"Kişisel Yatırım"

IMF, “Dünya Beklenenden İyi Büyüyor” Diyor IMF, bazı tahminlerinde Ocak ayında yaptığı değişikliklerin ardından, bütün görünümün yeniden ele alındığı 2010 yılının ilk Küresel Ekonomik Görünüm Rapo...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kişisel Yatırım

IMF, “Dünya Beklenenden İyi Büyüyor” Diyor

IMF, bazı tahminlerinde Ocak ayında yaptığı değişikliklerin ardından, bütün görünümün yeniden ele alındığı 2010 yılının ilk Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayınladı. Raporda küresel toparlanmanın beklenenden daha iyi bir seyir izlediği not edildi. Dünyanın belli kesimleri için göreceli olarak daha güçlü büyüme beklentisi oluşturulurken, Avrupa bölgesine ilişkin risklerin de altı çizildi. Rapordan çıkan önemli sonuçlar şöyle:

hedDünya Yüzde 4,2 Büyüyecek
2010 için küresel büyüme performansının 0,3 puan yukarı yönde güncellenerek yüzde 4,2 seviyesinde, ABD büyüme beklentisi ise 0,4 puan yukarı yönde güncellenerek yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Euro bölgesinin 2010 için yüzde 1 olan büyüme beklentisinin güncellenmediğini, 2011 için büyüme beklentisinin ise 0,1 puan düşürülerek yüzde 1,5 seviyesine geldiğini görüyoruz.

Türkiye Yüzde 5,2 Büyüyecek
Türkiye tahminlerine dönecek olursak, 2010 için yüzde 3,7 olan büyüme beklentisinin yüzde 5,2 seviyesine güncellendiğini görüyoruz. Buna karşın 2011 için aşağı yönlü güncelleme söz konusu (yüzde 4 seviyesinden yüzde 3,4 seviyesine). Sonuçta 2010 ve 2011 için ortalama büyüme beklentisi sadece 0,4 puan yukarı yönlü güncellenmiş durumda.

Enflasyon Da Artacak
Büyümeye paralel, enflasyonla ilgili beklentilere bakıldığında 2010 için tüketici enflasyonu tahmini yüzde 8,4 seviyesine çıkmış durumda ki bu rakam Ekim 2009 IMF raporunda yüzde 6,3 idi. Öte yandan 2011 için TÜFE rakamı da yüzde 5,5’den yüzde 6,1 seviyesine güncellendi. IMF tahminleri de MB’nin iki yıl boyunca resmi enflasyon hedeflerini tutturamayacağına işaret ediyor.

VOB

hedDow İzlenecek
Global kriz öncesindeki seviyesine 15 ay gibi kısa bir sürede geri dönmeyi başaran yurtiçi piyasalarda, yaz aylarına kadarki dönemde piyasalar “Tamam mı yoksa devam mı” diyecek. Bu sorunun cevabı ise yurtdışı piyasalarındaki seyre bağlı. Özellikle Dow’un 12.000’li seviyeleri hedef alması durumunda İMKB-100’de 60.000’i kırılmasını bekleyen Sanko Menkul Vadeli İşlemler Yetkilisi Burak Gerçek, Dow’da 11.300 seviyelerinden dönmesi durumunda ise yüzde 15-20’lik bir düzeltme olabileceğini ifade ediyor. Gerçek şunları söylüyor:

“Bu durumda haziran vadeli endeks 30 kontratlarında tarihi zirve seviyelerinden tekrardan 60.000’e kadar kademeli bir düzeltme yaşanabilir. Dolar/TL paritesinde ise vergi barışından kaynaklanan döviz bozulmalarının da etkisiyle aşağı yönlü baskı sürüyor. 8 aydır devam eden 1,56-1,43 bant aralığındaki hareket ise sürer. Dolayısıyla bu bant aralığındaki destek ve direnç bölgelerinden haziran  vadeli dolar kontratlarında pozisyon açılabilir.”

Borsa

hedGeri Çekilmeler Alım Fırsatı
İMKB yılbaşından bu yana yüzde 12 artışla gelişmekte olan ülkeler ortalamasına göre 5 puan daha iyi performans gösterdi. Global hisse piyasalarındaki toparlanmanın başladığı 9 Mart’tan bu yana ise İMKB 100 Endeksi yüzde 156 getiri ile Morgan Stanley Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi’ne göre 41 puan gibi ciddi bir fark kaydetti. Global likidite koşullarının son derece genişlemesi bu rallide önemli rol oynarken, Türkiye borsası hem mali sektörün sağlıklı ve kârlı yapısı hem de kamu maliyesinin göreceli olarak olumlu durumu sayesinde gelişmekte olan ülkeler arasında en iyi kazandıran borsalar arasında yer aldı. Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Onur Mutlu, endeks hedeflerinin 65.000 olduğunu söylüyor ve ara düzeltmelerin alım fırsatı olarak değerlendirilmesini tavsiye ediyor. Mutlu, 2010 yılında bankaların kârlarında yavaşlama, banka dışı şirket kârlarında ise daha güçlü bir toparlanma bekliyor.

Faiz

Düşüş Dönemi Bitti
Ekim ayında gördüğümüz yüzde 7,60 dip seviyesinden sonra hızla yükseliş trendine giren bono faizleri yılsonuna doğru yüzde 9,50 seviyesinin de üzerine çıkarak yüzde 10 faiz seviyesine göz kırpmıştı. IMF’ye yönelik anlaşma beklentilerinin henüz canlı olduğu yılın ilk ayında yüzde 8,60 seviyelerine kadar gerileyen bono faizlerinde düşüş trendi, birbiri ardına gelen yüksek enflasyon rakamlarıyla birlikte sonlanmış oldu. Önce stopaja yönelik endişelerin, ardından IMF anlaşmasına yönelik beklentilerin tamamen sonlanması, yüzde 10 seviyesinin üzerine çıkarak gerileme konusunda isteksiz davranan enflasyon rakamları ve TCMB’nın gevşek para politikasını sonlandırmaya yönelik olarak adımlar atmaya başlaması, bono faizlerindeki olası gerilemeyi durduran 4 temel etken oldu.

Bunlara ek olarak özellikle enflasyon beklentilerinin ciddi anlamda bozulmaya başlamış olması, TCMB Para Politikası Kurulu toplantıları tutanaklarına da yansımaya başladı. Bu verilerin ışığı altında piyasada faizin düşüşten ziyade yükselişi işaret ettiğini söyleyen Global Menkul Değerler Hazine Müdürü Dr. Abdullah Kunt, bununla birlikte yükselişin de çok da uzun soluklu olmayacağını anlatıyor. Kunt, “Gösterge bono faizi İlk etapta iki defa yüzde 9,30’a kadar yükseldi ancak burada tutunamayarak hızla yüzde 8,75’e kadar geriledi.

İtfa ve borçlanmanın oldukça düşük olacağı Mayıs ve Haziran aylarında daha önceki zirvesi olan yüzde 9,62’ye yükselmesi ve geçmesi hayli zor” diyor. Yerli bankaların TL mevduata ödedikleri faizi yaratma konusunda bono piyasası dışında alternatifsiz kaldıklarını anlatan Kunt sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bankaların alıcı olduğu bir piyasada da faizin yükselmesini beklemek gerçekleşmesi çok güç bir hayal. Özet olarak önümüzdeki 2–3 aylık dönemde yüzde 9 seviyesi etrafında dalgalanmasını beklendiğimiz bono piyasası için destek ve dirençler dar bant yüzde 8,70 – 9,30, geniş bant ise yüzde 8,50-9,60 olacak.”

Eurobond

hed2017-2021 Vadeli Alınabilir
Yunanistan’a yapılacak yardım paketine hem Almanya’dan itiraz seslerinin yükselmesi hem de paketin uygulamaya konmasının zaman alacağı endişeleri, gelişmekte olan ülke Eurotahvillerinde zaman zaman satışlar görülmesine neden oluyor. Goldman Sachs ile ilgili haberlerin de piyasa üzerindeki etisini görebiliyoruz. Önümüzdeki 2-3 ayda yurtdışı piyasalardaki gelişmelerin yakından izlenmesi gerekiyor. Zirve seviyeleri test eden Dow Jones Endeksi’nin göstereceği performans da burada öne çıkan bir diğer faktör. Bu piyasa şartlarında ise yatırımcılara orta ve kısa vadede “tut” tavsiyesinde bulunuluyor. 2017-2021 vadeli menkul kıymetlerde ise “al” önerisi dikkat çekiyor.

Altın

hedYukarı Hareket Satış Fırsatı
Yunanistan merkezli Avrupa borç problemi Euro’yu zayıflatıp dolara destek verirken, altın fiyatlarında aşağı yönlü hareketi güçlendiriyor. Yunanistan’ın kredi notunun düşürülmesinin ardından, doların Euro karşısında değer kazanması altına da satış olarak yansıyor. Ancak, altın hala uzun dönemli bir korunma aracı olarak kullanıldığı için satışlar sınırlı oluyor.

Tüm bunlara rağmen, yukarı hareketlerin altında bir satış fırsatı olarak kullanılmasını tavsiye eden Anadolu Yatırım Teknik Stratejisti Halil Reçber, “Yaz aylarında 1.000 doların altını görebiliriz. Hatta 900 dolara kadar geri çekilme yaşanabilir. Bu durum, dünyada normalizasyona, güvenli piyasalara dönüşün sinyali olarak algılanabilir” diyor.

Döviz

hedPara Girişi Sürecek
Dünyada faizlerin dip seviyelerde likiditenin ise oldukça bol olduğu şu günlerde, önümüzdeki 3 ay için dünya konjonktüründe çok keskin değişiklikler beklenmiyor. Bu ortamda getiri hedefleyen sermayenin, gelişmekte olan piyasalara yönelmesi hareketinin devam edeceğini söyleyen Fortis Portföy SGMK Fonları Direktörü Cenk Aras şunları söylüyor:

“Türkiye’de de TL’nin bu dönem içersinden değer kaybetme ihtimali düşük. Hatta TL’nin değer kazanma ihtimali daha yüksek. Avrupa, Yunanistan krizi sırasında kötü bir sınav verdi. Birlikten diğer ülkelerin de çok iyi durumda olmaması nedeniyle Euro’ya olan talebin düşeceği kanaatindeyiz. Amerikan Doları her şeye rağmen rezerv para olma durumunu devam ettirecek.”  


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz