Gelir uçurumunu ters inovasyonla halledebiliriz

Prof. Vijay Govindarajan'la 7. Vizyon Semineri’nin konuğu olarak geldiği İstanbul'da buluştuk. Kendisi sorularımızı şöyle yanıtladı.

1 AĞUSTOS, 20130
Paylaş Tweet Paylaş
Gelir uçurumunu ters inovasyonla halledebiliriz

Çünkü tarım, diğer yerlerin aksine Hindistan’da daha küçük alanlarda yapılıyor. John Deere daha sonra ürettiği bu traktörleri dünyanın diğer bölgelerinde de satışa sundu. Ters inovasyon bence tüm endüstrilerde gerçekleşecek bir olgu, şu anda sadece başlangıcı yaşıyoruz. O yüzden size tonlarca örnek veremiyorum.

Çok uluslu şirketler ters inovasyonun ilkeleriyle uyumlu hareket edebilmek için nasıl bir organizasyon yapısı kurmalı?
Hatırlanması gereken en önemli nokta şu: Ters inovasyon, ABD’de oturup durmakla olmaz. Bu yüzden Coca-Cola veya Nike, Türkiye için üretim yapmak istiyorsa kaynaklarını ve karar verme mekanizmalarını oraya kaydırmak zorunda. En önemli prensip, şirketlerin ağırlık noktasını oldukları yerden bu gelişmekte olan ülkelere transfer etmeleri.

Ters inovasyon gelişmekte olan pazarları nasıl etkileyecek?
Bence gelişmekte olan pazarları çok olumlu etkileyecek. Çünkü bugün dünyada olağanüstü bir adaletsizlik var ve özellikle sosyal adaletsizlik gelişmekte olan ekonomilerde çok uç noktada. Örneğin Hindistan milyarderler sıralamasında 4’üncü en büyük ülke. Aynı Hindistan’da 800 milyon insan, bugün günde 1 dolar ya da daha azıyla geçiniyor. Yani ülkede 800 milyon insanın kazandığının toplamından daha fazla kazanan bazı insanlar var. Bu vahşi bir adaletsizlik. Yoksul ve zengin arasındaki bu gelir uçurumunu ters inovasyonla halledebiliriz.

Gelecekte daha çok gelişmekte olan ülkelerdeki yerel pazarlarda mı yoksa batıdaki çokuluslu şirketlerde mi ters inovasyon göreceğiz? İnovasyonun trendi ne yönde olacak?
Bence ikisi de aynı fırsata sahip. Türkiye’deki yerli bir şirketin en önemli avantajı, yerel pazarı ve yerli müşteriyi çok iyi bilmesidir. Çokuluslu bir şirketin böyle bir bilgisi yoktur. Çokuluslu şirketlerin global kaynakları vardır. Yerli şirket ile çokuluslu arasında kurulacak ortaklıklarla olası problemlerin üstesinden gelinebilir.

Şirketlerin ters inovasyon yolunda odaklanması gereken hususlar veya karşılaşacakları zorluklar neler?
Bence karşılaşabilecekleri en büyük zorluk, daha önceki iş yapma şekillerini unutmak zorunda olmaları. Şimdiye dek ticareti zengin ülkelerde zengin tüketiciler için yaptık. O yüzden ürün ve hizmetleri, bu zengin
müşteriyi akılda tutarak ürettik veya servis ettik. Fakir ülkelerde bu işe başlarken tüm bunları unutmanız gerekiyor. Çünkü 50 bin dolarlık bir ürünle başlayıp onu 500 dolarlık bir ürün haline getiremezsiniz. Temiz bir sayfa açıp insanlara en baştan sizin için bir şey ürettik demeniz lazım. Asıl zorluk burada.

Coğrafi olarak hangi pazarlar ters inovasyon için en iyi koşulları sağlıyor?
Bugün Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan pazarlar, ters inovasyon için ideal. Diğer adaylar tabii ki Hindistan, Çin, Güney Afrika, Rusya, Meksika, Güney Kore, Endonezya ve Vietnam. Nüfusun büyük olduğu, altyapının yeterince geliştiği, yeterince satın alma gücünün olduğu ülkelerde ters inovasyon anlamlı hale geliyor.

Kitabınız özellikle gelişmiş ülkelerdeki çokuluslu şirketlerin liderlerini hedefliyor. Peki gelişmekte olan ülkelerdeki şirketlerin liderlerine tavsiyeleriniz neler?
Gelişmekte olan ülkeler, ters inovasyonu gerçekleştirmek için çok uygun. Çünkü onlar, yerli müşteriyi anlıyor. Benim buralardaki şirketlerin liderlerine tavsiyem, bunun çok büyük bir fırsat olduğunu fark etmeleri. Ayağa kalkmalı ve bunu yapmalısınız. Çokuluslu şirketler üzerinde araştırma yaptığım için kitap böyle yazıldı. Ama oradaki her şey gelişmekte olan ülkelerdeki şirketlere uygulanabilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.