Bankacılıkta aktif karlılık, yüzde 1 ile alarm veriyor

Özellikle kamu bankalarında bu yılın ilk yarısında kâr erozyonu var. 2017 sonunda yüzde 2,04 olan aktif kârlılık, 2021 ilk yarısında yıllıklandırılmış olarak yüzde 1 ile alarm veriyor.

28.10.2021 12:48:000
Paylaş Tweet Paylaş
Bankacılıkta aktif karlılık, yüzde 1 ile alarm veriyor

2017’den beri bankacılıkta aktif kârlılık düşüyor. 2017 sonunda yüzde 2,04 olan aktif kârlılık, 2020’de yüzde 1,41 olarak gerçekleşti. 2021 ilk yarısında da yıllıklandırılmış haliyle yüzde 1 ile alarm veriyor. Özellikle kamu bankalarında bu yılın ilk yarısında kâr erozyonu var. Kamu oyuncularının bu yılı, 2020’nın altında kârlılıkla kapatacağı görüşü hakim. Sektörün sağlıklı büyümesi için ana göstergelerden aktif kârlılığın, bu yıl sonunda, hatta 2022’de de toparlanması zor görünüyor.

Elçin Cirik

ecirik@capital.com.tr

Capital Eylül 2021 sayısından

Bankacılık, 2020 sonunda yıllık yüzde 20 artışla 60 milyar TL kâr yazdı. Bu yılın ilk 6 ayındaysa sektörün net dönem kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,6 artarak 34 milyar TL oldu. Pandemi etkisiyle olağan dışı bir yılı geride bırakan sektörde, 2021’de kâr tarafında baskı sürüyor. Bunu global olarak takip edilen en önemli göstergelerden olan aktif kârlılık rakamlarından okumak mümkün. Bankaların mevcut varlıklarıyla ne kadar kâr üretebildiğini ve varlıklarını ne kadar etkin kullandığını gösteren aktif kârlılık oranı, sektörde 2017 yılından beri düşüş trendinde. 2017 sonunda yüzde 2,04 olan aktif kârlılık, 2018 yılında yüzde 1,77 ve 2019’da daha keskin bir düşüşle yüzde 1,44’e geriledi. 2020 yılında da bu trend düzelmedi ve yüzde 1,41 olarak gerçekleşti. 2020’nin son çeyreğinde artan faiz oranları ve makroekonomik belirsizliklerin sonucu olarak bu yılın ilk 6 ayında da aynı görünüm devam ediyor. Yılın ilk yarısında, BDDK’nın Türk Bankacılık Sektörü Temel Göstergeleri raporuna göre sektörde aktif kârlılık yüzde 0,63. 2020 yılı ilk yarısında bu oran, yüzde 0,79’du. Bankacılık danışmanları, aktif kârlılığın yıllıklandırılmış haliyle bugün yüzde 1 seviyesinde olduğunu açıklıyor.

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali, 2015 yılında genel müdürlük görevindeyken “Yüzde 2’nin altındaki aktif kârlılığı ve yüzde 15’in altındaki özkaynak kârlılığı bankacılık sistemini taşımaz. Bu, bankaların kâr edip etmeme tartışması değil, bankaların işlevini görüp göremeyeceği tartışması. Kredi verme imkanımız azalıyor” demişti. Bankacılık danışmanı Mehmet Erten de aktif kârlılıkta 1,5-2 bandının iyi oranlar olduğunu belirterek “Oran 1’e doğru gittikçe iş, sermayedar açısından zorlaşıyor” yorumunu yapıyor.

NEDEN DÜŞÜYOR?

Aktif kârlılığın 2018-2020 arasındaki düşüşünün çok net nedenleri var. HSBC Türkiye Genel Müdürü Selim Kervancı, nedenleri şöyle açıklıyor: “Birincisi, sektörün kredi karşılıklarını IFRS-9 modellerine göre belirlemeye başlaması ve bunun önemli bir yük getirmesi. İkincisi, 2018’de piyasalardaki ekonomik dalgalanmanın kredi karşılıkları üzerinde artış baskısı yaratması. Son olarak 2018’de başlayan ve COVID-19 etkisiyle süren ekonomik dalgalanmanın net faiz marjlarında yarattığı olumsuz etkinin kârlılıklara yansıması.” Deloitte Türkiye Ortağı ve Finansal Hizmetler Endüstrisi Lideri Yaman Polat, daralan kâr marjını ve takipteki kredi artışını, burada ana faktörler olarak sıralıyor. Her yılın kendi içinde bir neden barındırdığını aktaran Bain&Company Türkiye Finansal Kurumlar Lideri Emre Demircan’a göre 2018’deki kur kriziyle etkisini artıran ekonomik dalgalanmayla sıkı para politikasına geçilmesi net faiz marjlarında ani daralmaya neden oldu, kârlılığı negatif yönde etkiledi. Demircan, “2019’da da kısa vadeli mevduatların artış hızı, uzun vadeli mevduatların artış hızından yüzde 30 daha fazla oldu. Kredilerde ise uzun vadeli kredilerin büyüme oranı daha hızlıydı. Oluşan kredi/ mevduat vade uyumsuzluğu makası daha da açıldı ve aktif kârlılıkta baskı arttı” şeklinde konuşuyor. “Son dönemde fonlama maliyetleri ve dolayısıyla mevduat faizleri çok hızlı arttı. Böylece faiz marjı ve aktif kârlılığı daraldı” diyen Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç de oluşan 0,50- 0,60 puan düşüşün yüksek olduğunu vurguluyor. Dinç, “Bu noktada operasyonel verimliliğe dikkat edilmeye başlandı. Banka yöneticileri fonlama kaynaklarını dağıtmaya özen gösteriyor, mevduat dışı kaynaklara giderek ya da vadesiz mevduatı artırarak faiz marjını kompanse etmeye bakılıyor. Ayrıca aktif kalitesi iyi yönetilerek ayrılan provizyonlarda iyileşme olması bekleniyor” diyor.

PANDEMİ ZORLUYOR

Gerçekten de pandemi koşulları, zaten baskı altındaki kârlılığı bu yıl daha da zorluyor. Sektörün aktif kârlılığında bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,32, ikinci yarı sonucundaysa yüzde 0,63 oranına ulaşıldı. Yaman Polat, bu yılki tabloyu, “Reel sektörün kredi geri ödeme kabiliyetinde önemli bir artış gözlemlememize rağmen, yeni kullandırılan kredilerin yüksek oranlarla fiyatlanamaması düşüşün sebebi” şeklinde özetliyor. Nurol Bank Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Akkurt, bu yılki gerilemede ana faktörü pandemi şartları ve geçtiğimiz yıl bunu aşmak için başta kamu bankaları olmak üzere tüm sektörde ekonomiyi canlandırmak için düşük faizli uzun vadeli krediler kullandırılması olarak görüyor. “O günün şartlarında tıkanan ekonomi ve tüketim başka türlü açılamadığı için bu yöntem uygulandı” diyor. Bankacılık danışmanı Alp Aksudoğan da Akkurt ile benzer fikirde: “Geçen yıl dağıtılan kredilerin sonucu bu... Kurumsal kredilerle yüzde 7-7,5 faizle verilen 36-48 aylık kredilerin fonlaması, şu anda yüzde 20 faizle yapılıyor. Bireyselde yüzde 10-12 faiz bandında verilen kredilerde de durum aynı” şeklinde konuşuyor. Bu durum, sektörün 2020 ilk yarısında 107,7 milyar TL yazdığı net faiz gelirinin, 2021 ilk yarısında bilanço büyümesine rağmen 93,7 milyar TL düzeyine gerilemesinden de rahatça okunuyor. Ayrıca 2017-2020 arası bankalar tarafından ayrılan karşılıklar 4 katına çıktı. Pandemide teşvik ve yeniden yapılandırmalarla şirketlere nefes aldırıldığını hatırlatan Emre Demircan, pandemi sonrasında bu firmaların kredi ödeme performansları ve buradan bankalara yansıyacak aktif kalitesiyle ilgili beklentilerde soru işaretleri olduğuna değiniyor. “Pandemi çıkışı yeniden yapılandırmaların geri ödemelerinin gerçekleştirip gerçekleştirilemeyeceği olasılığı, sektörde olumsuz baskı yaratabilir” diyor.

AYRIŞMA VAR!

Bu yıl aktif kârlılıkta, Temel Göstergeler Raporu’nda banka segmentlerine göre dağılımında çok önemli bir detay öne çıkıyor. Sektörde krediler ve mevduatta büyüme artışı yaşanırken, kâr tarafında banka segmentleri arasında belirgin bir ayrışma mevcut. Bu yılın ilk yarısında, 2020 Haziran sonuna göre yerli özel bankalar kâr oranlarını koruyor ve yabancı sermayeli bankalarda 0,12 puan artış yaşanıyorken kamu tarafında erime göze çarpıyor. Öyle ki kamu bankaları, 2020 yarısında yüzde 0,76 aktif kârlılığa sahipken bu yılın ilk yarısında bu kalem yüzde 50’yi geçen düşüşle yüzde 0,31’e indi. HSBC Türkiye Genel Müdürü Selim Kervancı, sektörün tümü için aktif kârlılıkta böyle bir düşüş görmenin ana sebebini de kamu bankalarının kârlılıklarının geçen yıla göre çok düşük gerçekleşmesi olarak açıklıyor. “2020 yılında pandeminin ekonomik etkileriyle mücadele kapsamında alınan aksiyonlar nedeniyle bankaların kârlılıklarında önemli düşüş gerçekleşti. Bununla birlikte özel bankalar tarafına baktığımızda aktif kârlılıkların hemen hemen aynı kaldığı görülüyor” yorumunu yapıyor. 2017-2020 sonları arasında aktif kârlılıkları yaklaşık 1 puan eriyen kamu bankaları için Deloitte Türkiye Ortağı ve Finansal Hizmetler Endüstrisi Lideri Yaman Polat, şu yorumu yapıyor: “Kamu bankalarının sektörden ayrışmasının nedeni, bu oyunculara pandemide reel sektörü düşük faizli kredilerle destekleme görevi verilmesi. Bu sübvansiyon nedeniyle kamu bankalarının özkaynaklarının da zayıfladığını görüyoruz. Bu nedenle tahminim yılın ikinci çeyreğinde kamu bankaları da sektöre paralel hareket etmeye başlayacak. Eski kârlılık oranlarına yakın zamanda ulaşılabileceğini beklemiyorum.”

UMUTLAR 2022’YE

Peki sektör, bu yıl sonu aktif kârlılığı nasıl kapatacak? 2022’de yeniden ideal oranlar olarak değerlendirilen 1,5 üstüne dönülebilecek mi? Danışmanlar, bu yıl sonunda geçen yıldan daha kötü bir tablo bekliyor. Alp Aksudoğan, bu yılın 2020 verisinin yani 1,4’ün altında oranlarla kapanacağını düşünüyor. Ziya Akkurt, bu yıl sonunda daha temkinli bir tahminle aktif kârlılıkta 0,40’ın üzerinde bir oran görebileceğimizi söylüyor. Deloitte Türkiye Ortağı ve Finansal Hizmetler Endüstrisi Lideri Yaman Polat, gelecek öngörüsünü “Tüm tahmin yapan kurumlar, Türkiye’nin 2021 yılını minimum yüzde 5-6 bandında büyümeyle tamamlayacağını öngörüyor. Bu büyümenin sonucu olarak takipteki kredilerde en azından yatay bir seyir, kredi hacminde artış ve dolaylı olarak kârlılığın artmasını öngörüyorum. 2022 başından itibaren de toparlanma trendine girilebileceğini düşünüyorum” sözleriyle özetliyor. “Önümüzdeki yıllar öngörülen makroekonomik projeksiyonlar ve finansal istikrarla kârlılığın iyileşeceğine inanıyoruz” diyen Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, fonlama maliyetleri düşerse bu yıl aktif kârlılıkta toparlanma başlayacağını, aynı şekilde kredi talebinin artmasıyla bankaların yakaladıkları hacimle faiz gelirlerini yükselterek bu kalemde iyileşme göreceklerini belirtiyor. “Ayrıca işlem adetleri arttıkça bankaların ücret ve komisyon gelirleri artacak, bu da aktif kârlılığı pozitif etkileyecek. Ayrılan serbest karşılıklarda da kötü beklentiler gerçekleşmezse, hayat normale döndüğünde ayrılanlar bilançolarda terse çevrilecek, bu da ciddi düzeltme getirir” diyor. Yine de 2-3 yıllık sürede kamu bankalarında iyileşme, zor görünüyor. Ziya Akkurt, kamu bankalarının tekrar yüksek aktif kârlılığa dönebilmesinin ancak mevcut düşük faizli kredilerin bilançolarda ağırlığının azalmasıyla olabileceğine değiniyor. Yerli özel bankalar ve yabancı bankalar için ise Alp Aksudoğan bu yılın, 2020’ye paralel bitmesini bekliyor. “Sermaye maliyetlerinin çok az altında, mevcut sermayelerini koruyacak kârlılık yakalayanlar başarılı kabul edilecek” diyor.

UZUN VADEDE RİSKLİ

Ancak mevcut tablo, sektör için maalesef sürdürülebilir değil. Bankacılık danışmanı Alp Aksudoğan, bugünkü oranları en başta sermaye yeterliliği ve sermayenin korunabilmesi adına riskli görüyor. Bankacılık duayeni Mehmet Erten, bu ortam nedeniyle sektöre son dönemde yeni oyuncu girişinin olmadığını hatırlatarak, “Yabancı sermayedar açısından özkaynaklar, dolar bazında 2020 sonuna göre bu yılın ilk 6 ayında yüzde 10 eridi. Bu ortamda tekrar sermaye verme hevesleri olmayacaktır” sözlerini ekliyor. Deloitte Türkiye Ortağı ve Finansal Hizmetler Endüstrisi Lideri Yaman Polat da düşük kârlılığın uzun sürmesinin özkaynaklar ve sermaye yeterliliği açısından sürdürülebilir bir ortam oluşturmadığının altını çiziyor. Polat’a göre bu şekilde devam etmesi durumunda orta vadede sektörde konsolidasyon beklenebilir. Nurol Bank Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Akkurt da farklı bir bakış açısıyla önemli başka bir noktaya değiniyor: “Bu ortamda bankaların kredi portföylerinde, aktif kalitelerinde ve dolayısıyla kârlılıklarında sorun var demektir. Bu da bankaların en nihayetinde kredi verme, temettü sağlama kapasitelerini olumsuz etkiler. Bunların borsa endeksi üzerindeki olumsuz baskısını, yabancı sermaye portföy yatırımlarını da unutmamak gerekiyor.” Başkent Üniversitesi Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şenol Babuşçu da Akkurt ile benzer fikirde. “Kârlılık banka özkaynaklarını destekleyen en önemli kalemlerden, bankanın hareket alanının rahat olması özkaynak seviyesiyle çok yakından alakalı. Özkaynakları destekleyen kalem niteliğindeki kârlılıkta sağlıklı seviyelerin yakalanması, bankaların sağlığı ve ekonomi için fonksiyonlarını yerine getirebilmeleriyle ilgili” diyor.

“2022’DE DE DÜZELME ZOR”

PROF. DR. ŞENOL BABUŞÇU BAŞKENT ÜNİ. FİNANS VE BANKACILIK BÖLÜM BAŞKANI

“SIKINTI VAR” 2018’den itibaren finansal piyasalarda sıkıntı var. Bir de buna pandemi ilave oldu, çok sayıda işletme kapandı ve bir kısmı faaliyetlerini azalttı. Geliri azalan gerçek ve tüzel kişilerin harcamaları düştü. Daha önce verilen kredilerin geri dönüşünde sorun yaşanmaya başlandı. Bu da bankaların kârlılığına yansıdı. 2020’de kamu bankalarınca verilen düşük faizli kredilerin fonlama maliyeti, piyasadaki faiz artışına paralel yükseldi. Böylece yüksek maliyetli fonla düşük getirili krediler fonlandığından net faiz gelirlerinde ciddi gerilemeler görüldü. 2021 özelinde kârlılığa ilişkin gerilemelerin temelinde, pandeminin yarattığı finansman ihtiyacının önemli bölümünü bankaların üstlenmesi stratejisi yatıyor.

“SORUMLULUK FAZLA” 2022’de tablonun birden düzelmesini beklemek çok doğru değil. Tabii ki 2021’deki sıkıntıların bir kısmı 2022’ye yansıyacak, çözülen sorunlar ise yansımayacaktır. 2022’de bir miktar iyileşme olabilir, ancak tam iyileşme için biraz daha zamana ihtiyaç var. Çünkü gerçekten bankalara otoriteler tarafından yüklenilen sorumluluk oldukça fazla. 2021 sonu ve 2022’de özel yerli ve yabancı sermayeli bankalar açısından aktif kârlılığın seviyesini koruyacağını, kamu bankalarında ise daha düşük aktif kârlılık yakalanacağını bekliyorum.

“OLUMSUZLUKLAR ORTADAN KALKACAK”

SELİM KERVANCI HSBC TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ

BEKLENTİ 2020’de aktif kârlılığımızı, sektör ortalaması üzerinde tutmayı başardık. 2020’de salgının etkileri ve ekonomideki dalgalanmalar bankaların kârlılıklarını olumsuz etkiledi. Bununla birlikte biz ihtiyatlı risk yönetimi politikalarımızla kredi riski maliyet oranımızı sektör ortalamasının altında tutmayı başardık. Öte yandan pandeminin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla uygulanan aktif rasyosu düzenlemesiyle bilançomuzda kredilerimiz ve menkul kıymetlerimizin artmasıyla gelirlerimiz yükseldi. 2021’de hızlanan aşılanma tedbirleri sonrası güçlü toparlanmanın yılın ikinci yarısında devam edeceğini öngörüyoruz.

SENARYO Bütün zorluklara rağmen bu yıl da aktif kârlılığımızı aynı seviyede korumayı hedefliyoruz. 2021 ve 2022 yıllarında, 2018-2020 arasında yaşanan olumsuzlukların büyük ölçüde ortadan kalmasını bekliyoruz. Pandemi sonrası ekonomik toparlanmayla karşılık giderlerinin azalmasını, enflasyonda yaşanacak olası iyileşmelerle fonlama maliyetinin de azalarak net faiz marjlarını güçlendirmesini bekliyoruz. Böylelikle sektörün aktif kârlılığının daha iyi seviyelere ulaşmasını öngörüyoruz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz