<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"><channel><atom:link href="https://www.capital.com.tr/rss/all" rel="self" type="application/rss+xml"/><title>Capital Online</title><lastBuildDate>2026-09-05T09:10:50+03:00</lastBuildDate><copyright>Copyright (c) 2026 Capital Online</copyright><ttl>5</ttl><image><title>Capital</title><url>https://i.capital.com.tr/capital/assets-web/capital.png</url><link>https://www.capital.com.tr/</link><width>144</width><height>60</height><description>Capital</description></image><description>Capital</description><link>https://www.capital.com.tr/</link><language>tr</language><item><title>İhracatçıların finansman maliyetini düşürmek için reeskont kredilerinde BSMV istisnası genişletildi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ihracatcilarin-finansman-maliyetini-dusurmek-icin-reeskont-kredilerinde-bsmv-istisnasi-genisletildi</link><description><![CDATA[İhracatçıların küresel piyasalardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla kısa vadeli kredilerin yanında uzun vadeli reeskont kredileri de Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi istisnası kapsamına alındı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ihracatcilarin-finansman-maliyetini-dusurmek-icin-reeskont-kredilerinde-bsmv-istisnasi-genisletildi</guid><pubDate>2026-09-05T12:01:30+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, ihracatçıların finansman maliyetinin düşürülmesi amacıyla, kısa vadeli reeskont kredilerinin yanında Türk Eximbank ve ticari bankalarca kullandırılan uzun vadeli reeskont kredileri için de Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) istisnası getirildiğini bildirdi.</p><p>İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı ve konuya ilişkin tebliğ, Resmi Gazete&amp;#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, söz konusu kararla, ticari bankalarca kullandırılan reeskont kredileri kapsamında, BSMV istisnasının uygulamaya alındığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, kısa vadeli reeskont kredilerinin yanında gerek Türk Eximbank gerekse de ticari bankalarca kullandırılan uzun vadeli reeskont kredileri için de BSMV istisnası getirildiği bildirildi.</p><p><strong>- &amp;quot;Reeskont kredileri kapsamındaki birçok iyileştirme devreye alınıyor&amp;quot;</strong></p><p>İhracatçıların küresel piyasalardaki rekabet gücünün, ihracatın finansmanı imkanlarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu doğrultuda ihracatın finansmanı imkanlarının iyileştirilmesine yönelik birçok tedbirin hayata geçirilmesine devam edildiği vurgulandı.</p><p>Açıklamada, ihracatçıların finansman imkanlarının artırılmasının yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı dış ticaret politikası hedeflerinin başında geldiği ifade edilerek, şunlar kaydedildi:</p><p>&amp;quot;Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından usul ve esasları belirlenen ve kaynak sağlanan Reeskont Kredi Programı ise ihracatın finansmanı anlamında en önemli politika araçlarından biri konumundadır. TCMB ile Ticaret Bakanlığımız arasında oluşturulan çalışma grupları vasıtasıyla ihracatçılarımızın reeskont kredileri kapsamındaki talepleri değerlendirilmekte ve birçok iyileştirme aşamalı olarak devreye alınmaktadır.&amp;quot;</p><p>Bu doğrultuda, son dönemde yapılan değişiklikle reeskont kredilerinin finansman maliyetinin yüzde 23,95&amp;#39;e düşürüldüğü anımsatılan açıklamada, daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitinin 5 milyar liraya çıkarıldığı, firma başına günlük limitin de 60 milyon liraya yükseltildiği belirtildi.</p><p>Açıklamada ayrıca yabancı para cinsi ihracat reeskont kredisi limitinin 5 milyon dolar olduğunun, toplam program bütçesinin 1 milyar dolar olarak oluşturulduğunun altı çizilerek, reeskont kredilerinde döviz almama zorunluluğunun kaldırıldığı, yine reeskont kredilerinde net ihracatçı uygulaması yerine &amp;quot;ihracatçı skoru&amp;quot; uygulamasına geçildiği ve ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılarak ihracatçıların finansmana ulaşma imkanlarının iyileştirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.</p><p><strong>- &amp;quot;İhracatçılarımızın finansman maliyetlerini aşağı çekiyoruz&amp;quot;</strong></p><p>Yeni düzenlemeyle ticari bankalarca kullandırılan TCMB kaynaklı reeskont kredilerinde BSMV istisnası sağlandığına dikkat çekilerek, şu ifadeler kullanıldı:</p><p>&amp;quot;Kısa vadeli kredilerin yanında uzun vadeli reeskont kredileri de istisna kapsamına alınarak önemli bir iyileştirme, ihracatçılarımızın kullanımına sunulmuştur. Böylece, bir taraftan reeskont kredilerinin hacmini artırarak daha fazla ihracatçımızın finansmana ulaşımını sağlarken diğer taraftan maliyetlerin düşürülmesi ve vergi yükünün azaltılması yoluyla ihracatçılarımızın finansman maliyetlerini aşağı çekmiş bulunuyoruz. İhracatçılarımızın rekabetçiliklerinin artırılması noktasında finansman imkanlarının geliştirilerek uygun koşullarda finansmana ulaşmalarını sağlamak öncelikli çalışma alanlarının başında gelmektedir. Finansmana ulaşım konusu tüm yönleriyle hassasiyetle takip ediliyor, bu kapsamdaki talepler ilk elden alınıyor, taleplere ilişkin hızlı ve etkili çözümler üretilmesi, yeni mekanizmaların geliştirilmesi için yoğun gayretlerimiz kesintisiz devam ediyor.&amp;quot;</p><p><strong>- &amp;quot;Karar, ihracatçılarımızın finansman imkanlarını güçlendiriyor&amp;quot;</strong></p><p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat da NSosyal hesabından konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, ihracatçıların küresel rekabet gücünü daha da artıracak, finansman maliyetlerini aşağı çekecek önemli bir imkanın hayata geçirildiğini belirtti.</p><p>Bu doğrultuda, kısa ve uzun vadeli reeskont kredilerinin tamamının istisna kapsamına alındığına işaret eden Bolat, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Böylece ihracatçılarımızın üzerindeki vergi yükünü azaltıyor, finansmana ulaşımlarını kolaylaştırıyor ve daha uygun maliyetlerle finansmana ulaşmalarına katkı sağlıyoruz. İhracatçılarımızın finansman imkanlarını güçlendiren bu önemli karar dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan&amp;#39;a şükranlarımı sunuyorum. Yüce Allah&amp;#39;ın izniyle, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, üreten, istihdam sağlayan ve ülkemize döviz kazandıran ihracatçılarımızın yanında olmaya, ihracatımızı daha güçlü finansman imkanlarıyla desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a0dd712c-d137-46e8-bb9d-9796969f3fa0-fr.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar gelecek hafta ABD'de açıklanacak enflasyon ve ECB'nin faiz kararına odaklandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-gelecek-hafta-abdde-aciklanacak-enflasyon-ve-ecbnin-faiz-kararina-odaklandi</link><description><![CDATA[ABD'de gelecek hafta açıklanacak enflasyon verisinin piyasa fiyatlamaları üzerinde belirleyici olması bekleniyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-gelecek-hafta-abdde-aciklanacak-enflasyon-ve-ecbnin-faiz-kararina-odaklandi</guid><pubDate>2026-09-05T11:43:41+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda, bu hafta ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve artan tahvil faizlerinin etkileriyle karışık bir seyir izlenirken, gözler gelecek hafta ABD&amp;#39;de açıklanacak enflasyon verisi ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararına çevrildi.</p><p>ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik yenilenen saldırılarının petrol fiyatlarını yükseltmesi ve tahvil piyasasındaki satış baskısı küresel piyasalarda dalgalı bir seyre neden oldu.</p><p>Bu hafta ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,82 ile Kasım 2023&amp;#39;ten bu yana, ABD&amp;#39;nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,42 ile Ocak 2025&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.</p><p>Haftayı ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi, 6 baz puan artışla yüzde 4,79&amp;#39;dan tamamladı.</p><p>ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları ise küresel piyasalarda risk algısının sınırlı da olsa azalmasını sağlayan unsurlar arasında yer aldı.</p><p>New York Fed Başkanı John Williams, gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması sayesinde ABD&amp;#39;de enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini belirtti.</p><p>Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller da ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğini söyledi.</p><p>Bu gelişmelere karşın ABD&amp;#39;de açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine yönelik beklentilerin tekrar artmasına ve haftanın son işlem gününde borsaların düşmesine neden oldu.</p><p>ABD&amp;#39;de tarım dışı istihdam ağustosta 162 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 4,1 seviyesinde kaldı.</p><p>Tarım dışı istihdama ilişkin haziran ve temmuz verilerinde ise yukarı yönlü revizyona gidildi. Böylece haziran ve temmuza ilişkin toplam istihdam, daha önce açıklanandan 55 bin kişi daha yüksek gerçekleşti.</p><p>Öte yandan sosyal medya hesabından paylaşım yapan ABD Başkanı Donald Trump, istihdam verilerinin kendisininki hariç tüm tahminleri üçe katladığını vurgulayarak, faizlerin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Orta Doğu kaynaklı devam eden jeopolitik risklerin etkisiyle kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı bu hafta yüzde 6,4 artışla 96,4 dolara çıktı.</p><p>Fed&amp;#39;in faiz artırımlarına ilişkin beklentilerle altının ons fiyatı haftayı yüzde 0,6 azalışla 4 bin 430 dolardan tamamladı.</p><p>ABD&amp;#39;nin mali durumuna ilişkin endişelerin devam etmesiyle dolar endeksi yüzde 0,5 düşüşle 99,2&amp;#39;ye indi.</p><p>ABD&amp;#39;de gelecek hafta açıklanacak enflasyon verisinin piyasa fiyatlamaları üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p><p>- New York borsası karışık seyretti</p><p>New York borsası, Fed&amp;#39;in bu ay faiz artışına gidebileceğine yönelik beklentilerle karışık seyretti.</p><p>Haftalık bazda New York borsasında S&amp;amp;P 500 yüzde 0,09, Nasdaq endeksi yüzde 0,40 değer kazanırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,27 değer kaybetti.</p><p>Gelecek hafta perşembe Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), cuma Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi açıklanacak.</p><p>- Avrupa borsaları İngiltere hariç negatif seyretti</p><p>Avrupa borsaları, jeopolitik risklerden kaynaklanan enflasyonist endişeler ve tahvil getirilerindeki yükselişlerin etkisiyle satış ağırlıklı seyretti.</p><p>Avro Bölgesi&amp;#39;nde temmuz ayına ilişkin ÜFE aylık yüzde 1,6, yıllık yüzde 5,8 artarak beklentileri aşarken, haziran ayına göre hızlandı.</p><p>Bölgede, TÜFE de yıllık bazda enerji fiyatlarındaki hızlı artışın etkisiyle ağustosta yüzde 3,3&amp;#39;e çıkarak yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesini gördü.</p><p>Tahvil faizlerindeki sert yükselişler ve Orta Doğu&amp;#39;daki askeri çatışmaların tırmanması da Avrupa piyasalarında risk iştahını törpüledi.</p><p>Almanya&amp;#39;nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,39&amp;#39;a çıkarak 2011&amp;#39;den bu yana, İngiltere&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,29 ile 2007&amp;#39;den bu yana, Fransa&amp;#39;nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,21 ile 2024 yılından bu yana en yüksek seviyelerini gördü.</p><p>Öte yandan ECB&amp;#39;nin faiz kararı gelecek hafta piyasaların odağında yer alacak. ECB&amp;#39;nin faiz kararı toplantısında politika faizlerinde artırıma gitmesi bekleniyor. ECB açısından temel risk enerji fiyatları olarak öne çıkıyor. Orta Doğu`daki çatışmaların etkisiyle petrol fiyatları yeniden 100 dolara yaklaşırken, Avrupa&amp;#39;da doğal gaz fiyatları 2023`ten bu yana görülmeyen seviyelere yükseldi.</p><p>ECB İcra Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, faiz oranlarının daha yüksek seviyelerde olması gerektiğini söyledi.</p><p>Bu arada Almanya Başbakanı Friedrich Merz&amp;#39;in ECB&amp;#39;nin faiz kararı toplantısı öncesinde banka yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor.</p><p>Söz konusu gelişmelerle bu hafta İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,06 değer kazanırken, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 1,46 ve İtalya&amp;#39;da MIB 30 endeksi yüzde 0,98 ve Almanya&amp;#39;da DAX endeksi yüzde 1,97 değer kaybetti.</p><p>Gelecek hafta pazartesi Avro Bölgesi&amp;#39;nde büyüme, perşembe Almanya&amp;#39;da enflasyon, ECB&amp;#39;nin faiz kararı, cuma İngiltere&amp;#39;de sanayi üretimi takip edilecek.</p><p>- Asya borsaları Hong Kong hariç geriledi</p><p>Asya tarafında da artan enerji maliyetleri ve yüksek seyreden tahvil faizleri piyasaları baskıladı.</p><p>Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, BoJ`un faiz artırımlarını değerlendirmeye devam edeceğini, ekonomik ve fiyat gelişmelerinin beklentilerle tutarlı olup olmadığını inceleyeceğini açıkladı.</p><p>Bu gelişmelerle, Japonya&amp;#39;nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 2,31 ile 1994&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,017 ile 1995&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.</p><p>Haftalık bazda Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 1,5, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,09, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,27 değer kaybederken, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,26 değer kazandı.</p><p>Gelecek hafta salı Japonya&amp;#39;da büyüme ve dış ticaret dengesi, çarşamba Çin&amp;#39;de enflasyon, cuma Japonya&amp;#39;da sanayi üretimi takip edilecek.</p><p>- Yurt içinde TCMB&amp;#39;nin faiz kararı ve ödemeler dengesi takip edilecek</p><p>Yurt içinde ise bu hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,30 düşüşle 14.012,42 puandan kapandı.</p><p>Dolar/TL de haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,40 üzerinde 48,4320&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Gelecek hafta pazartesi hazine nakit dengesi, perşembe Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı ve sanayi üretimi, cuma ödemeler dengesi ve piyasa katılımcıları anketi takip edilecek.</p><p>AA Finans&amp;#39;ın beklenti anketine katılan ekonomistler, eylül ayında TCMB&amp;#39;nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.</p><p>Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/cc3fc30f-c374-4b58-b665-64b688448b38-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>El Nino enerji piyasalarında talep ve üretim dengesini etkiliyor</title><link>https://www.capital.com.tr/sektorler/enerji/el-nino-enerji-piyasalarinda-talep-ve-uretim-dengesini-etkiliyor</link><description><![CDATA[Güçlenen El Nino iklim olayının neden olduğu sıcak ve kuru hava koşulları küresel elektrik talebini yükseltirken, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın hava koşullarından kaynaklanan üretim kayıplarını dengelemede önemli rol oynayabileceği öngörülüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sektorler/enerji/el-nino-enerji-piyasalarinda-talep-ve-uretim-dengesini-etkiliyor</guid><pubDate>2026-09-05T11:16:31+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, bu yıl sonuna kadar ve 2027 başında &amp;quot;çok güçlü&amp;quot; bir El Nino görülme olasılığının yüzde 90&amp;#39;ın üzerinde olduğunu kaydediyor.</p><p>El Nino&amp;#39;nun sıcaklık, yağış ve rüzgar düzenlerinde oluşturduğu değişiklikler enerji piyasalarında talep, üretim ve ticaret dengelerini farklı şekillerde etkileyebiliyor. Sıcaklıkların yükselmesiyle klima ve diğer soğutma sistemlerinin daha fazla kullanılması, elektrik tüketimini artırarak El Nino&amp;#39;nun enerji sistemleri üzerindeki doğrudan etkilerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre küresel elektrik talebi, bu yıl geçen yıla göre yüzde 3,6, 2027&amp;#39;de ise yüzde 3,8 büyüyecek. IEA, beklenenden daha güçlü El Nino&amp;#39;nun bazı bölgelerde soğutma ihtiyacını artırarak elektrik tüketimini mevcut tahminlerin üzerine taşıyabileceğine işaret ediyor.</p><p>IEA&amp;#39;ya göre, dünyada binaların soğutulması için kullanılan elektrik miktarı 2015&amp;#39;ten bu yana yüzde 50 artarak yaklaşık 2 bin 900 teravatsaate ulaştı. Bu büyüklük, yüksek sıcaklıkların soğutma talebi üzerinden elektrik sistemlerine oluşturabileceği ilave yüke dikkati çekiyor.</p><p><strong>- El Nino güneş üretimini artırabilir</strong></p><p>Rüzgar ve güneş enerjisi üretimi, El Nino&amp;#39;nun atmosferik basınç, bulutluluk ve rüzgar düzenleri üzerindeki etkilerinin bölgelere göre değişmesiyle farklı düzeyde etkileniyor.</p><p>Enerji ve emtia piyasaları veri ve analiz şirketi ICIS&amp;#39;in projeksiyonuna göre, El Nino kaynaklı sıcaklık artışının bazı bölgelerde güneş enerjisi üretimini artırabileceği öngörülüyor. Avrupa&amp;#39;da güneş enerjisi üretiminin bu yılın üçüncü çeyreğinde normal hava koşullarına kıyasla yüzde 1,1 ila yüzde 2,1 artması bekleniyor.</p><p>Başka bölgelerde ise El Nino&amp;#39;nun güneş radyasyonunu azaltarak verimliliği düşürebileceği tahmin ediliyor. Güçlü El Nino koşullarının atmosferik dolaşımı değiştirerek bazı bölgelerde ise rüzgar hızlarını ve buna bağlı olarak rüzgar enerjisi üretimini azaltabileceği öngörülüyor. ICIS, Avrupa&amp;#39;da rüzgar üretiminde 2027&amp;#39;nin ilk çeyreğinde normal dönemlere göre yüzde 9,8 düşüş olabileceğini hesaplıyor.</p><p>Kuraklık sebebiyle yağış miktarı, nehir akımları ve rezervuar seviyelerindeki değişimler hidroelektrik üretimini olumsuz yönde etkiliyor. Sıcak ve kuru koşulların güçlenmesi halinde hidroelektrik üretiminin gerileyebileceği belirtiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı, güçlü El Nino koşullarının gelecek dönemde Latin Amerika ve Güneydoğu Asya&amp;#39;nın bazı bölgelerinde hidroelektrik üretimini baskılayabileceğine işaret ediyor.</p><p>El Nino&amp;#39;nun elektrik talebi ve üretim üzerindeki etkileri doğal gaz ve LNG piyasalarına da yansıyabiliyor. Hidroelektrik üretiminin gerilemesi halinde elektrik talebinin karşılanması için doğal gaz ve kömür santrallerinin daha fazla devreye alınması gerekebileceği, bunun da fosil yakıtlara talebi artırabileceği değerlendiriliyor.</p><p>ICIS&amp;#39;e göre, El Nino kaynaklı sıcak yaz koşullarının üçüncü çeyrekte Asya&amp;#39;nın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) talebini yaklaşık 1,6 milyon ton artırabileceği hesaplanıyor. Bu miktar, aynı dönemde Asya LNG talebinde yaklaşık yüzde 2,5&amp;#39;lik ilave talebe karşılık geliyor.</p><p><strong>- El Nino&amp;#39;nun etkileri enerji ticaretine uzanıyor</strong></p><p>El Nino&amp;#39;nun enerji piyasalarındaki etkilerinin bir diğer boyutu küresel enerji taşımacılığında görülüyor.</p><p>Panama Kanalı&amp;#39;ndaki gemi geçişleri, kanal havzasındaki yağış miktarı ve su rezervleriyle yakından bağlantılı bulunuyor. Kanalın kilit sisteminin gemilerin geçişi sırasında tatlı su kullanması nedeniyle rezervuar seviyelerindeki düşüş günlük geçiş kapasitesinin sınırlandırılmasına yol açabiliyor.</p><p>Panama Kanalı İdaresi, havzadaki yağışların beklentilerin altında kalması nedeniyle su tasarrufuna yönelik tedbirleri sürdürüyor. Bu kapsamda, 3 Eylül&amp;#39;den itibaren Neopanamax kilitlerinde günlük geçiş kontenjanı 9&amp;#39;a, Panamax kilitlerinde ise 25&amp;#39;e düşürüldü. Panamax geçiş kontenjanının 15 Eylül&amp;#39;den itibaren günlük 23&amp;#39;e indirilmesi planlanıyor.</p><p>Kanaldaki geçiş kısıtlamalarının enerji kargolarını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.</p><p><strong>- Güçlü El Nino LNG rekabetini artırabilir</strong></p><p>ICIS Enerji Analitiği Başkanı Andreas Schroeder, AA muhabirine, El Nino&amp;#39;nun etkilerinin yılın ilerleyen döneminde güçlenmesini beklediklerini söyledi.</p><p>Schroeder, sıcak hava sebebiyle artan klima kullanımının gaz yakıtlı santrallerin kullanımını artırarak ilave LNG ithalat talebi oluşturduğunu belirtti.</p><p>Sıcak ve kuru hava koşullarının LNG ithalatı yapan Güney ve Doğu Asya ülkeleri ile Güney Amerika&amp;#39;daki bazı piyasalarda fosil yakıtlardan elektrik üretimini artırabileceğini belirten Schroeder, &amp;quot;Bu durum özellikle yaz aylarında daha kıt LNG arzı için rekabetin artması anlamına geliyor.&amp;quot; dedi.</p><p>Schroeder, &amp;quot;Güney Asya&amp;#39;da zayıf muson, bazı ülkelerde kuraklığa yol açtı. Bu durum hidroelektrik üretimini baskılarken yaz döneminde elektrik fiyatlarını yükseltti.&amp;quot; dedi.</p><p>Enerji sistemlerinin hava kaynaklı şoklara karşı dayanıklılığında yenilenebilir enerji kapasitesinin önemli olduğuna işaret eden Schroeder, &amp;quot;Daha yüksek yenilenebilir enerji kapasitesi El Nino kaynaklı hava şoklarının enerji sektöründeki etkisini absorbe etmeye yardımcı oluyor. Kurak koşullar hidroelektrik üretimini zayıflatıyor ancak bunun etkisi daha yüksek güneş enerjisi üretimiyle kısmen telafi edilebiliyor.&amp;quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8a8ed9ad-fb42-4249-a2d7-a3e9fb6102c5-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Otomotiv ihracatı 8 ayda güçlü performansını sürdürdü</title><link>https://www.capital.com.tr/sektorler/otomotiv/otomotiv-ihracati-8-ayda-guclu-performansini-surdurdu</link><description><![CDATA[Türkiye otomotiv endüstrisi, bu yılın 8 ayında 27,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek tüm zamanların en yüksek ocak-ağustos dönemi performansına ulaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sektorler/otomotiv/otomotiv-ihracati-8-ayda-guclu-performansini-surdurdu</guid><pubDate>2026-09-05T11:13:24+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisinden (TİM) derlediği verilere göre Türkiye&amp;#39;nin toplam ihracatı, ocak-ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış göstererek 185 milyar 6 milyon 234 bin dolar oldu.</p><p>Ağustos ayında ihracat, yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.</p><p>Türkiye&amp;#39;nin lokomotif ihracat sektörlerinden otomotiv endüstrisi de küresel ticarette yaşanan zorluklara, talep koşullarındaki dalgalanmalara, Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik gerilimlerden dolayı tedarik zincirlerinin aksamasına rağmen 8 aylık dönemde dış satımda güçlü seyrini korudu.</p><p>Otomotiv endüstrisi, bu yılın 8 ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 2,5 artışla 27,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Böylece sektör, tüm zamanların en yüksek ocak-ağustos dönemi performansına ulaştı.</p><p>Ocak-ağustos döneminde otomotiv endüstrisinin toplam ihracattaki payı yüzde 14,7 olarak hesaplandı.</p><p><strong>- En fazla ihracat Almanya&amp;#39;ya</strong></p><p>Aynı dönemde otomotivde en fazla ihracat 4,4 milyar dolarla Almanya&amp;#39;ya yapılırken bu ülkeyi 3,3 milyar dolarla Fransa, 2,5 milyar dolarla Birleşik Krallık, 2,4 milyar dolarla İtalya ve 2,2 milyar dolarla İspanya takip etti.</p><p>Değer bazında ihracat artışında Fransa zirvede yer aldı. Bu dönemde otomotiv sektörünün bu ülkeye dış satımı 338,2 milyon dolar arttı. İhracat artışında Fransa&amp;#39;yı 318,2 milyon dolarla İtalya, 148,3 milyon dolarla Hollanda, 105,6 milyon dolarla Almanya ve 60,7 milyon dolarla Polonya izledi.</p><p>Bu dönemde sektörün Polonya&amp;#39;ya 1,2 milyar dolarlık, Hollanda&amp;#39;ya ise 519,8 milyon dolarlık ihracat yaptığı belirlendi.</p><p><strong>- En fazla ihracat Kocaeli&amp;#39;den</strong></p><p>İl bazında bakıldığında bu dönemde otomotiv sektöründe en fazla ihracat, 8 milyar dolarla Kocaeli&amp;#39;den gerçekleştirildi.</p><p>Aynı dönemde Bursa&amp;#39;dan 6,3 milyar dolar, İstanbul&amp;#39;dan 5,6 milyar dolar, Sakarya&amp;#39;dan 2,9 milyar dolar, Ankara&amp;#39;dan 1,3 milyar dolarlık otomotiv ihracatı yapıldı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/b82c5973-c481-40bd-872c-4bfdd0b132da-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsada bu hafta en çok kazandıran ve kaybettiren 3 hisse hangileri oldu? (31 Ağustos-4 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsada-bu-hafta-en-cok-kazandiran-ve-kaybettiren-3-hisse-hangileri-oldu-31-agustos-4-eylul-2026</link><description><![CDATA[Bu hafta yatırım araçlarından borsa ve altın değer kaybederken, dolar değer kazandı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsada-bu-hafta-en-cok-kazandiran-ve-kaybettiren-3-hisse-hangileri-oldu-31-agustos-4-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-05T11:10:29+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 4,30 azalışla 14.012,42 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 13.876,66 puanı, en yüksek 14.662,89 puanı gördü.</p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 6,74 azalışla 47.382,87 puana, sanayi endeksi yüzde 5,74 düşüşle 19.229,67 puana, mali endeks yüzde 2,80 kayıpla 19.273,82 puana, hizmetler endeksi ise yüzde 4,72 gerileyerek 12.492,54 puana indi.</p><p><strong>- Vestel en çok prim yapan hisse</strong></p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksine dahil hisse senetleri arasında bu hafta en çok yükselen yüzde 18,76 ile Vestel Elektronik oldu. Onu yüzde 18,07 ile Destek Finans Faktoring ve yüzde 17,90 ile Halkbank izledi.</p><p>Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 40,90 ile Pasifik Eurasia Lojistik, yüzde 38,14 ile Katılımevim Tasarruf Finansman ve yüzde 34,91 ile Girişim Elektrik Sanayi olarak sıralandı.</p><p>Borsa İstanbul&amp;#39;da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 770 milyar 420 milyon lirayla ASELSAN, 745 milyar 560 milyon 89 bin 820 lirayla Tüpraş ve 551 milyar 880 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.</p><p><strong>- Altın düştü</strong></p><p>24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 3,77 azalışla 6 bin 890 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3,78 düşüşle 44 bin 952 liraya geriledi.</p><p>Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 3,72 altında 11 bin 284 liraya geriledi.</p><p>Doların satış fiyatı, yüzde 0,41 artarak 48,4400 liraya, avronun satış fiyatı da yüzde 0,05 yükselişle 56,2590 liraya çıktı.</p><p>Geçen hafta 65,6420 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,28 azalışla 65,4550 liraya geriledi.</p><p>İsviçre frangı ise yüzde 0,51 değer kaybederek 59,7740 liradan alıcı buldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/ee426285-31ca-4af2-8bba-4e5dd9d79632-vc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Para piyasası fonlarından elde edilen kazançlara yüzde 10 stopaj kesintisi uygulanacak</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/para-piyasasi-fonlarindan-elde-edilen-kazanclara-yuzde-10-stopaj-kesintisi-uygulanacak</link><description><![CDATA[Para piyasası fonları ile ünvanında "para piyasası" ibaresi bulunan serbest fonlardan elde edilen kazançlara uygulanan tevkifat oranı yüzde 0'dan yüzde 10'a çıkartıldı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/para-piyasasi-fonlarindan-elde-edilen-kazanclara-yuzde-10-stopaj-kesintisi-uygulanacak</guid><pubDate>2026-09-05T09:42:12+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Para piyasası fonlarından elde edilen kazançlara yapılacak vergi kesintisiyle ilgili Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&amp;#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Kararla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu&amp;#39;nun geçici 67. maddesi uyarınca, yerli ve yabancı kurumsal yatırımcılar nezdinde uygulanan stopaj rejiminde yeni bir düzenlemeye gidildi. Bu kapsamda, yalnızca para piyasası fonları ile ünvanında &amp;quot;para piyasası&amp;quot; ibaresi yer alan serbest fonların katılma paylarından sağlanan kazançlara münhasır olmak üzere, daha önce yüzde 0 olarak uygulanan tevkifat oranı yüzde 10&amp;#39;a yükseltildi.</p><p>Yerli kurumsal yatırımcılar nezdinde kesilen bu tevkifat tutarları üçer aylık vergilendirme dönemlerinde beyan edilecek geçici vergiden mahsup edilebilecekken, yabancı kurumsal yatırımcılar bakımından söz konusu yüzde 10&amp;#39;luk kesinti nihai vergilendirme mahiyetini taşıyor. Yerli ve yabancı kurumsal yatırımcıların para piyasası fonları haricindeki diğer tüm kazançlarda ise oranın tevkifatın yüzde 0 olarak uygulanmasına aynen devam edilecek.</p><p>Öte yandan, yerli ve yabancı gerçek kişilerin yatırım fonu katılma payı kazançlarına uygulanan yüzde 17,5 oranındaki tevkifat rejiminde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Oran değişikliğinin zaman bakımından uygulanmasında ise kademeli bir esas benimsendi.</p><p>Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iktisap edilecek yeni katılma payı kazançları doğrudan bu orana tabi kılındı.</p><p>Yürürlük tarihinden önce iktisap edilmiş katılma paylarında ise düzenlemenin yayımı tarihine kadar teşekkül eden kazançlar tevkifat kapsamı dışında tutularak sadece yayım tarihinden katılma paylarının elden çıkarıldığı tarihe kadar geçen süreye isabet eden kazanç kısmı tevkifat kapsamına alındı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9c9a4278-80dc-4347-908f-fe72726870f0-sd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa, döviz, altın: Bu hafta en çok hangi yatırım aracı kazandırdı? (29 Ağustos-4 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/borsa-doviz-altin-bu-hafta-en-cok-hangi-yatirim-araci-kazandirdi-29-agustos-4-eylul-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 4,30, altının gram fiyatı yüzde 3,77 değer kaybederken, dolar/TL yüzde 0,41 ve avro/TL yüzde 0,05 değer kazandı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/borsa-doviz-altin-bu-hafta-en-cok-hangi-yatirim-araci-kazandirdi-29-agustos-4-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-04T09:24:22+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>BIST 100 endeksi, en düşük 13.876,66 puanı ve en yüksek 14.662,89 puanı gördükten sonra haftayı, önceki hafta kapanışının yüzde 4,30 altında 14.012,42 puandan tamamladı.</p><p>Kapalıçarşı&amp;#39;da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 3,77 azalışla 6 bin 890 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 3,78 düşüşle 44 bin 952 liraya geriledi.</p><p>Geçen hafta sonu 11 bin 720 lira olan çeyrek altının satış fiyatı yüzde 3,72 azalışla 11 bin 284 liraya geriledi.</p><p>Bu hafta ABD doları yüzde 0,41 artışla 48,4400 liraya, avro da yüzde 0,05 yükselişle 56,2590 liraya çıktı.</p><p>Yatırım fonları bu hafta yüzde 1,77, emeklilik fonları yüzde 1,31 değer kaybetti.</p><p>Kategorilerine göre bakıldığında, yatırım fonları arasında en çok kazandıran yüzde 0,72 ile &amp;quot;Para Piyasası Fonları&amp;quot; oldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/ae6090bb-9356-4179-b928-16cbd89525a6-feef.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Karadeniz'de jeopolitik risklerin yumuşaması buğday fiyatlarındaki yükselişi frenledi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/karadenizde-jeopolitik-risklerin-yumusamasi-bugday-fiyatlarindaki-yukselisi-frenledi</link><description><![CDATA[Karadeniz'de jeopolitik risklerin azalabileceğine yönelik iyimserlik, temmuz ayında 7,95 dolarla Şubat 2023'ten sonraki en yüksek seviyeyi gören buğdayın kile başına fiyatının bu düzeyden geri dönmesini sağladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/karadenizde-jeopolitik-risklerin-yumusamasi-bugday-fiyatlarindaki-yukselisi-frenledi</guid><pubDate>2026-09-04T04:35:57+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;nın kalıcı olarak sona erebileceği umutları buğday fiyatlarında geri çekilmeye neden oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesi ile Ukrayna&amp;#39;nın aralarında anlaşmaya varması gerektiğini ve bunun için şans bulunduğunu belirterek, &amp;quot;Nihayetinde sorun, çatışma tarafları arasında çözülmeli.&amp;quot; dedi. Putin&amp;#39;in Ukrayna ile barış anlaşması ihtimalinden söz etmesi, buğday piyasasında sert düşüşü tetikledi.</p><p>Barış sağlanması ihtimali Rusya ve Ukrayna&amp;#39;nın tahıl ihracatında rahatlamaya yönelik iyimserlikleri besledi ancak ortada henüz atılmış net bir adım olmaması tedirginliğin sürmesine yol açıyor. Bu harekette kar satışı etkilerinin olabileceği ihtimali de değerlendiriliyor.</p><p>Buğdayın temmuz ayında 7,95 dolarla Şubat 2023&amp;#39;ten sonraki en yüksek seviyeye ulaşan kile fiyatı, şu sıralarda 7,53 dolar seviyesinde bulunuyor.</p><p>Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, son dönemde buğday fiyatlarında ciddi bir toparlanma görüldüğünü söyledi.</p><p>Bu yükselişin arkasında birden fazla faktör bulunduğunu belirten Ergezen, özellikle Karadeniz&amp;#39;deki saldırılar ve artan jeopolitik risklerin yanı sıra ABD/İsrail-İran Savaşı, taşımacılık maliyetlerindeki artış, akaryakıt ve gübre fiyatlarındaki yükselişin tarım emtiaları üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi.</p><p>Ergezen, Rusya ve Ukrayna&amp;#39;nın dünya buğday ticaretinin yaklaşık yüzde 30&amp;#39;unu gerçekleştirdiğine dikkati çekerek, Karadeniz&amp;#39;deki gelişmelerin küresel buğday arzı açısından taşıdığı öneme işaret etti.</p><p>Türkiye&amp;#39;nin girişimleriyle oluşturulan tahıl koridorunun devreye girmesinin buğday piyasasındaki arz baskısını azalttığını belirten Ergezen, ancak Karadeniz&amp;#39;de yeniden başlayan saldırılar ve artan gerilimin buğday fiyatlarının yukarı yönlü hareket etmesine neden olduğunu dile getirdi.</p><p>Hava koşullarının da arz görünümünde önemli bir risk unsuru olduğunu söyleyen Ergezen, El Nino etkisinin daha sıcak ve kurak hava koşullarını beraberinde getirdiğini, bunun da rekoltede düşüş endişelerini artırdığını ifade etti.</p><p><strong>&amp;quot;Son dönemde yaşanan geri çekilmeyi kar satışları olarak değerlendiriyorum&amp;quot;</strong></p><p>Zafer Ergezen, bu hafta buğday fiyatlarında bir miktar gerileme görüldüğünü belirterek, bunda talep dinamiklerinden ziyade jeopolitik risklerdeki gerilemenin etkili olduğunu söyledi.</p><p>Özellikle Karadeniz&amp;#39;de tahıl ticaretinin devam edeceğine yönelik beklentilerin güçlenmesinin piyasada kar satışlarını beraberinde getirdiğini ifade eden Ergezen, &amp;quot;Son dönemde yaşanan geri çekilmeyi kar satışları olarak değerlendiriyorum. Ancak genel tablo içinde riskler devam ediyor.&amp;quot; dedi.</p><p>Ergezen, enerji ve gübre fiyatları başta olmak üzere genel üretim maliyetlerinin yükselmeye devam ettiğini, bunun da buğdayın üretim maliyetlerini yukarı çektiğini söyledi.</p><p>El Nino etkisinin de arz tarafındaki riskleri canlı tuttuğunu belirten Ergezen, bu etkinin 2027&amp;#39;nin başlarına kadar devam etmesinin beklendiğini dile getirdi.</p><p>Ergezen, Karadeniz&amp;#39;deki risklerin azalmasının kısa vadede fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini ancak küresel tarım emtiaları açısından maliyet baskısının sürdüğünü ifade etti.</p><p>ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın devam etmesi, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ve buna bağlı olarak gübre, taşımacılık ve sigortacılık maliyetlerinin yüksek kalmasının tarım emtiaları üzerinde baskı oluşturduğunu vurgulayan Ergezen, bu gelişmelerin özellikle buğday fiyatları açısından ilave riskler yarattığını kaydetti.</p><p>Ergezen, Karadeniz ticaretine ilişkin gelişmeler ile hava koşullarından kaynaklanan arz risklerinin fiyatlamalarda etkili olmaya devam edeceğini belirterek, kısa vadeli geri çekilmelere rağmen buğday fiyatlarının gelecek dönemde güçlü kalmasını beklediğini söyledi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/d72f4c2c-ab66-4a6b-8900-f220ca3fd5cf-vcvcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD'de tarım dışı istihdam Ağustos'ta beklentileri aştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-tarim-disi-istihdam-agustosta-beklentileri-asti</link><description><![CDATA[ABD'de tarım dışı istihdam ağustosta 162 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 4,1'de kaldı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-tarim-disi-istihdam-agustosta-beklentileri-asti</guid><pubDate>2026-09-04T04:20:31+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Çalışma Bakanlığı, ağustos ayına ilişkin istihdam raporunu açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkede tarım dışı sektörlerde istihdam ağustosta 162 bin kişi artış kaydetti.</p><p>Piyasa beklentileri, tarım dışı istihdamın bu dönemde 55 bin kişi artması yönündeydi.</p><p>Yiyecek ve içecek hizmetleri ile yerel yönetimlere bağlı eğitim sektörlerinde istihdam artışı yaşanırken bilgi sektöründe istihdam kaybı görüldü.</p><p>Tarım dışı istihdama ilişkin haziran ve temmuz verilerinde ise yukarı yönlü revizyona gidildi.</p><p>Tarım dışı istihdamda haziranda kaydedilen artış 20 binden 31 bine çıkarılırken, temmuz ayındaki 23 binlik azalış 21 bin artış olarak revize edildi. Böylece haziran ve temmuza ilişkin toplam istihdam seviyesi, daha önce açıklanandan 55 bin kişi daha fazla gerçekleşti.</p><p><strong>- İşsizlik oranı değişmedi</strong></p><p>ABD&amp;#39;de işsizlik oranı ağustosta değişim göstermeyerek yüzde 4,1 oldu. Piyasa beklentileri de işsizlik oranının aynı seviyede gerçekleşmesi yönündeydi.</p><p>Ülkedeki işsiz sayısı ağustosta 115 bin artarak 7 milyon 31 bine ulaştı. İş gücüne katılım oranı da 0,2 puan artışla yüzde 61,6&amp;#39;ya çıktı.</p><p>Haftalık ortalama çalışma saati, ağustosta 0,1 saat artarak 34,4 oldu.</p><p>ABD Merkez Bankasının (Fed) yakından izlediği ortalama saatlik kazanç ise aynı dönemde aylık bazda yüzde 0,3 ve yıllık bazda yüzde 3,1 artarak 37,75 dolara çıktı.</p><p>Ortalama saatlik kazançtaki yıllık artış, Mayıs 2021&amp;#39;den bu yana kaydedilen en düşük seviyede gerçekleşti.</p><p>Ağustosta aylık bazda piyasa beklentilerine paralel artan ortalama saatlik kazancın yıllık bazda yüzde 3 yükseleceği öngörülüyordu. Ortalama saatlik kazanç temmuzda aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 3,2 artmıştı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/83a14540-4db3-481a-98c5-ff48e396869b-r.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel gıda fiyatları Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-gida-fiyatlari-kasim-2022den-bu-yana-en-yuksek-seviyesine-ulasti</link><description><![CDATA[FAO, olumsuz hava koşulları ile savaş kaynaklı aksamaların temel gıda maddelerinin arzına yönelik endişeleri artırmasıyla küresel gıda fiyatlarının ağustos ayında 2022'nin kasım ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-gida-fiyatlari-kasim-2022den-bu-yana-en-yuksek-seviyesine-ulasti</guid><pubDate>2026-09-04T04:13:47+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), olumsuz hava koşulları ile Karadeniz ve körfez bölgelerindeki savaş kaynaklı aksamaların temel gıda maddelerinin arzına yönelik endişeleri artırmasıyla küresel gıda fiyatlarının ağustos ayında 2022&amp;#39;nin kasım ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi.</p><p>FAO&amp;#39;dan yapılan açıklamaya göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, ağustosta bir önceki aya göre yüzde 1,9 artışla 133,3 puana yükseldi.</p><p>Böylece endeks, Kasım 2022`den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Endeks, Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;nın başlamasının ardından Mart 2022&amp;#39;de kırılan tarihi rekorun ise yaklaşık yüzde 17 altında kalmaya devam etti.</p><p><strong>Endeks, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artış kaydetti</strong></p><p>Olumsuz hava koşulları, Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmalar ve Karadeniz&amp;#39;deki lojistik aksamalar, temel gıda emtialarındaki fiyat artışlarının arkasındaki ana nedenleri oluşturdu.</p><p>FAO Başekonomisti Maximo Torero, yaptığı açıklamada, &amp;quot;Ağustos ayında küresel gıda fiyatlarında yaşanan artış, risk priminin gıda piyasalarına geri döndüğüne dair ciddi bir uyarıdır. İklim şokları, jeopolitik gerilimler ve bozulan ticaret lojistiği bir araya gelerek arz beklentilerini daraltıyor.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Avrupa&amp;#39;daki aşırı sıcaklar, mısır ve şeker pancarı hasadının yanı sıra hayvansal üretimi de olumsuz etkiledi.</p><p>Özellikle Asya&amp;#39;da yoğunlaşan pirinç, palm yağı ve şeker üretimi üzerinde El Nino&amp;#39;nun oluşturduğu riskler endişeleri artırdı. Diğer taraftan, Karadeniz&amp;#39;de tırmanan çatışmalar, 4,5 yılı geride bırakan Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;nda tahıl sevkiyatlarını kısıtlarken ABD-İran gerilimi küresel gübre akışını zorlaştırmaya devam etti.</p><p><strong>Ağustos ayında FAO&amp;#39;nun tahıl, bitkisel yağlar, şeker, et ve süt ürünleri alt endekslerinin tümünde yükseliş kaydedildi</strong></p><p>FAO Tahıl Fiyat Endeksi, temmuz ayına göre yüzde 2,2 artış gösterdi. Karadeniz&amp;#39;deki lojistik sorunları buğday fiyatlarını yüzde 2,6 artırdı. ABD ve AB&amp;#39;deki kuraklık ile Hürmüz Boğazı kaynaklı girdi tedariki endişeleri sebebiyle mısır fiyatları yüzde 2,5 yükseldi.</p><p>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Güneydoğu Asya&amp;#39;daki palm yağı üretimi endişelerinin etkisiyle yüzde 1,1 artarken kanola ve ayçiçeği yağındaki bol arz beklentisi yükselişi sınırladı.</p><p>FAO Et Fiyat Endeksi, AB&amp;#39;de sıcak havaya bağlı olarak domuz eti fiyatlarının etkisiyle yüzde 1,0 arttı. Sığır etinde ise Çin pazarındaki kota sınırı nedeniyle ihracatçılar arasında yaşanan rekabet, fiyatları baskıladı.</p><p>FAO Şeker Fiyat Endeksi, ağustos ayında yüzde 11,9 arttı. Bu sert yükseliş, olumsuz hava koşulları nedeniyle Avrupa Birliği&amp;#39;nde şeker pancarı veriminin düşeceğine ilişkin beklentiler, El Nino&amp;#39;nun Asya&amp;#39;daki başlıca üretici ülkelerin beklentileri üzerindeki etkisine yönelik endişeler, Brezilya&amp;#39;da şeker üretiminin azalması ve Hindistan&amp;#39;ın ham şeker ithalatında gümrük vergisi muafiyeti uygulayacağını açıklamasıyla ilişkilendirildi.</p><p>FAO Süt Ürünleri Endeksi ise temmuz ayına kıyasla yüzde 2,3 yükseldi. Artışın büyük bölümünde sıcak ve kurak hava koşullarının Avrupa Birliği&amp;#39;nde süt arzının daralmasına yol açması etkili oldu.</p><p><strong>FAO, küresel tahıl üretimi tahminini düşürdü</strong></p><p>FAO, küresel üretim, tüketim, ticaret ve stok eğilimlerine ilişkin değerlendirme ve tahminlerin yer aldığı Tahıl Arz ve Talep Özeti Raporu&amp;#39;nu da yayımladı.</p><p>FAO, 2026 küresel tahıl üretim tahminini bir önceki aya göre 3,4 milyon ton azaltarak 2 milyar 980 milyon metrik tona düşürdü. Bu tahmin, 2025 rekoltesinin yüzde 2 altında kalsa da halen tarihin en büyük ikinci hasadı olma özelliğini koruyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9ec36fe4-3c00-47fe-bd16-0dd775cbf7bd-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Reel efektif döviz kuru endeksi Ağustos'ta 105,04 oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/reel-efektif-doviz-kuru-endeksi-agustosta-10504-oldu</link><description><![CDATA[Reel efektif döviz kuru (REK) endeksi, ağustosta Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazında 1,07 puan azalarak 105,04'e geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/reel-efektif-doviz-kuru-endeksi-agustosta-10504-oldu</guid><pubDate>2026-09-04T03:38:34+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), &amp;quot;Reel Efektif Döviz Kuru Gelişmeleri&amp;quot;ni yayımladı.</p><p>Buna göre, 2025=100 bazlı reel efektif döviz kuru endeksi, TÜFE bazında ağustosta bir önceki aya kıyasla 1,07 puan azalarak 105,04 oldu. Endeks, temmuzda 106,11 düzeyindeydi.</p><p>Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) bazlı reel efektif döviz kuru endeksi ise bu dönemde 0,26 puan azalarak 101,35`e geriledi. Böylece Türk lirasının değeri, geçen yılın aynı dönemine göre TÜFE bazında 7,77 puan, Yİ-ÜFE bazında 2,38 puan arttı.</p><p>TCMB&amp;#39;nin REK endeksi gelişmeleri değerlendirmesinde, şu ifadeye yer verildi:</p><p>&amp;quot;TÜFE bazlı REK endeksine etki eden bileşenler incelendiğinde, Türk lirası karşısında, bir önceki aya göre dolar ortalama yüzde 1,68, avro ortalama yüzde 3,20 değer kazanmıştır. TÜFE ise bir önceki aya göre yüzde 1,84, Yİ-ÜFE yüzde 2,57 artmıştır.&amp;quot;</p><p>Değerlendirmede, Türkiye TÜFE`sindeki değişimin endeksin artışına katkıda bulunurken, Dünya TÜFE Sepeti ile Nominal Kur Sepetindeki değişimin endeksi azaltıcı yönde etkilediği kaydedildi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/447f21f5-76ed-4a31-9ed1-b4532a75a5af-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Konut satışlarında DASK poliçesinin devredilmesi son buluyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/konut-satislarinda-dask-policesinin-devredilmesi-son-buluyor</link><description><![CDATA[Konut satışlarında Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) poliçesinin yeni mülk sahibine devredilmesi uygulamasını 5 Eylül itibarıyla sona erdirecek düzenlemeyle, evini satan vatandaşlara kullanılmayan süreye ait primleri iade edilecek.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/konut-satislarinda-dask-policesinin-devredilmesi-son-buluyor</guid><pubDate>2026-09-04T03:30:50+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Konut satışlarında Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) poliçesinin yeni mülk sahibine devredilmesi uygulamasını 5 Eylül itibarıyla sona erdirecek düzenlemeyle, evini satan vatandaşlara kullanılmayan süreye ait primleri iade edilecek, alıcılar için yeni poliçe yapılması gerekecek.</p><p>Geçen ay Resmi Gazete&amp;#39;de yayımlanan, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tebliğiyle duyurulan ve 5 Eylül&amp;#39;de yürürlüğe girecek yeni düzenlemeyle satış durumunda ZDS poliçesinin yeni mülk sahibine devri uygulaması sonlandırıldı.</p><p>Doğal Afet Sigortaları Kurumundan (DASK) edinilen bilgiye göre, bu tarihten itibaren bir konut satıldığında, eski ev sahibine ait ZDS poliçesi yeni ev sahibine geçmeyecek. Mevcut poliçe, eski ev sahibinin sigorta şirketi veya acentesine iptal talebi için başvurusu üzerine satışın tapuda tescil edildiği tarih itibarıyla sona erecek. Tapu işlemi sırasında da evi satın alan kişinin kendi adına ZDS poliçesi bulunup bulunmadığı kontrol edilecek.</p><p>Evini satanlar açısından bakıldığında, sona eren poliçede kullanılmayan günlere karşılık gelen prim tutarı, sigorta ettiren veya önceki ev sahibinin başvurusu üzerine poliçeyi yaptıran kişiye iade edilecek. Böylece satış sonrasında eski ev sahibine ait poliçenin yeni ev sahibine ek belgeyle devredilmesi yerine, ZDS poliçesinin konutun yeni sahibi adına düzenlenmesi esas olacak.</p><p>Yeni düzenleme, konutun satılmasının yanı sıra satış dışında konut üzerindeki hak sahibinin değiştiği diğer durumlara ilişkin süreci de kapsıyor. Satış ve satışa benzer işlemler dışındaki durumlarda mevcut ZDS poliçesi sona ermeyecek, konutun yeni hak sahibiyle devam edecek.</p><p>Satış dışındaki işlemlerden dolayı yeni hak sahibinin, mevcut poliçenin varlığını öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde poliçeye aracılık eden sigorta şirketine bildirimde bulunması gerekecek. Bildirimin alınmasının ardından ilgili sigorta şirketi veya acente, 24 saat içinde hak sahibi değişikliğini poliçeye işleyecek ve güncellenen poliçeyi yeni hak sahibine verecek.</p><p><strong>- &amp;quot;Prim iadesi işlemleri için ilgili sigorta şirketi veya acenteyle iletişime geçilebilir&amp;quot;</strong></p><p>Söz konusu düzenlemeye ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, kurum olarak sigortalıların ihtiyaçlarını ve uygulamada ortaya çıkan gereksinimleri yakından takip ettiklerini, ZDS sisteminin daha etkin işlemesine yönelik ihtiyaçları tespit ederek SEDDK ile sürekli istişare halinde çalıştıklarını söyledi.</p><p>Düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğunu açıklayan Demirkan, ZDS sisteminde süreçlerin vatandaşlar açısından açık ve anlaşılır olmasının, aynı zamanda uygulamanın tüm taraflar için aynı şekilde yürütülmesinin önem taşıdığına dikkati çekti.</p><p>Demirkan, yeni düzenlemeyle bir konutun sahibinin değişmesi durumunda mevcut poliçenin nasıl devam edeceğine ilişkin sürecin daha açık hale getirilmesinin, uygulama birliğinin güçlendirilmesinin ve poliçenin doğru kişi adına düzenlenmesinin hedeflendiğini kaydetti.</p><p>Evini satan vatandaşların kullanılmayan süreye ait prim iade sürecinin işleyişine değinen Demirkan, &amp;quot;Vatandaşlarımız, prim iadesine ilişkin işlemler için poliçelerini düzenleyen sigorta şirketi veya acenteleriyle iletişime geçebilir. İade tutarı, tapudaki tescil tarihi esas alınarak poliçenin kullanılmayan süresine göre hesaplanacak.&amp;quot; açıklamasını yaptı.</p><p>Yeni uygulamada sigorta şirketleri ve acentelerin özellikle satış dışındaki hak sahibi değişikliklerinde önemli rol üstleneceklerini belirten Demirkan, bunların konutun yeni hak sahibinin bildirimi üzerine 24 saat içinde değişikliği poliçeye işleyip güncellenen poliçeyi yeni hak sahibine vermelerinin yanı sıra, satış nedeniyle sona eren poliçelerde kullanılmayan günlere ait primlerin iadesine ilişkin başvurularda da vatandaşların başvuru noktası olacaklarını bildirdi.</p><p><strong>- Yeni dönemde konut alıp satacaklara tavsiyeler</strong></p><p>Balkır Demirkan, 5 Eylül&amp;#39;den sonra ev alacak veya satacak vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu:</p><p>&amp;quot;Yeni dönemde vatandaşlarımızın özellikle ev alım ve satım işlemlerinde ZDS poliçelerini de sürecin bir parçası olarak değerlendirmeleri önem taşıyor. Evini satan vatandaşlarımızın, mevcut poliçelerinin tapudaki satış işlemiyle birlikte sona ereceğini bilmeleri ve poliçenin kullanılmayan günlerine ait prim iadesi için sigorta şirketleri veya acenteleriyle iletişime geçmeleri gerekiyor. Ev satın alan vatandaşlarımızın ise tapu işlemi öncesinde kendi adlarına geçerli bir ZDS poliçesi bulunup bulunmadığı kontrol edilecek.&amp;quot;</p><p>Satış dışındaki hak sahibi değişikliklerinde mevcut poliçenin ek belge yapılması koşuluyla yeni hak sahibiyle devam edeceğini hatırlatan Demirkan, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>&amp;quot;Bu durumda yeni hak sahibinin, mevcut poliçenin varlığını öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde poliçeye aracılık eden sigorta şirketine bildirimde bulunması gerekiyor. Bildirimin ardından gerekli poliçe güncellemesi 24 saat içinde sigorta şirketi veya acente tarafından gerçekleştirilecek. Vatandaşlarımız, ZDS poliçelerine ilişkin işlemler için öncelikle poliçelerini düzenleyen sigorta şirketi veya acenteleriyle iletişime geçebilirler. Sigorta şirketi veya acentelerine ulaşamamaları ya da süreçle ilgili bilgi ve desteğe ihtiyaç duymaları halinde ise dask.gov.tr internet sitemizde yer alan &amp;#39;DASK&amp;#39;a mesajım var&amp;#39; bölümünden kurumumuza ulaşabilirler.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/10f4bf23-5ed0-48e2-ae64-5a4613337619-rre.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>25 ekonomistin faiz tahmini belli oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/25-ekonomistin-faiz-tahmini-belli-oldu</link><description><![CDATA[AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, eylül ayında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/25-ekonomistin-faiz-tahmini-belli-oldu</guid><pubDate>2026-09-04T03:19:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AA Finans&amp;#39;ın, TCMB&amp;#39;nin 10 Eylül Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına yönelik düzenlediği beklenti anketi, 25 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.</p><p>Beklenti anketine katılan ekonomistlerden 24&amp;#39;ü politika faizinin sabit bırakılacağını, biri 100 baz puan indirilerek yüzde 36&amp;#39;ya çekileceğini tahmin ediyor. Ekonomistlerin eylül ayı PPK kararı beklentilerinin medyanı yüzde 37 ile politika faizinin sabit bırakılacağı yönünde oldu.</p><p>Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı. Temmuz ayında yapılan PPK toplantısında politika faizi değiştirilmemiş ve yüzde 37`de sabit tutulmuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/1e3a1a71-d334-473e-8a27-f39dc326bf83-3223.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Trump'ın petrol fiyatlarını stratejik rezerv salımıyla frenleme adımları ABD'nin enerji güvenliğini aşındırıyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/trumpin-petrol-fiyatlarini-stratejik-rezerv-salimiyla-frenleme-adimlari-abdnin-enerji-guvenligini-asindiriyor</link><description><![CDATA[Jeopolitik arz şoklarına karşı Stratejik Petrol Rezervi'ni devreye sokan ABD, kısa vadeli fiyat istikrarı sağlarken uzun vadeli enerji güvenliği tamponunu daraltıyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/trumpin-petrol-fiyatlarini-stratejik-rezerv-salimiyla-frenleme-adimlari-abdnin-enerji-guvenligini-asindiriyor</guid><pubDate>2026-09-04T02:51:52+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Jeopolitik krizlerin etkisiyle yükselen petrol fiyatlarının iç piyasadaki yakıt maliyetlerine yansımasını Stratejik Petrol Rezervi&amp;#39;ni (SPR) devreye sokarak sınırlamaya çalışan ABD yönetimi, kısa vadede fiyat istikrarını sağlarken uzun vadeli enerji güvenliğini riske atıyor.</p><p>Dünyanın en büyük ham petrol üreticisi ABD&amp;#39;nin küresel arz şoklarının petrol fiyatları ve iç piyasadaki yakıt maliyetleri üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla SPR&amp;#39;ye yönelmesiyle, ülkenin stratejik stoklarındaki ham petrol miktarı 286,6 milyon varile inerek 1982&amp;#39;den bu yana en düşük seviyesini gördü.</p><p>AA muhabirinin ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerinden derlediği bilgiye göre, Washington&amp;#39;ın stratejik stoklarındaki ilk büyük kırılma Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;nın ardından yaşandı.</p><p>Küresel arz kesintilerinin etkisini hafifletmek ve yakıt fiyatlarındaki yükselişi sınırlamak amacıyla SPR tarihinin en büyük acil durum salımını gerçekleştiren ABD&amp;#39;nin rezervleri, Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;nın başladığı Şubat 2022&amp;#39;de yaklaşık 580 milyon varil seviyesindeyken, aynı yılın sonunda yaklaşık yüzde 36 düşüşle 372 milyon varile, 2023 sonunda ise 354,7 milyon varile kadar geriledi.</p><p><strong>- Stratejik rezervlerdeki toparlanma çabası yeni krizle son buldu</strong></p><p>Dengeyi yeniden sağlamak ve kendini güvence altına almak isteyen Washington yönetimi, kaybettiği stratejik tamponu yeniden doldurmaya yöneldi.</p><p>Stoklar 2024 sonunda 393,6 milyon varile, 2025 sonunda 413,5 milyon varile yükselse de Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;nın başladığı dönemdeki seviyesine dönemedi. Söz konusu toparlanma, ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat`ta başlayan savaşın ardından küresel petrol akışının sekteye uğramasıyla son buldu. Yılın başında 415,2 milyon varil olarak kayıtlara geçen SPR, şubatta 415,4 milyon varille sınırlı yükseldi.</p><p>Ancak ABD/İsrail-İran Savaşı&amp;#39;nın Hürmüz Boğazı&amp;#39;nda yol açtığı arz kesintilerinin ardından Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin martta küresel arz sıkıntısını hafifletmek amacıyla acil rezervlerden 400 milyon varil petrolü piyasaya sunma planı kapsamında Washington&amp;#39;ın SPR&amp;#39;den 172 milyon varillik salıma onay vermesiyle stratejik stoklar yeniden gerilemeye başladı.</p><p>EIA&amp;#39;nın haftalık verilerine göre düşüş yaz aylarında da devam etti. Stoklar temmuz sonunda 304,8 milyon varile, 28 Ağustos&amp;#39;ta ise 286,6 milyon varile kadar düştü.</p><p>Böylece ABD, İran savaşına yaklaşık 415 milyon varillik stratejik rezervle girerken, 6 ayda bu tamponun yaklaşık yüzde 30&amp;#39;unu kaybetti. SPR, Rusya-Ukrayna Savaşı&amp;#39;nın başladığı döneme kıyasla ise yarı yarıya küçülerek 1982&amp;#39;den bu yana en düşük düzeyini gördü.</p><p>Piyasaya hızla ilave petrol sağlayabilen SPR, Washington&amp;#39;a arz şoklarının fiyatlara yansımasını sınırlamak için güçlü bir araç sunuyor. Ancak aynı araç her kullanıldığında ABD&amp;#39;yi bir sonraki kriz için savunmasız bırakıyor.</p><p>EIA verilerine göre, ABD&amp;#39;nin toplam petrol ürünü tüketimiyle karşılaştırıldığında, 2022 başında yaklaşık 1 aylık tüketime eş değer olan stratejik stoklar bugün yaklaşık 2 haftaya kadar gerilemiş durumda.</p><p><strong>- Trump&amp;#39;ın gözü Venezuela petrolünde</strong></p><p>Rezervlerde görülen bu tarihi gerileme, Washington&amp;#39;ın kaybettiği stratejik tamponu nasıl ve ne kadar hızlı yeniden oluşturacağı sorusunu gündeme getirirken, ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın Venezuela hamlesi dikkati çekiyor.</p><p>Trump, 30 Ağustos&amp;#39;ta Venezuela ile varılan yeni petrol anlaşmasının ardından, Venezuela petrolünü SPR&amp;#39;yi yeniden doldurmak için kullanacağını ve sürecin kısa süre içinde başlayacağını açıkladı.</p><p>Anlaşma kapsamında Washington, Venezuela&amp;#39;da 65 milyar varilden fazla kanıtlanmış rezerve sahip 17 petrol sahası için 100 yıllık imtiyaz elde ederken, üretimin yüzde 20&amp;#39;sini maliyet fiyatından satın alma hakkı da kazandı.</p><p>Öte yandan, ABD`nin Venezuela&amp;#39;nın petrol sektöründeki varlığını artırmaya yönelik adımları bununla sınırlı kalmadı. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Venezuela&amp;#39;ya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Karakas&amp;#39;ta yaptığı açıklamada, ülkenin petrol üretiminin yeni yatırımlar ve anlaşmalarla gelecek birkaç yıl içinde iki kattan fazla artabileceğini söyledi.</p><p>Ayrıca, ziyaret sırasında Chevron, Eni ve GE Vernova&amp;#39;nın da aralarında bulunduğu uluslararası enerji şirketleri, ülkedeki petrol üretimini artırmaya yönelik projelerini genişletme taahhüdünde bulundu.</p><p>Söz konusu gelişmeler, Washington yönetiminin bir yandan 1982&amp;#39;den bu yana en düşük seviyesine gerileyen stratejik stoklarını yeniden oluşturmayı, diğer yandan Venezuela petrolünü uzun vadeli bir arz kaynağına dönüştürmeyi hedeflediğine işaret ediyor.</p><p>Ancak Venezuela&amp;#39;nın devasa yeraltı rezervlerinin kısa sürede üretilebilir petrole dönüşüp dönüşemeyeceği belirsizliğini koruyor. Petrol üretimi günlük yaklaşık 1,2 milyon varil seviyesinde bulunan ve uzun yıllardır yetersiz yatırımla karşı karşıya kalan ülkede, üretimin artırılması için milyarlarca dolarlık yatırım ve altyapı çalışmalarına ihtiyaç duyulacağı değerlendiriliyor.</p><p><strong>- SPR eridikçe Washington&amp;#39;ın hareket alanı daralıyor</strong></p><p>Londra merkezli Energy Intelligence Group Petrol Piyasaları Ekonomisti Julien Mathonniere, SPR&amp;#39;nin esas olarak acil durum tamponu olarak tasarlandığını, ABD&amp;#39;deki benzin fiyatlarını rutin şekilde yönetmeye yönelik bir araç olmadığını söyledi.</p><p>Mathonniere, SPR&amp;#39;nin son 4 yıldaki iki büyük arz şokunun etkisini hafifletmede amacına uygun şekilde çalıştığını belirterek, &amp;quot;SPR kullanımı amacına uygun şekilde işledi, daha sert fiyat artışlarının önüne geçerek bu şokların etkisini sınırladı. Ancak yalnızca zaman kazandırıyor ve bunun da bir sınırı var.&amp;quot; dedi.</p><p>Rezervden çekilen petrolün yerine konulmasının olası kriz durumlarında güvenlik tamponu oluşturulması için büyük önem arz ettiğinin altını çizen Mathonniere, &amp;quot;ABD bugün sağladığı istikrarın bedelini gelecekteki hareket alanını daraltarak ödüyor.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Mathonniere, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndaki mevcut koşulların petrol fiyatlarında SPR&amp;#39;yi yeniden doldurmayı kolaylaştıracak bir düşüşü zorlaştırdığına işaret ederek, anlamlı bir yeniden dolum sürecinin Orta Doğu&amp;#39;daki jeopolitik koşulların iyileşmesine bağlı olarak 2027&amp;#39;nin ikinci veya üçüncü çeyreğine kadar gecikebileceğini ifade etti.</p><p><strong>- Venezuela petrolü hızlı çözüm olmayabilir</strong></p><p>Trump&amp;#39;ın Venezuela petrolünü SPR&amp;#39;yi yeniden doldurmak için kullanma planını ABD&amp;#39;nin &amp;quot;stratejik kırılganlığını giderme çabası&amp;quot; olarak değerlendiren Mathonniere, bunun aynı zamanda rezervleri yeniden oluşturmanın yalnızca petrol satın almaktan çok daha zor hale geldiğini gösterdiğini aktardı.</p><p>Mathonniere, Venezuela&amp;#39;nın dev petrol rezervlerine erişim ile bu petrolün kısa sürede SPR&amp;#39;ye ulaştırılmasının farklı konular olduğuna dikkati çekerek, &amp;quot;Temel soru, Venezuela petrolünün ne kadarının SPR&amp;#39;ye gerçekten ulaştırılabileceği, bunun ne kadar hızlı gerçekleştirilebileceği ve yıllardır süren yetersiz yatırımlar dikkate alındığında gerçek maliyetin ne olacağı.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>SPR&amp;#39;deki azalmanın ABD dış politikasını da sınırlı ölçüde etkileyebileceğini belirten Mathonniere, bunun Washington&amp;#39;ın Venezuela veya İran politikasını doğrudan belirleyen bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini, söz konusu politikalarda daha geniş jeopolitik faktörlerin belirleyici olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9ad2a977-5e1b-42a5-9d87-696699f30067-erre.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye, geçen sezon fındık ihracatından 2,5 milyar dolar gelir sağladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiye-gecen-sezon-findik-ihracatindan-25-milyar-dolar-gelir-sagladi</link><description><![CDATA[Türkiye, 2025-2026 fındık ihracat sezonunda 2,5 milyar dolar gelir elde etti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiye-gecen-sezon-findik-ihracatindan-25-milyar-dolar-gelir-sagladi</guid><pubDate>2026-09-04T02:16:39+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, 1 Eylül 2025-31 Ağustos 2026 döneminde yurt dışına 2 milyar 509 milyon 526 bin 39 dolar karşılığında 197 bin 85 ton fındık satıldığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, bir önceki dönemde 309 bin 64 ton fındık ihracatından 2 milyar 558 milyon 540 bin 904 dolar gelir sağlandığı ifade edildi.</p><p>İhracatın önceki sezona göre miktarda 111 bin 979 tonla yüzde 36, değerde ise 49 milyon 14 bin 865 dolar ile yüzde 2 azaldığı kaydedildi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c215d9b0-050b-4237-b3f2-545abe26937f-dsds.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Erzurum, Türkiye'de ayçiçeği üretiminde yüzde 11 paya ulaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/erzurum-turkiyede-aycicegi-uretiminde-yuzde-11-paya-ulasti</link><description><![CDATA[Erzurum, son yıllarda hızla yaygınlaşan ayçiçeği üretiminde önemli bir artış kaydederek Türkiye genelindeki üretimin yüzde 11'ini karşılar hale geldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/erzurum-turkiyede-aycicegi-uretiminde-yuzde-11-paya-ulasti</guid><pubDate>2026-09-04T02:03:47+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı Erzurum&amp;#39;da, son yıllarda sulama imkanlarının artması, makineleşme ve ürünün pazar değerinin yüksek olması çiftçilerin ayçiçeğine yönelmesini sağladı.</p><p>Erzurum&amp;#39;da ayçiçeği ekim alanlarının genişlemesiyle üretim 5 yılda 10 kat arttı.</p><p>Çiftçi sayısı 5 yılda 980&amp;#39;den 3 bin 210&amp;#39;a çıktı</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, AA muhabirine, Erzurum&amp;#39;da çok verimli bir sezonu tamamlanmak üzere olduklarını söyledi.</p><p>Özellikle hububat, ayçiçeği ve baklagillerde geçen yıllara göre çok daha yüksek rekolte beklediklerini ifade eden Kenger, şöyle konuştu:</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/b097603c-6395-4503-843a-f28b444c84c1-f1cbfc6f-ec42-4580-a15c-7fa0f32a0629" style="width: 405px; height: 267.3px;"></p><p>&amp;quot;Hububat hasadının ortasındayız. Şu an geçen senelere kıyasla dekarda yaklaşık yüzde 20-25 bir artışı gözlemliyoruz. Ayçiçeği ekilişinde yıllara sari artışı gözlemleyebiliyoruz. Tarım Bilgi Sistemi&amp;#39;ne göre 2021 yılında ekiliş alanımız 21 bin dekarken, 2026 yılında 115 bin dekarlara çıkmış durumda. Burada rekolte açısından da gözle görülür bir artış var. Hasılatımız 3 bin 600 tonlardan 36 bin tonlara çıktı. Bunun yanında çiftçi sayımızda da artış var. 2021 yılında 980 çiftçi ayçiçeği tarımı yaparken, 2026 yılında 3 bin 210 çiftçi ayçiçeği tarımıyla uğraşıyor. Erzurum toprakları hastalık ve zararlardan ari diyebileceğimiz seviyede temiz ve verimli topraklar. Hal böyle olunca ayçiçeği ekilişinde de rekoltede de artışı görüyoruz.&amp;quot;</p><p><strong>&amp;quot;Türkiye&amp;#39;nin yüzde 2,23&amp;#39;ünü üretiyordu şimdi yüzde 11&amp;#39;ini üretiyor&amp;quot;</strong></p><p>Kenger, ayçiçeğinin sulu tarım ürünü olduğuna işaret ederek, &amp;quot;Devlet Su İşlerinin sürekli hizmete aldığı sulama tesislerini de bir araya getirdiğimizde katma değerli ürün olan ayçiçeğinin ekilişinin arttığını gözlemleyebiliyoruz. İlimiz, 2021 yılında Türkiye&amp;#39;nin yüzde 2,23&amp;#39;ünü üretiyordu. 2026 yılında Türkiye ayçiçeği üretiminin yüzde 11&amp;#39;ini Erzurum&amp;#39;da üretiyoruz.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Çiftçilerin ayçiçeğine eğilimlerinin olduğunu vurgulayan Kenger, özellikle sulanabilir alanların artmasıyla, üretimin daha da artacağını ifade etti.</p><p>Kent genelinde hasat döneminde İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı ekiplerin de sahada sürekli görevde olduklarını belirten Kenger, &amp;quot;Şu an sahada 23 arkadaşımız ve 10 ekip, 10 araçla beraber biçerdöverleri sürekli kontrol altında tutuyor.&amp;quot; dedi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3f1528d3-e1da-4964-befa-45427793c26c-dffd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye'nin mal ihracatındaki artış G20 ortalamasını aştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyenin-mal-ihracatindaki-artis-g20-ortalamasini-asti</link><description><![CDATA[Türkiye'nin mal ihracatı, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 8,5 artarak yüzde 5,9 olan G20 ortalamasının üzerinde gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turkiyenin-mal-ihracatindaki-artis-g20-ortalamasini-asti</guid><pubDate>2026-09-04T01:32:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin uluslararası ticaret istatistiklerinden derlenen bilgilere göre, G20 ülkelerinde mal ticareti yılın ikinci çeyreğinde hızlandı.</p><p>Cari dolar bazında ve mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, G20&amp;#39;nin mal ihracatı ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 5,9 artarken mal ithalatındaki yükseliş yüzde 6,7&amp;#39;ye ulaştı.</p><p>Türkiye ise ihracattaki performansıyla G20 ortalamasını geride bıraktı. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,8 gerileyen Türkiye&amp;#39;nin mal ihracatı, ikinci çeyrekte yüzde 8,5 artış gösterdi. Böylece Türkiye&amp;#39;nin mal ihracatındaki çeyreklik artış, G20 ortalamasının 2,6 puan üzerinde gerçekleşti.</p><p>Türkiye&amp;#39;nin mevsimsellikten arındırılmış mal ihracatının parasal büyüklüğü de ilk çeyrekteki 67,3 milyar dolardan ikinci çeyrekte 73 milyar dolara yükseldi.</p><p>Türkiye&amp;#39;nin mal ithalatının parasal büyüklüğü de ilk çeyrekteki 95,7 milyar dolardan ikinci çeyrekte 95,2 milyar dolara geriledi.</p><p>G20 üyeleri arasında ikinci çeyrekte mal ihracatında en yüksek artış yüzde 20,4 ile Hindistan&amp;#39;da kaydedildi. Hindistan&amp;#39;ı yüzde 19,3 ile Güney Kore, yüzde 13,5 ile Kanada ve yüzde 12,2 ile Meksika izledi.</p><p>Türkiye&amp;#39;de yüzde 8,5 olarak gerçekleşen ihracat artışı ise G20 ortalamasının yanı sıra Avustralya&amp;#39;nın yüzde 8,4, İngiltere&amp;#39;nin yüzde 6,6, Çin&amp;#39;in yüzde 4,7, ABD&amp;#39;nin yüzde 3,9, Avrupa Birliği&amp;#39;nin yüzde 3,9, Brezilya&amp;#39;nın yüzde 3,7, Almanya&amp;#39;nın yüzde 2,1, Fransa ve İtalya&amp;#39;nın yüzde 1,8&amp;#39;lik ihracat artışlarının üzerinde gerçekleşti.</p><p>Türkiye böylece OECD tablosunda yer verilen G20 ekonomileri arasında mal ihracatındaki çeyreklik artış bakımından üst sıralarda yer aldı.</p><p>Türkiye&amp;#39;nin dış ticaretindeki olumlu görünüm hizmet ihracatına da yansıdı.</p><p>OECD&amp;#39;nin öncü tahminlerine göre, G20 genelinde hizmet ihracatı yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3,4, hizmet ithalatı ise yüzde 2,5 arttı.</p><p>Türkiye&amp;#39;nin hizmet ihracatı ise ilk çeyrekteki yüzde 7,3&amp;#39;lük düşüşün ardından ikinci çeyrekte yüzde 7,6 yükseldi. Böylece Türkiye&amp;#39;nin hizmet ihracatındaki artış da G20 ortalamasının iki katından fazla gerçekleşti.</p><p>Aynı dönemde Türkiye&amp;#39;nin hizmet ithalatındaki artış yüzde 0,3 ile sınırlı kaldı.</p><p><strong>&amp;quot;Hizmet ticareti ulaştırma, seyahat ve dijital hizmetlerden destek alıyor&amp;quot;</strong></p><p>AA muhabirlerine açıklamalarda bulunan Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Al, G20&amp;#39;de mal ithalatının yüzde 6,7, mal ihracatının yüzde 5,9 artmasının küresel ekonomide talebin tamamen zayıflamadığını gösterdiğini belirtti.</p><p>Al, &amp;quot;Özellikle bilgisayar, yarı iletken ekipmanı, elektronik ve makine ticaretindeki artış üretim ve yatırım faaliyetlerinin sürdüğüne işaret ederken, hizmet ticareti ulaştırma, seyahat ve dijital hizmetlerden destek alıyor.&amp;quot; dedi.</p><p>Al, bununla birlikte Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu`daki çatışmalar, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve ticaret politikalarındaki belirsizliğin küresel görünümü kırılgan tuttuğunun altını çizdi.</p><p>Bu nedenle ikinci çeyrekteki hızlanmayı kalıcı bir toparlanmanın kesin işareti olarak değil, güçlü fakat jeopolitik ve ekonomik şoklara açık bir ticaret genişlemesi olarak değerlendirmenin daha doğru olacağını belirten Al, özellikle teknoloji yatırımlarının sürmesinin, küresel ticaretin sanayi ve hizmet kanallarında eş zamanlı direnç oluşturduğunu söyledi.</p><p>Al, &amp;quot;Korumacılık bugün ticareti azaltmaktan çok, ticaretin yönünü, maliyetini ve bileşimini değiştiriyor. ABD, AB, Çin, Hindistan ve diğer büyük ekonomiler tarifeler, sübvansiyonlar, ihracat kontrolleri ve yerli üretim teşvikleriyle stratejik sektörleri koruyor.&amp;quot; açıklamasında bulundu.</p><p>Firmaların tedarikçilerini çeşitlendirdiğini, üretimin bazı aşamalarını başka ülkelere taşıdığını ve alternatif pazarlara yöneldiğini dile getiren Al, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Bu nedenle küresel ticaret hacmi artarken aynı anda jeoekonomik parçalanma da derinleşebiliyor. Mevcut hızlanma serbest ticaret düzenine geri dönüşten ziyade, güvenlik kaygılarının, stratejik bağımlılıkların ve devlet destekli sanayi politikalarının giderek daha fazla belirlediği yeni bir ticaret yapısına işaret ediyor. Dolayısıyla ticaretin büyümesi ile korumacılığın güçlenmesi günümüz uluslararası ekonomik düzeninde birbirini zorunlu olarak dışlayan gelişmeler değildir.&amp;quot;</p><p>Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Al, küresel ticarette Çin, ABD ve Avrupa Birliği arasındaki rekabetin derinleşmesinin Türkiye açısından bu üç merkezden birini seçmek olmadığını, aralarındaki rekabetten ekonomik alan açabilmek olduğunu belirtti.</p><p>Al, AB ile Gümrük Birliği&amp;#39;nin önemli bir avantaj olduğunu ve güncellenmesinin iki taraf için de yeni ticaret ve yatırım imkanları sağlayacağını belirterek, Türkiye&amp;#39;nin Avrupa Birliği&amp;#39;nin beşinci büyük mal ticaret ortağı olduğunu ve 2025&amp;#39;te mal ihracatının yüzde 42,7&amp;#39;sinin AB ülkelerine yapıldığını vurguladı.</p><p><strong>Al, sözlerini şöyle sürdürdü:</strong></p><p>&amp;quot;Buna ABD, Körfez, Afrika ve Asya pazarlarında çeşitlenme eklenmelidir. Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer jeopolitik kırılmalar Orta Koridor&amp;#39;un önemini artırıyor. Veriler bu yönde adımlar atıldığını gösteriyor. Lojistik altyapının, stratejik üretim kapasitesinin ve pazar çeşitlendirmesinin güçlendirilmesi Türkiye`nin ekonomik güvenliği açısından önem taşıyor. Böylece ticaret politikası, dış politika ve güvenlik stratejisiyle giderek daha doğrudan birleşiyor.&amp;quot;</p><p>Al, sektörel veriler ikinci çeyrekte üretim ve yatırım talebinin daha belirgin olduğunu gösterdiğini, elektronik, yarı iletken ekipmanı, makine ve yüksek teknoloji ürünlerindeki ithalat artışının bu eğilimi desteklediğini kaydetti.</p><p>Enerji ithalatındaki yükselişte ise fiyat etkisinin önemli rol oynadığını dile getiren Al, buna karşılık yeni tarifeler, ihracat kontrolleri ve diğer ticaret kısıtlamalarına ilişkin beklentilerin bazı ekonomilerde stoklamayı ve ithalatın öne çekilmesini teşvik ettiğini söyledi.</p><p>Al, &amp;quot;Bu nedenle yüzde 6,7`lik ithalat artışı, küresel talepteki canlanma ile ticaret politikası kaynaklı öne çekilmiş alımların birlikte etkilediği bir görünüm sunuyor. Sonraki çeyrekler bu iki etkinin ağırlığını daha açık gösterecektir. Bu ayrım, politika yapıcılar açısından özellikle önemlidir.&amp;quot; açıklamasında bulundu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/55df84a4-fd39-489c-890c-719d2cb369a4-er.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası: Borsa, döviz ve altında son durum ne? (4 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-4-eylul-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,19 değer kazanarak 13.959,51 puana yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-4-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-04T01:22:08+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün günü 13.932,46 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 21,03 puan ve yüzde 0,15 azalışla 13.911,44 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 27,05 puan ve yüzde 0,19 artışla 13.959,51 puana çıktı.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 13.903,59 puanı, en yüksek 14.066,72 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 0,11, mali endeks yüzde 0,46 değer kazanırken, hizmetler endeksi yüzde 0,34 ve sanayi endeksi yüzde 0,25 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 59&amp;#39;u yükselirken 37&amp;#39;si düştü, 4&amp;#39;ü yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri, ASELSAN, Katılımevim Tasarruf Finansman, Astor Enerji, Europower Enerji ile Türk Hava Yolları oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 468 dolar</strong></p><p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı&amp;#39;nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,27, bileşik getirisi yüzde 39,56 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1620, sterlin/dolar paritesi 1,3520 ve dolar/yen paritesi 156,5 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 48,4430 liradan, avro 56,2820 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,1 azalışla 4 bin 468 dolardan, Londra&amp;#39;da kasım vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,1 azalışla 95,4 dolardan işlem görüyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/1912f2d3-1ecd-4852-bfd5-3fc03fc11388-df.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Yıldız Demir Çelik, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yildiz-demir-celik-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi</link><description><![CDATA[Yıldızlar Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren Yıldız Demir Çelik, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim alanlarındaki performansını ortaya koyan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nu paylaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yildiz-demir-celik-2025-surdurulebilirlik-raporunu-yayimladi</guid><pubDate>2026-09-04T12:44:36+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Yıldız Demir Çelik&amp;#39;in 2025 ve &amp;quot;Her Adımda Sürdürülebilirlik&amp;quot; yaklaşımı doğrultusunda hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, kaynak verimliliğinden enerji yönetimine, dijitalleşmeden insan odaklı çalışma kültürüne kadar şirketin yıl boyunca hayat geçirdiği çalışmaları ve elde ettiği sonuçları kapsıyor.</p><p>Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi küresel regülasyonlar ve dinamik piyasa koşulları karşısında şirketin geliştirdiği bütüncül yönetim yaklaşımını şeffaf biçimde ortaya koyuyor.</p><p>Yıldız Demir Çelik, üretim faaliyetlerini sürdürürken kaynakların etkin kullanımı ve enerji verimliliği alanındaki çalışmalarına da hız verdi. 2025&amp;#39;te toplam su kullanımının yaklaşık yüzde 92,5&amp;#39;ini geri kazanılmış sudan karşılayan şirket, enerji verimliliğine yönelik operasyonel iyileştirmeler sonucunda yaklaşık 5 bin 299 megavat saat enerji tasarrufu elde etti. Aynı dönemde tamamlanan sekiz enerji verimliliği projesinin hesaplanan yıllık enerji kazanımı ise 587,1 ton eşdeğer petrol (TEP) olarak gerçekleşti.</p><p>Buhar kazanlarındaki yanma ayarlarından atık ısının değerlendirilmesine, kondens geri kazanımından LED aydınlatma dönüşümlerine kadar farklı alanlarda hayata geçirilen çalışmalar, enerji tüketiminin ve üretim süreçlerindeki kayıpların azaltılmasına katkı sağladı.</p><p>Kaynak güvenliğini ve maliyet yapısını destekleyen bu adımlar, şirketin çevresel etkisini azaltırken üretim süreçlerinin verimliliğini de güçlendirdi. Müşteri deneyimini süreçlerinin merkezine yerleştiren Yıldız Demir Çelik, siparişten sevkiyata kadar tüm aşamaların şeffaf biçimde izlenmesini sağlayan Stargate müşteri portalı ve gelişmiş CRM altyapısıyla operasyonel süreçlerini daha izlenebilir ve erişilebilir hale getirdi.</p><p>Yıldız Demir Çelik, çalışan gelişimi ile iş sağlığı ve güvenliği alanlarında da çalışmalarını sürdürdü. 2025&amp;#39;te toplam eğitim süresi 35 bin 819 saate, çalışan başına ortalama eğitim süresi ise 46,7 saat olarak gerçekleşti.</p><p>Teknik yetkinlik, süreç bilgisi ve problem çözme kapasitesini geliştirmeye yönelik eğitim yatırımları ile &amp;quot;Budur Buluşmaları&amp;quot; gibi açık iletişim platformlarının devam ettiği yıl içerisinde kaza sıklık ve kaza ağırlık oranlarında da belirgin iyileşmeler kaydedildi.</p><p>Yıldız Demir Çelik, 2025&amp;#39;te gerçekleştirdiği çifte önemlilik değerlendirmesi doğrultusunda 2030 yol haritasını &amp;quot;Her Adımda Gelecek&amp;quot;, &amp;quot;Her Adımda Sorumlu Üretim&amp;quot; ve &amp;quot;Her Adımda Önce İnsan&amp;quot; başlıkları altında şekillendirerek sürdürülebilir büyüme hedeflerini kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürüyor.</p><p><strong>- &amp;quot;Sürdürülebilirlik stratejik bir sorumluluktur&amp;quot;</strong></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir gereklilik değil, üretimden teslimata kadar tüm kararların merkezinde yer alan stratejik bir sorumluluk olduğunu belirtti.</p><p>Üretimden teslimata uzanan bütün süreçleri yakın bir koordinasyonla yönettikleri bir dönem olduğunu aktaran Yılmaz, &amp;quot;Değişen müşteri talepleri, maliyet baskıları ve karbon düzenlemeleri karşısında kaliteden kaynak kullanımına kadar tüm süreçlerimizi aynı çalışma disiplini içinde ele aldık. Bir üretim şirketinin başarısının yalnızca hatların çalışma hızıyla değil, tüm birimler arasındaki kesintisiz koordinasyon ve güvenle kurulduğuna inanıyoruz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Yılmaz, kaynak verimliliğini günlük operasyonlarının ayrılmaz bir parçası olarak izlerken 2025&amp;#39;te kullandıkları suyun yaklaşık yüzde 92,5&amp;#39;ini geri kazanılmış sudan karşıladıklarını vurgulayarak, enerji tasarrufu ve verimlilik odaklı operasyonel iyileştirmeleri hız kesmeden sürdürdüklerini kaydetti.</p><p>Dijital altyapıları, Stargate müşteri portalları ve güçlü saha deneyimine sahip çalışanlarla operasyonel verimliliklerini daha da ileri taşımayı hedeflediklerini ifade eden Yılmaz, &amp;quot;Önümüzdeki dönemde birlikte çalışma kültürümüzü güçlendirerek, müşteri ve çalışan deneyimini odağımızda tutarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/16b9ebce-56e7-4523-8baf-32b2e6dc9582-rre.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türk Reasürans yılın ilk yarısında 38,1 milyar liralık aktif büyüklüğe ulaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turk-reasurans-yilin-ilk-yarisinda-381-milyar-liralik-aktif-buyukluge-ulasti</link><description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığının yüzde 100 sermayesiyle 6 Eylül 2019'da faaliyete başlayan Türk Reasürans, geçen 7 yılda finansal büyüklüğünü ve reasürans pazarındaki ağırlığını istikrarlı biçimde artırdı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/turk-reasurans-yilin-ilk-yarisinda-381-milyar-liralik-aktif-buyukluge-ulasti</guid><pubDate>2026-09-04T11:49:26+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türk Reasürans&amp;#39;ın açıklamasına göre, 2019 yılını 156,7 milyon TL aktif büyüklük ve 153,1 milyon TL toplam özsermaye ile tamamlayan şirket, 2026`nın ilk yarısında 38,1 milyar TL aktif büyüklüğe ve 12,9 milyar TL özsermayeye ulaştı.</p><p>Aynı dönemde 16,1 milyar TL brüt prim üretimi gerçekleştiren Türk Reasürans, 2,9 milyar TL net dönem karı elde etti. Net yazılan primler dikkate alındığında yaklaşık yüzde 64 konsolide pazar payına ulaşan şirket, sektörün lider reasürans şirketi konumunda.</p><p>Kuruluşundan bu yana yerli reasürans kapasitesinin artırılmasında önemli rol üstlenen Türk Reasürans, 7 yılda 70,7 milyar TL primin yurt içinde tutulmasını sağladı. Böylece reasürans yoluyla yurt dışına aktarılabilecek kaynakların Türkiye ekonomisi içinde kalmasına katkıda bulundu.</p><p>Türkiye`de edindiği deneyimi uluslararası pazarlara da taşıyan Türk Reasürans, bugüne kadar 25 ülkede yerleşik 51 sigorta ve reasürans şirketiyle çalışarak 85 ülkedeki risklere teminat sağladı. Özellikle Asya ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğini artıran şirket, gelecek dönemde faaliyet gösterdiği coğrafyaları çeşitlendirmeyi ve uluslararası reasürans piyasalarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.</p><p>Türk Reasürans, 7 yıllık süreçte ana faaliyet alanı olan reasüransın yanı sıra iştirakleri ve üstlendiği teknik işleticiliklerle sigortacılığın farklı alanlarını aynı çatı altında buluşturan yapıya ulaştı.</p><p><strong>- DASK&amp;#39;ın teknik işleticiliğini üstlenen Türk Reasürans, bu sorumluluğu 5 yıl daha sürdürecek</strong></p><p>Şirketin 7&amp;#39;nci yılı, teknik işleticilik faaliyetleri açısından da önemli bir dönüm noktası oldu. 2020 yılından bu yana Doğal Afet Sigortaları Kurumunun (DASK) teknik işleticiliğini üstlenen Türk Reasürans, bu sorumluluğu 5 yıl daha sürdürecek. Ayrıca Mayıs 2021`de kurulan Özel Riskler Yönetim Merkezinin (ÖRYM) teknik işleticisi olan şirket, bu alandaki görev ve sorumluluklarını yeni dönemde de yerine getirmeye devam edecek.</p><p>DASK`ın teknik işleticiliğiyle vatandaşların deprem riskine karşı finansal güvenceye erişimini destekleyen Türk Reasürans, ÖRYM çatısı altında ekonominin farklı kesimlerine yönelik sigorta sistemlerinin yönetimini üstleniyor. Devlet Destekli Alacak Sigortası ile KOBİ`lerin ticari alacaklarına teminat sağlarken Maden Çalışanları Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası ve Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası havuzlarıyla madencilik ve sağlık alanlarına güvence sağlanmasına katkı sunuyor.</p><p>Şirket, ayrıca bedeni tazminat ve ileri yaşta artan sağlık risklerinin merkezi havuzda karşılanmasına yönelik yeni model üzerinde çalışıyor.</p><p>Türk Reasürans`ın katılım esaslı reasürans alanındaki iştiraki Türk Katılım Reasürans, Haziran 2026 itibarıyla 4,35 milyar TL aktif büyüklüğe ve 1,19 milyar TL özsermayeye ulaştı. Türk Katılım Reasürans, 1 Temmuz 2026 itibarıyla yurt dışı katılım reasüransı faaliyetlerine başladı.</p><p>Ekosistemin teknoloji ayağında ise T-Rupt Teknoloji, sigortacılık ve risk yönetimini ileri modelleme teknolojileriyle buluşturuyor. Katastrofik risk modelleme alanında geliştirdiği CatMod ile Türkiye`de 54 müşteriye hizmet veren T-Rupt, Azerbaycan`daki ülke ölçekli deprem modelleme projesi AXA ile kurduğu stratejik işbirliği ve Romanya ile Fransa`daki faaliyetleriyle geliştirdiği modelleme yetkinliğini farklı ülke ve pazarlara taşıyor.</p><p><strong>- &amp;quot;Hedefimiz,Türk Reasürans`ı bölgesinde referans alınan bir reasürans şirketi konumuna taşımak&amp;quot;</strong></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, Türk Reasürans&amp;#39;ın bugün reasürans faaliyetlerinin ötesinde teknik işleticilik sorumlulukları, katılım reasüransı ve risk modelleme alanındaki iştirakleriyle sigortacılığın farklı alanlarında sorumluluk üstlenen yapıya sahip olduğunu ifade etti.</p><p>Geride kalan 7 yılda yalnızca şirketin ölçeğini büyütmediklerine dikkati çeken Koç, &amp;quot;Türkiye`nin reasürans alanındaki imkanlarını da genişlettik. TARSİM, Türk Eximbank, Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu ve Türk P&amp;amp;I gibi ülkemiz açısından stratejik öneme sahip kurumlara sunduğumuz reasürans desteğini de bu sorumluluğun önemli bir parçası olarak görüyoruz.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Koç, bu yıl Türk Katılım Reasürans`ın 5. yılını kutlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, &amp;quot;Türkiye`nin ilk ve tek katılım reasürans şirketi olan Türk Katılım Reasürans`ın 5. yılında yurt dışı faaliyetlerine başlaması, bizim için ayrıca kıymetli. Türkiye`de oluşturduğumuz birikimin artık uluslararası pazarlarda da karşılık bulacağı yeni bir döneme giriyoruz.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Türk Reasürans`ın gelecek dönem hedeflerine değinen Koç, &amp;ldquo;85 ülkenin risklerine teminat sağlayan bir şirket olarak bundan sonraki hedefimiz, faaliyet gösterdiğimiz coğrafyaları çeşitlendirmek ve Türk Reasürans`ı bölgesinde referans alınan bir reasürans şirketi konumuna taşımak.&amp;quot; bilgisini paylaştı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/01ed46a8-30ea-40a4-bd61-5f67085a537a-cd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Capital 2026 Eylül Sayısı Bayilerde</title><link>https://www.capital.com.tr/capital-dergi/capitalde-bu-ay/capital-2026-eylul-sayisi-bayilerde</link><description><![CDATA[İşte Capital Dergisi Eylül sayısının başlıkları…]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/capital-dergi/capitalde-bu-ay/capital-2026-eylul-sayisi-bayilerde</guid><pubDate>2026-09-04T11:44:57+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p><strong>KAPAK</strong></p><p>ÜLKER`İN GELECEK PLANI</p><p>Ülker CEO`su Özgür Kölükfakı, &amp;ldquo;Amiral gemimiz Ülker`in global rekabet gücünü artırırken geleceğe daha güçlü hazırlanmak istiyoruz&amp;rdquo; diyor.</p><p><strong>ARAŞTIRMALAR</strong></p><p>YATIRIM YARIŞI</p><p>&amp;ldquo;Yurt Dışında Kurulu En Büyük 50 Türk Şirketi&amp;rdquo; araştırmamızın zirvesinde 8,1 milyar dolarlık yurt dışı cirosuyla Arçelik bulunuyor. Global 50`nin yeni sınavıysa ulaştıkları ölçeği daha k&amp;acirc;rlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek.</p><p>İÇERİDE DİRENÇ DIŞARIDA FREN!</p><p>Perakendeden otomotive, gıdadan turizme kadar talebin yönü stabil değil. Sektör temsilcileri 2026`yı hızlı bir toparlanma yılından çok &amp;ldquo;denge, dayanıklılık ve pazar çeşitlendirme yılı&amp;rdquo; olarak görüyor.</p><p>ZARARI AZALTMA HESABI</p><p>Son dönemde şirketlerin en önemli sorunu k&amp;acirc;rsız büyüme. Son 5 yılda pek çok sektörde k&amp;acirc;r marjları yarıdan fazla erirken k&amp;acirc;r marjı yüksek ürünlerin düşük marjlıları telafi etme gücü zayıflıyor.</p><p>OYUNUN KURALI DEĞİŞTİ</p><p>40 sektöre damgasını vuran mega trendleri ve yeni fırsat alanlarını araştırdık. Çimentoda karbon maliyeti, tekstilde yakın tedarik ve fiyat baskısı, gıdada arz güvenliği öne çıkıyor.</p><p><strong>SÖYLEŞİLER</strong></p><p>ÇİN`İN YENİ GÜÇ ROTASI</p><p>Dr. Wing Lok Hung`a göre yapay zeka ve yeni enerji Çin`in yeni büyüme motorları olurken ABD-Çin rekabeti, BRICS`in yükselişi ve değişen tedarik zincirleri dünyayı çok kutuplu bir düzene taşıyor.</p><p>&amp;ldquo;5 YILDA PAYIMIZ YÜZDE 50 ARTAR&amp;rdquo;</p><p>&amp;ldquo;5 yılda pazar payımızı yüzde 50 artırmak istiyoruz&amp;rdquo; diyen Marshall Türkiye Genel Müdürü Özgür Orçunus, Marshall`ı güçlü, lider ve premium bir marka olarak konumlandırmayı hedeflediklerini söylüyor.</p><p>&amp;ldquo;YURT DIŞINDA ÜRETİME HAZIRIZ&amp;rdquo;</p><p>Ekonomik ve jeopolitik koşulların uygun hale gelmesini beklediklerini söyleyen LAV Genel Müdürü Filiz Akdede, &amp;ldquo;Yurt dışında üretime hazırız. Yatırımın bir yıl içinde gerçekleşmesi mümkün&amp;rdquo; diyor.</p><p>&amp;ldquo;HEDEF ÜÇ YILDA 100 MAĞAZAYI GEÇMEK&amp;rdquo;</p><p>Tüketicinin fonksiyonelliğe yatırım yaptığını belirten Evidea Genel Müdürü Hakan Zihnioğlu, elektrikli ev aletleri, tamamlayıcı mobilyalar ve ev dekorasyonunun sektörün büyümesini sürükleyeceğini söylüyor.</p><p><strong>KONJONKTÜR</strong></p><p>BİLİNEN BELİRSİZLİKLER</p><p>Net bir barış sağlanmadıkça fiyatların bu bandın uzun süre dışına çıkması bize pek olası görünmüyor. Çünkü savaşın gidişatına dair pek çok senaryo artık fiyatlara işlenmiş durumda.</p><p><strong>YÖNETİM</strong></p><p>VELİAHTIN YENİ ROTASI</p><p>Aile şirketlerinde yeni kuşak için aile işi zorunlu güzergah olmaktan çıktı. Kimi şirketin dışına çıkıp kendi markasını ya da fonunu kuruyor kimi dışarıda kendini kanıtlayıp aile işine geri dönüyor</p><p>LİDERLİĞİN YENİ BASKI HARİTASI</p><p>CEO ve yönetim kurulu başkanlarıyla gerçekleştirdiğimiz &amp;ldquo;Liderliğin Yeni Baskı Haritası&amp;rdquo; araştırması, her 7 CEO`dan 1`inin yüksek ya da çok yüksek düzeyde baskı altında çalıştığını ortaya koyuyor.</p><p>DEĞİŞİM DALGASI</p><p>laç sektöründe tepe yönetimde dikkat çekici bir hareketlilik var. 2025`te dünyanın en büyük 25 ilaç şirketi CEO değişikliğine gitti. Türkiye`de ise son 2,5 yılda 21 ilaç şirketinde bayrak devri yaşandı.</p><p><strong>FİNANS</strong></p><p>&amp;ldquo;5 YILDA BÖLGESEL YATIRIM BANKASI OLDUK&amp;rdquo;</p><p>İlk 5 yıldaki hedeflerinin ötesine geçtiklerini söyleyen Doğan Yatırım Bankası Genel Müdürü Hulusi Horozoğlu, &amp;ldquo;Bölgesel bir yatırım bankası olma hedefimizi gerçekleştirdik&amp;rdquo; diyor.</p><p>YENİ CAZİBE MERKEZLERİ</p><p>Finansta büyüme yeni adreslere kayıyor. Artık fonlar ve varlık yönetimi, tamamlayıcı sağlık ve emeklilik, dijital ve alternatif finansman ile yapay zeka destekli ödeme çözümleri daha ön planda.</p><p>&amp;ldquo;HACMİ İKİ KATINDAN FAZLA ARTIRABİLİRİZ&amp;rdquo;</p><p>AXA Türkiye Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel, yeni ürünler ve düzenlemelerle sektörün prim hacminin 3-5 yılda iki katından fazla artabileceğini öngörüyor.</p><p>&amp;ldquo;TEK VARLIK SINIFINA YOĞUNLAŞMAYIN&amp;rdquo;</p><p>Yüzde 50 TL faiz, yüzde 30 hisse, yüzde 20 altın ve döviz dağılımı öneren TEB Yatırım Genel Müdürü Selim Yazıcı, &amp;ldquo;Tek bir varlık sınıfına yoğunlaşmayın&amp;rdquo; diyor.</p><p><strong>YAŞAM</strong></p><p>&amp;ldquo;PARALAR ÜLKELERİN TARİHİ BELGELERİ&amp;rdquo;</p><p>Eski para koleksiyonculuğu yapan Yeni İnci Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Atakan, hayalinin ilk parayı basan Lidyalılar döneminden bir parçaya sahip olmak olduğunu söylüyor.</p><p>KISA KISA</p><p>RICHARD BRANSON</p><p>KİTAP</p><p>10 SORU</p><p>PROJEKSİYON</p><p>İNSANLAR</p><p>İŞ`TE ANADOLU</p><p>THOMAS FREY</p><p>DIJITAL CEO</p><p>BRAND PULSE</p><p><strong>GÖRÜŞLER</strong></p><p>Ian Bremmer / SON SEÇİMLERDE TRUMP</p><p>Ali Özgenç / OPERASYONEL MODEL DÖNÜŞÜMÜ</p><p>Ömer Barbaros Yiş / E-TİCARET BÜYÜYOR, BÜYÜTÜYOR</p><p>Mehmet Gerz / FAİZDE İNDİRİM BEKLENTİSİ AĞIRLIK KAZANIYOR</p><p><a href="https://bmag.com.tr/dergi/capital" target="_blank">Satın Almak İçin: Bmag</a></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c8c8917f-6e00-4476-a040-d92310239c5e-fa.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Akbank "Ticari Merkez" modelini hayata geçirdi</title><link>https://www.capital.com.tr/finans/bankacilik/akbank-ticari-merkez-modelini-hayata-gecirdi</link><description><![CDATA[Akbank, tüzel müşterilerinin değişen ihtiyaçlarına daha hızlı, koordineli ve bütüncül çözümler sunmak amacıyla geliştirdiği "Ticari Merkez" modelini başlattı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/finans/bankacilik/akbank-ticari-merkez-modelini-hayata-gecirdi</guid><pubDate>2026-09-04T11:21:42+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Akbank, ticari bankacılıkta hizmet modelini Ticari Merkez yapısıyla yeniden şekillendiriyor. Klasik şube yapısının ötesinde tasarlanan model, farklı uzmanlıkları tek bir hizmet yapısı altında bir araya getirerek, şirketlerin ihtiyaçlarına daha etkin ve uygun çözümler sunulmasını hedefliyor.</p><p>Yeni modelde müşteriler, merkez müdürleri, lider danışmanlar ve müşteri temsilcilerinden oluşan uzman ekiplerin ortak bilgi ve deneyiminden yararlanabilecek. Böylece iş ortaklarının faaliyet gösterdiği sektör, bölge ve büyüme hedefleri birlikte değerlendirilerek, daha etkili çözümler geliştirilebilecek. Farklı uzmanlıkların aynı ekip içinde buluşması sayesinde müşterilerin finansal ihtiyaçlarının daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması amaçlanıyor.</p><p>Söz konusu yapılanmanın ilki Avrupa Ticari Merkezi&amp;#39;ni İstanbul&amp;#39;da ağustosta hizmete açan banka, 2027 sonuna kadar Ankara, İzmir, Kayseri, Samsun, Adana, Gaziantep ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde toplam 26 merkeze ulaşmayı hedefliyor.</p><p>Yeni hizmet modeli, danışmanlık gücü yüksek ekip yapısıyla şirketlerin ticarette güçlenmek için ihtiyaç duyduğu hizmetleri uçtan uca sunarken, güçlü ekip sinerjisi ve ortak çalışma kültürü sayesinde müşteri ilişkilerinde derinleşmeye, yeni iş fırsatlarının geliştirilmesine ve sürdürülebilir büyümeye daha fazla alan açacak.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik, ticaretin ölçeği ve hızının büyük bir ivmeyle değiştiğini belirtti.</p><p>Atik, söz konusu ortamda tüzel müşterilerin işlerini büyütürken, kendilerini ve ihtiyaçlarını en doğru şekilde anlayan, sektörlerini bilen, karar süreçlerinde hız kazandıran ve farklı çözümleri bir araya getirebilen güçlü bir bankacılık ortağı beklediğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Ticari Merkez modelimizi bu ihtiyaçtan hareketle tasarladık. Yeni yapılanmamızla müşterilerimize daha yakın ve bütüncül bir hizmet deneyimi sunacağız. Ticari Merkezlerimiz, bilgi birikiminin ve ekip sinerjisinin müşteriye değer olarak yansıdığı yeni bir hizmet modeli olacak. Merkez müdürlerimiz, lider danışmanlarımız ve müşteri temsilcilerimizle tüzel müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını uçtan uca ele alacak, bölgesel dinamikleri, sektör ihtiyaçlarını ve büyüme hedeflerini birlikte değerlendiren bir çalışma modeliyle ilerleyeceğiz. Bu dönüşümün, hem müşterilerimizin bankacılık deneyimini güçlendireceğine hem de Türkiye&amp;#39;de ticari bankacılıkta yeni bir hizmet standardı oluşturacağına inanıyoruz.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/be8873d4-1f97-45b1-ab29-f34f0feb0e53-fefeef.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Halkbank üçüncü halka arzı için yatırımcılarla buluştu</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/halkbank-ucuncu-halka-arzi-icin-yatirimcilarla-bulustu</link><description><![CDATA[Halkbank, sermaye yapısını güçlendirmeye yönelik üçüncü halka arz süreci kapsamında yerli ve yabancı yatırımcılarla bir araya geldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/halkbank-ucuncu-halka-arzi-icin-yatirimcilarla-bulustu</guid><pubDate>2026-09-04T11:10:32+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bankadan yapılan açıklamaya göre, Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil ev sahipliğinde ve Türkiye Varlık Fonunun (TVF) katılımıyla Halkbank Kuleleri&amp;#39;nde gerçekleştirilen toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar katıldı.</p><p>Toplantıda, sermaye yapısını daha güçlendirmek amacıyla üçüncü halka arz sürecine hazırlanan bankanın yeni 5 yıllık stratejik planı kapsamında büyüme, finansman ve dijital dönüşüm hedefleri, yurt içi ve uluslararası finans dünyasının temsilcileri ve paydaşlarına aktarıldı.</p><p>Bilgilendirme toplantısının ardından süreci yürüten lider aracı kurumlar Halk Yatırım, Citi ve JP Morgan ile Halkbank üst yönetimi tarafından gerçekleştirilecek yatırımcı tanıtım turları kapsamında küresel önemli finans merkezlerinde yerli ve yabancı yatırımcılara yönelik tanıtım ve talep toplama çalışmaları da yürütülecek.</p><p><strong>- &amp;quot;1,1 milyar dolar düzeyinde kaynak topladık&amp;quot;</strong></p><p>Açıklamada toplantıdaki konuşmasına yer verilen Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, Halkbank&amp;#39;ın uluslararası piyasalardaki faaliyetleri açısından yeni bir dönemin başladığını belirtti.</p><p>Özdil, ABD&amp;#39;de 9 yıl süren ceza davasının sona ermesinin yurt dışı kaynak temin imkanlarının artması için önemli bir zemin oluşturduğunu aktararak, şunları kaydetti:</p><p><br></p><p>&amp;quot;Davanın bitmesinin ardından yurt dışı piyasalardan kısa süre içinde 1,1 milyar dolar düzeyinde kaynak toplamayı başardık. Ayrıca yurt dışı tahvil ihraçlarımız için yeni bir program oluşturduk. Gerçekleştirdiğimiz yurt dışı yatırımcı turu, yakın dönemde planladığımız ihraçlara yönelik ilginin güçlü<img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/daa4c147-b7c6-4b5b-a4f7-b054b22da563-74a7f758-1dc0-45d1-9fff-5f50809ffafa" style="width: 300px;"> olduğuna işaret ediyor. Muhabir banka sayısında gözlenen hızlı artış da bankamız adına memnuniyet verici.&amp;quot;</p><p>Yeni oluşturulan 5 yıllık stratejik plan doğrultusunda sürdürülebilir ve karlı büyümeye odaklanacaklarını vurgulayan Özdil, &amp;quot;Dijital bankacılık ve yapay zeka entegrasyonumuzla bankamızın mali bünyesini daha etkin hale getireceğiz. Uluslararası finansman kaynaklarına yeniden erişim ve üçüncü halka arzla güçlenecek sermaye ve öz kaynak yapımız, sürdürülebilir kredi büyümesini destekleyecek, daha dengeli ve verimli bir kaynak yapısına geçmemize olanak tanıyacak.&amp;quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>Özdil, gelecek dönemde KOBİ, esnaf ve sanatkarların Halkbank&amp;#39;ın önceliği olmaya devam edeceğine değinerek, kadın ve genç girişimcilere yönelik desteklerini sürdüreceklerini aktardı.</p><p>Bireysel bankacılıkta özellikle kredi kartlarındaki pazar paylarını artırmayı, kurumsal ve ticari bankacılıkta ise altyapı ve enerji başta olmak üzere büyük ölçekli projeleri desteklemeyi hedeflediklerini kaydeden Özdil, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&amp;quot;Bu yeni hikayemizin başarısı, çalışanlarımızın, müşterilerimizin, arkamızda desteğini her zaman hissettiğimiz devletimizin, Türkiye Varlık Fonunun ve özellikle bize güvenen hisse yatırımcılarımızın el ele vermesiyle yazılacak. Başarıyla tamamlayacağımıza yürekten inandığım üçüncü halka arz sürecimizin bankamıza, yatırımcılarımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a8f68f74-99c2-4713-94f5-9581af70ebf7-er.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-negatif-seyrediyor-11-5-55</link><description><![CDATA[ Avrupa borsaları, jeopolitik risklerden kaynaklanan enflasyonist endişelerle negatif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-negatif-seyrediyor-11-5-55</guid><pubDate>2026-09-04T11:05:55+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin azalmasıyla dün New York borsasında bugün de Asya piyasalarında pozitif bir seyir öne çıkmasına karşın, Avrupa piyasaları bu borsalardan negatif ayrışıyor.</p><p>Avrupa borsalarındaki satışlarda jeopolitik risklerden kaynaklı artan enflasyonist endişeler etkili oluyor. Dün açıklanan verilere göre, Avro Bölgesi&amp;#39;nde temmuz ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık yüzde 1,6, yıllık yüzde 5,8 artarak beklentileri aşarken, haziran ayına göre hızlandı.</p><p>Bölgede, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) de yıllık bazda enerji fiyatlarındaki hızlı artışın etkisiyle ağustosta yüzde 3,3&amp;#39;e çıkarak yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesini görmüştü.</p><p>Öte yandan Almanya Başbakanı Friedrich Merz&amp;#39;in gelecek hafta gerçekleşecek Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı toplantısı öncesinde banka yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor.</p><p>Bu arada, İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başekonomisti Huw Pill, ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle artan enflasyon karşısında BoE&amp;#39;nin politika faizini hızlı şekilde yükseltmesinin, ilerleyen dönemde daha agresif faiz artırımlarına duyulabilecek ihtiyacı azaltabileceğini belirtti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle, Avrupa piyasalarında saat 10.40 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,1 azalışla 648 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,2 kayıpla 10.813 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi önceki kapanışın hemen altında 26.001 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi önceki kapanışın yüzde 0,5 altında 51.894 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,2 kayıpla 8.268 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,5 azalışla 19.897 puanda bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün ABD&amp;#39;de istihdam verileri başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirtti.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/6e5daa61-99f8-4fce-b16e-fe02996518b5-er.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (4 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-4-eylul-2026</link><description><![CDATA[Gram altın güne değer kazancıyla başlamasının ardından 6 bin 950 liradan işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-4-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-04T10:14:17+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün ons altındaki yükselişe paralel değer kazanan gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 2 artışla 6 bin 949 liradan tamamlamıştı.</p><p>Güne yükselişle başlayan gram altın saat 10.00 itibarıyla önceki kapanışın hemen üzerinde 6 bin 950 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 359 liradan, cumhuriyet altını 45 bin 227 liradan satılıyor.</p><p>Altının onsu yüzde 0,2 değer kaybıyla 4 bin 461 dolardan alıcı buluyor.</p><p><strong>Dövizde son durum</strong></p><p>Dolar/TL, güne yükselişle başlamasının ardından 48,4430 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Dün yükseliş eğiliminde hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,3210&amp;#39;dan tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.50 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 48,4430 seviyesinde. Aynı dakikalarda avro/TL yüzde 0,2 artışla 56,3320&amp;#39;den, sterlin/TL yüzde 0,1 yükselişle 65,5986&amp;#39;dan işlem görüyor.</p><p>Dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 99 seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/55fc3f53-6eb1-423e-8ba0-5329860e9959-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa güne düşüşle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-2-44</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,15 azalışla 13.911,44 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-2-44</guid><pubDate>2026-09-04T10:02:44+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,84 değer kaybederek 13.932,46 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 21,03 puan ve yüzde 0,15 azalışla 13.911,44 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,97 artarken, holding endeksi yüzde 0,06 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran bankacılık, en çok gerileyen yüzde 3,56 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin azalması ve tahvil faizlerindeki hafif gerilemenin etkisiyle pozitif seyrederken, gözler bugün ABD&amp;#39;de açıklanacak tarım dışı istihdam verisine çevrildi.</p><p>Jeopolitik gelişmeler, ABD&amp;#39;deki ekonomik veriler ile ekonomi yönetiminden gelen açıklamalar piyasaların yönü üzerinde etkili oluyor.</p><p>Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller&amp;#39;ın ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğine işaret etmesi, Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine ilişkin öngörülerin zayıflamasını sağladı.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kurunun, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de istihdam verileri başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.800 ve 13.700 puanın destek, 14.000 ve 14.100 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/59b6558b-5872-4119-ad64-1a59203c27b3-cd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>TCMB, uzaktan kimlik doğrulamada "biyometrik" seçeneğini getirdi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tcmb-uzaktan-kimlik-dogrulamada-biyometrik-secenegini-getirdi</link><description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ödeme ve elektronik para kuruluşlarının uzaktan iletişim aracıyla müşteri kimlik doğrulamasında biyometrik veriler veya elektronik kimlik doğrulama özelliğine sahip kimlik belgelerinin kullanılmasına yönelik düzenleme yaptı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tcmb-uzaktan-kimlik-dogrulamada-biyometrik-secenegini-getirdi</guid><pubDate>2026-09-04T09:59:53+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>TCMB&amp;#39;nin &amp;quot;Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarının Bilgi Sistemleri ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcılarının Ödeme Hizmetleri Alanındaki Veri Paylaşım Servislerine İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ&amp;quot;i, Resmi Gazete&amp;#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Buna göre, ödeme ve elektronik para kuruluşları uzaktan iletişim aracı ile yürütülecek kimlik tespiti ve sözleşme ilişkisinin kurulması süreçlerinde kimliği tespit edilecek kişinin biyometrik verilerini kullanabilecek.</p><p>Uzaktan kimlik tespiti işlemlerinde daha önce sadece &amp;quot;belge&amp;quot; olarak yer alan ifade &amp;quot;kimlik belgesi&amp;quot; şeklinde değiştirilerek müşterilerin uzaktan iletişim aracı ile yürütülecek süreçlerine düzenleme getirildi.</p><p>Fotoğraf ve imza başta olmak üzere kimlik belgesinin ve kimlik belgesinde bulunan veri ve bilgilerin orijinallik, bütünlük, yıpranma ile tahrif edilme durumlarına ilişkin testlerin yapılması ve kimlik belgesinin ön ve arka yüzünün görsel ögeler yönünden kontrolü süreci kesintisiz şekilde kayıt altına alınacak.</p><p>Türk vatandaşı olmayan gerçek kişilerin kimlik tespiti Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği esasları dahilinde, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının (ICAO) 9303 sayılı standardına uygun, yakın alan iletişimi özelliği olan pasaport kullanılmak suretiyle uzaktan kimlik tespiti yoluyla yapılacak.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/6ec0497a-8211-44ca-b86a-a3640f814418-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları Çin hariç pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-cin-haric-pozitif-seyrediyor-9-55-32</link><description><![CDATA[Asya borsaları, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin azalması ve teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle Çin hariç pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-cin-haric-pozitif-seyrediyor-9-55-32</guid><pubDate>2026-09-04T09:55:32+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalar, Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin azalması ve tahvil faizlerindeki hafif gerilemenin etkisiyle pozitif seyrederken, gözler bugün ABD&amp;#39;de açıklanacak tarım dışı istihdam verisine çevrildi.</p><p>Jeopolitik gelişmeler, ABD&amp;#39;deki ekonomik veriler ile ekonomi yönetiminden gelen açıklamalar piyasaların yönü üzerinde etkili oluyor.</p><p>Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller&amp;#39;ın ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğine işaret etmesi, Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine ilişkin öngörülerin zayıflamasını sağladı.</p><p>Fed&amp;#39;in eylül ayında faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler yüzde 70 seviyelerinden yüzde 50 seviyelerine kadar geriledi.</p><p>Asya borsaları da teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle pozitif seyrediyor. Fed`e ilişkin faiz artırım beklentilerinin gerilemesi teknoloji hisselerini pozitif etkiliyor.</p><p>Japonya borsasında işlem gören Softbank Group&amp;#39;un hisseleri yüzde 11,7, Güney Kore borsasında işlem gören SK Hynix&amp;#39;in hisseleri yüzde 3, Samsung Electronics&amp;#39;in hisseleri yüzde 2,4, Hong Kong borsasında işlem gören Baidu&amp;#39;nun hisseleri yüzde 4,3 değer kazandı.</p><p>Japonya Merkez Bankası&amp;#39;nın (BoJ) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güç kazanmasıyla 155,3 seviyesine gerileyerek bir ayın en düşük seviyesini gören dolar/yen paritesi 156 seviyesinin üzerinde dengelendi.</p><p>Diğer taraftan Pekin yönetimi, ABD&amp;#39;nin, &amp;quot;İran&amp;#39;la bağlantılı oldukları&amp;quot; gerekçesiyle Çin vatandaşlarına ve şirketlerine getirdiği yaptırımları kaldırma çağrısında bulundu.</p><p>Söz konusu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 1,74 artışla 6.694 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,28 değer kazancıyla 65.034 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 azalışla 3.938 puan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 2 yükselişle 25.710 puan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi ise önceki kapanışın yüzde 0,9 üstünde 76.834 puan seviyesinde bulunuyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/0a05555c-1e52-4aeb-8ca0-42d6ffe33c4c-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar, ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisine odaklandı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-abdde-aciklanacak-tarim-disi-istihdam-verisine-odaklandi-9-14-11</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin azalması ve tahvil faizlerindeki hafif gerilemenin etkisiyle pozitif seyrederken, gözler bugün ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisine çevrildi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-abdde-aciklanacak-tarim-disi-istihdam-verisine-odaklandi-9-14-11</guid><pubDate>2026-09-04T09:14:11+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Jeopolitik gelişmeler, ABD&amp;#39;deki ekonomik veriler ile ekonomi yönetiminden gelen açıklamalar piyasaların yönü üzerinde etkili oluyor.</p><p>Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller&amp;#39;ın ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğine işaret etmesi, Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine ilişkin öngörülerin zayıflamasını sağladı.</p><p>Açıklama sonrası Fed&amp;#39;in eylül ayında faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler yüzde 70 seviyelerinden yüzde 50 seviyelerine kadar geriledi. ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,78&amp;#39;de, dün 4 bin 500 doların üzerini test eden altının onsu bugün önceki kapanışın hemen üzerinde 4 bin 474 dolardan işlem görüyor.</p><p>Fed&amp;#39;in sıkı para politikasına gideceğine yönelik endişelerin hafiflemesi ve tahvil faizlerinin gevşemesi küresel piyasalardaki risk iştahını destekledi. Bu gelişmelerle bugün mayıs ayından bu yana ilk defa 82 bin doların üzerini test eden bitcoin ise 81 bin dolar seviyesinde dengelendi.</p><p>Öte yandan, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray&amp;#39;da düzenlediği basın toplantısında, &amp;quot;Fed&amp;#39;in faizleri düşürmesi gerektiğine&amp;quot; inandıklarını söyledi. İran konusunda ise Vance, askeri, ekonomik ve diplomatik &amp;quot;tüm seçeneklerin&amp;quot; masada olduğunu, Tahran&amp;#39;la &amp;quot;süresiz bir savaş&amp;quot; peşinde olmadıklarını belirtti.</p><p>Ticaret cephesinde ise Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD ile olası bir ticaret anlaşmasına ilişkin, masaya oturup anlaşmayı yapmaya hazır olduklarını söyledi. İki ülkenin de yararına olacak bir anlaşmanın mümkün olduğunu söyleyen Carney, ancak böyle bir anlaşmada &amp;quot;istikrar ve güvenilirliğin şart olduğunu&amp;quot; kaydetti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump da Kanada ile aralarındaki gerilime ilişkin Carney&amp;#39;i suçlarken, Kanada ekonomisinin çökebileceğini savundu.</p><p>Orta Doğu kaynaklı devam eden jeopolitik risklerin etkisiyle kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artışla 95,7 dolar seviyesinde, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 99 seviyesinde seyrediyor.</p><p>Analistler, bugün açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabileceğini ve yatırımcılara Fed&amp;#39;in bundan sonraki politikalarına ilişkin olarak ipucu verebileceğini söyledi.</p><p><strong>- New York borsası pozitif seyretti</strong></p><p>New York borsası, Fed&amp;#39;in bu ay faiz artışına gidebileceğine yönelik beklentilerin zayıflamasıyla dün pozitif seyretti. Makroekonomik veri tarafında, ABD&amp;#39;de ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı 29 Ağustos ile biten haftada 206 bine çıkarak piyasa beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti.</p><p>Ülkenin dış ticaret açığı, temmuzda aylık bazda yüzde 24,4 artarak 88,6 milyar dolara çıkarken, 16 ayın en yüksek seviyesini gördü. Analistler, ülkede dış ticaret açığında görülen yükselişin yapay zeka harcamalarından kaynaklandığını söyledi.</p><p>ABD&amp;#39;de tarım dışı iş gücü verimliliği, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,4 ile tahminlere paralel arttı. Fed&amp;#39;in takip ettiği enflasyon göstergelerinden biri olan birim emek maliyeti de ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,2 arttı.</p><p>ABD&amp;#39;de Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) hizmet sektörü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), ağustosta 55,4 ile beklentilerin üzerine çıkarken sektördeki büyümenin hızlandığına işaret etti.</p><p>Nvidia&amp;#39;nın yapay zeka geliştirme platformu Hugging Face&amp;#39;i 12,93 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurmasının ardından şirketin hisseleri yüzde 1,8 arttı.</p><p>ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar, güne pozitif başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları pozitif seyretti</strong></p><p>Avrupa borsaları da söz konusu gelişmelerin etkisiyle dün pozitif seyretti.</p><p>Dün açıklanan verilere göre, Avro Bölgesi&amp;#39;nde temmuz ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık yüzde 1,6, yıllık yüzde 5,8 artarak beklentileri aşarken, haziran ayına göre hızlandı.</p><p>Analistler, Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan kaynaklı tedarik sıkıntılarından dolayı artan enerji maliyetlerinin Avrupa&amp;#39;daki üretici fiyatlarında görüldüğünü vurguladı.</p><p>Öte yandan Almanya Başbakanı Friedrich Merz&amp;#39;in gelecek hafta gerçekleşecek Avrupa Merkez Bankası&amp;#39;nın (ECB) faiz kararı toplantısı öncesinde banka yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor.</p><p>Bu arada, İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başekonomisti Huw Pill, ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle artan enflasyon karşısında BoE&amp;#39;nin politika faizini hızlı şekilde yükseltmesinin, ilerleyen dönemde daha agresif faiz artırımlarına duyulabilecek ihtiyacı azaltabileceğini belirtti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,7, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,63, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,07 ve İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,88 yükseldi.</p><p>Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları pozitif seyrediyor</strong></p><p>Asya borsaları da teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle pozitif seyrediyor. Fed`e ilişkin faiz artırım beklentilerinin gerilemesi teknoloji hisselerini pozitif etkiliyor.</p><p>Japonya borsasında işlem gören Softbank Group&amp;#39;un hisseleri yüzde 9,5, Güney Kore borsasında işlem gören SK Hynix&amp;#39;in hisseleri yüzde 4,1, Samsung Electronics&amp;#39;in hisseleri yüzde 2,5, Hong Kong borsasında işlem gören Baidu&amp;#39;nun hisseleri yüzde 4 değer kazandı.</p><p>Japonya Merkez Bankası&amp;#39;nın (BoJ) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güç kazanmasıyla 155,3 seviyesine gerilerek bir ayın en düşük seviyesini gören dolar/yen paritesi 156 seviyesinin üzerinde dengelendi.</p><p>Diğer taraftan Pekin yönetimi, ABD&amp;#39;nin, &amp;quot;İran&amp;#39;la bağlantılı oldukları&amp;quot; gerekçesiyle Çin vatandaşlarına ve şirketlerine getirdiği yaptırımları kaldırma çağrısında bulundu.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 1,9, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 2,1 ve Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi.</p><p><strong>- Borsa günü düşüşle tamamladı</strong></p><p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,84 değer kaybederek 13.932,46 puandan tamamladı.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustosta aylık bazda yüzde 1,84, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 2,57 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 31,51, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 27,95 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat dün akşam seansında yüzde 0,04 arttı.</p><p>Dolar/TL, dün günü yüzde 0,1 artışla 48,3210&amp;#39;dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 48,4200&amp;#39;dan işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kurunun, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de istihdam verileri başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.800 ve 13.700 puanın destek, 14.000 ve 14.100 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/fe2969c9-5d8d-4db7-aa88-9ef0836fdc1b-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>3 Eylül tarihli SPK bülteninde hangi önemli kararlar alındı?</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/3-eylul-tarihli-spk-bulteninde-hangi-onemli-kararlar-alindi</link><description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Net Global Endüstriyel Yatırımlar AŞ'nin ilk halka arzına onay verdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/3-eylul-tarihli-spk-bulteninde-hangi-onemli-kararlar-alindi</guid><pubDate>2026-09-03T10:22:41+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>SPK haftalık bültenine göre, Kurul, Net Global Endüstriyel Yatırımlar AŞ&amp;#39;nin pay başına 25 lira 52 kuruştan ilk halka arzını onayladı.</p><p>Onur Yüksek Teknoloji AŞ&amp;#39;nin 188 milyon 490 bin lira ve MHR Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ&amp;#39;nin 620 milyon 250 bin lira tutarındaki bedelsiz sermaye artırımı başvurusunu onaylayan SPK, Gelecek Varlık Yönetimi AŞ&amp;#39;nin 15 milyar liralık, Çelik Motor Ticaret AŞ&amp;#39;nin 4,5 milyar liralık, Garanti Finansal Kiralama AŞ&amp;#39;nin 300 milyon dolarlık, Coca-Cola İçecek AŞ&amp;#39;nin 1 milyar dolarlık, Destek Yatırım Menkul Değerler AŞ&amp;#39;nin 40 milyon dolarlık veya bu rakamın avro veya dolar cinsinden eşdeğeri tutarındaki borçlanma aracı ihraç başvurusuna izin verdi.</p><p>Ayrıca Büyükdemir Portföy Yönetimi AŞ Değişken Şemsiye Fon, Emlak Katılım Portföy Yönetimi AŞ Girişim Sermayesi Şemsiye Fonu ve Tuna Portföy Yönetimi AŞ Fon Sepeti Şemsiye Fonu&amp;#39;nun kuruluşlarına izin verilmesi taleplerinin olumlu karşılanmasına karar verildi.</p><p>Kurul, DK Portföy Yönetimi AŞ&amp;#39;nin faaliyet izni ile portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı yetki belgesi verilmesi talebinin olumlu karşılanmasına karar verdi.</p><p>SPK, Şekerbank, Bak Ambalaj Sanayi ve Ticaret ile Borusan Birleşik Boru Fabrikaları Sanayi ve Ticaret pay piyasalarında yaptığı incelemeler sonucunda 3 gerçek kişiye toplamda 756 bin 882 lira idari para cezası uyguladı.</p><p>Kurul ayrıca izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde bulunulması nedeniyle 2 gerçek kişi ve 1 internet sitesinin internet sağlayıcıları hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/b82970d2-2f1d-4d7c-8df6-f11497b51016-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ESTA Construction, ENR Dünya Sıralamasında Yükselişini Sürdürüyor: Dünyanın En Büyük 71’inci Uluslararası Müteahhidi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/esta-construction-enr-dunya-siralamasinda-yukselisini-surduruyor-dunyanin-en-buyuk-71inci-uluslararasi-muteahhidi</link><description><![CDATA[Dünyanın farklı coğrafyalarında, endüstriden altyapıya, spordan çağdaş kent yaşamına uzanan sıra dışı ölçekte projeler… ESTA Construction’ın bugün ulaştığı küresel başarının ardında yalnızca projelerinin büyüklüğü değil; 20 yılı aşan uluslararası deneyim, yüksek standartlardan ödün vermeyen bir mühendislik kültürü ve kalıcı değer yaratma vizyonu bulunuyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/esta-construction-enr-dunya-siralamasinda-yukselisini-surduruyor-dunyanin-en-buyuk-71inci-uluslararasi-muteahhidi</guid><pubDate>2026-09-03T05:08:53+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası inşaat sektörünün en saygın ve kabul gören küresel referanslarından Engineering News-Record (ENR), dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlerini şirketlerin kendi ülkeleri dışında gerçekleştirdikleri projelerden elde ettikleri gelirler üzerinden değerlendiriyor. Sektörün küresel ölçekteki rekabet gücünü ve şirketlerin uluslararası pazardaki konumlarını ortaya koyan bu prestijli sıralamada ESTA Construction, 71`inci sıraya yükselerek dünyanın en büyük uluslararası müteahhitleri arasındaki konumunu daha da güçlendirdi.</p><p>Bugün 150`yi aşkın uluslararası projeye imza atan ESTA Construction, ENR &amp;ldquo;Top 250 International Contractors&amp;rdquo; listesinde dünya genelinde 71`inci, Türkiye`de ise 5`inci sırada yer alıyor. Büyük ölçekli ve yüksek teknik uzmanlık gerektiren projeleri farklı coğrafyalarda hayata geçirme kabiliyeti; güçlü proje yönetimi, mühendislik ve uygulama yetkinliğiyle birleşerek ESTA`yı Türkiye`den doğan ve dünya ölçeğinde rekabet eden en güçlü başarı hik&amp;acirc;yelerinden biri haline getiriyor.</p><p><strong>Küresel ölçekte güçlü bir proje portföyü</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/94c9a63e-4730-4b05-8145-64501b2f44b9-301307dc-6553-43f9-9475-34bcd5161398" style="width: 300px;"></strong><br></p><p>Bu yolculuğun kilometre taşlarını, kendi alanlarında dünyanın en büyük, en ileri ve en stratejik yatırımları arasında gösterilen projeler oluşturuyor. İleri üretim teknolojileri ve yıllık yaklaşık 2,7 milyon tonluk kapasitesiyle küresel polimer endüstrisinin önemli üretim merkezlerinden Amur Gas Chemical Complex; Avrupa`nın önde gelen selüloz ve karton üretim tesislerinden Ust-Ilimsk Pulp and Paper Mill; günlük 2,4 milyon varillik tasarım kapasitesiyle Irak`ın güney petrol ihracat sisteminin kritik altyapı yatırımlarından SL3 Crude Oil Export Facility Reconstruction; yıllık 10 milyon ton kapasitesiyle dünyanın en büyük pellet üretim kompleksleri arasında yer alan Severstal Pellet Production Plant&amp;hellip;</p><p>ESTA`nın küresel imzası yalnızca dünyanın en büyük endüstriyel yatırımlarıyla sınırlı değil. Şirketin uluslararası deneyimi; ileri teknoloji gerektiren üretim tesislerinden çağdaş şehirlerin simgesine dönüşen mimari yapılara, spor komplekslerinden doğa ve yaşamı buluşturan özel projelere uzanıyor. UEFA`nın en yüksek standartlarında hayata geçirilen ve ileri teknolojik altyapısıyla Rusya`nın prestijli spor yapılarından biri olan Krasnodar Stadyumu; Mercedes-Benz üretim tesisi ve 22 hektarı aşan alanında doğayı, sanatı ve mimariyi sıra dışı bir peyzaj deneyiminde buluşturan Galitsky Park, ESTA`nın farklı disiplinlerde ulaştığı uluslararası yetkinliğin dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor.</p><p><strong>Başarının ardındaki 20 yıllık vizyon</strong></p><p>Bu başarının merkezinde, ESTA Construction Kurucusu Bahattin Demirbilek`in 20 yılı aşan uluslararası deneyimi ve detaydan bütüne uzanan tavizsiz mükemmeliyet anlayışı yer alıyor.</p><p>20 yılı aşan bu birikim, bugün 1.500`ü aşkın mühendisten oluşan güçlü teknik kadrosu, 20.000 çalışanı ve yeniliği odağına alan AR-GE kültürüyle geleceğe taşınıyor. Yapay zek&amp;acirc; destekli mühendislik ve statik hesaplama modellerinden enerji verimliliğine, karbon ayak izini azaltan teknolojilerden geleceğin akıllı yapı sistemlerine uzanan çalışmalar; ESTA`nın mühendisliği yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir disiplin olarak değil, yarının dünyasını şekillendirmenin güçlü bir aracı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.</p><p>Ancak Bahattin Demirbilek`in vizyonunda bir yapının gerçek değeri yalnızca ölçeği, teknolojisi ya da mühendislik başarısıyla ölçülmüyor. Asıl değer; insan hayatında bıraktığı izde, yaşama kattığı nitelikte ve gelecek kuşaklara taşıdığı anlamda ortaya çıkıyor.</p><p>ESTA Construction, dünyanın farklı coğrafyalarında şekillenen bu birikimi ve mükemmeliyet anlayışını bugün Türkiye`de Benesta ile yeni bir yaşam vizyonuna dönüştürüyor. Benesta Benleo Acıbadem, Benesta Center Bahçelievler ve Benesta Centro ile İstanbul`un farklı noktalarında yeni nesil projelere imza atan Benesta; nadir olanın, özenle yaratılanın ve kolayca tekrarlanamayanın farklı bir değere sahip olduğu anlayışından yola çıkıyor.</p><p>Demirbilek`in insana ve doğaya, tarihe ve arkeolojiye, sanata, tasarıma olan tutkusuyla şekillenen Benesta, ESTA`nın 20 yılı aşan küresel deneyimini yaşamın niteliğini yükselten bütünsel bir yaklaşımla buluşturuyor. Dünyanın en iyileriyle çalışan, malzemeden mimariye, doğadan sanata her ayrıntıyı aynı özenle ele alan Benesta; yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren yapılar değil; yaş aldıkça güzelleşen, yaşandıkça anlam kazanan ve İstanbul`un geleceğine miras kalacak eserler yaratıyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8ee31993-aaf2-42ab-9412-7b95f7140dae-45.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD'nin dış ticaret açığı Temmuz'da arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdnin-dis-ticaret-acigi-temmuzda-artti</link><description><![CDATA[ABD'nin dış ticaret açığı, temmuzda aylık bazda yüzde 24,4 artarak 88,6 milyar dolara çıkarken, 16 ayın en yüksek seviyesini gördü.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdnin-dis-ticaret-acigi-temmuzda-artti</guid><pubDate>2026-09-03T04:30:56+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ticaret Bakanlığı, temmuz ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkenin dış ticaret açığı temmuzda aylık bazda yüzde 24,4 artışla 88,6 milyar dolara ulaşırken, Mart 2025&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyesini kaydetti.</p><p>Piyasa beklentisi, dış ticaret açığının bu dönemde 89,4 milyar dolar olması yönündeydi.</p><p>Haziran ayına ilişkin dış ticaret açığı verisi ise 71,2 milyar dolar olarak revize edildi.</p><p>Ülkenin ihracatı temmuzda önceki aya göre yüzde 2,1 azalarak 310,7 milyar dolara gerilerken, ithalatı yüzde 2,8 artarak 399,3 milyar dolara çıktı.</p><p>ABD&amp;#39;nin Meksika&amp;#39;ya verdiği açık, temmuzda 7,2 milyar dolar artışla 27,5 milyar dolara yükseldi, Kanada&amp;#39;ya verdiği açık 3,7 milyar dolar azalışla 3,2 milyar dolara indi.</p><p>Ülkenin temmuzda en yüksek açık verdiği diğer ticaret ortakları, Vietnam (23,3 milyar dolar), Tayvan (18,1 milyar dolar), Çin (15,2 milyar dolar), Güney Kore (10,4 milyar dolar), Avrupa Birliği (8,9 milyar dolar), Almanya (5,6 milyar dolar), Hindistan (5 milyar dolar), Malezya (4,8 milyar dolar), Japonya (4,2 milyar dolar), İrlanda (3,9 milyar dolar), İtalya (2,5 milyar dolar), Fransa (1,3 milyar dolar), İsviçre (598 milyon dolar) ve İsrail (504 milyon dolar) olarak sıralandı.</p><p>Söz konusu dönemde ABD&amp;#39;nin dış ticaret fazlası verdiği başlıca ticaret ortakları ise Hollanda (7,8 milyar dolar), Güney ve Orta Amerika (6,6 milyar dolar), Hong Kong (3,1 milyar dolar), Birleşik Krallık (2,5 milyar dolar), Brezilya (2,4 milyar dolar), Singapur (1,9 milyar dolar), Suudi Arabistan (1,3 milyar dolar), Avustralya (1,2 milyar dolar) ve Belçika (888 milyon dolar) oldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3b083c58-a0d2-4bfb-aed1-84b568ef949b-cxxc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Teknosa yeni istihdamla büyümesini sürdürüyor</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/teknosa-yeni-istihdamla-buyumesini-surduruyor</link><description><![CDATA[Teknosa, insan kaynağı ve çalışan gelişimine yaptığı yatırımlarla büyümeye devam ediyor. Müşteri deneyiminde önemli bir rol üstlenen saha ekiplerini yüzde 15 büyüterek 300 kişilik yeni istihdam sağlamaya hazırlanan Teknosa, bu yıl 20. yaşını kutlayan Teknosa Akademi ile çalışanlarının mesleki ve yönetsel yetkinliklerini geliştirmeyi sürdürüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/teknosa-yeni-istihdamla-buyumesini-surduruyor</guid><pubDate>2026-09-03T04:09:26+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, teknoloji perakendesinde müşteri deneyiminde önemli bir yere sahip olan saha ekiplerini yüzde 15 büyüterek 300 kişilik ek istihdam sağlamaya hazırlanıyor. İnsan kaynağına yatırımını çalışan gelişimiyle birlikte sürdüren Teknosa, 20 yıldır faaliyet gösteren Teknosa Akademi ile öğrenme ve gelişimi günlük iş yapış biçiminin bir parçası haline getiriyor.</p><p>&amp;ldquo;Perakendenin Akademisi&amp;rdquo; yaklaşımıyla faaliyet gösteren Teknosa Akademi; ürün bilgisi ve teknoloji trendlerinden satış ve hizmet yetkinliklerine, yönetici gelişim programlarından işbaşı öğrenme ve dijital gelişim çözümlerine kadar geniş bir alanda çalışanların gelişimini destekliyor. Bugüne kadar 17.859 tekil katılımcıya ulaşan Akademi`de 1,4 milyonun üzerinde sınıf içi katılımcı-saati ve 274 binin üzerinde e-eğitim saati gerçekleştirildi.</p><p><strong>&amp;ldquo;Yeni istihdamla büyürken çalışanlarımızın gelişimine de yatırım yapıyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Teknosa İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Değirmenci, yılın son dönemine girerken saha organizasyonunu yeni istihdamla güçlendirdiklerini belirterek şunları söyledi: &amp;ldquo;Büyümemizin merkezinde insan kaynağı ve sürekli gelişim kültürü yer alıyor. Teknoloji perakendesinde müşteri deneyiminin önemli bir bölümü sahada şekilleniyor. Bu nedenle ekiplerimizin değişen müşteri beklentilerini doğru okuyan, teknolojiye h&amp;acirc;kim ve gelişime açık bir yapıda olmasını önemsiyoruz. Bu yıl 20. yaşını kutlayan Teknosa Akademi ile temel hizmet standartlarından yönetsel yetkinliklere, işbaşı öğrenmeden dijital gelişim çözümlerine kadar çalışanlarımızı destekliyoruz. Yeni istihdam ve gelişim yatırımlarımızla daha donanımlı, çevik ve geleceğe hazır bir saha organizasyonu oluşturuyoruz&amp;rdquo; dedi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9abda5fc-8f57-477e-9e49-085b20dcbef0-cxc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD'de işsizlik maaşı başvuruları beklentilerin hafif üzerinde</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-issizlik-maasi-basvurulari-beklentilerin-hafif-uzerinde</link><description><![CDATA[ABD'de ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı 29 Ağustos ile biten haftada 206 bine çıkarak piyasa beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-issizlik-maasi-basvurulari-beklentilerin-hafif-uzerinde</guid><pubDate>2026-09-03T03:51:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Çalışma Bakanlığı, işsizlik maaşı başvurularına ilişkin haftalık verileri açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusu yapanların sayısı 29 Ağustos ile biten haftada önceki haftaya kıyasla 2 bin kişi artarak 206 bine ulaştı.</p><p>Piyasa beklentisi, işsizlik maaşı başvuru sayısının bu dönemde 205 bin olması yönündeydi.</p><p>İşsizlik maaşı başvuru sayılarına ilişkin önceki haftanın verisi 203 binden 204 bine revize edildi.</p><p>Geçen hafta itibarıyla 4 haftalık ortalama işsizlik maaşı başvuru sayısı da 1500 artışla 207 bin 250&amp;#39;ye çıktı.</p><p>Devam eden işsizlik maaşı başvurularının sayısı ise 22 Ağustos ile biten haftada önceki haftaya göre 8 bin artışla 1 milyon 779 bine yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7007f284-d25f-4f70-b024-23e6d1c71ad3-vcvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Merkez Bankası rezervleri 188,2 milyar dolar oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/merkez-bankasi-rezervleri-1882-milyar-dolar-oldu</link><description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 28 Ağustos haftasında bir önceki haftaya göre 252 milyon dolar azalışla 188 milyar 198 milyon dolar oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/merkez-bankasi-rezervleri-1882-milyar-dolar-oldu</guid><pubDate>2026-09-03T03:36:01+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.</p><p>Buna göre, 28 Ağustos itibarıyla Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri 3 milyar 119 milyon dolar azalarak 71 milyar 109 milyon dolara indi. Brüt döviz rezervleri, 21 Ağustos&amp;#39;ta 74 milyar 228 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.</p><p>Bu dönemde altın rezervleri ise 2 milyar 868 milyon dolar artışla 114 milyar 221 milyon dolardan 117 milyar 89 milyon dolara çıktı.</p><p>Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 28 Ağustos haftasında bir önceki haftaya göre 252 milyon dolar azalarak 188 milyar 450 milyon dolardan 188 milyar 198 milyon dolara geriledi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7030da48-8a74-4374-9d24-f25d4a8189d4-er.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Bankacılık sektörünün mevduatı geçen hafta arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/bankacilik-sektorunun-mevduati-gecen-hafta-artti-15-34-10</link><description><![CDATA[Bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 28 Ağustos ile biten haftada bir önceki haftaya göre 70 milyar 377 milyon 389 bin lira artışla 33 trilyon 720 milyar 5 milyon 640 bin liraya yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/bankacilik-sektorunun-mevduati-gecen-hafta-artti-15-34-10</guid><pubDate>2026-09-03T03:34:10+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.</p><p>Buna göre, bankacılık sektörünün toplam mevduatı 28 Ağustos ile biten haftada yüzde 0,21 artarak 33 trilyon 649 milyar 628 milyon 251 bin liradan 33 trilyon 720 milyar 5 milyon 640 bin liraya yükseldi.</p><p>Aynı dönemde bankalardaki Türk lirası cinsi mevduat yüzde 0,98 artarak 18 trilyon 486 milyar 263 milyon 313 bin lira, yabancı para (YP) cinsinden mevduat yüzde 0,75 azalışla 11 trilyon 99 milyar 173 milyon 146 bin lira oldu.</p><p>Bankalarda bulunan toplam YP mevduatı geçen hafta 271 milyar 72 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bu tutarın 231 milyar 357 milyon doları yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında toplandı.</p><p>Yurt içi yerleşiklerin toplam YP mevduatında parite etkisinden arındırılmış veriler dikkate alındığında, 28 Ağustos itibarıyla 2 milyar 715 milyon dolarlık azalış görüldü.</p><p><strong>Yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri arttı</strong></p><p>Bankacılık sektöründe yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri, geçen hafta yüzde 1,87 artışla 6 trilyon 896 milyar 133 milyon 834 bin liraya yükseldi.</p><p>Söz konusu kredilerin 826 milyar 136 milyon 607 bin lirası konut, 41 milyar 711 milyon 512 bin lirası taşıt, 2 trilyon 577 milyar 735 milyon 204 bin lirası ihtiyaç kredileri, 3 trilyon 450 milyar 550 milyon 511 bin lirası ise bireysel kredi kartlarından oluştu.</p><p>Bankacılık sektörünün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil toplam kredi hacmi de 28 Ağustos ile biten haftada 324 milyar 482 milyon 783 bin lira artarak 26 trilyon 961 milyar 648 milyon 784 bin liradan 27 trilyon 286 milyar 131 milyon 567 bin liraya yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7ee6678c-c5cd-436a-893e-24059e2922c1-xc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Sigorta ve reasürans piyasalarında kapasite artışı alıcılar için fırsat dönemini beraberinde getiriyor</title><link>https://www.capital.com.tr/finans/sigorta/sigorta-ve-reasurans-piyasalarinda-kapasite-artisi-alicilar-icin-firsat-donemini-beraberinde-getiriyor</link><description><![CDATA[Küresel reasürans piyasalarında kapasite fazlası ve artan rekabet, 2026 yılında sigorta alıcıları açısından daha avantajlı koşullar oluşturuyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/finans/sigorta/sigorta-ve-reasurans-piyasalarinda-kapasite-artisi-alicilar-icin-firsat-donemini-beraberinde-getiriyor</guid><pubDate>2026-09-03T03:28:59+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>2026`nın ilk yarısında küresel sigorta ve reasürans piyasalarında artan kapasite ve rekabet, fiyatlama koşullarının alıcılar lehine gelişmesini destekledi. Reasürans piyasalarında kapasite fazlası devam ederken, yıl genelinde henüz büyük ölçekli katastrofik bir hasarın gerçekleşmemesi piyasadaki mevcut dengelerin korunmasına katkı sağladı.</p><p>ABD`de faizlerin yükselmemesi ve daha stabil bir seyir izlemesi de sigorta şirketlerinin kapasite iştahını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Yatırımcıların sigorta sektörüne kapasite sağlamaya devam etmesiyle birlikte birçok branşta rekabet güçlenirken, fiyatların daha avantajlı seviyelere gelmesi şirketlere sigorta programlarını yeniden değerlendirebilecekleri bir ortam sunuyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;Katastrofik hasar yaşanmazsa alıcılar için avantajlı koşullar sürebilir&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/8facf447-9b49-4466-a61e-59cb91dd230a-20243915-32f1-4dbb-9bcf-a1be0627cdd2" style="width: 401px; height: 454.467px;"></strong><br></p><p>Mevcut piyasa koşullarının sigorta alıcıları açısından önemli fırsatlar barındırdığını belirten Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO`su Atınç Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu: &amp;ldquo;2026 yılında reasürans piyasalarında kapasite fazlasının devam ettiğini görüyoruz. Yıl içinde şu ana kadar piyasadaki dengeleri değiştirecek büyüklükte katastrofik bir hasar yaşanmadı. ABD`de faizlerin yükselmemesi ve daha stabil seyretmesi de sigortacıların kapasite iştahını destekliyor. Bunun yanında yatırımcıların sektöre kapasite sağlamaya devam etmesi rekabeti güçlü tutuyor. Büyük ölçekli katastrofik olaylarla karşılaşmadığımız bir senaryoda 2026`nın, alıcılar açısından fiyatların optimize olduğu ve mevcut sigorta programlarının daha avantajlı koşullarla yapılandırılabildiği önemli bir fırsat dönemi olduğunu düşünüyoruz. Artan rekabet, sigortalıların mevcut bütçeleri içerisinde daha geniş teminat seçeneklerini değerlendirebilmesine de olanak sağlıyor. Daha yüksek teminat limitleri, ek teminatlar ve farklı ihtiyaçlara yönelik alternatiflerin erişilebilir hale gelmesi, şirketlerin poliçelerini fiyatın yanı sıra kapsam, limit, muafiyet ve istisnalar açısından yeniden ele alabilmelerine imk&amp;acirc;n tanıyor.&amp;rdquo;</p><p><strong>Jeopolitik risklerin etkisi politik şiddet ve harp sigortalarında yoğunlaşıyor</strong></p><p>Kapasite fazlasının birçok branşta devam etmesine karşın jeopolitik gelişmeler sigorta piyasasının belirli alanlarında farklı bir seyir yaratıyor. Orta Doğu`da devam eden savaşın etkileri özellikle politik şiddet sigortasında piyasa baskısını artırırken, nakliyat branşındaki harp sigortaları da mevcut savaş koşullarından doğrudan etkilenen branşlar arasında yer alıyor.</p><p>Branşlar arasındaki ayrışmaya dikkat çeken Atınç Yılmaz, &amp;ldquo;Küresel piyasada genel olarak güçlü bir kapasite ortamından söz edebiliriz ancak jeopolitik gelişmelerin doğrudan etkilediği branşlarda tablo farklılaşıyor. Orta Doğu`daki savaş nedeniyle politik şiddet sigortasında piyasa baskısını daha belirgin şekilde görüyoruz. Harp sigortası da savaş koşullarından doğrudan etkileniyor. Buna karşılık diğer sigorta branşlarının büyük bölümünde kapasite fazlası devam ediyor. Bu görünüm, şirketlerin sigorta programlarını değerlendirirken branş ve risk bazlı hareket etmelerinin önemini artırıyor. Küresel kapasitenin sunduğu avantajlardan yararlanabilmek için faaliyet gösterilen sektörün risklerinin doğru analiz edilmesi ve uygun kapasitenin doğru teminat yapısıyla buluşturulması öne çıkıyor&amp;rdquo; dedi.&amp;nbsp;</p><p>Yılmaz, &amp;ldquo;Türkiye sigorta pazarı oldukça rekabetçi bir yapıya sahip. 2026`nın ilk altı ayında sektörün reel olarak yaklaşık yüzde 5 küçüldüğünü görüyoruz. Burada temel belirleyici unsur yoğun rekabet. Kapasitenin güçlü olduğu bir ortamda şirketlerin fiyatlama konusunda daha rekabetçi hareket etmesi, sigorta alıcılarına mevcut programlarını yeniden değerlendirebilecekleri önemli bir alan açıyor&amp;rdquo; ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Fiyat avantajını doğru teminat yapısına dönüştürmek önem kazanıyor</strong></p><p>Howden`a göre mevcut koşullar, şirketlerin sigorta programlarını yeniden gözden geçirmeleri açısından önemli bir fırsat oluşturuyor. Geçmiş dönemlerde oluşturulan poliçelerin kapsamı, limitleri ve ek teminatları değişen faaliyet alanları ve yeni riskler doğrultusunda yeniden değerlendirilebilirken, artan kapasite alternatif çözümlere erişimi de kolaylaştırıyor.</p><p>Bu dönemde fiyat avantajının doğru risk yönetimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Atınç Yılmaz, şu cümlelere yer verdi: &amp;ldquo;Rekabetçi piyasa koşullarında öncelik en düşük primi bulmak yerine, ortaya çıkan fiyat avantajını şirketin ihtiyaçlarına uygun bir teminat yapısına dönüştürmek olmalı. Teminat kapsamı, limitler, muafiyetler, istisnalar ve sigorta şirketinin hasar ödeme performansı birlikte değerlendirildiğinde mevcut bütçeyle daha güçlü bir güvence yapısı oluşturmak mümkün. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemi şirketlerin sigorta programlarını yeniden ele almaları açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/12049d0a-8243-4e85-be57-035d3dcb8e4c-trtr.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Yabancı yatırımcı geçen hafta borsada ne yaptı? (24-28 Ağustos 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/yabanci-yatirimci-gecen-hafta-borsada-ne-yapti-24-28-agustos-2026</link><description><![CDATA[Yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta 329 milyon dolarlık hisse senedi alırken, 86,6 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 116,8 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) sattı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/yabanci-yatirimci-gecen-hafta-borsada-ne-yapti-24-28-agustos-2026</guid><pubDate>2026-09-03T03:21:22+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası &amp;quot;Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri&amp;quot;ni yayımladı. Buna göre, yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta 329 milyon dolarlık hisse senedi aldı. Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişiler 86,6 milyon dolarlık DİBS ve 116,8 milyon dolarlık ÖST sattı.</p><p>Yurt dışında yerleşik kişilerin hisse senedi stoku, 28 Ağustos haftasında 43 milyar 109,4 milyon dolardan 43 milyar 263,9 milyon dolara çıktı.</p><p>Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 17 milyar 788,7 milyon dolardan 17 milyar 834,2 milyon dolara yükselirken, ÖST stoku da 4 milyar 632,8 milyon dolardan 4 milyar 498,6 milyon dolara geriledi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/b1cc0b97-5414-4a26-b865-492e2dbe786f-vccv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Sika, Akkim satın alımını tamamladı</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/sika-akkim-satin-alimini-tamamladi</link><description><![CDATA[Sika, Türkiye merkezli ve sızdırmazlık ürünleri ile yapıştırıcılar alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren lider üreticilerden biri olan Akkim'in satın alımını tamamladı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/sika-akkim-satin-alimini-tamamladi</guid><pubDate>2026-09-03T01:30:49+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Akkim, 2025 yılında yaklaşık 220 milyon İsviçre Frangı net satış geliriyle faaliyet gösterdiği pazarlarda güçlü bir büyüme performansı sergiliyor. Şirket; Doğu Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika`daki yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlarda, yaygın ve güçlü dağıtım ağıyla geniş bir müşteri kitlesine hizmet veriyor. Güçlü Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen yenilikçi ve özgün formülasyonlara dayanan kapsamlı ürün portföyü, inşaat sektöründeki çok çeşitli uygulama ve teknolojilere yönelik çözümler sunuyor. Akkim`in üretim kapasitesi ve ihracat yetkinlikleri, Sika`nın sızdırmazlık ve yapıştırıcılar iş kolunda verimli bir üretim ve tedarik merkezi oluşturmasına katkı sağlarken uzun vadeli büyüme hedeflerini de destekliyor.</p><p>Satın almanın tamamlanmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Sika EMEA Bölge Müdürü Christoph Ganz, şunları söyledi: &amp;ldquo;Akkim&amp;#39;in Sika ailesine katılması, sızdırmazlık ve yapıştırıcılar alanındaki büyüme stratejimiz açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Güçlü markalarımızı, birbirini tamamlayan ürün portföylerimizi ve yetenekli ekiplerimizi bir araya getirerek müşterilerimize daha fazla değer sunmayı ve yeni pazarlarda büyüme fırsatlarını değerlendireceğiz. Akkim ekibini Sika ailesinde görmekten büyük mutluluk duyuyor, birlikte güçlü bir gelecek inşa edecek olmanın heyecanını yaşıyoruz.&amp;rdquo;</p><p>&amp;nbsp;&amp;nbsp;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e01e84f1-72dd-43f6-a501-73856a235dc1-fee.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası: Borsa, döviz ve altında son durum ne? (3 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-3-eylul-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,06 değer kaybederek 13.902,22 puana geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-3-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-03T01:24:44+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün günü 14.050,56 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 30,61 puan ve yüzde 0,22 artışla 14.081,17 puandan başladı. Endeks saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 148,34 puan ve yüzde 1,06 azalışla 13.902,22 puana geriledi.</p><p>Endeks günün ilk yarısında en düşük 13.897,11, en yüksek 14.099,34 puanı gördü. Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 2,45, hizmetler endeksi yüzde 0,80, sanayi endeksi yüzde 1,25 ve mali endeks yüzde 0,67 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 26&amp;#39;sı yükselirken 72&amp;#39;si düştü 2&amp;#39;si yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Tüpraş, Türk Hava Yolları, Akbank, ASELSAN ile Yapı ve Kredi Bankası oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 430 dolar</strong></p><p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı&amp;#39;nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,34, bileşik getirisi yüzde 39,64 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1610, sterlin/dolar paritesi 1,3500 ve dolar/yen paritesi 156,4 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 48,3200 liradan, avro 56,2640 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,9 artışla 4 bin 430 dolardan, Londra&amp;#39;da kasım vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,3 artışla 96,8 dolardan işlem görüyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/17cf4e45-6263-452d-ac52-d14c5b685aa7-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Otomotiv endüstrisi Ağustos'ta yaklaşık 2,8 milyar dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı</title><link>https://www.capital.com.tr/sektorler/otomotiv/otomotiv-endustrisi-agustosta-yaklasik-28-milyar-dolarlik-ihracatla-ilk-sirada-yer-aldi</link><description><![CDATA[Otomotiv endüstrisi, ağustos ayında 2 milyar 791 milyon dolarla en fazla ihracata imza atan sektör olarak kayıtlara geçti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sektorler/otomotiv/otomotiv-endustrisi-agustosta-yaklasik-28-milyar-dolarlik-ihracatla-ilk-sirada-yer-aldi</guid><pubDate>2026-09-03T01:14:44+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ağustos ayında sanayi grubu sektörlerinden otomotiv endüstrisi 2 milyar 791 milyon dolarlık ihracat yaparak ilk sıradaki yerini korudu.</p><p>En fazla ihracat yapan sektörler arasında kimyevi maddeler ve mamulleri 2 milyar 697 milyon dolarla ikinci, elektrik ve elektronik sektörü 1 milyar 725 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.</p><p>Ağustos ayında oran olarak en fazla ihracat artışı sağlayan sektör yüzde 174,7 ile mücevher oldu.</p><p>Türkiye ihracatının yüzde 71,3&amp;#39;ünü gerçekleştiren sanayi grubunun dış satımı ağustosta yüzde 9,1 artışla 16,7 milyar dolar olarak hesaplandı.</p><p>Geçen ay ihracatın yüzde 12&amp;#39;sini gerçekleştiren tarım grubunda yüzde 4,3 artışla 2,8 milyar dolarlık, ihracatın yüzde 2,8&amp;#39;ini oluşturan madencilik grubunda yüzde 24,4&amp;#39;lük yükselişle 650,4 milyon dolarlık dış satım yapıldı.</p><p><strong>- En fazla ihracat Almanya&amp;#39;ya</strong></p><p>Geçen ay en fazla ihracat yapılan ilk üç ülke yaklaşık 1,6 milyar dolarla Almanya, 1,4 milyar dolarla ABD ve 1,1 milyar dolarla Birleşik Krallık olarak sıralandı.</p><p>Bu dönemde en çok ihracat yapan ilk 3 kent ise 8,8 milyar dolarla İstanbul, 1,7 milyar dolarla Kocaeli ve 1,3 milyar dolarla Ankara oldu.</p><p>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, 874 firmanın geçen ay ilk kez ihracat yaptığını ve bu firmaların ihracata katkısının 83 milyon dolara yaklaştığını bildirdi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/07275780-112d-4e8c-ba3c-157213dbbd41-bnm.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Ticaret Bakanlığı Ağustos ayı veri bültenini yayımladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ticaret-bakanligi-agustos-ayi-veri-bultenini-yayimladi</link><description><![CDATA[Genel Ticaret Sistemi'ne (GTS) göre, ihracat ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23 milyar 467 milyon dolar, ithalat yüzde 10,5 yükselişle 28 milyar 706 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ticaret-bakanligi-agustos-ayi-veri-bultenini-yayimladi</guid><pubDate>2026-09-03T12:48:42+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığının, ağustos ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerinden oluşan veri bülteni yayımlandı.</p><p>GTS esas alınarak hazırlanan verilere göre, ihracat Ağustos 2025&amp;#39;in aynı ayına kıyasla yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara, ithalat yüzde 10,5 yükselerek 28 milyar 706 milyon dolara çıktı.</p><p>Aynı dönemde, dış ticaret hacmi yüzde 9,4 artışla, 52 milyar 173 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı, bu dönemde yüzde 22,3 yükselişle, 5 milyar 240 milyon dolar oldu.</p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen ay yıllık bazda 1,7 puan azalarak yüzde 81,8, enerji verileri hariç tutulduğunda 2,2 puan artarak yüzde 98,8, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda 6,4 puan düşüşle yüzde 95 olarak hesaplandı.</p><p><strong>- Ürün, ülke ve ülke gruplarına göre ihracat</strong></p><p>Geçen ay en çok ihracat, yüzde 19,7 artışla ve 13 milyar 154 milyon dolarla &amp;quot;ham madde (ara malları)&amp;quot; grubunda yapıldı. Bu grubu, yüzde 2,3 azalışla ve 7 milyar 41 milyon dolarla &amp;quot;tüketim malları&amp;quot;, yüzde 2,3 azalış ve 2 milyar 978 milyon dolarla &amp;quot;yatırım (sermaye) malları&amp;quot; takip etti.</p><p>Söz konusu ayda sektörlere göre ihracatın payı, imalat sanayisinde yüzde 93,5 (21 milyar 951 milyon dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 3,2 (760 milyon dolar), madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,3 (539 milyon dolar) olarak belirlendi.</p><p>Ağustosta en fazla ihracat yapılan ülke, 1 milyar 759 milyon dolarla Almanya oldu. Bu ülkenin ardından 1 milyar 734 milyon dolarla ABD ve 1 milyar 201 milyon dolarla İngiltere geldi.</p><p>İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içindeki payı, yüzde 46,4 olarak hesaplandı.</p><p>Ağustosta en fazla ihracat yapılan ülke grupları, 8 milyar 816 milyon dolarla Avrupa Birliği (AB), 4 milyar 127 milyon dolarla diğer Avrupa ülkeleri, 4 milyar 16 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri olarak kayıtlara geçti.</p><p><strong>- İthalat verileri</strong></p><p>Ağustosta en çok ithalat, yüzde 14,5 artış ve 20 milyar 287 milyon dolarla &amp;quot;ham madde (ara malları)&amp;quot; grubunda yapıldı. Bu grubu, yüzde 4,1 artış ve 4 milyar 451 milyon dolarla &amp;quot;tüketim malları&amp;quot;, yüzde 0,7 düşüş ve 3 milyar 886 milyon dolarla &amp;quot;yatırım (sermaye) malları&amp;quot; izledi.</p><p>Sektörlere göre ithalat payları, yüzde 82,4 ile imalat sanayisinde (23 milyar 657 milyon dolar), yüzde 12 ile madencilik ve taş ocakçılığında (3 milyar 459 milyon dolar), yüzde 2,9 ile tarım, ormancılık ve balıkçılıkta (829 milyon dolar) hesaplandı.</p><p>Ağustosta en fazla ithalat yapılan ülkeler, 4 milyar 710 milyon dolarla Çin, 2 milyar 70 milyon dolarla Almanya ve 1 milyar 873 milyon dolarla ABD oldu.</p><p>İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içindeki payı, yüzde 51,9 olarak kayıtlara geçti.</p><p>Söz konusu ayda en fazla ithalat yapılan ülke grupları, 9 milyar 63 milyon dolarla Asya ülkeleri, 8 milyar 439 milyon dolarla AB ülkeleri ve 3 milyar 138 milyon dolarla diğer ülkeler olarak sıralandı.</p><p><strong>- Ocak-ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 8,2 arttı</strong></p><p>GTS kapsamında ocak-ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 4 artarak 185 milyar 6 milyon dolar, ithalat yüzde 5,3 yükselişle 250 milyar 791 milyon dolar, dış ticaret hacmi yüzde 4,7 artışla 435 milyar 798 milyon dolar olarak hesaplandı.</p><p>Söz konusu dönemde, dış ticaret açığı yüzde 9,3 yükselişle, 65 milyar 785 milyon dolar olarak kaydedildi.</p><p>İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 73,8 oldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a686b223-8ab3-440e-a494-2cc7d11cada6-vvcvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>SPK'dan yabancılara, yakın alan iletişimi özelliği olan pasaportla müşteri olabilme imkanı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/spkdan-yabancilara-yakin-alan-iletisimi-ozelligi-olan-pasaportla-musteri-olabilme-imkani</link><description><![CDATA[Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türk uyruklu olmayan gerçek kişilere, yakın alan iletişimi özelliği olan pasaport bulundurmaları şartıyla aracı kurumlara, portföy yönetim şirketlerine ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına müşteri olabilme imkanı tanıdı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/spkdan-yabancilara-yakin-alan-iletisimi-ozelligi-olan-pasaportla-musteri-olabilme-imkani</guid><pubDate>2026-09-03T12:02:32+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>SPK&amp;#39;nın &amp;quot;Aracı Kurumlar, Portföy Yönetim Şirketleri ve Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar Tarafından Kullanılacak Uzaktan Kimlik Tespiti Yöntemlerine ve Elektronik Ortamda Sözleşme İlişkisinin Kurulmasına ilişkin Tebliğ&amp;#39;de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ&amp;quot;i Resmi Gazete&amp;#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><p>Buna göre, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları, sürekli iş ilişkisinin tesis edildiği tarihte Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin kimlik tespitini Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı&amp;#39;nın (ICAO) 9303 sayılı standardına uygun, yakın alan iletişimi özelliği olan pasaport kullanmak suretiyle uzaktan kimlik tespiti yoluyla yapabilecek.</p><p>Kurul, aracı kurum, portföy yönetim şirketi ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarla uzaktan kimlik tespiti yoluyla iş ilişkisi kurabilme koşullarını da belirledi.</p><p>Bu şartlar kapsamında sadece yakın alan iletişimi kullanılarak, pasaportun yongasında yer alan kimlik bilgilerinin pasaport üzerinde yer alan bilgilerle eşleştiği doğrulanacak.</p><p>Bu doğrulamanın, herhangi bir nedenle yakın alan iletişimi kullanılarak yapılamaması halinde uzaktan kimlik tespiti yoluyla iş ilişkisi tesis edilemeyecek.</p><p>Ayrıca uzaktan kimlik tespitinde kullanılan pasaportun Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı&amp;#39;nın (ICAO) 9303 sayılı standardına uygunluğu yönünden kontrolü de dahil gerekli işlemler yapılacak.</p><p>Öte yandan yabancı müşterilerin adres teyidi için son 3 aya ait elektrik, su, doğal gaz faturası veya yerleşim yeri belgesi sunması zorunlu olacak.</p><p><strong>-Adres teyidi yapılmadan para ve kripto varlık transferi ile sermaye piyasası araçlarının virmanı yapılamayacak</strong></p><p>Söz konusu koşullar kapsamında adres teyidi yapılmadan para ve kripto varlık transferi ile sermaye piyasası araçlarının virmanı yapılamayacak.</p><p>Müşterinin işlem yaptığı elektronik ortamdan elde edilen teknik veriler (IP/port bilgisi, cihaz kimliği, coğrafi konum, tarayıcı bilgileri ve benzeri) ile pasaporttaki bilgiler risk temelli yaklaşım çerçevesinde değerlendirilecek.</p><p>Yapılan değerlendirme neticesinde şüpheli durumun saptanması halinde, uzaktan kimlik tespiti süreci sonlandırılacak.</p><p>Pasaportla uzaktan kimlik tespiti, konusunda özel olarak eğitim verilmiş personel tarafından görüntülü görüşme yoluyla gerçekleştirilecek.</p><p>Görüntülü görüşme sürecinde kişiyi ve kişi tarafından sunulan pasaport üzerindeki bilgileri gösteren görüntüler alınacak.</p><p><strong>- Para transferleri SWIFT sistemi aracılığı ile yapılacak</strong></p><p>Pasaport kullanılarak uzaktan kimlik tespiti yapılan kişinin hesabına sadece yurt dışındaki bir bankada kendi adına açılmış hesabından para transferi gerçekleştirilebilecek.</p><p>Açılan bu hesaptan para çıkışının sadece söz konusu kişinin kendi banka hesabına yapabilmesi sağlanacak. Bu hesaplara ilişkin para transferleri yalnızca SWIFT sistemi aracılığıyla yapılacak.</p><p>Tebliğ kapsamında para transferi için söz konusu sistem üzerinden üretilen mesajlardaki ayırt edici bilgilerle hesabın açılması için uzaktan kimlik tespiti kapsamında müşteriden edinilen bilgilerin uyuştuğu kontrol edilecek.</p><p>Söz konusu transfer ve kontrol işlemleri, müşteri hesabında başka herhangi bir işlem gerçekleştirilmeden önce tamamlanacak.</p><p>Uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle müşteri kabul edilen kişilere ilişkin bilgiler ile bu kişilerin portföy büyüklükleri ve yatırım tutarları takvim yılı esas alınarak her üç aylık dönemin son ayında Mali Suçları Araştırma Kurulu&amp;#39;na bildirilecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/db91d675-3d5a-458f-bb66-61b68ec4aaf7-fef.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Euro Bölgesi'nde bileşik PMI Ağustos'ta 52'de kaldı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-bilesik-pmi-agustosta-52de-kaldi</link><description><![CDATA[Euro Bölgesi'nde özel sektör faaliyetleri ağustosta büyümeye devam ederken bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 52 puanda sabit kaldı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-bilesik-pmi-agustosta-52de-kaldi</guid><pubDate>2026-09-03T11:59:15+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>S&amp;amp;P Global, Euro Bölgesi&amp;#39;nin ağustos ayına ilişkin nihai PMI verilerini yayımladı.</p><p>Verilere göre, temmuzda 52 olan Avro Bölgesi bileşik PMI, ağustosta da aynı seviyede tespit edildi. Bölgedeki ekonomik faaliyetler, temmuzda ulaştığı son 8 ayın en yüksek büyüme hızını ağustosta da sürdürdü.</p><p>Euro Bölgesi&amp;#39;nde temmuzda 51,7 olan hizmet sektörü PMI ise ağustosta 51,6&amp;#39;ya gerileyerek son 2 ayın en düşük seviyesine indi.</p><p>Piyasa beklentisi, bileşik PMI&amp;#39;ın ağustosta 52,1, hizmet sektörü PMI&amp;#39;ın ise 51,7 olması yönündeydi.</p><p>Veriler, Euro Bölgesi&amp;#39;nde özel sektör faaliyetlerinin ağustosta büyümeyi sürdürdüğünü ortaya koydu.</p><p>Euro Bölgesi özel sektörünün ihracat siparişleri de yaklaşık 4,5 yılın ardından ilk kez arttı.</p><p>PMI verilerinde 50 ve üzerindeki değerler sektörde genişlemeye, 50&amp;#39;nin altındaki değerler ise daralmaya işaret ediyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/96bbb9f9-12dd-428e-a401-c6e544c4665d-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title> İnşaat malzemeleri sanayisinde bir yıllık değişim dikkat çekti</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/insaat-malzemeleri-sanayisinde-bir-yillik-degisim-dikkat-cekti</link><description><![CDATA[İnşaat malzemeleri sanayisinde faaliyetler temmuz ayında sınırlı bir toparlanma gösterirken, sektörün güven ve beklenti göstergelerindeki gerileme dikkat çekti. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/insaat-malzemeleri-sanayisinde-bir-yillik-degisim-dikkat-cekti</guid><pubDate>2026-09-03T11:53:56+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Sektörün mevcut faaliyetlerinde sınırlı da olsa hareketlilik devam ederken, güven tarafındaki zayıflama sektörün önümüzdeki döneme ilişkin daha temkinli bir görünüm sergilediğine işaret ediyor.</p><p><strong>Faaliyet Devam Ediyor, Ancak Gelecek Beklentisi Daha Temkinli</strong></p><p>Entegre Harç Satış ve Pazarlama Genel Müdürü Erdal Bozok, verilerin inşaat malzemeleri sektöründe mevcut faaliyetlerin devam ettiğini ancak geleceğe ilişkin öngörülerin daha dikkatli yapılmaya başlandığını belirterek, &amp;ldquo;İnşaat malzemeleri sanayisinde faaliyet tarafının güçlü kalmaya devam etmesi, sektörün üretim ve talep dinamiklerini koruduğunu gösteriyor. Ancak güven ve beklenti endekslerindeki gerileme, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme daha temkinli baktığını ortaya koyuyor. Bugünkü faaliyet seviyesini korumak kadar, geleceğe ilişkin güven ortamını güçlendirmek de önümüzdeki dönemin temel gündemlerinden biri olacak&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Bir Yılda Güven Endeksinde 9,1 Puanlık Gerileme</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/13635ea9-6078-48c9-baed-c34b04e7107a-a3b43d9d-dd32-4c1e-83a9-c67fa33b6c8e" style="width: 396px; height: 595.32px;"></strong><br></p><p>Temmuz 2025 ile Temmuz 2026 arasındaki verilere bakıldığında sektörün güven göstergesindeki değişim daha net ortaya çıkıyor. Güven Endeksi geçen yıl temmuz ayında 54,5 puan seviyesindeyken, Temmuz 2026`da 45,4 puana geriledi. Böylece bir yıllık dönemde 9,1 puanlık düşüş gerçekleşti. Benzer şekilde Beklenti Endeksi de aynı dönemde 66,0 puandan 58,2 puana indi. Bileşik Endeks ise 81,0 puandan 73,1 puana geriledi. Buna karşılık Faaliyet Endeksi`nin 126,0 puandan 122,6 puana gelmesi, faaliyetlerdeki gerilemenin diğer göstergelere kıyasla daha sınırlı kaldığını ortaya koydu.</p><p>Erdal Bozok, bu tabloyu değerlendirirken sektörün önündeki dönemde yalnızca üretim ve satış hacimlerine değil, yatırım kararlarını destekleyecek öngörülebilirlik ortamına da odaklanması gerektiğini vurgulayarak, &amp;ldquo;İnşaat malzemeleri sektörü, ekonominin genel seyrini ve inşaat sektöründeki hareketliliği doğrudan hisseden alanların başında geliyor. Bu nedenle güven ve beklentilerdeki değişim, yalnızca sektör şirketlerinin değil, tedarik zincirinin tamamının kararlarını etkiliyor. Önümüzdeki dönemde maliyetlerin, talebin ve finansman koşullarının daha öngörülebilir hale gelmesi, sektörün yatırım iştahı açısından belirleyici olacaktır&amp;rdquo; diye konuştu.</p><p><strong>Sektör İçin Yeni Dönemin Anahtarı: Öngörülebilirlik</strong></p><p>Temmuz verilerinin, inşaat malzemeleri sanayisinde mevcut faaliyetlerin tamamen kaybolmadığını, ancak sektörün geleceğe yönelik kararlarında daha seçici ve kontrollü davrandığını gösterdiğini belirten Bozok, şirketlerin bu dönemde verimlilik, maliyet yönetimi ve operasyonel dayanıklılığa daha fazla odaklanacağını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: &amp;ldquo;Önümüzdeki dönemde sektör açısından en değerli başlıklardan biri öngörülebilirlik olacak. Şirketlerin üretimden yatırıma kadar uzun vadeli kararlar alabilmesi için yalnızca bugünkü talebi değil, gelecekteki koşulları da daha net görebilmesi gerekiyor. Dolayısıyla sektörün rekabet gücünü koruması, değişen koşullara hızlı uyum sağlarken verimlilik ve sürdürülebilirlik odağını kaybetmemesine bağlı.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5b0a24e9-06ec-42ea-bdc9-0d964f09f5c3-vccv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Japonya'da tahvil faizleri son 30 yılın zirvesinde</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/japonyada-tahvil-faizleri-son-30-yilin-zirvesinde</link><description><![CDATA[Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi, Orta Doğu'da süren jeopolitik risklerin enflasyon beklentilerini yüksek seviyede tutması ve ülke yönetiminin hükümet harcamalarını ek borçlanma yoluyla gerçekleştirebileceği öngörüleriyle son 30 yılın zirvesine çıktı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/japonyada-tahvil-faizleri-son-30-yilin-zirvesinde</guid><pubDate>2026-09-03T11:42:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden karşılıklı saldırılara dönüşmesi, Orta Doğu&amp;#39;da barışın sağlanabileceğine yönelik iyimser beklentileri zayıflattı. Tarafların askeri unsurlar üzerinden yeniden çatışmaya başlaması ve saldırıların bölgedeki diğer ülkelere de sıçraması, jeopolitik risklerin yeniden bölgesel ölçekte artmasına neden oldu.</p><p>Artan gerginliklerle petrol fiyatları yukarı yönlü hareketlendi. Brent petrolün varil fiyatı bir kez daha 90 doları aştı. Enerji kanalındaki risklerin enflasyon endişelerini körüklemesi ve merkez bankalarına yönelik şahin beklentilerin güç kazanması, küresel tahvil piyasalarında satış baskısı oluşturdu.</p><p>Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, BoJ`un faiz artırımlarını değerlendirmeye devam edeceğini, ekonomik ve fiyat gelişmelerinin beklentilerle tutarlı olup olmadığını inceleyeceğini açıkladı.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da süren jeopolitik risklerin enflasyon beklentilerini yüksek seviyede tutması ve ülke yönetiminin hükümet harcamalarını ek borçlanma yoluyla gerçekleştirebileceği öngörüleriyle Japon tahvillerinde sert hareketler gözlendi.</p><p>Japonya&amp;#39;nın 5 yıllık tahvil faizi, yüzde 2,30 ile 1994&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi görürken ülkenin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,02 ile son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p>Dün ABD&amp;#39;de açıklanan özel sektör istihdamının beklentilerin altında kalması, piyasalarda ABD Merkez Bankasına (Fed) ilişkin faiz artışı tahminlerinin güç kaybetmesini sağladı. Söz konusu gelişmeyle, küresel tahvil piyasalarındaki satış baskısı azalırken Japonya&amp;#39;daki 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri bir miktar geriledi.</p><p><strong>- &amp;quot;Yatırımcılar, uzun vadede ellerindeki borç senetlerinin değerlerinin hızlı eriyeceğini düşünüyor&amp;quot;</strong></p><p>Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, AA muhabirine son dönemde Japon tahvillerinin satıldığını ve bunun özellikle uzun vadeli faizlerde yükselişlerle sonuçlandığını söyledi.</p><p>Bunun bir dizi nedeninin bulunduğuna dikkati çeken Kaymaz, öncelikle küresel düzlemde uzun vadeli tahviller üzerindeki satış baskısına işaret ederek, Japonya&amp;#39;nın da G10 ülkeleri ekseninde bu baskıdan nasibini aldığını belirtti.</p><p>Kaymaz, Japonya Başbakanı Takaichi Sanae&amp;#39;nin genişlemeci maliye politikası ajandasının da satış baskısını artıran temel unsurlar arasında yer aldığını ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Enflasyon beklentilerinin görece yüksek kalması da başka bir etken. Dolayısıyla yatırımcılar, uzun vadede ellerindeki borç senetlerini değerlerinin nispeten daha hızlı eriyeceğini düşünerek satıyor veya elde tutmak için daha fazla prim talep ediyor. Bu çerçevede Japonya&amp;#39;da bakanlıkların önümüzdeki mali yıl için rekor bütçeler talep ettiğini belirtmek lazım. Takaichi&amp;#39;nin mali genişlemeci olduğu da piyasalarca biliniyor. Dolayısıyla hükümetin ilave harcamaları ek borçlanma yoluyla yapacağına ilişkin tahminler de satışlarda pay sahibi.&amp;quot;</p><p>Sadi Kaymaz, bu noktada Japonya&amp;#39;nın gelişmiş ülkeler arasında en yüksek kamu borç yüküne sahip olduğunun altını çizdi.</p><p>Japonya&amp;#39;nın kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla&amp;#39;ya (GSYH) oranının, Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre son 5 yılda yüzde 230&amp;#39;un üzerinde seyrettiğini vurgulayan Kaymaz, borç yüküne bütçe açıklarının da eşlik ettiğini söyledi.</p><p>Kaymaz, salgın şoku sırasında GSYH&amp;#39;ye oranı yüzde 9&amp;#39;a ulaşan bütçe açığının, piyasaların yakından takip ettiği göstergelerden biri olduğunu dile getirdi.</p><p>Bu bağlamda ülkede önceki dönemlerde faizlerin sıfıra yakın seviyelerde seyretmesi nedeniyle piyasaların o dönemlerde yüksek borç yükü konusunda endişe duymadığını anlatan Kaymaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>&amp;quot;Buna karşın faizler son dönemde hızla yükseldi, ayrıca büyümenin görece güçlü seyredip seyretmeyeceğine ilişkin endişeler de bulunuyor. Bazı analistler, yükselen faizler nedeniyle büyümenin ileriki yıllarda hız keseceğini ve vergi gelirlerindeki büyüme hızını frenleyebileceğini belirtiyor. Bu endişe de tahvil satışlarını besliyor.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c9f76ca3-4ae8-4669-a90a-d4bc4a46706a-rty.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Altın Ağustos'ta 7 ayın en güçlü aylık yükselişini gerçekleştirdi</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/altin/altin-agustosta-7-ayin-en-guclu-aylik-yukselisini-gerceklestirdi</link><description><![CDATA[Altının onsu, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırması, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artıracağına yönelik öngörülerin zayıflaması ve jeopolitik risklerin görece azalmasıyla ağustos ayında yüzde 10 değer kazanarak 7 ayın en hızlı aylık yükselişini kaydetti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/altin/altin-agustosta-7-ayin-en-guclu-aylik-yukselisini-gerceklestirdi</guid><pubDate>2026-09-03T11:27:59+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD/İsrail-İran savaşından dolayı yükselen petrol fiyatları küresel çapta enflasyon endişelerini artırıyor. Bu durum ise merkez bankalarının şahin bir tutum sergileyeceğine dair tahminleri güçlendiriyor.</p><p>Bu süreçte güvenli liman olarak görülen dolara talebin artması da emtia piyasasında özellikle değerli metaller üzerinde satış baskısına sebep oluyor.</p><p>Ocak ayında yüzde 12,4, şubat ayında yüzde 8,5 değer kazanan ons altın, Orta Doğu&amp;#39;da savaşın başlamasının ardından düşüşe geçti. Söz konusu sebeplerle mart ayında yüzde 11,3, nisan ayında yüzde 1, mayıs ayında yüzde 1,8, haziran ayında yüzde 11,7 değer kaybeden ons altın, temmuz ayında ise yüzde 0,9 değer kazandı.</p><p>Ağustos ayında ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırması, ABD&amp;#39;de yavaşlayan enflasyon, ülkede istihdamın Fed&amp;#39;in faiz artıracağına yönelik öngörüleri zayıflatması ve jeopolitik risklerin görece azalmasıyla yüzde 10 yükselen ons altın, söz konusu ayı 4 bin 449 dolardan kapattı. Böylece altının onsu 7 ayın en hızlı aylık yükselişini kaydetti.</p><p><strong>- Gümüşte de 7 ayın en hızlı yükselişi gerçekleşti</strong></p><p>Benzer bir tablo gümüş fiyatlarında da görüldü. Gümüşün onsu da Fed&amp;#39;in faiz artıracağına yönelik öngörülerin zayıflamasıyla ağustos ayında yüzde 15,4 artarak 66,5 dolara çıktı ve 7 ayın en hızlı yükselişini kaydetti.</p><p><strong>- Çin Merkez Bankasının 19 ton altın alımı yaptığına dair raporlar bulunuyor</strong></p><p>Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede &amp;quot;Altın fiyatlarındaki yükseliş ABD Hazine Bakanlığının uzun vadeli tahvil alımlarını artıracağını açıklamasından kaynaklı bir tepki yükselişiydi. Ama bunu bütün bunların ötesinde ben merkez bankalarının altın alımlarının olduğunu da düşünüyorum.&amp;quot; dedi.</p><p>Çünkü altın alım işlemlerinde çok yüklü alımlar geldiğini belirten Ergezen, bunun çok büyük bir kurumsal yatırımcı ya da merkez bankası işlemine benzer nitelikte işlemler olduğunu vurguladı.</p><p>Ergezen, geçen ay Çin Merkez Bankasının 19 ton altın alımı yaptığına dair raporların olduğuna da dikkati çekti. Ergezen, eylül ayındaki raporlarda merkez bankalarının bu alımlarının görülebileceğini söyledi.</p><p>Geçen ay dolar endeksi, tahvil faizleri ve petrol fiyatlarında kayda değer geri çekilmeler olmadığını ifade eden Ergezen, bu sebepten dolayı altında geçen ay görülen yükselişin aynı zamanda tepki alımı olduğunu bildirdi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/38bfec16-48e8-4bfa-8155-eca789de2bf0-fg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları Fransa hariç pozitif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-fransa-haric-pozitif-seyrediyor-10-58-49</link><description><![CDATA[Avrupa borsaları jeopolitik tansiyonun kısmen hafiflemesi ve petrol fiyatları ile tahvil faizlerindeki yükselişlerin hız kesmesiyle Fransa hariç pozitif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-fransa-haric-pozitif-seyrediyor-10-58-49</guid><pubDate>2026-09-03T10:58:49+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran&amp;#39;a yönelik saldırıların çok uzun sürmeyebileceğine dair açıklamaları küresel piyasalarda risk iştahını destekledi.</p><p>ABD&amp;#39;de beklentilerin altında kalan ADP özel sektör istihdamı iş gücü piyasasında ivme kaybına işaret ederken, New York Fed Başkanı John Williams`ın gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması sayesinde ABD&amp;#39;de enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini belirtmesi son dönemde güçlenen faiz artırımı beklentilerini kısmen dengeliyor.</p><p>Söz konusu gelişmelerle, Avrupa piyasalarında saat 10.40 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,1 artışla 646 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,1 kazançla 10.766 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,1 değer kazancıyla 25.872 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi önceki kapanışın hemen üzerinde 51.780 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,2 kayıpla 8.262 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,3 artışla 19.836 puanda bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün dünya genelinde hizmet sektörü ve Bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Avro Bölgesi&amp;#39;nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve ABD&amp;#39;de dış ticaret dengesi verileri başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/8632a790-ce57-4bff-a72a-47d770064920-dffd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Ağustos'ta fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/agustosta-fiyati-en-cok-artan-ve-azalan-urunler-belli-oldu</link><description><![CDATA[Tüketici fiyatları bazında ağustosta en yüksek fiyat artışı yüzde 56,26 ile "hava yoluyla yurt dışı yolcu taşımacılığı"nda görülürken en çok ucuzlayan ürün yüzde 21,5 ile "diğer taze meyveler" oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/agustosta-fiyati-en-cok-artan-ve-azalan-urunler-belli-oldu</guid><pubDate>2026-09-03T10:54:03+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustosta yüzde 56,26 olan hava yoluyla yurt dışı yolcu taşımacılığındaki fiyat artışını, yüzde 28,89 ile dini hizmetler ve yüzde 25,37 ile yükseköğretim eğitimi kategorileri izledi.</p><p>Ağustosta fiyatı en çok artış gösteren diğer ürünler arasında yüzde 15,70 ile yumurtalar, yüzde 14,07 ile motorin (mazot), yüzde 9,14 ile benzin, yüzde 8,52 ile hava yoluyla yurt içi yolcu taşımacılığı yer aldı.</p><p><strong>- En çok &amp;quot;diğer taze meyveler&amp;quot; ucuzladı</strong></p><p>Geçen ay en fazla fiyat düşüşü, yüzde 21,5 ile &amp;quot;diğer taze meyveler&amp;quot; kategorisinde gerçekleşti. Bunu yüzde 17,92 ile taze turunçgiller, yüzde 12,78 ile taze üzümsü meyveler, yüzde 10,10 ile sert çekirdekli ve yumuşak çekirdekli taze meyveler, yüzde 8,84 ile taze veya soğutulmuş yeşil baklagil sebzeleri, yüzde 7,16 ile taze veya soğutulmuş meyvesi yenen sebzeler (domates, biber, salatalık, kabak ve benzeri), yüzde 5,58 ile kadın ve kız çocuğu giysileri, yüzde 4,96 ile kişisel bakıma yönelik diğer aletler, malzemeler ve ürünler takip etti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/1ab017e9-0116-4422-a66a-bf2ea3fce0db-trrt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları karışık seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-10-37-59</link><description><![CDATA[Asya borsaları, jeopolitik tansiyonun kısmen hafiflemesi ve petrol fiyatları ile tahvil faizlerindeki yükselişlerin hız kesmesine karşın teknoloji hisselerinde görülen oynaklıkla karışık seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-10-37-59</guid><pubDate>2026-09-03T10:37:59+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran&amp;#39;a yönelik saldırıların çok uzun sürmeyebileceğine dair açıklamaları küresel piyasalarda risk iştahını destekledi.</p><p>ABD&amp;#39;de beklentilerin altında kalan ADP özel sektör istihdamı işgücü piyasasında ivme kaybına işaret ederken, New York Fed Başkanı John Williams`ın gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması sayesinde ABD&amp;#39;de enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini belirtmesi son dönemde güçlenen faiz artırım beklentilerini kısmen dengeliyor.</p><p>Asya borsaları, küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun kısmen hafiflemesi ve petrol fiyatları ile tahvil faizlerindeki yükselişlerin hız kesmesine karşın teknoloji hisselerinde görülen oynaklıkla karışık seyrediyor.</p><p>Güney Koreli teknoloji şirketleri SK Hynix&amp;#39;in hisseleri yüzde 0,7, Samsung Electronics&amp;#39;in hisseleri yüzde 0,2 değer kaybetti.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Çin&amp;#39;de RatingDog hizmet sektörü PMI ağustosta 50,4&amp;#39;ten 51,4`e yükseldi. Japonya&amp;#39;da ağustos ayına ilişkin hizmet sektörü PMI ise 52,3&amp;#39;ten 52,5 seviyesine çıktı.</p><p>Söz konusu verilerin bölgede iç talebin toparlanma eğiliminde olduğunu göstermesi de Asya piyasalarını destekliyor.</p><p>Dolar/yen paritesi yüzde 1 azalarak 157,2 seviyesine geriledi.</p><p>Yenin dolar karşısında güçlenmesi, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Yönetim Kurulu Üyesi Hajime Takata&amp;#39;nın açıklamalarının ardından geldi. Takata, enflasyon baskılarına karşı koymak için Japonya Merkez Bankasının faiz artırımlarını hızlı bir şekilde gerçekleştirmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Analistler, Japon yetkililerden kura müdahale olduğuna dair resmi bir teyit olmadığını ancak yenin daha da güçlenmesi durumunda Japon yetkililerden gelebilecek olası bir eylem konusunda yatırımcıların pozisyon alabileceğini söyledi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 0,3 artışla 6.579 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2 değer kaybıyla 64.208 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,3 artışla 3.951 puan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 düşüşle 25.261 puan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi ise önceki kapanışın yüzde 0,2 üstünde 76.744 puan seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a7ed8b13-a4e2-4beb-abd7-387ffb1cd61b-trrt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Memur ve emekli zammında Ağustos hesabı belli oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/memur-ve-emekli-zamminda-agustos-hesabi-belli-oldu</link><description><![CDATA[TÜİK’in Ağustos enflasyonunu açıklamasıyla 2027 Ocak ayında memur ve memur emeklileri ile SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin alacağı zam için hesaplama sürecinde bir adım daha geride kaldı. Zam oranlarında ilk tablolar da ortaya çıktı. Nihai oranlar için dört aylık enflasyon verisi daha açıklanacak.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/memur-ve-emekli-zamminda-agustos-hesabi-belli-oldu</guid><pubDate>2026-09-03T10:25:12+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK&amp;#39;in ağustos ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte 2027 Ocak ayında memur ve memur emeklileri ile SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin alacağı zam oranı için hesaplama sürecinde bir adım daha geride kaldı. Zam oranlarında ilk tablolar da ortaya çıktı. Nihai oranların belirlenmesi için önümüzde açıklanacak dört aylık enflasyon verisi daha bulunuyor.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ağustos 2026&amp;#39;da tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık bazda %1,84, yıllık bazda ise %31,51 olarak gerçekleşti.</p><p>Memur ve Memur Emeklileri: Yılın ikinci yarısına ilişkin iki aylık verinin (Temmuz ve Ağustos) tamamlanmasıyla memur ve memur emeklilerinin Ocak 2027`de alacağı %3,66 oranındaki zam şimdiden kesinleşti.</p><p>SGK ve Bağ-Kur Emeklileri: Doğrudan 6 aylık enflasyon oranı kadar zam alan SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin ilk iki ay itibarıyla kesinleşen zam oranı %3,62 oldu.</p><p><strong>Zam Nasıl Hesaplanıyor?</strong></p><p>Memur ve memur emeklilerinin toplu sözleşme kapsamında belirlenecek zam oranına eklenecek enflasyon farkı, Temmuz-Aralık dönemini kapsayan 6 aylık enflasyon verileri üzerinden hesaplanmaktadır.</p><p>Bu grup, 2027 Ocak ayında toplu sözleşmeden kaynaklanan %5&amp;#39;lik zama ek olarak, enflasyonun bu oranı aşması durumunda enflasyon farkı alacaktır. Ağustos ayı itibarıyla henüz enflasyon farkı oluşmamıştır. Önümüzdeki Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait TÜFE verilerinin açıklanmasıyla nihai tablo netlik kazanacak.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a33ffde1-9c94-47a6-8b27-76558c82127e-trtr.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Eylül ayı ev ve iş yerlerine yapılacak kira zam oranı belli oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/eylul-ayi-ev-ve-is-yerlerine-yapilacak-kira-zam-orani-belli-oldu</link><description><![CDATA[Ağustos ayı enflasyon verileri açıklandı. Eylül ayı için 12 aylık enflasyon ortalamasının baz alındığı kira tavan zam oranı yüzde 31.79 oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/eylul-ayi-ev-ve-is-yerlerine-yapilacak-kira-zam-orani-belli-oldu</guid><pubDate>2026-09-03T10:14:16+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Ağustos ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte ev ve iş yerlerine yapılacak kira zam oranı belli oldu.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu, temmuz ayına ilişkin enflasyon oranlarını açıkladı. Enflasyon aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 oldu.</p><p><strong>Kira zam oranı ne kadar oldu?</strong></p><p>Ev ve iş yerlerine yapılacak kira zammı oranı ise yüzde 31,79 olarak hesaplandı. Geçtiğimiz ay zam oranı yüzde 31,90 olmuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/83e420f8-f65a-4664-92e1-34b6b305b82f-rtrtr.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>TÜİK 2026 yılı Ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tuik-2026-yili-agustos-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi</link><description><![CDATA[Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %31,51 arttı, aylık %1,84 arttı]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tuik-2026-yili-agustos-ayi-enflasyon-rakamlarini-acikladi</guid><pubDate>2026-09-03T10:01:18+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %31,51 arttı, aylık %1,84 arttı</p><p>TÜFE&amp;#39;deki (2025=100) değişim 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %22,07 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,51 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,79 artış olarak gerçekleşti.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/e5c70d6c-85f3-4ccf-b8c9-fb64f474a29c-dc5c2a9b-c02e-45f3-9704-ac343fa3607f" style="width: 572px; height: 152.208px;"></p><p><strong>TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık %33,79 arttı</strong><br><br>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %33,79 artış, ulaştırmada %35,08 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %39,77 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,12, ulaştırmada 5,94 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 5,01 yüzde puan oldu.</p><p><strong>TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık %0,22 arttı</strong><br><br>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %0,22 artış, ulaştırmada %4,82 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %2,26 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,06, ulaştırmada 0,82 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu.&amp;nbsp;</p><p>Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5&amp;#39;li Düzey) 2026 yılı Ağustos ayı itibarıyla, 35 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 134 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.<br><strong><br>Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık %30,68 arttı, aylık %1,84 arttı</strong><br><br>İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE&amp;#39;deki değişim, 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %20,97 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %30,68 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,12 artış olarak gerçekleşti.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/5937a626-4e25-402d-b063-71f30b4e19aa-b357e8bb-0adb-4fd1-90f6-6b22cbd00b90" style="width: 543px; height: 217.2px;"></p><p><strong>Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Ağustos 2026</strong><br><br>Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,95 arttı, aylık %2,57 arttı<br><br>Yİ-ÜFE (2003=100) 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %2,57 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %20,88 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,95 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %27,76 artış gösterdi.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/96b51efe-401e-4f3d-9867-2d994353c297-73602def-adb1-45ad-b6d7-6a6212137045" style="width: 505px; height: 132.983px;"><strong>Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %29,68 arttı</strong><br><br>Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %38,88 artış, imalatta %29,68 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %7,57 artış ve su temininde %29,59 artış olarak gerçekleşti.<br><br>Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %27,41 artış, dayanıklı tüketim mallarında %28,54 artış, dayanıksız tüketim mallarında %30,28 artış, enerjide %27,33 artış ve sermaye mallarında %22,06 artış olarak gerçekleşti.</p><p><strong>Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %2,35 arttı</strong><br><br>Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %0,14 azalış, imalatta %2,35 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %6,03 artış ve su temininde %1,40 artış olarak gerçekleşti.<br><br>Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %1,84 artış, dayanıklı tüketim mallarında %2,84 artış, dayanıksız tüketim mallarında %1,51 artış, enerjide %6,99 artış ve sermaye mallarında %1,76 artış olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e32ef03a-7d4d-48ad-8d7b-a416b4a89bde-bg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (3 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-3-eylul-2026</link><description><![CDATA[Gram altın güne değer kazancıyla başlamasının ardından 6 bin 875 liradan işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-3-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-03T09:58:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün ons altındaki yükselişe paralel değer kazanan gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,4 artışla 6 bin 811 liradan tamamlamıştı.</p><p>Güne alıcılı başlayan gram altın saat 10.00 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,9 artarak 6 bin 875 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 261 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 836 liradan satılıyor.</p><p>ABD&amp;#39;de beklentilerin altında kalan ADP özel sektör istihdamının iş gücü piyasasında ivme kaybına işaret etmesiyle tahvil piyasasındaki satış baskısının bir miktar sakinleşmesi varlık fiyatlamalarında öne çıkıyor.</p><p><strong>Dövizde son durum</strong></p><p>Dolar/TL, güne yükselişle başlamasının ardından 48,3150 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Dün yatay seyreden dolar/TL, günü önceki kapanışın hemen altında 48,2830&amp;#39;dan tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.50 itibarıyla önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,3150 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda avro/TL yüzde 0,5 artışla 56,2520&amp;#39;den, sterlin/TL yüzde 0,3 yükselişle 65,3980&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Dolar endeksi yüzde 0,2 düşüşle 99,4 seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3d95e652-00be-4eae-804e-97c17d17b1e6-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Fed'in Bej Kitabı, ekonomik faaliyetin "ılımlı" şekilde arttığını ortaya koydu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/fedin-bej-kitabi-ekonomik-faaliyetin-ilimli-sekilde-arttigini-ortaya-koydu</link><description><![CDATA[ABD Merkez Bankası (Fed), ekonomik faaliyetin son haftalarda ılımlı artış gösterdiğini bildirdi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/fedin-bej-kitabi-ekonomik-faaliyetin-ilimli-sekilde-arttigini-ortaya-koydu</guid><pubDate>2026-09-03T09:14:21+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Fed, Amerikan ekonomisindeki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı &amp;quot;Bej Kitap&amp;quot; raporunun eylül sayısını yayımladı.</p><p>Raporda, ekonomik faaliyetin temmuz başından bu yana ılımlı artış gösterdiği, 12 bölgenin 10&amp;#39;unun &amp;quot;hafif ila orta&amp;quot; hızda büyüme bildirdiği, 2 bölgede ise herhangi bir değişiklik olmadığı kaydedildi.</p><p>Tüketici harcamalarının genel olarak hafif arttığına değinilen raporda, imalat faaliyetlerinin çoğu bölgede hız kazandığı aktarıldı.</p><p>Raporda, &amp;quot;Gelecek aylara ilişkin genel görünüm olumlu olsa da sektörler arasındaki beklentiler karışıktı. Görüşülen kişiler, yüksek enerji fiyatlarının, izlenen politikaların ve uluslararası çatışmaların etkilerine ilişkin belirsizliğin arttığını bildirdi.&amp;quot; ifadeleri kullanıldı.</p><p>İstihdamın genel olarak çok hafif arttığına işaret edilen raporda, 3 bölgede ılımlı ve 4 bölgede hafif artış olduğu, 5 bölgede ise değişiklik yaşanmadığı bildirildi.</p><p>Raporda, bölgelerin yapay zekanın iş gücü talebi üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğunu belirttiği kaydedildi.</p><p>Fiyatların 8 bölgede orta, 2 bölgede ılımlı, 1 bölgede hafif ve 1 bölgede güçlü arttığına değinilen raporda, &amp;quot;Girdi fiyatları üzerindeki baskılar, birçok bölgede imalat ve inşaat sektörlerinde belirgin şekilde yüksek seyretti. Özellikle metaller ve petrokimya ürünleri olmak üzere enerji, taşımacılık ve ham madde fiyatlarında yaygın artışlar bildirildi.&amp;quot; ifadelerine yer verildi.</p><p>Raporda, müşterilerin fiyatlara karşı artan hassasiyetinin, şirketlerin girdi maliyetlerindeki artışları fiyatlara yansıtma kapasitesini sınırladığı aktarıldı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/e3765c5a-1161-4d04-bcff-198ea16256fa-gt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun kısmen hafiflemesiyle risk iştahı arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-jeopolitik-tansiyonun-kismen-hafiflemesiyle-risk-istahi-artti</link><description><![CDATA[Küresel piyasalarda, jeopolitik tansiyonun kısmen hafiflemesi ve petrol fiyatları ile tahvil faizlerindeki yükselişlerin hız kesmesiyle risk iştahı arttı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-jeopolitik-tansiyonun-kismen-hafiflemesiyle-risk-istahi-artti</guid><pubDate>2026-09-03T09:12:48+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran&amp;#39;a yönelik saldırıların çok uzun sürmeyebileceğine dair açıklamaları küresel piyasalarda risk iştahını destekledi. Söz konusu açıklamanın ardından kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 azalışla 95,1 dolar seviyesinde seyrediyor.</p><p>ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi de 2 baz puan azalışla yüzde 4,78 seviyesine geriledi. Petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki yükselişlerin hız kesmesi, yeni günde küresel pay piyasalarını destekliyor.</p><p>Öte yandan New York Fed Başkanı John Williams&amp;#39;ın gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması sayesinde ABD&amp;#39;de enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini belirtmesi de küresel piyasalarda risk algısının azalmasını sağladı.</p><p>Ancak devam eden ABD/İsrail-İran Savaşı enflasyon endişelerinin sürmesine ve yatırımcıların tahvil piyasasına karşı temkinli davranmasına neden oluyor.</p><p>Diğer taraftan ABD&amp;#39;de ADP özel sektör istihdamı ağustosta 38 bin kişilik artışla piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Söz konusu veri iş gücü piyasasının biraz dengelenmiş olabileceğini ve enflasyonist baskıların bir nebze azalabileceği yönündeki öngörüleri öne çıkardı. Bu gelişmelerle ABD Merkez Bankasının (Fed) bu ayki toplantısında faiz artırımına gidebileceğine yönelik ihtimal yüzde 70&amp;#39;ten yüzde 62&amp;#39;ye geriledi.</p><p>Fed&amp;#39;in faiz artırımına ilişkin öngörülerde yumuşama olması da yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesini sağladı. Öte yandan Fed, ülke ekonomisindeki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı &amp;quot;Bej Kitap&amp;quot; raporunda, ekonomik faaliyetin son haftalarda ılımlı artış gösterdiğini bildirdi.</p><p>Raporda, yüksek enerji fiyatlarının, izlenen politikaların ve uluslararası çatışmaların etkilerine ilişkin belirsizliğin arttığı kaydedildi.</p><p>Bu arada Kanada Merkez Bankası (BoC), politika faizini yüzde 2,25&amp;#39;te sabit bıraktı. Dolar endeksi yendeki güçlenmenin etkisiyle yüzde 0,2 azalışla 99,4 seviyesinde seyrediyor. Altının onsu ise yüzde 1,1 artışla 4 bin 436 dolardan işlem görüyor.</p><p>Dolara talebin azalması ve petrol fiyatlarındaki yükselişin hız kesmesinin enflasyonist endişeleri bir nebze de olsa azaltması altın fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. ABD`de dün açıklanan istihdam verilerinin Fed&amp;#39;in agresif bir sıkılaştırma politikası izleyeceği beklentilerini yumuşatması da altın fiyatlarını destekledi.</p><p>Analistler, Jackson Hole toplantısı sonrasında 4 bin 300 doların altını gören altının ons fiyatını ABD&amp;#39;den gelen zayıf istihdam verisiyle 4 bin 400 dolar seviyelerinin üzerinde tutunmaya çalıştığını söyledi. Gümüşün onsu da yüzde 1,3 artışla 66,2 dolara yükseldi.</p><p><strong>- New York borsası pozitif seyretti</strong></p><p>Söz konusu gelişmelerle New York borsasında pozitif bir seyir izlendi. ABD&amp;#39;li petrol ve doğal gaz şirketi Chevron&amp;#39;un Venezuela&amp;#39;ya 7 milyar dolarlık yatırım yapacağına dair haberlerle şirketin hisseleri yüzde 0,4 arttı.</p><p>Şirketlerin yapay zeka talebinin artacağına yönelik iyimserlikle Nvidia&amp;#39;nın hisseleri de yüzde 3,2 arttı. Öte yandan ABD&amp;#39;de imalat sanayi yeni siparişlerinin tutarı temmuzda aylık bazda yüzde 0,9 artış kaydetti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,56, S&amp;amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,46 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,45 değer kazandı.</p><p>ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları geriledi</strong></p><p>Avrupa borsaları, Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan jeopolitik risklerin etkisiyle dün negatif seyretti.</p><p>Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Fransız Le Monde gazetesine verdiği demeçte, Alman ekonomisinin daha yüksek bir büyüme rotasında olduğunu savundu. Nagel, &amp;quot;İlk iki çeyrek verileri doğrultusunda, bu yıl yaklaşık yüzde 1&amp;#39;lik bir büyüme oranına ulaşma yolunda ilerliyoruz.&amp;quot; dedi.</p><p>Alman otomotiv şirketi Volkswagen&amp;#39;in STOXX 50 endeksinden çıkarılmasıyla şirketin hisseleri yüzde 3,8 düştü.</p><p>Söz konusu gelişmelerle Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,26, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB endeksi yüzde 0,24, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,50 ve İngiltere`de FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,30 değer kaybetti.</p><p>Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar, güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları pozitif seyrediyor</strong></p><p>New York borsasındaki pozitif seyir Asya tarafına da taşındı.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Çin&amp;#39;de RatingDog hizmet sektörü PMI ağustosta 50,4&amp;#39;ten 51,4`e yükseldi. Japonya&amp;#39;da ağustos ayına ilişkin hizmet sektörü PMI ise 52,3&amp;#39;ten 52,5 seviyesine çıktı.</p><p>Söz konusu verilerin bölgede iç talebin toparlanma eğiliminde olduğunu göstermesi de Asya piyasalarını destekliyor.</p><p>Dolar/yen paritesi yüzde 0,6 azalarak 157,7 seviyesine geriledi.</p><p>Yenin dolar karşısında güçlenmesi, Japonya Merkez Bankası (BoJ) yönetim kurulu üyesi Hajime Takata&amp;#39;nın açıklamalarının ardından geldi. Takata, enflasyon baskılarına karşı koymak için Japonya Merkez Bankasının faiz artırımlarını hızlı bir şekilde gerçekleştirmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Analistler, Japon yetkililerden kura müdahale olduğuna dair resmi bir teyit olmadığını ancak yenin daha da güçlenmesi durumunda Japon yetkililerden gelebilecek olası bir eylem konusunda yatırımcıların pozisyon alabileceğini söyledi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 0,7, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,02 ve Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi.</p><p><strong>- Borsa günü düşüşle tamamladı</strong></p><p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,25 değer kaybederek 14.050,56 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün yüzde 0,09 arttı.</p><p>Dolar/TL, dün günü yatay seyirle 48,2834&amp;#39;ten tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,3150&amp;#39;den işlem görüyor.</p><p>Analistler bugün yurt içinde enflasyon, yurt dışında ise dünya genelinde hizmet sektörü ve Bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Avro Bölgesi&amp;#39;nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve ABD&amp;#39;de dış ticaret dengesi verileri başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.200 ve 14.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p><p>AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi&amp;#39;ne katılan ekonomistler, Tüketici Fiyat Endeksi&amp;#39;nin (TÜFE) ağustosta yüzde 1,86 artacağını tahmin ediyor.</p><p>Ekonomistlerin ağustos ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre (yüzde 1,86) temmuzda yüzde 31,75 olan yıllık enflasyonun ağustosta yüzde 31,52&amp;#39;ye gerilemesi bekleniyor.</p><p>Öte yandan, ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 29,49 oldu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/266c2795-085e-4344-8f23-46658047dc4d-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Kanada Merkez Bankası politika faizini sabit tuttu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kanada-merkez-bankasi-politika-faizini-sabit-tuttu</link><description><![CDATA[Kanada Merkez Bankası (BoC), üst üste 7. toplantısında politika faizini yüzde 2,25'te sabit bıraktı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kanada-merkez-bankasi-politika-faizini-sabit-tuttu</guid><pubDate>2026-09-02T05:32:35+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bankadan yapılan açıklamada, ekonomi ve enflasyonun genel olarak tahminlerle uyumlu seyretmesi nedeniyle politika faizinde değişikliğe gidilmediği bildirildi.</p><p>Açıklamada, gecelik faiz oranının yüzde 2,25, banka faizinin yüzde 2,5 ve mevduat faizinin yüzde 2,20&amp;#39;de tutulduğu belirtildi.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da devam eden çatışmanın enerji fiyatlarını yüksek tuttuğuna işaret edilen açıklamada, Kanada ile ABD arasındaki ticaret görüşmelerinin çökmesinin ardından yeni ABD tarifeleri ve Kanada&amp;#39;nın karşı önlemlerinin açıklandığı anımsatıldı.</p><p>Açıklamada, her iki gelişmenin de seyrinin belirsiz olduğu vurgulandı.</p><p>Kanada dahil olmak üzere küresel çapta uzun vadeli tahvil getirilerinin yükseldiğine değinilen açıklamada, son verilerin genel olarak Kanada ekonomisinde toparlanmanın geniş tabana yayıldığı yönündeki görüşü teyit ettiği belirtildi.</p><p>Açıklamada, &amp;quot;Ancak belirsizlik yüksek ve yeni ABD tarifeleri ile daha ileri adımlara yönelik tehditler, toparlanmanın sürdürülebilirliği açısından risk oluşturuyor.&amp;quot; değerlendirmesi yapıldı.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki çatışmanın devam etmesi ve Hürmüz Boğazı&amp;#39;nın yeniden açılması konusunda çok az ilerleme sağlanmasıyla birlikte, BoC&amp;#39;nin enflasyon tahminine yönelik yukarı yönlü risklerin arttığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>&amp;quot;Yüksek petrol fiyatları ve yüksek rafineri marjları ne kadar uzun süre devam ederse, bunun mal ve hizmetlerin fiyatlarına sıçrama riski de o kadar artıyor. ABD&amp;#39;nin yeni gümrük vergileri ve Kanada&amp;#39;nın buna karşılık getirdiği tarifeler de bazı işletmelerin maliyetlerini artıracak ve zaman içinde tüketici fiyatlarına yansıyabilecek.&amp;quot;</p><p>BoC, en son Ekim 2025&amp;#39;te faiz oranında ayarlamaya gitmiş, politika faizini yüzde 2,50&amp;#39;den yüzde 2,25&amp;#39;e çekmişti.</p><p>Aralık 2025&amp;#39;te ise politika faizini sabit tutan banka, bu yıl ocak, mart, nisan, haziran ve temmuzda gerçekleştirdiği toplantılarda da politika faizini değiştirmemişti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7f431987-3575-4aea-8755-9ad6db107568-rtr.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Uber, çalışan sayısını yaklaşık yüzde 10 azaltıyor</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/uber-calisan-sayisini-yaklasik-yuzde-10-azaltiyor</link><description><![CDATA[Uber, organizasyon yapısını sadeleştirmek ve karar alma süreçlerini hızlandırmak amacıyla çalışan sayısını yaklaşık yüzde 10 azaltacağını duyurdu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/uber-calisan-sayisini-yaklasik-yuzde-10-azaltiyor</guid><pubDate>2026-09-02T05:30:34+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Uber Üst Yöneticisi (CEO) Dara Khosrowshahi&amp;#39;nin şirket çalışanlarına gönderdiği mesajda, organizasyon içindeki yönetim katmanlarının azaltılacağı, ekip yapılarının sadeleştirileceği ve bazı görevlerin yeniden düzenleneceği belirtildi.</p><p>Bunun sonucu olarak çalışan sayısının yaklaşık yüzde 10 azaltılacağı kaydedilen mesajda, etkilenen çalışanların büyük bölümüne durumun bildirildiği aktarıldı.</p><p>Mesajda, kararın şirketin finansal performansıyla veya çalışanların bireysel katkılarıyla ilgili olmadığı, bu hamleyle şirketin büyümesiyle birlikte ortaya çıkan karmaşık organizasyon yapısının daha yalın ve hızlı hale getirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.</p><p>Daha küçük ve sade organizasyon yapısının daha hızlı karar alınmasını sağlayacağı vurgulanan mesajda, elde edilecek tasarrufların büyüme, inovasyon ve gelecekteki yatırımlara yönlendirileceği bildirildi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/7582aa27-6c2b-4527-b0b7-34a85e2d2d8e-vvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>New York borsası yatay seyirle açıldı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/new-york-borsasi-yatay-seyirle-acildi-17-1-46</link><description><![CDATA[New York borsası, devam eden jeopolitik gerilimlerin gölgesinde güne yatay seyirle başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/new-york-borsasi-yatay-seyirle-acildi-17-1-46</guid><pubDate>2026-09-02T05:01:46+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Açılışta Dow Jones endeksi, yüzde 0,12 artışla 52.829,58 puana çıktı.</p><p>S&amp;amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,04 artarak ⁠7.634,58 puana yükselirken, Nasdaq endeksi yüzde 0,02 azalarak 26.094,00 puana geriledi.</p><p>ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik son saldırı dalgasını gerçekleştirmesinin ardından Orta Doğu&amp;#39;daki gerilimin tırmanmaya devam etmesi ve Tahran&amp;#39;ın ABD müttefiklerine karşılık verdiği yönündeki haberler piyasaların seyrinde etkili oldu.</p><p>Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan enerji sevkiyatlarında uzun vadeli aksamalar yaşanabileceğine dair endişelerle sert yükselen petrol fiyatları bugün bir miktar geriledi. Brent petrolün vadeli varil fiyatı TSİ 16.30 itibarıyla yüzde 0,3 azalarak 94,38 dolardan alıcı buldu.</p><p>Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini körüklemesi ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırabileceğine ilişkin beklentilerin sürmesiyle artış gösteren tahvil faizleri de aynı dakikalarda yatay seyir izledi. ABD&amp;#39;nin 10 yıl vadeli hazine tahvili faizi yüzde 4,79, 30 yıl vadeli hazine tahvili faizi de yüzde 5,26 oldu.</p><p>Makroekonomik veri tarafında, ABD&amp;#39;de özel sektör istihdamı ağustosta 38 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin altında kaldı.</p><p>Kurumsal tarafta, Dell Technologies&amp;#39;in hisseleri de şirketin dün yayımladığı bilançosunda yıllık gelir beklentilerini yükselttiğini bildirmesi sonrasında yüzde 9 kazançla güne başladı.</p><p>Yönetim kademelerini sadeleştirmek ve maliyetleri kısmak amacıyla iş gücünü yüzde 10 azaltacağını duyuran Uber&amp;#39;in hisseleri de yüzde 1 yükseldi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/79f58788-c24b-4a8d-8e08-212d6ce487a1-rt.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD'de özel sektör istihdamı Ağustos'ta beklentilerin altında arttı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-ozel-sektor-istihdami-agustosta-beklentilerin-altinda-artti</link><description><![CDATA[ABD'de özel sektör istihdamı ağustosta 38 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abdde-ozel-sektor-istihdami-agustosta-beklentilerin-altinda-artti</guid><pubDate>2026-09-02T04:22:49+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ADP Araştırma Enstitüsünün, Stanford Digital Economy Lab işbirliğiyle hazırladığı ağustos ayına ilişkin Ulusal İstihdam Raporu yayımlandı.</p><p>Buna göre, ABD&amp;#39;de özel sektör istihdamı ağustosta 38 bin kişi arttı. Piyasa beklentisi, özel sektör istihdamının bu dönemde 48 bin kişi artması yönündeydi. Özel sektör istihdamında temmuzda yaşanan artışa ilişkin veri ise 44 binden 46 bine revize edildi.</p><p>Söz konusu dönemde istihdam hizmet sektöründe 48 bin kişi artarken, üretim sektöründe istihdam 10 bin kişi azaldı.</p><p>ABD&amp;#39;de 26 milyondan fazla özel sektör çalışanının bordro bilgileri kullanılarak hesaplanan ADP verilerine göre, yıllık ücret artışı ağustosta işinde kalan çalışanlar için yüzde 4,4 olurken, iş değiştiren çalışanlar için yüzde 7,3 olarak kaydedildi.</p><p>ADP Araştırma Enstitüsü Başekonomisti Nela Richardson, verilere ilişkin değerlendirmesinde, ücretlerin dalgalı işe alım süreçlerine dair ipucu verebileceğini belirtti.</p><p>Richardson, işe alım eğilimlerini anlamak için ücret artışının nerede hızlandığına, nerede yavaşladığına ve bu durumun kimleri etkilediğine derinlemesine bakılması gerektiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/ed0785c3-da48-4bd4-9158-e4f0b1b6f255-cvcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Orta Vadeli Program ekonominin üç yıllık rotasını çizecek</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/orta-vadeli-program-ekonominin-uc-yillik-rotasini-cizecek</link><description><![CDATA[Türkiye ekonomisinin rotasını çizen yeni Orta Vadeli Program'ın (OVP) pazar günü kamuoyuna duyurulmasıyla fiyat istikrarından büyümeye, istihdamdan finansa kadar çeşitli konularda hedefler belli olacak.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/orta-vadeli-program-ekonominin-uc-yillik-rotasini-cizecek</guid><pubDate>2026-09-02T03:50:51+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, ekonominin 2027-2029 dönemi yol haritası niteliğindeki OVP çalışmalarında sona gelindi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz&amp;#39;ın yeni OVP&amp;#39;nin detaylarının 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşılacağını açıklamasının ardından gözler göstergelere çevrildi.</p><p>OVP ile finans ve fiyat istikrarı, büyüme, istihdam gibi kritik alanlarda nasıl bir rota izleneceği belirleniyor. Kamu idarelerinin ödenek teklif tavanları da OVP&amp;#39;de yer alacak.</p><p>Programda, enflasyon, büyüme politikaları ve yapısal reformların öne çıkacağı öngörülüyor.</p><p>OVP, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ortak çalışmalarla hazırlanıyor ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&amp;#39;ın imzasının ardından Resmi Gazete&amp;#39;de yayımlanıyor. OVP ile makroekonomik politikaların belirlenmesi, temel ekonomik büyüklüklerin, gelir-gider tahminlerinin, bütçe dengesi ve borçlanma durumunun ortaya konulması amaçlanıyor. OVP, makroekonomik politika çerçevesi ve hedefleri ile öncelikli reform alanlarını ve takvimini gösteriyor.</p><p><strong>- Mevcut OVP&amp;#39;deki hedefler</strong></p><p>2026-2028 dönemini kapsayan OVP&amp;#39;de ekonominin 2026&amp;#39;da yüzde 3,8, 2027&amp;#39;de yüzde 4,3 ve 2028&amp;#39;de yüzde 5 büyümesi hedeflenmişti.</p><p>Enflasyonun bu yıl için yüzde 16, 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 olması öngörülmüştü. Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2026&amp;#39;da yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 olarak gerçekleşeceği hesaplanmıştı. Söz konusu programda, işsizlik oranında 2026 için yüzde 8,4, 2027 yılı için yüzde 8,2 ve 2028 için yüzde 7,8 hedefi konulmuştu.</p><p>İhracatın bu yıl sonunda 282 milyar dolar, 2027&amp;#39;de 294 milyar dolar, program sonunda 308,5 milyar dolar olması hedeflenmişti. İthalatın ise 2026&amp;#39;da 378 milyar dolar, gelecek yıl 393 milyar dolar, 2028&amp;#39;de de 410,5 milyar dolar olması öngörülmüştü.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/d7e844db-9186-4209-8cb2-018c098e9e2f-fefe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Şanghay İşbirliği Örgütü ülkeleri küresel ekonominin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/sanghay-isbirligi-orgutu-ulkeleri-kuresel-ekonominin-yaklasik-dortte-birini-olusturuyor</link><description><![CDATA[Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), dünya nüfusunun yüzde 42’sinden fazlasını ve küresel ekonominin yaklaşık dörtte birini temsil eden ekonomik büyüklüğüyle uluslararası ticaret, yatırım, enerji ve ulaştırma alanlarında öne çıkan bölgesel yapılardan biri haline geldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/sanghay-isbirligi-orgutu-ulkeleri-kuresel-ekonominin-yaklasik-dortte-birini-olusturuyor</guid><pubDate>2026-09-02T03:49:24+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik Araştırmalar ve Reformlar Merkezi (CERR) tarafından ŞİÖ`nün kuruluşunun 25`inci yılı dolayısıyla hazırlanan çalışmaya göre, örgüte üye ülkelerin toplam nüfusu yaklaşık 3,4 milyara, birleşik nominal Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) ise 26 trilyon doların üzerine ulaştı.</p><p>Satın alma gücü paritesine göre değerlendirildiğinde ŞİÖ ülkeleri, küresel GSYH`nin üçte birinden fazlasını oluşturuyor.</p><p>Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan tarafından 2001`de kurulan örgüt, Hindistan ve Pakistan`ın 2017`de, İran`ın 2023`te ve Belarus`un 2024`te katılımıyla 10 üyeli bir yapıya dönüştü.</p><p>Başlangıçta bölgesel güvenlik ve istikrar konularına odaklanan ŞİÖ, zaman içinde ticaret, yatırım, ulaştırma, enerji, teknoloji, tarım ve turizmi de kapsayan geniş bir işbirliği platformu niteliği kazandı.</p><p>ŞİÖ ülkelerinin 2025`teki ortalama ekonomik büyümesi yüzde 5 civarında gerçekleşerek yüzde 3,4 olan küresel büyüme oranını geride bıraktı. Üye ülkeler, dünya kömür üretiminin yaklaşık yüzde 69`unu ve doğal gaz üretiminin yüzde 30`unu gerçekleştirirken, sahip oldukları enerji kaynakları, sanayi altyapısı ve geniş tüketici pazarlarıyla küresel ekonomide önemli konumda bulunuyor.</p><p>Örgüt içi ihracat da 2015-2024 döneminde yaklaşık 2,5 kat artarak 271 milyar dolardan 674 milyar dolara yükseldi. Söz konusu ticaretin üye ülkelerin toplam dış ticaretindeki payı aynı dönemde yüzde 8,9`dan yüzde 14,2`ye çıktı.</p><p>ŞİÖ üyesi olmayan Türkiye ise 2012`den bu yana örgütün &amp;quot;diyalog ortağı&amp;quot; statüsünde bulunuyor. Türkiye, bu kapsamda terörizm ve sınır aşan suçlarla mücadele, enerji, ticaret ve bölgesel bağlantısallık gibi alanlardaki çalışmaları takip ediyor.</p><p>Türkiye`nin statüsü, örgüt içindeki gelişmeleri yakından izlemesine ve bölgesel işbirliğine ilişkin görüşlerini üye ülkelere aktarmasına imkan sağlıyor.</p><p><strong>- &amp;quot;Türkiye`nin ŞİÖ ile ilişkilerini geliştirmesi, dış politika hareket alanını genişletme çabası olarak görülmeli&amp;quot;</strong></p><p>Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Parlar Dal, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ŞİÖ`nün genişlemesini, ABD ve Batı merkezli uluslararası düzene karşı doğrudan alternatif bir güç bloğunun oluşumu olarak değerlendirmenin doğru olmayacağını belirtti.</p><p>ŞİÖ&amp;#39;nün AB ve NATO ile aynı odağa ve kurumsal kapsama sahip olmadığını aktaran Dal, &amp;quot;Son genişleme, daha çok Avrasya`daki rakip aktörlerin birbirlerini dengeleme ve bölgesel kapasiteyi artırma arayışlarını yansıtmaktadır.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Dal, Türkiye`nin AB ile ilişkilerindeki kurumsal ve ekonomik derinliğin ŞİÖ ile mevcut ilişkilerinde bulunmadığını kaydederek, &amp;quot;ŞİÖ angajmanı daha düşük yoğunluklu ve çalışma grupları üzerinden ilerlemektedir.&amp;quot; açıklamasını yaptı.</p><p>NATO`dan farklı olarak ŞİÖ&amp;#39;nün kolektif savunma örgütü olmaktan ziyade güvenlik diyaloğu ve kapasite artırmaya odaklandığını aktaran Dal, &amp;quot;Bu nedenle Türkiye`nin ŞİÖ ile ilişkilerini geliştirmesi bir ikamecilik veya Batı`dan kopuş olarak değil, hem Batı hem Doğu ile ilişkilerini sürdürerek stratejik özerkliğini ve dış politika hareket alanını genişletme çabası olarak görülmelidir.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>- &amp;quot;Üye ülkeler arasında ekonomik ve stratejik öncelikler ile koordinasyon düzeyi oldukça farklı&amp;quot;</strong></p><p>Prof. Dr. Emel Parlar Dal, ŞİÖ ülkelerinin toplam ekonomik hacminin örgüte önemli bir küresel ağırlık kazandırsa da, bu durumun onu ABD ve Avrupa merkezli ekonomik düzene yekpare bir alternatif haline getirmediğini ifade etti.</p><p>Üye ülkeler arasında ekonomik ve stratejik önceliklerin yanı sıra koordinasyon düzeyinin de oldukça farklı olduğuna işaret eden Dal, &amp;quot;Belarus ve Rusya yaptırımların yarattığı dezavantajları azaltmaya, Hindistan, Pakistan ve Çin`i dengelemeye, Orta Asya ülkeleri ise Çin ve Rusya arasındaki asimetrileri yönetmeye çalışmaktadır. Ayrıca tüm üyelerin Çin karşısındaki ekonomik ve stratejik asimetrisi ortak bir ekonomik blok oluşumunu sınırlandırmaktadır.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Dal, ŞİÖ&amp;#39;nün daha enformel BRICS+ gibi yapılarla birlikte alternatif küresel ekonomik düzen arayışının bir parçası olmakla birlikte, temel olarak Batı`nın Avrasya`daki müdahaleciliğini sınırlandırmaya odaklanan bir platform niteliğinde olduğuna işaret etti.</p><p><strong>- &amp;quot;Türkiye`nin asıl avantajı Batı ile Avrasya arasında iletişim ve arabuluculuk kanalı olabilmesi&amp;quot;</strong></p><p>Emel Parlar Dal, Türkiye`nin ŞİÖ`deki diyalog ortaklığının doğrudan tüm üye ülkelerle kurumsal ilişkilerde büyük bir dönüşüm yaratmamış olsa da, Avrasya`daki ulaştırma, enerji ve ekonomik projelerde Türkiye`nin diyalog ve işbirliği kanallarını genişletmesini sağladığını vurguladı.</p><p>Ankara&amp;#39;nın bölge ülkeleriyle ekonomik ve siyasi ilişkilerini daha çok ikili mekanizmalar, Çin ile Kuşak ve Yol işbirliği ve Türk Devletleri Teşkilatı üzerinden geliştirmeyi tercih ettiğini dile getiren Dal, &amp;quot;Hindistan`la yaşanan stratejik güvensizlik ve Rusya ile ilişkilerde Ukrayna Savaşı`nın yarattığı farklılıklar da ŞİÖ içinde daha derin bir angajmanı sınırlamaktadır. Bu nedenle kısa vadede örgütle ilişkilerin derinleşmesi düşük ihtimaldir.&amp;quot; dedi.</p><p>Dal, Türkiye`nin asıl avantajının Batı ile Avrasya arasında iletişim ve arabuluculuk kanalı olabilmesi olduğuna dikkati çekerek, &amp;quot;ŞİÖ ile aşırı yakınlaşma, NATO ve AB bağlamında güven kaybına yol açarak Türkiye`nin sahip olduğu bu stratejik avantajı zayıflatabilir.&amp;quot; açıklamasını yaptı.</p><p><strong>- &amp;quot;Üye ülkeler arasındaki ticaretin 2,5 kat artması ŞİÖ`nün ekonomik etkileşim kapasitesinin yükseldiğini gösteriyor&amp;quot;</strong></p><p>Prof. Dr. Emel Parlar Dal, üye ülkeler arasındaki ticaretin 2,5 kat artmasının ŞİÖ`nün ekonomik etkileşim kapasitesinin yükseldiğini gösterdiğini ifade ederek, ancak bunun doğrudan örgütsel bir ekonomik bütünleşme olarak yorumlanmaması gerektiğini söyledi.</p><p>Bölge ülkelerinin uzun süredir ikili ilişkiler ve özellikle Kuşak ve Yol Girişimi üzerinden ekonomik olarak derinleşmekte olduğunu kaydeden Dal, şunları aktardı:</p><p>&amp;quot;ŞİÖ, altyapı, gümrük, kalkınma ortaklıkları ve kaçakçılık, suç ve terörle mücadele gibi alanlarda bu ilişkileri kolaylaştıran bir platform işlevi görse de, doğrudan ekonomik entegrasyonda ikili ilişkiler kadar belirleyici değildir. Çin`in ekonomik ağırlığının yarattığı asimetri göz ardı edilmemelidir. ŞİÖ`yü bu nedenle AB benzeri bir ekonomik entegrasyon olarak değerlendirmemek gerekir.&amp;quot;</p><p>Dal, Türkiye açısından Orta Koridor ve Avrasya`daki yeni ulaştırma ağlarının önemli ekonomik fırsatlar sunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;ŞİÖ`nün altında yatan Hindistan-Pakistan-Çin rekabeti, Orta Asya`daki Rus-Çin güvenlik ve ekonomik rekabeti, Rusya`nın geleneksel nüfuz alanını koruma çabaları ve Orta Asya devletlerinin stratejik özerklik arayışları, örgüt çerçevesinde daha derin ilişkiler kurulmasını Türkiye açısından riskli hale getirebilmektedir. Ankara`nın bu rekabetlerden mümkün olduğunca uzak durması, ŞİÖ`yü jeopolitik bloklaşma aracı haline getirmeden ekonomik ve bağlantısallık fırsatlarından yararlanması önemlidir.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a06b6f59-fd90-477f-8e1b-7dfbe47e303b-vfg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>"Yeni dönem OVP'nin detaylarını 6 Eylül'de paylaşacağız"</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yeni-donem-ovpnin-detaylarini-6-eylulde-paylasacagiz</link><description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Katılımcı ve istişareye dayalı bir anlayışla hazırladığımız 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programımızın (OVP) detaylarını 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz." ifadelerini kullandı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/yeni-donem-ovpnin-detaylarini-6-eylulde-paylasacagiz</guid><pubDate>2026-09-02T02:46:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 2027-2029 dönemini kapsayan OVP hazırlıkları kapsamında, iş dünyasının çatı kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve sanayicilerle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&amp;#39;nde bir araya geldiklerini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;İstişare toplantımızda; ekonomimizin gelecek üç yıllık yol haritasını, temel makroekonomik hedeflerini, politika çerçevesini ve yapısal reform gündemini ortaya koyacak OVP&amp;#39;ye ilişkin iş dünyamızın beklenti, görüş ve önerilerini dinledik. Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın koordinasyonunda, ilgili tüm bakanlık ve kurumlarımızın katkılarıyla yürütülen hazırlıklarımızda son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Katılımcı ve istişareye dayalı bir anlayışla hazırladığımız 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programımızın detaylarını 6 Eylül Pazar günü kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz. Programın uygulama sürecini ise belirlenen takvim çerçevesinde yakından takip edeceğiz.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/b05d9262-bfdd-4af8-a004-0e3d1ef152d9-fefe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>TeklifimGelsin, yapay zekâ destekli finansal asistanı TeklifAI’ı kullanıma sundu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/teklifimgelsin-yapay-zeka-destekli-finansal-asistani-teklifaii-kullanima-sundu</link><description><![CDATA[Kişiselleştirilmiş finansal platform TeklifimGelsin, kullanıcının ihtiyacını birkaç cümlede anlayıp ona uygun finansal teklifleri sohbet içinde sunan TeklifAI’ı hayata geçirdi. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/teklifimgelsin-yapay-zeka-destekli-finansal-asistani-teklifaii-kullanima-sundu</guid><pubDate>2026-09-02T02:41:10+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Finansal kararlar günlük hayatın önemli bir parçası ancak kullanıcılar çok sayıda seçenek ve farklı kaynak arasında kaybolabiliyor. Bir kredinin ödeme planını anlamak, kredi kartı avantajlarını karşılaştırmak veya birikimini nasıl değerlendirebileceğini öğrenmek için birden fazla sayfayı incelemek gerekebiliyor. Bunun sonucunda kullanıcılar ya en tanıdık seçenekte karar kılıyor ya da araştırmayı yarıda bırakabiliyor.</p><p>Finansal ürünleri herkes için şeffaf ve karşılaştırılabilir kılma misyonuyla çalışan TeklifimGelsin, bu deneyimi kolaylaştırmak amacıyla yapay zek&amp;acirc; destekli finansal asistanı TeklifAI`ı kullanıma sundu. TeklifAI, &amp;ldquo;hangi bankanın faizi düşük?&amp;rdquo; sorusundan önce asıl belirleyici olan &amp;ldquo;hangi ürünü kullanmalıyım?&amp;rdquo; sorusunu yanıtlamayı hedefliyor. Kullanıcı ihtiyacını kendi cümleleriyle anlatıyor; TeklifAI ise buna uygun kredi ve kredi kartı seçeneklerini sohbet ekranında sunuyor. Kullanıcılar tekliflerin detaylarını inceleyip tercih ettikleri teklife başvurabiliyor.</p><p><strong>İhtiyacı anlayan kişisel bir finansal yol arkadaşı</strong></p><p>TeklifAI`ın yalnızca kullanıcının belirttiği ürünü bulan değil, ihtiyacının arkasındaki niyeti anlayan kişisel bir finansal yol arkadaşına dönüşmesi hedefleniyor. Örneğin çok seyahat eden bir kullanıcıya mil kazandıran, market harcamaları yüksek bir kullanıcıya ise markette indirim sağlayan kredi kartlarının önerilmesi planlanıyor. Benzer şekilde, evini yenilemek için kredi arayan bir kullanıcı &amp;ldquo;aylık taksitim düşük olsun&amp;rdquo; dediğinde uzun vadeli, &amp;ldquo;kredimi bir an önce kapatmak istiyorum&amp;rdquo; dediğinde ise daha kısa vadeli seçeneklere yönlendirilebilecek. Böylece kullanıcıların hangi finansal ürünü araması gerektiğini önceden bilmesine gerek kalmayacak; hedefini kendi cümleleriyle anlatması yeterli olacak.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/c2e48df2-7d7d-4088-80c4-076191b54d00-bb52a673-82dd-4420-8690-3d3f248c967e" style="width: 386px; height: 579px;"></p><p><strong>Kredi Karnesi ile kişiselleştirme derinleşecek</strong></p><p>TeklifAI`ın TeklifimGelsin Kredi Karnesi ile de entegre olması planlanıyor. Böylece asistan yalnızca kullanıcının ne istediğini değil, neye uygun olduğunu da bilecek. TeklifAI, uygun olmayan kullanıcıların olumlu sonuçlanmayacak başvurular yapması yerine gerçekçi alternatiflere yönlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda düşük limitli başlangıç ürünleri, mevcut borcu daha düşük maliyetle yapılandırma yolları ve kredi derecesini yükseltmek için adım adım tanımlanmış bir yol haritası gibi seçeneklerin sunulması planlanıyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;Herkesin ihtiyacını kendi cümleleriyle anlatıp uygun teklife ulaşmasını istiyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>TeklifAI`ın geliştirilme amacının, kullanıcıların finansal ihtiyaçlarına uygun seçeneklere daha kolay ulaşmasını sağlamak olduğunu ifade eden TeklifimGelsin CEO`su İhsan Cem Zararsız, &amp;ldquo;Finansal bir karar verirken asıl zorluk seçenekler arasından kendi ihtiyacına uyanı bulabilmek. TeklifAI`ı tam da bunun için, özellikle finans dünyasının diline uzak olan ve nereden başlayacağını bilmeyen kullanıcılar için geliştirdik. Herkesin ihtiyacını kendi cümleleriyle anlatıp kendisine uygun tekliflere kolayca ulaşabilmesini istiyoruz&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Üyelik veya giriş gerektirmiyor</strong></p><p>Kullanıcıların TeklifAI`dan yararlanmak için üyelik veya giriş yapmasına gerek bulunmuyor; sohbet alanına ihtiyaçlarını yazmaları yeterli oluyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/49bc1dc4-120f-4b18-86ac-cd55a11c0452-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Bakırcı GYO halka arz gelirini nerede kullanacak?</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/bakirci-gyo-halka-arz-gelirini-nerede-kullanacak</link><description><![CDATA[Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, şirketin halka arzdan elde ettiği gelirin tamamına yakınını İstanbul'da devam eden konut, lojistik ve ticaret merkezi projelerinin finansmanında kullanacağını söyledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/bakirci-gyo-halka-arz-gelirini-nerede-kullanacak</guid><pubDate>2026-09-02T01:49:52+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ&amp;#39;nin Borsa İstanbul&amp;#39;da &amp;quot;BKRGY&amp;quot; koduyla işlem görmeye başlaması dolayısıyla düzenlenen gong töreninin ardından AA muhabirine, şirketin faaliyetleri, finansal yapısı ve halka arz sonrası büyüme hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Şirketin 1981&amp;#39;den bu yana gayrimenkul ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösterdiğini belirten Sağlam, kira geliri sağlayan gayrimenkullerinin yanı sıra İstanbul&amp;#39;un farklı noktalarında devam eden projelerinin bulunduğunu söyledi.</p><p>Sağlam, birer lojistik ve ticaret merkezinin yanı sıra Topkapı&amp;#39;da iki konut projesini sürdürdüklerini aktararak, &amp;quot;Bakırcı GYO, öz sermayesi güçlü bir şirket. Projelerimiz devam ediyor ve herhangi bir finansal borcumuz bulunmuyor. Halka açılmamızdaki temel motivasyon, yaklaşık 45 yıllık bilgi birikimimizi ve tecrübemizi nesilden nesile aktarılabilecek kurumsal bir yapıya kavuşturmak.&amp;quot; dedi.</p><p>Türkiye&amp;#39;de aile şirketlerinin birçoğunun üçüncü ve dördüncü kuşaklara aktarılamadığını kaydeden Sağlam, bunun önüne geçmek amacıyla kurumsallaşmayı ve gayrimenkul yatırım ortaklığına dönüşmeyi tercih ettiklerini ifade etti.</p><p><strong>- &amp;quot;502 bin 108 yeni yatırımcıyla yolumuza devam edeceğiz&amp;quot;</strong></p><p>Halka arz kapsamında 24-26 Ağustos&amp;#39;ta gerçekleştirilen talep toplama sürecinde güçlü bir taleple karşılaştıklarını dile getiren Sağlam, &amp;quot;Bugün itibarıyla 502 bin 108 yeni yatırımcımızla yolumuza devam edeceğiz. Bize güvenen ve bizi tercih eden bütün yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum.&amp;quot; diye konuştu.</p><p>Yatırımcıların Bakırcı GYO&amp;#39;ya ortak olarak, İstanbul&amp;#39;da 4 önemli projeye ve bu projelerden sağlanacak kazanca da ortak olduğunu kaydeden Sağlam, şöyle devam etti:</p><p>&amp;quot;Yalnızca konut değil, lojistik merkezi ve ticaret merkezi projeleri de geliştiriyoruz. Borcumuz yok denecek kadar az. Halka arzdan elde ettiğimiz gelirin tamamına yakınını projelerimiz için kullanacağız. Bu kaynağın küçük bir bölümünü, işletme sermayesi ihtiyacı için ayıracağız. Ancak kaynağın neredeyse tamamını projelerimizin finansmanında kullanacağız. Halka arz gelirinden herhangi bir borç kapaması yapılmayacak ve halka arzda ortak satışı bulunmuyor. Dolayısıyla bu kaynak, bizim için önemli bir kaldıraç olacak ve önümüzdeki dönemde gücümüzü artıracak.&amp;quot;</p><p>Bakırcı GYO&amp;#39;nun temettü politikası bulunduğuna da değinen Sağlam, &amp;quot;Elde ettiğimiz dağıtılabilir kazancın yüzde 50&amp;#39;sini yatırımcılarımızla paylaşacağız. Gayrimenkul, uzun vadeli bir yatırım. Uzun vadeli düşünüldüğünde, diğer yatırım araçlarından daha yüksek getiri sağlayabilir. Yatırımcılarımız, çok değerli bir şirkete ortak oldu. Bakırcı GYO&amp;#39;yu uzun vadeli ve nesilden nesile aktarılabilecek değerli bir yatırım olarak görmelerini istiyoruz.&amp;quot; şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4af610e3-e75f-4e2c-9836-5e1e3c82fa3b-vvcvc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası: Borsa, döviz ve altında son durum ne? (2 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-2-eylul-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 2,10 değer kaybederek 13.930,77 puana geriledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-2-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-02T01:27:26+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün günü 14.229,01 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 112,72 puan ve yüzde 0,79 azalışla 14.116,29 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 298,24 puan ve yüzde 2,10 azalışla 13.930,77 puan oldu.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 13.909,32, en yüksek 14.116,29 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 1,16, hizmetler endeksi yüzde 1,34, sanayi endeksi yüzde 1,68 ve mali endeks yüzde 2,51 değer kaybetti.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 11&amp;#39;i yükselirken 89&amp;#39;u düştü. En çok işlem gören hisse senetleri Tüpraş, Türk Hava Yolları, Katılımevim Tasarruf Finansman, ASELSAN ile Yapı ve Kredi Bankası oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 310 dolar</strong></p><p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı&amp;#39;nda işlem gören 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,61, bileşik getirisi yüzde 39,96 seviyesinde gerçekleşti.</p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1570, sterlin/dolar paritesi 1,3490 ve dolar/yen paritesi 159,9 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 48,2990 liradan, avro 55,9320 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,5 azalışla 4 bin 310 dolardan, aralık vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,6 artışla 95,2 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/1b3c2b7a-00bf-4d98-b038-58f15988b66e-fef.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa İstanbul'da gong Bakırcı GYO için çaldı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-bakirci-gyo-icin-caldi</link><description><![CDATA[Halka arz sürecini tamamlayan Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) AŞ, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle "BKRGY" koduyla işlem görmeye başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-bakirci-gyo-icin-caldi</guid><pubDate>2026-09-02T12:32:52+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bakırcı GYO&amp;#39;nun gong töreni, Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Bakırcı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Sağlam, Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Sağlam, Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Yılmaz ve İntegral Yatırım Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu&amp;#39;nun katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>İntegral Yatırım Menkul Değerler AŞ liderliğinde gerçekleştirilen halka arzın talep toplama işlemleri 24-26 Ağustos&amp;#39;ta tamamlandı. Halka arz kapsamında 167 milyon lira nominal değerli pay, 12,93 lira sabit fiyatla satışa sunulurken, halka arzın toplam büyüklüğü 2 milyar 159 milyon 310 bin lira olarak gerçekleşti. Halka arzda toplam 502 bin 90 yatırımcıya pay dağıtıldı.</p><p>Dağıtım kapsamında 501 bin 344 yurt içi bireysel yatırımcıya 110 milyon 813 bin 470 lot, 724 yüksek başvurulu yatırımcıya 38 milyon 777 bin 600 lot ve 22 yurt içi kurumsal yatırımcıya 17 milyon 408 bin 930 lot pay verildi. Böylece dağıtılan payların yüzde 66,36&amp;#39;sı yurt içi bireysel, yüzde 23,22&amp;#39;si yüksek başvurulu ve yüzde 10,42&amp;#39;si yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edildi.</p><p>Tamamı sermaye artırımı yoluyla gerçekleştirilen halka arzın ardından şirketin halka açıklık oranı yüzde 25 oldu. Şirket payları, Borsa İstanbul Yıldız Pazar&amp;#39;da işlem görmeye başladı.</p><p>Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, törende yaptığı konuşmada, Bakırcı GYO&amp;#39;nun inşaat sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle sermaye piyasalarına önemli bir adım attığını söyledi.</p><p>Şirketin sonraki dönemde ticaret ve lojistik merkezleriyle büyümesini sürdüreceğini belirten Ergun, &amp;quot;Şirketimiz, halka arzdan elde ettiği gelirle yatırımlarını gerçekleştirecek ve hedeflerini daha da ileriye taşıyacak. Bu önemli halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığına borsamız ailesine hoş geldiniz diyor, halka arzın sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyorum.&amp;quot; dedi.</p><p><strong>- &amp;quot;Bu gong 45 yıllık emeğin ve güvenin simgesi&amp;quot;</strong></p><p>Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Sağlam da 1981&amp;#39;de Bakırcı Yapı ile başlayan yolculuklarında çok özel ve anlamlı bir noktaya ulaştıklarını, 45 yılda emek vererek, çalışarak ve kendilerini sürekli geliştirerek şirketi bugünlere taşıdıklarını dile getirdi.</p><p>Ailelerine zaman içinde yeni üyelerin katıldığına değinen Sağlam, birlikte çalışıp güçlenerek ve sahip oldukları tecrübeyi yeni nesillere aktararak, Bakırcı&amp;#39;yı geleceğe taşımak istediklerini ifade etti.</p><p>Sağlam, &amp;quot;Yıllar boyunca emek vererek büyüttüğümüz şirketimizin bugün Bakırcı GYO olarak sermaye piyasalarında yeni bir döneme adım atmasına tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Bu gong, sadece bir halka arzın değil, 45 yıllık emeğin, güvenin ve gelecek kuşaklara uzanan bir yolculuğun da simgesi oldu. Bugün geldiğimiz noktayı, geçmişte attığımız adımların ve bize güvenen tüm paydaşlarımızın ortak eseri olarak görüyoruz.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>- &amp;quot;Halka arz yeni bir başlangıç&amp;quot;</strong></p><p>Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam da halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasının ardından şirket açısından yeni bir dönemin başladığını ifade etti.</p><p>Yatırımcılardan gelen güçlü talebin, şirkete duyulan güvenin önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Sağlam, halka arzla şirketin büyüme hikayesine yaklaşık 502 bin yeni ortağın katıldığını aktardı.</p><p>Sağlam, Bakırcı Grubu olarak 1981&amp;#39;den bu yana gayrimenkul sektörünün birçok dönemine tanıklık ettiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>&amp;quot;Geride bıraktığımız 45 yılda 2 milyon metrekarenin üzerinde inşaat alanında 85&amp;#39;ten fazla projeyi hayata geçirdik ve 5 binin üzerinde bağımsız bölümün teslimini başarıyla gerçekleştirdik. Gayrimenkul geliştirme ve proje üretimi alanındaki 45 yıllık bilgi birikimimizi ve deneyimimizi, 2025&amp;#39;te gayrimenkul yatırım ortaklığına dönüşümümüzle daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya taşıdık. Bugün turizmden ticarete, lojistikten konuta kadar çeşitlendirilmiş portföyümüz, güçlü bilanço yapımız ve şeffaf yönetim anlayışımızla yatırımcılarımız için uzun vadeli değer yaratma hedefiyle büyümemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.&amp;quot;</p><p>Geçmişten gelen tecrübeyi sermaye piyasalarının sağladığı imkanlarla birleştireceklerini aktaran Sağlam, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Yenilikçi, kaliteli ve getiri potansiyeli yüksek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu yolculuğun yeni bir sayfasını birlikte açıyoruz. Halka arzımızla şirketimizin büyüme hikayesine yatırımcılarımızı da ortak ediyoruz. Bu sorumlulukla, yatırımcılarımızın şirketimize duyduğu güvene layık olmak için aynı disiplin, şeffaflık ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için halka arz, bir varış noktası değil, yeni bir başlangıç.&amp;quot;</p><p><strong>- &amp;quot;Halka arz sermaye piyasalarının derinleşmesine katkı sağlayacak&amp;quot;</strong></p><p>İntegral Yatırım Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu, Bakırcı GYO&amp;#39;nun halka arz sürecinin başarıyla tamamlanmasından ve şirketin attığı bu önemli adıma tanıklık etmekten mutluluk duyduklarını söyledi.</p><p>Halka arzın şirketin büyüme hedeflerine ve yeni yatırımlarına güç katacağına işaret eden Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&amp;quot;Aynı zamanda, sermaye piyasalarımızın gelişimine ve derinleşmesine katkı sağlacağını umuyoruz. Bu süreçte emeği geçen Bakırcı GYO yönetimine, tüm paydaşlarımıza ve halka arza gösterdikleri ilgi ve güven için tüm yatırımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Bakırcı GYO&amp;#39;ya Borsa İstanbul&amp;#39;daki yeni yolculuğunda başarılar diliyorum. Halk arzın şirketimiz, yatırımcılarımız ve sermaye piyasalarımız için hayırlı olmasını temenni ediyorum.&amp;quot;</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/bfd3ef3a-5f35-4c6d-b3c7-6bd052820a1b-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>“İlk 5 oyuncu arasında olacağız” </title><link>https://www.capital.com.tr/is-dunyasi/soylesiler/ilk-5-oyuncu-arasinda-olacagiz</link><description><![CDATA[Yaklaşık beş ay önce ETİ’de önemli bir liderlik değişimi yaşandı. Üç yıldır ETİ Türkiye CEO’su olan Ercan Öz, şirketin yurt dışı operasyonlarının sorumluluğunu da alarak ETİ Global CEO’luğuna atandı. Ercan Öz, yeni dönemde stratejilerini Türkiye’de pazarın üzerinde büyümek, seçilmiş global pazarlarda derinleşmek ve 173 milyon dolara satın alınan Trubar’ı Kuzey Amerika’da ölçeklemek üzerine kurduklarını söylüyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/is-dunyasi/soylesiler/ilk-5-oyuncu-arasinda-olacagiz</guid><pubDate>2026-09-02T12:23:10+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ETİ`de yeni dönem, yönetim modelindeki önemli bir dönüşümle başladı. Şirkette daha önce Türkiye ve global operasyonlar iki ayrı CEO tarafından yönetilirken artık tüm yapı tek bir global CEO`ya bağlandı.<br><br><strong>Özlem Aydın Ayvacı / oaydin@capital.com.tr<br>Fotoğraflar: Gökhan Çelebi</strong></p><p>Türkiye CEO`su olarak görev yaparken ETİ Global CEO`luğuna atanan Ercan Öz, artık Türkiye dahil şirketin bütün dünya operasyonlarından sorumlu. Bu değişimin arkasında elbette Türkiye`de ortaya konan başarının payı büyük. ETİ, son beş yılda İSO 500 sıralamasında 50`ncilikten 23`üncülüğe, hızlı tüketim ürünlerinde ise Türkiye`de 5`incilikten 2`nciliğe yükseldi. Unlu mamullerde lider, çikolatada güçlü ikinci konumuna ulaştı. Şimdi şirketin önündeki asıl soru Türkiye`de başarı getiren bu modeli farklı pazarlarda da aynı güçle kurup kuramayacağı.</p><p>ETİ bugün 50`den fazla ülkede tüketiciyle buluşuyor, Romanya`da Avrupa`ya hizmet veren bir üretim üssüne sahip. Kuzey Amerika`da 173 milyon dolarlık Trubar satın almasıyla bugüne kadarki en önemli global adımlarından birini attı. Dolayısıyla şirketin yeni döneminde asıl hedef seçilmiş pazarlarda daha derin, daha görünür ve daha etkili bir oyuncu haline gelmek.</p><p>Ercan Öz`ün ajandasındaki üç temel başlık da bu dönüşümü özetliyor: Türkiye`de pazarın üzerinde büyümeye devam etmek, ETİ markasını seçilmiş global pazarlarda güçlendirmek ve Trubar`ı Amerika ve Kanada`da ölçeklemek. Öz, &amp;ldquo;50, 70 ya da 100 ülkede bulunmak tek başına anlamlı değil. Amaç yalnızca ihracat yapan bir şirket olmak değil bulunduğumuz ülkelerde tüketici tarafından bilinen, tercih edilen ve ilgili kategorilerde ilk 5 oyuncu arasında yer almak bizim için önemli bir başarı seviyesi&amp;rdquo; diyor.</p><p><strong>ETİ Global CEO`su Ercan Öz, Capital`in sorularını şöyle yanıtladı:</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/f387f3aa-183c-46b2-ae6a-ed183611493a-5d2aa198-68d6-44cb-bfb7-8ee148283a29" style="width: 497px; height: 306.483px;"></strong><br></p><p><strong>ETİ Türkiye CEO`luğundan global CEO`luğa atandınız. Yeni yapıda Türkiye dahil bütün operasyonlardan siz mi sorumlusunuz?</strong></p><p>Yeni yapıda ETİ`nin Türkiye dahil tüm dünya operasyonlarından Global CEO sorumlu olacak. Organizasyon yapımızı tek bir global yönetim anlayışıyla sürdüreceğiz. Bu yapılanmanın temelinde, Türkiye`de elde ettiğimiz güçlü ve istikrarlı başarıyı seçilmiş global pazarlara taşıma he defimiz var. ETİ, bugün Türkiye`nin 23`üncü büyük sanayi kuruluşu konumunda. Son beş yılda İSO 500 sıralamasında 50`ncilikten 23`üncülüğe yükseldik. Aynı dönem de hızlı tüketim ürünleri sektöründe 5`inci sıradan 2`nci sıraya çıktık. Bu başarı, güçlü markalarımızın, tüketicilerimizle kurduğumuz yakın ilişkinin ve çalışma arkadaşlarımızın katkısının sonucu. Şimdi en önemli önceliğimiz, Türkiye`de sahip olduğumuz güçlü marka konumunu global ölçekte daha rekabetçi, yenilikçi ve sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüştürmek.</p><p><strong>Yeni dönemde önünüze koyduğunuz en kritik öncelikler neler?</strong></p><p>ETİ, 65 yıllık bir şirket. Kurucumuz Firuz Kanatlı`yla başlayan kalite ve inovasyon odaklı yaklaşımı koruyarak büyüyoruz. ETİ`nin Türkiye`de güçlü olmasını sağlayan iki temel unsur var: Yenilikçilik ve kalite. Önümüzdeki dönemde Türkiye`deki güçlü büyümemizi sürdürmek, doğru global pazarlarda derinleşmek, değişen tüketici ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ürünler geliştirmek, operasyonel kabiliyetlerimizi güçlendirmek ve sürdürülebilirliği büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası haline getirmek istiyoruz. Global ölçekte üç temel hedefimiz bulunuyor. Birincisi, Türkiye`de pazarın üzerinde büyümeye devam etmek. İkincisi, ETİ markasıyla seçilmiş yurt dışı pazarlarda güçlü ve etkili bir konuma ulaşmak. Üçüncüsü ise Trubar`ın özellikle Amerika ve Kanada`daki başarısını büyütmek.</p><p><strong>2025 yılı atıştırmalık pazarı açısından nasıl geçti?</strong></p><p>2025, küresel belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve tüketici davranışlarındaki değişimin etkili olduğu zor bir yıl oldu. Kakao başta olmak üzere birçok hammaddede ciddi maliyet artışları yaşandı. Savaşlar, iklim değişikliği, sıcak hava koşulları ve sel felaketleri tarımsal girdiler üzerinde enflasyonist baskı yarattı. Buna rağmen toplam atıştırmalık pazarı 2025 yılında ciro bazında yüzde 43,2 büyüdü. ETİ olarak pazarın üzerinde bir performans gösterdik ve pazar payımızı artırdık. Yılı toplam atıştırmalık pazarında 2`nci sırada tamamladık. Faaliyet gösterdiğimiz unlu mamuller kategorisinde lideriz. Çikolata kategorisinde ise güçlü bir ikinciliğimiz var. 2025 yılında bu alanda da pay kazandık. Tüketici nezdindeki gücümüzü gösteren çok çarpıcı bir veri var. 2025 yılında Türkiye`de en fazla eve giren ilk 5 atıştırmalık ürünün 3`ü ETİ markalıydı. Bunlar Browni Intense, Karam Gurme ve Hoşbeş Fındıklı oldu. Türkiye`de yıl boyunca eve en çok giren ürünler arasında üç ETİ markasının bulunması bizim için çok kıymetli.</p><p><strong>2026`nın ilk aylarında pazar nasıl bir görünüm sergiliyor?</strong></p><p>2026`nın ilk çeyreğinde toplam atıştırmalık pazarı ciro bazında yüzde 36,1 büyüdü. Buna karşılık hacimde yüzde 4,2 daralma yaşandı. 2026`nın ilk 5 aylık verilerine baktığımızda ise toplam atıştırmalık pazarının ciro bazında yüzde 38,4 büyü düğünü görüyoruz. Hacimdeki daralma ilk çeyreğe göre yavaşlamakla birlikte yüzde 1,1 seviyesinde devam ediyor. Bu tablo, tüketicinin fiyat-değer dengesine daha fazla odaklandığını gösteriyor. Pazarın büyümesi ağırlıklı olarak değer tarafından geliyor. ETİ olarak bu dönemde de pazarın üzerinde büyümeye devam ediyoruz.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/54851252-6e55-41d0-8866-0b0f9cdb5286-ed9b1602-2da3-4d39-b005-2c009da59fc6" style="width: 400px; height: 644px;"></p><p><strong>2025 yılında hacim tarafında nasıl bir tablo vardı?</strong></p><p>Pazar hacim açısından yataya yakın seyretti. Çok sınırlı bir büyümeden söz edilebilir. Önceki yıllarda tonaj bazında daha güçlü artışlar vardı. 2025, 2023 ve 2024`e göre daha zor bir yıl oldu. Bununla birlikte atıştırmalık çok geniş tüketici gruplarına ulaşabilen bir sektör. Kek, bisküvi, çikolata, gofret, kahvaltılık ve fonksiyonel atıştırmalık gibi farklı kategorilerde, farklı gelir gruplarına hitap eden geniş bir portföyümüz var. ETİ`nin önemli avantajlarından biri bu çeşitlilik.</p><p><strong>Global büyümede öncelikli ülkeler ve bölgeler hangileri?</strong></p><p>Irak, Azerbaycan, Romanya ve Balkanlar halihazırda güçlü olduğumuz coğrafyalar arasında. Önümüzdeki dönemde Batı Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Amerika`da daha odaklı şekil de büyümek istiyoruz. Orta Doğu`da, Azerbaycan ve Kazakistan`ı kapsayan CIS bölgesinde, Balkanlar`da ve Avrupa`nın önemli bölümünde ürünlerimiz tüketicinin damak tadıyla örtüşüyor. Ardından doğru portföyü, dağıtım modelini, organizasyonu ve pazarlama stratejisini oluşturuyoruz.</p><p><strong>Hangi pazarlarda hangi ürünler öne çıkıyor?</strong></p><p>Irak`ta kek ve gofret ürünlerimiz çok güçlü. Türkiye`de Hoşbeş olarak bilinen ve yurt dışında Wafe`up adıyla satılan ürünümüz ve Popkek bu pazarda öne çıkıyor. Irak`ta pazar lideri olan ürünlerimiz bulunuyor. Avrupa`da çikolata ve çikolata kaplamalı ürünlerimiz daha güçlü. Kuzey Amerika`da ise Trubar ile fonksiyonel ve protein bazlı atıştırmalıklar öne çıkıyor.</p><p><strong>Almanya, Hollanda ve Belçika gibi çikolata konusunda çok güçlü pazarlarda ETİ nasıl farklılaşacak?</strong></p><p>Türkiye atıştırmalık konusunda çok güçlü bir ülke. Dünyada benzeri kolay bulunmayan farklı ürünlerimiz var. Karam Gurme, Browni Intense, Canga ve Süt Burger gibi ürünlerimiz güçlü biçimde ayrışıyor. Bizim için önemli olan doğru dağıtım ve pazarlama yatırımlarıyla tüketicinin bu ürünleri denemesini sağlamak. Tüketici ürünü denediğinde, lezzetini ve kalitesini gördüğünde deva mı geliyor. Bu nedenle yalnızca pazarlamanın değil dağıtımın da güçlü olması gerekiyor. Öncelikli pazarlarda organizasyonumuzu güçlendirdik ve Türkiye`deki deneyimli çalışma arkadaşlarımızı kritik global görevlere atadık.</p><p><strong>Global portföyde hangi kahraman markalar öne çıkacak?</strong></p><p>Globalleşmeyi bütün ürünleri dünyanın her yerine taşımak şeklinde görmüyoruz. Doğru ürünü, doğru markayla doğru pazarda büyütmeyi hedefliyoruz. Karam, Süt Burger, Popkek ve Hoşbeş şimdiden güçlü kahraman markalarımız arasında. Bunların yanında yeni kahraman markalar yaratmak için de çalışmalar yürütüyoruz. Bugün toplam 50 markamız ve yaklaşık 700 SKU`muz bulunuyor. Önümüzdeki dönemde daha konsantre ve odaklı hareket etmek amacıyla marka portföyünde sadeleşme de stratejimizin bir parçası olacak.</p><p><strong>Kuzey Amerika hamlenizin merkezinde Trubar bulunuyor. Bu satın almanın büyüklüğü nedir?</strong></p><p>Trubar`ı yaklaşık 173 milyon dolarlık bir yatırımla satın aldık. Marka geçen yıl Kuzey Amerika`da yaklaşık 100 milyon dolar brüt gelir elde etti. Trubar bugün 20 bini aşkın satış noktasında tüketiciyle buluşuyor. Costco, Target ve Walmart gibi Amerika`nın en güçlü ve girmesi kolay olmayan perakende zincirlerinde ve Amazon`da yer alıyor. Trubar, kendi kategorisinde çok hızlı büyüyen bir marka. Bitkisel bazlı, temiz içerikli, protein ve lif içeren ürünleri aynı zamanda güçlü bir lezzet deneyimiyle sunuyor. Tatlılardan ilham alan ürün portföyüyle fonksiyonel beslenme alanında ayrışıyor.</p><p><strong>Yeni satın almalar gündeminizde mi?</strong></p><p>Büyüme stratejimizi öncelikle organik büyüme, güçlü markalarımızı daha fazla tüketiciyle buluşturma ve faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda derinleşme üzerine kuruyoruz. Bununla birlikte stratejimize katkı sağlayacak ve doğru sinerji yaratabilecek fırsatları da her zaman yakından takip ediyoruz. Ancak şu andaki temel odağımız Trubar`ın Amerika ve Kanada`daki başarısını büyütmek.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/272a69fd-17bb-41c7-b420-2a1d546ad146-a18d708e-5841-4b8a-9b28-907d0e76e289" style="width: 456px; height: 565.44px;"></p><p><strong>Romanya`daki fabrikanız global büyüme stratejisinde nasıl bir rol üstleniyor?</strong></p><p>Romanya`daki fabrikamızı 2016 yılında Craiova`da 50 milyon Euro`yu aşan bir yatırımla kurduk. Bu, Türkiye dışındaki ilk sıfırdan üretim yatırımımızdı ve o döneme kadar Romanya`nın gıda sektöründe yapılmış en büyük yatırımlardan biri olarak konumlandı. Fabrika yalnızca Romanya pazarına değil Balkanlar ile Orta ve Doğu Avrupa`daki büyüme hedeflerimize hizmet eden stratejik bir üretim merkezi. Tesiste üç bisküvi ve bir gofret olmak üzere dört üretim hattımız var. 11 marka altında 100`den fazla ürün üretiyoruz. ETİ Petit Beurre, Tea Biscuits, Puf, Cin, Tutku, Dare, Darelo, Ahenk, Karam, Wafe`up ve Cici Bebe bu fabrikada üretilen markalar arasında. Bölgedeki konumumuzu güçlendirmek ve kapasitemizi artırmak amacıyla Romanya`daki yatırımlarımıza devam edeceğiz.</p><p><strong>ETİ`nin bugün ulaştığı toplam üretim ölçeği nedir?</strong></p><p>Bugün 9 fabrikamız, 82 üretim hattımız ve yılda yaklaşık 7 milyar paketlik üretim gücümüz var. Fabrikalarımızın sekizi Türkiye`de, biri Romanya`da bulunuyor. Trubar`ın kendisine ait üretim tesisi bulunmuyor. Ürünlerinin üretimini farklı tesislerde gerçekleştiriyor. Mevcut üretim ölçeğimiz güçlü. Ancak önümüzdeki dönemde yalnızca yeni hat yatırımlarına değil dijitalleşme, otomasyon, üretim çeşitlendirmesi, verimlilik ve teknoloji yatırımlarına da odaklanacağız.</p><p><strong>Üretim hatlarınızın yüzde 91`inin ETİ Makine tarafından üretilmesi nasıl bir avantaj sağlıyor?</strong></p><p>ETİ Makine, hattın başlangıcından robotlara, otomasyondan paletlemeye kadar üretim teknolojisinin tamamını tasarlayabiliyor. Standart makinelerin yanında özel makineler bölümümüzde, başka bir tedarikçiye yaptıramayacağımız ve yalnızca ETİ`nin ihtiyaçlarına göre tasarlanan özel çözümler üretiyoruz. Bazı üretim hatlarımızın uzunluğu 300-350 metreye ulaşabiliyor. Bu yapı bize maliyetten önce çok önemli bir esneklik sağlıyor. İhtiyacımıza özel makine tasarlayabiliyor, kapasiteyi artırabiliyor ve bakım ihtiyacına çok hızlı müdahale edebiliyoruz.</p><p><strong>Tüketici trendlerinde en hızlı büyüyen alan hangisi?</strong></p><p>Fonksiyonel atıştırmalıklar toplam pazar içinde henüz küçük bir paya sahip. Ancak atıştırmalık pazarı içindeki en hızlı büyüyen kategori kesinlikle fonksiyonel ürünler. 2024-2025 döneminde Türkiye`de fonksiyonel bar kategorisi ciro bazında yüzde 75, hacim bazında yüzde 17 büyüdü. Aynı dönemde toplam atıştırmalık pazarı değer bazında yüzde 43 büyürken hacim neredeyse yatay seyretti. Bu karşılaştırma fonksiyonel kategoride hem değer hem hacim büyümesinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Tüketici protein, lif, temiz içerik ve farklı fonksiyonel faydalar talep ediyor. Ancak burada en kritik unsur hala lezzet. Tüketici faydayı almak istiyor ama ürünün aynı zamanda lezzetli olmasını bekliyor. Bir ürünü tüketiciye bir kez denettirmek değil yeniden satın alınmasını sağlamak önemli. Fonksiyonel, temiz içerikli ve özel beslenme ihtiyaçlarına yanıt veren ürünlerin portföyümüzdeki ağırlığını artıracağız.</p><p><strong>Yenilikçilikle tüketicinin eski lezzetlere olan özlemini nasıl dengeliyorsunuz?</strong></p><p>Yenilikçilik ETİ`nin en güçlü özelliklerinden biri. Süt Burger, Pronot, Karam Gurme ve Canga gibi birçok farklı ve öncü ürünü pazara sunduk. Ancak tüketicinin bir başka güçlü beklentisi de sevdiği ürünlerin lezzetinin değişmemesi. Ipsos Türkiye`yi Anlama Kılavuzu 2026 araştırmasına göre Türkiye`de tüketicilerin yüzde 68`i eski tatları ve lezzetleri özlüyor. Finger, Cici Bebe, Burçak, Petit Beurre, Karam Gurme ve Browni Intense gibi ürünlerde tüketici yıllardır bildiği lezzeti bulmak istiyor. Değişime ayak uydurmak, hatta bazı alanlarda değişimi başlatmak kadar geleneklere ve değerlere bağlı kalmak da ETİ`yi ETİ yapan unsurlardan biri.</p><p><strong>2026 ve sonrasındaki büyüme hedefinizi nasıl özetlersiniz?</strong></p><p>2025`te yakaladığımız güçlü ivmeyi daha odaklı, verimli ve çevik bir büyüme anlayışıyla sürdürmek istiyoruz. Türkiye`de pazarın üzerinde büyümeye, ana markalarımızda pazar payı kazanmaya ve satış noktalarındaki güçlü pozisyonumuzu korumaya devam edeceğiz. Yurt dışında ise seçilmiş pazarlarda ETİ`nin tüketici tarafından bilinen, tercih edilen ve araştırmalarda gücü ölçülebilen etkili bir oyuncu olmasını hedefliyoruz. Trubar`ın Amerika ve Kanada`daki başarısını büyütmek üçüncü temel önceliğimiz. Bunun yanında iyi beslenme ve fonksiyonel atıştırmalık alanındaki liderlik iddiamızı güçlendireceğiz. Çikolata kategorisi de odak alanlarımız arasında kalacak. Orta vadede ETİ`yi yalnızca ciro büyüklüğüyle değil k&amp;acirc;rlı, sürdürülebilir ve global ölçekte rekabet gücü yüksek bir büyüme modeliyle daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Türkiye`de pazarın üzerinde büyümek ana hedefimiz.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/d4fce470-1162-4990-bb46-bd9b0d5b2c72-a2910b57-5f58-4ced-b061-ea8130cc05a0" style="width: 490px; height: 626.716px;"></p><p><br></p><p><strong>&amp;ldquo;100 ÜLKEDE OLMAK DEĞİL MARKETTE BİLİNMEK ÖNEMLİ&amp;rdquo;</strong></p><p><strong>DERİNLEŞME</strong></p><p>Bizim için büyüme yalnızca ulaşılan ülke sayısıyla ölçülemez. Bir pazara girmek kadar o pazarda kalıcı marka değeri yaratmak ve tüketicinin güvenini kazanmak da önemli. Bundan sonraki önceliğimiz, faaliyet gösterdiğimiz stratejik pazarlarda derinleşmek. Marka bilinirliğimizi artırmak, tüketiciyle kurduğumuz bağı güçlendirmek ve bulunduğumuz pazarlarda daha güçlü, rekabetçi ve k&amp;acirc;rlı bir konuma ulaşmak istiyoruz.</p><p><strong>YENİ BAŞARI KRİTERİ</strong></p><p>50, 70 ya da 100 ülkede bulunmak tek başına yeterli değil. Ülke sayısı tek başına sadece bir rakamdır. Önemli olan markete girildiğinde ETİ ürününün tüketici tarafından bilinmesi, tercih edilmesi ve araştırmalarda ölçülebilen güçlü bir konuma ulaşmasıdır. Faaliyet gösterdiğimiz kategorilerde ilk 5 oyuncu arasında yer almak bizim için önemli bir başarı seviyesi.</p><p><br></p><p><strong>&amp;ldquo;YENİ BİR GLOBAL KONUMLANMANIN BAŞLANGICI&amp;rdquo;</strong></p><p><strong>TRUBAR`IN ALINMASI</strong></p><p>Bu yatırımı ETİ için global ölçekte yeni bir konumlanmanın başlangıcı olarak görüyoruz. Trubar ile yalnızca güçlü bir markayı portföyümüze katmadık. Fonksiyonel beslenme, protein bazlı ürünler ve değişen tüketici ihtiyaçları konusunda önemli bir bilgi birikimi ve yetkinlik kazandık.</p><p><strong>HIZ PLANI&amp;nbsp;</strong></p><p>İlk odağımız Trubar`ın Amerika ve Kanada`daki büyümesini hızlandırmak. ETİ`nin 65 yıllık atıştırmalık deneyimini, Ar-Ge ve Ür-Ge gücünü, inovasyon kabiliyetini ve üretim teknolojisini Trubar`ın dinamizmi ve Kuzey Amerika`daki tüketici bilgisiyle birleştireceğiz.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/4fcef1f5-c116-4cc6-8d8d-bde0c25df14d-se.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Martı’nın güçlü 2. çeyrek sonuçlarının ardından iki kurum hedef fiyatını yükseltti</title><link>https://www.capital.com.tr/sektorler/teknoloji/martinin-guclu-2-ceyrek-sonuclarinin-ardindan-iki-kurum-hedef-fiyatini-yukseltti</link><description><![CDATA[Martı’nın 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarının ardından uluslararası araştırma kuruluşları değerlendirmelerini güncelledi. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sektorler/teknoloji/martinin-guclu-2-ceyrek-sonuclarinin-ardindan-iki-kurum-hedef-fiyatini-yukseltti</guid><pubDate>2026-09-02T11:58:29+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>New York Borsası`na (NYSE American) doğrudan kote Türkiye`nin tek teknoloji şirketi Martı`nın güçlü ikinci çeyrek sonuçları, analist değerlendirmelerine de yansıdı. Şirketi takip eden altı araştırma kuruluşunun tamamı Martı`nın ikinci çeyrek performansını olumlu değerlendirirken, Oak Ridge Financial Research ve Benchmark Equity Research, &amp;ldquo;AL&amp;rdquo; tavsiyelerini korudu ve hedef fiyatlarını yükseltti.</p><p>Martı`nın geliri ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 141 artışla 20 milyon dolara ulaşırken, brüt k&amp;acirc;r marjı yüzde 77 oldu. Düzeltilmiş FAVÖK ise şirket tarihinde ilk kez pozitife dönerek 2,9 milyon dolar olarak gerçekleşti. Martı, temmuz ayı sonunda 2026 yılı gelir hedefini 70 milyon dolardan 85 milyon dolara, düzeltilmiş FAVÖK hedefini ise 1 milyon dolardan 7 milyon dolara yükseltti. Paylaşımlı yolculuk hizmetini 10 yeni şehre taşıyan şirket, faaliyet gösterdiği şehir sayısını da 30`a çıkardı.</p><p><strong>Oak Ridge, hedef fiyatını 7 dolara yükseltti</strong></p><p>Oak Ridge Financial Research, Martı için &amp;ldquo;AL&amp;rdquo; tavsiyesini korurken hedef fiyatını 6 dolardan 7 dolara yükseltti. Raporda, yüzde 77 seviyesine ulaşan brüt k&amp;acirc;r marjı ve ilk kez pozitife dönen düzeltilmiş FAVÖK`ün şirketin iş modelinin ölçeklenebilirliğini ortaya koyduğu belirtildi. Araştırma kuruluşu ayrıca Martı`nın ilk oyuncu avantajına, Türkiye`deki henüz doymamış pazar fırsatına ve düşük maliyet yapısına dikkat çekti.</p><p><strong> Benchmark`tan Martı`ya 6 dolarlık hedef fiyat </strong></p><p>Benchmark Equity Research, güçlü ikinci çeyrek sonuçlarının Martı`ya ilişkin olumlu yatırım görüşünü desteklediğini belirterek &amp;ldquo;AL&amp;rdquo; tavsiyesini korudu ve hedef fiyatını 5 dolardan 6 dolara yükseltti. Raporda, şirketin yaklaşık yüzde 80 seviyesindeki sürdürülebilir brüt k&amp;acirc;r marjı potansiyeli ile Türkiye`deki yapısal maliyet avantajlarının, düzeltilmiş FAVÖK marjını uzun vadede küresel benzerlerinin üzerine taşıyabileceği değerlendirmesine yer verildi.</p><p>Güncellenen raporlar, Martı`nın ölçeklenebilir iş modeli ve büyüyen platformuyla güçlü bir k&amp;acirc;rlılık potansiyeli taşıdığına işaret etti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/98b7ab51-e2c2-4c33-9495-704b9a3554e0-fefe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları İspanya hariç negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-ispanya-haric-negatif-seyrediyor-11-37-10</link><description><![CDATA[Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler ve yükselen tahvil faizlerinin etkisiyle Avrupa borsaları İspanya hariç negatif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-ispanya-haric-negatif-seyrediyor-11-37-10</guid><pubDate>2026-09-02T11:37:10+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda, ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasıyla yükselen petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki artışların etkisiyle satış baskısı derinleşiyor.</p><p>Tahvil faizlerindeki sert yükselişler ve Orta Doğu&amp;#39;daki askeri çatışmaların tırmanması, riskli varlıklara yönelik iştahı azaltırken Avrupa borsalarında dün satış ağırlıklı bir seyir izlendi.</p><p>Avrupa tarafında da tahvil piyasasındaki sert satış baskısı göze çarpıyor. Almanya&amp;#39;nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,36&amp;#39;ya çıkarak 2011&amp;#39;den bu yana, İngiltere&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,24 ile 2008&amp;#39;den bu yana, Fransa&amp;#39;nın 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 3,15 ile 2024&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p>Avro Bölgesi&amp;#39;nde yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki hızlı artışın etkisiyle ağustosta yüzde 3,3&amp;#39;e çıkarak yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesini gördü.</p><p>Avro Bölgesi&amp;#39;nde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ağustosta 52,7 puana çıkarak son 51 ayın en yüksek seviyesine çıktı.</p><p>Söz konusu verilerin ardından Avrupa Merkez Bankasının (ECB) eylül ayı toplantısında faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler güç kazandı. Fransa&amp;#39;da 2027&amp;#39;de gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinin siyasi belirsizlikleri artırması da ülke borsası üzerindeki satış baskısında etkili oluyor.</p><p>Fransa&amp;#39;da enflasyon kaygıları, lüks perakende şirketlerinin hisseleri üzerinde baskı oluşturdu. İtalya borsası da bankacılık sektörüne ilişkin endişelerle geriledi.</p><p>Avrupa piyasalarında saat 10.40 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,2 azalışla 646 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,3 kayıpla 10.762 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,3 değer kaybıyla 26.905 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,1 kayıpla 52.855 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,2 kayıpla 8.284 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,2 artışla 19.866 puanda bulunuyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3c6584b6-046a-4343-bb62-ec4328e946a3-vbn.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (2 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-2-eylul-2026</link><description><![CDATA[Gram altın güne değer kaybıyla başlamasının ardından 6 bin 708 liradan işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-2-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-02T10:31:33+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün ons altındaki düşüşle paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 2,6 azalışla 6 bin 719 liradan tamamlamıştı.</p><p>Güne satıcılı başlayan gram altın saat 10.10 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,2 düşüşle 6 bin 708 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 10 bin 973 liradan, Cumhuriyet altını 43 bin 692 liradan satılıyor.</p><p><strong>Dövizde son durum</strong></p><p>Dolar/TL, güne yatay başlamasının ardından 48,2970 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Dün yükseliş eğiliminde hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 48,2850&amp;#39;den tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.50 itibarıyla önceki kapanışın hemen üzerinde 48,2970 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda avro/TL yüzde 0,1 düşüşle 55,9490&amp;#39;dan, sterlin/TL yatay seyirle 65,2660&amp;#39;tan işlem görüyor.</p><p>Dolar endeksi yatay seyirle 99,7 seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/68943910-ebc0-43b0-bdda-60d6c614600b-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Darüşşafaka’dan 100 üniversite öğrencisine burs desteği</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/darussafakadan-200-universite-ogrencisine-burs-destegi</link><description><![CDATA[Darüşşafaka Cemiyetinin, anne veya baba kaybı yaşamış, maddi olanakları sınırlı ve akademik başarısı yüksek üniversite öğrencilerine sağladığı Eğitimde Fırsat Eşitliği (EFE) Yükseköğrenim Bursu için başvurular başladı. 2026–2027 akademik yılında 100 üniversite öğrencisine burs desteği sağlanacak programa başvurular 14 Eylül’e kadar devam edecek.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/darussafakadan-200-universite-ogrencisine-burs-destegi</guid><pubDate>2026-09-02T10:09:42+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Darüşşafaka Cemiyeti, 2014 yılında hayata geçirdiği &amp;ldquo;Eğitimde Fırsat Eşitliği (EFE) Yükseköğrenim Bursu&amp;rdquo; ile annesi veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları sınırlı, başarılı üniversite öğrencilerinin yanında olmayı sürdürüyor. Bugüne kadar 400`e yakın öğrencinin eğitim yolculuğuna katkı sağlayan burs programı kapsamında, 2026&amp;ndash;2027 akademik yılında gerekli koşulları taşıyan 100 üniversite öğrencisine daha burs desteği verilecek.</p><p>2 Eylül`de başlayan burs programının başvuruları, 14 Eylül`de sona erecek. Adaylar, www.darussafaka.org adresi üzerinden ayrıntılı bilgi edinebilirler. Burs, ekim-haziran ayları arasında dokuz ay boyunca verilecek ve bursiyerin eğitimi süresince devam edecek.</p><p>Darüşşafaka Cemiyeti, Fırsat Eşitliği Yükseköğrenim Bursu ile mezunu olmayan üniversite öğrencilerini desteklerken, aynı zamanda Darüşşafaka mezunu olan tüm öğrencilerine de yükseköğrenim bursu veriyor.</p><p><strong>EFE Bursu Başvuru Koşulları</strong></p><p><strong>Burs başvurusu için aranan koşullar şöyle sıralanıyor:</strong></p><ul type="square"><li>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,</li><li>Anne ve/veya baba kaybı yaşamış olmak,</li><li>Ekonomik durumu itibarıyla eğitimine devam etmek için gereken maddi (barınma, ulaşım, yemek, harçlık) koşulları karşılayamamak,</li><li>ÖSYM başarı sıralamasına göre yerleştiği puan türünde ilk 100.000`de olmak; Vakıf Üniversitelerine, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) sonucuna göre %100 burslu kabul edilen ÖSYM başarı sıralamasına göre yerleştiği puan türünde ilk 100.000`de olmak,</li><li>Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde en az 4 yıllık eğitim veren bir üniversiteye giriş hakkı kazanmak,</li><li>Hazırlık sınıfından 1. sınıfa geçen öğrenciler için, başarılı olarak geçmek,</li><li>Başvuru formunu doldurmak ve gerekli belgeleri sisteme yüklemek,</li><li>Eğer varsa diğer kurumlardan aldığı bursu, başvuru formunda belirtmek.</li></ul><p>&amp;nbsp;</p><p>&amp;nbsp;</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/f42d4ad7-2215-4b0f-82a2-b78d360e003b-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa güne düşüşle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-1-59</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,79 azalışla 14.116,29 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-1-59</guid><pubDate>2026-09-02T10:01:59+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,73 değer kaybederek 14.229,01 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 112,72 puan ve yüzde 0,79 azalışla 14.116,29 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,85, holding endeksi yüzde 0,66 değer kaybetti.</p><p>Sektör endeksleri arasında tek kazandıran yüzde 0,08 ile turizm, en çok gerileyen yüzde 2,76 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve artan tahvil faizlerinin etkileriyle satış baskısı derinleşiyor.</p><p>ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik yenilenen saldırılarının petrol fiyatlarını yükseltmesi ve tahvil piyasasındaki satış dalgası hisse senedi piyasalarındaki düşüş eğiliminin artmasına neden oldu.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da çatışmaların şiddetlenmesiyle yükselen petrol fiyatları, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasında daha sıkı bir duruş sergileyeceğine ilişkin endişeleri artırıyor. Bu durum hisse senedi piyasalarını olumsuz etkilerken, tahvil piyasasında da satış baskısını derinleştiriyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de haftalık mortgage başvuruları, ADP özel sektör istihdamı, fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri ile Fed&amp;#39;in Bej Kitap raporunun takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.300 ve 14.400 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/d9c15659-b2ff-4e58-b83f-73fa1c1e30ff-se.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-negatif-seyrediyor-10-0-35</link><description><![CDATA[Asya borsaları, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler ve yükselen tahvil faizlerinden kaynaklı etkilerle negatif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-negatif-seyrediyor-10-0-35</guid><pubDate>2026-09-02T10:00:35+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda, ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve artan tahvil faizlerinin etkisiyle satış baskısı derinleşiyor.</p><p>ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik yenilenen saldırılarının petrol fiyatlarını yükseltmesi ve tahvil piyasasındaki satış dalgası hisse senedi piyasalarındaki düşüş eğiliminin artmasına neden oldu.</p><p>Söz konusu gelişmelerle Asya piyasalarında da negatif bir seyir izleniyor. Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, BoJ`un faiz artırımlarını değerlendirmeye devam edeceğini ve ekonomik ve fiyat gelişmelerinin beklentileriyle tutarlı olup olmadığını inceleyeceğini açıkladı.</p><p>Bu gelişmelerle, Japonya&amp;#39;nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 2,30 ile 1994&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,017 ile 1995&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.</p><p>Öte yandan Yeni Zelanda Merkez Bankası, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,75`e çıkardı.</p><p>Söz konusu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 4 azalışla 6.562 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 3 değer kaybıyla 64.254 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 azalışla 3.945 puan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 düşüşle 25.260 puan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi ise önceki kapanışın yüzde 0,9 altında 76.285 puan seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/815c5a86-9159-4056-8b9b-9cf6c51a37b1-cv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>ABD Hazine Bakanı Bessent, bu hafta bir bankaya yaptırım açıklanabileceğini söyledi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abd-hazine-bakani-bessent-bu-hafta-bir-bankaya-yaptirim-aciklanabilecegini-soyledi</link><description><![CDATA[ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'a karşı yürütülen ekonomik operasyon kapsamında bu hafta bir bankaya yönelik yaptırım açıklanabileceğini kaydetti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/abd-hazine-bakani-bessent-bu-hafta-bir-bankaya-yaptirim-aciklanabilecegini-soyledi</guid><pubDate>2026-09-02T09:19:31+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Bessent, ABD&amp;#39;nin ev sahipliğinde North Carolina eyaletinin Asheville kentinde düzenlenen G20 Maliye Bakanları toplantısı kapsamındaki bir etkinlikte konuştu.</p><p>Kovid-19 salgınının iyi yanının &amp;quot;darboğazların nerede olduğunu göstermesi&amp;quot; olduğunu söyleyen Bessent, &amp;quot;Çin ile yürütülen ticaret görüşmelerinde sık sık şunu söylüyorum, onlardan kopmak istemiyoruz ancak riski azaltmak zorundayız.&amp;quot; dedi.</p><p>Bessent, İran&amp;#39;ın da Hürmüz Boğazı&amp;#39;nı bir &amp;quot;darboğaz&amp;quot; olarak kullanmaya çalıştığını öne sürerek, &amp;quot;Burası ABD için bir darboğaz değil, ancak diğer birçok ülke için öyle. Fakat bu durum iki yıl içinde aşılacak. İki yıl içinde Hürmüz Boğazı değersiz bir su parçası olacak. Petrol, karadan geçen boru hatlarıyla taşınacak.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>İran&amp;#39;a yönelik ekonomik operasyona da değinen Bessent, İran&amp;#39;a karşı elde edilen ekonomik sonuçların, başlangıçtaki askeri başarı olmadan mümkün olmayacağını kaydetti.</p><p>Bessent, İran&amp;#39;ın askeri açıdan büyük kayıplar verdiğine ve ekonomik olarak da zor durumda bulunduğuna işaret ederek, yaptırımların ve ablukanın işe yaradığını anlattı.</p><p>Daha önce görülmemiş bir yoğunlukta İran&amp;#39;a baskı yaptıklarını söyleyen Bessent, &amp;quot;Muhtemelen bu hafta bir bankaya yönelik yaptırım açıklayacağız, sonraki hafta da bir tane daha açıklayacağız.&amp;quot; dedi.</p><p>Bessent, bu konuda müttefiklerden de destek gördüklerini ifade ederek, İran&amp;#39;ın anlaşma için masaya oturmasını sağlayacaklarını vurguladı.</p><p>İran konusunda Çin ile anlaşılamayan konulardan daha çok ortak noktaları olduğunun altını çizen Bessent, &amp;quot;Çinliler, İran&amp;#39;ın nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda hemfikir. Hürmüz Boğazı&amp;#39;nda seyrüsefer özgürlüğü olması gerektiği konusunda hemfikir.&amp;quot; şeklinde konuştu.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/dcd5081e-0bf8-4663-8f62-308886b7b50b-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler ve yükselen tahvil faizleri satışların derinleşmesine neden oluyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-jeopolitik-gerilimler-ve-yukselen-tahvil-faizleri-satislarin-derinlesmesine-neden-oluyor</link><description><![CDATA[Küresel piyasalarda, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve artan tahvil faizlerinin etkileriyle satış baskısı derinleşiyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalarda-jeopolitik-gerilimler-ve-yukselen-tahvil-faizleri-satislarin-derinlesmesine-neden-oluyor</guid><pubDate>2026-09-02T09:11:02+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD&amp;#39;nin İran&amp;#39;a yönelik yenilenen saldırılarının petrol fiyatlarını yükseltmesi ve tahvil piyasasındaki satış dalgası hisse senedi piyasalarındaki düşüş eğiliminin artmasına neden oldu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump dün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran&amp;#39;a yönelik yeni saldırılar düzenlediklerini duyurdu.</p><p>Tahran&amp;#39;ı misilleme yapmaması konusunda uyaran Trump, &amp;quot;Eğer başarısız İran devleti, bu son derece haklı saldırıya misilleme yaparsa, çok daha sert ve daha büyük çaplı bir saldırıyla tekrar vurulacak.&amp;quot; ifadesini kullandı.</p><p>Trump, İran&amp;#39;a yönelik &amp;quot;en büyük&amp;quot; saldırının halen gerçekleştirilmediğini belirterek, bu tür bir saldırının İran&amp;#39;a çok büyük tahribat getireceğini savundu. İran basını, İran ordusunun ABD saldırılarına füze ve insansız hava araçlarıyla misillemede bulunduğunu duyurdu.</p><p>Daha sonra CENTCOM, İran&amp;#39;da Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine yönelik başlatılan saldırı dalgasının tamamlandığını bildirdi.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;da çatışmaların şiddetlenmesiyle yükselen petrol fiyatları, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasında daha sıkı bir duruş sergileyeceğine ilişkin endişeleri artırıyor. Bu durum hisse senedi piyasalarını olumsuz etkilerken, tahvil piyasasında da satış baskısını derinleştiriyor.</p><p>ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,82 ile Kasım 2023&amp;#39;ten bu yana, ABD&amp;#39;nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,42 ile Ocak 2025&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Bu gelişmelerle aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,1 artarak 95,4 dolar seviyesine çıktı. Ekim vadeli Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,4 artarak 90,6 dolara çıktı.</p><p>Öte yandan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran&amp;#39;a karşı yürütülen ekonomik operasyon kapsamında bu hafta bir bankaya yönelik yaptırım açıklanabileceğini kaydetti.</p><p>Diğer taraftan Bessent, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ile yaptığı görüşmede, makroekonomik koordinasyon ve para politikası adımlarını ele aldı.</p><p>Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, enflasyonun beş yılı aşkın bir süredir yüksek seyrettiğini belirtti.</p><p>Verilerin enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru gittiğine dair güven vermesi durumunda politika duruşunu değerlendirmek için biraz daha zamanları olacağını kaydeden Barr, &amp;quot;Ancak enflasyonun yeterince yavaşlamadığı görülürse, faizleri artırmak için kararlı bir şekilde hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum.&amp;quot; ifadesini kullandı.</p><p>Makroekonomik veri tarafında ABD&amp;#39;de imalat sektörü PMI verisi ağustosta önceki aya kıyasla değişmeyerek 53,9 oldu. Ülkede, Tedarik Yönetim Enstitüsünün (ISM) imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ağustosta 54,6&amp;#39;ya düşerek imalat sektöründeki büyümenin yavaşladığına işaret etti.</p><p>ABD&amp;#39;de JOLTS açık iş sayısı temmuzda 7 milyon 271 bine çıkmasına karşın piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.</p><p>Altının onsu yüzde 0,5 azalışla 4 bin 307 dolardan işlem görüyor. Dolar endeksi ise yüzde 0,1 artışla 99,8 seviyesinde seyrediyor.</p><p><strong>- New York borsası düşüşle kapandı</strong></p><p>New York borsası artan jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatları ile tahvil faizlerini tırmandırmasıyla günü düşüşle tamamladı.</p><p>Öte yandan Apple&amp;#39;ın yeni üst yöneticisi (CEO) John Ternus, Tim Cook&amp;#39;tan devraldığı görevine başlarken şirketin hisseleri yüzde 2,6 değer kazandı. Dell Technologies&amp;#39;in hisseleri de şirketin bilançosunun beklentileri aşmasının ardından piyasa sonrası işlemlerde yüzde 9,5 arttı.</p><p>Söz konusu gelişmelerle Dow Jones endeksi yüzde 0,79, S&amp;amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,71 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,03 değer kaybetti.</p><p>ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar, güne düşüşle başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları negatif seyretti</strong></p><p>Tahvil faizlerindeki sert yükselişler ve Orta Doğu&amp;#39;daki askeri çatışmaların tırmanmasının riskli varlıklara olan iştahı ciddi şekilde azaltmasından dolayı Avrupa borsalarında dün satış ağırlıklı bir seyir izlendi.</p><p>Avrupa tarafında da tahvil piyasasındaki sert satış baskısı göze çarpıyor. Almanya&amp;#39;nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,36&amp;#39;ya çıkarak 2011&amp;#39;den bu yana, İngiltere&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,24 ile 2008&amp;#39;den bu yana, Fransa&amp;#39;nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,15 ile 2024 yılından bu yana en yüksek seviyelerini gördü.</p><p>Avro Bölgesi&amp;#39;nde yıllık enflasyon enerji fiyatlarındaki hızlı artışın etkisiyle ağustos ayında yüzde 3,3&amp;#39;e çıkarak yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesini gördü.</p><p>Avro Bölgesi&amp;#39;nde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ağustosta 52,7 puana çıkarak son 51 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.</p><p>Söz konusu verilerin ardından Avrupa Merkez Bankasının (ECB) eylül ayı toplantısında faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler güç kazandı. Fransa&amp;#39;da 2027 yılında gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ülkede siyasi belirsizlikleri artırması da Fransa borsası üzerindeki satış baskısında etkili oluyor.</p><p>Fransa`da enflasyon kaygıları lüks perakende şirketlerinin hisseleri üzerinde baskı oluşturdu. İtalya borsası da bankacılık sektörüne ilişkin endişelerle düştü.</p><p>Söz konusu gelişmelerle İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,32, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,39, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi ise yüzde 1,10 ve İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,33 değer kaybetti.</p><p>Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.</p><p><strong>- Japonya ve Güney Kore borsalarında sert düşüşler görülüyor</strong></p><p>Söz konusu gelişmelerle Asya piyasalarında da negatif bir seyir izleniyor. Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, BoJ`un faiz artırımlarını değerlendirmeye devam edeceğini ve ekonomik ve fiyat gelişmelerinin beklentileriyle tutarlı olup olmadığını inceleyeceğini açıklamasında bulundu.</p><p>Bu gelişmelerle, Japonya`nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 2,30 ile 1994&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,017 ile 1995&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.</p><p>Yeni Zelanda Merkez Bankası, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,75`e çıkardı.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 3,4, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 3, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 1, Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1 geriledi.</p><p><strong>- Borsa günü düşüşle tamamladı</strong></p><p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul&amp;#39;da BIST 100 endeksi günü yüzde 0,73 değer kaybederek 14.229,01 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün yüzde 0,3 geriledi.</p><p>Dolar/TL, dün günü yüzde 0,1 artışla 48,2850&amp;#39;den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 48,2940&amp;#39;tan işlem görüyor.</p><p>Analistler bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise ABD&amp;#39;de haftalık mortgage başvuruları ADP özel sektör istihdamı, fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri ile Fed&amp;#39;in Bej Kitap raporunun takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.300 ve 14.400 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3365082d-7932-41a8-8906-101805fa4875-xcxc.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Türkiye Sigorta Birliği sektörün COP31 hedeflerini paylaştı</title><link>https://www.capital.com.tr/finans/sigorta/turkiye-sigorta-birligi-sektorun-cop31-hedeflerini-paylasti</link><description><![CDATA[TSB Yönetim Kurulu, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği buluşmada, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde Türk sigorta sektörünün hazırlıklarını, önceliklerini ve uluslararası gündeme taşımayı hedeflediği başlıkları paylaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/finans/sigorta/turkiye-sigorta-birligi-sektorun-cop31-hedeflerini-paylasti</guid><pubDate>2026-09-01T04:35:43+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>TSB Başkanı Ahmet Yaşar başkanlığında gerçekleştirilen buluşmaya, TSB Başkan Yardımcıları Fahri Uğur ve Ayhan Sincek ile TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu katıldı. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı liderliğindeki TSB üst yönetimi de basın buluşmasında hazır bulundu. Buluşmanın özel konuğu Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz oldu.</p><p>Toplantıda COP31&amp;#39;in Türkiye ve sigorta sektörü açısından taşıdığı stratejik önem, iklim risklerinin finansmanı, afetlere dayanıklı şehirler, yeşil dönüşümün sigortalanabilirliği, tarım ve gıda güvenliği, iklim verileri ve modelleme, koruma açığının azaltılması ile kamu-özel sektör risk paylaşımı başlıkları çerçevesinde değerlendirildi. Buluşmada ayrıca sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün gündemi ile ulaştığı rakamsal büyüklükler de değerlendirildi.</p><p>TSB&amp;#39;nin COP31 kapsamında Antalya&amp;#39;da oluşturmayı planladığı Sigorta Evi hakkında basın mensuplarına bilgi verilen toplantıda Sigorta Evi&amp;#39;nin, sigorta ve reasürans şirketleri, kamu otoriteleri, uluslararası kuruluşlar, kalkınma finansmanı kurumları, yatırımcılar, reel sektör, akademi ve sivil toplum arasında bir uygulama ve işbirliği platformu olarak tasarlandığı vurgulandı.</p><p>Buluşma kapsamında paylaşılan verilere göre, sektörün toplam prim üretimi 2026 yılı haziran sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artarak 744 milyar liraya, aktif büyüklüğü 4,4 trilyon liraya ve ülke ekonomisine sağladığı fon 3,6 trilyon liraya ulaştı.</p><p>Aktif sigortalı sayısının 34,7 milyona yükseldiği sektörde, BES ve OKS&amp;#39;nin toplam fon büyüklüğü 2,4 trilyon lira, tekil katılımcı sayısı ise 16,9 milyon kişi olarak gerçekleşti.</p><p>Türkiye&amp;#39;de yüzde 2,62 seviyesinde bulunan sigorta penetrasyonunun önemli büyüme potansiyeline işaret ettiğinin vurgulandığı toplantıda TSB&amp;#39;nin 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 4,7&amp;#39;ye çıkarmayı, prim üretimini ise 50 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediği kaydedildi.</p><p>TSB Yönetim Kurulu, COP31&amp;#39;in yalnızca iklim hedeflerinin konuşulduğu bir zirve olmaktan çıkarak somut uygulamaların, uluslararası ortaklıkların ve yeni finansman modellerinin geliştirildiği bir platforma dönüşmesi gerektiği konusunda ortak mesaj verdi.</p><p>Prof. Dr. Levent Kurnaz ise iklim değişikliğinin Türkiye ve dünya açısından oluşturduğu riskleri, bu risklerin ekonomik ve toplumsal etkilerini ve sigorta sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede üstlenebileceği stratejik rolü, bilgi ve deneyimleri ışığında değerlendirdi. Kurnaz, &amp;quot;Hangi ülke olduğunuz, karşı karşıya kalınan risk açısından çok önemli.&amp;quot; ifadelerini kullandı.</p><p>Ülkelerin iklim riskleri karşısındaki farklı konumlarına dikkati çeken Kurnaz, Türkiye`nin karşı karşıya olduğu riskleri ve alınması gereken önlemleri örneklerle aktardı.</p><p><strong>- &amp;quot;Sigortanın rolünü yalnızca hasar ödemesi yapan bir sistem olarak tanımlayamayız&amp;quot;</strong></p><p>TSB Başkanı Yaşar, COP31&amp;#39;in Türkiye için yalnızca önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmanın ötesinde, ülkenin sigortacılık ve risk yönetimi alanındaki birikimini dünyaya gösterme fırsatı sunduğunu belirtti.</p><p>Yaşar, iklim değişikliğinin ekonomik hayat üzerindeki etkilerinin giderek daha görünür hale geldiğine dikkati çekerek, &amp;quot;İklim değişikliği artık gelecek kuşakların meselesi değil, bugün şehirlerimizi, tarımımızı, sanayimizi, enerji altyapımızı ve şirketlerimizin bilançolarını etkileyen ekonomik bir gerçeklik. Böyle bir ortamda sigortanın rolünü yalnızca hasar gerçekleştikten sonra ödeme yapan bir sistem olarak tanımlayamayız.&amp;quot; şeklinde konuştu.</p><p>Sigorta sektörünün sahip olduğu veri, modelleme, risk mühendisliği ve finansal kapasitenin risk gerçekleşmeden önce kullanılması gerektiğini vurgulayan Yaşar, &amp;quot;Sigorta, şehirlerin, altyapıların, enerji yatırımlarının ve üretim tesislerinin tasarımından itibaren sürecin içinde olmalı. Riskin doğru anlaşılması, azaltılması, paylaşılması ve fiyatlanması yatırımları daha dayanıklı hale getirirken finansmana erişimi de kolaylaştırıyor. COP31&amp;#39;de Türkiye&amp;#39;den dünyaya, sigortanın iklim dönüşümünün yalnızca finansal güvencesi değil, uygulama altyapısının da temel unsurlarından biri olduğu mesajını vermek istiyoruz.&amp;quot; dedi.</p><p>Yaşar, Türkiye&amp;#39;nin DASK ve TARSİM gibi kamu-özel sektör risk paylaşımı modellerinden elde ettiği deneyimin de uluslararası tartışmalara önemli katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p><p>Aşırı sıcaklıklar, doğal afetler, gelir kayıpları ve iklim kaynaklı ekonomik kırılganlıkların toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkilerine dikkati çeken Yaşar, iklim dayanıklılığından söz ederken yalnızca binaların, fabrikaların veya altyapının düşünülemeyeceğini belirterek, &amp;quot;İnsanların yaşamlarını, gelirlerini ve geleceklerini koruyabilecek finansal mekanizmalara da ihtiyaç var. Koruma açığını azaltmak, sigortaya erişimi genişletmek ve kapsayıcı çözümler geliştirmek bu nedenle kritik.&amp;rdquo; diye konuştu.</p><p>Yaşar, COP31&amp;#39;in mikro sigorta, sosyal koruma modelleri ve daha geniş kesimlere ulaşabilecek sigorta çözümlerinin tartışılması için de önemli bir fırsat yaratacağını belirterek, &amp;quot;Dayanıklılık ancak toplumun tüm kesimlerini kapsadığında gerçek anlamını kazanır. Sigorta sektörünün teknoloji, veri ve yeni ürün modellerini kullanarak daha fazla insana ulaşması önümüzdeki dönemin önemli sorumluluklarından biri olacak.&amp;quot; yorumunu yaptı.</p><p><strong>- &amp;quot;(Sigorta sektörünün verileri) Riskin önlenmesi açısından güçlü bilgi altyapısı ortaya çıkabilir&amp;quot;</strong></p><p>TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neciboğlu ise iklim risklerinin yönetiminde veri ve modellemenin yanı sıra yeşil yatırımların yeni risk profillerinin doğru anlaşılmasının kritik önemde olduğunu belirtti. Sigorta sektörünün hasar deneyiminin iklim bilimi ve ekonomik maruziyet verileriyle birleştirilmesinin güçlü bir karar destek altyapısı oluşturabileceğini söyledi.</p><p>Neciboğlu, &amp;quot;Ölçemediğimiz riski doğru yönetemeyiz. Sigorta sektörünün hasar verileri, iklim modelleri ve ekonomik faaliyetlere ilişkin veriler bir araya getirildiğinde yalnızca fiyatlama açısından değil, riskin önlenmesi açısından da son derece güçlü bir bilgi altyapısı ortaya çıkabilir.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları, batarya depolama sistemleri ve yeşil sanayi projelerinin inşaat, yangın, performans, operasyon, iş durması ve tedarik zinciri gibi farklı riskler yarattığına dikkati çeken Neciboğlu, bu yatırımların uzun vadede sürdürülebilir ve finanse edilebilir olmasının sigortalanabilirlikle doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizdi.</p><p>Neciboğlu, Türkiye İklim Riski ve Sigorta Çalışması ile hangi bölgede, hangi sektörün, hangi iklim riskine ne ölçüde maruz olduğunu daha net ortaya koymayı hedeflediklerini dile getirerek, &amp;quot;Veriyi iklim dayanıklılığının, sigortayı ise yeşil dönüşümün uygulama altyapısının temel unsurlarından biri olarak görmeliyiz.&amp;quot; diye konuştu.</p><p><strong>- &amp;quot;(COP31) Başarıyı kaç toplantı yaptığımızla değil, hayata geçirilecek pilot projelerle ölçeceğiz&amp;quot;</strong></p><p>TSB Genel Sekreteri Obalı da COP31 hazırlıklarının bütüncül bir program yaklaşımıyla yürütüldüğünü, Sigorta Evi&amp;#39;nin temel hedefinin tartışmadan uygulamaya geçiş olduğunu belirtti. Afetlerin ardından kaynak aramak yerine, risk gerçekleşmeden önce finansal koruma oluşturulması gerektiğine dikkati çeken Obalı, sigorta, reasürans, risk havuzları ve alternatif risk transfer mekanizmalarının kamu maliyesi üzerindeki yükü azaltabilecek temel araçlar olduğunu ifade etti.</p><p>Obalı, &amp;quot;COP31&amp;#39;i dört günlük bir etkinlik takvimi olarak görmüyoruz. Kamu ile özel sektörün afet riskini birlikte taşıyabileceği uygulanabilir modeller geliştirmek istiyoruz. Başarıyı kaç toplantı yaptığımızla değil, karar alma süreçlerine girecek risk verileri, kurulacak uluslararası ortaklıklar, yaratılacak yeni finansman kapasitesi ve hayata geçirilecek pilot projelerle ölçeceğiz.&amp;quot; dedi.</p><p>TSB Başkan Yardımcısı Uğur da 2026 yılının ilk yarısında hayat dışı sigorta sektörünün performansına ilişkin verileri paylaşarak, bu tablonun sektörün hem hasar ödeme gücünü hem de ekonomiye sağladığı güvenceyi büyüttüğünü gösterdiğini belirtti.</p><p>Uğur, &amp;quot;Önümüzdeki dönemde önceliğimiz, sürdürülebilir teknik dengeyi korurken sigorta penetrasyonunu artırmak, koruma açığını daraltmak ve daha geniş kesimleri sigorta güvencesiyle buluşturmak olacak.&amp;quot; dedi.</p><p>TSB Başkan Yardımcısı Sincek ise aynı dönemde hayat sigortaları ile bireysel emeklilik sisteminin performansını anlatarak, &amp;quot;İlk yarı sonuçları, bu iki alanın finansal güvenlik ve uzun vadeli tasarruf açısından taşıdığı potansiyeli açık biçimde ortaya koyuyor.&amp;quot; diye konuştu.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/9e0f1498-291a-4688-9f01-fb6fba5bbafe-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Howden Türkiye’de üst düzey atama</title><link>https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/howden-turkiyede-ust-duzey-atama</link><description><![CDATA[Sigorta ve reasürans sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Ülkem Gürdeniz, Howden Türkiye ve Orta Asya Marine, Lojistik &amp; Kargo Branşı Managing Director’ü olarak atandı. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sirket-panosu/sirket-panosu-haberleri/howden-turkiyede-ust-duzey-atama</guid><pubDate>2026-09-01T04:31:01+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Howden Türkiye, Marine, Lojistik &amp;amp; Kargo alanındaki yapılanmasını Türkiye ve Orta Asya`yı kapsayacak şekilde güçlendiriyor. Yeni yapı kapsamında, özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları başta olmak üzere teknik uzmanlığın geliştirilmesi, müşterilere sunulan çözüm kapasitesinin artırılması ve uluslararası piyasalara erişimin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yapılanmanın yönetimini üstlenecek Ülkem Gürdeniz ise Türkiye ve Orta Asya Bölgesi`ndeki Marine, Lojistik &amp;amp; Kargo faaliyetlerinin gelişimine yön verirken, Howden Türkiye Yönetim Kurulu`nda da yer alacak.</p><p><strong>&amp;ldquo;Bölgesel büyüme hedeflerimiz açısından önemli bir adım&amp;rdquo;</strong></p><p>Atamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Howden Türkiye CEO`su ve Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Yılmaz, şunları söyledi: &amp;ldquo;Ülkem Gürdeniz`in Howden Türkiye ve Orta Asya ekibimize katılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Marine, Lojistik &amp;amp; Kargo alanındaki yapılanmamızı güçlendirmek ve bu alandaki uzmanlığımızı daha da ileri taşımak, bölgesel büyüme hedeflerimiz açısından önemli bir adım. Ülkem`in uzun yıllara dayanan sektör deneyimi, teknik uzmanlığı ve uluslararası piyasalara ilişkin bilgi birikiminin Howden`ın global yapısıyla birleşmesinin, müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerde önemli bir değer yaratacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları alanlarında yetkinliklerimizi geliştirirken, Türkiye ve Orta Asya`daki müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizi de çeşitlendirmeye devam edeceğiz.&amp;rdquo;</p><p><strong>&amp;ldquo;Deneyimimizi Howden`ın global gücüyle birleştirmeyi hedefliyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Ülkem Gürdeniz, şunları söyledi: &amp;ldquo;Howden`a katılmaktan ve Türkiye ile Orta Asya`yı kapsayan Marine, Lojistik &amp;amp; Kargo yapılanmasının liderliğini üstlenmekten büyük mutluluk duyuyorum. Kariyerim boyunca edindiğim sektör deneyimini Howden`ın global yapısı ve uluslararası piyasalardaki güçlü kapasitesiyle bir araya getirecek olmak benim için heyecan verici.</p><p>Yeni dönemde öncelikli hedefimiz, özellikle Tekne ve Deniz Sorumluluk Sigortaları alanlarında teknik yetkinliğimizi daha da geliştirmek ve müşterilerimize ihtiyaçlarına uygun, kapsamlı çözümler sunmak olacak. Ekibimizle birlikte güçlü bir iş birliği kültürü oluşturarak Marine, Lojistik &amp;amp; Kargo alanında sürdürülebilir bir büyüme sağlamaya ve Howden`ın Türkiye ve Orta Asya`daki gelişimine katkıda bulunmaya odaklanacağız.&amp;rdquo;</p><p><strong>Marine ve özel risklerde 20 yılı aşkın deneyim</strong></p><p>Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü mezunu olan Ülkem Gürdeniz, İstanbul Bilgi Üniversitesi`nde Ekonomi Hukuku alanında yüksek lisansını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında sigorta ve reasürans brokerliği alanında başlayan Gürdeniz, deniz sigortaları ve özel riskler alanında farklı sorumluluklar üstlenerek 20 yılı aşkın sektör deneyimi kazandı. 2019 yılında genel müdür yardımcılığı görevi üstlenen Gürdeniz, 2023 yılından itibaren genel müdür olarak görev yaptı.</p><p>Kariyeri boyunca P&amp;amp;I, Tekne ve Makine, Harp ve Grev Riskleri, Gemi İnşa Riskleri ve çeşitli sorumluluk sigortaları başta olmak üzere deniz sigortacılığının farklı branşlarında uzmanlaşan Gürdeniz; uluslararası sigorta plasmanları, karmaşık hasar yönetimi ve müzakereleri, iş geliştirme ve müşteri ilişkileri yönetimi alanlarında kapsamlı deneyim kazandı. Londra ve Batı Avrupa piyasaları başta olmak üzere uluslararası reasürörler ve global broker ağlarıyla yürüttüğü çalışmalar sayesinde güçlü bir uluslararası piyasa bilgisi ve geniş bir iş ağı edindi.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c1cece43-d123-4016-a8e2-3c242b2eaf62-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>AB, Çin ile ticareti dengelemeye çalışıyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ab-cin-ile-ticareti-dengelemeye-calisiyor</link><description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Çin'le ticaretinde günlük yaklaşık 1 milyar avroya ulaşan açığı azaltmaya yönelik çalışmalar yapıyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ab-cin-ile-ticareti-dengelemeye-calisiyor</guid><pubDate>2026-09-01T04:05:50+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic, Politico internet sitesine, birliğin Çin&amp;#39;le ticaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Ticaret açığının giderilmesi için AB ürünlerinin Çin`e ihracatının artırılması gerektiğini belirten Sefcovic, &amp;quot;Çin&amp;#39;in AB&amp;#39;ye ihracatını nasıl daha iyi yönetebileceğimize bakmamız gerekiyor.&amp;quot; ifadesini kullandı.</p><p>Sefcovic, AB ile Çin arasındaki ticari sorunların her iki tarafın atacağı adımlarla ele alınmasının ilişkilerin geleceği açısından en etkili yöntem olacağını anlattı.</p><p>AB üyesi ülkelerin liderlerinin AB Komisyonundan Çin&amp;#39;le ticaret açığını azaltacak yeni araçlar geliştirmesini istediğini hatırlatan Sefcovic, ekim ortasına kadar somut sonuçlar ortaya koymaları gerektiğini belirtti. Sefcovic, Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile eylül ortasında video konferans yöntemiyle görüşeceğini, ekim başında da Pekin`i ziyaret edeceğini bildirdi.</p><p>AB müzakere heyetinin bu hafta Çin&amp;#39;de temaslarda bulunduğuna işaret eden Sefcovic, görüşmelerin açık ve zorlu geçtiğini, bütün konuların masada olduğunu ifade etti. Sefcovic, AB liderlerinin Çin&amp;#39;deki arz fazlasının yol açtığı sorunların giderilmesine yönelik adımlar beklediğine dikkati çekerek, &amp;quot;Ekime kadar somut sonuçlara ulaşmamız gerekiyor.&amp;quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p>AB&amp;#39;nin Çin&amp;#39;e tarım ürünleri, tıbbi cihazlar ve otomobiller gibi ürünlerin ihracatını artırmak istediğini aktaran Sefcovic, Çin&amp;#39;den Avrupa&amp;#39;ya ihracattaki artışın yalnızca ekonomik performans veya piyasa koşullarından kaynaklanmadığını, Pekin yönetiminin sağladığı devlet desteklerinin rekabeti bozduğunu ifade etti.</p><p>Sefcovic, Pekin yönetimiyle yürütülen temaslardan sonuç alınamaması halinde AB`nin ticari savunma araçlarını tam olarak kullanabileceğini ve pazarını Çin ürünlerine karşı daha fazla koruyabileceğini kaydetti.</p><p>AB Komisyonunun, hızlı ithalat artışlarının Avrupalı üreticilere zarar vermesi halinde ithalatı geçici olarak sınırlandıran korunma tedbirlerini geliştirmeyi planladığını aktaran Sefcovic, Avrupa şirketlerinin alternatif tedarikçilere yönelmesini teşvik edecek bir çeşitlendirme aracı üzerinde de çalıştıklarını bildirdi.</p><p>Geçen yıl AB`nin Çin`le ticaret açığı 360 milyar avroya ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyesini gördü. Günlük ortalama yaklaşık 1 milyar avroya karşılık gelen bu açık, AB yönetimini Çin`le ticari ilişkileri yeniden dengeleyecek önlemler aramaya yöneltti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5f6442df-5d8a-4c19-94f1-26d1b4b0190f-ds.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>İntetra Teknoloji halka arz gelirini nasıl değerlendirecek?</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/intetra-teknoloji-halka-arz-gelirini-nasil-degerlendirecek</link><description><![CDATA[İntetra Teknoloji ve Bilişim Hizmetleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ömerbeyoğlu, halka arzdan elde edilen kaynağın yüzde 65'ini üretim kapasitesinin artırılması, teknolojik yatırımlar ve yurt dışı pazarlardaki büyüme için kullanacaklarını söyledi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/intetra-teknoloji-halka-arz-gelirini-nasil-degerlendirecek</guid><pubDate>2026-09-01T03:25:45+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Ömerbeyoğlu, İntetra Teknoloji ve Bilişim Hizmetleri AŞ&amp;#39;nin Borsa İstanbul&amp;#39;da &amp;quot;INTET&amp;quot; koduyla işlem görmeye başlaması dolayısıyla düzenlenen gong töreninin ardından AA muhabirine, şirketin faaliyetleri, finansal yapısı ve halka arz sonrası büyüme hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><p>Şirketin akıllı ulaşım sistemleri alanında faaliyet gösterdiğini aktaran Ömerbeyoğlu, faaliyetlerini akıllı ulaşım sistemleri, ücret toplama sistemleri ve demir yolu teknolojileri olmak üzere üç ana alanda yapılandırdıklarını belirtti.</p><p>Ömerbeyoğlu, trafik yönetiminden elektronik ücret toplama çözümlerine kadar ulaşımın farklı alanlarına yönelik teknolojiler geliştirdiklerini dile getirerek, şöyle konuştu:</p><p>&amp;quot;Öncelikle yerel ölçekte ulaştığımız noktayı küresel pazarlara taşımak ve daha fazla teknoloji ihraç eden bir şirket haline gelmek istiyoruz. Şu anda dünyanın farklı coğrafyalarında projelerimiz ve ofislerimiz bulunuyor. Sektörümüzde çok büyük bir pazar olduğuna inanıyorum. Özellikle savaşların ve farklı gelişmelerin etkisiyle yeni lojistik koridorlar oluşuyor. Biz de bu koridorlardaki kara yolu ve demir yolu projelerinin teknoloji ayağında yer alarak işlerimizi büyütmek istiyoruz. Bu doğrultuda yurt dışındaki yatırımlarımız hızlanarak devam edecek.&amp;quot;</p><p><strong>&amp;quot;665 bin yatırımcıdan talep geldi&amp;quot;</strong></p><p>Halka arz sürecinde 665 bin bireysel yatırımcıdan talep aldıkları bilgisini paylaşan Ömerbeyoğlu, &amp;quot;Halkımızın gösterdiği ilgiye çok teşekkür ediyorum. Bu ilginin beraberinde getirdiği sorumluluğun farkındayız. Bundan sonraki çalışmalarımızda da sorumluluk bilinciyle büyümeye devam edeceğiz.&amp;quot; diye konuştu.</p><p><strong>Ömerbeyoğlu, halka arz gelirinin kullanımına ilişkin de şunları kaydetti:</strong></p><p>&amp;quot;Halka arzdan elde edilen kaynağın yüzde 65&amp;#39;ini yatırımlarımızda, yüzde 35&amp;#39;ini ise işletme sermayemizin güçlendirilmesinde kullanacağız. Yatırımlara ayrılan yüzde 65&amp;#39;lik bölümü üretim kapasitemizin ve teknolojik yatırımlarımızın artırılmasının yanı sıra yurt dışı pazarlardaki kapasitemizin büyütülmesi için değerlendireceğiz. İşletme sermayesine ayrılan yüzde 35&amp;#39;lik bölüm ise büyük ölçekli projelerimizin finansman ihtiyacını destekleyecek. Yatırımcılarımıza bize duydukları güven için çok teşekkür ediyorum.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/dde55bc9-be9f-473d-9d50-893f03e4868a-vf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Euro Bölgesi'nde işsizlik Temmuz'da yüzde 6,4 oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-issizlik-temmuzda-yuzde-64-oldu</link><description><![CDATA[Euro Bölgesi'nde mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı temmuz ayında yüzde 6,4 seviyesinde gerçekleşti.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-issizlik-temmuzda-yuzde-64-oldu</guid><pubDate>2026-09-01T02:39:14+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi&amp;#39;nin temmuz ayı işsizlik verilerini açıkladı.</p><p>Geçmişe yönelik verilerde güncelleme yapan kurum, daha önce yüzde 6,3 olarak açıklanan Avro Bölgesi haziran ayı işsizlik oranını yüzde 6,4&amp;#39;e, AB işsizlik oranını da yüzde 6&amp;#39;dan yüzde 6,1&amp;#39;e revize etti.</p><p>Son verilerle birlikte, Euro Bölgesi&amp;#39;nde haziranda yüzde 6,4 olan işsizlik oranı, temmuzda da aynı seviyede ölçüldü. AB&amp;#39;de de işsizlik oranı temmuzda yüzde 6,1 seviyesinde sabit kaldı.</p><p>Öte yandan işsizlik oranı 2025&amp;#39;in temmuz ayında Avro Bölgesi&amp;#39;nde yüzde 6,3, AB&amp;#39;de ise yüzde 6 seviyesinde bulunuyordu.</p><p>Temmuzda işsizlik oranı Finlandiya&amp;#39;da yüzde 10,5, İspanya&amp;#39;da yüzde 10, İsveç&amp;#39;te yüzde 8,7, Fransa&amp;#39;da yüzde 8,3 ve Yunanistan&amp;#39;da yüzde 7,9 oldu.</p><p>AB&amp;#39;de işsiz sayısı temmuzda 13 milyon 516 bin olarak hesaplanırken bu kişilerin 11 milyon 264 bini Avro Bölgesi&amp;#39;nde yer aldı.</p><p>Temmuzda 25 yaş altı genç işsiz sayısı AB&amp;#39;de 2 milyon 930 bin, Avro Bölgesi&amp;#39;nde 2 milyon 371 bin olarak tespit edildi.</p><p>Genç işsizlik oranı AB&amp;#39;de hazirandaki yüzde 15,6&amp;#39;dan temmuzda yüzde 15,1&amp;#39;e, Avro Bölgesi&amp;#39;nde de yüzde 15&amp;#39;ten yüzde 14,9&amp;#39;a geriledi.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a3b3fd35-bbf6-47d7-8b1d-639731757564-fd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Piyasalarda gün ortası: Borsa, döviz ve altında son durum ne? (1 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-1-eylul-2026</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yatay seyirle 14.340,23 puan oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/piyasalarda-gun-ortasi-borsa-doviz-ve-altinda-son-durum-ne-1-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-01T01:44:11+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün günü 14.334,06 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 39,31 puan ve yüzde 0,06 azalışla 14.324,75 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 6,16 puan artışla 14.340,23 puana yükseldi.</p><p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.311,61, en yüksek 14.441,24 puanı gördü.</p><p>Günün ilk yarısında hizmetler endeksi yüzde 0,42, sanayi endeksi yüzde 0,38 ve mali endeks yüzde 0,27 değer kaybederken teknoloji endeksi yüzde 0,58 değer kazandı.</p><p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 49&amp;#39;u yükselirken 46&amp;#39;sı düştü, 5&amp;#39;i yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri ASELSAN, Astor Enerji, Tüpraş, Koç Holding ile Akbank oldu.</p><p><strong>- Altının ons fiyatı 4 bin 370 dolar</strong></p><p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1590, sterlin/dolar paritesi 1,3540 ve dolar/yen paritesi 160,0 düzeyinde seyrediyor.</p><p>İstanbul serbest piyasada dolar 48,2690 liradan, avro 56,0180 liradan satılıyor.</p><p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 1,9 azalışla 4 bin 370 dolardan, Londra&amp;#39;da aralık vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 3,8 artışla 92,3 dolardan işlem görüyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/3a92585c-b200-4534-92c3-df5162af679a-fddf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>İSO Türkiye İmalat PMI Ağustos'ta 48,1'e yükseldi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/iso-turkiye-imalat-pmi-agustosta-481e-yukseldi</link><description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ağustosta 48,1'e yükseldi.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/iso-turkiye-imalat-pmi-agustosta-481e-yukseldi</guid><pubDate>2026-09-01T01:02:39+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>İSO Türkiye İmalat PMI anketinin ağustos ayı sonuçları açıklandı.</p><p>Eşik değer olan 50&amp;#39;nin üzerinde ölçülen rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, manşet PMI ağustosta 50 eşik değerinin altında yer almaya devam etse de temmuz ayındaki 47,7 düzeyinden 48,1&amp;#39;e yükseldi. PMI böylece son üç ayın en yüksek seviyesinde gerçekleşti ve faaliyet koşullarında bir önceki aya göre ılımlı bir yavaşlamaya işaret etti.</p><p>Orta Doğu&amp;#39;daki savaş bölgede belirsizliğe neden olurken ağustos ayında da talebin zayıf seyretmesine yol açtı ve imalat sektörünün performansını baskılamaya devam etti. Bunun sonucunda hem toplam yeni siparişler hem de yeni ihracat siparişleri yavaşladı. Öte yandan, her iki göstergedeki düşüş temmuz ayına kıyasla daha sınırlı gerçekleşti.</p><p>Bu gelişmeler karşısında imalatçılar üretim seviyelerini üst üste üçüncü ay azalttı. Ağustostaki yavaşlama, bir önceki aya oldukça yakın ve ılımlı seyretti. İş yüklerindeki zayıflık, imalatçıları istihdam ve satın alma faaliyetlerini azaltmaya yöneltti. Her ikisinde de düşüş belirgin düzeyde ve temmuz ayına göre daha yüksek oranlarda kaydedildi. Firmalar, siparişlerini mümkün olduğunca mevcut stoklarını kullanarak karşılamayı tercih ettiklerini bildirdi. Buna bağlı olarak hem girdi stokları hem de nihai ürün stokları düşüş eğilimini korudu.</p><p>Yükselen yakıt ve petrol maliyetlerinin yanı sıra ham madde fiyatlarındaki artışlara bağlı olarak, girdi maliyetleri enflasyonu son üç ayın en yüksek düzeyine çıktı. Buna bağlı olarak firmalar satış fiyatlarını artırdı. Girdi fiyatlarında olduğu gibi nihai ürün fiyatlarında da enflasyon ivme kazanmasına rağmen ocak-haziran ortalamasına göre yavaş seyretti. Son olarak, Orta Doğu&amp;#39;daki savaşın yol açtığı aksamalar nedeniyle tedarikçilerin teslimat sürelerinin uzadığı görüldü.</p><p><strong>- İmalat sektörünün genelinde talep yönlü sorunlar yaşandı</strong></p><p>İSO Türkiye Sektörel PMI ağustos raporu, yeni ihracat siparişlerindeki bazı iyileşme belirtilerine rağmen, Türk imalat sektörünün genelinde talep yönlü sorunlar yaşandığını gösterdi. Buna bağlı olarak, üretimde büyüme sınırlı ölçekte kaldı ve istihdam artıran sektör sayısı temmuz ayına göre azaldı. Girdi maliyetleri enflasyonu yüksek seyretmeye devam etti ancak bazı sektörler yeni sipariş alma çabaları doğrultusunda satış fiyatı artışlarını sınırlı tuttu.</p><p>Ağustosta son beş ayda ilk kez, tüm sektörlerde yeni siparişler yavaşladı. En sert daralma kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe, en ılımlı düşüş ise giyim ve deri ürünlerinde kaydedildi. Toplam yeni siparişlerdeki gerileme, takip edilen 10 sektörün yarısında yeni ihracat siparişlerinin artmasına rağmen gerçekleşti.</p><p>Talep koşullarındaki zayıflık, sektörlerin çoğunluğunun ağustos ayında üretimini azaltmasına yol açtı. Bunun tek istisnası metalik olmayan mineral ürünler sektöründeki güçlü üretim artışı oldu. Üst üste ikinci ay kaydedilen bu artış, Mayıs 2022&amp;#39;den bu yana en yüksek hızda gerçekleşti. Yeni siparişlerde olduğu gibi, üretimde de en belirgin yavaşlama kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gözlendi.</p><p>Yeni siparişler ve üretimdeki zayıf seyir, imalatçıların ağustos ayında istihdam kararlarında da temkinli davranmalarına neden oldu. İstihdam artışı kaydedilen sektör sayısı temmuzda beş iken ağustos ayında ikiye geriledi. Kara ve deniz taşıtı üreticileri üst üste dördüncü ay istihdamını artırırken, ana metal sanayi sektöründeki sınırlı artış sekiz aylık daralma eğilimini sona erdirdi.</p><p><strong>- Giyim ve deri ürünleri firmalarının satış fiyatlarındaki artış sınırlı gerçekleşti</strong></p><p>Satın alma faaliyetlerinin tüm sektörlerde yavaşlaması, tedarik zincirleri üzerindeki baskının bir miktar hafiflemesini sağladı. Böylece anket kapsamında izlenen 10 sektörün yarısında teslimat süreleri kısaldı. Bununla birlikte, elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe tedarikçilerin teslimat süreleri belirgin şekilde uzamaya devam etti.</p><p>Ağustos ayında en yüksek maliyet enflasyonu elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe kaydedildi. Bu sektörde girdi fiyatlarındaki artış son beş ayın en yüksek hızında gerçekleşti. İzlenen sektörlerin büyük bölümünde girdi maliyetleri enflasyonu ivme kazanırken, bunun başlıca istisnası, geçen kasım ayından bu yana en ılımlı artışın gerçekleştiği ağaç ve kağıt ürünleri sektörü oldu. Girdi maliyetlerindeki yükselişe bağlı olarak satış fiyatları da tüm sektörlerde arttı. Bununla birlikte, giyim ve deri ürünleri firmalarının satış fiyatlarındaki artış çok sınırlı gerçekleşti.</p><p><strong>Açıklamada endekse ilişkin değerlendirmesine yer verilen S&amp;amp;P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları kaydetti:</strong></p><p>&amp;quot;Orta Doğu&amp;#39;daki savaşın gölgesi Türk imalat sektörünün üzerine düşmeye devam etti. Savaş yalnızca talebi zayıflatmakla kalmadı, iş kararları üzerinde de ilave bir belirsizlik yarattı. Öte yandan, yeni siparişlerdeki düşüşün ağustos ayında ivme kaybederek son üç ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleşmesi, firmaların bu etkiyi sınırlayabildiklerini gösterdi. Bu durum, sektörün önümüzdeki aylarda ivme kazanabileceğine ilişkin bir miktar umut verse de halen pek çok şey Orta Doğu&amp;#39;daki gelişmelerin hangi yönde seyredeceğine bağlı.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/033fad56-32ca-4e6f-a162-aa9b66af02da-sddsds.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon Ağustos'ta yüzde 3,3'e yükseldi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-yillik-enflasyon-agustosta-yuzde-33e-yukseldi</link><description><![CDATA[Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon, enerji fiyatlarındaki hızlı artışın etkisiyle ağustos ayında yüzde 3,3'e çıktı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-yillik-enflasyon-agustosta-yuzde-33e-yukseldi</guid><pubDate>2026-09-01T12:58:34+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa İstatistik Ofisi, Euro Bölgesi&amp;#39;nin ağustos ayına ilişkin öncü enflasyon verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, temmuzda yüzde 2,9 olan yıllık enflasyon, ağustosta yüzde 3,3&amp;#39;e yükseldi.</p><p>Piyasa beklentisi de enflasyonun ağustosta yüzde 3,3 olması yönündeydi.</p><p>Enflasyon, ağustosta aylık bazda ise yüzde 0,4 olarak ölçüldü.</p><p>Euro Bölgesi&amp;#39;nde enerji, gıda, alkol ve tütün ürünleri hariç tutularak hesaplanan çekirdek enflasyon, ağustosta yıllık bazda yüzde 2,4 oldu.</p><p>Enflasyonun ana bileşenlerine bakıldığında, ağustosta en yüksek yıllık fiyat artışı yüzde 14,3 ile enerji ürünlerinde gerçekleşti. Enerjiyi, yüzde 3 ile hizmetler, yüzde 1,2 ile enerji dışı sanayi ürünleri ve yüzde 1,2 ile gıda, alkol ve tütün ürünleri izledi.</p><p>Avrupa Merkez Bankası, Avro Bölgesi için enflasyonun orta vadede yüzde 2 olmasını hedefliyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a739679f-34d0-47b6-9067-79bb4d0afc19-assa.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Euro Bölgesi'nde imalat sanayi PMI Ağustos'ta 52,7'ye yükseldi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-imalat-sanayi-pmi-agustosta-527ye-yukseldi</link><description><![CDATA[Euro Bölgesi'nde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), ağustosta 52,7 puana çıkarak son 51 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/euro-bolgesinde-imalat-sanayi-pmi-agustosta-527ye-yukseldi</guid><pubDate>2026-09-01T12:54:38+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası finansal araştırma kuruluşu S&amp;amp;P Global, Avro Bölgesi&amp;#39;nin ağustos ayına ilişkin imalat sanayi PMI verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, Euro Bölgesi imalat sektörü ağustos ayında ivme kazanmaya devam etti.</p><p>Fabrika üretimi ve yeni sipariş miktarları 2022 başından bu yana en hızlı artışını gösterdi.</p><p>Temmuzda 51,9 puan olan imalat sanayi PMI, ağustosta 52,7 puana yükseldi. Böylece endeks, Mayıs 2022&amp;#39;den bu yana en yüksek seviyesini gördü.</p><p>Piyasa beklentisi, Avro Bölgesi&amp;#39;nde ağustos ayı imalat sanayi PMI&amp;#39;ın 52,8 puan olması yönündeydi.</p><p>PMI verilerinde 50 puanın üstü sektörel büyümeye, altı ise daralmaya işaret ediyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/1e4516ff-0ef9-423b-892c-bac066bc38d7-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa İstanbul'da gong İntetra Teknoloji için çaldı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-intetra-teknoloji-icin-caldi</link><description><![CDATA[Halka arz sürecini tamamlayan İntetra Teknoloji ve Bilişim Hizmetleri AŞ, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle "INTET" koduyla işlem görmeye başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-istanbulda-gong-intetra-teknoloji-icin-caldi</guid><pubDate>2026-09-01T12:40:34+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>İntetra Teknoloji&amp;#39;nin gong töreni, Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, İntetra Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ömerbeyoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili İhsan Serdar Tiyek, Üst Yöneticisi (CEO) ve Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Alyürük, Yönetim Kurulu Üyesi Bengi Aran Ömerbeyoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Recep Bahar, Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Bekir Kurtuluş ve Bulls Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Berkay Aytekin&amp;#39;in katılımıyla yapıldı.</p><p>Bulls Yatırım liderliğinde gerçekleştirilen halka arzın talep toplama işlemleri 26-27 Ağustos&amp;#39;ta tamamlandı. Halka arz kapsamında 40 milyon lira nominal değerli pay 53,60 lira sabit fiyatla satışa sunulurken, halka arzın toplam büyüklüğü 2 milyar 144 milyon lira olarak gerçekleşti. Halka arzda, toplam 653 bin 433 yatırımcıya pay dağıtıldı.</p><p>Dağıtım kapsamında 651 bin 837 yurt içi bireysel yatırımcıya 39 milyon 905 bin 887 lot, 38 yurt içi kurumsal yatırımcıya 2 bin 777 lot ve 1558 yurt dışı bireysel yatırımcıya 91 bin 336 lot pay verildi. Böylece dağıtılan payların yüzde 99,76&amp;#39;sı yurt içi bireysel, yüzde 0,01&amp;#39;i yurt içi kurumsal ve yüzde 0,23&amp;#39;ü yurt dışı bireysel yatırımcılara tahsis edildi.</p><p><strong>- &amp;quot;Ülkemizin teknoloji ihracatına değerli katkılar sunuyor&amp;quot;</strong></p><p>Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, törende yaptığı konuşmada, İntetra Teknoloji&amp;#39;nin Türkiye&amp;#39;nin ulaşım altyapısının dijital dönüşümünde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.</p><p>Şirketin yerli sistemlerin geliştirilmesine de katkı sağladığını belirten Ergun, şunları ifade etti:</p><p>&amp;quot;İntetra Teknoloji, ayrıca uluslararası projeleriyle de ülkemizin teknoloji ihracatına değerli katkılar sunuyor. Bugün ise borsamızda işlem görmeye başlayarak, halka arzdan elde ettiği gelirle bu yatırımlarını ve projelerini sürdürmeye devam edecekler. Bu nedenle, bu önemli halka arzda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. İntetra Teknoloji&amp;#39;ye borsamız ailesine hoş geldiniz diyor, bu halka arzın sermaye piyasalarına hayırlı olmasını diliyorum.&amp;quot;</p><p><strong>- &amp;quot;Daha güvenli, hızlı, konforlu ve sürdürülebilir bir ulaşım geleceğine katkı sağlamak istiyoruz&amp;quot;</strong></p><p>İntetra Teknoloji CEO&amp;#39;su ve Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Alyürük de halka arzla şirketin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği geride bıraktığını söyledi.</p><p>Halka arzın sermaye yapısını güçlendirdiğini belirten Alyürük, &amp;quot;Şirketimizin geleceğine ve büyüme potansiyeline duyulan güven için tüm yatırımcılara da ayrıca teşekkür ediyoruz. Bundan sonraki süreçte geleceğin teknoloji ekosistemini şekillendirirken öncü şirketlerden birisi olmak ve tüm paydaşlarımız için uzun vadeli kalıcı değer üretmek için çalışmaya devam edeceğiz.&amp;quot; dedi.</p><p>Alyürük, İntetra Teknoloji&amp;#39;nin 21 yıldır Türkiye&amp;#39;nin ulaşım altyapısının dönüşümüne katkı sağlayan projelerde yer aldığını ifade ederek, Türkiye&amp;#39;de geliştirdikleri teknoloji ve mühendislik birikimini uluslararası pazarlara taşıma hedefiyle ilerlediklerini dile getirdi.</p><p>Hedeflerinin Türkiye&amp;#39;de geliştirilen mobilite teknolojilerini dünyanın farklı coğrafyalarında hayata geçirmek olduğunu belirten Alyürük, şunları ifade etti:</p><p>&amp;quot;İntetra&amp;#39;yı uluslararası ölçekte rekabet eden güçlü bir mobilite teknoloji şirketi haline getirmek istiyoruz. Bunun için önümüzdeki dönemde teknoloji ve AR-GE yatırımlarımızı güçlendirecek, yazılım ve ürün geliştirme kapasitemizi artıracak ve uluslararası büyümemizi hızlandıracağız. Bugün akıllı otoyollardan elektronik ücret toplamaya, tünel yönetiminden demir yollarına ve araç yol haberleşmesine kadar geniş bir teknoloji alanında çalışıyoruz. Projelerimizi, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren sistemler olarak görmüyoruz. Geleceğin yolları, yalnızca araçların üzerinde hareket ettiği fiziksel altyapılar olmayacak. Yol, araç, trafik ışıkları, tünel, ödeme sistemleri ve kontrol merkezleri birbirleriyle gerçek zamanda iletişim kuran, yaşayan bir dijital ekosisteme dönüşecek. Bizim vizyonumuz da tam olarak bu. Birbirinden bağımsız sistemler kurmak değil, ulaşımın tüm birleşenlerini birbirine bağlayan, daha akıllı, güvenli ve sürdürülebilir bir mobilite ekosistemi oluşturabilmek. Hedefimiz, teknoloji ve yazılım gücümüzle daha güvenli, hızlı, konforlu ve sürdürülebilir bir ulaşım geleceğine katkı sağlamak.&amp;quot;</p><p><strong>- &amp;quot;Halka arzı stratejik sıçrama noktalarından biri olarak görüyoruz&amp;quot;</strong></p><p>İntetra Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ömerbeyoğlu da şirketin 21 yıl önce Türkiye&amp;#39;den dünyaya teknoloji ihraç eden bir mühendislik gücü olma hedefiyle yola çıktığını söyledi.</p><p>Aradan geçen sürede akıllı ulaşım sistemlerinden elektronik ücret toplamaya, trafik yönetiminden entegre mobilite çözümlerine kadar ulaşımın geleceğini şekillendiren teknolojiler geliştirdiklerini belirten Ömerbeyoğlu, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Türkiye&amp;#39;de kazandığımız derin mühendislik birikimini sınırların ötesine, dünyanın farklı coğrafyalarına taşıdık. Bugün İntetra yalnızca Türkiye&amp;#39;de proje yapan bir şirket değil, kendi teknolojisini üreten, küresel ölçekte projelerde rekabet eden ve dünyanın farklı coğrafyalarında iz bırakan uluslararası bir teknoloji firması. Ama bizim için asıl gurur kaynağı, finansal büyüklük veya projelerimiz değil. İntetra&amp;#39;nın gerçek değeri, uzun yıllarda ilmik ilmik işlediğimiz mühendislik kültürü üretimine inancımız ve en önemlisi insan kaynağı. Çünkü biliyoruz ki geleceği vizyon sahibi, tutkulu ve üreten insanlar şekillendirir. Bugün İntetra&amp;#39;nın sayfasına, yeni bir sayfa açmıyoruz. Halka arzı bir bitiş veya varış çizgisi olarak görmüyoruz, İntetra&amp;#39;nın küresel bir teknoloji firmasına dönüşme yolculuğunda en stratejik sıçrama noktalarından biri olarak görüyoruz.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/57da641b-4c34-4b7b-8b59-16fade793821-fa.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Garanti BBVA Filo, Garanti BBVA Kirala’ya dönüşüyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/garanti-bbva-filo-garanti-bbva-kiralaya-donusuyor</link><description><![CDATA[Garanti BBVA Filo, yaklaşık 20 yıllık araç kiralama deneyimini daha geniş bir hizmet modeline taşıyarak Garanti BBVA Kirala markasına dönüşüyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/garanti-bbva-filo-garanti-bbva-kiralaya-donusuyor</guid><pubDate>2026-09-01T11:38:06+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA Kirala, araç kiralamada geliştirdiği finansman, risk yönetimi, operasyon, servis, bakım, iade ve ikinci el değer yönetimi yetkinliklerini yeni ürün ve hizmet alanlarına taşımayı hedefliyor. Araç kiralama yeni yapının ana faaliyetlerinden biri olmayı sürdürürken, akıllı telefon kiralama ve filodan çıkan araçların doğrudan ikinci el müşterileriyle buluşturulması dönüşümün ilk adımları arasında yer alıyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;Değişen müşteri ihtiyaçlarına yeni modellerle karşılık veriyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, Garanti BBVA Kirala`nın değişen müşteri beklentileri doğrultusunda şekillenen yeni bir iş modeli olduğunu belirterek &amp;ldquo;Teknolojinin gelişme hızı, müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve ürünleri kullanma biçimlerini de dönüştürüyor. Bugün bireyler ve işletmeler ihtiyaç duydukları ürünlere kolay, esnek ve güvenilir biçimde ulaşabilecekleri yeni modeller arıyor. Garanti BBVA olarak müşterilerimizin sesini bir rehber olarak görüyor, hizmetlerimizi onların gözünden yeniden tasarlamaya odaklanıyoruz. Radikal Müşteri Perspektifi adını verdiğimiz bu yaklaşım, Garanti BBVA Kirala`nın dönüşümünün de temelini oluşturuyor.</p><p>Bu yeni modelin önemli bir boyutu da kaynakların daha verimli kullanılması. BBVA ile birlikte COP31`in Küresel Bankacılık Partneri olarak yer aldığımız bu dönemde, sürdürülebilirliği yalnızca finansman perspektifiyle değil; iş modellerinin dönüşümü, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomiyi destekleyen yeni çözümler açısından da ele alıyoruz. Kiralama, yeniden kullanım ve ürünlerin ikinci yaşamının yönetilmesi gibi modellerin döngüsel ekonomiye katkısını önemsiyoruz. Garanti BBVA Kirala ile müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yeni çözümler sunarken, ürünlerin yaşam döngüsünü daha verimli yöneten ve sürdürülebilir değer yaratan bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>Yeni kategorilerde ilk adım: yeni nesil akıllı telefon kiralama</strong></p><p>Garanti BBVA Kirala`nın araç dışındaki ilk yeni kategorisi, akıllı telefon kiralama hizmeti. Şirket, cep telefonu kiralama hizmetini belirli koşullar doğrultusunda bireysel Garanti BBVA müşterilerine 12 veya 24 aylık kiralama seçenekleriyle sunuyor. Hizmet yalnızca Garanti BBVA Mobil üzerinden sunuluyor. Müşteriler uygulamada sunulan yeni nesil akıllı telefonları görüntüleyerek başvuru ve kiralama işlemlerini Garanti BBVA Mobil`den tamamlayabiliyor. Kiralama süresi sonunda cihaz iade ediliyor; kiralanan cihaz için satın alma seçeneği bulunmuyor. Dileyen müşteriler, dönem sonunda güncel koşullar ve stoklar doğrultusunda yeni bir akıllı telefon için yeniden başvurarak en yeni teknolojiyle devam edebiliyor. Cihazlar, poliçe koşulları kapsamında kiralama süresi boyunca sigorta teminatı altında olurken, hizmet modeli iade süreçlerini de kapsıyor. Akıllı telefonla başlayan teknoloji kiralama hizmetinin ilerleyen dönemde yeni ürün kategorileriyle genişletilmesi hedefleniyor.</p><p><strong>İkinci el araçlar doğrudan müşterilerle buluşuyor</strong></p><p>Garanti BBVA Kirala`nın yeni yapısındaki bir diğer adım ikinci el araç satışı. Şirket, kiralama süresi tamamlanan filo araçlarını doğrudan bireysel ve kurumsal müşterilerle buluşturuyor. Böylece kiralama süreci sonunda araçların ikinci yaşamı da şirketin yönettiği değer zincirinin bir parçası haline geliyor.</p><p>Araç portföyü; bakım geçmişi, gerçekleştirilen kontroller ve ekspertiz raporlarıyla birlikte müşterilere sunuluyor. Garanti BBVA Mobil`de yer alan Araç Değerleme hizmetiyle kullanıcılar ayrıca CarData tarafından sağlanan piyasa verileri üzerinden kendi araçlarının güncel değerini görüntüleyebiliyor.</p><p><strong>&amp;ldquo;20 yıllık uzmanlığımız yeni hizmet modelimizin temelini oluşturuyor&amp;rdquo;</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/ef177c91-5b69-46d5-be62-729f98194d6a-795b0a95-4483-44e6-99ab-07e462434e25" style="width: 436px; height: 290.667px;"></strong><br></p><p>Garanti BBVA Kirala Genel Müdürü Burak Ali Göçer, şirketin yeni dönemdeki iş modelini şöyle anlattı: &amp;ldquo;Garanti BBVA Filo`da yaklaşık 20 yıldır yüksek değerli varlıkların finansmanını, riskini ve operasyonunu yönetiyor; seçimden teslimata, bakım ve servisten iade ve ikinci el değer yönetimine kadar bütün süreçleri uçtan uca yürütüyoruz. Garanti BBVA Kirala ile bu operasyonel birikimi yeni ürün kategorilerine taşıyoruz. Bugün bunun üç somut karşılığı var: araç kiralama deneyimimizi dijitalleştiriyoruz, kiralama süresi tamamlanan araçlarımızı doğrudan ikinci el müşterileriyle buluşturuyoruz ve akıllı telefon kiralama hizmetini de yalnızca Garanti BBVA Mobil üzerinden müşterilerimize sunuyoruz. Bizim için yeni dönemin odağı, farklı ürün kategorilerinde güvenilir ve kolay bir kiralama deneyimi sunarken ürünün kullanım sürecini ve sonraki yaşamını da yönetebilmek. Garanti BBVA Kirala`yı bu yetkinlik üzerine büyütmeyi hedefliyoruz.&amp;rdquo;</p><p><strong>Ürünün ikinci yaşamı da yeni hizmet modelinin parçası</strong></p><p>Garanti BBVA Kirala`nın yeni hizmet modeli, ürünlerin kullanım ömrünün daha verimli yönetilmesini de kapsıyor. Kiralama süresi tamamlanan ürünlerin geri alınması, kontrol edilmesi ve uygun koşullarda yeniden kullanıma kazandırılması; yeniden kullanıma uygun olmayan ürünlerin ise sorumlu geri dönüşüm süreçlerine yönlendirilmesi planlanıyor. Böylece kiralama modelinin, ürünlerin ekonomik ömrünün uzatılmasına ve kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan döngüsel bir yapıyla desteklenmesi hedefleniyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/aab5b7b2-efee-409e-abb6-bcfebd1958d5-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Penta Teknoloji ile OKI'den Orta Doğu ve Afrika'da yeni işbirliği</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/penta-teknoloji-ile-okiden-orta-dogu-ve-afrikada-yeni-isbirligi</link><description><![CDATA[Penta Teknoloji, Japonya merkezli endüstriyel baskı teknolojileri markası OKI ile imzaladığı yeni işbirliği kapsamında Orta Doğu ve Afrika'daki 11 ülkenin bölgesel distribütörü oldu.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/penta-teknoloji-ile-okiden-orta-dogu-ve-afrikada-yeni-isbirligi</guid><pubDate>2026-09-01T11:31:25+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, teknoloji markalarıyla geliştirdiği uzun soluklu işbirliklerini güçlendirmeye ve küresel ölçekte büyümeye devam eden Penta Teknoloji, uzun yıllardır Türkiye&amp;#39;de tek yetkili distribütörlüğünü üstlendiği OKI ile yeni bir anlaşmaya imza attı.</p><p>Şirket, anlaşma ile Orta Doğu ve Afrika&amp;#39;daki faaliyet alanını genişletti. Bu kapsamda Penta Teknoloji, Türkiye&amp;#39;nin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Cezayir, Fas, Fildişi Sahili, Güney Afrika, Katar, Kuveyt, Lübnan, Mısır, Suudi Arabistan ve Tunus&amp;#39;u kapsayan 11 ülkede OKI&amp;#39;nin bölgesel distribütörü olarak faaliyet gösterecek.</p><p>Yeni işbirliğiyle baskı teknolojileri dağıtımındaki uluslararası etkinliğini ve stratejik konumunu pekiştiren şirket, söz konusu ülkelerde OKI&amp;#39;nin bölgesel dağıtım operasyonunun liderliğini üstlenecek.</p><p>Şirket, dağıtım faaliyetlerinin yanı sıra operasyon, yönetişim ve süreç yönetimi alanlarındaki uzmanlığıyla markanın bölgedeki büyüme stratejisinin hayata geçirilmesinde rol oynayacak.</p><p>Söz konusu işbirliği, Penta Teknoloji&amp;#39;nin teknoloji dağıtımındaki rolünü uluslararası bir seviyeye taşırken, şirketin bölgesel teknoloji ekosistemine yön veren stratejik iş ortağı konumunu da güçlendirecek.</p><p><strong>- &amp;quot;Stratejik bir dönüm noktası&amp;quot;</strong></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, 2017&amp;#39;den bu yana Türkiye&amp;#39;de tek distribütörü olarak faaliyet gösterdikleri OKI ile işbirliklerinin bugün Orta Doğu ve Afrika&amp;#39;da 11 ülkeyi kapsayan bölgesel bir yapıya dönüştüğünü belirterek, &amp;quot;Bu durum, Penta Teknoloji&amp;#39;nin yıllar içinde ortaya koyduğu operasyonel mükemmelliğin, iş ortağı ekosistemine sunduğu katma değerin ve uluslararası ölçekte kazandığı güvenin somut bir göstergesi.&amp;quot; değerlendirmesini yaptı.</p><p>OKI&amp;#39;nin geniş bir coğrafyada dağıtım operasyonlarının liderliğini üstlenecek olmaktan memnuniyet duyduklarını ve bu anlaşmayı şirketlerinin uluslararası büyüme yolculuğunda stratejik bir dönüm noktası olarak gördüklerini aktaran Erünsal, şunları kaydetti:</p><p>&amp;quot;Yeni dönemde Orta Doğu ve Afrika&amp;#39;nın yüksek potansiyele sahip pazarlarında sektör tecrübemizi, yetkin insan kaynağımızı ve operasyonel gücümüzü daha geniş bir ekosisteme taşıyarak, iş ortaklarımız için sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz. Bu yeni yapıyla uluslararası pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeye ve bölgesel teknoloji ekosistemindeki gücümüzü ileri taşımaya kararlıyız.&amp;quot;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/c5c35b3b-fdc4-4a76-b6e2-d337bcaaeb83-fefe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Doğru yatırım için 7 kritik kural</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dogru-yatirim-icin-7-kritik-kural</link><description><![CDATA[Golden Visa programlarına ilgi artarken, Avrupa’da değişen yatırım ve oturum koşulları yatırımcıların daha bilinçli hareket etmesini zorunlu kılıyor. Avrupa’daki Golden Visa programları tek tip bir yatırım modeline dayanmıyor. ]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/dogru-yatirim-icin-7-kritik-kural</guid><pubDate>2026-09-01T11:07:37+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Schengen vizesine erişimde yaşanan belirsizlikler, küresel hareketlilik ihtiyacı ve Avrupa`da oturum hakkı elde etme isteği, Türk yatırımcıların Golden Visa programlarına ilgisini artırıyor. Ancak son yıllarda Avrupa`daki programlarda yapılan değişiklikler, yatırım kararlarının çok daha dikkatli verilmesini gerektiriyor.</p><p>Golden Visa denildiğinde tek tip bir yatırım modelinden söz etmek mümkün değil. Ülkelerin sunduğu programlar ve kabul edilen yatırım araçları önemli ölçüde farklılaşıyor. Bazı ülkelerde belirli koşulları sağlayan gayrimenkul yatırımları üzerinden Golden Visa başvurusu yapılabilirken, diğer programlarda fon ve farklı finansal yatırım araçları gündeme gelebiliyor. Bu nedenle yatırımın değerlendirilmesinde de her ülke ve yatırım modeli için farklı kriterlerin dikkate alınması gerekiyor.</p><p>Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan, Golden Visa kararının yalnızca oturum hakkı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: &amp;ldquo;Bugün yatırımcılar uluslararası hareket kabiliyetlerini artırmak, çocuklarının eğitim planlarına daha fazla seçenek sunmak ve varlıklarını farklı para birimleri ve yatırım araçlarıyla çeşitlendirmek istiyor. Ancak Golden Visa programlarının yatırım modelleri birbirinden farklı. Gayrimenkul yatırımı yapılan bir programla fon yatırımı yapılan bir programı aynı kriterlerle değerlendirmek mümkün değil. Bu nedenle önce yatırımcının hedefini ve risk profilini, ardından buna uygun ülke ve yatırım modelini belirlemek gerekiyor.&amp;rdquo;</p><p><strong>Kurallar değişiyor, yatırım modeli doğru anlaşılmalı</strong></p><p>Avrupa`daki Golden Visa programlarının son yıllarda önemli değişikliklerden geçtiğini hatırlatan Narazan, geçmişte geçerli olan bilgilerin bugün yatırımcıları yanlış yönlendirebileceğine dikkat çekiyor: &amp;ldquo;Programların yatırım tutarları kadar kabul ettikleri yatırım araçları da değişebiliyor. Bir ülkede gayrimenkul yatırımı mümkünken başka bir ülkede fon veya farklı finansal araçlar üzerinden yatırım yapılması gerekebiliyor. Dolayısıyla yatırımcıların ilk olarak programın güncel koşullarını ve hangi yatırım modellerinin oturum hakkına uygun olduğunu doğru anlaması gerekiyor.&amp;rdquo;</p><p><strong>En sık yapılan hata: Sadece minimum yatırım tutarına bakmak</strong></p><p>Yatırımcıların en sık yaptığı hatalardan birinin, ülkeleri yalnızca Golden Visa için gereken minimum yatırım tutarı üzerinden karşılaştırmak olduğunu söyleyen Narazan, &amp;ldquo;Minimum yatırım tutarı karar vermek için tek başına yeterli bir kriter değil. Fon yatırımı söz konusuysa fonun içeriği, risk seviyesi, geçmiş performansı, yönetim yapısı ve likiditesi; gayrimenkul yatırımı söz konusuysa lokasyon, kira ve değer artışı potansiyeli, geliştiricinin güvenilirliği ve satış imkanları incelenmeli. Asıl soru yalnızca `Ne kadar yatırım yapmam gerekiyor?` değil, `Bu yatırım benim hedeflerime ve risk profilime uygun mu?` olmalı&amp;rdquo; diyor.</p><p><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/36d1c018-1926-49de-a827-a203962e8cc2-22b0f811-63ce-4b16-9801-7a8283da7e90" style="width: 452px; height: 301.333px;"></p><p><strong>Golden Visa yatırımında dikkat edilmesi gereken 7 kritik başlık</strong></p><p>Vesta Global`e göre yatırım kararı öncesinde şu kriterler mutlaka değerlendirilmeli:</p><p>1. Programın güncel koşullarını doğrulayın</p><p>Golden Visa programlarının başvuru şartları, yatırım limitleri ve kabul edilen yatırım araçları zaman içinde değişebiliyor. Yatırım kararı verilmeden önce ülkenin güncel mevzuatı ve yatırımın Golden Visa kapsamında uygunluğu doğrulanmalı.</p><p>2. Yatırım modelini doğru seçin</p><p>Her Golden Visa programı gayrimenkul yatırımı üzerinden ilerlemiyor. Ülkeye göre gayrimenkul, fon veya farklı finansal yatırım araçları söz konusu olabiliyor. Bu nedenle yatırımcı öncelikle kendi hedeflerine, yatırım süresine ve risk iştahına uygun modeli belirlemeli.</p><p>3. Fon yatırımında içeriği ve riski inceleyin</p><p>Golden Visa kapsamında fon yatırımı yapılacaksa yalnızca yatırım tutarına bakılmamalı. Fonun hangi varlıklara yatırım yaptığı, risk seviyesi, yönetim yapısı, geçmiş performansı, ücretleri ve yatırımın hangi koşullarda nakde çevrilebildiği değerlendirilerek yatırımcının risk profiliyle uyumu analiz edilmeli.</p><p>4. Gayrimenkulde proje kadar yatırım değerine de bakın</p><p>Gayrimenkul üzerinden Golden Visa imk&amp;acirc;nı sunan Yunanistan gibi pazarlarda projenin programa uygunluğu kadar yatırım niteliği de önem taşıyor. Lokasyon, kira potansiyeli, bölgedeki gerçek konut talebi, ikinci el satış imk&amp;acirc;nı ve geliştirici şirketin geçmiş performansı birlikte değerlendirilmeli.</p><p>5. Vergi ve toplam maliyeti hesaplayın</p><p>Yatırımın maliyeti yalnızca Golden Visa için gereken minimum tutardan oluşmuyor. Gayrimenkulde satın alma ve tapu giderleri ile vergiler; fon yatırımlarında ise yönetim ücretleri ve diğer maliyetler toplam yatırım tutarını etkileyebiliyor. Bu nedenle karar toplam maliyet üzerinden verilmeli.</p><p>6. Yatırım süresi ve çıkış koşullarını baştan değerlendirin</p><p>Golden Visa yatırımlarında yatırımın ne kadar süre korunması gerektiği ve hangi koşullarda yatırımdan çıkılabileceği baştan bilinmeli. Fonlarda likidite ve çıkış koşulları; gayrimenkulde ise satış süresi ve ikinci el talebi dikkate alınmalı. Oturum hakkını koruma koşulları ile yatırımın çıkış stratejisi birlikte planlanmalı.</p><p>7. Oturum hakkı ile vatandaşlık koşullarını birbirinden ayırın</p><p>Golden Visa programları yatırım yoluyla oturum hakkı sağlarken, vatandaşlığa geçiş koşulları ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Yatırım süresi, ülkede fiziksel olarak bulunma şartı, kalıcı oturum ve vatandaşlığa başvuru kriterleri ayrı ayrı değerlendirilmeli. Bu nedenle yatırımcılar yalnızca ilk aşamada elde edilecek oturum hakkına değil, uzun vadeli hedeflerine göre programın sunduğu imkanlara da bakmalı.</p><p>`Önce yatırımcı profili, sonra ülke ve yatırım aracı`</p><p>Teuta Narazan, Golden Visa yatırımında herkese uyan tek bir model bulunmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: &amp;ldquo;Golden Visa kararında ilk adım ülke ya da proje seçmek değil, yatırımcının ne istediğini doğru tanımlamak olmalı. Oturum hedefi, yatırım süresi, risk iştahı, likidite beklentisi ve uzun vadeli planlar netleştirildikten sonra uygun ülke ve yatırım aracı belirlenmeli. Gayrimenkul yatırımında doğru proje ve lokasyon ne kadar önemliyse, fon yatırımında da fonun içeriği, risk profili ve yönetim yapısı aynı ölçüde önemli. Biz yatırımcıların Golden Visa`yı yalnızca bir oturum başvurusu değil, bütün bu unsurların birlikte değerlendirildiği bir yatırım kararı olarak ele almalarını öneriyoruz.&amp;rdquo;</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/6ba32920-3159-40f5-9ba1-c41e25c3fb5b-cvcv.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel pazarlara açılacak 5 girişim aranıyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-pazarlara-acilacak-5-girisim-araniyor</link><description><![CDATA[Girişimlerle kurumsal şirketleri bir araya getiren PitGrowth, Global5 programıyla Türkiye başta olmak üzere globalden seçilecek 5 girişim ve teknoloji şirketini, 9-12 Kasım tarihlerinde Lizbon’da düzenlenecek Web Summit Lisbon 2026’ya götürüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-pazarlara-acilacak-5-girisim-araniyor</guid><pubDate>2026-09-01T11:02:16+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`nin girişimcilik ve teknoloji ekosistemi, son yıllarda teknoloji odaklı şirketlerin aldığı yatırımlar, yurt dışına açılan girişimler ve global pazarlarda elde edilen başarılarla birlikte uluslararası görünürlüğünü artırıyor. Türkiye startup ekosistemi, 2021-2025`in üçüncü çeyreği itibarıyla toplam 5,6 milyar dolarlık yatırım çekti. 2025 yılında ise Türkiye`de 360 startup yatırım işlemi gerçekleşirken toplam yatırım hacmi 1,4 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. İşlem sayısındaki artış, ekosistemdeki hareketliliğin sürdüğüne işaret ederken, uluslararası yatırımcıların özellikle yüksek ölçekli işlemlerdeki ağırlığı da dikkat çekiyor.</p><p>Girişimlerle kurumsal şirketleri bir araya getiren PitGrowth da Türkiye`de geliştirilen yenilikçi çözümlerin global ekosistemle buluşmasını desteklemek amacıyla Global5 programını hayata geçiriyor. Global bir platform olarak kurgulanan program kapsamında Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerinden seçilecek 5 girişim ve teknoloji şirketi, dünyanın önde gelen teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinden Web Summit Lisbon 2026`da yer alarak uluslararası yatırımcılar, kurumsal şirketler ve potansiyel iş ortaklarıyla bir araya gelecek.</p><p><strong>&amp;ldquo;Türkiye`den çıkan girişimlerin dünya sahnesinde daha fazla yer almasını önemsiyoruz&amp;rdquo;</strong></p><p>Türkiye`nin girişimcilik ekosisteminin sahip olduğu potansiyelin global ölçekte daha fazla görünür olmasını hedeflediklerini belirten PitGrowth Kurucu Ortağı Özkan Yağız, &amp;ldquo;Farklı sektörlerde yenilikçi ürün ve çözümler geliştiren girişim ve teknoloji şirketlerinin uluslararası pazarlarda da büyüyebilecek güçlü bir potansiyel taşıdığına inanıyoruz. Bu potansiyelin dünya ile daha fazla buluşması, şirketlerin kendilerini global ölçekte anlatabilmeleri ve uluslararası bağlantılar kurabilmeleri açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Global5 ile Türkiye başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarındaki girişim ve teknoloji şirketlerini global ekosistemle buluşturmayı hedefliyoruz. Program kapsamında seçilecek 5 şirketin Web Summit Lisbon 2026`da yatırımcılar, kurumsal şirketler, potansiyel müşteriler ve farklı pazarlardan girişimlerle bir araya gelmesi, yeni bağlantılar ve iş birlikleri geliştirmesi açısından önemli bir fırsat sunacağına inanıyoruz.</p><p>Türkiye`den çıkan girişimlerin dünya sahnesinde daha fazla yer almasını ve global ekosistemle daha güçlü bağlar kurmasını önemsiyoruz. Aynı zamanda farklı ülkelerden şirketlerin de bu ekosisteme dahil olmasıyla, programın karşılıklı network ve iş birliği fırsatlarının geliştiği bir platform olmasını amaçlıyoruz. Global hedefleri olan girişim ve teknoloji şirketlerini bu yolculuğun bir parçası olmaya davet ediyoruz. Başvuruların 7 Eylül gece yarısına kadar devam ettiği Global5 programıyla, yenilikçi şirketlerin uluslararası arenada görünürlük kazanmasına ve yeni pazarlara açılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.&amp;rdquo; dedi.</p><p><strong>Girişimler Global Pazara Açılma Fırsatı Yakalayacak</strong></p><p>Global5 kapsamında seçilecek 5 girişim, Lizbon`da dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcılar, kurumsal şirketler ve potansiyel müşterilerle doğrudan görüşme fırsatı bulacak. Girişimlere stand paketi, 3 ila 5 kişilik etkinlik bileti ve online startup profili sunulurken, uygulama üzerinden yatırımcılarla networking yapma ve toplantı talebi oluşturma imk&amp;acirc;nı da sağlanacak. Startup Lounge`a erişim hakkı bulunan girişimler, PitGrowth tarafından Lizbon`da düzenlenecek Startup Türkiye Buluşması`na da katılabilecek.</p><p>Seçilen girişimler, etkinlik öncesinde ve etkinlik sırasında PitGrowth`un sosyal medya, e-posta ve basın iletişimlerinde de yer alacak. Böylece girişimlerin Lizbon`daki görüşmelerinin yanı sıra Türkiye`den global pazarlara uzanan hik&amp;acirc;yelerinin daha geniş bir kitleye ulaşması hedefleniyor.</p><p><strong>Başvurular Belirlenen Kriterlere Göre Değerlendirilecek</strong></p><p><strong><img class="fr-dib fr-draggable" src="https://i.capital.com.tr/capital/c1762e7b-c6b6-4c53-a200-a2fc06e5060c-ee131252-0fe0-49a4-8cc7-5809539c1fa6" style="width: 387px; height: 579.21px;"></strong><br></p><p>Programa başvuracak girişimlerin 2020 ve sonrasında kurulmuş olması, en az MVP aşamasında özgün bir yazılım veya bağlantılı donanım ürününe sahip olması ve bağımsız bir tüzel kişilik olarak faaliyet göstermesi gerekiyor. Aktif bir web sitesine sahip olmak ve 2026 etkinliğine daha önce exhibitor olarak kayıt yaptırmamış olmak da başvuru şartları arasında yer alıyor.</p><p>Başvurular, en az yüzde 85`i tamamlanmış güncel bir PitGrowth profili ve İngilizce pitch deck ile yapılabilecek. Girişimlerin 9-12 Kasım tarihlerinde Lizbon`da bulunabilmeleri gerekirken, değerlendirmede ürün farklılaştırma, mevcut traction ve bunun kanıtı, global pazara hazır olma ile programa ve lojistik sürece yönelik hazırlıklar dikkate alınacak. Başvurular insan değerlendirmesinden geçirilecek ve kısa listeye kalan girişimlerle birebir görüşmeler gerçekleştirilecek.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/fdab877e-f925-4bbd-8220-30a668cdb64d-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Avrupa borsaları Fransa hariç negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-fransa-haric-negatif-seyrediyor-10-58-27</link><description><![CDATA[Avrupa borsalarında, tahvil piyasalarındaki satış baskısı ve İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin enflasyon endişelerini tetiklemesiyle Fransa hariç negatif bir seyir izleniyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/avrupa-borsalari-fransa-haric-negatif-seyrediyor-10-58-27</guid><pubDate>2026-09-01T10:58:27+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İran arasında çatışmaların tekrar başlamasıyla arza ilişkin artan endişeler, petrol fiyatlarının yeniden 90 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına yol açtı. Bu durum ise yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden oluyor.</p><p>Jeopolitik risklerdeki artış, petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte borsalarda düşüşe ve tahvil faizlerinde yükselişe yol açtı. Enflasyonist baskılar konusunda artan endişeler de Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine yönelik tahminlerin güçlenmesine neden oluyor. Bu gelişmelere paralel Fed yetkililerinden de &amp;quot;şahin&amp;quot; açıklamalar geliyor.</p><p>Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed&amp;#39;in ekim ayında faiz artırımına gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p><p>Avrupa borsaları tahvil piyasalarındaki satış baskısı ve İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin enflasyon endişelerini tetiklemesiyle negatif seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da aşırı sağın yükselişine dair endişeler nedeniyle ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,32 ile 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı.</p><p>Avrupa piyasalarında saat 10.25 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,1 düşüşle 650 puanda, İngiltere&amp;#39;de FTSE 100 endeksi yüzde 0,4 kayıpla 10.783 puanda seyrediyor.</p><p>Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi yüzde 0,4 değer kaybıyla 26.153 puanda, İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,1 kayıpla 52.554 puanda, Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,2 kazançla 8.438 puanda ve İspanya&amp;#39;da IBEX 35 endeksi yüzde 0,3 azalışla 19.914 puanda bulunuyor.</p><p>Analistler, bugün ABD&amp;#39;de JOLTS açık iş sayısı, dünya genelinde imalat sanayi PMI ve Avro Bölgesi&amp;#39;nde enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirtti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/a1ec1178-b500-4408-9686-509b859932ce-dffd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Borsa güne düşüşle başladı</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-6-16</link><description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,06 azalışla 14.324,75 puandan başladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/borsa-gune-dususle-basladi-10-6-16</guid><pubDate>2026-09-01T10:06:16+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi günü yüzde 2,10 değer kaybederek 14.334,06 puandan tamamladı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 9,31 puan ve yüzde 0,06 azalışla 14.324,75 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,13, holding endeksi yüzde 0,01 değer kazandı.</p><p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,58 ile kimya petrol plastik, en çok gerileyen yüzde 1,64 ile gayrimenkul yatırım ortaklığı oldu.</p><p>Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine ilişkin öngörülerin gücünü koruması, Orta Doğu&amp;#39;da tırmanan jeopolitik gerilimler ve tahvil piyasalarında satış baskısının tekrar artmasıyla risk algısı yüksek seyrediyor.</p><p>ABD ve İran arasında çatışmaların tekrar başlamasıyla arza ilişkin artan endişeler, petrol fiyatlarının yeniden 90 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına yol açarken, bu durum yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden oluyor.</p><p>Jeopolitik risklerdeki artış, petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte borsalarda düşüşe ve tahvil faizlerinde yükselişe sebep oluyor. Enflasyonist baskılar konusunda artan endişeler de Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine yönelik tahminlerin güçlenmesine neden oluyor. Bu gelişmelere paralel Fed yetkililerinden de &amp;quot;şahin&amp;quot; açıklamalar geliyor.</p><p>Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed&amp;#39;in ekim ayında faiz artırımına gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p><p>Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) borsa dışı pay satışlarına yeni sınırlama getirdi. Buna göre, SPK, fiili dolaşım oranına göre bazı ortaklıkların paylarının borsa dışında satışına yüzde 2 ve yüzde 4 sınırı getirirken, bu oranları aşan devirler için Kurul onayını zorunlu hale getirdi.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin, yurt dışında ABD&amp;#39;de JOLTS açık iş sayısı, dünya genelinde imalat sanayi PMI ve Avro Bölgesi&amp;#39;nde enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.100 puanın destek, 14.400 ve 14.500 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/b67fb22b-d1b2-420d-b761-9e07d9bb35fe-fg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Döviz ve altın güne nasıl başladı? (1 Eylül 2026)</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-1-eylul-2026</link><description><![CDATA[Gram altın güne değer kaybıyla başlamasının ardından 6 bin 881 liradan işlem görüyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/doviz-ve-altin-gune-nasil-basladi-1-eylul-2026</guid><pubDate>2026-09-01T09:58:54+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Dün ons altındaki düşüşle paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,1 azalışla 6 bin 902 liradan tamamlamıştı.</p><p>Güne satıcılı başlayan gram altın saat 09.50 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,3 düşüşle 6 bin 881 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalar itibarıyla çeyrek altın 11 bin 237 liradan, Cumhuriyet altını 44 bin 754 liradan satılıyor.</p><p>Dün yüzde 0,1 değer kaybıyla 4 bin 449 dolara inen altının ons fiyatı, yeni işlem gününde de düşüş eğilimini sürdürüyor. Ons altın yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 433 dolardan alıcı buluyor.</p><p><strong>Dövizde son durum</strong></p><p>Dolar/TL, güne yükselişle başlamasının ardından 48,2780 seviyesinde bulunuyor.</p><p>Dün yatay seyreden dolar/TL, günü önceki kapanışın hemen üzerinde 48,2560&amp;#39;tan tamamladı.</p><p>Dolar/TL, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,1 artışla 48,2780 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda avro/TL yatay seyirle 56,0740&amp;#39;tan, sterlin/TL de önceki kapanışa yakın olarak 65,4300&amp;#39;dan işlem görüyor.</p><p>Dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 99,5 seviyesinde bulunuyor.</p><p><br></p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/26eae452-301a-4cd7-9d0c-95b9d5bd76a4-fgffg.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Asya borsaları karışık seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-9-55-0</link><description><![CDATA[Asya borsaları, artan jeopolitik riskler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle karışık seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/piyasalar/borsa/asya-borsalari-karisik-seyrediyor-9-55-0</guid><pubDate>2026-09-01T09:55:00+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İran arasında çatışmaların tekrar başlamasıyla arza ilişkin artan endişeler, petrol fiyatlarının yeniden 90 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına yol açtı. Bu durum ise yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden oluyor.</p><p>Jeopolitik risklerdeki artış, petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte borsalarda düşüşe ve tahvil faizlerinde yükselişe sebep oluyor. Enflasyonist baskılar konusunda artan endişeler de Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine yönelik tahminlerin güçlenmesine neden oluyor. Bu gelişmelere paralel Fed yetkililerinden de &amp;quot;şahin&amp;quot; açıklamalar geliyor.</p><p>Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed&amp;#39;in ekim ayında faiz artırımına gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p><p>Öte yandan ABD&amp;#39;de cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin güçlü gelmesi durumunda bunun da faiz artırım beklentilerini daha fazla güçlendirebileceği tahmin ediliyor.</p><p>Asya tarafında da artan jeopolitik riskler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle karışık bir seyir izleniyor. Tahvil faizlerindeki yükselişler de Asya borsalarındaki düşüşte etkili olan en önemli nedenler arasında yer alıyor.</p><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent&amp;#39;in, Japonya Merkez Bankasından (BoJ) faiz oranlarını daha agresif bir şekilde artırmasını istediğine dair haberlerin ardından Japonya&amp;#39;nın 10 yıllık tahvil faizi 1996&amp;#39;dan bu yana ilk defa yüzde 3&amp;#39;e ulaştı.</p><p>Öte yandan Çin&amp;#39;de RatingDog imalat sanayi PMI endeksi ağustos ayında 50,9&amp;#39;dan 51,5&amp;#39;e yükseldi.</p><p>Analistler, söz konusu verinin ülkede imalat sanayisinde talebin devam ettiğini gösterdiğini ancak iç talebe ilişkin sıkıntıların ve jeopolitik risklerden kaynaklı maliyet baskılarının sürdüğünü söyledi.</p><p>Güney Kore ihracatı ise ağustos ayında yıllık bazda yüzde 68,7 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Veriler, özellikle teknoloji ürünlerine yönelik küresel talebin devam ettiğini gösterdi.</p><p>Yeni halka arz edilen moda şirketi Shein&amp;#39;in hisseleri Hong Kong borsasında ilk işlem gününde yüzde 10&amp;#39;a yakın değer kaybetti. Söz konusu gelişmelerle Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 0,23 artışla 6.835 puandan, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,19 değer kaybıyla 66.188 puandan kapandı.</p><p>Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 azalışla 3.981 puan, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 1 düşüşle 25.316 puan, Hindistan&amp;#39;da Sensex endeksi ise önceki kapanışın yüzde 0,3 üstünde 77.165 puan seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/042dc6fc-6b39-466d-9792-8c92bdca654c-gfgf.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>TVF Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi'ni yayımladı</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tvf-surdurulebilir-finansman-cercevesini-yayimladi</link><description><![CDATA[Türkiye Varlık Fonu (TVF), yeşil, mavi, sosyal ve sürdürülebilir finansman işlemlerine ilişkin esasları belirleyen Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi'ni yayımladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/tvf-surdurulebilir-finansman-cercevesini-yayimladi</guid><pubDate>2026-09-01T09:15:49+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Varlık Fonundan yapılan açıklamaya göre, Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi, TVF&amp;#39;nin sürdürülebilir finansman alanındaki yaklaşımının yanı sıra finansman kaynaklarının kullanım alanları, uygun projelerin değerlendirilmesi ve seçimi, finansmanların yönetimi ve raporlama süreçlerine ilişkin esasları ortaya koyuyor.</p><p><strong>&amp;quot;Excellent derecesiyle değerlendiriliyor&amp;quot;</strong></p><p>Sustainable Fitch tarafından hazırlanan İkinci Taraf Görüşü&amp;#39;nde (SPO), TVF&amp;#39;nin Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi, değerlendirmedeki en yüksek seviye olan &amp;quot;Excellent&amp;quot; derecesiyle değerlendirilirken, Çerçeve&amp;#39;nin Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliğinin (ICMA) 2025 tarihli Yeşil Tahvil İlkeleri (GBP), Sosyal Tahvil İlkeleri (SBP) ve Sürdürülebilirlik Tahvili Kılavuzu (SBG) ile uyumlu olduğu belirtildi.</p><p>Çerçevenin ayrıca LMA, LSTA ve APLMA tarafından yayımlanan Yeşil Kredi İlkeleri ve Sosyal Kredi İlkeleri ile Uluslararası Finans Kurumunun (IFC) 2025 tarihli Mavi Finansman Kılavuzu&amp;#39;nun ilgili hükümleriyle uyumlu olduğu değerlendirildi. Çerçeve kapsamında, çevresel ve sosyal açıdan ölçülebilir fayda sağlayan yatırımların desteklenmesi, dayanıklı altyapının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir finansman kaynaklarına erişimin çeşitlendirilmesi hedefleniyor.</p><p><strong>&amp;quot;COP31 ve 2053 net sıfır hedeflerine katkı&amp;quot;</strong></p><p>Sürdürülebilir finansmanın küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde yayımlanan Çerçeve, bu yıl Türkiye&amp;#39;nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde hayata geçirilmesi bakımından da önem taşıyor.</p><p>Çerçevenin COP31 kapsamında ortaya konulacak sürdürülebilirlik vizyonu ile Türkiye&amp;#39;nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda atılması gereken somut adımlara katkı sağlaması hedefleniyor.</p><p>Bunun yanı sıra Çerçeve, Sıfır Atık girişimi kapsamında sürdürülebilirlik alanında ortaya konulan hedefleri destekleyen finansman yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. TVF, sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerin birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmalarını tüm faaliyet alanlarında sürdürüyor.</p><p>Bu kapsamda kurum tarafından her yıl Türkiye&amp;#39;nin en kapsamlı entegre faaliyet raporlarından biri hazırlanırken, faaliyetlerin ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları bütüncül bir perspektifle ölçülüyor ve değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/41d3bdb3-2d76-452e-8e0b-ac784b00e9d9-dssdd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Honda ve Nissan’dan ortak yazılım hamlesi</title><link>https://www.capital.com.tr/sektorler/otomotiv/honda-ve-nissandan-ortak-yazilim-hamlesi</link><description><![CDATA[ Japon otomotiv üreticileri Honda ve Nissan, ortak bir merkezi yazılım ve işletim sistemi geliştirmek üzere stratejik iş birliği anlaşması imzaladı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/sektorler/otomotiv/honda-ve-nissandan-ortak-yazilim-hamlesi</guid><pubDate>2026-09-01T09:13:00+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Şirketler tarafından yapılan ortak açıklamada, Nisan 2029&amp;#39;dan itibaren araçlarda kullanılması planlanan bu teknolojiyle şirketlerin, araç işletim sistemlerini ve elektronik kontrol ünitelerini standart hale getireceği belirtildi.</p><p>Açıklamada, bu ortaklık sayesinde üretim hacminin artırılarak maliyetlerin düşürülmesinin, AR-GE süreçlerinde daha fazla veri havuzuna erişilmesinin amaçlandığı ifade edildi.</p><p>İki şirket, 2025`te birleşmeyi değerlendirmiş ancak Nissan&amp;#39;ın, Honda&amp;#39;nın yan kuruluşu olma şartını reddetmesiyle bu görüşmeler başarısızlıkla sonuçlanmıştı.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/888ccfd7-8fe2-4694-b18f-febd3b4cd542-dffd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Küresel piyasalar Fed'e ilişkin beklentiler ve jeopolitik gerilimlerle negatif seyrediyor</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-fede-iliskin-beklentiler-ve-jeopolitik-gerilimlerle-negatif-seyrediyor</link><description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine ilişkin öngörülerin gücünü koruması, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler ve tahvil piyasalarında satış baskısının tekrar artmasıyla negatif seyrediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/kuresel-piyasalar-fede-iliskin-beklentiler-ve-jeopolitik-gerilimlerle-negatif-seyrediyor</guid><pubDate>2026-09-01T09:08:38+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İran arasında çatışmaların tekrar başlamasıyla arza ilişkin artan endişeler, petrol fiyatlarının yeniden 90 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına yol açarken, bu durum yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden oluyor.</p><p>Jeopolitik risklerdeki artış, petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte borsalarda düşüşe ve tahvil faizlerinde yükselişe sebep oluyor. Enflasyonist baskılar konusunda artan endişeler de Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine yönelik tahminlerin güçlenmesine neden oluyor. Bu gelişmelere paralel Fed yetkililerinden de &amp;quot;şahin&amp;quot; açıklamalar geliyor.</p><p>Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed&amp;#39;in ekim ayında faiz artırımına gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p><p>Öte yandan ABD&amp;#39;de cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin güçlü gelmesi durumunda bunun da faiz artırım beklentilerini daha fazla güçlendirebileceği tahmin ediliyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran&amp;#39;ın Ürdün&amp;#39;deki ABD hava üslerini balistik füzelerle hedef almasının ardından bu saldırılara karşılık vereceklerini açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump&amp;#39;ın İran&amp;#39;a karşı daha fazla saldırı tehdidinde bulunması ve yeni çatışmaların Hürmüz Boğazı&amp;#39;ndan enerji akışında uzun süreli aksamalara yol açabileceği endişelerini artırmasıyla aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,6 artışla 91,5 dolar seviyesinde seyrediyor.</p><p>Rusya&amp;#39;nın dizel ihracat yasağını 30 Eylül&amp;#39;e kadar uzatma kararı da rafine yakıt tedarikine ilişkin endişeleri artırdı.</p><p>Öte yandan G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısında konuşan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, G20&amp;#39;deki ilk önceliklerinin ekonomik büyüme olduğunu bildirdi.</p><p>Fed Başkanı Kevin Warsh da Büyüme oturumunda, enflasyonun ve büyümenin bir tercih meselesi olduğunu belirterek, &amp;quot;ABD&amp;#39;deki ekonomik büyüme güçlenmiş görünüyor.&amp;quot; dedi. Warsh, söz konusu oturumda sermaye harcamaları ve verimlilik gibi konulara dair soruları ele alacaklarını da anlattı.</p><p>Bankacılık oturumunda da Warsh, ABD&amp;#39;de kredi veren kuruluşların geniş yelpazesine ve ülkede finansal piyasaların derinliğine vurgu yaptı.</p><p>Warsh, güvenli, sağlam ve rekabetçi bir bankacılık sistemine sahip olmanın önemine işaret ederek, &amp;quot;ABD&amp;#39;de reform odaklı kalmaya devam edeceğiz.&amp;quot; dedi.</p><p>Artan petrol fiyatlarından kaynaklanan enflasyonist endişeler ve Fed&amp;#39;in faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güçlenmesiyle ABD&amp;#39;nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,79 ile Ocak 2025&amp;#39;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.</p><p>Artan jeopolitik risklerin etkisiyle dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 99,5 seviyesinde seyrederken, altının onsu yüzde 0,5 azalışla 4 bin 430 dolardan işlem görüyor.</p><p><strong>- New York borsası geriledi</strong></p><p>New York borsası jeopolitik gerilimlerin piyasaları baskılamasıyla haftanın ilk işlem gününü düşüşle tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 0,7, S&amp;amp;amp;P 500 endeksi yüzde 0,33 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,12 değer kaybetti.</p><p>ABD&amp;#39;de endeks vadeli kontratlar, güne karışık seyirle başladı.</p><p><strong>- Avrupa borsaları düşüşle kapandı</strong></p><p>Avrupa borsaları tahvil piyasalarındaki satış baskısı ve İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin enflasyon endişelerini tetiklemesiyle haftanın ilk işlem gününü düşüşle kapattı.</p><p>Almanya&amp;#39;da aşırı sağın yükselişine dair endişeler nedeniyle ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,32 ile 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Londra borsasında resmi tatil nedeniyle işlem yapılmazken, Avrupa genelinde artan finansman maliyetleri özellikle gayrimenkul ve teknoloji hisselerinde satış baskısı oluşturdu.</p><p>Makroekonomik veri tarafında Almanya&amp;#39;da ağustos ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,9 artarak beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşti.</p><p>Söz konusu gelişmelerle Fransa&amp;#39;da CAC 40 endeksi yüzde 0,79, Almanya&amp;#39;da DAX 40 endeksi ise yüzde 1,17 ve İtalya&amp;#39;da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,01 değer kaybetti.</p><p>Avrupa&amp;#39;da endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı.</p><p><strong>- Asya borsaları satış ağırlıklı seyrediyor</strong></p><p>Asya piyasaları artan jeopolitik riskler ve yükselen petrol fiyatlarının etkisiyle satış ağırlıklı seyrediyor.</p><p>Tahvil faizlerindeki yükselişler de Asya borsalarındaki düşüşte etkili olan en önemli nedenler arasında yer alıyor.</p><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent&amp;#39;in, Japonya Merkez Bankasından (BoJ) faiz oranlarını daha agresif bir şekilde artırmasını istediğine dair haberlerin ardından Japonya&amp;#39;nın 10 yıllık tahvil faizi 1996&amp;#39;dan bu yana ilk defa yüzde 3&amp;#39;e ulaştı.</p><p>Öte yandan Çin&amp;#39;de RatingDog imalat sanayi PMI endeksi ağustos ayında 50,9&amp;#39;dan 51,5&amp;#39;e yükseldi.</p><p>Analistler, söz konusu verinin ülkede imalat sanayisinde talebin devam ettiğini gösterdiğini ancak iç talebe ilişkin sıkıntıların ve jeopolitik risklerden kaynaklı maliyet baskılarının sürdüğünü söyledi.</p><p>Güney Kore ihracatı ise ağustos ayında yıllık bazda yüzde 68,7 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.</p><p>Veriler, özellikle teknoloji ürünlerine yönelik küresel talebin devam ettiğini gösterdi.</p><p>Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore&amp;#39;de Kospi endeksi yüzde 0,1, Japonya&amp;#39;da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Hong Kong&amp;#39;da Hang Seng endeksi yüzde 1 geriledi. Çin&amp;#39;de Şanghay bileşik endeksinde ise yatay bir seyir izleniyor.</p><p><strong>- Borsa günü düşüşle tamamladı</strong></p><p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,10 değer kaybederek 14.334,06 puandan tamamladı.</p><p>Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası&amp;#39;nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün yüzde 1,2 geriledi.</p><p>Dolar/TL, dün günü yatay seyirle 48,2560&amp;#39;tan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 48,2770&amp;#39;ten işlem görüyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin, yurt dışında ABD&amp;#39;de JOLTS açık iş sayısı, dünya genelinde imalat sanayi PMI ve Avro Bölgesi&amp;#39;nde enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.100 puanın destek, 14.400 ve 14.500 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5aa39e11-7cc4-4749-8d2b-8213e7419db8-fdfdfd.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Almanya'da enflasyon Ağustos'ta yüzde 2,9’a yükseldi</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/almanyada-enflasyon-agustosta-yuzde-29a-yukseldi</link><description><![CDATA[Almanya'da yıllık enflasyon, Orta Doğu'da yeniden tırmanan çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesinin de etkisiyle ağustosta yüzde 2,9’a çıktı.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/almanyada-enflasyon-agustosta-yuzde-29a-yukseldi</guid><pubDate>2026-08-31T04:33:18+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), ağustos ayına ilişkin tüketici fiyat endeksi (TÜFE) öncü verilerini açıkladı.</p><p>Buna göre, ülkede haziranda yüzde 2,3 ve temmuzda yüzde 2,8 olan yıllık enflasyon, ağustosta yüzde 2,9 seviyesine yükseldi. Bu artışa rağmen enflasyon oranı, piyasaların yüzde 3,1 olan beklentisinin altında kaldı.</p><p>TÜFE&amp;#39;nin, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yüzde 2`lik hedef seviyesinin üzerindeki seyrini sürdürmesi de dikkati çekti.</p><p>Aylık bazda TÜFE`nin yüzde 0,2 arttığı Almanya&amp;#39;da, Avrupa Birliği (AB) uyumlu TÜFE de yıllık yüzde 2,9 ve aylık yüzde 0,2 olarak gerçekleşti.</p><p><strong>- Enerji maliyetleri ve Ren Nehri&amp;#39;ndeki lojistik kriz fiyatları artırdı</strong></p><p>Şubat sonunda başlayan ve son haftalarda yeniden tırmanan ABD ile İran arasındaki çatışmaların küresel petrol arzını ve Hürmüz Boğazı rotasını olumsuz etkilemesi, Almanya`daki enerji maliyetlerini doğrudan artırdı. Ülkede enerji fiyatları ağustosta yıllık bazda yüzde 10,5 yükseldi.</p><p>Lojistik hatlardaki aksamalar da enflasyon üzerinde ek baskı oluşturdu. Özellikle Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde Ren Nehri&amp;#39;ndeki su seviyesinin rekor düşük düzeye gerilemesi, rafinerilerin nehir yoluyla beslenmesini zorlaştırdı ve nakliye maliyetlerini artırdı.</p><p>Bu durum eyalet genelinde akaryakıt fiyatlarına yansırken temmuz ayına kıyasla ağustosta kalorifer yakıtı yüzde 33,6, dizel yüzde 35,6 ve benzin fiyatları yüzde 24 artış gösterdi.</p><p><strong>- Çekirdek enflasyon sabit kaldı</strong></p><p>Değişken gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek enflasyon, ağustos ayında bir önceki aya göre değişim göstermeyerek yüzde 2,4 seviyesinde sabit kaldı.</p><p>Gıda fiyatlarındaki artış ağustosta ortalamanın çok altında kalarak yüzde 0,1 düzeyinde gerçekleşti. Sigorta ve seyahat gibi kalemleri içeren hizmet sektöründeki fiyat artışları ise temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden ağustosta yüzde 2,8`e geriledi.</p><p>Alman hükümeti, yaşanan jeopolitik risklerin ardından yıllık enflasyonun bu yıl yüzde 2,7, 2027 yılında ise yüzde 2,8 seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyor.</p><p><strong>- Gözler ECB&amp;#39;nin eylül toplantısında</strong></p><p>Öte yandan, Avro Bölgesi&amp;#39;nin diğer büyük ekonomileri Fransa ve İspanya&amp;#39;da da enflasyon ağustos ayında ECB&amp;#39;nin yüzde 2&amp;#39;lik hedefinin oldukça üzerinde seyretti. Bölge genelindeki enflasyonun ise ağustosta yüzde 3,3`e ulaşması bekleniyor.</p><p>Haziran ayında yaklaşık üç yıl aradan sonra ilk kez faiz artıran ve temmuz toplantısını pas geçen ECB&amp;#39;nin, eylüldeki toplantıda mevduat faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,25&amp;#39;ten yüzde 2,50&amp;#39;ye yükseltebileceği öngörülüyor. Bankanın temmuz ayı toplantı tutanaklarında, kararların verilere bağlı kalacağı vurgulanırken enflasyon görünümünde belirgin iyileşme olmaması halinde yeni bir faiz artışının kaçınılmaz olduğu ifade edilmişti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5d07751e-9d35-481e-850e-236d3db69232-fefe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Şikago fabrikasını 2,6 katına çıkaracak</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/sikago-fabrikasini-26-katina-cikaracak</link><description><![CDATA[Türkiye’nin ABD’ye ihracatı 2026’nın ilk 7 ayında yüzde 8,1 artarak yaklaşık 10,1 milyar dolara ulaştı. ABD’nin ihracat artışına en yüksek katkıyı verdiği bu dönemde Permisan Perde de Şikago’daki 2 bin 500 metrekarelik fabrikasını 6 bin 500 metrekareye çıkarmaya hazırlanıyor. Şirket, ABD’de ürettiği akıllı perde ve gölgelendirme sistemlerini Kanada’ya da ihraç ediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/sikago-fabrikasini-26-katina-cikaracak</guid><pubDate>2026-08-31T04:08:05+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye`nin ABD pazarına yönelik ihracatı 2026`da yeniden ivme kazandı. Ticaret Bakanlığı verilerine göre ABD`ye ihracat, yılın ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,1 arttı. 759 milyon dolarlık yükselişle ABD, Türkiye`nin ihracat artışına en yüksek katkıyı veren ülke oldu.&amp;nbsp;</p><p><strong>Özlem Aydın Ayvacı / oaydin@capital.com.tr</strong></p><p>Türkiye, 2025`in tamamında ABD`ye 16,33 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmişti. Toplam ihracattan yüzde 6 pay alan ABD, Türkiye`nin üçüncü büyük ihracat pazarı konumuna gelmişti. Türk şirketlerinin ABD pazarına yönelik yatırımlarının hızlandığı bu dönemde Permisan Perde de Kuzey Amerika`daki üretim kapasitesini büyütmeye hazırlanıyor. Şirket, 2019 yılında Şikago`da faaliyete geçirdiği fabrikasının üretim alanını 2 bin 500 metrekareden 6 bin 500 metrekareye çıkarmayı planlıyor.</p><p><strong>Üretim alanına 4 bin metrekare eklenecek</strong></p><p>Permisan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Şenel`in verdiği bilgiye göre Şikago fabrikasına 4 bin metrekarelik yeni alan eklenecek. Yatırımın tamamlanmasıyla tesisin toplam büyüklüğü 2,6 katına çıkacak. ABD`de üretilen akıllı perde ve gölgelendirme sistemlerinin iç pazara sunulduğunu belirten Şenel, tesisten Kanada`ya da ihracat gerçekleştirdiklerini söylüyor. Şirket, yeni kapasite yatırımıyla ABD ve Kanada pazarlarındaki erişimini artırmayı hedefliyor. Türkiye`deki üretim faaliyetlerine 1990 yılında İstanbul Kağıthane`de başlayan Permisan, Şikago yatırımıyla hedef pazara yakın bir üretim modeli oluşturdu. Şirket kumaş ve alüminyumu işleyerek konutlar, ticari yapılar, oteller ve büyük ölçekli projeler için akıllı perde sistemleri üretiyor.</p><p><strong>Büyümenin odağında akıllı gölgelendirme var</strong></p><p>Permisan`ın büyüme stratejisinde akıllı dış mekan gölgelendirme sistemleri öne çıkıyor. Şirketin geliştirdiği motorlu sistemler uzaktan kumanda, duvar anahtarı, mobil uygulama ve bina otomasyon sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Güneş ışığı seviyesine göre otomatik olarak açılıp kapanabilen perdeler, yapıların ısı ve güneş kontrolüne katkı sağlıyor. Bu sistemlerle iç mekan konforunun artırılması ve enerji tüketiminin azaltılması amaçlanıyor. Şirketin son dönemde yoğunlaştığı ürün gruplarından biri de Zip perde sistemleri. Özel fermuarlı ray teknolojisiyle kumaşın profilden çıkmasını önleyen sistemler, yüksek rüzgar dayanımının yanında güneş ışığı, ısı ve UV kontrolü sağlıyor.</p><p>Pergola, kış bahçesi, teras, balkon, restoran, kafe, otel ve ticari yapılarda kullanılan Zip perde sistemleri, Permisan`ın Türkiye`nin yanı sıra Avrupa, Amerika ve Orta Doğu pazarlarında büyümeyi hedeflediği ürünlerin başında geliyor.</p><p><strong>Perlux markasıyla farklı pazarlara ulaşıyor</strong></p><p>Permisan, kendi markası Perlux ile ürettiği ürünleri iç pazarın yanı sıra farklı ülkelere ihraç ediyor. Mahmut Şenel`in verdiği bilgiye göre şirketin Almanya, Belçika, İspanya ve Balkan ülkelerinde bayilikleri bulunuyor. Şirketin ürün portföyünde Zip perde, Skyscreen Zip, biyoklimatik pergola, kış bahçesi sistemleri, kasetli tente, stor ve plise perde, honeycomb perde, ahşap ve metal jaluzi ile dikey, katlamalı ve panel perde sistemleri yer alıyor. Permisan aynı zamanda Verosol, Kvadrat, Serge Ferrari, Mermet, Copaco, Svensson, Becker ve Somfy gibi uluslararası markaların distribütörlüğünü yürütüyor.</p><p><strong>New York`taki Türk Evi`nde de kullanıldı</strong></p><p>Permisan`ın büyümesinde büyük ölçekli kurumsal projeler önemli rol oynuyor. Şenel`in verdiği bilgiye göre şirketin teknolojik perde sistemleri İstanbul Finans Merkezi, İstanbul Havalimanı ve New York`taki Türk Evi`nde kullanıldı. Şirketin referansları arasında Kuveyt Türk, Albaraka Türk, QNB Finansbank, Türkiye Finans, Azerbaycan Merkez Bankası, Hilton Bakü, Hilton Taşkent, Conrad İstanbul Bosphorus, Wyndham Grand Levent, Kanyon, Turkcell, Trendyol, Abdi İbrahim Holding ve Vakko Genel Müdürlük binaları da bulunuyor. Permisan, Şikago fabrikasını büyüterek Türkiye`den ihracatın yeniden yükselişe geçtiği ABD pazarında daha güçlü bir konuma ulaşmayı, buradaki üretim üssü üzerinden Kanada`daki büyümesini de hızlandırmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/57d3f72e-0178-4161-8b38-c2ab99587745-fe.jpg" type="image/jpeg"/></item><item><title>Ekonomistlerin enflasyon tahmini belli oldu</title><link>https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ekonomistlerin-enflasyon-tahmini-belli-oldu</link><description><![CDATA[AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) ağustosta yüzde 1,86 artacağını tahmin ediyor.]]></description><guid isPermaLink="true">https://www.capital.com.tr/haberler/tum-haberler/ekonomistlerin-enflasyon-tahmini-belli-oldu</guid><pubDate>2026-08-31T03:43:07+03:00</pubDate><content:encoded><![CDATA[<p>AA Finans&amp;#39;ın Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 3 Eylül Perşembe günü açıklanacak ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketi, 20 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.</p><p>Ankete katılan ekonomistlerin ağustosta aylık enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 1,86 oldu. Ekonomistlerin ağustos ayı için enflasyon beklentileri yüzde 1,25 ile yüzde 2,10 arasında yer aldı.</p><p>Ekonomistlerin ağustos ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre (yüzde 1,86) temmuzda yüzde 31,75 olan yıllık enflasyonun ağustosta yüzde 31,52&amp;#39;ye gerilemesi bekleniyor.</p><p>Öte yandan, ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 29,49 oldu. Tüketici Fiyat Endeksi, temmuz ayında yüzde 1,78 artış göstermişti.</p>]]></content:encoded><media:content url="https://i.capital.com.tr/capital/5ffe2967-a543-4cba-bf29-65bc01869742-fg.jpg" type="image/jpeg"/></item></channel></rss>