2011 rekor yılı oldu

Hasan Süel, Türkiye ve dünyada telekomünikasyon sektöründe yükselen trendleri ve şirket olarak bu yönde aldıkları aksiyonları anlatıyor

1.02.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
2011 rekor yılı oldu


Dünyada sektörünüzde ne gibi yeni trendler görülüyor? Öne çıkan yeni teknolojiler neler oluyor?
Tüm dünyada sesten veriye doğru bir geçiş sürecine tanıklık ediyoruz. Araştırmalar, sadece birkaç yıl içinde mobil teknolojilerle internete bağlananların, PC üzerinden internete bağlananların sayısını geçeceğini gösteriyor. İnternet teknolojileri ve mobil iletişimin sunduğu olanaklar iç içe geçerek yeni fırsat alanları yaratıyor. Bu da yeni bir toplumsal hayat, yeni iş yapma biçimleri, yeni fırsatlar ve tehditler doğurarak bireylerin ve kurumların yaşamını kökten değiştiriyor. Biz de bu bağlamda 2012'ye belirli trendlerin yön vereceğine inanıyoruz. Sektörün yeni normalinin ses yerine veri olacağı ve internetin çok daha mobilize hale geleceği bu dönemde, bireyler ve kurumlar için en birincil öncelik, birbirleriyle iletişim halinde kalmak olacak. Bu 'sürekli bağlantıda olma halini' tetikleyen en önemli unsurlardan biri de sosyal medya platformları. 2012'de sosyal medyanın tüm markaların pazarlama ve iletişim stratejilerinin merkezine yerleşeceğini ve günlük hayatımızın parçası haline geleceğini düşünüyoruz. Mobil iletişimin yarattığı olanaklarla sosyal medya platformları artık PC'lerden bağımsız olarak cebimize giriyor. Mobil teknolojilerin sosyal medya ile bu entegrasyonu, bilgiye erişimde zaman ve mekan sınırlarını kaldırarak, dijital devrimin toplum hayatı üzerindeki etkilerini çok daha yoğun hale getiriyor.

Peki Vodafone Türkiye bu trendler doğrultusunda neler yapıyor?
Biz de bu ortamda, mobil iletişim teknolojileri anlamında sahip olduğumuz tüm birikimi, müşterilerimizin sosyal medya platformları üzerindeki deneyimlerine değer katmak üzere kullanıyor olacağız. 2012'de bir diğer trend de bulut bilişim teknolojileri. Veri saklamayı ve bilgiye dönüştürmeyi pratik hale getiren bulut bilişim teknolojileri, şirketlere iş hedeflerine ulaşma ve iş yapma süreçlerini kolaylaştırma anlamında fırsatlar sunuyor. Bulut bilişim teknolojileri aracılığıyla hepimiz sürekli birbirimize bağlı kalabilecek; müzik, film ve belge paylaşabileceğiz. Bulut bilişimin gelişmesiyle, 'nesnelerin interneti' diye tabir ettiğimiz makineler arası iletişim (M2M) kavramı da giderek artan oranda gündelik hayatlarımıza nüfuz edecek. 2010'da 80.5 milyon M2M bağlantısı bulunurken, 2014 yılında bu rakamın 430 milyona ulaşacağı ve yıllık yüzde 66 oranında büyüyeceği öngörülüyor. Maliyetleri düşüren, iş yapma süreçlerine esneklik kazandıran bulut bilişim, 2012'de önemli odak olacak. Bu teknolojik dönüşüm sürecinin Türkiye için en önemli dönüm noktalarından birinin 3G... Araştırmalar, 3G teknolojilerinde penetrasyon anlamında ciddi mesafe kat edildiğini ortaya koyuyor. Türkiye'de 2010'un son çeyreğinde 19,4 milyon olan 3G abone sayısı, 2011 yılının Eylül ayı itibarıyla 28,6 milyona ulaştı. Aynı şekilde araştırmalar, Türkiye'de akıllı telefon sahipliği oranının giderek yükseldiğini ortaya koyuyor. Öyle ki 2011'in ilk 9 ayında 2,5 milyon akıllı telefon satıldığını ve bunun tüm cihazların yüzde 24'ünü oluşturduğunu görüyoruz. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 83'lük büyümeye işaret ediyor. Özellikle bulut tabanlı aplikasyonlar ile tabletlerin işlev ve içeriklerinin birleşmesiyle, 2012 yılında özellikle wifi+3G'li tablet pazarında ciddi gelişmeler bekliyoruz.

Bu mobil teknolojilerde etkin rol almak için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Biz de hayatımızı yeniden şekillendiren mobil teknolojilerin liderlerinden biri olarak, Vodafone Grubu'nun bu konudaki tecrübesini Türkiye'ye aktarmaya odaklanıyoruz. Eğitim başta olmak üzere pek çok farklı alanda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar ve sağladığımız katkılarla Türkiye'nin dijital dönüşümüne katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu noktada Fatih Projesi'ne değinmek istiyorum. Fatih Projesi'nin, Türkiye'deki eğitim kurumlarında bilgi ve iletişim teknolojisi altyapısının iyileştirilmesi ve bilişim teknolojileri destekli öğretim programlarının eğitim sisteminde yerleşik olarak kullanılması adına çok değerli bir proje olduğuna inanıyoruz. Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşmesi sürecinin ivme kazanması adına büyük öneme sahip olduğuna inandığımız bu projeyi, Vodafone Türkiye olarak tüm olanaklarımızla destekliyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz