiye, Lipton`un global organizasyonu içinde bilgi, deneyim ve operasyonel katkı üreten önemli ülkelerden biri konumunda.</p><p>Önümüzdeki dönemde de Türkiye`deki varlığımızı uzun vadeli değer üretme perspektifiyle sürdürmeye devam edeceğiz. Yerel iş ortaklarımızla birlikte gelişirken, Türkiye`deki çay ekosistemine katkı sunmayı ve burada edindiğimiz deneyimi daha geniş bir çerçevede değerlendirmeyi önemsiyoruz.<br><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/2999349a-433f-4dfd-89f6-e90a1939b0bf-6b07240a-b17d-4fd6-a53b-b452cb26c282" style="width: 500px;"></p><p><strong>Sakarya`daki yatırımınız operasyonel yapınıza ve Türkiye`nin konumuna ne tür katkılar sağlıyor?</strong></p><p>Sakarya`daki fabrikamız, 30 milyon euro değerindeki yatırımla harmanlama ve paketleme süreçlerimizi daha entegre bir şekilde yönetmemizi sağlıyor. Bu sayede ürün akışını, kalite standartlarını ve operasyonel süreçleri tek merkezden daha etkin şekilde takip edebiliyoruz.</p><p>Bu yatırımın önemli katkılarından biri de tüketici beklentilerine daha hızlı yanıt verebilmemizi sağlaması. Tüketiciden gelen geri bildirimleri daha yakından takip ederek ürün geliştirme ve pazara sunum süreçlerimizi daha çevik şekilde yönetebiliyoruz. Bu yaklaşım, kalite tutarlılığını desteklerken pazardaki ihtiyaçlara daha uyumlu ve hızlı hareket etmemizi mümkün kılıyor.</p><p>Sakarya`daki yatırımımız aynı zamanda Türkiye`nin global yapı içindeki rolünü güçlendiren önemli bir adım. Türkiye`de sahip olduğumuz çay kültürü bilgisi, yerel tedarik ilişkilerimiz ve operasyonel gücümüz bu yatırımla daha etkili ve daha görünür hale geliyor. Burada oluşturduğumuz kapasite, &amp;nbsp;Türkiye`deki faaliyetlerimizi desteklerken bölgesel ihtiyaçlara da katkı sunabilecek bir ölçek yaratıyor.</p><p><strong>Türkiye`deki çay tüketim alışkanlıkları, Lipton`un kategoriye bakışını nasıl şekillendiriyor?</strong></p><p>Türkiye`de çay, gündelik hayatın çok doğal bir parçası. Evde, işte, kısa molalarda ya da sosyal buluşmalarda farklı anlamlar taşıyan güçlü bir alışkanlıktan söz ediyoruz. Bu nedenle kategoriye bakarken yalnızca ürün çeşitliliğine değil, çayın insanların hayatındaki yerine de odaklanıyoruz.</p><p>Bizim için önemli olan, bu güçlü alışkanlığı doğru okumak ve farklı çay anlarına uygun seçenekler sunabilmek. Bazı tüketiciler klasik ve yoğun bir içim ararken, bazıları daha hafif ya da farklı tat profillerine yöneliyor. Bu çeşitlilik, kategoriye yaklaşımımızı da şekillendiriyor.</p><p>Lipton olarak çay kategorisini, tüketicinin günlük ritmine eşlik eden ve zaman içinde farklı beklentilerle gelişen bir alan olarak görüyoruz. Bu bakış açısı, hem mevcut portföyümüzü yönetirken hem de yeni fırsat alanlarını değerlendirirken bize yol gösteriyor.</p><p><strong>Türkiye`deki tüketici içgörüleri Lipton`un inovasyon ve yeni ürün çalışmalarını nasıl şekillendiriyor?</strong></p><p>Türkiye`de tüketiciler çay konusunda oldukça seçici. İçim karakteri, dem yoğunluğu, koku, renk ve lezzet dengesi gibi unsurlar ürün tercihinde belirleyici oluyor. Dünyanın ve Karadeniz`in seçkin çaylarını bir araya getirirken, farklı coğrafyalardan gelen çayların karakterini, aromatik özelliklerini ve dem performansını analiz ediyoruz. Global uzmanlığımızı yerel içgörülerle buluşturarak tüketicinin günlük kullanımına uyum sağlayan seçenekler geliştirmeye odaklanıyoruz.</p><p>Bizim için inovasyon, tüm tüketim anlarına ve farklı damak tatlarına cevap veren seçenekler sunarak çay deneyimini daha zengin ve çeşitli hale getirmek anlamına geliyor. Türkiye gibi çayın güçlü bir kültüre sahip olduğu pazarlarda, yenilik yaklaşımımızı bu alışkanlığın doğasına uygun şekilde ele alıyoruz.</p><p>Bu yaklaşım kimi zaman yeni tat profillerine, kimi zaman farklı formatlara, kimi zaman da demleme deneyimini iyileştiren çözümlere yansıyor. Türkiye`yi bardak ve demlik poşet çay kategorileriyle tanıştırmamız ve bu alanların gelişimine katkı sağlamamız da bunun somut örnekleri arasında yer alıyor.<br><br><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/295b6535-016e-4536-938b-63004e3aea29-a1fe391f-bd58-4cc9-b1cf-8405c1b814a6" style="width: 500px;"></p><p><strong>Yerel tedarikçilerle kurduğunuz uzun vadeli yapı, kalite ve sürdürülebilirlik açısından ne ifade ediyor?</strong></p><p>Lipton Türkiye`nin güçlü olduğu alanlardan biri, yerel tedarikçilerle yıllar içinde kurduğu güvene dayalı çalışma modeli. Biz bunu yalnızca bir satın alma süreci olarak değil kaliteyi, sürekliliği ve sürdürülebilir büyümeyi doğrudan etkileyen stratejik bir alan olarak görüyoruz.</p><p>Türkiye`de geniş bir çay üretim ekosistemiyle birlikte çalışıyoruz. Yaklaşık 20 bin çay çiftçisiyle dolaylı temas eden bu yapının sağlıklı şekilde ilerlemesi için eğitim programları, düzenli denetimler ve sürdürülebilir tarım uygulamaları önemli rol oynuyor.</p><p>Çay kategorisinde kaliteyi sürdürülebilir kılmanın yolu, üretimin her aşamasını dikkatle takip etmekten geçiyor. Bu nedenle yerel iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun vadeli iş birliği, ürün kalitesinin sürekliliği ve yerel ekonomiye sağladığı katkı açısından bizim için çok değerli.</p><p><strong>Sürdürülebilirlik yaklaşımınız günlük operasyonlarda ve tedarik süreçlerinde hangi uygulamalarla karşılık buluyor?</strong></p><p>Sürdürülebilirliği ayrı bir başlık olarak değil, iş yapış biçimimizin doğal bir parçası olarak ele alıyoruz. Tedarikten harmanlamaya, paketlemeden lojistiğe kadar tüm süreçlerde kalite, izlenebilirlik ve sürekliliği birlikte değerlendiriyoruz.</p><p>Özellikle tedarik tarafında, yerel iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun vadeli yapı bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Türkiye`de yaklaşık 20 bin çay çiftçisiyle dolaylı temas eden bir ekosistemden söz ediyoruz. Bu ekosistemi eğitim programları, düzenli denetimler ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla destekliyoruz. Böylece hem ürün kalitesinde sürekliliği sağlıyor hem de üretimin daha sağlıklı ve dengeli şekilde devam etmesine katkı sunuyoruz.</p><p>Operasyon tarafında ise Sakarya`daki fabrikamız, süreçleri daha entegre ve kontrollü yönetmemizi sağlıyor. Ürün akışını ve kalite standartlarını tek merkezden takip edebilmek, kaynak kullanımını daha verimli hale getiriyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği bizim için teorik bir hedef olmaktan çıkarıp, günlük operasyonların doğal bir parçası haline getiriyor.</p><p><strong>Önümüzdeki dönem için Türkiye odağındaki yatırım ve inovasyon öncelikleriniz neler olacak?</strong></p><p>Önümüzdeki dönemde odağımız, tüketiciyi daha yakından dinleyen ve değişen beklentilere daha uyumlu hareket edebilen bir yaklaşım geliştirmek olacak. Ürün tarafında farklı tüketim alışkanlıklarına karşılık verecek seçenekler üzerinde çalışmaya devam edeceğiz.</p><p>İnovasyon tarafında önceliğimiz, tüketicinin günlük hayatında karşılığı olan ürünleri doğru içgörü ve doğru zamanlamayla geliştirmek. Tüm tüketim anlarına ve farklı damak tatlarına cevap verebilen ürünler geliştirebilmek için tüketiciyi yakından takip eden ve değişen beklentilere hızlı uyum sağlayabilen bir yaklaşım benimsiyoruz.</p><p>Operasyonel tarafta ise mevcut altyapımızı daha etkin kullanmaya odaklanıyoruz. Sakarya`daki harmanlama ve paketleme altyapımız, ürün geliştirme ve pazara sunum süreçlerinde bize daha esnek ve güçlü bir hareket alanı sağlıyor. Bu sayede ürün geliştirme süreçlerimizi daha kontrollü yönetebiliyor, pazardaki ihtiyaçlara daha uyumlu hareket edebiliyoruz.</p><p>Türkiye, çay kültürüyle, üretim gücüyle ve Lipton`un 40 yıldır burada kurduğu güçlü bağ ile bizim için özel bir yere sahip olmaya devam ediyor. Biz de burada oluşturduğumuz iş modelini geliştirerek, uzun vadeli değer yaratmaya devam etmeyi hedefliyoruz.</p><p><em><img class="fr-dib fr-draggable fr-fil" src="https://i.capital.com.tr/capital/69f3e951-fdae-436e-b738-7f2024777953-64d44384-9c35-4d78-afc4-23745fdc93a7" style="width: 192px; height: 89.5462px;"></em></p><p><em>*Bu bir reklamdır.&amp;nbsp;</em></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/b2c50bae-a842-4945-822f-4897621813e4-Untitled-4.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Eksun Gıda yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/eksun-gida-yilin-ilk-ceyregine-iliskin-finansal-sonuclarini-acikladi</link><description><![CDATA[Yılın ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıklayan Eksun Gıda, TMS 29 enflasyon muhasebesi uygulanmış verilere göre ilk 3 ayda 3 milyar TL hasılat elde ederken, kârlılık göstergelerinde yukarı yönlü ivmesini sürdürerek performansını daha ileri bir seviyeye taşıdı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/eksun-gida-yilin-ilk-ceyregine-iliskin-finansal-sonuclarini-acikladi</guid><pubDate>2026-05-12T01:51:45+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Eksun Gıda; operasyonel verimlilik, ürün çeşitliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarının finansal sonuçlara olumlu yansıdığını duyurdu.</p><p>Kamuyu Aydınlatma Platformu`na (KAP) bildirilen TMS 29 enflasyon muhasebesi standartları uygulanmış 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarına göre, Eksun Gıda`nın k&amp;acirc;rlılık rasyoları hem brüt hem de operasyonel seviyede kayda değer bir iyileşme kaydetti. Şirketin brüt k&amp;acirc;rı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla %3,2 artış göstererek 417 milyon TL`ye ulaştı. Söz konusu dönemde etkin maliyet yönetimi sayesinde brüt k&amp;acirc;r marjı ise %11,3`ten %14,1 seviyesine yükseldi. Önceki yılın aynı döneminde 109,6 milyon TL olan Eksun Gıda`nın FAVÖK tutarı operasyonel tarafta sergilenen güçlü performans neticesinde %26,8 artarak 2026 yılının ilk 3 ayında 139 milyon TL oldu. FAVÖK marjı ise %3,1`den %4,7`ye yükseldi.</p><p>Finansal borçluluk yapısında da iyileşme gözlemlenen Eksun Gıda`nın 2025 yılı sonunda 1,68 seviyesinde olan borç/özkaynak rasyosu, 2026 yılı ilk çeyrek sonu itibarıyla 1,43 seviyesine gerileyerek şirketin finansal risk yönetimindeki iyileşmeyi ortaya koydu. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilere göre ise 2026 yılı ilk çeyrekte şirketin brüt k&amp;acirc;rı %34,5`lik artışla 420,8 milyon TL`den 565,9 milyon TL`ye, &amp;nbsp;FAVÖK tutarı %45 artışla 177,5 milyon TL`den 257,4 milyon TL`ye ve net k&amp;acirc;rı ise yaklaşık üç kat artarak 35 milyon TL`den 101,8 milyon TL`ye yükseldi.</p><p><strong>&amp;ldquo;2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/5f690076-8bdc-46f4-9832-c9a47503b0cc-82cb7d4c-b1f0-4a97-bc28-40ec76f02f60" style="width: 507px; height: 338px;"></strong><br></p><p>Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO`su Hasan Abdullah Özkan, ilk çeyrek performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede, &amp;ldquo;2026 hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. K&amp;acirc;rlılık göstergelerimizde kaydettiğimiz bu artış, maliyet yönetimindeki disiplinli yaklaşımımızın, operasyonel verimlilik odaklı çalışmalarımızın ve doğru stratejik kararlarımızın somut bir sonucu oldu. TMS 29 enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan verilere göre ilk çeyrekte marjlarımızı iyileştirerek finansal yapımızı kuvvetlendirdik&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Başarının temelinde saha ve veri gücü var</strong></p><p>Şirket performansının arkasında güçlü organizasyon yapısı, sahadaki etkinlik ve veriyle beslenen yönetim yaklaşımının belirleyici rol oynadığını vurgulayan Hasan Abdullah Özkan, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:</p><p>&amp;ldquo;Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle tanımlamıyor; sahadan anlık veri akışıyla beslenen, uçtan uca veri sürekliliği sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik kabiliyetlerimizle çok katmanlı bir yönetim modeli benimsiyoruz. Sahadaki aktif varlığımız sayesinde, işimizin en kritik bileşenlerinden biri olan hammadde tedariğini doğru zamanda, doğru koşullarda ve doğru kaliteyle yönetmeye odaklanıyoruz. Bu alandaki disiplinli yaklaşımımızı sürdürerek, operasyonel gücümüzün temelini oluşturan doğru alım refleksimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>&amp;ldquo;Küresel tedarik eğilimlerini takip ediyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>&amp;ldquo;Tedarik zincirimizi uçtan uca bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz&amp;rdquo; diyen Özkan, &amp;ldquo;Böylelikle yalnızca operasyonel süreçleri yönetmekle kalmıyor; değişen piyasa dinamiklerini, küresel tedarik eğilimlerini ve risk unsurlarını eş zamanlı analiz ederek stratejik kararlarımızı bu çerçevede şekillendiriyoruz. Uluslararası ve yerel kaynaklardan doğru, güvenilir ve karşılaştırılabilir veri setlerine erişim sağlayarak bu verileri içgörü odaklı analizler ve sektörel karşılaştırmalarla derinleştiriyor, karar alma süreçlerimize güçlü ve sürdürülebilir bir öngörü kabiliyeti kazandırıyoruz. Bu yaklaşımı istikrarlı biçimde sürdürmemiz, karar alma hızımızı ve doğruluğunu artırırken kurum içi uyum, iş birliği kültürümüz ve deneyimli yönetim perspektifimizle birleşerek sürdürülebilir operasyonel başarıyı destekliyor&amp;rdquo; ifadelerini kullandı.</p><p><strong>&amp;ldquo;20`den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Küresel ölçekte çeşitlenen tedarik olanaklarını yakından takip ettiklerini kaydeden Özkan, &amp;ldquo;Hammadde yapımızı esnek ve dirençli bir şekilde yönetiyor, değişken piyasa dinamiklerine rağmen üretim kalitemizi istikrarlı biçimde sürdürüyoruz. Tüm bu yapının temelinde ise yüksek yetkinliğe sahip, sorumluluk bilinci güçlü ve belirsizlikleri etkin şekilde yönetebilen insan kaynağımız yer alıyor. Ekip arkadaşlarımızı ortak hedefler doğrultusunda değer üreten ve geleceğimizi birlikte şekillendiren stratejik paydaşlar olarak konumlandırıyoruz. Sürekli gelişimi odağına alan kurum kültürümüzle, uzun vadeli ve kalıcı başarıyı güçlendirmeye devam ediyoruz. Türk gıda sektörünün güvenilir temsilcilerinden biri olarak, sahadaki çevik ve organize satış ekiplerimizle yüksek kalitedeki ürünlerimizi nihai tüketiciden profesyonel mutfaklara kadar uzanan geniş bir kullanım alanına taşıyor; ürünlerimizi Türkiye`nin 81 ilinde tüketicilerle buluşturuyoruz. Türkiye operasyonlarımızın yanı sıra, Avrupa`dan Amerika`ya, Orta Asya`dan Afrika`ya uzanan geniş bir coğrafyada 20`den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz&amp;rdquo; dedi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/31c37754-7732-41f5-8b1a-738aaeda026b-nh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye Finans Katılım Bankası, yılın ilk çeyreğinde  ekonomiye 300 milyar TL’lik destek sağladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turkiye-finans-katilim-bankasi-yilin-ilk-ceyreginde-ekonomiye-300-milyar-tllik-destek-sagladi</link><description><![CDATA[Türkiye Finans Katılım Bankası, 2026 yılının ilk çeyrek dönemine ilişkin mali bilançosunu Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Banka, 2026 yılının ilk çeyreğinde üretim, ticaret ve ihracatı destekleme misyonu doğrultusunda ülke ekonomisine sağladığı nakdi ve gayri nakdi finansman toplamını 300 milyar TL seviyesine ulaştırdı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/turkiye-finans-katilim-bankasi-yilin-ilk-ceyreginde-ekonomiye-300-milyar-tllik-destek-sagladi</guid><pubDate>2026-05-12T01:47:12+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Finans Katılım Bankası, 2026 yılının ilk çeyrek dönemine ilişkin mali bilançosunu açıkladı. Banka, yılın ilk üç ayında küresel belirsizliklerin arttığı bir döneme rağmen güçlü bilanço yapısını koruyarak dengeli büyümesini sürdürdü. Mart 2026 itibarıyla toplam aktiflerini 439 milyar TL`ye çıkaran Banka, topladığı fonları yüzde 24,3 artışla 293 milyar TL seviyesine ulaştırdı. Aynı dönemde artan fon kaynağını reel ekonomiye yönlendiren Bankanın nakdi finansman büyüklüğü 243 milyar TL olurken, 57 milyar TL`lik gayri nakdi finansman kalemleri ile ekonomiye sağlanan toplam katkısı 300 milyar TL olarak gerçekleşti. Türkiye Finans Katılım Bankası`nın 2026 yılı ilk 3 aylık k&amp;acirc;rı %250`lik artışla 2 milyar 512 milyon TL olarak gerçekleşti. Banka, yüzde 15,24 olan sermaye yeterlilik rasyosuyla güçlü sermaye yapısını korumaya devam ederek reel ekonomiyi destekleme ve sürdürülebilir büyüme kapasitesini her türlü piyasa koşulunda teyit etti.</p><p><strong>&amp;ldquo;Katılım finans ekosisteminin gelişimine katkı sunmak için çalışıyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Türkiye Finans Katılım Bankası Genel Müdürü (V.) Müge Öner, Bankanın ilk çeyrek dönemindeki performansına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p><p>&amp;nbsp;&amp;ldquo;2026 yılına, jeopolitik gelişmelerin ve küresel ticaretteki dönüşümün ekonomik dengeleri doğrudan etkilediği bir ortamda başladık. Artan belirsizliklere rağmen biz bu dönemi yalnızca yönetilmesi gereken bir süreç olarak değil, müşterilerimiz ve ülkemiz için daha fazla değer üretme sorumluluğu olarak ele aldık. Yılın ilk çeyreğinde verimlilik odağımızı koruyarak dengeli ve sağlıklı bir büyüme performansı ortaya koyduk. Sağlıklı büyüme yaklaşımımızın somut bir göstergesi olarak da net k&amp;acirc;rımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 250 oranında yükseltmeyi başardık. Katılım bankacılığı ilkelerine bağlı iş modelimiz bu dönemde finansal performansımızın yanı sıra oluşturduğumuz ekonomik değerin niteliğini de güçlendirdi. Güçlü büyüme performansımızla birlikte fonlama yapımızı reel ekonomiye yönlendirerek üretimi, ticareti ve ihracatı desteklemeye devam ediyoruz. Katılım bankacılığının güçlü bir temsilcisi olarak, katılım finansın ülkemizde hak ettiği ölçekte büyümesini ve daha geniş kitlelere ulaşmasını bir sorumluluk olarak görüyoruz. Türkiye`nin üretim gücünü destekleyen, reel ekonomiyle güçlü bağ kuran katılım bankacılığı modelinin, önümüzdeki dönemde finans sektöründeki dönüşümde çok daha önemli bir rol üstleneceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda yalnızca bankamızın büyümesine değil, katılım finans ekosisteminin gelişimine ve Türkiye`nin bu alanda küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu haline gelmesine katkı sunmak için çalışıyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>KOBİ`lere ve reel ekonomiye güçlü destek</strong></p><p>Türkiye Finans Katılım Bankası, yılın ilk çeyreğinde özellikle KOBİ`lerin finansmana erişimini kolaylaştıran iş birliklerine odaklanırken, farklı sektörlerde geliştirdiği çözümlerle müşterilerinin teknolojiye ve finansmana erişimini daha esnek hale getirdi. Banka, kapsayıcı bankacılık yaklaşımı doğrultusunda toplumun farklı kesimlerine yönelik ürün ve hizmetlerini geliştirmeyi sürdürürken bireysel ve ticari müşterilerine yönelik çözümlerle ekonomik aktivitenin sürdürülebilirliğine katkı sağladı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/37105ec6-5f25-48a2-83f0-9cfc2011381a-FE.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Burgan Bank'tan 2026'nın ilk çeyreğinde 500 milyon lira net kar</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/burgan-banktan-2026nin-ilk-ceyreginde-500-milyon-lira-net-kar</link><description><![CDATA[Burgan Bank, 2026 yılının ilk çeyreğinde 500 milyon lira net kar elde etti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/burgan-banktan-2026nin-ilk-ceyreginde-500-milyon-lira-net-kar</guid><pubDate>2026-05-12T01:37:59+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Burgan Bank, yılın ilk 3 aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.</p><p>Buna göre, Türkiye ekonomisine konsolide bazda 153 milyar lira tutarında kredi desteği sunan banka, konsolide aktif büyüklüğünü 207,5 milyar lira seviyesine yükseltti.</p><p>Finansal büyümesini sürdüren Burgan Bank, 500 milyon lira net kar elde ederken, kurumsal ve ticari bankacılık alanında reel sektöre sağladığı finansman desteğini 122,1 milyar lira seviyesine taşıdı. Bu büyüklüğün 86,2 milyar lirası nakdi, 35,9 milyar lirası ise gayrinakdi kredilerden oluşurken, yılın ilk döneminde dengeli büyüme yapısı korundu.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, dengeli büyüme yaklaşımları, etkin risk yönetimi anlayışları ve dijitalleşme odakları doğrultusunda yılın ilk çeyreğinde güçlü performanslarını sürdürdüklerini belirtti.</p><p>Tüm iş kollarına yayılan büyümeyi, müşteri deneyimini geliştiren adımlar ve operasyonel verimliliği artıran uygulamalarla desteklediklerini aktaran Dinç, &amp;quot;Bu dönemde de yatırımlarımızın odağında teknolojik alt yapımızı geliştirecek ve markalarımızı ileri taşıyacak projeler yer aldı. Dinamik ve çevik yönetim anlayışımızla bilançomuzu etkin şekilde yönetirken, değişen müşteri ihtiyaçlarına hızlı uyum sağlayan yapımızı daha da pekiştirdik. Burgan Bank ve ON Dijital markalarımızı geleceğe taşıyacak yatırımlara kararlılıkla devam ediyor, hedeflerimize ulaşmak için hızlı, kararlı ve sürdürülebilir adımlar atıyoruz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Dinç, ON Dijital tarafında büyüme ivmesinin sürdüğünü, dijital kanallarda 1,6 milyondan fazla müşteriye hızlı, güvenli ve kesintisiz hizmet sunduklarını aktardı.</p><p>Masrafsız bankacılık işlemleri, avantajlı mevduat ve kredi oranları, zengin yatırım ürünleriyle müşterilerin birikimlerine değer katmaya, farklı markalarla yaptıkları işbirlikleriyle onların hayatlarını kolaylaştırmaya devam ettiklerini kaydeden Dinç, söz konusu yatırımları ve çalışmalarının, yeni müşteri kazanımında bankalarını ileri taşımayı sürdürdüğünü kaydetti.</p><p>Dinç, uzaktan müşteri ediniminde ilk çeyrekte pazar paylarının yüzde 4 seviyesine ulaştığına işaret ederek, &amp;quot;51 marka, 6 bin 842 satış noktasındaki işbirliklerimizle geniş bir erişim ağı oluşturduk. BKM standartları doğrultusunda sunduğumuz açık bankacılık hizmetlerinde yüzde 99,5 kesintisiz hizmet performansımızla operasyonel gücümüzü pekiştirdik. Sigorta tarafında komisyon gelirlerimiz, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 3 kat artarak dijital iş modelimizin katkısını güçlendirdi.&amp;quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p><strong>- &amp;quot;Dış ticaret hacmimizi dolar bazında yüzde 40 büyüttük&amp;quot;</strong></p><p>Nakit yönetimi, dış ticaret ve faktoring alanlarında geliştirilen dijital ve kişiselleştirilmiş çözümlerin işlem hacimlerine doğrudan katkı sağladığını vurgulayan Dinç, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>&amp;quot;Dış ticaret hacmimizi dolar bazında yüzde 40 büyüterek 1,2 milyar dolar seviyesine ulaştırdık. Güçlenen satış yapılanmamızla KOBİ segmentinde faktoring işlemlerinde işlem hacmimizi 8 kat artırdık. Birikim Yönetimi iş kolunda müşterilerimizin varlıklarını daha etkin değerlendirebilecekleri bir yapıyı güçlendirirken, yönetilen müşteri varlık büyüklüğümüzü mart sonu itibarıyla 69 milyar lira seviyesine taşıdık. Toplam fon büyüklüğümüz ise 26 milyar lira olarak gerçekleşti.&amp;quot;</p><p>Burgan Yatırım tarafında işlem hacmi ve komisyon gelirlerinde yüzde 33 büyüme kaydedildiğini ifade eden Dinç, devam eden &amp;quot;0 komisyon&amp;quot; ve &amp;quot;ON Plus mevduat&amp;quot; kampanyalarının katkısıyla müşteri kazanımı ve aktivasyon süreçlerinde önemli bir ivme yakalandığını vurguladı.</p><p>Dinç, hisse opsiyonları ve Eurobond işlemleriyle genişleyen ürün gamının büyümeyi desteklediklerine değinerek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Leasing ve filo kiralama tarafında güçlü performansımızı sürdürdük. Toplam işlem hacminde sektörde ilk 10, işlem adedi bazında ise ilk 5 arasında yer alıyoruz. Bu dönemde aktif büyüklüğü 22 milyar lira seviyesine yükselttik. Öz kaynak karlılığı yüzde 34 ve aktif karlılık yüzde 8 olarak gerçekleşti. Filo kiralama tarafında ise araç parkının toplam yatırım değeri 9,5 milyar liraya ulaştı. Elde edilen bu sonuçların temelinde güçlü ekip yapımız var. 2025 yılında ikinci kez Great Place To Work Sertifikası&amp;#39;nı aldıktan sonra, bu yıl ilk kez En İyi İşverenler Listesi&amp;#39;nde yer almanın gururunu yaşadık. Çalışan ve müşteri odaklı hizmet anlayışımızı ve teknolojik yatırımlara verdiğimiz önceliği önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/2489aa4f-370a-4029-b268-252c308260fe-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>NielsenIQ'dan yapay zeka desteği: "Ask Arthur"</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/nielseniqdan-yapay-zeka-destegi-ask-arthur</link><description><![CDATA[NielsenIQ, üretken yapay zekâ ajanı Ask Arthur’a yeni analitik özellikler ekledi. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/nielseniqdan-yapay-zeka-destegi-ask-arthur</guid><pubDate>2026-05-12T01:33:33+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bu özellikler, veriyi analiz etmekle kalmayıp kullanıcıları uçtan uca analiz süreci boyunca yönlendirerek; verilerde neyin önemli olduğunu belirlemelerine, trendlerin neden ortaya çıktığını anlamalarına ve içgörüleri net, paylaşılabilir anlatılara dönüştürmelerine olanak sağlıyor.</p><p>İçgörüden aksiyona hızlı bir şekilde geçebilme yetkinliği, markalar için her zamankinden daha kritik hale geldi. Ask Arthur, pazar performansındaki değişimlerin arkasında yatan temel etkenleri ortaya çıkararak ve karar almaya hazır içgörüleri doğrudan &amp;ldquo;NielsenIQ Discover&amp;rdquo; içinde üreterek, geçmişte günler hatta haftalar süren analitik süreçleri dakikalar seviyesine indiriyor. Analiz, açıklama ve hik&amp;acirc;ye anlatımını tek bir deneyimde bir araya getiren bu yapı sayesinde kullanıcılar, analiz aşamasından aksiyon belirlemeye hızlı ve kolay bir şekilde geçebiliyor.</p><p>NIQ CPO (Chief Product Officer - Ürün Direktörü) Troy Treangen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada &amp;ldquo;Yeni analitik özellikler, müşterilerimizin günlük analiz ve karar süreçlerine yapay zek&amp;acirc;yı doğrudan entegre etme yolunda önemli bir adımı temsil ediyor. Ask Arthur, analitik süreçlerde üretken yapay zek&amp;acirc;nın gücünü ortaya çıkarıyor. NIQ`nun güvenilir veri altyapısı ve binlerce analizden elde edilen içgörülerle desteklenen bu özellik sayesinde, marka ve perakendecilerin içgörüden aksiyona güvenle geçişini her zamankinden daha hızlı hale getiriyoruz.&amp;rdquo; şeklinde konuştu.</p><p><strong>&amp;ldquo;Yapay zek&amp;acirc;, markaların günlük iş akışlarına entegre oluyor.&amp;rdquo;</strong></p><p>NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika &amp;amp; Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan, &amp;ldquo;NielsenIQ`nun dünya geneline yayılmış güvenilir veritabanlarını ve yıllara dayanan sektör uzmanlığını birleştiren Ask Arthur, yapay zek&amp;acirc; destekli analitiği müşterilerin günlük iş akışlarına doğrudan entegre ediyor. Ask Arthur böylece markaların ve perakendecilerin tüketici davranışına ilişkin Tam Görünüm (Full View&amp;trade;) kazanmasına ve içgörüleri güvenle kararlara dönüştürmesine yardımcı oluyor.&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Ask Arthur, kullanıcıların içgörüleri daha hızlı keşfetmesine destek olacak</strong></p><p>Didem Şekerel Erdoğan &amp;ldquo;NielsenIQ, müşteri adaptasyonunu artırmaya, gerçek kullanıcı deneyimi geri bildirimlerini toplamaya ve ürün özelliklerini kademeli olarak geliştirmeye devam edecek. Bu geri bildirimler, NielsenIQ`nun Discover`daki yapay zek&amp;acirc; destekli yetkinliklerini genişletirken Ask Arthur`un bir sonraki gelişim aşamasına yön verecek. Önümüzdeki aylarda devreye girecek yeni özellikler arasında sohbet tabanlı bir deneyim de yer alıyor. Zaman içinde Ask Arthur, daha akıllı bir yapay zek&amp;acirc; ajanına dönüşerek kullanıcıların içgörüleri daha hızlı keşfetmesine ve karmaşık veri setlerinde daha yüksek netlikle ilerlemesine proaktif olarak destek olacak. Bu adım, NielsenIQ`nun müşterilerinin veriden karara daha hızlı ulaşmasını sağlayacak yapay zek&amp;acirc; destekli yeteneklerini geliştirme yolculuğunda, önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.&amp;rdquo; diye ifade etti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/243f1414-884d-43e8-bb97-b0f817ba31a6-gf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (12 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-12-mayis-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,97 değer kaybederek 14.986,70 puana geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-12-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-12T01:31:11+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 15.133,54 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 7,84 puan ve yüzde 0,05 artışla 15.141,38 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 146,84 puan ve yüzde 0,97 düşüşle 14.986,70 puana indi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.975,51 puanı, en yüksek 15.141,38 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında hizmetler endeksi yüzde 0,18 değer kazanırken sanayi endeksi yüzde 0,58, mali endeks yüzde 1,41 ve teknoloji endeksi yüzde 1,81 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 31&amp;#39;i yükseldi, 66&amp;#39;sı düştü, 3 tanesi yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Sasa Polyester, Astor Enerji, Ereğli Demir Çelik, Akbank ile Kardemir (D) oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 700 dolar</strong></p><p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı&amp;#39;nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 38,26, bileşik getirisi yüzde 41,92 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1750, sterlin/dolar paritesi 1,3540 ve dolar/yen paritesi 157,6 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 45,4010 liradan, avro 53,3790 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,7 azalışla 4 bin 700 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 2,40 artışla 105 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/fcc39fd4-e390-4934-afb6-36425065d50f-bh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>İnşaat maliyet endeksi, Mart'ta yıllık yüzde 27,24 artış gösterdi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/insaat-maliyet-endeksi-martta-yillik-yuzde-2724-artis-gosterdi</link><description><![CDATA[İnşaat maliyet endeksi, martta aylık bazda yüzde 2,76, yıllık yüzde 27,24 artış gösterdi]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/insaat-maliyet-endeksi-martta-yillik-yuzde-2724-artis-gosterdi</guid><pubDate>2026-05-12T12:19:55+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu, Mart dönemine ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre endeks, martta bir önceki aya kıyasla yüzde 2,76, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,24 yükseldi.</p><p>Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 3,5, işçilik endeksi yüzde 1,54 arttı.</p><p>Yıllık bazda malzeme endeksi yüzde 25,61, işçilik endeksi yüzde 30,07 artış gösterdi.</p><p>Bina inşaatı maliyet endeksi, martta bir önceki aya göre yüzde 1,89, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 26,26 yükseliş kaydetti. Martta bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,23, işçilik endeksi yüzde 1,33 artış sergiledi. Geçen yılın aynı ayına kıyasla ise malzeme endeksi yüzde 24,17, işçilik endeksi yüzde 29,76 arttı.</p><p>Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, martta bir önceki aya göre yüzde 5,63, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 30,46 artış gösterdi. Söz konusu yapılarda bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,48, işçilik endeksi yüzde 2,28 artış kaydetti. Malzeme endeksi, martta yıllık bazda yüzde 30,09, işçilik endeksi yüzde 31,16 yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f1410aac-1bce-44ff-b961-cc75c6c9abd4-nh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-negatif-seyrediyor-10-49-57</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, ABD ile İran arasında kalıcı barış sağlanacağına yönelik iyimserliğin azalmasıyla negatif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-negatif-seyrediyor-10-49-57</guid><pubDate>2026-05-12T10:49:57+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İran hattından gelen açıklamalar fiyatlama davranışları üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan gerginlikler ise küresel piyasalardaki yükseliş eğilimi önünde zorluklar oluşturuyor.</p><p>ABD&amp;#39;de bugün açıklanacak enflasyon verisi piyasaların odağında yer alırken, veri öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığı görülüyor.</p><p>Geçen hafta güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından bugünkü enflasyon verisinin de ABD Merkez Bankasının (Fed) politikalarına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olacağı öngörülüyor.</p><p>Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatı baskısının enflasyon görünümüne ne ölçüde yansıdığı, Bankanın faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından kritik önem taşıyor.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisi Avrupa ekonomisi üzerinde yoğun şekilde hissedilirken, Avrupa Merkez Bankasının (ECB), ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın enflasyonist baskıları artırması nedeniyle bu yıl faiz oranlarını 2 kez artırması bekleniyor.</p><p>İngiltere&amp;#39;deki siyasi gelişmeler de yakından takip ediliyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkede yapılan yerel seçimlerdeki ağır yenilgi sonrası istifayı düşünmediğini, sürekli değişimin ülkeyi kaosa sürüklediğini söyledi.</p><p>Starmer, Avrupa Birliği ile ticari, ekonomik ve güvenlik temelli ilişkilerde derhal &amp;quot;büyük bir sıçrama&amp;quot; yapılması gerektiğini belirtti.</p><p>İngiltere&amp;#39;de politik anlamda hareketliliğin öne çıktığı bir dönemde ülkede tahvil piyasasında satış baskısı görülürken, İngiltere&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 8 baz puan artışla yüzde 4,99&amp;#39;a çıktı.</p><p>Avrupa piyasalarında saat 10.20 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 1,1 düşüşle 605 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 1 azalışla 10.166 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 1,3 değer kaybıyla 24.044 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,3 düşüşle 49.040 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 1,1 azalışla 7.967 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 1,1 kayıpla 17.650 puanda bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün ABD&amp;#39;de enflasyonun yanı sıra Almanya&amp;#39;da ZEW endekslerinin takip edileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c31564b1-ac06-4600-8489-54166fe75d33-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>SUWEN'dan ilk çeyrek bilanço değerlendirmesi var</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/suwendan-ilk-ceyrek-bilanco-degerlendirmesi-var</link><description><![CDATA[SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/suwendan-ilk-ceyrek-bilanco-degerlendirmesi-var</guid><pubDate>2026-05-12T10:29:44+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>SUWEN`in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt k&amp;acirc;r %5,2 artışla 613 milyon TL`ye yükseldi.</p><p>Brüt k&amp;acirc;r marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5`e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin k&amp;acirc;rlılık odağını koruduğunu gösterdi.</p><p>SUWEN`in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel k&amp;acirc;rlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.</p><p><strong>SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk,</strong> 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:</p><p>&amp;ldquo;Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt k&amp;acirc;r marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin k&amp;acirc;rlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir k&amp;acirc;rlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/01a56c72-6159-46c5-84e6-ba7b0d515680-gt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Besler ciro ve kârlılıkta  2026’ya güçlü bir başlangıç yaptı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/besler-ciro-ve-karlilikta-2026ya-guclu-bir-baslangic-yapti</link><description><![CDATA[Besler’in ilk çeyrekteki konsolide cirosu 9,4 milyar TL’ye yükseldi. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/besler-ciro-ve-karlilikta-2026ya-guclu-bir-baslangic-yapti</guid><pubDate>2026-05-12T10:10:17+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu`na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve k&amp;acirc;rlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü.</p><p>Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler`in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre %3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt k&amp;acirc;rı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL`ye ulaşan Besler`in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi K&amp;acirc;rı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5`e yükseldi. Besler, 2026`nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti.</p><p>Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini* kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor.</p><p>Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6`luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu**.</p><p><strong>Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı</strong></p><p>2026`nın ilk üç aylık döneminde; şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler`in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti.</p><p><strong>Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor&amp;nbsp;</strong></p><p>Besler`in Türkiye`yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin lideri** olan markası SuperFresh, 2025`in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh`in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti.***</p><p>Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh`in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül &amp;ldquo;Döngüsel Bereket&amp;rdquo; modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu.</p><p><strong>&amp;ldquo;İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO`su Mert Altınkılınç, 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: &amp;ldquo;Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/79a79034-5e66-40b7-8eac-8c06207dd50c-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Aksa Enerji yılın ilk çeyreğindeki karını açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sektorler/enerji/aksa-enerji-yilin-ilk-ceyregindeki-karini-acikladi</link><description><![CDATA[Aksa Enerji, 2026 yılının ilk çeyreğinde global ölçekte çeşitlendirilmiş portföy yapısı, döviz bazlı gelir modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımının desteğiyle güçlü operasyonel ve finansal performansını sürdürdü.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sektorler/enerji/aksa-enerji-yilin-ilk-ceyregindeki-karini-acikladi</guid><pubDate>2026-05-12T10:07:43+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW`ın üzerindeki kurulu gücüyle enerjide global bir oyuncu olan Aksa Enerji, 2026 yılı ilk çeyrek konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Uzun vadeli ABD doları bazlı garantili satış anlaşmaları, farklı coğrafyalara yayılan operasyonel yapısı ve disiplinli finansal yaklaşımı sayesinde güçlü k&amp;acirc;rlılık performansını sürdüren Şirket, yılın ilk çeyreğinde 565 milyon TL net dönem k&amp;acirc;rı elde etti. Aksa Enerji`nin konsolide gelirleri 10 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, FAVÖK 3,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı ise yıllık bazda 4 puanlık artışla %33 seviyesine ulaştı.</p><p>Global ölçekte enerji arz güvenliği ve finansmana erişimin stratejik önemini koruduğu bir dönemde Aksa Enerji; coğrafi çeşitliliğin sağladığı portföy dengesi, yüksek operasyonel verimlilik ve öngörülebilir gelir yapısı sayesinde güçlü nakit akışı yaratmayı sürdürdü.</p><p>Aksa Enerji, 2026 yılının ilk çeyreğinde büyüme stratejisinin iki temel alanında önemli ilerleme kaydetti; operasyonel kapasite artışı ve güçlü finansman altyapısı. Şirket, Gana`da inşa ettiği Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali`nin ilk fazını basit çevrim 130 MW kurulu güçle ocak ayında devreye alırken, Africa Finance Corporation (AFC) ile imzaladığı 300 milyon ABD doları büyüklüğünde yeni kredi anlaşmasıyla Afrika`daki yatırımlarını destekleyen uzun vadeli finansman yapısını daha da güçlendirdi.</p><p>Şirketin ilk çeyrek sonuçlarını değerlendiren Aksa Enerji CEO`su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal şunları söyledi: &amp;ldquo;2026 yılının ilk çeyreği, global ölçekte enerji talebinin artmaya devam ettiği, enerji arz güvenliği ve finansmana erişimin stratejik önem kazandığı bir dönem oldu. Aksa Enerji olarak bu dönemde; çeşitlendirilmiş coğrafi portföyümüz, döviz bazlı gelir yapımız ve disiplinli yatırım yaklaşımımız sayesinde güçlü finansal performansımızı korurken sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürdük.</p><p>Türkiye, Afrika ve Orta Asya`daki yatırımlarımızla yalnızca kurulu gücümüzü artırmıyor; aynı zamanda bulunduğumuz ülkelerin enerji altyapısına uzun vadeli katkı sağlayan sürdürülebilir projeler geliştiriyoruz. Gana Kumasi Santralimizin ilk fazında basit çevrim 130 MW kurulu güce ulaşmamız ve Africa Finance Corporation ile toplam 450 milyon ABD doları seviyesine ulaşan finansman iş birliğimiz, uluslararası ölçekte duyulan güvenin güçlü bir göstergesi oldu.</p><p>Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımız, yüksek mühendislik yetkinliğimiz ve esnek iş modelimizle sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi desteklemeye devam edeceğiz. Enerji dönüşümünün hız kazandığı bu süreçte hem geleneksel enerji yatırımlarında hem de yeni nesil enerji çözümlerinde aktif rol üstlenerek global ölçekte değer üretmeyi sürdüreceğiz.&amp;rdquo;</p><p><strong>Gana Kumasi Santrali`nde İlk Faz Basit Çevrim Olarak Devreye Alındı</strong></p><p>Aksa Enerji`nin Gana`da yatırımını sürdürdüğü Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali`nin ilk fazı basit çevrimde 130 MW kurulu güce ulaştı. Santralin kademeli olarak tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte, Gana`nın artan enerji ihtiyacına uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlanması hedefleniyor.</p><p>20 yıl süreli ve ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında geliştirilen Kumasi Santrali`nin finansmanı, mühendisliği, inşası, işletmesi ve bakım süreçleri Aksa Enerji tarafından yürütülüyor. Proje, şirketin Afrika`daki uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor.</p><p><strong>Afrika`daki Büyüme Güçlü Finansman Yapısıyla Destekleniyor</strong></p><p>Aksa Enerji, yılın ilk çeyreğinde Afrika`daki enerji yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere Africa Finance Corporation (AFC) ile 300 milyon ABD doları tutarında yeni bir kredi anlaşmasına imza attı. Haziran 2025`te sağlanan 150 milyon ABD doları tutarındaki finansmana ek olarak gerçekleştirilen bu yeni anlaşmayla birlikte, şirketin AFC ile imzaladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı.</p><p>Söz konusu finansman yapısı, Aksa Enerji`nin Afrika`daki mevcut yatırımlarını desteklerken aynı zamanda şirketin gelecekteki büyüme projeleri için de güçlü bir finansal esneklik sağlamayı hedefliyor.</p><p>Aksa Enerji, Türkiye`den Afrika ve Orta Asya`ya uzanan yatırımlarıyla global ölçekte sürdürülebilir değer yaratmayı ve enerji sektöründeki güçlü konumunu daha ileri taşımayı sürdürecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3b054ed2-c612-445d-9824-98a3981e25d4-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa güne yükselişle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-yukselisle-basladi-10-4-11</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,05 artışla 15.141,38 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-yukselisle-basladi-10-4-11</guid><pubDate>2026-05-12T10:04:11+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,47 değer kazanarak 15.133,54 puandan tamamladı ve tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Ayrıca endeks gördüğü en yüksek seviye rekorunu da 15.204,92 puana çıkardı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 7,84 puan ve yüzde 0,05 artışla 15.141,38 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,23, holding endeksi yüzde 0,12 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 2,73 ile ticaret, en çok gerileyen yüzde 0,73 ile finansal kiralama faktoring oldu.</p><p>Küresel piyasalar, ABD ve İran arasında kalıcı bir barış sağlanacağına yönelik iyimserliğin azalmasıyla karışık seyrederken, gözler bugün ABD&amp;#39;de açıklanacak enflasyon verisine çevrildi.</p><p>Geçen hafta güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından bugünkü enflasyon verisi de ABD Merkez Bankasının (Fed) politikalarına ilişkin beklentilerde etkili olacak.</p><p>Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatı baskısının enflasyon görünümüne ne ölçüde yansıdığı, Bankanın faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından kritik bir öneme sahip bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de enflasyonun yanı sıra Almanya&amp;#39;da ZEW endekslerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 15.200 ve 15.300 puanın direnç, 15.000 ve 14.900 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/cffb6f03-8c41-46b3-9b77-b184366e8ecb-nh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları Japonya hariç negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-japonya-haric-negatif-seyrediyor-10-2-55</link><description><![CDATA[Asya borsalarında, ABD ile İran arasında kalıcı bir barış sağlanacağına yönelik iyimserliğin azalmasıyla Japonya hariç negatif bir seyir izleniyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-japonya-haric-negatif-seyrediyor-10-2-55</guid><pubDate>2026-05-12T10:02:55+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İran hattından gelen açıklamalar fiyatlama davranışları üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan gerginlikler ise küresel piyasalardaki yükseliş eğilimi önünde zorluklar oluşturuyor.</p><p>ABD&amp;#39;de bugün açıklanacak enflasyon verisi piyasaların odağında yer alırken, veri öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığı görülüyor.</p><p>Geçen hafta güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından bugünkü enflasyon verisi de ABD Merkez Bankasının (Fed) politikalarına ilişkin beklentilerde etkili olacak.</p><p>Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatı baskısının enflasyon görünümüne ne ölçüde yansıdığı, Bankanın faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından kritik öneme sahip bulunuyor.</p><p>Asya borsalarında da ABD ile İran arasında gerilimin azalacağına yönelik herhangi bir işaretin görülmemesiyle satış ağırlıklı bir seyir öne çıkıyor.</p><p>Çin Merkez Bankası (PBOC) Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol ve emtia fiyatlarından kaynaklanacak ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu. Banka, ithal enflasyonun ekonomi üzerindeki etkisinin izlenmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Diğer taraftan, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) nisan ayı toplantısının tutanakları yayımlandı. &amp;quot;Şahin&amp;quot; görüşlerin hakim olduğu tutanaklarda, &amp;quot;Orta Doğu&amp;#39;daki durum belirsizliğini koruyor ve mevcut koşullar, politika faiz oranının acilen yükseltilmesi gerektiğine işaret etmiyor.&amp;quot; ifadesi kullanıldı.</p><p>Güney Kore&amp;#39;de ise yapay zeka karlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi yoluyla temettü dağıtılacağına yönelik haberlerin ardından pay piyasalarında satış baskısı arttı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın Çin ziyaretinden gelecek haberlerin de bu hafta Asya piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p><p>Söz konusu gelişmelerle, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 2,29 azalışla 7.643 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,44 artışla 62.692 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 azalışla 4.215 puanda, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 düşüşle 26.370 puanda, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi de yüzde 1,2 kayıpla 75.118 puan seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/dd552162-e96b-4391-bc20-5396b47633e0-gf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Kervan Gıda 2026’nın ilk çeyreğini kârlılıkla tamamladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/kervan-gida-2026nin-ilk-ceyregini-karlilikla-tamamladi</link><description><![CDATA[Kervan Gıda, 2026 yılı ilk çeyrek finansal raporunu Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklama ile duyurdu. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/kervan-gida-2026nin-ilk-ceyregini-karlilikla-tamamladi</guid><pubDate>2026-05-12T09:59:52+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Rapora göre Kervan Gıda, 2026 yılının ilk çeyreğinde 4 milyar TL ciro elde edip 256 milyon TL net dönem k&amp;acirc;rı açıkladı. Kervan Gıda`nın FAVÖK performansı operasyonel taraftaki dayanıklılığı ortaya koyarken, esas faaliyet k&amp;acirc;rı 466 milyon TL seviyesine ulaştı.</p><p>Geçen senenin ilk çeyreğinde 607 milyon TL olan finansman giderleri, 2026`nın aynı döneminde 272milyon TL`ye gerilerken finansman giderlerinde görülen belirgin gerileme de k&amp;acirc;rlılıktaki toparlanmayı destekledi. Finansal disiplin odağı sayesinde borçluluk göstergelerinde de iyileşme kaydedildi. Kısa vadeli yükümlülüklerde görülen gerileme ve finansman giderlerindeki düşüş, şirketin daha sürdürülebilir ve dengeli finansal yapısını destekledi.</p><p><strong>&amp;ldquo;Büyümeye ve Karlılığa Devam Edeceğiz&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/60623065-82c0-45ce-9ff4-2e1c7dfce46e-282a0115-0527-4d9e-9b8e-f7ee6f2a8af0" style="width: 512px; height: 341.333px;"></strong><br></p><p>Kervan Gıda CEO`su Devrim Kılıçoğlu, yaptığı değerlendirmede şunları aktardı: &amp;ldquo;Kervan Gıda olarak Türkiye, Polonya ve Mısır`daki üretim operasyonlarımızla global yolculuğumuzu sürdürürken İngiltere, Fransa ve Avustralya gibi pazarlardaki yeni yapılanmalarla uluslararası satış ağımızı genişletmeye devam ettik. Bugün için 6 üretim tesisi ve 3.200 çalışanımızla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İlk çeyrekte elde ettiğimiz net k&amp;acirc;r ve finansman giderlerindeki belirgin düşüş, operasyonel verimliliğimizin ve uyguladığımız finansal disiplinin somut bir sonucu oldu. Borçluluk göstergelerimizde sağladığımız iyileşmeyle birlikte daha sürdürülebilir, daha güçlü ve uzun vadeli bir finansal yapı oluşturma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. Sürdürülebilir k&amp;acirc;rlı büyüme stratejisiyle ilerleyeceğiz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/30d8e89c-fb63-4f9a-b463-6286717ac062-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (12 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-12-mayis-2026</link><description><![CDATA[Dolar/TL, güne yükselişle başlamasının ardından 45,3990 seviyesinden işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-12-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-12T09:56:26+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün yatay seyreden dolar/TL, günü önceki kapanışın hemen üzerinde 45,3580&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Dolar/TL saat 09.50 itibarıyla yüzde 0,1 artışla 45,3990&amp;#39;dan işlem görüyor. Aynı dakikalarda avro/TL yüzde 0,1 düşüşle 53,4110&amp;#39;dan, sterlin/TL de yüzde 0,4 değer kaybıyla 61,5860&amp;#39;tan satılıyor. Dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 98,1 seviyesinde seyrediyor.</p><p><strong>Altında son durum</strong></p><p>Gram altın, güne düşüşle başlamasının ardından 6 bin 854 liradan işlem görüyor.</p><p>Dün ons fiyatındaki yükselişe paralel değer kazanan gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,4 artışla 6 bin 905 liradan tamamladı.</p><p>Güne düşüşle başlayan gram altın, saat 09.40 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,7 azalışla 6 bin 854 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 220 liradan, Cumhuriyet altını 44 bin 790 liradan satılıyor.</p><p>Altının onsu, önceki kapanışının yüzde 0,7 altında 4 bin 700 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a230f9bc-e077-4299-8a03-ab8d4f8e7d7f-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Ülker Bisküvi'den 2026'nın ilk çeyreğinde 33,9 milyar lira ciro</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/ulker-biskuviden-2026nin-ilk-ceyreginde-339-milyar-lira-ciro</link><description><![CDATA[Ülker Bisküvi, 2026 yılının ilk çeyreğinde 33,9 milyar lira ciro elde etti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/ulker-biskuviden-2026nin-ilk-ceyreginde-339-milyar-lira-ciro</guid><pubDate>2026-05-12T09:41:23+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Ülker Bisküvi, yılın ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu&amp;#39;na (KAP) açıkladı.</p><p>Şirket, ilk çeyrek dönemini yüzde 15,1 faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) marjı ile tamamladı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>Ülker Üst Yöneticisi (CEO) Özgür Kölükfakı</strong>, ikonik ve güçlü markalarıyla ve etkin inovasyonlarıyla tüketicilere ulaşırken, amaç odaklı bir şirket olarak attıkları her adımda mutluluk vermeyi amaçladıklarını belirtti.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/07f2f015-8dec-4ad7-9319-78fc1503c98b-1ec880a1-b859-4945-a589-938f387908ba" style="width: 495px; height: 473.55px;"></p><p>Jeopolitik ve zorlu ekonomik koşulların yaşandığı yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar lira ciroyla tamamladıklarını ve Türkiye ekonomisine istihdamlarıyla, üretimleriyle ve ihracatlarıyla katkı sağlamaya devam ettiklerini vurgulayan Kölükfakı, &amp;quot;Sürdürülebilirliği işimizin her aşamasına, dokunduğumuz her alana entegre etmek ve toplumsal faydayı artırmak için çalışıyoruz. Çalışmalarımız, S&amp;amp;P Global ve London Stock Exchange Group (LSEG) gibi uluslararası platformlarda takdir ediliyor. LSEG&amp;#39;de 3 yıl üst üste dünya birincisi olurken, S&amp;amp;P Global&amp;#39;in Sustainability Yearbook listesinde 6. kez yer aldık ve kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirmesinde gıda şirketleri arasında ilk yüzde 3&amp;#39;e girdik.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Kölükfakı, gelecek dönemde de değişen küresel dinamikleri yakından izleyerek finansal disiplini korumayı, dijitalleşme, yapay zeka, inovasyon ve sürdürülebilirliği büyümenin merkezine alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedeflediklerini aktardı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3747f0eb-7b74-46e8-93f9-88ef10142087-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar, ABD'de açıklanacak enflasyon verisine odaklandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-abdde-aciklanacak-enflasyon-verisine-odaklandi</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD ve İran arasında kalıcı bir barış sağlanacağına yönelik iyimserliğin azalmasıyla karışık seyrederken, gözler bugün ABD'de açıklanacak enflasyon verisine çevrildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-abdde-aciklanacak-enflasyon-verisine-odaklandi</guid><pubDate>2026-05-12T09:29:29+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İran hattından gelen açıklamalar fiyatlama davranışları üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Orta Doğu`da tırmanan gerginlikler ise küresel piyasalardaki yükseliş eğilimi önünde zorluklar oluşturuyor.</p><p>Enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü baskının sürmesi, piyasalardaki risk iştahını sınırlamaya devam ediyor. Diğer yandan diplomasi kanalının açık kalması satış baskısının şimdilik kontrollü kalmasını sağlayabilecek ana unsur olarak öne çıkıyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada İran&amp;#39;ın gönderdiği son öneriyi &amp;quot;aptalca&amp;quot; olarak nitelendirerek, &amp;quot;Şu anda ateşkesin en zayıf anında olduğunu söyleyebilirim. Yaşam desteğine bağlı durumda.&amp;quot; dedi.</p><p>Trump ayrıca İran&amp;#39;daki savaşın yol açtığı petrol fiyatlarındaki yükseliş karşısında federal benzin vergisini bir süreliğine kaldırma niyetinde olduğunu açıkladı. ABD&amp;#39;de bugün açıklanacak enflasyon verisi piyasaların odağında yer alırken, veri öncesinde yatırımcıların temkinli davrandığı görülüyor.</p><p>Geçen hafta güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından bugünkü enflasyon verisi de ABD Merkez Bankasının (Fed) politikalarına ilişkin beklentilerde etkili olacak.</p><p>Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatı baskısının enflasyon görünümüne ne ölçüde yansıdığı, Bankanın faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından kritik bir öneme sahip bulunuyor.</p><p>Analistler, Orta Doğu kaynaklı risklerin ABD ekonomisi üzerinde henüz kayda değer bir etkisinin bulunmadığını belirterek, bu risklerin devam etmesi durumunda söz konusu etkilerin daha belirgin hale gelebileceğini söyledi.</p><p>Trump&amp;#39;ın bu haftaki Çin ziyareti de piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Trump`ın perşembe günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelmesi bekleniyor.</p><p>Diğer taraftan ABD Hazine Bakanlığı, İran Devrim Muhafızları Ordusu&amp;#39;nun Çin&amp;#39;e petrol satışı ve sevkiyatındaki rollerini gerekçe göstererek 12 kişi ve kuruluşu yaptırım listesine ekledi.</p><p>Makroekonomik veri tarafında ABD&amp;#39;de ikinci el konut satışları nisanda yüzde 0,2 artmasına rağmen piyasa beklentilerinin altında kaldı. Taraflar arasında kalıcı bir barış sağlanacağına yönelik iyimserliğin azalması sonrasında Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artışla 102,8 dolarda seyrediyor.</p><p>Petrol fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanan enflasyonist baskıların artacağına yönelik öngörülerle, ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 5 baz puan artışla yüzde 4,41&amp;#39;e çıktı.</p><p>Devam eden jeopolitik risklerle dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 98,1 seviyesinde seyrediyor.</p><p>Altının onsu ise jeopolitik gerginliklerin tekrar artması sonrasında yükselen petrol fiyatları ve güçlenen doların etkisiyle yüzde 0,4 azalışla 4 bin 717 dolardan işlem görüyor.</p><p><strong>- New York borsasında rekor seviyeler test edildi</strong></p><p>New York borsasında dün çip şirketlerindeki sert yükselişlerin etkisiyle pozitif bir seyir izlendi. Micron Technology&amp;#39;nin hisseleri yüzde 6,5, Qualcomm&amp;#39;un hisseleri yüzde 8,4 ve Nvidia&amp;#39;nın hisseleri yüzde 2&amp;#39;ye yakın değer kazandı.</p><p>Bu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,19, S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,19 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,10 yükseldi.</p><p>S&amp;amp;P 500 endeksi 7.428,97 puanla, Nasdaq endeksi de 26.359,31 puanla rekor seviyeyi gördü. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları Fransa hariç yükseldi</strong></p><p>Avrupa borsalarında dün gümüş ve bakır fiyatlarındaki artıştan destek bulan madencilik hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle temkinli bir iyimserlik hakimdi. Gümüşün onsu dün 87 dolarla 2 ayın en yüksek seviyesini test ederken, bakırın libresi bugün 6,45 dolarla rekor seviyelere yaklaştı.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki gerginliklere karşın küresel bakır arzına ilişkin sıkıntıların devam etmesi bakır fiyatlarındaki yükselişte etkili olurken, gümüş de endüstriyel alanda yoğun talep görüyor.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisi Avrupa ekonomisi üzerinde yoğun bir şekilde hissedilirken, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın enflasyonist baskıları artırması nedeniyle bu yıl faiz oranlarını iki kez artırması bekleniyor.</p><p>Banka, Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmanın yol açtığı ekonomik hasarı değerlendirirken şu ana kadar bekle-gör politikasını uyguladı. ECB Yönetim Kurulu üyesi Isabel Schnabel geçen hafta enerji şokunun genişlemesi durumunda para politikasının sıkılaştırılması gerektiğini söyledi.</p><p>Öte yandan Almanya`nın önemli ekonomi ve düşünce kuruluşlarından Ekonomi Araştırma Enstitüsünün (Ifo) Alman iş dünyası nisan anketine katılan şirketlerin yüzde 8,1`inin mevcut ekonomik koşullarda hayatta kalmalarının risk altında olduğunu beyan etti.</p><p>Buna göre, Almanya`da yaklaşık her 12 şirketten biri sipariş eksikliğine bağlı talep yetersizliği, artan işletme ve enerji maliyetleri nedeniyle varlığını sürdürememe endişesi taşıyor.</p><p>Haziran ayındaki toplantıda kilit faktör Hürmüz Boğazı&amp;#39;na ilişkin gelişmeler olacak.</p><p>İngiltere&amp;#39;deki siyasi gelişmeler de yakından takip ediliyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkede yapılan yerel seçimlerdeki ağır yenilgi sonrası istifayı düşünmediğini, sürekli değişimin ülkeyi kaosa sürüklediğini söyledi.</p><p>Starmer, Avrupa Birliği ile ticari, ekonomik ve güvenlik temelli ilişkilerde derhal &amp;quot;büyük bir sıçrama&amp;quot; yapılması gerektiğini belirtti.</p><p>İngiltere&amp;#39;de politik anlamda hareketliliğin öne çıktığı bir dönemde ülkede tahvil piyasasında satış baskısı görülürken, İngiltere&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 8 baz puan artışla yüzde 4,99&amp;#39;a çıktı.</p><p>Diğer taraftan Avrupa Birliği (AB) Rusya&amp;#39;ya yönelik yeni yaptırım paketinde, petrol taşıyan gölge filoyu, bankaları ve şirketleri hedef almayı planlıyor.</p><p>Bu gelişmelerle, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,07, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,76 ve İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,36 değer kazanırken, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,69 değer kaybetti. Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları karışık seyrediyor</strong></p><p>Asya borsalarında, ABD ve İran arasında gerilimin azalacağına yönelik herhangi bir işaretin görülmemesiyle karışık bir seyir izleniyor.</p><p>Çin Merkez Bankası (PBOC) Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol ve emtia fiyatlarından kaynaklanacak ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu. Banka, ithal enflasyonun ekonomi üzerindeki etkisinin izlenmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Diğer taraftan Japonya Merkez Bankası&amp;#39;nın (BoJ) nisan ayı toplantısının tutanakları yayımlandı. Şahin görüşlerin hakim olduğu tutanaklarda, &amp;quot;Orta Doğu&amp;#39;daki durum belirsizliğini koruyor ve mevcut koşullar, politika faiz oranının acilen yükseltilmesi gerektiğine işaret etmiyor.&amp;quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>Güney Kore&amp;#39;de ise yapay zeka karlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi yoluyla temettü dağıtılacağına yönelik haberlerin ardından Güney Kore borsasında satış baskısı arttı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın Çin ziyaretinden gelecek haber akışının da bu hafta Asya piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 3, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 gerilerken, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,3, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,6 yükseldi.</p><p><strong>- Borsa günü rekorlarla tamamladı</strong></p><p>Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,47 değer kazanarak 15.133,54 puandan tamamladı ve tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Ayrıca endeks gördüğü en yüksek seviye rekorunu da 15.204,92 puana çıkardı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,14 yükselerek 17.953,00 puandan işlem gördü.</p><p>Dolar/TL, cuma gününü yüzde 0,1 artışla 44,8580&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 45,3920&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya&amp;#39;da TÜFE ve ZEW endeksleri ile ABD&amp;#39;de TÜFE verisinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 15.200 ve 15.300 puanın direnç, 15.000 ve 14.900 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/0dd191b8-75fe-4f63-a978-b4dd76d40974-vb.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Eksim Enerji kurulu gücünü 1,2 GW’a çıkardı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/eksim-enerji-kurulu-gucunu-12-gwa-cikardi</link><description><![CDATA[Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji yatırımlarının artık zorunluluk haline geldiğini belirterek şirketin kurulu gücünün 1,2 GW’a ulaştığını, depolama yatırımları ve yurt dışı projeleriyle büyümeyi sürdürdüklerini söyledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/eksim-enerji-kurulu-gucunu-12-gwa-cikardi</guid><pubDate>2026-05-11T04:36:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Eksim Enerji, 2025 yılında gerçekleştirdiği yatırımlarla kurulu gücünü yaklaşık 1,2 gigawatt seviyesine taşıdı. Şirket, yıl boyunca ürettiği 2,35 milyar kWh temiz enerjiyle yaklaşık 1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılarken 1,4 milyon ton karbon salımını engelledi.</p><p><strong>Şeyma Öncel Bayıksel / soncel@capital.com.tr</strong></p><p>Eksim Enerji CEO`su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji yatırımlarının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. Akbay, &amp;ldquo;Dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamalar, enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdi&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>&amp;ldquo;42 yeni türbini devreye aldık&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/d1b88a68-f455-4e0a-b8eb-e80dc523202f-4c201ff1-99ef-41dc-8d85-0e4ed3c007e2" style="width: 401px; height: 395.653px;"></strong><br></p><p>Şirketin geçen yıl biri Türkiye`nin ikinci büyük lisanslı güneş enerjisi sahası olmak üzere 10 ayrı sahada 42 yeni türbini devreye aldığını belirten Akbay, toplamda 488,5 MW`lık kapasite artışı sağlandığını ifade etti.</p><p>Türkiye`de yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki en önemli başlıklardan birinin iletim altyapısı olduğunu söyleyen Akbay, enerji dönüşümünün sağlıklı ilerleyebilmesi için şebeke yatırımlarının kritik önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Depolama yatırımlarının bu süreçte kritik rol oynayacağını belirterek, &amp;ldquo;Kırklareli`nden Antalya`ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki depolama entegreli projeler için ön lisans süreçlerimiz sürüyor&amp;rdquo; dedi.</p><p>Enerji dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbay, mevcut sistemde kömür ve doğalgazın hala önemli rol oynadığını belirterek, &amp;ldquo;Bugün kömüre ihtiyacı yok dersem sistemin kendisine ihanet etmiş olurum&amp;rdquo; ifadelerini kullandı. Yenilenebilir enerji ve batarya teknolojilerinin bugün için baz yük ihtiyacını tamamen karşılayamadığını söyleyen Akbay, &amp;ldquo;Hedefimiz tabii ki kömürden çıkmak. Çünkü bunun sağlık bedeli var, gıda bedeli var, iklim değişikliğiyle etkileri var&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Ukrayna ve Gürcistan`da büyüme planı</strong></p><p>Eksim Enerji`nin yurt dışındaki yatırımlarına da değinen Akbay, Gürcistan`da hidroelektrik, güneş ve rüzgar projeleri geliştirdiklerini, Ukrayna`da ise işletmeye alınan rüzgar santraliyle birlikte toplam 360 MW`lık portföy hedeflediklerini söyledi.</p><p>Ukrayna`daki yatırımlara ilişkin, &amp;ldquo;Enerji kesintisinin yoğun olduğu bir dönemde ülkeye enerji sağlayabildiğimiz için hem kendi kaslarımızı geliştirdik hem de o ülkeye değer kattık&amp;rdquo; diye konuştu.</p><p><strong>Yapay zeka üretim tahmininde kullanılıyor</strong></p><p>Akbay, şirketin dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarına da odaklandığını belirterek üretim tahmini, piyasa fiyatlaması ve ekipman sağlığı alanlarında yapay zeka destekli sistemlerden yararlandıklarını ifade etti.</p><p>&amp;ldquo;Bakım optimizasyonunda ve üretim tahminlerinde yapay zek&amp;acirc;nın faydasını görüyoruz&amp;rdquo; diyen Akbay, tüm iklim verileri ile ekipman performansını anlık izlediklerini ve operasyonel kararları veri odaklı yönettiklerini söyledi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/85bc7518-3063-47a2-acd2-cf1ed8bc51f5-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>“5 yılda 360 bin gence ulaştık”</title><link>https://www.capital.com.tr/finans/bankacilik/5-yilda-360-bin-gence-ulastik</link><description><![CDATA[Yapay zekâdan ihracata kadar yeni nesil yetkinliklere odaklanan Akbank Gençlik Akademisi, 5 yılda yaklaşık 360 bin gence ulaştı. Türkiye’deki 208 üniversitenin tamamına temas ettiklerini söyleyen Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, iş dünyasının ihtiyaçlarıyla üniversite eğitimi arasındaki farkın büyüdüğünü belirterek, “Bu değişime sadece konvansiyonel eğitimle cevap vermek zor” dedi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/finans/bankacilik/5-yilda-360-bin-gence-ulastik</guid><pubDate>2026-05-11T04:33:41+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Üretken yapay zek&amp;acirc;dan siber güvenliğe kadar birçok alanda iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinlikler hızla değişirken, şirketlerle üniversiteler arasındaki &amp;ldquo;beceri farkı&amp;rdquo; da büyüyor.&amp;nbsp;</p><p><strong>Tuba İlze / tilze@capital.com.tr</strong></p><p>Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz`a göre artık yalnızca üniversite diploması yeterli değil; gençlerin sürekli öğrenme refleksi geliştirmesi gerekiyor. &amp;nbsp;Akbank Gençlik Akademisi`nin etki alanını genişlettiğini söyleyen Oğuz, &amp;ldquo;Akademi, 2021 yılından bu yana yaklaşık 360 bin gence ulaşırken; 400`e yakın etkinlik gerçekleştirdi ve yaklaşık 5.000 saatlik içerik üretti. Katılımcıların yüzde 60`ını kadınlar oluşturdu&amp;rdquo; dedi. &amp;nbsp;Banka gelecek dönemde `Export Talent` gibi iş dünyasına yeni yetenekler kazandıran programlar sunmaya hazırlanırken; 11-15 Mayıs tarihlerinde düzenleyeceği Akbank Gençlik Haftası ile hem gençlere interaktif etkinlikler sunacak hem de Akbank Gençlik Akademisi`nin 5. yaşını kutlayacak.</p><p>Akbank Gençlik Akademisi; Yetkinliklere Giriş 101, Yetkinlik Gelişim ve Tamamlayıcı Programlar olmak üzere üç ana yapı altında çalışmalar yürütüyor. Gençler bu platformda üretken yapay zek&amp;acirc;, siber güvenlik, sürdürülebilir finansman, bankacılık, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi alanlarda hem teorik bilgiye hem de uygulamalı deneyime erişiyor. 2025`te Yetkinliklere Giriş programlarıyla yaklaşık 8 bin, Yetkinlik Gelişim programlarıyla ise 3 binden fazla gencin desteklendiğini söyleyen Bülent Oğuz sözlerine şöyle devam etti: &amp;ldquo;Günümüzde gençlere yatırım yapmak ve onların yanında yer almak; ülkelerin rekabet gücü, kurumların geleceği ve toplumların dayanıklılığı için stratejik bir sorumluluk. Akbank olarak biz de gençleri dönüşümü hızlandıran en önemli paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Akbank Gençlik Akademisi ile gençlerin eğitim, meslek ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veren güçlü bir ekosistem inşa ettik. Mezunlarımızın şimdiden iş dünyasında ve toplumumuzda yarattığı etkiyle gurur duyuyoruz. Ölçeği, sürekliliği ve kapsayıcılığı yüksek, kalıcı bir gelişim platformu olarak Akbank Gençlik Akademisi ülkemize hizmet etmeye devam edecek.&amp;rdquo;</p><p><strong>İhracata yeni yetenekler kazandıracak</strong></p><p>Akbank`ın şirketlerle doğrudan temas halinde olduğunu belirten Oğuz, iş dünyasının özellikle veri bilimi, yapay zek&amp;acirc;, siber güvenlik, sürdürülebilir finansman ve yeşil ekonomi alanlarında ciddi uzman ihtiyacı olduğunu ifade etti. &amp;ldquo;Bugün veriyi kullanmadan herhangi bir pazarlama ya da satış faaliyeti yürütmek çok zor&amp;rdquo; diyen Oğuz, son dönemde ihracat tarafında da insan kaynağı ihtiyacının öne çıktığını söyledi. Bu kapsamda Akbank Gençlik Akademisi bünyesinde bu yıl ilk kez &amp;ldquo;Export Talent Programı&amp;rdquo; hayata geçirilecek. Hibrit ve 8 haftalık program kapsamında gençlere dış ticaret hukuku, akreditif süreçleri, e-ihracat, dijital pazarlama, lojistik ve küresel marka yönetimi gibi alanlarda eğitim verilecek. İlk etapta Sakarya`da düzenlenecek programı tamamlayan katılımcılar, Akbank Dönüşüm Akademisi ağı içinde yer alan işletmelerde istihdam fırsatlarına erişebilecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c5d0c39b-24c7-4b87-aeea-9f15baece716-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa İstanbul’da temettü haftası: 16 şirket yatırımcısına kâr payı dağıtacak</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-temettu-haftasi-16-sirket-yatirimcisina-kar-payi-dagitacak</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul’da 11-15 Mayıs haftasında temettü hareketliliği yaşanacak. Farklı sektörlerden 16 şirket yatırımcılarına nakit kâr payı dağıtırken, ödemeler 13-20 Mayıs tarihleri arasında hesaplara geçecek.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-temettu-haftasi-16-sirket-yatirimcisina-kar-payi-dagitacak</guid><pubDate>2026-05-11T04:10:57+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Borsa İstanbul`da yeni haftada temettü trafiği hız kazanıyor. 11-15 Mayıs haftasında aralarında sanayi, perakende, gayrimenkul ve finans şirketlerinin bulunduğu 16 şirket yatırımcılarına nakit k&amp;acirc;r payı ödemesi gerçekleştirecek.</p><p>Temettü dağıtacak şirketler arasında Gürsel Turizm, Panora GYO, Alarko GYO, Anadolu Isuzu, Coca Cola İçecek, Gıpta Ofis, Özderici GYO, Anadolu Efes, Beyaz Filo, Birikim Varlık Yönetimi, Metropal Kurumsal Hizmetler, Migros, Turcas Holding, Ege Profil, Körfez GYO ve Matriks Finansal Teknoloji yer aldı.</p><p><strong>11 Mayıs`ta temettü dağıtacak şirketler</strong></p><p>Gürsel Turizm (GRSEL), pay başına net 0,6249999 TL tutarında ilk taksit temettü dağıtacak. Hak kullanım tarihi 11 Mayıs olurken ödeme 13 Mayıs`ta yapılacak.</p><p>Panora GYO (PAGYO) ise pay başına net 5,7545000 TL temettü verecek. Şirketin hak kullanım tarihi 11 Mayıs, ödeme tarihi ise 13 Mayıs olarak açıklandı.</p><p><strong>12 Mayıs`ta hak kullanımına başlayacak şirketler</strong></p><p>Alarko GYO (ALGYO), pay başına net 0,050 TL temettü dağıtacak. Ödeme tarihi 14 Mayıs olacak.</p><p>Anadolu Isuzu (ASUZU), yatırımcılarına pay başına net 2,0238094 TL nakit k&amp;acirc;r payı verecek.</p><p>Coca Cola İçecek (CCOLA), hisse başına net 1,2155000 TL temettü dağıtırken, Gıpta Ofis (GIPTA) yatırımcısına ilk taksit kapsamında net 1,3002745 TL ödeme yapacak.</p><p>Özderici GYO`nun (OZGYO) dağıtacağı net temettü tutarı ise pay başına 0,0167500 TL olarak açıklandı.</p><p>Bu şirketlerde hak kullanım tarihi 12 Mayıs, ödeme tarihi ise 14 Mayıs olacak.</p><p><strong>13 Mayıs`ta yoğun temettü trafiği yaşanacak</strong></p><p>Anadolu Efes (AEFES), ilk taksit kapsamında pay başına net 0,1442875 TL temettü ödeyecek.</p><p>Beyaz Filo (BEYAZ) net 0,2557993 TL, Birikim Varlık Yönetimi (BRKVY) net 0,4486068 TL, Metropal Kurumsal Hizmetler (MCARD) net 4,5896328 TL temettü dağıtacak.</p><p>Migros (MGROS) yatırımcılarına pay başına net 3,8731488 TL ödeme yaparken, Turcas Holding (TRCAS) ise net 1,9953051 TL nakit k&amp;acirc;r payı verecek.</p><p>Söz konusu şirketlerde hak kullanım tarihi 13 Mayıs, ödeme tarihi ise 15 Mayıs olarak uygulanacak.</p><p><strong>Haftanın son temettü ödemeleri</strong></p><p>Ege Profil (EGPRO), ilk taksit kapsamında pay başına net 0,5458715 TL temettü dağıtacak. Hak kullanım tarihi 14 Mayıs, ödeme tarihi ise 18 Mayıs olacak.</p><p>Körfez GYO (KRGYO) ve Matriks Finansal Teknoloji (MTRKS) ise 15 Mayıs`ta hak kullanımına başlayacak. Körfez GYO pay başına net 0,0383838 TL, Matriks Finansal Teknoloji ise net 0,1990510 TL temettü ödeyecek. Her iki şirketin ödemeleri 20 Mayıs`ta gerçekleştirilecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7e21bc5c-c8e6-4edd-acb0-9018a230e740-fdfdfdfd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi sonuçlandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/aa-finans-odemeler-dengesi-beklenti-anketi-sonuclandi-15-47-40</link><description><![CDATA[AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının martta 9 milyar 529,2 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/aa-finans-odemeler-dengesi-beklenti-anketi-sonuclandi-15-47-40</guid><pubDate>2026-05-11T03:47:40+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AA Finans&amp;#39;ın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 13 Mayıs Çarşamba açıklanacak &amp;quot;Mart 2026 Ödemeler Dengesi&amp;quot; verilerine ilişkin beklenti anketi, 12 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.</p><p>Ankete göre ekonomistler, cari işlemler hesabının martta 9 milyar 529,2 milyon dolar açık vereceğini öngördü. Ekonomistlerin mart ayı için cari açık beklentileri, 6 milyar dolar ile 10 milyar 500 milyon dolar arasında yer aldı.</p><p>Ekonomistler, cari işlemler hesabının bu yıl ise 51 milyar 890 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Ankete katılan ekonomistlerin bu yıl için cari açık beklentisi, 35 milyar dolar ile 62 milyar dolar arasında değişti.</p><p>Türkiye&amp;#39;nin cari işlemler hesabı, şubat ayında 7 milyar 501 milyon dolar açık verirken yıllıklandırılmış cari açık 35,4 milyar dolar olmuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/0d3f5302-3806-4cb9-b584-079dd8c9db80-vcvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Aramco'nun net karı yılın ilk çeyreğinde yüzde 25 yükseldi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/aramconun-net-kari-yilin-ilk-ceyreginde-yuzde-25-yukseldi</link><description><![CDATA[Suudi Arabistan milli petrol şirketi Saudi Aramco'nun yılın ilk çeyreğinde net karı, yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 6,5 milyar dolar artarak yüzde 25 yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/aramconun-net-kari-yilin-ilk-ceyreginde-yuzde-25-yukseldi</guid><pubDate>2026-05-11T03:44:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Saudi Aramco tarafından açıklanan finansal bilançoya göre, şirketin net karı ocak-mart döneminde 32,5 milyar dolara çıktı. Şirket, geçen yılın aynı döneminde 26 milyar dolar net kar açıklamıştı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Saudi Aramco Üst Yöneticisi Amin Nasser, Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik gerilimlere rağmen Aramco&amp;#39;nun ilk çeyrek sonuçlarındaki artışın şirketin operasyonel dayanıklılığı ve esnekliğini ortaya koyduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Günlük 7 milyon varillik maksimum kapasiteye ulaşan Doğu-Batı Boru Hattı&amp;#39;mız, küresel enerji şokunun etkilerini hafifletmeye yardımcı olan kritik bir tedarik hattı olduğunu kanıtlayarak, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki sevkiyat kısıtlamalarından etkilenen müşterilere rahatlama sağladı. Son dönemde yaşanan gelişmeler, petrol ve doğal gazın enerji arz güvenliğiyle küresel ekonomi açısından hayati önemini açık şekilde ortaya koyarken güvenilir enerji tedarikinin kritik önem taşıdığını bir kez daha kanıtladı. Bu zorluklara rağmen Aramco, stratejik önceliklerine odaklanmayı sürdürüyor ve yaşanan aksaklıkları yönetmek için yurt içindeki altyapısını ve küresel ağını etkin şekilde kullanıyor. Çalışanlarımız da yüksek profesyonellik, kararlılık ve uzmanlık sergileyerek müşterilerimiz ve hissedarlarımız için kesintisiz hizmet sunmamızı sağladı.&amp;quot;</p><p>Uluslararası referans olarak kabul edilen Brent türü petrolün varil fiyatı yılın ilk üç ayında varil başına en düşük 61 dolar ile en yüksek 118 dolar aralığında işlem görerek yaklaşık yüzde 93,4 değer kazanmıştı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/fe65eab4-16f2-4c48-8148-d5cb7d2166d9-nh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Dünyanın en değerli 10 şirketi savaşın gölgesinde 4,2 trilyon dolar büyüdü</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dunyanin-en-degerli-10-sirketi-savasin-golgesinde-42-trilyon-dolar-buyudu</link><description><![CDATA[ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasından bu yana dünyanın en değerli 10 şirketinin toplam piyasa değeri yüzde 16,69 ve 4 trilyon 183 milyar dolar artışla 29 trilyon 240 milyar dolara ulaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dunyanin-en-degerli-10-sirketi-savasin-golgesinde-42-trilyon-dolar-buyudu</guid><pubDate>2026-05-11T03:42:17+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, ABD ve İsrail&amp;#39;in İran&amp;#39;a 28 Şubat&amp;#39;ta başlattığı saldırılarla başlayıp İran&amp;#39;ın misillemeleriyle savaşa dönüşen süreçten bu yana dünyanın önde gelen şirketlerinin piyasa değerlerinde dalgalı bir seyir görüldü.</p><p>Mart sonu itibarıyla piyasa değerine göre en büyük 10 şirketin toplam büyüklüğü gerilim öncesi piyasa kapanışına göre bakıldığında, bir aylık dönemde yüzde 4,30 ve 1 trilyon 77 milyar dolar azalışla 23 trilyon 980 milyar dolara geriledi.</p><p>Büyük yatırım bankalarının &amp;quot;al&amp;quot; tavsiyeleri, yapay zeka yatırımlarına yönelik beklentiler ve jeopolitik risklerin azaldığına dair haber akışının etkisiyle söz konusu şirketlerin toplam piyasa değeri nisan sonu itibarıyla aylık bazda yüzde 16,19 ve 3 trilyon 882 milyar dolar artışla 27 trilyon 862 milyar dolara yükseldi.</p><p>Söz konusu şirketlerin değerinde en güncel piyasa kapanışı olan 8 Mayıs itibarıyla nisan sonuna göre yüzde 4,94 ve 1 trilyon 377,5 milyar dolarlık artış kaydedilirken, toplam değerleri 29 trilyon 240 milyar dolara ulaştı.</p><p>Böylece, savaş öncesi kapanışa göre yüzde 16,69 ve 4 trilyon 183 milyar dolar değer kazanan bu şirketler toplam 29 trilyon dolar seviyesini aştı.</p><p><strong>- Nvidia 5 trilyon doların, Alphabet ve Apple ise 4 trilyon doların üzerinde</strong></p><p>En değerli 10 şirket arasında 5 trilyon 229 milyar dolarla başı çeken Nvidia, martta yaşadığı 67 milyar 797 milyon dolarlık kaybın ardından nisanda 5 trilyon dolar eşiğini aşarak rekor tazeledi. Ay sonunda gelen kar satışları sonrası bu seviyenin üzerinde kalmayı başaramayan Nvidia, daha sonra tekrar toparlanarak 5 trilyon doları geçti.</p><p>Nvidia&amp;#39;nın en yakın takipçisi 4 trilyon 834 milyar dolarla Alphabet oldu. Onu 4 trilyon 309 milyar dolarla Apple izledi. Böylece Alphabet ve Apple&amp;#39;ın piyasa değeri 4 trilyon doların üzerine çıktı.</p><p>Listede dördüncü sırayı 3 trilyon 84 milyar dolarlık piyasa değeriyle Microsoft, beşinci sırayı ise 2 trilyon 933 milyar dolarla Amazon aldı. İlk 5&amp;#39;i 2 trilyon 36 milyar dolarla Broadcom, 1 trilyon 890 milyar dolarla TSMC, 1 trilyon 769 milyar dolarla Saudi Aramco, 1 trilyon 609 milyar dolarla Tesla, 1 trilyon 547,5 milyar dolarla Meta izledi.</p><p><strong>- Alphabet değerine 1 trilyon dolardan fazla kattı, sadece Meta değer kaybetti</strong></p><p>Saldırıların başlangıcından bu yana şirketlerin performansları incelendiğinde, dolar bazında en güçlü artışı Alphabet gerçekleştirdi. Şirketin piyasa değeri söz konusu dönemde 1 trilyon 65 milyar dolar arttı.</p><p>Değer artışında Alphabet&amp;#39;i 923,6 milyar dolarla Nvidia izlerken, Amazon&amp;#39;un değeri 679 milyar dolar, Broadcom&amp;#39;un 521 milyar dolar, Apple&amp;#39;ın yaklaşık 430 milyar dolar, TSMC&amp;#39;nin 234 milyar dolar, Microsoft&amp;#39;un ise yaklaşık 167 milyar dolar arttı.</p><p>Aynı dönemde Saudi Aramco&amp;#39;nun piyasa değeri 158 milyar dolar yükselirken, Tesla&amp;#39;nın değer artışı 98 milyar 373 milyon dolar oldu.</p><p>Bu dönemde piyasa değeri azalan tek şirket 92 milyar 627,63 milyon dolar kaybeden Meta oldu.</p><p>Savaşın başlangıcından bu yana şirketler oransal değer artışlarına göre incelendiğinde ise başı yüzde 34,38 ile Broadcom çekerken, onu yüzde 30,12 ile Amazon, yüzde 28,24 ile Alphabet izledi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c072f1b9-6a03-4a9a-9641-b785ca393e32-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (11 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-11-mayis-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,28 değer kazanarak 15.105,38 puana yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-11-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-11T01:31:36+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü 15.025,99 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 36,66 puan ve yüzde 0,24 azalışla 15.025,99 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 42,73 puan ve yüzde 0,28 yükselişle 15.105,38 puana çıktı.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.991,66 puanı, en yüksek 15.129,35 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında sanayi endeksi yüzde 1,78, teknoloji endeksi yüzde 0,90 ve hizmetler endeksi yüzde 0,33 değer kazandıç. Mali endeks ise yüzde 0,69 değer değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 63&amp;#39;ü yükseldi, 36&amp;#39;sı düştü. Bir tanesi ise yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Sasa Polyester, Ereğli Demir Çelik, Astor Enerji, ASELSAN ile Şişecam oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 660 dolar</strong></p><p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı&amp;#39;nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 37,86, bileşik getirisi yüzde 41,44 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1770, sterlin/dolar paritesi 1,3600 ve dolar/yen paritesi 157,2 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 45,3840 liradan, avro 53,4410 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 1,3 azalışla 4 bin 660 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 3,1 artışla 101,9 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/454ca78b-caf1-4a96-a286-548a5228a044-fd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Hardal’a 1,5 milyon doların üzerinde yatırım </title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hardala-15-milyon-dolarin-uzerinde-yatirim</link><description><![CDATA[Erken aşama girişimlere odaklanan uluslararası hızlandırma fonu Simya VC, Türkiye Kalkınma Fonu tarafından yönetilen Invest101, Maxis Ventures ve Shark and Partners’ın katıldığı yatırım turunda, yerli veri platformu Hardal yatırım aldı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hardala-15-milyon-dolarin-uzerinde-yatirim</guid><pubDate>2026-05-11T11:32:02+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`nin ilk girişim sermayesi fonu 212`nin, erken aşama girişimlere yatırım yapma hedefiyle hayata geçirdiği Simya VC, Türkiye Kalkınma Fonu ve ODTÜ Teknokent ortaklığıyla kurulan Invest101, Maxis Ventures ve Shark and Partners, yerli veri platformu Hardal`a yatırım yaptı. Web, mobil ve CRM verilerini tek noktadan yöneten veri platformu Hardal, bu yatırım turunda toplam 1 milyon 550 bin dolar yatırım aldı. Hardal aldığı yatırımla, global ölçekte büyümeyi, ekibini büyütmeyi ve yapay zek&amp;acirc; altyapısını güçlendirmeyi planlıyor.</p><p>Şirketlerin web siteleri, mobil uygulamaları, CRM ve pazarlama araçlarından gelen verilerini tek bir altyapıda güvenli ve ölçülebilir şekilde toplayıp standartlaştıran Hardal, bu verileri analitik araçlara ve reklam sistemlerine güvenli biçimde aktarıyor. Yapay zek&amp;acirc; ajanları dahil tüm dijital etkileşimleri görünür kılan Hardal, şirketlerin veriyi bütünsel biçimde analiz etmesine imk&amp;acirc;n tanıyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;Veri dönüşümünün merkezinde olacak&amp;rdquo;</strong></p><p>Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: &amp;ldquo;Şirketlerin verilerini toplaması, zenginleştirmesi ve kontrollü şekilde kullanması operasyonel verimlilik ve regülasyon uyumu açısından giderek daha kritik hale geliyor. Bu nedenle veri sahipliği, gizlilik ve yapay zek&amp;acirc; kesişimindeki altyapı girişimlerini önümüzdeki dönemin en önemli teknoloji alanlarından biri olarak görüyoruz. Hardal`ın bu alanda deneyimli bir kurucu ekibe sahip olması, platformun teknik ve ticari açıdan güçlü olmasını sağlıyor. Hardal`ın, veri dönüşümünde önemli altyapı oyuncusu olacağına inancımız tam.&amp;rdquo;</p><p><strong>&amp;ldquo;Öncü fonların desteğiyle globalde hızlı ölçeklenecek&amp;rdquo;&amp;nbsp;</strong></p><p>Türkiye Kalkınma Fonu YK Üyesi ve CEO`su Dr. Elif Altuğ, şöyle konuştu: &amp;ldquo;Son dönemde, yapay zek&amp;acirc; alanında gerçekleşen hızlı gelişmeler, şirketlerin nitelikli büyümesi için veriye dayalı karar alma süreçlerini kritik hale getirdi. Bu nedenle verilerin eksiksiz ve doğru biçimde toplanması hayati önem taşıyor. Hardal`ın bu alanda önemli bir problemi çözdüğünü düşünüyoruz; Türkiye ve Avrupa`da hızla güçlü bir konuma gelirken global ölçekte de hızlı ölçekleneceğine inanıyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>&amp;ldquo;Tüm MarTech çözümleri ile entegre olarak büyüyecek&amp;rdquo;</strong></p><p>Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, yatırıma dair görüşlerini şöyle paylaştı: &amp;ldquo;Maxis olarak geniş bir MarTech girişim yelpazesine sahiptik. Hardal`ın da pazarlama teknolojileri dünyasında ilk ve ana katman olma vizyonu, bunu doğrulayan pazar verileri ve yetkin ekibi ile çok kısa sürede hedeflerine ulaşacak ve global ölçekte adını duyuracak bir girişim olması bu portföyün tamamlanmasında önemli bir anahtar parçaydı. Geliştirdikleri teknoloji ile global ve yerel önemli markalarla da iş modellerini doğruladılar. Bu yatırımla da global büyümelerini de hızla artıracaklarını ve MarTech dünyasının vazgeçilmez oyuncularından biri olacaklarını düşünüyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>&amp;ldquo;Veri yönetimini yapay zek&amp;acirc; çağında yeniden tanımlıyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Hardal Kurucu Ortağı ve CEO`su Barış Gürbüzler, konuyla ilgili şunları söyledi: &amp;ldquo;Hardal`ı, web, iOS ve Android uygulamalarda yaşadığımız veri kaybı ve ölçümleme zorluklarına çözüm olarak geliştirdik. Veri altyapısının artık yalnızca analitik için değil, yapay zek&amp;acirc; sistemlerini beslemek için de kritik olduğuna inanıyoruz. Şirketlerin kendi verilerini kontrol etmesi artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk. Hardal tam da bunu sağlıyor. Bu turda bizimle ilerleyen yatırımcılarımızın, yalnızca bir fikre değil, büyüyen bir ürüne ortak olması bizim için çok kıymetli. Globalleşme yolculuğumuzda yatırımcılarımızın deneyiminin önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5f62f2ef-94a5-4eeb-8317-1ab8f07b13e0-gfgffg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları karışık seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-karisik-seyrediyor-11-26-23</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları, artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle güne karışık seyirle başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-karisik-seyrediyor-11-26-23</guid><pubDate>2026-05-11T11:26:23+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle haftanın ilk işlem gününde yön arayışı öne çıkıyor.</p><p>ABD-İran arasındaki diplomatik süreç piyasaların odağında bulunmaya devam ediyor. Taraflardan gelebilecek barış haberleriyle küresel piyasalarda risk iştahının artma olasılığı bulunmasına karşın çelişkili açıklamalar piyasalarda risk algısının hala sürdüğünü gösteriyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran savaşında saldırıların sonlandırılması için ABD&amp;#39;nin önerdiği taslağa İran&amp;#39;ın verdiği yanıtın &amp;quot;kabul edilemez&amp;quot; olduğunu belirtti. İran basını, Tahran yönetiminin saldırıların sonlandırılması için ABD&amp;#39;nin önerdiği taslağa yanıtını arabuluculara ilettiğini aktarmıştı.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran&amp;#39;ın ülkeden &amp;quot;çıkarılması gereken&amp;quot; zenginleştirilmiş uranyuma hala sahip olduğunu ve yapılması gereken daha çok şey bulunduğunu öne sürerek, savaşın henüz sona ermediğini söyledi.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimlerle enerji maliyetlerinin yüksek seyrini koruması ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güç kazanması Avrupa piyasalarındaki satıcılı seyirde etkili olmaya devam etti.</p><p>Avrupa piyasalarında saat 10.40 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,1 yükselişle 612 puanda ve İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,4 artışla 10.270 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,1 değer kaybıyla 24.315 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,2 primle 49.400 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,4 azalışla 8.077 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,1 kayıpla 17.874 puanda bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e74d4503-5e7e-4ab7-ba78-9fef705940ee-nh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Tera Yatırım'dan ilk çeyrek bilanço değerlendirmesi var</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/tera-yatirimdan-ilk-ceyrek-bilanco-degerlendirmesi-var</link><description><![CDATA[Tera Yatırım'ın 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 149 oranında artarak 55 milyar 704 milyon liraya ulaşırken, net kârı da yüzde 75 artışla 20,1 milyar oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/tera-yatirimdan-ilk-ceyrek-bilanco-degerlendirmesi-var</guid><pubDate>2026-05-11T11:18:34+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Tera Yatırım, 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal tablolarını açıkladı. Şirketin KAP`a yaptığı açıklamaya göre ilk çeyrekte toplam hasılatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 149 artarak 55 milyar 704 milyon liraya yükseldi. Bu rakam 2025 yılının aynı döneminde 22 milyar 389 milyon lira olmuştu. Şirketin aynı dönemde net k&amp;acirc;rı da yüzde 75 artarak 20 milyar 192 milyon lira oldu.</p><p>Tera Yatırım`ın toplam varlıkları yüzde 31 artışla 187,8 milyar liraya yükselirken, özkaynakları da yüzde 80 artışla 60,2 milyar lira seviyesine çıktı. Şirketin operasyonel k&amp;acirc;rlılığını gösteren esas faaliyet k&amp;acirc;rında da yüksek artış yaşandı. Tera Yatırım, 2026&amp;#39;nın ilk çeyreğinde 12 milyar 178 milyon lira esas faaliyet k&amp;acirc;rı açıklarken, 2025 yılının aynı döneminde bu rakam 400 milyon 225 bin lira seviyesinde gerçekleşmişti.</p><p><strong>Sürdürülebilir büyüme</strong></p><p><strong>Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener</strong>, &amp;ldquo;Şirket olarak geçen yıl yakaladığımız yüksek büyüme performansını bu yıl da sürdürüyoruz. Güçlü bilanço yapısı, ürün çeşitliliği ve disiplinli risk yönetimi üzerine kurulu Tera Yatırım`ı sürdürülebilir büyüme ve karlılığa taşıdık. Tera Yatırım&amp;#39;ın ortaya koyduğu bu sonuçlar, kısa vadeli fırsatların değil uzun vadeli bir kurumsal stratejinin ürünüdür&amp;rdquo; dedi.</p><p>Şirketin ilk üç aylık finansal verilerini değerlendiren Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, &amp;ldquo;Geçen yıl olduğu gibi bu yılın ilk çeyreğinde de çok ciddi bir bilanço ve özkaynak büyümesi elde ettik. Bu büyümede ilk çeyrekte gerçekleştirdiğimiz halka arzlar ve portföy büyümemiz etkili oldu&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Halka arz rekoru kırdı</strong></p><p>Halka arzlardaki başarının gelirler üzerinde etkili olduğunu anlatan Sarpyener, şunları söyledi: &amp;ldquo;11 Şubat-4 Mart tarihleri arasında, 22 gün uykusuz kalarak Ata Turizm, Savur GYO, Luxera GYO ve Metropal Kurumsal Hizmetler olmak üzere toplam 4 şirketin halka arzını gerçekleştirdik. Bu, operasyonel hız ve yatırımcı güveni açısından dünya literatürüne girebilecek bir rekordur. Bunun dünyada pek örneği yoktur.&amp;rdquo;</p><p>&amp;ldquo;Türk ekonomisinin gücüne inanan ve bu inancı yatırıma dönüştüren bir grubuz&amp;rdquo; diyen Sarpyener, Tera Yatırım olarak sadece içeride değil uluslararası birçok pazara hizmet verdiklerini, böylece önemli bir hizmet ihracı yaptıklarını da belirtti.</p><p><strong>28 milyar liralık bedelsiz k&amp;acirc;r payı dağıtımı</strong></p><p>Öte yandan, şirket tarafından 8 Mayıs 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu`na (KAP) yapılan açıklamaya göre, Tera Yatırım Genel Kurulu, 28 milyar TL tutarındaki k&amp;acirc;r payının bedelsiz pay şeklinde dağıtılması kararını onayladı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/58b31a87-1b3f-4615-b60f-366cdf65cfd5-fdfd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Gelecek Varlık’tan ilk çeyrekte 402,5 milyon TL’lik net kâr</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/gelecek-varliktan-ilk-ceyrekte-4025-milyon-tllik-net-kar</link><description><![CDATA[Gelecek Varlık Yönetimi, 2026 yılının ilk çeyreğine dair finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk üç ayında güçlü bir performans sergileyen şirket net kârını, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 14,5 artırarak 402,5 milyon TL’ye yükseltti. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/gelecek-varliktan-ilk-ceyrekte-4025-milyon-tllik-net-kar</guid><pubDate>2026-05-11T11:14:16+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Gelecek Varlık Yönetimi, 2026 yılının ilk üç ayında önemli büyüme kaydetti. Yılın ilk çeyreğinde Gelecek Varlık`ın tahsilat tutarı 1 milyar 529 milyon TL`ye ulaşarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,4 artış gösterdi. Aynı dönemde şirketin düzeltilmiş FAVÖK`ü 861,9 milyon TL olarak gerçekleşti ve yüzde 28,5`lik bir büyüme kaydetti. Şirketin net k&amp;acirc;rı 402,5 milyon TL ile yüzde 14,5 oranında yükselirken, özkaynakları 4 milyar 247 milyon TL seviyesine çıkarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,2 büyüme gösterdi.</p><p>2026 yılı ilk çeyreğinde satın alınan alacak tutarı 4,5 milyar TL oldu. Böylelikle toplam satın alınan alacak tutarı 55,3 milyar TL seviyesine ulaştı. Yatırım tarafında da güçlü bir performans sergileyen Gelecek Varlık, bu dönemde 678,5 milyon TL yatırım gerçekleştirdi. Şirketin toplam yatırım tutarı ise 11,4 milyar TL olarak gerçekleşti.</p><p><strong>&amp;ldquo; İnsana ve teknolojiye yatırımlarımızı artıracağız&amp;rdquo;</strong></p><p>Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Z. Sezin Ünlüdoğan, 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, &amp;ldquo;Gelecek Varlık olarak sergilediğimiz finansal performans, dengeli büyüme stratejimizin başarısını gösteriyor. Sektördeki 20 yılı aşkın liderliğimizi korumak ve güçlendirmeye devam etmek her zaman ilk önceliğimiz. 5 yıllık planımızda yatırmlarımızı doğru ve karlı alanlara yaparak büyümemizi güçlendirmek, yeni kredi, işlem tipleri ve yeni pazarlarla iş alanlarımızın çeşitliliğini arttırmak ve insana ve teknolojiye yatırımlarımızı artırmak bulunuyor. Türkiye`deki gücümüzü ve bilgi birikimimizi taşıyabileceğimiz ayrıca bizim de onlardan öğrenebileceğimiz yeni pazarlar üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Dijitalleşmeyle operasyonel verimliliği ve müşteri deneyimini güçlendiriyor</strong></p><p>Dijitalleşme yatırımlarıyla süreçlerini daha erişilebilir ve yönetilebilir hale getirdiklerini ifade eden Ünlüdoğan, şöyle devam etti; &amp;ldquo; Müşterilerimizin ödeme ve yapılandırma süreçlerini self servis bir şekilde dijital kanallar üzerinden kolayca yönetebilmeleri, hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de müşteri deneyimini güçlendiriyor. Ayrıca yarattığımız ekonomik değeri, toplumsal fayda üreten projelerle taçlandırıyoruz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5554a392-cc8f-4bf0-86ac-a2a8b4608df4-vcvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Hazine ve Maliye Bakanlığı yarın üç ihale düzenleyecek</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hazine-ve-maliye-bakanligi-yarin-uc-ihale-duzenleyecek</link><description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, yarın üç ihale gerçekleştirecek.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/hazine-ve-maliye-bakanligi-yarin-uc-ihale-duzenleyecek</guid><pubDate>2026-05-11T11:12:29+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın yayımladığı iç borç ihraç takvimine göre yarınki ilk ihalede, 4 yıl (1337 gün) vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli, TLREF&amp;#39;e endeksli devlet tahvili yeniden ihraç edilecek.</p><p>İkinci ihalede 2 yıl (728 gün) vadeli, 6 ayda bir kupon ödemeli, ABD doları cinsi devlet tahvilinin doğrudan satışına imza atılacak.</p><p>Üçüncü ihalede ise 2 yıl (728 gün) vadeli, 6 ayda bir kira ödemeli, ABD doları cinsi kira sertifikasının doğrudan satışı yapılacak.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a87adaac-742b-4243-b2b7-1a88f769f231-vvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Ticaret ve perakende satış hacmi Mart'ta aylık ve yıllık bazda arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ticaret-ve-perakende-satis-hacmi-martta-aylik-ve-yillik-bazda-artti</link><description><![CDATA[Ticaret satış hacmi, martta yıllık bazda yüzde 1,7, perakende satış hacmi de yüzde 21,2 artış gösterdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ticaret-ve-perakende-satis-hacmi-martta-aylik-ve-yillik-bazda-artti</guid><pubDate>2026-05-11T10:29:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin ticaret satış hacim endeksi verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, ticaret satış hacmi martta bir önceki aya göre yüzde 1,9 yükseldi. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 2,9 azalırken toptan ticaret satış hacmi yüzde 2,4, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 2,6 artış gösterdi.</p><p>Ticaret satış hacmi, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 arttı. Aynı dönemde motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 10,3, toptan ticaret satış hacmi yüzde 3,5 azalış gösterirken, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 21,2 yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/b90c9350-0e5a-4cd5-8e9c-db2e3850ddfa-fd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Toplam ciro endeksi Mart'ta yıllık bazda yüzde 34,6 arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/toplam-ciro-endeksi-martta-yillik-bazda-yuzde-346-artti</link><description><![CDATA[Takvim etkisinden arındırılmış sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplam ciro endeksi, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 34,6 yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/toplam-ciro-endeksi-martta-yillik-bazda-yuzde-346-artti</guid><pubDate>2026-05-11T10:27:30+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin ciro endekslerini açıkladı.</p><p>Buna göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam ciro endeksi, martta aylık bazda yüzde 4,4 arttı.</p><p>Takvim etkisinden arındırılmış sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplam ciro endeksi, aynı ayda yıllık bazda yüzde 34,6 artış gösterdi.</p><p><strong>- Sanayi ve inşaat endeksleri</strong></p><p>Sanayide takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta yıllık bazda yüzde 33,2 yükseldi. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi ciro endeksi de söz konusu ayda bir önceki aya göre yüzde 5,7 arttı.</p><p>İnşaat sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta yıllık bazda yüzde 22 yükselirken mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış inşaat ciro endeksi ise şubata kıyasla yüzde 0,9 azaldı.</p><p><strong>- Ticaret ve hizmet endeksleri</strong></p><p>Takvim etkisinden arındırılmış ticaret ciro endeksi, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35,9, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ticaret ciro endeksi de bir önceki aya kıyasla yüzde 4,9 artış gösterdi.</p><p>Hizmet sektöründe takvim etkisinden arındırılmış ciro endeksi, martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 36,5, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış hizmet ciro endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,8 yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/36792632-6e77-4f82-820f-9a493af96f5d-gh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları karışık seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-10-16-37</link><description><![CDATA[Asya borsaları, artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde karışık seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-10-16-37</guid><pubDate>2026-05-11T10:16:37+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalar, Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle haftaya karışık seyirle başladı.</p><p>ABD-İran arasındaki diplomatik süreç piyasaların odağında bulunmaya devam ediyor. Taraflardan gelebilecek barış haberleriyle küresel piyasalarda risk iştahının artma olasılığı bulunmasına karşın gelen çelişkili açıklamalar, piyasalarda risk algısının hala sürdüğünü gösteriyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran savaşında saldırıların sonlandırılması için ABD&amp;#39;nin önerdiği taslağa İran`ın verdiği yanıtın &amp;quot;kabul edilemez&amp;quot; olduğunu belirtti.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran&amp;#39;ın hala ülkeden &amp;quot;çıkarılması gereken&amp;quot; zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve daha yapacak işleri bulunduğunu ileri sürerek savaşın henüz bitmediğini söyledi.</p><p>Asya borsaları da artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde karışık seyrediyor.</p><p>Çin&amp;#39;de enflasyonda sert bir hızlanma görüldü. Ülkede, nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artmıştı.</p><p>Çin&amp;#39;de nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022&amp;#39;den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE&amp;#39;nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.</p><p>Söz konusu veriler, ABD/İsrail-İran savaşının Çin&amp;#39;deki uzun süredir devam eden deflasyonist eğilimi dengelediğini, özellikle de çatışmadan kaynaklanan aksaklıklar nedeniyle yerel yakıt ve ulaşım fiyatlarının yükseldiğini gösterdi.</p><p>Analistler, Çin&amp;#39;de enflasyonun talep değil maliyet temelli olduğunu ve bunun da ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkilere sahip olabileceğini söyledi. Yüksek girdi maliyetlerinin işletmelerin kar marjlarını olumsuz etkileyebileceğini dile getiren analistler, bu durumun da Çin&amp;#39;in ekonomi yönetiminden daha fazla teşvik gelme olasılığını azaltabileceğini kaydetti.</p><p>ABD Hazine Bakanı Bessent&amp;#39;in bu haftaki Japonya ziyareti Asya piyasalarının odağında yer alıyor. Bessent&amp;#39;in Japonya ziyareti kapsamında Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Maliye Bakanı Satsuki Katayama ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ile ayrı ayrı görüşmeler yapması bekleniyor. Nadir toprak elementleri ve enerji tedariki gibi ekonomik güvenlik konuları ile İran&amp;#39;daki savaşın ele alınmasının öngörüldüğü görüşmelerde, yenin dolara karşı devam eden zayıflığı ortamında döviz piyasalarındaki gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunulacağı tahmin ediliyor.</p><p>Yapay zeka ve teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliklerin devam etmesiyle Güney Kore borsası pozitif seyrediyor. Trump ile Şi Cinping&amp;#39;in bu hafta bir araya geleceğinin doğrulanmasının etkisiyle Çin borsası da yükseldi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 4,32 artışla 7.822 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,5 azalışla 62.408 puandan kapandı.</p><p>Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi 7.899,32 puanla rekor seviyeyi gördü.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1 artışla 4.220 puanda, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yatay seyirle 26.393 puanda, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi de yüzde 1,2 kayıpla 76.426 puan seviyesinde bulunuyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e0fbe0ac-2a93-4f77-bead-da9f24ff68cf-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (11 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-11-mayis-2026</link><description><![CDATA[Dolar/TL, haftaya yükselişle başlamasının ardından 45,3810 seviyesinden işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-11-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-11T10:13:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Cuma günü yükseliş eğiliminde hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 45,3500&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.55 itibarıyla yüzde 0,1 artışla 45,3810&amp;#39;dan işlem görüyor. Aynı dakikalarda avro/TL yüzde 0,1 düşüşle 53,4190&amp;#39;dan, sterlin/TL de yüzde 0,2 değer kaybıyla 61,7230&amp;#39;dan satılıyor. Dolar endeksi yüzde 0,2 artışla 98,1 seviyesinde seyrediyor.</p><p><strong>Altında son durum</strong></p><p>Gram altın, güne düşüşle başlamasının ardından 6 bin 809 liradan işlem görüyor.</p><p>Cuma günü gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,1 yükselişle 6 bin 827 liradan tamamladı.</p><p>Haftanın ilk işlem gününe düşüşle başlayan gram altın, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 1 azalışla 6 bin 809 lira seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 180 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 590 liradan satılıyor.</p><p>Geçen hafta yüzde 2&amp;#39;nin üzerinde yükselen altının onsu da yüzde 1,1 azalışla 4 bin 668 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/cff53a0c-84bd-4a00-a1b7-d27691fc737d-n.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalarda yeni haftada takip edilecek 4 gelişme hangileri?</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-jeopolitik-gerginliklerden-kaynakli-fiyatlamalar-etkili-oluyor</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle haftaya karışık seyirle başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-jeopolitik-gerginliklerden-kaynakli-fiyatlamalar-etkili-oluyor</guid><pubDate>2026-05-11T09:28:50+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İran arasındaki diplomatik süreç piyasaların odağında bulunmaya devam ediyor. Taraflardan gelebilecek barış haberleriyle küresel piyasalarda risk iştahının artma olasılığı bulunmasına karşın, gelen çelişkili açıklamalar piyasalarda risk algısının hala devam sürdüğünü gösteriyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nda saldırıların sonlandırılması için ABD&amp;#39;nin önerdiği taslağa İran`ın verdiği yanıtın &amp;quot;kabul edilemez&amp;quot; olduğunu belirtti. İran basını, Tahran yönetiminin saldırıların sonlandırılması için ABD&amp;#39;nin önerdiği taslağa yanıtını arabuluculara ilettiğini aktarmıştı.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran&amp;#39;ın hala ülkeden &amp;quot;çıkarılması gereken&amp;quot; zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu ve daha yapacak işleri bulunduğunu ileri sürerek savaşın henüz bitmediğini söyledi.</p><p>Küresel piyasalarda ABD ve İran arasındaki görüşmelerin çıkmaza girdiğine dair işaretlerle risk algısı yükselirken, bu durum hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın durumuna ilişkin endişeleri de artırdı.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki gerilim, haftanın ilk işlem gününde son dönemde hisse senedi piyasalarında görülen güçlü yükselişleri gölgede bıraktı.</p><p>ABD-İran arasında barış anlaşması sağlanabileceği umudu Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki çatışma haberlerine rağmen korunurken, sürece ilişkin belirsizlikler küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.</p><p>Analistler, enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde olduğunu ancak ekonomik büyümeyi durduracak kadar değil zorlaştıracak seviyelerde kalmaya devam ettiğini söyledi. Diğer taraftan yatırımcılar teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliğini koruyor. Orta Doğu&amp;#39;daki gelişmeler ise bu iyimserliğin etkilerini törpülüyor.</p><p>Bu gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, faiz oranlarının yönüne ilişkin tüm seçeneklerin masada olduğuna işaret etti.</p><p>Goolsbee, &amp;quot;Mevcut duruma bakıp da masada akla gelebilecek tek seçeneğin faiz indirimleri olduğunun nasıl düşünüldüğünü anlamıyorum.&amp;quot; diye konuştu. Öte yandan Fed Amerikan finansal sisteminin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı Finansal İstikrar Raporu&amp;#39;nun mayıs sayısını yayımladı.</p><p>ABD&amp;#39;nin finansal istikrarına yönelik risklere ilişkin yapılan anket sonuçlarının paylaşıldığı raporda, jeopolitik riskler ve petrol şokunun en çok dile getirilen riskler olduğu belirtildi. Jeopolitik gelişmeler piyasaların temel itici gücü olmaya devam ederken, yatırımcılar savaşın etkilerini değerlendirmek için açıklanan makroekonomik verileri yakından takip ediyor.</p><p>ABD&amp;#39;de tarım dışı istihdam nisanda 115 bin kişi arttı, işsizlik oranı ise değişmeyerek yüzde 4,3 oldu. Tarım dışı istihdamın bu dönemde 65 bin kişi artması öngörülüyordu.</p><p>Yükselen petrol fiyatları, inatçı enflasyon ve uzun süre yüksek kalması beklenen faiz oranlarına karşın işgücü piyasası yine de istihdam yaratmaya devam ediyor.</p><p>İşgücü piyasasındaki güçlenme sinyalleri, ABD/İsrail İran Savaşı&amp;#39;nın tetiklediği enerji şokuna rağmen dünyanın en büyük ekonomisinin dayanıklılığını koruduğu yönündeki görüşleri öne çıkardı.</p><p>Diğer taraftan tarım dışı istihdam verisi istihdam piyasasında risklerin dengeli olduğunu gösteren bir sinyal olarak algılanırken, son jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerinde maliyet baskısını artıracak olmasından dolayı Fed`in bekle-gör politikasında kalabileceği ihtimalini ortaya koydu.</p><p>Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi ise mayısta 48,2 ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.</p><p>Söz konusu veri, enflasyonun kişisel mali durumlar ve satın alma koşulları üzerindeki etkisine ilişkin endişeler nedeniyle tüketici güveninin olumsuz etkilendiğini ortaya koydu. Bu hafta ABD&amp;#39;de açıklanacak enflasyon verisinin ve ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın beklenen Çin ziyaretinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.</p><p>Ülkede enflasyonun yıllık bazda hızlanması bekleniyor. Enflasyon verisi Fed Başkanı Jerome Powell&amp;#39;ın başkanlığındaki son gününden (15 Mayıs Cuma) sadece birkaç gün önce gelecek. Senato&amp;#39;nun, Powell&amp;#39;ın yerine geçmesi beklenen Kevin Warsh&amp;#39;ın adaylığını hafta ortasında oylamaya sunması öngörülüyor.</p><p>Öte yandan ABD ile Çin heyetlerinin, Trump&amp;#39;ın bu hafta Çin&amp;#39;e yapacağı ziyaretin hemen öncesinde ekonomi ve ticaret müzakerelerinin yeni turu için Güney Kore&amp;#39;de bir araya geleceği bildirildi.</p><p>Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping&amp;#39;in davetiyle 13-15 Mayıs&amp;#39;ta Pekin&amp;#39;e resmi ziyarette bulunacağı belirtildi.</p><p>Ziyarette tarafların gümrük tarifeleri, Tayvan ve ABD/İsrail-İran Savaşı konularının ele alınması bekleniyor. Çin, İran ile olan ekonomik bağları nedeniyle önemli bir diplomatik oyuncu olarak görülüyor.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da gerilimlerin yakın vadede azalacağına dair umutların azalmasıyla Brent petrolün varili yüzde 4,9 artışla 103,7 dolarda seyrediyor.</p><p>Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları artıracağına dair endişelerle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,39&amp;#39;da yatırımcıların güvenli liman talebinin artmasıyla dolar endeksi yüzde 0,2 yükselişle 98,1 seviyesinde seyrediyor.</p><p>Geçen hafta yüzde 2&amp;#39;nin üzerinde yükselen altının onsu yeni günde yüzde 1 azalışla 4 bin 675 dolardan işlem görüyor. Altın fiyatlarındaki düşüşte jeopolitik gerginliklerin tekrar artmasıyla yükselen petrol fiyatları ve güçlenen dolar etkili oldu.</p><p><strong>- New York borsası cuma günü yükseldi</strong></p><p>New York borsasında beklentileri aşan istihdam verileri sonrasında cuma günü pozitif bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yatay seyrederken, S&amp;amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,84 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,71 değer kazandı. ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları geriledi</strong></p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimlerle enerji maliyetlerinin yüksek seyrini koruması ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güç kazanması Avrupa piyasalarındaki satıcılı seyirde etkili olmaya devam etti.</p><p>Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Alman ihracatçıların küresel pazar payını kaybetmesinin temel nedeninin Çin kaynaklı artan rekabet baskısı olduğunu bildirdi.</p><p>İngiltere&amp;#39;de yerel seçimlerde sandıkta ilk sırada aşırı sağın yer almasının ardından İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer&amp;#39;in istifa baskılarıyla karşı karşıya kaldığına dair haberler öne çıktı. Ülkede siyasi bir belirsizliğin ortaya çıkabileceğine yönelik endişeler İngiltere borsasında düşüş eğilimine sebep oluyor.</p><p>Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Orta Doğu&amp;#39;daki savaşın sürmesi halinde dünyanın bazı bölgelerinde havacılık yakıtı sıkıntısı yaşanabileceğini belirterek, Avrupa&amp;#39;da alternatif olarak Jet A yakıtı kullanımının sektör için önemli esneklik sağlayabileceğini açıkladı.</p><p>Almanya&amp;#39;da mart ayına ilişkin sanayi üretiminin aylık yüzde 0,7, yıllık da yüzde 2,8 azalarak beklentilerden kötü geldi. Öte yandan İngiltere ve Fransa&amp;#39;nın Hürmüz Boğazı konusunda bir toplantıya ev sahipliği yapması bekleniyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 1,32, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 1,09 ve İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,43 değer kaybederken, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yatay seyretti. Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar, güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları karışık seyrediyor</strong></p><p>Asya borsaları, artan jeopolitik gerilimler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde karışık seyrediyor.</p><p>Çin&amp;#39;de enflasyonda sert bir hızlanma görüldü. Ülkede, nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artmıştı.</p><p>Çin&amp;#39;de nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022&amp;#39;den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE&amp;#39;nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.</p><p>Söz konusu veriler, ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın Çin&amp;#39;deki uzun süredir devam eden deflasyonist eğilimi dengelediğini, özellikle de çatışmadan kaynaklanan aksaklıklar nedeniyle yerel yakıt ve ulaşım fiyatlarının yükseldiğini gösterdi.</p><p>Analistler, Çin&amp;#39;de enflasyonun talep temelli değil maliyet temelli olduğunu ve bunun da ülke ekonomisi üzerinde olumsuz etkilere sahip olabileceğini söyledi. Yüksek girdi maliyetlerinin işletmelerin kar marjlarını olumsuz etkileyebileceğini dile getiren analistler, bu durumun da Çin&amp;#39;in ekonomi yönetiminden daha fazla teşvik gelme olasılığını azaltabileceğini kaydetti.</p><p>ABD Hazine Bakanı Bessent&amp;#39;in bu haftaki Japonya ziyareti Asya piyasalarının odağında yer alıyor. Bessent&amp;#39;in Japonya ziyareti kapsamında Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, Maliye Bakanı Satsuki Katayama ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ile ayrı ayrı görüşmeler yapması bekleniyor. Nadir toprak elementleri ve enerji tedariki gibi ekonomik güvenlik konuları ile İran&amp;#39;daki savaşın ele alınmasının öngörüldüğü görüşmelerde, yenin dolara karşı devam eden zayıflığı ortamında döviz piyasalarındaki gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunulacağı tahmin ediliyor.</p><p>Yapay zeka ve teknoloji sektörüne ilişkin iyimserliklerin devam etmesiyle Güney Kore borsası pozitif seyrediyor. Trump ile Şi Cinping&amp;#39;in bu hafta bir araya geleceğinin doğrulanmasının etkisiyle Çin borsası da yükseldi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 4,8, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 yükseldi. Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,3, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 geriledi.</p><p>Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi 7.886,91 puanla rekor seviyeyi gördü.</p><p><strong>- Borsa haftayı rekorlarla tamamladı</strong></p><p>Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,15 yükselişle 15.062,65 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirirken gördüğü en yüksek seviye rekorunu 15.167,10 puana taşıdı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,17 yükselerek 17.955,00 puandan işlem gördü.</p><p>Dolar/TL, cuma gününü yüzde 0,1 artışla 44,8580&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 45,3790&amp;#39;dan işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksinde 15.100 ve 15.200 puanın direnç, 14.900 ve 14.800 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/62a09ffd-777f-4366-b68f-73b1b89c2c7e-vcvcvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasaları gelecek hafta hangi gelişmeler bekliyor? </title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalari-gelecek-hafta-hangi-gelismeler-bekliyor</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirecek anlaşma sağlanması yönündeki ilerlemelerle geçen hafta alış ağırlıklı seyir izlerken gözler, ABD Başkanı Donald Trump'ın beklenen Çin ziyareti ve ABD'de açıklanacak enflasyon verisine çevrildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalari-gelecek-hafta-hangi-gelismeler-bekliyor</guid><pubDate>2026-05-09T11:25:25+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu&amp;#39;da kalıcı barışın sağlanabileceğine dair iyimserlik, geçen hafta küresel piyasaları pozitif etkiledi.</p><p>Taraflar arasında barış ihtimalinin yükselmesiyle petrol fiyatlarında görülen geri çekilmeler, küresel piyasalardaki risk iştahını artırırken olası kalıcı barışın Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatlarını hızlandıracağı öngörüsü ve ABD&amp;#39;de güçlü gelen şirket bilançoları da piyasalardaki olumlu havayı destekledi.</p><p>Taraflardan gelen karışık açıklamalar ise devam eden ateşkes sürecine ilişkin kırılgan görünümün sürdüğünü ortaya koydu.</p><p>Öte yandan ticaret cephesinde ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa Birliği&amp;#39;ne (AB) ticaret anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi için 4 Temmuz&amp;#39;a kadar süre tanıdığını, aksi takdirde AB&amp;#39;ye yönelik gümrük vergilerinin daha yüksek seviyelere artırılacağını bildirdi.</p><p>Piyasalarda ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da yakından takip edildi. New York Fed Başkanı John Williams, yüksek enflasyon seviyeleri, iş gücü piyasasından gelen çelişkili sinyaller ve Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmanın yol açtığı artan belirsizliğin alışılmadık bir durumu ortaya koyduğunu söyledi.</p><p>Williams, &amp;quot;Para politikasının mevcut duruşu, tam istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerimize yönelik riskleri dengelemek için uygun bir konumda.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Makroekonomik veri tarafında ABD&amp;#39;de tarım dışı istihdam nisanda 115 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken işsizlik oranı değişmeyerek yüzde 4,3 oldu. Ülkede nisanda ADP özel sektör istihdamı 109 bin kişi arttı. Özel sektör istihdamı, bir önceki ay 62 bin kişi yükselmişti. Açıklanan veriler, ülkede istihdam piyasasının dirençli kaldığına işaret etti.</p><p>Analistler, ABD&amp;#39;de iş gücü piyasasında gözlenen ivmelenmenin ekonomik aktivitenin dayanıklılığını koruduğuna işaret ettiğini belirterek, bu görünümün Fed&amp;#39;in enflasyon ile resesyon arasında karşı karşıya kaldığı politika ikilemini hafifletebileceğini kaydetti.</p><p>ABD ile İran arasında kalıcı barışın sağlanabileceğine dair iyimserlikle Brent petrolün varil fiyatı geçen hafta yüzde 8,1 azalarak 98,9 dolara geriledi.</p><p>Fed&amp;#39;e ilişkin &amp;quot;şahin&amp;quot; beklentilerin azalması ve petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte enflasyonist baskıların hafifleyeceği tahminleriyle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yatay seyirle yüzde 4,36&amp;#39;dan tamamladı.</p><p>Gerilimlerin azalacağı beklentisiyle dolar endeksi de geçen hafta yüzde 0,3 azalışla 97,8 seviyesine geriledi.</p><p>Altının onsu ise dolardaki zayıflama ve tahvil faizlerindeki geri çekilmeyle haftayı yüzde 2,2 artışla 4 bin 715 dolardan tamamladı.</p><p>Gelecek hafta ABD&amp;#39;de açıklanacak enflasyon verisinin ve ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın beklenen Çin ziyaretinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması öngörülüyor.</p><p><strong>- New York borsasında rekorlar öne çıktı</strong></p><p>New York borsasında Orta Doğu&amp;#39;da barışın sağlanabileceğine yönelik iyimserlik ve şirketlerin açıkladığı güçlü bilançolarla geçen hafta pozitif seyir izlendi.</p><p>Çip şirketi Advanced Micro Devices (AMD), yayımladığı bilançosunda güçlü kar ve gelir bildirdi. Mevcut çeyreğe dair gelir tahminleri de beklentileri aşan AMD&amp;#39;nin hisseleri, haftalık bazda yüzde 18,9 değer kazandı.</p><p>Bu gelişmelerle haftalık bazda S&amp;amp;P 500 endeksi yüzde 2,33, Nasdaq endeksi yüzde 2,38 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,22 değer kazandı.</p><p>S&amp;amp;P 500 endeksi 7.401,50, Nasdaq endeksi 26.248,62 puanla rekor seviyeyi gördü.</p><p>Gelecek hafta pazartesi 2. el konut satışları, salı TÜFE, çarşamba ÜFE, perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve perakende satışlar, cuma sanayi üretimi, New York Fed sanayi endeksi ve kapasite kullanımı takip edilecek.</p><p><strong>- Avrupa borsaları karışık seyretti</strong></p><p>Avrupa borsalarında geçen hafta Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimlerle enerji maliyetlerinin yüksek seyrini koruması ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güç kazanmasıyla karışık seyir izlendi.</p><p>Bölgedeki gerilimlerin enerji kanalı üzerinden bölge ekonomilerini tehdit ettiği bu dönemde olası kalıcı barışın süregelen enflasyon ve büyüme risklerini törpülemesi öngörülüyor.</p><p>ABD Başkanı Trump&amp;#39;ın AB menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan tarifeleri yüzde 25&amp;#39;e çıkaracağını açıklaması da piyasalarda risk algısının devam etmesine neden oldu.</p><p>Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Trump ile yaptığı görüşmede Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimi ve AB-ABD ticaret anlaşmasının uygulanmasını değerlendirdiklerini belirterek, gümrük tarifelerinin azaltılması yönünde önemli ilerleme kaydedildiğini bildirdi.</p><p>Bu arada İngiltere&amp;#39;de yerel seçimlerin ilk sonuçları, aşırı sağcı Nigel Farage liderliğindeki Reform UK Partisinin önemli kazanımlar elde ettiğini ve iktidardaki İşçi Partisinin ciddi kayıplar yaşadığını ortaya koydu.</p><p>Bu durumun İngiltere Başbakanı Keir Starmer&amp;#39;ın liderliğini sorgulanır hale getirebileceği değerlendirilirken siyasi belirsizliklerle tahvil piyasasında satış baskısının artabileceği endişeleri öne çıkıyor.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi&amp;#39;nde mart ayı üretici enflasyonu aylık bazda yüzde 3,4 ile Ağustos 2022&amp;#39;den bu yana en hızlı yükselişe işaret ederken verinin alt kalemleri incelendiğinde enerji maliyetlerindeki yükseliş öne çıktı.</p><p>Almanya&amp;#39;da mart ayına ilişkin sanayi üretiminin aylık yüzde 0,7, yıllık da yüzde 2,8 azalarak beklentilerden kötü geldi. Avro Bölgesi&amp;#39;nde üretici enflasyonundaki hızlanma, ECB&amp;#39;ye yönelik &amp;quot;şahin&amp;quot; beklentileri pekiştirirken Almanya&amp;#39;da sanayi üretiminin beklentilerin aksine gerilemesi bölgede ekonomik aktivitenin ivme kaybedebileceğine yönelik endişeleri artırdı.</p><p>Bu gelişmelerle, haftalık bazda Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,19, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 2,2 değer kazanırken İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 1,26 değer kaybetti. Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi ise yatay seyretti.</p><p>Gelecek hafta salı günü Almanya&amp;#39;da enflasyon, çarşamba günü Avro Bölgesi&amp;#39;nde perşembe günü de İngiltere&amp;#39;de büyüme verileri takip edilecek.</p><p><strong>- Asya borsalarında Güney Kore ve Japonya rallisi görüldü</strong></p><p>Asya borsalarında Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimlerin azalabileceğine yönelik iyimserlikler ve güçlü gelen şirket bilançolarıyla bölgede teknoloji öncülüğünde sert yükselişlerin öne çıktığı ralli havası görüldü.</p><p>Geçen hafta bölgede ABD ile İran arasında anlaşma sağlanacağına yönelik beklentiler, risk iştahının yüksek seyretmesinde etkili oldu. Anlaşma ile Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan gemi geçişlerinin artacağı ve bunun da enerjide çoğunlukla ithalata bağımlı Asya ekonomileri için rahatlatıcı etken olacağı düşünülüyor.</p><p>Öte yandan Çin&amp;#39;in ekonomik ilişkilerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng&amp;#39;ın, ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın 14-15 Mayıs tarihlerinde Çin&amp;#39;e yapmayı planladığı ziyaret öncesinde ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile görüştüğü bildirildi.</p><p>Xinhua&amp;#39;nın haberine göre, video konferans yoluyla yapılan görüşmede, Başbakan Yardımcısı Hı, ABD&amp;#39;nin yakın zaman içinde ekonomi ve ticaret alanında Çin&amp;#39;e yönelik kısıtlayıcı tedbirlerine yönelik endişelerini dile getirdi.</p><p>Taraflar, Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping&amp;#39;in 30 Ekim&amp;#39;de Güney Kore&amp;#39;nin Busan şehrindeki zirve buluşmasında ve önceki konuşmalarında vardıkları mutabakatın uygulanması, tarafların ekonomi ve ticaret alanlarında kaygılarının daha fazla giderilmesi ve pragmatik işbirliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu.</p><p>Öte yandan Japonya Merkez Bankası (BoJ) 18-19 Mart&amp;#39;taki Para Politikası Kurulu toplantısının tutanaklarını yayımladı.</p><p>Tutanaklara göre, üyelerin çoğu, ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı enerji şokunun, uzaması ve enflasyon üzerinde ikinci tur etkiler yaratması endişelerine yol açması durumunda faiz oranlarını artırma ihtiyacı duyuyor.</p><p>Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 5,38, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 13,63, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 2,39 ve Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,65 değer kazandı.</p><p>Nikkei 225 endeksi 63.091,14 puan, Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi 7.531,88 puanla rekor seviyeyi gördü.</p><p>Gelecek hafta pazartesi Çin&amp;#39;de enflasyon, çarşamba Japonya&amp;#39;da dış ticaret dengesi, cuma Japonya&amp;#39;da ÜFE takip edilecek.</p><p><strong>- Borsa haftayı rekorlarla tamamladı</strong></p><p>Yurt içinde de geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,29 yükselişle 15.062,64 puana çıkarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirirken gördüğü en yüksek seviye rekorunu 15.167,10 puana taşıdı.</p><p>Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 45,3660&amp;#39;tan tamamladı.</p><p>AA Katılım Finans Zirvesi Özel Oturumu&amp;#39;nda konuşan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, &amp;quot;Temel önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamak. Savaş, dezenflasyon sürecini etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor.&amp;quot; dedi. Karahan, sıkı para politikasıyla, son dönemde enflasyonda gözlenen bozulmanın orta vadeli görünümü bozmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.</p><p>Gelecek hafta çarşamba ödemeler dengesi, perşembe Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıklayacağı yılın ikinci Enflasyon Raporu, cuma TCMB piyasa katılımcıları anketi takip edilecek.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e4812225-052e-47e0-b319-55be2c6caab8-bv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsada bu hafta en çok kazandıran ve kaybettiren 3 hisse hangileri oldu? (4-8 Mayıs)</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsada-bu-hafta-en-cok-kazandiran-ve-kaybettiren-3-hisse-hangileri-oldu-4-8-mayis</link><description><![CDATA[Bu hafta yatırım araçlarından borsa, altın ve döviz değer kazandı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsada-bu-hafta-en-cok-kazandiran-ve-kaybettiren-3-hisse-hangileri-oldu-4-8-mayis</guid><pubDate>2026-05-09T11:20:36+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 4,29 artışla 15.062,65 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.321,03 puanı, en yüksek 15.167,10 puanı gördü.</p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da aynı dönemde sanayi endeksi yüzde 5,78 artışla 19.259,05 puana, teknoloji endeksi yüzde 4,27 kazançla 51.691,80 puana, hizmetler endeksi yüzde 4,13 yükselişle 13.367,46 puana ve mali endeks yüzde 3,22 değer kazancıyla 20.424,11 puana çıktı.</p><p><strong>- Kiler Holding en çok prim yapan hisse</strong></p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 31,57 ile Kiler Holding ilk sırada yer aldı. Kiler Holding&amp;#39;i yüzde 29,45 ile Hektaş ve yüzde 24,12 ile Mia Teknoloji izledi.</p><p>En çok değer kaybeden hisseler ise yüzde 21,74 ile Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret AŞ, yüzde 8,50 ile Destek Finans Faktoring AŞ ve yüzde 7,13 ile Gen İlaç ve Sağlık Ürünleri Sanayi ve Ticaret oldu.</p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 953 milyar 960 milyon lirayla ASELSAN, 667 milyar 800 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ, 576 milyar 660 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p><p><strong>- Altın ve döviz yükseldi</strong></p><p>24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 3,19 artışla 6 bin 918 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3,17 yükselişle 46 bin 601 liraya çıktı.</p><p>Çeyrek altının satış fiyatı da yüzde 3,19 değer kazanarak 11 bin 588 lira oldu.</p><p>Doların satış fiyatı yüzde 0,40 artarak 45,3650 liraya yükselirken, avronun satış fiyatı yüzde 1,15 artışla 53,4640 liraya çıktı.</p><p>Geçen hafta 61,1110 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,20 artışla 61,8440 liraya yükseldi.</p><p>İsviçre frangı da yüzde 1,29 yükselişle 58,4050 liradan alıcı buldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/bb1edbdd-3bf2-4542-b18c-6c44f66a4fff-bv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Empa Elektronik ilk çeyrekte hasılatını yüzde 28,3 artırdı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/empa-elektronik-ilk-ceyrekte-hasilatini-yuzde-283-artirdi</link><description><![CDATA[Empa Elektronik, 2026 yılının ilk çeyreğinde hasılatı yüzde 28,3 artışla 1,07 milyar TL, brüt karı ise yüzde 29,6 artışla 210,4 milyon TL oldu. Bu dönemde FAVÖK’ü yüzde 29,8 artışla 139,2 milyon TL olarak gerçekleşen şirketin öz kaynakları 1,77 milyar TL’ye, aktif büyüklüğü ise 2,24 milyar TL’ye ulaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/empa-elektronik-ilk-ceyrekte-hasilatini-yuzde-283-artirdi</guid><pubDate>2026-05-09T10:43:19+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Empa Elektronik, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin faaliyet raporunu açıkladı. Yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,3 artışla 1,07 milyar TL net satış geliri elde eden şirketin brüt karı ise yüzde 29,6 artışla 210,4 milyon TL oldu.</p><p><strong>Öz kaynakları yüzde 51,3 arttı</strong></p><p>Yılın ilk çeyreğini 23,8 milyon TL vergi öncesi karla kapatan Empa Elektronik`in aynı dönemde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) yüzde 29,8 oranında artarak 139,2 milyon TL seviyesine ulaştı. Şirketin öz kaynakları 2025`in ilk çeyreğinde 1,72 milyar TL iken bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 51,3 artışla 1,77 milyar TL`ye ulaştı. İlk çeyrek sonunda aktif büyüklüğü ise 2,24 milyar TL olarak gerçekleşti.</p><p><strong>Sürdürülebilir büyüme hedefi</strong></p><p>Empa Elektronik CEO`su Murat Sarpel, sürdürülebilir büyüme hedefiyle oluşturdukları stratejik planların şirketin finansal performansına olumlu katkı sağladığını söyledi. Empa`nın satış gelirlerinin yüzde 28,3 oranında, brüt k&amp;acirc;rının yüzde 29,6 oranında, FAVÖK`ünun ise yüzde 29,8 oranında artığına dikkat çeken Sarpel, &amp;ldquo;Tüm bu sonuçlar, yeni yatırımlarımız ve iş birliklerimizle birlikte yeni pazarlara açılma ve dijitalleşme hamlelerimizin şirketimizin büyümesine önemli bir etki yaptığını gösteriyor. Ülkemiz ve bölgemizdeki konjektürel gelişmelerin etkileri de finansal sonuçlarımıza olumlu biçimde yansıdı&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Yeni çatı marka TIREMO&amp;reg; </strong></p><p>Yılın ilk çeyreğinde Empa Elektronik`in en önemli stratejik adımının TIREMO&amp;reg; ile başlattıkları yeni dönem olduğunu ifade eden Murat Sarpel, &amp;nbsp;&amp;ldquo;Yeni çatı markamız TIREMO&amp;reg; ile teknoloji ekosistemimizi yeniden tanımlıyoruz. Empa Elektronik Ar-Ge Merkezi bünyesinde geliştirilen tüm proje, ürün ve hizmetlerimiz, artık TIREMO&amp;reg; kimliği altında, küresel standartlarda bir teknoloji evi disipliniyle yönetilecek. Empa 2.0 vizyonumuzun omurgası olarak tanımlayabileceğimiz TIREMO&amp;reg;, aynı zamanda şirketimizin halka arz sonrası döneminin önemli mihenk taşlarından birini temsil ediyor&amp;rdquo; diye konuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/735cf751-83cc-419a-8384-ca181bc5a13b-em.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Netaş 2026’nın ilk çeyreğinde siparişlerini ve gelirlerini artırdı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/netas-2026nin-ilk-ceyreginde-siparislerini-ve-gelirlerini-artirdi</link><description><![CDATA[2026 yılının ilk çeyreğinde TL bazında siparişlerini yüzde 95, gelirlerini ise yüzde 62 artıran Netaş, siparişlerini 5,4 milyar TL, gelirlerini ise 3,4 milyar TL olarak gerçekleştirdi. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/netas-2026nin-ilk-ceyreginde-siparislerini-ve-gelirlerini-artirdi</guid><pubDate>2026-05-09T10:40:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Netaş, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Şirketin ABD doları bazında siparişleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62 artarak 123,9 milyon dolara, gelirleri ise yüzde 34 artarak 78,6 milyon dolara ulaştı.</p><p>Netaş`ın 2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarında telekom ve sistem entegrasyonu segmentleri öne çıktı. Telekom segmenti, toplam siparişlerin yüzde 54`ünü ve satış gelirlerinin yüzde 56`sını oluşturdu. Sistem Entegrasyonu segmentinin toplam siparişler içindeki payı yüzde 40, satış gelirleri içindeki payı ise yüzde 35 oldu. Şirket, dönem içinde faaliyet giderlerini ABD doları bazında yaklaşık yüzde 9 azalttı.</p><p>2026 yılının ilk çeyrek performansını değerlendiren Netaş CEO`su Sinan Dumlu, şunları söyledi: &amp;ldquo;2026`ya sipariş ve gelir tarafında güçlü bir başlangıç yaptık. ABD doları bazında Telekom segmentinde siparişler yüzde 132, satış gelirleri yüzde 77 artarken; Sistem Entegrasyonu segmentinde yine ABD doları bazında siparişlerde yüzde 21 artış kaydettik. Brüt k&amp;acirc;rdaki güçlü artış ve faaliyet giderlerindeki ABD doları cinsinden düşüş de FAVÖK açısından güçlü bir sonuç sergilememizi sağladı.</p><p>İlk çeyrekte telekom altyapısını destekleyen çözümler, kamu tarafındaki projeler ve kurumsal pazarlardaki sistem entegrasyonu çalışmaları sonuçlarımıza katkı sağladı. Güvenlik, bulut, veri depolama ve yapay zek&amp;acirc; alanlarında sunduğumuz çözümlerle müşterilerimizin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt vermeye devam ediyoruz. Verimlilik odağımızı koruyarak Türkiye`nin dijital dönüşümüne ve yakın coğrafyadaki teknoloji ekosistemlerine katkı sunmayı sürdüreceğiz.&amp;rdquo;</p><p>2026 yılının ilk çeyreğinde mobil cihaz tarafında da önemli adımlar atan Netaş, nubia Air 5G modelinin lansmanını gerçekleştirdi. Ocak ayında satışa sunulan model, tüm satış kanallarında kullanıcılarla buluştu. Şirket ayrıca Neo 3 5G modelini Türkiye`deki üç büyük operatör kanalında konumlandırarak satışa sundu.</p><p>Telekom altyapısını destekleyen çözümler tarafında modem, TV kutusu (Android set-top box), fiber altyapı (GPON) ve yerli sunucu satışları öne çıktı. Kamu projeleri tarafında ise bakım, onarım gibi saha hizmetleri kapsamındaki yeni sözleşmeler, şirketin ilk çeyrek sipariş performansına katkı sağlayan gelişmeler arasında yer aldı.</p><p>Kurumsal pazarlarda ise Netaş, yapay zek&amp;acirc; ve güvenlik odaklı iş birliklerini pekiştirerek yeni siparişler aldı. Şirket, müşterilerinin yapay zek&amp;acirc; uygulamalarını kendi altyapılarında güvenli ve kontrollü şekilde çalıştırabilmelerini destekleyen kurum veri merkezi temelli (on-prem) yapay zek&amp;acirc; çözümünü de bu dönemde öne çıkardı. Bu yaklaşım, özellikle veri güvenliği, regülasyon uyumu ve düşük gecikme ihtiyacı bulunan kurumlara yapay zek&amp;acirc; teknolojilerini kendi veri merkezlerinde kullanma esnekliği sunuyor. Netaş ayrıca veri depolama çözümleri alanında da yeni projeler kazandı. Ayrıca Netaş Ar-Ge`nin test hizmetlerindeki yetkinlikleriyle yeni projelere imza atıldı.</p><p>Netaş, yılın ilk çeyreğinde uluslararası pazarlarda yeni iş fırsatlarını değerlendirirken, bölgesel teknoloji ekosistemleriyle temaslarını güçlendirdi. Kazakistan`daki operatörlerle yeni anlaşmalar yapan şirket, Netaş Kazakistan ekibiyle Mobil Dünya Kongresi`ne (MWC) katılarak Türk şirketlerinin Kazakistan teknoloji ekosisteminde tanıtılmasına katkı sağlamaya devam etti.</p><p>Şirketin Mobil Dünya Kongresinde öne çıkardığı Wi-Fi 7 destekli modem, Sivas güneş enerjisi santrali, DWDM ve 1.6T hız testi alanlarındaki çalışmaları da Netaş`ın, altyapı ve yeni nesil bağlantı teknolojilerindeki yetkinliklerini görünür kılan gelişmeler arasında yer aldı.</p><p>Netaş, önümüzdeki dönemde yapay zek&amp;acirc;, telekom altyapısı, 5G destekli çözümler, bulut, siber güvenlik, veri depolama faaliyetlerini geliştirmeyi hedefliyor. Şirket, yerli üretim kabiliyetleri, iş ortaklıkları, Ar-Ge yetkinliği ve geniş hizmet portföyüyle Türkiye`nin dijitalleşme yolculuğunda rol almaya devam edecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/83253602-f714-4d64-a26e-0a013eeae498-ffff.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>IC Enterra 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/ic-enterra-2026-yili-ilk-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi</link><description><![CDATA[IC Enterra Yenilenebilir Enerji, yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre elektrik üretimini yüzde 41 artırdı. Etkin operasyonlarıyla gelirlerini de yükselten IC Enterra, ilk çeyrekte 927 milyon TL gelir elde etti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/ic-enterra-2026-yili-ilk-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi</guid><pubDate>2026-05-09T10:24:57+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>IC Holding`in enerji sektöründeki bilgi birikimi ve mühendislik gücüyle faaliyetlerini sürdüren IC Enterra Yenilenebilir Enerji, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. IC Enterra Yenilenebilir Enerji`nin elektrik üretimi, yılın ilk üç ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 364 GWh seviyesine yükseldi.</p><p>İlk çeyrekte FAVÖK 633 milyon TL, FAVÖK marjı da %68,3 olarak gerçekleşti.&amp;nbsp;</p><p>IC Enterra CEO`su Cem Aşık, ilk çeyrekteki güçlü üretim performansına vurgu yaparak, ilk çeyrekte toplam gelirlerin 927 milyon TL`ye ulaştığını ifade etti.</p><p>Aşık sözlerine şöyle devam etti: &amp;ldquo;Bu dönemde üretim hacmimiz geçen seneye göre kuvvetli bir şekilde arttı. Tüm santrallerimiz olumlu hidroloji koşullarına bağlı olarak bizim de beklentilerimizin üzerinde üretim performansı gösterdi. İlk çeyrekte şirketimizin faiz, amortisman ve vergi öncesi k&amp;acirc;rı (FAVÖK) 633 milyon TL`yi geçerken, FAVÖK marjı da %68,3 olarak gerçekleşti. Fiyatlarda gerçekleşen dönemsel düşüşe rağmen üretim optimizasyon kabiliyetimiz ve operasyonel verimliliği esas alan iş modelimiz sayesinde bu dönemde güçlü bir şekilde nakit yaratmaya devam ettik. Öte yandan sağlıklı borçluluk rasyolarımızı koruyarak bilançomuzu önümüzdeki dönemde başlayacak yatırım döngümüze hazırlıyoruz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4e6527c5-3244-44c7-b026-3aec74762ba3-bv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Koç Holding'den 1. çeyrek bilanço değerlendirmesi var</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/koc-holdingden-1-ceyrek-bilanco-degerlendirmesi-var</link><description><![CDATA[Koç Holding, 2026'nın ilk çeyreğinde konsolide bazda toplam 16,6 milyar dolar gelir elde ederken, yaklaşık 708 milyon dolar kombine yatırım gerçekleştirdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/koc-holdingden-1-ceyrek-bilanco-degerlendirmesi-var</guid><pubDate>2026-05-09T10:04:12+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamada Koç Holding, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.</p><p>Buna göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde konsolide bazda 16,6 milyar dolar gelir elde eden şirket, yaklaşık 708 milyon dolar kombine yatırım gerçekleştirerek, son 5 yıldaki kombine yatırımlarını 16,5 milyar dolara ulaştırdı.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Levent Çakıroğlu, Koç Topluluğu&amp;#39;nun 100. yılını yalnızca bir dönüm noktası olarak değil, Türkiye&amp;#39;ye ve Cumhuriyet değerlerine duyulan güçlü bağlılığın göstergesi olarak gördüklerini belirtti.</p><p>Çakıroğlu, ilk yüzyıllarında olduğu gibi 2. yüzyıllarında da Türkiye&amp;#39;ye duydukları güvenle güçlü yatırımlara devam ettiklerini vurguladı.</p><p>Milli gelire, istihdama, ihracata katkı sağlamayı, her koşulda kalıcı değer üretmeyi kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizen Çakıroğlu, &amp;quot;Belirsizliklerin arttığı bir dünyada sağlam bilançomuzu, kuvvetli likiditemizi, geniş tedarik zincirimizi ve yetkin insan kaynağımızı, daha stratejik ve güçlü adımlar atabilmenin zemini olarak görüyoruz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Çakıroğlu, portföylerini her zaman olduğu gibi uzun vadeli bakış açısıyla güncellediklerini ve yatırımlarının bulunduğu sektörlerde derinleşerek, bilgi birikimlerini ve deneyimlerini geleceğin rekabetçi alanlarına aktarmaya odaklandıklarını vurguladı.</p><p><strong>- Arçelik ve Ford Otosan`dan stratejik dönüşüm hamleleri</strong></p><p>Topluluk şirketlerinin faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Çakıroğlu, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Arçelik, Asya Pasifik bölgesinde faaliyet gösteren Arçelik Hitachi Home Appliances ortak girişimindeki paylarını, diğer pay sahibi olan Hitachi Global Life Solutions Inc.&amp;#39;ye devretmek üzere anlaştı. Arçelik bu adımla birlikte odak pazarları olan Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya bölgelerindeki faaliyetlerine yoğunlaşacak ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda ilerleyecek. Diğer yandan küresel otomotiv sektörünün geleneksel üretim anlayışından bütünsel mobilite ekosistemlerine doğru evrildiği dönemde Ford Otosan da satış süreçlerinin finansman faaliyetlerini daha etkin ve müşteri deneyimi odaklı yönetmeye yönelik stratejik bir adım attı. Ford Otosan, Ford ve Ford Trucks markalarının en büyük perakende finansman iş ortağı olan Koç Finansman AŞ&amp;#39;nin paylarının tamamını yasal onayların tamamlanmasının ardından devralacak.&amp;quot;</p><p><strong>- Enerji, finans ve sürdürülebilirlikte yeni adımlar</strong></p><p>Tedarik zincirlerinin çeşitlenmesine yönelik atılan adımlara da değinen Çakıroğlu, Tüpraş&amp;#39;ın dalgalı küresel enerji piyasasında Türkiye&amp;#39;nin akaryakıt tedarikini aksatmamak üzere var gücüyle çalıştığını ve ham petrol temin ettiği kaynakları çeşitlendirerek kapasite kullanım oranlarını yüksek seviyelerde tutmayı hedeflediğini aktardı.</p><p>Çakıroğlu, Aygaz&amp;#39;ın küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı arz güvenliğini ve küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla Hyundai Heavy Industries ile imzalanan sözleşmeler kapsamında bu yıl toplam üç gemi siparişi verdiği bilgisini verdi.</p><p>Bankacılık sektörüne ve Koç Topluluğunun uluslararası alanda yürüttüğü çalışmalara da değinen Çakıroğlu, şöyle devam etti:</p><p>&amp;quot;Yapı Kredi, finansal teknolojiler ve ödeme sistemleri alanındaki yatırımlarını büyütme kararı aldı. Bankanın yüzde 100 iştiraki Yapı Kredi Finansal Teknolojiler bünyesinde, 200 milyon lira sermaye ile ödeme hizmetleri şirketi kuruluyor. Ayrıca Yapı Kredi&amp;#39;nin, güvenli, şeffaf ve düzenlemelerle uyumlu bir kripto varlık ekosistemi oluşturma hedefiyle SPK`ya yaptığı kripto varlık platformu kuruluş başvurusu da onaylandı. Koç Holding S&amp;amp;P Dow Jones 2026 Sürdürülebilirlik Yıllığı&amp;#39;na dahil edilmeye hak kazanarak &amp;#39;Endüstriyel Holdingler&amp;#39; kategorisinde yıllıkta yer alan tek Türk şirket oldu. Topluluk şirketlerimiz arasında Arçelik, Ford Otosan ve Tüpraş da bu yıllıkta yer aldı. Yapı Kredi&amp;#39;nin uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği ilk mavi tahvil ihracı da 50 milyon dolar tutarında ve 5 yıl vadeli olarak tamamlandı.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e9e314b6-9298-4409-ac40-6d7495dac5c8-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Hitit 1. çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/hitit-1-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi</link><description><![CDATA[Hitit (HTTBT), 2026 yılının ilk çeyreğini yüzde 19 büyüme ve 11,4 milyon dolar ciro ile tamamladı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/hitit-1-ceyrek-finansal-sonuclarini-acikladi</guid><pubDate>2026-05-09T09:45:36+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Hitit (HTTBT), 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Kamuoyu Aydınlatma Platformu`na (KAP) yapılan açıklamaya göre şirket, satış gelirlerini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırarak 11,4 milyon dolara ulaştırdı. Aynı dönemde şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi k&amp;acirc;rı (FAVÖK) 4,1 milyon dolar, FAVÖK marjı ise yüzde 37 olarak gerçekleşti.</p><p>Satışlarının yüzde 77`sini döviz bazında gerçekleştiren Hitit`in gelirlerinin yüzde 59`u yurt dışı operasyonlardan elde edildi. Şirketin 31 Mart 2026 itibarıyla net nakit pozisyonu ise 4,9 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Altı kıtada, 47 ülkede 67 partner havayoluna hizmet veren Hitit, yılın ilk çeyreğinde mevcut partnerleri için yürüttüğü yedi kurulum projesini tamamladı. Dönem sonu itibarıyla ise mevcut ve yeni partnerler kapsamında toplam 15 aktif kurulum projesi devam etti. SaaS gelirlerinin temelini oluşturan yolcu sayıları da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18 artış gösterdi.</p><p><strong>&amp;ldquo;Operasyonel Verimlilik Dönemine Geçişimizi Güçlendiriyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç, şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda operasyonel ölçeklenmeyi güçlendirmeye devam ettiğini belirterek şunları söyledi: &amp;ldquo;2026`nın ilk çeyreğinde de güçlü operasyonel performansımızı sürdürdük. Altı kıtada, 47 ülkede hizmet verdiğimiz partner havayollarıyla birlikte büyümeye devam ediyoruz. Yolcu sayılarındaki artış, yalnızca yeni partner kazanımlarından değil, mevcut partnerlerimizin büyüyen operasyonlarından da kaynaklanıyor. Yüksek tekrarlayan gelir yapımız ve SaaS modelimizin ölçeklenebilir yapısı sayesinde sürdürülebilir büyümemizi koruyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>&amp;ldquo;Yapay Zeka Projelerimiz ile Verimliliği Arttırıyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Karaağaç, Hitit`in yeni nesil havayolu teknolojileri alanındaki çalışmalarına ilişkin ise şu bilgileri verdi: &amp;ldquo;Yapay zeka destekli yeni nesil çözümler ve modern havayolu perakendeciliği alanındaki yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hitit Oxygen çözümümüz bugün canlı kullanımda olan en kapsamlı havayolu perakendeciliği platformlarından biri konumunda. Ayrıca Hitit Ödeme Hizmetleri Platformu (HPO) tarafında canlı kullanım süreçleri başladı. Bunun yanında, havacılık sektörünün geleceğinde önemli rol oynayacağını düşündüğümüz yapay zeka entegrasyonları konusunda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.&amp;rdquo;</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/8519145c-ae4d-427f-a719-35d3c1a9bfee-25b6de6a-0f10-4398-9360-cd325667dc73" style="width: 497px; height: 331.333px;"></p><p><strong>&amp;ldquo;Güçlü Nakit Yapımız Yatırımlarımızı Desteklemeye Devam Ediyor&amp;rdquo;</strong></p><p>Hitit Mali İşler ve Satın Almadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sezer Tuğ Özmutlu ise şirketin finansal yapısı ve yatırımlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: &amp;ldquo;2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik odağımızı koruduk. Güçlü nakit üretim kapasitemiz ve disiplinli finansal yapımız sayesinde teknoloji ve ürün yatırımlarımızı sürdürmeye devam ettik. 31 Mart 2026 itibarıyla net nakit pozisyonumuz 4,9 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Güçlü likidite yapımız, stratejik yatırımlarımızı büyük ölçüde özkaynak kaynaklı finanse etmemize olanak sağlarken, aynı zamanda şirketimize önemli bir finansal esneklik kazandırıyor.&amp;rdquo;</p><p>Özmutlu sözlerine şöyle devam etti: &amp;ldquo;2026 yılının ilk çeyreğinde Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımız toplam 5,3 milyon dolar seviyesine ulaştı. Yapılan yatırımlar yalnızca yeni ürün ve teknolojilerin geliştirilmesini değil, aynı zamanda operasyonel verimliliğin, gelir kalitesinin ve ölçeklenebilir k&amp;acirc;rlılık yapımızın güçlenmesini de destekliyor. Özellikle yapay zeka, ödeme sistemleri ve modern havayolu perakendeciliği alanındaki yatırımlarımızın önümüzdeki dönemde hem operasyonel ölçeklenmeye hem de finansal performansımıza daha güçlü katkı sağlamasını bekliyoruz.</p><p>Tekrarlayan gelir ağırlıklı iş modelimiz, yüksek döviz bazlı gelir yapımız ve global operasyonlarımız sayesinde sürdürülebilir büyüme stratejimizi desteklemeye devam ediyoruz. 2026 yılı için açıkladığımız beklentilerimizi koruyoruz. Dolar bazında ciroda yüzde 25-30 aralığında büyüme, FAVÖK marjında yüzde 43-48 bandı, net kar marjında yüzde 25-30 aralığı ve tekrarlayan gelir oranında yüzde 90-95 seviyelerinde gerçekleşme öngörüyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>Sürdürülebilirlik ve Sosyal Etki Odaklı Çalışmalar Devam Ediyor</strong></p><p>Hitit, 2026 yılının ilk çeyreğinde sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalarını sürdürmeye devam etti. Şirket, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca teknoloji ve operasyon süreçlerine değil; eğitim, spor, sağlık ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarındaki projelerine de entegre etmeyi sürdürüyor.</p><p>Türkiye Masa Tenisi Federasyonu iş birliğiyle yürütülen &amp;ldquo;Uçan Raketler&amp;rdquo; sosyal sorumluluk projesi kapsamında Hatay`da yeni çalışmalar başlatılırken, eğitim alanındaki &amp;ldquo;Sıra Sende&amp;rdquo; projesinin ilk uygulama ili de Hatay olarak belirlendi. Ayrıca, GökyüzündeyİZ &amp;ndash; Havacılıkta Kadın Platformu kapsamındaki çalışmalar ve farklı alanlardaki sürdürülebilirlik projeleri de ilk çeyrekte devam etti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/6a854b18-cdde-4971-9aaa-a85ededba672-vccv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>L’Oréal Türkiye’den 40 yılda 40 milyar TL’lik ekonomik değer</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/loreal-turkiyeden-40-yilda-40-milyar-tllik-ekonomik-deger</link><description><![CDATA[L’Oréal, Türkiye’deki 40. yılını kutluyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/loreal-turkiyeden-40-yilda-40-milyar-tllik-ekonomik-deger</guid><pubDate>2026-05-08T04:56:05+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisine değer zincirinin tamamında 40 milyar TL`lik bir etki yaratan L`Or&amp;eacute;al Türkiye 22 markası ve bin kişilik ekibiyle bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte birine, yani 27 milyon tüketiciye ulaşıyor.</p><p><strong>İstihdamda &amp;quot;Çarpan&amp;quot; Etkisi</strong></p><p>L`Or&amp;eacute;al Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, şirketin sadece güzellik sektörünü değil, sosyal kalkınmayı da desteklediğini vurguluyor. Operasyonların doğrudan ve dolaylı olarak 10 binden fazla tam zamanlı istihdam sağladığını belirten Panayotova, çarpıcı bir veriyi paylaşıyor:</p><p data-path-to-node="6,0">&amp;quot;Global araştırmalara göre, L`Or&amp;eacute;al ekosisteminde yaratılan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdamın kapısını açıyor.&amp;quot;</p><p><strong>İstanbul: Dünyanın 7 İnovasyon Merkezinden Biri</strong></p><p>Şirket, yıllık 1 milyar Euro`yu bulan Ar-Ge yatırımı ve dünya genelindeki 4 binden fazla bilim insanıyla &amp;quot;geleceğin güzelliğini&amp;quot; tasarlıyor. Bu küresel ağ içerisinde İstanbul, dünya genelindeki yedi &amp;quot;Açık İnovasyon Merkezi&amp;quot;nden biri olarak konumlanarak Türkiye`nin teknoloji üretimindeki stratejik önemini perçinliyor.</p><p><strong>Dijital Güzellikte Rekor Başarı</strong></p><p>2014 yılında başlayan dijitalleşme yolculuğu, bugün 22 farklı dijital servis ile hız kesmeden devam ediyor. 2025 yılı verilerine göre:</p><ul data-path-to-node="11"><li><p>7 Milyon Oturum: Dijital servislerde ulaşılan toplam etkileşim sayısı.</p></li><li><p>6,3 Milyon Renk Tonu: Kullanıcıların sanal olarak deneyimlediği ton sayısı.</p></li><li><p>Avrupa Liderliği: Avrupa bölgesinde en yüksek &amp;quot;keşfedilebilirlik oranına&amp;quot; ulaşan ülke Türkiye oldu.</p></li></ul><p>Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden start-up&amp;#39;lara kadar dev bir ekosistemi yöneten L`Or&amp;eacute;al Türkiye, her yıl pazar büyümesinin 1.5-2 katı üzerinde büyüme hedefiyle Türkiye`nin kalkınma yolculuğuna eşlik etmeye devam ediyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/270c8700-9012-4463-9031-2f87c30ab82f-fd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD'de tarım dışı istihdam nisanda beklentileri aştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-tarim-disi-istihdam-nisanda-beklentileri-asti</link><description><![CDATA[ABD'de tarım dışı istihdam nisanda 115 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı değişmeyerek yüzde 4,3 oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-tarim-disi-istihdam-nisanda-beklentileri-asti</guid><pubDate>2026-05-08T04:44:57+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Çalışma Bakanlığı nisan ayına ilişkin istihdam raporunu açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkede tarım dışı sektörlerde istihdam nisanda 115 bin kişi arttı. Piyasa beklentilerini aşan tarım dışı istihdamın bu dönemde 65 bin kişi artması öngörülüyordu.</p><p>İstihdam, sağlık hizmetleri, ulaştırma ve depolama ile perakende ticaret sektörlerinde artarken, federal hükümette azalmaya devam etti.</p><p>Tarım dışı istihdama ilişkin şubat ayı verisinde aşağı yönlü revizyona gidilirken, mart verisi yukarı yönlü revize edildi. Tarım dışı istihdamda şubatta kaydedilen azalış 133 binden 156 bine, mart ayında istihdamda yaşanan artış 178 binden 185 bine çıkarıldı.</p><p><strong>- İşsizlik oranı değişmedi</strong></p><p>ABD&amp;#39;de işsizlik oranı nisanda değişmeyerek yüzde 4,3 oldu. İşsizlik oranı bu dönemde piyasa beklentilerine paralel seyretti.</p><p>Ülkedeki işsiz sayısı nisanda 134 bin artarak 7 milyon 373 bine çıkarken, iş gücüne katılma oranı yüzde 61,9&amp;#39;dan yüzde 61,8&amp;#39;e geriledi.</p><p>Haftalık ortalama çalışma saati nisanda 34,3 saate çıktı. ABD Merkez Bankasının (Fed) dikkatle izlediği ortalama saatlik kazanç aynı dönemde aylık bazda yüzde 0,2 ve yıllık bazda yüzde 3,6 artarak 37,41 dolara ulaştı.</p><p>Piyasa beklentisi ortalama saatlik kazancın aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 3,8 artması yönündeydi.</p><p>Ortalama saatlik kazanç martta aylık bazda yüzde 0,2 ve yıllık bazda yüzde 3,4 artmıştı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/baab264b-3e66-422c-a511-b909df14b9e0-vc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>DASAL ve NIGUS'tan SAHA EXPO 2026'da stratejik imza</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dasal-ve-nigustan-saha-expo-2026da-stratejik-imza</link><description><![CDATA[DASAL, SAHA EXPO 2026’da NIGUS ile kapsamlı bir tedarik ve teknoloji iş birliği anlaşmasına imza attı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dasal-ve-nigustan-saha-expo-2026da-stratejik-imza</guid><pubDate>2026-05-08T03:28:41+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Taktik sahada görev yapan çok rotorlu ve bulut altı insansız hava araçları alanında uzmanlaşan DASAL Havacılık Teknolojileri, SAHA EXPO 2026 kapsamında Nijerya merkezli NIGUS International Investment Limited ile &amp;quot;Çerçeve Tedarik, Yerel Montaj ve Şartlı Teknoloji İş Birliği Sözleşmesi&amp;quot; imzaladı. Bu anlaşma, onaylı resmi son kullanıcılara yönelik stratejik sistem tedarikinin yanı sıra, ECOWAS (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) bölgesinde kalıcı bir savunma iş birliği altyapısının temellerini atıyor.</p><p>Sözleşme kapsamındaki tedarik paketi; sahadaki operasyonel başarısı kanıtlanmış 100.000 adet DASAL MIKON Kamikaze İHA, 200 adet DASAL FALCON R556 ve 100 adet DASAL PUHU Kargo İHA sisteminden oluşuyor.</p><p>Anlaşma, salt platform ihracatının ötesine geçerek Nijerya&amp;#39;da yerel savunma sanayii yeteneklerinin inşasını da kapsıyor. NIGUS`un &amp;quot;stratejik platform koordinatörü&amp;quot; olarak görev alacağı süreçte kademeli olarak hayata geçirilecek yerel montaj, sistem entegrasyonu ve kapsamlı bakım onarım revizyon (MRO) altyapısı, Nijerya silahlı kuvvetlerinin kesintisiz döngüsel lojistik desteğe ve en üst düzey harbe hazırlık seviyesine ulaşmasını sağlayacak.</p><p><strong>&amp;quot;Bulut Altı Operasyonlarda Asimetrik Vurucu Güç&amp;quot;</strong></p><p>DASAL Genel Müdürü Kutay Çağıl Büyüköztürk, çerçeve sözleşmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: &amp;quot;NIGUS ile imzaladığımız bu sözleşme, bulut altı operasyonlarda rüştünü ispatlamış sistemlerimizin asimetrik harpteki maliyet etkin vurucu gücünün uluslararası tescilidir. Taktik sahada askerin operasyonel hızını artıran kamikaze ve kargo İHA&amp;#39;larımızı müttefik envanterlerine katarken, Afrika&amp;#39;da egemen bir savunma teknolojileri ve lojistik idame üssü inşa ediyoruz. Amacımız, disiplinli bir entegrasyon ve tavizsiz teknik destek stratejisiyle Nijerya silahlı kuvvetlerinin sahadaki kuvvet çarpanı etkisini en üst seviyeye taşımaktır.&amp;quot;</p><p>NIGUS International Investment Limited CEO`su ve İcra Kurulu Başkanı Prince Malik Ado-Ibrahim ise şu ifadeleri kullandı: &amp;quot;Ulusumuzun geleceğini güvence altına almak, vizyoner ortaklıklar ve teknolojik bağımsızlık gerektiriyor. DASAL ile kurduğumuz bu stratejik koordinasyon, Nijerya ve geniş ECOWAS bölgesinin modern savunma tedarikine yaklaşımında bir paradigma değişimidir. Geleneksel alımların ötesine geçerek; kademeli yerel montaj, MRO ve entegrasyon yeteneklerine odaklanıyor, böylece yüksek teknolojiye dayalı bir endüstriyel taban inşa ediyoruz. DASAL`ın çok rotorlu platformlarındaki mühendislik gücünü Nijerya topraklarına taşımak; bölgesel güvenliği ve uzun vadeli operasyonel esnekliği sağlamada atılmış stratejik bir adımdır.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/6725ed6a-a495-4f63-a5e1-974636edea85-FE.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Emirates Grubu, 2025-26 mali yılına ilişkin yıllık sonuçlarını açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/emirates-grubu-2025-26-mali-yilina-iliskin-yillik-sonuclarini-acikladi</link><description><![CDATA[Grup; operasyonel açıdan zorlu ve kesintilerin yaşandığı bir döneme rağmen gelir, nakit varlık ve kârlılıkta yeni rekor seviyelere ulaştı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/emirates-grubu-2025-26-mali-yilina-iliskin-yillik-sonuclarini-acikladi</guid><pubDate>2026-05-08T03:23:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Emirates Grubu bugün yayımladığı 2025-26 Yıllık Raporu ile mali yılın son ayında yaşanan önemli operasyonel zorluklara rağmen, tarihinin en yüksek k&amp;acirc;r, gelir ve nakit varlığı seviyelerine ulaştığını duyurdu. Emirates ise 2025-26 raporlama döneminde dünyanın en k&amp;acirc;rlı havayolu şirketi oldu.</p><p>31 Mart 2026 tarihinde sona eren mali yılda Emirates Grubu, geçen yıla göre %7 artışla 24,4 milyar AED (6,6 milyar ABD doları) ile vergi öncesi rekor k&amp;acirc;ra ulaştı. Grup ayrıca geçen yılın sonuçlarına göre %3 artışla 150,5 milyar AED (41 milyar ABD doları) ile rekor gelir elde etti. Nakit varlıklar da geçen yıla göre %12 artarak 59,6 milyar AED (16,2 milyar ABD doları) ile rekor seviyeye çıktı.</p><p>Dünyanın en k&amp;acirc;rlı havayolu şirketi konumunu koruyan Emirates ise geçen yıla göre %7 artışla 22,8 milyar AED (6,2 milyar ABD doları) ile vergi öncesi rekor k&amp;acirc;r elde etti. Havayolu aynı zamanda geçen yıla göre %2 artışla, 130,9 milyar AED (35,7 milyar ABD doları) ile gelirlerini rekor seviyeye ulaştırdı. Emirates`in nakit varlıkları da 31 Mart 2025`e kıyasla %10 artarak, 54,9 milyar AED (15 milyar ABD doları) ile tarihindeki en yüksek seviyede gerçekleşti.</p><p>Emirates Havayolu ve Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı Şeyh Ahmed bin Saeed Al Maktoum sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: &amp;ldquo;Finansal yılımızın son ayında yaşanan önemli zorluklara rağmen elde ettiğimiz bu olağanüstü sonuçlar; güvenlik, mükemmeliyet, inovasyon, insan kaynağı ve iş ortaklıkları üzerine kurulu Emirates Grubu iş modelinin gücünü ve dayanıklılığını bir kez daha ortaya koyuyor. 2025-26`nın ilk 11 ayında Grup genelinde son derece olumlu bir tablo hakimdi. Ürün ve hizmetlerimize yönelik güçlü talep gelirlerimizi artırırken; ürün, insan kaynağı, teknoloji ve marka yatırımlarımız sayesinde sağlıklı marjlar elde ettik. Her ay hedeflerimizin üzerine çıktık. 28 Şubat`ta Körfez bölgesinde, BAE dahil olmak üzere küresel ticari hava trafiğini ciddi şekilde etkileyen askeri gelişmeler yaşandı. Emirates ve dnata ekipleri hızla harekete geçerek çalışanlarımızı ve etkilenen müşterilerimizi destekledi, varlıklarımızı korudu ve iş sürekliliğini sağladı.</p><p>Uzun yıllardır yapılan altyapı yatırımları ve entegre havacılık ekosistemi sayesinde Dubai`de faaliyet gösteriyor olmamız büyük avantaj sağladı. Bu yapı, hükümetin ticari uçuşlar için güvenli hava koridorlarını hızla oluşturmasına imk&amp;acirc;n verdi. Emirates ve dnata o tarihten bu yana Dubai Uluslararası Havalimanı`ndaki (DXB) operasyonlarını kademeli olarak yeniden normal seviyelere taşıdı. Yolcu kapasitemiz h&amp;acirc;l&amp;acirc; kesinti öncesi dönemin altında olsa da kargo operasyonlarımız, BAE`ye ve BAE üzerinden temel ürün akışını desteklemek amacıyla hızla artırıldı.&amp;rdquo;</p><p>Şeyh Ahmed sözlerini şöyle sürdürdü: &amp;ldquo;Emirates Group geçmişte de krizleri ve kesintileri başarıyla yönetti. Her seferinde odağımızı müşterilerimize ve çalışanlarımıza yönelttik ve her seferinde daha güçlü geri döndük. Başarımızın en önemli unsurlarından biri çalışanlarımız. Dinamik operasyon ortamında çevik hareket etmemizi sağlayan ekiplerimize teşekkür ediyorum. Zorlu dönemlerde Emirates Grubu`nu farklı kılan özellikleri gerçekten ortaya koydular. Dubai`nin liderliğini üstlenen Şeyh Mohammed bin Rashid Al Maktoum`a ve oğulları Şeyh Hamdan ile Şeyh Maktoum`a, havacılığa verdikleri sarsılmaz destek için minnettarım. Emirates Grup olarak onların liderliğinde Dubai`nin stratejisine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. Ayrıca küresel havacılığı hareket halinde tutan tüm ekosistem ortaklarımıza teşekkür ediyorum. İş birlikleri ve dayanışmaları bizim için son derece değerli.&amp;rdquo;</p><p>Emirates Grup 2025-26 döneminde, büyüme planlarını desteklemek amacıyla yeni uçaklar, tesisler, ekipmanlar ve yeni nesil teknolojilere toplam 17,9 milyar AED (4,9 milyar ABD doları) yatırım yaptı. Emirates ve dnata`nın küresel operasyonlarını genişletmeye devam etmesiyle birlikte Grubun toplam çalışan sayısı %8 artarak 130 bin 919`a ulaştı. BAE vatandaşı çalışan sayısı da 4 binin üzerine çıkarak yerel yetenekleri çekme, geliştirme ve elde tutma programlarının başarısını ortaya koydu.</p><p>2026-27 görünümünü de değerlendiren Şeyh Ahmed şunları söyledi: &amp;ldquo;Şu anda ABD, İsrail ve İran arasındaki askeri faaliyetler ateşkes kapsamında durmuş durumda. Umudumuz, kısa süre içinde kalıcı çözüm sağlanması ve piyasalarda istikrarın yeniden tesis edilmesi. Ancak biz bu süreçte beklemede değiliz. Yakıt tarafında Emirates`in 2028-29`a kadar güçlü hedge koruması bulunuyor. Ayrıca mevcut operasyonlarımızı ve kesinti öncesi kapasite seviyelerine dönüş sürecimizi desteklemek için gerekli tedarik hacimlerini de güvence altına aldık. dnata ve Grup genelindeki iş yapımız, ölçeğimiz, portföy çeşitliliğimiz ve yıllardır yaptığımız yatırımlar kısa vadeli zorluklara karşı dayanıklılık ve çeviklik sağlıyor.</p><p>Emirates Grup, 2026-27 dönemine son derece güçlü nakit rezervleriyle giriyor. Bu durum, ani maliyet kesintilerine ihtiyaç duymadan işimizi güçlendirme planlarımızı sürdürmemize olanak tanıyor. Uçak teslimatlarımız ve retrofit programımız planlandığı şekilde devam ederken, yeni tesis ve ekipman yatırımlarımız da sürecek. Emirates ve dnata, sektör lideri ürün ve müşteri deneyimleri sunmaya, küresel ölçekte farklılaşmaya, en iyi yetenekleri çekmeye ve hizmet verdiğimiz topluluklara değer katmaya odaklanmayı sürdürecek. Temellerimiz güçlü. Emirates Grup`un başarısı kanıtlanmış iş modeli değişmedi. Dubai`nin küresel ticaret, iş ve seyahat akışlarının merkezindeki konumu da değişmedi. Dünyanın en iyisi olma ve dünyaya hizmet etme hedefimizi koruyoruz.&amp;rdquo;</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/a7622af6-cb69-4c65-a178-19ac364227a4-607fa4c7-6346-419f-8b4c-dd2f0e764eff" style="width: 484px; height: 322.667px;"></p><p><strong>Genişleyen operasyonlar ve yeni yatırımlar</strong></p><p>Emirates`in toplam yolcu ve kargo kapasitesi 2025-26 döneminde %1 artışla 60,6 milyar ATKM`ye (Mevcut Ton Kilometre) ulaştı. Şirket yıl boyunca Da Nang, Hangzhou, Siem Reap ve Shenzhen olmak üzere dört yeni destinasyon açarken; mevcut hatlarda da müşteri talebine bağlı olarak kapasite artırımı gerçekleştirdi. 31 Mart itibarıyla Emirates`in küresel ağı, 80 ülkede 152 şehre ulaştı. Emirates ayrıca 32 kod paylaşımlı ve 117 interline iş ortağıyla iş birliklerini genişleterek müşterilerine ağının ötesindeki 1.700`den fazla şehre kesintisiz erişim sağladı.</p><p>Emirates, bu yıl teslim aldığı 15 adet Airbus A350 ile yolcu filosunu büyüttü. Böylece Premium Economy Class ve yeni nesil uçak içi eğlence sistemi gibi yeni ürünlerini daha fazla müşteriye sunma imk&amp;acirc;nı elde etti. 31 Mart itibarıyla filodaki 19 adet A350, 21 farklı destinasyona hizmet veriyordu. Mali yıl sonunda toplam filo büyüklüğü 277 uçağa ulaştı. Filonun ortalama yaşı ise 10,8 olarak gerçekleşti.</p><p>2025 Dubai Airshow kapsamında Emirates, liste fiyatı üzerinden toplam 41,4 milyar ABD doları değerinde ek filo yatırımı açıkladı. Bu kapsamda 65 adet Boeing 777-9 ve 8 adet A350-900 siparişi verildi. 31 Mart itibarıyla Emirates`in sipariş defteri; 54 adet A350, 270 adet Boeing 777X, 35 adet Boeing 787 ve 8 adet 777F olmak üzere toplam 367 uçaktan oluşuyor. Teslimatların 2038 yılına kadar sürmesi planlanıyor.</p><p><strong>Güçlü performans ve finansal başarı</strong></p><p>Pazarlardaki güçlü talebe yönelik stratejik kapasite yönetimi sayesinde Emirates`in toplam geliri mali yılda %2 artışla 130,9 milyar AED`ye (35,7 milyar ABD doları) ulaştı. Şirketin önemli pazarlarındaki döviz hareketleri ise k&amp;acirc;rlılığa 332 milyon AED (90 milyon ABD doları) pozitif katkı sağladı. Emirates`in güçlü ticari performansı, 2025-26 döneminde 32 milyar AED (8,7 milyar ABD doları) operasyonel nakit akışı yarattı ve şirketin büyüme planlarını destekledi.</p><p>Emirates, 2025-26 döneminde %1 düşüşle 53,2 milyon yolcu taşıdı. Koltuk kapasitesi de %1 geriledi. Doluluk oranı %78,4 olarak gerçekleşirken geçen yıl bu oran %78,9 seviyesindeydi. Yolcu getirisi ise RPKM başına %4 artışla 38,1 fils`e (10,4 ABD centi) yükseldi.</p><p>Emirates müşteri deneyimine yönelik yatırımlarını sürdürdü. Kasım ayında Starlink ile yapılan anlaşma kapsamında Emirates filosunda yüksek hızlı Wi-Fi hizmeti sunulmaya başlandı. 31 Mart itibarıyla 21 uçakta Starlink sistemi aktif hale gelirken uygulamanın genişletilmesi devam ediyor. Emirates`in 5 milyar ABD doları değerindeki retrofit programı da hız kesmeden sürdü. Bugüne kadar yenilenmesi planlanan 215 uçağın 91`inde kabin modernizasyonu tamamlandı ve yeni nesil Premium Economy koltukları dahil olmak üzere güncel uçuş içi ürünler hizmete sunuldu. Yerde sunulan hizmetlerde ise Dubai Emirates Terminal 3`te First Class yolcuları ve Skywards Platinum üyelerine özel &amp;ldquo;Emirates First&amp;rdquo; check-in salonu açıldı. Tokyo Narita ve Kansai`de First ve Business Class yolcularına ücretsiz şoför hizmeti sunulurken; Clark hattında Economy Class yolcuları için ücretsiz otobüs hizmeti başlatıldı.</p><p>Emirates ayrıca farklı erişilebilirlik ihtiyaçlarına sahip yolcular için emirates.com üzerinde yeni bir &amp;ldquo;Erişilebilir ve Kapsayıcı Seyahat Merkezi&amp;rdquo; platformunu devreye aldı. Otizmli çocuklar ve ailelerinin seyahat kaygısını azaltmak amacıyla dünyanın birçok havalimanında &amp;ldquo;seyahat provası&amp;rdquo; etkinlikleri düzenlenirken; uçuşlarda duyusal destek ürünleri ve özel oyuncaklar sunuldu.</p><p>Bu yıl ayrıca Emirates; 12 bin kabin memuruna hizmet verecek milyarlarca dirhemlik Emirates Kabin Ekibi Kampüsü projesi için Dubai Investments Park ile arazi anlaşması imzaladı, yeni bir uçuş ekibi eğitim merkezi açtı ve 25 bin kişilik kabin ekibine dünya standartlarında eğitim sunacak &amp;nbsp;Emirates Mükemmel Misafirperverlik Merkezi`ni hayata geçirdi.</p><p>Emirates Skywards sadakat programı da 25. yılını yüksek görünürlüğe sahip kampanyalar ve yeni avantajlarla kutladı. Tüm flydubai uçuşlarında Classic Rewards kullanım imk&amp;acirc;nı, Emirates Premium Economy`de ödül ve upgrade seçenekleri ile Platinum statülü özel üyelik numaralarının hayır amaçlı açık artırmayla satışa sunulması yılın öne çıkan uygulamaları arasında yer aldı.</p><p>Emirates SkyCargo ise güçlü performansını sürdürerek dünya genelinde 2,4 milyon ton yük taşıdı ve geçen yıla göre %3 büyüme kaydetti. Yıl içinde teslim alınan 5 yeni Boeing 777 kargo uçağı sayesinde kargo kapasitesi %13 arttı. Emirates SkyCargo, 16,2 milyar AED (4,4 milyar ABD doları) gelir elde ederek Emirates`in toplam gelirine %12 katkı sağladı. FTKM (Yük Ton Kilometre) başına kargo getirisi ise özellikle e-ticaret tarafındaki gümrük tarifeleri ve piyasa baskıları nedeniyle %3 geriledi. SkyCargo`nun performansı; uzman lojistik çözümleri, Emirates`in küresel ağı, Dubai`nin güçlü intermodal lojistik altyapısı ile dijital teknoloji, altyapı ve ürün yatırımlarının başarısını yansıttı.Mart ayı sonunda Emirates SkyCargo`nun filosunda toplam 13 adet Boeing 777F bulunurken 8 yeni uçağın teslimatı bekleniyor.</p><p>Emirates Grup bünyesindeki iştiraklerden Emirates Flight Catering (EKFC) ile MMI/Emirates Leisure Retail (ELR) de 2025-26 dönemine güçlü katkı sağladı. EKFC, dış müşteri gelirlerini %12 artırarak 1,2 milyar AED`ye (329 milyon ABD doları) ulaştırdı. Şirket, Dubai`de 100`den fazla havayolu müşterisi için toplam 16,2 milyon öğün hazırladı ve Dubai Airshow ile Dubai Rugby Sevens gibi büyük ölçekli küresel etkinliklerin catering hizmetlerini üstlendi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/37c9ce4c-30b9-4c44-bbce-ff43c29bfa71-fa.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Nisan ayında en fazla hangi yatırım aracı kazandırdı?</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/nisan-ayinda-en-fazla-hangi-yatirim-araci-kazandirdi</link><description><![CDATA[Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde nisanda en yüksek aylık reel getiri, yüzde 3,04 ile BIST 100 endeksinde gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/nisan-ayinda-en-fazla-hangi-yatirim-araci-kazandirdi</guid><pubDate>2026-05-08T02:47:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin &amp;quot;finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları&amp;quot;nı açıkladı.</p><p>Buna göre, nisanda aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 4,05, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 3,04 BIST 100 endeksinde gerçekleşti</p><p>Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 0,08, avro yüzde 0,73, devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) yüzde 1,6, dolar yüzde 1,8 ve külçe altın yüzde 6,85 yatırımcısına kaybettirdi.</p><p>TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 1,05, avro yüzde 1,69, DİBS yüzde 2,55, dolar yüzde 2,75 ve külçe altın yüzde 7,76 yatırımcısına kayba yol açtı.</p><p>BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 2,16, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 1 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak hesaplandı. Aynı dönemde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 6,58, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,65 yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.</p><p>Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 15,58, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 11,71 yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.</p><p>Dolar ise Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,07, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,25 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak görüldü.</p><p><strong>- Yıllıkta en yüksek reel getiri külçe altında</strong></p><p>Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 32,18, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 28,41 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak öne çıktı.</p><p>Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından BIST 100 endeksi yüzde 15,84, DİBS yüzde 9,4 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 3,26 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken, avro yüzde 5,09 ve dolar yüzde 8,69 yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi yüzde 12,53, DİBS yüzde 6,28 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,31 yatırımcısına reel getiri sağlarken, avro yüzde 7,8 ve dolar yüzde 11,3 oranlarında yatırımcısının kayba uğramasına yol açtı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/b1241b77-1a43-472a-9dd1-c21c862dccee-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Sıfır Atık Festivali 4-7 Haziran’da Atatürk Havalimanı’nda</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/sifir-atik-festivali-4-7-haziranda-ataturk-havalimaninda</link><description><![CDATA[Sıfır Atık Vakfı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğiyle, “Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm” temasıyla 4 -7 Haziran 2026’da Atatürk Havalimanı’nda düzenlenecek Sıfır Atık Festivali, enerji verimliliği ile sıfır atık yaklaşımını ortak bir toplumsal dönüşüm vizyonunda buluşturacak.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/sifir-atik-festivali-4-7-haziranda-ataturk-havalimaninda</guid><pubDate>2026-05-08T02:28:48+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Hareketi`nin kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan`ın himayesi ve vizyonu doğrultusunda, COP31 sürecinde faaliyetlerini hızlandırarak sürdüren Sıfır Atık Vakfı, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yaşam odağında yeni bir buluşmaya hazırlanıyor.</p><p>İstanbul Valiliği ve Sıfır Atık Vakfı iş birliğinde, 1-7 Haziran İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamındaki &amp;ldquo;Sıfır Atık Festivali&amp;rdquo;, 4-7 Haziran 2026 tarihleri arasında Atatürk Havalimanı`nda gerçekleştirilecek.</p><p>Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde gerçekleştirilecek Sıfır Atık Festivali, çevre duyarlılığı ve enerji verimliliği ekseninde toplumun her kesimini İstanbul`da bir araya getirecek. 7`den 77`ye herkese hitap edecek festival; sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, yenilikçi çevre teknolojilerinin tanıtılması ve sıfır atık bilincinin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenecek etkinliklerle, COP31 sürecinde Türkiye`nin çevre ve iklim vizyonuna katkı sunan önemli bir buluşma noktası olacak.</p><p><strong>&amp;quot;Sıfır Atık Festivali, güçlü bir farkındalık hareketi&amp;quot;</strong></p><p>Emine Erdoğan, Sıfır Atık Festivali&amp;#39;ne ilişkin değerlendirmesinde, &amp;quot;Sıfır Atık Vakfımız ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız iş birliğinde, İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan Sıfır Atık Festivali, güçlü bir farkındalık hareketi. &amp;ldquo;Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm&amp;rdquo; temasıyla hayat bulan festival; geleneğin birikimini geleceğin ihtiyaçlarıyla harmanlayan, her yaştan insanı ortak bir sorumluluk etrafında buluşturan anlamlı bir adım. Daha yaşanabilir bir dünya için tüm vatandaşlarımızı, bu dönüşüm hareketinin bir parçası olmaya davet ediyorum. Festival; sıfır atık, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehircilik, iklim farkındalığı ve çevre teknolojileri başlıklarında kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler, gençler, çocuklar ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak&amp;quot; dedi.</p><p><strong>Sıfır Atık, bütüncül bir sürdürülebilirlik kültürü</strong></p><p>Festival; sıfır atık, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehircilik, iklim farkındalığı ve çevre teknolojileri başlıklarında kamu, özel sektör, akademi, yerel yönetimler, gençler, çocuklar ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluşturacak.</p><p>Festival kapsamında uygulamalı deneyim alanları, kültür-sanat etkinlikleri, çocuk atölyeleri, çevre teknolojileri sergileri, girişimcilik buluşmaları ve iyi uygulama örnekleriyle; sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir politika değil, aynı zamanda yaşamın tüm alanlarını kapsayan bütüncül bir sürdürülebilirlik kültürü olduğu vurgulanacak.</p><p><strong>Uluslararası bir farkındalık platformu&amp;nbsp;</strong></p><p>Sıfır Atık Festivali; çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam, teknoloji, sanat ve eğitimi bir araya getiren uluslararası bir farkındalık platformu olarak hayata geçiriliyor. Festival, sürdürülebilir yaşam pratiklerini günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlayan eğitici ve deneyim odaklı etkinliklerle ziyaretçilerine kapsamlı bir deneyim sunacak.</p><p>&amp;ldquo;Farkındalık&amp;rdquo;, &amp;ldquo;Hareket&amp;rdquo; ve &amp;ldquo;Gelecek&amp;rdquo; eksenlerinde kurgulanan festival kapsamında; interaktif ekolojik atölyeler, uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek paneller, çevre teknolojileri odaklı etkinlikler ve sürdürülebilir ürünlerin yer aldığı yeşil pazaryerleri katılımcılarla buluşacak.</p><p>Festival, yalnızca sıfır atık yaklaşımını anlatan değil, aynı zamanda uygulayan bir organizasyon modeliyle gerçekleştirilecek. Tek kullanımlık plastik kullanımına yer verilmeyecek etkinlik alanında; dijital biletleme sistemleri, güneş enerjisi destekli sahneler, kompost istasyonları ve depozitolu bardak uygulamalarıyla karbon ayak izinin en aza indirilmesi hedefleniyor.</p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğiyle, Sıfır Atık Vakfı`nın küresel sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan festival; israfın önlendiği, kaynakların verimli kullanıldığı ve döngüsel ekonominin yaygınlaştığı bir gelecek anlayışını toplumun tüm kesimleriyle buluşturmayı amaçlıyor.</p><p><strong> Katılımcılar sürdürülebilir yaşam kültürüyle buluşacak</strong></p><p>Festivalin günlük programı; farkındalık, deneyim, eğitim ve kültür-sanat odaklı çok yönlü etkinliklerden oluşacak şekilde planlandı. Her gün sabah saatlerinde gerçekleştirilecek kapı açılışı ve &amp;ldquo;Mataranı Kap Gel&amp;rdquo; konseptli karşılama etkinlikleriyle katılımcılar; yerel üreticiler tarafından hazırlanan ambalajsız ikramlarla sürdürülebilir yaşam kültürüyle buluşacak.</p><p>Program kapsamında düzenlenecek &amp;ldquo;Atıksız Bir Dünya Mümkün mü?&amp;rdquo; başlıklı büyük panellerde; çevre, enerji, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi alanlarında sektörün öncü isimleri bir araya gelerek geleceğin çevre politikalarını değerlendirecek.</p><p>Festivalin gastronomi bölümünde gerçekleştirilecek &amp;ldquo;Sıfır Atık Mutfağı&amp;rdquo; etkinliklerinde ise gıda israfının önlenmesine yönelik yaratıcı uygulamalar katılımcılarla paylaşılacak.</p><p>Öğleden sonra düzenlenecek paralel atölye seanslarında katılımcılar; kompost üretimi, ileri dönüşüm uygulamaları, doğal kozmetik üretimi ve sürdürülebilir yaşam pratikleri gibi başlıklarda interaktif deneyim alanlarına katılma imk&amp;acirc;nı bulacak.</p><p>Her günün finalinde gerçekleştirilecek gün batımı konserleri ise festivalin kültür ve sanat boyutunu öne çıkaracak. Geri dönüştürülmüş materyallerden üretilen enstrümanlarla sahne performansları gerçekleştirecek sanatçılar ve müzik gruplarıyla, sıfır atık yaklaşımının yalnızca çevresel değil aynı zamanda kültürel bir dönüşüm alanı olduğu vurgulanacak.</p><p>Festivalin resmi dijital platformu <a href="https://sifiratikfestivali.org/tr">https://sifiratikfestivali.org/tr</a> adresi üzerinden festival programına ulaşılabiliyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/66a946a8-0739-4383-9357-75a4463300e8-vcvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Sabiha Gökçen Havalimanı üst yönetiminde yeniden yapılanma dönemi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/sabiha-gokcen-havalimani-ust-yonetiminde-yeniden-yapilanma-donemi</link><description><![CDATA[İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, üst yönetim ve teknik liderlik yapısını güçlendirmek amacıyla yeni bir kurumsal yapılanma sürecine girdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/sabiha-gokcen-havalimani-ust-yonetiminde-yeniden-yapilanma-donemi</guid><pubDate>2026-05-08T02:04:35+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya ulaşan ISG, yeni büyüme fazında daha güçlü bir yönetişim ve teknik liderlik yapısı oluşturmayı hedefliyor.</p><p>Malezya Havalimanları Grubu (MAHB) bünyesinde faaliyet gösteren ISG&amp;#39;de bir yıldır sürekliliği ve operasyonel dayanıklılığı sağlama görevi üstlenen Yönetim Komitesi yapısı sona ererken, daha net tanımlanmış yönetim sorumlulukları, sadeleştirilmiş karar alma süreçleri ve güçlendirilmiş kurumsal uyumu esas alan yeni bir liderlik modeli hayata geçirildi. Bu kapsamda Yönetici Direktör (Executive Director) pozisyonu yeniden devreye alınırken, Teknik Hizmetler ve Projeler Genel Müdür Yardımcılığı (CTPO) pozisyonu oluşturuldu.</p><p>Yeni yapılanma kapsamında Hanita Ahmad, Yönetici Direktör ve ISG Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanırken, aynı zamanda Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı (CFO) görevini de sürdürmeye devam edecek.</p><p>Malezya Havalimanlarından görevlendirmeyle Haziran 2025&amp;#39;te ISG&amp;#39;ye katılan Ahmad, görevi süresince yönetişim entegrasyonunun güçlendirilmesi, hissedar uyumunun artırılması ve MAHB ile ISG arasındaki kurumsal koordinasyonun geliştirilmesinde önemli rol üstlendi. Finans dönüşüm, stratejik liderlik, yönetişim ve uluslararası iş ortaklığı alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Ahmad, yeni görevinde kurumsal performans yönetimi, paydaş ilişkileri, yönetişim etkinliği ve stratejik hedeflerin hayata geçirilmesine liderlik edecek.</p><p>Ahmad aynı zamanda, ISG ile MAHB arasındaki entegrasyon sürecinin daha da güçlendirilmesinde aktif rol üstlenmeye devam edecek.</p><p><strong>- CTPO pozisyonu ile teknik kapasite ve altyapı yönetimi güçleniyor</strong></p><p>ISG&amp;#39;nin büyüyen operasyonel yapısı ve uzun vadeli altyapı hedefleri doğrultusunda oluşturulan CTPO pozisyonuna Levent Çelik atandı. Söz konusu adımla mühendislik, teknik hizmetler, altyapı yönetimi, sermaye projeleri, iş sağlığı güvenliği ve kalite güvence süreçlerinin kurumsal düzeyde daha entegre şekilde yönetilmesi hedefleniyor.</p><p>Teknik operasyonlar, altyapı yönetimi, varlık yaşam döngüsü yönetimi, iş sağlığı güvenliği ve proje yürütme alanlarında deneyime sahip Çelik&amp;#39;in liderliğinde ISG&amp;#39;nin gelecekteki kapasite artışı, operasyonel dayanıklılığı ve stratejik altyapı hazırlıklarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yeni yapılanmanın, terminal genişletme çalışmaları ve büyük ölçekli altyapı projeleri başta olmak üzere ISG&amp;#39;nin gelecekteki büyüme fırsatlarına ivme kazandırması bekleniyor.</p><p>Son yıllarda Avrupa havacılık sektörünün önemli büyüme performanslarından birini sergileyen ISG, yeni yönetim yapılanmasıyla sürdürülebilir büyüme, operasyonel mükemmeliyet, teknik kapasite gelişimi ve kurumsal yönetişim alanlarındaki dönüşümünü daha ileri taşımayı planlıyor. &amp;quot;Şehrin Havalimanı&amp;quot; kimliğini küresel bağlantı merkezi vizyonuyla güçlendiren ISG, yeni liderlik yapısıyla İstanbul&amp;#39;un ve Türkiye&amp;#39;nin uluslararası hava ulaşımındaki stratejik konumuna katkı sağlamayı sürdürecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e340af44-f491-422d-8f4d-b62468f70d8e-vccv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası... Borsa, döviz ve altında son durum ne? (8 Mayıs 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-8-mayis-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,07 değer kaybederek 15.029,26 puana geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-8-mayis-2026</guid><pubDate>2026-05-08T01:36:10+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün 15.040,25 puandan kapanan BIST 100 endeksi, güne 7,07 puan ve yüzde 0,05 azalışla 15.033,18 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 10,99 puan ve yüzde 0,07 düşüşle 15.029,26 puana indi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.933,47 puanı, en yüksek 15.070,97 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında sanayi endeksi yüzde 0,14, teknoloji endeksi yüzde 0,12 ve hizmetler endeksi yüzde 0,04 değer kazanırken, mali endeks yüzde 0,40 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 37&amp;#39;si yükselirken 61&amp;#39;i düştü, 2 tanesi yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Sasa Polyester, Türk Hava Yolları, ASELSAN, Astor Enerji ve Akbank oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 720 dolar</strong></p><p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı&amp;#39;nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 37,19, bileşik getirisi yüzde 40,65 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1770, sterlin/dolar paritesi 1,3620 ve dolar/yen paritesi 156,7 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 45,3650 liradan, avro 53,4390 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,7 artışla 4 bin 720 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 2,2 azalışla 99,1 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f00d7738-a030-4fb6-a1aa-a178367e45cd-nh.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Arçelik’in Ankara fabrikası dünya bulaşık makinesi üretiminin yüzde 10’unu karşılıyor</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/arcelikin-ankara-fabrikasi-dunya-bulasik-makinesi-uretiminin-yuzde-10unu-karsiliyor</link><description><![CDATA[Arçelik CEO’su Can Dinçer, geçen yıl Türkiye ve Avrupa’da daralan beyaz eşya pazarında toparlanma sinyallerinin güçlendiğini söyledi. Beyaz eşyada yeni rekabet alanının artık “fiyat” değil enerji verimliliği, yapay zeka ve kullanıcı deneyimi olduğunu vurgulayan Dinçer, “Geçtiğimiz yıl kadar olumsuz bir kapanış beklemiyoruz” dedi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/arcelikin-ankara-fabrikasi-dunya-bulasik-makinesi-uretiminin-yuzde-10unu-karsiliyor</guid><pubDate>2026-05-08T12:29:28+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Arçelik CEO`su Can Dinçer, geçen yıl hem Türkiye`de hem Avrupa`da daralan beyaz eşya pazarında bu yıl daha dengeli bir tablo beklediklerini söyledi.&amp;nbsp;</p><p><strong>Nilüfer Gözütok Ünal / ngozutok@capital.com.tr</strong></p><p>Özellikle mart ayı itibarıyla toparlanma sinyallerinin güçlendiğini belirten Dinçer, &amp;ldquo;Geçtiğimiz yıl Türkiye`de yaklaşık yüzde 3, Avrupa`nın bazı bölgelerinde ise yüzde 10`a varan daralmalar görmüştük. Ancak şu an itibarıyla pazarın yeniden toparlanma eğiliminde olduğunu söyleyebiliriz. Bizim beklentimiz, bu yılın geçen yıla göre daha pozitif bir tablo sunması yönünde. Geçtiğimiz yıl kadar olumsuz bir kapanış beklemiyoruz&amp;rdquo; dedi.</p><p>Arçelik CEO`su Can Dinçer ve Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, yeni görevlerindeki ilk basın toplantısını Arçelik`in Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi`nde gerçekleştirdi. Toplantıda sektörün mevcut görünümü, tüketici davranışlarındaki değişim ve şirketin üretim tarafındaki yapay zek&amp;acirc; yatırımları paylaşıldı.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/a8cfcb96-4769-4b89-a269-0e460a3856aa-b0e99462-b74e-4362-8441-5a4ab5fe09d8" style="width: 300px;"><strong><br>&amp;ldquo;Tüketici davranışları değişti&amp;rdquo;</strong><br><br>Beyaz eşya sektörünün dönemsel dalgalanmalar yaşayabildiğini ancak yapısal olarak güçlü bir alan olmaya devam ettiğini söyleyen Dinçer, tüketici davranışlarının önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekti. &amp;ldquo;Artık tüketiciler yalnızca maliyete odaklanan ürünlerle yaşamak istemiyor. Elbette maliyet hala önemli ama tek kriter değil. İnsanlar yeni bir ürün alırken yalnızca fiyatına değil uzun vadede sağlayacağı enerji tasarrufuna da bakıyor. Eğer siz yeni bir teknoloji, enerji verimliliği ya da kullanım kolaylığı sunabiliyorsanız, tüketici her zaman buna karşılık veriyor ve ürünlere ilgi gösteriyor&amp;rdquo; ifadelerini kullandı.<br><strong><br>100 haneden 60`ında bulaşık makinesi var</strong><br><br>Türkiye`de bugün her 100 hanenin 60`ından fazlasında bulaşık makinesi bulunduğunu belirten Dinçer, bu kategorinin artık temel ihtiyaç alanlarından biri haline geldiğini söyledi. &amp;ldquo;Türkiye, bulaşık makinesi kategorisinde Almanya, Amerika ve Çin ile birlikte dünyanın ilk dört pazarı arasında yer alıyor. Zaman zaman ilk üçe de yükseliyor. Bu segmentte bizim pazar payımız da yaklaşık yüzde 50 seviyesinde&amp;rdquo; diyen Dinçer, enerji verimliliğinin sektör açısından artık kritik bir rekabet alanına dönüştüğünü vurguladı.</p><p>Türkiye`de hanelerdeki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 22 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Dinçer, &amp;ldquo;Bunun çok büyük bir kısmı beyaz eşya kullanımından kaynaklanıyor. İngiltere`de bu oran yüzde 32 seviyelerinde. Türkiye`deki yüzde 22`lik tüketimin yüzde 70`ten fazlası da beyaz eşya kaynaklı. Bu nedenle beyaz eşya sektörü sadece bir tüketim alanı değil, aynı zamanda ciddi bir mühendislik ve enerji verimliliği alanı&amp;rdquo; dedi.</p><p>Toplantının gerçekleştirildiği Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi ise Arçelik`in üretim tarafındaki dönüşümünün merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. 2024 yılında Dünya Ekonomik Forumu`nun ileri üretim teknolojileri kullanan fabrikaları dahil ettiği &amp;ldquo;Global Lighthouse Network&amp;rdquo; ağına kabul edilen tesis, bugün dünya bulaşık makinesi üretiminin yüzde 10`undan fazlasını tek başına gerçekleştiriyor.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/f56f43d8-fe00-4678-8417-088f405dcce7-ab924c83-0b07-4381-bc4b-81ce539b5943" style="width: 423px; height: 286.23px;"></p><p><strong>Üretimde otomasyon oranı yüzde 90`ın üzerinde</strong></p><p>Can Dinçer, fabrikanın ulaştığı üretim kapasitesine ilişkin şu bilgileri paylaştı: &amp;ldquo;Ankara Bulaşık Makinesi İşletmemiz bugün yıllık 4,62 milyon adetlik üretim kapasitesine sahip. Bu kapasiteyle 4,69 saniyede bir makine üretilebiliyor ve Avrupa`nın en büyük bulaşık makinesi işletmesi konumunda. Tesiste üretim yüzde 90`ın üzerinde otomasyon ile gerçekleştiriliyor. 171 robot aktif olarak üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Yaklaşık 109 bin metrekare alan üzerine kurulu tesisimiz, Batı Avrupa`dan Asya-Pasifik`e uzanan geniş bir coğrafyaya üretim yaparken, sadece geçtiğimiz yıl bu fabrikamızdan 54 ülkeye ihracat gerçekleştirdik.&amp;rdquo;</p><p>Dinçer, şirketin üretim tarafındaki rekabet avantajının artık yalnızca kapasiteyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, &amp;ldquo;Üretim ve servis sistemlerimize fiziksel ve dijital teknolojileri entegre ederek ileri veri analitiği, yapay zek&amp;acirc;, dijital ikiz ve otonom sistemlerden yararlanıyoruz. Akıllı fabrika uygulamalarımızla verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik performansını eş zamanlı olarak optimize ediyoruz&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Kapasite yüzde 86 arttı</strong></p><p>Şirketin dijital dönüşüm yatırımlarının somut sonuçlar verdiğini ifade eden Dinçer, üretim hattındaki entegrasyon sayesinde kapasitede yüzde 86 artış sağlandığını söyledi. &amp;ldquo;Verimlilik artışı sayesinde yüzde 26 oranında maliyet düşüşü elde ettik. Hata oranlarında yüzde 43`lük iyileşme sağladık. Aynı zamanda pazara ürün sunma hızımızı artırdık ve ilgili süreçlerde yüzde 46`ya varan iyileşmeler elde ettik&amp;rdquo; diye konuştu.</p><p>Sürdürülebilirlik tarafında da önemli kazanımlar elde edildiğini belirten Dinçer, &amp;ldquo;Tesisimizde kurulu 1,22 MWp gücündeki güneş enerjisi sistemiyle yıllık 1.500 MWh`nin üzerinde yeşil elektrik üretiyoruz. Bu yaklaşık 410 evin bir yıllık elektrik tüketimine denk geliyor. Sistemlerimizle yaklaşık 640 ton karbon salımını engelliyoruz. Bu rakam da yaklaşık 30 bin ağacın bir yılda tuttuğu karbon salımına eşdeğer&amp;rdquo; dedi.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable fr-dragging" src="https://i.capital.com.tr/capital/ab10cdf5-644b-4b13-b127-a77f2dbde5b5-938e2cb7-7136-40de-94dc-95f40fdc28aa" style="width: 464px; height: 309.333px;"></p><p><strong>Akıllı çözüm talebi artıyor</strong></p><p>Toplantının ürün tarafındaki odağında ise yapay zek&amp;acirc; destekli yeni Diamond serisi bulaşık makineleri yer aldı. Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, tüketici beklentilerinin artık köklü biçimde değiştiğini söyledi. &amp;ldquo;Tüketiciler artık fiyat ve yüksek performansın ötesinde, zaman kazandıran, hayatı kolaylaştıran, hijyen sağlayan, enerji ve su verimliliği sunan akıllı çözümler talep ediyorlar&amp;rdquo; diyen Kural, Arçelik`in 12 ülkede gerçekleştirdiği &amp;ldquo;Akıllı Yaşam Endeksi&amp;rdquo; araştırmasının da bu dönüşümü net biçimde ortaya koyduğunu belirtti.</p><p>Kural, &amp;ldquo;Türkiye`de her 10 kişiden 8`i daha akıllı ve enerji verimli cihazlar isterken tüketicilerin üçte ikisi hayatı sadeleştiren teknolojik çözümleri önceliklendiriyor. Yaptığımız araştırmalar net bir gerçeği ortaya koydu: Tüketicilerin büyük çoğunluğu günlük hayatta tek bir programı kullanıyor. Türkiye`de kullanıcılar bulaşık makinelerini Avrupa ortalamasının üzerinde bir sıklıkla, haftada ortalama yaklaşık 5 kez çalıştırıyor&amp;rdquo; dedi.</p><p>Bu içgörüler doğrultusunda ürün gamını yeniden şekillendirdiklerini ifade eden Kural, &amp;ldquo;Türkiye bulaşık makinesi pazarında teknolojik ilerlemenin göstergesi uzun yıllardır program sayısı üzerine kuruluydu. Biz ise tüm ürün gamımızı sadeleşme, kolaylık ve gerçek kullanıcı ihtiyaçları etrafında yeniden kurduk. Bu dönüşüm bulaşık makinelerinde devrim niteliğinde bir değişim. Artık program karmaşasını kaldırıyoruz. Yeni bulaşık makinesi serimiz ile tüketicileri düşündürmeyen bir teknoloji yaklaşımı izliyoruz&amp;rdquo; diye konuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/afd2318f-ac3b-4f5f-afda-1c7dbeaec0a2-bv.jpg" type="image/jpeg"/></item></channel></rss>