Capital'e abone olun.
"GLOBAL İNOVASYONU TÜRKİYE'YE GETİRECEĞİZ"

"Global inovasyonu Türkiye'ye getireceğiz"

Goossens ile Unilever’in Türkiye planlarını ve hızlı tüketim sektörünün geleceğini konuştuk...

Son Güncelleme: 09.02.2017

Aslı Sözbilir
asozbilir@capital.com.tr

Hızlı tüketim sektöründe dünya devlerinden biri olan Unilever’in 2017 Türkiye planları yine büyüme üzerine. Şirket Konya’da kuracağı tedarik köyü ile Unilever’in şu anda dünyadaki en büyük yatırımını gerçekleştiriyor. Yaklaşık 3 aydır Unilever Türkiye’nin yönetim kurulu başkanlığı koltuğunda oturan HARM GOOSSENS, “2017 planlarımızda büyüme çok ciddi bir yer tutuyor. 2017’de markalarımıza, kategorilerimize, çalışanlarımıza ve fabrikalarımıza yatırım yapmaya devam edeceğiz” diyor. Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri Araştırması’nda Unilever Türkiye’nin 3’üncü sıraya yükselmesini ise sahip oldukları yeteneklere, sürdürülebilirlik programına, Türkiye’ye yaptıkları yatırımlara ve insanlara yetki ve sorumluluk vermelerine bağlıyor.

UNILEVER TÜRKİYE, 2009’DA EN BEĞENİLENLER listesinde 7’nci iken, 2014 ve 2015 yılında 4’üncü sıraya yerleşti. 2016’da ise 3’üncülüğe yükseldi. Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran’ın çiçeği burnunda yönetim kurulu başkanı Harm Goossens, bu başarıyı en temelde çalışan sadakatinin bir sonucu olarak görüyor. Bundan 3 ay öncesine kadar Unilever’in Orta ve Doğu Avrupa operasyonlarından sorumlu olan Goossens,“Şimdiye dek bu denli şirkete bağlı ve şirketle bağlı bir çalışan topluluğu daha önce görmemiştim” diyor. Goossens, Unilever Türkiye’nin ekoloji kriterinde “en beğenilen” seçilmesini ise “müşterilerini önceliklendiren sürdürülebilirlik anlayışı”na bağlıyor. Esprili bir dille “Sadece şampuan ve çorba satarken bu biraz büyük bir hedefmiş gibi gelebilir ama gerçekten büyük bir etkimiz var” diyor. Ve bir amacı olan markalarının daha çok sattığını söylüyor: “Satışlarımızın yüzde 60’ı sürdürülebilir yaşam ürünlerimizden geliyor. Sürdürülebilirlik sadece daha fazla masraf diyenler yanılıyor. Sürdürülebilirlik şirketimizin tam kalbinde ve işe yarıyor.” Türkiye’nin 2016 yazında geçirdiği travmaya rağmen 2017’den çok umutlu; “Diğer ülkelerdeki tecrübelerimin aksine burada birçok kanalda, kategoride ve üründe büyüme potansiyeli olduğunu görüyorum. Ne kadar şanslı oluğunuzdan ve ne kadar büyüme potansiyeline sahip olduğunuzdan bence haberiniz yok” diyor. “Planlarımız büyüme üzerine” diyen Goossens ile Unilever’in Türkiye planlarını ve hızlı tüketim sektörünün geleceğini konuştuk:
* Unilever Türkiye’nin son 7 yılda En Beğenilenler listesinde 7’ncilikten 3’üncülüğe tırmandığı görülüyor. Sizce yıllar içerisindeki bu yükselişin belli başlı nedenleri nedir?
 Son 3 aylık deneyimimle görebildiğim kadarıyla bunun nedenleri yeteneklerimiz, sürdürülebilirlik programımız ve ülkeye yaptığımız yatırımlar. Biliyorsunuz, sadece 3 aydır buradayım ama Unilever Türkiye hakkında inanılmaz iyi şeyler duydum ve aslına bakarsanız çalışanlarımız gerçekten de muhteşem. Yani insan kaynakları kalitemiz çok iyi ama bence daha da önemlisi şirkete olan derin bağlılıkları. Unilever’den, ait oldukları takımdan, arkadaşlarından hep çok pozitif bahsediyorlar. Bence asıl önemli olan bu… Bu kadar şirkete bağlı ve şirketle bağlı bir çalışan topluluğu daha önce görmemiştim. Neden 3’üncü sıraya çıktığımızın cevabı bence bu. Diğer sebep de elbette sürdürülebilirlik. Sizin de muhtemelen bildiğiniz üzere 2010’dan beri bir Unilever Sürdürülebilirlik Programı’mız var ve bu da sürdürülebilirliğin şirketimizin tamamen kalbinde olduğu anlamına geliyor. Son sebep de Türkiye’de hem markamıza hem de fabrikalarımıza yapmakta olduğumuz büyük yatırım. 100 yıldır bu ülkedeyiz ve 100 yıl daha kalmaya kararlıyız ve çalışanlarımıza, sürdürülebilirliğimize, markamıza, fabrikalarımıza yatırım yapmaya devam edeceğiz.
* Son yıllarda size bu başarıyı getiren en fazla öne çıkan 3 özelliğinizi sayar mısınız?
 Bahsettiğimiz 3 şey aslında yetenek, sürdürülebilirlik ve yatırım. Buna eklenebilecek bir şey de insanlara yetki ve sorumluluk verilmesi. Benden önceki bu işi yapan arkadaşım Mehmet Altınok çalışanların kendilerini yetkin hissetmesi konusunda çok çaba göstermiş. Çalışanlar karar alma yetisine sahip hissediyor ve şirketin kendilerini ilgilendiren bölümlerini sahipleniyor. Sadece yönetim kurulu seviyesinde değil, şirketin her kademesinde bu böyle. Burada bulunduğum 3 ayda 800’den fazla kişiyle konuştum ve birçok genç meslektaşımdan “Unilever’de çalışmak süper çünkü burada karar alma yetkim var. İlk günden itibaren kendimi sorumluluk sahibi hissediyorum” lafını duydum. Elbette insanların performansını kontrol ediyoruz ama öte yandan gerçekten kendilerini karar alabilecek yetkinlikte hissediyorlar. Benim gördüğüm kadarıyla da çalışanlarımız bunu çok seviyor. İşe kararlar alabilmek ve ciddiye alınmak için de geliyorlar. Bu başarımızın çok önemli nedenlerinden biri.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler: unilever harm goossens

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER