"Sağlık turizmini tekrar güçlendirmeliyiz"

DEİK Sağlık Komisyonu Üyesi Dr. Servet Terziler, 20 Mayıs’ta kapıların açılmasıyla Türkiye’nin en önemli döviz girdilerinden biri olan sağlık turizminin şimdiki durumunu değerlendirdi.

22.06.2020 11:57:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Sağlık turizmini tekrar güçlendirmeliyiz"

20 Mayıs’tan bu yana 1 aylık bir sürecin tamamlanmasına rağmen ülkelerin halen temkinli, tedirgin ve şaşkın olduğunu belirten Dr. Servet Terziler, son 10 gündür İstanbul’a tek tük de olsa hasta gelmeye başladığını söyledi.

POTANSİYELİMİZ ÇOK YÜKSEK

Sözlerine Türkiye’deki Covid-19 sürecinin değerlendirmesiyle devam eden Dr. Servet Terziler, “Covid-19 döneminde dünyada bu süreci doğru bir şekilde yöneten ülkelerin başında Türkiye yer alıyor. Sağlıkta Türkiye’nin alt yapısının ne kadar güçlü, krize hazır, insanlara hizmet etme noktasında ne kadar istekli olduğunu gördük. Bu süreçte halkımızla kenetlenen bir Sağlık Bakanımız oldu. Şu anda Türkiye’nin gelişimi dünyada imrenilecek noktaya geldi. Türkiye kısa sürede dünyanın sağlık üssü olacak. 2021-2022 yıllarında ekonomik olarak da sosyal olarak da yükselen bir yapı olacağız. Ciro olarak ise şu anda milyarlarca dolarlık ciro bekliyorum. Şu anda sadece saç ekimde bile 1-1.5 milyar dolarları bulduk. Genel sağlık hizmetinde kanser, böbrek nakli gibi büyük operasyonlar yer alıyor. Devletler arasındaki anlaşmalarla Türkiye’de sigortanın geçeceği bir sisteme kavuşulması durumunda Türkiye’nin milyarlarca dolar ciro yapacağını düşünüyorum. Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılındaki 20 milyar dolarlık hedefine ulaşılması içten bile değil.” dedi.

BEKLENTİNİN ALTINDA BİR SEYİR VAR

Virüsün küresel anlamda büyük bir paniğe ve ani ölümlere yol açtığını vurgulayan Terziler, “Sağlık turizmi Türkiye’nin en önemli döviz girdilerinden biri. Mayıs’ın sonuna doğru kapılar açıldı. Ancak bu kapılar insanların zaruri dolaşımları için açıldı. Saç ekim ve estetik cerrahi için hiçbir ülkede güvenle gidin gibi bir açıklama olmadı. Mart’ın ortasına kadar günde ortalama 1.500, 2.000 hasta kabul ederken şu anda beklentimizin altında bir seyir var ve sadece Türkiye’ye değil Avrupa’ya da 2. dalganın gelmemesi lazım. Çünkü bu yine tüm dünyayı ilgilendiren bir tablo olduğu için 2020 yılını saç ekimi ve estetik cerrahide ilk çeyrek hariç bir kayıp yılı olarak görüyorum. Ama yine de yılın ikinci yarısında oturup karalar bağlamadan, bu süreci en az zararla atlatmanın gayreti içerisinde olmalıyız. Tedbirimizi alıp yılın ikinci yarısında sosyal hayatın ve ekonomik göstergelerin normale dönmesi için çalışmalıyız. Ve sadece Covid-19 sonrası toparlanma için değil 2020’li yıllarda dünyanın sağlığına katma değer katan ülke olarak tarihe geçmek için devlet ve özel sektör el ele vererek yola devam etmeliyiz.” diye belirtti.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz